Etiket: imamoğlu

  • İmamoğlu: Adaylık meselem yok, bizi malzeme etmeyin, adayım Kılıçdaroğlu

    İmamoğlu: Adaylık meselem yok, bizi malzeme etmeyin, adayım Kılıçdaroğlu

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Altılı Masa’nın parçası olan İYİ Parti’yile ilgili yaşanan ‘aday’lık tartışmalarına dair konuştu. “Bu masa ayrışma masası değil” diyen İmamoğlu ekledi: Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı diye bir mesele yok ki. Her CHP’linin adayı Genel Başkandır. Benim de adayım Genel Başkan’dır.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Halk TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu “Yeni Bir Sabah” programında Altılı Masa’nın toplantısıyla ilgili soruları yanıtladı.

    İBB’ye bağlı Afet Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) yapılan yayında İmamoğlu depremin ilk 48 saatinde çalışmalarda yetersiz kalındığına dikkat çekerken, “Biz depremin ikinci günü Sayın Genel Başkanımız ve üç büyükşehir belediye başkanımızla hemen bölgeye gittik. Ne yazık ki acı, feryat çok yoğun bir şekildeydi. Biz dördüncü gün dahil bölgede dolaştık, sokakta insanlarımızın yardımına koşan kurumlar konusunda AFAD’ın koordinasyonunda çok ciddi sıkıntılar yaşandı. Depremin yedinci gününde de oradaydık ve çoğu şey düzelmemişti. Arama kurtarmada ilk 48 saat çok önemlidir denir ya, ne kadar ulaşabildik?” diye konuştu.

    “ADAYIM GENEL BAŞKANDIR, BEN BİR NEFERİM”

    Altılı Masa’nın çalışmalarını ve son yaşananları da yakından takip ettiğini belirten İmamoğlu, dün Saadet Partisi Genel Merkezi’nde yapılan toplantı ve konuşulanlara ilişkin şunları söyledi:

    “Sahadaydım, döndüm. Tabii ben eve döndüğümde toplantı bitmişti. Toplantıdan sonraki süreç başlamıştı. Olan biteni basından, sosyal medyadan okuyabildim. 11:30 gibi yattım. Konuşulanları biliyorum. Kişisel olay genel başkanımızdan bir telefon falan almadım. İsimlerin verildiği meselesi. Genel başkanımızın, sayın Akşener’in durumları ile ilgili süreçleri basından takip ettim. Bütün kritik vakaların değişmesi için, düzelmesi için tek rakip var: Rejim. Bizim muhalefet olarak rejime karşı mücadele ettiğimizin farkında olmamız. Bu rejim çocuklarımızın geleceğini, yönetim anlayışımızı tehdit ediyor. İkincisi bu konu ilk defa konuşulmuyor. Dönem dönem bizim tarafta da bu tartışmalar yaşandı. İmamoğlu 16 milyonluk kentin başkanı. Bu mevzuya bizi malzeme etmeyin. İstanbul’un belediye başkanı bu mevzulardan uzak duramaz, ilgilenir. Doğru yürümesi için ilgilenir. Ben bu misyona kendini adamış bir neferim ve bu kavramı her daim kullandım. Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı diye bir mesele yok ki.. Her CHP’linin adayı Genel Başkandır. Benim de adayım Genel Başkan’dır.”

    “ALTILI MASADAN BİR EKSİLMEMELİ, BU MASA AYRILIK MASASI DEĞİL”

    İmamoğlu, Altılı Masa’nın bileşenlerinden İYİ Parti’yle ilgili tartışmalar için ise şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Altılı Masa’nın kararı önemlidir. Bu masa ayrılık masası değil, parçalanma masası değil. Bu masada hepimiz ant içtik. Altılı Masa’dan bir eksilmemeli, iki eksilmemeli. Burada birinin gönlü kırılıyorsa onu tamir edeceğiz. Biri kaygı duyuyorsa onu gidereceğiz. Kaç kişi inanıyordu İmamoğlu’nun İstanbul’da seçimi kazanacağına? Ben mücadele verme biçimini iyi bilen bir insanım. Bugün bile bir araya gelmenizde mani ne? Neden masayı kurup kaygıları gidermiyorsunuz?”

    “ALTILI MASA’YI NAMUS KABUL EDİP, BU MASAYI TAMİR EDECEKLER”

    “Millet İttifakı’nın mutabakat metnini okudum ve yattım” diyen İmamoğlu, “Milletin güvenini emanet ettiği insanlar bir araya gelecek. Burada sorumluluk Genel Başkanımla başlar, sayın Akşener ile devam eder. İki siyasi partinin birlikte duruşu bize İstanbul’u kazandırmıştır. Bu iki parti oturup düşünerek, konuşmadan uzlaşma olmaz. Kaygıları gidereceğiz. Ben çok sesli düşünmeyi, şeffaf konuşmayı seven bir insanım. Ben sürece memleket meselesi olarak bakıyorum. Önümüzde pazartesiye kaç gün var. Bu konunun aşılması konusunda feraset gerekiyorsa o feraset dün bir araya gelen Genel başkanımız ve Sayın Akşener’de vardır. Altılı Masa’yı namus kabul ederek bu süreci tamir edecekler.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu’ndan Soylu’ya: Raporda sadece biz suçlanırsak gök kubbeyi başınıza yıkarız

    İmamoğlu’ndan Soylu’ya: Raporda sadece biz suçlanırsak gök kubbeyi başınıza yıkarız

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanlığı tarafından İBB hakkında ‘terör’ iddialarıyla başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. İmamoğlu, “Eğer savcılığa sunulan raporda sadece Ekrem İmamoğlu ve onun yöneticileri suçlanırsa gök kubbeyi başınıza yıkarız” dedi. İmamoğlu ayrıca Erdoğan’a, “Ya kaosa razı gelecek ya da İçişleri Bakanlığı koltuğuna bir cumhurbaşkanı olarak yüzünü kızartmayacak bir isim atayacak” diye seslendi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanlığı’nın İBB için ‘terör’ iddialarıyla başlattığı soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kendilerinin göreve gelmelerinden 5 ay sonra kamu kurumlarında işe alınacak personeller için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması talebini yasal bulmayarak kaldırdığını ifade eden İmamoğlu, “Yeni yasa çıkana kadar işe alınan personel için bu evrakı talep etmek en yüksek yargı makamınca yasaklanmıştır. Bu yasak kararı 81 il valiliğine bizzat İçişleri Bakanı Soylu tarafından resmi yazıyla ve imzasıyla iletilmiştir. Biz İBB olarak İstanbul Valiliği’ne Kasım 2019’da bünyemize alacağımız bir memurumuz için arşiv araştırması talep etmişiz. Valilik de 30 Aralık 2019 tarihinde AYM kararına göre ‘bu evrakı isteyemezsiniz’ demiş. Yazıyı bize iade etmiş” ifadelerini kullandı.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun iddialarına yanıtlar veren İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

    “İstanbul iradesinin aksine gayri meşru, gayri ahlaki ve anti demokratik müdahaleler bir takvim ve bir disiplin dahilinde devam ediyor. Bunları belgeleri ile size açıklayacağım. Önce siyasi yasak ve hapis kararı aldığım dava, ardından belediyeye yönelik sözde terör soruşturmasının tamamlanıp sürecin adli makamlara teslimi bugün sizlere İçişleri Bakanlığı’nın İBB’ye yönelik iddiaları ile ilgili ayrıntılı ve yeni bilgiler vermek üzere bir araya geldik.

    Müfettiş heyet başkanlığından alındı ve Ankara’ya çekildi. Sağlık sorunları bu konuda sık kullanılan bir gerekçedir. Görevden alınan baş müfettiş yerine bir dönem AK Parti’den milletvekili adayı olan bir kişi getirildi. Beylikdüzü belediye başkanlığı dönemimde 28 ayrı soruşturma açan aynı kişi. Bu zatın sicili belgelidir. Bu kişi 20 Mayıs 2019’da Beylikdüzü Belediyesi’ne yine bir soruşturma açtı. Belediye başkanı olarak ifademi almak istedi oysa ki o işlemin tarihi 31 Mart 2019 seçimlerinden sonra.

    Eğer adaletli olduğunu iddia ediyorsan Ataşehir, Seyhan gibi CHP’li belediyelerine gösterdiği sertliği yüzlerce AK Partili ve MHP’li ilçe belediyelerine de göster. ‘Ben adil birisiyim’ demeye çalışıyor. Ne adalet, ne hukuk, ne vicdan senin ruhunda yer bulmuyor. Yüce Allah İnsanı insan yapan bu melekeleri senden almış. Sen aklı da kalbi de sadece kötülüğe çalışan bir zatsın. Geçen yıl 557 adet dediği terörist sayısını ülkedeki enflasyon oranında artırmış bin 668’e çıkartmış. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak terörle mücadelenin neresinde olacaksak orada olduğumuz için dosyalarda göreceğiniz üzere bu bin 668 kişiyle ilgili de bilgi sorduk ve ne yazık ki cevap alamadık.

    İçişleri Bakanı 23 Aralık Cuma günü attığı son tweeti inceleyin. Bu tweet ile belediye ve terör arasındaki iltisakı sözüm ona tekrar iddia etti. Konu yargıya taşınmışken yargıyı tehdit etmeye yönelik faaliyetlerini sürdürdü. Bu iddialara sessiz kalmamız beklenemezdi.

    AYM 28 Kasım 2019’dan yasa çıkan 18 Nisan 2021’e kadar bakanın ‘yapmamışlar’ dediği araştırmanın yapılmasını zaten yasaklamıştı. AYM’nin yasak kararı olan 17 ayda İBB’nin iştirak şirketlerine 11 bin 351 kişi işe alındı. Bu dönemde arşiv araştırması, görev soruşturması yasaktı. Bu kanunun AYM değişimiyle netti. Bakan bunu bilmiyor mu?

    Müfettiş raporuna göre kurumlarımıza alınan 25 bin 361 kişiye arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılmış. AYM’nin yasakladığı dönemde işe alınan 13 bin civarındaki personele de müfettişin sorguladığı dönemde yapmışlar. Şimdi bizi o dönemde ‘niye yapmadınız?’ diye savcılığa veriyorlar. AYM kararına kadar ve 17 aylık aradan sonra yeni yasa çıkınca İBB arşiv ve güvenlik araştırmaları konusunda üzerine düşeni yapmış mıdır? Yasak kararı öncesi 5 aylık ve yeni yasa sonrası 8 aylık toplamda 13 ayda işe giren 7 bin 500 kişi için arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasını talep ettik. Toplam 10 bin 277 arşiv araştırması talebimizin 9 bin 617’sine cevap aldık. 660 kişinin arşiv araştırması içinse 1 yıldır cevap bekliyoruz.

    “MEVLÜT UYSAL VE VALİ YERLİKAYA DA HÜLECİ Mİ OLUYOR?”

    Eski Başkan Mevlüt Uysal ve Vali Ali Yerlikaya’nın sorumlu olduğu dönemde işe alınan 4 bin 116 kişiden bin 800’ü için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması istenmemiş. O dönemde AYM kararı yokken. Sayın bakanın tarifiyle Uysal ve Yerlikaya gibi bizim gibi hileci mi oluyor?

    2’nci iddia. Bizim hülle yöntemi kullandığımızı, özel sektör seçeneğinden kayıt aldığımızı iddia ediyor. Eğer dediği gibi hülle yöntemi kullanıldıysa bizden önceki 6 ayda işe alınan 4 bin çalışanının bin 400’ünün de adli sicil kaydı özel şirket seçeneğinden alınmış olmasını nasıl yorumluyorsunuz? Partili eski belediye başkanına da hülleci mi diyorsunuz? Bunu açıklayın.

    3’üncü iddia değerlendirme komisyonu olmadığı ve geç değerlendirme yaptığı yönünde. Belediyemiz İSKİ ve İETT’de görevini yapmaktadır. İştirak şirketlerimizde de değerlendirme komisyonunu kurduk. Gelen tüm arşiv araştırmaları da bu komisyonda değerlendirildi. Bin 105 dosya ele alındı, 974 dosyaya işlem yapılma gereği görülmedi. 46 terör iltisakı içeren kişi işten çıkarıldı 53 kişi de arşiv araştırmaları nedeniyle iş akitleri feshedildi. Siz basit sabıka kaydında bile silahlı terör örgütü üyeliği, bombalı terör eylemi ve bunun gibi suçları olanları istihdam etmişsiniz. 2017’de işe aldığınız A.T., 2018’de işe aldığınız R.A. bunlardan birkaçı. 3 terör örgütü İBDA-C üyesi sabıkalı personelin iş akitlerini de biz feshettik.

    2019 Şubat ayında Mevlüt Uysal döneminde işe alınan Y.Y. yine ocak ayında 2’nci kez işe aldığınız O.Ç. nasıl oldu da gözden kaçtı? Sabıka kayıtlarına ‘silahlı terör örgütü yöneticiliği’ yazıyor. Savcılığa İçişleri Bakanlığı’nın sunduğu 500 sayfadan fazla o rapor henüz bizde yok. Duyumlarımıza göre bu raporda hakkında işlem yapılması istenen kişiler sadece ve sadece ben ve yine benim dönemimde eski yeni yönetici arkadaşlarım. Aynı şeylerle suçlanıyoruz. Eğer savcılığa sunulan raporda dönemin İBB Başkanı Mevlüt Uysal ve İBB yöneticileri hakkında da işlem talep etmişse bir lafım yok. O raporda sadece Ekrem İmamoğlu ve onun yöneticileri suçlanırsa gök kubbeyi başınıza yıkarız.

    “PARTİLİ ARKADAŞLARINI DA YAKTIN HABERİN OLSUN”

    AK Parti Milletvekili adayı müfettiş bu eksikliği yapmışsa görevi ihmal suçu işlemiştir. Hesabını da bakanıyla birlikte hukuk önünde öder. Biz sadece 1 0cak 2019 ve göreve geldiğimiz 27 Haziran 2019 arasını inceledik. Arkadaşlarım 2019 öncesini de inceliyor. Kendi yaptığın uygulamalarla birlikte partili arkadaşlarını da yaktın haberin olsun.

    Belediyemizle ilgili bir diğer iddiası terör örgütlerine katılanların ailelerine iş verdiğimiz yönünde. Güvenlikten sorumlu bir bakan terör örgütlerinin reklamını bu kadar aleni niçin yapar? Bakan resmen devlet ağzıyla terör örgütü üyelerine sahip çıkılmasının reklamını yapıyor. Bakanlığın Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yüz karası. Belediyecilikle alakan yok. Belediyeler güvenlik kuruluşları değildir. Terör örgütlerine kim katılmış, aileleri kimdir bunları belediyeler bilmez. Bunu bilmesi gereken kurumlar sizin başında olduğunuz kurumlardır.

    Sayın Bakan emniyet ve istihbarat gibi hayati önemdeki güvenlik konularını bağladığınız bakan yardımcınızın kardeşi FETÖ terör örgütü üyesi ve yurt dışında kaçak bir firari. 15 Temmuz 2016’dan bu yana.

    Kardeşi FETÖ firarisi olan bakan yardımcısını Ağustos 2018’de yardımcınız olarak atayınca siz de bir terör iltisaklısına jest mi yapmış oluyorsunuz?

    Acaba güvenliği ve istihbaratı emanet ettiğiniz Sayın Çataklı’nın firari kardeşi nedeniyle FETÖ iltisaklısı olmasından yola çıkarak bu kritik göreve getirilmesi sizin de FETÖ terör örgütüne yaptığınız bir jest midir?

    2020’de “Bir tek FETÖ’cüyü göreve getirmişsem bu ülkeye ihanet etmişimdir” demiştiniz. Hemen ardından atadığınız 2 kaymakam FETÖ soruşturması kapsamında görevden alındı. Devletin güvenliği emanet edilen kişi daha burnunun ucundakileri göremiyorsa devletimizin güvenlik zafiyeti var mıdır?

    “İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KAPASİTESİ YOK”

    Görev ihmalleri zincirinin sorumlusu da doğal olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Ya ortaya koyduğumuz bu fotoğrafı yaratacağı kaosa razı geleceksiniz ya da İçişleri Bakanı koltuğunda oturan ve yüz kızartmayacak birini göreve atayacaksınız. Sayın Soylu olmamıştır. İçişleri Bakanlığı kapasitesi yok. Onlarca kez hem AK Parti’yi hem de iktidarı rezil etmiştir.

    Görev ihmalleri zincirinin sorumlusu da doğal olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Bu bir hukuk davası değil siyasi davadır. Bu kişisel değil ulusal davadır. Bu bir haysiyet davasıdır. Kimse bizden susmamızı bekleyemez.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Emek ve Özgürlük İttifakı’ndan İmamoğlu açıklaması: İktidarın siyasi intikamı

    Emek ve Özgürlük İttifakı’ndan İmamoğlu açıklaması: İktidarın siyasi intikamı

    Emek ve Özgürlük İttifakı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen cezaya tepki göstererek, “Bütün demokrasi güçlerini, siyasi bir hamle olan bu karara karşı ortak tutum göstermeye çağırıyoruz” açıklaması yaptı.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “YSK Başkanı’na ve üyelerine hakaret ettiği” iddiasıyla 4 yıl 1 aya kadar hapis ve “siyasi yasak” talebiyle yargılandığı davada mahkeme İmamoğlu’na, 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verdi.

    Emek ve Özgürlük İttifakı, yazılı açıklama yaparak, “Bu karar hukuki değil, siyasi bir karardır” dedi.

    “AYDINLARA, GAZETECİLERE, SANATÇILARA, SİYASİ MUHALİFLERE BASKININ DEVAMI”

    İmamoğlu hakkında verilen yargı kararının muhalefete dönük baskının bir devamı olduğunun belirtildiği açıklamada, “Bu karar, HDP’li belediyelere dönük yapılan halk iradesi gaspının, dokunulmazlıkların kaldırılarak milletvekilliklerin düşürülmesinin, grev yasaklarının, TİS’lere müdahalenin, aydınlara, gazetecilere sendikacılara, sanatçılara, siyasi muhaliflere baskının bir devamıdır” denildi.

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Belediyelere dönük kayyım darbeleri yapıldığında bunun halk iradesini yok saymak olduğunu ve halkın seçme ve seçilme hakkına müdahale olduğunu, bütün muhalefetin duyarlı olması ve ortak bir tutum geliştirmesi gerektiğini belirtmiştik. Belediyelerden üniversitelere kadar birçok alandan yaygınlaştırılan kayyım rejiminin tüm ülkeyi esir alma riskini vurgulamıştık. Bu yasak kararı kayyım rejiminin geldiği boyutu gözler önüne sermektedir.

    ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI

    Açıktır ki kayyımlar, baskı ve yasaklar iktidarın siyasi muhaliflere karşı kullandığı bir yargı sopasıdır. İktidar seçim hesapları uğruna milyonlarca yurttaşın oyları ile seçilmiş bir belediye başkanından siyasi intikam almaya çalışmaktadır. Emek ve Özgürlük İttifakı olarak; bütün demokrasi güçlerini, siyasi bir hamle olan bu karara karşı ortak tutum göstermeye çağırıyoruz. Bu hukuksuz kararı kınıyor, halkın iradesine sahip çıkmak için halkın ortak mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu: Hangi çılgın sizin millete ait herhangi bir sürecin önüne set koyabilirmiş!-VİDEO

    İmamoğlu: Hangi çılgın sizin millete ait herhangi bir sürecin önüne set koyabilirmiş!-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun çağrısı üzerine yurttaşlar Saraçhane’de toplandı. Çok sayıda siyasi parti ve meslek örgütü de İmamoğlu’nun çağrısına destek verdi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 2019’daki yerel seçim sürecinde “Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkan ve üyelerine hakaret ettiği” iddiasıyla yargılandığı ve savcının ‘siyasi yasak’ talep ettiği davada karar verildi. İmamoğlu hakkında 2 yıl 7 ay hapis cezası verildi ve siyasi yasak süreci başladı.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası hakkında Saraçhane’de açıklamalarda bulundu. Yoğun kitleye seslenen İmamoğlu, “Bizim 2023 ideallerimiz var. Hep birlikte, omuz omuza, gece gündüz çalışacağız. Milletimizi aydınlık günlere taşımak adına, 2023 yılında seçimlerde bu ülkenin üstüne çökmeye çalışan zihniyeti hep birlikte göndereceğiz” dedi.

    İmamoğlu, “Hangi çılgın sizin millete ait herhangi bir sürecin önüne set koyabilirmiş, hangi çılgın zincir vurabilirmiş? Hiçkimse. Bu akşam biriz, birlikteyiz. Yarın çoğalarak daha fazla birlikte olacağız” dedi.

    ERDOĞAN’IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI

    Ekrem İmamoğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB başkanı olduğu dönemdeki şu sözlerini hatırlattı:

    “Bugünkü davada verdikleri ceza, çirkin bir sonuçtur. Size okuyacağım sözü dinleyin; ‘Görüyoruz ki yargı gerçekten bağımsız değil, böylece yargının işleyişine, adalet ilkelerinin değil, siyasetin egemen olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Siyasi rakiplerimiz, güç ve çıkar odakları seçim sandıklarında karşımızda duramayacaklarını, önümüzü kesemeyeceklerini iyiden iyiye anlamış olmalılar ki böyle bir yola başvurdular. Bu yol, yanlış bir yoldur. Adalet, gün gelecek yargıyı siyasallaştıranlara da lazım olacaktır.’ Ne kadar doğru cümleler değil mi?”

    İmamoğlu devamında şu ifadelere yer verdi:

    ”Yahu, bu kararı aldıran zat, bu sözler senin değil mi! Bu sözler, bu belediyenin başkanı iken sizinle ilgili alınan bu kararla ilgili yaptığınız konuşmadan cümleler! Görüyorsunuz değil mi, nereden nereye! O gün yola millet diye çıkanlar, bugün millet biziz diyorlar! Devlet bizim diyorlar. Sonuç alamayacaklar. Bu sabahki umudum bir ise şu anki umudum bin!”

    İmamoğlu ayrıca, altılı masa liderlerinin verilen cezaya karşı 15 Aralık’ta İstanbul’da Saraçhane’de bir araya gelme kararı aldığını duyurdu.

    (HABER MERKEZİ)

     

    İLGİLİ HABERLER

    > İmamoğlu’ndan ilk tepki: Halkın verdiği yetkiyi hiçbir insan alamaz

  • Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan İmamoğlu’na destek: Hukuksuzluk son bulmalı

    Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan İmamoğlu’na destek: Hukuksuzluk son bulmalı

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen hapis cezası kararına tepki gösterdi. Kararın haksız ve hukuksuz olduğunu belirten ABF, “Sadece seçilenin değil seçmenlerin de iradesini yok sayan, yargıyı siyaseten dizayn sopası olarak kullananların amacına ulaşamayacağını, demokrasi için mücadeleyi daha da güçlendireceğimizi beyan ederiz” dedi. 

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 31 Mart seçimlerinin iptal edilmesinin ardından yaptığı basın açıklamasında YSK başkanı ve üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla ‘hapis’ ve ‘siyasi yasak’ talebiyle yargılandığı dava bugün Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı’nda 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Mahkeme heyeti İmamoğlu hakkında 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verdi. Kararın Yargıtay tarafından onanması halinde İmamoğlu siyasi yasaklı hale gelecek. Karar kesinleşirse İmamoğlu 2023 ve 2024 seçimlerine katılamayacak.

    İmamoğlu hakkında verilen mahkeme kararına tepkiler büyüyor.

    “CEZA HAKSIZ VE HUKUKSUZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) yazılı bir açıklama yaparak, “2019 yerel seçimlerde ülkenin en çok oyunu alan ve en büyük şehrin başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’na verilen ceza haksız ve hukuksuzdur” dedi.

    ABF açıklamasında şunları kaydetti:

    “Kazanamadığı şehirlerin belediye başkanlarına yönelik siyasi kin ve nefretini hiç gizlemeyenler, yargıyı sopa olarak kullanıp sindirme ve yıldırma politikalarına bugün de devam etmiştir. Sadece seçilenin değil seçmenlerin de iradesini yok sayan, yargıyı siyaseten dizayn sopası olarak kullananların amacına ulaşamayacağını, demokrasi için mücadeleyi daha da güçlendireceğimizi beyan ederiz. Adaletin siyasallaşmasını ve yapılan hukuksuzluğun son bulmasını, adaletin eşitlik ve özgürlük temelinde uygulanmasını istiyoruz.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • HDP Eş Genel Başkanı Buldan: İmamoğlu kararı hukuki değil siyasidir

    HDP Eş Genel Başkanı Buldan: İmamoğlu kararı hukuki değil siyasidir

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen hapis cezası kararına, “Karar hukuki değil siyasidir” diyerek tepki gösterdi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen mahkumiyet kararına sanal medya hesabından yaptığı açıklamayla tepki gösterdi.

    Buldan “Karar hukuki değil siyasidir” diyerek, “Halk iradesini yansıtan seçim sonuçlarını kayyım ve yargı darbesiyle, kumpaslarla ortadan kaldırma döneminiz kesinlikle bitecektir. Halkın iradesi karşısında yenileceksiniz!” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu’ndan ilk tepki: Halkın verdiği yetkiyi hiçbir insan alamaz

    İmamoğlu’ndan ilk tepki: Halkın verdiği yetkiyi hiçbir insan alamaz

    PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan karar sonrası ilk tepki geldi. İmamoğlu, “Halkın verdiği yetkiyi hiçbir insan alamaz. Mücadelemiz daha güçlü başlıyor Allah’ın izniyle” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkan ve üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada karar açıklandı.

    İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi, Ekrem İmamoğlu hakkında 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verdi. Mahkeme, Ekrem İmamoğlu’nu 2 yıl 7 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, İmamoğlu hakkında TCK’nin “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” konusunu içeren 53. maddesinin uygulanmasına da hükmetti.

    İmamoğlu, kendisine verilen siyasi yasak ve hapis cezasının ardından ilk kez açıklamalarda bulundu. İYİ Parti lideri Meral Akşener’in de bulunduğu makam odasında konuşan İmamoğlu, “Halkın verdiği yetkiyi öyle bir avuç insan alamaz. Mücadelemiz daha güçlü başlıyor Allah’ın izniyle” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bugün Almanya’ya gitmişti; Kılıçdaroğlu, özel uçakla İstanbul’a dönüyor

    Bugün Almanya’ya gitmişti; Kılıçdaroğlu, özel uçakla İstanbul’a dönüyor

    PİRHA-İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında hapis cezası çıktı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bugün gittiği Almanya’dan dönmeye karar verdi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 2019’daki yerel seçim sürecinde “Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkan ve üyelerine hakaret ettiği” iddiasıyla yargılandığı ve savcının ‘siyasi yasak’ talep ettiği davanın karar duruşmasında siyasi yasak ve hapis cezası çıktı. Davada son sözü Yargıtay söyleyecek.

    14-17 Aralık tarihleri arasında gerçekleştireceği programlara katılmak üzere Berlin’e giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, özel uçakla İstanbul’a dönme kararı aldı.

    Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından bir video paylaşarak davaya ilişkin açıklama yaptı.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklaması şöyle:

    “Ekrem Başkan’ın ve İstanbulluların yargılandığı davaya bakan hakim, daha önce ‘Sözlerin kime yönelik olduğu, muhatabı belli. Tartışmasız Süleyman Soylu’ya karşı söylendiği belli’ demişti. Bunu diyen bir hakimin vereceği karar açık ve nettir. Beraat dışında verilebilecek her karar Saray talimatının ve kumpasın itirafı olacaktır. Saray’ı son kez uyarıyorum, yargının üzerinden elinizi çekin. Bu halk kimsesiz değildir, aklınızı başınıza alın.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sanatçı Kutsal Evciman cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla hakim karşısına çıktı-VİDEO

    Sanatçı Kutsal Evciman cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla hakim karşısına çıktı-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İçişleri Bakanı Soylu’ya hakaret ettiği iddiasıyla hakkında dava açılan halk müziği sanatçısı Kutsal Evciman hakim karşısına çıktı. Paylaşımlarının ifade özgürlüğü olduğunu belirten Evciman, “Sanatın ve sanatçının muhalif olduğunu savunanlardanım. Nihayetinde bu halkın türkülerini söylüyorum. Bu kötü günlerin geçmesini diliyorum” dedi.

    Sosyal medya hesaplarından 2019 yılında yapmış olduğu paylaşımlar gerekçe gösterilerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya hakaret ettiği iddiasıyla hakkında iki dava açılan halk sanatçısı Kutsal Evciman, bugün hakim karşısına çıktı. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bir sonraki duruşması 6 Ekim 2022 tarihine ertelendi.  Evciman paylaşımlarında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun uğradığı linç girişimine ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yapılan haksızlıklara tepki göstermişti.

    Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Evciman, “Sanatın ve sanatçının muhalif olduğunu savunanlardanım. Nihayetinde bu halkın türkülerini söylüyorum. 2019 yılında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na karşı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumuna karşı paylaşımlarım olmuştu. Refleks göstermiştim. Akabinde şikayet üzerine bu noktaya kadar geldik. Paylaşımlarımın ifade özgürlüğü olduğunu söyledik. Bu kötü günlerin geçmesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • IŞİD sorumlusunun ifadesi: Kılıçdaroğlu’na, İmamoğlu’na ve cemevine saldırı planladık

    IŞİD sorumlusunun ifadesi: Kılıçdaroğlu’na, İmamoğlu’na ve cemevine saldırı planladık

    IŞİD’in “Türkiye sorumlusu” olduğu iddia edilen Ebu Usame el Türki takma adını kullanan Kasım Güler’in itiraflarına göre IŞİD, Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve cemevine suikastler planladı.

    Almanya’nın uluslararası yayın kuruluşu Deutsche Welle’nin (DW) haberine göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, IŞİD’in “Türkiye Vilayeti” sorumlusu olmak iddiasıyla tutuklanan “Ebu Usame el Türki” kod adlı Kasım Güler hakkında dava açtı.

    Davanın eklerinde Güler’in 74 sayfalık itirafları yer aldı. DW Türkçe’nin ulaştığı itiraflarda, IŞİD’in Türkiye’de yaptığı ve yapmayı planladığı eylemlerin ayrıntıları yer aldı.

    Kasım Güler, IŞİD’in “Türkiye’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, LGBTİ+ bireyler, Kapadokya’da turistleri taşıyan hava balonları, Zöhre Ana Cemevi, Adana’da İncirlik Üssüne saldırı planladığını” söyledi.

    15 Haziran 2021’de arananlar listesinde kırmızı kategoride yer alan Kasım Güler Suriye’den Türkiye’ye yasa dışı yollardan geçmeye çalışırken gözaltına alınmıştı. Eylem yapmak amacıyla yanında getirdiği silah ve patlayıcılara el konulan Güler, Ankara Adliyesi’ne çıkarılarak 21 Haziran 2021’de tutuklanmıştı.

    Soruşturmayı tamamlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kasım Güler hakkında “Anayasayı İhlal” ve “Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme, Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması Taşınması, Bulundurulması ve 6136 sayılı yasaya muhalefet” suçlarından dava açtı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • İmamoğlu: Koşa koşa Tunceli’nin her ihtiyacını gidermeye hazırız-VİDEO

    İmamoğlu: Koşa koşa Tunceli’nin her ihtiyacını gidermeye hazırız-VİDEO

    PİRHA- ‘Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali’nde konuşan ABF Başkanı Hüseyin Güzelgül, festivalin tarihe geçecek bir buluşma olduğunu belirtirken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da, Hacı Bektaş Veli’nin mirasana sahip çıkmanın yolu en başta halka hizmet etmek ile bağlayacağının altını çizip, Dersim’deki orman yangınına dikkat çekerek, “Tunceli’de birkaç gündür dağlarımız, ormanlarımız yanıyor. Bir an önce müdahale edilmesi gerekiyor. Munzur’u biliyorum. O güzel dağları biliyorum. Koşa koşa Tunceli’nin her ihtiyacını gidermeye hazırız” dedi.

     

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) düzenlediği ‘Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali’ Yenikapı Etkinlik Alanı’nda devam ediyor.

    Festivalin ikinci gününde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Alevi Bektai Federasyonu (ABF) Başkanı Hüseyin Güzelgül birer konuşma yaptı.

    “BU BULUŞMA TARİHE GEÇECEK BİR BULUŞMADIR”

    ABF Başkanı Hüseyin Güzelgül yaptığı konuşmada, “Hacı Bektaş Veli felsefesinde 73 millete aynı nazarla bakmak vardır. Sizlere can olarak bakıyorum. Dergahlarımızın çoğu yağma edildi, yok edildi. Bunlara rağmen Hünkârın felsefesiyle barışı savunan bir toplumuz. Asla bundan vazgeçmeyiz. Biz bu topraklarda asıldık, yüzüldük ama asla haktan, hukuktan, adaletten, insan haklarından, özgürlükten vazgeçmedik. Mücadelemizde bunun üzerine devam edecektir. Bu buluşma tarihe geçecek bir buluşmadır” dedi.

    “KOŞA KOŞA TUNCELİ’NİN HER İHTİYACINI GİDERMEYE HAZIRIZ”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da, “Kerameti tacda değil başta görenlerin, dostu yaralandığı için gönlü hoş olmayanların, incinse de incitmeyenlerin bu büyük buluşmasında bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Ne güzel bir olmak” diye konuştu.

    Hacı Bektaş Veli’nin bu toprakları sarmaladığının üzerinden 781 yıl geçtiğine işaret eden İmamoğlu, “781 yıldır barışa, hakikate hürmet eden eşsiz inancıyla insanlığa ışık olmaya devam ediyor. Hacı Bektaş sonsuz bir pınardır. Damlasının düştüğü ne varsa can veriyor. Kardeşlik, birlik çağrısına büyük ihtiyaç duyuyoruz. Sevgide, barışta bir olmaktan çok mutluluk duyuyorum. Hacı Bektaş’ın düşüncesi, sözleri yeter. Bütün ülkelerdeki savaşın son bulduğu günleri umarım hep birlikte görürüz ” diye aktardı.

    Hacı Bektaş Veli’nin mirasana sahip çıkmanın yolu en başta halka hizmet etmek ile bağlayacağının altını çizen İmamoğlu, Dersim’deki orman yangınına dikkat çekerek, “Tunceli’de birkaç gündür dağlarımız, ormanlarımız yanıyor. Bir an önce müdahale edilmesi gerekiyor. Munzur’u biliyorum. O güzel dağları biliyorum. Koşa koşa Tunceli’nin her ihtiyacını gidermeye hazırız” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İBB elini uzattı, Nazar tabletine kavuştu-VİDEO

    İBB elini uzattı, Nazar tabletine kavuştu-VİDEO

    PİRHA- Geçtiğimiz günlerde Can TV kamerasından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na seslenerek “Sınıf arkadaşlarımın tableti var. Herkes derslere girdi ama ben giremedim. Bunun için yardım talep ediyorum” diyen 14 yaşındaki Nazar’ın tablet ihtiyacı İBB tarafından karşılandı. Nazar, destek karşısında mutlu olduğunu belirterek, İmamoğlu’na teşekkür etti. 

    Haberimiz ses getirdi. Geçtiğimiz günlerde Can TV kamerasından “Sınıf arkadaşlarımın tableti var. Herkes derslere girdi ama ben giremedim. Bunun için yardım talep ediyorum” diyen Nazar, İBB’nin yardımıyla tabletine kavuştu.

    “CAN TV EKİBİNİN SAYESİNDE SESİM DUYULDU”

    14 yaşındaki Nazar A. tabletine kavuşmanın sevinciyle şunları söyledi:

    “İlk amacım tablet sahibi olabilmekti ama biliyordum ki ailem bunu alamaz. Durumumuz iyi değil; babam tek çalışıyor. Onun için alamayacaklarını biliyordum. Nereye başvurduysam hiçbirinden yanıt alamadım. Ama o gün karşıma Can TV ekibi çıktı. Gerçekten size ne kadar teşekkür etsem az. Sizin sayenizde, siz vesile oldunuz. Oradan çağrıda bulundum. Bana bir ses oldunuz açıkçası. Ondan sonra sesimi duyar duymaz harekete geçtiler, tablet sahibi oldum. Gerçekten nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Ben büyükşehir belediye başkanımızın da çalışmasına azmine hayranım, hayranlık duyuyorum. “

    KİTAPLIĞIM BİLE YOK, ODAM YOK”

    “Zaten başarılı bir öğrenciyim. Her zaman taktir getiriyorum. Birinciliklerim var. Çok çalışan bir öğrenciyim. Tabi ki bir öğrenci olarak mağduriyetim vardı. Pandemi de üstüne geldi. Ailemin durumu göz önünde. Kitaplığım bile yok. Kendime ait bir odam yok. Arkadaşlarım bazen söylüyorlar; biz odamıza çekiliyoruz diye ama benim hiç öyle olmadı. Benim kendime ait bir odam yok. Ama yine de çalışmaktan hiçbir zaman sıkılmadım.”

    “BENİM GİBİ BİRÇOK ÖĞRENCİ VAR”

    Kendisi gibi birçok öğrencinin aynı sorunları yaşadığını vurgulayan Nazar, “Ama yine de ulaştılar. Görür görmez ulaştırdılar. Ve bana ulaştıkları gün içerisinde tablet vereceklerini söylediler ve tableti bana verdiler” diye konuştu.

    Liseye geçiş sürecinde olan Nazar, başarılı bir öğrenci olduğunu ancak ekonomik açıdan yetersiz olduğunu dile getiriyor ve zorluklar karşısında yılmayacağını da vurguluyor.

    Berfin YILDIZ /İSTANBUL

  • İBB, kadın kooperatiflerinden alıyor, ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor

    İBB, kadın kooperatiflerinden alıyor, ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor

    PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kooperatiflerden bulgur, erişte, nohut, fasulye, pirinç, bal ve zeytinyağı alarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını duyurdu. 

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Anadolu’daki kooperatiflerden bulgur, erişte, nohut, fasulye, pirinç, bal ve zeytinyağı aldıklarını ve İstanbul’da yaşayan ihtiyaç sahibi yurttaşlara bu ürünleri ulaştıracaklarını duyurmuştu.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu geçen ay, Telegram hesabından yaptığı paylaşımda “İyi şeyler yapmaya çalışıyoruz. Hem İstanbul hem de Anadolu için. Hatay’dan zeytinyağı ve bulgur, Kırşehir’den erişte ve nohut, Çanakkale’den fasulye ve pirinç, Sivas’tan bal… Özellikle kadın kooperatiflerinden aldığımız bu ürünleri özenle ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız” ifadelerini kullanmıştı.

    “HEM KADIN KOOPERATİFLERİNİ HEM DE İHTİYAÇ SAHİPLERİNİ DESTEKLİYORUZ”

    İmamoğlu bugün de Twitter’dan yaptığı açıklamada, kadın kooperatiflerinden alıyor, ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Yurdumuzun farklı yerlerindeki kadın kooperatiflerinden aldığımız ürünlerin sayısı her geçen gün artıyor. Hem İBB bütçesini verimli kullanıyor, hem kadın kooperatiflerini hem de ihtiyaç sahiplerini destekliyoruz” dedi.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

     

  • İmamoğlu: Cemevleri ibadethanedir; nokta

    İmamoğlu: Cemevleri ibadethanedir; nokta

    PİRHA- Çekmeköy Cemevi’ni ziyaret eden, İBB Başkanı İmamoğlu, Cemevlerinin, kent içerisinde mekânsal anlamda geri bırakılmış olmasının kendisini hüzünlendirdiğini dile getirerek, “Alevilik kültürüyle büyüyen, yetişen insanlarımız için cemevleri ibadethanedir; nokta” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çekmeköy Cemevi’ni ziyaret etti.

    Çekmeköy Müftüsü Vehbi Akşit ile birlikte Çekmeköy Cemevi’ne giden İmamoğlu, cemevi girişinde çiçeklerle karşılandı. Gençlerle sohbet eden İmamoğlu’na Çekmeköy Cemevi Derneği Başkanı Mehmet Yıldız, yaptığı kısa konuşmada, ziyaretlerinden dolayı İmamoğlu ve Akşit’e teşekkürlerini sundu.

    Cumhuriyet’in haberine göre; ibadethane kavramının çok kıymetli olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Kimsesizlerin kimsesi olmak gibidir aslında Kur’an-ı Kerim’i anlamak. Böyle bir yolculuğu olduğu için tüm dünya coğrafyasında kabul görmüştür. Özellikle Anadolu İslam’ında, Anadolu Müslümanlığı’nda, inancında bizim yurttaşlarımızın, Alevilik kültürüyle büyüyen, yetişen insanlarımız için cemevleri ibadethanedir; nokta” dedi.

    İstanbul’da cemevlerini 12 yıldır çok yakından tanıyıp, gezdiğini ifade eden İmamoğlu, Alevilerin duygularını bu nedenle yakından anlama fırsatı bulduğunu söyledi.

    Cemevlerinin, kent içerisinde mekânsal anlamda geri bırakılmış olmasının kendisini hüzünlendirdiğini dile getiren İmamoğlu, “İstanbul’da yeni bir kültürden bahsetmiyoruz. Ben, İstanbul’da kamunun, Alevi vatandaşlarımıza karşı borcu olduğunu düşünüyorum. Bizim burada yapmaya çalıştığımız şey, Alevi vatandaşlarımızın cemevi girişimlerine katkı sunmak olacaktır” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • İBB Başkanı İmamoğlu’ndan üçüncü kez ‘tam kapanma’ çağrısı

    İBB Başkanı İmamoğlu’ndan üçüncü kez ‘tam kapanma’ çağrısı

    İBB bünyesindeki covid-19 rakamlarını paylaşan İBB Belediye Başkanı İmamoğlu, süreç içinde 34 çalışanlarını kaybettiklerini söyledi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, kentte görev yapan 32 ilçe belediye başkanı ile covid-19 gündemli toplantıda bir araya geldi.

    Haliç Kongre Merkezi Galata Salonu’nda, dün akşam (9 Aralık 2020, Çarşamba) saatlerinde gerçekleştirilen toplantıda Bağcılar, Başakşehir, Maltepe ve Şile belediyeleri, başkan yardımcısı; Büyükçekmece ise meclis 1’nci başkanvekili düzeyinde temsil edildi.

    Toplantıya herhangi bir düzeyde katılım göstermeyen iki belediye ise, Pendik ve Bahçelievler oldu. Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin’in, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün gibi CKovid-19 tedavisi gördüğü öğrenildi.

    Her iki başkan acil şifalar dileyerek konuşmasına başlayan İmamoğlu, İstanbul’un pandemiyle ilgili çok sıkıntılı bir dönem geçirdiğinin altını çizdi.

    34 İBB ÇALIŞANI COVİD NEDENİYLE ÖLDÜ

    “Salgının tırmandığını, hastanelerimizin yoğun olduğunu, hastalarımızın yoğun bir şekilde tedavi gördüğünü, birçok hastamızın da evinde tedavi gördüğünü belki de en yakından takip edenler belediye başkanlarıdır” diyen İmamoğlu, en fazla kapısı çalınan insanların, “şehri eminler” olarak kendileri olduğunu belirtti. İBB bünyesindeki covid-19 rakamlarını paylaşan İmamoğlu, süreç içinde 34 çalışanlarını kaybettiklerini belirtti.

    Kurum bünyesinde hasta sayısının 2 binlere kadar çıktığını kaydeden İmamoğlu, 3 ile 4 bin arasında da temaslı çalışan olduğunu ve bundan dolayı iş kaybı yaşadıklarını aktardı.

    “TAM KAPANMA ÇARE”

    Salgının yükselme eğilimine girdiği 15 Kasım’dan itibaren İBB olarak aldıkları önlemleri aktaran İmamoğlu, şu bilgileri paylaştı:

    “O tarihten itibaren sosyal tesislerimizi, müzelerimizi, kültür merkezlerimizi kapatma kararı aldık. Hükümetimiz, 17 Kasım’da ilk kısıtlamalarını uyguladı. 2 Aralık’tan itibaren de ikinci kısıtlama kararlarını aldı. İBB Bilim Danışma Kurulu’muzun da belirttiği üzere, tam kapanmanın çare olacağını düşünüyorum.

    Kısmı önlemlerin süreci uzatacağını ve netice vermeyeceğini düşünüyorum. Bugün, şu saate kadar 437 definimiz var; 204’ü salgın hastalıktan. Yaklaşık bir aydır 400’lü rakamlarla defin yapıyoruz; bu hiç düşmedi. Kısıtlamalarda üçüncü haftaya girdik. Bir miktar esneme oluyor rakamlarda ama aşağıya düşüş yok. Bunun yeterli olmadığını net olarak söylemek lazım. Danışma Kurulu’muz, bugün yaptığı toplantıda da tam kapanmayı şart koşuyor. 3 hafta öneriyorlar; olmazsa iki haftanın da olumlu sonuçlar verebileceğinden bahsediliyor. Tam kapanmanın ekonomik karşılığını biliyoruz. Ama hep beraber, devletimizin tüm kurumlarıyla bu ekonomik kaygıyı atlatabileceğini düşünüyorum. Sağlık Bakanı’mız ve diğer belediyelerden edindiğim bilgiler doğrultusunda salgın sürecinde İstanbul’u konuşurken, son 2 haftadır Türkiye’nin her bölgesini konuşur haldeyiz.

    Bu konsey önerimizi dikkate alarak, üzerinden heyetlerin de 2 ya da 3 kez geçtiği konuşmalarımız, buluşmalarımız olmuştu. Sayın Bakan’la nihai bir sohbet yaptık. Bu sohbeti, değerli buluyorum. Pazartesi günü yaptığımız bu toplantıda, birkaç konu öne çıktı. Konsey önerimiz üzerinde bir mutabakat yok.

    ENVANTER ÇALIŞMASI

    Aslında önerimizin özeti, İstanbul odaklı bir ‘deprem üssü’ oluşturulması. Bakanlığın koordinatörlüğünde, valiliğin, İBB’nin içinde olduğu; aynı zamanda özel sektör temsilcilerinin, sigorta, finans sektörleri -en üst seviyede ama- ve meslek odalarının içinde olduğu bir mekanizma. Üst kurula bağlı bir bilim kurulunun oluşması, ama esas sahada aktif kararların alındığı Deprem Bölge Kurulları’nın oluşması önerimiz vardı; yani bir nevi Anıtlar Kurulu gibi.

    Çok aksiyonel bir pozisyon önerdiğimizi düşünüyoruz bakanlığa. Bunlar incelenecek; raporlarımızı sunduk. İçinde birçok şey var. Şu anda Avcılar ve Silivri’de yürüttüğümüz hızlı tarama sistemi ve bunların verilerinden bahsettik, hedeflerimizi ortaya koyduk. 2023 sonuna kadar, 99 öncesi yapılmış bütün binaların hızlı testinin yapılması ile ilgili bir dayanışma talep ettik kendilerinden. Bu, 99 öncesinde yapılmış 800 bin binanın testi anlamına geliyor. Bu, ilk defa yapılacak bir envanter çalışması. Yaptığımız bu testin de yüzde 98 oranında isabet tutturduğunu da belirtmek isterim. Bunu da aktardık.”

    İmamoğlu, 8 Aralık ve 14 Kasım’daki konuşmalarında da İstanbul’da covid-19 tedbirleri kapsamında “tam kapanma”nın şart olduğunu açıklamıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İBB Başkanı İmamoğlu, ilk yolsuzluk dosyasını yargıya taşıdı

    İBB Başkanı İmamoğlu, ilk yolsuzluk dosyasını yargıya taşıdı

    AKP dönemine ilişkin belediyede gerçekleşen yolsuzluk ve usulsüzlüklere ilişkin dosyaları açmaya başlayan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ilk yolsuzluk dosyasını yargıya taşıdı. Aralarında Ulaştırma Bakanı’nın da bulunduğu 23 kişi hakkında suç duyurusu yapıldı.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, AKP dönemine ilişkin yolsuzluk dosyalarını açmaya başladı.

    Yargıya taşınan ilk büyük yolsuzluk dosyası, 2018’de İBB’nin kendi şirketi Medya A.Ş’ye ihale ettiği tanıtım işleri ile ilgili seçim döneminde yapılan ödemeler oldu. İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Bilgi İşlem Müdürlüğü’nce 30 Ekim 2018’de gerçekleştirilen “Yatırım organizasyonlarının tanıtım ve medya çalışmaları işi” ihalesi kapsamında iştirak şirketi ile 26 Kasım 2018’de 26 milyon 585 bin liralık sözleşme imzalandı. İmamoğlu’nun mazbatasını aldığı gün yani 17 Nisan 2019’da Medya A.Ş’ye, ihale kapsamında ödeme için 13 milyon 629 bin liralık fatura kesilmesi tartışma yaratmıştı.

    “İŞLERİN TAMAMINA YAKINI SÖZLEŞMEYE VE ŞARTNAMEYE UYGUN DEĞİL”

    Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberine göre; Teftiş Kurulu raporunda, işlerin tamamına yakınının sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun yerine getirilmediği, hak edişlerin usule uygun yapılmadığı ve yapılan 15 milyon 458 bin+KDV tutarındaki ödemenin kamu zararı yarattığı belirlendi. Bu nedenle AKP döneminin İBB Genel Sekreter Yardımcısı, ihale ve harcama yetkilisi olan şu anki Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun da aralarında bulunduğu 8 İBB görevlisi, eski Medya A.Ş genel müdürü Abdurrahman Tığ’ın da adının yer aldığı 6 şirket görevlisi ile alt yüklenici şirketin 9 yetkilisi hakkında Aralık ayının ilk haftasında suç duyurusunda bulunuldu.

    İSTANBUL VALİLİĞİ CEVAP VERMEDİ

    Teftiş Kurulu raporu, 15 milyon 458 bin liralık kamu zararının tahsili için Bilgi işlem Daire Başkanlığı’na iletildi.

    Ayrıca, kamu görevlileri hakkında idari soruşturma emri verildi. Teftiş Kurulu’nun başka dosyalar için “Memurlar ve Diğer kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun” hükümleri çerçevesinde, ön inceleme vermeye yetkili İstanbul Valiliği’ne tevdi raporu gönderdiği, ancak bugüne dek bir cevap alınamadığı öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu’ndan soruşturmaya ilişkin ilk açıklama

    İmamoğlu’ndan soruşturmaya ilişkin ilk açıklama

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na, Kanal İstanbul projesini eleştirdiği için soruşturma açıldığını açıkladı. İçişleri Bakanlığı soruşturmayı doğrularken İmamoğlu ise yaptığı ilk açıklamada Kanal İstanbul’un kendisi için bir devlet projesi olmadığını söyledi.

    İYİ Parti lideri Meral Akşener, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul’a karşı çıktığı için soruşturma açıldığını açıkladı. İçişleri Bakanlığı soruşturmayı doğruladı, nedeni ise “Kanal İstanbul’un bir ‘devlet projesi’ olması” gösterildi. İmamoğlu, konuya ilişkin yaptığı ilk açıklamada, “Kanal İstanbul benim için bir devlet projesi değil” dedi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, soruşturma hakkında yaptığı ilk açıklamada, “Kanal İstanbul benim için devlet projesi değil” dedi.

    KİPTAŞ anahtar teslim törenine giderken gazetecilerin konuyla ilgili sorusunu cevaplayan İmamoğlu “Konumuz deprem. Konumuz kentsel dönüşüm. Hukukçularımız süreci çalışıyor, inceliyor. Şimdilik bir şey söylemeyeceğim. Kamu kaynağı kullanıp kentsel dönüşüm yapıyoruz. Yapılan iyi şeyleri alkışlarız biz. Deprem ile yatıp kalkıyoruz, deprem bizim için kıymetli bir konu. Zayıf, oturulamayan evlerdeki insanları oturabilir evlere taşıyoruz. Kamu kaynağı böyle kullanılır” dedi.

    Bir gazetecinin İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasında Kanal İstanbul için “devlet projesi” ifadesi yer aldığını belirterek sorduğu “Kanal İstanbul devlet projesi midir?” sorusunu “Benim için değil” diye yanıtladı.

    Soruşturmaya yönelik yazılı ifadeyi ne zaman vereceğine dair soruya da “Cuma gününe daha var, hukuken inceliyoruz” yanıtını verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu’na ‘Kanal İstanbul’ soruşturması

    İmamoğlu’na ‘Kanal İstanbul’ soruşturması

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında Kanal İstanbul projesine karşı çıktığı için soruşturma açıldığını öğrendiğini duyurdu.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında Kanal İstanbul projesine karşı çıkması nedeniyle soruşturma açıldığı öğrenildi.

    Konuyla ilgili açıklamayı, Fox TV’de canlı yayın konuğu olan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener yaptı.

    Akşener, “Sayın Abdülhamit Gül’ün açıklamalarını dinledim inşallah dediğini yapar ama Sayın İmamoğlu’na Kanal İstanbul’a karşı çıktığı için devlete karşı çıkmaktan soruşturma açıldı. Soruşturmanın özelliği şu: Devletin projesine karşı çıktığı için bölücülük yapmakla suçlanıyor. Bütün bunlar nedir? Bütün bunlar sistemin tartışılmadığı, yamalı bohçaya döndüğü sistemin getirdiği sonuçlar” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul’a ikinci itiraz dilekçesini verdi

    Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul’a ikinci itiraz dilekçesini verdi

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul’la ilgili 2 itiraz dilekçesini, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne sundu. Bilimsel veriler ışığında Kanal İstanbul’un kent için en büyük tehditlerden biri olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Kanal İstanbul ile ilgili süreç alelacele, apar topar bu seviyeye getirip, planlarını ilana asmak, İstanbul’a çok büyük bir ihanetin parçasıdır. Bu manada girişimi başlatıyoruz” dedi. 

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Ataşehir Hizmet Binası’na giderek, Kanal İstanbul projesiyle ilgili iki itiraz dilekçesi sundu.

    İmamoğlu, “İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine” ve “İstanbul İli Yenişehir Rezerv Yapı Alanı (Kanal İstanbul Projesi) 1. 2. ve 3. Etabına İlişkin 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planları ve 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planlarına” itiraz dilekçelerini verdi. Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi ve Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı da İmamoğlu’na itiraz sürecinde eşlik etti.

    “KAMU YARARINA TÜMÜYLE AYKIRI”

    Kanal İstanbul’a yapılan itiraza ilişkin dilekçede, söz konusu projenin İstanbul’un gerçekçi sorunlarından son derece uzak, yapılması halinde doğal yaşam alanlarında geri dönülemeyecek tahribatlar bırakacak olan; şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına tümüyle aykırı olduğu belirtildi.

    Dilekçede, “Kanal İstanbul Projesi ve Yenişehir Rezerv Yapı Alanı nazım ve uygulama imar planlarının, her türlü bilimsel karşı argümana rağmen, re’sen onaylanarak askıya çıkarıldığı görülmektedir” denildi.

    Dilekçede, Kanal İstanbul Projesi’nin, yeterli bilimsel analiz çalışmaları sonucu üretilmeyen, her türlü katılım pratiğine kapalı, mevcut proje ve sonrasında oluşacak kentsel yapılaşma alanları ile tarım alanlarını, mera alanlarını, yer altı ve yer üstü su kaynaklarını/havzalarını, sit alanlarını geri dönülemeyecek biçimde yok edeceği kaydedilerek, söz konusu planların iptal edilmesini talep edildi.

    “ÇEVRE DÜZENİ PLANI DEĞİŞİKLİĞİ YAŞAMIN TÜM GERÇEKLERİNDEN KOPUK”

    İmamoğlu’nun itiraz dilekçesi verdiği bir diğer proje de, ‘İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’ oldu.

    İtiraz dilekçesinde, binlerce İstanbullunun gerek ÇED Raporu, gerekse Çevre Düzeni Planı askı sürecinde sunmuş oldukları itirazların dikkate dahi alınmadığına dikkat çekilerek, “İstanbul’un geleceğini, coğrafyasını bu denli etkileyecek plan çalışmasında yürütülen iş ve işlemler adeta birer yasak savma faaliyetine dönüştürülmüştür” denildi. İstanbul’un doğal yaşam alanları ve ekosistemini bozacak, doğal ve arkeolojik sit alanlarına zarar verecek, mevcut durumda dahi ekilen ve biçilen tarım alanlarını, hayvancılık yapılan mera alanlarını imara açacak çevre düzeni planı değişikliğinin iptal edilmesi talep edildiği dilekçede, söz konusu imar planlarının dünyanın, Türkiye’nin, İstanbul’un ve yaşamın tüm gerçeklerinden tamamıyla kopuk olduğuna işaret edilen dilekçede, planlama sürecinde halkın bilgilendirilmesine yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı da bildirildi.

    “İSTANBUL’A ÇOK BÜYÜK BİR İHANETİN PARÇASI” 

    İmamoğlu, itiraz süreciyle ilgili ilk değerlendirmelerini, dilekçelerinin “alındı” onayını beklerken, sosyal medya hesaplarından canlı olarak yaptı. Bilimsel veriler ışığında Kanal İstanbul’un kent için en büyük tehditlerden biri olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Kanal İstanbul ile ilgili süreç alelacele, apar topar bu seviyeye getirip, planlarını ilana asmak, İstanbul’a çok büyük bir ihanetin parçasıdır. Bu manada girişimi başlatıyoruz. Daha önce 100 binlik planlara yaptığımız itiraz gibi. Hem onu yeniliyor hem 1000’lik, 5000’lik planlara dair itirazımızı veriyoruz. Bundan sonra hukuksal süreçleri de takip edeceğiz. Bu kişisel başvurum, kurumsal başvurularımız da olacak” dedi.

    “ŞU ÜLKEDEN, BU ÜLKEDEN İNSANLAR ZENGİN OLSUN DİYE PLANLAMA YAPILIYOR!”

    Sürecin tarif edilir bir tarafı olmadığının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

    “İstanbul’daki yatırımın ve kentsel dönüşümün çözümleri bulma imkanı var iken, böyle bir inatla, böyle bir ısrarla bir süreç yönetmek, gerçekten çok üzücü. İşin daha kötüsü burada ‘Şu ülkeden, bu ülkeden’ birileri zengin olsun diye de planlama yapılıyor. Bu kadar da aleni yapılıyor. Bunlar ne kadar zeki insanlarmış ki 6-7 sene önce, 8 sene önce tarım alanlarından yerler almışlar. Şimdi o yerler iş merkezi, konut, turizm alanı olacak. Buradaki arazi hareketlerinin kimlerin üstüne olduğu belli. Yani bu kadar aşikar, ekonomik, sosyal, milli duygular üzerinden, şehircilik üzerinden içi ihanet dolu bir süreç. Onun için toplumun bu konuda duyarlı olacağını, uyanık olacağını biliyoruz. Toplumun buna çok karşı olduğunu da biliyoruz yaptığımız ölçümlerde. Bu siyasi bir mesele değildir. Milli bir meseledir. Bu İstanbul’un kurtulma mücadelesidir. İtirazımı bu duygularla veriyorum. Allah İstanbul’u akla ve bilime inanmayanların şerrinden korusun.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu, Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulundu

    İmamoğlu, Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulundu

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve müfettiş Arif Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulundu.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemi ile ilgili kendisi hakkında 27 soruşturmanın açılmasına izin veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve müfettiş Arif Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat tarafından yapılan suç duyurusu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildi.

    Dilekçede, İçişileri Bakanı Soylu hakkındaki suç duyurusu da şu ifadelerle yapıldı:

    * İçişleri Bakanı sayın Süleyman Soylu da İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişi sayın Arif Yıldırım’ın yukarıda sayılan eylemlerine soruşturma izni vermiştir.

    * Maddi gerçeğe aykırı, sahte içerikli raporda yer alan iddiaları soruşturma iznine bağlamış olması nedeniyle sorumludur.

    Av. Polat, suç duyurusu kamu davası açılması talebinde bulundu.