Etiket: Haydar Baki Doğan

  • Alevi Kurum Başkanları: Torba kanun teklifi Alevileri yok sayıyor, geri çekilsin!

    Alevi Kurum Başkanları: Torba kanun teklifi Alevileri yok sayıyor, geri çekilsin!

    PİRHA-Cemevlerinin imarını düzenleyen torba kanun teklifinin ilk 8 maddesi kabul edildi. Belediyeler, imar planlarken bölgenin şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak cemevleri için yer ayıracak. Cemevi inşası için de kaymakam veya validen izin alınacak. Alevi kurum başkanları teklifin Aleviliği yok saydığını belirterek, geri çekilmesini istediler.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda cemevleri ile ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun teklifinin ilk8 maddesi kabul edildi.

    AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen teklifin 8’inci maddesine göre; belediyeler, imar planlarken bölgenin şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak cemevleri için yer ayıracak ve cemevi inşası için de kaymakam veya validen izin alınacak.

    ALEVİ KURUM BAŞKANLARI: ALEVİLERİ YOK SAYMA TEKLİFİDİR

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, 2009-2010 Alevi Çalıştayı’nı hatırlatarak, “Devletin görevi bir inancı tanımlama, tarif etme, nasıl olduğuna dair fikir üretme değildir, bir inanç topluluğunun kendi talebi var ve o talebin yasal çerçevesinde düzenlemeler getirmektir. Bizim dışımızda bizim inancımızı hatta ne olduğumuzu söyleyemeye çalışan vekiller oldu” sözleriyle tepki gösterdi.

    Alevilerin tek sorunu su ve elektrik faturası ödemeymiş gibi yansıtıldığına da belirten Aslan, teklifin torba yasadan çıkarılmasını istedi. Aslan, “ibadetimiz ‘cem’, ibadethanemiz ‘cemevi’dir. Cemevine ibadethane statüsü tanınmalıdır. Getirilen teklif bu topraklarda yüzyıllardır, inkar edilen, ayrımcılığa uğrayan, katliamlara maruz kalan bir inanç toplumunu yasal çerçevede de tekrar yok sayma teklifidir” dedi.

    Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki de AİHM, kararlarını hatırlatarak, teklifin geri çekilmesini istedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Kültür Bakanlığı’na bağlı bir başkanlığın oluşturulması Alevi toplumunu rencide edici bir olay’-VİDEO

    ‘Kültür Bakanlığı’na bağlı bir başkanlığın oluşturulması Alevi toplumunu rencide edici bir olay’-VİDEO

    PİRHA-AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Şahkulu Sultan Dergahı’ndaki açıklamalarına tepki göstererek, “Kültür Bakanlığı’nda bir daire başkanlığı gibi bölüm oluşturulacak. Bu Alevi toplumunu son derece rencide edici bir olay. Alevi inancı bir kültür değildir” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kadıköy’de bulunan Şahkulu Sultan Dergahı’ndaki toplu açılış töreninde yapmış olduğu açıklama ile Kültür Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulacağını açıkladı. Erdoğan ayrıca talep edenlere kurum bünyesinde kadro verileceğini de duyurdu.

    Erdoğan’ın açıklamaları sonrası İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı’nda bir araya gelen Alevi kurumları da, “Açıklanan paket ne demokratiktir, ne de müjdedir. Aksine bu paket Aleviliğin şimdiye kadar devlet gücüyle soluksuz bırakılmasının yeni bir aşamasıdır” diyerek tepkilerini ortaya koydu.

    Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan da konuya ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR BEKLİYORDUK AMA DAĞ FARE DOĞURDU”

    AİHM kararlarını hatırlatan Doğan, “Erdoğan’ın ziyaretini ve yapacağı açıklamaları bir anlamda Alevi toplumu açısından olumlu bir adım olarak görmek istiyorduk. Dolayısıyla burada Erdoğan’ın gerçekten Alevi toplumuna yönelik önemli açıklamalar yapacağını düşünüyorduk ama bizim düşüncemize göre dağ fare doğurdu. Burada cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesini, daha doğrusu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararın, Türkiye’de yasalarda uygulanmasını düşünüyorduk. Böyle bir müjde vermesini bekliyorduk. Çünkü bize göre müjde ancak böyle olur” dedi.

    “KÜLTÜR BAKANLIĞI’NA BAĞLANMASINI ALEVİ TOPLUMU ASLA KABUL ETMEYECEKTİR”

    2016 yılının Nisan ayında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararı hatırlatan Doğan, “Alevilerin cemevleri ibadethanedir. Alevilere ayrımcılık yapılmaktadır. Türkiye’de Aleviler hak ihlaline uğramaktadır. Bundan dolayı hükümet altı seneden beri bu kararı çekmecesinde bekletiyor. Bunu bir türlü uygulamıyor. Dolayısıyla bizim Erdoğan’ın konuşmasında beklediğimiz müjde bu anlamdaydı. İbadethane olarak yasalarda yerini almasıydı. Ama onun yerine Kültür Bakanlığı’nda bir daire başkanlığı gibi bölüm oluşturması düşünüyor. Bu Alevi toplumunu son derece rencide edici bir olay. Alevi inancı bir kültür değildir. Alevi inancı, inanç olarak aynı diğer inançlar gibi olduğu gibi değerli bir inançtır. Bir kültür olarak görülmesi ve Kültür Bakanlığı’na bağlanması Alevi toplumu tarafından asla kabul edilecek bir şey değildir” ifadelerine yer verdi.

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    Erdoğan’dan Alevi inancıyla bağdaşmayan ‘müjde’ler; Alevi hakları yine yok!
    > Alevi örgütlerinden Erdoğan’a: Açılım değil Alevilere darbedir!-VİDEO
    >Kulu:Devletin Alevilere biçtiği don asla kabulümüz olamaz-VİDEO

  • Alevi Yol evlatlarından İzzettin Doğan’a çağrı: Yanlıştan dönmesini bekliyoruz

    Alevi Yol evlatlarından İzzettin Doğan’a çağrı: Yanlıştan dönmesini bekliyoruz

    PİRHA-Alevi Yol evlatları yazılı bir açıklama yayımlayarak AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ı görevden aldığını duyuran AVF Onursal Başkanı İzzettin Doğan’a çağrıda bulundu. Açıklamada “AVF genel başkanını görevden almaya yönelik girişimi, Aleviliğin en büyük değeri olan rızalık esasını da yok sayması anlamına gelmektedir. Alevi Yol evlatları olarak bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Onursal Başkanı İzzettin Doğan tarafından görevinden alındığı bildirilen AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan “Yola devam” mesajı vermişti. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayan Alevi Yol evlatları, aldığı kararı Alevi hukukuna uygun şekilde gözden geçirmesi talebiyle İzzettin Doğan’a çağrıda bulundu.

    “GÖREVDEN ALMA GİRİŞİMİ RIZALIK ESASINI YOK SAYMA ANLAMINA GELİR”

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Aleviliğin günümüzde yaşatılması ve ileriye aktarılmasında etkin rol alan derneklerimiz ve vakıflarımızın sadece yasa ve tüzüklerle değil Alevi öğretilerinin ve değerleri ile de yönetilmesi Yolumuz ve inancımız açısından önemlidir.

    Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ın Alevilerin birliğine ve dirliğine yönelik hizmetlerinden dolayı rahatsız olan Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın onursal başkan olarak AVF genel başkanını görevden almaya yönelik girişimi, Aleviliğin en büyük değeri olan rızalık esasını da yok sayması anlamına gelmektedir. Seçilmiş bir şekilde göreve gelen ve Alevi hukukunda herhangi bir suça bulaşmamış olmasına rağmen bir kişinin keyfi inisiyatif göstermesi kabul edilebilir bir durum değildir.

    Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın aldığı kararı Alevi değerlerine ve Alevi hukukuna uygun bir şekilde gözden geçirmesini ve Alevi toplumuna örnek olmasını diliyor Alevi Yol evlatları olarak bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz.”

    İzzettin Doğan’a çağrı yapan Yol evlatları ise şöyle:

    Ağuiçen Ocağı’ndan Ercan Kazım Özer, Mehmet Şahin, Hüseyin Elmas, Türkan Akbıyık, Rıza Kılıç; Baba Mansur Ocağı’ndan Ali Tekin, Ali Haydar Kurt, İbrahim Erenler, Hüseyin Sevin, Hüseyin Moğoltay, Eren Yıldırım; Kantarma Sinemilli Ocağı’ndan Tacim Bakır; Kureyşan Ocağı’ndan Kazım Açıktepe; Hubyar Sultan Ocağı’ndan Erdal Ahi, Ali Haydar Gökden; Cemal Abdal Ocağı’ndan Hasan Doğan; İmam Rıza Ocağı’ndan Hüseyin Doğan; Musa Kazım Ocağı’ndan Ahmet Ütebay; Üryan Hızır Ocağı’ndan Mustafa Mısır; Yalıncak Sultan Ocağı’ndan Mahmut Yalıncakoğlu; Hıdır Abdal Ocağı’ndan Güroymak Bakır; Derviş Cemal Ocağı’ndan Ali Şanlı; Güvenç Abdal Ocağı’ndan Emrah Çolak; İlyas Baba Ocağı’ndan Cem Sultan Ermiş; Köse Süleyman Ocağı’ndan Mustafa Oğuz; Şah İbrahim Veli Ocağı’ndan Haydar Behlül Arkovan ile Topçu Baba Postnişi Mehmet Işık.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Abbas Tan’dan görevden alma tepkisi: İzzettin Doğan’ın yaptığı Alevice bir anlayış değil

    Abbas Tan’dan görevden alma tepkisi: İzzettin Doğan’ın yaptığı Alevice bir anlayış değil

    PİRHA- AVF Onursal Başkanı İzzettin Doğan’nın, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ı görevden alındığını duyurması tepki çekti. AVF’ye bağlı olan Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Abbas Tan, durumu eleştirerek, “Bu tüzük Alevilik inancına, anlayışına uymuyor ancak İzzettin Doğan’ın Alevi islam anlayışına uyuyor. Karar bizi etkilemeyecek” dedi.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Onursal Başkanı İzzettin Doğan imzasıyla yayınlanan 21 Eylül 2022 tarihli yazıda, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ın görevden alındığı belirtildi. İzzettin Doğan, onursal başkanlık yetkilerine dayanarak görevden alma işlemini gerçekleştirdiğini kaydetti.

    AVF’nin bileşenlerinden Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Abbas Tan, söz konusu duruma ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ANTİDEMOKRATİK VE FAŞİZAN BİR ANLAYIŞLA HAZIRLANAN TÜZÜK VAR”

    Kayseri Hacı Bektaş Vakfı olarak kağıt üzerinde Alevi Vakıflar Federasyonu’nun bir bileşeni olarak göründüklerini söyleyen Tan, tüzükteki antidemokratik uygulamaların olması nedeniyle oradan geri çekildiklerini ifade etti.

    Ancak genel kurul kararı gerektiği için hala resmi olarak kağıt üzerinde oranın bir bileşeni olduklarını aktaran Tan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu antidemokratik bir uygulamadır. Faşizan bir anlayışla yönetilen Alevi kurum olmaz. Tüzükte bazı maddeler var. Mesela onursal genel başkan değişmez ve onursal genel başkan İzzettin Doğan istediği vakit tüm organları görevden alabilir. Bu tüzükteki değişmez bir maddedir. Biz bu tüzüğün Alevilik inancına, anlayışına uymadığını düşünüyoruz. Ama tabii bu anlayış İzzettin Doğan’a uyan bir anlayış. O yüzden kendi isteği doğrultusunda hazırladığı bir tüzükle ve o tüzükteki yetkileri ile federasyon başkanını görevden almış oldu. Seçimle, genel kurul kararı ile gelmiş bir yönetimi görevden alması Alevi anlayışına da, demokrasiye de, insan haklarına da uymuyor.”

    “ALTINDA BAŞKA NEDENLER VAR”

    Görevden alma durumunun altında başka nedenlerin olduğunu belirten Tan, “Vakıflar Federasyonu’nun mevcut genel başkanının 17 – 18 Eylül’de Hacıbektaş’taki Alevi kurumlarının yaptığı toplantıya katılıp, onlarla ortak sonuç bildirgesine imza atması, İzzettin Doğan’ın Alevi İslam anlayışına uymadığı için bu görevden almalar oldu. Çünkü bizler Aleviyiz diyoruz ama onlar Alevi İslam anlayışıyla hareket ediyorlar. O ayrı bir inançtır. Alevilik ile Alevi İslam anlayışı birbirinden farklı iki ayrı inançtır. Bu yüzden biz onlarla bir araya gelemiyoruz” diye konuştu.

    “KARAR TÜZÜĞE UYGUNDUR AMA ALEVİCE BİR ANLAYIŞ DEĞİLDİR”

    Alevilerin yaşanan antidemokratik bu duruma karşı tavır almaları gerektiğini dile getiren Tan, şunları kaydetti:

    “Bu antidemokratik uygulamayı asla kabullenmiyoruz. Tüzük gereği İzzettin Doğan genel başkanı görevden alabilir. Tüzüğe uygundur ama Alevice bir anlayış mıdır? Hayır, kesinlikle değildir. Biz zaten fiilen o grubun içerisinde değildik. Kağıt üstünde federasyonun bir bileşeniydik. Dolayısıyla karar bizi çok etkilemeyecek. Biz yönetim olarak genel kuruldan sonra bir karar almıştık. Tüzükteki birkaç madde değişmediği sürece biz kesinlikle Vakıflar Federasyonu ile birlikte hareket etmeyeceğiz, dedik. Görevden alma hareketi Alevice bir anlayış değildir. Alevi İslam anlayışına uyduğu için de bir şey diyemiyorum. Bu anlayışın bizimle alakası yoktur. Biz Aleviyiz, Alevi kurumlarıyız.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER
    > İzzettin Doğan, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ın görevinden alındığını duyurdu

  • İzzettin Doğan, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ın görevinden alındığını duyurdu

    İzzettin Doğan, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ın görevinden alındığını duyurdu

    PİRHA- Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Onursal Başkanı İzzettin Doğan, Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’nın başkanlık görevinden alındığını yazılı bir açıklamayla duyurdu. Doğan, onursal başkanlık yetkilerine dayanarak görevden alma işlemini gerçekleştirdiğini belirtti. 

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Onursal Başkanı İzzettin Doğan tarafından, Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan‘nın başkanlık görevinden alınmasına dair yazılı bir açıklama yayınlandı.

    AVF Onursal Başkanı İzzettin Doğan imzasıyla 21 Eylül 2022 tarihli yazıda Haydar Baki Doğan’ın başkanlıktan alınması şu ifadeler ile duyuruldu:

    “Alevi İslam inancı ile öğretisini; din, dil, ırk, mezhep ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın çağdaş bir dünya görüşüyle evrensel boyutta tanıtmayı ve yaşatmayı ilke edinmek; hak aşkına hizmet, toplumsal yardımlaşma ve dayanışma anlayışını sosyal yaşama geçirebilmek amacı ile kurulan Alevi Vakıfları Federasyonu’nun resmi senedinin 14. maddesi b fıkrası (….. Federasyonun Onursal Başkanı isterse, federasyonun herhangi bir organındaki görevlilerin bu senette yazılı kurallara uymaması ve kurulların görevini yerine getirmemeleri halinde söz konusu kurulların feshedilmesi için gerekli girişimleri başlatmaya ve sonuçlandırılmasını sağlamaya da yetkilidir) gereğince başkanlık görevinizden alındığınızı bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dilerim.”

    AVF YÖNETİM KURULU TOPLANIYOR

    Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, bugün saat 15.00’te vakfın yönetim kurulu üyeleriyle toplanıyor. Toplantıdan çıkacak karara göre Haydar Baki Doğan yazılı bir açıklama yapacak.

    PİRHA / İSTANBUL

  • AVF tarafından verilen bilim ve şiir ödülü sahiplerini buldu-VİDEO

    AVF tarafından verilen bilim ve şiir ödülü sahiplerini buldu-VİDEO

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) 1. Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim Ödülü ve 1. Uluslararası AVF Yunus Emre Şiir Ödülü’nde dereceye girenler ödüllerini Cemal Reşit Rey Salonu’nda düzenlenen program ile aldı. 

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) 1. Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim Ödülü ve 1. Uluslararası AVF Yunus Emre Şiir Ödülü Töreni İstanbul Harbiye’de bulunan Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirildi. Makale, şiir, yüksek lisans ve doktora alanlarında ilk üçe girenler ödüllerini aldı.

    Program, Kartal Cemevi dedesi Celal Özer’in gülbengiyle başladı. Ödül törenine AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, ABF Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol ile İstanbul’daki birçok cemevinin başkanı da katıldı.

    “ALEVİLİK VE BEKTAŞİLİK ALANINDA ÇALIŞMA YAPAN GENÇLERİ AKADEMİSYENLER İLE BİR ARAYA GETİRDİK”

    Törende konuşan AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan‘ın konuşmasından öne çıkan satır başları ise şöyle:

    “Federasyon olarak düzenlediğimiz bu etkinlik ile Alevi dünyasında eksikliğini her zaman hissettiğimiz fakat bir türlü hayata geçiremediğimiz önemli bir eşiği geçmiş bulunuyoruz. İlk amacımız uluslararası akademik alanda Alevilik ve Bektaşilik konusunda çalışmalar yapacak gençlerimizi dünyanın dört bir yanına yayılmış Alevi akademisyenlerle bir araya getirmek ve gençlerimize vizyon kazandırmaktı. Bu amaçla bu etkinliğimizi ödül töreni olmasının yanı sıra bu alanda uluslararası Alevi Akademi network oluşturmanın ilk adımı olarak görmeliyiz. Bilginin, eğitim ve akademik çalışma yoluyla Alevi toplumuna sunulması zorunlu ve artık kaçınılmaz tarihi bir sorumluluktur. Bu tarihsel görev ve sorumluluk Alevilerin akademik alanda kurumsallaşmasıyla mümkündür.

    Biz Aleviler için Yunus Emre’nin, “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diyen hünkârımız Hacı Bektaş Veli’nin, tüm öğretilerini uymak boynumuzun borcudur. Hünkârımızın bir sözünü dahi yerine getirmek bizler için onur ve gurur kaynağıdır. Aynı zamanda, bu girişim sayesinde günümüz Türkiye akademik rejiminde Alevilik çalışmalarıyla ilgili bir kaç hususu da özenle not etmek isteriz.

    Biliyoruz ki bugün üniversitelerimizde eğer ilahiyat kökenli ya da ilahiyatçı değilseniz, ortodoks inançların gözlükleriyle Aleviliğe ve Alevilere yaklaşmıyorsanız, Alevilik üzerine çalışmayı göze almak adeta akademik intiharı, akademik sivil ölümü göze almak demektir. Alevi toplulukları Sünni ortodoks topluluklar gibi, kendi dünyalarının sınırlarına hapsedenler ve Alevileri oldukları gibi değil, olmasını istedikleri gibi görenler, Aleviliğe misyoner gözlükleriyle yaklaşanlar ne yazık ki bu alanda üniversite rejimi içinde etkin bir konumdadırlar. Eğer bu hakimiyet rejimini kabul etmiyorsanız, tez konunuz Alevilik ise baştan reddedilecektir. Yine de inat edip eğer çalışmayı başarıyla bitirirseniz, tez konunuz yüzünden akademi içinde mobbinge uğramanız, atama ve yükseltilmenizin engellenmesi, akademik kimliğinizin ve çalışmalarınızın deklare edilmesi, burs ve yurt dışı çalışma izin haklarının gaspı, üniversitede istihdam edilmenin önünün kesilmesi sıradan olaylar olarak yaşanacak demektir. Ancak sorun bunlarla sınırlı değildir.

    “LAİK DEVLETİN DİNİ OLMAZ”

    Alevi toplulukların güvenini kötüye kullanarak Alevilerin yazılı kaynaklarını yağmalayanlar, bu kaynakları nasıl kullandıklarının hesabını ilgili topluluklara verme sorumluluğunu duymayanlar, ne yazık ki yine, toplumun bütün hastalıklarıyla muzdarip akademisyenlerdir. Akademisyen, aydın ve entelektüel dostlarımızla el ele vererek hareket etmeliyiz. Toplumsal eğitim, Alevi inanç ve öğretisinin evrensel bir değeridir. Çünkü eğitim sadece bir “eğitim” değildir, üretimdir, hizmettir ve Alevi toplumsallaşmasını sağlayan bilinçli bir harekettir. Akademik ve eğitim alanında taleplerimizin başında ise  her alanda olduğu gibi akademik alanda da sözde ve yazıda değil özde eşit yurttaşlık istiyoruz. Ülkemizin aydınlanması, çağdaşlaşması ve gelişmesinden taraf olarak sürekli akıl ve mantığın ön plana alınmasını istiyoruz, laik bir eğitim sistemi istiyoruz. Laik devletin dini olmaz! Laik devlet, her inanca aynı (eşit) mesafede durarak, hiçbir dini kimliksel olarak sahiplenmez. Laik Devlet, yurttaşlarına eşit uzaklıkta (mesafede) yaklaşır ve adil davranır.”

    1.Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim ödülü kazananları:

    DOKTORA
    1. lik ödülü Hayal Hanoğlu (University of Kent- Remaking Alevism in Diaspora:The Socio-Spatial Dynamics of Migrant Alevism in The UK)
    2.lik ödülü Bülent Keleş (Cumhuriyet Üniversitesi- Almanya’da Alevilerin kurumsallaşma süreci)
    3.lük ödülü Emrah Tuncer (Yeditepe Üniversitesi- Social solidarity, religious beliefs and holy places: 7 Villages around The ohi river)

    YÜKSEK LİSANS
    1. lik ödülü Gaye Polat (İstanbul Üniversitesi-Kentli Alevilerde toplumsal cinsiyet algısı )
    2. lik ödülü Sercan Karlıdağ ( Bursa Uludağ Üniversitesi- Motivasyonel ilkelerden paylaşılan temsillerde benlik sınıflandırması olgusu:”İnsanlık kategorisi” kullanımının Aleviler örneğinde incelenmesi)
    3. lük ödülü Deniz Ali Gür (Central European University- -Ahmet Rıfkı (1884-1935): A Francophone Bektashi in The late ottoman empire)

    MAKALE
    1.lik ödülü Mehmet Emin Yılmaz ( Budapeşte’deki Gül baba türbesinin onarımları)
    2. lik ödülü Emrah Tuncer ( Ritüel, Liminal ve Dayanışma: Çori Bori Ziyaret evi örneği)
    3. lük ödülü Hakan Aykurt (Tahtacı Türkmenlerinde Semah: Müzikal Yapıya Dair Bir inceleme)

    1 Uluslararası AVF Yunus Emre Şiir ödülü kazananlar:

    ŞİİR
    1. lik ödülü Celalletin Kurt
    2. lik ödülü Yüksel Kılıç
    3. lük ödülü Ozan Sinemi

    PİRHA / İSTANBUL

  • Alevi kurumları: Alevi inancını ve değerlerini sadakalara peşkeş çektirmeyeceğiz!-VİDEO

    Alevi kurumları: Alevi inancını ve değerlerini sadakalara peşkeş çektirmeyeceğiz!-VİDEO

    PİRHA-Alevi kurumları adına 59. Ulusal 33. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nde yapılan ortak açıklamada “Alevilerin AKP hükümetinden 8 bin 740 talebi yok! “Cemevi temeli atın” talebi de yok! Aleviler sadaka istemiyor. Hak istiyorlar. Kabul görmek istiyorlar. Tek bir ana talebimiz vardır; Eşit yurttaşlık ve eşit haklar!” denildi.

    Alevi kurumları, 59. Ulusal 33. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nde ortak açıklamalarını kamuoyu ile paylaştı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Derneleri (AKD) ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği adına ortak açıklamayı AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan okudu.

    “HÜNKÂR, İNSANI EN YÜCE MAKAMA KOYMUŞTUR”

    Sözlerine “Bugün Hünkar’ımızın huzurundayız. Hak Meydanında Cem olmaya, Akıl, Gönül ve Yol birlemeye geldik” diyerek başlayan Doğan, Hacı Bektaş Veli’nin felsefesine atıfta bulunarak şunları söyledi:

    “Sadece Anadolu topraklarına değil, dünyanın evrensel değerlerine ilham olan Bilge İnsan, Aydınlanmanın Çerağı, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin ocağındayız. Ondan beslendik, feyz aldık, öğrendik, onun yolunda ve onun öğrettiklerini gelecek kuşaklara aktarıyoruz.

    Önce insan diyor Hünkarımız. Mutlu insan! Eşit insan! Tok insan! Eşit haklara sahip insan! Dört kapı kırk makamdan insani kamile yolculuk eden insan! Onun felsefesinde her şey önce insanla başlar ve insanla biter. Alevi-Bektaşi inancının güzelliği budur. Herkesi, insan, sevgi, muhabbet ve halka hizmet ile toplumsal barışa davet eden Hacı Bektaşi Veli “Okunacak en büyük kitap insandır”, “Benim Kabem İnsandır” diyerek insanı en yüce makama koymuştur.

    13. yüzyılda Hacı Bektaş Veli gibi hümanist felsefeciler Anadolu’da karanlığa karşı aklın çerağını uyandıran aydınlanmanın öncüsü olmuştur. Hacı Bektaş Veli, insana hakikatin yolunu göstermek için “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diyerek, ilim, irfan ve marifet sahibi olmayı öğütlemiştir.

    Hünkarımız, ceylanla aslanı dost kucağında birleyip, “Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız!” diyerek, bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz toplumsal barış çağrısını ta 13. yüzyılda yapmıştır. Barış güvercini donunda savaşı ve şiddeti reddetmiş, barış düşüncesini savunmuştur.”

    “CEMEVLERİMİZE YAPILAN SALDIRILAR YENİ BİR DURUM DEĞİL”

    Alevilerin, Hacı Bektaş anma etkinliğine eşit yurttaşlık hakkından mahrum katıldığını belirten Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Hünkarımızın huzurundayız. Asırlar, yıllar geçiyor. Ama Aleviler, yine bir Hacı Bektaş anma etkinliğine, eşit yurttaşlık hakkından mahrum başlıyor. Muharrem ayı içindeyiz. Ve geçtiğimiz günlerde Muharrem’de cemevlerimiz saldırılara maruz kaldı. Yaşamın her alanında uygulanan ayrımcılık, yok sayma ve inkardan kaynaklı mağduriyetlerimiz değişmedi ve her gün yaşıyoruz.

    Cemevlerine saldırılardan dolayı birkaç kişinin tutuklanmış olması, gerçek faillerin yakalandığı ve bizlerin korunduğu anlamına gelmez. Uğradığımız her saldırının ardından göstermelik “gönül almalar” ve önceden hazırlanmış mizansenlerle yapılan cemevleri ziyaretlerine, artık kanmıyoruz. Tarihsel hafızamız, muktedirlerin bu göstermelik ve acı hakikatlerin üstünü örtmeye yönelik geleneksel tavırlarına da yabancı değildir.

    Kerbela matemimizde cemevlerimize yapılan saldırılar yeni bir durum değildir.  Alevilere yönelik asırlardır süregelen inkar, ötekileştirme, dışlama, işsizleştirme, yoksullaştırma, asimilasyon ve sürgün politikalarının devamıdır. Bu saldırılar “birkaç meczup, kendini bilmez birkaç çocuk işi” diye geçiştirilemez. Çünkü Alevilere yönelik saldırı, linç, nefret söylemi ve ayrımcılık iklimini üreten, bizzat siyasi iktidarın ve devletin kendisidir.

    Alevileri hedef alan saldırılara karşı çözümün adresi birkaç piyon tutuklamak değil, Alevilere yönelik sistematik ötekileştirmeye ve asimilasyona son vermekten, Alevi haklarını tanımaktan, Alevilerin eşit yurttaşlık talebini karşılamaktan geçer!”

    “ALEVİLERE YÖNELİK KATLİAMLAR İLE YÜZLEŞİLMELİDİR”

    Doğan, Alevilere yönelik katliamlar ile yüzleşilmesi gerektiğini vurgularken, şöyle konuştu:

    “Hünkarımızın dediği gibi toplumsal barış, ancak “Adalet her işte, Hakk’ı bilmek”ten geçer. Biz Aleviler, toplumsal barışın ve ülkemizde normalleşmenin ancak eşit yurttaşlık haklarını güvence altına almaktan geçtiğine, anti-demokratik ve anti-laik iklim ve mezhepçi rejimin kurumsallaşmasına bir an önce son verilmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz!

    Biz Alevi kurumları olarak, sadece kendimiz için değil, eşit yurttaşlık haklarından mahrum edilmiş tüm mağdur kimliklerin eşit yurttaşlık hakkına anayasal düzeyde kavuşmasını talep ediyoruz Bunu güvence altına almak için, Türkiye’nin laik, demokratik bir hukuk devleti haline gelebilmesi zorunludur.

    Ayrıca demokratikleşmenin ve toplumsal barışın yolu, Aleviler başta olmak üzere Türkiye’nin tüm mağdurlarından alenen özür dilenmesinden geçer. Alevilere yönelik katliamlarla yüzleşilmelidir. Bunun ilk adımı olarak Madımak oteli utanç müzesi olmalıdır. Artık demokratikleşme ve toplumsal barış için değişimden kaçış yok. Bundan ısrarla kaçanlara Alevilerin sandıkta gereken dersi vereceğinden kimsenin şüphesi olmasın!”

    “ALEVİLERİ SÜNNİLEŞTİRME MİSYONU TÜM HIZIYLA SÜRMEKTE”

    Alevilerin tarih boyunca saldırılara uğradığını hatırlatan Doğan, “Kuşkusuz ki yaşamakta olduğunuz sorunlar, bu 20 yıl içinde başlamış değil. Selçuklu ve Osmanlı dönemleri, bizi katledip sürerek Anadolu’nun Alevi çoğunluklu nüfus bileşimini ortadan kaldıran tam bir vahşet dönemleriydi.

    Aleviler her daim toplumsal barışa hizmet etmek için, laiklik, demokrasi, hukukun evrensel değerleri, ilkeleri ve sosyal hukuk devletine dayalı bir cumhuriyet için mücadele etmiştir. Cumhuriyeti ileri taşımak, demokratikleştirmek ve tam anlamıyla laikleştirmekten yana tutum almıştır.

    Tarihte Alevilerden kaynaklanan hiçbir sorun yaşanmamış ama Aleviler kimliklerinden, inançlarından ve kültürlerinden dolayı katliamlara maruz kalmıştır. Huzurunda bulunduğumuz Hünkarımızın Serçeşmesi bu zihniyet sonucu yasaklandı. Dergâhlarımız kapatıldı ve devletçe işgal edildi!

    Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevileri Sünnileştirmek misyonunu tüm hızıyla sürdürmekte! Cemevlerimizin ibadet yeri olarak tanınması yerine, “cümbüş evi” denilerek aşağılanıyor ve Alevilere cami dayatılıyor. Devlet Alevilere ve Aleviliğe bir inanç ve kimlik olarak değil, güvenlik sorunu olarak bakıyor. Ne yazık ki Alevi nüfusunun yoğun olduğu Dersim, Ortaca, Malatya, Maraş, Erzincan, Çorum, Sivas ve Gazi’de katliamlara uğradık.

    Yani hiçbir dönemde bu ülkenin eşit yurttaşı kabul edilmedik! Asimilasyondan, nefret söyleminden ve ayrımcılıktan kurtulamadık! Aleviler bu ülkede her gece tedirgin yatıyor! Kendi ülkemizde güvenli yaşam hakkından yoksun bırakıldık. Her katliam devletin denetiminde ve gözü önünde yaşandı! Her katliamda gerçek suçlular açığa çıkarılmadı! Tutuklananlara cezasızlık ilkesi uygulandı! İnsanlığa yönelik suçlar Sivas katliamında olduğu gibi zaman aşımına uğratılıp, “hayırlı olsun” denildi! Alevilik asırlardır yasaklı bir inanç ve kimlik haline getirildi” ifadelerini kullandı.

    “İKTİDARLAR, ALEVİLERİN TALEPLERİNE KULAK TIKIYOR

    “Özellikle belirtmek isteriz ki, iktidarlar Alevilerin haklarına ve taleplerine kulak tıkıyor” diyen Doğan, seçimlerin yaklaştığını söyledi. Doğan sözlerine şöyle devam etti:

    “Alevileri asimile etmeyi hedefleyen devletin tutumu hiç bir dönemde, bu dönem de olduğu kadar gözü kara ve ideolojik bir hal almadı! Son yirmi yıldır Diyanet İşleri Başkanlığı her alana müdahale eden dinci, mezhepçi ve siyasi bir kurum gibi çalıştı. Eğitim sistemi mezhepçilik ekseninde kurumsallaştı! Okullar adete mescit, öğretmenler imam, öğrenciler kul haline getirildi!

    Çünkü eğitim tümüyle laiklik, bilimsellik ve demokratik özelliklerinden arındırıldı! Ebussudların ve mezhepçi devletin ideolojik aklı haliyle, eğitim sistemi tümüyle dinselleştirildi! Seçimler yaklaşıyor ve Alevi oyları kıymete bindi. İktidar partisi cemevlerini dolaşıyor.

    Türkiye’de ve Avrupa’da Alevilerin tek temsilcisi Alevi kurumlarını muhatap kabul etmiyorlar. Acaba bu çatı kurumlarını devre dışı bırakıp, onlara bağlı kişiler üzerinden sadaka dağıtarak, Alevileri kazanabilir miyiz derdine mi düşmüşler?”

    “ALEVİLERİ BİRBİRİNE DÜŞÜREMEYECEKLER”

    Doğan, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cemevi ziyaretine de değinerek, şunları söyledi:

    “Buradan sesleniyoruz! Sadaka karşılığı satılık oyumuz da yok! İnancımız da! Cumhurbaşkanının cumartesi günü Hacıbektaş’ta yaptığı konuşmada, ne yazık ki, Alevi toplumunu kendi içinde bölüp çatıştırmayı hedefledi.

    Bu yaklaşım Alevi çalıştaylarında da kullanılmış, ancak kabul görmemişti. Alevileri birbirine düşüremeyecekler! Biz Alevi Kurumları, binlerce cemevi, dedesi, anası, dede babası, piri, hak aşığı, aydını, akademisyeniyle milyonlarca Alevi can, eskisinden daha fazla iri, diri ve biriz!

    Size Alevileri böldürmeyeceğiz. “El ele el Hakka” düsturuyla haklarımız için, farklılıklarımızla bir arada yürüyeceğiz! “Yol bir sürek bin bir” şiarıyla Aleviliği tektipleştirmeyeceğiz!  Tüm kurumlarımızla Alevilerin hak ve talepleri için el ele, omuz omuza yürümeye, akıl ve gönül birlemeye ikrarlıyız! O nedenle Alevileri içten bölmeye çalışanlara ve buna içerden zemin sağlayanlara fırsat vermeyeceğiz. Alevi inancını ve değerlerini sadakalara peşkeş çektirmeyeceğiz!”

    “SİYASAL İSLAMCI POLİTİKALARA YAKINLAŞTIRMAYA ÇALIŞANLARA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Alevi kurumlarının ortak açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Alevi sorunu bir maddi yardım sorunu değildir! Maddi taleplerle Alevileri ve cemevlerini siyasal İslamcı politikalara yakınlaştırmaya çalışanlara izin vermeyeceğiz! Alevi toplumunun ulaştığı örgütlenme ve bilinç düzeyine ve milyonları kucaklayan çatı kurumlarına rağmen, Alevi taleplerinin üzerini sadakalarla örtmek artık beyhude bir çabadır.

    Alevi toplumunun hükümetten ve Cumhurbaşkanından beklentisi nettir; İçimize oynamak değil, farklı kanatlarımızın ortak mutabakatıyla oluşturulmuş olan ortak taleplerimizin karşılaması, 85 milyon insanıyla anayasal hak ve yurttaşlık eşitliğimizin sağlanmasıdır. Burada bir kez daha ilan ediyoruz ki, betonla, çimentoyla, içimizden ayartılacak olanlara sağlanan dünyalıklar uğruna inancımızla oynanmasına, taleplerimizin saptırılıp geçiştirilmesine izin vermeyeceğiz. Bilinmeli ki güdülen bu yol yol değil.

    Ayrıca AKP iktidarı ve devlet kurumları Aleviliği tanımlama sevdasından vazgeçmelidir. Anayasal, laik ve demokratik bir devlete düşen görev, yurttaşlarının inancını tanımlama, onlara kimlik dayatma, onları formatlamaya çalışmak değil, onların kendilerini tanımlama hakkına saygılı olmasıdır.

    Alevilerin sorunlarının çözümünün olmazsa olmaz adımı hak ve taleplerimizin karşılanmasından geçiyor. Alevilerin vergisiyle 100 bin camiye, 140 bin imama, 5 bin İmam Hatip okuluna, 20 bin Kuran Kursuna, 115 İlahiyat fakültesine, 70 bin kişilik Din Öğretim Genel Müdürlüğüne, kamu bütçesine milyarca dolar aktaran devlet, bin 585 cemevi ziyaret edilip, toplam 8 bin 740 talep belirlendiğini ve bunun 5 bin 600’ünün karşılandığını anlatması trajikomik bir durumdur

    “TEK BİR TALEBİMİZ VAR: EŞİT YURTTAŞLIK, EŞİT HAKLAR”

    Özetle ifade edecek olursak,

    Alevilerin AKP hükümetinden 8 bin 740 talebi yok! “Cemevi temeli atın” talebi de yok! Aleviler sadaka istemiyor. Hak istiyorlar. Kabul görmek istiyorlar. Çimento, tuğla, demir dilenmiyorlar. Biz 2009 yılında da AKP’nin 7 Alevi çalıştayında taleplerimiz dile getirmiştik! Tek bir ana talebimiz vardır; Eşit yurttaşlık ve eşit haklar!

    Ayrıca;

    • Cemevlerimizin ibadethane olarak tanınmasını,
    • AİHM kararlarının uygulanması, zorunlu din dersinin kaldırılmasını,
    • Alevilere ait Dergâhların bizlere iade edilmesini,
    • Madımak otelinin utanç müzesi olmasını,
    • Kamu hizmetlerine erişim ve kamu kurumlarına istihdam süreçlerinde Alevilere yönelik ayrımcılığa son verilmesini talep ediyoruz!

    Bu taleplerimizin özgürlükler ve demokrasiden yana olan tüm siyasi partilerin programlarında yer alması beklentimizi de yüksek sesle dillendirmek istiyoruz. Bu taleplerimizin kabul edilmesi 2. Yüzyılına girecek olan laik ve demokratik Cumhuriyete olan umutlarımızı arttıracaktır.”

    PİRHA / HACIBEKTAŞ

  • Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!

    Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, AKP hükümeti tarafından planlanan 400 Alevi genci için gençlik kampı, 300 dede için de Kerbela gezisi programlarına tepki gösterdi. Doğan, “Yanlış ve gereksiz şeyler ile uğraşıyorlar. Alevi toplumun gençlik kampı veya Kerbela gibi bir önceliği yok. Önceliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının ve cemevlerinin ibadethane olduğu kararının uygulanmasıdır” dedi.   

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programa Kerbela’ya götürülmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan konuya ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. AKP hükümetinin girişimlerini ‘iyi niyet’ olarak okumadıklarını belirten Doğan, “Yanlış ve gereksiz şeyler ile uğraşıyorlar. Alevi toplumunun gençlik kampı veya Kerbela gibi bir önceliği yok. Önceliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının ve cemevlerinin tanınmasıdır” diye konuştu.

    “ALEVİLERE SEÇİM ÖNCESİ UCUZ RÜŞVET”

    Doğan, Türkiye’nin seçim dönemi içerisinde bulunduğunu hatırlatırken, şunları söyledi:

    “Öncelikle sadece programları kimin ve hangi amaçla yaptığı düşünülmez ise gençlerin Hacıbektaş’a gönderilerek, kamp yapılmasına veya dedelerin Kerbela’ya götürülmesine kimse karşı çıkmayabilir. Ama hükümetin son 20 yıldaki ya da Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanı seçildiği 1994 yılından itibaren Alevi politikalarına bakarsak ve seçimlere de yakın bir zaman kaldığını düşünürsek, hükümetin yaptığını iyi niyetle değil, seçim öncesi Alevilere çok ucuz rüşvet şeklinde değerlendirebiliriz.

    “ALEVİ TOPLUMUNUN GENÇLİK KAMPI VE KERBELA GİBİ ÖNCELİKLERİ YOK”

    Yanlış olan bir diğer bir nokta da İçişleri ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın valilikler üzerinden cemevlerine ulaşmasıdır. Alevilerin çatı kurumları var. Bir mesele varsa önce Alevi çatı kurumlarına sorabilirlerdi. Düşüncemiz sorulabilirdi. Herhangi bir görüş almadılar. Alevi toplumun gençlik kampı veya Kerbela gibi bir önceliği yok. Önceliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının ve cemevlerininin ibadethane olduğu kararının uygulanmasıdır. Yanlış ve gereksiz şeyler ile uğraşıyorlar. 400 gencin kampa, 300 dedenin de Kerbela’ya götürülmesi için harcanacak bütçe, yıllardan beri dile getirdiğimiz İstanbul’da çok amaçlı Alevi-Bektaşi Araştırma Enstitüsü’nün kurulması için harcanabilirdi. Her Alevi anne-babanın kendi çocuklarını Hacıbektaş’a götürme, her dedenin de kendi gücü ya da kurumların desteğiyle Kerbela’ya gitme güçleri vardır.”

    Barış KOP  / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!
    >Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    >Bülbül’den, AKP’nin Alevilere yönelik etkinliklerine tepki: Oyunlardan vazgeçin!

  • Doğan: AYM’nin kararı önemli ama AİHM kararları ile sorunun çözülmesi gerekiyordu

    Doğan: AYM’nin kararı önemli ama AİHM kararları ile sorunun çözülmesi gerekiyordu

    PİRHA-Anayasa Mahkemesi’nin zorunlu din dersleri ile ilgili olarak hak ihlali kararını değerlendiren Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, AİHM’in geçmişte verdiği kararları hatırlattı. Doğan, “Önemli bir karar tabi. Fakat AİHM kararından sonra bütün yasa ve mevzuatların buna uygun hale getirilmesi gerekiyordu. Ama yapılmıyor. Biz hala iki AİHM kararına rağmen Türkiye içerisinde idare mahkemesi, AYM kararlarıyla uğraşıyoruz” dedi. 

    Anayasa Mahkemesi (AYM) zorunlu din dersiyle ilgili olarak 2014 yılında yapılan bireysel başvuruyu 8 Nisan günü karara bağladı. Eskişehir’de yaşayan Hasan El isimli yurttaş 2009 yılında dördüncü sınıf öğrencisi olan kızının zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf tutulması talebiyle başlattığı hukuk mücadelesini 2014 yılında Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. 8 yılın ardından dosya hakkında karar veren yüksek mahkeme hak ihlaline hükmetti. Gerekçeli kararın henüz açıklanmadığı dosyada AYM, “Anayasa’nın 24. Maddesinin dördüncü fıkrasında güvence altına alınan ebeveynlerin eğitim ve öğretimin kendi dinî ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama hakkının ihlal edildiği” yönünde karar verdi.

    “BİZ HALA İDARE MAHKEMESİ VE AYM KARARLARI İLE UĞRAŞIYORUZ”

    Karar sonrası AKP’li bazı milletvekilleri ile gerici medya organları Anayasa Mahkemesi’ni hedef aldı.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan Anayasa Mahkemesi kararını PİRHA‘ya değerlendirdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) geçmiş dönemde verdiği kararları hatırlatan Doğan, “AİHM kararından sonra bütün yasa ve mevzuatların buna uygun hale getirilmesi gerekiyordu. Ama yapılmıyor. Biz hala iki AİHM kararına rağmen Türkiye içerisinde idare mahkemesi, AYM kararlarıyla uğraşıyoruz” dedi.

    “AİHM KARARLARI DOĞRULTUSUNDA ÇÖZÜLMESİ GEREKİYORDU”

    AYM’nin 8 Nisan günü verdiği karar için “Önemli bir karar tabi” yorumunda bulunan Doğan, şunları söyledi:

    “Daha önce 2007 ile 2014’te bununla ilgili AİHM’in vermiş olduğu kararlar vardı. Anayasanın 90. maddesine göre AİHM, AYM’nin de Türkiye yasalarının da üzerinde. AİHM’in hem Eylem Zengin hem de Mansur Yalçın kararlarından sonra zaten Türkiye bunları uygulamak zorundaydı. Biz hala iki AİHM kararına rağmen Türkiye içerisinde idare mahkemesi, AYM kararlarıyla uğraşıyoruz. Bu tabi önemli ama AİHM kararından sonra bütün yasa ve mevzuatların buna uygun hale getirilmesi gerekiyordu. Ama yapılmıyor.

    Hükümetin yapması gereken Alevi toplumunun ihtiyaçları ve yasalar üzerindeki haklarının bu kadar çok zorlanmaması, ülkenin, siyasetin, yargının, toplumun bu kadar gerilmemesidir. Artık davalar ile elektrik paraları olsun, din dersleri olsun, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi olsun bunların hepsinin artık yasalarda Cumhurbaşkanlığının vereceği bir kararname ile kökünden çözülmesi gerekiyor. Yoksa bütün cemevleri tek tek dava açacak. Neden Türkiye toplumuna, devletine, yargısına bunlar reva görülüyor? AİHM’in vermiş olduğu kararlar doğrultusunda bunların hepsi çözülmesi gerekiyor.”

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >AYM zorunlu din dersi ile ilgili ‘hak ihlali’ kararı verdi

  • AVF “1. Uluslararası Yunus Emre Şiir Ödülü” yarışması düzenliyor

    AVF “1. Uluslararası Yunus Emre Şiir Ödülü” yarışması düzenliyor

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) yaptığı bir açıklama ile “1. Uluslararası Yunus Emre Şiir Ödülü” yarışmasının duyurusunu yaptı. Yarışma ile Alevilik ve Bektaşilik inanç ve kültürüne yönelik sanatsal çalışmalar yapan insanları desteklemek ve gençlerin şiire olan ilgisinin arttırılması hedefleniyor.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), “1. Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim Ödülü” yarışmasının ardından ödül töreninin aynı gece yapılacağı ikinci bir yarışma olan ‘1. Uluslararası Yunus Emre Şiir Ödülü’nün de duyurusunu yaptı.

    AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ın da seçici kurulunda yer aldığı şiir yarışmasının Alevilik ve Bektaşilik inanç ve kültürüne yönelik sanatsal çalışmalar yapan insanları desteklemek ve gençlerin şiire olan ilgisinin arttırılması amacıyla düzenlendiği belirtildi. Yarışmanın ödül töreni ise 10 Eylül 2022 günü yapılacak.

    PİRHA / İSTANBUL 

  • AVF’den, Alevilik alanında çalışma yapan 8 yüksek lisans, 4 doktora öğrencisine burs

    AVF’den, Alevilik alanında çalışma yapan 8 yüksek lisans, 4 doktora öğrencisine burs

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Alevilik ve Bektaşilik alanında çalışmalar yapan 8 yüksek lisans, 4 doktora öğrencisi ve akademisyen adayına burs vermeye başladıklarını duyurdu. 

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Alevilik ve Bektaşilik alanında çalışmalar yapan yüksek lisans ve doktora öğrencilerine burs vereceğini duyurmuştu. AVF son olarak yaptığı açıklamada başvuru sonucu 8 yüksek lisans ile 4 doktora öğrencisi, akademisyen adayına burs vermeye başladıklarını bildirdi. AVF ilerleyen süreçte burs verilen kişi sayısı ile burs miktarını artırmayı hedeflediklerini de belirtti.

    AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’nın konuya ilişkin yayınladığı mesaj şöyle:

    “Geçen Aralık ayında açmış olduğumuz duyuru sonucu federasyonumuza başvuran ülkemizin farklı yerlerinden Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarına Alevilik ve Bektaşilik alanında devam eden 8 yüksek lisans ve 4 doktora öğrencisi, akademisyen adayına burs vermeye başladık. Amacımız Eylül döneminde Alevilik ve Bektaşilik alanında çalışma yapan akademisyen adaylarımıza desteğimizi hem sayı hem de verilen burs miktarı olarak arttırmak. Bu anlamda sizleri desteğe çağırırken, burslarımızın sadece Türkiye değil yurtdışında da geçerli olduğunun altını çiziyoruz ve çevrenize burslara ihtiyacı olan adaylarımıza, federasyonumuza www.avf.org.tr. adresinden ulaşmasını konusunda da desteklerinizi bekliyoruz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • ‘Alevi Federasyonları Hukuk Birimi’ ilk toplantısını gerçekleştirdi-VİDEO

    ‘Alevi Federasyonları Hukuk Birimi’ ilk toplantısını gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA-“Alevi Federasyonları Hukuk Birimi” adıyla ortak bir hukuk komisyonu kurma kararı alan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) ile Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ilk toplantısını gerçekleştirdi. 15 kişilik hukuk biriminde üç federasyon başkanının yanı sıra ADO Başkanı Doğan Bermek de yer alıyor. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) ile Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ortak bir açıklama yaparak 22 Şubat 2022 tarihinde “Alevi Federasyonları Hukuk Birimi” adıyla ortak bir hukuk komisyonunun oluşturulduğunu duyurdu. İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi’nde bir araya gelen üç federasyon başkanı ve avukatlar konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.

    ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, ADFE Genel Başkanı Celal Fırat ile Alevi Düşünce Ocağı (ADO) Başkanı Doğan Bermek‘in de yer aldığı hukuk birimi 15 kişiden oluşuyor. Komisyonda yer alan avukatların isimleri ise şöyle:

    Zeynel Öztürk, Leyla Süren, Nebahat Bektaş, Muhterem Aktaş, Zeynel Çambel, Ulaş Çam, Cem Yılmaz, Nuran Aslaner, Namık Sofuoğlu, Seyit Sönmez ve Hüseyin Alkan.

    “ORTAKLAŞMA İLE YOL YÜRÜMEK ETKİLİ OLACAKTIR”

    Alevi Federasyonları Hukuk Birimi’nin duyurulduğu basın açıklamasını ise ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül okudu. Açıklama metninde şu ifadelere yer verildi:

    “Uzun yıllardır örgütlü olarak devam eden Alevi hak mücadelesi, günümüzde yaşadığımız eşitsiz uygulamalar sebebiyle daha da önem kazanmıştır. Bu nedenle, ülkemizdeki Alevi kurumlarının büyük çoğunluğunun çatı örgütleri konumundaki Alevi Federasyonları olan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), Alevi Dernekleri Federasyonu  (ADFE) olarak; Alevilerin hak mücadelesinde birlik ve ortaklaşma ile yol yürümenin daha faydalı ve etkili olacağı düşüncesi oluşmuştur.

    Demokratik hak ve ortak taleplerimizi gündeme taşırken hukuksal zeminde bizlere  yol gösterecek bir “Hukuk Biriminin” mutlak ihtiyaç olduğu görülmüş olup, Alevi Federasyonlarının,  bağlı kurumlarının,  bağımsız  Alevi kurumlarının yetkili temsilcilerinin  ve  Alevi hak mücadelesi aktivistlerinin  katıldığı 22.02.2022 tarihli toplantıda “Alevi Federasyonları Hukuk Birimi” kurulmasına karar verilmiştir. Alevi Kurumlarımızın hak mücadelelerinde geçmişten bugüne bizlerle birlikte hareket eden  Avukatlarımızla / Hukukçularımızla  başlayan bu çalışma, tüm kurumlarımızın bundan sonraki hak mücadelelerinde daha etkili sonuç alınmasını amaçlamaktadır. Alevi Federasyonları Hukuk Birimi’nin yapmış olduğu ilk toplantıda alınan öncelikli kararlar aşağıda belirtilmiştir.

    İLK TOPLANTIDA ALINAN KARARLAR

    1-) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM)  32093/10 sayılı kararı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2013/9711 sayılı kararı, İdari Yargı ve Adli Yargı mercilerinin  sair  kararları ile “Cemevlerimizin”  “İbadethane” olduğu hususu izahtan vareste olduğundan; Alevilerin İbadethaneleri olan “Cemevlerimize” bundan sonra gönderilecek olan elektrik faturalarının bedellerini ödemeyeceğimizin tüm Alevi kurumlarına duyurulmasına,

    2-) Cemevlerimize ve bünyesinde cemevi bulunan Alevi kurumlarına karşı  “Elektrik Bedeli”  ile  ilgili olarak  “icra takibi” başlatılması halinde; icra takibine ilişkin ödeme emrinin tebliğinden itibaren en geç 7 (yedi) gün içerisinde ilgili icra dosyalarına yazılı olarak itiraz edilmesine, (İlgili itiraz dilekçe örnekleri;  Alevi Federasyonları Hukuk Birimi tarafından hazırlanacak olup,  Federasyonlarımız tarafından talep eden kurumlarımıza derhal iletilecektir.)

    3-) Alevilerin talepleri ile ilgili olarak yasal mevzuatta yapılması gereken düzenlemeler hakkında  gerekli çalışmaların yapılmasına, bu çalışmalar sonucu hazırlanacak önerilerin Alevi Federasyonları  tarafından ilgili  kamu kurumlarına ve  siyasi partilere sunulmasına karar verilmiştir.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Alevi kurum temsilcileri: PİRHA, Alevilerin nefesidir, dayanışma içerisindeyiz-VİDEO

    Alevi kurum temsilcileri: PİRHA, Alevilerin nefesidir, dayanışma içerisindeyiz-VİDEO

    PİRHA-PİRHA’ya getirilen erişim engelleme kararına yönelik tepkilerini paylaşan birçok Alevi kurum temsilcisi, PİRHA ile dayanışma içerisinde olduklarını ifade ettiler. 

    2016 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren, Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk olan ve ‘pirha.net’ adresi üzerinden yayın yapan Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) dün (9 Mart) Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişim engeli getirildi.

    PİRHA’ya erişim engeli getirilmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor. Birçok Alevi kurum temsilcisi de konuya ilişkin mesajlarını paylaştı:

    “PİRHA DEMEK ALEVİ TOPLUMU DEMEKTİR”

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan: Pir Haber Ajansına getirilen erişim yasağı ile Alevi toplumunun haber alma özgürlüğü haksızca elinden alınmıştır. Bu karar bir an evvel geri alınmalıdır.

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Celal Fırat: Zulüm nereden gelirse gelsin bu zulmün karşısında durmamız lazım. Şu günler ki toprağa cemrenin düştüğü günler. İnsanların ötekileştirildiği bir süreci yaşıyoruz. Bu kararları alanların, insanları ötekileştirilenlerin gönüllerine artık cemrenin düşmesini arzuluyoruz. Pir Haber Ajansı yalnız değildir. PİRHA demek Alevi toplumu demektir. Bu yapılanları kınıyorum.

    “ERİŞİM YASAĞINI KABUL ETMİYORUZ”

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz: Basın özgürlüğü engellenemez. İktidarı destekleyen basın yayın kuruluşlarına her türlü destek sağlanırken, muhalefet ve Alevi basın kurumlarına yönelik çifte standart uygulamaları hızını kesmeden devam ediyor. Daha önce TV10 ve Yol TV’ye müdahale ederek Alevilerin haber alma hakkını gasp eden iktidar şimdi ise Alevilerin takip ettiği Pir Haber Ajansı’na erişim engeli getirdi. Yandaş basının, Alevi kurumlarının ve toplumunun itirazlarını ve taleplerini görmezden geldiği bir dönemde sesimiz olan PİRHA’ya uygulanan erişim yasağını kabul etmiyoruz. PİRHA’ya yapılan bu hukuksuzluk Alevi toplumuna yapılmış olup bir an önce bu yanlıştan dönülmesi ve erişime tekrar açılmasını talep ediyoruz. Alevilerin sesi PİRHA’nın erişim yasağı kaldırılsın.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Eş Başkanı Ali Şeker: Pir Haber Ajansı’na getirilen erişim engeli kararını protesto ediyoruz. PİRHA, bütün Alevi süreklerinin sesidir, vicdanıdır. Ezilenlerin, horlananların, ötekileştirilenlerin sesidir. Bu engellemeler doğru değildir. 25 milyon Alevinin sesi kesiliyor. Hiçbir baskı şimdiye kadar sökmedi. Bundan sonra da sökmeyecek. Devlet, Alevilerin inancından elini çekmelidir.

    “PİRHA EMEKÇİLERİNİN YANINDAYIZ”

    Şahkulu Sultan Dergahı Müdürü Kanber Yıldırım: Dergahlar, cemevleri, Alevi -Bektaşi kurumları olarak yıllardır eşit yurttaşlık temelinde hak arama mücadelesi veriyor. Bu mücadele temelinde çeşitli etkinlikler, imza kampanyası, basın açıklaması, gösteri ve mitingler yapıyoruz. Bu mücadelelerde Alevilerin sesi sözü olan basın ve iletişim araçları yok denilecek kadar sınırlıdır. Sınırlı sayıdaki basın ve iletişim araçlarından biriside Pir Haber Ajansı. Bu anlamda sizler bizim için son derece önemlisiniz. PİRHA’nın sesinin kesilmesi Alevi kurumlarının sesinin kesilmek istenmesi anlamına gelmektedir. Bu tespitten hareketle Pir Haber Ajansı’nın kapatılmasını, müdahale edilmesini şiddetle kınıyoruz ve protesto ediyoruz. Bu müdahalenin ve yasağın derhal kaldırılmasını istiyoruz.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Samsun Şube Başkanı Cem Sultan Ermiş: Gün geçmiyor ki Alevilere yönelik baskı zulüm ve şiddet artarak devam ediyor. Dün öğrendiğimize göre Alevilerin sesi, soluğu olan PİRHA Haber ajansına erişim engeli getirilmiştir. Erişim engeli getirenleri ve yasalarını kınıyoruz. Pir Haber Ajansı’nın yanında olduğumuzu tüm dünyaya PSAKD Samsun şubesi olarak duyuruyoruz. PİRHA yalnız değildir, tüm PİRHA emekçilerinin yanındayız.

    Bozatlı Hızır Cemevi Başkanı Cihan Saltuk: PİRHA için alınan erişim engelleme kararını kınıyoruz. Bu karar hukuk dışıdır. Maalesef ülkemiz dünyada en çok gazetecinin hapiste olduğu ülkelerden biridir. İnsan olmanın, kadın olmanın, özgür olmanın suç sayıldığı gibi gazetecilik de bu ülkede suç sayılıyor. Üstelik Alevilerin sesiyseniz bu suç ikiye katlanıyor. PİRHA yalnız değildir, susturamazsınız.

    “PİRHA HAKİKATİ SÖYLEMEYE DEVAM EDECEK”

    Emire Ulutaş: Kontaaltı Alevi Bektaşi Kültür Cemevi olarak Pir Haber Ajansı’na getirilen erişim yasağına ve Alevilerin haber alma özgürlüğüne yapılman bu baskıyı kınıyoruz.

    DAD eski Eş Genel Başkanı Saime Topçu: Pir Haber Ajansı’na yapılan keyfi, yasakçı engellemeyi Alevi bir kadın aktivist olarak kabul etmiyorum. Gazetemizden, dilimizden, kültürümüzden, televizyonumuzdan elinizi çekin. Yüzyıllardır bize yaptığınız bu tahakkümcü zihniyetinizi reddediyoruz. Pir Haber susturulamaz. Ajansımız Munzur gibi hakikati söylemeye devam edecektir.

    PSAKD Antalya Şube Başkanı Hasibe Akpınar: Pir Haber Ajansı’na getirilen erişim yasağını kınıyorum. Bu erişim yasağını derhal geri çekin PİRHA yalnız değildir.

    DAD Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Mustafa Karabudak: Hak ve hakikatin sesi olan halkların, inançların, kadınların, emeğin, gençliğin sesine ses katan Pir Haber Ajansı yasakçı zihniyet tarafından engellenmiştir. Aleviler olarak bu durumu kabul etmiyoruz.

    “PİRHA İLE DAYANIŞMA İÇERİSİNDEYİZ”

    PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya: Pir Haber Ajansı susturulamaz. Ülkenin dört bir yanında demokratik alanlara saldırı sürmektedir. Basın-yayın alanında da Alevilerin sesi olan, Alevilerin sorunlarını gündeme getiren PİRHA susturulmaya çalışılıyor. Bu susturmanın para etmeyeceğini belirtiyoruz. PİRHA ile dayanışma içerisindeyiz.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Kepez Şube Başkanı Seher Şengulu Yılmaz: Pir Haber Ajansı yalnız değildir. Özgür basın susturulamaz.

    AKD Döşemealtı Şube Başkanı Ergin Kurt: Alevilerin, aydınların sesi ve dili olan Pir Haber yalnız değildir. Özgür basın susturulamaz.

    “PİRHA, ALEVİLERİN SESİ, NEFESİDİR”

    PSAKD Muğla Şube Başkanı İlyas Durna: PİRHA, Alevilerin sesidir susturulamaz, kapatılamaz şiddetle kınıyor, derhal bu yanlıştan dönülmesini bekliyorum.

    PSAKD Diyarbakır şube başkanı Aydın Atlı: Basın özgürlüğü demokrasinin olmaz ise olmazıdır. PİRHA’nın yayın yasağı hemen kaldırılmalıdır. Özgür basın varsa özgür toplum da vardır. Alevilerin sesi PİRHA hemen erişime açılsın.

    PSAKD Diyarbakır şubesi eski başkanı Avukat Cafer Koluman: PİRHA, Alevilerin sesi, nefesi, sözü ve değeridir. PİRHA’ya erişimi engellemek Alevilerin sesini kesmektir. Bu kararı kınıyoruz. Derhal erişime açılmasını talep ediyoruz.

    PİRHA / İSTANBUL

  • AVF Başkanı Doğan: Bildirgelerinde Alevilere yer veren partileri desteklemeliyiz

    AVF Başkanı Doğan: Bildirgelerinde Alevilere yer veren partileri desteklemeliyiz

    PİRHA- Altı muhalif partinin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni” lansman toplantısına katılan AVF Başkanı Haydar Baki Doğan, toplantı izlenimlerini PİRHA’ya değerlendi. Doğan, “Sorun CHP, İYİ Parti, ittifaklar veya HDP değil. Hangisi Alevileri programına alıp iktidara geldiğinde bunu uygulanacağını söylüyorsa Aleviler olarak o partilere destek vermek gerekir” dedi. 

    CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi tarafından açıklanan “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” içerisinde Aleviler ne derece yer aldı, Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Başkanı Haydar Baki Doğan ile konuştuk.

    Doğan, diğer dört Alevi çatı örgüt temsilcisiyle birlikte 28 Şubat’ta Ankara’da yapılan toplantıda yer almıştı. Haydar Baki Doğan öncelikle, altı partinin imzasını koyduğu mutabakat metninin Aleviler açısından yetersiz olduğunu ifade ederek “Bizim orada bulunmamızı mutlaka ‘destek’ veya başka bir yerde bulunmuyorsak oraya ‘destek değiliz’ anlamında yorumlamamak lazım” dedi. AVF Başkanı Doğan, “Diğer siyasi partiler de seçim beyannamesi açıklaması yapıp ve bir davette bulunurlarsa onlara da gideriz” diye ekledi.

    “BİZİMKİ SADECE BİR DAVETE İCABET ETMEK”

    Haydar Baki Doğan, “Bizimki sadece bir davete icabet etme anlamında oldu” diyerek altı partinin mutabakat metnine imza atmasını önemli gördüğünü de açıkladı. Siyasi iktidarın genel anlamda memnuniyetsizlik yarattığını söyleyen Doğan, “Son 20 seneden beri Türkiye toplumunu gerçekten büyük bir bunalıma, ekonomik, siyasi ve sosyal sıkıntılara sebep olan bu hükümetin hala neden küçük ortağı ile %40’larda kaldığını sorgulamak lazım. Burada da ciddi anlamda muhalefetin bir umut olarak toplumun karşısına çıkmaya çalışması açısından altı partinin bir arada mutabakat metni imzalamasını önemli görüyorum” dedi.

    “UMUT VAAD EDİYORLAR ANCAK…”

    “Altı parti bir araya gelerek bir umut vaat ediyor” diyen Haydar Baki Doğan, “ancak” diyerek şunları da ekliyor:
    “Eksik kalmışlar. Bizlerin 27 Şubat’ta yaptığı zorunlu din dersine ilişkin basın açıklaması var, lansman toplantısında onunla ilgili en ufak bir şey yoktu. Onun dışında ‘Alevi’ kelimesi dahi geçmedi.

    Mutabakat metninde ‘Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulansın’ deniliyor ancak şu anki Anayasa da AİHM kararlarını işaret ediyor. Zaten şu anki Anayasa uygulansa Alevilerin sorunları çözülüyor. Yani altı partinin mutabakat metninde çok yeni bir ifade yok. Ama tabi çalışıp uğraşmışlar, destek de vermek gerekir. Ayrıca orada mutabakat metnini okuyan altı partinin genel başkan yardımcılarının erkek olması, bizim de Alevi toplumu olarak 27 Şubat’ta yapmış olduğumuz basın açıklamasında hep kadınlara söz vermemiz, Alevi toplumunun da Türkiye’nin genel toplumundan ne kadar ileride olduğunu gösteriyor.
    Bu altı parti uzun zamandan beri görüşme yapıyorlar. Mesela HDP’yi dışarıda tutma gibi bir karar almışlar. Bu aslında AK Parti zihniyetinin ne ölçüde başarılı olduğunu ortaya koyan bir mutabakat olmuş. Çünkü AK Parti’nin korktuğu hiçbir şeyi mutabakat metnine yazmamışlar. Böyle muhalefet de yapılmamalı bence. Muhalefetin daha cesur tavır alması gerekir.
    Şu anda AK Parti politikasında Alevi ve Kürtlere karşı ciddi anlamda bir rahatsızlık olsa da AK Parti çok kısa bir zaman içerisinde bunu tersine çevirebilecek bir parti. O bakımdan AK Parti mi başarılı olur yoksa altılı ittifak mı, bu konuda şu an çok da derin bir yorum yapamıyorum.”

    CHP-SAADET-GELECEK PARTİSİ BİRLİKTELİĞİNE DÖNÜK ELEŞTİRİLER! 

    Haydar Baki Doğan, altılı birlikteliğin bir koalisyon niteliğinde buluşma olmadığını da belirterek “Şu anda Türkiye’nin gelmiş olduğu durum açısından bu bir koalisyon değil. Ortak açıkladıkları bir hükümet programı da yok. Bu sadece mevcut Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin kaldırılıp yerine güçlendirilmiş parlamenter sistem getirilmesi mutabakatıdır” yorumunda bulundu.

    Doğan, CHP ile Saadet ve Gelecek Partisinin yan yana durması sebebiyle gelen eleştiriler konusunda “Çok da keskin olmamak lazım. Çünkü partiler bir araya gelip koalisyon yapmıyor, bakanlıkları paylaşmıyorlar. Sadece sisteminin değiştirilmesi söz konusu” şeklinde değerlendirdi.

    “SEÇİM BİLDİRGELERİNDE ALEVİLERE YER VEREN PARTİLERİ DESTEKLEMELİYİZ”  

    Haydar Baki Doğan, Alevi çatı kurumları olarak siyaseten nasıl tercih kılınması gerektiğine de değinerek son olarak şunları söyledi:

    “Öncelikle yapmamız gereken; ‘Hangi parti veya ittifak, Alevilerle ilgili ne diyor’ diye beklemek yerine kendimiz, bir program hazırlayıp bunu Türkiye’deki bütün demokratik siyasi partilerle görüşüp, seçim bildirgelerinde yer veren partilere destek vereceğimizi açıklamamız lazım. Yani sorun CHP, İYİ Parti, ittifaklar veya HDP değil. Hangisi Alevileri programına alıp iktidara geldiğinde bunu uygulanacağını söylüyorsa Aleviler olarak o partileri destek vermek gerekir.”

    EREN GÜVEN/PİRHA

  • Alevi Vakıfları Federasyonu’nun burs başvuruları 1 Mart’ta son bulacak

    Alevi Vakıfları Federasyonu’nun burs başvuruları 1 Mart’ta son bulacak

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu’nun Alevi-Bektaşi inanç ve kültürüne yönelik bilimsel çalışma yapan yüksek lisans ve doktora düzeyindeki akademisyen adaylarına vereceğini duyurduğu burs başvuruları 1 Mart 2022 tarihinde sona erecek. 

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) tarafından yüksek lisans ve doktora düzeyinde Alevi-Bektaşi inanç ve kültürüne yönelik bilimsel çalışma yapan akademisyen adaylarını desteklemek ve gençleri bilime özendirmek amacıyla yılda 8 ay verileceğini duyurduğu burs başvuruları 1 Mart 2022 tarihine kadar devam ediyor.

    Konuya ilişkin bir paylaşım yapan AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, “Alanında çok önemli bir boşluğu doldurduğunu düşündüğümüz bursumuzu duyurmaktan gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

    Burs başvuru formu ile gerekli bilgilere AVF’nin internet sitesinden erişmek mümkün. Mart 2022’den itibaren de burs almaya hak kazananlara ödemeler başlayacak.

    PİRHA / İSTANBUL

  • AVF Başkanı Doğan: Anaokulunda din dersi olmaması için Aleviler olarak her şeyi yapmalıyız

    AVF Başkanı Doğan: Anaokulunda din dersi olmaması için Aleviler olarak her şeyi yapmalıyız

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, CAN TV’de katıldığı programda, “Zorunlu din dersleri kaldırılmak bir yana okul öncesi çocuklara indirilmek isteniyor. Alevi kurumlarının bir araya gelerek bu konuda çalışma yürütmesinden yanayım, fakat Alevi kurumları olarak son 30 sene içerisinde AİHM kararları dışında neler yaptık? Ne ölçüde farkındalık yarattık? Kendi iç muhasebemizi de yapmamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    CAN TV’de yayınlanan Dilek Odabaş Bakır’ın sunduğu ‘Can’da Bu Sabah’ programına katılan Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, okul öncesi çocuklar için verilen din dersi tavsiye kararına karşı Demokrasi Konferansı bileşeni Aleviler öncülüğünde başlatılan imza kampanyasını desteklediklerini söyledi.

    “O YAŞTAKİ ÇOCUKLARA DİN EĞİTİMİ VERİLMESİ UYGUN DEĞİL”

    Doğan, “Zorunlu din dersleri kaldırılmak bir yana okul öncesi çocuklara indirilmek isteniyor. Alevi kurumlarının bir araya gelerek bu konuda çalışma yürütmesinden yanayım, fakat Alevi kurumları olarak son 30 sene içerisinde AİHM kararları dışında neler yaptık? Ne ölçüde farkındalık yarattık? Kendi iç muhasebemizi de yapmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    4-6 yaş grubu çocuklar için 20. Milli Eğitim Şûrası’nda alınan din eğitimi verilmesi yönündeki tavsiye kararını “Bu uygulama laik devlet ilkesine aykırıdır” şeklinde değerlendiren Doğan, o yaştaki çocuklara din eğitimi verilmesinin uygun olmadığını söyledi. Doğan şöyle konuştu:

    “Laik devletin doğası gereği resmi bir dininin bulunmaması gerekiyor. Laik devletin, belli bir dinin eğitim ve öğretimini zorunlu hale getirmemesi gerçeği var. Diğer yandan çocuğun pedagojik açıdan yararına olmadığını da görüyoruz. 4-6 yaştaki çocuklara din eğitimi verilmesi uygun değil. Çocukları kaygı ve korkular ile baş başa bırakabilecek bir uygulama.

    “ALEVİ KURUMLARI OLARAK NE ÖLÇÜDE FARKINDALIK YARATTIK?”

    Zorunlu din derslerini insan hakları meselesi olarak da ele almalıyız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) aldığı kararlarda Alevilerin hak ihlaline uğradığını görüyoruz.
    Zorunlu din dersleri kaldırılmak bir yana okul öncesi çocuklara indirilmek isteniyor. Alevi kurumlarının bir araya gelerek bu konuda çalışma yürütmesinden yanayım, fakat Alevi kurumları olarak son 30 sene içerisinde AİHM kararları dışında neler yaptık? Ne ölçüde farkındalık yarattık? Kendi iç muhasebemizi de yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Alevi Vakıfları Federasyonu olarak başlatılan imza kampanyasını destekliyoruz. Milli Eğitim Şûrası’nda alınan tavsiye kararının uygulanmaması için Aleviler olarak her şeyi yapmalıyız.
    Bunun başlangıcı kim, kim inisiyatif alıyor, kim yapıyor, kim geldi, kim sonra destek verdi, kim başında vardı, kim sonda vardı gibi şeylere takılmadan doğru olan her şeyin yanında olmak gerekiyor.”

    PİRHA / İSTANBUL

    İLGİLİ HABER
    AVF Genel Başkanı Doğan: Ana sınıfında din dersi çocukta korku ve kaygı yaratır-VİDEO

     

  • AVF Başkanı Doğan’dan, İBB’nin AKP’li Meclis üyesi hakkında suç duyurusu -VİDEO

    AVF Başkanı Doğan’dan, İBB’nin AKP’li Meclis üyesi hakkında suç duyurusu -VİDEO

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, İBB’nin AKP’li Meclis üyesi Muhammet Kaynar’ın Alevi-Bektaşilere yönelik sözleri nedeniyle Anadolu Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundu. Doğan, “Her gün onlarca Alevi’den, “Artık yeter. Alevilere yönelik saldırıların, hakaretlerin ardı arkası ne zaman kesilecek?” diye telefonlar alıyoruz. Aleviler hakkında gelişigüzel konuşanlara karşı yaptığımız suç duyurularının da takipsizlikle sonuçlanıp, ödüllendirilmesini de istemiyoruz” dedi.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan ile AVF Genel Sekreteri Yavuz Olağan, Alevi-Bektaşilere yönelik tepki çeken açıklamaları nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) AKP’li Meclis Üyesi Muhammet Kaynar hakkında İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’nda suç duyurusunda bulundu. AVF ayrıca Murat Özer adlı şahısla ile AKP eski milletvekili Mehmet Metiner hakkında da suç duyurusunda bulunacak.

    “ALEVİLER HER GÜN TELEFONLA ARAYARAK ‘ARTIK YETER’ DİYOR”

    Başvuru sonrası adliye önünde kısa bir açıklama yapan AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan; Alevilerin her gün telefonla arayarak kendilerine “Artık yeter. Alevilere yönelik saldırıların, hakaretlerin ardı arkası ne zaman kesilecek?” dediklerini aktardı. Doğan şöyle konuştu:

    “Gün geçmiyor ki Aleviler hakkında gerek görsel gerek yazılı medyada her gün aşağılama, hakaret ve her türlü hakir görülme olayı yer almasın. Bu olay özellikle son iki-üç ayı dikkate aldığımızda Hayrettin Karaman ile başlayan daha sonra Hüseyin Besli ile devam eden ve en son AKP’li İBB Meclis Üyesi Muhammet Kaynar, eski AKP milletvekili Mehmet Metiner’in sözleri ile tekrar gündeme geldi. Şunu belirtmek istiyorum: Alevi Vakıfları Federasyonu olarak Alevi toplumunun hassasiyetlerini kesinlikle kaşımak istemiyoruz.

    “SUÇ DUYURULARIMIZIN TAKİPSİZLİKLE SONUÇLANMASINI İSTEMİYORUZ”

    Bugün burada iki kişi olarak basın açıklaması yapıyoruz. Aslında bu basın açıklamasını kitlesel şekilde on binler, yirmi binler ile yapma imkanımız olduğu halde toplumu sokağa dökme eğilimi içerisinde değiliz. Ama Alevi toplumunun bu yarası ciddi şekilde kaşınıldığı zaman bu sorun ülkemizin içinden geçtiği durumu dikkate alırsak çok ciddi bir patlamaya yol açabilir. Bu nedenle özellikle bu tür açıklamalarda bulunan insanlara şunları söylüyoruz: Her gün onlarca Alevi’den telefon alıyoruz. “Artık yeter. Alevilere yönelik saldırıların, hakaretlerin ardı arkası ne zaman kesilecek?” diye aldığımız telefonlar karşısında Alevi toplumuna ‘Bu meczup kişiler tarafından yapılan oyunlara alet olmadan itidalinizi bozmayın. Bunlar Türkiye’nin birlik ve beraberliğini bozma niyeti taşıyan kesinlikle iyi niyetli yaklaşımlar değildir’ diyoruz.
    Buradan hükümet yetkililerine de seslenerek, şunu söylemek istiyoruz: Hükümet yetkililerinin bir yandan Aleviler ile yaptığı görüşmelerin olduğunu biliyoruz. Ama Aleviler hakkında gelişigüzel konuşanlara karşı yaptığımız suç duyurularının da takipsizlikle sonuçlanıp, en son noktada hiçbir şey olmamış gibi ödüllendirilmesini de istemiyoruz. Bunlarla ilgili gerekli takibatın Adalet ve İçişleri Bakanlığı tarafından takip edilmesini rica ediyoruz.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • AVF Genel Başkanı Doğan: Ana sınıfında din dersi çocukta korku ve kaygı yaratır-VİDEO

    AVF Genel Başkanı Doğan: Ana sınıfında din dersi çocukta korku ve kaygı yaratır-VİDEO

    PİRHA-Demokrasi Konferansı Bileşeni olan Aleviler öncülüğünde demokrasi güçlerinin, ana sınıfına kadar zorunlu din dersinin dayatılmasına karşı başlattığı imza kampanyası 7. gününde. Kampanyaya ilişkin konuşan Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, “Ana sınıfında din dersi dayatması bir faciadır. Laiklik ilkesine aykırıdır” dedi.

    Demokrasi Konferansı Bileşeni olan Aleviler öncülüğünde demokrasi güçleri, ana sınıfına kadar indirilmek istenen zorunlu din dersine karşı “Eşit yurttaşlık temelinde özgür bir toplum için laik ve bilimsel bir eğitim istiyoruz” başlığıyla 28 Aralık 2021’de bir imza kampanyası başlattı.

    Başta Türkiye’de olmak üzere Avrupa’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Alevi çatı örgütleri ve şubeleri, Alevi yurttaşlar, aydınlar, sanatçılar, şairler, gazeteciler, demokratik kitle örgütlerinin, bazı siyasi partilerin büyük destek verdiği kampanya 7. gününde. Kampanya 3 Mart 2022’ye kadar devam edecek.

    Kampanyayı yürütenler ve destek verenler paylaştıkları kısa videolarla zorunlu din dersinin kaldırılmasını ve laik bir eğitim sisteminin getirilmesini istiyor.

    “BU UYGULAMA ÇOCUKTA KORKU VE KAYGI YARATIR”

    Kampanyaya ilişkin konuşan Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, kampanya kapsamında hazırladığı bir videoda, “Ana sınıfında din dersi dayatması bir faciadır. Laiklik ilkesine aykırıdır. Bu uygulama, bu dayatma çocukta korku ve kaygı yaratır. Sorgulayamayan, özgür düşünemeyen nesiller yetiştirilir” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    >Kampanya 4. gününde: Milli Eğitim Bakanlığı kararını geri çekmelidir-VİDEO

    >Zorunlu din dersine karşı başlatılan kampanya 3. gününde-VİDEO

    >Demokrasi güçlerinden büyük kampanya: Ana sınıfında din eğitimi faciadır; asimilasyona hayır!

     

  • AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’dan yeni yıl mesajı

    AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’dan yeni yıl mesajı

    PİRHA- Yeni yıla ilişkin yayınladığı mesajda ekonomik, siyasal ve sosyal krizlerin tam ortasında yaşayan Alevilerin yok sayılarak inkar edildiği belirten AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, “Bizler Alevi kurumları olarak bu yeni yılda da bir yandan Alevi haklarının alınması konusunda mücadele ederken bir yandan da ülkemizi aydınlığa çıkartacak barış, kardeşlik , sevgi ve farklılıklarımızı zenginlik olarak gören bir anlayışı hakim kılmak için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

    Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, yeni yıla ilişkin mesaj yayınladı.

    Doğan, yayınladığı yeni yıl mesajında Alevi kurumlarının Alevilerin hak-taleplerinin yanı sıra ülkede barışı, sevgiyi hakim kılmak için mücadele edeceklerini vurguladı.

    “ALEVİLERİN HAKLARI, BARIŞ VE KARDEŞLİK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ın yeni yıl mesajı şöyle:

    “Yeni yılda herkesin sağlık,  huzur ve barış içerisinde yaşayacağı bir yıl dilerken aslında geçen son iki senede içerisinde yaşadığımız pandemi koşulları, sağlığın ne kadar önemli olduğunu bize bir kez daha hatırlattı.

    Adaletin sağlanmadığı, liyakatın olmadığı, gençlerimizin her geçen gün doğdukları ülkeye yabancılaştıkları, eğitimli kesimlerin ülkeyi terketmenin yollarını aradığı, kadın cinayetlerinin rakamlardan ibaret kaldığı, çevre ve hayvan haklarının görülmediği bir toplumda geleceğe umutla bakmak her geçen gün zorlaşmakta.

    Ekonomik, siyasal ve sosyal krizlerin tam ortasında adaletsizlik içerisinde yaşayan bu toplumda Alevilerin hakları da yok sayılmakta ve inkar edilmektedir.

    Bizler Alevi kurumları olarak bu yeni yılda da bir yandan Alevi haklarının alınması konusunda mücadele ederken bir yandan da ülkemizi aydınlığa çıkartacak barış, kardeşlik, sevgi ve farklılıklarımızı zenginlik olarak gören bir anlayışı hakim kılmak için çalışmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi Vakıfları Federasyonu, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine burs verecek

    Alevi Vakıfları Federasyonu, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine burs verecek

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Alevi-Bektaşi inanç ve kültürüne yönelik bilimsel çalışma yapan yüksek lisans ve doktora öğrencilerine burs vereceğini duyurdu.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) yüksek lisans ve doktora düzeyinde Alevi-Bektaşi inanç ve kültürüne yönelik bilimsel çalışma yapan akademisyen adaylarını desteklemek amacıyla 8 ay burs vereceğini duyurdu. İnternet sitesinden açıklama yapan AVF, burs başvurusunda bulunmak isteyen öğrencilerin gerekli evrakları doldurarak işlem yapabileceğini belirtti.

    AVF, burs duyurusunda şunları belirtti:

    “Yüksek lisans ve doktora düzeyinde Alevi-Bektaşi inanç ve kültürüne yönelik bilimsel çalışma yapan akademisyen adaylarımızı desteklemek ve gençlerimizi bilime olan inancımız doğrultusunda özendirmek amacıyla yılda 8 ay olmak üzere burs verilecektir.”

    PİRHA / İSTANBUL