Etiket: hızır orucu

  • FUAF Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan: Birbirimizin Hızır’ı olalım

    FUAF Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan: Birbirimizin Hızır’ı olalım

    PİRHA-Alevi inancında önemli bir yeri olan Hızır ayı başladı. Hızır ayına ilişkin yazılı bir açıklama yapan Fransa Alevi Federasyonu (FUAF) Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan Dede, Hızır ayının tarihine ve öneminde dikkat çekti.  

    Şubat ayı Aleviler için kutsal kabul edilen Hızır ayıdır. Bu ayda oruçlar tutulur, cemler bağlanır, kurbanlar tığlanır. Ayrıca zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda lokmalar dağıtılır, ziyaretler ve türbeler ziyaret edilerek iyi dileklerde bulunulur. Hızır Aleviler için bir kurtarıcıyı temsil eder.

    Fransa Alevi Federasyonu (FUAF) Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan, Hızır ayı ile ilgili yazılı bir açıklama yaparak Hızır ayının önemine dikkat çekti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “HIZIR FARKLI COĞRAFYALARDA FARKLI MOTİFLERLE ANILMIŞTIR”

    Her inancın kendine özgü kutsal ve önemli günleri vardır. Biz Aleviler açısından da içinde bulunduğumuz bugünler kutsal Hızır günleri olarak kabul edilir. Tarih içerisinde her toplum, kendi varlığını kendi gelenek görenek ve inançsal değerleriyle birlikte günümüze taşımıştır. İşte bu inançsal değerlerimiz içerisinde önemli bir yeri olan Hızır, Anadolu’dan Orta Asya topluluklarına, Mezopotamya’ya, Balkanlara kadar dünyada farklı coğrafyalarda farklı motiflerle anılmıştır. Hızır Alevi inancında çok yönlü ve köklü bir yere sahiptir.

    “HIZIR HAKK’IN YERYÜZÜNDEKİ TEZAHÜRÜDÜR”

    Hızır çağrıldığında zor durumda olanların, dara düşenlerin yardımına koşan, insanlara doğru yolu gösteren ölümsüz bir Veli, bir Nebi olarak tanımlanır. Ayrıca tabiata can veren bereketin simgesi, baharın müjdecisi manevi bir güç olarak kabul edilir. Hızır’ın aynı zamanda Boz at’ına binip diyar diyar dolaşarak insanları koruduğuna, kolladığına inanılır. Hızır Hakk’ın yeryüzündeki tezahürüdür. Hakk’ın yeryüzünde insan sıfatına bürünmüş halidir. Hakk’ın insan sıfatında kendini yansıtmasıdır. Hızır, inancımızda Şah-ı Merdan Ali ile özdeşleştirilmiştir. Bir vakit Hünkar Hacı Bektaş Veli olarak gelmiş insanlığa bilgiyi, inancı ve hoşgörüyü aşılamış, bir vakit Pir Sultan olup mazlumun yanında yer alıp zulme karşı durmuştur. Erenler ve evliyalar ile gelip insanlara doğru yolu göstererek umut kaynağı olmuştur. Hızır ölümsüzlüğün sırrına ermiş insan-ı kamildir.

    DOĞA KÜLTÜRÜNÜN ETKİSİ

    İlkel çağlarda avcı ve toplayıcı toplum kültüründen, yerleşik hayata yani tarım kültürüne geçildiğinde mevsim değişiklikleri önemli bir yer teşkil etmiş, tarımda bolluk ve bereket esas alınmıştır. Ekin ekme, bağ bozumu, hasat zamanı, baharın gelmesi gibi olaylar, bir yıl içerisinde doğadaki değişiklikler, tabiattaki diriliş uyanış insanların hayatını her zaman etkilemiş ve bu değişikliklere çeşitli anlamlar yüklenilmiştir. Alevi inancında Hızır orucunun ortaya çıkışı, Nuh tufanından kurtuluş, imam Hasan ile imam Hüseyin efendimizin hastalanmaları gibi kuşaktan kuşağa günümüze kadar aktarılan inanışlara dayandırılır. Bunlarla birlikte doğa kültünün etkisi de büyüktür. Hızır ile ilgili çeşitli hikayelerde mevcuttur. Hızır ile İlyas’ın abu hayat suyunu bulmaları, Musa ile Hızır’ın birlikte yolculuğu ve kuru balığın canlanması gibi anlatılar bunların başında gelir. Bu hikayelerin batini açıdan değerlendirilmesi gerekmektedir. Gılgamış’tan, İskender efsanesine kadar bir çok efsane incelendiğinde benzerliklerin olduğu görülecektir.

    “HIZIR ORUCUNUN ZAMANI YÖREDEN YÖREYE DEĞİŞİKLİK GÖSTERİR”

    Hızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur. Cemler bağlanır, kurbanlar tığlanır, kömbe ve kavutlar yapılır, Hızır lokmaları dağıtılır, türbeler, ziyaretler ve mezarlar ziyaret edilir. Hızır mekanlarına gidilir. Hızır orucu tarihleri Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde değişiklikler gösterse de Ocak ayının sonlarından itibaren başlar. Genel anlamda Şubat ayının ikinci Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinde tutulur. Hızır oruçları bu sene 12-13-14 Şubat tarihlerine denk gelmektedir. Ama mecburen bu tarihte tutulacak diye bir şart da yoktur. Oruçlar bazı yörelerde 7 gün tutulur. Dersim yöresinde köy köy, aşiret aşiret değişkenlik göstererek 4 farklı haftaya yayılır. Bu tamamen coğrafi şartlar ve pirlerin talipleriyle buluşabilmesiyle ilgili bir durumdur. Hızır orucu gece yarısından itibaren başlar ve akşam gün batımına kadar devam eder. Hızır oruçlarıyla beraber sadece bir yıl geride kalmaz aynı zamanda bütün canlılar açısından oldukça zorlu geçen kış şartları da yavaş yavaş sona ermeye başlar.

    “BİRBİRİMİZİN HIZIR’I OLALIM”  

    Hızır her daim mazlumun yanında zalimin karşısındadır. O adaletsizliğe karşı savaşandır. İnsanlar bu yüzden Hızır gibi yardımımıza yetişti demektedirler. Bu anlamda bizler de yaşadığımız coğrafyanın ve birbirimizin Hızır’ı olalım. Muhtaç olanın, düşenin elinden tutalım. Sevgiyi, kardeşliği, hoşgörüyü ve yardımlaşmayı öne çıkaralım. Hızır aşkına tuttuğunuz oruçlar, vereceğiniz lokmalar Hak katında kabul ola. Ulu dergaha yazıla. Yakılan deliller tüm insanlığa ışık tuta. Hak Muhammed Ali, Hünkar Hacı Bektaş Veli cümlemizin yardımcısı, Bozatlı Hızır yoldaşı ola. Aşk-ı muhabbetlerimizle. (HABER MERKEZİ)

    Fuaf Yol Erkan Kurulu

     

  • Mersin’de Xızır orucunun 2. gününde Aleviler lokmalarını pay etti

    Mersin’de Xızır orucunun 2. gününde Aleviler lokmalarını pay etti

    PİRHA- Mersin Cemevi’nde Hızır orucunun 2. gününde lokmalar pay edildi.

    Mersin Cemevi’nde Hızır orucunun ikinci günü dolasıyla lokma paylaşımı yapıldı. Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevim dedenin okuduğu gulbengin ardından lokma paylaşımı yapıldı. İnanç kurulu üyesi Kazım Açıktepenin okuduğu gülbangin ardından Zakir Mustafa Talipoğlu ve Onur Talipoğlu kardeşler seslendirdiği deyişlerle semah dönüldü.

    Ardından Mersin Cemevi sekreteri Nuran Kılıçkaya Engin Alevilikte edep ve erkan konusunda bilgi verdi. Ahmet talipoğlu’nun seslendirdiği deyişle program son buldu.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Malatya PSAKD Şube Sekreteri Zengin: Aleviliğe sahip çıkmak tarihi bir sorumluluk

    Malatya PSAKD Şube Sekreteri Zengin: Aleviliğe sahip çıkmak tarihi bir sorumluluk

    PİRHA- PSAKD Malatya Şubesi Sekreteri Hatice Zengin, “Cinsiyetçiliği reddeden ‘kadın erkek yok, can var’ diyen bir felsefeden gelen Alevi bir kadın olarak yolumu, erkanımı aramak için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yönetim kuruluna arkadaşlarımızla birlikte girdik” dedi. 

    Birkaç gün önce yapılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Şubesi Olağan Kongresi’nde yönetime seçilen şube sekreteri Hatice Zengin neden yönetim kurulunda yer aldıklarına ve Hızır orucuna ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “KADIN CANLARIMIZLA BİR ARAYA GELECEĞİZ”

    “Alevi inancının bir parçası olan bizler yıllardır öteki sayılmış, ezilmiş, türlü şekilde aşağılanmaya maruz kalmışız. Pir Sultan’ı dedemden dinlediğimde bir çocuktum. Dedem hep Pir Sultan’ın köpeklerinin dahi Hızır Paşa lokmasını yemediğini anlatır dururdu. Büyüdüm üniversiteliydim dedem aynı coşku ile o hikayeyi anlatıyordu. Ben de o yıllarda Pir Sultan aşkı oluşmuştu” diye ifade eden Zengin şöyle konuştu:

    “Dedem vefat ettiğinde Pir Sultanımı kaybettim demiştim. Pir Sultan bir dava Pir Sultan bir zalime başkaldırış bir felsefe ve bize bırakılan bir mirastı. Cinsiyetçiliği reddeden kadın erkek yok can var, diyen bir felsefeden gelen Alevi bir kadın olarak yolumu, erkanımı aramak için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yönetim kuruluna arkadaşlarımızla birlikte girdim. Malatya Pir Sultan’da kadın canlarımızı yan yana getirmek için bir sorumluluk aldık. Asimile edilmeye, içi boşaltılmaya ve tanımlanmaya çalışılan Aleviliğe sahip çıkmak tarihi bir sorumluluktur diye düşünmem beni PSAKD ile buluşturdu. Belki de dedemin hikayesini anlatma sorumluluğu hissettim. Bizler Hakkı hakikatte arayan bir inancın yolcularıyız.”

    “HERKES BİRBİRİNİN HIZIR’IDIR”

    Hızır ayında olunması vesilesiyle de Hızır orucuna vurgu yapan, Zengin, “Hızır bugün oldukça geniş bir coğrafyada dara düşenlerin ezilenlerin, karda tipide kalanların, denizde boğulanların, işkence görenlerin, hastaların, fakirlerin,” Yetiş imdada ya Hızır “diye çağırdığı ortak bir isimdir. Hızır Alevilere göre kimi zaman kurtarıcı kimi zaman yaratıcıdır. Alevi inancında misafir Hızır’la özdeşleştirilmiştir. Hızır Anadolu insanı için her zaman doğru, çalışkan, her yerde hazır nazır, adaletli, yardımsever, dar günde yetişen, bilge, ulu, evliya veya derviştir. Kısacası herkes birbirinin Hızır’ı ve hazırıdır” diye konuştu.

    “TÜM CANLARI HIZIR LOKMAMIZA BEKLİYORUZ”

    PSAKD Malatya Şube sekreteri Hatice Zengin, Hızır Lokması etkinliği Derneğimiz olarak takvimsel anlamı değiştirilmeye çalışılan, sadece belli bir güne sıkıştırılmaya çalışılan Hızır kavramını öz anlamı ile Alevilerle buluşturmak ilk hedefimiz” dedi.

    Zengin, “Böyle günlerde yan yana gelip Hızır’ın bir dayanışma bir sığınma olduğunu gösterme amacındayız” diyerek 19 Şubat’ta yapılacak Hızır lokmasına çağrı yaptı.

    “Aleviliğin doğacı yanını vurgulamak bir sorumluluktur. Hızır birlik, beraberlik ve adalettir, diyerek Hızır lokma etkinliğimizi gerçekleştireceğiz. Hızır lokması 19 Şubat’ta saat 17.30 da PSAKD Malatya Şube binasında yapılacak. Lokma etkinliğimiz Hızır kimdir? Alevilikte Hızır inancı ve orucu bölümlerinin yer aldığı söyleşi şeklinde olacak. Yine canlar lokmaları ile katılım sağlayacaklar. Bu vesile ile tüm canları Hızır lokmamıza bekliyoruz.”

    Mustafa YÜKSEL/MALATYA

  • Pir Mahmut Dolaş: Analar ağlamasın, savaşlar son bulsun-VİDEO

    Pir Mahmut Dolaş: Analar ağlamasın, savaşlar son bulsun-VİDEO

    PİRHA- Aleviler için kurtuluşun sembolü olan Hızır orucu devam ediyor. Hızır orucu ile ilgili açıklama yapan Devreş Gevr Ocağı pirlerinden Mahmut Dolaş, “Kurtuluşun sembolü olan Hızır orucu bölgelere göre farklı günlerde tutulabilir. Bazı bölgelerde üç, beş ve yedi gün olarak tutulmaktadır. Bizler Adıyaman’da yedi gün olarak tutmaktayız” dedi.

    Haberin Videosu

     

    Hızır orucunun başlamasıyla birlikte açıklamalarda bulunan Alevi pirleri, cemevi temsilcileri ve dernek başkanları, ülke genelinde yaptıkları açıklamalarla topluma birlik ve beraberlik çağrısında bulunuyorlar. Hızır orucu ile ilgili Devreş Gevr Ocağı Pirlerinden Mahmut Dolaş, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “HIZIR ORUCUNDA SAHUR YA DA İFTAR YOKTUR”

    “Hızır aleyselam kurtuluşun sembolü, aynı zamanda tüm inançlarda kabul edilen peygamberlerden bir tanesidir” diyen Dolaş, “Alevi toplumu için Hızır çok önemlidir. Adıyaman’da Şubat ayının 10’undan itibaren tutmaya başladığımız bir Hızır orucu vardır. Muharrem ayında olduğu gibi Hızır orucunda istediğiniz yemeği yiyebilirsiniz serbesttir. Bizde sahur ya da iftar yoktur. Akşam yatmadan önce yemeğimiz, yeriz. Gün batımıyla yani güneşin batışıyla birlikte gökyüzündeki kızıllık bitince de oruçlarımızı açarız” dedi.

    “HIZIR AYI ALEVİLİK İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR”

    “Hızır orucu günleri bizim için çok önemlidir. Hem birliği ve beraberliği hem de kurtuluşun bir sembolüdür” diyen Mahmut Dolaş, şunları kaydetti:

    “Biraraya gelip lokmalarını paylaşmak, birlikte muhabbet etmek ve cem olmak Aleviliğin bir parçasıdır. Tarih boyunca tuttuğumuz oruçların ardından yaptığımız bir kömbe lokması (Xevre) var. Lokmaya soğan, kıyma, susam konularak yağda hazırlanıp közde pişirilir. Bu gelenek Alevi köylerimizde yoğun olarak yaşatılmaktadır. Canlar yaptıkları lokmaları komşularıyla pay ederler. Yaşadıkları coğrafyada bir ziyaret veya dergah varsa lokmalarını götürüp dağıtırlar. Ya da yaptıkları lokmaları Hızır orucundan sonra yapılan birlik cemlerine getirip burada lokma olarak dağıtırlar.”

    “ALEVİLER KAPILARINI AÇIK TUTARLAR”

    “Kurtuluşun sembolü olan Hızır orucu bölgelere göre farklı günlerde tutulabilir. Bazı bölgelerde üç, beş ve yedi gün olarak tutulmaktadır. Bizler Adıyaman’da yedi gün olarak tutmaktayız” diyen Dolaş, şöyle devam etti:

    “Hızır’ın farklı günlerde tutulması üçleri beşleri ve yedileri temsilendir. Kimilerine göre ise Nuh’un gemisinin karaya oturmasını sembolize eder. Genel olarak da Hızır kurtuluş ve darda kalanın kurtulması anlamına gelir. Hızır aksakallı, yaşlı, dara düştüğümüzde ‘Yetiş ya Hızır’ diye çağırdığımız yardım beklediğimiz bir zattır. Hızır günleri geldiğinde Aleviler kapılarını açık tutarlar. Hızır’ın o kapıdan girerek onları ziyaret ettiğine inanırlar. Özelik bu gelenek köylerde olurdu. Kapınızı ziyaret eden biri olursa onları boş göndermeyin, denir. Hızır’ın değişik donlara girdiğini ve onları ziyaret ettiğine inanırlardı.”

    “SAVAŞLARIN KAZANANI OLMAZ”

    Türkiye’de yaşanan sürece de değinen Devreş Gevr Ocağı Pirlerinden Mahmut Dolaş, “Ortadoğuda bir savaş süreci var. Bu süreçte akli selim hareket edilmesini istiyoruz. Anaların ağlamamasını, insanların ölmemesini ve savaşların son bulmasını istiyoruz. İnsanlar arsındaki birlik, beraberlik kardeşlik ve eşitlik nasıl sağlanacaksa bunun sağlanması için bir çaba gösterilmesi gerekmektedir. Savaşların kazananı olmaz sadece ölen insanlar olur. Kimsenin toprağında hiç kimsenin hakkı yoktur. İnsanların yaşam hakkı kutsaldır. Bizler ülkemizde eşit, özgür bir şekilde kardeşçe yaşamak istiyoruz. Barış zor bir şey değildir.  Yeter ki el ele verelim bu gereksiz olaylara ve savaşlara son verelim. Kardeşliği hakim kılalım gelecek nesiller çocuklarımıza yaşanılabilinir bir ülke bırakalım” diye konuştu.

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN