Etiket: hüseyin inan

  • İskenderun’da devrimci dayanışma: Denizlerin mücadelesi karanlığa ışık tutuyor-VİDEO

    İskenderun’da devrimci dayanışma: Denizlerin mücadelesi karanlığa ışık tutuyor-VİDEO

    PİRHA – DEM Parti, EMEP, SYKP, Sol Parti, TİP ve Yeşil Sol Parti, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin yıl dönümünde İskenderun Cemevi’nde ortak bir anma etkinliği düzenledi. Etkinlikte yapılan konuşmalarda, 68 kuşağının antiemperyalist mücadelesinin bugünün karanlığına ışık tuttuğu vurgulandı.

    İskenderun Cemevi’nde gerçekleştirilen anma etkinliği, devrim ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mücadelesini, 68 gençlik hareketinin tarihsel sürecini anlatan bir sinevizyon gösterimi yapıldı.

    Sinevizyonun ardından kurum temsilcileri söz alarak günün anlam ve önemine dair değerlendirmelerde bulundu.

    “ONLAR BİR ÇIĞIR AÇTI”

    DEM Parti Üyesi Mahmut Aydıncı, konuşmasında 68 kuşağının yarattığı uyanışa dikkat çekti. Aydıncı, “Onlar bir çığır açtılar. Başarmanın ve yol almanın ilk adımı uyanmaktır. Bugün emperyalizm sadece örgütlere değil, doğrudan devletlere ve halkların zenginliklerine saldırıyor. Bu saldırganlığa karşı tüm ezilenlerin ortak bir cephe oluşturması kaçınılmazdır” dedi.

    “68 BİTMİŞ BİR GEÇMİŞ DEĞİLDİR”

    Evrensel Gazetesi Yazarı Yusuf Ertaş, 68 hareketinin, Türkiye Devrimci Hareketinin köklerini oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “68 bitip gitmiş bir geçmiş değildir; aksine yaşanan anı ve geleceği simgeleyen bir tarihsel dönemeçtir. Avrupa’da hareket sönümlenirken Türkiye’de işçi ve halk hareketiyle zirveye ulaşmıştır. Bugün onların mirası, işçi sınıfı ve gençlik saflarında büyümeye devam ediyor.”

    “EN BÜYÜK MİRAS: BAĞIMSIZ DEVRİMCİ SİYASET”

    Sol Parti PM Üyesi Eyüp Civelek, Denizlerin ve Mahirlerin toplumsal bir uyanış dalgası yarattığını vurguladı. Civelek, “Bu hareketlerin bugüne bıraktığı en önemli miras, her türlü vesayeti reddeden ‘bağımsız devrimci siyaset zekâsıdır’. Onların o dönemde sergilediği dayanışma ruhu, bugün bizim için en büyük kurtuluş gücüdür” ifadelerini kullandı.

    “DENİZLERİ ANLAMAK SİYONİZME KARŞI DURMAKTIR”

    TİP Hatay İl Başkanı Hasan Yılmaz ise konuşmasında antiemperyalist mücadelenin güncel bağlarına değindi. Yılmaz, “Denizleri anlamak, bugün onların Filistin halkıyla dayanışan siyonizm karşıtı mücadeleyi kavramaktır. Onlar 6. Filo’yu denize dökerken, bugünkü iktidarın temsilcileri o filoya karşı namaz kılıyordu. Bizim için 6 Mayıs sadece bir anma değil, onların mücadelesini sürdürme iradesidir” dedi.

    “DAM SEHPELARINDA HAYKIRDIKLARI SÖZLER, BİZLERE BIRAKTIKLARI MİRASTIR”

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Parti Meclisi (PM) İzzet Koldan da, emperyalizmin tarihsel gelişimi ve yarattığı yıkımların Denizlerin antiemperyalist mücadeledeki amaçlarını ve oynadıkları rolleri anlamak açısından önemli olduğunu belirterek şunları ifade etti:

    “68 Kuşağı ve Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, ABD emperyalizminin somut tehdit olduğunu net bir biçimde görüp kavradıkları için verdikleri anti emperyalist mücadele somut talepler etrafında ihtilalci bir muhteva ile yürütülmüştür. Deniz GEZMİŞ’in hala değerini yitirmemiş olan bir öngörüsü o zamanın devrimcilerinin kulaklarındadır, “Biz bir geleneği başlatacağız. Sosyalist hareketin tarihinde devlete silah çeken olmamıştır. Biz şeytanın bacağını kıracağız.”

    İdam sehpelarında haykırdıkları sözler, bizlere bıraktıkları mirasın bu günün güncel ve yakıcı görevleri olan anti emperyalist, antikapitalist, antişoven, antisömürgeci mücadele çizgisidir. Buna ek olarak Mahir Çayan ve 9 arkadaşının Denizlerin idam edilmesine karşı Kızıldere’de can vermeleri bu mirasın temel ilkelerinden birinin de yoldaşları için gerekirse canlarını feda edebilecekleri devrimci dayanışmanın sorumluluğudur.

    İşçi sınıfı ve ezilen halk kesimleri. Kürt siyasal ve toplumsal dinamikler, Kadın hareketleri, çevre ve doğa mücadele dinamikleri LGBT +bireyler, gençlik hareketleri vb. hareketler, Denizlerin İdam sehpalarında söyledikleri Anti Emperyalist, Anti Kapitalist, Anti Şovenist, Anti Sömürgeci ve ihtilalci mücadelenin kurucu dinamikleri olduğu gerçeği önümüzde duruyor. Bizlere düşen onların çizdiği bu yolda onların devrimci mirasına uygun mücadeleler yürütmek, Türkiye ve Kürdistan dağlarında Oligarşinin burçlarına Sosyalizmin zafer sancaklarını dikmektir.”

    Konuşmaların ardından etkinlik devrim türkülerinin seslendirildiği bir müzik dinletisiyle sona erdi.

    Cevahir FINDIK/İSKENDERUN

     

  • Dersim’de “Üç Fidan” Anması: Mücadeleleri 54 yıldır sürüyor-VİDEO

    Dersim’de “Üç Fidan” Anması: Mücadeleleri 54 yıldır sürüyor-VİDEO

    PİRHA-Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 54’üncü yılında Dersim’de EMEP tarafından düzenlenen yürüyüş ve anmayla anıldı. Seyid Rıza Meydanı’nda yapılan açıklamada emperyalizme, sömürü düzenine ve yoksulluğa karşı mücadele vurgusu yapılarak “Üç Fidan’ın mirasının günümüzde de yol gösterdiği” ifade edildi.

    Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, katledilişlerinin 54’üncü yılında birçok kentte anıldı.

    EMEP Dersim İl Örgütü de anma düzenledi. DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve siyasi parti ile demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de katıldığı anmada EMEP il binasından Seyid Rıza Meydanı’na doğru yürüyüş gerçekleştirildi. “Yaşasın devrim ve sosyalizm” pankartının taşındığı yürüyüşte sık sık “Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz”, “Katil ABD Ortadoğu’dan defol” ve “Emperyalistler, iş birlikçiler 6’ncı filoyu unutmayın” sloganları atıldı. Seyid Rıza Meydanı’nda yapılan açıklama öncesi saygı duruşunda bulunuldu.

    Ardından yapılan basın açıklamasını EMEK Gençliği’nden Eylül Yantemur okudu. Üç Fidan’ın bıraktığı mirasın halklara ilham olduğunu söyleyen Eylül Yantemur, aradan geçen 54 yılda işçi ve emekçilerin, gençlik kesimlerinin içinde bulunduğu koşullar benzerlikler taşıdığını aktardı. Eylül Yantemur, “Denizlerin mücadelesi, halklara dayatılan sömürü, bağımlılık ve yoksulluk düzenine karşı ‘tam bağımsız Türkiye’ diyenlerin mücadelesidir. Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin çıkarları doğrultusunda ülkenin kaynaklarının parsel parsel satılmasına, Türkiye’nin sınırsız bir sömürü alanına dönüştürülmesine karşı yükselen itirazın adıdır. Bugün saray rejiminin politikaları, ülkenin doğasını, emeğini ve geleceğini tekellere açarken; emekçilere açlık sınırının altında ücretler, gençliğe ise güvencesizlik ve geleceksizlik dayatıyor. Sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillenen ekonomi politikaları, geniş halk kesimlerin mutlak yoksulluğa mahkûm ederken; gençlik yoğun sömürü koşulları altında yaşamaya zorlanıyor” dedi.

    Açıklamanın ardından söz alan Ayten Kordu da  “Üç Fidan, bizlere ışık tutan devrimciler oldular. Türkiye’de emekçilerin yoksullaştırılmasına karşı ciddi mücadele verildi. Bunun ilham kaynağı da Denizler, Mahirler, İbrahimler, Sakineler oldu. Bu gelenek Türkiye’de bütün halkların mücadelesine ışık tuttu. Onları buradan bir kez daha saygıyla selamlıyorum ve onların mücadelesi bitmedi” şeklinde konuştu.

    PİRHA/DERSİM 

     

     

  • Mersin 68’liler Derneği: 6 Mayıs bir anma değil, mücadele günüdür-VİDEO

    Mersin 68’liler Derneği: 6 Mayıs bir anma değil, mücadele günüdür-VİDEO

    PİRHA- Mersin 68’liler Derneği, 6 Mayıs’ın 54. yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı anarken, bu günün yalnızca bir hatırlama değil, “tam bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini büyütme günü” olduğunu vurguladı.

    68 kuşağının önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 54. yılında Mersin’de düzenlenen etkinlikle anıldı. Mersin 68’liler Derneği adına yapılan açıklamada, 6 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda mücadeleyi büyütme çağrısı olduğu vurgulandı.

    Dernek adına açıklamayı Yusuf Kaya okudu. Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de gerçekleştirilen idamların, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini bastırma amacı taşıdığına dikkat çekilerek, “Onları idam ederek devrim ve özgürlük mücadelesini bitireceklerini düşünenler yanıldı. Bugün her evde bir Deniz, Yusuf, Hüseyin yaşıyor” denildi.

    EGEMENLER ÖRGÜTLÜ MÜCADELEDEN KORKTU

    Açıklamada, 12 Mart darbesi sürecinde yürütülen yargılamaların adil olmadığına işaret edilerek, idamların siyasi bir karar olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Egemenler, Denizlerin eşitlik, özgürlük ve demokrasi taleplerinin halk içinde karşılık bulmasından korktu” denildi.

    İdam sehpasında verilen son sözlerin hatırlatıldığı açıklamada, devrimci önderlerin bağımsızlık, halkların kardeşliği ve sosyalizm vurgusunun bugün de güncelliğini koruduğu ifade edildi.

    BUGÜN DE MÜCADELE SÜRÜYOR

    Dernek açıklamasında güncel siyasal ve ekonomik gelişmelere de değinildi. Emperyalist politikaların Ortadoğu’da savaş ve yıkımı derinleştirdiği belirtilirken, Filistin başta olmak üzere birçok bölgede halkların özgürlük mücadelesinin sürdüğü kaydedildi.

    Türkiye’de ise işsizlik, yoksulluk, ifade özgürlüğü üzerindeki baskılar ve demokratik hak ihlallerine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Gençlere geleceksizlik dayatılıyor, işçiler açlık sınırının altında ücretlere mahkum ediliyor. Seçilmişler görevden alınıyor, gazeteciler ve sendikacılar tutuklanıyor. Üniversiteler ve sanat alanı özgür değil.”

    BİRLEŞİK MÜCADELE ÇAĞRISI

    Açıklamanın sonunda, 68 kuşağının mirasının sürdüğü ve bu mücadelenin büyütülmesi gerektiği vurgulandı. “Tam bağımsız ve özgür bir ülke mücadelesi hâlâ önümüzde bir görev olarak duruyor” denilerek, toplumsal muhalefetin ortak mücadelede birleşmesi çağrısı yapıldı.

    PİRHA/MERSİN

  • 6 Mayıs: Bir ülkenin bitmeyen vicdan muhasebesi!

    6 Mayıs: Bir ülkenin bitmeyen vicdan muhasebesi!

    PİRHA-  Bugün 6 Mayıs. Kimileri için bir yas günü, kimileri için bir “devlet kararı” kimileri içinse bir kuşağın yok edilişinin yıl dönümü. Ancak 1972 sabahı Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde infaz edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın hikâyesi, sadece üç gencin ölümü değil, bir ülkenin “bağımsızlık” ve “adalet” arayışının en sert şekilde kesintiye uğratılmasının hikâyesidir.

    KİMDİ BU GENÇLER VE NE İSTİYORLARDI?

    Deniz, Yusuf ve Hüseyin; 1960’ların sonunda yükselen öğrenci hareketlerinin liderleriydi. İstekleri bugünün penceresinden bakıldığında oldukça netti: “Tam Bağımsız ve Demokratik Bir Türkiye.”

     6. Filo’yu denize dökerken temel motivasyonları, Türkiye’nin dışa bağımlı politikalarına son vermekti.

     Anadolu’yu karış karış gezerek köylülerin toprak hakkını, işçilerin grev hakkını savundular. Zap Suyu üzerine “Devrimci Gençlik Köprüsü”nü inşa ederken amaçları, devletin ulaşamadığı yere halkın gücüyle gitmekti.

    NEDEN ASILDILAR? 

    Görünürdeki sebep, banka soygunu ve Amerikalı askerlerin kaçırılması gibi eylemlerle “Anayasayı ihlal” etmekti. Ancak hukukçuların çoğu, bu suçların o dönemki yasalarca bile “idam” gerektirmediği konusunda hemfikirdir.

    Asıl sebep siyasi bir rövanştı. 1961 yılında asılan Başbakan Adnan Menderes’in intikamını almak isteyen dönemin sağ siyaseti, mecliste el kaldırırken “Üç bizden gitti, üç onlardan gitsin” anlayışıyla hareket etti. Bu, adaletin terazisinin değil, intikam hırsının galip geldiği bir oylamaydı.

    SONRASINDA TÜRKİYE’DE NE DEĞİŞTİ?

    Bu idamlar, Türkiye’nin toplumsal barışına vurulan en büyük darbelerden biri oldu.

    İdamlar, sol kesimde derin bir öfke ve radikalleşmeye; sağ kesimde ise “devletin bekası” adı altında sertleşmeye yol açtı. 1970’lerin sonundaki o karanlık  kardeş kavgasının tohumları bu derin adaletsizlik duygusayla beslendi ve kök saldı.

     Bir nesil, en parlak beyinlerini darağacında veya cezaevlerinde kaybetti. Türkiye, entelektüel bir çölleşme sürecine girdi.

    Bu infazlar, Türkiye halkının bilincinde o kadar büyük bir yara açtı ki, 1984’ten sonra Türkiye’de bir daha hiçbir siyasi suçlu idam edilmedi ve nihayetinde idam cezası tamamen kaldırıldı.

    DÖNEMİN RUHU: BİR RÜYANIN SONU

    60’ların o hürriyet rüzgârı, 1972 şafağında yerini buz gibi bir askeri vesayete bıraktı. O gün sadece üç genç değil; bir ülkenin “başka bir dünya mümkün” diyen neşesi ve yarınlara olan inancı da o sehpada bırakıldı.

    Bugün Karşıyaka Mezarlığı’ndaki o yan yana duran üç kabrin başında bekleyenler sadece geçmişin bir hatırasını değil, bu toprakların hiç eskimeyen bağımsızlık sevdasını selamlıyorlar. Onlar artık sadece birer isim değil; adaletsizliğin karşısında dimdik duran bir kuşağın sesi, her bahar yeniden filizlenen bir umut ve Türkiye’nin ortak vicdanında hiç sönmeyecek birer meşaledir.

    HABER MERKEZİ

     

  • Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Ören Mahallesi’nde Anıldı-VİDEO

    Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Ören Mahallesi’nde Anıldı-VİDEO

    PİRHA-Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Ören Mahallesi’nde, idam edilişlerinin 53. yıl dönümünde Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için anma programı düzenlendi. Emek Partisi (EMEP) İl Örgütü tarafından organize edilen etkinlik Ören Cemevi’nde gerçekleştirildi.

    Anma programına, Akçadağ CHP Belediye Encümen Üyesi Birol Çirkin, DEM Parti Akçadağ üyeleri, Sol Parti üyeleri, PSAKD Ören Şube Başkanı Aliseydi Köroğlu, Ören Mahalle Muhtarı Aydın Kaya, PSKD Denetleme Kurulu Üyesi Mazlum Köse gibi isimler katıldı.

    “DENİZLER, HALKLARIN KARDEŞLİĞİNİ SAVUNDU”

    Etkinlikte konuşan EMEP Malatya İl Başkanı Şerif Demirel, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mücadelesinin tarihsel kökenlerine değindi. 68 Hareketi’nin dünya çapında bir gençlik ve halk direnişi olduğunu belirten Demirel, Türkiye’de bu mücadelenin anti-emperyalist ve sosyalist karakter taşıdığını vurguladı. Denizlerin yalnızca Kemalist değil, aynı zamanda halkların kardeşliğini ve sosyalizmi savunan devrimciler olduklarını ifade etti.

    Demirel, “Deniz son sözlerinde Türk ve Kürt halklarının kardeşliğini savunmuş, henüz bu konuların gündeme dahi gelmediği bir dönemde bu mesajı vermiştir. Onlar bu coğrafyada halkların eşitliğini savunan öncülerdi” dedi.

    İSKENDER BAYHAN: “ORTAK MÜCADELE KAZANACAK”

    Programda, EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan da internet üzerinden bağlanarak konuşma yaptı. Bayhan, “Ya sömürgecilerin karanlık senaryolarını kabulleneceğiz ya da halkların ve emekçilerin ittifakıyla aydınlık bir gelecek inşa edeceğiz” diyerek, ortak mücadele çağrısında bulundu.

    “53 YIL GEÇTİ AMA UNUTULMADILAR”

    Malatya Emek Gençliği adına konuşan Dilan Aksu ise, “Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in idamının üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçti, ancak onlar gençliğin ve halkların kalbinde yaşamaya devam ediyor” dedi. Aksu, 68 Hareketi’nin anti-emperyalist yönüne vurgu yaparak, gençliğin mücadelesinin bugün de sürdüğünü belirtti.

    “ONLAR BİRER SUÇLU DEĞİL, BİRER İDEALİN NEFERİYDİ”

    Anmada konuşan TÜMKÖY-SEN İl Başkanı Adil Aktaş da, “53 yıl önce 6 Mayıs sabahında toprağa değil, kalplerimize gömdük onları. Bağımsızlık ve özgürlük uğruna canlarını feda ettiler. Onlar dar ağacına birer suçlu olarak değil, birer idealin önderi olarak yürüdüler” dedi.

    Katılımcılar, konuşmaların ardından anıta karanfil bırakarak 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı andı.

    PİRHA/MALATYA

  • Deniz Gezmiş ve yoldaşları İzmir’de anıldı-VİDEO

    Deniz Gezmiş ve yoldaşları İzmir’de anıldı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, idam edilişlerinin 53. yılında Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı anarak, “İdamlar hiçbir zaman meşru olmadı, hukuki olmadı. Öldürdüler ancak yok edemediler” diye belirtti.

    İzmir Emek ve Demokrasi Platformu, 1968’de idam edilen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını anmak için Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamada, “Deniz, Yusuf, Hüseyin Tam bağımsız Türkiye”, “Emperyalizme, savaşa, faşizme geçit yok” pankartları açılırken “Deniz’lere sözümüz sosyalist bir Dünya, “68 ruhuna geri sar”  dövizleri taşındı. Sık sık “Faşizme ölüm, halklara özgürlük”, “Deniz, Yusuf, Hüseyin sürüyor sürüyor mücadelemiz” sloganlarının atıldığı açıklamada kentteki siyasi parti ve STK temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    “ÖLDÜRDÜLER, ANCAK YOK EDEMEDİLER”

    Açıklamayı yapan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Deniz’in Yılmaz’ın, Hüseyin’in isminin hala yaşadığını ifade ederek, “Egemenler, o gencecik insanları asan faşistler bilmiyor ki, aslında halkımız kendisi için savaşan, dövüşen, bedel ödeyen insanları unutmuyor. Sinan Cemgiller Nurhak’ta öldürüldüğünde naaşlarının başında ilk ağıt yakanlar Adıyaman’ın köylü kadınlarıydı. Hala yüzbinlerce insanın ismi Deniz, Ulaş, Mahir… Hala her mitingde, her eylemde resimleri taşınanlar onlar… Asarak, katlederek yok edebileceğini sanan egemenlerin isimlerini ise hatırlayan bile yok.Denizler bir hukuk faciası ile idam edildiler. Ne ceza hukuku ne de usulü hiçbir şekilde dikkate alınmadan, cezayı eyleme uydurmaya çalışarak Denizleri katlettiler. Verilen kararın ne hukuki bir yanı vardır ne de vicdani… Zaten idamlar halkın gönlünde yok hükmünde olduğundan bugün yine, ellerimizde onların fotoğrafları, dilimizde onların isimleriyle buradayız. İdamlar hiçbir zaman meşru olmadı, hukuki olmadı. Öldürdüler ancak yok edemediler” dedi.

    “MÜCADELELERİ YOLUMUZA IŞIK TUTUYOR”

    Deniz ve arkadaşlarının mücadelesinin hala yollarına ışık tuttuğunu vurgulayan Sefa Yılmaz, “25’li yaşlarında üç gencin tüm varlıklarını bağımsızlık ve devrim kavgasına adaması, bu adanmışlığı idam sehpasında son sözleriyle haykırmaları halen en önemli miraslardan bir tanesidir. Ülkemiz bugün hala emperyalizmin sömürgesi bir durumdadır. Ülkemiz hala yoksulların, işçilerin, köylülerin, emekçilerin ağır sömürü şartları altında yaşamak zorunda bırakıldığı bir coğrafyadır. Ülkemiz hala en ağır baskı dönemlerinden birisini yaşamaktadır. Bizler Denizlerin manevi mirasını devralmak, o mücadele bayrağını yere düşürmemek, ülkemizi bağımsızlığa, halkımızı özgürlüğe kavuşturmak zorundayız. 6 Mayıs’tan 6 Mayıs’a anma törenleri düzenlemekle yetinmeyip onları hayatın her alanında, mücadelenin her zerresinde yaşatmaya devam etmek zorundayız. Halkımız insanca yaşayacak bir düzene kavuşana kadar mücadeleyi büyüterek sürdürmek zorundayız.Denizlere sözümüz, ülkemizin bağımsızlığı, halkımızın özgürlüğü olmalıdır. Onların son sözlerinde söylediği gibi; yaşasın halkların kardeşliği, kahrolsun faşizm” şeklinde konuştu.

    Açıklamanın ardından kitle, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden Gündoğdu Meydanı’na yürüyerek denize karanfil bıraktı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Üç Fidan, Dersim’de anıldı-VİDEO

    Üç Fidan, Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 53’üncü yıldönümünde Dersim’de anıldı. 

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, 68 Kuşağı’nın devrimci önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 53’üncü yıldönümünde parti binasından yürüyüş gerçekleştirip Seyit Rıza Meydanı’nda anma programı gerçekleştirdi. Kitle yürüyüşte sık sık ‘Yaşasın devrim ve sosyalizm’ , ‘Devrim şehitleri ölümsüzdür’ , ‘Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın’ sloganları atıldı.

    Anma programına yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, DAD Eş Genel Başkanları Kadriye Doğan ile Zeynel Kete, DEM Parti Haklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu ve Dersim’de ki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Basın açıklamasını Eylül Yantemur okudu. Açıklamada ‘Yaşasın devrim ve sosyalizm’ pankartı açıldı.

    “EŞİT VE ÖZGÜR BİR ÜLKENİN OLABİLECEĞİNİ İLAN ETMİŞTİLER”

    Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve Deniz Gezmiş’in dönemin sermaye sınıfı tarafından sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiğini söyleyen EMEP Dersim İl Gençlik Yöneticisi Eylül Yantemur, “Denizlerin mücadelesi tüm dünyada savaş çığırtkanlıklarının yükseldiği bir dönemde eşit ve özgür bir ülkenin olabileceğini ilan etmişti. Denizler barış, ezilen halkları ve işçi sınıfını savunmuşlardı” diye belirtti.

    “ONLAR SOSYALİZM İÇİN MÜCADELE ETTİLER”

    Türkiye’nin her yerinde devrimciler, demokratlar, halklar 6 Mayıs için bir arada olduğunu belirten DEM Parti Haklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, “3 devrimci ve 68 kuşağının Türkiye’deki öncüleri idam edildi. 53 yıldır biz bu idamı protesto ediyoruz. 53 yıldır Deniz, Hüseyin ve Yusuf unutulmadılar. O gün bugündür aileler çocuklarının adını, Deniz, Yusuf, Hüseyin olarak koydu. Çünkü onlar idam sehpasına giderken yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği dediler. Onlar sosyalizm için mücadele ettiler” dedi.

    “DENİZLERİN VE TÜM DEVRİMCİ GENÇLERİN MÜCADELESİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve Deniz Gezmiş’in demokratik ve özgür bir Türkiye hayali olduğunu ifade eden CHP Tunceli İl Başkanı Kemal Özcan, “Bizlere düşen görev de onların hayallerini gerçekleştirmektir. Biz inanıyoruz ki demokrasi, adalet ve özgürlük herkes içindir. Denizlerin ve tüm devrimci gençlerin mücadelesine sahip çıkmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “YOLUMUZ DENİZLERİN YOLUDUR”

    EMEP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Orhan Kurul ise şunları dile getirdi:

    “Yolumuz idam sehpasına giderken, ‘Yaşasın Kürt ve Türk halklarının bağımsızlık mücadelesi ’ diyen Denizlerin yoludur. Yolumuz Kürt halkının sorununun demokratik ve eşit temelde çözümünü savunan devrimcilerin yoludur. Hiçbir şüpheniz olmasın.”

    PİRHA/DERSİM

  • Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 53. yılı!

    Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 53. yılı!

    PİRHA- 68 devrimci gençlik hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin bugün 53. yılı.

    Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın 6 Mayıs 1972 idam edilerek katledilişlerinin üzerinden 53 yıl geçti.

    Türkiye devrimci hareketinin önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, bundan 53 yıl önce 1972 yılının 6 Mayıs günü idam edildi. Türkiye halklarının mücadelesinde “Üç Fidan” olarak simgeleşen Gezmiş, Aslan ve İnan’ı idama götüren süreç 12 Mart 1971 darbesi ile başladı.

    Denizlerin idam edilişine gelen süreç etkili bir mücadele sonrasında geldi. Denizler, “Üç Fidan” THKO’yu ilan etmeden önce de etkili eylemlere imza attı. Vietnam Savaşı’nda ardından Avrupa’da başlayan ve tüm dünyaya yayılan 68 hareketinin Türkiye’deki öncüleri olan Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in mücadelesi, Türkiye halkları tarafından temsil edilmeye devam ediyor.

    Üç Fidan’ın 16 Temmuz 1971 tarihinde Ankara 1. No’lu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nde başlayan THKO-1 Davası’ndaki yargılamaları, 9 Ekim 1971 tarihinde “Anayasayı silah zoruyla değiştirmek” gerekçesiyle verilen idama kararı ile sona erdi.

    SON SÖZLERİ

    Çıkarıldıkları idam sehpasında Yusuf Aslan’ın sön sözleri “Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için bir defa ölüyorum. Sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz. Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz. Yaşasın devrimciler! Kahrolsun faşizm!” oldu.

    Hüseyin İnan da “Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım! Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım! Bundan sonra bu bayrağı halka emanet ediyorum! Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. Kahrolsun faşizm!” diye haykırdı.

    Deniz Gezmiş ise “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm Leninizmin yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın işçiler, köylüler!” sözleriyle, Türk ve Kürt halklarının mücadelesini ölüme giderken bir adım daha ileri taşıdı.

    DENİZ GEZMİŞ

    Deniz Gezmiş, Ankara’nın Ayaş ilçesinde 27 Şubat 1947’de doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olarak çeşitli kentlerde ilk ve orta öğrenimini gördü. Liseyi İstanbul’da bitirdi.

    1966’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne giren Gezmiş, lise yıllarında sol düşünceyle tanışmıştı ve 1965’te Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Üsküdar ilçesine üye oldu. 30 Ocak 1968’de Hukuk Fakültesi’nde Devrimci Hukukçular Örgütü’nü kuran Gezmiş, 12 Haziran 1968’de İstanbul Üniversitesi’nin işgal edilmesine önderlik etti.

    1969 Haziranı’nda Filistin’e giderek Eylül’e kadar Filistin gerilla kamplarında kalan Gezmiş, 20 Aralık 1969’da yakalandı ve Cihan Alptekin’le birlikte 18 Eylül 1970’e kadar tutuklu kaldı. Daha sonra Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan’la birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO) kurdu. 4 Mart 1971’de dört ABD’li erin kaçırılması eyleminde bulunan Gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Gemerek nahiyesinde Yusuf Aslan’la birlikte yakalandı.

    9 Ekim 1971’de idam cezasına çarptırılan Gezmiş, 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

    HÜSEYİN İNAN

    Hüseyin İnan, 1949’da Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Bozhöyük köyünde doğdu. İlk ve orta okulu Sarız’da, liseyi Kayseri’de okudu.

    1966’da ODTÜ İdari Bilimler Bölümü’ne kayıt oldu. 1968’de TİP ve daha sonra Milli Demokratik Devrim (MDD) içindeki ayrılıklarda, giderek belirginleşen illegal ve dar örgütçülük fikri etrafında çekirdek bir grup oluşturup, kır gerillası yoluyla anti-emperyalist mücadele verme fikrini geliştirmeye çalıştı. Özellikle ODTÜ kökenli olan ve temelini İnan’ın attığı bu grup daha sonra, THKO’nun çekirdek kadrosunu oluşturacaktı.

    14 Ekim 1969’da Filistin Kurtuluş Örgütü’nün El Fetih kamplarına gitti ve orada İsrail’e karşı savaştı. 1 Ocak 1971’de Türkiye İş Bankası Emek Şubesi soygunu, ABD askeri tesislerinin basılarak ABD’lilerin kaçırılması ve daha sonra dört Amerikalı’nın kaçırılması eylemlerinde yer aldı. 24 Mart 1971’de Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yakalanarak, 9 Kasım 1971’de Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’la birlikte idama mahkum edildi. 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

    YUSUF ASLAN

    Yusuf Aslan, 1947’de Yozgat’ın bir köyünde doğdu. Ortaöğrenimini dindar ve anti-komünist eğilimlerle, gelenekçi önyargıların güçlü olduğu bir çevrede tamamladı.

    1966’da ODTÜ’ye girdi. Bir yıla kalmadan ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü’nün üyesi oldu, Dev-Genç içinde çalışmaya başladı.  1969’da arkadaşlarıyla birlikte Filistin’e gitti. Burada helikopter ve uçak pilotluğunu öğrendi. Traktörden helikoptere kadar her türlü aracı büyük bir ustalıkla kullanıyordu.

    1970 yılında kurulan THKO’nun kurucusu ve önderlerinden olan Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş’le birlikte Nurhak’a dağdaki gerilla grubuna katılmaya giderken, Sivas Şarkışla’da yaralı olarak yakalandı. Sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı.

    6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan’la birlikte idam edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Üç Fidan’ın anmasında Selahattin Demirtaş’ın mesajı okundu- VİDEO

    Üç Fidan’ın anmasında Selahattin Demirtaş’ın mesajı okundu- VİDEO

    PİRHA- Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 53’üncü yıldönümünde Mersin’de anıldı. Anmaya mesaj gönderen Selahattin Demirtaş, “Bu topraklarda binlerce yıldır umut adına ne ekildiyse zalimce budandıysa, yakıldıysa da kökünü kurutamadılar. Çünkü biz bitti demeden bitmez” ifadelerini kullandı.

    Mersin 68’liler Derneği, 68 Kuşağı’nın devrimci önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 53’üncü yıldönümünde Mersin 68’liler Ormanı’nda anma programı gerçekleştirdi. Anma etkinliğine Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il ve ilçe örgütleri, Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, çok sayıda sosyalist ve devrimci örgütler ile kentteki emek ve demokrasi güçleri katıldı.

    Saygı duruşu ve 3 Fidan Anıtı’na çelenk bırakılmasının ardından konuşan Mersin 68’liler Derneği Başkanı Hasan Kapıkıran, “Deniz, mücadelesinin son sözlerinde bir de vasiyet bırakmıştır. Bu dönem adeta 68 dönemini hatırlatmaktadır. Tek adam, tek parti dönemi 68’i aratmamaktadır. 68 ve Denizleri anlamak, anmak için demokrasi, eşitlik ve özgürlük isteyen bütün güçler ortak mücadele etmelidir” dedi.

    EMEP Antep Milletvekili Sevda Karaca ise, “Bu ülkede emperyalizme karşı mücadelenin sönmeyen ateşin yüzleri onlar. Bu ülkenin refahı için mücadele edenlerin sembolü. Onları bugün anmak sadece geçmişi anmak değil bugünün ve geleceğin mücadelesini selamlama günüdür” diye konuştu.

    SELAHATTİN DEMİRTAŞ’IN MESAJI OKUNDU

    HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın Mersin’deki anmaya gönderdiği mesaj okundu. Demirtaş’ın gönderdiği mesajda “Bu topraklarda binlerce yıldır umut adına ne ekildiyse zalimce budandıysa yakıldıysa da kökünü kurutamadılar. O ne kadar büyük ki o halen Bedrettin kokar tüm ormanlar, tüm geyikler Hacı Bektaş’ı söyler ve tüm sazlar Pir Sultan Abdal’ı çalar. Biz bitti demeden bitmez. Direnen hiçbir halk asla durmaz. Ya bir orman bağrında atmaya devam eder ya medyadanlarda, alanlarda…” ifadeleri yer aldı. Mesajdan sonra Demirtaş’ın Deniz Gezmiş için yazmış olduğu şiir de okundu.

    Kouşmaların ardından barışa vesile olması dileğiyle güvercinler uçuruldu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Üç Fidan, 6. Filo’nun denize döküldüğü Dolmabahçe’de anıldı-VİDEO

    Üç Fidan, 6. Filo’nun denize döküldüğü Dolmabahçe’de anıldı-VİDEO

    PİRHA – 68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 52’nci yıldönümünde Taksim AKM’den 6’ncı Filonun denize döküldüğü  Dolmabahçe’ye yürüyen ve açıklama yapan Emek Gençliği, “Denizlere sözümüz, tek adam yönetimine karşı Türkiye gençliğini işçi sınıfının mücadele saflarında örgütlemektir!” dedi.

    Emek Gençliği, “Emperyalistlere, işbirlikçilere, işgalcilere geçit yok! Denizlerin yolunda, Filistin halkının yanındayız!” şiarı ile 68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 52’nci yıldönümünde Taksim AKM önünde bir araya geldi. Emek Gençliği, Taksim AKM’den 6’ncı Filonun denize döküldüğü Dolmabahçe’ye ellerinde meşalelerle koştu. Ardından basın açıklaması yapıldı.

    Sık sık “Barbarlık yenilecek direnen halklar kazanacak” “Emperyalistler işbirlikçiler 6.filoyu unutmayın”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi” sloganları atıldı.

    Basın açıklamasını Emek Gençliği adına Berkay Morkan okudu.

    “NESİLLER BOYU SÜRDÜRÜLECEK BİR MÜCADELENİN MİRASINI BIRAKTILAR”

    Açıklamada şunlara vurgu yapıldı:

    “Bugün 6 Mayıs 2024. ‘68 öğrenci hareketinin öncüleri, anti-emperyalist mücadelenin simgelerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinin 52.yıldönümü. Deniz’in, babasına yazdığı son mektupta da dediği gibi, ‘İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler. Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir’. Doğup, büyüyüp, yaşayıp, öldükleri kısa zaman zarfı içerisinde, belki de birkaç ömüre sığacak mücadeleler verip, bize de nesiller boyu sürdürülecek bir mücadelenin mirasını bıraktılar.

    “ONLARIN İZİNDEN YÜRÜMEK TUTARLI BİR MÜCADELEYİ GEREKTİRİR”

    Sadece Filistin’de değil, bugün Ukrayna’da, Suriye’de, Kuzey Irak’ta halklar emperyalistlerin hedefi haline geliyor. Milyonlarca insan doğup büyüdükleri yurtlarını terk etmek zorunda kalırken onbinlerce insan bir avuç sermayedarın, bir avuç kapitalistin biraz daha kâr etmesi uğruna can veriyor. Denizlerin mücadelesini sahiplenmek, onların miras bıraktığı ışıkla yolumuzu aydınlatmak sadece Filistin için kederlenmekten ibaret değildir. Kürtçe, Arapça, Türkçe demeden, konuştuğu dile bakmadan, halkların ezilmesine, zulüm görmesine karşı ses çıkarmak gerekir. Filistin dolayısıyla İsrail’e tepki gösterirken Türkiye’yi de döktüğü kanlardan, Kuzey Irak’taki işgallerinden, İliç’te toprak altında bıraktığı işçilerden, emperyalist tekellere köle yaptığı milyonlardan sorumlu tutmak ve hesabını sormak bugün Denizlerden devraldığımız anti-emperyalist mücadele için bir zorunluluktur. Zira onların izinden yürümek tutarlı bir mücadeleyi gerektirir. Gerektirir, çünkü onlar bizim için tarihsel birer figürden, geçmişe bakıp yadedeceğimiz sıradan birer kahramandan çok daha fazlası. Onların yaşamları, devrimci dirayetleri, tavırları, bilinçleri bugün bizim yolumuzu aydınlatan, geleceğimize yön veren bir özelliğe sahip. Bugün Filistin’e destek olurken, yabancı maden şirketlerine karşı mücadele ederken, kampüslerde, fabrikalarda, mahallelerde demokratik haklarımız için mücadele ederken onların hayatları bize rehber oluyor.

    “DENİZLER TARİHİN SAYFALARINDA BİR ANI DEĞİL, GELECEĞİMİZİ AYDINLATAN BİRER IŞIK OLDULAR”

    Bilinçlerini, azimlerini, dirayetlerini sahipleniyor ve geçmişin hatalarından ders çıkararak kendi geleceğimizi inşa ediyoruz. Denizler tarihin sayfalarında bir anı değil, geleceğimizi de aydınlatan birer ışık oldular.

    Bugün dünya gençliği Filistin halkının kurtuluşu için seferber oldu. Biz Türkiye’de bu seferberliğin bir parçasıyız. Çünkü, dünya gençliğinin kaderini emperyalist silah tekelleri değil, NATO, İMF, Dünya bankası gibi kapitalist emperyalistlerin örgütlü güçleri değil, dünyanın işçi emekçilerinin örgütlü gücü belirlerse ancak kurtulabiliriz, kurtuluşumuz işçi emekçilerin saflarında, onların iktidar mücadelesindedir diyoruz! Dünya gençliği olarak özlemini duyduğumuz barışın koşulunu her ülkenin kendi emperyalistlerine ve işbirlikçi hükümetlerine yönelecek mücadelede görüyoruz. Tek adam yönetimi biat ettiği emperyalistlerle birlikte tarihin karanlığına gömülecek. Çünkü karşısına bağımsızlık ve demokrasi talebi çıkan hiçbir diktatör hayatta kalmamıştır. Denizlere sözümüz, tek adam yönetimine karşı Türkiye gençliğini işçi sınıfının mücadele saflarında örgütlemektir!”

    NUR SÜRER: BU ÜLKENİN DRAMI BİTMİYOR

    Açıklama sonrası söz alan sanatçı Nur Sürer, “Bu ülkenin dramı bitmiyor. 6 Mayıs’larda bende hepiniz gibi sabah kalkarım ve ne kadar acılı bir güne uyandık diye düşünürüm. Sizler oldukça ne Deniz ne Hüseyin ne Yusuf ne Mahir ne de İbrahim unutulacak” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Üç Fidan, idamlarının 52. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    Üç Fidan, idamlarının 52. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 52’nci yıldönümünde Dersim’de anıldı. Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Üç Fidan’ı bedenen aramızdan almış olabilirler ama onların fikirleri, idealleri ve düşünceleri halen yanı başımızda” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, 68 Kuşağı’nın devrimci önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 52’inci yıldönümünde parti binasından yürüyüş gerçekleştirip Yeraltı Çarşısı üstünde anma programı gerçekleştirdi.

    Anma programına Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan ve Dersim’de ki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Basın açıklamasını Eylül Yantemur okudu. Açıklamada ‘Yaşasın devrim ve sosyalizm’ pankartı açıldı.

    “ÜÇ FİDAN’IN SÖZLERİ HALEN HALKIN MÜCADELESİNE GÜÇ VERİYOR”

    Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in emperyalizme karşı mücadelesinin halka ilham kaynağı olmaya devam ettiğini belirten Eylül Yantemur, “Onlar baskının, sömürünün olmadığı sınıfsız bir toplumun kurulması nihai amacıyla, emperyalizme ve işbirlikçi egemen sınıfların köhne düzenine ve yöneticilerine karşı taviz vermeden mücadele ettiler. Bu mücadelenin tam zaferi, bugün de işçi sınıfının ve ezilen halkların, baskının ve sömürünün tüm biçimleriyle yok edildiği sınıfsız toplum davasının hedefi olmaya devam ediyor. Deniz Gezmiş’in idam sehpasında söylediği “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm Leninizmin yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi, kahrolsun emperyalizm!” sözleri yarım asırdır, bu topraklarda çınlamayı sürdürüyor. Deniz Gezmiş’ten sonra darağacına çıkarılan Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın “Kahrolsun faşizm” haykırışı, bugün hâlâ grevlerde, meydanlarda, kampüslerde mücadeleye güç veriyor” dedi.

    “YAŞASIN DEVRİM VE SOSYALİZM”

    “Üç Fidan bedenen aramızdan almış olabilirler ama onların fikirleri, idealleri ve düşünceleri halen yanı başımızda” diyen EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “52 yıl geçmesine rağmen halen onların düşünceleri mücadelemizi büyütmemizi sağlıyor. Denizler idam sehpasında son sözlerini daha insanca yaşanacak sömürüsüz bir düzen için söylediler. Sömürüsüz bir dünya kurmak özlemiyle yaşasın devrim ve sosyalizm mücadelesi sözünü söyleyerek yeni gelen kuşakların gideceği adresi göstermiş oldular. Bizde buradan onların sözlerini miras olarak kabul ediyoruz yaşasın devrim ve sosyalizm diyoruz” diye konuştu.

    Anma şiir ve müzik dinletisinin ardından sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Gençlik Örgütleri: Bu sisteme karşı Denizlerin yolunda mücadeleyi büyüteceğiz-VİDEO

    Gençlik Örgütleri: Bu sisteme karşı Denizlerin yolunda mücadeleyi büyüteceğiz-VİDEO

    PİRHA – 68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 52’nci yıldönümünde Taksim AKM’den 6’ncı Filonun denize döküldüğü  Dolmabahçe’ye yürüyen ve açıklama yapan Gençlik Örgütleri, “Bugün geleceğimizi çalan, emeğimizi sömüren, yaşamlarımızı gaspeden, depremde, savaşta, işte, okulda, sokakta ölüme sürükleyen bu sisteme karşı Denizlerin yolunda yürüyecek, geleceğimiz ve özgürlüğümüz için mücadeleyi büyüteceğiz!” dedi.

    Gençlik Örgütleri, “Emperyalizme ve Faşizme Karşı Denizlerin Yolundayız” şiarı ile 68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 52’nci yıldönümünde Taksim AKM önünde bir araya geldi. Gençlik Örgütleri, Taksim AKM’den 6’ncı Filonun denize döküldüğü  Dolmabahçe’ye yürüdü.

    “Emperyalizme ve Faşizme karşı Denizlerin Yolundayız” pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık, “Yusuf Hüseyin Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz”, “Nehirden Denize Özgür Filistin” “Gözlatılar baskılar bizi yıldıramaz”, “Gençlik sokakta Denizlerin yolunda” sloganları atıldı.

    Basın açıklamasını gençlik örgütleri adına Diyar Soyal okudu.

    “YOLDAŞLARIMIZI ANMANIN SORUMLULUĞUYLA BURADAYIZ”

    Basın açıklamasında şunlara yer verildi:

    “6 Mayıs şafağında faşizmin dar ağaçlarında ölümsüzlüğe uğurladığımız önderlerimizi, Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan’ı ve Hüseyin İnan’ı anmak için ölümsüzlüğünün 52. Yılında onların 6. Filoyu denize döktüğü dolmabahçedeyiz. 68 kuşağının yer küreyi sarsan adımlarını kararlı bir şekilde takip ederek, tüm dünyayı sarsan devrim ve sosyalizm mücadelesinin bulunduğumuz coğrafyada omuzlayıcılığını sürdüren önderlerimizi, yoldaşlarımızı anmanın sorumluluğuyla buradayız. Dönemin siyasal ve toplumsal ayaklanmalarının içerisinde reformizme meydan okuyarak sistem sınırlarını aşan politik, örgütsel bir çıkışa imza atan THKO kurucu önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamıyla durdurulmak önü kesilmek istenen devrimci mücadelenin, onlar katledilerek bitirilemediğini gördüğümüz yarım asırlık bir zaman diliminin ardından onları anmanın kararlılığını taşıyoruz.

    “DENİZLERİN YOLDAŞI OLMANIN ONURUNU TAŞIYORUZ”

    Toprak işgallerinden, 15-16 Haziran işçi direnişlerine, halka dönük her saldırıda kampüslerden sokağa taşan bir mücadele mirasını sahipleniyoruz! Filistin’de Karabağ’da, Kürdistan’da, Ukrayna’da sürdürülen işgal saldırılarına karşı dur diyor. Vietnam kasabı Komer’in arabasını yakan işgalciliğe ve işbirlikçiliğe dur diyenlerin enternasyonalist mücadelesini sürdürüyoruz. İsrail devletinin işbirlikçi emperyalist güçlerle birlikte Filistin’e yönelik işgal ve soykırım politiklarına direnirken, Filistin’de savaşan, Filistin halkının deneyimlerinden öğrenerek yol açan Denizlerin yoldaşı olmanın onurunu taşıyoruz. Bugün devletin Kürt ulusuna yönelik imha soykırım politikalarına şovenizme karşı mücadele ederken son sözleri “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının Bağımsızlık Mücadelesi!” olan yoldaşlarımızın birleşik mücadele çağrısını büyütüyoruz.

    “ONLARIN YOLUNDAN VAZGEÇMEYECEĞİMİZİ BELİRTİYORUZ”

    Bugün onları anmanın yaşam ve ideallerininden öğrenmek uğruna kararlılıkla yürüdükleri mücadelemizi zafere taşıma sorumluluğunu barındırıyor. 1 Mayıs’ta Taksim meydanına yürüyen, Taksim meydanına yürümek için barikatlarda dövüşen tüm arkadaşlarımızın bu tarihsel mirasa dayanarak hareket ettiğinin bilincindeyiz. Bugün faşizmin yasaklarına rağmen meydanları zapetme irademizi onların Taksim meydanından Dolmabahçe’ye akın ederken taşıdıkları kararlıktan alıyoruz. 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’na yürümek isteyen yoldaşlarımızı barikatları aşmak istedikleri için tutuklayanlar çok açık bilmelidir ki; Haklı ve meşru mücadelemiz devletin hiç bir saldırısı karşısında geri adım atacak değildir. Bugün emperyalizme ve faşizme karşı vurulan her darbeyi Denizlerin fiili meşru mücadele kararlılığına dayandırıyor. Hiç bir baskı ve zor karşısında onların yolunda yürümekten vazgeçmeyeceğimizi belirtiyoruz. Bugün geleceğimizi çalan, emeğimizi sömüren, yaşamlarımızı gaspeden, depremde, savaşta, işte, okulda, sokakta ölüme sürükleyen bu sisteme karşı Denizlerin yolunda yürüyecek, geleceğimiz ve özgürlüğümüz için mücadeleyi büyüteceğiz! Onların yürüyüşünü devrimle taçlandırana dek yollarında izlerini takip etmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Deniz, Hüseyin ve Yusuf, Ankara’da mezarları başında anıldı-VİDEO

    Deniz, Hüseyin ve Yusuf, Ankara’da mezarları başında anıldı-VİDEO

    PİRHA- Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 52’nci yıl dönümünde Ankara’da anıldı.

    68 Kuşağı’nın devrimci önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 52’nci yılında anıldı.

    Karşıyaka Mezarlığı girişinde bir araya gelen yurttaşlar, kortej oluşturarak yürüyüş düzenledi.

    Anmaya DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan olmak üzere Alevi kurumları, çok sayıda demokratik kitle örgütü, yöre ve çevre dernekleri de katıldı.

    “YAŞASIN DEVRİMCİ VE YURTSEVER MÜCADELEMİZ”

    Anmada konuşma yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Denizlerin arkadaşlarıyla birlikte darağacında katledilmelerinin üzerinden 52 yıl geçti. Ama Denizler asla unutulmadı. O kalemleri kıran faşist güçler ve yargının şu an esamesi okunmuyor. Türkiye’de Behice Boran’lardan, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’lardan, Kaypakkaya’lardan, Mahir’lerden, Mazlum ve Sakine’lerden, Sevê’lerden bugüne kadar bırakmış oldukları devrimci, sosyalist ve yurtsever mücadeleyi, bizler onlara layık olacak şekilde yürütmek için mücadelemizi sürdürüyoruz. Onların kalemlerini kırdılar ama ışığa dokunamadılar, devrimci mücadeleye dokunamadılar. Halkın barışını ve kardeşliğini isteyenlere dokunamadılar. O ışık şuanda Kürt halkının yüreğinde Türkiye’deki işçi ve emekçilerin yüreğinde. Pırıl pırıl mücadele şuanda mezarları başında andığımız yoldaşlarımızın yolunda ilerlemektedir. Bizler Deniz’lerin ifade ettiği gibi Kürt ve Türk halklarının kardeşliği için, bizler bu ülkede ezilenler ve sömürülenler için, açlık ve yoksullukla pençeleşen işçiler emekçiler ve yoksullar için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Tıpkı Deniz’lerin bıraktığı miras gibi emperyalistlere karşı halkların barışını sonuna kadar savunmaya savunacağız. Bir kez daha Deniz’leri anıyoruz ve onları asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Yaşasın devrimci örgütlü ve yurtsever mücadelemiz” diye konuştu.

    ” MÜCADELELERİ BAŞARIYA ULAŞANA KADAR DEVAM EDECEK”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Deniz’in, Yusuf’un, Hüseyin’in yaktığı meşale bugün Türkiye’de ve Kürdistan’ın dört bir yanında dalga dalga yayılıyor. Mücadelemizi aydınlatıyorlar, yolumuzu açıyorlar. Saygıyla selamlıyoruz kendilerini. Emin olsunlar ki Deniz, Yusuf ve Hüseyin’lerin mücadelesi başarıya ulaşıncaya kadar devam edecektir. Van direnişinde, Amed’te olduğu gibi İstanbul’da, İzmit’te, İzmir’de direnen özgürlüğüne, eşitliğine ve haklarına sahip çıkan emekçilerin mücadelesinde yaşayacaklardır. Biz bu mücadeleyi başarıya ulaştıracağımıza eminiz, inanıyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz. Hep birlikte bu mücadeleyi başarıya ulaştıracağımıza olan inançla tekrar Deniz, Hüseyin ve Yusuf’un şahsında bugüne kadar devrim ve demokrasi mücadelesinde hayatını yitirmiş bütün insanlarımızı saygıyla selamlıyor ve mücadelelerini sürdürüyoruz”

    “ÜLKEYİ ÖZGÜRLEŞTİRMEYE KARARLIYIZ”

    Alevi kurumları adına konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, “Kaybettiğimiz tüm yoldaşlarımıza Deniz’e, Mahir’e, İbrahim’e ve onların bütün yoldaşlarına vermiş olduğumuz sözü tutuyor ve onların çizdiği yolda yürümeye devam ediyoruz. Biz Aleviler bu ülkede özgürlük, eşitlik mücadelesi veren bütün yoldaşlarımız ile birlikte bu ülkeyi özgürleştirmeye kararlıyız. Hepsinin önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan ise, “Yol önderlerimizin buraya kadar getirmiş olduğu bayrağı taşımaya biz de devam edeceğiz. Mücadeleleri mücadelemiz olacaktır” diye ekledi.

    Açıklama ardından anmaya katılan yurttaşlar, Üç Fidan’ın mezarlarını ziyaret ederek, karanfiller bıraktı.

    PİRHA/ANKARA

  • Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52. yılı

    Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52. yılı

    PİRHA- 68 devrimci gençlik hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin bugün 52. yılı.

    Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın 6 Mayıs 1972 idam edilerek katledilişlerinin üzerinden 52 yıl geçti.

    Gezmiş, Aslan ve İnan; Ankara 1 No.’lu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi tarafından yargılandılar.

    Çıkarıldıkları idam sehpasında Yusuf Aslan’ın sön sözleri “Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için bir defa ölüyorum. Sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz. Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz. Yaşasın devrimciler! Kahrolsun faşizm!” oldu.

    Hüseyin İnan da “Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım! Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım! Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum! Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. Kahrolsun faşizm!” diye haykırdı.

    Deniz Gezmiş ise “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm Leninizmin yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın işçiler, köylüler!” sözleriyle, Türk ve Kürt halklarının mücadelesini ölüme giderken bir adım daha ileri taşıdı.

    DENİZ GEZMİŞ

    Deniz Gezmiş, Ankara’nın Ayaş ilçesinde 27 Şubat 1947’de doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olarak çeşitli kentlerde ilk ve orta öğrenimini gördü. Liseyi İstanbul’da bitirdi.

    1966’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne giren Gezmiş, lise yıllarında sol düşünceyle tanışmıştı ve 1965’te Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Üsküdar ilçesine üye oldu. 30 Ocak 1968’de Hukuk Fakültesi’nde Devrimci Hukukçular Örgütü’nü kuran Gezmiş, 12 Haziran 1968’de İstanbul Üniversitesi’nin işgal edilmesine önderlik etti.

    İstanbul’a gelen 6. Filo’yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz’da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül’de serbest bırakıldı. 1 Kasım 1968’de Samsun’dan İstanbul’a Mustafa Kemal Yürüyüşü’nü düzenledi.

    1969 Haziranı’nda Filistin’e giderek Eylül’e kadar Filistin gerilla kamplarında kalan Gezmiş, 20 Aralık 1969’da yakalandı ve Cihan Alptekin’le birlikte 18 Eylül 1970’e kadar tutuklu kaldı. Daha sonra Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan’la birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO) kurdu. 4 Mart 1971’de dört ABD’li erin kaçırılması eyleminde bulunan Gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Gemerek nahiyesinde Yusuf Aslan’la birlikte yakalandı.

    9 Ekim 1971’de idam cezasına çarptırılan Gezmiş, 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

    HÜSEYİN İNAN

    Hüseyin İnan, 1949’da Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Bozhöyük köyünde doğdu. İlk ve orta okulu Sarız’da, liseyi Kayseri’de okudu.

    1966’da ODTÜ İdari Bilimler Bölümü’ne kayıt oldu. 1968’de TİP ve daha sonra Milli Demokratik Devrim (MDD) içindeki ayrılıklarda, giderek belirginleşen illegal ve dar örgütçülük fikri etrafında çekirdek bir grup oluşturup, kır gerillası yoluyla anti-emperyalist mücadele verme fikrini geliştirmeye çalıştı. Özellikle ODTÜ kökenli olan ve temelini İnan’ın attığı bu grup daha sonra, THKO’nun çekirdek kadrosunu oluşturacaktı.

    14 Ekim 1969’da Filistin Kurtuluş Örgütü’nün El Fetih kamplarına gitti ve orada İsrail’e karşı savaştı. 1 Ocak 1971’de Türkiye İş Bankası Emek Şubesi soygunu, ABD askeri tesislerinin basılarak ABD’lilerin kaçırılması ve daha sonra dört Amerikalı’nın kaçırılması eylemlerinde yer aldı. 24 Mart 1971’de Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yakalanarak, 9 Kasım 1971’de Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’la birlikte idama mahkum edildi. 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

    YUSUF ASLAN

    Yusuf Aslan, 1947’de Yozgat’ın bir köyünde doğdu. Ortaöğrenimini dindar ve anti-komünist eğilimlerle, gelenekçi önyargıların güçlü olduğu bir çevrede tamamladı.

    1966’da ODTÜ’ye girdi. Bir yıla kalmadan ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü’nün üyesi oldu, Dev-Genç içinde çalışmaya başladı. Bu dönemden itibaren önce hazırlık okulunda, sonra da mühendislik fakültesinde başlayan boykotların ve hemen ardından ODTÜ işgalinin önde gelen örgütçülerinden oldu. İlk yargılandığı eylem, ABD Büyükelçisi Commer’in arabasının yakılmasıydı.

    1969’da arkadaşlarıyla birlikte Filistin’e gitti. Burada helikopter ve uçak pilotluğunu öğrendi. Traktörden helikoptere kadar her türlü aracı büyük bir ustalıkla kullanıyordu.

    1970 yılında kurulan THKO’nun kurucusu ve önderlerinden olan Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş’le birlikte Nurhak’a dağdaki gerilla grubuna katılmaya giderken, Sivas Şarkışla’da yaralı olarak yakalandı. Sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı.

    6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan’la birlikte idam edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kızıldere Katliamı’nın 52. yıl dönümü

    Kızıldere Katliamı’nın 52. yıl dönümü

    PİRHA- Bugün, Türkiye devrimci hareketi tarihine kararlılık ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak kazınan Kızıldere Katliamı’nın 52. yıl dönümü. Mahir Çayan ve 9 arkadaşı, Denizlerin idamlarını engellemek için çıktıkları yolda Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere Köyü’nde katledildiler.

    Bugün 30 Mart 1972 Kızıldere Katliamı’nın 52. yılı. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamını engellemek isteyen Mahir Çayan ve 9 devrimci yoldaşı, 50 yıl önce bugün 30 Mart 1972’de Kızıldere’de katledildi.

    68 Kuşağı denilince akla gelen ilk isimlerdendir Mahir Çayan. Türkiye’de emperyalizme ve faşizme karşı mücadelede kararlılıkla yola çıkan on binlerce devrimcinin önderlerinden biri.

    Yaşadığı dönemin dünyasındaki siyasal gelişmelerden etkilenen Çayan, kah okullarda boykot, kah emekçilerle fabrikalarda grev örgütledi. Çayan’ın , son sözleri de aynı kararlılıkta idi: “Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik!”

    DEVRİMCİ DAYANIŞMA

    Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Partisi – Cephesi (THKP-C) kurucularından Mahir Çayan, yoldaşları Saffet Alp, Sabahattin Kurt, Cihan Alptekin, Ömer Ayna, Hüdai Arıkan, Nihat Yılmaz, Ertan Saruhan, Ahmet Atasoy, Sinan Kazım Özüdoğru’yla birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) üyesi devrimciler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam kararlarını engellemek için 27 Mart 1972’de Ordu’nun Ünye İlçesi’ndeki NATO’ya ait radar istasyonunda çalışan iki İngiliz ve bir Kanadalı teknisyeni kaçırdı.

    “DÖNMEYE DEĞİL, ÖLMEYE GELDİK”

    İdam kararlarını engellemek isteyen Mahir Çayan ve 9 yoldaşı, Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyüne geçti. Köy muhtarı, gizlenen devrimcileri ihbar etti ve ev ihbar üzerine çevrildi. Çayan, “Teslim olun” çağrısına “Erleri çekin üst düzeyler gelsin! Biz buraya dönmeye değil ölmeye geldik!” diye yanıt verdi.

    Mahir Çayan ve yoldaşları 30 Mart 1972’de yani tam 50 yıl önce bugün Kızıldere’de katledildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Denizler yaşasaydı sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için mücadeleye devam edeceklerdi’-VİDEO

    ‘Denizler yaşasaydı sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için mücadeleye devam edeceklerdi’-VİDEO

    PİRHA-68 kuşağının devrimci önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın katledilişlerinin 51’inci yılında Dersim’de Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirilip basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada, “Denizler bugün sağ olsalardı sınıfsız sömürüsüz bir dünya için mücadele etmeye devam edeceklerdi. Denizlerin başlattığı mücadelenin ateşi hala yanıyor, yanacak” denildi.

    68 kuşağının devrimci önderleri ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) kurucuları Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan katledilişlerinin 51’inci yılında birçok yerde anılmaya devam ediyor.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirip basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, CHP Dersim Milletvekili adayı Hüsniye Karakoyun ve çok sayıda yurttaş katıldı. Kitle sürekli ‘Yaşasın Devrim ve Sosyalizm’, ‘Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz’ sloganları attı.

    Basın açıklamasını Emek Gençliğinden Eylül Yantemur okudu. Açıklamada ‘Yaşasın Devrim ve Sosyalizm’ pankartı açıldı.

    “DENİZLER KISACIK YAŞAMLARINDA DÜZENE KARŞI ÇIKTILAR”

    ‘Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan 51 yıl önce 6 Mayıs’ta idam edildiler’ diyen Eylül Yantemur, “Onların öğrenci eylemleriyle başlayan mücadeleleri giderek sömürünün, baskının ve yoksulluğun gerçek nedenlerine yönelmişti. Başta onların idamları için Meclis’te el kaldıran milletvekilleri olmak üzere, darbe komutanları, güvenlik güçleri ve bürokrasi bu mücadeleyi kendi varlıkları için tehlikeli görmüşlerdi. Denizler kısacık yaşamlarında sadece düzenin bekçilerine, atanmış memurlarına değil aynı zamanda ülkeyi kuşatan, nüfuz eden emperyalizme, içerideki uzantılarına, işbirlikçilerine ve kısaca tekellerin düzenine karşı çıkıyorlardı” dedi.

    “DENİZLERİN BAŞLATTIĞI MÜCADELENİN ATEŞİ HALA YANIYOR”

    Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın yaşasaydı sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Yantemur, “Denizlerin başlattığı mücadelenin ateşi hala yanıyor, yanacak. 14 Mayıs seçimleri bu çok yönlü ve kapsamlı mücadelenin bir parçasıdır. Tek adam rejimini sona erdirecek hamle milyonlarca Denizlerden gelecek” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • 78’liler Girişimi: Haksızlığa karşı başkaldırı ruhunun öncülerini unutmadık

    78’liler Girişimi: Haksızlığa karşı başkaldırı ruhunun öncülerini unutmadık

    PİRHA- Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilerek katledilişlerinin 51. yılı nedeniyle yazılı bir açıklama yapan 78’liler Girişimi, “Bugün ‘kara gün’ 6 Mayıs… Ancak onlar yaşıyor! Çünkü Türkiye halkı, Denizleri adeta göklerin derinliklerinden inmiş, öncesi ve sonrası olmayan efsane kahramanları gibi benimsedi ve öylece kabul etti” dedi. 

    Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın 6 Mayıs 1972 idam edilerek katledilişlerinin üzerinden 51 yıl geçti.

    78’liler Girişimi yazılı bir açıklama yaparak, “Haksızlığa karşı başkaldırı ruhunun öncülerini unutmadık. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı unutmadık” dedi.

    “Bugün Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın asılarak idam edildiği bir “kara gün” 6 Mayıs… Ancak onlar yaşıyor! Çünkü Türkiye toplumu ve halkı, Denizleri adeta göklerin derinliklerinden inmiş, öncesi ve sonrası olmayan efsane kahramanları gibi benimsedi ve öylece kabul etti” denilen açıklama şöyle:

    “Egemen sınıfların 12 Mart darbecileri eliyle, 68 kuşağının ‘’halk devrimcileri’’ni yok etme ve halkın gözünden düşürme politikaları tutmadı.

    Denizlerin davasının haksızlığına kimseyi inandıramadılar.

    12 Martçılar yaşamlarını özgürlük, eşitlik, bağımsızlık ve sosyalizm davasına adamış üç fidanın cellâtları olarak tarihin utanç sayfasında yerlerini geçtiler.

    Haklı bir mücadele karşısında ideolojik-psikolojik yenilgiye uğrayan egemen sınıflar, Denizlerin zaman geçtikçe büyüyen ve milyonların gönlünü kazanan etkisini fark edince bu kez ‘’kutsama’’ yoluyla o büyük devrimcilerin mücadelelerini yok sayıp sistem içi ikonlar haline getirmeye çalıştı.

    Onlara göre tekrarı mümkün olmayan bireysel ‘’serüven’’di Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin takip ettikleri yol.

    O yolda mümkünü yok, bir daha yürünemezdi.

    O yolu iç çekerek anmak isteyen anabilirdi ama o yol ezilen, sömürülen, yok sayılan kitleler için bir menkıbeden, masaldan, efsaneden başka bir şey olamazdı.

    Halkın masalları, menkıbeleri, efsaneleri sevmesinden korkacak bir yan yoktu. Halkı çocuk yerine koydular. 68 kuşağını bir masal öznesine çevirmeye çalıştılar.

    Oysa Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin öncüsü olduğu 68 gençliği, emperyalizme ve faşizme karşı başkaldıran bir gençlikti.

    Onların bıraktığı miras, gençliğin idealleri, halkların özgürlüğü uğruna can da dahil her türlü bedelin ödenmesiydi.

    “ATAK DEVRİMCİLERDİ ONLAR”

    Ülkeye, halka, devrime bağlı, en yetenekli ve atak devrimcilerdi onlar. Denizler idam edildi. Nurhak’ta Sinanların, Kızıldere’de Mahirlerin kanı akıtıldı. Diyarbakır’da İbrahimler en ağır işkencelerde can verdi.

    Sınıf mücadelesinin doğasında vardır; egemen sınıflar, devrimcilere en akla gelmedik baskı ve işkenceyi hatta ölümü reva görürler. Çünkü egemen sınıflar için ‘’ölü bir devrimci yaşayan bir devrimciden her zaman daha iyidir’.’

    “EGEMEN SINIFLAR TOPLUMUN GELECEĞİNİ YOK ETTİLER”

    Egemen sınıflar toplumun geleceğini Denizlerin şahsında yok ederek, bu suçun bedelini tüm ülkeye ödettiler.

    Denizlerin idamı, toplumun bir zamanlar var olan adalet duygusunu, gençliğini, dinamizmini, haksızlığa karşı başkaldırı ruhunu, bir şeylerin değişebileceğine dair inancını ve sahiciliğini yaraladı.

    Bu “yara” 51 yıldır iyileşmeyi bekliyor.

    Ta ki toplum olarak geçmişimizle yüzleşene/hesaplaşana kadar…

    Deniz Gezmiş’in, Hüseyin İnan’ın, Yusuf Aslan’ın 6 Mayıs 1972 şafağında tam da idam sehpasında haykırdıkları şu son sözlerini geleceğe taşıyana kadar…

    ‘’Yaşasın tam bağımsız Türkiye!’’

    ‘’Yaşasın işçiler, köylüler!’’

    ‘’Kahrolsun emperyalizm!’’

    ‘’Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!’’”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    > Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 51. yılı

     

  • Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 51. yılı

    Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 51. yılı

    PİRHA- 68 devrimci gençlik hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin bugün 51. yılı.

    Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın 6 Mayıs 1972 idam edilerek katledilişlerinin üzerinden 51 yıl geçti.

    SON SÖZLERİ

    Üç Fidan’ın idam sehpasında haykırdığı son sözleri, Türkiye halkları için bugün hala geçerli. Çıkarıldıkları idam sehpasında Yusuf Aslan’ın sön sözleri “Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için bir defa ölüyorum. Sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz. Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz. Yaşasın devrimciler! Kahrolsun faşizm!” oldu.

    Hüseyin İnan da “Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım! Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım! Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum! Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. Kahrolsun faşizm!” cümlelerini haykırdı.

    Deniz Gezmiş ise, “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm Leninizmin yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın işçiler, köylüler!” sözleriyle, Türk ve Kürt halklarının mücadelesini ölüme giderken bir adım daha ileri taşıdı.

    DENİZ GEZMİŞ

    Deniz Gezmiş, Ankara’nın Ayaş ilçesinde 27 Şubat 1947’de doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olarak çeşitli kentlerde ilk ve orta öğrenimini gördü. Liseyi İstanbul’da bitirdi.

    1966’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne giren Gezmiş, lise yıllarında sol düşünceyle tanışmıştı ve 1965’te Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Üsküdar ilçesine üye oldu. 30 Ocak 1968’de Hukuk Fakültesi’nde Devrimci Hukukçular Örgütü’nü kuran Gezmiş, 12 Haziran 1968’de İstanbul Üniversitesi’nin işgal edilmesine önderlik etti.

    İstanbul’a gelen 6. Filo’yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz’da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül’de serbest bırakıldı. 1 Kasım 1968’de Samsun’dan İstanbul’a Mustafa Kemal Yürüyüşü’nü düzenledi.

    1969 Haziranı’nda Filistin’e giderek Eylül’e kadar Filistin gerilla kamplarında kalan Gezmiş, 20 Aralık 1969’da yakalandı ve Cihan Alptekin’le birlikte 18 Eylül 1970’e kadar tutuklu kaldı. Daha sonra Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan’la birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO) kurdu. 4 Mart 1971’de dört ABD’li erin kaçırılması eyleminde bulunan Gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Gemerek nahiyesinde Yusuf Aslan’la birlikte yakalandı.

    9 Ekim 1971’de idam cezasına çarptırılan Gezmiş, 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

    HÜSEYİN İNAN

    Hüseyin İnan, 1949’da Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Bozhöyük köyünde doğdu. İlk ve orta okulu Sarız’da, liseyi Kayseri’de okudu.

    1966’da ODTÜ İdari Bilimler Bölümü’ne kayıt oldu. 1968’de TİP ve daha sonra Milli Demokratik Devrim (MDD) içindeki ayrılıklarda, giderek belirginleşen illegal ve dar örgütçülük fikri etrafında çekirdek bir grup oluşturup, kır gerillası yoluyla anti-emperyalist mücadele verme fikrini geliştirmeye çalıştı. Özellikle ODTÜ kökenli olan ve temelini İnan’ın attığı bu grup daha sonra, THKO’nun çekirdek kadrosunu oluşturacaktı.

    14 Ekim 1969’da Filistin Kurtuluş Örgütü’nün El Fetih kamplarına gitti ve orada İsrail’e karşı savaştı. 1 Ocak 1971’de Türkiye İş Bankası Emek Şubesi soygunu, ABD askeri tesislerinin basılarak ABD’lilerin kaçırılması ve daha sonra dört Amerikalı’nın kaçırılması eylemlerinde yer aldı. 24 Mart 1971’de Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yakalanarak, 9 Kasım 1971’de Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’la birlikte idama mahkum edildi. 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

    YUSUF ASLAN

    Yusuf Aslan, 1947’de Yozgat’ın bir köyünde doğdu. Ortaöğrenimini dindar ve anti-komünist eğilimlerle, gelenekçi önyargıların güçlü olduğu bir çevrede tamamladı.

    1966’da ODTÜ’ye girdi. Bir yıla kalmadan ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü’nün üyesi oldu, Dev-Genç içinde çalışmaya başladı. Bu dönemden itibaren önce hazırlık okulunda, sonra da mühendislik fakültesinde başlayan boykotların ve hemen ardından ODTÜ işgalinin önde gelen örgütçülerinden oldu. İlk yargılandığı eylem, ABD Büyükelçisi Commer’in arabasının yakılmasıydı.

    1969’da arkadaşlarıyla birlikte Filistin’e gitti. Burada helikopter ve uçak pilotluğunu öğrendi. Traktörden helikoptere kadar her türlü aracı büyük bir ustalıkla kullanıyordu.

    1970 yılında kurulan THKO’nun kurucusu ve önderlerinden olan Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş’le birlikte Nurhak’a dağdaki gerilla grubuna katılmaya giderken, Sivas Şarkışla’da yaralı olarak yakalandı. Sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı.

    6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan’la birlikte idam edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Üç Fidan için Mersin’de anma

    Üç Fidan için Mersin’de anma

    PİRHA- Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 50’nci yıldönümünde Mersin’de anıldı. 

    Mersin 68’liler Derneği, 68 kuşağının devrimci önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 50’nci yıldönümü nedeniyle 68’liler Barış Ormanı’nda etkinlik düzenledi.

    Saygı duruşu ile başlayan anmada konuşan Mersin 68’liler Derneği Başkanı Hüseyin Kapıkıran, Denizlerin dalgalandırdıkları bayrağın bugün de dalgalandığını söyleyerek, kriz ve karanlığa karşı Denizlerin ruhunun günümüzde de yaşatılması gerektiğini belirtti.

    Kapıkıran’ın ardından söz alan Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce de, savaşı baskıyı yoksulluğu her yerde kurumsallaştırarak kendilerinin baskı altına alınmaya çalışıldığını dikkat çekerek, “Sinanlar, Mahirler, İbolar, Sakineler, Kemaller hepimizin mücadelesinde yaşıyor. Savaşın yoksulunun arttığı bu dönemde onların yoldaşları olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

    Konuşmaların ardından etkinlik Sözyüzü dergisinden şairlerin seslendirdiği şiir ve Turhan Alıcı’nın söylediği şarkılarla son buldu.

    PİRHA/MERSİN

     

     

  • Sancar: HDP, Denizlerin bıraktığı mirasa ortak olmaktan onur duyuyor-VİDEO

    Sancar: HDP, Denizlerin bıraktığı mirasa ortak olmaktan onur duyuyor-VİDEO

    PİRHA- Üç Fidan’ın mezarı başında gerçekleştirilen anmada konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Aradan 50 yıl geçti ama onların devrim, sosyalizm, özgürlük, demokrasi yolunda verdikleri kararlı, cesur mücadelenin ışığı sönmedi. HDP, Denizlerin bıraktığı mirasa ortak olmaktan onur duyuyor” dedi.

    68 kuşağının devrimci önderleri ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) kurucuları Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, katledilişlerinin 50’nci yılında Karşıyaka Mezarlığı’ndaki kabirleri başında anıldı.

    Anmaya katılan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da açıklamalarda bulundu. Üç Fidan’ın bundan yarım asır yıl önce bir siyasi cinayetle katledildiğini vurgulayan Sancar, “Aradan 50 yıl geçti ama onların devrim, sosyalizm, özgürlük, demokrasi yolunda verdikleri kararlı, cesur mücadelenin ışığı sönmedi. Tam tersine o meşale bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Açtıkları yolda yürüyen milyonlar var şimdi. Milyonların yüreğinde yaşıyorlar. Onları siyasi cinayetle katledenler, idamlarında oy kullananlar tarihin utanç sayfalarında yer alıyorlar; fakat Denizimiz, Yusufumuz, Hüseyinimiz üç fidanımız büyüyerek bizleri aydınlatmaya, devrim ve sosyalizm, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamaya devam ediyorlar” dedi.

    “ÜÇ FİDANIN MİRASINI YAŞATACAĞIZ”

    Denizlerin idam sehpasına giderken haykırdıkları sözleri bugün mücadelelerinde yaşattıklarını dile getiren Sancar, şöyle devam etti:

    “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği diyerek gülümseyerek ölüme gittiler. Bu sözler ve mücadeleleri bize onurlu bir mirastır, aynı zamanda bir çağrıdır. Hep birlikte bugün burada yaptığımız gibi hayatın her alanında halkların ortak mücadelesini büyütme çağrısıdır o slogan. Bize sorumluluk yüklemektedir. Bugün de aynı soyguncu, sömürücü, zalim, talancı yönetim zihniyeti daha da ağırlaşmış bir biçimde devam ediyor. Bugün de görevimiz üç fidanımız bize o gün yaptığı çağrıdan farklı değildir. Ortak mücadeleyi her alanda büyütmek, devrim ve sosyalizm yolunda birlikte yürümektir görevimiz. Üç fidanımız ve onlar gibi hayatlarını feda eden, gözlerini kırpmadan en ufak bir korku işareti arayanları utandırarak ölüme gidenlerin mirasını yaşatacağız.”

    Sancar, “Ne kadar baskı uygulanırsa uygulansın, zulüm yapılırsa yapılsın, engeller ne kadar büyütülürse büyütülsün bu mücadele sürüyor, sürecek HDP de bu mirasın ortağı olmaktan onur duyuyor. Yusuf, Deniz, Hüseyin gibi Mahir, İbo, Mazlumlar da yolumuzu aydınlatıyor” dedi.

    PİRHA/ ANKARA