Etiket: imam

  • Yazar Balkız: ÇEDES’le mücadelede Alevi örgütlerine, velilere önemli görev düşüyor-VİDEO

    Yazar Balkız: ÇEDES’le mücadelede Alevi örgütlerine, velilere önemli görev düşüyor-VİDEO

    PİRHA-Yazar Ali Balkız, Bornova’da bulunan 99 okula imam atanmasına tepki gösterdi. Balkız, bu uygulamalara karşı örgütlü mücadelenin önemine vurgu yaparken Alevi örgütleri başta olmak üzere velilere önemli görev düştüğünü belirtti.

    ÇEDES projesi kapsamında İzmir’deki bazı okullara imam, müezzin, vaiz ve kuran kursu hocası görevlendirilmesine karşı tepkiler artarak devam ediyor.
    Bornova’da bulunan 99 okulda uygulanmak istenilen ÇEDES projesine tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) önceki dönem Genel Başkanlarından Yazar Ali Balkız, PİRHA‘ya konuştu.

    “BİLİME DAYANAN EVRİM TEORİSİNİ YOK ETTİLER”

    Çocuklara ne verirseniz onu alacaklarını belirten Ali Balkız, “Arkadaşları onu çok etkiler, oluşturur, olgunlaştırır. Bir tane din dersi mecburdu, zorunluydu o yetmedi onun yanına iki üç tane daha koydular. Bu da yetmedi bilime dayanan evrim teorisini yok ettiler. Evrim teorisi bilimdir, bilimin anasıdır. Onun yerine vahiyleri koydular, hala koymaya devam ediyorlar” dedi.

    “TARİKAT YURTLARINDA YAŞANANLARA AİLE BAKANI ‘BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ’ DİYOR”

    Balkız, tarikatların türediğinin altını çizerek, “Orada yaşayan ahlaksızlıklar, edepsizlikler, pislikler zaman zaman dışarıya dökülüyor ve bunlara Aile Bakanı ‘bir taneden bir şey olmaz ki’ diyor. Bilmem hangi yurtta, hangi kursta çocukların başına gelen o menfur fiil sonunda bir kereden bir şey olmaz deniliyor. Bir kereden bir şey olmaz denildiği zaman bin kere oluyor, milyon kere oluyor” diye konuştu.

    “İMAMIN YERİ CAMİDİR, ÖĞRETMENİN YERİ SINIFTIR”

    Bütün bu uygulamalara karşı durmanın önce Alevi örgütlerinin sonra çocuğunu okula gönderen velinin, kasabalının, köylünün görevi olduğunu belirten Ali Balkız şöyle devam etti:

    “Ayrıca cami fitne yeri değildir. Orası buluşulan, birleşilen, birlikte yaratana karşı hazır ola geçilen, onunla birlikte vicdanen, ruhen bir gönül alışverişinde bulunan yerdir.
    Geldiğimiz noktada bütün bunlar yetmiyormuş gibi İzmir’de Millî Eğitim Bakanlığı 98 tane imamı okullara nakil etti. Bir imamın yeri camidir öğretmenin yeni sınıftır. Bütün bunlar çağdışıdır, Orta Çağ’da kalmıştır.”

    “UYGULAMALARA KARŞI MI DURACAĞIZ YOKSA ÇOCUKLARIMIZI TEMELLİ KAYIP MI EDECEĞİZ”

    ÇEDES projesi gibi çağdışı uygulamalara karşı örgütlü olmanın önemine vurgu yapan Balkız, “Bu böyle gittiği müddetçe de savaş bitmeyecek, huzur gelmeyecek. Aileler çocuklarına sahip çıkamayacak mı? Yoksa tarihten, insanlık tarihinden öğrendiğimiz çağımızın örgütlenme gibi bir buluşu, bir eylem biçimi, bir organizasyon biçimi ile bu tür saldırılara karşı mı duracağız? Karşımıza yargıçlar da çıkarsalar, savcılar da çıkarsalar, biber gazları da çıkarsalar bunları göze alacağız.
    Çocuklarımızın geleceği, ülkemizin huzuru açısından, aydınlık bir dünyada, hür ve demokrasi içerisinde yaşanan bir dünya mı bırakacağız çocuklarımıza? Yoksa onları temelli kayıp mı edeceğiz? Bu kadar açık bu kadar net.”

    Cebrail ARSLAN-Buse Nehir DEMİR/ANKARA

     

  • Bornova’da öğrenci velileri, din dersinin camide verilmek istenmesini protesto etti-VİDEO

    Bornova’da öğrenci velileri, din dersinin camide verilmek istenmesini protesto etti-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de öğrenci velileri, Bornova’da 99 okula imam atanarak din dersinin belirlenen bir camide verilmek istenmesine tepki gösterdi. Veli-Der öncülüğünde yapılan eylemde, iktidarın eğitim sistemini siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda bir araç olarak kullandığı belirtildi.

    Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) İzmir 2 Nolu Şube, Bornova’da 99 okula ÇEDES protokolü kapsamında atanan imamları protesto etmek amacıyla Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada, “Parasız bilimsel demokratik eğitim”, “Okullarda imam değil öğretmen istiyoruz” “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Tarikata değil eğitime bütçe”, “Tarikatın bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganları atıldı.

    “DİNDAR VE KİNDAR NESİL PROJESİ TAMAMLANMAK İSTENİYOR”

    Açıklamayı okuyan Veli-Der İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, ÇEDES projesinin eğitim sisteminde kalıcılaştırılmak istendiğini belirterek, “Çocuklarımızın üstün yararını gözetmeyen, bilimsellikten, laiklikten uzak ve çocuklarımızın geleceğini karartacak olan bu ÇEDES projesi, eğitim sistemimizde kalıcılaştırılmaya çalışılıyor. Milli Eğitim; öğrenci açlığı, okullarda güvenlik, temizlik gibi eğitimin kronikleşmiş devasa sorunlarını çözmek yerine, ÇEDES ve benzeri uygulamalarla çocuklarımızın beyinlerini siyasal İslam ideolojisiyle yıkayarak, hedeflediği dindar ve kindar nesil projesini tamamlamak istiyor” dedi.

    “ÇOCUKLARIN RUH VE ZİHİN SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDADIR”

    Aydın, ÇEDES benzeri uygulamalarla verilen sözde değerler eğitiminin çocukların ruh ve zihin sağlığını tehdit ettiğini vurgulayarak, “Okullarda görevlendirilen bu imamların eğitim adına çocuklarımıza verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Aksine bu ve benzeri uygulamalarla; İktidarın “dindar ve kindar nesil yetiştirme” adı altında, ÇEDES ve benzeri projeler kapsamında, verilen sözde değerler eğitimiyle çocuklarımızın ruh ve zihin sağlığı tehdit altındadır!” diye belirtti.

    “ÇEDES BİR AN ÖNCE İPTAL EDİLMELİDİR!”

    Milli Eğitim Bakanı’na seslenen Turgut Aydın, ÇEDES protokolünün iptal edilmesi çağrısını yineleyerek, şöyle devam etti:

    “Laiklik ilkesi ve laik eğitim, bir toplumda farklı inanç, farklı mezhep, farklı kimlik, farklı cinsiyet ve cinsel kimlikler, hem inananlar hem de inanmayanların bir arada barış içinde yaşayabilmeleri için son derece önemlidir. Kendi siyasi ikbaliniz için, siyasal İslam ideolojisini kalıcılaştırmak amacıyla, laiklik karşıtı ÇEDES ve benzeri uygulamalarla toplumsal barışı bozduğunuz gibi ülkenin geleceğini de karartıyorsunuz. ÇEDES ve tüm protokolleri derhal iptal edin!”

    Açıklama sloganlarla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Veliler, camide ders verilmesine karşı eylemde: Bu dayatmayı kabul etmiyoruz!-VİDEO

    Veliler, camide ders verilmesine karşı eylemde: Bu dayatmayı kabul etmiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- İzmir Bornova’da ÇEDES kapsamında 99 okula imam atanmasına ve din dersinin belirlenen bir camide verilmek istenmesine karşı veliler nöbet eylemi başlattı. Veliler, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın ÇEDES dayatmasına karşıyız. Dini eğitimi zorunlu hale getirmeleri çocuklarımızı psikolojik olarak etkiliyor. Çocuklarımızın güvenliğinden okuldaki öğretmenler sorumludur. Okul dışına çıkarılarak camiye götürülmelerine karşıyız” mesajı verdi.

    ÇEDES projesi kapsamında İzmir’deki bazı okullara imam, müezzin, vaiz ve kuran kursu hocası görevlendirilmesine karşı tepkiler artarak devam ediyor.

    ÇEDES projesine karşı Alevi kurumları, eğitim sendikaları, öğrenci veli dernekleri, sivil toplum örgütleri, sendikalar, siyasi partiler açıklamalar yaparken, dün itibariyle Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde nöbet eylemi başlatıldı. 10 gün sürecek nöbet eyleminde Bornova’da bulunan 99 okulda uygulanmak istenilen ÇEDES projesinin iptal edilmesi talep ediliyor.

    Nöbet eylemine katılan veliler, ÇEDES protokolü ile eğitimin dinci, ırkçı bir müfredat yapısıyla şekillendirilmeye çalışıldığını ifade etti. İlçedeki okullarda ısınma, temizlik, güvenlik, kalabalık sınıflar, öğretmen atanmaması gibi birçok sorundan şikayet eden veliler, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bütün bu sorunları çözmek yerine ilçedeki okulların tamamına yakınına imam hatip, vaiz ve kuran öğreticisi görevlendirmesinin kabul edilemez olduğunu söylediler.

    “ZORUNLU VE DAYATMA BİR EĞİTİMİ KABUL ETMİYORUZ”

    Okul içinde ve dışında yapılan dini içerikli, toplu namaz etkinlikleri ve öğrencilere mezarlık temizletilmesi gibi etkinlikler çocukların zihinsel gelişimi açısından sakıncalı olduğunu kaydeden Nilgün Özlü, “Bizler okullarda kesinlikle imam istemiyoruz. Burası bir okul, cami değil. Herkes kendi işini, görevini yapsın. Tarikat, cemaatlerdeki taciz ve tecavüz olaylarını izliyoruz. Bunu herkes biliyor. Çocuklarımızın başına imam getirmesinler. Bizler imam değil öğretmen istiyoruz” diye konuştu.

    ÇEDES projesini ‘dayatma’ olarak yorumlayan Akgül Adıyaman, “Çağdaş, laik bir eğitim istiyoruz. Hocalar camide, öğretmenler de okullarda olsun. Herkes kendi yerinde olsun. Kişi inancını, kendi ibadetinde yaşasın. Zorunlu ve dayatma bir eğitimi kesinlikle istemiyoruz” diyerek projenin iptal edilmesini istedi.

    “KARARDAN DÖNÜLENE KADAR EYLEME DEVAM EDECEĞİZ”

    5 çocuk annesi Örüne Salkaç ise Bornova’da bulunan 99 okulda uygulanmak istenen ÇEDES projesi iptal edilene kadar eylemlerini sürdüreceklerini ifade ederek, “5 çocuk annesi bir veli olarak bu nöbet eyleminde bulunuyorum. Ülkemiz laik ve demokratik bir ülke. Mecliste makamlarda oturan kişileri sonuçta bizler seçiyoruz. Halka kulağını tıkayan hiçbir bakanın dayatma sistemini istemiyoruz. İnsanlar ibadetini her yerde yerine getirebilir. Ama eğitim öyle bir şey değil. Eğitim bir ülkenin şah damarıdır. Bir ülkenin şah damarı kesilirse o ülke batar. Bizler böylesi bir dayatma sistemi kesinlikle okullarda görmek istemiyoruz. Bu karardan dönülene kadar bu eyleme devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “KADROLU ÖĞRETMEN YOK; 4 YILDA 9 ÖĞRETMEN DEĞİŞTİRDİK!”

    Sözleşmeli öğretmenlerin sürekli değişmesinden kaynaklı 4 yılda 9 öğretmen değiştirmek durumunda kaldıklarını dile getiren Sibel Söylev isimli veli, “Ben ilkokulda 4 yılda 9 öğretmen değiştirmiş bir çocuğun velisiyim. Öğretmenlerin atanamamasından ve sözleşmeli öğretmenlerin değişmesinden kaynaklı 9 farklı öğretmen değiştirmek zorunda kaldık. Öncelikle okullardaki eksik öğretmenlerin tamamlanmasını, imamların ise görevlerine camilerde devam etmesini istiyoruz.  Benim çocuğum 9 yaşında ve ülkenin iyiye gitmediğini görüyorum. Çocuğum’ ben liseyi yurtdışında okusam, beni özler misin anne’ diye sorguluyor. Benim çocuğum bunu sorgulasın istemiyorum. Ülkesinde özgürce, hakkı olan eğitimi alsın istiyorum. ÇEDES’e hayır diyorum” diyerek yaşanan duruma tepki gösterdi.

    “ZORUNLU DİN EĞİTİMİ ÇOCUKLARIMIZA YÖNELİK PSİKOLOJİK ŞİDDETTİR”

    Sevim Özdemir de ÇEDES projesinin çocuklarına yönelik psikolojik şiddet olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Milli Eğitim Bakanlığı’nın ÇEDES dayatmasına karşıyız. Dini eğitimi zorunlu hale getirmeleri çocuklarımızı psikolojik olarak etkiliyor. Bu psikolojik bir şiddettir ve çocuklarımız bunu anlayamıyor. Okulların vereceği eğitimi camilerde imamlarla değil, formasyon almış öğretmenlerle olmalı. Çocuklarımızın güvenliğinden okuldaki öğretmenler sorumludur. Okul dışına çıkarılarak camiye götürülmelerine karşıyız. Çocuklarımızın bundan etkilenmesini istemiyoruz.”

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER:

    İzmir’de 99 okula imam atandı: Çocuk istismarıdır, kabul edilemez-VİDEO
    Bornova Alevi Bileşenleri, 99 okula imam atanmasını protesto etti-VİDEO

  • Bornova Alevi Bileşenleri, 99 okula imam atanmasını protesto etti-VİDEO

    Bornova Alevi Bileşenleri, 99 okula imam atanmasını protesto etti-VİDEO

    PİRHA- ÇEDES protokolü kapsamında İzmir’de okullara 99 imam atanmasına tepki gösteren Bornova Alevi Bileşenleri, eğitimin tarikatlara, cemaatlere teslim edildiği vurgulayarak, toplumun inanç ve kimlik bakımından çeşitliliğini yok sayan tek tipleştirme projesine son verilmesini istedi. 

    Bornova Alevi Bileşenleri, Bornova’da 99 okula ÇEDES Protokolü kapsamında atanan imamları protesto etmek amacıyla Bornova İlçe  Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.
    Açıklamada “Laik, bilimsel eğitim düşmanı ÇEDES protokolü iptal edilsin” pankartı açılırken “Parasız bilimsel laik eğitim için ÇEDES’e hayır”, “Tarikat cemaat müfredatı istemiyoruz”, “Okullarda imam değil öğretmen istiyoruz” dövizleri taşındı. Açıklamada sık sık “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Tarikata değil eğitime bütçe”, “Tarikatın bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganları atıldı.

    NÖBET EYLEMİ BAŞLATILDI

    AKP iktidarının çocuklara ve velilere dayattığı ÇEDES projesine karşı, CHP Bornova İlçe Başkanlığı da Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde nöbet eylemi başlattı. Eylem her gün 14.00-16.00 saatlerinde arasında devam edecek.

    “DİN GÖREVLİLERİNİN KRİTERİ NE OLACAKTIR”

    Bornova Alevi Bileşenleri adına açıklamayı okuyan Yağmur Yurdakul Özkan, çocukların gelişimine pedagojik eğitimler çerçevesinde katkı koyma görevinin din görevlilerine verilmesini eleştirerek, “Bu değerlerin kimler tarafından belirleneceği ve kapsamının ne olacağı bildirilmiş midir? Hayır. Projeye adını veren “DEĞER” kavramı insanların sosyal, ekonomik, kültürel yapılarına, inançlarına göre değişecek, oldukça soyut bir kavram iken bu kavramı belirlemede ne eğitiminden geçtiği belli olmayan din görevlilerinin kriteri ne olacaktır? Gördük ki bahsedilen değer kavramı, çocuklara travma yaratacak nitelikte olaylardan ibarettir. Ders saatinde sınıfta yaşanan, mezar başında ağıt yakma gibi bir okulda yeri olmayan görüntüler, yine ders saatinde, okulun dışında bir mezarlıkta ve bir camide temizlik yapan çocuklar gündeme gelmiştir” diye belirtti.

    “ABLA-ABİ MODELİNİ HATIRLATIYOR”

    Özkan, protokolde geçen “ÇEDES Uygulama Mekânları” kavramının belirsizliğine dikkat çekerek, “Velilerin okula diye gönderdiği çocuklarının nereden çıkacağı ve ne yaptığı ve başına ne geleceği belli değildir. Çünkü bu protokolde “ÇEDES Uygulama Mekânları” diye tarif edilen bu mekanların hangi mekanlar olacağı yönünde ise herhangi bir tarif ya da kısıt bulunmamaktadır. Yine bir başka sorun protokolün 9’uncu maddesi, cemaat örgütlenmelerinde karşımıza çıkan, ‘Abi ve abla modelini’ anımsatmaktadır. Maddeye göre, gönüllü öğrenciler, ‘Proje uygulama mekanlarında’ öğrencilere rol modellik yapabilecek denmiş ve yine bu mekanların nereler olduğu da belirtilmemiştir” dedi.

    “EĞİTİM TARİKATLARA-CEMAATLERE TESLİM EDİLDİ”

    Özkan şöyle devam etti:

    “Maalesef ki bu proje, eğitimi ve dini ideolojik bir istismar aracı haline getirmektedir diyen Özkan, Milli eğitimin bir mevzuatı varken ve o mevzuat içerisinde her türlü eğitim öğretim süreç planlanmış, programlanmış ve yürüyorken, rehberlikle ilgili okullarımızın servisleri varken, rehberlik öğretmenlerimiz varken, bu anlamda uzmanlarca eğitim verilirken, din kültürü ahlak bilgisi dersi müfredat kapsamında alanında uzmanı öğretmenleri tarafından verilirken Milli Eğitim Bakanlığı böyle bir projenin oluşumuna neden ihtiyaç duymaktadır? Daha doğru ifade etmek gerekirse siyasi iktidarın ,Cumhuriyet rejimine bağlı, laik devlet olma ilkeleri ve evrensel eğitim öğretileri ile alıp veremediği nedir? Eğitim sistemini tarikatlara ve cemaatlere teslim etme merakı nereden gelmektedir?”

    “TEK MEZHEP ANLAYIŞI EĞİTİMLE İÇ İÇE GEÇİRİLDİ”

    Tek mezhep anlayışının eğitim alanı ile iç içe geçtiğini söyleyen Özkan, ÇEDES protokolünden vazgeçilmesi çağrısını yineleyerek, “Bilimsel eğitim anlayışını yok etmeyi hedef alan bu proje, çocukların kimlikleri ve inançları nedeniyle ötekileştirilmesine ve ayrımcılığa uğramasına da yol açmaktadır. Alevilerin yaşam alanlarını yok etmekte bir beis görmeyen iktidara sesleniyorum, Alevi çocuklarına ve ailelerine yüzyıllardır hangi karanlık fikrinizi kabul ettirebildiniz de ÇEDES’i kabul ettirebileceğinizi sanıyorsunuz? Tek mezhep anlayışını yerleştiren ve eğitim alanı ile inanç alanını iç içe geçiren, toplumun inanç ve kimlik bakımından çeşitliliğini yok sayan, bu tek tipleştirme projenizi çocuklarımızın üzerinden çekin! Süresiz olarak getirilen ve bütün Türkiye’yi kapsayan , Diyanet İşleri Başkanlığının açıkça kamusal eğitim alanını gasp etme niyetini barındıran, tarafı olduğumuz birleşmiş milletler çocuk hakları sözleşmesine, ayrımcılık yasağına açık açık aykırılık teşkil eden bu protokolü derhal sonlandırın!” dedi.

    “İNANCIMIZDAN ELİNİZİ ÇEKİN”

    CHP’nin başlattığı nöbet eylemini Alevi kurumları olarak sahipleneceklerini belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Bornova Şube Başkanı Barış Çelik, “Okullara atanan 99 imam gidene kadar mücadele edeceğiz, sesimizi yükselteceğiz. Alevi çocuklarına uygulatmak istedikleri bu projeyi kabul etmiyoruz. Kimsenin inancıyla sorunumuz yok. İnancımızdan elinizi çekin, çocukları ayrıştırmaktan vazgeçin” diye konuştu.

    Açıklama nöbet eylemiyle devam etti.

    PİRHA/İZMİR

     

  • ABF’den, öğrencilere camide ders verilmesine tepki: Bu hamle bir şeriatçı darbesidir!

    ABF’den, öğrencilere camide ders verilmesine tepki: Bu hamle bir şeriatçı darbesidir!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu, İzmir Bornova’da öğrencilerin din dersi için camiye götürülmesine sert tepki gösterdi. “Aleviler karanlığa teslim olmayacak” diyen federasyon, “Eğitimci olmayan bu kişilerin laiklik ilkesine aykırı şekilde din eğitmeni olarak okullarda olduğu aşikârdır. Bu hamle bir şeriatçı darbesidir!” dedi. 

    İzmir’in Bornova ilçesinde 9’u Anaokulu, 33’ü İlkokul, Ortaokul ve Lise olmak üzere toplam 98 okula Müftülük tarafından Vaiz, Kuran Kursu Öğreticisi, Müezzin, İmam, görevlendirildi.

    Hükümetin laiklik karşıtı bu uygulaması büyük tepki çekiyor. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) yazılı bir açıklama yaparak, “Aleviler karanlığa teslim olmayacak! Bu hamle bir şeriatçı darbesidir!” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu yazılı açıklamasında şunları ifade etti:

    “Aleviler karanlığa teslim olmayacak!  AKP-MHP iktidarı halkın iradesine atanmış kayyumdur.
    Bu iktidar, milletvekillerinden gazetecilere, öğrencilerden işçilere, emeklilere, belediye başkanlarından muhtarlara kadar hayatın her alanına atanan kayyumdur.
    Önce belediyelere kayyum arayarak darbe yapan iktidar hızını alamayıp anaokullarına müezzin atayarak şimdi de müspet ilime kayyum atadı.
    Aynı zamanda bu Cumhuriyetin Laiklik ilkesine bir darbedir!

    İzmir’in Bornova ilçesinde 9’u Anaokulu, 33’ü İlkokul, Ortaokul ve Lise olmak üzere toplam 98 okula müftülük tarafından Vaiz, Kuran Kursu Öğreticisi, Müezzin, İmam, görevlendirildi.
    Eğitimci olmayan bu kişilerin laiklik ilkesine aykırı şekilde din eğitmeni olarak okullarda olduğu aşikârdır.
    Hükümetin yol haritası olan dindar ve kindar nesiller yetiştirme hedefi, ÇEDES ve MESEM benzer projelerle devam ediyorken şimdi bir daha karanlık bir projeyi hayata geçirdiler.
    Bu hamle bir şeriatçı darbesidir!

    “ÇOCUKLARIMIZI SÜNNİ İSLAM MODELİNE GÖRE YETİŞTİRİYORLAR”

    Özellikle Alevilerin yaşam alanlarını yok ederek devam eden iktidar, bir taraftan Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde oluşturduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden inancımızı yok etme faaliyetleri sürdürürken diğer yandan çocuklarımızı Sünni İslam modeline göre yetiştiriyor. Hem çocuklarımızın hem Türkiye halklarının geleceği ile oynuyor.
    Okullarda ilim ve fen öğretilmesi gerekirken din eğitimi ile planlı bir şekilde çağın gerisinde bırakıyor.

    “İKTİDAR TÜM HALKLARIN HAYATINA SALDIRIYOR”

    İktidara geldikleri günden beri kesintisiz olarak ırkçı ve şeriatçı çevrelerin önünü açan iktidar, Alevi köylerine cami yapıp, Madımak katilini serbest bırakarak, açıkça Alevi düşmanlığı yapıyorken şimdi de aydınlık yarınlara inanan tüm halkların hayatına saldırıyor.
    Hatta Suriye politikası ile de oradaki Aleviler başta olmak üzere diğer halkların üzerine şeriatçı ölüm askerlerini kışkırtarak cesaretlendiriyor!

    “ALEVİ DÜŞMANLIĞINDAN VAZGEÇİN!”

    Bu vesile ile bir kez daha sesleniyoruz;
    İçerde ve dışarıda Alevi düşmanlığından vazgeçin! Suriye’de savaşın değil barışın tarafı olun.
    Karanlık yarınlar kendini dayatsa da biz Aleviler, şeriata karşı demokrasiyi, savaşa karşı barışı ve ırkçılığa karşı 72 milletin bir arada yaşamı için mücadele edeceğiz!
    Bir olalım İri Olalım Diri Olalım.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Laik eğitim karşıtlığı sürüyor; Bornova’da öğrencilere din dersi bu camide verilecek

    Laik eğitim karşıtlığı sürüyor; Bornova’da öğrencilere din dersi bu camide verilecek

    PİRHA- Din dersi okullardan camiye taşındı. AKP hükümetinin laik eğitim karşıtı uygulamaları hız kesmeden sürüyor. İzmir Bornova’da 7’si anaokulu, 32’si ilkokul, 27’si ortaokul ve 33’ü lise tam 99 okuldaki öğrencilere, eğitim verilecek cami adresi bildirildi. İzmir Fen Lisesi’ne de eğitimi belli olmayan Ahmet İnce adlı bir Kuran Kursu öğreticisi görevlendirildi.

    Sözcü’den Sultan Uçar’ın haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı, kadrolu 50 binin üzerinde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olmasına rağmen öğrencileri imamlara teslim etmişti ancak şimdi de ÇEDES projesiyle imamların yerine, “Kayyım müezzinler”, “Kuran Kursu Öğreticileri” ve “Vaizler” görevlendirdi. Kayyımların ilk din dersi İzmir’de!

    ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum) adlı proje için İzmir ve Eskişehir’i uygulama illeri seçen Milli Eğitim Bakanlığı, gelen tepkiler üzerine 2 yıldır okullarda hiçbir adım atmamıştı. MEB’in, tepkiler nedeniyle uykuya yatırdığı ÇEDES projesi, şimdi İzmir’de başlatılıyor.

    MÜFTÜDEN MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE YAZI  

    MEB, Diyanet, Gençlik ve Spor Bakanlığının ortak projesi ÇEDES’i uygulamak için Bornova İlçe Müftüsü Fethullah Yavuz, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne resmi yazı gönderdi.

    Yavuz, ÇEDES projesi için görevlendirdiği, “imam, kayyım müezzin, kuran kursu öğreticisi” unvanlı kişiler ve okul adlarının yer aldığı 99 kişilik listeyi, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderdi.

    99 OKULA İMAM, KAYYIM MÜEZZİN, KURAN KURSU ÖĞRETİCİSİ ATANDI

    Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Kaya da, 2 Aralık 2024 tarihinde Bornova Müftüsünden gelen listeyi, resmi talimatla Bornova’daki tüm okullara gönderdi. Bornova’da 7’si anaokulu, 32’si ilkokul, 27’si ortaokul ve 33’ü lise tam 99 okuldaki öğrencilere, eğitim verilecek cami adresi bildirildi.

    TEK ADRES TEK İMAM

    Bornova’da dini eğitim verilecek adres olarak müftülük, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 5 yıl önce ibadete açtığı Bilal Saygılı Cami ve Külliyesi’ni gösterdi. Camideki tek din görevlisi imam Ahmet İnce. Bornova Müftülüğü resmi yazısında görevlendirilen 99 kişinin eğitim vereceği tek adres olarak da bu camiyi gösterdi.

    FEN LİSESİNE KURAN ÖĞRETİCİSİ!

    Fen Lisesi’ne Kuran öğreticisi gidecek. Türkiye’nin en iyi liselerinden İzmir Fen Lisesi’ne, eğitimi belli olmayan Ahmet İnce adlı bir Kuran Kursu öğreticisi görevlendirildi. Okullar arasında Bornova Anadolu Lisesi, Yunus Emre Anadolu Lisesi gibi nitelikli Anadolu liseleri de var.

    ‘Kayyım’ın tanımında temizlikçi deniyor. Eğitim İş İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Yılmaz Dalgalı, “Demokratik kimliğiyle öne çıkan Eskişehir ve İzmir kasıtlı seçildi. Eğitim verecekler içinde ilk kez, “Müezzin Kayyım”, “Kuran Kursu Öğreticisi”, “Vaiz” gibi unvanlar var. ‘Müezzin kayyım’ı ilk kez duyduk. Eğitimler, Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi’nde. Din kültürü dersi okullardan camiye taşındı. Kim bunlar? Bu kişilerin bir tarikatla bağlantısı olup olmadığına dair hiçbir fikrimiz yok” diyerek tepki gösterdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Narin Güran cinayeti kapsamında mahalle imamı hakkında idari soruşturma

    Narin Güran cinayeti kapsamında mahalle imamı hakkında idari soruşturma

    PİRHA – Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde Kuran kursundan çıktıktan sonra kaybolan ve 19 gün sonra dere yatağında çuval içinde cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran ile ilgili soruşturma sürerken, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan imam R.K. hakkında idari soruşturma başlatılarak, 2 müfettiş görevlendirildi. İmamın telefonunda uygunsuz görüntüler olduğu iddia edildi. 

    Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta Kuran kursundan çıktıktan sonra kaybolan, 19 gün sonra dere yatağında, çuval içinde üzeri taş ve çalılıklarla kapatılmış cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sürüyor.

    Soruşturma kapsamında, otomobilinde Narin’e ait DNA izleri bulunan amcası Salim Güran, cesedi taşıdığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar, Narin’in annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran’ın da aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı.

    TELEFONUNDA PORNOGRAFİK GÖRÜNTÜLER ÇIKTI İDDİASI

    Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 kişiden biri olan ve 11 Eylül’de serbest bırakılan imam R.K. hakkında özellikle sosyal medyada telefonunda uygunsuz görüntüler olduğu iddia edildi.

    SORUŞTURMA BAŞLATILDI: 2 MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ

    Bu iddialar üzerine R.K. hakkında idari soruşturma başlatıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı konu ile ilgili 2 müfettiş görevlendirerek inceleme başlattı. İmamın yıllık izinde olduğu öne sürüldü.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Cami imamı bizim köylü, cenazelerimizde imam dua okur, deyiş okunmaz!’ -VİDEO

    ‘Cami imamı bizim köylü, cenazelerimizde imam dua okur, deyiş okunmaz!’ -VİDEO

     PİRHA- İkrar verdikten sonra cemlere katıldığını belirten Abdal Musa Tekke köyünden Yol hizmetkarı Kazım Zeybek, 30 yıldır cemlerde hizmetleri yerine getirdiğini söyledi. Zeybek’in anlatımları asimilasyonun nasıl yapıldığını göz önüne serdi. Cami imamının kendi köylüleri olduğunu belirten Zeybek, Hakk’a uğurlamanın evin önünden yapıldığını, duayı ise imamın yaptığını, deyiş okunmadığını ifade etti. 

    Alevi Erenlerinden Abdal Musa’nın türbesinin bulunduğu Tekke köyünden Kazım Zeybek, Aleviliğe, cemlere ve Hakk’a uğurlamaya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Kazım Zeybek, 20’li yaşlarında cemlere girmeye başladığını belirterek, “30 yılı aşkın süredir cemlerde hizmetlerde bulunuyorum. Cemlerde Dede ve Baba postuna oturmanın dışında 12 hizmetlerin tamamında görev yaptım. 5 yıldır da sakkacı (Cemde susayanlara su dağıtan) hizmetini yürütüyorum” dedi.

    Bektaşi olduklarını belirten Zeybek, “Sadece ben ikrar vereceğim zaman karşımda bir baba, rehber tutarım. Mesela sen benim rehberim olacaksın, ben senin eteğine yapışırım. Sen duanı okursun benim rehberliğimi kabul edersin, Yolumdan geçirirsin” diye belirtti.

    “BEKTAŞİLERDE OCAK İSTEMİ OLMADIĞI İÇİN DEDELİK YOKTUR”

    Bektaşilerde Dedelik olmadığını belirten Zeybek, “Baba da bir parça bilgisi varsa Yola da sahip birisi ise onu Baba yaparız. Bizde Babayı bütün canlar seçer” dedi.

    Baba olan kişinin canlar tarafından oyla seçildikten sonra Dedeye gidip ondan rızalık alması gerektiğini belirten Zeybek, “Baba olan kişi dededen tarikat rızalığı alır. Rırızalık almadan Baba olamaz. Oturduğun postu hak edeceksin. Ne ile nasıl hak edeceksin? Bilgiyle” diye konuştu.

    EN BÜYÜK ASİMİLASYON HAKK’A UĞURLAMADA!

    Abdal Musa Tekke köyünde Hakk’a yürüme erkanlarının her zaman Türkçe olarak yapıldığını da belirten  Kazım Zeybek, şunları kaydetti:

    “Bir kardeşimiz vefat ettiğinde onun cemini yaparız. 3 gün Hakk’a yürüyen kişinin evinde yemek pişmez. 3 gün boyunca millet yemeğini cenaze evine getirir. 3. günden sonra cenaze evinde yemek yapılır ve o cenazenin yemeği verilir. Bizim cenazelerde Arapça hiçbir şey okunmaz, Türkçe yapılır. Cenazelerimizde deyiş okunmaz. Sadece ölen kişinin cenazesi evinin önünde yıkandıktan sonra imam duasını okur. Cami imamı da bizim köylümüzdür. Cenaze evinde cenaze yemeği bittikten sonra da imam değil sadece bizim Babalarımız tarafından tarikat duası yapılır. Bizdeki cenaze erkanı bu şekilde yürütülür.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Okullarda müdürler çocuklara ‘Kim Alevi’ diye soruyor’-VİDEO

    ‘Okullarda müdürler çocuklara ‘Kim Alevi’ diye soruyor’-VİDEO

    PİRHA-Antep Düztepe Cemevi Başkanı Hasan Çolak, ÇEDES projesiyle birlikte eğitim öğretimin daha da dinselleştirildiğini, okullarda müdürlerin çocuklara “Kim Alevi” şeklinde sorular sorduğunu söyledi. Ailelerin tedirgin olduğunu belirten Çolak, AKP’nin Sünni bir toplum yaratmaya, Alevileri asimile etmeye çalıştığını kaydetti. Çolak ayrıca gerçek Alevi dedelerinin devletin vereceği maaşı kabul etmeyeceklerini de dile getirdi.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesiyle eğitim daha da dinselleşti.

    İktidarın, Aleviler üzerindeki asimilasyon projeleri de bir çok alanda kendisini gösteriyor. Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi dedelerini maaşa bağlayarak, kendi Alevilerini yaratma çabası da tepkilere neden oluyor.

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Antep Düztepe Cemevi Başkanı Hasan Çolak, iktidarın Aleviler üzerinde uygulamaya çalıştığı asimilasyon politikalarını eleştirdi.

    “SÜNNİ EĞİTİM SİSTEMİYLE ALEVİ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİLİYOR”

    Antep Düztepe Cemevi Başkanı Hasan Çolak, ÇEDES projesiyle çocukların küçük yaşlarda eğitilip dindarlaştırılmak istendiğini, iktidarın amacının Sünni bir toplum yaratmak olduğunu ifade etti.

    Çolak, Alevi Kültür Derneklerinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasını kabul etmediklerini, dedelerin maaşa bağlanmasının Aleviler tarafından kabul edilmediğini, gerçek Alevi dedelerin bu maaşı almayacaklarının altını çizdi.

    İktidarın ÇEDES projesini, Alevilerin inancını asimile etmek amacıyla uyguladığını ifade eden Çolak, şunları vurguladı:

    “Alevilerin yıllardır okullar üzerinde din derslerinin zorunlu olmasına yönelik bir mücadelesi vardır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bunun üzerine vermiş olduğu kararlar var ama Türkiye mahkemelerinde bu yönde alınan kararlar uygulanmadı. Sünni eğitim sistemiyle Alevi çocuklar yetiştiriliyor. Bu yönde sonuç alamayan devlet Alevi derneklerini, Kültür Bakanlığı’na bağlamıştır.

    “SÜNNİ TOPLUMU YARATMAK İSTİYORLAR”

    Müfredatı Alevilere dayatmak amacıyla bir proje uygulanmaya çalışılıyor. Bizim inancımız yüzyıllardır bu şekilde devam ediyor. Bu süreçten sonra da değişmeyecektir. Genel merkezin (Alevi Kültür Dernekleri) ve federasyonun (ABF) aldığı karara göre bu projeyi kabul etmiyoruz, tanımıyoruz. ÇEDES projesi küçük yaşta çocuklara dini eğitim vermek üzere bir Sünni devleti yaratma çalışması.”

    “MÜDÜRLER OKULLARDA ÇOCUKLARA, ‘KİM ALEVİ?’ DİYE SORUYOR”

    Okullarda dini görevlilerinin çalışma yürütmesinin Alevi inancına sahip ailelerde tedirginlik yarattığını söyleyen Hasan Çolak, “Bazı okullarda müdürler haddini aşarak sınıflarda ‘‘içinizde Alevi var mı?’ diye sormuş, çocukların parmak kaldırmasını istemiş. ‘Ailenizde ne tür dini eğitimler alıyorsunuz’ şeklinde sorular sorarak sınıfın içinde bir tedirginlik yaratmaya çalışılıyor. Yani kısacası Sünni bir toplum yaratmaya çalışıyorlar. Özellikle AKP döneminde Aleviler üzerine bir politika yürütülüyor.

    “ALEVİ TOPLUMUNU YOK ETMEYE ÇALIŞAMAZSINIZ!”

    Şu an kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı her ne kadar kendini Alevi olarak görüyorsa da ben bu kurumu Alevi olarak görmüyorum. Alevinin özü sözü birdir, kimse Alevileri yolundan şaşırtamaz. ‘Dönen dönsün ben dönmezem’ sözü Alevilere has bir sözdür. Daire başkanı olarak, protokollerde yer alarak bir toplumu yok etmeye çalışamazsınız” diye konuştu.

    “GERÇEK DEDELER ÜÇ BEŞ KURUŞA YOL’UNDAN DÖNMEZ”

    Kültür Bakanlığı’nın samimi olması gerektiğini söyleyen Çolak, sözlerine şöyle devam etti:

    “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın samimi olmasını istiyorum. Bütün cemevlerinin elektriğini, suyunu versin. Buradaki Alevi dedelerinin maaşını versin ama kendi eğittiği dedelerin değil. Biz başkanlığına birkaç kuruş maaş için bağlanırsak bizim bir camiden farkımız olmaz. Gerçek dedeler üç beş kuruş için Yol’undan dönüp, tenezzül etmezler ama maaş almak isteyen bazı dedeler vardır.”

    Kamber YILDIZ/PİRHA

    LGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO
    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO
    > ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO
    > ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO
    > ‘Türkiye’de eğitim yağmalanıyor, buna dur demek zorundayız’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması kadroların siyasal islamcılar tarafından işgal edilmesidir’-VİDEO
    > ‘Seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir; eylem planı oluşturmalıyız’-VİDEO
    > ‘İktidar, dindar nesil yetiştirmek için laik, bilimsel, kamusal eğitimden uzaklaşıyor’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevilere yönelik asimilasyon ve inkar politikasıdır’- VİDEO
    >‘ÇEDES, Türk ve Sünni Müslüman çocuk tipini yaratma projesi; insan haklarına aykırı’– VİDEO
    >‘AKP, ÇEDES projesiyle toplumsal cehaleti, biatı okullarda aşılamak istiyor’-VİDEO 
    > ‘ÇEDES’le toplum kandırılıyor, Siyasal İslamcılar tarihin en büyük ayıbını yapıyor’ -VİDEO 
    > ‘ÇEDES gibi projeler ile bir nesil mahvediliyor’-VİDEO 
    >‘ÇEDES ile amaç bütün okulları imam hatipleştirmek’ -VİDEO
    >‘Hükümet, okullara imam atayarak süreci dönüştürüyor, kadrolaşma yapıyor’-VİDEO
    > ‘İmamlar, laik eğitimi ortadan kaldırmak için okullarımıza gönderiliyor’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması tamamen Alevileri asimile etme politikasıdır’-VİDEO
    > HBVAKV Efe: ÇEDES projesi Aleviler ve bu ülke için en büyük bir tuzak-VİEDO
    > ‘AKP iktidarı, ÇEDES projesiyle biat eden çocuklar yetiştirmek istiyor’-VİDEO

  • Camide 11 yıl boyunca çocuğa tecavüz eden imam tutuklandı

    Camide 11 yıl boyunca çocuğa tecavüz eden imam tutuklandı

    Adana’da bulunan Ahmet Yesevi Camisi’nin imamı M.A, 11 yıl boyunca camideki Kuran kursuna gelen bir çocuğa tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklandı.

    Türkiye’de istismar haberlerine bir yenisi daha eklendi.

    Adana’nın Kozan ilçesinde bulunan Ahmet Yesevi Camisi imamı M.A, 11 yıl boyunca camideki Kuran kursuna gelen bir çocuğa tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklandı.

    Mağdur Ç.K, ocak ayında Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadesinde 11 yıl boyunca yaşadığı istismarın ayrıntılarını anlattı.

    Sözcü’de yer alan habere göre, Kuran kursuna başladıktan sonra cami imamı M.A’nın kendisine dürüm ısmarladığını anlatan mağdur Ç.K, “Beni kandırarak imam odasına götürdü. Kendisine masaj yapmamı istedi. Bana ‘Avratlardan daha gönüllüsün’ dedi. Sonrasında eğilmemi istedi” diye ifade verdi.

    ODASINDA TECAVÜZ ETTİ

    İstismar yıllarca imam odasında yaşandığını söyleyen Ç.K, “Beni ‘Seni kameraya çektim. Her gün buraya gelmezsen bu videoyu yayarım’ diyerek tehdit etti. Ben de korktuğum için her gün sabah 9.00’dan yatsı namazına kadar camide oluyordum” dedi.

    “İSTİSMAR ETTİĞİ GÜNLER BELLİYDİ”

    Yıllarca camii imamı M.A, tarafından istismara maruz kaldığını anlatan Ç.K, imam M.A’nın kendisine “Seni seviyorum, canımsın” dediğini anlatırken istismarın her salı ve cumartesi günleri yatsı namazından sonra yaşandığını belirtti.

    Ç.K ayrıca ifadesinde, imam M.A’ya masaj yaparken cinsel içerikli filmler açıp izlettiğini de söyledi.

    GÖRÜNTÜLERİ YAYMAKLA TEHDİT

    İlk istismar olayı yaşandığında 9 yaşında olduğunu anlatan Ç.K, imam M.A’ya istemediğini defalarca söylediğini fakat “Görüntülerini yayar seni rezil ederim” tehdidi nedeniyle korkttuğunu anlattı.

    Her cinsel istismar olayından sonra odanın temizliğini kendisinin yaptığını anlatan Ç.K, “Rezil olmaktan korktuğum için her şeyi yapıyordum” dediği ifadesinde, imam M.A’nın istismarının ardından kendisinden “Gücüm yerine gelsin” diyerek kola ve baklava istediğini belirtti.

    ARALIK 2022’YE KADAR DEVAM ETTİ

    İstismarın 2022’nin Aralık ayına kadar devam ettiğini anlatan Ç.K, babasının rezil olmaktan korktuğu için şikayet etmek istemediğini de ifadesinde belirtti.

    İMAM ÖNCE İNKAR ETTİ, SONRA ÖZÜR DİLEDİ

    Olayın akrabaları tarafından duyulmasının ardından istismar sanığı imam M.A’nın çağrıldığını anlatan Ç.K, “Önce yaptıklarını inkar etti sonra kabul etti. Yakınlarım, benden uzak durmasını istedi” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Tarikatlar beka sorunu; AKP, siyasal İslam ideolojisini kalıcılaştırmak istiyor-VİDEO

    ‘Tarikatlar beka sorunu; AKP, siyasal İslam ideolojisini kalıcılaştırmak istiyor-VİDEO

    PİRHA- Veliler Derneği (Veli-Der) Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, ÇEDES projesi ile imam, vaiz, kuran kursu hocalarının, cemaat ve tarikatların okullara girmelerinin önü açıldığını belirterek, “AKP kendi siyasal İslam ideolojisini kalıcılaştırmak için gerici ve dini eğitimi yaşama geçirmek istiyor” dedi.

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-tek mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesi, eğitimin daha da dinselleştirilmesi tartışmalarını alevlendirdi. Öğrencilerin adeta Diyanete tesliminin önünü açan proje kapsamında Eskişehir ve İzmir başta olmak üzere birçok ilde okullara “manevi danışman” adı altında imam, müezzin ve vaiz gibi din hizmetlerinde çalışan kişiler atandı.

    ÇEDES projesiyle okullarda imamların derse girmesinin önünü açan Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), okul öncesi eğitim kurumlarında da mescidi zorunlu hale getirdi.

    Veliler Derneği (Veli-Der) Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, AKP hükümetinin ÇEDES projesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “2013’TEN BUGÜNE KURAN KURSUNA KATILMAK ZORUNDA KALAN ÖĞRENCİ SAYISI 1 MİLYONU AŞTI”

    2013 yılından bugüne kuran kurslarına katılmak zorunda kalan çocuk sayısının 1 milyon kişiyi aştığını belirten Veliler Derneği (Veli-Der) Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, “4- 6 yaş arası kız çocuklarının saçlarının, bedenlerinin kapatıldığı, erkek çocuklara ise takke ve benzeri kıyafetlerin giydirildiği görüntüleri Diyanet İşleri Başkanlığı sosyal medya sayfalarında yayınladı. Çocuk hakları ihlalinin geldiği boyutun bize göstermiştir. İktidarın eğitim sistemini siyasal, ideolojik ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirme projesi olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

    “TÜM KAMUSAL ALANLAR  TARİKAT VE CEMAATLER TARAFINDAN İŞGAL EDİLMİŞ DURUMDA”

    Tüm kamusal alanların tarikat ve cemaatler tarafından işgal edildiğini vurgulayan Koç, “Çeşitli zamanlarda çeşitli tarikatlarla protokoller uygulanmıştı ancak bu ÇEDES projesi bunlardan farklı olarak daha geniş kapsamlı kalıcı bir proje. Bugüne kadarki protokollerde okullara kalıcı olarak din adamı görevlendirilmesi yapılmamıştı. İktidar kendi siyasal İslam ideolojisinin kalıcılaştırma hedefi doğrultusunda bu eğitimi iyice yerleştirmek istiyor” diye konuştu.

    “AİLELER BESLENME ÇANTASINI DOLDURAMIYOR”

    Ekonomik kriz ve hayat pahalılığının aileleri çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma getirdiğini belirten Tülin Koç, “Gıda fiyatlarının yükselmesi, kırtasiye malzemelerinde katlanan fiyatlar nedeniyle aileler çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta ciddi anlamda zorlanmaktadır. Seçim sonrasında art arda gelen zamlarla birlikte veliler çocuklarına günlük harçlık vermekte zorlanmanın yanı sıra beslenme çantalarını dahi dolduramama korkusu yaşamaktadır” dedi.

    “MİLLİ EĞİTİMİN DERDİ İMAM HATİP OKULLARINI MODEL OLARAK ALTERNATİF DURUMA GETİRMEK”

    Milli Eğitim Bakanlığının öncelikle gündeminde öğrencilerin okul masrafları ve beslenme sorunları olmadığını belirten Koç, “Amaç burada imam hatip okullarını evrensel alternatif bir model olarak bütün insanlığın hizmetine sunmak” diye belirtti.

    Tülin Koç, 2 yıl önce Akdeniz Üniversitesi KYK öğrenci yurdunda manevi danışmanların baskısı sonucu intiharlar yaşandığına dikkat çekerek, şunları belirtti:

    “Yurtta kalan çocuklarımıza yaptıkları baskılardan dolayı resmi olarak 3, resmi olmayan bilgilere göre 8 üniversite öğrencisi intihar etmiştir. Biz bu intiharları araştırdığımızda altından yine manevi danışmanlık, yine cemaatler, yine tarikatların baskıları çıkmıştır.
    Geçtiğimiz yıllar içinde okullarda hayata geçirilen ortak projeler üzerinden eğitimi dinselleştirme süreci hızlandırılırken, doğrudan laik eğitimi ve laik yaşam tarzını hedef alan uygulamalar adım adım hayata geçirildi.

    “ÇEDES PROJESİ ÜLKE ÇAPINDA UYGULANMAYA BAŞLANDI”

    Okullara manevi danışman sıfatıyla pedagojik eğitimi bulunmayan, öğretmen statüsünde olmayan, öğretmenlik mesleğini bilmeyen vaiz, imam hatip mezunu kuran kursu öğreticileri, ilk olarak Eskişehir’de görevlendirildi. Arkasından da çeşitli illerde görevlendirmeler yapılmaya başlandı. Antalya’da da İl Müftülüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında birkaç ay önce protokol imzalandı.”

    “AKP’NİN DİNDAR VE KİNDAR NESİL YETİŞTİRME PROJESİNİN AMACI İKTİDARINI KALICI HALE GETİRMEK

    AKP’nin dindar ve kindar nesil yetiştirme girişiminin rahatlıkla görüldüğünü vurgulayan Koç, “Hizbullah’ın siyasi uzantısı olarak görülen HÜDA-PAR’ın parti programında da yer almaktadır. Asıl amaçlanan siyasal İslam ideolojisini ve iktidarını daimi kalıcılaştırmaktır. İktidarın kendi dünya görüşü ve yaşam tarzına uygun nesil yetiştirme yönündeki uygulamaları, tüm topluma yönelik fiili baskı ve dayatma haline gelmiştir. Karma eğitiminin ihlal edilmesi ve benzeri girişimler kısaca eğitim sisteminin dini kurallara göre biçimlendirilmesi kabul edilemez. Bu protokollerle ülke şeyhler, dervişler müritlerle meczuplar cumhuriyetine dönüştürülmek istemektedir” dedi.

    “YUSUF TEKİN’İN HALA GÖREVDE OLMASI BU ÜLKENİN BEKA SORUNUDUR”

    Eğitim öğretim faaliyetlerinin devletin asli görevi olduğunu belirten Veliler Derneği (Veli-Der) Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Eğitim asla herhangi bir kuruluşa ve kişiye devredilemez. 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler Yasası’na göre tarikat ve cemaatler yasadışıdır. Yasa dışı yapılarla işbirliği yapmakta suçtur. Millî Eğitim Bakanı bu suçu işlemiştir. Veli-Der olarak biz bakanla ilgili suç duyurusunda bulunduk. Bu yasa dışı gerici yapıları okullarımızda istemediğimiz halde hukuku çiğneyerek okullarımıza sokmaya çalışan Yusuf Tekin’in Milli Eğitim Bakanlığı’ndan azledilmesini talep ettik. Çünkü Yusuf Tekin’in Milli Eğitim Bakanlığı gibi önemli bir görevde bulunması bu ülke için beka sorunudur.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO
    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO
    > ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO
    > ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO
    > ‘Türkiye’de eğitim yağmalanıyor, buna dur demek zorundayız’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması kadroların siyasal islamcılar tarafından işgal edilmesidir’-VİDEO
    > ‘Seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir; eylem planı oluşturmalıyız’-VİDEO
    > ‘İktidar, dindar nesil yetiştirmek için laik, bilimsel, kamusal eğitimden uzaklaşıyor’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevilere yönelik asimilasyon ve inkar politikasıdır’- VİDEO
    >‘ÇEDES, Türk ve Sünni Müslüman çocuk tipini yaratma projesi; insan haklarına aykırı’– VİDEO
    >‘AKP, ÇEDES projesiyle toplumsal cehaleti, biatı okullarda aşılamak istiyor’-VİDEO 
    > ‘ÇEDES’le toplum kandırılıyor, Siyasal İslamcılar tarihin en büyük ayıbını yapıyor’ -VİDEO 
    > ‘ÇEDES gibi projeler ile bir nesil mahvediliyor’-VİDEO 
    >‘ÇEDES ile amaç bütün okulları imam hatipleştirmek’ -VİDEO
    >‘Hükümet, okullara imam atayarak süreci dönüştürüyor, kadrolaşma yapıyor’-VİDEO
    > ‘İmamlar, laik eğitimi ortadan kaldırmak için okullarımıza gönderiliyor’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması tamamen Alevileri asimile etme politikasıdır’-VİDEO

  • Eğitim Sen’den çağrı: Çocuklarınızın ÇEDES etkinliklerine katılmasına izin vermeyin!

    Eğitim Sen’den çağrı: Çocuklarınızın ÇEDES etkinliklerine katılmasına izin vermeyin!

    PİRHA – Eğitim Sen, okullarda yürürlüğe konulan ÇEDES projesinin, çocukların gelişimini olumsuz yönde etkilediğini vurguladı. ÇEDES dahilindeki etkinlikler için velilerin yazılı onayının alınmasının yasal zorunluluk olduğunu belirten Eğitim Sen “Dilekçe sonrasında okul müdürü, öğrenciyi ÇEDES etkinliğine çağırması halinde suç işlemiş olacak ve yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalacaktır” dedi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), kamuoyunda tepkiyle karşılanan AKP hükümetinin ÇEDES projesine karşı bir kez daha açıklama yaptı. Velilere seslenen Eğitim Sen, “Çocuklarınızın ÇEDES ve benzeri projelerin etkinliklerine katılmasına izin vermeyin!” uyarısında bulundu.

    VELİLERİN YAZILI ONAYI ALINMALI!

    Eğitim Sen’in yazılı açıklamasında, çocukların ÇEDES projesine katılabilmesi için velilerin yazılı onayının alınmasının yasal zorunluluk olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

    “Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliği ile 81 ilde uygulanmaya başlanan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi” (ÇEDES) projesi kapsamında okullarda çocuk ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyecek çok sayıda etkinlik yapılmaktadır. Cami ve mezarlık ziyaretleri başta olmak üzere, okul ortamında yapılan her türlü etkinlikte velilerin yazılı onayının alınması yasal zorunluluktur. Bu zorunluluğa rağmen bazı eğitim yöneticileri, öğrencilerin camilere götürülmesi ve mezarlık ziyareti yapılması gibi etkinlikleri teşvik etmekte, açıkça suç olmasına rağmen çocukların fotoğraflarını yüzleri görünecek şekilde sosyal medya hesaplarından paylaşmaktadır.

    DİLEKÇE ÖRNEĞİ EĞİTİM-SEN WEB SİTESİNDE

    Eğitim Sen, konuya ilişkin bir de dilekçe örneği hazırlayarak kamuoyu ile paylaştı. Eğitim Sen web sitesinden alınabilecek dilekçe örneğinin, veliler tarafından doldurulup okul müdürlüklerine verilmesi gerekiyor.

    Okul yönetimlerine dilekçe aracılığı ile itirazın önemine dikkat çeken Eğitim Sen, “ÇEDES projesi kapsamında hukuksuzlukların ve fiili uygulamaların önüne geçilebilmesi önemlidir. Velilerimiz, dilekçeyi okul müdürlüklerine vererek dilekçenin kayda girmesini sağlamalı, dilekçeyi verdiklerine dair mutlaka bir kayıt numarası talep etmelidir” diye de belirtti.

    AKSİ DAVRANILMASI HALİNDE OKUL YÖNETİMİ SUÇ İŞLEMİŞ OLACAK!

    Eğitim Sen açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Veliler tarafından okul idarelerine verilen dilekçe sonrasında okul müdürü, öğrenciyi ÇEDES veya benzer kapsamda bir projenin etkinliğine çağırması halinde suç işlemiş olacak ve yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalacaktır. Eğitim Sen olarak öğrencilerimizin, iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda okul içinde ve dışında gerçekleştirilen etkinliklere katılım üzerinden istismar edilmesine sessiz ve tepkisiz kalmayacağımız, velilerimizle birlikte öğrencilerimize yönelik bu tür adımları yakından takip etmeyi sürdüreceğimiz bilinmelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Denizli’de Veli-Der öncülüğünde ‘Laiklikten vazgeçmiyoruz yürüyüşü-VİDEO

    Denizli’de Veli-Der öncülüğünde ‘Laiklikten vazgeçmiyoruz yürüyüşü-VİDEO

    PİRHA- Denizli’de Veli-Der öncülüğünde “Laikliklikten Vazgeçmiyoruz” yürüyüşü yapıldı. Eğitim sisteminin dincileşmesi, tarikatların okullardaki varlığının protesto edildiği eylemde, “Bizler anayasal güvence altına alınmış laiklik ilkesinden ve Medeni Kanun’dan asla vazgeçmeyeceğimizi ilan ediyoruz. Artık bıçak kemiktedir” denildi. 

    Denizli’de Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) öncülüğünde Laiklik Platformu tarafından düzenlenen “Laikliklikten Vazgeçmiyoruz” yürüyüşü Delikliçınar Meydanı’nda yüzlerce kişinin katılımıyla yapıldı.

    Yürüyüş öncesinde platform adına yapılan basın açıklamasında, “5 Şubat 2024 itibariyle güzel ülkemizde karşılaştığımız manzara şöyledir: Eğitim alanında; devlet okulları cemaat ve tarikatların arka bahçesi yapılmaya çalışılmakta, ÇEDES protokolleri ile “Diyanet gönüllüleri” ile okul öncesi yavrularımızdan başlamak üzere ilkokulların 3. ve 4. sınıflarına kadar uzanan bir pervasızlıkla “dinî ve ahlaki” eğitim kisvesiyle okullarımıza öğretmenler dışında bazı kişiler sokulmaktadır. Oysa okullarda öğretmenler dışında hiç kimse derslere giremez” denildi.

    Açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Sonuç olarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu yerle bir edilmiş, eğitimde eşitsizlikler ve hak gaspları ciddi boyutlara ulaşmıştır. Hukuk alanında; Medeni Kanunu yok saymaya yönelik gerici saldırılarla kadınların Cumhuriyet sayesinde elde edilen tüm kazanımları yitirilmek üzeredir. Kadınlar evlere hapsedilmek ve iş yaşamından koparılmak istenirken eşitlikçi aile yapısı yerine ‘Kadınların çalışması kocalarının iznine bağlıdır’ anlayışı yine Diyanet tarafından yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bunlara bağlı olarak kız çocuklarının okuması önündeki bariyerler giderek yükseltilmekte ve okullaşma oranları düşmektedir. 17 Şubat Medeni Kanunun yıldönümüdür ve bir kez daha ifade ediyoruz ki Medeni Kanuna yönelik her türden saldırıya karşı biz kadınlar başta olmak üzere bu ülkenin yurtseverleri buradayız ve haklarımızın bekçisiyiz.

    “LAİKLİK İLKESİNDEN VE MEDENİ KANUNDAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Bizler anayasal güvence altına alınmış laiklik ilkesinden ve Medeni Kanun’dan asla vazgeçmeyeceğimizi ilan ediyoruz. Artık bıçak kemiktedir. Bu fakr-u zaruret içinde Denizli’nin kadınları, yurtseverleri, aydınları, eğitimcileri, öğrencileri, velileri, sivil toplum örgütleri, siyasi partileri olarak laiklik mücadelesini yükselteceğimizi beyan ederiz.”

    “OKULLARDA İMAM İSTEMİYORUZ”

    Açıklamanın ardından yürüyüşe geçildi. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte “Dinci gerici eğitime hayır! Karanlığa teslim olmayacağız! İmamlar camiye! Okullarda imam istemiyoruz! İmamlar camiye öğretmenler okula! Laik, bilimsel, demokratik eğitim! Biz çocuklarımıza aydınlık bir gelecek bırakacağız, ya siz? Gün gelecek devran dönecek tarikatlar halka hesap verecek!” sloganları atıldı.

    PİRHA/DENİZLİ

  • Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı: ÇEDES ile tüm okullar imam hatipleştiriliyor-VİDEO

    Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı: ÇEDES ile tüm okullar imam hatipleştiriliyor-VİDEO

    PİRHA – Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, AKP’nin eğitim politikalarına tepki gösterdi. AKP’nin dini referansla eğitim yapılması için her türlü adımı attıklarını belirten Öztürk, “ÇEDES projesi ile de bütün okullara imam atayarak dinsel gerici eğitimi yaşama geçirmek istiyor” dedi.

    AKP hükümetinin eğitim sistemini tamamen dincileştirmesi hızla sürüyor. Okullardaki zorunlu din dersinin yanı sıra zorunlu seçmeli din dersleri ve ÇEDES projesi, seküler kesimin itirazındaki son evre oldu. Karma eğitimin sık sık gündeme gelmesi ve dinci örgütler ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında yapılan protokoller, toplumdaki tedirginliği ve tepkiyi daha da büyütüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk AKP’nin eğitim politikalarına ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “AKP İLE  4+4+4 İLE BAŞLAYAN SÜREÇ EĞİTİMİN DİNSELLEŞTİRİLMESİNİN İLK ADIMIYDI”

    AKP iktidara geldiğinde eğitim alanında 5+3+3 kaldırıp yerine 4+4+4 ile işe başladığını belirten Öztürk, ilkokul, ortaokul ve liseyi parçalayıp bölmedi. Eskiden 5+3+3 diye gidiyordu bunun yerine 4+4+4 şeklinde yaparak dini bir eğitime doğru yöneleceğini bütün eğitim camiasını dinselleştirmenin ilk adımıydı. Sonuçta AKP, politikalarının hiçbirinden vazgeçmedi. Çırakların okula gitme zorunluluğunu ortadan kaldırarak Kuran kurslarına gitmeleri için düzenleme yaptı. Gelinen süreçte AKP 21 yıldır uyguladığı program eğitimin gerileştirilmesi, bilimsel, laik eğitimin ortadan kaldırılmasıdır” dedi.

    “AKP, OKULLARI YA ZENGİNLERE YA DA TARİKATLARA YAPTIRIYOR”

    Türkiye’nin genelinde ve Antalya’dan bakıldığında devletin eğitim için hiçbir yatırım yapmadığına tepki gösteren Öztürk, “Bunu ya kurumlara yaptırıyor ya da zengin olan şahıslara yaptırıyor. Kendisi hiçbir okul hiçbir yurt açmış değil. Özellikle elindeki yurtları tarikatlara peşkeş çekiyor” diye belirtti.

    Sosyal bir devletin parasız, eğitim parasız, sağlık hizmeti sağlaması gerektiğinin altını çizen Öztürk, devlet sosyal bir devletse bunların hepsini sağlaması gerekiyor. Ama maalesef bugün kendi yandaşlarına ve zengin olan bir kesime bütçeyi aktarmaya çalışıyor ve bunu yaparken de bütün halkın sırtından bunu yapıyor” ifadelerini kullandı.

    “ÇEDES PROJESİ İLE BÜTÜN OKULLAR İMAM HATİPEŞTİRİLMEK İSTENİYOR”

    AKP’nin, ÇEDES projesi ile bütün okulları imam hatipleştirmek istediğine de dikkat çeken Öztürk, şöyle devam etti:

    “Bugün ilahiyat fakültelerinden bir sürü imam çıkıyor. Bunlara kadro açmak, okulları gerileştirmek ve dinsel eğitimi hayata geçirmek için bütün okulları imam hatip yapmak için adım atılıyor. AKP, ‘2023 bizim miladımız olacak’ demişti. Yani o yüzyılda biz laik eğitimi yıkacağız, başka bir şey kuracağız diyen bir hükümet var. Dünya görüşleri ne olursa olsun, bilimsel eğitime. nitelikli eğitime ulaşabilmek buna bunlara cepheden karşı durmak gerekiyor.

    “DÜNYADA HİÇBİR İKTİDAR DİNE BÜTÇE AYIRMAZ”

    Bütün dünya zaten din işleriyle devlet işlerini ayırmış, dine bütçe ayırmaz. Ama bizim bütçenin çoğu Diyanete ayrılıyor ve Diyanet üzerinden milli eğitim yapılandırılmaya çalışılıyor. Bilimsel bir üretimimiz yok. Biatçı bir toplum oluşturulmaya çalışılıyor ve biatçı bir toplumun geldiği noktada da işte AKP ne derse ya da  onun referansı neyse ona oy veren, ona tapan, onun için ölen, savaşan bir kitle yaratılmaya çalışılıyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘AKP iktidarı, ÇEDES projesiyle biat eden çocuklar yetiştirmek istiyor’-VİDEO

    ‘AKP iktidarı, ÇEDES projesiyle biat eden çocuklar yetiştirmek istiyor’-VİDEO

    PİRHA-Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, ÇEDES projesi ile biat eden, itiraz etmeyen bir toplum yaratılmak istendiğini belirterek, tarikatların çocukların beynini yıkadığını kaydetti. Öztürk, “Aileler, okullara imam atanmasına, mescit açılmasına, zorunlu din derslerine karşı ailelerin ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvuru yapmaları gerekir” dedi. 

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-tek mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesi, eğitimin daha da dinselleştirilmesi tartışmalarını alevlendirdi. Öğrencilerin adeta Diyanete tesliminin önünü açan proje kapsamında Eskişehir ve İzmir başta olmak üzere birçok ilde okullara “manevi danışman” adı altında imam, müezzin ve vaiz gibi din hizmetlerinde çalışan kişiler atandı.

    ÇEDES projesiyle okullarda imamların derse girmesinin önünü açan Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), okul öncesi eğitim kurumlarında da mescidi zorunlu hale getirdi.

    “TARİKATLAR ÇOCUKLARIN BEYNİNİ YOK EDİYOR”

    Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, AKP hükümetinin ÇEDES projesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Tarikatların tamamen insanların kişiliğini, benliğini yok eden yapılanmalar olduğunu belirten Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, “Burada muhalifler olarak Milli Eğitim Bakanlığı önüne gidip bakanın istifa ettirilmesi, bunların amaçlarının çocuklar için karanlık bir dünya olduğunun anlatılması gerekiyor” dedi.

    Karaman’da ve ülkenin birçok yerinde yaşanan taciz ve çocuk istismarlarında tarikatların eli olduğunu vurgulayan Öztürk, “Ülkede yaşanan dinsel tacizden tutun çocuk istismarına kadar hepsi tarikatlarda oluyor. Bu tarikatların kapatılması gerekirken tam tersi yapılıyor. Hükümetin eliyle, Milli Eğitim Bakanı eliyle bunlar siyasallaştırılıyor. Bakan, bunları sanki normal bir sivil toplum örgütüymüş gibi göstermeye çalışıyor. Tam tersi çocuklarımızın beynini yıkayan, beynini yok eden yapılanmalardır tarikatlar” diye belirtti.

    “AİLELER ÇOCUKLARINI TARİKATLARA YOLLAMASIN

    Ailelerin çocuklarını tarikatlara yollamaması gerektiğinin altını çizen Öztürk, şunları kaydetti:

    “Dini bütün insanlar da dahil kim olursa olsun çocuklarını tarikatlara yollamaması lazım. Devletin bütün kaynakları buraya aktarılıyor. Her yerde yer açıyorlar ve ticari bir alan oluşturuyorlar ve kendi saray hayatlarını kuruyorlar. İnsanlar bunların yüzünden ölüyor, bunlara biat ediyor. Dini kullanarak bunun üzerinden insanları sömürüyorlar, yaptıkları iş bu. ‘Kader buymuş, ben bunu yaşayacağım, itiraz etmeyeceğim, karşı çıkmayacağım’ diyen bir toplum yaratmak için anaokullarına kadar bu ÇEDES programını uygulamaya çalışıyorlar.”

    “HER OKUL İMAM HATİPLEŞTİRİLDİ”

    Ülkede laik ve bilimsel eğitimin tamamen bitirildiğine dikkat çeken Öztürk, “Her yer imam hatipleşmiş, aslında kendileri de bunun rantını yemek için uğraşıyor. Toplumu dincileştiriyorlar ama kendilerinin dinle alakası yok. Şükürcü toplumu ortadan kaldırmak gerekir. En fakiri de şükrediyor en zengini de. Böyle bir yapı olabilir mi? İkisinin de hayat garantisi yok, ülkede demokrasi yok. Kanunları yok etmişler ve birçok insan düşünce suçlusu cezaevinde. Nasıl bir ülkede yaşıyoruz? Bunu bu hale getiren AKP ve MHP ittifakı. Faşist bir yapılanmadan kaynaklı gelinen son durumdur” şeklinde ifade etti.

    “KORKU TOPLUMUNDAN EN KISA ZAMANDA ÇIKMAK GEREKİYOR”

    Bu ülkede bir korku toplumu yaratıldığını vurgulayan Öztürk, “Bu korku toplumundan çıkılması gerekiyor. Aileler korkuyu üzerinden atıp çocuklarının ve kendilerinin nasıl bir eğitim istediğini belirtip, karşı durmaları gerekiyor. Eğer biz bugün bilimsel, laik, nitelikli bir eğitim istiyorsak bunun için adımı atmamız gerekiyor” dedi.

    “AİLELER İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLERİNE DİLEKÇE VERMELİ”

    Okullara imam atanmasına, mescit açılmasına, zorunlu din derslerine karşı ailelerin ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvuru yapmaları gerektiğini belirten Öztürk, “Mahkeme kararlarımız var. Dava açsınlar, zorunlu din derslerine karşıyız, girmek istemiyoruz, desinler. Okullarda seçmeli din dersleri artıyor, matematik, fizik, kimya İngilizce gibi derslerin gittikçe saati düşürülüyor, bu çok kötü. Eğitimin gerçekten gittikçe bilimsellikten uzaklaştırıldığı açık ve net görülüyor” ifadelerini kullandı.

    “ÜLKENİNİN DAHA DA GERİCİLEŞMEMESİ İÇİN MÜCADELE ŞART”

    Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, ailelerin çocuklarına ve ülkenin geleceğine sahip çıkması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Ülke bunların elinde kaldıkça gittikçe gericileşecek, kafatasçı bir zihniyete doğru dönüşecektir. Suriye’de, Filistin’de yaşanan durumlara baktığımızda hepsi gerici bir zihniyetin ürünü. Buna göre ülkeyi de gerileştirmemek için bütün herkesin birlikte hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO
    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO
    > ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO
    > ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO
    > ‘Türkiye’de eğitim yağmalanıyor, buna dur demek zorundayız’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması kadroların siyasal islamcılar tarafından işgal edilmesidir’-VİDEO
    > ‘Seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir; eylem planı oluşturmalıyız’-VİDEO
    > ‘İktidar, dindar nesil yetiştirmek için laik, bilimsel, kamusal eğitimden uzaklaşıyor’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevilere yönelik asimilasyon ve inkar politikasıdır’- VİDEO
    >‘ÇEDES, Türk ve Sünni Müslüman çocuk tipini yaratma projesi; insan haklarına aykırı’– VİDEO
    >‘AKP, ÇEDES projesiyle toplumsal cehaleti, biatı okullarda aşılamak istiyor’-VİDEO 
    > ‘ÇEDES’le toplum kandırılıyor, Siyasal İslamcılar tarihin en büyük ayıbını yapıyor’ -VİDEO 
    > ‘ÇEDES gibi projeler ile bir nesil mahvediliyor’-VİDEO 
    >‘ÇEDES ile amaç bütün okulları imam hatipleştirmek’ -VİDEO
    >‘Hükümet, okullara imam atayarak süreci dönüştürüyor, kadrolaşma yapıyor’-VİDEO
    > ‘İmamlar, laik eğitimi ortadan kaldırmak için okullarımıza gönderiliyor’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması tamamen Alevileri asimile etme politikasıdır’-VİDEO

    HBVAKV Efe: ÇEDES projesi Aleviler ve bu ülke için en büyük bir tuzak-VİEDO

     

     

  • Şimşek: Dedemiz yok, Hakk’a yürüyen canımızın erkanını cami hocası yürütüyor-VİDEO

    Şimşek: Dedemiz yok, Hakk’a yürüyen canımızın erkanını cami hocası yürütüyor-VİDEO

    PİRHA- Fethiye Alevi Kültür Derneği/ Cemevi Derneği Başkanı Hasan Şimşek, dede olmadığı için cenazelerin cami hocasının duaları eşliğinde kaldırıldığını söyledi. Şimşek, Hakk’a yürüme erkanını çok iyi yapabilecek bir dedeye ihtiyaçları olduğunu kaydetti. 

    Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi Derneği Başkanı Hasan Şimşek, Hakk’a uğurlama erkanı ile ilgili PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

     “HAKK’A YÜRÜYEN CANLARIMIZI 20 YILDIR CAMİDEN GELEN HOCALARIN DUALARIYLA SIRLIYORUZ”

    Fethiye’de dede olmadığı için 20 yılıdır camiden gelen hocalarla cenaze erkanlarını yürüttüklerini belirten Hasan Şimşek, “Bizim içimizde ‘Türkçe surelerle Hakk’a yürüyen canlarımızı sırlamamız gerekiyor’ diyen olduğunda yönetim kurulunda bulunan öğretmen emeklisi Zeki Tunca arkadaşımız erkan yürütüyor. Arkadaşımızın bilgileri tam olmadığı için insanların %95’i cami hocasıyla cenazelerini sırlamak istiyor” şeklinde ifade etti.

    “HAKK’A YÜRÜME ERKANINI ÇOK İYİ YAPABİLECEK BİR DEDEYE İHTİYACIMIZ VAR”     

    İnsanları ikna edebilecek çok bilgili bir dedeye ihtiyaçları olduğunu belirten Şimşek, “Hakk’a yürüyen canımızın sırlama erkanlarını yapmadan evvel okunacak her duanın Türkçe anlamını anlatacak, sırlama yaptığında ‘işte bu’ dedirtecek bir dedeye ihtiyacımız var” dedi.

    Eskiden cenazeleri olduğunda radyolarını açmadıklarını, sazlarını bağlayıp bir hafta boyunca saz çalınmadığını belirten Şimşek, şöyle devam etti:

    “Hakk’a yürüyen bir canımız olduğunda cenaze bir gün evde kalırdı, saz çalma yoktu, ağıtlar yapılırdı. Muharrem ayında da sazlarımızı bağlarız. 12 gün boyunca saz çalınmaz, müzik dinlenmez. Sazla ağıtlar yakılıp Hakk’a yürüyen kişinin hakkında bilgiler verilmesi güzel bir şey. Bunu daha öncesinden insanlara anlatıp izah, edip ikna ettikten sonra sırlanırsa daha güzel olur.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Kermes paralarının Diyanet Vakfı’na aktarılmasına tepki: Okullar dinci kuşatmada

    Kermes paralarının Diyanet Vakfı’na aktarılmasına tepki: Okullar dinci kuşatmada

    PİRHA – Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, ÇEDES kapsamında kermeslerde toplanan paradan Diyanet Vakfı’na aktarılan payın müdürlüğe bildirilmesini istedi. Eğitim Sen MYK Üyesi Ramazan Gürbüz, “ÇEDES projesi de dahil, tarikat ve cemaatlerle yapılan protokoller ile okulları tamamen dinci, gerici bir kuşatma altına alma hamlesi yapıyorlar” dedi.

    Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, ÇEDES kapsamında düzenlenen kermeslerde toplanan paradan Diyanet Vakfı’na aktarılan payın müdürlüğe bildirilmesini istedi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı ile dinci örgütlerin, okullarda faaliyet yürütmesine tepkiler dinmezken, öğrencilerden toplanan paralara da göz dikilmesi tartışmayı büyüttü.

    Ankara’nın Çankaya ilçesindeki okullara, “Kermeslerden toplanan ve Türkiye Diyanet Vakfı’na aktarılan parayı 29 Aralık’a kadar müdürlüğe raporlayın” talimatı verildi. Söz konusu talimatın konusu ise “Filistin’e yardım toplama kampanyası” olarak gösterildi.

    Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Mehmet Arısoy imzası ile gönderilen yazıda şu ifadelere yer verildi:

    “Son zamanlarda yaşanan Filistin’deki insani dramın acılarını dindirmek amacıyla ÇEDES Projesi kapsamında ilçemiz okullarında düzenlenen yardım, kermes ve benzeri çalışmalardan elde edilen gelirlerden Diyanet Vakfı hesabına aktarılan tutarın ekte gönderilen excel formatına işlenerek 29 Aralık 2023 Cuma günü mesai bitimine kadar müdürlüğümüze gönderilmesi hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.”

    “OKULLARI DİNCİ KUŞATMAYA ALIYORLAR!”

    Eğitimdeki dinci yapılanmaya karşı Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Ramazan Gürbüz tepkisini dile getirdi. Gürbüz, okullarda laik eğitime yönelik bu tür faaliyetleri asla kabul etmeyeceklerini belirterek PİRHA‘ya şunları söyledi:

    “İktidarın tüm bu faaliyeti, laik eğitimi ortadan kaldırmaya yöneliktir. Stratejik bir süreç yürütülüyor. ÇEDES projesi dahil olmak üzere tarikat ve cemaatlerle yapılan protokoller ile okulları tamamen dinci, gerici bir kuşatma altına alma hamlesi yapıyorlar. Filistin halkıyla dayanışma, ülkenin tüm halkları açısından son derece önemli. Ama bunun yol, yöntemi böyle olmamalı. Filistin halkının yaşadığı bu katliamı biz lanetleriz ve oradaki halkla dayanışmamızı bu tür dinsel bir noktadan destekle veremeyiz. Mazlum halkın yaşadığı bu katliama, ülke halkları olarak yanlarında durup destek vermeli. Şimdi okullarda toplanan paraların Diyanete aktarılması, bunun değişik kılıflar altında yapılıyor olması kabul edilemez. Sonuç itibari ile bu halkın çocukları, bu tür dinsel bir takım yönelimlere alet edilmemelidir. Bu anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • İmam ve müezzinler okullarda ‘insan hakları’ dersi verdi; Anayasa askıda

    İmam ve müezzinler okullarda ‘insan hakları’ dersi verdi; Anayasa askıda

    PİRHA- AKP iktidarının laik eğitimi hedef aldığı ÇEDES kapsamında bir imam, ortaokulda “insan hakları” dersi verdi. Anaokulu öğrencileri camiye götürüldü. Cumhuriyet’e konuşan anayasa hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, “Yapılanlar anayasaya aykırı. Tarikat ve cemaatler bir suç örgütüdür” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan ve okullara din görevlisi atamanın yolunu açan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) projesi yaygınlaşmaya devam ediyor.

    Cumhuriyet’ten Mehmet Oflaz’ın haberine göre, Mardin’in Midyat ilçesinde ÇEDES kapsamında imam ve müezzinlerin ilkokul, ortaokul ve liselerde derslere girdiği, anaokulu öğrencilerinin ise camiye götürüldüğü belirtildi.

    İMAM VE MÜEZZİNDEN “İNSAN HAKLARI” EĞİTİMİ!

    Cumhuriyet gazetesinin Midyat İlçe Müftülüğü’nden derlediği bilgilere göre;

    -7 Aralık’ta Hacı Abdurrahman Camisi müezzin kayyımı Muhammed Aliver, Necip Fazıl İmam Hatip Ortaokulu’nda öğrencilerle “ibadetin önemi” konulu sohbet gerçekleştirdi.

    – 9 Aralık’ta Midyat İlçe Müftülüğü vaizi İdris Yıldırım ve Hz. Nuh Camisi müezzin kayyımı Mustafa Tuncay, Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi Müdürü Süleyman Yıldırım’ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından öğrencilerle “Yaratılış gayemiz nedir?” konulu sohbet gerçekleştirildi.

    – 12 Aralık’ta Bağlar Camisi müezzin kayyımı Mirza Koçak, Kocatepe Ortaokulu’nda öğrencilere “insan hakları” konulu sunum gerçekleştirdi.
    12 Aralık’ta Melle Hacı Camisi imamı Yakup Göksu, Selahaddin Eyyübi Ortaokulu’nda öğrencilere “ömür nimeti” konulu sunum gerçekleştirdi. Göksu’nun sunumu gerçekleştirdiği sırada namaz takkesi takması dikkat çekti.

    -12 Aralık’ta Hacı Mehmet Oruç Camisi imamı Memet Ata Öncü, İstiklal İlköğretim Okulu’nda öğrencilere “insan hakları” konulu sunum gerçekleştirdi.

    -14 Aralık’ta Şenköy Hacı Ahmet Hasan Camisi imamı Abdürrahim İnan, Şenköy Şehit Onbaşı Salih Albayrak Ortaokulu’nda öğrencilere “namaz ibadeti” konulu sunum yaptı.

    -15 Aralık’ta Şenköy Ulu Camisi müezzin kayyımı Rıdvan Orhan, Şenköy 75. Yıl Cumhuriyet İmam Hatip Ortaokulu’nda öğrencilere “adaletin önemi ve zulmün kötülüğü” konulu sunum gerçekleştirdi. Orhan’ın sunum sırasında namaz takkesi taktığı görüldü.

    -19 Aralık’ta 15 Temmuz Şehitleri Camisi imamı Mehmet Ruhi Kılıç, TOKİ İlköğretim Okulu’nda öğrencilerle “Dünyaya düşmanlığı, zulmü değil sevgiyi hakim kılalım” konulu sohbet gerçekleştirdi.

    ANAOKULU ÖĞRENCİLERİ CAMİYE GÖTÜRÜLDÜ!

    7 Aralık’ta Zübeyde Hanım Anaokulu öğrencileri ve 14 Aralık’ta 75. Yıl Borsa İstanbul İlkokulu anasınıfı öğrencileri, Nefise Midyat Camisi’ne götürüldü.

    PROF. DR. ŞULE ÖZSOY BOYUNSUZ: ANAYASAYA AYKIRI

    Konuya ilişkin Cumhuriyet’e konuşan anayasa hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, “Hukuken bizim anayasamıza ve AİHM’in dini inanç ve kanaat özgürlüğü ile eğitim hakkıyla ilgili hükümlerine aykırı bir durum” dedi.

    İmam ve müezzinlerin ‘insan hakları’ eğitimi vermesine tepki gösteren Boyunsuz, “Kendi varlığı, insan haklarını ihlal eden bir kişi nasıl insan hakları eğitimi verebilir. İnsan hakları pozitif bilimlerin, hukuk biliminin uzmanlık dalıdır. Bu uzmanlığa sahip olmayan kişilerin insan hakları eğitimi vermesi söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı.

    YARGIYA TAŞINACAK

    Konuyu yargıya taşıyacağını belirten Boyunsuz, “Tarikat ve cemaatler bir suç örgütüdür. Bunların FETÖ’nün yolundan ilerledikleri görülmektedir. Bakan Yusuf Tekin, bu suç örgütlerini milli eğitimin içerisine odaklandırmaktadır. Kendisi de buna dahil olmaktadır. Muhalefet partilerinin ve sivil toplum örgütlerinin bu hukuksuzluğa direnmesi gerekir. Laiklik yoksa; milli egemenlik, demokrasi, eşitlik yoktur” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Laik eğitim karşıtlığı sürüyor: Bir anaokulunda imam ders verdi

    Laik eğitim karşıtlığı sürüyor: Bir anaokulunda imam ders verdi

    PİRHA- Yasadışı olmasına rağmen ÇEDES kapsamında bir imam, anaokulunda çocuklara ders verdi. Kocaeli’nde bir imam, Karamürsel Anaokulu’nda eğitim gören küçük çocuklara “yardımlaşma”yı anlattı. 

    Kamuoyunda büyük tepkilere neden olan Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan ÇEDES protokolü giderek yaygınlaşıyor.

    Kocaeli’de Karamürsel Ulucami imamının, ÇEDES protokolü kapsamında Karamürsel Anaokulu’ndaki çocukların derslerine girdiği belirtilerek change.org’da bir imza kampanyası başlatıldı.

    Konuyla ilgili Cumhuriyet gazetesinin ulaştığı okul yetkilileri, “Bu uygulama ÇEDES protokolü kapsamında gerçekleşti. İmamın ders verdiğine yönelik iddialar gerçekliği yansıtmıyor. Bu proje kapsamında veterinerler de mesleklerini anlatabiliyor. Konuyla ilgili bize yakın bir camiden bir hoca geldi ve yalnızca 10 dakikalık bir ‘Yardımseverlik ve merhamet’ konulu bir etkinlik yapıldı” iddiasında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kırklareli’nde de okullara imam atandı

    Kırklareli’nde de okullara imam atandı

    PİRHA- ÇEDES kapsamında İzmir ve Eskişehir’deki okullara imam atanmasının ardından, projenin Kırklareli’nde de hayata geçirildiği öğrenildi. En çok müftülük personeli ya da imamın görevlendirildiği ilçe Lüleburgaz oldu.

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesi, eğitimin daha da dinselleştirilmesi tartışmalarını alevlendirdi. Öğrencilerin adeta Diyanet’e tesliminin önünü açan proje kapsamında Eskişehir ve İzmir’de yer alan 842 okula, “manevi danışman” adı altında imam, müezzin ve vaiz gibi din hizmetlerinde çalışan kişiler atandı.

    ÇEDES projesiyle okullarda imamların derse girmesinin önünü açan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), şimdi de okul öncesi eğitim kurumlarında mesciti zorunlu hale getirdi.

    LÜLEBURGAZ’DA 56 OKULA İMAM ATANDI

    İzmir ve Eskişehir’deki okullara imam atanmasının ardından Kırklareli’nde de okullara imam atandığı öğrenildi.

    BirGün‘den Mustafa Kömüş’ün haberine göre; okullara gönderilen listeye göre en çok müftülük personeli ya da imamın görevlendirildiği ilçe Lüleburgaz oldu. Lüleburgaz’daki tam 56 okula imam atanırken onu 45 okulla da Kırklareli Merkez ilçe takip etti. Onun dışında Babaeski’ye 20, Vize’ye 15, Demirköy’e 4, Kofçaz’a 2, Pehlivanköy’e 3 ve Pınarhisar’a 13 imam görevlendirildi.

    Gönderilen yazıdaki listede yer alan isimlerin birçoğunun imam olduğu öğrenildi. Onun dışında müezzin, vaiz ve müftülük personeli de okullarda görevlendirildi.

    (HABER MERKEZİ)