PİRHA- Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in ölüm orucu direnişi sonucu yaşamını yitirmesinin ardından bir yıl geçti.
Grup Yorum’un cezaevindeki üyelerinin tahliye edilmesi, haklarında çıkarılan yakalama kararlarının kaldırılması ve konser yasaklarının son bulması talebiyle 324 gün açlık grevinde kalan İbrahim Gökçek’in yaşamını yitirmesi üzerinden bir yıl geçti.
Gökçek, Grup Yorum içerisinde solist olarak yer alan Helin Bölek ile birlikte, tutuklu grup üyelerinin tahliye edilip davalarının düşürülmesi, arkadaşları hakkındaki yakalama kararlarının kaldırılması, çalışmalarını yürüttükleri İdil Kültür Merkezi’ne yönelik baskınlara son verilmesi ve konser yasaklarının kaldırılması talepleriyle farklı tarihlerde açlık grevi eylemine başlamıştı.
Pek çok aydın ve sanatçı ile insan hakları savunucuları sürece müdahil oldu ve taleplerin kısmen karşılanması üzerine İbrahim Gökçek, ölüm orucunu 323. gününde sonlandırdı. Gökçek, daha sonra ambulansla hastaneye kaldırılmıştı. Grup Yorum, konser için başvuruda bulunmuş, demokratik kitle örgütleri temsilcileri taleplerin takipçisi olacaklarını beyan etmişti.
Konser yasaklarının kaldırılmasıyla birlikte ölüm orucu eyleminin 323. gününde eylemini sonlandıran İbrahimGökçek, n tedavi edilmek için götürüldüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Gökçek Kayseri’de toprağa verildi.
Kamuoyunun çağrıları ve baskıyla tahliye edilen Helin Bölek ise henüz 28 yaşındayken ölüm orucunun 288. günü olan 3 Nisan sabahı yaşamını yitirmişti.
“İBRAHİM’LE GURUR DUYUYORUZ”
İbrahim Gökçek’in babası Ahmet Gökçek PİRHA’ya yaptığı açıklamada oğlunun ardından hala üzgün olduklarını ama aynı zamanda onunla çok gurur duyduklarını da söyleyerek şunları dile getirdi:
“İbrahim bizim gururumuz. O tüm güzelliklerin dünyaya hakim olması için mücadele veriyordu. Mücadelenin içerisinde de her şey vardı. O bir halk sanatçısıydı, sonuna kadar direndi. O sadece sanatını yapmak istiyordu ama yapmasına izin vermediler. Sanat yapabileceği tüm imkanları ellerinden aldılar. Ama Grup Yorum boyun eğmedi. Helin’de İbrahim’de sonuna kadar direneceğiz ve kazanacağız dediler. İbrahim sahneye çıkmak istiyordu, milyonlara şarkılarını, türkülerini söylemek istiyordu.
“ONLARIN SESİNİ DÜNYA DUYDU AMA İKTİDAR DUYMADI”
O bizimle hep yaşıyor ve hep yaşayacak da. Onun sesini tüm dünya duydu. Onun bir söylemi vardı bunu özellikle söylemek istiyorum, ‘Biz halkın sanatını yapmak istiyoruz. Halk için sanat yapmak istiyoruz.’ diyordu. Grup Yorum Anadolu ve tüm dünya halklarının sesidir. Tüm dünya bizim sesimizi duyacak demişti. Öyle de oldu, tüm dünya duydu İbrahimlerin sesini. Ancak ülkemizin yönetenleri duymadı. İktidar onların sesini duymak istemedi ama İbrahim hep direndi. Biz onun kazandığını düşünüyoruz. Ailesi olarak onunla gurur duyuyoruz. İnsanların daha çok sahip çıkmasını isterdik aslında. Onlar konserler yapmak istiyorlardı. Bu isteklerine sahip çıkılmasını istiyorum. Onun bayrağını genç arkadaşları devraldı. Onların mutlaka bu istekleri yerine getireceğine inanıyorum. Bu karanlık günlerinde mutlaka son bulacağına inanıyorum.”
PİRHA- İbrahim Gökçek’in cenazesinden gözaltına alınan ve 4 günlük gözaltı süresinin ardından dün serbest bırakılan 17 kişiden 15’i için verilen serbestlik kararına savcılık itiraz etti. Avukatlar savcılık itirazını a Haber’den duydu.
Grup Yorum üyesi Bas Gitarist İbrahim Gökçek, 323’üncü gününde ölüm orucu eylemini sonlandırmasının ardından tedavi gördüğü hastanede geçen hafta hayatını kaybetti.
Gökçek’in Kayseri’ye götürülecek olan cenazesine, Gazi Cemevinde bir uğurlama yapılmak istendiği sırada polis saldırarak çok sayıda kişiyi gözaltına almıştı.
Gözaltına alınan aralarında avukatların da bulunduğu 17 kişi, 4 günlük gözaltı sürecinin ardından dün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 17 kişiden 15’i “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.
AKP’nin yayın organlarından Yeni Şafak, Star, Habertürk ve A Haber, savcılığın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 15 kişi hakkındaki serbestlik kararına itiraz ettiğini duyurdu.
SAVCILIK İTİRAZINI YANDAŞ BASIN DUYURDU
Halkın Hukuk Bürosu, sosyal medya hesabından yaptı açıklamada, “İbrahim Gökçek’in cenazesinden alınıp dün serbest bırakılanlar hakkında bu sabah Yeni Şafak, Star, Habertürk ve A Haber’den savcının itirazı olduğunu öğrendik! Sulh Hakimliği ise dosya hakkında bilgi verme yetkisi olmadığı gerekçesiyle vekil olarak tarafımıza bilgi vermemiştir.
“SAVCININ İTİRAZINI BASINA KİM SERVİS ETTİ?”
İlgililerinin inceleme yapamadığı dosyada şüpheli sıfatıyla bulunanlar ve müdafiileri bilgi alamıyorsa, savcının itirazı olduğunu basına kim servis edebilir? Yoksa sözde basın yayın organları aracılığıyla siyasi iktidar tarafından hakim ve savcılıklara talimat mı veriliyor?
PİRHA- 7 büyük Alevi örgütü adına Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ve Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, geçen hafta polisin saldırına uğrayan Gazi Cemevini ziyaret etti. Burada yapılan açıklamada, yaşananlardan Alevi toplumunun derinden etkilendiği belirtilerek, ırkçı, nefret dolu politikalara, saygısızlıklara boyun eğilmeyeceği vurgulandı. Açıklamada ayrıca, yaşananlar nedeni ile Alevi toplumundan özür dilenmesi istendi.
Geçen hafta, Grup Yorum üyesi Bas Gitarist İbrahim Gökçek, cezaevindeki arkadaşlarının serbest bırakılması, Grup Yorum üzerindeki baskıların kaldırılması için 323 gün sürdürdüğü ölüm orucu eylemini sonlandırdıktan iki gün sonra hayatını kaybetti.
Gazi Cemevine getirilen Gökçek’in cenazesi polis zoruyla cemevinden alınarak başka yere götürülmüştü. Polis ayrıca cemevinin morg kapısını kırmış, cemevine biber gazıyla saldırmış, içerideki avukatlar da dahil çok sayıda insanı gözaltına almıştı.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ve Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, bugün (13 Mayıs) 7 alevi kurumu adına, polisin biber gazlı saldırısına uğrayan, kapıları ve camları kırılan Gazi Cemevi’ni ziyaret etti.
Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve Gazi Cemevi Başkan yardımıcısı Berna Güzel Gündüz tarafından karşılanan Güzelgül ve Fırat bir basın toplantısı yaptılar.
KARATAŞ: ALEVİLER BİR AN ÖNCE ORTAKLAŞMAK ZORUNDA
Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, yandaş medyaya tepki göstererek, Sünni öğrencilerin de içinde olduğu çok sayıda öğrenciye destek verdiklerini anlatarak konuşmasına başladı.
Karataş şunları söyledi.
“Bizim inanç merkezimiz 72 millete aynı nazarda bakan, 82 milyon yurttaşın yüreklerinin ortaklaşmasına dayanan, onların sevgilerine, hoş görülerine sürekli bir dinamik oluşturan bir kurumdur Gazi Cemevi. Cenazemiz alınıp götürülüyor. Bunları şiddetle kınıyorum. Anayasanın 2. maddesi var. Türkiye demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir diyor. Alevi yurttaşların hala meşruiyetinin olmaması, tanınmaması kabul edilemez.
Alevi canlarımız bir an evvel ortaklaşmak zorunda. Bu antidemokratik uygulamaya karşı birlik sesini çıkarmak durumundadır. 82 milyonun yüreklerinin ortak olması noktasında ikrar veririyoruz” diye konuştu.
FIRAT: CEMEVİMİZE SALDIRI BİR TECAVÜZDÜR
Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat ise, Türkiye’deki adaletsizliklere ve hukuksuzluğa dikkat çekerek, “Helin Bölek, Mustafa Koçak ve İbrahim Gökçek olsun adalete olan güvenlerini yitirdikleri için ölüm orucu yaptılar. Geleneklerimizde kim olursa olsun vefat ettikten sonra candır. Kesinlike hizmetler yapılmasın demeyiz. Kayseri’de mezarın başında polisler bekliyor. Bu insanın vicdanının kabul edeceği bir durum değil. Çocuklarımızı nasıl öldüreceklerinden bahsediyorlar. Cemevimize saldırıyı bir tecavüz olarak görürüz, kabul etmemiz mümkün değil” dedi.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül de, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri, Alevi Kültür Dernekleri olmak üzere 7 kurum adına adına ortak basın açıklamasını okudu.
“Gazi Cemevine yapılan saldırıyı kınıyoruz” başlıklık açıklamada Güzelgül, “Kendi mabetlerine ayakkabı ile girmeye kıyamazken, başkalarının mabedine edepsizce saldıranların Hakk’ın karşısındaki ikiyüzlülüğü; ne bu cihanda, ne öteki cihanda Hakk defterine makbul yazılmayacaktır” dedi.
“Geçtiğimiz günlerde, Hakk’a yürüyen, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in, İstanbul Gazi Cemevinden uğurlanması esnasında yaşananlar; Alevi toplumunu derinden yaralamıştır. Alevilere karşı bugüne kadar sürdürülen, iktidarların; kaba, nobran, yok sayan davranışları polis nezdinde devlet kurumları tarafından bir kez daha gösterilmiştir. İbrahim Gökçek’in uğurlama törenine engel olmak isteyen polis tarafından; cenaze erkânı için hazırlık yapıldığı esnada bir siyasi gerilim bahane edilerek, cemevine saldırılmış; kapılar kırılmış, içeride canların üzerine gaz atılmış ve kapısı kırılan cemevi morgu içerisinden cenaze, yine polis tarafından kaçırılmıştır.
“BİR CENAZE TÖRENİNDEKİ TAHAMMÜLSÜZLÜK BİR DEVLET ANLAYIŞI OLAMAZ”
Bir cenaze törenindeki tahammülsüzlük, izahı olabilecek bir devlet anlayışı olamaz. Bu Hakk’a göçmüş bir cana, ailesine ve en nihayetinde Alevi toplumuna saygısızlıktır, ayıptır, günahtır, zulümdür. Cemevi, milyonlarca Alevi’nin ibadethanesidir. Alevilerin tüm mekânları gibi, cemevleri de tüm mihmanlara; mihman olup gelenlere açıktır. 72 millete bir nazardan bakan bizler; kem gözlere, kem gönüllere perde; iyiliğe, barışa, sevgiye sofra olmasını biliriz. Cemevlerimiz adalet arayan, hak ve hukuk diyen, gönlünü açan, sevgiyi, barışı, insanlığı paylaşan herkesin sığınacağı kutsal bir mekândır. Tıpkı, başka inançların mabedi olan Sinagog, Kilise, Cami gibi…
Ve bizim için, asla vazgeçilmezdir.
“CEMEVİNE SALDIRI, DEVLETİN POLİTİK TUTUMU VE GÖZADAĞI VERMESİDİR”
Aleviler, kendi mabetlerine olduğu gibi tüm mabetlere de saygılıdır. Bir ibadethaneye, (hangi inancın ibadethanesi olursa olsun) saldırılmayacağını bilir, yapılan bir saldırıyı da asla kabul etmez. Diğer yandan; Bizim nazarımızda, Cemevine yapılan saldırı, polis tarafından basılması, Alevilerin inancının hiçe sayılması, Alevilere yönelik, devletin politik bir tutumu ve gözdağı vermesidir.
“SAYGISIZLIĞI KABUL ETMİYORUZ, İNANCIMIZA YÖNELİK IRKÇI POLİTİKALARA BOYUN EĞMEYİZ”
Bunu yapmaya çalışanlar bilmeli ki; dün bu politikalar bizi yıldırmadı, bugün de yolumuzdan vazgeçecek değiliz. Alevilerin dişi, tırnağı emeği, inancı ile yapılmış cemevlerimize saygısızlığı kabul etmiyoruz. Alevi toplumu olarak; ifade özgürlüğümüze, yaşama biçimimize, inancımıza, kültürümüze, kimliğimize yapılan ırkçı, mezhepçi saldırılara, nefret, kin ve sevgisizlik etrafında örgütlenmiş bir politikaya asla boyun eğmeyeceğiz.”
“ALEVİ TOPLUMUNDAN ÖZÜR DİLENMELİDİR”
“Bulunduğumuz her alanda barışı, demokrasiyi ve eşitliği, farklı inanç ve kimliklere saygıyı savunan bir toplumuz” denilen açıklamada Alevi toplumundan özür dilenmesi istenerek, şunlar vurgulandı:
– Alevilerin ibadeti cem, ibadethanesi cemevidir. Bunun hala tartışılıyor olması toplumsal barışa ve huzura zarar vermektedir.
– Cemevlerimizde; inancımızın gereğince, Hakk’a yürüyen her cana son görevimizi yaparız.
-Cemalimize gelen her kim ise mihmanımızdır. Mihman da ALİ’dir.
– Cemevimize her ne nedenle olursa olsun; gelen herkes, buranın ibadethane olduğu gerçeğini kabullenmek zorundadır. Aynı özeni herkesten isteriz, bekleriz.
– Aleviler, yüzlerce yıldır gönül imbiğinden süzerek günümüze getirdiği değerlerden vazgeçmeyecektir. Ve kimse bizlerin bu değerleri terk etmesini beklemesin. Bu değerlerimiz üzerinden Alevileri soysuzlaştırmayı, bölmeyi asla başaramayacaksınız.
– Aleviler dün olduğu gibi, bugün de eşit, özgür bir yaşamı kurmaya; inancını kimliğini yaşatmaya; mazlumun yanında, zalim karşısında olmaya; bir olmaya, iri olmaya diri olmaya devam edecektir.
– Hakkımızı istiyoruz, inancımıza saygıyı istiyoruz ve bu ülkede toplumun tüm kesimleri ile barış içerisinde yaşamak istiyoruz. Bu demokratik ve insani çağrımızı görmezlikten gelmekten vazgeçilmelidir.
– Bunların yanı sıra, yaşananlar nedeni ile Alevi toplumundan özür dilenmelidir.
PİRHA-HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve beraberindeki HDP’li vekiller, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenaze töreni sırasında polisin saldırdığı Gazi Cemevini ziyaret etti. Burada bir konuşma yapan Eş Genel Başkan Buldan, “Alevi yurttaşlarımızın iradesine büyük bir saygısızlık yapılarak, buraya saldırı gerçekleşmiş, İbrahim Gökçek’in cenazesi kaçırılmış, Kayseri’ye götürülürken bile kemikleri sızlatılmış, Alevi yurttaşlarımıza bir azap çektirilmiştir” dedi.
Hükümetin Grup Yorum üzerindeki baskısının sona ermesi için 323 gün ölüm orucu eylemi yapan ve eylemi sonlandırdıktan iki gün sonra yaşamını yitiren Bas Gitarist İbrahim Gökçek’in cenaze töreninin yapılmak istendiği Gazi Cemevine polisin saldırısı tepki çekmeye devam ediyor.
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, milletvekilleri Hüda Kaya, Zeynel Özen, Garo Paylan, Musa Piroğlu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı Turgut Öker, HDK Sözcüsü, HDP İstanbul İl Eş Başkanları bugün Gazi Cemevini ziyaret etti.
HDP’liler, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve cemevi yöneticileri tarafından karşılandı.
Cemevi avlusunda yapılan görüşmede, cemevine ve cenazeye polis saldırısına ilişkin konuşmalar yapıldı.
KARATAŞ: DÜNYAYA SESLENİYORUZ; BİZ MEŞRUYUZ, CEMEVİ BİZİM İNANÇ MERKEZİMİZDİR”
Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, HDP heyetinin ziyaretinden memnun olduklarını belirterek, “Yanımızda olduğunuz için teşekkür ederiz. Sizden isteğimiz var. Biz gerekirse parlamentoyu dava edeceğiz. Gerekirse bugünkü iktidarı dava edeceğiz. Bu sorunların tek sebebi 20 milyon Alevi inançsallığının Anayasal teminat altına alınmamasından kaynaklıdır. Bizi meşru saymamalarından kaynaklıdır. Bütün dünyaya seslenmek istiyoruz. Biz meşruyuz. Burası bizim inanç mekanımızdır” diye konuştu.
BULDAN: SALDIRI ALEVİ YURTTAŞLARIMIZIN KUTSAL MEKANINA, İRADESİNE BÜYÜK SAYGISIZLIK
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise, “İbrahim Gökçek şahsında devam eden aslında yüz yıllardır devam eden inkarcı, baskıcı anlayışın, şiddetten yana olan, kutuplaştırmadan yana olan bir zihniyetin bir kez daha açığa çıktığını bize gösteriyor. İki gün önce bu cemevine, Alevi yurttaşlarımızın bu kutsal mekanına, Alevi yurttaşlarımızın iradesine büyük bir saygısızlık yapılarak, buraya saldırı gerçekleşmiş, cenaze bölümü yazan mekanın içerisine girilmiş ve bu cenaze bölümünde İbrahim’in cenazesi kaçırılmış, Kayseri’ye götürülürken bile kemikleri sızlatılmış, Alevi yurttaşlarımıza bir azap çektirilmiştir” dedi.
“KÜRT HALKINA DA ALEVİ YURTTAŞLARA DA İKİNCİ BİR ÖLÜM YAŞATILMAK İSTENİYOR”
Buldan konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sistem, siyasi iktidar bu yok saymayı sadece Alevi yurttaşlarımız üzerinde değil, farklı inançlar üzerinde uygulanan bir sistemi olağan hale getirmeye çalışıyor. Daha önce de Aysel Tuğluk’un cenazesine büyük bir saygısızlık vardır. Hatun Anne gömüldüğü yerden çıkarılmak istenmiş, ölünün kemikleri sızlatılmıştır. Bugün özellikle Kürtlerin mezar taşları kırılarak, tahrip edilerek, Kürt halkına nasıl ikinci bir ölüm yaşatılıyorsa, Alevi yurttaşlarımıza da bir kez daha ölüm yaşatılmak istenmiştir.
“ALEVİLER ŞAHSINDA CEMEVLERİNE YAPILAN SALDIRI, SÜNNÜLERE VE CAMİLERE DE SAYGISIZLIKTIR”
Düşüncesi, ideolojisi ne olursa olsun üzerinden hüküm kalkmıştır. Bir ölüm üzerinden hüküm var sayarak onu suçlu ilan etmek hem cenazeye hem ölülere yapılan büyük bir saygısızlıktır. Hiç bir kitapta, hiç bir surede ölüye saygısızlık yoktur. İktidar dini bir kez daha siyasete alet ederek dine saygısızlık etmektedir. Saygısızlıklara sessiz kalmayacağız. Aleviler sahsında cemevlerine yapılan saldırı aynı zamanda sünnilere ve camilere de saygısızlıktır.”
HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da,”Birlikte oturup konuşabiliyorlarsa, çözüm üretebiliyorlarsa, insanlığın, hakikatin yararına hizmet üretebiliyorlarsa işte o mekanlar Allahın evidir. Allahın ibadethaneleridir. Şu anda her kesimden insanın burada toplandığı gibi. Adına cami demekle cem yeri olmuyor orası. Milyarlarca halıları, mermeleri döşemekle, minareler dikmekle gayri meşru kazançlarını kılıf etmekle orası Allahın evi olmuyor. Orası ancak Emevi zihniyetinin egemenliğinde işlevini görmeye devam ediyor. İnsanların her türlü sorununa çözüm üretildiği, gönüllerin buluşulabildiği, sevginin üretilebildiği mekanları ibadethane olarak kabul ediyoruz” dedi.
Yapılan konuşmaların ve görüş alışverişinin ardından ziyaret sona erdi.
PİRHA- CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, “İnsanların inancı ve ibadethaneleri savaş ortamında bile saygı görür. Cemevine saldıran kolluk güçleri derhal görevden alınmalı ve cezalandırılmalı” dedi.
Hükümetin baskısına karşı 323 gün ölüm orucu eylemi yapan ve eylemi sonlandırdıktan iki gün sonra yaşamını yitiren Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek‘in Gazi Cemevi‘ndeki cenaze törenini polisin engellemesine ve cemevine biber gazıyla saldırıp, kapıları, camları kırmasına tepkiler devam ediyor.
“İNSANLARIN İNANCI VE İBADETHANELERİ SAVAŞ ORTAMINDA BİLE SAYGI GÖRÜR”
CHP İstanbul Milletvekili, Marmara Üniversitesi’nden ihraç edilen Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, “İnsanların inancı ve ibadethaneleri savaş ortamında bile saygı görür. Cemevine saldıran kolluk güçleri derhal görevden alınmalı ve cezalandırılmalı” dedi.
Kaboğlu şunları kaydetti.
“Yaşam hakkını korumakla yükümlü kamu makamları, Grup Yorum üyelerinin ölüm orucuna sessiz kaldığı gibi, İbrahim Gökçek’in cenazesinin Gazi Cemevinden kaldırılmasına müdahale ederek Anayasayı çok yönlü ihlal etmiş ve suç işlemiştir. Yaşayana olduğu gibi ölüye de saygı esastır.”
“SUÇLULAR HAKKINDA DERHAL İŞLEM YAPILMALI”
İbrahim Gökçek’in Kayseri’de toprağa verilmeden önce ve sonrasında ülkücü ırkçı grupların mezarlığa saldırı girişimlerini ve cenazeyi yakma tehditlerine de tepki gösteren Kaboğlu, “Kayseri saldırıları ve zincirleme suçları, çok daha vahim olup İstanbul’da resmi görevliler tarafından başlatılan olaylardan sonra patlak vermesi düşündürücü ve kaygı vericidir. Söz konusu saldırılar, ceza kanunu gereğince suçtur” dedi.
CHP İstanbul Milletvekili, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı ile Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın suçlular hakkında derhal işlem yapmaları gerektiğini belirterek, “Eğer bu konuda resmi makamlar hemen harekete geçerek suçlular veya suça teşebbüs eden kişi ve gruplara yaptırım uygulamaz ise, Türkiye’de geçen on yıllarda tanık olduğumuz acı olayların yinelenme riski bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
PİRHA – HDP’li Ali Kenanoğlu, Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesini yakmakla tehdit edenler hakkında neden soruşturma açılmadığını Meclis gündemine taşıdı.
Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Kayseri’de bir grup saldırganın Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesinin defnedilmesini engellemesi ve mezarından çıkarıp yakmakla tehdit etmesi üzerine, suç işleyeceğini açıkça beyan eden ve kimlikleri bilinen bu şahıslar hakkında neden harekete geçilmediğini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.
Kenanoğlu, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in vefatının ardından ailesi ve yakınları tarafından Gazi Cemevinden uğurlanmak istenmiş, ancak, Polis tarafından Cemevine yapılan baskın sonrası cenazesi kaçırılmış ve memleketi Kayseri’ye götürüldüğü bilgisini paylaştı.
Kayseri’de cenaze şehre ulaşmadan sosyal medyadan aleni tehditler yağmaya başlandığını kaydeden Kenanoğlu, “Kayseri’de toprağa verilmek istenen Gökçek’i taşıyan cenaze aracının önü kendilerine ülkücüler denilen bir grup tarafından kesilmiş ve define engel olunmak istenmiştir” dedi.
“BU SALDIRILAR CEZAİ YAPTIRIM GEREKTİREN SUÇ OLARAK DÜZENLENMİŞTİR”
Kenanoğlu, önergesinde şu ifadelere yer verdi:
“Tepkiler nedeniyle Başakpınar Mahallesi’ndeki mezarlıkta toprağa verilemeyen İbrahim Gökçek cenazesi, Halef Hoca Mezarlığı’na defnedilmiştir. Bu durumdan sonra, MHP yönetimi protestoları örgütleyen Kayseri Ülkü Ocakları Başkanı Serdar Turan’ı görevden almış, ildeki tüm ülkü ocaklarını ise ikinci bir emre kadar kapattığını açıklamıştı. Ancak, sokağa çıkma yasağının bitmesinin hemen ardından gece yarısı mezarlık girişinde toplanan bir grup yine İbrahim Gökçek’in mezarına saldırı girişiminde bulunmuştur.
Saldırganlar “Teröristin mezarını istemiyoruz, polis giderse çıkartıp yakacağız” tehditlerinde bulunmuştur. “Polis burayı yıllarca bekleyemez. Polis bıraktığında biz onu çıkarıp burada yakacağız. Buraya gömmelerinin sebebi her sene gelip burada ölüm yıl dönümünü kutlayacaklar. Gözümüzün önünde vatanımızı bölecekler” diye konuşmuşlardır.
İki gündür devam eden saldırı ve tehditler sürmektedir. Bunları yapanların sosyal medyada video görüntüleri vardır ve kimlikleri bilinmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesine göre bu saldırılar ve tehditler cezai yaptırım gerektiren suç olarak düzenlenmiştir.”
Kenanoğlu, bu bağlamda Soylu’ya şu soruları yöneltti:
İbrahim Gökçek’i cenazesini Kayseri’ye sokmak istemeyen bu şahıslar hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?
İbrahim Gökçek’i cenazesini mezarından çıkarıp yakmakla tehdit edenler yakalanmış mıdır?
Sosyal medya hesaplarından tehdit yazanlar, bu saldırıyı planlayanlar hakkında bir işlem başlatılmış mıdır?
Bu kişiler suç işleyeceğini beyan ediyorlar, suç işleyeceğini açıkça beyan edenler vardır, bu beyanlara rağmen neden harekete geçilmiyor, neden bunlar hakkında soruşturma, inceleme ve gerekli işlem başlatılmıyor?
Mezarlığa saldırı olmaması için ne gibi önlemler alınmıştır? Bu önlemler ne kadar süreyle devam edecektir?
Önlemlerin kaldırılması halinde bu saldırıların olmaması için ne gibi tedbirler alınacaktır? (HABER MERKEZİ)
PİRHA – Balıkesir Alevi Güç Birliği, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesinin bulunduğu Gazi Cemevine yapılan polis saldırısını kınadı. Açıklamada, cemevine ve halka saldırı emri verenlere biran önce hak ettikleri cezanın verilmesi çağrısında bulunuldu.
Balıkesir Alevi Güç Birliği, önceki gün ölüm orucunu 323 gün sonra bitiren, iki gün sonra yaşamını yitiren Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenaze töreninin engellenmesine İstanbul Gazi Cemevine polis saldırısına tepki gösterdi.
İktidarın ülkeyi demokratik bir ülke olmaktan uzaklaştırdığına dikkat çekilen açıklamada, Alevilere yönelik yüzyıllardır süregelen baskı ve ayrımcılık politikalarına bir yenisinin daha eklendiği belirtildi.
“DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE CEMEVİMİZE SALDIRILMIŞTIR”
“Cemevlerine saldırılacak kadar cüretkar davranıldığı bir dönemden geçildiği” belirtilen açıklamaya şöyle devam edildi:
“Daha önce cemevlerine ‘cümbüş evi’ diyenler, cemevi avlusunda Uğur Kurt’u polis kurşunuyla öldürtenler, Bursa Kestel Hacı Bektaş-ı Veli Derneği ve Cemevi duvarına hakaret ve küfür içerikli yazıların yazılmasına, Kartal PSAKD Cemevinin duvarlarına ırkçı afişlemeler yapılmasına, evlerinin işaretlenmesine göz yumanlar, öncesinde yapılan saldırı ve işaretlemeleri çocukların üzerine atanlar, münferit gösterenler ya da bunları yapanların akli dengesi bozuk diye görmezden gelenler, bunlar için hiç bir işlem yapmayanlar, geldiğimiz süreçte bizzat kendi elleriyle; tüm dünyanın gözü önünde Gazi Cemevimize saldırmışlardır.”
Önceki gün ölüm orucunda hayatını kaybeden Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenaze erkanı öncesi Gazi Cemevinin, kolluk güçleri tarafından savaş alanına çevrildiğine dikkat çekilen açıklamada, İbrahim Gökçek’in Grup Yorum’un konser yasağının kalkması için, türkülerini özgürce söylemek için bedenini ölüme yatırdığı hatırlatılarak, ‘konser yasağını kaldırmak bu kadar zor mu? Bu gençlerin canları bu kadar mı önemsiz sizin için?” diye soruldu.
Kerbela’dan bu yana Osmanlı dönemi fetvaları ile günümüzde cemevlerine kolluk güçlerini saldırtan zihniyetin aynı olduğu belirtilen açıklamada, “Bir ibadet merkezine girilip orada bulunanlara gaz sıkılması, plastik mermi kullanılması, koç başları ile kapıların kırılması, morgda bulunan cenazenin kaçırılması, cemevinde bulunan acılı insanların gözaltına alınması hangi vicdana sığar? Bu ülkede inançlara saygı ve güvenlik kaideleri sadece bir kesim için mi geçerlidir? Cemevine saldırıdan cesaret alan faşist güruh, Kayseri’de İbrahim Gökçek’in cenazesine de müdahale etmiş, ”cenazeyi gömdürtmeyiz, gömseniz bile çıkarıp yakarız hatta buna yeltenenlerin başları vücutlarında olmayacaktır” tehditlerini savurmuştur” denildi.
“FARKLI OLANLARA HER TÜRLÜ ZULMÜN YAŞATILDIĞINA ŞAHİT OLUYORUZ”
Daha önce Eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk‘un annesinin cenazesinin topraktan çıkarılmasına ve Antalya’da Alevilerin mezar taşlarının kırıldığına da dikkat çekilen açıklamada, tüm bu olanlar siyasal iktidarların yüzyıllardır ektikleri kin tohumlarının sonucu olduğu belirtildi. Açıklamada, “İnancın farklı ise senin hiç bir şeyine tahammül edilmez. Sağlığın farklı bir derttir, ölün farklı bir dert. İnancına, kültürüne, diline saygı olmadığı gibi ibadet ettiğin mekanlardan mezar taşına kadar tahammülsüzlük vardır. İleri demokrasi maskesi altında farklı olanlara her türlü zulmün yaşatıldığına şahit olmaktayız” ifadeleri kullanıldı.
Cemevlerine yapılan saldırıların Alevi toplumunun inancına ve kültürüne yapıldığına dikkat çekilerek, Gazi Cemevine ve halka saldırı emrini verenlerin hak ettikleri cezayı almaları için çağrıda bulunuldu.
“CEMEVLERİ İBADETHANE STATÜSÜNE KAVUŞTURULMALI”
Cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşturulması çağrısında bulunulan açıklamada, “72 millete aynı nazarda bakan ve dili, dini, rengi ne olursa olsun herkesin kardeşçe bir arada yaşamını savunan bir yolun mensupları olarak bu saldırıların bizleri yıldırmayacağını, korkutmayacağını ve ayrıştırma politikalarının bizler açısından bir işe yaramayacağını buradan bir kez daha söylüyor ve ülkemizde yaşayan tüm farklılıkların güvende olabileceği bir atmosfer yaratması için iktidarı uyarıyoruz” ifadeleri yer aldı.
Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek’in Kayseri’deki mezarına gece saatlerinde saldırı girişiminde bulunarak, terör estirdi.
Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek’in mezarına gece saatlerinde saldırı girişiminde bulunan ırkçı grup, mezarlık girişinde, “Teröristin mezarını istemiyoruz, polis giderse çıkartıp yakacağız” tehditlerinde bulundu.
Grup Yorum üzerindeki baskıların kaldırılması için 323 gün ölüm orucunda olan ve eylemine ara vermesinin ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren İbrahim Gökçek’in mezarına saldırı girişimi oldu.
Kayseri Talas’ta bulunan Halef Hoca Mezarlığı girişine gelen ırkçı bir grup, cenazeyi mezardan çıkartmakla tehdit etti.
Sokağa çıkma yasağının kalkmasıyla birlikte mezarlık önünde bir araya gelen ırkçı grup, “Teröristin mezarını istemiyoruz. Polis bir gün bekler, iki gün bekler, sonra gider. Polis giderse çıkartıp yakacağız” tehditlerinde bulundu.
Polisin mezarlığa girmesini engellediği saldırgan grup, bir süre sonra mezarlık önünden ayrıldı.
İbrahim Gökçek’in cenazesi geçtiğimiz gün yine Kayseri Ülkü Ocakları tarafından saldırıya uğramış, yol kesen ülkücüler cenazenin Kayseri’ye defnedilmesi durumunda cenazeyi yakmakla tehdit etmişlerdi. (HABER MERKEZİ)
PİRHA – Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu, İbrahim Gökçek’in cenazesine yapılan saldırıyı kınadı. Yapılan açıklamada, “Gazi Cemevinde, kolluk kuvvetleri, vatandaşlara karşı yargısız, infaz uygulamıştır. Bir an evvel bu olaylara sebebiyet veren kimler varsa görevden acilen uzaklaştırılmalı, gerekli cezaya çarptırılmalıdır” denildi.
Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Kurucu Başkanı Muharrem Erkan yaptığı açıklamada, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenaze erkanına yapılan saldırıyı kınadığını belirterek sorumluların görevden uzaklaştırılarak gerekli cezanın verilmesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada öne çıkan başlıklar şöyle:
“Gün geçmiyor ki ülkemizin çeşitli bölgelerinden hak, hukuk ihlalleri gelmesin. İbrahim Gökçek sanatçıydı, bu toprakların bağrında yaşayan, dar gelirli, işçi, köylü, emekçilerin, sesi soluğu olmuşlardı. Tıpkı Helin Bölek gibi. Seslerini, soluklarını, sazlarıyla, sözleriyle, gitarlarıyla, halklara duyurmak istiyorlardı olmadı. Her iki ‘Side Hakk’a yürüdü. Hakla dar didar oldular. İbrahim GÖKÇEK in cenazesi, sevdikleriyle, yarenleriyle, yoldaşlarıyla helalleşmek, tanıyan tanımayan insanlar gazi cem evine gidip İbrahim Canın divanına durup, Hakkın, tecellisinin, insanda olduğunu, çok yüce değer varlığın, insan olduğunu, gün gelip kendimizi bilmeden hal hareket, davranışlarımızla hatır gönül, yıktığımızı, bunların da ilim irfan, noksanlığımız dan kaynaklandığını, Can, Candan Razı olmazsa, Hakkın insandan razı olmayacağı inancıyla. Gazi Cem evine, bu covit 19 un tehditleri altında bir sürü can gitti.
“İNSANLARA ACI ÇEKTİRİLMİŞTİR”
Anayasamızın 10. Maddesi derki “ herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetmeksizin kanun önünde eşittir.” Bu kanunun verdiği yetkiyle ülkemizin kolluk kuvvetleri mevcut görevlerini yürütmektedir. Nasıl ki, havrada, kilisede, sinagog da, camide her hangi bir vatandaş kendi inancının gereğini yerine getirerek, hakka yürüyen herhangi bir canı sırlayabiliyorsa, Alevi vatandaşlar da kendi inandıkları biçimde cemevinde hakka yürüyen İbrahim canı sırlama hakkı bulunmaktadır. Ama bu hak her ne gerekçe gösterilirse gösterilsin, hiçbir gerekçesi kabul edilemez bir biçimde, biber gazlarıyla saldırılmış, cemevinin içerisinde güvenlik güçleri postallarıyla, Alevi inancına sahip vatandaşların yüreğine basarcasına, oraları talan ettiklerini sosyal medyadan seyrettik. Bizim kutsalımızın insan olduğu unutulmuş, insanlara acı, sancı ıstırap çektirilmiştir.
Ülkemizin sağ duyulu insanlarına sesleniyoruz.. İsrail askerlerinin Kudüs’te, silahsız Filistinli, kadın, çocuk, yaşlılara yaptıkları saldırıları nasıl kınıyorsak, doğru olmadığını, yanlış yapıldığını söylüyorsak, bu gün Gazi Cemevinde yapılanlara da sesimizi yükseltmemiz gerekir. Bu bir insanlık görevidir. Suç varsa bunun cezasını ancak yargı mensupları, hukuk kurallarına uyarak verir, bunu güvenlik güçlerinin vermesi mümkün değildir. Maalesef üzülerek diyebiliriz ki Gazi Cemevinde, kolluk kuvvetleri, vatandaşlara karşı yargısız infaz uygulamıştır. Bir an evvel bu olaylara sebebiyet veren kimler varsa görevden acilen uzaklaştırılmalı, gerekli cezaya çarptırılmalıdır. Ne acıdır ki ülkemizde yazar, çizer, gazeteciler ceza evlerinde düşünce, görüşlerinden dolayı bulunurken, adi suçlular, katiller salıverilmiştir. Bu ülke hepimizin, kanun, yasa, hukuk her vatandaş için olmazsa olmazımız sayılmalıdır. Karadeniz Alevi Bektaşi federasyonu olarak bu hak ihlalini şiddetle kınıyoruz.”
PİRHA – Halkın Hukuk Bürosu, yaptığı açıklamada İbrahim Gökçek’in cenazesinde gözaltına alınanlara ağır işkence gördüklerini belirterek gözaltıların derhal serbest bırakılması için çağrıda bulundu.
Konser yasakları ve Grup Yorum üstündeki baskının kaldırılması talebiyle 323 gün boyunca ölüm orucu direnişi ve eylemini sonlandırdıktan 2 gün sonra hayatını kaybeden İbrahim Gökçek’in cenazesinin uğurlanması öncesinde Gazi Cemevi polis ablukası altına alındı.
Yurttaşların cemevine girmesine izin vermeyen polis, cenazeyi almak için bekleyenlere biber gazıyla saldırdı.
Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye uğurlanması öncesinde Gazi Mahallesi’nde yapılmak istenen yürüyüş engellendi. Gazi Cemevi polis ablukasına alınırken, yüzlerce polis cemevine girişlere izin vermedi. Yine cemevine gazlı saldırıda bulunan polis, Gökçek’in cenazesini cemevi morgundan aldı.
Saldırıda çok sayıda kişi gözaltına alındı, bir kısmı serbest bırakıldı.
Halkın Hukuk Bürosu resmi Twitter hesabından hala gözaltında olanların isimlerini açıkladı.
Gözaltına alınanlar şunlar:
Av. Didem Baydar Ünsal, Av. Seda Şaraldı, Stajyer Av. Doğa İncesu, Fırat Kıl, Hasan Karapınar, Rıdvan Akbaş, Tuğçe Tayyar, Elif Tayyar, Dilan Ekin, Beyhan Gün, Sevda Kurban, Baki Can Işık Bahar Ertürk, Cemil Kurt, Serkan Yağız ve Ekrem Çimen.
“GÖZALTINDA İŞKENCE”
Halkın Hukuk Bürosu tarafından yapılan açıklamada, gözaltında tutulan avukatlar ve müvekkillerin işkence gördükleri belirtildi.
Açıklama şöyle:
“Büromuz avukatı Seda Şaraldı’nın sağ kaşında şişlik meydana gelmiş, gözlüğü kırılmıştır.
Müvekkillerimiz Tuğçe Tayyar ve Elif Tayyarın vücudunda, işkenceden kaynaklı morluklar ve çizikler meydana gelmiştir.
Müvekkilimiz Bahar Ertürk çok ciddi işkence görmüş, hakaret eşliğinde darp edilmiştir. Gözaltına alınırken yerdeki camlara kafası bastırılarak camları yalatmak istenmiş ve bu esnada ayakkabısı yırtılmıştır.
Bahar Ertürk’e üst araması sırasında, 9 kadın ve 1 erkek polis tarafından üst araması yapılmış 3 ayrı oda gezdirilerek işkence yapılmıştır. Bunun yanında bir cisimle boğulmaya çalışılmıştır. Bu işkenceden dolayı, müvekkilimizle olan görüşmemizde sesi çıkmıyor ve öksürüyordu.
Müvekkilimiz Beyhan Gün’ün vücudunun sağ tarafında alnından boğazına işkence izleri, morluk ve şişler yoğun biçimde gözlemlenmektedir. 1 saat boyunca, siyasi şubede işkence dövülerek işkence görmüş, işkence sırasında ayakkabısını ve montunun polislerce alındığını beyan etmiştir.
Müvekkillerimiz Ridvan Akbaş, Hasan Karapınar ve Cemil Kurt ağır işkence görmüşler, Cemil Kurt’un gözlerinde şişlik meydana gelmiş, Rıdvan Akbaş ve Hasan Karapınar ise kafalarına darbeler almışlardır.
“CENAZAEYE KATILMAK SUÇ DEĞİL, GÖZALTILAR SERBEST BIRAKILSIN”
Müvekkillerimize ilk alındıkları andan itibaren, Gözaltı aracında, emniyet müdürlüğü bahçesinde, otoparkında, üst araması sırasında, avukat görüşü sonrasında sistematik işkence yapılmıştır. Cenazeye katılmak suç değildir! İşkence İnsanlık Suçudur! Gözaltılar Serbest Bırakılsın!
Avukatlarımızı ve müvekkillerimizi serbest bırakın! İnanç özgürlüğü, “ibadet etmek amacı ile toplanma hakkı”nı da içerir. Bu hak inanç özgürlüğü hakkının özüdür. Devlet otoritesi söz konusu hakkı tanımakla yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılmaz.”
PİRHA – HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, İbrahim Gökçek’in cenaze erkanına yapılan saldırıyı Meclise taşıdı. Önlü, “Gazi Cemevine yönelik İŞİD zihniyetini aratmayan bu saldırıyı kim planlamıştır?” sorusunu yöneltti.
Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenaze erkanının yapılmak istendiği Gazi Cemevi’ne polis biber gazıyla müdahale etmiş, kapıları kırarak cenazeye el koyarak Kayseri’ye götürmüştü.
“GRUP YORUM ÜYELERİNİN BAŞLATMIŞ OLDUĞU ÖLÜM ORUCU SİYASAL İKTİDAR VE ORTAKLARININ HEDEFİ OLMUŞTUR”
Halkların Demokratik Partisi Dersim Milletvekili Alican Önlü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması istemiyle Meclise soru önergesi verdi.
Önlü, “İbrahim Gökçek özgürce türkü söylemek ve yeniden konserlere çıkabilmek için girdiği ölüm orucunun 323. gününde eylemini sonlandırmış ancak sonrasında kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. Grup yorum üyelerinin başlatmış olduğu ölüm orucu daha ilk gününden itibaren siyasal iktidar ve ortakları tarafından kriminalize edilmeye çalışılmış ve birçok saldırının hedefi olmuştur. Önce ölüm orucunda yaşamını yitiren Grup Yorum üyesi Helin Bölek’in cenazesi ne ahlaka ne de hukuka sığmayan bir muameleye tabi tutulmuştu. Bölek’in cenaze arabasına zorla el koyan polis, cenaze törenine gelen kitleye gaz ile saldırmış, cenazenin yıkanmasına dahi izin vermemiş ve defin işlemi bu zor koşullarda gerçekleşmişti. Dün de Gazi Cemevine alçakça bir saldırı gerçekleştirilerek İbrahim Gökçek’in cenazesi adeta ailesinden ve cenaze erkânından kaçırılmıştır” ifadelerini kullandı.
“MİHMANA YÖNELİK HER SALDIRI ALEVİ İNANCINA VE DEĞERLERİNE YÖNELİK YAPILMAKTADIR”
Cemevlerinin milyonlarca Alevi yurttaşın ibadethanesi olduğunu belirten Önlü, şöyle devam etti:
“Cemevlerinin, camilerden, kiliselerden, sinagoglardan hiçbir farkı bulunmamaktadır. Cemevlerinde Alevi yurttaşlarımız inançları gereği hakka yürüyen canlara son görevlerini yaparlar. Cemevine getirilen herkes mihman sayılır. Dolayısıyla mihmana yönelik her saldırı Alevi inancına ve değerlerine yönelik yapılmaktadır. Gaz bombalarıyla, coplarla, koçbaşlarıyla kapıları kırılarak girilen yer Alevi inancının ibadethanesidir. Gezi döneminde ‘Camide içki içtiler’ yalanıyla ortalığı ayağa kaldıranlar bugün Alevilerin ibadethanesinin kapılarını kırmaktan, içerisini gaza boğmaktan, cenazeye katılmak isteyenleri sürükleyerek gözaltına almaktan ve cemevlerine ‘cümbüş evi’ demekten çekinmemektedirler. Siyaseten tüm değerleri yok sayan siyasal iktidar, kavgayı, saldırıyı, ayrıştırmayı, kutuplaştırmayı bir siyaset haline getirmekte ve her alanda bir düşman hukuku uygulamaktadır. Bu uygulamanın İŞİD zihniyetinden, barbarlıktan hiçbir farkı bulunmamaktadır. Dersim Soykırımını lanetlediğimiz ve andığımız bu haftada Gazi Cemevine yönelik saldırı aynı soykırım zihniyetinin bugünde devam ettiğini göstermektedir.”
“KÜRTLERİN VE ALEVİLERİN CENAZELERİNE, MEZARLIKLARINA YÖNELİK BU TÜR SALDIRILARLA NE AMAÇLANMAKTADIR?”
Önlü, şu soruları yöneltti:
“Gazi Cemevine yönelik İŞİD zihniyetini aratmayan bu saldırıyı kim planlamıştır?
Gazi Cemevinde İbrahim Gökçek’in cenaze erkânı için bir araya gelen insanlara gazlarla, coplarla saldıran ve koçbaşı kullanarak cemevinin kapısını kırarak içeri giren kolluk kuvvetleri ve bu kararı veren başta İstanbul Valisi, İstanbul Emniyet Müdürü ve İçişleri Bakanı hakkında bir soruşturma açılacak mıdır?
İbrahim Gökçek için Gazi Cemevinde cenaze erkânı kurulması hangi nedenlerle engellenmiştir? Bunun hukuksal bir dayanağı var mıdır?
Alevi inancı ve değerlerine yönelik bu saldırı için ilgili makamlarca Alevi toplumundan bir özür dilenecek midir?
İçişleri Bakanı Soylu, “Etkisiz hale getirilen teröristlerin fotoğraflarını pek paylaşmayız ama ibret olsun diye bunların resimlerini paylaşacağız” ifadelerinden sonra Agit İpek’in, Helin Bölek’in ve son olarak İbrahim Gökçek’in cenazelerine ve Kürdistan’daki mezarlıklara yönelik saldırılar planlı bir uygulamanın ürünü müdür?
Diyanet İşleri Başkanlığının Alevi inancı ve değerlerine yönelik açıklamaları, sonrasında Gazi Cemevine yönelik bu saldırının gerçekleşmesi tesadüf müdür? Cemevlerine yönelik saldırılar bir devlet politikası mıdır?
Kürtlerin ve Alevilerin cenazelerine, anıtlarına, heykellerine, mezarlıklarına ve hatıralarına yönelik bu tür saldırılarla ne amaçlanmaktadır?”
PİRHA – Ülkücü bir grup, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye defnedilmesini engelleyeceklerini öne sürerek, “Gömseler bile çıkarır, yakarız” tehdidinde bulundu. Cenazeye saldırma tehdidinde bulunan ülkücülere MHP Milletvekili sahip çıktı, vali “selam” gönderdi.
Grup Yorum üzerindeki baskıların sona ermesi talebiyle başlattığı ölüm orucuna 323. günde ara veren ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden İbrahim Gökçek’in Kayseri’de defnedilen cenazesine ülkücüler saldırı girişiminde bulunuldu.
“GÖMSELER BİLE ÇIKARIR, YAKARIZ”
Cenazenin Kayseri’ye defnedilmesini engellemek için sokağa çıkan bir grup ülkücü cenaze aracının önünü kesti. Cenazeye saldırı tehditleri savuran grup, “Gömseler bile çıkarır, yakarız” dedi.
“VALİNİN SELAMI VAR”
Ülkücü grubun arasında bulunan MHP Milletvekili Baki Ersoy kalabalığın arasında yaptığı konuşmada “Valinin herkese selamı var, cenaze buraya gelmeyecek. Tabii ki bir yere defin olacak ama orası Başakpınar olmayacak” diyerek İbrahim Gökçek’in cenazesine yönelik saldırıyı sahiplendi.
Gece Kayseri Ülkü Ocakları Başkanının çağrısıyla başlayan saldırılar ve cenazeyi yakma tehditleri sonrasında #ÜlkücüTeröristlerKayseride hashtagi twitterda Türkiye gündemine girdi.
Bu durum akıllara HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkan Yardımcısı olan ve halen Kandıra Cezaevi’nde tutuklu bulunan Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un defnedilmesi sırasında yaşananları getirdi.
13 Eylül 2017 tarihinde gerçekleşen ve Hatun Tuğluk’un İncek mezarlığına gömülmesine karşı çıkan ırkçılar, “Burada şehitler yatıyor, Aleviler bölücüler giremez, Ermeniler giremez” denilerek saldırı düzenlenmiş, cenaze topraktan çıkarılarak, Dersim’de toprağa verilmek zorunda kalınmıştı.
PİRHA – Cenazesi polis tarafından alıkonularak Kayseri’ye götürülen İbrahim Gökçek, tüm engellemelere rağmen defnedilirken mezarlıkta türkü söyleyen Yorum üyesine polis müdahale etti.
Haberin videosu;
Cenazesi polis tarafından kaçırılan İbrahim Gökçek, tüm müdahalelere rağmen ailesi ve arkadaşları tarafından polis ablukası altında Kayseri’de toprağa verildi.
Cezaevinde bulunan eşi Sultan Gökçek’in de jandarma tarafından getirildiği cenaze töreninde türkü söylenmesine izin vermeyen polisler, Grup Yorum üyesi Bahar Kurt’a müdahale etti.
PİRHA- 323 günlük ölüm orucu eylemini sonlandırdıktan sonra hayatını kaybeden Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesi Kayseri’ye ulaştı. Ancak polis hala cenazeyi aileye teslim etmedi.
Grup Yorum üzerinden hükümetin baskısının kaldırılması için 323 gün ölüm orucu eylemi yapan ve eylemini sonlandırdıktan üç gün sonra hayatını kaybeden bas gitarist İbrahim Gökçek’in cenazesi Kayseri’ye ulaştı. Ancak cenaze aileye hala teslim edilmedi.
Halkın Hukuk Bürosu’nun Twitter’dan aktardığına göre, İbrahim Gökçek’in cenazesinin ailenin isteği ile eve götürülmesi polisler tarafından engelleniyor.
HHB, “Teslim etmek üzere verdikleri 4 ayrı noktada bulunmadılar. Cenaze aracına yetişildiği anda GBT bahanesi ile yolları kesildi” dedi.
Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek için Gazi Cemevinde tören düzenlemek isteyen kitleye bugün öğlen saatlerinde polisler plastik mermi ve gaz bombalarıyla müdahale etti. Çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar para cezası verildikten sonra serbest bırakıldı.
İbrahim Gökçek’in cenazesi ailesi ile birlikte 10 kadar insan Kayseri’ye doğru yola çıkmıştı.
NE OLMUŞTU?
Konser yasakları ve Grup Yorum üstündeki baskının kaldırılması talebiyle 323 gün boyunca ölüm orucunda olan ve eylemini sonlandırdıktan 2 gün sonra hayatını kaybeden İbrahim Gökçek’in cenazesinin uğurlanması öncesinde Gazi Mahallesi polis ablukası altına alındı. Yurttaşların cemevine girmesine izin vermeyen polis, cenazeyi almak için bekleyenlere biber gazıyla saldırdı. Saldırıda çok sayıda kişi gözaltına alınıp, serbest bırakıldı.
Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye uğurlanması öncesinde Gazi Mahallesi’nde yapılmak istenen yürüyüş engellendi. Gazi Cemevi polis ablukasına alınırken, yüzlerce polis cemevine girişlere izin vermedi. Yine cemevine gazlı saldırıda bulunan polis, Gökçek’in cenazesini kaçırdı.
PİRHA- Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek’in Kayseri’ye uğurlanmasına engel olan polisin Gazi Cemevine saldırmasına Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk tepki gösterdi. Öztürk, “Cemevine yapılan her türlü şiddet ben Aleviyim diyen tüm kesime yapılmıştır” dedi.
Değerleri uğruna, Grup Yorum üzerindeki baskılara son verilmesi için 323 gün ölüm orucu yapan İbrahim Gökçek eylemini sonlandırdıktan 3 gün sonra hastanede dün hayatını kaybetti.
Gazi Cemevine getirilen Gökçek’in cenazesi, bugün bir yürüyüşle Kayseri’ye uğurlanacaktı. Ancak polis engelleyerek, cemevini biber gazına boğdu, cemevinin kapılarını kırarak, Gökçek’in ailesini ve arkadaşlarını, avukatları, basın çalışanlarını gözaltına aldı. Polis daha sonra ise ibrahim Gökçek’in cenazesini aileye vermeyerek, başka bir yere kaçırdı. Avukatların ve ailenin müdahalesiyle, İbrahim Gökçek, toprağa verilmek üzere Kayseri’ye götürüldü. Sadece 10 kişinin Kayseri’ye gitmesine izin verildiği öğrenildi.
Polisin cemevine saldırısı ise Alevilerin tepkisini çekti.
Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, “Cemevine yapılan her türlü şiddet ben Aleviyim diyen tüm kesime yapılmıştır” dedi.
Öztürk sosyal medya hesabından şunları yazdı:
“İnsanlar aklın olgunlaşmasıyla paralel bir şekilde tapınma gereksinimi duymuşlardır. Coğrafyalar ve sosyal ilişki biçimleri siyasetini ve inancını derinden etkilemiştir.
İnsanlığın ekonomik savaşlarında inançların ciddi anlamda belirleyici rolü olmuştur.
Antik çağdan bu yana, savaşların tek sağlam kalanı tapınaklardır. Büyük katliamlarda dahi ibadethanelere azami saygı gösterilmiştir. Savaşlardan hasar görmeyerek çıkan yegâne unsurdur ibadethaneler. Dünyanın her hangi bir bölgesinde bir ibadethaneye yapılan saldırı herkes tarafından lânetlenir ve o inanca sahip çıkılır.
Her türlü tartışmadan muaf mekân ibadethanelerdir.
“ALEVİLİĞİ GAYRİ MEŞRU GÖRENLERİN VİCDAN SORUNU OLDUĞU ÇOK AÇIK”
Ya cemevleri?
Ya gerçekten inanan yok, ya da Alevi yok.
Bir ibadethanenin işlevini mensupları belirler.
Diğerlerinin haddine asla ve asla değildir.
Her inanç meşru iken Aleviliği gayri meşru görenlerin bir vicdan sorunu olduğu çok açıktır.
Aleviler kendine bir soru sormak zorundadır.
Gerçekten Alevimiyim diye?
Senin inanç merkezine idrar yapılıyor, gaz bombası atılıyor ve tekme tokat dövülüyorsun.
El insaf be mübarek, el insaf.
“CAMİLERE EN KÜÇÜK BİR SAYGISIZLIK OLMUŞ MUDUR?”
Alevi köylerine asimilasyon politikasının bariz sonucu olarak yapılan camilere en küçük bir saygısızlık olmuş mudur?
Cemevine yapılan her türlü şiddet ben Aleviyim diyen tüm kesime yapılmıştır. Eğer öyle değilse ismen olan ve fakat cismen olmayan bir inanç vardır.
Herkese geçmiş olsun.”
PİRHA – PSAKD Genel Merkezi, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in uğurlanmasına ve Gazi Cemevine yapılan polis saldırısını yargıya taşıyacağını duyurdu. Açıklamada, “Alevilerin ibadethanesine saldırmak kimsenin haddi değildir. Açıkça uyarıyoruz ki, bir daha ibadethanemize en ufak bir saygısızlık yaparsanız, gerekeni yaparız” denildi.
Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek‘in Gazi Cemevi‘ndeki cenaze törenine ve vasiyeti üzerine yapılmak istenen yürüyüşe polis biber gazıyla müdahale etti.
Cemevinin kapılarını kırarak ve içeriye gaz bombası atarak cenazeyi götüren polis, çok sayıda yurttaşı gözaltına aldı.
Duruma tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, “Alevilerin ibadethanesine saldırmak kimsenin haddi değildir. Bulunduğumuz her alanda barışı, demokrasiyi ve eşitliği savunan bir halk olarak açıkça uyarıyoruz ki, bir daha ibadethanemize en ufak bir saygısızlık yaparsanız, gerekeni yaparız” açıklamalarında bulundu.
“Buraya gelen her kim ise mihmanımızdır, mihman da ALİ’dir.!
Mihmanımıza saygısızlık yaptırmayız.!
Tüm yetkililere sesleniyoruz. Aklınızı başınıza devşirin. Bu ülke hepimizin, bu topraklarda yüzyıllardır hep birlikte yaşıyoruz. Biz Aleviler gerilim istemiyoruz. Ama cemevimize yapılan saygısızlığa asla tahammül etmeyeceğiz.
“DERHAL ALEVİLERDEN ÖZÜR DİLENSİN!”
Polis ne yapmak istemektedir? Aklı selim hiç kimsenin istemeyeceği tepki ve toplumsal refleks oluşursa altından nasıl kalkılacaktır?
Biz Pir Sultan örgütlülüğü olarak, ülke genelindeki on binlerce üyemizin sağduyu, demokratik bilinç ve sorumluluk ile hareket edeceğini biliyoruz.
Tıpkı pirimiz Pir Sultan Abdal gibi, size rağmen demokrasiden vazgeçmeyeceğiz, size rağmen türkülerimizi söylemeye devam edeceğiz.
“BU KEPAZELİĞİ NASIL AÇIKLAYACAKLAR?”
Siyasal İslamı kurumsallaştıran AKP, yaşamın tüm alanlarını kutuplaştıran politikaları terk etmelidir. Her fırsatta müslümanların mağdur edildiği hatta özgürce ibadet edemediğini dahi söyleyenler, bu kepazeliği nasıl açıklayacaklar?
Gazi Cemevimize yapılan bu saygısızlığı, bu hakareti yargıya taşıyacağız. İstanbul emniyetinin bu tutumu hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.
“TÜRKÜ SÖYLEMEK SUÇ DEĞİLDİR!”
Türkü söylemek suç değildir.!
Kendisini ve inancını türkülerle ifade eden bir halkın ibadethanesine saldırmak hangi aklın ve vicdanın ürünüdür. Siz, hangi ibadethaneden kaldırılan cenazenin kime ait olduğunu soruyorsunuz?
Biz de sormayız ve sahipleniriz de!
Cemevleri ibadethanemizdir, Yezid’e, Yavuz’a boyun eğmeyeceğiz.”
PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) yazılı bir açıklama yaparak, polisin İstanbul’da Gazi Cemevindeki İbrahim Gökçek’in cenaze törenine ve cemevine saldırmasına tepki gösterdi.
Konser yasaklarının kaldırılması ve tutuklanan arkadaşlarının serbest bırakılması için girdiği ölüm orucunu, 323’üncü gününde sonlandıran ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in Gazi Cemevinde yapılmak istenen cenaze törenine ve yapılmak istenen yürüyüşe polis müdahale etti.
Vasiyetine uygun uğurlamanın ardından Gökçek’in cenazesi Kayseri’ye götürülerek orada toprağa verilecekti. Ancak biber gazıyla ve cemevinin kapılarını kırarak müdahale eden polis Gökçek’in babası Ahmet Gökçek’in ve avukatların da aralarında olduğu bir çok kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar daha sonra serbest bırakıldı.
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) yazılı bir açıklama yaparak, polisin cemevindeki müdahalesine sert tepki gösterdi. FEDA, “AKP Faşizmi Uluslararası savaş hukunu dâhi hiçe sayan uygulamalara imza atmaya devam ediyor” dedi.
FEDA, İbrahim Gökçek’in cenazesinin polis tarafından kaçırılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, “Dün devlet aklından / vicdanından medet umanlar başta olmak üzere; siyasal ideolojik farklılıkları ne olursa olsun Alevilerin tümü bilmelidir ki, kaçırılan sadece bir cenaze değil binlerce yıllık kadim değerlerimizin bütünü, ikrârına bend olan kefensiz yatanlarımızın onuru ve Alevi toplumunun namusudur ” ifadelerini kullandı.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
“Yaşam hakkını hiçe sayarak ölümlere göz yuman yetkililer, cenazelerini uğurlamak isteyen insanlarımıza ve Cemxanemize müdahale etti. Saldırıya geçen polisler İbrahim Gökçek ‘in cenazesinin bulunduğu morgun kapılarını kırarak cenazeyi kaçırdı. Bu esnada İbrahim Gökçek’in babasının da aralarında olduğu onlarca insanımız darp edilerek gözaltına alındı.
Bir kez daha görüyoruz ki zalimin zulmü, siyasal – toplumsal kimliği / ideolojisi ne olursa olsun kendisinden olmayan, zulme biat etmeyenlere karşı zerre gerilemiyor. Devlet aklının bir yandan kendi Alevisini yaratma çabaları sürerken, diğer yandan kendisinden olmayan / biat etmeyenlere inancına uygun bir uğurlamayı dahi çok gördüğüne bugün Gazi Cemevinde bir kez daha tanık olduk.
Daha dün, polisin saldırılarından kaçan gençler için “Ayakkabılarıyla camilere girdiler, kutsallarımızı çiğnediler” diyenler emxanelerimize saldırıyor!
Bugün önce devlet eliyle, adeta bir cinayetle öldürdükleri canımızın ölüsüne / cenazesine saldıranların yarın evlerimize, işyerlerimize saldırıp katletmesi an meselesidir. Önce darbe, sonra OHAL, sonra cadı avı, sonra da savaşa girmek ve sözde infaz yasası ile katil sürülerini içerden çıkarmak. Adım adım tepkileri ölçe ölçe bu türden saldırılar devreye sokulurken medyanın susturulması bizlere acı ve katliam dolu tarihte yabancı uygulamalar değil. Tıpkı Ermeni soykırım sürecindeki gibi yeni soykırımlara davetiyedir yapılanlar!
“SALDIRI ALEVİ TOPLUMUNUN NAMUSUNADIR”
Dünün Enver Paşasının yerine geçenler, bugün binlerce yıldan bugüne varlığını koruyan Alevi toplumunun inanç alanında sırlanmayı bekleyen cansız bir bedenin olduğu morga bırakalım ayakkabılarla girmeyi neredeyse topuyla tankıyla girip, vahşice saldırarak kapıları kırmış ve cenazeyi kaçırmışlardır. Dün devlet aklından / vicdanından medet umanlar başta olmak üzere; siyasal ideolojik farklılıkları ne olursa olsun Alevilerin tümü bilmelidir ki kaçırılan sadece bir cenaze değil binlerce yıllık kadim değerlerimizin bütünü, ikrârına bend olan kefensiz yatanlarımızın onuru ve Alevi toplumunun namusudur!
İBRAHİM GÖKÇEK’İN CENAZESİNE SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI
Bu mânâ ile; onca katliama imza atan, kana doymayan iktidar aklından vicdan bekleme gafletine düşen canlarımız başta olmak üzere istisnasız tüm Alevi milletvekilleri, STK’lar, Alevi Pirleri, Kurum / Kuruluş ve Örgütleri, Alevi Aydın / Yazar / Devrimciler, polisin kaçırdığı İbrahim Gökçek’in cenazesine sahip çıkarak daha birkaç gün önce yâd edip deliller uyandırdığımız serdengeçtilerimizin mirasına, onur ve namusuna sahip çıkmalıdır. Aksi halde bizleri bekleyen yeni katliamlara engel olabilmenin imkansız bir hâl alacağını hatırlatarak İbrahim Gökçek’in acılı ailesine ve tüm hakikat yolcularına başsağlığı diliyoruz.” (HABER MERKEZİ)
Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesinin memleketi Kayseri’ye getirilmesi öncesi Ülkü Ocakları’ndan saldırı tehdidi geldi.
Ölüm orucuna 323’üncü günde son veren ve tedavi için hastaneye kaldırılan Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek hastanede kaldığı yoğun bakım ünitesinde yaşamını yitirdi. Gökçek’in cenazesi, Gazi Cemevindeki sert polis müdahalesinin ardından bugün memleketi Kayseri’nin Talas İlçesindeki Cemilbaba mezarlığında toprağa verilmek üzere yola çıktı.
İbrahim Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye getirilmesi öncesi ise Kayseri Ülkü Ocakları Başkanı sosyal medyadan tehdit mesajı yayımladı. Kayseri Ülkü Ocakları Başkanı Serdar Turan, Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye getirilmesini ve cenaze töreni düzenlenmesini engelleyeceklerini belirtip, “Eğer böyle bir eyleme teşebbüs ederlerse bundan sonra başları da vücutlarında olmayacaktır. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki Türk’ün yumruğu balyoz gibi tepelerine inecektir” ifadelerini kullandı.
PİRHA – Gazi Cemevi Yönetimi ve cemevinde bulunan Alevi kurum temsilcileri, İbrahim Gökçek’in cenazesi esnasında cemevine yapılan saldırıya tepki gösterdi. Cemevi bahçesinde yapılan açıklamada, “Kolluk güçlerine ve sorumlularına çağrımızdır. Sorun üretmek değil edep, erkan çerçevesinde çözüm üretmek ve ölüye saygı sınırlarını aşan yaklaşımlara girmemek gerekir” denildi.
Geçtiğimiz gün yaşamını yitiren Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in Hakka uğurlama erkanında cemevine biber gazıyla müdahale edilerek Gökçek’in cenazesi polis tarafından alıkonulmuş, cemevinin kapısı kırılarak içeride bulunan yurttaşlar gözaltına alınmıştı.
Cemevinde açıklama yapan Gazi Eğitim Kültür Vakfı ve Cemevi Yönetimi ve Alevi kurum temsilcileri yapılanlara tepki gösterdi.
HDP İstanbul milletvekili Musa Piroğlu’nun da katıldığı açıklamada, “Dün Hakka Yürüyen İbrahim Gökçek cenazesi Cemevimizce tüm hizmetleri görülmüş ve bugün toprağa sırlanmak için Kayseriye saat: 10:00 itibari gönderilecekti. Fakat sırlama için Grup Yorum üyeleri ve erkana katılan canlar. Gazi mahallesi içerisinde Eski Karakol mevkine kadar bir yürüyüş kolu ile merasim yapmak istemişlerdir. Gazi Cemevi kurumumuzun kolluk güçleri ve Grup Yorum üyeleriyle görüşmeleri henüz sonuç vermemiştir. Kolluk güçleri Cemevi bahçesine gaz bombaları ile müdahale etmiş ve Gazi Cemevi başkanımızın ve Alevi kurum temsilcililerinin de aralarında olduğu birçok canımız gazdan etkilenmiştir. Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’in sanatlarını icra etmek için talep süreçlerine kulak tıkayan iktidar ve sorumlular çözüm üretemedikleri gibi şimdide Gazi Mahallesinde bir provokasyon daha mı yapmak istiyor” ifadeleri yer aldı.
“YAKLAŞIM, EDEP ERKAN SINIRLARINI AŞMIŞTIR”
Açıklama, şöyle devam etti:
“Gazi Cemevi ve Alevi Kurumlar olarak uyarıyoruz. Cemevlerimize ve kurum yöneticilerimize yaklaşım edep erkan sınırlarını aşan bir noktaya varmaktadır. Kolluk güçlerine ve sorumlularına çağrımızdır. Sorun üretmek değil edep erkan çerçevesinde çözüm üretmek ve ölüye saygı sınırlarını aşan yaklaşımlara girmemek gerekir. Tüm muhataplar ve sorumlulara çözüm üretme konusunda olumlu yaklaşmaya davet ediyoruz. Aksi taktirde Gazi Cemevi kurumumuza yapılmış edep erkan sınırlarını aşan her yaklaşım ve müdahaleyi tüm Alevi kurumlarına ve toplumuna yapılmış sayarız.”
PİRHA – Gazi Cemevi’ne yapılan biber gazlı müdahaleyle birlikte polis, morgun kapısını kırarak içeri girdi. Gökçek’in cenazesinin polis tarafından götürüldüğü belirtilirken cemevinde bulunan çok sayıda yurttaşın gözaltına alındığı duyuruldu.
https://youtu.be/hMaMGRKYQIU
Polis, Gazi Cemevi’ne biber gazlı müdahalede bulundu. Sonrasında morgun kapısının kırılarak içeri girdiği belirtilirken avukatların, Grup Yorum üyelerinin ve ailelerin bulunduğu cemevinde gözaltı yapılıyor.
İbrahim Gökçek’in morgda bulunan cenazesi polis tarafından zorla alındı. Polisin biber gazlı saldırısı sırasında kalp hastası Berkay Köroğlu’nun fenalaştığı öğrenilirken 4 avukatın gözaltına alındığı belirtildi.