Etiket: hayır

  • Maraş Girişimi de hayır diyecek

    Maraş Girişimi de hayır diyecek

    Maraş Girişimi üyeleri Almanya’nın Frankfurt kentinde bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Girişim tarafından gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgi verilirken, örgütlenme sorunları da tartışıldı. Toplantıda ayrıca son sürecin ihtiyaçlarına yönelik planlamalar yapıldı.

    Toplantıda üyelerin de isteği üzerine yeniden yapılandırma kararı alındı. Buna göre Mayıs ayı içerisinde kongreye gidilecek. Bu süre içerisinde başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın değişik ülkelerinde delegelerin tespitine gidilecek.

    Alınan karar da ayrıca Anayasa referandumu sürecinde ‘’Hayır’’ kampanyasına güçlü katılım kararı alındı.

    Toplantıda alınan karara yönelik şunlar belirtildi:

    ‘’15 Temmuz darbe girişimi sonrası Erdoğan ve onun AKP’si başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere emek, demokrasi ve özgürlükten yana olan kişi ve kurumlara karşı 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra başlattığı topyekûn savaşı daha üst boyutta sürdürmektedir.

    İlan ettiği ve her defasında daha da uzattığı OHAL ile Kürdistan’da ve Türkiye’de yaşamı kâbusa çevirdi. Alel acele çıkardığı Kanun Hükmünde Kararnameler ile on binlerce kişi gözaltına alındı, binlercesi tutuklandı.

    Cumhuriyetten aldığı mirasla dizayn ve soykırım politikalarına devam eden AKP bu uygulamalarını Maraş’ta da sürdürmektedir.

    Gerek Osmanlı döneminde, gerekse Cumhuriyet döneminde yapılan faşist uygulamalar bu kimlikleri yok etmeyi başaramadı/başaramayacaktır. AKP’de bunu başaramayacaktır.

    Bu noktada bizlere büyük sorumluluk düşmektedir. Bu faşist iktidara karşı tek ses – tek yürek olmak için bizde referandumda Hayır diyeceğiz.’’

    ElifS – Frankfurt

  • ‘Herkesin eşit ve özgür yaşaması için ‘HAYIR’-VİDEO

    ‘Herkesin eşit ve özgür yaşaması için ‘HAYIR’-VİDEO

    PİRHA-Benazir Coşkun, Dersimli Alevi bir kadın olarak referandumda, herkesin eşit ve özgür bir biçimde yaşaması için ‘Hayır’ diyeceğini ifade etti.  

    “Hayır Diyen Kadınlar” olarak örgütlenen bir grup kadın geçtiğimiz günlerde, “Hayır” kampanyasını başlatmıştı.  “Hayır” kampanyasında biraraya gelen HDK Yürütme Kurulu Üyesi Benazir Coşkun da Dersimli bir Alevi kadın olarak referandumda neden hayır diyeceklerini PİRHA’ya anlattı.

    Coşkun, “Biz kadınlar bir bütün olarak son 15 yıldır ölüm dışında hiçbir şey getirmeyen AKP’nin erkek egemen iktidarına ve bu iktidarın tek bir adamda sınırsız yetkilerle bir tiranlığa dönüşmesine de hayır diyoruz” dedi.

    DERSİM, SİVAS, MARAŞ…

    Dersimli bir Alevi kadın olarak yeniden Maraş, Sivas ve Dersim katliamlarının yaşanmaması için mücadelelerini sürdüreceklerini söyleyen Coşkun,  “Kadınlar olarak hiçbir halkın, mezhebin inanan inanmayan herkesin eşit ve özgür bir biçimde yaşaması için ilk adımımızı hayırla beraber atmak istiyoruz” diye konuştu.

    “IŞİD ZİHNİYETİ DESTEKLENİYOR”

    Coşkun, son dönemlerde yaşanan saldırılar ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

    “IŞİD zihniyeti bu ülkede var olan anayasa ile beraber Alevilerin çok büyük bir tehlike altında olduğunu, bu tehdidin bir fiil hükumet tarafından desteklendiğini gösterdi.”

    “BEDENİM HİÇ KİMSEYE HELAL KABUL EDİLMEDEN…”

    Coşkun referandumda neden ‘Hayır’ diyeceğini ise şu sözlerle anlattı:

    “Ben bir Alevi kadın olarak da, bulunduğum bütün alanda evim işaretlenmeden, bedenim hiç kimseye helal kabul edilmeden, çocuklarımın kardeşlerimin, şeriattan arındırılarak eğitim alabilmelerini istiyorum. Ve bir Alevi kadını olarak cemlerimizle, saz ve sözlerimizle beraber hayırlarımızı güçlü bir şekilde dile getiriyoruz. Bu hayırla beraber eşitliğe ve özgürlüğe ilk adımı atacağımızı çok iyi biliyoruz.”

    Sevim Kahraman

     

  • KESK referandumda ‘Hayır’ diyecek

    KESK referandumda ‘Hayır’ diyecek

    KESK, Anayasa referandumunda “Hayır” diyeceğini açıkladı. KESK Eşbaşkanı Şaziye Köse, tüm demokratik kesimleri referandumda “Hayır” demeye çağırdı.   

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) referandumdaki tutumunu genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. “Karanlığı yırtacak şafağı ‘Hayır’la karşılayalım” pankartının asıldığı salonda konuşan KESK Eşbaşkanı Şaziye Köse, temel hak ve özgürlüklerin rafa kaldırıldığı, cezaevleri Cumhuriyet tarihinin doluluk oranlarını aşacak sayıda muhaliflerle doldurulduğunu belirtti. Gerçekleşen yönelimlerin ana nedenini referanduma götürecek anayasa değişikliğinin hayata geçirilmesi olduğunun netleştiğini belirten Köse, adım adım bugünlerin alt yapısının örüldüğünü söyledi.

    Köse, “Toplumsal sözleşme kaygısı baştan beri güdülmediği gibi, kuvvetler ayrılığı tümden ortadan kaldırılmakta, tüm yetkiler tek elde, tek partide, tek siyasal görüşte toplanmaktadır. Emekçilerin, demokrasi güçlerinin yüzyıllarca süren mücadelesi ile elde edilen ve hiçbir gerekçe ile ortadan kaldırılmaması gereken temel hak ve özgürlüklerin KHK’larla askıya alınmasının, ortadan kaldırılmasının önü açılmaktadır. Denetlenemeyen, eleştirilemeyen, anayasa üstü olan bir kişinin her şeyi belirlediği sistemin adı en basit ifade ile kula kulluktur, sulta sistemidir” diye konuştu.

    “REFERANDUM DEMOKRATİK ORTAMDA GERÇEKLEŞMEYECEK”

    Demokratik tartışma ortamının bulunmadığı günümüz koşullarında anayasa yapımından söz edilemeyeceğini söyleyen Köse, “Referandumun demokratik ortamda gerçekleşmesi sağlanabilirdi. Oysa tam tersi oluyor. OHAL altında, son derece eşitsiz şartlarda adeta ‘sopalı’ bir halk oylamasına sürükleniyoruz. Halkın serbest ve özgür bir tartışma ortamında kanaat oluşturma ve tercihte bulunma hakkı gasp edilmektedir” dedi.

    KESK ‘HAYIR’INI AÇIKLADI   

    Köse, “Anayasa değişikliğinin süreklileşmiş ve daha koyu bir OHAL rejimi getireceği” gerekçesiyle referandumda KESK ve bağlı sendikalarının “Hayır” diyeceğini söyledi.

    Köse, “Hayır” demelerinin nedenlerini şöyle sıraladı:

    * Grev ve toplu sözleşme hakkımız, insanca yaşam, insanca çalışma hakkı, insanca yaşanabilir ücret ve güvenli bir gelecek için değişikliği reddediyor, referanduma ‘Hayır’ diyoruz!

    * Emek, demokrasi, barış ve özgürlüklerimizi, ekmeğimizi, iş güvencemizi korumak ve ortak geleceğimizi savunmak için değişikliği reddediyor, referanduma ‘Hayır’ diyoruz!

    * Süreklileştirilecek bir OHAL rejimi, cinsiyet ayrımcılığının daha da derinleştirilmesi, şiddet, taciz tecavüz, kadın cinayetlerinin ve çocuk istismarının meşrulaştırılması demektir. Referanduma ‘Hayır’ diyoruz!

    * Emeğimize, bedenimize, kimliğimize ve çocuklarımıza sahip çıkmak için değişikliği reddediyor, referanduma ‘Hayır’ diyoruz!

    * Bu keyfiliği, zulmü ve zorbalığı reddediyor, referanduma ‘Hayır’ diyoruz!

    * Referandum yolu ile tüm vatandaşlarımıza, emekçilere dayatılan ‘Biat et rahat et’tir. Referanduma ‘Hayır’ diyoruz!

  • ‘Hayır’dan sonra Kürt sorununu çözmemiz lazım’

    ‘Hayır’dan sonra Kürt sorununu çözmemiz lazım’

    İktidarın referandum sürecinde “Hayır” diyen kesimleri “aralarındaki çelişkileri derinleştirerek” karşı karşıya getirmeye çalıştığı uyarısında bulunan CHP’li Ercan Karakaş, “Muhalefet partileri bu tuzağa düşmemeli” dedi.

    Anayasa referandumu yaklaştıkça “Evet” ve “Hayır” üzerinde şekillenen cepheler, seçmen karşısına çıkmasalar bile taktik ve stratejileri üzerinden birbirini yoklamaya başladı. AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu “Evet” cephesinde birbiriyle çelişkileri olan toplumun değişik kesimleri de farklı gerekçelerle “Hayır” kampanyası yürüttüğünü açıklamaya başladı. Bu noktada iktidar partisi, muhalefeti karşı karşıya getirmek ve özellikle de CHP ve HDP arasında çelişkileri derinleştirmek için açıklama ve beyanlarını yoğunlaştırdı. Başbakan Binali Yıldırım, uzun süredir “kriminalize edilen” HDP’yi kast ederek, “CHP teröristlerle iş tutuyor” suçlamasında bulundu. Bu da zaten HDP ile görünmekten çekinen CHP üzerinde etkide bulunacağı ve muhalefeti karşı karşıya getirebileceği kaygılarına neden oldu.

    Konuya ilişkin görüşlerini paylaşan ve siyasi olarak oldukça önemli bir deneyime sahip olan eski Kültür Bakanı Ercan Karakaş, aynı hassasiyete dikkat çekti. Daha önce SHP’de yer alan, iki dönem bakanlık yapan, Alman Sosyal Demokrat Partisi’nde 10 yıl görev almış ve kısa süre öncesine kadar CHP Genel Başkan Yardımcılığı gibi görevler üstlenen Karakaş, iktidarın öteden beri, “düşmanlaştırma” politikası yürüttüğünü ve stratejisini bunun üzerine kurduğunu belirtti.

    “MUHALEFET İKTİDARIN TUZAĞINA DÜŞMEMELİ”

    İktidarın aynı zamanda düşmanlaştırdığı kesimleri bir birine karşıya getirmeye çalıştığını vurgulaya Karakaş, “Özellikle muhalefetin bu oyuna gelmemesi lazım. Bu referandum sürecinde de iktidarın yaptığı değişiklikler savunulacak şeyler değil. ABD’de de tek adamın neye yol açtığını görüyoruz. İçerik olarak söylem olarak çok zayıf oldukları için öteden beri düşman gördükleri bu partileri düşmanlaştırmaya ve karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Muhalefet partilerinin bu konuda uyanık ve dikkatli olması gerekiyor” dedi.

    “HERKES KENDİ ÇALIŞMASINI YÜRÜTECEK”

    Halen Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) Onur Başkanlığı’nı yürüten Karakaş, nasıl bir “Hayır” çalışmanın yürütülmesi gerektiğine ilişkin de, şunları dile getirdi:

    “Çok farklı kesimler bu referandumda ‘Hayır’ diyecek. Getirilen şey tek adam rejimi. Bu yüzden toplumun geniş bir kesimi karşı çıkıyor. ‘Hayır’ diyen herkesim, kendilerinin etkili olduğu alanlarda kampanya yürütmemeliler. Kampanya süresince bilgi alış verişinde bulunmalılar. Bu çalışmayı yürütecek STK’ler desteklenmeli. Bütün ‘Hayır’ diyen kesimlerin çalışmalarını bir şekilde koordine etmek de belki gerekecek. Sol parti açıklamasını okuduk, ‘herkes etkili olduğu alanda çalışmaya yoğunlaşmalı. Herkesime hitap etmeliyiz’ diyorlar bunu destekliyorum.

    Sendikacılar, sanatçılar ‘hitap ettiğimiz kesimlere gideceğiz’ diyorlar. CHP, HDP, Saadet Partisi, sol sosyalist partiler… Bunlar geniş bir alana yayılabilir. HDP’nin çok etkili olacağı alanlar var.

    SONUÇ HAYIR’LI OLACAK 

    Bu düzenleme iyi anlatılabilirse sonuçta ‘Hayır’ çıkacaktır. Yüz yıldır bir parlamenter sistem var eksikleri de var. Eğer insan hakları ve özgürlüklere dayalı katılımcı bir sistem istiyorsak, bunun yolu getirilen değişiklikten geçmiyor.

    Doğrudan Cumhurbaşkanı çalışmalara katılacak. Buna karşı çıkmak lazım. Cumhurbaşkanı tarafsızdır bunu talep etme hakkımız var. Devlet imkanları ile çalışma yapmasına karşı çıkmak lazım. Hayati bir mesele var, Türkiye’de. Özgürlük diyen eşitlik diyen kesimin buna yoğunlaşması lazım. Farklılıklar var, var olduğu kadarıyla demokrasinin geriletilmesini görüyorsak, buna karşı çıkmamız lazım.

    DEMOKRASİ BİR GÖREV OLARAK ÖNÜMÜZDE DURUYOR

    ‘Hayır’ oyu çıktıktan sonra bu ‘Hayır’ diyen kesimlerin bir araya gelerek, demokrasi sorunlarını masaya yatırması lazım. Şimdiye kadar uyguladığımız demokrasi yarım bir demokrasi, sorunlara yoğunlaşılması lazım.

    HAYIR’DAN SONRA KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEMİZ LAZIM

    Kürt sorununda uluslararası sözleşmeler var, dil kültür konusunda bir takım yeni girişimlere ihtiyaç var. Barış bizim için bir hedef olması gerekiyor. Barış ve demokrasi hayati meseleler. Bunlar birer değerdir ve bunu hem şimdi hem de daha sonra savunmamız gerekiyor.”

  • ‘Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için HAYIR’

    ‘Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için HAYIR’

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şube Başkanı Ali Üngörmüş, referandumda hayır diyeceklerini ve nedenlerini sosyal paylaşım sitesi Facebook sayfasından  yazdı. 

    Üngörmüş, “Ülkenin olduğu gibi çocuklarımızın da geleceği için oy kullanacağız, herkes elini taşın altına koymak zorunda” diyerek, herkesin oy kullanması gerektiğine işaret etti.

    “Tek adam rejimine hayır” diyen Üngörmüş “Yeni anayasa yazmış, koymuşlar önümüze. Benim EVET demem için yasayı bana anlatması gerekiyor. Anlatmıyor ve neden HAYIR dediğini anlat diyor bana” ifadesini kullanarak HAYIR deme gerekçelerini madde madde sıraladı:

    Madde 1 = Başkan ve yardımcıları için TÜRK olma şartı yok. (İsterse Mısır da idam cezası yiyen Mursi bile başkan yardımcısı olabilecek.)

    Madde 2 = Yeni başkan kendisine çok sayıda başkan yardımcısı atayacak ve bu yardımcılar, ilkokul mezunu olabilecek, 18 yaşında tecrübesiz olabilecek, yemin etmeyecek, başkan isterse, devlet tecrübesi olmayan oğlunu yada kızını, akrabalarını oraya atayabilecek. Yetki sınırlaması da yok…

    Madde 3 = Kendisini yargılayacak yargıçları kendisi seçecek, isterse görevden alabilecek. Vali, kaymakam ve genel müdürüne kadar hepsini tek başına, bir imza ile atayıp, görevden alabilecek. Meclis dışından bakan atayabilecek. Bu bakanlar da aranan bir kriter yok.

    Madde 4 = Başkan veya yardımcıları, eleştiren muhalif gazete ve televizyon kanallarını mahkemeye verecek. Yargıç hükümet aleyhine karar alırsa, hükümet düşmanı, Fetö’cü ilan edilme korkusu yaşayacağından hukuka uygun kararlar alamayacak.

    Madde 5 = Meclis iradesi ortadan kalkacak, herşey tek kişinin emri ile yapılacak, Başkan hukuk dışı bir şey yaparsa, yargılanması için 400 milletvekili imzası ve kararı gerekiyor. Milletvekili çoğunluğu başkan’ın partisinde olduğu için böyle bir imza toplanması mümkün olmayacak. Hadi 400 Mmilletvekili  imzası toplandı diyelim. Bu defa başkan kendisini yüce divana gönderen Meclisi derhal fesih etme yetkisini kullanacak ve seçime gidecek. Yeni seçimde, kendisini yüce divana götürmeyecek milletvekillerini seçtirecek. Kendisini yüce divana gönderen milletvekillerini sürüm sürüm süründürecek. Bunlar tek adam rejimidir. Bizim ”HAYIR” dememiz için fazlasıyla yeterli… (N.M)

  • DAD Avcılar dayanışma gecesinde ‘HAYIR’ denildi-VİDEO

    DAD Avcılar dayanışma gecesinde ‘HAYIR’ denildi-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri Avcılar Şubesi’nin önceki akşam düzenlediği dayanışma gecesi çok sayıda Alevi kurum temsilcisi, Alevi piri ve sanatçının yanı sıra siyasi parti temsilcileri katıldı. Adeta ‘Hayır’ kampanyası startına dönüşen geceye Alevi toplumunun ilgisi yoğundu.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Avcılar Şubesi’nin geçtiğimiz pazar günü düzenlediği geceye HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, İkitelli Cemevi yönetimi, Gürpınar Cemevi yönetimi, Tv 10 Yönetimi, Pir Haber Ajansı çalışanları ve Yönetimi, DAD İstanbul İl Eş Başkanı Bülent Felekoğlu, ABF Örgütlenmeden sorumlu genel sekreteri ve Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz katıldı.

    Sunuculuğunu Dost Berbati ve Türkan Konak’ın yaptığı gecede, sanatçılar Dıle Munzur, Kibar Aslan, Vedat Baran, Mehmet Ekici, Cihan Çelik, Berfin Demir ve Tolga Sağ söyledikleri türkü, deyiş ve halaylarla halkı coşturdular.

    Etkinlik Baba Mansur Ocağı Piri Mahir Şahin ve Ana Fazile Ersever’in verdiği gülbeng ile başladı.

    Haberin Videosu

    Gülbengin ardından DAD Avcılar Şubesi Eş Başkanı Özgür Bulan kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında henüz yeni kurulan bir şube olmalarına rağmen, hızlı bir şekilde büyümeye ve yollarına devam etmeye çalıştıklarını ifade eden Bulan, “Asimilasyonlar sonucu Aleviliğin Şialaşmaya başladığı, ocak kültürümüzü, dedelerimizi, taliplerimizi unutmaya başladığımız bir dönemde DAD Alevilikte üçüncü bir çıkış yolu olarak tekrar özüne dönme yolu ve gayreti içerisinde bu yola revan oldu. Biz mazlumlardan yanayız. Hınzır Paşalara karşıyız. Yolumuz Seyit Rıza’nın yoludur. Yolumuz Pir Sultan’ın yoludur. Yolumuz zulme karşı direnen Hüseyin’in yoludur’’ dedi.

    “HAYIR’I GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DİLLENDİRMELİYİZ’’

    Konuşmasında referanduma değinen Bulan Alevi kitlesinden bir şüphesi olmadığını, hep birlikte güçlü bir şekilde ‘HAYIR’ diyeceklerini belirtti.

    Haberin Videosu

    Ayrıca Hızır orucunun yaklaştığını da belirten Bulan, Hızır ayında çeşitli etkinliklerle birlikte, Şubat ayının ikinci haftasında Garipdede Türbesi’nde Hızır Cemi yapacaklarını da söyledi.

    “HAKİKAT İLE DİRENENLERE AŞK OLSUN”

    Bulan’ın ardından DAD İstanbul il Eş Başkanı Bülent Felekoğlu konuşma yaptı. Felekoğlu konuşmasında içerisinde bulunduğumuz sürece vurgu yaparak, “Zor zamanlardan geçiyoruz. Firavuni zihniyetlerin kendi iktidarını kurmayı amaçladıkları zamanlardan geçiyoruz. Zulmat içerisinde olana aşkla direnme günlerinden geçiyoruz. Bin bir hileyle bir başkanlık arzusuyla topraklarımız bir kan deryasına dönüştürülmek isteniyor. Hukukun ve adaletin olmadığı bir zamandan geçiyoruz. Bu yolda hakikat ile direnenlere aşk olsun’’ değerlendirmesinde bulundu.

    Haberin Veideosu

    “7 HAZİRAN’DA BU KADAR DERİN BİR YENİLGİ YAŞATAN NEYDİ?”

    Gecede konuşma yapan HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit 7 Haziran’dan bu yana yaşananlara dikkat çekerek AKP’nin 7 Haziran’da derin bir yenilgi yaşadığını ve bu yenilgiyi hazmedemediğini vurguladı. Koçyiğit şunları söyledi: ‘’7 Haziran’da bizlerin yani başta Alevilerin, Kürtlerin, kadınların, LGBTİ’lilerin, bu ülkenin Ermenilerinin, Lazlarının, Çerkezlerinin yani bir bütün toplumda yok sayılanların yan yana gelerek aslında nasıl bir güç olduklarını, bu ülkenin düzenini nasıl değiştirdiklerini ve AKP iktidarını nasıl sarstığını gördük.’’

    Koçyiğit, ayrıca bugün önümüze getirilen referandumun şu ana kadar öyle ya da böyle bu düzenden olumsuz etkilenen herkese karşı zulmün artırılacağının habercisi olduğunu belirtti.

     ‘’MODERN YEZİTLER İŞ BAŞINDA’’

    1 Kasım seçimlerine giderken yaşanılan olaylara da değinen Koçyiğit “Nasıl ki Yezit Hz. Hüseyin’i katletmekten geri durmadıysa bugün de aslında bizleri kendi sarayları, saltanatları, mevkileri ve iktidarları için katletmek dahil her yönteme başvurmaya hazır bir iktidarla karşı karşıyayız. Bunu 7 Haziran’dan sonra 1 Kasım seçimlerine giderken gördük. Ama biz Aleviler şunu çok iyi biliyoruz Yezitlere boyun eğilmez, direnilir’’ dedi.

    ‘’ÇOCUKLARIMIZI SELEFİ EĞİTİM SİSTEMİYLE YETİŞTİRECEKLER’’

    Konuşmasında eğitim sistemine de değinen Koçyiğit, mevcut sistemin Alevileri yok saydığını belirterek, ‘’Bugün kendi çocuğuna kendi inancını aktaramayacak bir pozisyona gelmişiz. Çünkü bizi asimile ettiler. Daha çok etmek istiyorlar. Eğer bu referandum geçerse anaokulundan başlayarak bizim çocuklarımızı şeriatçı, selefi bir eğitim sistemiyle yetiştirecekler. Buna geçit vermemek her bir Alevinin, barışseverin, özgürlükçünün görevi ve ödevidir’’ diye konuştu.

    Koçyiğit ayrıca referanduma ilişkin de şunları söyledi: Bu referandum sürecini bir seferberlik ruhuyla çalışarak avantaja çevirebiliriz. 7 Haziran’da yaşattığımız yenilgiyi bir kez daha yaşatacak gücümüz de var, bunu örgütleyecek umudumuz da var.

    Haberin Videosu

    ‘’SÖMÜRÜ VE İNKÂR DIŞINDA VERECEKLERİ BİR ŞEY YOK’’

    Gecede konuşma yapan HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş siyasal sürecin ağırlığına vurgu yaptı. Hükümetin demokratik örgütlerin gücünü zayıflatmayı amaçladığını söyleyen Ataş, “Bu tekçi zihniyet iktidardan gitmediği sürece ne Alevilere ne demokratlara ne de sosyalistlere rahat yüzü yoktur. Daha fazla baskı, daha fazla sömürü daha fazla inkâr dışında bunların bize vereceği bir şey yoktur’’ dedi.

    “HAYIR’I BİRLEŞTİRMEK GEREK”

    Ataş, referanduma ilişkin de şunları söyledi: bu referandum süreci referandumdan önce ve referandumdan sonraki süreç biçiminde ele alınabilecek bir öneme sahiptir. Parçalı olan ‘Hayır’ı birleştirmemiz gerekiyor. Biz “Hayır’ın haklı ve güçlü olduğuna inanıyoruz.

    Haberin Videosu

    Geceye katılan ABF Örgütlenmeden Sorumlu Genel Sekreter Zeynel Odabaş ABF’nin çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi. Odabaş, ‘’Bizleri asimile eden, bizleri katleden ve yok sayan bu zihniyetin karşısında devletin Alevisi olmamak için dedelerimizden, pirlerimizden, analarımızdan, babalardan ve bütün ABF bileşenlerinden oluşan Büyük Pirler Meclisi’ni oluşturuyoruz.’’dedi.

    Haberin Videosu

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, ‘’Bütün ezilenlerin darp edildiği, yoksulların ötekileştirildiği şu süreçte inadına halay çekeceğiz, inadına horon tepeceğiz, inadına zeybek oynayacağız, inadına güleceğiz. Hiçbir zaman bizi durduramayacaklar ve susturamayacaklar” dedi.

    Haberin Videosu

    “ALEVİLERİ TERBİYE ETMEYE ÇALIŞIYOR”

    Erenler Eğitim Kültür Vakfı Genel Sekreteri Selçuk Yavuz, devletin Alevileri dayatmalarla terbiye edip kendine benzetmeye çalıştığını vurgulayarak, ‘’Bizim bir kültürümüz, yaşam tarzımız var. Biz inandığımız şekilde yaşayacağız. Kimse bizi terbiye etmeye, bize yön vermeye çalışmasın.’’ dedi.

    Yavuz ayrıca konuşmasında Numan Kurtulmuş’un ‘’Referandumda ‘EVET’ çıkarsa terör biter’’ açıklamasına vurgu yaparak ‘’Referandum ile ‘Kırk katır mı kırk satır mı’ dayatması yapılıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bu ülkenin ezilen halkları olarak inandığımız şekilde tavrımızı koruyacağız.’’ Şeklinde ifade etti.

    Haberin Videosu

    Gecede sahne alan bütün sanatçılar kısa değerlendirmelerde bulunarak referandum sürecinde bizi bekleyen tehlikeye karşı duyarlı olma çağrısında bulundular ve herkesi ‘HAYIR’ kampanyasına destek sunmaya çağırdılar.

    Suay Abak/İSTANBUL

     

  • Sanat cephesinde ‘Hayır’lar çoğalıyor

    Sanat cephesinde ‘Hayır’lar çoğalıyor

    Sanat camiasında bilinen kesimler arasında ‘Hayır’ cephesi giderek genişliyor. Rockçı Hayko Cepkin, oyuncular Erdal Beşikçioğlu ve Tilbe Saran referandumda “Hayır” diyeceklerini açıkladı.

    Hayko Cepkin, oyunu Twitter adresinden açıklayarak, şu ifadeleri kullandı: “Bu ne lan sadece futbolcularla popçuların farklı bir boyuta geçeceği bir döneme mi gireceğiz. Paso bunların videoları dolaşıyor.)#Hayır”

    BEŞİKÇİOĞLU: ARTIK SON SÖZ HALKIN YANİ BİZİM

    Anayasa değişiklik referandumunda “Hayır” oyu kullanacağını belirten oyuncu Erdal Beşikçioğlu da, “Dünyanın en güzel rejimi Cumhuriyet varken başka bir rejim düşünülemez. Artık son söz halkın yani bizimdir. Ülkemizin geleceği için, çocuklarımızın geleceği için karar bizim. Bu iş parti meselesi değil. İyi düşün Türkiye” dedi. Instagram hesabından bir piyesi Arda Turan’ı etiketleyerek paylaşan Beşikçioğlu’nun piyesinin sözleri ise şöyle: “Şeytan sözcüklerin dizilişinde gizli. Ne konular, ne insanlar, ne de istekler suçlu. Çünkü sözcükler sıralanırken şeytan yanlarına sokulur. Sonra söylendikleri an, kanlı bir bıçak gibi saplanırlar insanın yüreğine. Hayırda evet mi suçlu, yoksa evette hayır mı suçlu? Düşünün bunu!”

    SARAN: DEMOKRASİ İÇİN ‘HAYIR’ DİYORUM

    Referandum oyunu video çekerek açıklayan oyuncu Tilbe Saran ise, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda “Hayır” oyu kullanacağını açıkladı. Saran, “Yeni anayasaya ‘hayır’ diyorum. Çünkü seçtiğim milletvekilleri kanalıyla yönetime katılma hakkımı tek kişiye devretmeye kim olursa olsun ‘hayır’ diyorum. Adaleti tek kişinin idaresine bırakmaya ‘hayır’ diyorum. Ülkemin güvenlik, eğitim, sağlık, politikalarını tek kişiye bırakmaya ‘hayır’ diyorum. Özgürlükler ve demokrasi için çoğulcu katılım için ‘hayır’ diyorum” dedi.

  • Barış Atay’dan Rıdvan Dilmen’e  ” Tartışmaya varmısın?”

    Barış Atay’dan Rıdvan Dilmen’e ” Tartışmaya varmısın?”

    PİRHA-Oyuncu Barış Atay,eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen’e yeni bir teklif sunarak, “Tartışmaya var mısın?” diye sordu.

    Sosyal medyada ‘Referanduma evet’ kampanyası başlatan eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen’e oyuncu Barış Atay yeni bir teklif sunarak, “Yeni anayasa tekliflerini tartışmaya var mısın?” diye sordu.

    Atay, ilk önce bu kampanyaya katılanlara, “Mesajınızı aldık, almaz olaydık” diyerek videolu yanıt verdi. Sonrasında ise Hukukçu Kerem Altınparmak’ın teklifini Rıdvan Dilmen’e iletti..

    Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yrd. Doç Altınparmak, “Rıdvan Dilmen’e üniversitede incelediği anayasa hükümlerini anlatma fırsatı versek, gelir mi acaba? Mahalle baskısı olmadan tartışırız” sorusunu yöneltti.

    my/

  • Harun Tekin ve Funda Eryiğit de ‘Hayır’ dedi

    Harun Tekin ve Funda Eryiğit de ‘Hayır’ dedi

    ‘Başkanlığı da içeren Anayasa değişikliği referandumuna ilişkin sanatçılardan ‘Hayır’ açıklamaları gelmeye devam ediyor. Mor ve Ötesi’nin solisti Harun Tekin ile sinema sanatçısı oyuncu Funda Eryiğit de sosyal medyadan anayasa referandumunda ‘Hayır’ oyu kullanacaklarını duyurdu.

    Sanatçı Meltem Cumbul’un ‘Başkanlığı’ da içeren Anayasa değişikliği referandumuna ilişkin sosyal medyadan yaptığı “Hayır” açıklamasının ardından birçok sanatçı da sosyal medyadan anayasa referandumunda ‘Hayır’ oyu kullanacaklarını duyurmaya başladı.

    Harun Tekin Twitter adresinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

     

    “Hakikaten bir soru sorulduysa, cevap hakikaten halktan bekleniyorsa ve çıkacak sonuç herkes için kritikse, özgürce tartışabilmek ilk şarttır. Derdi gerçekten daha adil, daha iyi yönetilen ve daha huzurlu bir ülke olan herkes, bu teklifin özgürce tartışılmasına destek vermelidir. Değişiklik teklifi dikkatlice okunursa, bu teklifin iktidarı, muhalefetiyle herkes için büyük tuzaklar içerdiği açıkça görülür. Özetle: aceleyle getirildi, itirazlar hiç dikkate alınmadı. Kim olduğu hiç fark etmez, bir kişiye bu kadar güç ve yetki verilmemeli. Hayır.”

    Sinema sanatçısı Funda Eryiğit de adalet vurgusu yaptığı paylaşımlarında şunları yazdı:

    “Nefretin dilinden kurtulduğumuz, kutuplaştırılmadığımız, birbirimize gülümseyebildiğimiz günlerin umuduyla #hayır. Haksızlığa uğradığımızda tarafsız mahkemelerde hak arayabilmemiz, hesap sorabilmemiz umuduyla #hayır. Devletten korkmadığımız, hepimizin güvende hissettiği bir ülke umuduyla #hayır. İşi rast gitsin diye kimsenin parti tutmak zorunda bırakılmadığı günler için #hayır. Yarınlarımızı tek bir kişinin kelamıyla değil, birlikte kurduğumuz demokrasi umuduyla #hayır. Her birimizin fikirlerini özgürce ifade edebilmesi için #hayır. Birlikte ayrıştırılmadan, eşit ve kardeşçe yaşayabileceğimizin umudu ile #hayır.”

  • Zülfü Livaneli: Zulüm ile ayakta durana ‘Evet’ demem

    Zülfü Livaneli: Zulüm ile ayakta durana ‘Evet’ demem

    Zülfü Livaneli: Devlet zulüm ile değil adl (adalet) ile ayakta durur. Bunun dışındaki bir anlayışa evet demem mümkün değil.

    Sanatçı Zülfü Livaneli, 20 yıl önce Milliyet gazetesinde yayımlanan başkanlık sistemiyle ilgili yazısının sosyal medyada dolaşıma girmesi üzerine açıklama yaparak, ” ‘Devlet zulüm ile değil adl (adalet) ile ayakta durur.’ Bunun dışındaki bir anlayışa evet demem mümkün değil” dedi.

    Türkiye’de müziğiyle damga vuran, kitapları farklı dillere çevrilen Zülfü Livaneli, 20 yıl önce Milliyet gazetesinde yayımlanan başkanlık sistemiyle ilgili yazısının sosyal medyada dolaşıma sokulması üzerine açıklama yaptı:  “Yazımı, sanki gizli saklı bir şeymiş gibi ‘ortaya çıktı’ diyerek tedavüle sokmuşlar”

    Milliyet’teki yazısında başkanlık sistemini tarif ettikten sonra “Böyle bir sistem bana bugünkünden çok daha doğru görünüyor, ne dersiniz?” diye soran Livaneli, bugün yayımladığı açıklamasında “Güçler ayrılığına, yargı bağımsızlığına, denge ve denetimin tam uygulandığı bir demokratik sisteme dayanan başkanlık ile bugün önerilen her yetkiyi tek kişinin eline verme modelinin aynı olması mümkün mü? Elbette HAYIR” diye yazdı.

  • Meltem Cumbul neden ‘HAYIR’ dediğini, 11 madde ile anlattı

    Meltem Cumbul neden ‘HAYIR’ dediğini, 11 madde ile anlattı

    Oyuncular Sendikası Başkanı Sanatçı Meltem Cumbul Aydınlık bir Türkiye için Anayasa değişikliğine neden Hayır dediğini maddelerle anlattı.

    İşte Cumbul’un sosyal medya hesabından paylaştığı 11 madde:

    1-#HAYIR demezseniz ne olacak? Tek adam her şey olacak.Başkan seçilecek kişi hem hükümet, hem Meclis, hem de mahkeme olacak.

    2-#HAYIR demezseniz ne olacak? Başkan olan kişi aynı zamanda bir partinin genel başkanı olacak. Ve senin hiç oy vermediğin bir parti olacak.

    3-#HAYIR demezseniz ne olacak? Seçtiğin milletvekillerinin hiçbir hükmü kalmayacak. Sözünü kimse dinlemeyecek.

    4-#HAYIR demezseniz ne olacak? Başbakan olmayacak.Bakanlar sadece Başkana karşı sorumlu olacak,Meclise karşı sorumlu olmayacak.

    5-#HAYIR demezseniz ne olacak? Seçtiğin milletvekillerinin hiçbir hükmü kalmayacak.Sözünü kimse dinlemeyecek.

    6-#HAYIR demezseniz ne olacak? Başkan kendini ve bakanlarını mahkemeye çıkarma girişiminde bulunan meclisi fesih edebilecek.

    7-#HAYIR demezseniz ne olacak? Asgari ücreti,maaşları,işçi memur alımlarını,dernek,sendika kurulma ve kapatılmasını tek adam belirleyecek.

    8-#HAYIR demezseniz ne olacak?Devlet parti devleti olacak. Başkan senin partinden değilse devlet kapısında yerin olmayacak.

    9-#HAYIR demezseniz ne olacak? Başkan isterse devlet kurumlarını bölgelere ayırarak ülkenin bölünmesine neden olabilecek.

    10#HAYIR demezseniz ne olacak? Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girecek. Buraların hepsi “Başkanın Partisine” göre düzenlenecek.

    11-#HAYIR demezseniz ne olacak?Ekonomi tek adamın keyfine göre vereceği kararlara kurban edilecek.Kriz, iflaslar, işsizlik ve yoksulluk..

  • TKP’lilere ‘Hayır’ demek yasak

    TKP’lilere ‘Hayır’ demek yasak

    Amasya’da Yeşilırmak kenarında Yalıboyu’da üzerinde TKP’li bir grup genç, anayasa değişikliğine ilişkin referandum için “Yetmese de hayır”, “Yeter”, “Devlet değil gericiliğin arka bahçesi” yazılı bildiri dağıtmak istedi.

    Terörle mücadele ve sivil polisler gençlerin etrafını sararak bu bildirinin dağıtılamayacağını bildirdi. Polisler, ayrıca “Amasya’nın küçük bir il olduğunu, bazı kişilerin saldırıda bulunabileceğini, bildiri dağıtmalarının tehlikeli olabileceğini” de söyledi.

    TKP’li gençler polisin tuttuğu tutanağı imzaladıktan sonra bildiri dağıtmaya son vererek bölgeden ayrıldı. Gençlerden Attilla Aktaş, TKP’nin de seçimlere giren legal bir parti olduğunu, yaşanan durumun demokrasiye aykırı olduğunu belirtti.

    Aktaş “Polisler, ‘Olay infial yaratmasın, can güvenliğinizi tehlikeyle atmamak için bildiri dağıtmanıza izin vermiyoruz’ dediler. Savcı da bildiri dağıtılmasına son verilmesini aksi halde cezai işlem uygulanacağını söyledi. Demokratik bir ülkede olsaydık, bu bildiriyi rahatlıkla dağıtırdık” diye konuştu.

     

     

  • ‘Mesajı aldık, faşizme ‘Hayır’ diyoruz’

    ‘Mesajı aldık, faşizme ‘Hayır’ diyoruz’

    Oyuncu Barış Atay, “başkanlık” referandumu için sosyal medyada  “evet” kampanyası başlatan bazı futbolculara videoyla yanıt verdi. Atay, “Mesajınızı aldık, faşizme diktatörlüğe karşı biz ‘hayır’ diyoruz” dedi. 

    ‘Başkanlığı’ içeren Anayasa değişikliği referandumuna ilişkin eski futbolcu Rıdvan Dilmen tarafından sosyal medyada videolarla “evet” kampanyası başlatıldı. Arda Turan ve Burak Yılmaz gibi futbolcuların da destek verdiği kampanyaya kamuoyunda ise tepkiler geldi.

    Tiyatro oyuncusu Barış Atay da sosyal medyada bir video yayınlayarak, futbolcuların kampanyasına yanıt verdi.

    Atay, videoda şöyle konuştu:

    “Rıdvan Hoca, Arda, Burak. Mesajınızı aldık. Almaz olaydık ama aldık. E biz ‘hayır’ diyoruz. Tek adama, faşizme, diktatörlüğe karşı. Bir gün devran dönecek. O zaman biz de reddedemeyeceğiniz bir teklif sunacağız.”

    Yok be şaka. Hiçbir teklif sunmayacağız. Muhatap almayacağız sizi.

    Video şöyle:

  • İnce: CHP dokunulmazlıkları kaldırarak hata yaptı

    İnce: CHP dokunulmazlıkları kaldırarak hata yaptı

    CHP milletvekilli Muharrem İnce, CHP’nin dokunulmazlıkların kaldırılmasında büyük hata yaptığını belirterek, Bugün HDP’liler içeride. Yarın CHP’liler içeride olacak” dedi.  İnce ayrıca, referandumdan “Hayır” çıkacağına inandığını da söyledi.   

    CHP Yalova Milletvekilli ve eski genel başkan adaylarından Muharrem İnce, CHP yönetimine dokunulmazlıklar eleştirisinde bulundu. Sözcü Gazetesi’ne konuşan İnce, anayasa değişikliğinin Meclis’ten geçmesine işaret ederek, “Bu süreçte ikinci büyük yanlış da dokunulmazlıklar konusunda CHP’nin tavrı oldu. Ben ‘hayır’ oyu verdim dokunulmazlıkların kaldırılmasına. CHP yönetimi ise burada bir taktik hata yaptı. Böyle bir ortamda, böyle bir iktidar varken, diz çökmüş bir yargı varken, dokunulmazlıkları nasıl kaldırırsın? Bugün HDP’liler içeride. Yarın CHP’liler içeride olacak. Bakın Enis Berberoğlu ile Tuğrul Türkeş aynı şeyi söyledi. Biri müebbetle yargılanıyor, biri başbakan yardımcısı” dedi.

    ”CHP YANLIŞ YAPTI”

    2010 referandumunda HDP’nin AKP’nin gizli ortağı olduğunu savunan İnce, şunları aktardı: “AKP’nin bu dönemde iki ortağı vardı. Biri FETÖ diğeri de yetmez ama evetçilerdi. Yargı 2010 referandumunda FETÖ’ye teslim edildi. Bu süreçte ikinci büyük yanlış da dokunulmazlıklar konusunda CHP’nin tavrı oldu. Ben ‘hayır’ oyu verdim dokunulmazlıkların kaldırılmasına.”

    BAHÇELİ YA ZENGİN EDİLMİŞ YA DA TEHDİT EDİLMİŞ

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tutumunu da değerlendiren İnce, “Bir insanın böylesine bir U dönüşü yapabilmesi için bir tehdit edilmiş olması lazım. iki zengin edilmiş olması lazım. Üç ilkesiz olması lazım. Dört bilemediğimiz bir sebebinin olması lazım. Başka hiçbir şey olamaz. Vatanın, milletin birliği, bütünlüğü için yapıyormuş bunu. Neymiş o birlik bütünlük, bir anlatsın bakalım” şeklinde sert eleştirilerde bulundu.

    “AÇIK OY KULLANAN VE KAVGACI VEKİLLER  FETÖ’CÜ”

    İnce, Meclis’te açık oy kullanılmasını da eleştirerek, yurttaşların bile açık oy kullanamadığının altını çizerek, şöyle devam etti: “Bir yurttaşımız, bir okula oy kullanmaya gittiğinde açıkta oy kullanabilir mi? Kullanamaz. Bir kere sandık görevlisi buna müsaade etmez. Ama Meclis’te en ilkel yöntemle oy kullanılıyor.” Kullandıkları oyları gösteren vekilleri “FETÖ’cü olmakla suçlayan” İnce, “Buradan Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; FETÖ’cü arıyorsan açıktan oy kullanan ve kavga edip kendini ispatlama derdine düşen AKP’lilerin hepsi FETÖ’cüdür. Bu kadar basit” diye konuştu. MHP’li milletvekillerinin kullanılan oy pullarını topladığının altını çizen İnce, “MHP’li bir milletvekili pul topladı orada. Herkesten pul topladı. Böyle bir şey olabilir mi? Bu bir milletvekiline yapılabilecek en büyük hakarettir, aşağılamaktır. O pulu verenler, şimdi hiç utanmadan gidip, bu milletin maaşını alacaklar” dedi.

    TEKBAŞ SİSTEMİ OLSUN

    Anayasa değişikliğinin Meclis’e sunulmasını değerlendiren İnce, düzenlemenin yargıdan dönmesine ihtimal vermediğini ve bunu da “Yargının teslim olmasına” bağlayan İnce, getirilen sisteme “TEKBAŞ sistemi” denilmesini istedi. İnce referandumdan “Hayır” çıkacağına inandığını söyledi.

  • Meltem Cumbul: Aydınlık bir Türkiye için #HAYIR

    Meltem Cumbul: Aydınlık bir Türkiye için #HAYIR

    Oyuncular Sendikası Başkanı Meltem Cumbul, Anayasa değişikliği referandumuna ‘Hayır’ diyeceğini açıkladı.

    ‘Başkanlığı’ içeren Anayasa değişikliği referandumunda sanatçılar görüşlerini sosyal medyadan ilan etmeye başladı.

    Bu isimlerden biri de ünlü oyuncu Meltem Cumbul oldu.

    Aynı zamanda Oyuncular Sendikası Başkanı olan Meltem Cumbul, Twitter hesabından, ‘Hayır’ diyeceğini açıkladı.

     

  • Kılıçdaroğlu’ndan Kurtulmuş’a sert tepki

    Kılıçdaroğlu’ndan Kurtulmuş’a sert tepki

    PİRHA- Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un “Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa terörün sesi kesilir” sözlerini CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan tepki geldi. Kılıçdaroğlu, Kurtulmuş’un sözlerini ‘teröre desteğin itirafı’ olarak yorumladı.

    Gazeteci – yazar Uğur Mumcu’nun 24. ölüm yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anmaya katılan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, törenin ardından açıklama yaparak, Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş’un Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa terörün sesi kesilir açıklamasının talihsiz bir itiraf anlamına geldiğini belirtti.

    Kılıçdaroğlu,Bu, ‘Şu anda terörü biz destekliyoruzun itirafıdır. Yani sürekli terörü besliyoruz, terör örgütlerine göz yumuyoruz. İnsanlar ölüyor, insanlar katlediliyor. ‘Eğer bizi seçerseniz, başkanlık rejimini, tek adam rejimini getirirseniz terör bitecek’ anlamına geliyor. Bu itiraftır. Bu çok talihsiz bir itiraftır. Eğer gerçekten olay böyleyse bugünkü terörün kaynağı bu hükümettir” ifadelerini kulandı.

    Kurtulmuş’tan bu açıklamayı duyduğu için ‘çok üzgün olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Böyle bir açıklamayı asla duymak istemezdim. Numan Kurtulmuş gibi birisinin kalkıp, bu itirafı 80 milyonun önünde yapmış olması son derece hazin ve utanç vericidir” dedi.  (M.Y)

  • İstanbul Okmeydanı ”HAYIR” diyor – VİDEO

    İstanbul Okmeydanı ”HAYIR” diyor – VİDEO

    PİRHA – Sokağa Anayasa referandumunu sorduk. Okmeydanı halkı ”HAYIR” dedi.

    Partili cumhurbaşkanlığını içeren anayasa teklifinin meclisteki iki tur oylamada da geçmesi üzerine sosyal medyada ”HAYIR” kampanyası başlatıldı.

    Başlatılan ”HAYIR” kampanyası eyleme dönüştürülerek bir çok ilde sokağa çıkılmıştı. Biz de PİRHA olarak sokaktaki halka referandumu sorduk. Kimileri ”HAYIR” dedi, kimileri evet, kimileriyse kararsız. Bakalım halk gerçekten ne istiyor?

    İsmet Sefer-Suay Abak/İSTANBUL

    Haberin videosu

  • ‘Herkes kendi ‘Hayır’ını kendi cephesinden söylemeli’

    ‘Herkes kendi ‘Hayır’ını kendi cephesinden söylemeli’

    HDP‘li kadın milletvekilleri, dün Anayasa görüşmelerinin sürdüğü saatlerde kendilerine kapalı olan televizyon yayınlarına alternatif olarak kendi yayınlarını gerçekleştirdi.

    Kadın milletvekilleri, Anayasa değişiklik teklifini resmi HDP Kadın Periscope hesabından yayınladı.

    HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu: Yapılması gereken şey çok basit aslında, bir kabine girilecek ve gizlice oy kullanılacak. Anayasa’ya uygun oy kullanma biçimi budur. Mesele bu değil tabii, mesele çoğunluk tahakkümü, rejim değişikliği, başkanlık rejimini getirmek.

    Bugün bizim 11 milletvekilimizin tutuklu olması nedeniyle yerimizde oturup oy kullanmadığımız, protesto ettiğimiz teklif aslında tekçi, erkek, militarist başkanlık sistemini getirme rejiminin teklifidir. Meclis’te şöyle bir tutum hakim: “Biz çoğunluğuz göstere göstere oy kullanırız, anayasayı tanımayız, hiçbir şeyi tanımayız. İhlal edersek de Sağlık Bakanı’nın dediği gibi, ‘sana ne ulan’ deriz.” Meclis’in düzeyi maalesef bu ve biz bunu protesto ediyoruz.

    HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya: Cahiliye döneminde yaptıkları helvadan putları acıkınca yiyenler gibi AKP’li vekillerin kendi koydukları kuralları gizli oylama sözleriyle nasıl bir demogojiye dönüştürdüklerine, anayasayı, ilkeleri nasıl yerle bir ettiklerine birkaç gündür şahit oluyoruz.

    Halkımız barışa, özgürlüğe, vicdana, umuda ve adalete dair geleceğimizi belirleyecek olan bu gündemi çok yakından takip etmelidir. Halkımızın sağduyusuna kesinlikle güveniyorum. Geleceğimize, barışımıza ve özgürlüğümüze birlikte sahip çıkmalıyız ve bu rezalete birlikte son vermeliyiz.

    HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir: Burada bir anayasa yapımından söz etmek mümkün değil. Demokratik ülkelerdeki anayasa yapım süreçlerindeki çoğulculukla, bu parlamentoda yapılanların zerre kadar alakası yok.

    Burada yapılmak istenen gizlice ve hızlı bir şekilde rejim değişikliğini amaçlayan anayasa değişikliğini bu Meclis’ten geçirmek. AKP’li vekiller halkın iradesini yok sayarak ve en önemlisi de halkı maniple ederek bir yasa geçirmeye çalışıyor.

    AKP zamanın gerisinde kalmıştır ve zamanı doğru yerden okumuyor. Ama AKP şunu iyi bilmelidir, zaman diktatörlerin zamanı değildir ve halk da diktatör istemiyor. Biz inanıyoruz ki, bu teklif Meclis’ten geçse bile halk güçlü bir şekilde ‘Hayır’ diyecektir.

    Çünkü bu coğrafyanın kaderi değildir tek adam rejimi. Biz devrimcilerle, kadınlarla, gençlerle tek adam rejimi inşası anayasasına ‘Hayır’ diyeceğiz.

    HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik: 11 Milletvekili arkadaşımız şu anda tutuklu. Bu parlamentonun 11 üyesinin tutsak olduğu bir ortamda anayasa tartışmalarının konuşulamayacağını, konuşulsa dahi bunun meşruluğunun olmayacağını halkımızın bilmesi gerekir.

    Şunu çok iyi bilmek gerekir, elimizdeki anayasa taslağı içinde bulunduğumuz kaotik ortama, ekonomik, sosyal hiçbir kronikleşmiş toplumsal soruna derman olabilecek bir taslak değildir. İçerisinde barış, özgürlük, insan hakları geçmeyen bir anayasa değişiklik teklifi bu…

    Tüm Türkiye halkları şunu istemeli; “Biz çoğulcu, demokratik ve laik bir Anayasa’yı yeniden inşa edebiliriz.”

    HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan: Meclis’te yanlış bir uygulama yürürlüğe konmaya çalışılıyor. AKP Türkiye’deki kadim halkları yok sayarak tek bir adamın rejimini inşa etmeye çalışıyor. Ama ne yazık ki tek tipleşen rejimin bir karşılığı yok ve kazanımları da olmayacaktır.

    İktidar kendisine rakip olarak gördüğü partimizi hedef alarak 11 milletvekilimizi rehin almıştır. AKP demokrasiden bahsediyorsa Eş Genel Başkanlarımızla birlikte tutuklu olan milletvekillerimizin de burada olup oy kullanması gerekirdi.

    Eş Genel Başkanlarımızın, milletvekillerimizin oy kullanamadığı, meşru olmayan bu anayasayı kabul etmiyoruz ve bu faşist anayasaya ‘Hayır’ diyoruz.

    HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat: Türkiye’nin sorunlarının çözüm yeri olması gereken Meclis tam tersine sorunların çözüldüğü yer değil, şiddetin uygulandığı bir yer haline gelmiştir.

    Türkiye halklarının sorunlarını çözecek şey önümüze anayasa olarak getirdikleri yasama, yürütme ve yargıyı tek elde toplayan bütün yetkileri cumhurbaşkanına devreden bir teklif.

    Vekillerin haksız, hukuksuz bir şekilde tutuklandığı bir döneme şimdi bir isim aranıyor. Biz demokratik siyaseti esas alan ve yüzyıl önce inkar edilen, yok sayılan halkların tanınması ve daha demokratik bir siyasetle yetkilerin genişletilmesini savunuyoruz.

    HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan: Kadınlardan, çocuklardan, gençlerden, farklı kimliklerden, bu ülkeyi var eden herkesten, bütün farklılıklardan kaçırılarak yapılan iktidarın iktidarlığını sürdürmek ve kalıcılaştırmak için yapmak istediği bir rejim değişikliği ile karşı karşıyayız. Her maddesi ayrı ayrı yeni bir rejimin dizayn edildiği bir değişiklik teklifidir.

    Bu aslında Türkiye’nin tüm kodlarının devlet yapılanmasıyla, yargı kültürüyle, yasama kültürüyle taban tabana zıt; sadece bir kişinin etrafında şekillenecek bir yönetim şeklidir. Biz buna diktatörlük rejimi diyoruz. Yani bu itaat edip rahat edeceklerin hazırladığı anayasadır.

    Bir anayasa neden yapılır, ne zaman yapılır. Şimdi bu soruların cevabı yok. OHAL koşullarında bir değişiklik teklifi yapıyorlar ve bunu tamamen kendi iktidarlarına hizmet edecek şekilde yapıyorlar. İçinde hiç kimsenin olmadığı bu anayasayı ve diktatörlüğü hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz. Çünkü topluma vaadimiz barıştır ve sonuna kadar ‘barış’ diyeceğiz.

    HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca: Yeni bir anayasa oluşturulurken bu anayasanın ülkede yaşayan bütün halkları temsil etmesi beklenir. Ancak bugün baktığımızda üzerine tartışılan anayasa sadece diktatöryal bir sistemin yürürlüğe girmesi için oluşturulmak istenen bir anayasadır.

    Bu anayasada ne farklı inançlara ilişkin haklar var, ne de bu ülkede yaşayan farklı kesimlerin sorunlarının çözümüne ilişkin haklar. Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan beri, 93 yıldır, “Tek dil, tek ırk, tek bayrak” zihniyeti ile yönetiliyor.

    Bugün de 93 yıldır Kürtlere karşı yürütülen inkâr ve imha politikası ile Mezopotamya ve Kürdistan’da yaşayan farklı halklara, dinlere inançlara diyorlar ki “Siz tek inanç, tek dil, tek bayrak ile tek parti çatısı altında yaşamaya mecbursunuz.”

    Şu an mecliste yaşanan bu kavga da esasında Türkiye siyasetinin bir fotoğrafıdır. Mecliste yaşanan bu kavga Türkiye’de yaşanan sorunların fotoğrafıdır. Yani bu hükümetin çözemediği toplumsal, siyasal ekonomik ve sosyal sorunların özetidir. Ben Ezidi bir kadın olarak kendimizi bu anayasada göremediğimizi belirtmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri bu ülkede biz inkâr ediliyoruz.

    Ezidilik bir inanç olarak bu ülkede kabul görmemiştir. Bir kez daha belirtmek isterim ki, bu anayasa farklı haklar için değil diktatöryal bir sistemdir. Bu nedenle sonuna kadar bu zihniyete karşı mücadelemizi yükselteceğiz! Biz içinde kadın renginin olmadığı, kadın ve gençlerin haklarının olmadığı, farklı halkların ve farklı inançların haklarının olmadığı; halkın kendini içerisinde bulmadığı bir anayasaya ‘Hayır’ diyoruz. Böyle bir anayasa olmaz.

    Dünya anayasa örneklerine baktığınızda bu anayasaların halkların hizmetinde olduğunu görürsünüz. Ancak burada anayasa sarayın hizmetine düşecektir.

    Saray iktidarını topluma bu anayasa ile kabul ettirmek, dayatmak istiyor. Bakın bu mecliste maddelere ilişkin en ufak bir değişiklik önerisine karşı büyük bir tahammülsüzlük var, AKP’liler buna direk saldırıyor.

    Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş: Burada olması gereken halkın iradesi cezaevine kapatılmış. Bu duruma HDP’den başka hiçbir muhalefet partisinden itiraz gelmiyor. 3 parti gerek sınır ötesi teskerede, parlamentoya darbe yapılması, halkın iradesinin kırılması konusunda uzlaştılar ve bugün o uzlaşının sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz.

    Halk şunu görsün ki, bu anayasa değişikliği kendilerinden gizleniyor ve sadece bir kişi için yapılıyor. Eğer bu değişiklik oylanırsa hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve var olan karanlık daha da koyulaşacak.

    İşsizlik, kadına yönelik şiddet, antidemokratik uygulamalar, demokratik siyaset hakkı, basın yayın özgürlüğü tümüyle yok edilecek. Tam anlamıyla bir padişahlık dönemine geçilecek. Biz HDP olarak ‘Hayır’ın en güçlü cephesini örmeye devam edeceğiz.

    Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran: Mayıs’ta dokunulmazlıklar kaldırıldı. Şimdi de Meclis ortadan kaldırılarak tüm yetkiler tek adama devrediliyor. Bizi cumhurbaşkanlığı, başkanlık rejimi kıskacında sıkıştırmaya çalışıyorlar. Ama tek adam rejimi tek alternatif değildir. Bunun alternatifini biz Dolmabahçe Mutabakatı’nda gördük.

    Müzakere sürecinde ülkenin özgür ve eşitlikçi koşullarda yönetilebileceğini gördük. Herkesin sesini söyleyebileceği bir anayasanın mümkün olabileceğini gördük. Bunun için biz diyoruz ki, “Başkanlık Türkiye için bir sistem ve alternatif değildir.” Tek bir alternatif var, herkes aynı cephede ‘Hayır’ demek zorunda değil. Herkes kendi ‘Hayır’ını kendi cephesinden söylemeli ve yükseltmeli.