Etiket: iddianame

  • İBB soruşturmasında kritik adım: İddianame tamamlandı

    İBB soruşturmasında kritik adım: İddianame tamamlandı

    PİRHA-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB iddianamesinin saat 15.00 sularında mahkemeye sunulacağını duyurdu. Savcılık, iddianameye ilişkin teknik bilgileri de kamuoyuyla paylaştı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü soruşturmasında önemli bir adım attı. Başsavcılık, örgüt kapsamında toplam 105’i tutuklu, 19’u adli kontrollü, 7’si yakalama emriyle aranan şüpheli hakkında İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığını duyurdu.

    İddianamede, örgütün kurucusu ve lideri olduğu belirtilen Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü kurma, rüşvet, suç gelirlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşlarına dolandırıcılık gibi suçlardan toplam 142 eylemi işlediği öne sürüldü. Ayrıca örgüt mensupları tarafından işlenen kişisel verilerin kaydedilmesi, ele geçirilmesi ve yayılması, ihale yolsuzlukları, çevreyi kasten kirletme ve vergi kanununa muhalefet gibi suçlarda da lider olarak sorumlu tutulduğu kaydedildi.

    Başsavcılık, diğer şüphelilerden 99’unun örgüt üyesi, 6’sının yöneticisi ve geri kalanların örgütle bağlantılı suçlar işleyen kişiler olduğunu belirtti. Soruşturmanın bazı şüpheliler yönünden devam ettiği ifade edildi.

    HABER MERKEZİ

     

     

     

  • Tutuklanan 139 öğrenci hakkında siyasi yasak istendi

    Tutuklanan 139 öğrenci hakkında siyasi yasak istendi

    PİRHA-Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestolarda tutuklanan öğrenciler hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede öğrencilere siyasi yasak istendi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestolarda 300’den fazla öğrenci tutuklanmıştı. 15 Mart’ta tutuklanan 139 öğrenci için iddianame hazırlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

    Hazırlanan iddianamede öğrenciler için siyasi yasak istendi. Siyasi yasak istenenler arasında ‘Her şey çok güzel olacak’ sloganı ile tanınan geçtiğimiz gün CHP kongresinde PM üyesi olan Berkay Gezgin de var.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul Barosu yönetimi hakkında 12 yıla kadar hapis istemi

    İstanbul Barosu yönetimi hakkında 12 yıla kadar hapis istemi

    PİRHA- İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve 10 yönetim kurulu üyesiyle ilgili hazırlanan iddianamede, 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istendi.

    İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve 10 yönetim kurulu üyesiyle ilgili yürütülen soruşturmanın tamamlanması üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaboğlu ve 10 yönetim kurulu üyesi ile ilgili iddianame düzenledi. İddianamede, “şüphelilerin açıklamalarında kullandıkları ifadelerle ülkenin iç ve dış güvenliğini, kamu düzeniyle ilgili gerçeğe aykırı bilgilerle halkı yanıltarak algı oluşturmaya çalıştığı” ileri sürüldü.

    İddianamede, “Paylaşım içerikleri ve paylaşımların sosyal medyada görüntülenme sayıları dikkate alındığında eylemin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu” savunuldu.

    HAPİS CEZASI TALEBİ

    İddianamede, İbrahim Kaboğlu ve 10 yönetim kurulu üyesi hakkında “basın yoluyla örgüt propagandası yapmak” ve “basın yoluyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamasıyla 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Öte yandan iddianamede siyasi yasak da istendi.

    İddianamede Adalet Bakanlığı’nın kovuşturma izni verdiği belirtilerek son soruşturmanın açılması talep edildi.

    ‘SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLEBİLİR’

    Bakırköy 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından incelenen iddianamede mahkeme, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu ve 10 baro üyesine iddianame tebliğ edilmesine karar verdi. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Barosu yönetiminin savunmasını, delilleri varsa sunmalarını, gerek görülürse soruşturmanın derinleştirileceğini belirterek dosya üzerinden yargılama izni kararının verileceğini kaydetti.

    Bakırköy 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi yargılama izni verirse, dosya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilecek. Yargılama İstanbul Adliyesi’nde yapılacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Yenidoğan Çetesi’ iddianamesi tamamlandı: 47 kişi hakkında 589 yıla kadar hapis talebi

    ‘Yenidoğan Çetesi’ iddianamesi tamamlandı: 47 kişi hakkında 589 yıla kadar hapis talebi

    PİRHA- Bebek ölümlerine neden olan 47 kişi hakkında 589 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame kabul edildi.

    İstanbul’da bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek ölümlerine neden olan 47 kişi hakkında hazırlanan iddianame, Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

    İddianamede, kişilerin, hastaların mevcut durumlarını olduğundan daha ağır göstererek, olması gerekenden daha uzun süre yatışlarını sağladığı ve Sosyal Güvenlik Kurulu’ndan (SGK) yüksek ücret tahsil ettikleri ifade edildi. Yine, bazı hasta yakınlarından fazladan para alınarak, maddi çıkar elde edildiği ve kârın çoğunluğunun sağlık çalışanı olan örgütün üyesi şüphelilerle paylaşıldığı aktarıldı.

    İddianamede, maktul bebeklerin her türlü enfeksiyona açık olan yenidoğan yoğun bakım ünitelerine yatırıldığı, bu şekilde bazı bebeklerin enfeksiyon kapmasına, bazılarının da ölümüne neden olunduğu kaydedildi. Kişilerin, usulsüz şekilde düşümünü yaptıkları ilaçları hastaneden çıkarıp satarak, maddi kazanç elde ettikleri vurgulandı.

    HEMŞİRELER KENDİLERİNİ DOKTOR OLARAK TANITTI

    Fırat Sarı’nın “Yenidoğan suç örgütünün” başında olduğu belirtildi. Sarı’nın, çok sayıda hastaneye az sayıda doktorla hizmet vermeye çalıştığı belirtildi. İddianamede, sağlık hizmetinin doğrudan hemşire ve hemşire yardımcılarıyla verildiği, bu nedenle bebek ölüm sayılarının arttığı ifade edildi.

    İddianamede, bebeklerin mevcut özel sağlık durumlarıyla bağdaşmayan uygulamalar gerçekleştirildiği, hemşirelerin kendisini doktor olarak tanıttığı ve doktor olarak müdahalede bulundukları aktarıldı. İddianamede, bazı kişilerin yenidoğan yoğun bakımlarını kapasitenin üzerinde doldurduğu, hemşirelerin usule aykırı epikriz raporları yazdığı anlatıldı.

    GERÇEKTE TETKİK VE TAHLİLLER YAPILMAMIŞ!

    İncelenen dijital materyallerde “kötü hasta değerleri, iyi hasta değerleri” gibi şablonlar bulunduğu, faillerin çoğu zaman hastaların kan değerleri ve enfeksiyon olup olmadığı gibi hususlarda gerçekte bir tetkik veya tahlil yapmadığı, kendi gözlemlerine göre bebeği iyi veya kötü olarak kategorize ettikleri, raporların şablon olarak tek elden hastane dışındaki merkezden yazıldığı ifade edildi.

    Söz konusu örgütün, Akabe Sağlık Tesisleri AŞ’ye ait özel Avcılar Hospital Hastanesi, Özel İstanbul Şafak Sağlık Hizmetleri AŞ’ye ait Özel Avrupa Şafak Hastanesi ve Özel İstanbul Şafak Hastanesi, Medilife Sağlık Hizmetleri ve Yonca Sağlık Hizmetlerine bağlı Özel Bağcılar Medilife Hastanesi ve Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi, Refik Arslan A.Ş.’ye bağlı Özel Bağcılar Şafak Hastanesi, Beymed A.Ş.’ye ait Özel Birinci Hastanesi, Doğamed A.Ş.’ye ait Özel Doğa Hospital Hastanesi, Reyap A.Ş.’ye ait Özel Reyap İstanbul Hastanesi ve Çorlu Reyap Hastanesi, Ekip Sağlık A.Ş.’ye ait Özel TRG Hospitalist Hastanesi, Esenler Güney Hastanesi ve Silivri Kolan Hastanesi’nin yenidoğan yoğun bakım ünitelerini kiralayarak işletmesini devraldığı ve söz konusu hastanelerden tamamında doktorlar yerine hemşirelerin sağlık hizmeti sunduğu aktarıldı.

    589 YILA KADAR HAPİS İSTENİYOR

    İddianamede, Fırat Sarı ve İlker Gönen’in 10 kez “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamalarıyla cezalandırılması istendi. Yine her iki ismin 11 kez “resmi belgede sahtecilik” suçu işlediği kaydedildi. İki isim hakkında toplamda 177 yıl 6 aydan 582 yıl 9’ar aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

    Gıyasettin Mert Özdemir hakkında ise “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapis istendi.

    Aralarında doktor, hemşire ve sağlık görevlilerin de bulunduğu 18 kişi hakkında da bebeklerin ölümüne ilişkin “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçundan 10 ila 437 yıl 6 ay arasında hapis cezası talep edildi.

    Diğer isimler hakkında da benzer suçlardan hapis cezaları istendi. İddianamede, ayrıca malen sorumlu olarak belirtilen hastaneler ve hastanelerin bağlı olduğu şirketler lehine “dolandırıcılık” suçu işlenerek maddi menfaat temin edildiğinden, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanması, hastanelerin ve şirketlerin kapatılıp mal varlıklarına el konulmasına karar verilmesi talep edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Narin Güran cinayeti iddianamesi kabul edildi

    Narin Güran cinayeti iddianamesi kabul edildi

    Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın katledilmesine dair tutuklu 4 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame kabul edildi.

    Diyarbakır’ın Rezan (Bağlar) ilçesine bağlı Tavşantepe kırsal mahallesinde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de cansız bedenine ulaşılan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine dair hazırlanan iddianame kabul edildi.
    Tutuklu amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede, 4 kişinin “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.

    Tutuklu 4 sanık, 7 Kasım’da hakim karşısına çıkacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazeteci Zeynep Kuray hakkında iddianame

    Gazeteci Zeynep Kuray hakkında iddianame

    PİRHA – Gazeteci Zeynep Kuray’ın 2014 yılına ait sanal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hakkında ‘örgüt propagandası yapmak’ suçlamasıyla hazırlanan iddianame kabul edildi.

    Gazeteci Zeynep Kuray hakkında, sanal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede, Kuray’ın 2014 yılından bu yana sanal medya platformları facebook ve X (twitter) hesaplarındaki paylaşımlar ile Kuray’a ait olduğu iddia edilen youtube hesaplarındaki paylaşımlar yer aldı.

    Kuray’ın gazetecilik faaliyeti kapsamında Şubat 2014 yılında gittiği Kobane’de YPG ile YPJ’lilerle çektirdiği fotoğraflar iddianameye “delil” olarak konuldu. Ayrıca YPG’nin yaptığı bir basın açıklamasının da delil olarak yer aldığı iddianamede, 2017 yılının Mayıs ayında “Kadıköy’de binler tarafından anıldı, Ulaş Bayraktaroğlu ölümsüzdür” ve aynı tarihte “İbrahim Kaypakkaya anmasına polis saldırdı” başlıklı haber bilgisi paylaşımları “örgüt yöneticilerini övmek” olarak görüldü.

    HABER ZİYARETİ SUÇ SAYILDI

    Yine iddianamede, “Güney Kurdistan’da HPG’li gerillalarına yönelik kimyasal silah kullanıldığına dair yayınlanan görüntülerin ardından İstanbul Şirinevler’de yapılmak istenen protestoda çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alındı” paylaşımı, Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Kürt siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in fotoğrafları da suç sayıldı. Kuray’ın, Kobanê’den Türkiye’ye dönüşte bir youtube hesabına verdiği röportajın da yer aldığı iddianamede, Kuray’ın röportajda askeri kötülediği iddia edildi.

    İddianamenin değerlendirme bölümünde Kuray’ın paylaşımlarıyla “örgütü haklı göstermeye çalıştığı, ölen örgüt üyelerini kutsama içerisinde olduğu, örgüt yöneticilerini övdüğü, silahlı mücadeleye özendirdiği, örgütün eylem ve faaliyetlerini geniş kitlelere yayma amacı olduğu, örgütü meşru gösterdiği” öne sürülerek, “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla cezalandırılması talep edildi.

    Ayrıca Kuray’ın “örgüt propagandası yapmak” suçunun mükerrer olduğu iddia edilerek, mahkemenin bu kapsamda karar vermesi gerektiği belirtildi.

    “PAYLAŞIMLAR SUÇ DEĞİL”

    Gazeteci Kuray, Kobane’ye gidişinin gazetecilik çalışmaları kapsamında olduğunu belirterek, “Ben orada haber yapmak için bulunuyordum. Dönüşte askerler bize çok kötü davrandı. Röportajda da bunu anlatmaya çalıştım. Fotoğrafları da orada çektim. Bunun dışındakiler çeşitli kaynaklardan haber paylaşımıdır. Ayrıca dosyada bulunan bazı retweet (alıntı) yaptıklarım da haberdir. Paylaşımlarımın suç unsuru taşıdığını düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

    Savcılık tarafından hazırlanan iddianame, İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma 2 Aralık’ta görülecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • 3’ü tutuklu 9 gazetecinin iddianamesi mahkemeye sunuldu

    3’ü tutuklu 9 gazetecinin iddianamesi mahkemeye sunuldu

    Tutuklu Esra Solin Dal, Mehmet Aslan ve Erdoğan Alayumat’ın da aralarında olduğu 9 gazetecinin iddianamesi mahkemeye sunuldu.

    İstanbul merkezli polis operasyonu kapsamında 23 Nisan’da yapılan ev baskınlarında Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Esra Solin Dal ve Mehmet Aslan, Yeni Yaşam Gazetesi çalışanı Enes Sezgin ile Özgür Basın emekçileri Saliha Aras, Yeşim Alıcı, Beste Argat Balcı, Şirin Ermiş ve Erdoğan Alayumat ile MA eski muhabiri Doğan Kaynak gözaltına alındı.

    26 Nisan’da Çağlayan Adliyesi’ne çıkarılan gazetecilerden Mehmet Aslan, Esra Solin Dal ve Erdoğan Alayumat “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteciler hakkındaki soruşturmasını tamamladı. Gazetecilerin iddianamesi, İstanbul 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

    Mahkemenin 15 gün içerisinde iddianamenin kabul edilip edilmeyeceğine dair kararını vermesi gerekiyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Leyla Güven’in ‘AKP-MHP hesap verecek’ sözlerine dava

    Leyla Güven’in ‘AKP-MHP hesap verecek’ sözlerine dava

    PİRHA-Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven hakkında “AKP-MHP hesap verecek” ve “Hesap vermeleri için direneceğiz” ifadeleri nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” iddiasıyla dava açıldı.

    Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven hakkında “halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek” iddiasıyla dava açıldı.
    Güven’in Şırnak’ın Silopi ilçesinde 18 Aralık 2020’de yaptığı konuşma nedeniyle Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı iddianame hazırladı. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla hazırlanan iddianame, Silopi 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Davanın duruşması 31 Ekim’de görülecek.

    “AKP-MHP BUNUN HESABINI VERECEK”

    Silopi Cumhuriyet Savcılığı hazırladığı iddianamede, Güven’in “Bize musallat olan ateş, bize gelen ateş Kürdistan halkının yüreğine düşen ateşin hesabı sorulacak, eğer AKP ve MHP bugün bulutların üstüne çıksalar, yüzyıl daha geçse bin yıl geçse bunun hesabını verecekler. Onların yanına kalmayacak. Kürtler bunun hesabını soracaklar. Biz bu dünyadan gittiğimizde unuturlar diyorlar ama unutturmayız. Biz her yıl burada onun şahsında Kürtlerin aklından çıkarmayacağız, hesap vermeniz için direneceğiz” sözleriyle ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiğini’ belirtti.

    DAVANIN KONUSU ‘HESAP VERECEKLER VE DİRENECEĞİZ’ SÖZLERİ

    Hazırlanan iddianamede Güven’in “Hesap verecekler” ve “Direneceğiz” sözleriyle toplumun bir kesimini kışkırttığı belirtilerek, “halkı kin ve düşman sevk ettiği” iddia edildi.

    İddianamede, şu ifadeler yer aldı:
    “Tüm dosya kapsamı incelendiğinde şüphelinin kullanmış olduğu cümlelerin toplumun bir kesimi ile diğer kesimini karşı karşıya getirdiği, kin ve düşmanlığa sevk ettiği, toplumda huzursuzluk ve düşmanlık duyguları yarattığı, hesap verecekler, direneceğiz şeklinde kullandığı kelimeler ile toplumun bir kesimini açıkça kışkırttığı, şüphelinin yapmış olduğu konuşmanın kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, bu eylemi ile üzerine atılı halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik suçunu işlediği anlaşılmakla…”

    Güven’e 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın duruşması 31 Ekim’de Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Merdan Yanardağ hakkında iddianame hazırlandı

    Merdan Yanardağ hakkında iddianame hazırlandı

    PİRHA- Öcalan ile ilgili sözleri üzerine tutuklanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında hazırlanan iddianame mahkemeye sunuldu. 

    Abdullah Öcalan ile ilgili sözleri nedeniyle 27 Haziran’da tutuklanan Yanardağ hakkında iddianame hazırlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Örgüt propagandası yapmak” ve “Suç ve suçluyu övmek” iddialarıyla hazırlanan iddianame, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tutuklu gazetecilerin iddianamesi 10 ay sonra hazırlandı

    Tutuklu gazetecilerin iddianamesi 10 ay sonra hazırlandı

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 9 ay 10 gün sonra 20’si gazeteci 22 kişi hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak iddianame hazırladı. 

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Amed merkezli yürüttüğü soruşturma kapsamında 16 Haziran 2022’de 16’sı tutuklanan, 4’ü serbest bırakılan 20’si gazeteci 22 kişi hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla bir aşçı, biri de röportaj veren kişi olmak üzere toplam 22 kişi hakkında, 9 ay 10 gün sonra yürütülen soruşturmayı tamamlayan Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı, 22 kişi hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla iddianame düzenledi.

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı iddianameyi Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. İddianameleri incelemeye alan Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, yapacağı incelemenin ardından iddianameyi kabul edip etmediğine 15 gün içinde karar verecek. İddianamenin kabul edilmesiyle dava süreci başlayacak.

    TUTUKLU GAZETECİLER

    16 Haziran 2022’de ev ve işyerleri baskınlarında gözaltın alınan gazetecilerden Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Serdar Altan, Mezopotamya Ajansı (MA) Editörü Aziz Oruç, Xwebûn gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş, JINNEWS Yazı İşleri Müdürü Safiye Alağaş ile gazeteciler Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin tutuklanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Amasra’da 42 madencinin öldüğü faciayla ilgili iddianame kabul edildi

    Amasra’da 42 madencinin öldüğü faciayla ilgili iddianame kabul edildi

    PİRHA- Amasra’da 42 işçinin öldüğü maden ocağındaki faciaya ilişkin iddianame kabul edildi. Tutuklu sanıkların, 42 kez ‘olası kastla öldürme’ suçundan toplam 840 yıldan 1050 yıla kadar hapsi isteniyor.

    Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesine ait maden ocağında 14 Ekim 2022’de, 42 işçinin hayatını kaybettiği, 10 işçinin yaralandığı patlamaya ilişkin 8’i tutuklu 23 şüpheli hakkında dava açıldı.

    Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 195 sayfalık iddianame, Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Tarih belirlendikten sonra davanın görülmesine başlanacak.

    TOPLAMDA 840 YILDAN 1050 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENİYOR

    İddianamede, tutuklu Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci, İş Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi Volkan Soylu ve Başmühendis Mehmet Tural hakkında 42 kez ‘olası kastla öldürme’ suçundan toplam 840 yıldan 1050 yıla kadar, 4 kez ‘olası kastla yaralama’ suçundan da toplam 4 yıl 16 aydan 12 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

    Bu 4 zanlının iki suçtan toplam 844 yıl 16’şar aydan 1062’şer yıla kadar mahkumiyeti talebinde bulunulan iddianamede, diğer 4’ü tutuklu 19 şüphelinin ise ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

    ARIZAYA RAĞMEN ÜRETİME DEVAM EDİLMİŞ

    İddianamede, metan gazı değerlerinin patlama anına kadar yüzde 1 ikaz seviyesini 85, yüzde 1,5 alarm seviyesini ise 5 kez, karbonmonoksit değerlerinin 25 ppm ikaz seviyesini 47 kez, 50 ppm alarm seviyesini 13 kez geçtiği, havalandırma vantilatörü değerlerinin 53 kez ikaz, 355 kez alarm seviyesinde değerleri gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda gerekli tedbirlerin alınmadığının anlaşıldığı belirtiliyor. ‘Patlamanın gerçekleştiği kısımda bulunan fanın çalışmadığı, 1 gün öncesinden itibaren sürekli uyarı ve alarm kayıtları olmasına rağmen gerekli tedbir ve tamir işleminin yapılmadan patlatma yapıldığı’ tespitine yer verilen iddianamede, 2018’deki eksik hususlara ilişkin 11 Ekim 2022’de düzenlenen teftiş raporunda mevzuata aykırılıkla ile eksiklerin giderilmediğinin anlaşıldığı aktarılıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Cemevlerine yapılan saldırıda iddianame hazırlandı: Saldırganın akli dengesi yerinde değil

    Cemevlerine yapılan saldırıda iddianame hazırlandı: Saldırganın akli dengesi yerinde değil

    PİRHA- Ankara’nın Çankaya ve Mamak ilçelerinde cemevlerine saldıran 3 şüpheli hakkındaki iddianame hazırlandı. İzmir’den Eskişehir’e gelerek 2 kişi ile saldırıyı planlayan Ahmet Ozan K’ye ‘akli dengesi yerinde değil’ raporu verildi.
    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 30 Temmuz 2022’de Ankara’nın Çankaya ve Mamak ilçelerinde yer alan Türkmen Alevi Bektaşi Derneği, Şahı Merdan Cemevi, Sivas Divriği Gökçebel Derneği ve Fatma Ana Cemevi’ne yönelik gerçekleştirilen saldırıya ilişkin şüpheliler Ahmet Ozan K, Baver G. ve Çağdaş Can B. hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamladı.
    Başsavcılığın hazırladığı iddianamede Ahmet Ozan K., Baver G. ve Çağdaş Can B. şüpheli olarak yer aldı. Şikayetçi olan cemevlerine bağlı olan derneklere ise iddianamede yer verilmedi.
    ESKİŞEHİR’DE CEMEVİ OLMADIĞI İÇİN ANKARA’YA GELMİŞ
    İddianamede, Ahmet Ozan K’nin İzmir’de ikamet etmesine rağmen olaydan bir gün önce Eskişehir’e geldiği ve ikamet adresleri İzmir olan diğer şüpheliler ile Eskişehir’de buluştuğu ve bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildi.
    İddianamede ifadesine yer verilen Ahmet Ozan K, Baver G. ve Çağdaş Can B’nin arkadaşları olduğunu, 29 Temmuz’da Eskişehir’e gittiğini gece saatlerinde Ankara’ya doğru hareket ettiğini, sabah saat 06.00 sıralarında Polatlı ilçesinde bir otelde konakladığını daha sonra Ankara’ya ulaştığını belirtti. Google üzerinden yaptığı arama sonrasında tespit ettiği yerlere saldırdığını söyleyen Ahmet Ozan K, daha sonra aracıyla Eskişehir’e döndüğünü, amacının Eskişehir’deki cemevine saldırı düzenlemek olduğunu ancak oradaki cemevini bulamadığı için Ankara’ya geldiğini ifade etti.
    “SALDIRIYLA İLGİMİZ YOK”
    Ahmet Ozan K kimseden talimat almadığını, eylemin kendi kararı olduğunu öne sürerken; şüpheliler Baver G. ve Çağdaş Can B. de Eskişehir’de öğrenci olduklarını, Ahmet Ozan K’nin İzmir’den arkadaşları olması nedeniyle yanlarına geldiğini ve yaptığı saldırıyla ilgili bilgilerinin bulunmadığını iddia etti.
    İDDİANAMEDE SALDIRININ ÖNCEDEN PLANLANLANDIĞI YER ALDI
    İddianamede, Ahmet Ozan K’nin Ankara’ya gelerek daha önceden planladığı şekilde, saat 14.35 sıralarında Çankaya ilçesindeki Türkmen Alevi Bektaşi Derneği’nde çalışan Mutlu Aydın’ı darp ettiği, saat 15.30 sıralarında Mamak ilçesindeki Şahı Merdan Cemevi’ndeki kişilere sandalye fırlattığı ve bu sırada mağdur Hüseyin Kılıç’ın fırlatılan ve silahtan sayılan sandalyenin isabet etmesi sonrasında yaralandığı belirtildi. İddianamede, şüphelinin daha sonra saat 15.40 sıralarında da Mamak’taki Sivas Divriği Gökçebel Derneği’nin kapı camını kırdığı anlatıldı.
    AKLİ DENGESİ YERİNDE DEĞİL RAPORU VERİLDİ
    İddianamede, Ahmet Ozan K.’nin akli dengesinin yerinde olup olmadığı yönünde rapor alınması için sevk edildiği Ankara Şehir Hastanesi’nde 3 hafta gözlem altında kaldığı, yapılan gözlemin ardından hastane tarafından düzenlenen raporda şüphelinin “işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasında, bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olduğu, cezai ehliyetini bulunmadığı” yönünde görüş bildirildiği belirtildi.
    SALDIRGAN HAKKINDA 12 YIL HAPİS CEZASI İSTENİYOR
    İddianamede Ahmet Ozan K, Baver G. ve Çağdaş Can B. hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik”, “ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme”, “inanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” ile “silahla basit yaralama” suçlarından 12 yıl 10 aya kadar hapis cezası isteniyor.
    İddianame, Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme önümüzdeki günlerde duruşma tarihini belirleyecek.

    PİRHA/ANKARA 

  • Onur Şener cinayetinde iddianame kabul edildi, sanıklar 25 Ocak’ta hakim karşısında

    Onur Şener cinayetinde iddianame kabul edildi, sanıklar 25 Ocak’ta hakim karşısında

    Müzisyen Onur Şener’in öldürülmesine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede sanıkların, “Ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasına çarptırılmaları isteniyor. 

    Ankara’nın Çankaya ilçesindeki eğlence mekanında çıkan tartışmada, müzisyen Onur Şener’in, kırık cam bardakla boynundan yaralanarak öldürülmesine ilişkin 5 kişi hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 11 Kasım’da tamamlanan iddianame, Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianameyi kabul eden mahkeme, üç sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşma için 25 Ocak gününü belirledi.

    SALDIRGANLAR AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTEMİYLE YARGILANACAKLAR

    İddianamede, birlikte hareket ettikleri ve acıma hissi duymadan bardak kırığıyla eylemi gerçekleştirdikleri belirtilen tutuklu sanıklar İlker K, Ali G, Semih S. ile tutuksuz sanıklar Jale E. ve Gözde G. “canavarca hisle kasten öldürmek” ile suçlandı. Sanıkların, “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasına çarptırılmaları talep edildi.

    NE OLMUŞTU?

    Ankara Cumhuriyet Savcısı Şahin Kaplan’ın hazırladığı iddianameye göre, sanıklar İlker K, Ali G, Semih S, Jale E. ve Gözde G, olayın yaşandığı 2 Ekim’de Çayyolu Mutlukent Mahallesi’ndeki eğlence mekanına gitti.

    Müzik programı saat 01.00’de biten Onur Şener, bir arkadaşının doğum günü nedeniyle yeniden sahneye gelerek orkestra ekibi olmadan şarkı söylemeye devam etti. Bu sırada İlker K, sahneye gelerek istek parçası nedeniyle Şener ile tartışmaya başladı. Eğlence merkezindeki diğer müşteriler, ikili arasında kavga çıkmasına engel oldu. Bunun üzerine İlker K. ve diğer şüpheliler bardaklarıyla dışarı çıktı. Bir süre sonra iş yerinden ayrılan Onur Şener’e sanıklar saldırmaya başladı. İlker K’nin elindeki bardakla Şener’in kafasına vurduktan sonra rastgele savurmaya devam ettiği, tanık ve diğer sanıkların beyanlarına yansıdı.

    Adli Tıp Kurumu, Şener’in boyun bölgesindeki delici ve kesici alet yarası nedeniyle öldüğü raporunu verdi. Ayrıca Şener’in ölümüne neden olan cam kırığı üzerinde sanıklardan bazılarının doku izleri tespit edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP binasına saldıran Muhammed Eren Sütçü iddianamesi kabul edildi

    HDP binasına saldıran Muhammed Eren Sütçü iddianamesi kabul edildi

    HDP Bahçelievler binasına silahlı saldırı düzenleyen Muhammed Eren Sütçü hakkında hazırlanan iddianame, Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bahçelievler İlçe Örgütü binasına 28 Aralık 2021’de silahlı ve bıçaklı saldırı düzenleyen Muhammed Eren Sütçü isimli saldırgan, partide bulunan Ramazan Dişarı ve Aziz Şimşek’i yaraladı. İki tabanca ve bir ekmek bıçağı ile saldırıyı gerçekleştiren saldırganın, silahının ateşlenmemesi katliamın önüne geçerken, Dişarı ve Şimşek’in karşı koymasıyla saldırgan binadan kaçtı. Binadan çıktıktan sonra, parti binasının önünde bulunan bir ekmek fırınına saklanan Sütçü, yarım saat sonra polislerin gelmesiyle gözaltına alındı.

    Sütçü hakkında başlatılan soruşturmaya dosyasına gizlilik kararı getirildi. 7 gün süren gözaltı işleminin ardından Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen Sütçü hakkında, savcılık “silahla yaralama” ve “tehdit” suçundan tutuklama talep etti. Ancak Sütçü, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nden ev hapsi şartı ile serbest bırakıldı.

    Sanal medyada oluşan tepkilerden sonra savcılık Sütçü’nün serbest bırakılmasına itiraz etti. Yeniden gözaltına alınan Sütçü, tutuklandı. Metris Cezaevi’nde 4 aydır tutuklu bulunan Sütçü hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame, Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

    DURUŞMA 7 HAZİRAN’DA

    İstanbul 39’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nin yetkisizlik kararı sonrası dosyayı kabul eden Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi, ara kararını açıkladı. Mahkeme Sütçü’nün tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sütçü’nün ilk duruşması, 7 Haziran’da görülecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Anayasa Mahkemesi, HDP iddianamesini iade etti

    Anayasa Mahkemesi HDP’nin kapatılmasına ilişkin iddianameyi Yargıtay Başsavcılığı’na iade etti.

    AYM, HDP’nin kapatılması talebiyle düzenlenen iddianamenin iadesine ilişkin gerekçeli kararı açıkladı.

    Kararda, “İddianamede, devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerde bulundukları ileri sürülen kişilerin eylemlerinin belirlenmesi bakımından eksiklikler bulunmaktadır” denildi.

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasa Mahkemesi’nin belirlediği eksikleri tamamladıktan sonra iddianameyi tekrar Yüksek Mahkemeye gönderebilecek.

    İddianamenin Yüksek Mahkeme’ye ulaşmasının ardından yeniden raportör görevlendirilecek ve AYM Genel Kurulu belirlenecek bir günde ilk incelemeyi yapacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 7 çocuğa yönelik cinsel istismar iddianamesi hazırlandı

    7 çocuğa yönelik cinsel istismar iddianamesi hazırlandı

    PİRHA-Pertek’te 7 erkek çocuğunun cinsel istismara uğradığı cd ile ortaya çıktı. Başlatılan soruşturma kapsamında iddianame hazırlandı.

    Dersim’in Pertek ilçesinde 06 Ocak 2020’de 7 erkek çocuğa cinsel istismar iddiasıyla başlatılan soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı.

    Yeni Dersim’in haberine göre H.Y.  isimli bir kişi jandarma karakoluna giderek çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunulduğuna dair bir ihbar gerçekleştirdi. Delil olarak ise bir cd içerisinde bulunan video görüntüleri jandarma ekiplerine verdi. Görüntüleri izleyen jandarma ekipleri, Pertek Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla soruşturma başlattı.

    SORUŞTURMA TAMAMLANARAK İDDİANAME HAZIRLANDI

    Savcılığın talimatıyla 41 yaşındaki H.Y. 7 Ocak 2020’de gözaltına alındı. İfadesinin ardından sevk edildiği mahkemede hakkında tutuklama kararı verilen H.Y. Elazığ Cezaevi’ne gönderildi. Bir yıldan fazla gizlilik kararıyla devam eden soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. Hazırlanan iddianame Tunceli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

    İSTİSMARA MARUZ KALAN 7 ERKEK ÇOCUĞUNU DOĞUM YILLARI 1998 İLE 2006 ARASINDA

    Cinsel istismara maruz bırakılan 7 erkek çocuğun doğum yıllarının 1998 ile 2006 arasında değiştiği öğrenildi. Hazırlanan ve mahkemede kabul edilen iddianamede şüpheli H.Y. hakkında cinsel istismar ve görüntülerin üretilmesinde çocukların kullanılması, zincirleme reşit olmayan çocukla cinsel ilişki suçlamaları yöneltildi. Olayın ortaya çıkmasını sağlayan CD’deki görüntülerin ise 4 dakika 23 saniye sürdüğü, video içeriğinin ise cinsel istismar görüntülerinden oluştuğu iddianamede yer aldı. Şüpheli H.Y.’nin iddianamede yer alan ifadesinde Pertek İlçesinde telefon ve bilgisayar tamiri yaptığı bir işyerinin olduğunu, iş yerinde bir çocukla kendi rızasıyla ilişkiye girdiğini, aradan uzun zaman geçtiği için başka bir çocukla cinsel ilişkiye girdiğini hatırlamadığını, söz konusu çocuğun 15 yaşından küçük olduğunu beyan etti. H.Y.’nin Haziran’da hâkim karşısına çıkacağı öğrenildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Kürt işçilere saldırı iddianamesi: Tehdit var, ırkçılık yok!

    Kürt işçilere saldırı iddianamesi: Tehdit var, ırkçılık yok!

    Sakarya’da Kürt işçilere yönelik ırkçı saldırıya ilişkin 3 sayfalık iddianame hazırlayan savcı, ırkçılığı yok sayarak iddianameyi “kasten yaralama” üzerinden tuttu. Avukat Kemal Erdem, saldırıda ırkçı yönünün kapatılmaya çalışıldığını söyledi.

    Sakarya’da geçen yıl ölümüne saldırıya uğrayan Kürt işçilerin soruşturmasını tamamlayan savcı, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan takipsizlik kararı vererek 3 sayfalık iddianameyi “kasten yaralama” üzerine tuttu.

    Mezopotamya Ajansı’ndan Ahmet Kanbal’ın haberine göre, Mardin’in Mazıdağı ilçesinden Sakarya’nın Kocaali ilçesinde çalışmak için geçen yıl giden tarım işçilerin 4 Eylül’de Kürt oldukları için uğradıkları saldırının soruşturmasını tamamlayan savcı, 3 sayfalık iddianame hazırlandı. Kocaali Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianame, Kocaali Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma önümüzdeki günlerde görülecek.

    TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ
    Savcı, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan başlattığı soruşturmada takipsizlik kararı verilirken, “kasten yaralama”, “tehdit” ve “hakaret” suçundan ceza istedi. İddianamenin bir buçuk sayfasında mağdur, müşteki ve sanıkların isimleri ile bilgilerine yer verildi. Diğer sayfasında ise savcının değerlendirmesi yer aldı. İddianamede 7 kişi mağdur olarak, diğer işçiler ise müşteki olarak yer aldı.

    TEHDİT VAR IRKÇILIK YOK
    Hazırlanan iddianamede 4 saldırgandan Hasan Cebecioğlu, Hüseyin Cebecioğlu ve Kenan Cebecioğlu’nun “kasten yaralama”, “tehdit” ve “hakaret”, Kadir Cebecioğlu’nun ise “kasten yaralama” suçlaması ile cezalandırılması istendi. Buna göre saldırganlar, “tehdit” suçundan 6 aya kadar hapis cezası ve adli para cezası, “hakaret” suçundan 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası, “kasten yaralama” suçundan ise 4 aydan 1 yıla kadar cezasıyla cezalandırılabilecek.

    Savcılığın değerlendirme kısmında yaşanan olay anlatılırken, saldırganların işçilere dönük kullandığı “Sizi yakarım, burası benim memleketim, siz burayı Mardin mi sandınız”, “Öldüreceğim onu, yakacağım”, “Size bir saat veriyorum, ya buradan çıkar gidersiniz, ya da evi sizle beraber yakarım” ve “Sizin cesetlerinizi bu ocağın altına gömeceğim ve hiç kimsenin haberi olmayacak” ifadeleri yer aldı.

    Savcılık, şüphelilerin üzerine atılı suçları işlediklerine dair, kovuşturmaya yeterli şüphe bulunduğunu ancak “suçun uzlaştırmaya tabi olduğu” gerekçesi ile uzlaştırıcı görevlendirildiğini ancak uzlaşmanın sağlanamadığını kaydetti

    AV. ERDEM: IRKÇI YÖNÜ KAPATILMAYA ÇALIŞILIYOR

    Mardin Barosu adına mağdur işçilerin avukatlığını yapacak olan avukat Kemal Erdem, saldırının başından bu yana ırkçı bir saldırı olduğunu dile getirerek, savcılığın tüm delillere rağmen nefret suçları yönünden dosyayı soruşturmaktan kaçındığını belirtti. İddianamede yer verilen ve saldırganların kullandığı “Sizi yakarım, burası benim memleketim, siz burayı Mardin mi sandınız” ifadelerinin tek başına “Nefret suçu”, “Ayrımcılık” ile “Halkı kin ve Düşmanlığa Tahrik” suçlaması yönünden ele alınması gerektiğini kaydeden Erdem, mevcut iddianame ile soruşturmanın eksik bırakıldığını ifade etti. Dosyanın başından bu yana kapatılmak istendiğini ve saldırının özellikle ırkçı yönünün kapatılmaya çalışıldığını kaydeden Erdem, “Mevsimlik tarım işçileri uzun zamandan bu yana gittikleri her yerde benzer saldırıya maruz kaldığını biliyoruz. Bu saldırıların ırkçı yönü her dönem olduğu gibi bir kez daha gizlenmek istenmiştir. Bu iddianamenin eksik olacağı henüz soruşturma aşamasında iken ortaya çıkmış, bu nedenle itirazlarımızı yaptık. Ancak buna rağmen itirazlarımız dikkate alınmadı. Biz dava aşamasında taleplerimiz ile birlikte bu saldırının her boyutunu ortaya koymaya çalışacağız” diye konuştu.

    NE OLMUŞTU?
    Sakarya’da mevsimlik tarım işlerinde çalışmak üzere giden Mardin Mazıdağılı işçiler, köylüler tarafından 4 Eylül 2020’de ölümüne saldırıya uğradı. İşçiler aileleriyle birlikte saldırıya uğradıkları köyden can havliyle çıkarak, Mardin’e dönmüştü. Mardin’e dönen işçilerin köyü bir süre askerlerce giriş çıkışa kapatılarak, kimseyle görüştürülmedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Canan Kaftancıoğlu hakkındaki iddianame kabul edildi

    Canan Kaftancıoğlu hakkındaki iddianame kabul edildi

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında 9 aydan 10 buçuk yıla kadar hapis cezası istenen iddianame kabul edildi.

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un evinin fotoğraflanması olayıyla ilgili hazırlanan iddianame kabul edildi.

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kaftancıoğlu hakkında “Suç işlemeye tahrik”, “Suçu ve suçluyu övmek” suçlamasıyla hazırladığı iddianamede 9 aydan 10,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

    Kaftancıoğlu, Fahrettin Altun’un kaçak yapı eklediği iddia edilen Kuzguncuk’taki evinin fotoğrafının çekilmesi için CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş’ı azmettirmekle suçlanıyor. Özçağdaş hakkında “özel hayatın gizliliği ihlal etmek” suçlamasıyla dava açılmıştı.

    Kaftancıoğlu’nun yargılanmasına Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 21 Mayıs’ta başlanacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Duygu Delen davasında iddianame kabul edildi

    Duygu Delen davasında iddianame kabul edildi

    Duygu Delen’in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada iddianame hazırlandı. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, tutuklu sanık Mehmet Kaplan’ın Duygu Delen’i şiddete maruz bıraktığı yer aldı. Delen’in telefonununda, “O kadar çok sıkıp kısıtlıyor ki yaşama sevinci kalmadı bende” yazılı not ortaya çıktı.

    ANTEP’TE, 17 yaşındaki Duygu Delen’in, Mehmet Kaplan’a ait evin penceresinden düşerek şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturmada Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesine sunuldu. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede skandal ayrıntılar yer aldı.

    Dosyada tutuklu bulunan tek şüpheli Mehmet Kaplan hakkında “çocuğun kasten öldürülmesi” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı”, “hakaret” ve “konutta yağma” suçlarından ise çeşitli oranlarda ceza talep edildi. Hazırlanan iddianame mahkeme heyeti tarafından kabul edilen iddianamede Mehmet Kaplan’ın Duygu Delen’e olay öncesinde birçok kez şiddet uyguladığı yer alırken, Duygu Delen’in telefonundaki notlar kısmına “Mehmet Can o kadar çok sıkıp kısıtlıyor ki yaşama sevinci kalmadı bende” yazdığı öğrenildi.

    İddianamede, şüpheli Mehmet Kaplan’ın emniyet ifadesine de yer verildi.

    DUYGU DELEN’İN ANNESİNDEN ÖZÜR DİLEMİŞ

    İddianamede belirtilen telefon inceleme raporlarında şüpheli Mehmet Kaplan’ın bir arkadaşına, “Ama sinir hastalığımın 18 yıl boyunca önüne geçemedim. Sadece belli bir yere kadar kesebiliyorum. Bunu da bilerek daha çok zarar vermek istemiyorum Duygu’ya” dediği aktarıldı. Telefon notları bölümünde yapılan incelemede maktule yazıldığı değerlendirilen mesajlarda ayrılık konusuna dair şüphelinin üzüntü ve pişmanlık duyduğu vurgulandı. Şüpheli’nin olaydan çok önceki tarihlerde Duygu’nun annesine “Dün yaptıklarımın bir açıklaması yok. Kendimi rezil ettim. Ailenizden özür dilerim” ile “Duygu’nun benden uzak durmasını sağlayın. Mesele Duygu olunca kendimi tutamıyorum” yazılı mesajlar attığı iddianamede yer aldı.

    “YAŞAMA SEVİNCİ KALMADI BENDE”

    Duygu Delen’in telefon kayıtlarında yapılan incelemede ise notlar kısmında şüpheliye yazdığı değerlendirilen 2 not tespit edildiği iddianame belirtilerek, notların bir kısmında “Kendimi koca kadınlar gibi hissetmeye başladım. Bunun sebebi de, şunu yapınca Mehmet Can laf edicek, şunu diyince şöyle olucak bunu yapınca da böyle olur düşüncesinden, acaba bana kızacak mısın diye diken üstündeyim. Gerçekten seni ölecek kadar seviyorum. Ama sadece sevmek her şeyi çözmüyormuş. Mehmet Can o kadar çok sıkıp kısıtlıyor ki yaşama sevinci kalmadı bende” şeklindeki ifadeler de iddianamede aktarıldı.

    Olay esnasında apartmanın bir dairesinde temizlik görevlisi olarak çalışan D.K.’nın ifadesinde, alt daireden erkek bağırma sesleri geldiğini aktararak, “Bir erkeğin bağırma sesi geliyordu. Ama ne dediği anlaşılmıyordu” demesi de iddianameye eklendi.

    Delen’in yakından arkadaşı olan E.N.A.’nın ifadesine göre, şüphelinin maktule kötü davrandığı iddianamede belirtildi. E.N.A.’nın, “Bir ara Duygu’nun burun kısmı morarmıştı. Ne olduğunu sorduğumda bana başta banyodan kayıp düştüğünü söyledi. Ancak ben inanmayıp ısrarla sorduğumda bana, ‘Mehmet’le buluştuğumuzda kafamı aracın kaputuna vurdu. Mehmet ve annesi beni hastaneye götürdü’ demişti. Mehmet Kaplan sinirliydi. Olay günü Duygu bana Mehmet’le buluşacağını söylemişti. Bende neden diye sordum ona o da bana anladığım kadarıyla Mehmet’in kendisini bir daha rahatsız etmemesi için görüşeceğini söyledi. Çünkü Mehmet sürekli Duygu’yu rahatsız ediyordu. Daha önce evinin önüne bile gitmişti. Bir keresinde Duygu Mehmet’in Erdem’i silahla tehdit ettiğini araya Mehmet’in ailesinin girip Erdem’in ailesinden özür dilediğini söylemişti. Duygu’yu tanıdığım kadarıyla intihar etmesi mümkün değildir. Ancak Mehmet’in psikolojik durumu gereği Duygu’ya zarar verme ihtimali var” şeklindeki ifadesi iddianameye eklendi.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li Banu Özdemir’e 3 yıl hapis istemi

    CHP’li Banu Özdemir’e 3 yıl hapis istemi

    PİRHA – İzmir’de camiden “Çav Bella” çalınması ile ilgili sosyal medya paylaşım yaptığı için tutuklanan ve sonra tahliye edilen Banu Özdemir’in 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi istendi.

    İzmir’de camiden Çav Bella çalınmasına ilişkin görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştığı için tutuklanan ve sonrasında tahliye edilen Banu Özdemir hakkındaki iddianame tamamlandı. Özdemir 17 Eylül’de hakim karşısına çıkacak.

    “NİYET OKUYARAK SUÇ YARATMAK İSTENİLİYOR”

    İzmir eski CHP İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir’in Avukatı Süleyman Karadağ, “Müvekkilimin paylaşımlarında suç unsuru bulamayan iddia makamı niyet okuyarak suç yaratmaya çalışmaktadır” dedi.

    İddianamede Özdemir’in yaptığı paylaşıma dair “Ramazan ayında ve bayram arefesinde videoya hiç yer vermeksizin bu videoyu kınaması mümkünken kınamadığı ve alay ederek paylaşım yaptığı” şeklinde yorumlandı. Savcılık makamı iddianamede Özdemir’in “Halkı kin ve düşmanlığa alanen tahrik etmek” suçunu işlediğini iddia ederek cezalandırılmasını istedi.

    (HABER MERKEZİ)