Etiket: hozat

  • Dersim’de seçim usulsüzlükleri-VİDEO

    Dersim’de seçim usulsüzlükleri-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de yurttaşlar, seçim usulsuzlüklerini aktarmaya devam ediyor. Hozat ve Ovacık’tan sonra Mazgirt’te de ihlal bilgileri geliyor. AKP Mazgirt Belediye Başkan adayı Murat Becerikli, saatlerce sandık başında durarak ayrılmak istemedi.

    Dersim’de birçok yerden seçim ihlalleri haberleri gelmeye devam ediyor.

    Ovacık’ta AKP adayının oğlunun müşahitlerin üzerine yürüyerek askerlere oy kullandırdığı görüldüğü Hozat’ta ise üniformalı askerlerin oy kullanması arbedeye yol açtığı bilgisi geldi.

    Son olarak ise Mazgirt ilçesinde AKP adayının oy kullanma yerinde saatlerce oturması ve gitmek istememesi üzerine müşahitler ve aday arasında arbede çıktı.

    Dersim’in merkezi ve tüm ilçelerinde askerlerin yoğun oy kullanması ise dikkat çekiyor.

    PİRHA/DERSİM 

  • AKP Hozat adayı tehdit etti: Bize oy vermezseniz 1 Nisan’da görüşeceğiz

    AKP Hozat adayı tehdit etti: Bize oy vermezseniz 1 Nisan’da görüşeceğiz

    AKP’nin Dersim Hozat Belediye Başkan adayı Songül Acar, kadınların çalıştığı Hozat Kooperatifi’ne giderek, işçileri “bize oy vermezseniz 1 Nisan’da görüşeceğiz” diyerek tehdit ettiği iddia edildi. 

    Dersim’de kayyım ve kaymakamlar aracılığı ile Dersim halkı, çeşitli tehdit ve şantajlarla AKP’ye oy vermeye zorlanıyor. Yeni demokrasinin haberine göre, bu tehdit ve şantajlara son olarak AKP’nin Hozat Belediye Başkan adayı Songül Acar’ın tehditleri eklendi. Hozat Kooperatifi’nin aynı zamanda başkanı olan Songül Acar’ın kadın işçileri tehdit ederek oy istediği ifade edildi. (HABER MERKEZİ)

  • Hozat halkı: İnsanlar çıkmazda, yerel yönetimler çözüm geliştirmeli-VİDEO

    Hozat halkı: İnsanlar çıkmazda, yerel yönetimler çözüm geliştirmeli-VİDEO

    PİRHA – Dersim Hozat halkına 31 Mart yerel seçimlerini sorduk. Yurttaşlar, seçimden beklentilerini ve Hozat’ın yerelinde yapılması gerekenleri aktardılar.

    31 Mart yerel seçimlerine geri sayım başladı. Biz de Dersim Hozat’ta seçimin nabzını tuttuk.

    Hozat’ta Dersim Devrimci Güç Birliği eş başkan adayları Nesimi Ataş, İlknur Doğan, Demokratik Halk Dayanışması adayı Yılmaz Cesur, CHP adayı Seyfi Geyik, AKP adayı ve bir bağımsız aday yarışıyor. 5 siyasi kurumun yarıştığı ilçede 3 bin seçmen bulunuyor.

    Halka seçimleri ve adaylara ilişkin görüşlerini sorduk.

    Ülkedeki politikalara tepki gösteren yurttaşlar, düşmanlığın yaratıldığını, ekonomik çöküntü içerisinde olunduğunu bunlara bir çözüm bulmaktansa daha da çözümsüzlüğe gidildiğini belirtti.

    Üretim yapılamadığını, krizin insanları çıkmaza soktuğunu ifade eden yurttaşlar, bu şartlar altında yerel yönetimlerin de çaresiz kaldığını, bu sorunların hükümet tarafından yaratıldığına dikkat çekti.

    Seçim sonuçlarının güvenilir olmadığına, yerel seçim sonuçlarının da güvenilir olmayacağını belirten yurttaşlar, halka dağıtılan erzak dağıtımına ilişkin ise ‘Dağıtılan her şey halkın parasıyla yapılıyor. Kimse kendi parasını lûtfetmiyor. Alırım alacağımı yine oyumu vermem’ yorumunda bulundular.

    Hozat’ın en büyük sorununun istihdam olduğunu, yerel yönetimlerin bu sorunlara, eksikliklere çare bulması gerektiğini belirten Hozatlı yurttaşlar, kooperatif türü girişimler beklediklerini ifade ettiler.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Seçmenimiz Hozat’ta Devrimci Güç Birliği’ne omuz vermeli’-VİDEO

    ‘Seçmenimiz Hozat’ta Devrimci Güç Birliği’ne omuz vermeli’-VİDEO

    PİRHA- 31 Mart yerel seçimlerine ilişkin konuşan Dersim Devrimci Güç Birliği Hozat Belediye Eş Başkan adayı Nesimi Ataş, “Seçmenimiz öncelikle Hozat’ı düşünmeli, Hozat için oy kullanmalı, Devrimci Güç Birliği’ne omuz vermeli.” ifadelerini kullandı.

    Dersim’de oluşturulan Devrimci Güç Birliği’nin Hozat Belediye Eş Başkan adayı Nesimi Ataş, Hozat’ta seçim çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalar kapsamında evleri, esnafı ziyaret eden Ataş, yerel seçimlere ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Ataş, seçimlerin yoğun baskı ortamında geçtiğini ama buna rağmen çalışmalarına devam ettiğini ve Hozat halkının Devrimci Güç Birliği’ne destek gösterdiğini belirtti.

    “15 TEMMUZ’DAN SONRA KORKU İMPARATORLUĞUNU GELİŞTİRDİLER”

    Ataş, “Güç birliği üzerinde özellikle HDP üzerinde gelişen bir baskı var. Aynı baskı burada da var. İnsanların gönlü bizde yüreği her yeriyle bizim yanımızda ama korkuyor insanlar. Büromuza gelip gitmekte biraz sıkıntı yaşıyorlar o konuda. Çünkü gerçekten bu devlet bir şey yarattı yani özellikle 15 Temmuz kendi deyimleriyle o darbe sürecinden sonra bir korku imparatorluğunu daha çok geliştirdiler. İnsanları işlerinden ettiler. Kayyumlar atadılar belediyelere her yerini fırsata çevirdiler. Ondan dolayı iş korkusu var insanlar işsiz. İŞKUR’la korkutuyorlar insanları. İnsanlar çok korkuyor” ifadelerini kullandı.

    “PROJELERİMİZİ HALKIN ONAYINI ALDIKTAN SONRA HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

    Halka projelerle değil kazanımlarla gidilmesi daha sonra bu kazanımlar dahilinde projeler sunulması gerektiğini vurgulayan Ataş, “Halkın bize güvenmesi lazım. Bizim en büyük projemiz halka diyoruz ki önce birbirimize güvenelim. Bu güveni oluşturduktan sonra zaten belediyelerin asli görevleri vardır. Belediyeye kim gelirse gelsin bu görevi yapmak zorundadır. Bu lütuf değildir. Kimse bunu proje olarak halka sunamaz. Bunları sunanlar gerçekçi değildir halkı aldatan anlayışlardır. Bu belediyeyi aldığımızda projeleri halka götürüp onların da onayını aldıktan sonra hayata geçirmek istiyoruz” dedi.

    Ataş, sözlerine şöyle devam etti:

    “O konuda kadınlara dair projelerimiz gençliğe dair projelerimiz var. Bölgemiz tarımcılık hayvancılık yapılabilecek bir bölgedir. Arıcılık da olabilir. Yani bölgedeki genel durum bu. Eğer yapabilirsek aslında bundan öncesinde hükümetin öncesi ve özellikle 94 öncesi bölgemizde tarım ve hayvancılık gayet iyiydi. Herkes kendisine göre yapıyordu bunu. Örneğin bizim köyde bize ait hayvanlarımız vardı. O süreçten sonra bizde hayvanlarımızı satmaya başladık. Diğer bölgeler zaten devletin köy yakmalarından sonra tamamen bitirdiler bölgeyi.“

    “DEVRİMCİLER HİÇBİR ZAMAN ÇIKAR GÖZETMEDİLER”

    “İktidar partisi burada aday gösterdi. Bu iktidar partisi insanlara giderken vaatler veriyorlar. Meyve suyu fabrikası ve tekstil açacağız diyorlar. Diyoruz ki bu iktidar bu ülkeyi yöneten bir iktidardır. Bu ülkede yoksulluğun işsizliğin asıl sebebidir. Ülke genelinde işsizliğe çare bulamadıktan sonra Hozat’ta nasıl çare bulacaksın? Çünkü sen her şeyi bitirdin. Meyve suyu fabrikası açacağız diyorlar ama ilk önce meyve bahçelerinin olması gerekiyor. Hozat’ta meyve bahçeleri yok” diyen Ataş, şunları kaydetti:

    “Halkımız şunu görmeli düzen partileri hiçbir zaman bu halka hizmet için yoklar hiçbir zamanda olmazlar böyle bir dertleri de yoktur. Sadece devrimcilere güvenmelerini istiyoruz. Çünkü devrimciler çıkarsızdır. Devrimciler bu halk için bedel öderken canını feda ederken hiçbir çıkar gözetmediler. Bunu iyi görmeleri gerekiyor.”

    “AMAÇ DEVRİMCİLERİN ETKİSİNİ KIRMAKTIR”

    Dersim Devrimci Güç Birliği’nin ‘YE MAO’ afişlerinin, Partizan bayraklarının toplatılmasına ve yoğun baskı ortamında seçime gidilmesine değinen Ataş, “Bizim tutuğumuz yerin kafe ismini sorun edip bize uyarıda bulundular. Biz ona rağmen yasal hakkımız neyse onları yerine getirdik. Partizan’a da yasal kararı çıkarmadan önce defalarca bunları kaldırın dediler. Biz kaldırmayız dedik niçin kaldıralım? Bu yasal bir dergidir. Yeri belli yurdu belli. Devlet bundan vergi alıyor. Amaç devrimcilerin buradaki etkisini kırmaktır” dedi.

    “HALKIMIZ HOZAT İÇİN YANIMIZDA DURMALI”

    Ataş, Dersim genelinde ve Hozat’ta yaşanan inanç ve dil asimilasyonuna ilişkin şunları söyledi:

    “Burada gerçekten de inanç anlamında da dil anlamında da bir asimilasyon var. Biz ilkokul 7. Sınıfa kadar Türkçe bilmiyorduk sonradan öğrendik. Bunun içinde yoğun bir çalışmamız olacağına dair halka söz veriyoruz. Kendi inancımızın yolumuza göre yaşatılmasına gayret edeceğiz. Bizim cenazelerimizde dedeler cenazeleri kaldırmıyor. Hep hocalar kaldırıyor. Aslında Aleviler ama hocalaşmışlar. Yani Sünni-İslam anlayışıyla cenaze namazları kıldırıyorlar. Emekçi’nin ‘ Hoca mısın? Dede misin? Dede isen dedeliğini doğru yap kendine gel.’ sözünü çok severim. Gerçekten bu toplumun kendine gelmesi gerekiyor. Çünkü kendine gelmediği zaman her yönüyle bitecektir.

    Ataş, seçmene şöyle çağrı yaptı:

    “Bizim seçmenimiz öncelikle Hozat’ı düşünmeli. Bizim kendimiz için değil Hozat için oy kullanmalı. Hozat için bizim yanımızda durmalı. Bize güvenmeliler. Biz tüm samimiyetimizle Hozat’ tayız. Tüm samimiyetimizle Hozatlıların yanında olacağız. Yoksullukla başka şeylerle bunların önüne nasıl geçebileceğimizin çaresini hep birlikte bulalım.”

    “GIRNATA KÜLTÜRÜ BİZİM KOPMAZ BAĞIMIZDIR”

    Klarnet sanatçısı da olan Ataş, kültür alanına ilişkin şu aktarımlarda bulundu:

    “Sanat herhangi bir mevki ile değiştirilecek bir şey değildir. Ben daha önce sanatımı düğünlerde, dernek gecelerinde, dernek çalışmalarında icra ediyordum. Ama onu kendi kendime icra ederek de yapabilirim. Benim için bağlama neyse klarnet de öyledir. Hozat’ın bir kültür merkezine ihtiyacı var. Burada yaparsak sanatsal anlamda da çok iyi şeyler yapabileceğimizi düşünüyorum. Hozatlılara bu nokta da profesyonel olarak klarnet öğretebilirim. Bu noktada bir çalışma yapabileceğimizi söyleyebilirim. Eskiden her evde nasıl ki bir bağlama asılı ise onun yanına gırnata da ekleyelim. Bazen olumsuz yaklaşanlar oluyordu ama o kültür bizim kopmaz bir bağımızdır.”

    Söyleşinin ardından Hozat’ı gören bir tepeden Dersim ezgilerini çaldı.

    PİRHA/DERSİM       

                      

  • Tunceli Barosu’ndan Dersim’deki ziyaretlerin tesciline ilişkin açıklama

    Tunceli Barosu’ndan Dersim’deki ziyaretlerin tesciline ilişkin açıklama

    PİRHA- Tunceli Barosu, 22 Ekim’de yapılan Sarı Saltık ve Düzgün Baba ziyaretlerinin kültür varlığı özelliği göstermediği gerekçesi ile tesciline ret yanıtı verilmesine dair açıklamada bulundu.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı Erzurum Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 07.11.2018 tarihli cevap yazısında Nazımiye İlçesi sınırları içerisinde yer alan Düzgün Baba Ziyaretgahı ile Hozat ilçesi sarı saltık Ziyaretgahının Kültür varlığı özelliği göstermemesi gerekçe gösterilerek herhangi bir tescil işlemi yapılamayacağı ve bu nedenle yapılacak bir işlem bulunmadığı belirtildi.

    Tunceli Barosu Yönetim Kurulu adına bu konuda yapılan ret işlemini değerlendiren Baro Başkanı Av. Kenan ÇETİN, Dersim’de yakın zamanda Uluslararası Sarı saltık çalıştayın düzenlenmiş olmasını ilgililere hatırlatarak, “Düzgün Baba ziyaretgâhının yöre inancı kültürü tarihi bakımından önemli bir ziyaretgâh olduğunu ivedilikle bildiririz
    İlde maden sahası olarak kapatılan yerlerin fazlalığı ve çokça şirketin faaliyetlerine ibadet yerlerimizi kurban etmemek için Baromuz Yönetim Kurlu ve üyeleriyle atalarımızdan ve tarihimizden bin yıllardır gelen bu miras yerlerimizi ve inancımızın gelecek kuşaklara taşımak ve ziyaretgâhlarımızın tescili için mahallin gerçek ve tüzel kişilerle birlikte toplum vicdanını temsil eden herkesle bu hakkın tescilini talep ve takipte ısrar etmeye devam edeceğiz” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Hozat Bargini’den Hüseyin Baran’a gözaltı

    Hozat Bargini’den Hüseyin Baran’a gözaltı

    PİRHA – Hozat’ın Bargini Köyü’nde sabah saatlerinde yapılan operasyonda Bargini Ağuçan Ocağı Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği üyesi Hüseyin Baran adlı yurttaş gözaltına alındı.

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Bargini Köyü’nde yaşayan Hüseyin Baran, ‘Örgüt propagandası’ iddiasıyla sabah saatlerinde gözaltına alındı.

    Bargini Ağuçan Ocağı Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği üyesi ve muhtar adayı olan Hüseyin Baran, denetimli serbestlik ile bırakıldı. Baran’a 3 ay boyunca ilçeden çıkış yasağı verildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Hozat Belediye Başkan aday adayı Çavuş: Ötekileştirilenlerin aday adayıyım-VİDEO

    Hozat Belediye Başkan aday adayı Çavuş: Ötekileştirilenlerin aday adayıyım-VİDEO

    PİRHA – Hozat Kültür ve Kalkındırma Derneği Başkanı Ali Haydar Çavuş, Hozat Belediye Başkanlığı aday adaylığına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Çavuş, “Ötekileştirilmeye çalışılmış, sistemin dışına itilmeye çalışılmış, sürekli baskı gören kesimlerin aday adayıyım” diyerek birlik çağrısında bulundu. 

    Dersim’in Hozat ilçesinin belediye başkanlığı için aday adayı olduğunu duyuran Hozat Kültür ve Kalkınma Derneği Başkanı Ali Haydar Çavuş, “Hozat’ta Demokratik Güç Birliği çalışmaları, görüşmeleri devam ediyor. Birlik adına adaylık için başvurumu yapmış vaziyetteyim. Şu anda aday adayı durumundayım. Demokratik güç birliği Sosyalist Meclisler Federasyonu, ÖDP, HDP, EMEP, Partizan ve birçok kurum var. Ötekileştirilmeye çalışılmış, sistemin dışına itilmeye çalışılmış, sürekli baskı gören kesimlerin aday adayıyım” dedi.

    ÜRETİME DAYALI HALKÇI BELEDİYECİLİK

    Şu ana kadar klasik belediyecilik anlayışıyla gelindiğini belirten Çavuş, şunları kaydetti:

    “Temizlik yapmaktır, kaldırım yapmaktır, kanalizasyonları düzenlemektir. Bunun dışında çok fazla bir şey yapılmadı. Ama Ovacık’ta bu ciddi bir şekilde aşılmaya çalışıldı. Onun dışında diğer Kürt illerindeki belediyelerde de çok ciddi farklılıklar yaşandı. Ama bizim Dersim’de temel sorunumuz ekonomiktir. Belediyeyi ekonomiden ayrı düşünmemizin mümkünatı yok. Çünkü üreticilerimiz ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Ciddi bir şekilde arkasında destek ve motivasyonu olması lazım. Bunu da yapabilecek güç belediyedir. Üreticiye katkısı olmayan, üreticilerle birlikte çalışmayan bir belediyenin çok fazla hizmet edeceğini sanmıyorum. Klasik belediyecilikte yapılan ufak tefek şeyler geleceğe bir şey taşımaz. Halkla birlikte yönetebileceğimiz temel olarak üretime dayalı halkçı bir belediyecilik sistemi olması gerekir.”

    “HALK MECLİSLERİ KURMAMIZ LAZIM”

    Hozat’ın ve Dersim’in bir bütün olarak gerçekten zor bir yer olduğunu ifade eden Çavuş, “Sistemin ciddi bir baskısı var şu an. Bu baskıyı bir biçimde kırmamız lazım. Ötekileştirmeler var, kamplaşmalar var, kutuplaşmalar var, kimin kim olduğu belli olmayan bir atmosfer yaratılmaya çalışılıyor” diyerek birlik ve dayanışmaya ilişkin şöyle konuştu:

    “Bu doğrultuda baktığımızda bizim öncelikle yapmamız gereken şey aramızdaki kırılma noktalarını onarıp belli bir güç oluşturmamız lazım. Birlikte hareket etmenin koşullarını yaratmamız lazım. O parti, o görüş, o aşiret gibi şeyler olmasına rağmen bizim bunları ortadan kaldıracak bir halk iradesini ortaya çıkarmamız lazım. Herhangi bir ayrım gözetmeksizin Hozat halkını, Dersim’deki diğer alanları içerisine alacak olan halk meclisleri kurmamız lazım. Her kesimden, kanaat önderlerinden, siyasi parti temsilcilerinden, belli kesimlerden insanların içinde yer aldığı halk meclisleri oluşturup bunları tartışma, üretme ve yönetme süreçlerine dahil ettiğimiz zaman orada birlik atmosferi oluşur.

    KOLLEKTİF ÜRETİME GEÇİLMESİ

    İkinci adım olarak Dersim ve Hozat’taki ekonomik duruma değinen Çavuş, kollektif üretim aşamalarını şöyle aktardı:

    “Ovacık deneyimi bizim önümüzde bir örnek. Hozat’ta da üretim için ciddi aşamalar kat ettik. Bir kooperatifimiz kuruldu. Oluşturulan kooperatifle birlikte üreticilerimiz için elimizden gelen çabayı göstermemiz lazım. Üreticilerimizi aktif hale getirip kooperatifle birlikte kollektif bir üretim aşamasına ilerlettikten sonra zaten orada insanlarımız kendi ayakları üzerinde durma noktasına gelecektir. Kimseye el açacak pozisyonda olmayacaktır.”

    YOZLAŞMA KÜLTÜRÜNE KARŞI, SANATSAL, İNANÇSAL, KÜLTÜREL PROJELER

    “Üçüncü adım olarak da; çok ciddi uyuşturucu ve yozlaşma kültürü yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Bu bilinçli olarak yapılmaya çalışılıyor. Bunun önüne geçmek için sanatsal, kültürel, inanç ve dil üzerine ciddi projeler yapmamız lazım. Tiyatrolarımız, sinemalarımız, sanatsal etkinliklerimiz, konserler, paneller, söyleşilerimiz olur, halk sağlığı ile ilgili taramalarımız olur” diye konuşan Çavuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İş için insanların belli bir alanda etkinleşip sertifika alıp işlerini kurmaları için kurslar düzenlenebilir. Bunların hepsi belediyenin bünyesinde yapılabilecek şeylerdir. İnsanlara belli bir anlamda yaşamını sürdürebilecekleri olanaklar yarattığımız zaman bu işin üstesinden geliriz.”

    “EROZYONA UĞRATILMAYA ÇALIŞILAN DEĞERLERİMİZ İÇİN KENETLENMELİYİZ”

    Çavuş, “Öncelikle birlik dayanışma, ikincisi üretim, üçüncüsü bizi yozlaşmadan ya da kötü noktalara taşıma projelerine karşı göstereceğimiz birlik beraberlik noktasında gerekli aşamayı katettiğimiz zaman Dersim yeniden ayakları üzerine dikilecektir diye düşünüyorum” dedi.

    “BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ, ÜRETECEĞİZ, KAZANACAĞIZ”

    Çavuş, ortaklaşma çağrısı yaptı:

    “Biz bu toplum için, Hozat için, Dersim için bir şeyler yapmaya çalıştıkça birileri buna engel olmaya çalışacaktır bunun da farkındayız. Biz toplumumuz için, kutsal değerlerimiz için, üretim için bir şeyler yapmaya çalışacağız. Artık olmazsa olmazımızdır; sistem tarafından ötekileştirilen, üzerinde baskı politikası olan bütün kesimlerin bir araya gelip değerler üzerinde ortaklaşmaları gerekir. Bu, yaşam için bir zorunluluktur. Yeter ki kendimize inanalım, güvenelim ve o birlik atmosferini sağlayalım. Ahlaki, vicdani değerler için, kutsal değerler için bugüne kadar erozyona uğratılmaya çalışılan değerlerimiz için kenetlenirsek yapamayacağımız şey yoktur. Buna olan inancım tamdır ve biz başaracağız bu işi diye düşünüyorum. Hozat’ta adaylarımız epeyce fazla. Bunu negatif olarak görmemek lazım. Çünkü adaylar ne kadar fazla olursa insanların o kadar içerisinde ya da bizim içimizde bu sorunlara karşı mücadele etme isteği ve azminin fazla olduğunun göstergesidir. Biz birlikte çalışacağız, birlikte yapacağız, birlikte üreteceğiz, birlikte kazanacağız diye düşünüyorum.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

     

  • Üryan Xızır anmasında, Büyükşahin’in tutukluluğuna tepki gösterildi-VİDEO

    Üryan Xızır anmasında, Büyükşahin’in tutukluluğuna tepki gösterildi-VİDEO

    PİRHA- Dersim Pertek ilçesine bağlı Dorutay (Zeve) köyünde Üryan Ğızır anması yapıldı. Yapılan anmada, Üryan Ğızır Ocağı Derneği başkanı ve kurucusu Veli Büyükşahin’in 8 aydır hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulduğuna vurgu yapılarak biran önce serbest bırakılması gerekildiği ifade edildi.

    Dersim Pertek ilçesine bağlı Dorutay (Zeve) köyünde Üryan Ğızır anması yapıldı. Merkezi İstanbul’da bulunan Üryan Ğızır Ocağı Derneği tarafında yapılan anmaya Adıyaman başta olmak üzere Malatya, Erzurum ve İstanbul’dan birçok kişi katıldı. Zeve Köyü Cemevinde bir araya gelen canlar Üryan Ğızır Ocağı Pirlerinin yürüttüğü birlik cemi düzenledi.

    Yapılan Birlik ceminde konuşan Üryan Ğızır Ocağı Derneği Başkan Yardımcısı Coşkun Çelebi, Üryan Ğızır Ocağı Derneği başkanı ve kurucusu Veli Büyükşahin’in 8 aydır hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulduğuna vurgu yaparak şunları ifade etti;

    “Veli Büyükşahin ile birlikte derneği kurduktan sonra ilk anmamızı geçen sene burada gerçekleştirdik. Bu yıl ikincisini düzenliyoruz. Türkiye’nin birçok kentinde buraya Üryan Ğızır Ocağı Pirleri ve Talipleri geldi. Bu yılki anmamızı biraz buruk bir şekilde yapıyoruz. Derneğimiz kurucusu ve başkanı Üryan Ğızır Ocağı evlatlarından Veli Büyükşahin’in cezaevinde bulunması sebebiyle aramızda olmaması bizleri üzüyor. Henüz hakkında iddianame hazırlanmayan ve hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulan Veli Büyükşahin’in bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.

    Çelebinin konuşmasının ardından Üryan Ğızır Ocağı Pirleri kısa birer konuşma yaparak Üryan Ğızır makamında bir arada olmanın ne kadar önemli olduğunu ifade ettiler.

    Yapılan konuşmaların ardından okunan Kürtçe ve Türkçe deyişler eşliğinde cemde bulunanlar semah döndü. Gelen misafirlere dağıtılan lokmaların ardından Üryan Ğızır türbesine yapılan niyazlarla anma sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de bilanço ağır: Bin 500 hektar ormanlık alan yok oldu

    Dersim’de bilanço ağır: Bin 500 hektar ormanlık alan yok oldu

    Dersim’de  iki haftadır devam eden ve gönüllerin müdahalesi ile söndürülebilen orman yangınlarında bin 500 hektarlık ormanlık alan yok oldu.

    Dersim’in Aliboğazı bölgesinde başlayan ve kısa sürede yayılan orman yangını, bitki örtüsüne ve doğal yaşama büyük zarar gördü. Ekoloji mücadelesi yürüten 56 örgüt tarafından kurulan Ekoloji Birliği’nden verilen bilgiye göre devlet kurumları yangın süresince herhangi bir müdahalede bulunmadı. Bu tavrın anayasal suç olduğunu vurgulayan Ekoloji Birliği, yangının etkili olduğu bölgelerde köylerin boşaltılmak zorunda kalındığını bildirdi. Açıklamalarda ayrıca yangının birincil nedeninin bölgedeki askeri operasyonlar olduğu savunuldu.

    Orman yaygınları gönüllülerin çabaları sonucunda dün akşam itibariyle kontrol altına alındı. Ancak yangın sonrasında ortaya çıkan bilanço ise ağır. Müşkirek köyüne bağlı Kattan bölgesi, Av yaylası, Büyük yaylası, Geyiksuyu’na bağlı  Sin, Hopka ve Qirkan köyleri, Bali Mezrası, Bokır dağı  arası ve Hozat ilçesine bağlı Zengi koçeri ve Bozan köyleri, Kuzulca vadisi, Taşbaşı, Tanzi, Piamli Mezrası, Değirmendere, Zogar, Boydaş ve Çakmaklı yaylaları ile Piamli mezralarını da içine alan alanda bin 500 hektarlık alan yok oldu.

    BİN 800 BİTKİ TÜRÜ ZARAR GÖRDÜ

    Yangın sonucunda birçok hayvan ve endemik bitki türünün de yok olduğu belirtiliyor. Yangınla ilgili gelişmeleri aktaran Tunceli Barosu Başkanı Barış Yıldırım ise yangına sadece gönüllülerin müdahale ettiğini belirterek, “Yangınla birlikte 1800 bitki türü ile koruma altındaki canlıların bulunduğu milli park ve endemik türler zarar gördü. Orman Genel Müdürlüğü’nden yazılı olarak havadan müdahale talep ettik ancak yanıt alamadık. Bunun takibini yapacağız” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’deki yaylacılar: Yangın korkusuyla uyuyamıyoruz

    Dersim’deki yaylacılar: Yangın korkusuyla uyuyamıyoruz

    Dersim’in Hozat ilçesinde yangın bölgesindeki yaylalarda bulunan yurttaşlar, “Yangın bölgesi bize çok yakın, her gece korkudan uyuyamıyoruz. Bir an önce yangınların söndürülmesini istiyoruz” dedi.

    Dersim’in Hozat ilçesi Aliboğazı bölgesinde 10 günden fazladır top atışları ve helikopterlerin bombardımanı sonucu çıkan yangın, Çemişgezek ve Ovacık sınırlarına dayandı. Yangın rüzgarın etkisi ile gitgide büyüyor. Yangına karşı yetkililerin sessizliğine tepkiler de sürüyor. Yangının çıktığı yerler arasında bulunan Çakmaklı bölgesindeki yaylalarda bulunan yurttaşlar ile HDP Hozat İlçe Eşbaşkanı Medet Menteşe kaygılarını MA’dan Semra Turan’a anlattı.

    “DEVLET BASKICI GÜCÜNÜN GÖSTERGESİ”

    HDP Hozat İlçe Eşbaşkanı Medet Menteşe, devletin Dersim’i ayrı bir vatan olarak gördüğünü, bu nedenle ormanları yakıp seyirci kaldığını söyledi. Menteşe, 1937-38 Dersim katliamından bu yana ormanların yakıldığını hatırlatarak, yangınların devletin baskıcı gücünün göstergesi olduğunu ifade etti. Yangına karadan müdahale edilse dahi hepsinin kontrol altına alınamayacağını aktaran Menteşe, havadan müdahale ile yangınların söndürülebileceğini kaydetti.

    “GÜVENLİK KAYGISI YOKTUR”

    Özellikle yaşam alanlarının yakıldığını hatırlatan Menteşe, bununla Dersim’in yok edilmesinin amaçlandığını aktardı. Menteşe, Dersim’de toplumsal reaksiyonun yitirildiği eleştirisini de yaparak, sessizliğe tepki gösterdi. Dersim’de devletin çift yönlü bir politika uyguladığını ifade eden Menteşe, operasyon ve “güvenlik” bölgesi gerekçesiyle yangınlara müdahale edilmediğini, ancak bu konuda her hangi bir sıkıntının olmadığını aktardı.

    “AMAÇ İNSANSIZLAŞTIRMAK”

    Yangın bölgesine yakın olan Çakmaklı bölgesinde yaylacılık yapan Birsen Yıldız (65), helikopterlerle bölgenin bilinçli bir şekilde yakıldığını söyleyerek, “Dağlarımızı neden yakıyorlar? Aynı politikayı 90’larda da uyguladılar. Amaç bizi yaşam alanlarımızdan, topraklarımızdan göçertmektir. Atalarımızın toprağıdır buralar. Burada doğduk, burada öleceğiz. Devlet sayısız kez, köy ve mezralarımızı yaktı. Artık yeter ne istiyor bizden? Yaylacıyız, kafamızı dışarıya çıkarmaya izin vermiyorlar.  Devlet baskıcı politikaları ile bizi bıktırıp, buralardan gitmemizi istiyor” dedi.

    “YANGIN KORKUSUYLA UYUYAMIYORUZ”

    55 yaşındaki yaylacı Xezal Doğan da, devletin doğalarını yakarak, bölgeyi insansızlaştırmayı amaçladığını ifade ederek, “Toprak ve doğamızla varız. Ancak devlet bizi buradan kaldırmak istiyor. Devletin bize olan düşmanlığın sonu ne olacak bilmiyorum. Yeter artık. Yangın bölgesi bize çok yakın, her gece korkudan uyuyamıyoruz. Yangın yaylaya kadar gelse ne yapacağız. Bir an önce yangınların söndürülmesini istiyorum” dedi.

  • ‘Dersim’deki orman yangını ancak hava yoluyla müdahale edilebilir’ – VİDEO

    ‘Dersim’deki orman yangını ancak hava yoluyla müdahale edilebilir’ – VİDEO

    PİRHA – Dersim’in Hozat ilçesinde günlerdir süren ve müdahale edilemeyen orman yangınlarına ilişkin yeni görüntüler gelmeye devam ediyor. Yangın bölgesine giden bir yurttaş, yangına ancak hava yoluyla müdahale edilebileceğini söyledi. 

    Dersim’de Hozat, Ali Boğazı, Bozan Yaylası, Zogar, Dereköy, Kozluca, Zengi, Değirmen Dere bölgesinde orman yangınları, rüzgarında etkisiyle yayılarak devam ediyor. Elimize yeni ulaşan yangın görüntülerinde yangının rüzgarın da etkisiyle yayıldığı görülüyor.

    Hozolca Köyü’nün yaylalarına çıkan bir yurttaşın çektiği videoyla yangın bölgesini görüntüledi. Gitgide rüzgarın etkisiyle yangının yayıldığı belirten yurttaş, sabah saatlerinde küçük bir bölgede yangının olduğunu akşama doğru rüzgarın etkisiyle yayıldığını belirtti.

    Yangın çıkan alanın geniş bir bölge olduğunu vurgulayan yurttaş, insan eliyle müdahalenin zor olduğunu ancak ancak hava yangın söndürme araçları müdahalesiyle mümkün olabileceğini söyledi. (HABER MERKEZİ)

     

  • Tunç: Dersim’de hayat yok ediliyor, yangına seyirci kalınıyor-VİDEO

    Tunç: Dersim’de hayat yok ediliyor, yangına seyirci kalınıyor-VİDEO

    PİRHA – HDP, DTK ve DAM Heyeti, Dersim’in Hozat ilçesinde günlerdir süren ve müdahale edilemeyen orman yangınını bölgede inceledi. Bölgedeki izlenimlerini aktaran sanatçı Ferhat Tunç, “Açık ve net bir şekilde burada yangın var. Burada bir hayat yok ediliyor, Dersim yok ediliyor” diye konuştu. 

    Dersim’deki orman yangınını heyetle birlikte inceleyen sanatçı Ferhat Tunç, izlenimlerini aktardı. Tunç, “Burası Hozat’a 20 km mesafede bir yer. Çok geniş bir alanda yangın devam ediyor, ormanlar yanmaya devam ediyor. Bugün bir müdahaleden söz edilmişti ancak biz 2 buçuk 3 saatlik bir yolculuğun ardından geldiğimiz bu mesafede şu ana kadar herhangi bir müdahaleyle karşılaşmadık” ifadelerini kullandı.

    “BURADA HAYAT YOK EDİLİYOR, DERSİM YOK EDİLİYOR”

    “Yolda karayolu çalışanları vardı. Onların; bizim yapabileceğimiz çok bir şey yok geri dönüyoruz dediklerini belirtmiş olayım. Çok yakınına gittik hatta vadinin derinliğine kadar indik. Ateşi hissettik. Geri döndük. Yangına hakim bir noktadayız” diye konuşan Tunç, şunları kaydetti:

    “Ovacık’a uzanan bu vadide dumanlar yükselmeye devam ediyor. Bu coğrafyada ormanlar yanmaya devam ediyor. Sosyal medyada paylaşımlardan Tunceli Valisi rahatsız olmuştu. Paylaşımın fotoğraflarının sahte olduğunu belirtmişti. Ancak gördüğünüz gibi durum bu, görüntüler burada. Açık ve net bir şekilde burada yangın var. Bu yangın sadece ormanların yok olmasını sağlamıyor. Aynı zamanda burada yaşayan bütün canlıların yok olmasını da beraberinde getiriyor. Evet burada bir hayat yok ediliyor. Dersim yok ediliyor. Ormanlar bu kent için çok şey ifade ediyor. Meşe ormanlarının oluşması yıllar alıyor. Acımasızca bu ormanların yakılmış olduğuna buradan rahatlıkla tanıklık ediyoruz ve görüyoruz ki bir müdahale yok.”

    “NE YAZIK Kİ YANGINA SEYİRCİ KALINIYOR”

    “Müdahale edilecekse; havadan yangının söndürülmesi mümkün. Birlikte geldiğimiz HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ ve heyet olarak tespitimizdir bu. Aksi halde büyüyerek devam edecektir” diye belirten Tunç, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Akşam saatleri biraz daha serinlik ve rüzgarın esmeye başladığı bu saatlerde daha da şiddetleniyor yangın bunu özellikle belirtelim. Rüzgarın da etkisiyle daha çok yayıldığını görüyoruz. Dersim’in Hozat-Ovacık arasındaki derin vadide bu yüzyılların meşe ormanları yakılıyor. Ne yazık ki şu an yangına seyirci kalınıyor.”

    DERSİM/PİRHA

  • Dersim’de orman yangını devam ediyor

    Dersim’de orman yangını devam ediyor

    PİRHA – Dersim’de Hozat, Ali Boğazı, Bozan Yaylası, Zogar, Dereköy, Kozluca, Zengi, Değirmen Dere bölgesinde orman yangınları, rüzgarında etkisiyle yayılarak devam ediyor. 

    Hozat İlçesi Aliboğazı, Bozan Yaylası, Zogar, Dereköy, Kozluca, Zengi ve Değirmendere bölgesinde başlayan orman yangını, rüzgarın da etkisiyle yayılarak devam ediyor.

    Hozat Belediye Başkanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, yangının olduğu bölgenin yasak bölge olması nedeniyle herhangi bir müdahalede bulunulamadığı belirtildi.

    DERSİM/PİRHA

  • Dersim ağıtları Nesimi Ataş’ın klarnetinde can buluyor-VİDEO

    Dersim ağıtları Nesimi Ataş’ın klarnetinde can buluyor-VİDEO

    PİRHA- Dersim ağıtlarına klarneti ile can veren Nesimi Ataş, “Dersim’de resmi ideoloji tarafından uygulanan baskı ve sıkıntıları klarnet ile dile getirdiğimizde insanlar etkileniyor. Düğünlere gittiğimizde ağıt çaldığımızda insanların yüzünde o hüznü görüyoruz” diyor.   

    Dersimli Nesimi Ataş, çocukluğundan bu yana hem kendi çabaları hem de babası ile düğünlere giderek klarnet çalmayı öğrenmiş.

    Geçimini düğün ve derneklerde klarnet çalarak sağlayan Ataş, halay parçalarının yanı sıra Dersim yöresine ait birçok ağıta da klarneti ile can veriyor. Birçok yörede düğünlerde davulunun yanı sıra zurna çalınırken Dersim’de Hozat, Çemişgezek ve Pertek ilçelerinde genel anlamda klarnet olarak bilinen gırnata çalınıyor. Nesim Ataş da Gırnatası ile insanları eğlendirmenin yanında Dersim ağıtlarına can vererek kültürünü ve inancını İstanbul’da yaşatmaya çalışıyor.

    Dersim ağıtlarına klarneti ile can veren inancını ve kültürünü İstanbul’da yaşatan Klarnetçi Nesimi Ataş Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) konuştu.

    17 yaşlarında klarnet çalmaya başlayan Dersim Hozat’lı 46 yaşındaki Ataş, “Çocukluk yıllarından beri hep düğünlere gider para toplar ve babama yardımcı olurdum. Ve müzikle hep iç içeydim. Çocukluktan beri tek hayalim klarnet çalmaktı. Bizim köydeki bir düğüne babamla gitmiştim. Orada klarneti çalmaya çalışırken babam bunu gördü ve gidip bana bir klarnet aldı. Bunun ardından kendi çabalarımla öğrenip çalmaya başladım” dedi.

    Ataş, “Klarnetin Dersim’deki tarihi 1950’lere dayanıyor. Daha önce sadece düğünlerde zurna ve davul çalınırdı. O dönemin en önemli davulcusu bizim orada Müslim diye bir abimizdi. Klarneti bizim Dersim yöresine ilk getiren de onun çocukları Hıdır ve Aziz Özger kardeşlerdir. Daha sonra Peyikli İbo’lar ile yaygınlaşıyor. Dersim Hozat bölgesine ilk klarneti bu isimler tanıtmıştır. Onlar da Elazığ’dan etkilenmiş ve öğrenmişlerdir” dedi.

    HOZAT, PERTEK VE ÇEMİŞGEZEK’TE GIRNATA

    Sadece Dersim’de değil Elazığ, Trakya ve Balkan ülkelerinde de klarnete gırnata denildiğini vurgulayan Ataş, “Kendimi bildim bileli bizim Hozat, Pertek, Çemişgezek yöresinde hiç zurna ile karşılaşmadık. Bizim bu yörede genelde düğünlerde klarnet çalınır. Çocukluk dönemlerimde Dersim’in her yöresinde klarnetin olduğunu düşünürdük. Ancak bu işi yapmaya başlamam ile birlikte Dersim’in her yerinde klarnet çalınmadığını gördüm” ifadelerini kullandı.

    DERSİM’İN DERTLERİNİ DE MUTLULUĞUNU DA YANSITIYOR

    Ataş, “Bizim için bağlama da çok önemlidir. Ancak klarnette aynı önem ve değere sahiptir. Klarnetin sesi daha duru, kulağa hoş geliyor ve insanı rahatsız eden bir tınısı yoktur. Özellikle bizim yörenin ağıtlarını dile getirmede çok önemli bir yeri var. Dersim halkının dertlerini müzik olarak dile getirdiği için yöre halkı benimsiyor. Bizim yöremizde genelde düğün ve eğlence alanlarında çalınır. Ancak Dersim ağıtlarını çalarken etkisi daha fazla olur” dedi.

    “TÜRKÜLERİ ÇALARKEN BASKI HİSSEDERDİK, HİSSEDİYORUZ”

    İstanbul’da da düğünlerde, derneklerde ve kafelerde klarnet çalan Ataş, sanatını icra ederken kendilerini özgür hissetmediklerini söyledi.

    Ataş sözlerine şöyle devam etti:

    “Kendimizi ve toplumu daha iyi ifade edeceğimiz türküler var. Ancak bazen o ağıtları, türküleri çalarken baskı hissettiğimizden dolayı çalamıyoruz. Memlekette bile Dersim yöresine ait türküler ağıtlar ve marşlar çaldığımızda gelip uyaranlar oluyordu. Babamlar Dersim’de 80’li yıllarda bir köy düğününe gidiyorlar. O dönemler o bölgede devrimci düşüncenin yoğun olduğu bir süreçti. Babamın deyimi ile ‘zırzır’ dönemiydi. Elektrik bile daha köylere yeni yeni gelmişti. Babamlar düğünde marş çalıyorlar ve köyü askerler basıyor. Daha sonra askerler babamları toplayıp götürüyorlar.”

    DERSİM AĞITLARI KLARNET İLE CAN BULUYOR

    Müziğin toplumun özgürlüğüne ve aydınlanmasına katkı sağladığını dile getiren Ataş, “Müzik aynı zamanda insanların ufkunu açıyor. Ve gelenek, göreneklerimizi öğrenmemizi sağlıyor. Dersim’de resmi ideoloji tarafından uygulanan baskı ve sıkıntılarını klarnet ile dile getirdiğimizde insanlar etkileniyor. Düğünlere gittiğimizde ağıt çaldığımızda insanların yüzünde o hüznü görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Nesimi Ataş’ın ismi gırnata ve Dersim ağıtları ile özdeşleşmiş. Söyleşinin ardından acının en yanık hali ile başlıyor gırnatasını söyletmeye.

    İsmet SEFER/Sevim KAHRAMAN

    İSTANBUL

     

  • Dersim’de 30 yasaklı bölge daha

    Dersim’de 30 yasaklı bölge daha

    Dersim’de 30 ayrı bölge 31 Aralık’a kadar yasaklı bölge ilan edildi.

    Dersim merkez, Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazimiye ilçesine bağlı kırsal alanda bulunan 30 ayrı bölge, 17-31 Aralık tarihleri arasında yasaklı bölge ilan edildi.

    Tunceli Valiliği’nce yapılan açıklamada Dersim merkez ve 4 ilçeye bağlı 30 ayrı bölge yasaklı ilan edildi. Açıklamada yasağın 17 Aralık-31 Aralık tarihlerini kapsadığı belirtilerek, “Tunceli İli; Tunceli Merkez, Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazımiye ilçe sınırları içerisindeki (30) ayrı bölgede 17 Aralık 2017 – 31 Aralık 2017 tarihleri arasında Özel Güvenlik Bölgesi ilan edilmiştir. Özel Güvenlik Bölgelerine, Mülki Amir izni olmadan girişler yasaklanmıştır”  ifadelerine yer verildi.
  • Dersim’de 30 bölgeye giriş yasaklandı

    Dersim’de 30 bölgeye giriş yasaklandı

    PİRHA – Dersim kent merkezi ve 4 ilçe kırsalındaki askeri operasyonlar nedeniyle belirlenen 30 bölge, 17 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında “Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edildi. 

    Dersim’de uzun bir süredir devam eden askeri operasyonlar nedeniyle Tunceli Valiliği, 30 bölgeyi 17 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında “Özel Güvenlik Bölgesi” kapsamına alarak girişleri yasakladı. Merkez, Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazımiye ilçe sınırları içerisindeki 30 bölge şöyle:
    İl merkezi: Bali Deresi, Kurutlu Deresi, Kutuderesi Vadisi bölgesi, Tabantepe bölgesi, Karameşetepe bölgesi, Vazgürtepe bölgesi.
    Ovacık: Eroğlu Mahallesi, Mercan Dağları, Kıran Deresi, Kınıkan Tepe , Golan Yaylası, Eğreci Mahallesi, Dülbektaşı bölgesi, Yarpuzlu Mahallesi, Alisırtı Geçidi, Dalav Yaylası, Karagöl Yaylası, Kurugöl Yaylası, Kurt Yaylası, Bastır Yaylası, Çeşme Yaylası, Yel Yaylası, Ganekastik Bölgesi, Çığırlı Yaylası, Karadere bölgesi.
    Nazimiye: Tavuklu-Doğantaş köyleri, Dokuzkaya bölgesi.
    Pülümür: Yoncalık Yaylası ve Sarıgül Yaylası.
    Hozat: Kinzir Ormanları.
    (HABER MERKEZİ)
  • Pir Zeynel Örnek: Güvenlik güçleri halkın yangını söndürmesine müsaade etmiyor-VİDEO

    Pir Zeynel Örnek: Güvenlik güçleri halkın yangını söndürmesine müsaade etmiyor-VİDEO

    PİRHA-Geçtiğimiz günlerde askeri operasyonlarda Dersim’de çıkan orman yangınlarını söndürmeye giden Ovacık İl Genel Meclis Üyesi ve Derviş Cemal Ocağı Piri Zeynel Örnek PİRHA’ya konuştu. Pir Örnek, güvenlik güçlerinin bölgedeki yangını söndürmediğini ve halkın söndürmesine de izin vermediğini kaydetti.

    HABERİN VİDEOSU

    Ovacık İl Genel Meclis Üyesi ve Derviş Cemal Ocağı Piri Zeynel Örnek, Dersim’de askeri operasyon sonucu çıkan orman yangınlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Güvenlik güçlerinin bölgedeki yangını söndürmediğini ve halkın da söndürmesine müsaade etmediklerini belirten pir Örnek, kendilerinin yangını söndürmeye giderken ateş seslerinin geldiği yerlerde boş mermi kovanları bulduklarını söyledi.

    “KÖY BOŞ OLDUĞU İÇİN ALTI KURU OTLARLA DOLU”

    Köyde bir inşaat işi olduğu için 10 Ağustos günü köyde bulunan Zeynel Örnek, iki farklı noktadan tek taraflı atış sesleri duyduklarını ve arkasından da oranda yangının yükseldiğini gördüklerini belirtti. “Meşe ormanı, köy boş olduğu için altı kurumuş otlarla dolu. Tutuştu. Bir şey yapamadık. Kahrola kahrola seyrettik” diyen pir Örnek, yaklaşık 20 kişilik bir ekiple dün yangını söndürmeye gittiklerini belirtti.

    “BOŞ MERMİ KOVANLARI BULDUK”

    Dersim’deki orman yangınlarının basına yansımasının ardından Tunceli Valiliği’nin bir açıklama yaparak çekilen resimlerin Dersim bölgesine ait olmadığı ve orman yangınlarının da güvenlik güçlerinden kaynaklanmadığını söylediğini belirten Pir Örnek, şunları ifade etti: “Biz yangını söndürmeye giderken silah seslerini duyduğumuz alanlarda boş mermi kovanları gördük. Oradaki personeli karanlıkta askeri araçlar aldı. Bu askeri personelin olduğunu çok net gösteriyor.”

    “DERSİM’DE 30 AYRI BÖLGE ÖZEL GÜVENLİKLİ BÖLGE”

    Şuan Dersim’de 6 noktada orman yangınının olduğu bilgisini veren pir Örnek, tarihte en sık orman yangınlarını olduğu bir süreci yaşadıklarını kaydetti. OHAL’in ardından Çemişgezek, Ovacık, Pülümür ve Nazımiye hattında olan otuz ayrı bölgenin askeri güvenlik bölgesi ilan edildiğini söyleyen Pir Örnek, “Buralarda insan yaşamıyor. Burada piknik yapması söz konusu değil insanların bu çok net. Kimsenin seyahat etme gibi bir lüksü de yok. Burada askeri operasyonlar yapılıyor ve yangınların tamamının askeri operasyondan kaynaklı olduğu belli. Bu yalnızca yörenin insanlarına değil doğaya karşı da bir tepki ifadesi. Yok etme, kaldırma ya da insanları yerinden etme çabası olduğunu düşünüyorum ben” ifadelerini kullandı.

    “BALİ DERESİ MINTIKASINDA VE HOZAT’TA DA YANGINLAR VAR”

    Kutuderesi’nde yangının yayıldığını kaydeden pir Örnek, özel güvenlik bölgesi olduğu için yetkililerin müdahale etmedikleri gibi halkın da yangını söndürmesine müsaade etmediklerini söyledi. Pir Örnek, Bali deresi mıntıkasında ve Hozat’ta büyük yangınların olduğunu ve yine halkın söndürmesine müsaade edilmediğini kaydetti. (HABER MERKEZİ)

  • Hasan Şen: Yasaklara karşı 17. Munzur Doğa ve Kültür Festivali’ni yapacağız-VİDEO

    Hasan Şen: Yasaklara karşı 17. Munzur Doğa ve Kültür Festivali’ni yapacağız-VİDEO

    PİRHA- Tunceli Valiliği, yapılması planlanan 17. Munzur Doğa ve Kültür Festivalini yasakladı. Festivalin  yasaklanmasına tepkiler artıyor. Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF) Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Şen, “Bugüne kadar 16 tane Munzur Doğa ve Kültür Festivalini sorunsuz bir şekilde yaptık, bu yıl da yapacağız. Baskılar, yasaklar ve OHAL de olsa festival halkındır” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Tunceli Valiliği’nin yasakladığı 17. Munzur Doğa ve Kültür Festivali’ne ilişkin Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Şen Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “DERSİM’DE HALKIN İRADESİNE EL KONULDU”

    Dersim bölgesine kayyum atanarak halkın iradesine el konulduğunu belirten Şen, Belki resmiyette statta konserler yapamayacağız ve salonları bize vermeyeceklerdir. Ancak biz Munzur Doğa ve Kültür Festivalini her yıl olacakmış gibi Munzur’un kıyısında yüzerek, şiir okuyarak, müzik dinleyerek yapacağız” dedi.

    “MUNZUR DOĞA VE KÜLTÜR FESTİVALİ’Nİ GEREKİRSE EVLERDE YAPACAĞIZ”

    “Panel ve konserlerimiz büyük salon ve statlar da yasaklansa da evlerin balkonlarında, sanatçılarımızın bağında bahçesinde yapıp bu festivalimizi mutlaka gerçekleştireceğiz” diyen DEDEF Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Şen şunları ifade etti:

    “Tunceli Valiliği’nin aldığı bu yasak kararı şu an sadece Dersim merkez için alınmış bir karar. Dersim’in Ovacık, Mazgirt, Hozat, ve Nazimiye ilçelerinin festival programları hazır ve orada konserler söyleyişler olacak. Merkez için alınan yasak kararına rağmen ise daha önceden hazırladığımız, planladığımız programı hayata geçirebildiğimiz kadarıyla yapacağız.  (HABER MERKEZİ)