Etiket: hüseyin inan

  • Mersin’de üç fidan anması: Yaşarken öldürmeye çalışıyorlar

    Mersin’de üç fidan anması: Yaşarken öldürmeye çalışıyorlar

    PİRHA- 68 kuşağı önderlerinden Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişinin yıldönümü nedeniyle çeşitli STK ve partilerin katılımıyla Mersin’de anma töreni düzenlendi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 68 Ormanı’nda Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını andı. Anmaya; Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimogulları, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Emek Partisi (EMEP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), 78’liler Girişimi, İnsan Hakları Derneği (İHD), süresiz dönüşümsüz açlık grevi eyleminde olan tutukluların anneleri ve çok sayıda sivil toplum örgütü ile siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra onlarca yurttaş katıldı.

    Etkinlik alanında bir araya gelen yurttaşlar, ilk olarak Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın anıtına karanfiller bırakarak “Faşizm karşı omuz omuza”, “Hüseyin, Yusuf, Deniz sürüyor mücadelemiz” sloganları ile açıklama yaptı.

    İlk olarak konuşan 68 kuşağının tanığı ve Denizlerin arkadaşı Ömer Özdal, Deniz ve arkadaşlarının emperyalizme karşı ağır mücadeleler verdiğini ve bu uğurda yaşamını yitirdiğini  söyledi. Özdal, arkadaşlarının bıraktığı mücadeleyi devam ettireceklerinin sözünü vererek konuşmasını sonlandırdı.

    “DENİZLER GİBİ MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Vahap Seçer de, 6 Mayıs’ta idam edilen devrimcilerin arzuladığı eşit, adil ve  demokratik bir yaşamı savunacaklarını ve böyle bir anlayışla Mersin’deki halklara yaklaşacaklarını dile getirdi. CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başaran da, Türkiye’de devrimcilerin sürekli zor şartlarda mücadele ettiğini ifade ederek bugünkü iktidarın da o dönemin yöneticileri ile aynı zihniyette olduğunu dile getirdi. Başaran, “Biz Denizler, Hüseyinler gibi onlara yakışır bir şekilde mücadele etmek zorundayız. Bu ülke duruşu, ahlaki ve etiği olmayan bir iktidar tarafından yönetiliyor. Düşünün seçimde kazandığımızı ve bizim olanı dahi gasp etmek istiyor. Seçimlerle ilgili, ‘Bir şeyler oldu’ diyor. Evet, bu ülkede büyük insan hak ihlalleri oldu. İnsanlar KHK’ler ile işinden oldu, insanlar fişlendi, çocuklar istismar edildi. Biz Denizlerin bıraktığı mücadeleyi sürdürmek zorundayız” diye konuştu.

    “YAŞARKEN ÖLDÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    HDP Milletvekili Tülay Hatimoğulları da, Denizlerin verdiği mücadeleyi yükseltmek için çalışmaları gerektiğini belirtti. Bugün Türkiye’de vicdanları ve duyguları acıtan açlık grevleri olduğunu dile getiren Hatimogulları, AKP iktidarının açlık grevlerine karşı duran herkese saldırdığını ifade ederek, “Denizleri idam eden zihniyet, bugün açlık grevlerine giren tüm tutsakları görmeyerek ve duymayarak yaşarken öldürmeye çalışıyor. Oysa tutsakların yeni bir talebi yok. İstedikleri tek bir şey var, o da kendi hakları Anayasa’da tanınmış olan tecridin kalkmasıdır” ifadelerini kullandı.

    EMEP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Türkmen de, devrim mücadelesinin asla sonlanmayacağını ve zafere kadar yürüteceklerini ifade etti. Tutuklu yakınları da, tüm demokrasi güçlerine, süren açlık grevlerine karşı ses olma çağrısı yaptı.

    Yapılan konuşmaların ardından anma, sanatçı Mikail Aslan’ın söylediği türkülerle son buldu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Üç fidan, EMEP Dersim İl Örgütü tarafından anıldı-VİDEO

    Üç fidan, EMEP Dersim İl Örgütü tarafından anıldı-VİDEO

    PİRHA – Emek Partisi Dersim İl Örgütü, 6 Mayıs 1972’de idam edilen devrimciler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı andı.

    EMEP Dersim İl Örgütü, üç fidanı andı. Parti binasında yapılan anma 6 Mayıs 1972’de idam edilen devrimciler için saygı duruşuyla başladı.

    Anmada konuşan EMEP Dersim İl Başkanı Mustafa Taşkale, “47 yıl önce onlar dayanışma içerisindeydiler” dedi. Taşkale,  Denizleri ve Mahirleri anarak Kızıldere’deki devrimci dayanışmaya vurgu yaptı.

    Taşkale, “Denizlerin mücadelesini, demokrasi, eşitlik, özgürlük mücadelesini benimsemiş olanlar çok iyi anlıyor. Bu mücadelenin içinde yer alanlar Deniz ve arkadaşlarının nasıl insanlar olduklarını, sağlam duruşlarını herkese çok iyi anlatabilirler. Bugün Deniz olmak nedir, ne yapılması gerekiyor iyi düşünmemiz lazım. Bu hepimiz için önemlidir” diyerek sözlerini tamamladı.

    DERSİM/PİRHA

  • Üç fidan Mersin Cemevi’nde anıldı: Anıları yolumuza ışık olsun-VİDEO

    Üç fidan Mersin Cemevi’nde anıldı: Anıları yolumuza ışık olsun-VİDEO

    PİRHA- 46 yıl önce bugün idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan Mersin Cemevi Gençlik Kolları tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı. 

    Mersin Cemevi Gençlik Kolları tarafından düzenlenen etkinlikle 68 kuşağının önde gelen isimleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan düzenlenen törenle anıldı.

    Anma töreni, Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede’nin okuduğu gülbang ile başladı.

    Mersin Cemevi Gençlik Kolları Başkanı Hakan Yıldırım günün anlam ve önemini anlattı. Yıldırım şunları söyledi:

    “Yönetimim şahsında Pir Hasan Kılavuz, cemevi emekçileri ve başta Ali Sesal olmak üzere tiyatroda emeği geçen tüm canlara teşekkürlerimizi sunuyorum. Onlar, korkuyu Kerbela’da bıraktık diyen; Hüseyin, Mansur gibi darda olan Deniz, Dede Sultana yetişmeye çalışan Bedrettin gibi Mahir, ben de hallimce Mansur’um diyen derisi yüzülen Nesimi gibi İbrahim. 6. filo karşısında, antiemperyalist vatanseverlerdi. Yaşayıp, bu yangın yerinde yeni bir dünya mümkün diyen, rıza şehrini arayan canlar. Aşk olsun sizlere. Onlar; en zor koşullarda bile yoldaşları için, kendi canlarını ortaya koyarak sahiplendiler. Gerçek bir yoldaşlıktır. Kızıldere… Anadolu’da baharın coşkusunu karşılayan, yaşamın sevincinin bayram edildiği bir günde; 6 Mayıs şafağında, bir Hıdırellez’in arifesinde, üç fidanı astıklarında baharı bitireceklerini sanıyorlardı. Bazı renkleri çıkarmak istediler hayatımızdan onların düşleri; Ceylan’ın, Uğur’un, Berkin’inin gülüşleridir. Konuşmamı 12 Eylül’de idam edilen Mustafa Özenç’in, sözleriyle bitireceğim. Yiğitlik korkmamak değil, küçüğüm korkuyu; inançla yenebilmektir. Kolay çözülmeyen bir düğüm ve eğilmez bir baş olabilmektir. Unutma, yarınların umudu sende korkuyu yen, boyun eğme düşmana, yiğit olmalısın. Ölürken bile,  çünkü yakışanı budur insana …. Anıları yolumuza ışık olsun aşk ile canlar. ”

    Adil Oktay’ın yazdığı, Ali Sesal’in yönettiği ‘’Karanlığın içinde aydınlık yüzler’’ adlı tiyatro oyunu Mersin Cemevi Gençik Kolları tarafından sahnelendi. Mersin Cemevi Gençlik Kolları Başkanı Hakan Yıldırım’ın oyun yönetmeni Ali Sesal’a çiçek takdiminden sonra program bitti.

    PİRHA/MERSİN

     

     

     

  • ‘Üç Fidan’, idam edildikleri saatte Buca’da anıldı

    ‘Üç Fidan’, idam edildikleri saatte Buca’da anıldı

    6 Mayıs 1972’de 46 yıl önce idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, İzmir Buca’da idam edildikleri saatte yüzlerce kişinin katılımıyla anıldı.

    İzmir’in Buca ilçesinde devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edildikleri saatte Evka-1 Pazar Yeri’nde bulunan Üç Fidan Anıtı’nda yüzlerce kişinin katılımıyla anıldı.

    CHP Gençlik Kolları, Buca Emek ve Demokrasi Güçleri, ADD ve Eğitim-İş’in katıldığı, Buca Belediyesi tarafından organize edilen anma töreni için saat 03.30’da Buca Tenis Kulübü önünde ellerinde meşalelerle toplanan yüzlerce kişi anmanın yapılacağı Üç Fidan Anıtı’na kadar “Faşizme karşı omuz omuza”,  “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür”,  “Emperyalistler işbirlikçiler 6. filoyu unutmayın”, “Faşizme ölüm halka hürriyet” gibi sloganlarla yürüdü.

    Evka-1 Pazar Yeri’nde bulunan Üç Fidan anıtında yapılan anmada saygı duruşu ve sinevizyon gösteriminin ardından çeşitli kurumlar adına yapılan kısa konuşmalarda Denizlerin mücadelesinin yükseltilmesinin önemine vurgu yapıldı.

    Anma programında konuşan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Denizlerin mücadelesinin halen devam ettiğini belirterek, “24 Haziran’da ya faşizme boyun eğeceğiz ya da tam bağımsız ve demokratik Türkiye’yi kurma yolunda ilerleyeceğiz. Onlara selam olsun” dedi.

    Konuşmaların ardından anıta karanfiller bırakıldı ve “Devrim şehitleri ölümsüzdür” sloganı atıldı. Kitle daha sonra dağıldı.

     

  • ’68 kuşağından alacağımız en büyük ders hayatın içinde olarak hayatı dönüştürmek’-VİDEO

    ’68 kuşağından alacağımız en büyük ders hayatın içinde olarak hayatı dönüştürmek’-VİDEO

    PİRHA-İdamlarının 45. yılında Gezmiş, Aslan ve İnan’ı unutmayan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç ve Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) eski milletvekili Ufuk Uras, geçmişte Denizlerin savunduğu değerleri şimdi kendilerinin savunduğunu ve bir adım ileriye götürmeye çalıştıklarını kaydettiler. 

    68 kuşağının devrimci öğrenci liderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinin üzerinden 45 yıl geçti. Ancak geçen uzun yıllara rağmen devrimci, sol sosyalist, demokrat kesim, Gezmiş, Aslan ve İnan’ı anmaya ve onların mücadelelerini ayakta tutmaya devam ediyor.

    İdamlarının 45. yılında Gezmiş, Aslan ve İnan’ı unutmayan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç ve Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) eski milletvekili Ufuk Uras, geçmişte Denizlerin savunduğu değerleri şimdi kendilerinin savunduğunu ve bir adım ileriye götürmeye çalıştıklarını kaydettiler.

    “BUGÜN AYNI DEĞERLER İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

    Deniz ve arkadaşlarının döneminde mücadele eden bütün devrimcilerin demokrasi, insan hakları, özgürlükler ve halkların kardeşliği için mücadele ettiklerini vurgulayan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç, kendilerinin de bugün aynı değerler için mücadele ettiklerini kaydetti. 68’den bugüne çok şeyin değiştiğini, mücadele edenlerinin sayısının ve kararlılıklarının arttığını belirten Oluç, ancak Türkiye’nin sorunlarında çok büyük değişikliklerin olmadığını ekledi. Bazı yasal düzenlemelerle zaman zaman kısmen nefes alma alanlarının sağlandığını ifade eden Oluç, bunun da mücadeleyle elde edildiğini de vurguladı.

    “MUTLAK İKTİDAR HEDEFLERİ VAR”

    Türkiye’deki iktidarın tek kişi yönetimine ve faşizmin kurumsallaştığı bir sisteme doğru adım adım ilerlediğini kaydeden Oluç, 24 Haziran seçimleriyle de buna ilişkin son eksiklerini tamamlamaya çalıştıklarını belirtti. “Bir mutlak iktidar hedefleri var. Türkiye’de demokrasinin, demokratik hak ve özgürlüklerin, insan hak ve özgürlüklerinin hiçbir şekilde kullanılamadığı bir dönemi yaşamak istiyorlar bu mutlak iktidar dönemlerinde” diyen Oluç, Kürtlere yönelik baskılara da değindi.

    “EN ÖNEMLİSİ KAZANIMLARI KALICI HALE GETİRMEK”

    Denizlerin mücadelesinin Türkiye’de çok büyük adımlar atılmasını sağladığına işaret eden Oluç, “Türkiye’de de Ortadoğu’da da dayanışmanın, halklar arası kardeşliğin ve ortak mücadelenin nasıl olması gerektiğine dair çok önemli örnekler yarattılar. Biz onların yarattığı örnekler üzerine, o anlayış üzerine, o fikirler üzerine bugün inşa ettiklerimizi büyüttük. Onları her zaman kalbimizde ve fikirlerimizde yaşatıyoruz.” dedi.

    Denizlerin başlatmış oldukları özgürlük, eşitlik mücadelesini bir adım ileriye götürmeye çalıştıklarını ifade eden Oluç, “Öyle düşünüyorum ki hem Türkiye’de hem Kürdistan coğrafyasında çok önemli kazanımlar elde edildi bu mücadele sürecinde. Bu kazanımları büyütmek en önemlisi kalıcı hale getirmek. Çünkü her iktidar ve devlet yapısı bu kazanımları ortadan kaldırmak için bir kez daha saldırıyor. Bunları kalıcı hale getirmek için de bizler elimizden geleni yapıyoruz. Önümüzdeki seçimlerde de bunun için mücadele edeceğiz.” şeklinde konuştu.

    “DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI YAŞASAYDI BÖYLE DAVRANIRLARDI”

    BDP Eski Milletvekili Ufuk Uras da “Yaşadığımız seçim ortamında bir kere daha görüyoruz ki geçmişi olmayanın geleceği olmuyor” dedi. OHAL şartlarında HDP’lilerin neredeyse topyekun hapiste olduğu bir ortamda insanların hala “Onu mu destekleyeyim, bunu mu destekleyeyim?” kararsızlığı içinde olduklarını kaydeden Uras,  “Halbuki HDP’ye destek vererek, HDP’nin barajı aşmasını sağlayarak, Türkiye demokrasi, barış, özgürlük, emek güçlerinin ortaklığı sağlanarak biz bu badireyi atlatabiliriz. Deniz Gezmiş ve arkadaşları da yaşasaydı herhalde böyle davranırdı diye düşünüyorum” şeklinde ifade etti.

    “68 KUŞAĞI TELEVİZYON ÖNCESİ SON KUŞAK”

    HDP’nin yüzde 10 barajını aşamadığı taktirde Türkiye’yi çok büyük bir felaketin beklediğini belirtti. Yapılması gerekenin demokrasi, barış mücadelesi içerisinde HDP’ye her zeminde omuz vermek olduğunu kaydeden Uras, “68’in 50. yılında Denizlerin bıraktığı mücadelenin bugün güncellenmesi böyle bir siyasi tutum almayı gerektiriyor” dedi. 68 kuşağının televizyon öncesi son kuşak olduğuna dikkat çeken Uras, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şimdi medyada yoksanız neredeyse hiçbir yerde yoksunuz. O dönemin solcuları, devrimcileri bir sosyal ilişki ağı üzerinde siyaset oluşturuyordu. Şimdi daha işin kolayına kaçma var. Yani o sosyal ilişki ağı içerisinde olacaksınız ki toplumun devrimci dönüşümünü gerçekleştireceksiniz. En temel fark bu.”

    “HAYATIN İÇİNDE OLARAK HAYATI DÖNÜŞTÜRMEK”

    68 kuşağı döneminde nüfusun ağırlığının köylerde olduğunu belirten Uras, “Şimdi ise neredeyse yüzde 85’i, 90’ı kentlerde yaşıyor ve biz kentlerde sadece pozisyon deklere ediyoruz. Pozisyon deklere ederek insanlar siyaseten sizi desteklemiyor ki size Japon turist muamelesi yapıyor. Yani 68 kuşağından alacağımız en büyük ders hayatın içinde olarak hayatı dönüştürmek. Öbür türlü sadece reçete okuyoruz. Reçete okumak da hastayı iyileştirmiyor” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • 68 kuşağının simge ismi Deniz Gezmiş 71 yaşında

    68 kuşağının simge ismi Deniz Gezmiş 71 yaşında

    PİRHA – 25 yaşında idam edilen Türkiye devrimci hareketinin ve 68 kuşağının sembol isimlerinden Deniz Gezmiş 71. yaşında…

    Türkiye devrimci hareketinin simge isimlerinden bir haline gelen Deniz Gezmiş; arkadaşları Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972’de idam edilmişti.

    Yaşamını Türkiye’nin eşit ve özgür geleceği için mücadeleye adayan, ülkenin ilerici ve yurtseverlerinin yüreklerinde ölümsüzleşen Deniz Gezmiş, kendisine yönelik saldırıların hiç eksilmediği bu dönemde yine 6. Filo ile cisimleşen emperyalizme ve ona secde eden gericiliğe karşı bir sembol olmayı sürdürüyor.

    Deniz Gezmiş kimdir?

    Deniz Gezmiş Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun kurucusuydu. İlk ve orta öğretimini Sivas’ta tamamlayan Deniz Gezmiş lise öğretimini ise İstanbul’da tamamladı. Gezmiş’in Sosyalist düşünce ile tanışması ise lise yıllarına dayanıyor. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne giren Deniz Gezmiş, ilk olarak, Ankara’dan İstanbul’a yürüyen Çorum temizlik işçilerinin eylemlerini destekledi ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri içinde yer aldı. Sonrasında ise gözaltına alındı.

    Serbest kalan Gezmiş bir süre sonra 30 Ocak 1968’de Hukuk Fakültesi’nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla Devrimci Hukukçular Örgütü’nü kurdu. Sonrasında 6. Filo’yu protesto ederken tekrar gözaltına alındı, yargılandı ve beraat etti. Bir süre sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşan Gezmiş, Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan’la birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO) kurdu.

    4 Mart 1971’de ise Amerikalı dört erin Balgat’taki tesislerden kaçırılması eyleminde yer aldı. Ancak Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan eylemden sonra Sivas’a kaçtı. Aslan o esnada Elmalı’da iken, Gezmiş ise 16 Mart 1971 salı günü Sivas’ın Gemerek ilçesinde etrafı sarılarak yakalandı.

    16 Temmuz 1971 günü başlayan mahkeme 9 Ekim’de sona erdi. Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkında idam kararı verildi. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’la birlikte 6 Mayıs 1972 gecesi saat 01.00-03.00 arası Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde asılarak idam edildi. (HABER MERKEZİ)

  • Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam hükmü satışa çıktı!

    Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam hükmü satışa çıktı!

    İstanbul’da bir müzayede şirketinin düzenlediği müzayedede, aralarında Deniz Gezmiş’in orijinal idam hüküm belgesinin de bulunduğu çok sayıda eser internetten de satışa sunuldu.

    Pera Mezat Müzayedecilik tarafından Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın kesinleşmiş idam hükmünün ıslak imzalı orijinal evrakı, internetten de online takip edilen müzayedede 5 lira açılış fiyatından satışa sunuldu. Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafları ile Ahmet Kaya’nın annesine yaptığı boncuklu cüzdan gibi ilginç objeler de yer alıyor.

    Konuyla ilgili bilgi veren Pera Mezat Müzayedecilik Genel Koordinatörü Cem Özkan, müzayedenin internet ortamında da takip edilmesi nedeniyle çok fazla eserin satışa sunulmadığını belirtti.

    15 BİN LİRA TEKLİF GÖRDÜ

    Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam hükümlerinin yer aldığı belgeye de değinen Cem Özkan, “idam hüküm kararlarının yer aldığı belge 5 liradan çıkmıştı. Şu anda 15 bin lira teklif gördü. Adnan Menderes’in hediye ettiği kalem ise 11 bin lira. Müzayedenin bitmesine kısa bir süre var ve eserlere olan ilginin daha da artmasını bekliyoruz” dedi.

    SÜLEYMAN DEMİREL İMZALI KALEM

    Özkan, müzayedede ayrıca, 2 Mayıs 1954 genel seçimini kazanan Demokrat Parti Genel Başkanı ve Başbakan Adnan Menderes’in, birini de TBMM Başkanı Refik Koraltan’a hediye ettiği sınırlı sayıda üretilen altın kaplama tükenmez kalem ile Süleyman Demirel imzalı iki dolma ve tükenmez kalem, porselen fincan ve tabaklar, fotoğraf ve Osmanlıca belgeler ile çeşitli objelerden oluşan eserlerin bulunduğunu belirtti.

  • Çocukluk arkadaşları Hüseyin İnan’ı anlatıyor-VİDEO

    Çocukluk arkadaşları Hüseyin İnan’ı anlatıyor-VİDEO

    PİRHA –  6 Mayıs 1972’de, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan ile birlikte daha 23 yaşındayken idam edilen 68 Kuşağı devrimci liderlerinden Hüseyin İnan’ın çocukluk arkadaşları İnan’ı anlattı. “Hüseyin İnan lider vasıflı bir insandı çocukluğunda da” diyorlar.

    Mesut Koç, Mehmet Telli ve Ali Küçük… 68 kuşağının öğrenci liderlerinden olan Hüseyin İnan’ın çocukluk arkadaşları. Beraber oyunlar oynamışlar, çayırlarda koyun yaymışlar, bahçelerden turp aşırmışlar. Çocukluklarının bir kısmı beraber geçmiş. Hüseyin İnan ve ailesi Bozüyük’ten Sarız’a göçtüğünde ayrılmak zorunda kalmışlar ancak gönül bağları hiç kopmamış. Anılarının çoğu hala taptaze zihinlerinde. Çocukluk yıllarına dair anılarını bizimle paylaştılar.

    “ÇETECİLİK GİBİ OYUNLAR OYNARDIK BERABER”

    Hüseyin İnan’la beraber başlamış ilkokula Mesut Koç. Birlikte oyunlar oynamışlar, çayırlarda koyun yaymışlar. Mesut Koç çocukluk arkadaşı Hüseyin İnan’la olan anılarını şöyle anlatıyor bize:

    “İlkokula beraber başladık Hüseyin İnan’la. 1955-56 yıllarıydı. Beraber çetecilik gibi oyunlar oynardık köyümüzü korumak için. O, derdi ki ‘Şu tepeye sen çık, şu tepeye ben çıkayım bizim köyümüze düşmanlar girmesin. Düşmanlardan koruyalım köyümüzü.’ Silah yapardık, söğütlerden düdük yapardık.”

    “OYUN ARKADAŞLIĞIMIZIN TALİMATLARI HÜSEYİN’DEN ÇIKARDI”

    Mesut Koç, Hüseyin İnan ve ailesi Sarız’a göçünce de bağlarını hiç koparmamış Hüseyin İnan’la. Yine Hüseyin İnan Ankara’dayken de görüştüklerini, İşçi Partisi’nin bazı kongrelerinde beraber olduklarını söyleyen Mesut Koç, şunları dile getiriyor: “Hüseyin İnan lider vasıflı bir insandı çocukluğunda da. Bize talimat verirdi ‘Şunu şöyle yapın, şunu şuradan yapın.’ Bizim oyun arkadaşlığımızın talimatları hep Hüseyin’den çıkardı. Öyle bir yapısı vardı Hüseyin’in.”

    “BİZ ‘GEL BU YOLDAN VAZGEÇ DİYORDUK’ O ‘BEN HALKIM İÇİN BU YOLDAYIM’ DİYORDU”

    Hüseyin İnan’ın ODTÜ’de okurken Pazar günleri ziyaretine gittiği Kamil amcanın Hüseyin’i yolundan döndürmek için çok çabaladığını belirten Mesut Koç o konuşmalara dair aklında kalanları şöyle anlatıyor: “Kamil amca vardı Hüseyin’in amcası. Hüseyin ODTÜ’de okurken bazı pazarlar amcasına gelirdi. Biz birkaç kere Pazar günleri hep beraber konuştuk Hüseyin’le. ‘Hüseyin yapma. Bak Hüseyin oğlum Şaşmazların oğlu vardı Kayserili. Onların oğlu kimya mühendisi oldu. Bak onlar Şaşmaz Fabrikası diye bir deterjan fabrikası kurmuşlar. Hüseyin biz de sana ne kadar sermaye istiyorsan verelim, bizim gücümüz onların 20 katı, 50 katı. Sen ne para istiyorsan biz sana verelim’ diye defalarca anlatıyorduk. Babası Hıdır amca olsun, amcası Kamil amca olsun. ‘Gel bu yoldan vazgeç.’ diyorduk. O da diyordu ki ‘Amca ben para için değil, ben halkım için bu yoldayım. Benim kaybedecek bir şeyim yok. Sonra siz benim için niye bu kadar telaşlanıyorsunuz. Ben sizin korktuğunuz kadar şey bir adam değilim. Ama ben bu yolu tercih ettim, bu benim tercihim.’ 4, 5 gün bu konu böyle konuşuldu.”

    Hüseyin İnan’ın kendilerine karşı siyasi yönünü belli etmediğini ifade eden Mesut Koç, ayrıca şunları da ekliyor: “Yani ‘Ben sizi ikna ettim şu siyasi görüşe girdiniz’ gibi şeyler olmazdı. Bizim üzerimizde ısrarcı bir tavrı olmazdı Hüseyin’in.”

    “OKULA GELİYORDU TEMİZ, TERBİYELİ, DÜZENLİ..”

    Mehmet Telli, Hüseyin İnan’dan 1 yaş büyük. İlkokulda Hüseyin’in ablasıyla aynı sınıfta okumuş. Mehmet Telli de Hüseyin İnan’ın çocukluğuna dair aklında kalanları şöyle anlatıyor:

    “Hüseyin benden yaşça küçük. O’nun ablasıyla ben beraber gittik okula 4. sınıfa kadar. O, bizden bir sene sonra başladı. Okula geliyordu temiz, terbiyeli, düzenli. Hüseyin 3. sınıfa geçtiğinde onlar Sarız’a gitti. Burada bir amcam vardı Qulısın derlerdi. O’nun halasıyla evliydi. Hüseyin onlara geliyordu yazın. Beraber camızları yayardık, oynardık.”

    “BEN SÖKTÜM DEDİM HÜSEYİN’İ DÖVMESİN DİYE”

    Ali Küçük, Hüseyin İnan’la aynı yıl yani doğmuş. Beraber kuzu gütmüşler, oyunlar oynamışlar. Bir köylülerinin bahçesinden turp söküp kaçtıklarını anlatıyor bize Ali Küçük: “Turan amca vardı köyde. Onun bahçesi vardı. Bahçesinden turp söktük kuzu yayarken. Turan amca öğrenmiş bizim turpları götürdüğümüzü. Geldi bizi sıkıştırdı. Hüseyin kaçtı, ben kaçmadım. ‘Turpları kim söktü doğru söyle’ dedi bana. Dedim ki ‘Ben söktüm.’ Hüseyin’i dövmesin diye. Gerçekten çok seviyorduk birbirimizi. ‘Tamam sizi affediyorum’ dedi rahmetli Turan amca. ‘Bir daha da yapmayın’ dedi. Biz de bir daha yapmadık.”

    ASLINDA GÜCÜ YETTİĞİ KADAR HÜSEYİN İNAN’A YARDIM ETMİŞ

    “Kuzu güderken devamlı büyük çobanları takip ederdik. Onlar bize süt sağarlardı. Sabahleyin dağda bir kazan yoğurt yaparlardı. O yoğurttan bize ikram ederlerdi yerdik, süt sağarlardı süt içerdik” diyen Ali Küçük, Hüseyin İnan ile Sarız’a göçtükten sonra da Hüseyin İnan ODTÜ’de okumaya başladıktan sonra da hiç bağını koparmamış. Ali Küçük aslında gücü yettiği kadar Hüseyin İnan’a yardım etmiş. O yardım ettiği yıllardan kalan anılarını da şöyle anlatıyor Ali Küçük:

    “Ben Antep’te askerdeyken Hüseyin, Deniz ve Yusuf, Diyarbakır Amerikan hava Üssü’nü bombaladılar. Antep’te bir akrabamız vardı. Geldiler o akrabamızın evinde saklandılar. Ben de duydum bunu. Gittim orada Hüseyinlerle, Denizlerle görüştüm. Ben askerden terhis olduktan sonra Hüseyinler aranıyordu yine. Ben memlekete geliyordum otobüsü durdurdular polisler Maraş’ta. Meğerse Hüseyin, Deniz, Yusuf aynı otobüstelermiş. Nasıl kayboldular herkes şaşırdı, yakalanmadılar. Sonra hepimizi aradılar. Çantalarımızı indirdiler, bavullarımızı indirdiler otobüsten. Aradılar taradılar bir şey bulamayınca serbest bıraktılar hepimizi. ODTÜ’de okurken de yine aranıyorlardı bu çocuklar. Ben de bir restoranda kebapçılık yapıyordum. Amcamın kızının evinde dört gün saklandılar. Ben de bunlara yemek götürdüm her gün. Dört gün boyunca sabah, öğle, akşam yemek taşıdım.

    “AKLIMA GELDİKÇE KENDİMDEN GEÇİYORUM”

    Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’ın idam edildiği yıllarda Ankara’da İvedik semtinde olduklarını, söyleyen Ali Küçük, hiç aklından çıkmayan o günleri şu sözlerle ifade ediyor:

    “Ha bugün ha yarın idam edilecekler diye sürekli radyonun başında ajans dinliyoruz. Sabahleyin haberleri açtık. Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan idam edildi haberini duyunca hepimiz donduk kaldık. Rahmetli babam hüngür hüngür ağlamaya başladı. O anı hiç unutamıyorum. İşte bu anı aklıma geldikçe kendimden geçiyorum.”

    “KORKTUKLARI İÇİN SAHİPLENMİYORLAR”

    Bozüyük’ün Hüseyin İnan’ın köyü ve Alevi köyü olmasına rağmen Hüseyin İnan’ı neden yeterince sahiplenmediklerini sorduğumuzda Ali Küçük şu yanıtı veriyor bize: “Oldu bitti Alevilerde bir korku şeyi var. Hüseyin’i sahiplenmemelerinin sebeplerinden biri de budur. Korku politikası, korku hali. İşte şimdiki yönetim gibi. Alevilerin bir kısmı asimile olmuş, Kürtlüğünü inkar etmiş, Aleviliğini inkar etmiş, Sünnileşmişler.

    Hüseyin Kelleci – Suay ABAK/SİVAS

    Mehmet Koç

    Mehmet Telli

    Ali Küçük