Etiket: iliç

  • İliç’e gitmek isteyen İHD Dersim Şube yöneticileri gözaltına alındı-VİDEO

    İliç’e gitmek isteyen İHD Dersim Şube yöneticileri gözaltına alındı-VİDEO

    PİRHA-Erzincan İliç’teki maden faciasının yaşandığı bölgeye gidip durumu raporlamak üzere yola çıkan İHD Dersim Şubesi üyeleri, Dersim merkezde Pülümür yolundaki polis kontrol noktasında gözaltına alındılar.

    Sabah saatlerinde Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasını incelemek isteyen İHD Dersim Şube yöneticileri kolluk güçleri tarafından engellendi.

    Engellemeye tepki gösteren İHD’liler polis tarafından gözaltına alındı.

    Gözaltına alınan isimler şöyle:

    İHD Eşbaşkanları Gürbüz Solmaz ve Gönül Sonbahar, İHD Üyesi Nülifer Aktağ ve avukat Gökmen Yeşil.

    PİRHA/DERSİM

  • Barolar: Altın arama faaliyetleri derhal durdurulmalı, ülkenin yok edilmesine izin veremeyiz!

    Barolar: Altın arama faaliyetleri derhal durdurulmalı, ülkenin yok edilmesine izin veremeyiz!

    PİRHA- Barolar, Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasına ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada, “Olayın seyri bizce Çernobil’i andırmaktadır! Tehlike sadece İliç ilçesi ile sınırlı olmayıp barajlara kimyasal sızma ihtimali bir gerçekliğe dönüşmüşse, tüm Güneydoğu Anadolu bölgemiz ve Ortadoğu, doğrudan tehdit altında demektir” denildi.

    Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasına ilişkin tepkiler yükselmeye devam ediyor. Barolar, konuya ilişkin ortak bir açıklama yayınladı.

    “TESPİTLER, BÜYÜK BİR ENDİŞEYE YOL AÇMAKTADIR”

    Tehlikenin sadece İliç ilçesi ile sınırlı olmadığını belirten Barolar, “21 Haziran Salı günü saat: 02.45’te Erzincan İliç İlçesi Çöpler Mevkiinde uluslararası bir şirket tarafından işletilen altın madenine siyanür taşıyan boru hattında meydana gelen patlama sonrasında, yaklaşık 20 ton siyanür solüsyonunun Fırat Nehri ve Keban Baraj havzasına bulaştığı, siyanürlü suların Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajına da ulaştığına yönelik tespitler; tüm kamuoyunda büyük bir endişeye yol açmaktadır” dedi.

    “TARIMSAL ALANLARIN DA BU FELAKETTEN ETKİLENECEĞİ AŞİKAR”

    Açıklamada, “Olay nedeniyle İliç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, sızıntı sebebiyle Bakanlık tarafından da şirkete 16 milyon 441 bin TL idari para cezası kesildiği açıklanmıştır. Deprem riski altında olan bölgede herhangi bir jeolojik hareketlilik olmamasına rağmen boruların patlaması, riskin büyüklüğünü ve denetimsizliği ortaya koymakta: Madende altın ayrıştırma işlemine hala, 24 saat aralıksız devam edilmesi nedeniyle de adeta yeni felaketlere davetiye çıkarılmaktadır.
    Başka illerimizde de benzer vakalar yaşanmış olmasına rağmen şirketler her defasında bu duruma aldırış etmeden üretime devam etmekte, kapasite artırım için başvuru yapabilmektedir. Olayın seyri bizce Çernobil’i andırmaktadır! Tehlike sadece İliç ilçesi ile sınırlı olmayıp barajlara kimyasal sızma ihtimali bir gerçekliğe dönüşmüşse, tüm Güneydoğu Anadolu bölgemiz ve Ortadoğu, doğrudan tehdit altında demektir. Erzincan dışında 20’ye yakın ilde tarımsal alanların da bu felaketten etkileneceği aşikardır” denildi.

    “RANT İÇİN ÜLKENİN DÖRT BİR YANININ YOK EDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Barolar adına yapılan ortak açıklamada, “Maden şirketinin ruhsatı iptal edilerek, altın arama faaliyetleri derhal durdurulmalıdır” çağrısı yapılarak şu ifadelere yer verildi:

    “En büyük altın rezervinin bulunduğu ilçede gerekli tedbirler alınmadan, arıtma tesisleri kurulmadan, 2010 yılından beri siyanür ile altın çıkarılmakta; altın arama sahası, doğanın yanı sıra sağlığımızı da tehdit etmektedir. Böyle devam ederse, çok yakın zamanda ülkemizde temiz tatlı su bulamayacağız. Altın uğruna tarımsal ve yaşamsal önemi haiz yaşam kaynaklarımızdan vazgeçmemeli, doğamızı çok iyi korumalıyız. Su kaynaklarının zehirlenmesi, biyoçeşitliliğin yok edilmesi, sağlıklı gıdaya erişimin imkansızlaşması, hava, toprak kirliliği gibi birçok zarar ve ihlale yol açan felaket karşısında hiçbir canlı zarar görmeden; maden şirketinin ruhsatı iptal edilerek, altın arama faaliyetleri derhal durdurulmalıdır.

    Biz aşağıda imzası bulunan barolar; bu ülkenin hepimize, en çok da bizden sonraki nesillere ait olduğunun bilinciyle, Ekolojik yıkımların toplum sağlığında yarattığı tahribatlara karşı mücadelemizi yükselterek, rant için ülkenin dört bir yanının yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

    İMZACI BAROLAR

    I. Adana Barosu
    2. Adıyaman Barosu
    3. Afyonkarahisar Barosu
    4. Ağrı Barosu
    5. Aksaray Barosu
    6. Amasya Barosu
    7. Ankara Barosu
    8. Antalya Barosu
    9. Ardahan Barosu
    10. Artvin Barosu
    11. Aydın Barosu
    12. Balıkesir Barosu
    13. Bartın Barosu
    14. Batman Barosu
    15. Bilecik Barosu
    16. Bingöl Barosu
    17. Bolu Barosu
    18. Burdur Barosu
    19. Bursa Barosu
    20. Çanakkale Barosu
    21. Çankırı Barosu
    22. Çorum Barosu
    23. Denizli Barosu
    24. Diyarbakır Barosu
    25. Düzce Barosu
    26. Edirne Barosu

    27. Erzincan Barosu
    28. Erzurum Barosu
    29. Eskişehir Barosu
    30. Gaziantep Barosu
    31. Giresun Barosu
    32. Gümüşhane Barosu
    33. Hakkari Barosu
    34. Hatay Barosu
    35. Iğdır Barosu
    36. Isparta Barosu
    37. İstanbul Barosu
    38. İzmir Barosu
    39. Kahramanmaraş Barosu
    40. Karabük Barosu
    41. Kars Barosu
    42. Kastamonu Barosu
    43. Kayseri Barosu
    44. Kırıkkale Barosu
    45. Kırklareli Barosu
    46. Kilis Barosu
    47. Kocaeli Barosu
    48. Konya Barosu
    49. Kütahya Barosu
    50. Malatya Barosu
    51. Manisa Barosu
    52. Mardin Barosu

    53. Mersin Barosu
    54. Muğla Barosu
    55. Muş Barosu
    56. Nevşehir Barosu
    57. Niğde Barosu
    58. Ordu Barosu
    59. Osmaniye Barosu
    60. Sakarya Barosu
    61. Samsun Barosu
    62. Siirt Barosu
    63. Sinop Barosu
    64. Sivas Barosu
    65. Şanlıurfa Barosu
    66. Şırnak Barosu
    67. Tekirdağ Barosu
    68. Tokat Barosu
    69. Tunceli Barosu
    70. Trabzon Barosu
    71. Uşak Barosu
    72. Van Barosu
    73. Yalova Barosu
    74. Yozgat Barosu
    75. Zonguldak Barosu

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Tunceli Valiliği, Erzincan’a gidilmesini yasakladı

    Tunceli Valiliği, Erzincan’a gidilmesini yasakladı

    PİRHA- Tunceli Valiliği, İliç’teki maden ocağında meydana gelen göçük sebebiyle Dersim’den Erzincan’a gidilmesini yasakladı.
    Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold firmasının işlettiği Çöpler Altın Madeni’ndeki atık sahasının çökmesi sonucu siyanür ve sülfürik asit dağları çöktü. Çok sayıda işçi göçük altında kalırken Tunceli Valiliği İliç’e girişleri yasakladı.

    Valilik tarafından yapılan açıklama şu şekilde:
    “5442 sayılı İl İdaresi Kanunun 11/C maddesinde kapsamında Erzincan ilinde meydana gelen toprak kayması olayı ile ilgili eylem ve etkinlik düzenlemek amacıyla kişilerin ve araçlarının, ilimiz sınırları içerisinden Erzincan iline çıkışlarının 14.02.2024 günü saat: 00.01’den 18.02.2024 günü saat: 23.59’a kadar ilgili mevzuat çerçevesinde KISITLANMASI kararı alınmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    PİRHA/DERSİM

  • İliç’te altın madeninde yaşanan göçüğe tepki: Kâr hırsı, faciaya davetiye çıkardı

    İliç’te altın madeninde yaşanan göçüğe tepki: Kâr hırsı, faciaya davetiye çıkardı

    PİRHA-TTB, TMMOB ile DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasına ilişkin tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamalarda, “Siyanür sızıntısı ile gündeme gelen madenin ruhsatı iptal edilmediği gibi, kâr hırsıyla kapasitesinin artırılması faciaya davetiye çıkardı” denildi.

    Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasına ilişkin tepkiler yükselmeye devam ediyor.

    Türk Tabipler Birliği (TTB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasına ilişkin tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    TTB: YAŞANAN FACİAYA DAVETİYE ÇIKARTILMIŞTIR

    Türk Tabipleri Birliği, tarafından yapılan açıklamada, “Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde siyanür ve sülfürik asit dağlarının çökmesi sonucu çok sayıda işçinin göçük altında kaldığı aktarılmaktadır. Geçmişte siyanür sızıntısı ile gündeme gelen madenin ruhsatı iptal edilmediği gibi kâr hırsıyla kapasitesinin artırılması, TTB’nin de aralarında olduğu örgütlerin hukuk mücadelelerine karşın şirkete yargı koruması sağlanması; yaşanan faciaya açıkça davetiye çıkarmıştır. Gelişmeleri yakından takip ediyor, göçük altında kalan emekçilerin bir an önce sağ salim çıkarılmalarını umuyoruz” denildi.

    TMMOB: İLİÇ ÇÖPLER ALTIN MADENİ İŞLETMESİ KAPATILMALIDIR

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, teknik ekip ile bölgeye gitmek üzere hazırlık yapıldığı belirtilerek şu açıklamayı yaptı:

    “Erzincan İliç Çöpler Altın Madeninde yaşanan facia, göz göre geliyorum diyen bir faciadır. 6 Aralık 2023 tarihinde İliç’de açtığımız iki ayrı davanın bilirkişi keşfindeydik. 2. Kapasite artırımı için Bakanlığın verdiği ÇED olumlu kararı ve Açık ocak işletme genişletmesi için verilen ÇED gerekli değildir kararına karşı açtığımız davalardı. İliç Çöpler Altın Madeni işletmesi kapatılmalıdır ve rehabilite çalışmalarına başlanmalıdır dedik. Facia geliyor dedik… Facia geldi… Öncelikle işçilerimizin sağ salim kurtarılmasını diliyoruz, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Teknik ekibimiz ile bölgeye gitmek üzere hazırlık yapıyoruz.”

    DEM PARTİ EŞ BAŞKANLARI: FELAKET GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ

    DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Madeni’nde yaşanan göçük ardından sanal medya hesaplarından paylaşımda bulundu.

    Bakırhan yaptığı paylaşımda, “Yandaş ve uluslararası sermayeye peşkeş çekilen Erzincan İliç’teki altın madeninde göçük meydana geldi. Göçük altında kalan işçilerin sağ salim kurtarılması için kamu olanakları seferber edilmelidir. Süreci yakından takip ediyoruz. Meydana gelen göçükte kaybımızın olmaması tek temennimizdir” ifadelerine yer verdi.

    Yaşanan göçüğe ilişkin tepki gösteren Hatimoğulları ise şunları belirtti: “Beşli çete ve uluslararası sermayeye peşkeş çekilen Erzincan İliç’teki altın madeninde felaket göz göre göre geldi! Bütün uyarılara rağmen sürekli kapasitesi arttırılan altın madeninde göçük meydana geldi. Göçük altında kalan işçilerin sağ salim kurtarılması için kamu olanakları seferber edilmelidir. Süreci yakından takip ediyoruz. Meydana gelen göçükte kaybımızın olmaması tek temennimizdir.”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve beraberindeki heyet, yarın göçüğün meydana geldiği Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni alanına gidecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • İliç madenlerinde keşif yapıldı; ‘Burası Türkiye’nin başına büyük bir beladır’ -VİDEO

    İliç madenlerinde keşif yapıldı; ‘Burası Türkiye’nin başına büyük bir beladır’ -VİDEO

    PİRHA- TMMOB tarafından, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninin kapasite artışı için verilen ÇED olumlu kararına karşı açılan davanın keşfi yapıldı. Türkiye’nin 1999’dan sonra ülkeyi madencilik faaliyetlerine açtığını söyleyen TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Cemalettin Küçük, “Bu madenler bugün durdurulsa bile büyük bir belayla karşı karşıya olduğumuzu bütün toplumun bilmesini isterim” dedi.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından, İliç’te Anagold Madencilik tarafından işletilen altın madeninin kapasite artışı için verilen Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) olumlu kararına karşı açılan davanın keşfi yapıldı. Keşfe avukat, teknik heyet ve TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Cemalettin Küçük katıldı. Konunun uzmanları tarafından siyanürlü maden projesinin çevre ve insan sağlığı üzerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açtığı belirtiliyor.

    “ZEHİRLİ KİMYASALLAR TÜRKİYE’NİN İÇİNDEN GEÇİP ORTADOĞU’YA AKIYOR”

    Erzincan İliç’teki maden sahasında PİRHA’ya açıklamalarda bulunan TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Cemalettin Küçük, “Burada dünyada büyük sayılacak bir maden işletmesinin başında bulunuyoruz. Coğrafyaya baktığınız zaman bir ormanlık, ağaçlık alan, otlaklar ve meraların olduğu bir bölge” dedi.

    Küçük, şunların altını çizdi:

    “Şu anda bulunduğumuz yerde, bu madencilik faaliyetinin kompleks mineral işletmesinin olduğu yeri Karasu’ya yani Fırat’ın koluna 300 metre mesafede gösteriyorlar. Bir metre mesafesi boyunca sanki çok uzakmış gibi gözüküyor. Ama burası mesafe falan değil. Bulunduğumuz yere düşen yağmur Karasu’ya iner. Yani burası, Karasu’nun içerisindeki bir maden tesisidir, yani Fırat’ın içerisindedir. Yani bütün Türkiye’nin içerisinden geçip Ortadoğu’ya akan, körfeze kadar inen bir yerin içerisindedir.”

    “KULLANILAN KİMYASAL SAYISI ÇOK YÜKSEK”

    Burada yığılan zararlı atıkların bir dağ oluşturduğunu belirten Küçük, “İçerisinde mineral bulunanları iki gruba ayırıyorlar burada. Bir tanesi sülfürlü mineraller, diğeri oksitli olanlar. Oksitli olanları öğütüyorlar, 6-11-12 milimetre arasındaki kalınlıklara kadar öğüttükten sonra bu bölgede seriyorlar. Oraya siyanürlü ya da solüsyonlu kimyasal sular vererek içerisindeki istedikleri mineralleri söküp almaya çalışıyorlar” dedi.

    Maden sahası içerisinde hiç bahsedilmeyen, göz önünde bulundurulmayan bir tesisin daha olduğunu ifade eden Cemalettin Küçük, “Filotasyon tesisinde bakır yüzdürme işlem yapıyorlar. Burada bakırı, mineralleri ya da bakırın yanındaki mineralleri cevher içerisinden ayrıştırabilmek için kullanılan kimyasal sayısı çok yüksek. Neredeyse 10’a yakın kimyasal kullanılıyor. Onların isimlerini ben bile saymakta güçlük çekiyorum” dedi.

    “FIRAT’A AKAN BİR KİMYASALIN BAŞINDAYIZ; TÜRKİYE’NİN BAŞINA BÜYÜK BİR BELA”

    Bu maden sahasını sadece atık depolama gölünden ibaret saymamak gerektiğini vurgulayan TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Cemalettin Küçük, “Burayı bir kompleks tesis olarak 10 proje biçiminde, orman sıyırmasından toprağın depolanması aşamasına kadar tüm kısımlarıyla birlikte değerlendirdiğimizde Fırat’a akan bir kimyasalın başında bulunuyoruz” diyerek acı tabloyu gözler önüne serdi ve şunları kaydetti:

    “Burası Türkiye’nin başına büyük bir beladır. Bunu bugün bile durdursak buranın ortaya çıkarmış olduğu ve bundan sonra ortaya çıkaracağı sıkıntıları ortadan kaldırmak demiyorum, sadece azaltmak için ekonomik ve emek açısından da baktığımızda çok büyük değerler harcanması gerekir. Bununla ilgili şöyle bir örnek verebilirim. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1999 senesinde Montana eyaletinde bir altın madeni, kapatıldıktan sonra atıklarının çevreye verecek olduğu zararları azaltmak üzere yapılacak olan çalışmalar için bir milyar dolarlık para ayrılmıştı. Ancak bu tesisin toplam ekonomik bedeli 50 milyon dolar. Anlayın. Tesis bedelinin yirmi katından daha fazla bir bedeli, tesisin vereceği zararı azaltabilmek için ödemek zorundaydılar.

    Bütün bu göstergelere rağmen Türkiye’nin 1999 yılından sonra ve 2000’li yıllar boyunca ülkeyi madencilik faaliyetlerine açtığını söyleyen Küçük, “Şimdi bunlar başımızda büyük bir bela. Bugün durdurulsa bile büyük bir belayla karşı karşıya olduğumuzu bütün toplumun bilmesini isterim” dedi.

    “RAPOR DENEMEYECEK BİR ŞEYİ BİLİRKİŞİ RAPORU OLARAK SUNDULAR”

    TMMOB’un açtığı davadan dolayı avukat ve teknik heyetle birlikte İliç’e geldiklerini belirten Cemalettin Küçük, herkesin her şeyi bildiğini, daha önce de keşfe geldiklerini ve aynı şeyleri tekrarladıklarını vurgulayarak şunları ekledi:

    “Daha önceki keşifte sormuş olduğumuz soruların hiçbir tanesine bilirkişi yanıt vermeyip, Çevresel Etki Değerlendirme raporu denilen ÇED raporunun aynısını kopyalayıp yapıştırarak rapor denemeyecek bir şeyi bilirkişi raporu olarak sundular. Onun için biz buna itiraz ettik. Mahkeme bu rapora dayanarak bizim davamızı reddetti ama biz bunu yeniden değerlendirip Danıştay’a itiraz ettik. İtirazlarımız kabul edildi. Bunun keşfini yapacağız.”

    Nuray ATMACA/ERZİNCAN

    İLGİLİ HABERLER:

    İliç’te Yapılması Planlanan Keşifte Bilirkişiler AKP’li; Keşfin Ertelenmesi Talep Edildi

    Danıştay, İliç’teki Altın Madeni Için Mahkemenin Kapasite Artışı Kararını Bozdu

    -‘Siyanürlü maden projesi geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açacak’

    Metalürji Mühendisi Küçük: Çöpler Altın Madeni, İliç’te Büyük Yıkıma Sebep Oldu

  • Danıştay, İliç’teki altın madeni için mahkemenin kapasite artışı kararını bozdu

    Danıştay, İliç’teki altın madeni için mahkemenin kapasite artışı kararını bozdu

    PİRHA-Erzincan İliç’te Anagold Madencilik tarafından yapılması planlanan “2. Kapasite Artışı ve Flatasyon Tesisi Projesi” için Erzincan İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu karar Danıştay tarafından bozuldu.

    TMMOB tarafından, İliç’teki altın madeni işletmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2021 yılında verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali istemiyle dava açılmıştı. Erzincan İdare Mahkemesi de hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermişti.

    Erzincan İdare Mahkemesi’nin kararına karşı Danıştay’a temyiz isteminde bulunan TMMOB’nin temyiz istemi kabul edilerek, idare mahkemesi kararı bozuldu.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Dersim İl Koordinasyonu ve Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri verilen karara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamayı TMMOB Dersim İKK Sekreteri Uğur Beycan okudu.

    “VERİLEN KARAR ERZİNCAN, BÖLGEMİZ VE ÜLKEMİZ İÇİN SON DERECE ÖNEMLİ”

    Danıştay’ın bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna vardığını belirten Uğur Beycan, “Söz konusu karar Erzincan, bölgemiz ve ülkemiz için son derece önemlidir. Uluslararası bir sermaye grubunun yürüttüğü sömürge madenciliği faaliyetinin yarattığı çevresel tehdidin dahi uydurma raporlar ile görünmez kılınmaya çalışılmasına karşı bir set çekilmiştir. Danıştay kararı gereği yeni bir bilirkişi heyetinin belirlenmesi ve keşfin yapılması gerekmektedir. Ayrıca, şirketin yürütmekte olduğu kapasite artırımına yönelik çalışmaların durdurulması gerekmektedir” dedi.

    “İLİÇ’TEKİ ALTIN MADENİ SADECE FAALİYET BÖLGESİ VE ÇEVRESİNİ ETKİLEMEYECEKTİR”

    Altın madeni işletmesinin mevcut halinin yarattığı tehdit daha önce çok defa kendisini göstermişken bir de kapasitenin artırılmaya çalışılmasının asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Beycan, şöyle devam etti:

    “2018 yılında yaşanan asit tankeri kazası ve 21 Haziran 2022 tarihinde meydana gelen siyanür sızıntısı gelecekte yaşanacak ve sonuçları ölçülemeyecek düzeyde olacak olan faciaların habercileridir. Şubat ayında yaşadığımız ve yıkıcı sonuçları hala devam etmekte olan depremlerin Erzincan İliç altın madenini ne düzeyde etkilediği de belirsizdir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi İliç altın madeni, büyük depremler üretme potansiyeline sahip bir fay hattının hemen yakınında bulunmakta hatta işletme sınırları içerisinde de fay bulunmaktadır. Onlarca şehri dolanan Fırat Nehri’nin hemen yanı başındaki tehdit sadece faaliyet bölgesi ve çevresini etkilemeyecektir.”

    “ÇOK GEÇ OLMADAN İLİÇ’TEKİ ALTIN MADENİ İŞLETMESİ KAPATILMALIDIR”

    TMMOB ve çeşitli kurum ve kuruluşlarca yürütülmekte olan hukuksal mücadelenin tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Uğur Beycan, “Erzincan ve çevresindeki iller başta olmak üzere, Fırat Nehri’nin geçtiği şehirlerin ve tüm ülkemizin Erzincan İliç’teki sömürge madenciliğine ve bu faaliyetin yarattığı yaşamsal tehdide dur demesi gerekmektedir. Daha önce de söylediğimiz gibi ortaya çıkan somut çevresel etkiler ve riskler göz önünde bulundurularak, bilimsel ve hukuksal açıdan birçok sorun barındıran ÇED olumlu kararının ve telafisi imkansız zararlara neden olacağı açık olan kapasite artırımı işleminin acilen iptal edilmesi, durdurulması ve işletmenin kapatılması hayati öneme sahiptir. Çok geç olmadan Erzincan İliç altın madeni işletmesi kapatılmalıdır” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Erzincan’da siyanür ve sülfürik asit atmosfere veriliyor!-VİDEO
    -Erzincan İliç’teki altın madeninin siyanür borusu patladı: 20 ton siyanür çevreye yayıldı
    -TMMOB’den İliç’te siyanür sızıntısına tepki: İşletme gecikmeden kapatılmalı-VİDEO
    -‘Siyanürlü maden projesi geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açacak’-VİDEO

  • Beycan: İliç’teki altın madenine ilişkin hukuki süreç Danıştay’da yürütülecek-VİDEO

    Beycan: İliç’teki altın madenine ilişkin hukuki süreç Danıştay’da yürütülecek-VİDEO

    PİRHA-TMMOB tarafından, İliç’te ki altın madeninin kapasite artışı için verilen ÇED olumlu kararına karşı açılan dava Erzincan İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Mahkemenin verdiği kararın politik bir karar olduğunu belirten Beycan, “Bundan sonra hukuki süreç Danıştay’da yürütülecek. Bundan sonraki süreçte yeterli kamuoyunu yaratırsak hukuki süreçte yönlendirici olabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından, İliç’te Anagold Madencilik tarafından işletilen altın madeninin kapasite artışı için verilen ÇED Olumlu Kararına karşı açılan davanın duruşması 30 Kasım’da Erzincan İdare Mahkemesinde görülmüştü. Dava sonucu TMMOB’un aleyhine sonuçlandı hukuki süreç bundan sonra Danıştay’da devam edecek.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Dersim İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Uğur Beycan, ÇED Olumlu Kararına karşı açılan davanın sonucunu PİRHA’ya değerlendirdi.

    “BUNDAN SONRAKİ HUKUKİ SÜREÇ DANIŞTAY’DA YÜRÜTÜLECEK”

    İliç’te devam eden altın madenine ilişkin idari mahkeme sürecinin kapandığını,  bundan sonra hukuki sürecin Danıştay’da yürütüleceğini söyleyen Uğur Beycan, “Sonuç genel merkezimize tebliğ edildi. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporu fevkalade bulunmuş ve davaya gerekçe durum TMMOB’un aleyhine reddedildi. İliç’te yürütülen bu faaliyete karşı idari mahkeme sürecinin kapandığını ama bir üst mahkemeye başvurma noktasında yeni bir kapı açtı ve bundan sonra hukuki süreç Danıştay’da yürütülecek. Bundan sonraki süreçte yeterli kamuoyunu yaratırsak hukuki süreçte yönlendirici olabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.

    “MAHKEMENİN VERDİĞİ KARAR POLİTİK”

    Mahkemenin verdiği kararın politik bir karar olduğunu belirten Beycan, şöyle devam etti:

    “Türkiye’nin en önemli davalarından biri görülüyordu ama çok küçük bir salonda görülmesiyle davaya katılımın önüne geçilmek istendi. Mahkemeye sunulan raporlarla hem tekniki olarak, hem bilimsel olarak hem de hukuki olarak kapasite genişlettirmesi üzerine bütün yaklaşımlar çürütüldü. Sonuç beklediğimiz gibiydi. Son gelinen dönemlerde bu tür davalarda alınan karar birbiriyle aynı ama hukuki süreç bitmedi. İliç’te yürütülen altın madeni projesi topraktan en hızlı şekilde altını alıp geriye tahribat, yıkım ve sürdürülemez bir yaşam alanı bırakmak üzerine şekilleniyor. Maden şüphesiz bir ihtiyaç ama bu metayı nasıl topraktan alacağınız, nasıl kullanacağınız ve bununla ilgili kamusal bir planlamanızın olması gerekiyor.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER
    -‘Siyanürlü maden projesi geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açacak’-VİDEO

  • Metalürji Mühendisi Küçük: Çöpler Altın Madeni, İliç’te büyük yıkıma sebep oldu-VİDEO

    Metalürji Mühendisi Küçük: Çöpler Altın Madeni, İliç’te büyük yıkıma sebep oldu-VİDEO

    PİRHA-Türkiye’nin dört bir tarafı madencilik projeleriyle çevrilmiş durumda ve madencilik projeleriyle birlikte doğa her geçen gün daha fazla tahrip ediliyor. İliç’te kimyasallar kullanılarak yaşam alanlarının yok edildiğini belirten Metalürji Mühendisi Cemalettin Küçük, “İliç’te sülfirik asit tankları kentin içerisinde devrildi, siyanür sızıntısı yaşandı ve kapasite artırımı ile birlikte bundan sonraki süreçte daha büyük tehlikeler yaşanacak” dedi.

    Türkiye’nin dört bir tarafı madencilik projeleriyle çevrilmiş durumda ve madencilik projeleriyle birlikte doğa her geçen gün daha fazla tahrip ediliyor.

    Erzincan İliç’te siyanür sızıntısına yol açan Çöpler Altın Madeni’nin kapatılması için yapılan çağrılar devam ederken, Erzincan’ın İliç ilçesine bağlı Çöpler bölgesinde, atık havuzundan siyanür sızdığı şikâyetinin ardından 21 Haziran 2022’de faaliyetine son verilen altın madeni, 23 Eylül’de yeniden açılmıştı.

    Erzincan’ın İliç ilçesinde Amerika ve Kanadalı Anagold Madencilik ile Çalık Holding’in ortağı olduğu Çöpler Altın Madeni’nin insanlar, hayvanlar ve çevre için nasıl bir tehdit oluşturduğunu Metalürji Mühendisi Cemalettin Küçük ile konuştuk.

    “KAPASİTE ARTIRIMI İLE BİRLİKTE DAHA BÜYÜK TEHLİKELER YAŞANACAK”

    Erzincan İliç’te bulunan Çöpler Altın Madeni projesinin Türkiye ve Avrupa’da ki en büyük proseslerden bir tanesi olduğunu belirten Cemalettin Küçük, “Fırat Havzası’nın tam ortasında bitki örtüsünün kaldırılması, toprak sıyırması, patlatmaların yapılması, madencilik faaliyetinin yürütülmesi, pasanın taşınılıp depolanması, platasyon işleminin yapılması, kavurma kalsinasyon işleminin yapılması ve atık havuzunda depolama gibi 9-10 çeşit büyük prosesin olduğu büyük bir tesis” dedi.

    “ÇÖPLER ALTIN MADENİ İLİÇ’TE BÜYÜK YIKIMA SEBEP OLDU”

    “Toprağın, havanın ve suyun yani kısacası bütün yaşam alanlarının kimyasallar kullanılarak yok edilmesi söz konusu” diyen Küçük şöyle devam etti:

    “Hiçbir şekilde kimyasallar kullanılmasa bile çok yoğun bir şekilde bir yıkıma sebebiyet vereceği ortaydayken bu saatten sonra altın işletmeciliği halk sağlığını etkiler mi, çevreyi kirletir mi tartışmalarının olması doğru değil. Uşak’ta, Gümüşhane’de, Bergama’da, Volkan Dağları’nda, Kütahya’da altın madenciliğinin yaşadık ve bütün bunlar yaşanmışken her yerde hayvanlar ve insanlar zehirlenmişken, sağlık sorunları ortaya çıkıp, coğrafyalar yıkılıp, sular kirlenmişken bu projelere dur denilmesi lazım. Çöpler Altın Madeni İliç’te büyük bir yıkıma sebebiyet verdi. Bölgede arıcılık, tutulum peyniri ve cevizler bitmiş durumda. İliç’te sülfirik asit tankları kentin içerisinde devrildi, siyanür sızıntısı yaşandı ve kapasite artırımı ile birlikte bundan sonraki süreçte daha büyük tehlikeler yaşanacak. İliç, Fırat Havzası’nın ortasında olduğu için sadece orada yaşayanlar değil bütün bölge etkilenecek” dedi.

    Cihan BERK/ERZİNCAN

  • ‘Siyanürlü maden projesi geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açacak’-VİDEO

    ‘Siyanürlü maden projesi geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açacak’-VİDEO

    PİRHA-TMMOB tarafından, İliç’te Anagold Madencilik tarafından işletilen altın madeninin kapasite artışı için verilen ÇED Olumlu Kararı’na karşı açılan davanın duruşması Erzincan İdare Mahkemesinde görüldü. Duruşma sonrasında Makina Mühendisleri Odası Erzincan Temsilciliği’nde yapılan açıklamada, “ÇED olumlu kararının ve telafisi imkânsız zararlara neden olacağı açık olan kapasite artırımı işleminin acilen iptal edilmesi, durdurulması ve işletmenin kapatılması hayati öneme sahiptir” denildi.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından, İliç’te Anagold Madencilik tarafından işletilen altın madeninin kapasite artışı için verilen ÇED Olumlu Kararına karşı açılan davanın duruşması Erzincan İdare Mahkemesinde görüldü. Mahkeme tarafından verilen karar 15 gün içerisinde açıklanacak.

    Duruşma sonrasında Makine Mühendisleri Odası Erzincan Temsilciliği’nde açıklama yapıldı. Açıklamaya, TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, Metalürji Mühendisi Cemalettin Küçük, Türkiye Barolar Birliği Çevre Komisyonu’ndan Gökhan Halis, Elif Özer, Barış Yıldırım, HDP PM Üyesi İbrahim Kasun, Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nden Özen Meral Uç, EMEP Erzincan İl Başkanı Haydar Polat, Sivas-Erzincan Tabip Odası, Erzincan Ziraat Odası Başkanı Tamer Geyik ve Sedat Cezayirlioğlu katıldı. Açıklamayı TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül okudu.

    “ÇED OLUMLU KARARI TELAFİSİ İMKANSIZ ZARARLARA NEDEN OLACAK”

    Siyanürlü maden işletmeciliğine ilişkin projenin  çevre ve insan sağlığı üzerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açacağını belirten TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül, “Ortaya çıkan somut çevresel etkiler ve riskler göz önünde bulundurularak, bilimsel ve hukuksal açıdan birçok sorun barındıran ÇED olumlu kararının ve telafisi imkânsız zararlara neden olacağı açık olan kapasite artırımı işleminin acilen iptal edilmesi, durdurulması ve işletmenin kapatılması hayati öneme sahiptir. Bu proje faaliyete başladığı yıllardan itibaren buradaki doğal çevrenin tahribata uğramasına, tarımsal faaliyetlerin hayvancılığın zarar görmesine yol açan yürütülen sömürge madenciliği ile ülkemizin kaynaklarının yabancı şirketlere aktarılmasına yol açan bir projedir. Siyanürlü altın işletmeciliği niteliği itibari ile çevre açısından çevre ve insan sağlığı açısından göze alınamayacak riskler barındıran, risk unsurunun ön planda olduğu bir yöntemdir” dedi.

    “ÇED SÜRECİNİN YÜRÜTÜLME BİÇİMİ HUKUKA AYKIRI”

    ÇED sürecinin yürütülme biçiminin hukuka aykırılıklar ve ihlallerle dolu olduğunu vurgulayan Gül, şöyle devam etti:

    “ÇED Raporunda, çevresel etki değerlendirmesi sürecinin temelini oluşturan çevresel süreçlere katılım hakkının göz ardı edilmiştir. Faaliyetin parçalanarak çevre mevzuatına ve çevresel etki değerlendirmesi ile hedeflenen amaca aykırı biçimde farklı ÇED süreçlerine konu edilmiş ve böylece de etkilerinin sınır değerlerin altında gösterilmiştir. Pek çok etki değerlendirme dışı tutulduğu, bilimsel ve teknik terminolojiden uzak, güvenirliği olmayan bir rapora dayalı bu süreç bütünüyle hukuka aykırılık taşımaktadır. Umuyoruz ve diliyoruz ki mahkeme tüm bu hukuksuzluklar karşısında kamu yararını, bilimsel ve teknik esasları daha fazla göz ardı edemeyecek ve tüm toplumu ilgilendiren bu davada sermayeden yana değil bilimden, hukuktan ve halktan yana karar verecektir. Ne karar verilirse verilsin bu sürecin takipçisi olmaya; bilimi ve tekniği, emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, emekçi halkımızın hizmetine sunmak için her çabayı güçlendirerek sürdürmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/ERZİNCAN

  • İliç’te siyanür sızdıran maden şirketinin önünde protesto: Fırat siyanür akmasın-VİDEO

    İliç’te siyanür sızdıran maden şirketinin önünde protesto: Fırat siyanür akmasın-VİDEO

    PİRHA-Doğa severler, Erzincan İliç’te doğaya siyanür sızdıran maden şirketinin İstanbul’da bulunan binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada maden kapasite artışının gerçekleştirilmemesi ve ÇED olumlu kararının iptal edilmesi talep edildi. Polis, şirket binası önünde açıklama yapılmasına izin vermezken, basın metni sokağın başında okundu.

    Erzincan’ın İliç ilçesine bağlı Çöpler bölgesinde, atık havuzundan siyanür sızdığı şikayetinin ardından 21 Haziran 2022’de faaliyetine son verilen altın madeni, 3 ay sonra yeniden açılmıştı. Madendeki kapasite artışının yapılmaması ve ÇED olumlu kararının iptal edilmesi için doğa severler bugün Çalık Holding’in İstanbul Zincirlikuyu’daki binası önünde bir araya gelerek açıklama yaptı.

    “BASRA KÖRFEZİ’NE KADAR BİR ALANI TEHDİT ETMEKTEDİR”

    Polis bina önünde açıklama yapılmasına izin vermezken, doğa severler açıklamayı binanın bulunduğu sokağın başında okudu. Aslı Kahraman Eren‘in okuduğu basın metninde şu ifadelere yer verildi:

    “Erzincan İliç’te çöpler altın madeni alanının genişletilmesini istemiyoruz. Türkiye’nin ikinci en büyük altın madeni sahası olan Erzincan’ın İliç ilçesinde faaliyet gösteren Çöpler Altın Madeni alanı 3 kat daha genişletilmek isteniyor. 66 milyon ton siyanürü buharlaştırarak atmosfere verecek olan, doğamızı ve sağlığımızı hiçe sayan bu kapasite artışını istemiyoruz. Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni 2010 yılından beri, Kanadalı Anagold Şirketi ve Türk ortağı Çalık Holding ile beraber yürüttüğü vahşi altın madenciliği faaliyetleri ile kadim coğrafyamızı yaşanmaz hale getirmektedir. Basra Körfezi’ne kadar etkisi olabilecek bir alanı tehdit etmektedir.

    Karadeniz sınırlarındaki tüm şehirleri etkisi altına alan ve kazanın üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen etkilerinin devam ettiği, kanser oranlarının artışına sebep olan Çernobil vakasının ikinci versiyonu Fırat havzası üzerinde, yaşanan siyanür kazaları ve aktif siyanür kullanımı ile İliç’te de yaşanacaktır! Çöpler Altın Maden sahası Kaz Dağları’ndaki 350 bin ağacın katledildiği altın
    maden sahasının üç katı büyüklüğünde! 1.746,52 hektar gibi büyük bir alanı kaplayan Çöpler Altın Madeni Kompleksi, Ekim 2021’de onaylanan Çed (Çevre Etki Değerlendirme) raporu ile ikinci kez kapasite artırımı izni almıştır!

    “ÇED OLUMLU KARARI İPTAL EDİLMELİDİR”

    TMMOB’un ÇED Olumlu kararının iptali davasının 13 Nisan 2022’de keşif ve bilirkişi incelemesi olmuştu, bugün 30 Kasım 2022 saat 10.30’da şu anda bu iptal davasının duruşması görülüyor Erzincan İdari Mahkemesi’nde. Bizler doğa ve yaşam savunucuları olarak Çed olumlu kararının iptal edilmesini ve kapasite artışının asla gerçekleşmemesini istiyoruz ve bu talebimizi Anagold madenciliğin Türk ortağı Çalık grubunun Holding binası önünde de yüksek sesle bir kez daha konunun muhatabına haykırmak için bulunuyoruz!

    Anagold Şirketi’nin Ankara ana merkez ofisi binasında da benzer bir eylem bu saatler itibariyle yapılmaktadır. Bugün Erzincan’da Çed olumlu kararının iptal davası görülen kapasite artışı gerçekleşirse sülfürik asit kullanımının yıllık 9 bin tondan 122 bin tona, siyanür kullanımının ise yıllık 7 binden 11 bin tona çıkarılacaktır! Şu anda 197 futbol sahası büyüklüğündeki siyanür ve sülfürik asitli atık havuzu 600 futbol sahası büyüklüğüne ulaşacaktır!

    “KAPASİTE ARTIŞINA İZİN VERİLMEMELİDİR”

    Türkiye’nin en büyük su toplama havzasına sahip Fırat Nehri’ni besleyen Karasu’nun yanı başındaki maden hali hazırdaki büyüklüğü ile bile su kaynakları için açık bir tehdit unsuru iken daha da büyütülmesi düşünülmemelidir! On Binlerce insanın hayatını kaybettiği 1937 Erzincan depremini yaşayan bölgenin birinci dereceden deprem bölgesi iken, fay hattına bu kadar yakın bir alanda bu çaplı bir kapasite artışı olası bir depremi büyük bir felakete dönüştürmek demek olacaktır, bu kapasite artışına izin verilmemelidir!

    Geçtiğimiz yaz aylarında yaşanan siyanür sızıntılı kazalar da gösterdi ki Çöpler Altın Madeni tüm Fırat’ı ve dolayısıyla Fırat Nehri’nin ulaştığı sınırlarımız dışındaki tüm bölgeyi tehdit etmektedir! Uluslararası bir eko kırım suçu işlenen bu madenin değil kapasite artışına gitmesi, tamamen kapatılması, doğa ve yaşam için bir tehdit olmasının önüne geçilmesi gerektiğini buradan madenin Türk ortağı Çalık grubuna bir kez daha haykırıyoruz!

    Doğa ve yaşam savunucuları bu insan hakları ihlali sayılacak suçun durdurulması için sonuna kadar mücadele edecektir! Bugün Erzincan İdari Mahkemesi’nin de bu suça ortak olmamak için adaletli bir karar vermesini umuyoruz! Fırat siyanür akmasın, İliç madenin yuttuğu bir kasaba olmaktan kurtulsun, üzerinde kuş bile uçmayan siyanürlü atık havuzları sonsuza dek kapatılsın tüm mücadelemiz bunun içindir.”

    DOĞA DERNEKLERİNDEN DESTEK

    Açıklamaya destek veren kurumlar ise şöyle:

    “Ar-Çep, Ar-tur Çevre Platformu, Bakırtepe Çevre Platformu, Biga Ekoloji Ve Yaşam Platformu, Burhaniye Çevre Platformu, Burhaniye Ekoloji Gönüllüleri, Disder Doğa İçin Sanat Derneği, Divriği Yaşam ve Doğa Platformu, Doğanın Çocukları, Ekoloji Birliği, Ekoloji Birliği Kadın Meclisi, Ekoloji Birliği Gençlik Meclisi, Ekoloji Derneği, İkizdere Dernekler Federasyonu, İklim Adalet Koalisyonu, İliç Doğa ve Çevre Platformu, Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi, Kazdağları Ekploji Platformu, Kazdağları Kardeşliği, Kemaliye ve Köyleri Çevre Platformu, Malatya Çevre Platformu, Marmaris Ekolojik Mücadele, Munzur Çevre Derneği, Tarlabaşı Dayanışma, Türkiye Geneli Doğa ve Çevre Platformu, Validebağ Direnişi, Van Çevre Tarihi Eserleri Koruma ve Geliştirme Derneği, Yaşam ve Dayanışma Yolcuları, Yeryüzü Ekoloji Kolektifi”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • İliç’te doğaya siyanür sızdıran maden şirketinin binaları önünde açıklama yapılacak

    İliç’te doğaya siyanür sızdıran maden şirketinin binaları önünde açıklama yapılacak

    PİRHA-Erzincan’ın İliç ilçesinde siyanür sızıntısı nedeniyle 16,4 milyon lira ceza kesilip faaliyeti durdurulan ama daha sonra tekrar açılan madenin İstanbul ve Ankara’daki şirket binaları önünde yarın saat 10.30’da basın açıklaması yapılacak. 

    Erzincan’ın İliç ilçesine bağlı Çöpler bölgesinde, atık havuzundan siyanür sızdığı şikayetinin ardından 21 Haziran 2022’de faaliyetine son verilen altın madeni, 3 ay sonra yeniden açılmıştı.

    Havuzdan sızan siyanürün Fırat nehrine karıştığı iddia edilirken, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 16,4 milyon lira ceza kestiği madeni işleten Anagold firması ‘gerekli iyileştirmeleri’ yaptıklarını ve yeniden faaliyete başlamak için onay aldıklarını duyurmuştu.

    Madendeki kapasite artışının yapılmaması ve ÇED olumlu kararının iptal edilmesi için doğa severler yarın Çalık Holding’in İstanbul Zincirlikuyu’daki binası ile Anagold Madenciliğin Ankara Çankaya’daki binası önünde saat 10.30’da bir araya gelerek, açıklama yapacak.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Çiftay maden işçileri aylardır promosyon haklarının ödenmesini bekliyor

    Çiftay maden işçileri aylardır promosyon haklarının ödenmesini bekliyor

    PİRHA-Aylardır banka promosyon haklarının ödenmesini bekleyen Erzincan’ın İliç ilçesinde faaliyet gösteren Kanada merkezli Anagold şirketine bağlı taşeron Çiftay Altın maden işçileri yaptıkları açıklamada “İşverenimiz Çiftay İliç Şantiyesi Müdürlüğü yönetimi ve üst işverenimiz Anagold’a sorunları daha da büyütmeden hakkaniyet ölçüleri içerisinde görüşerek çözümlemeye davet ediyoruz”  ifadelerini kullandı.

    Erzincan’ın İliç ilçesinde altın madeni faaliyeti yürüten Kanada merkezli Anagold şirketine bağlı taşeron Çiftay Altın maden işçileri, yazılı bir açıklama yaparak banka promosyon haklarının ödenmesi için başlattıkları mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.

    “NE KADAR, NE ZAMAN PROMOSYON ALACAĞIZ BELLİ DEĞİL”

    Bazı işçilerin, işten çıkarılma tehdidine maruz bırakıldığının belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Erzincan İliç ilçesindeki Anagold Altın Madeni şirketinin alt işvereni olan Çiftay Madencilikte çalışan 900 işçiyiz. Aylardan bu yana sabırla banka promosyon hakkımızın ödenmesi için işveren yetkililerimizle görüşmeler yaptık. Ancak bugüne kadar net bir gelişme kaydedilmedi. Ne kadar, ne miktar promosyon alacağız ve ne zaman ödenecek hala belli değil. Başka kurum ve işletmelerle kıyaslandığında bize teklif edilen bedellerin çok düşük olduğuna ilişkin itirazlarımız sonucunda birkaç haftadan bu yana en son üç yıllığına toplam 6 bin 250 lira rakamları telaffuz edildi.

    Bu rakamın çok yetersiz olduğu ve kabul etmemekte kararlı oluşumuz üzerine bugünden başlayarak bazı arkadaşlarımız işten atılmaya kalkışıldı. Öncelikle hakkımızı her aradığımızda işten atılma tehdidini kabul etmeyeceğimizi, bu haksız ve orantısız dayatmalar karşısında işyerindeki tüm arkadaşlarımızla birlikte tüm yasal karşı koyma hakkımızı kullanacağımız konusunda kararlı olduğumuzun bilinmesini isteriz.

    Ayrıca hak ve nefaset ölçülerinde başta promosyon hakkımız olmak üzere tüm alacaklarımızın peşini bırakmamakta tüm işçiler, İliç halkı ve tüm emek dostlarıyla mücadele etmekte kararlıyız. İşverenimiz Çiftay İliç Şantiyesi Müdürlüğü yönetimi ve üst işverenimiz Anagold’a sorunları daha da büyütmeden hakkaniyet ölçüleri içerisinde görüşerek çözümlemeye davet ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Fırat Nehri’ne siyanür sızdıran maden şirketi faaliyetlerine yeniden başladı

    Fırat Nehri’ne siyanür sızdıran maden şirketi faaliyetlerine yeniden başladı

    PİRHA-Erzincan’ın İliç ilçesinde faaliyet gösteren ve havuzundan sızan siyanürün Fırat Nehri’ne karıştığı belirtilerek  3 ay önce faaliyetine son verilen Anagold firması faaliyetlerine yeniden başladıklarını duyurdu.

    Erzincan’ın İliç ilçesine bağlı Çöpler bölgesinde, atık havuzundan siyanür sızdığı şikayetinin ardından 21 Haziran 2022 tarihinde faaliyetine son verilen altın madeni 3 ay aranın ardından yeniden açıldı. Havuzdan sızan siyanürün Fırat Nehri’ne karıştığı iddia edilirken, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 16,4 milyon lira ceza kestiği madeni işleten Anagold firması gerekli iyileştirmeleri yaptıklarını belirterek, yeniden faaliyete başlamak için onay aldıklarını duyurdu.

    ŞİRKET, FAALİYETLERİNE DEVAM ETTİĞİNİ DUYURDU

    Anagold Madencilik’ten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Çöpler Madeni, ilgili bakanlıklar ve kamu kurumları tarafından belirlenen gerekli iyileştirme girişimlerini tamamladığına dair resmi onayları aldı. Bu iyileştirmeler, 21 Haziran’da meydana gelen olayın olası tekrarlamasını önlemek için ek koruma sağlamak üzere tasarlandı. İstenilen iyileştirilmelerin tamamlanmasıyla Anagold Madencilik, 21 Haziran’daki döküntüye yol açan koşulları ele aldı. Çöpler Madeni’ne 23 Eylül 2022 itibariyle yeniden faaliyete başlaması için onay verildi. Çöpler maden ekibi, yeniden faaliyete başlama döneminde ilgili Bakanlıklar ve Kamu Kurumları ile yakın temasta bulunmaya devam edecek.

    Çöpler Madeni, madenciliğin zirve noktası olarak kabul edilen ulusal ve uluslararası standartlara sahip üretim teknikleriyle 12 yıldır faaliyet gösteriyor. Madenimiz, açıldığı günden bu yana dünya standartlarındaki en üst seviye yönetmelikler ve yönergelere uyumlu bir şekilde çalışıyor. Aynı zamanda halihazırda üst seviyede olan çalışma sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerimiz; yaşanan olay sonucunda insan ve çevre sağlığı açısından daha da iyileştirildi. Bu kapsamda tüm kontrol sistemimiz, olaydan önceki sisteme kıyasla daha da hassas hale getirildi. Ayrıca şiddetli yağış gibi olağandışı durumlarda yüzeydeki suyu toplamak için 2.100 m3’lük yağmur suyu (yüzey suyu) toplama havuzu inşa edildi. Tüm girişimler, Bakanlık temsilcilerinin gözetimiyle ve görüşleriyle tamamlandı. Anagold Madencilik, diğer ülkelerdeki maden sahalarında olduğu gibi Çöpler bölgesinde de Türkiye ve uluslararası mevzuatlar ve standartlar çerçevesinde, insan sağlığına ve çevresel sürdürülebilirliğe uygun şekilde faaliyetlerini sürdürüyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sarıbal: İktidar ülkenin yeşiline para olarak bakıyor-VİDEO

    Sarıbal: İktidar ülkenin yeşiline para olarak bakıyor-VİDEO

    PİRHA-CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “İliç’te siyanür havuzu daha da büyütülmek isteniyor, şu anda büyütülecek istenen havuz Avrupa’nın en büyük siyanür çukuru olacak. Bu ülkenin vicdan sahibi insanları ülkenin yeşiline yaşam olarak bakıyor ama iktidar yeşile para olarak bakıyor” dedi.

    21 Haziran Salı günü saat 02.45’te Erzincan İliç İlçesi Çöpler Mevkii’nde uluslararası bir şirket tarafından işletilen altın madenine siyanür taşıyan boru hattında meydana gelen patlama sonrasında, yaklaşık 20 ton siyanür solüsyon Fırat Nehri ve Keban Baraj havzasına, siyanürlü su da Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajına da ulaştı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İliç’te Anagold Madencilik’e ait altın madeninin siyanür borularının patlamasının vereceği zararlara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “TOPRAĞIN ÜSTÜ, TOPRAĞIN ALTINDAN DEĞERLİDİR”

    Siyanürün dünyanın en tehlikeli maddesi olduğunu vurgulayan Sarıbal, “Siyanürün geçtiği yerde hiçbir canlı yaşayamaz. Dünya siyanürle altın çıkarmayı bırakmış durumda ama ne yazık ki Türkiye’de en ucuz yöntem bu olduğu kullanılıyor” dedi.

    İliç’te siyanür havuzu daha da büyütülmek istendiğine dikkat çeken Sarıbal, “Şuanda büyütülmek istenen havuz Avrupa’nın en büyük siyanür çukuru olacak. Aşırı yağmur, aşırı rüzgâr ve deprem olduğunda o çukurda bir yarılma olduğunda sadece İliç değil Fırat Nehri, Atatürk Barajı ve Keban Barajı’nda bulunan sular zehirlenecek” diye konuştu.

    Sarıbal, Türkiye’nin birçok yeri şuan hükümet tarafından maden ruhsatları verildiğine işaret ederek, “Dersim’de 145 tane maden ruhsatı verildi. Bu ülkenin vicdan sahibi insanları ülkenin yeşiline yaşam olarak bakıyor ama iktidar yeşile para olarak bakıyor. İktidara sözümüz ölüler altın takmaz, toprağın üstü toprağın altından kıymetlidir ve ormanda son ağaç kesildiğinde, nehirde sular kuruyup son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenilmeyeceğini anlayacaktır” ifadelerine yer verdi.

    Cihan BERK/DERSİM

  • ‘Siyanürün içerisinde çalıştırıyorlar, baş ağrısından kafamı kaldıramıyorum’-VİDEO

    ‘Siyanürün içerisinde çalıştırıyorlar, baş ağrısından kafamı kaldıramıyorum’-VİDEO

    PİRHA-Erzincan İliç’te Anagold Madencilik’e ait altın madeninde siyanür sızıntısına tepkiler her geçen gün artıyor. İliç’te ki altın madeninde çalışan bir işçi, “Bizi siyanürün içerisinde çalıştırıyorlar ve önlem alınmıyor. Baş ağrısından kafamı kaldıramıyorum, her taraf siyanür” dedi.

    21 Haziran Salı günü saat 02.45’te Erzincan İliç İlçesi Çöpler Mevkii’nde uluslararası bir şirket tarafından işletilen altın madeninde siyanür taşıyan boru hattında meydana gelen patlama sonrasında, yaklaşık 20 ton siyanür solüsyon Fırat Nehri ve Keban Baraj havzasına, siyanürlü su da Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajına ulaştı. İliç’te ki altın madeninde çalışan bir işçi, yaşadıklarını çektiği video ile anlattı.

    “HER TARAF SİYANÜR”

    Yere dökülen siyanürün çalışanlara toplatıldığını söyleyen işçi, “Siyanürü toprak ile karıştırıp yoğunlaştırdılar ama çalışanlara hiçbir açıklama yapmıyorlar. Kimyasal topraklara veriliyor, önlem alınmıyor ve biz çalışanları siyanürün içerisinde çalıştırıyorlar. Baş ağrısından kafamı kaldıramıyorum, her taraf siyanür” diyerek yaşadıklarını anlattı.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • TMMOB’den İliç’te siyanür sızıntısına tepki: İşletme gecikmeden kapatılmalı-VİDEO

    TMMOB’den İliç’te siyanür sızıntısına tepki: İşletme gecikmeden kapatılmalı-VİDEO

    PİRHA-Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Anagold Madencilik’e ait altın madeninde siyanür sızıntısına tepki göstermek için Erzincan İliç’te basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “İliç’te yaşanan felaketin tüm sorumluları yargı karşısında hesap vermeli, kapasite artırımı için verilen ÇED olumlu kararı iptal edilmeli ve işletme gecikmeden kapatılmadır” denildi.

    21 Haziran Salı günü saat 02.45’te Erzincan İliç İlçesi Çöpler Mevkii’nde uluslararası bir şirket tarafından işletilen altın madenine siyanür taşıyan boru hattında meydana gelen patlama sonrasında, yaklaşık 20 ton siyanür solüsyon Fırat Nehri ve Keban Baraj havzasına, siyanürlü su da Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajına da ulaştı.

    Erzincan’ın İliç İlçesi Çöpler Köyü’nde Anagold Madencilik’e ait altın madeninde siyanür sızıntısına tepkiler her geçen gün büyüyor. Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), siyanür sızıntısına tepki göstermek için İliç’te basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada ‘Çevre ve insan sağlığını yok sayan sömürge altın madenleri derhal kapatılmadır’ pankartı açıldı. Basın açıklamasını TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül okudu.

    “İŞLETMENİN KAPATILMASI HAYATİ ÖNEME SAHİPTİR” 

    Sızıntı haberi ilk duyulduğunda yetkililerin olayı reddetmesi ve göstermelik cezalar vermesinin ülkedeki denetim ve hukuk sisteminin tükenmiş olduğunu gözler önüne serdiğini ifade eden Gül, “Yurttaşlarımızın çığlığı olmasaydı, yaşanan facianın üzeri örtülecek ve hiçbir şey olmamış gibi yeni faciaların zemini hazırlanmaya devam edilecekti. Orman alanlarının, ekolojik ve biyolojik değerlerin, flora ve fauna bileşenlerinin, tarım ve mera alanlarının, su kaynakları ve havzalarının, kültürel ve tarihi mirasın, yerleşme alanlarının tahribine yol açan siyanürlü maden işletmeciliğine ilişkin proje, çevre ve insan sağlığı üzerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açmaktadır. Ortaya çıkan somut çevresel etkiler ve riskler göz önünde bulundurularak, bilimsel ve hukuksal açıdan birçok sorun barındıran ÇED Olumlu kararının ve telafisi imkânsız zararlara neden olacağı açık olan kapasite artırımı işleminin acilen iptal edilmesi, durdurulması ve işletmenin kapatılması hayati öneme sahiptir” dedi.

    “SİYANÜRLÜ ALTIN İŞLETMECİLİĞİNDE HİÇBİR KAMU YARARI BULUNMAMAKTADIR”

    İliç’te sürdürülen faaliyetin sömürge madenciliği olduğunu vurgulayan Dersim Gül, şunları kaydetti:

    “Kimyasal işlem üzerine kurulu bu madencilik, doğayı ve insan yaşamını hiçe saymaktadır. Yeraltındaki zenginliğimizin en kısa sürede ülke dışına çıkarılması, geriye ise verimsizleştirilmiş ve zehirlenmiş bir toprağın bırakılmasına dayalı bu anlayış, yaşamı da sürdürülemez hale getirmektedir. Ekosistemi yok eden, ormanlarımızı, yeraltı sularımızı ve nehirlerimizi tehdit eden, çevreye geri dönüşü mümkün olmayan zararlar veren bu anlayış, ülkemizin geleceği açısından büyük bir tehdittir. Yürütülen madencilik faaliyeti, üretim faaliyeti değil bir sömürü faaliyetidir; madenlerimizi olduğu gibi, doğamızı ve halkımızı da sömürmektedir. Siyanürlü altın işletmeciliğinde hiçbir kamu yararı bulunmamaktadır. Bu madencilik anlayışının tek kazananı maden şirketleridir. Bir kez daha İliç’ten sesleniyoruz; madenlerimiz ulusal ve uluslararası sermaye gruplarının yağma alanı olmaktan çıkarılmalı, İliç’te yaşanan felaketin tüm sorumluları yargı karşısında hesap vermeli, kapasite artırımı için verilen ÇED olumlu kararı iptal edilmeli ve işletme gecikmeden kapatılmadır.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Siyanür sızıntısının Fırat Nehri’ne akması Çernobil felaketiyle eş değer’

    ‘Siyanür sızıntısının Fırat Nehri’ne akması Çernobil felaketiyle eş değer’

    PİRHA-Erzincan’ın İliç İlçesi Çöpler Köyü’nde Anagold Madencilik’e ait altın madeninin kapatılmasını istediklerini belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Ali Yıldız, “Ülkenin dört bir tarafında talan ve yağma politikaları sürüyor. Erzincan İliç ilçesi en acımasız bir şekilde bedelini ödüyor” dedi. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Dersim İl Eş Başkanı Balaban Turgut da, “Doğamıza verilen zararlar karşısında sessiz kalamayız” diye belirtti.

    21 Haziran Salı günü saat 02.45’te Erzincan İliç İlçesi Çöpler Mevkii’nde uluslararası bir şirket tarafından işletilen altın madenine siyanür taşıyan boru hattında meydana gelen patlama sonrasında, yaklaşık 20 ton siyanür solüsyon Fırat Nehri ve Keban Baraj havzasına, siyanürlü su da Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajına da ulaştı.

    Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Ali Yıldız ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Dersim İl Eş Başkanı Balaban Turgut, İliç’te Anagold Madencilik’e ait altın madeninin siyanür borularının patlaması sonucu meydana gelen zararlara ilişkin PİRHA’ya konuştular.

    “MÜCADELEYİ BÜYÜTMEMİZ GEREKİYOR”

    Egemen güçlerin ekonomik ve siyasi krizlerini atlatabilmek için Türkiye gibi ülkelerde talan ve yağma politikalarını sürdürdüğünü belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Ali Yıldız, “Erzincan’ın İliç ilçesi bundan en acımasız bir şekilde bedelini ödüyor. O bölgede yaşayan canlıların yaşamı tehlike altında. Siyanür toprağa bırakıldığı zaman yüzyıllar boyunca hiçbir canlının yaşamını sürdürmesi mümkün değil. Yaşamı yok eden bu politikalara karşı çok güçlü bir mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor” dedi.

    “DOĞAMIZA VERİLEN ZARARLAR KARŞISINDA SESSİZ KALAMAYIZ”

    Erzincan’daki altın madeninde kullanılan siyanür sızıntısının Fırat Nehri’ne akmasının Çernobil felaketine eş değer olduğunu vurgulayan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Dersim İl Eş Başkanı Balaban Turgut, “İnsanlara, hayvanlara, çevreye ve içme suyuna büyük tahribat yaratmıştır, zararları yıllarca sürecektir. ABD ve Kanada şirketleri milyonlarca dolar kazanıp ülkemizi sömürürken, doğamıza büyük tahribatlar vermektedirler. Yeşiller Gelecek Sol Parti olarak doğamıza verilen zararlar karşısında sessiz kalamayız” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • TTB: Siyanür liçi yöntemi ile yapılan madencilik yasaklansın

    TTB: Siyanür liçi yöntemi ile yapılan madencilik yasaklansın

    PİRHA- TTB, Erzincan İliç’te siyanür liçi yöntemi ile üretim yapılan altın madeninde yaşanan faciaya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de işlenen çevre suçlarının bir insanlık suçu boyutuna geldiğine dikkat çekti. 

    Türk Tabipleri Birliği (TTB), Erzincan İliç’te siyanür liçi yöntemi ile üretim yapılan altın madeninde 21 Haziran 2022 tarihinde meydana gelen siyanür sızıntısı ve Manisa’nın Yunusemre ilçesinde üç fabrikanın siyanür ve sülfürik asit atıklarını bölgedeki sulama kanallarına boşaltmasına dair açıklama yaptı.

    Altın madeninde yaşanan faciaya ilişkin yapılan açıklamada, “Madenin tüm bu aşamalarının doğa ve insan sağlığı için farklı tehditler içerir. Biyolojik çeşitlilik, tatlı su varlığı ve insan sağlığını tehdit edecek derecede toksik bir kimyasal olan ‘siyanürlü liçleme’ kesinlikle yasaklanmalıdır” ifadelerine yer verildi.

    Türkiye’de işlenen çevre suçlarının bir insanlık suçu boyutuna geldiğini gösterdiğinin altı çizilen açıklamada, şunlara yer verildi:

    “Ülkemizde, 1990’lardan bu yana her yıl, artan sayılarda düşük tenörlü altın madeni, “siyanür liçi” yöntemi ile çalıştırılmaktadır. Bu madenler sadece cevherin çıkarıldığı maden işletmeleri değil; çıkarılan ve kırma işlemine tutulan cevherin siyanür liçi yöntemi ile işlendiği, elde edilen eriyikteki altın ve gümüşün kazanıldığı ve geride kalan ağır metallerden zengin tehlikeli atıkların depolandığı birer endüstriyel tesistir. Çıkarılan cevher, kırma işleminden sonra kapalı tank içinde veya açık alanda yığın liçi olmak üzere iki temel yöntem kullanılarak siyanür ile işlemden geçirilmektedir. Başta Erzincan İliç ilçesindeki altın madeninde olmak üzere yığın liçi uygulanan altın madeni işletmelerinde, cevher 3 ile 15 metre kalınlıkta hazırlanarak üzerine %0,05-0,1’lik NaCN çözeltisi verilmektedir. Yığının dibinden toplanan çözeltideki altın ve gümüş rafine edilerek kazanılırken, bölgenin mineralojik yapısına bağlı olarak cevherde bulunan bakır (Cu), çinko (Zn), nikel (Ni), demir (Fe) ve kobalt (Co) gibi metalleri içeren mineraller de çözünerek, çeşitli siyanür-metal komplekslerini oluşturmaktadır. Oluşan bu kompleksleri içeren atık siyanür çözeltileri ise bu işlemin sonunda atık havuzlarında toplanmaktadır. Bu atıklar çevre açısından çok tehlikelidir. Atık havuzunda oluşabilecek herhangi bir yıkılma, deprem gibi afetlerle zarar görme veya atık havuzu altında geçirgenliği ortadan kaldırmak için kullanılan geomembran tabakanın delinmesi veya yırtılması sonucu doğaya karışması ile yer altı ve yer üstü su kaynakları, toprak ve hava kirlenmektedir.

    11 ÇEVRE FELAKETİ

    Dünyada; 1971-2015 yılları arasında siyanür liçi yöntemi ile çalışan altın madenlerinin neden olduğu 11 büyük çevre felaketi yaşanmıştır. Bu felaketler sonucu siyanürlü atıkların karıştığı göl ve nehirlerde yaygın balık ölümleri gerçekleşmiş, tarım alanları ise siyanür bileşikleri ve ağır metallerle kirlenmiştir. Atık havuzlarından sızıntı, başlangıçta yüksek siyanür derişimleri bozuluncaya kadar, akarsu ve göllerde balıkların, kuşların ve diğer canlıların ölümlerine neden olurken; yayılan ve yeraltı, yerüstü su kaynaklarını kirleten ağır metal bileşikleri de tarım ve hayvancılık yolu ile besin zincirine girerek insanlara ulaşmakta ve zaman içinde ortaya çıkan sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Ağır metaller; düşük derişimlerde bile toksik etki gösterebilen elementlerdir. Ağır metaller insanlar tarafından ağız, solunum ve deri yolu ile alınır ve çoğu boşaltım yolları ile (böbrek, karaciğer, barsak, akciğer, deri) atılamazlar. Bu nedenle ağır metallerin büyük bir bölümü, organizmada birikirler. Birikim sonucu, yoğunlaşan bu metaller, etkili dozlara ulaştıklarında; endokrin hastalıklar, nörolojik hastalıklar, kanserler, otizm gibi ciddi hastalıklara neden olabilirler.

    Bugün Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan altın madeninde yaşananlar ülkemiz için bir ilk değildir. 2011 yılında Kütahya’da; geçtiğimiz yıl Giresun Şebinkarahisar’da, Gördes’te yaşanan, birkaç gün önce Manisa’nın Yunusemre ilçesinde meydana gelen ve “kaza” diye nitelenen olaylarda; ağır metallerden zengin büyük miktarda atığın, atık havuzlarından çevreye yayıldığı unutulmamıştır.

    “YÜKSEK KAR İÇİN CANLI YAŞAMI HİÇE SAYILIYOR”

    Üst üste gelen bu olaylar kapitalist sistemin doğayı daha yüksek kâr için sömürüsünün ve canlı yaşamını hiçe saymasının sonucudur. Ülkemizde siyanür liçi yöntemi ile çalışan altın madenlerinin neden olduğu ekosistem yıkımları, bu yönüyle de değerlendirilmelidir.

    Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde, 21 Haziran 2022 gecesi liç yığınlarına siyanür taşıyan borunun kırılarak (veya başka bir şekilde), toprağa en az üç saat süren siyanür akışının da eğim nedeniyle akarsuya erişme olasılığı çok yüksektir. Basına yansıdığı kadarıyla kolluk güçleri tarafından yerinde yapılan değerlendirmede, 20 ton siyanür içeren sıvının taşıma borusundan dışarı aktığının raporlara yansıdığı anlaşılmaktadır. Siyanür toprakta bileşik halde bulunan ağır metallerin yapısını bozarak element formuna dönüştürüp ve yeni siyanür bileşikleri oluşturacak ve bunlar da akarsuya taşınacaktır. Sürecin sonrasındaki olay ise bu toksik kimyasalların Fırat nehri tarafından taşınarak etkinin yaygınlaştırılmasıdır. Bu olayın boyutları, yayılımın nerelere ulaştığı bağımsız kurumlar tarafından alınacak örneklerin analizi ile ortaya konabilecektir. Akarsuya karışan toksik kimyasalların akarsu ekosisteminde çok büyük tahribata neden olacağı, yörenin yüzey ve yer altı su kaynaklarının kirlenmesine neden olacağı, yörede besin döngüsüne katılacağı (tatlı su balıklarının, sulama nedeniyle tarımsal ürünlerin yapısına girerek), bunun da yörede halk sağlığını olumsuz etkileyeceği açıktır.

    Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yaptığı açıklama ile Erzincan İliç’teki altın madeninin faaliyetlerini “bölgede yapılan analiz sonuçları” çıkıncaya kadar durdurulduğunu açıklamıştır. Bugüne kadar bakanlığın bu izlemleri yapmaması ve yaşanan olaydan sonra kamuoyu tepkisi ortaya çıkıncaya kadar sessiz kalması büyük bir yanlıştır. Bölgede gerçek durumun kamuoyu ile paylaşılabilmesi açısından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalara, ilgili meslek odaları temsilcilerinin de katılması şarttır.

    Çöpler Altın Madeni İşletmesi’nin acilen kapatılması, atık baraj gölünde biriken binlerce ton tehlikeli atığın, liç yığınlarının, pasa dağlarının bilimsel yöntemlerle zararsız hale getirilmesinin en kısa zamanda sağlanması gereklidir.

    Kuşkusuz ülkemizde aynı tehlikeleri içeren diğer altın madeni işletmelerinde de benzer önlemlerin alınarak olası ekosistem yıkımlarının önlenmesi gereklidir.

    Ülkemizi yönetenleri; tüm canlıların yaşamına ve ekosistemlere saygılı olmaya, ülkemizde siyanür liçi yöntemi ile madenciliği yasaklamaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • HDP’li Önlü, İliç’te meydana gelen siyanür sızıntısıyla ilgili Meclis araştırması istedi

    HDP’li Önlü, İliç’te meydana gelen siyanür sızıntısıyla ilgili Meclis araştırması istedi

    PİRHA-HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Erzincan’ın İliç İlçesi’nde meydana gelen siyanür sızıntısı için meclis araştırması yapılmasını istedi. 

    21 Haziran Salı günü saat 02.45’te Erzincan İliç İlçesi Çöpler Mevkii’nde uluslararası bir şirket tarafından işletilen altın madenine siyanür taşıyan boru hattında meydana gelen patlama sonrasında, yaklaşık 20 ton siyanür solüsyon Fırat Nehri ve Keban Baraj havzasına, siyanürlü su da Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajına da ulaştı.

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Erzincan’ın İliç İlçesi’nde meydana gelen siyanür sızıntısı için meclis araştırması yapılmasını istedi.

    “OLAY YERİNDE İNCELEME YAPILIP KAMUOYUYLA PAYLAŞILMASI HAYATİ ÖNEMDEDİR”

    Konuya ilişkin TBMM Başkanlığı’na başvuruda bulunan Önlü, “Erzincan’ın İliç ilçesine bağlı Çöpler köyünde bulunan Kanadalı Anagold Madencilik San. ve Tic. A.Ş ve Çalık Holding bünyesindeki Lidya Madencilik ortaklığında işletilen kompleks maden işletmesinde meydana gelen boru patlaması sonucu 20m3 solüsyonun başta Fırat Nehri olmak üzere bölgedeki toprağa ve suya karıştığı iddialarına ciddiyetle yaklaşılmalı, uzmanlardan ve bilirkişilerden oluşan bağımsız heyetlerin acilen olay yerinde inceleme yapması ve elde edilen verileri şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşması hayati önemdedir” dedi.

    “Siyanürle altın madeni arama faaliyetinin yarattığı ekolojik tahribat aşikardır” diyen Alican Önlü şunları kaydetti:

    “Kısa ve uzun vadede Erzincan’a ve çevresine vereceği zarar göz önünde bulundurulduğunda sızıntının önlenmesine ilişkin çalışmaların bir an önce tamamlanması ve kamuoyunun aydınlatılması elzemdir. Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler köyünde bulunan kompleks maden işletmesinde 21 Haziran 2022 tarihinde Yığın Liç sahasında siyanür içerikli solüsyon taşıyan boru hatlarında meydana gelen bir arıza nedeniyle tonlarca siyanürlü solüsyonun sızdığı ve başta Fırat Nehri olmak üzere bölgedeki toprağa ve suya karıştığı iddialarının tespiti ile birlikte tedbirlerin alınması amacıyla Meclis Araştırması açılması hayati önem taşımaktadır.”

    PİRHA/DERSİM

  • Arslan: İliç’te altın madeninin tamamen kapatılmasını istiyoruz-VİDEO

    Arslan: İliç’te altın madeninin tamamen kapatılmasını istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Erzincan’ın İliç İlçesi Çöpler Köyü’nde Anagold Madencilik’e ait altın madeninin kapatılmasını istediklerini belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan, “Siyanür borularından birinin patlayıp Fırat’a karıştıktan sonra insanlar tehlikenin farkına vardı. Bunun sonucunda Fırat’ın geçtiği tüm alanlarda hayvanlardan insanlara kadar herkes bundan etkilenecek” dedi.

    21 Haziran Salı günü saat 02.45’te Erzincan İliç İlçesi Çöpler Mevkii’nde uluslararası bir şirket tarafından işletilen altın madenine siyanür taşıyan boru hattında meydana gelen patlama sonrasında, yaklaşık 20 ton siyanür solüsyon Fırat Nehri ve Keban Baraj havzasına, siyanürlü su da Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajına da ulaştı.

    Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan, İliç’te Anagold Madencilik’e ait altın madeninin siyanür borularının patlamasının vereceği zararlara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “KÖYLÜLER VE ÇEVRECİLER UZUN YILLARDIR İLİÇ’TE MÜCADELE VERİYOR”

    Türkiye’de son 15-20 yıldır çevre saldırılarının sistematik hale geldiğini vurgulayan Özkan Arslan, “Anagold Madencilik tarafından sürdürülen çalışmaya karşı köylüler ve çevre örgütleri uzun yıllardır mücadele veriyor ama bakanlıklar, yerel seçilmişler, muhtarlar, mahkemeler ve kolluk güçleri maden şirketlerinin yanında hareket ediyor” dedi.

    “HERKES TOPRAĞINA SAHİP ÇIKSIN”

    “Siyanür borularından biri patladı ve Fırat’a karışıp renk değiştirdikten sonra insanlar tehlikenin farkına vardı” diyen Arslan şöyle devam etti:

    “Bunun sonucunda Fırat’ın geçtiği tüm alanlarda hayvanlardan insanlara kadar herkes bundan etkilenecek. Bizler İliç halkıyla dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğiz. Gelen yoğun tepkiler üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kısa süreliğine çalışmanın durdurulduğunu açıkladı ama biz tamamen kapatılmasını istiyoruz. Tüm halkımıza sesleniyorum kimse kendi arazisini satmamalıdır. Dağlara, yaylalara yeniden yerleşip üretimi yeniden güçlendirmeliyiz. Çünkü bizim boşalttığımız yerlere açgözlü maden şirketleri dadanıyor o yüzden herkesi kendi toprağına sahip çıkmaya çağırıyoruz” dedi.

    Cihan BERK/DERSİM