Etiket: imamoğlu

  • İBB Başkanı İmamoğlu’ndan “askıda fatura” kampanyası-VİDEO

    İBB Başkanı İmamoğlu’ndan “askıda fatura” kampanyası-VİDEO

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, koronavirüs salgını sürecinde zor günler geçiren yurttaşlar için “askıda fatura” uygulamasını tanıttı. İhtiyaç sahibi aileler, İBB’nin internet sitesindeki, “askıda fatura” uygulamasına su ve doğalgaz faturalarının bilgisini yazacak, fatura ödeyerek hayır yapmak isteyenler de siteden ödeyebilecek.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Ekrem İmamoğlu, koronavirüs salgını nedeniyle evde kalmak zorunda olan ya da işini kaybeden yurttaşlarla dayanışmak amacıyla geliştirilen “askıda fatura” uygulamasını tanıttı.

    “DAYANIŞMAYI DAHA DA GÜÇLENDİRMEMİZ GEREKİYOR”

    Küresel salgının sağlık problemleri ile birlikte çok ciddi ekonomik sorunları da beraberinde getirdiğini vurgulayan İmamoğlu, “İstanbul’da, hayatını günlük gelirle kazanan milyonlarca insan, neredeyse 2 aydır çalışamıyor. Evlerine ekmek getiremiyorlar. Hayat, her geçen gün zorlaşıyor. Bu tablo, bize dayanışmayı daha da güçlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. İBB olarak, her gün on binlerce aileye gıda yardımı, alışveriş kartı yardımı ve nakdi destek vermeye devam ediyoruz” dedi.

    “DAYANIŞMAYI ARTIRMAK ADINA YENİ BİR ADIM DAHA ATIYORUZ”

    Hayatın sadece bunlarla sınırlı olmadığını belirten İmamoğlu, şunları kaydetti:

    “Vatandaşların gelir kaybı nedeniyle ödenemeyen faturaları da var. Pandemi süreci nedeniyle İstanbul’da 3 ay boyunca su faturası ödemeleri ertelendi. Ancak 3 ay sonra bu faturalar, mevcut faturalarla birlikte ödenecek. Yani birikmiş bir borç olarak, ihtiyaç sahiplerini zorlayacak. Doğalgazda ise yasal olarak fatura ertelemesi ne yazık ki yapılamadı. İBB olarak, bu zor günlerde ihtiyaç sahibi ailelerle dayanışmayı artırmak adına, yeni bir adım daha atıyoruz. Bu süreçte çok sayıda vatandaşımız dayanışma duygusuyla bizimle iletişime geçiyor ve ekonomik olarak zor durumda olan vatandaşlarımıza destekte bulunmak istediğini paylaşıyor. ‘Ben ne yapabilirim’ diye soruyorlar.”

    ASKIDA FATURA UYGULAMASI

    “Şimdi aylık faturalarını ödemekte zorlanan ihtiyaç sahipleriyle, bu ihtiyaçları onlar adına gidermek isteyen hayırsever vatandaşlarımızı bir araya getiriyoruz” diyen İmamoğlu, yeni başlattıkları “askıda fatura” uygulamasını şöyle tanıttı:

    “Kampanyanın özü şu: İBB tarafından ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilmiş aileler, İBB’nin internet sitesine giriş yapacak. Karşısına çıkacak olan, ‘askıda fatura’ uygulamasına tıklayacak; İBB kuruluşları olan İSKİ ve İGDAŞ’a ait su ve doğalgaz faturalarının bilgisini buraya yazacak. Fatura ödeyerek hayır yapmak isteyen hemşehrilerimiz de su için farklı fiyat aralığında, gaz için farklı fiyat aralığında fatura ödeme tercihinde bulunabilecek. Kampanya ile ilgili tüm ayrıntılara, ibb.gov.tr’ye girerek askıda fatura uygulamamızda görebilirsiniz. Mübarek Ramazan ayında, ihtiyaç sahibi olduğu kanıtlanmış ailelerin su ya da doğalgaz faturasını ödemek isteyen hayırsever vatandaşlarımızı, kampanyamıza güçlü bir desteğe davet ediyoruz. Su ya da gaz faturasını ödeyemediği için gelecek günleri kendine dert eden vatandaşlarımıza hep birlikte sahip çıkalım. Bu zor günlerde kimseyi geride bırakmayalım.”   (HABER MERKEZİ)

  • Hükümete yakın vakıf, İBB’nin kitapçığındaki Alevi dedesini beğenmemiş!

    Hükümete yakın vakıf, İBB’nin kitapçığındaki Alevi dedesini beğenmemiş!

    PİRHA- AKP hükümetine yakınlığıyla bilinen Türkmen Alevi Bektaşi adlı vakıf başkanı, İBB’nin çocuklara dağıttığı ve içinde Alevi dedesinin de bulunduğu kitapçık nedeniyle Başkan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. Hazırlanan dilekçede, kitapçığın “Din ve Vicdan Özgürlüğü” bölümde yer alan Alevi dedesinin Aleviliği temsil edebilecek nitelikte olmayan sıradan bir kişi olduğu iddia edildi. 

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi, (İBB) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında koronavirüs nedeniyle evde olan çocuklara 100 bin tane hediye kolisi dağıttı.

    İçinde eğitici oyunla ve hikâye kitapları olduğu ifade edilen kolilerin dağıtımını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesabından “100 bin çocuğumuza 23 Nisan paketleri ulaşıyor. Türkiye Bayrağı İstanbul’un çocukları özgür, mutlu ve Cumhuriyet ile büyüyecek” mesajıyla duyurmuştu.

    Kitapçıkta, “Din ve Vicdan Özgürlüğü” başlıklı bölümde resmedilen din adamları arasında imam, papaz, hahamın yanında Alevi dedesi de yer aldı.

    Adını Türkmen Alevi Bektaşi olarak adlandıran vakfın başkanı Özdemir Özdemir, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

    Özdemir Özdemir adlı kişi, 23 Nisan’da çocuklara gönderilen hediye kolileri içindeki kitapçıkta Aleviliğin ayrı bir din gibi resmedildiğini iddia ederek, “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama” suçu olduğunu öne sürdü.

    Dilekçede, kitapçığın “Din ve Vicdan Özgürlüğü” bölümünde farklı inançların temsilcilerinin resmedildiği fotoğrafta yer alan Alevi dedesinin Aleviliği temsil edebilecek niteliği haiz olmayan sıradan bir kişi olduğu öne sürüldü.

    Dilekçede şu iddialara yer verildi:

    “Alevilik, Hz. Ali’yi sevmek ve onun soyunun yolundan gitmek olarak özetlenebilecek olup, İslam’ın Ehl-i Beyt sevgisinin öne çıkarılmış şeklidir. Alevilik uygulamada ve öğretide İslam dininin bir mezhebi olarak, bir tarikat olarak, bir tasavvufi anlayış olarak tanımlanmışsa da İslam dininden bağımsız ayrı bir din olarak tanımlanması olanaklı değildir. Öğreti ve uygulamadaki bu farklı tanımlamalar, Aleviliğe zarar verecek nitelikte değilken, Aleviliği İslam dininden kopuk bir şekilde tanımlamak, gerek Alevilik gerekse de Aleviler açısından onulmaz yaralar açacak.

    Alevilerin tepkisini çeken bu vakıf, AKP hükümetine yakınlığıyla biliniyor.

  • Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Ulusoy, İBB Başkanı İmamoğlu ile görüştü

    Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Ulusoy, İBB Başkanı İmamoğlu ile görüştü

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı ve Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Hürrem Ulusoy, günlerdir İBB’nin dağıttığı kitapçıkla ilgili yaşanan tartışmalar kapsamında bugün İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. 

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi, (İBB) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında koronavirüs nedeniyle evde olan çocuklara 100 bin tane hediye kolisi dağıttı.

    İçinde eğitici oyunla ve hikâye kitapları olduğu ifade edilen kolilerin dağıtımını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesabından “100 bin çocuğumuza 23 Nisan paketleri ulaşıyor. Türkiye Bayrağı İstanbul’un çocukları özgür, mutlu ve Cumhuriyet ile büyüyecek” mesajıyla duyurmuştu.

    Kitapçıkta, “Din ve Vicdan Özgürlüğü” başlıklı bölümde resmedilen din adamları arasında imam, papaz, hahamın yanında Alevi dedesi de yer aldı.

    “Alevilik farklı bir din olarak gösterilmiş” iddiasında bulunan iktidar yanlıları ve iktidara yakın çevreler kitapçıkta Dedenin yer almasına tepki göstererek, adeta İmamoğlu’nu linç ettiler.

    TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPILDI

    Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı ve Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Hürrem Ulusoy, günlerdir İBB’nin dağıttığı kitapçıkla ilgili yaşanan tartışmalar kapsamında bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiler.

    Vakıf tarafından sosyal medyadan paylaşılan mesajda, “Vakıf Başkanımız Veliyettin ULUSOY, İBB Başkanı Ekrem İMAMOĞLU ile ‘Cumhuriyet ve Demokrasi’ adlı broşürde hoşgörüyü ifade eden resim üzerinden koparılan fırtınaya dair telefonla görüştüler. Hakk’tan gayrı taraf olmayız. ‘HayatEveSığar’ ama yapılan haksızlık hiçbir vicdana sığmaz” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İmamoğlu İstanbul’da koronavirüsün yoğun yaşandığı 3 ilçeyi açıkladı

    İmamoğlu İstanbul’da koronavirüsün yoğun yaşandığı 3 ilçeyi açıkladı

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da koronavirüsün yoğun yaşandığı ilçeleri açıkladı. İstanbul’a kurulacak sahra hastanesi ile ilgili de konuşan İmamoğlu, “Havalimanı’nın karşısındaki arazi hepimizin arazisi, o arazi konutlarla dip dibe. Sahil yolundan girmek isteseniz giremezsiniz, çıkmak isteseniz çıkamazsınız” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, FOX TV’de İsmail Küçükkaya‘nın sunduğu Çalar Saat programında açıklamalarda bulundu.

    Koronavirüs vakalarının İstanbul’un 3 ilçesinde yoğunluk gösterdiğini aktaran İmamoğlu, “Özellikle Bağcılar, Esenler, Bayrampaşa, bu bölgede çok yoğunlaşma olduğunu görüyoruz. Çünkü biliyorsunuz yapılaşma çok orada” dedi.

    “Bize pandemi kurulunda sunum yapıldı” diyen İmamoğlu, “Orada bir ilgili sanıyorum İstanbul Halk Sağlığı Başkanıydı. Onun yaptığı haritada o bölgede yapılaşmanın yoğun, boşlukların az olduğu bölgelerde salgın daha yüksek. Örneğin Esenyurt örnek verildi. Anadolu’ya kasıt bir nebze daha düşük, yoğunlaşma az. Batı’ya doğru gittiğinizde Büyükçekmece, Silivri, Çatalca… Kırsala gittiğinizde zaten azalıyor. Ama o yoğun yapılaşmanın olduğu yerde salgının hızı daha yüksek. Ne yazık ki öyle” ifadelerini kullandı.

    “HER GÜN RAPOR GELİYOR, KESİNLİKLE TECRİT DİYORLAR”

    İmamoğlu, şöyle devam etti:

    “Biz herhangi bir şehir küçük bir şehir değiliz. Bu yüzden ısrarımız bu. Ekrem İmamoğlu’nun şahsi ısrarı gibi algılanmasın. Bunu ben söylemiyorum, bilim kurulları söylüyor. Duyumumuza göre Ankara’daki Bilim Kurulu da söylüyor. Kendi çalıştığımız bilim kurulumuz var İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak. 20’ye yakın uzman insanımız bizimle birlikte çalışıyorlar. Her gün raporları geliyor bana. Kesinlikle tecrit diyorlar. Sokağa çıkma yasağı olmasın, güçlü bir tecrit diyelim adına. Bizim tahminlerimize göre 300-350 bin insanın İstanbul’a hizmeti söz konusu. Bunlar kademeli olarak yönetilebilir.”

    “İSTANBUL BUNA HAZIR”

    Sağlık çalışanlarımıza seyahat kısıtlaması gelebilir, onlar için otel hizmeti sunuyoruz” diyen İmamoğlu, “Çünkü onlar da evlerinden işlerine gitmiyorlar. Böyle bir tecrit ile birlikte İstanbul’da salgının hızı 2-3 haftada yavaşlayarak aşağı doğru inecek. İstanbul buna hazır” şeklinde konuştu.

    “SAHRA HASTANESİNİ YANLIŞ YERE KOYUYORLAR”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sahra hastanesi için dosya sunduklarını belirten İmamoğlu, “Yenikapı’da kaç günde sahra hastanesi kurulur, 7 bin yatağa ulaşabilir. Alt yapısı var, elektriği var, jenaratörü var, trafosu var. Aynı şey Maltepe için geçerli, Beylikdüzü için geçerli. İlave olarak kapalı alanlar ve kapasitesi itibariyle metro ve steril alanlar olması kaydıyla havaalanlarını da önerdik” diye konuştu. –

  • CHP İstanbul İl Başkanı yeniden Kaftancıoğlu-VİDEO

    CHP İstanbul İl Başkanı yeniden Kaftancıoğlu-VİDEO

    PİRHA- CHP İstanbul İl kongrede konuşan ve Türkiye’nin beş temel sorunu olduğunu ifade eden CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Hatay’da valilik binası önünde ‘İşsizim, çocuklarım aç’ diyerek kendisini ateşe vererek yaşamına son veren babayı anlatırken gözleri yaşardı.

    Haberin videosu;

    CHP’nin 37. Olağan İstanbul İl Kongresi bugün ‘tek yön iktidar’ sloganıyla Haliç Kongre Merkezi’nde toplandı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı kongrede divan başkanlığına Altan Öymen seçildi. Öymen konuşmasında, “Öyle bir yere geldik ki, artık demokrasiye savunma değil yeniden kurma zamanı. Bunun ilk adımı da İstanbul’da atıldı” dedi.

    Ardından selamla konuşması yapan İl başkanı Canan Kaftancıoğlu, “mücadele etmeye ve başarmaya devam edeceğiz” dedi.

    “BARIŞ VE ADALETİ GETİRECEĞİZ”

    Kaftancıoğlu’nun ardından kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, ülkeye yeniden adaleti ve barışı getireceklerini belirtip tüm sorunları çözmeye aday olduklarını vurgulayıp şunları ifade etti:
    “Yeni bir çığır açtık, emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz. Yürüdüğümüz yol hak ve adalet yoludur. Bu ülkeye kardeşliği ve barışı yeniden getireceğiz. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, kimsenin kimliğini, yaşam tarzını sorgulamadan tüm sorunları çözmeye talibiz. 100 yıl sonra demokrasinin yara aldığını, kan kaybettiğini görüyoruz. Bugünkü koşullar fedakarlık yapma koşullarıdır, başarıyı özveriyle, kararlılıkla inançla yakalayacağız. Demokrasi, eğitim, toplumsal barış, ekonomi, dış politika olan bu beş sorunun çözümü için 4 ayaklı strateji yürütülmeli. Kesinlikle bu ülkeye demokrasiyi, medya özgürlüğünü, kadın-erkek eşitliğini getireceğiz. Demokratik standartlar açısından ne gerekiyorsa tamamını yapmaya kararlıyız.”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem  İmamoğlu’da, Türkiye’de demokrasiye ve adalete olan özlem ile ülkede 31 Martta özgürlük umudunu yeşerttiklerini söyleyerek “birlikte daha güzel daha aydınlık geleceğe yürüyeceğiz. Ayrım yapmadan Türk Kürt demeden Alevi Sunni demeden birlikte bu kentte yaşıyorsak bu kenti birlikte de yöneteceğiz. 23 Haziran’da İstanbul’da İstanbuk İttifakı kazandı. Hepimizin ayrım yapmaksızın çabası ve gayreti kazandı” dedi.

    Delege ve milletvekillerinin konuşmaları ardından gidilen seçimde, mevcut başkan Canan Kaftancıoğlu’nun tek aday olarak seçildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘100 bin insan dava açsın Kanal İstanbul’u yapabilecek bir babayiğit yok’

    ‘100 bin insan dava açsın Kanal İstanbul’u yapabilecek bir babayiğit yok’

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul’a karşı çıkanların itirazlarını dile getirmek için projenin başlamasını beklemeden kullanabilecekleri yasal hakları olduğunu söyledi. 

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, T24 yazarları ve yöneticileriyle buluşmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na eşlik etti. CHP Genel Başkan yardımcıları Tuncay Özkan ve Faik Öztrak ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç ve Genel Başkan Danışmanı Okan Konuralp‘in de katıldığı buluşmada T24 yazarlarının soruları üzerine İmamoğlu çeşitli açıklamalarda bulundu.

    İmamoğlu’nun açıklamalarından bazıları şöyle:

    “KANAL İSTANBUL İÇİN KEPÇE VURULMASI BEKLENMESİN”

    “İş dünyasından, üniversite dünyasından, toplumun her kesiminden hiç kimse Kanal İstanbul’a karşı çıkmak için kepçe vurulmasını beklemesin. ÇED raporlarına karşı dilekçe versinler, halen askıda olan plana itiraz etsinler, dava açsınlar. Kepçeden önce birçok kanuni hakları var. Bu ülkede 100 bin insan dava açsın Kanal İstanbul’u yapabilecek bir babayiğit yok. Ben plana itirazımı yaptım, herkesi de itiraza çağırdım. Davayı da açacağım. Bunları vatandaş Ekrem İmamoğlu olarak da yapıyorum.”

    “İSO, İTO, MÜSİAD VE ÜNİVERSİTELER NEREDE?”

    “Şu anda Kanal İstanbul’u ciddiye alması gereken kurumlar ciddiye almıyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Ticaret Odası (İTO) nerede? Ve MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği) nerede? Ben MÜSİAD’ı ziyaret için beş defa talepte bulundum, geri dönüş yapmadılar. İTO, İSO, MÜSİAD, bunların yönetimleri iktidar baskısıyla seçilmiş yönetimler. Ve üniversiteler, devlet üniversitelerinden bana tek rektör geldi, çünkü Büyükşehir Belediyesi ile bir işi vardı. Bu ülkenin üniversiteleri Kanal İstanbul ile ilgili tek cümle konuşmadılar.”

    “CUMHURBAŞKANINDAN MEKTUBA CEVAP BEKLİYORUZ”

    “Sayın Cumhurbaşkanı’na verdiğimiz mektup ikili ilişki üzerinde yazılmış bir mektup değil. İçeriği konusundaki cevap için bir süre beklememiz lazım. Sayın Cumhurbaşkanı’ndan tüm iyi niyetimizle bir cevap bekliyoruz, çok da sürmez çağırır bizi diye düşünüyoruz.”

    “ADALARA ELEKTRİKLİ ARAÇ”

    “Adalar’da iki-üç nesildir faytonculuk yapan aileler var. Oraya düşünülen bütçeyi taksi plakası gibi düşünün. Bugün İstanbul’da bir taksi plakasının fiyatı 2 milyon lira. Faytonları işleten aileler için 300 bin lira veya üzeri rakamlar konuşuldu. Biraz tekelleşmiş, bloklaşmış bir durum da gözleniyor, ama bu durumda 200 küsur aile var. İki-üç nesildir bu işi yapıyorlar, bu nedenle onlara faytonları kaldırırken ‘haydi güle güle’ deme şansımız yok. Bu insanlar bir şekilde Adalar’da tutunmuş Anadolu insanları. Biz ayrıca her aileden bir kişiye İstanbul’un çeşitli yerlerinde iş de vereceğimizi söyledik. Elbette bir de canlıya olan tutkumuz, faytonlarda kullanılan atların durumu, onların sıkıntısı var.”

    “Düşünülmesin ki biz bugün kalkıp bir karar verdik. Defalarca toplantılar, çalıştaylar yaptık, yani bugünün meselesi değil. Ve sulh içinde, başından sonuna kadar şeffaf yürüttük bütün bu süreci.”

    “Adalar’da ulaşım sistemini tümüyle İETT üzerinden yürüteceğiz, hiç aracı olmayacak. Turistik amaçlı elektrikli araçlar ve diğer elektrikli araçların seçimi için yarışma düzenliyoruz. Yarışmanın sonucuna göre yeni nesil bir tasarımla adalara hizmet vermek istiyoruz.”

    “Her şeye rağmen fayton olmalı, düşüncesi de tartışılıyor. Evrensel ve insani bir tasarımı, uygulaması varsa elbette biz de bakarız, ama şu an için bu söz konusu değil.”

    “Bu arada binin üzerinde tasarımcı, plancı, mimar, genci projelerini toplumla paylaşacakları bir saha çalışmasının içerisindeyiz.”

    “20 MEYDAN İÇİN HALKA SORU SORDUK”

    “Meydanların düzenlenmesi konusunda ciddi ve hızlı bir süreç başlattık. ‘Meydanlar konuşuyor’ diye 20 meydan için halka soru sorduk. Taksim’den Ümraniye’ye, Beyazıt’tan Bakırköy’e kadar 20’ye yakın meydan için çalışma yapıyoruz.”

    “Şu anda İstanbul’da meydanlar çıplak, betonarme ve insansız, insandan arındırılmış. Meydan çalışmalarımız konusunda çok umutluyuz. Bu arada yarışmalar da düzenliyoruz; Haliç kıyıları, Sarayburnu, Salacak da bu çalışmalara dahil.”

    “Ben vakit geçtikçe toplumun mırıldanmasını, homurdanmasını bilen birisiyim. Ama görüş alıp planlama yapmazsınız, iyi sonuç ortaya koyamazsınız. Çok da uzun sürmeyecek; nisan, mayıs, haziran aylarında kamuoyunun önüne bir şey koyacağız.”

    “Taksim Meydanı’nda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın bir çadırı var. Cumhurbaşkanlığı bu çadırı koydu, yazı yazdık, kaldırılmasını istedik ama kaldırmıyorlar.”

    “METRO TÖRENİNE BENİ ÇAĞIRMADILAR”

    “Gayrettepe- Yeni havalimanı metrosu için ‘ray kaynağı’ töreni yapıldı. Bu törene İstanbul Belediye Başkanı olarak ben çağırılmadım.”

    “İstanbul metrosu için altı hattın durmuş olan üç hattını başlattık. Devletin yatırım planına alınması ve Hazine’nin onay vermesi gerekiyor. Ne yazık ki ocak ayının ilk haftasında yayımlanan listede bu çalışma yer almadı. Sonra Ulaştırma Bakanı ‘İmamoğlu hatları durdurdu’ diyor. Ulaştırma Bakanı’na durumu anlattım, ‘Ya bilmiyordum, ben de Sağlık Bakanı’ndan öyle duydum’ dedi. Durum bu.”

    “Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Kime süt dağıtıyorsun, hadi göster bakalım’ diye bir lafı var. Biz tam da bunu yapıyoruz, kimseye göstermiyoruz. 97 bin çocuğumuza süt dağıtıyoruz, ama kimse görmüyor.” (T24)

  • İmamoğlu: Kredi imkanı var ancak Hazine, 3 metro hattına onay vermedi!

    İmamoğlu: Kredi imkanı var ancak Hazine, 3 metro hattına onay vermedi!

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2 yıl önce durdurulan metro hatlarını harekete geçirmek için başlattıkları çalışmalar kapsamında kredi buldukları 3 hat için Hazine’den istedikleri onayı alamadıklarını açıkladı.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kredi buldukları halde Hazine onayı alamadıkları için başlanamadığını açıkladığı 3 projenin; Eminönü-Alibeyköy Tramvay Hattı, Bostancı-Dudullu Metro Hattı ve Yenidoğan- Hastane Hattı olduğu öğrenildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a metro çağrısı yapan İmamoğlu, “Bizim krediyi harekete geçirebilmemiz için Hazine onayı gerekiyor. Kredi imkanı var, biz buluyoruz. Sadece istediğimiz bir dokunuş” dedi.

    Cumhurbaşkanı’na metro çağrısı yapan İmamoğlu şunları söyledi:

    “Bizim krediyi harekete geçirebilmemiz için Hazine onayı gerekiyor. 3 hatla ilgili bizim bu talebimiz reddedildi Ocak ayının ilk haftası. Reddedilmese, biz o kredi imkanlarıyla metro hatlarını çok hızlı harekete geçirebileceğiz. Kredi imkanı var, biz buluyoruz. Sadece istediğimiz bir dokunuş.”

    BOSTANCI-DUDULLU METROSU

    Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberine göre İmamoğlu’nun Hazine’den kredi onayı alamadığı hatların başında Bostancı – Dudullu arasını 21 dakikaya indirecek olan 14.3 kilometre uzunluğundaki Dudullu-Bostancı metro hattı geliyor. Yüzde 70’i tamamlanan ve 13 istasyondan oluşan metro hattının maliyeti 558 milyon euro artı KDV olarak açıklanmıştı.

    İmamoğlu, 2018 yılının ekim ayından beri duran hat için 200 milyon euro artı KDV gibi bir finansmana ihtiyaç duyulduğunu belirtmiş “Buranın yatırım planı izni daha yeni çıktı.

    2020’nin ilk haftalarında onaylanıp ilan edilmesini bekliyoruz. Akabinde finansman çalışmalarımız sürecek” demişti. Ancak ocak ayının ilk haftasında gereken onayın alınamadığı ortaya çıktı.

    10 KM’LİK HALİÇ HATTI

    Hazine’nin onay vermediği diğer hat ise 10 km’lik Alibeyköy-Eyüpsultan-Eminönü tramvay hattı.

    Eminönü otobüs durakları alanından başlayan güzergah, Küçükpazar, Cibali, Fener, Balat, Ayvansaray, Feshane, Eyüp-Teleferik, Eyüp Devlet Hastanesi, Silahtarağa İstasyonu ile Sakarya Mahallesi İstasyonuna Haliç kıyısından geçerek, Alibeyköy Merkez, Alibeyköy metro İstasyonu ile devam edip ve Alibeyköy Cep Otogarı İstasyonunda son buluyor.

    Geçtiğimiz haftalarda hattın şantiyesinde inceleme yapan İmamoğlu, “Ek kaynak konusunda çalışıyoruz. Burayı 2020’ye hazır etmek istiyoruz” demişti.

    YENİDOĞAN-HASTANE HATTINA DA ONAY YOK

    Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli hattı bağlantılı Yenidoğan- Hastane Hattı da kredisine Hazine’nin onay vermediği hatlar arasında yer alıyor.

    6.95 kilometrelik hat Hastane, Sarıgazi, Aydınlar, Güngören, Taşdelen, Yenidoğan istasyonlarından oluşuyor.

  • Ekrem İmamoğlu: Kanal istanbul dayatmasını reddediyorum

    Ekrem İmamoğlu: Kanal istanbul dayatmasını reddediyorum

    İstanbul Deniz Çalıştayı’nda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesinin bir dayatma olduğunu, bilime ve akla uygun olmayan hiçbir şeyin peşinden gitmeyeceğini söyledi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Haliç Tersanesinde, kentin deniz ulaşım sorunlarının ve buna yönelik çözüm önerilerinin konuşulduğu çalıştay düzenledi.

    Açılış konuşmasını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı Deniz Çalıştayı’nda, İstanbul Deniz Ulaşımı, Kanal İstanbul ve İstanbul Deniz Kültürü başlıklı üç oturum gerçekleşti.

    İstanbul’da deniz taşımacılığında günlük 8 bin civarında yolcu taşındığını belirten Ekrem İmamoğlu, deniz ulaşımının İstanbul’da çok gerilere gittiğini belirterek, “2000’li yıllarda yüzde 10 seviyesindeydi, şimdilerde yüzde 4’ler seviyesinde. Bugün çok daha büyük hedefler ortaya koymalıyız” dedi. 25 yılda ulaşımla ilgili değerli adımların atıldığını belirten İmamoğlu, toplu ulaşımda İstanbul trafiğini rahatlatacak deniz ulaşımının geri bırakıldığını belirtti. İstanbul gibi yüksek nüfuslu yerlerde metronun can damarı olduğunu söyleyen İmamoğlu, metro konusunda gelinen noktanın hâlâ arzu ettikleri gibi olmadığını, amaçlarının deniz ulaşımından metroya güvenilir, ucuz bir ulaşım olduğunu vurguladı.

    “KANAL İSTANBUL DAYATMASINI REDDEDİYORUM”

    Kanal İstanbul’la ilgili de konuşan Ekrem İmamoğlu “Bir söz söyledim Mecliste. Bir vatandaş Ekrem İmamoğlu olarak, 3 çocuk babası bir vatandaş olarak ‘Bana hiçbir şekilde Kanal İstanbul’un dayatılmasını istemiyorum, reddediyorum’ demiştim. Bu önemli. Bahsettiğimiz konu İstanbul’u tümden değiştirecek başka bir yere taşıyacak bir konu. Dolayısıyla verimliliğini, gerekliliğini İstanbulluların dolu dolu tartışması lazım. 2011 yılında bir seçim vaadi olarak ortaya atılan projenin ne tartışıldığını ne de kamuya açık konuşulduğunu gördüm. Bakın bu dayatmadır” dedi.

    “SUDAN BAHANELERLE 10 BİN YILLIK COĞRAFYA PARÇALANAMAZ”

    Ocak ayının ilk haftasında Kanal İstanbul çalıştayı da yapacaklarını söyleyen İmamoğlu, “Ben İstanbul’un coğrafyasının böyle bir değişimi kaldıramayacağını düşünüyorum. Bilimsel gerekçeleri var. Tek başına 135 milyon metrekare tarım alanının yok oluşu bile gerekçedir” dedi.

    Kanal İstanbul Projesi için gemi trafiğindeki artışın, teknolojik gelişmeler neticesinde gemi boyutlarının büyümesinin gerekçe gösterilemeyeceğini belirten İmamoğlu “Gerekçeye bakar mısınız! Yüzde 90’ı geçersiz. İstanbul Boğazı’ndan geçen gemi sayısı azalmakta. Bu sudan bahaneyle 10 bin yıllık coğrafya böyle bir şeyle paramparça edilmek isteniyor. ÇED raporunu okumadan önümüze çıkıyorlar, 1 milyon 150 bin nüfus oluşturuluyor kanalın etrafında. Hani tankerler, gemiler? 1,5 milyar küpe yakın hafriyat ne olacak. Yeni bir rant projesi mi?” diye sordu.

    “BİLİM VE AKLIN YATMADIĞI HİÇBİR ŞEYİN PEŞİNDEN GİTMEYECEĞİM”

    Kanal İstanbul ile ilgili kendisini ancak bilim ve aklın ikna edeceğini söyleyen İmamoğlu şunları söyledi:

    Beni bir kişi ikna edemez. Bilim ve aklın yatmadığı hiçbir şeyin peşinden gitmeyeceğim. Bu bir siyasi mesele değildir. Bu biri istedi diye ya da istemedi diye yapılıp yapılmayacak bir şey değildir. Bu akıl işidir.

    Moderatörlüğünü Dr. Kaptan Özkan Poyraz’ın gerçekleştirdiği İstanbul’da Deniz Ulaşımı adlı birinci oturumda Prof. Dr. Reşat Baykal, Yüksek Mühendis Tansel Timur, Dr. İsmail Hakkı Acar, Prof. Dr. Mustafa İnsel konuşmacı olarak yer aldı.

    Oturum Prof. Dr. Reşat Baykal’ın, “İstanbul’da Kent İçi Deniz Ulaşımının Dünü, Bugünü ve Yarını” adlı sunumuyla başladı. Baykal sunumunda, “Deniz ulaşımının geçmişteki uygulamalarını bilmeden, mevcut durumla ilgili bilgiler olmadan, istatistik bilgileri doğru olarak saptamadan geleceğe yönelik doğru çözümler bulamayız” dedi.

    “ULAŞIM SORUNLARINI ÇÖZECEK KOORDİNASYON MERKEZİ YOK”

    İnsanların şehir merkezlerine yoğun göçü, bu göçün plansız bir şekilde olması, otomobil kullanımın artması nedeniyle kent içi trafiğin içinden çıkılmaz hal aldığına değinen Baykal, İstanbul’un trafik sorununun uzun yıllardır çözülememesinin önemli nedenlerinden birinin ulaşım işlerinin her birinin farklı gruplar tarafından ve koordinasyon yapacak merkez olmadan yapılması olduğunu vurguladı.

    “DENİZ ULAŞIMI GELİŞTİRİLMELİ”

    “Kent İçi Ulaşımında Deniz Ulaşımının Planlaması İlkeler-Yaklaşımlar” sunumuyla Yüksek Mühendis Tansel Timur söz aldı. Timur, çağdaş teknoloji ile donatılmış yeni nesil, çevre dostu ve bunu planlayacak, tasarlayacak, çağdaş teknoloji ile donatacak gemi ve deniz teknolojisi üretim merkezlerine yani tersaneye ihtiyaç olduğuna değindi.

    Timur, “İstanbul tarih ve deniz kenti olduğu kadar aynı zamanda bir deprem kenti. İstanbul’da hangi konuyu ele alırsak alalım deprem konusunu da gözardı etmemeliyiz. ’99 depreminde karayollarındaki hasarlar nedeniyle deprem bölgesine yardımların aksadığı, örneğin Gölcük’e yardımın deniz yoluyla yapılabildiğini hatırlatmakta yarar var. İş makinalarının sevkiyatı, yaralıların taşınması vb. deniz yoluyla yapılabilmiştir. Beklenen İstanbul depremine hazırlık olarak, deniz ulaşımı ve araçlarının geliştirilmesi ve bunları aktif tutacak tedbirlerin alınması da zorunluluktur” dedi.

    “OTOBÜS HATLARI YENİDEN YAPILANDIRILMALI”

    “Ulaşımda Entegrasyon, Deniz ve Kara Bütünleşmesi” başlıklı sunumuyla Dr. İsmail Hakkı Acar bir konuşma gerçekleştirdi.

    Deniz ulaşımının toplu taşımadaki payını artırmak amacıyla yeni deniz ulaşım hatlarının geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Acar, “Deniz yoluna talebin artırılması, deniz filosunun büyütülmesi, yeni iskeleler açılması, deniz yolu hatlarının yapılandırılması ile gerçekleştirilmesi, deniz yoluna yapılacak müdahalelerin yanı sıra otobüs hatlarının da yeniden yapılandırılması, denizyolu ile rekabet edenlerin kaldırılması veya azaltılması, nitelikli aktarma merkezlerinde deniz yoluna eklemlenecek şekilde düzenlenmesini gerektirir” dedi.

    (EVRENSEL)

  • İmamoğlu, Erdoğan’a işsizlikten intiharları hatırlattı

    İmamoğlu, Erdoğan’a işsizlikten intiharları hatırlattı

    İBB Başkanı İmamoğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’a yönelik eleştirilerine verdiği yanıtta, ekonomik problemler nedeniyle intihar eden yurttaşları hatırlattı. İmamoğlu, ”Sayın Cumhurbaşkanı İstanbul’la meşgul olmasın” dedi. 

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’daki su sorunu başgösterdiğini öne sürerek, kendisini ”Madem bu horana girdiniz, çözeceksiniz bu işi” diye eleştiren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, cevap verdi. ”Kendimden daha iyi horon oynayan bir siyasi bilmiyorum; inşallah bir gün aynı halkada horon da oynarız” diyen İmamoğlu, ”Bizim işimiz var, işimize bakalım, ama sayın Cumhurbaşkanı da İstanbul’la meşgul olmasın. Bakın, ülkede 10-11 insan intihar ediyor işsizlikten, ekonomi problemlerinden; üzülüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ÜLKENİN BAZI TRAVMALARI VAR”

    İSMEK Pastacılık ve Fırıncılık Okulu’nu inceleyen İmamoğlu, Erdoğan’ın yerel seçimler öncesi İstanbul için ”2040’a kadar hiçbir su problemi yok” sözlerini hatırlatarak şunları söyledi:

    ”Biz de sayın cumhurbaşkanının sözüne itimatla göreve geldik, ama öyle değilmiş. Ne yazık ki üç-beş aylık kuraklıkla sıkıntı çekebilir İstanbul var! Niye yanıltılmış sayın Cumhurbaşkanı? Bence onun hesabını sorsun. Yani ilgili kurumlar; bu DSİ olabilir. Mesela DSİ Genel Müdürü ne yapıyor, İstanbul’un barajları ile ilgili? Bence bunlarla ilgili bir denetim başlatsın. Bir rapor istesin. Umudum budur. Biz, görevimizi yapıyoruz. Ama hatırlatmak isterim: Bizim işimiz var, işimize bakalım, ama sayın Cumhurbaşkanı da İstanbul’la meşgul olmasın. Bakın, ülkede 10-11 insan intihar ediyor işsizlikten, ekonomi problemlerinden; üzülüyoruz. Gerçekten ülkenin bazı travmaları var. Gerçekten İstanbul’la yorulmasın, bize destek olsun. Biz işimizi yapalım, Sayın Cumhurbaşkanı ülkenin bütüncül sorunlarına odaklanırsa birbirimizi destekleyen ve ülkenin ve milletimizin mutluluğuna refahına beraberce katkı sunmuş oluruz.”

    Önümüzdeki yıl için İstanbul’un su sorunu olmadığını belirten İmamoğlu, İstanbul’un su ihtiyacıyla ilgili bugüne kadar ihmal edilmiş konulara çözüm getirileceğini ifade etti.

    “HORONU İYİ BİLİRİM”

    İmamoğlu, Erdoğan’ın horon benzetmesi içinse şöyle konuştu:

    ”Ben, kendimden daha iyi horon oynayan bir siyasi bilmiyorum Türkiye’de. Horonu iyi bilirim. Yani işimin gereğini yapmayı da iyi bilirim. İnşallah bir gün aynı halkada horon da oynarız yani, sorun yok. Ama dediğim gibi; ‘2040’a kadar İstanbul’un su sorunu yok. Hatta 40-50 yıllık su sorunu çözdük’ diye açıklamaları var belediye başkanlarının. Ama bugün gördüğümüz, şurada 3-4 aylık süreçte bile, kuraklık sürecinde bile İstanbul’un sıkıntı yaşadığını gördük! Her konuda biz süreci takip ediyoruz. Devletin kurumları ile irtibat halindeyiz. Gerekirse kamuoyu ile paylaşacağımız kaygılarımız da var; ama şu anda kamu kurumları ile bakanlıkla, DSİ ile başka kurumlarla süreçlere çözüm arıyoruz. Çözümde art niyet ya da çözümsüzlük oluşturma eylemini gördüğümüz anda, hem sayın Cumhurbaşkanı’nı bilgilendiririz hem de kamuoyunu bilgilendiririz. Herkesin itinalı, dikkatli, kendi konularına konsantre bir şekilde işlerini yapmalarını diliyorum.”

    “İSMEK’İ DAHA ETKİN HALE GETİRMEK İSTİYORUZ”

    Ziyaretinde ‘İSMEK’ler kapatılıyor’ iddiasını da kesin bir dille yalanlayan İmamoğlu şöyle konuştu:

    ”Daha sağlıklı ve verimli, part-time (yarı zamanlı) ve mevsimlik çalışandan daha çok, sürekli çalışan yapısına kavuşturmak istiyoruz İSMEK kurumunu. Bu şekilde yılın bütününe yaydığımızda, çok daha yüksek sayıda kursiyer sayısına da ulaşacağız. Bu gibi yerleri daha geliştirmek, daha etkin hale getirmek istiyoruz. Bu bir geçiş süreci. Görecekler daha yüksek sayıda kursiyer, daha fazla insana hizmet eden bir kuruma dönüşecek ve verimliliği artacak.”

     

     

  • İBB’den, Haydarpaşa ve Sirkeci ihalesinin iptali için suç duyurusu

    İBB’den, Haydarpaşa ve Sirkeci ihalesinin iptali için suç duyurusu

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sirkeci ve Haydarpaşa ihalesinin iptali için başvuru yaptı. İhaleyi düzenleyen sorumlular hakkında da suç duyurusunda bulunuldu.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi heyeti, Sirkeci ve Haydarpaşa ihalesinin iptali için mahkemeye başvurdu. Heyet daha sonra ihaleyi düzenleyen sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmak üzere Kartal’daki Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na hareket etti.

    “DÜRÜSTLÜK KURALINA AYKIRI”

    Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde elenme gerekçelerinin hukuka aykırı olduğuna dikkat çekilerek “Ayrı ayrı iş deneyimi belgesinin aranması komisyonun yorumudur, herhangi bir hukuk kuralına dayanmamaktadır. Aynı anlama gelen bir ifade yazılmış olduğu halde ‘müşterek ve müteselsil’ ibaresinin geçerlilik şartı olarak aranması en temel hukuk kaidelerinden birine, ‘dürüstlük’ kuralına aykırıdır” ifadelerine yer verildi.

    İBB DAVET BİLE EDİLMEDEN YAZILI OLARAK ELENDİ

    TCDD, Haydarpaşa ve Sirkeci garlarındaki yaklaşık 29 bin metrekarelik atıl depo sahalarını 15 yıllığına kiralamak için 4 Ekim’de ihale açtı. İhaleye 4 teklif sunulmuş, 2 şirket elenirken sona Okçular Vakfı’nın kısa süre öncesine kadar genel müdürlüğünü yapan 33 yaşındaki Hüseyin Avni Önder’e ait Hezarfen Danışmanlık Limited Şirketi ve İBB’nin iştirak şirketleri Kültür A.Ş-İSBAK-Metro A.Ş-Medya A.Ş’den oluşan konsorsiyum kalmıştı.

    TCDD’nin tahmini aylık kira bedelini 30 bin TL olarak belirlediği ihalede Hezarfen Danışmanlık aylık 300 bin TL, İBB konsorsiyumu aylık 100 bin TL teklif sundu. İhale komisyonunun tarafları pazarlığa davet etmesi beklenirken 18 Ekim günü ihalenin gerçekleştirildiği, İBB’nin davet bile edilmeden yazılı olarak elendiğinin bildirildiği öğrenildi.

    İhaleye tek başına davet edilen Hezarfen Danışmanlık’ın rakamı 350 bin liraya çıkardığı ve ihaleyi aldığı açıklandı. (HABER MERKEZİ)

     

     

    Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel
  • Süleyman Soylu’dan İmamoğlu’na gözdağı

    Süleyman Soylu’dan İmamoğlu’na gözdağı

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu hedef aldı. Görevden alınan üç HDP’li belediye eşbaşkanıyla görüşen İmamoğluna, “İşini yapmanın dışında başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz” dedi. 

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, görevden alınan HDP’li belediye eşbaşkanlarıyla görüşen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu hedef aldı. Soylu, “İşini yap, başımızın üzerinde yerin var; ama işini yapmanın dışında başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz. Bu kadar açık ve net” dedi.

    İBB başkanının HDP’lilere Atatürk tablosu vermesini ‘şaklabanlık’ olarak niteleyen bakan, şöyle devam etti:

    Herkes kendi işini yapsın ve ballandıra ballandıra anlatıyor; sarılmışlar, kucaklaşmışlar, halay çekmişler. Allah neşenizi artırsın, gözümüz yok. Ay yıldızlı bayrağı Diyarbakır Belediyesi ve diğer belediyelerden çıkartılırken, içiniz rahattı değil mi? Şimdi gönlünüz bir terör örgütü müzahirlerine Atatürk tablosunu verirken rahat etsin. Atatürk’ün her türlü istismar edildiği ortamı gördük bu ülkede ama terör örgütü üzerinden istismar edildiğine şimdiye dek rastlamadık. Yazıklar olsun. Bu tip şaklabanlıklar, Türkiye’nin kendi istikametini başka bir noktaya mağdurdur. Herkes kendi işini yapsın ve ballandıra ballandıra anlatıyor; sarılmışlar, kucaklaşmışlar, halay çekmişler. Allah neşenizi artırsın, gözümüz yok. Buradan söylüyorum; işini yap, başımızın üzerinde yerin var; ama işini yapmanın dışında başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz. Bu kadar açık ve net. Bu ülke adına, bu millet adına, sağına soluna bakmayız. Yıllardır terörden acı çeken insanlar dururken terörist cenazelerinde mezarları başında yas tutan adamlara böylesine bir destek milletimizin de bizim de gönlümüzü acıtır, kimse kusura bakmasın.”

     

  • İmamoğlu, özel vakıflara aktarılan 357 milyon liralık bütçeyi iptal etti

    İmamoğlu, özel vakıflara aktarılan 357 milyon liralık bütçeyi iptal etti

    Ekrem İmamoğlu vakıflara aktarılan paranın, yapılan harcamaların büyük bir israf olduğu söyledi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu gündemi değerlendirirken, vakıflara aktarılan paralardan bahsederek, “Vakıflara aktarılmış, verilmiş kaynaklar adına söylüyorum. İptal edilmiş tam 357 milyon liralık sürece nokta koymuş durumdayız” dedi.
    “BİR VAKIFA YEMEK DESTEĞİ 56 MİLYON LİRA”
    İmamoğlu’nun konuşmasından ilgili bölüm şöyle:

    “Daha işin başındayız. Şu an itibariyle iptal ettiğimiz vakıflara aktarılmış, verilmiş kaynaklar adına söylüyorum. İptal edilmiş tam 357 milyon liralık sürece nokta koymuş durumdayız. Bunun içinde sadece bir vakfa yemek desteğinin 56 milyon liralık bölümü var. İnanılmaz. Bu milletin parasını nereye harcıyorsunuz? Bir bina yapılıyor, vakfa yapılmak üzere maliyeti 165 milyon lira. Artık o bina İstanbulluya ait. Bu daha başlangıç.”

    “MUAZZAM BİR İSRAF VAR” 

    “Makam araçları konusunda her gün arkadaşlarımı silkeliyorum. 357 milyon liralık tablo daha başlangıç dedim. Araçla ilgili kısımda da ciddi yol aldık. Ne yazık ki orada da muazzam bir israf var. Yakında sizleri çağıracağımız ve israfı gözler önüne seren bir buluşmamız olacak.”

  • HDP İmamoğlu’nu ziyaret etti

    HDP İmamoğlu’nu ziyaret etti

     HDP İstanbul İl Örgütü, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti. HDP Milletvekili Erol Katırcıoğlu, MYK üyesi Salim Kaplan ve İl Eşbaşkanları Esengül Demir ile Cengiz Çiçek’i, İmamoğlu karşıladı. Başkanlık odasında gerçekleşen ziyarette, HDP’liler katılımcı yerel yönetim dileklerinde bulundu. (MEZOPOTAMYA AJANSI)

     

  • İmamoğlu: Hakkımızı yedirmeyeceğiz; destan yazacağız

    İmamoğlu: Hakkımızı yedirmeyeceğiz; destan yazacağız

    Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sarıyer ve Eyüpsultan’da miting gerçekleştirdi. Eyüpsultan mitinginde İmamoğlu’na CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da eşlik etti. Yurttaşlara seslenen İmamoğlu, “Millet adına sorumluluk üstlendik. Seçimi kazanmak sadece bir başlangıç. Esas olan hizmet üretmek. Hakkımızı yedirmeyeceğiz. Asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, seçim otobüsü ile vatandaşları selamlayarak Sarıyer Meydanı’nda miting yaptı. İmamoğlu’na Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de eşlik etti.

    Meydanda vatandaşlara seslenen İmamoğlu, “Millet adına sorumluluk üstlendik. Seçimi kazanmak sadece bir başlangıç. Esas olan hizmet üretmek. Hakkımızı yedirmeyeceğiz. Asla vazgeçmeyeceğiz. Hepimizin büyük sorumlulukları var bütün belediye başkanları olarak çok güzel işler başaracağız. Göreceksiniz yerel yönetimde yeni nesil anlayışla kızlarımıza, oğullarımıza, gençlerimize pırıl pırıl bir gelecek hazırlayacağız. Bu toplumda bağıranlara çağıranlara son artık, millete haddini bildirenlere son artık. Milleti kucaklamaya, barıştırmaya, kucaklaştırmaya geliyoruz. Biz milli iradenin en güzel neticesini elde edeceğiz ve bu süreci başlatacağız. Sizden istediğim herkese gülen yüzle selamımı iletin” dedi.

    “BU ŞEHİR KOLAY VAR OLMADI”

    Ekrem İmamoğlu, Sarıyer programının ardından Eyüpsultan’a geçti. İlçe meydanında yapılan mitinge CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. Mitingde ilk sözü alan Ekrem İmamoğlu, “Güzel insanlar, derin bir felsefenin, derin bir şehrin, binlerce yıllık tarihin göbeğindeyiz. Bu şehir kolay var olmadı. Bu şehrin maneviyatı, bu şehrin inançları, bu şehrin insanları, biriktirdikleri kolay var olmadı. İşte bu ahlakla bu şehri yöneteceğiz. Tarihine olan sorumluluğu ile geleceğine doğasına, suyuna olan sorumluluğumuzla yöneteceğiz. Kaldı önümüzde sadece 1 gün. Yarın son gün, herkes çevresinde kim varsa, çevresindeki insanları arayıp tatilden dönmüş mü, sandığa gitmiş mi kontrol edecek” ifadelerini kullandı.

    “AYIN 23’ÜNDE BİR DESTAN YAZACAĞIZ”

    İmamoğlu’nun ardından konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, “Hakkı, hukuku ve adaleti bu ülkeye getirinceye kadar her zaman her ortamda, her türlü mücadeleyi yapacağız. Beraber ayın 23 ‘ünde bir destan yazacağız. Bizim yazacağımız destan sadece İstanbul’u değil, sadece Türkiye’yi değil, tüm dünyayı temelinden sarsacak. Çünkü biz demokrasi istiyoruz. Çünkü biz hak istiyoruz, çünkü biz hukuk istiyoruz, çünkü biz adalet istiyoruz. Geçen seçimlerde Ekrem başkana oy vermeyen veya sandığa gitmeyen bir kişiyi bulacaksınız.” ifadelerini kullandı.

  • SONAR Genel Müdürü Hakan Bayrakçı: İmamoğlu önde ve avantajlı

    SONAR Genel Müdürü Hakan Bayrakçı: İmamoğlu önde ve avantajlı

    SONAR Genel Müdürü Hakan Bayrakçı, strateji değişikliğinin seçmen iradesine ciddi etkisinin olmadığını belirtti. Erdoğan’ın seçimin kaybedileceğini gördüğü için geri planda kalmayı tercih ettiğini söyledi.
    Yenilenecek İstanbul seçimlerine günler kala AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden sahaya inerken, SONAR Genel Müdürü Bayrakçı, strateji değişikliğinin seçmen iradesine ciddi etkisinin olmadığını belirtti.

    Tekrarlanacak İstanbul seçimine günler kala AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden sahaya inmesi, anket sonuçlarından beklenen sonucun gelmemesi olarak yorumlanıyor.

    31 Mart sonrası Erdoğan’ın prestij kaybetmemek adına miting yapmaktan geri durduğunu belirten SONAR Araştırma Şirketi Genel Müdürü Hakan Bayrakçı, BirGün gazetesinden Mehmet Emin Kurnaz’a yaptığı değerlendirmede, seçime günler kala Erdoğan kozunun da sahaya sürüldüğünü, ancak bu strateji değişikliğinin seçmen nezdinde önemli bir etkisinin olmadığını ifade etti.

    ANKETLER İSTEDİKLERİ SONUCU VERMEDİ

    “Birlikte çalıştıkları 4-5 anket şirketi var. Onlardan aldığım havadise göre kendilerine Binali Yıldırım’ı önde gösteren hiçbir anket ulaşmamış. Bir buçuk puan da olsa daha fazla da olsa Ekrem İmamoğlu önde görünüyor” diyen Bayrakçı, Bugün baktığımızda anketlerde sıkıntının sonuçları gözükünce, Cumhurbaşkanı seçimin kaybedileceğini anladıktan sonra kendini ateşe atmadı.

    Bu konuda “Ben kefilim, oy verin” şeklinde kendini dört dörtlük ortaya koyarak çalışırdı fakat anket şirketleri ona sıkıntılı sonuçlar getirince bu sefer kendisinin de prestij kaybedeceğini hesaplayarak geri durdu. Geri durmasının nedeni bence buydu” diye konuştu.

    PRESTİJ KAYBETMEK İSTEMEMİŞTİ

    Tayyip Erdoğan, kendi prestijini korumak adına geri planda dursa da AKP’nin seçime günler kala Erdoğan kozunu devreye soktuğunu ifade eden Bayrakçı, “Son bir haftadır niye atak diye düşünürsek, Binali Yıldırım ve İstanbul’da aylardır canını dişine takmış bir il örgütü var sonuçta. Bu insanlar tüm kozlarını oynamak istiyorlar, dolayısıyla ne olursa olsun Tayyip Erdoğan’a İstanbul’a bir hafta yüklenin şeklinde ricakar olduklarını düşünüyorum. Tayyip Erdoğan şu an açılışlarda konuşuyor, yani özetle kaybetme ihtimallerinin yüksek olduğunu görerek prestij kaybetmemek için pek dahil olmak istememişti. Ama son haftaya gelindiğinde, elimizde böyle bir imkan da var kullanmadık olmasın diye, elimden gelenin tamamını yaptım dedirtecek bir tarzla tekrar sokaklara çıkıyor diye düşünüyorum” dedi.

    İNSANLAR DEĞİŞİM İSTİYOR

    Zamanın ruhunun değişim talep ettiğini vurgulayan Bayrakçı son olarak şunları aktardı:

    “Son hafta yapılan bu hamle seçimin sonucunu değiştirebilir mi bilemiyorum ama seçmen nezdinde bir karşılığının olacağını düşünmüyorum. Ekrem İmamoğlu önde ve avantajlı görünüyor. Yaptıkları şey bana çok değişik bir taktik gibi gelmedi. Bugün zamanın ruhu diye bir şey var, insanlar değişim istiyor.”

  • CHP: Boykot yok, seçime girilecek

    CHP: Boykot yok, seçime girilecek

    CHP Parti Meclisi (PM) ve milletvekilleri, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararının ardından saat 10.00’da Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantıda boykot yerine 23 Haziran’daki seçime gitme kararı alındı. CHP PM, seçimlere darbe yapıldığını bildirdi.

    CHP PM BİLDİRİSİ: İSTANBUL SEÇİMLERİNİN TAMAMI YENİLENMELİ

    CHP PM bildirisi daha sonra yazılı olarak paylaşıldı. Bildiride şu ifadelere yer verildi:

    6 Mayıs 2019 ülkemizin demokrasi tarihine kara bir gün olarak geçmiştir. Bu tarih hiç unutulmayacaktır.

    Hukukun, adaletin, temiz siyaset ve ekonomik istikrarın tek bir kişinin şahsi korku ve hırsına bu şekilde feda edildiği başka bir örnek tarihimizde yoktur.

    Halkın açık tercih ve talimatını ayaklar altına alan demokrasi düşmanları, sivil darbe sürecinde bir adım daha atmışlar ve bilerek, isteyerek, planlı bir hukuk cinayeti işlemişlerdir.

    6 Mayıs darbesinin azmettiricisi, yargısız infazcısı ve şakşakçısı alenen ortadadır. İsimleri bundan böyle sadece lanetle anılacaktır.

    Demokrasimiz açısından esas acı olan, seçim güvenliğini sağlamakla görevli hakimlerin de bu kirli darbeye iştirak etmesidir.

    Demokrasinin olmazsa olmazı sayılan Meclis denetimi, bağımsız yargı, tarafsız medya ve sivil toplum katılımı ne yazık ki zaten tarihe karışmıştır. Demokratik meşruiyetin elde kalan son kalesi ve namusu olan sandık, o namusu korumakla görevli olanların eliyle, millet iradesine kast edenlerin emellerine teslim edilmiştir.

    Ülkemizde tuz artık kokmuştur. Demokrasinin temelini oluşturan “hukukun üstünlüğü”, “kuvvetler ayrılığı”, “seçme ve seçilme hakkı” bu kararla açıkça ortadan kaldırılmıştır.

    Ülkemizin rotasını çağdaş uygarlıktan, Ortadoğu’nun başarısız diktatörlükleri düzeyine düşüren bu kararın azmettirici ve sorumluları, elbette tarih huzurunda ve millet vicdanında hak ettikleri sonu bulacaktır.

    Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, ülkemize çok partili demokratik yaşamı getiren Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyeleri olarak ülkemize dayatılan bu rota değişikliğini reddediyoruz.

    Ülkemizin 180 yıllık çağdaşlaşma, 73 yıllık demokrasi yürüyüşüne ve kurucu Genel Başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği “çağdaş uygarlığı yakalama ve geçme” hedefine bir kez daha kuvvetle sahip çıkıyoruz.

    Hem partinin, hem de devletin başına aynı kişiyi oturtan partili cumhurbaşkanlığı sisteminin, iktidar partisi ile devlet arasındaki sınırları yok ettiği kısa sürede görülmüştür. Mülkiye müfettişleri, polisler, savcılar iktidarın seçimi yeniletmeye dönük çalışmalarında sahaya sürülmüş, devlet memurlarına siyasi amaçlar doğrultusunda talimatlar verilmiş, baskılar yapılmıştır. Başa geçen parti ile devlet arasındaki sınırları ortadan kaldıran bu sistem, demokrasimizin önündeki en büyük tehdit olduğunu göstermiştir.

    Ülkemizde ekonomik sıkıntılar artık taşınamaz hale gelirken, huzursuzluk her geçen gün artarken, içeride ve dışarıda güvenlik riskleri giderek belirginleşirken, buna bir de bizzat ülkeyi yönetenler tarafından yönetimde meşruiyet krizi eklenmiştir.

    Meşruiyet krizinin aşılabilmesi ve sandığın namusunun bihakkın korunması için Cumhuriyet Halk Partisi’nin Parti Meclisi üyeleri ve Milletvekilleri olarak aşağıdaki adımların atılmasını gerekli görüyoruz:

    1- Eğer sandık kurullarında şaibe varsa, 16 Nisan Anayasa Referandumu, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı, Milletvekili Seçimleri ve 31 Mart’ta Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimiyle aynı sandıkta ve aynı zarflarla yapılan ilçe belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği seçimleri de aynı kıstasla yenilenmelidir.

    2- Seçim kurullarında bir hata varsa sorumlusu sadece ve sadece YSK’dır. YSK’nın kusuru seçmene yüklenemez, seçmen cezalandırılamaz. YSK üyeleri seçmene karşı işledikleri suç sebebiyle topluca istifa etmelidir.

    3- İçişleri ve Adalet Bakanlarının seçim dönemlerinde tarafsızlığını sağlayacak düzenlemeler mutlaka yapılmalıdır.

    Biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak demokrasiden, hukukun üstünlüğünden, seçme ve seçilme hakkının tam güvence altında olmasından yana olduğumuzu, milletimiz ve tarih huzurunda ilan ediyoruz.

    Gücümüzü milletten alarak demokratik mücadelemizi artan bir azim ve güçlü bir kararlıkla sürdüreceğimizi açıkça taahhüt ediyoruz.

    Türkiye’nin karşılaştığı bu yol ayrımında demokrasiye inanan, hak, hukuk ve adalet duygusunu içinde taşıyan, siyasi düşüncesi ve parti aidiyeti ne olursa olsun, tüm yurttaşlarımıza elimizi uzatıyoruz. Bu uzatılan elin 23 Haziran’da kuvvetli bir şekilde tutulacağına, demokratik mücadelemize güç katacağına ve 31 Mart’tan çok daha büyük bir zafere ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz.

    İMAMOĞLU: GÜZEL İŞLER BAŞARACAĞIZ

    Parti genel merkezinde düzenlenen toplantıya mazbatası iptal edilen Ekrem İmamoğlu, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve milletvekilleri katıldı.

    Toplantı çıkışı gazetecilere kısa bir açıklama yapan Ekrem İmamoğlu “İstanbulumuza şunu söyleyelim: Hep beraber çok güzel işler başaracağız. Süreçle ilgili Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu grup toplantısında açıklamada bulunacak” dedi.

    KILIÇDAROĞLU: BU ÜLKEYE DEMOKRASİYİ GETİRECEĞİZ

    Toplantı öncesi bir açıklama yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise “Çok güzel şeyler olacak, hiç kimse meraklanmasın. Bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz. Her şeye karşın getireceğiz. Mücadelemiz demokrasi için olacak” değerlendirmesinde bulundu.

    Kılıçdaroğlu, YSK’nin kararının ardından dün akşam saatlerinde de Merkez Yönetim Kurulunu toplamıştı.

  • İstanbul’da son durum: Bir ilçe kaldı

    İstanbul’da son durum: Bir ilçe kaldı

    31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 11 gün geçti ve İstanbul’da oy sayımları hala sürüyor. Yeniden sayım kararı verilen sandıkların yüzde 97’si sayıldı. İl Seçim Kurulu’ndan alınan verilere göre ise adaylar arasındaki fark 13.992 oy.

    İl Seçim Kurulu iki aday arasındaki farkı açıkladı. Son verilere göre 13.992. Yüzde 97 oranında durum tespit edildi ve yüzde 3’lük kısım hakkında açıklama yapılması bekleniyor.

    Ekrem İmamoğlu 4 milyon 170 bin 488 oy, Binali Yıldırım ise 4 milyon 156 bin 496 oy, yani 13.992 oyluk bir fark mevcut.

    Seçimin üzerinden 11 gün geçti. Şu anda sayımı yapılan tek ilçe kaldı o da Maltepe. Maltepe’de 800’den fazla sandığın sayılması bekleniyor. Bu nedenle yüzde 97’de oran takılı kalmış durumda.