Etiket: İstanbul barosu

  • Kadın avukatlar, Aysel Tuğluk için İstanbul Barosu önünde bir araya gelecekler

    Kadın avukatlar, Aysel Tuğluk için İstanbul Barosu önünde bir araya gelecekler

    PİRHA-Kadın avukatlar, meslektaşları ve HDP eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk için 18 Şubat Cuma günü İstanbul Barosu önünde basın açıklaması yapacak.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk‘un sağlık durumu nedeniyle tutukluluğuna itirazlar yükselmeye devam ediyor.

    Kadın avukatlar, Tuğluk için İstanbul’da bir araya gelecek. 18 Şubat Cuma günü İstanbul Barosu önünde buluşacak olan avukatlar saat 12.30’da basın açıklaması yapacak.

    Tutuklu bulunduğu cezaevinde ‘demans’ tanısı konulan Tuğluk’un tedavi edilebilmesi için avukatları infaz erteleme başvurusunda bulunmuştu. Adli Tıp Kurumu (ATK) ise 4 Şubat tarihli ve 25 sayfalık raporunda Tuğluk için “Cezaevi sorumluluğunun tam olduğu” görüşüne yer verdi. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, raporu inceleyerek tahliye istemini karara bağlaması beklenirken; ATK raporu nedeniyle tahliye kararı çıkması zor görünüyor.

    PİRHA/ İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Adli Tıp Kurumu’ndan Aysel Tuğluk için ‘Cezaevinde kalabilir’ raporu

  • Erdoğan hedef göstermişti: İstanbul Barosu’na soruşturma

    Erdoğan hedef göstermişti: İstanbul Barosu’na soruşturma

    AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedef gösterdiği İstanbul Barosu’nun yöneticileri hakkında, ölüm orucunda yaşamını yitiren avukat Ebru Timtik’in fotoğrafının binaya asılması gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ölüm orucu eyleminin 238’inci gününde yaşamını yitiren avukat Ebru Timtik’in fotoğrafının İstanbul Barosu binasına asılmasını gerekçe göstererek, Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında soruşturma başlattı.

    Başsavcılık, önce İstanbul Barosu’ndan baro yöneticilerinin isimlerini istedi, sonrasında ise aralarında İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun da olduğu 11 baro yöneticisini ifadeye çağırdı.

    Cumhuriyet gazetesine konuşan Durakoğlu, “Politik bir durum söz konusu. Ortada bir suç yok uydurma bir durum var” dedi.

  • İstanbul Barosu: Algı operasyonudur

    İstanbul Barosu: Algı operasyonudur

    Ölüm orucunda yaşamını yitiren avukat Ebru Timtik’in posterinin İstanbul Barosu hizmet binasına asılmasına ilişkin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarına cevap veren baro yönetimi, posteri indirip yerine Türk bayrağının asıldığını belirtti

    Adil yargılanma talebiyle başlattığı ölüm orucunun 238. gününde vefat eden Ebru Timtik’in posteri dün bir grup avukat tarafından İstanbul Barosu binasına asıldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “İstanbul Barosu, Şehit Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ın DHKP-C’li katillerinin fotoğrafını binasına asmış. Yazıklar olsun! Bu, avukatlık mesleğine ihanettir. Barolar, terör örgütlerinin arka bahçesi olamaz. Bu konuyla ilgili şahsım adına ben de savcılığa suç duyurusunda bulunuyorum” dedi.

    Ebru Timtik’in posterinin kaldırılmasının ardından binaya Türk bayrağı asan İstanbul Barosu yönetimi Soylu’nun suçlamalarına yönelik açıklama yaptı.

    İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu imzasıyla yönetim kurulu adına yapılan açıklamada savcı Mehmet Selim Kiraz davasında Ebru Timtik’e yönelik hiçbir suçlama yöneltilmediği belirtilerek posterin de baro görevlilerine rağmen asıldığına vurgu yapıldı.

    ‘İstanbul Barosu, İçişleri Bakanı, Ölüm Orucu, Poster ve Algı Operasyonu’ başlıklı açıklama şöyle:

    Dün ölüm orucunda kaybettiğimiz Av. Ebru Timtik için yapılan anma vesilesiyle, İstanbul Barosu özelinde bir algı operasyonu tasarımlandığı anlaşılmaktadır. Son aylarda tartışılan ve yasalaşan çoklu baro sistemine de “özel bir yarar” getireceği umulan bu tartışmaya, İçişleri Bakanının da gerçek dışı anlatımlarıyla katılmış olması dikkat çekicidir. Gerek bizzat İçişleri Bakanı, gerek bir takım basın organları ile operasyoncu trollere aşağıdaki maddeleri özel bir duyarlılıkla anımsatmayı, İstanbul Barosu olarak şimdiye kadar sürdürdüğümüz tavrın gereği sayarız:

    • Dün İstanbul Barosu önünde yapılan anma sırasında, Av. Ebru Timtik’in posteri Baro tarafından asılmamıştır. Poster “baro görevlilerine rağmen” Müdür Yardımcısının odasına girilerek asılmıştır.
    • Bu poster, İçişleri Bakanının beyanının aksine, güvenlik güçleri tarafından değil, bizzat Baro görevlilerince indirilmiştir. Bunun tanığı da, güvenlik güçleridir.
    • İstanbul Barosu, bu noktadaki tavrının işareti olarak binaya Türk Bayrağı çekmiştir.
    •  Av. Ebru Timtik için Mahkemece verilen karar, kesinleşmemiştir. Bir hukuk kurumu olarak konumumuzu belirleyen en temel ilke, evrensel hukukun genel kabule ulaşmış kurallarının başında gelen “masumiyet karinesi”dir. Kaldı ki, anlatmaya çalışılan da o yargılamadaki ihlaller ve kararın yanlışlığıdır. Bu çerçevede bir terör üyesinden veya terör savunuculuğundan söz edilmesi, düzenlenen algı operasyonunun bir parçasıdır.
    • C. Savcısı M. Selim Kiraz’ın şehit edilmesi ile ilgili terör eyleminde, Av. Ebru Timtik’e yöneltilen bir iddia yoktur. Henüz kesinleşmeyen kararda da bu yönde bir saptama yoktur.
    • M. Selim Kiraz’ı şehit eden eylem, İstanbul Barosu tarafından en ağır şekilde lanetlenen bir terör eylemidir. Bugün de aynı anlayış içinde bulunan Baromuz, her yıl Savcımızı anmakta ve onun isminin yaşatılmasına verdiği önemi her yıl özel olarak vurgulamaktadır.
    • Av. Ebru Timtik özelinde savunduğumuz değer, “adil yargılanma ilkesi”dir. Bu alanda ülkemiz yargısının çok ciddi bir sorun yaşamakta olduğu, tüm hukukçuların malumudur. İstanbul Barosu olarak bu tartışmaların dışında kalmamız beklenemez.
    • Bu tartışmanın içinde bulunmak, “ölüm orucu” eyleminin kutsanması anlamına gelemez. Daha önce de, bu türden eylemler sırasındaki tavrını açıkça ilan etmiş olan İstanbul Barosu, bugün de aynı noktadadır. Ölüm orucu, onanacak bir eylem değildir. Yaşam hakkını öncelikle savunan bir kurumsallığın başka bir noktada bulunması beklenemez.
    • Burada önemli olan konu, yaşadığımız soruna “insan hakları odaklı” yaklaşıp yaklaşmadığınızdır. Ölüm orucundaki avukatların eylemlerinin sona ermesini sağlamak uğruna, başlangıçtan bu yana etkin bir çaba gösterilmiştir. Bu çabalarımızın odağındaki temel yaklaşım, sadece ve yalnız “ölümü engellemek” olmuştur. Son kez 18.08.2020 tarihinde, hastane ziyaretleri yaparak soruna dair duyarlılıkları anlatan 9 Baro Başkanımızla birlikte, “görünen bu gelecek” işaret edilerek basın toplantısı ile uyarılmıştır. Ne yazık ki, bu uyarılar beklenen karşılığı bulmamıştır.

    İstanbul Barosu; resmî sitesi ve sahiplendiği tüm mecralarındaki yazı, afiş, duyuru, bildirge ve toplantıları ile çizgisini “net biçimde” ortaya koyan bir hukuk kurumudur. Bu çizgiyi tanımak isteyenleri tarihe geri götürecek bütün kaynakları açık iken, şimdi o çizgi üzerinden yaratılmaya çalışılan kuşkular, bir algı operasyonudur. Hukuk bilincinin yeterli gelişim süreci izlememiş olması nedeniyle, böyle bir algı operasyonunun yararlı olacağını düşünenler, karşılarında avukatları bulacaklardır.

    İstanbul Barosu, demokratik, laik, sosyal, hukuk devletinin Atatürk Devrimlerinden doğduğunu bilen ve bu Cumhuriyetin değerlerini yaşayıp yaşatmayı amaçlayan mücadelesine aynı bilinçle devam edecektir.

  • Ebru Timtik için İstanbul Barosu önünde anma yapılacak

    Ebru Timtik için İstanbul Barosu önünde anma yapılacak

    PİRHA- Ölüm orucunun 238’inci gününde yaşamını yitiren avukat Ebru Timtik için, İstanbul Barosu önünde anma yapıalcak.
    İstanbul Bakırköy Sadi Konuk Hastanesi’nde tutulan tutuklu Avukat Ebru Timtik, “adil yargılanma” talebiyle girdiği ölüm orucunun 238 gününde dün yaşamını yitirdi. Timtik’in cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu’na (ATK) kaldırılırken, burada bekleyişlerini sürdüren meslektaşları açıklama yaptı.

    TANRIKULU: ADİL YARGILANACAĞI BİR ORTAM YARATAMADIK
    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, meslektaşlarını kaybetmekten dolayı son derece üzüntülü olduğunu söyledi. ATK’de kimlik tespiti yapıldığını belirten Tanrıkulu, “Sabah otopsi işlemleri yapılacak. Daha sonra naaşı defin için ailesine teslim edilecek. İnsanların vicdanını körelten ölümlerdendir açlık grevi ve ölüm orucu direnişleri ile ölmek. Maalesef bu süreçte sorumluluğu olan siyaset ve yargı kurumlarıdır. Arkadaşımız ölmeden adil yargılanacağı bir ortam yaratabilirdik. Fakat olmadı” diye konuştu.
    BARO ÖNÜNDE ANMA YAPILACAK
    Sonrasında konuşan Avukat Sinan Zincir de, “Ölüm orucu direnişinin 238’inci gününde Ebru ablamızı, yoldaşımızı kaybettik. Ebru bu toprakların demokrasi mücadelesi ve devrim mücadelesinin bir şehididir. Andımızdır. Her yerde dile getirdik dile getirmeye devam edeceğiz anılarına sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.
    GAZİ MEZARLIĞI’NDA ANNESİNİN YANINDA TOPRAĞA VERİLECEK
    Zincir, şunları söyledi:
    “Yarın (28 Ağustos) saat 08:00’da otopsi yapılacak. 2 saat civarı sürecek ve saat 10:00’da hep beraber cenazemizi alıp İstanbul Barosu önüne geçip bir anma düzenleyeceğiz. Daha sonra Gazi Cemevine götüreceğiz. Ardından Ebru’nun vasiyeti üzerine annesinin bulunduğu Gazi mezarlığına defnedilecektir. Ebrumuzun canına kıydınız çiçek gibi insanların kalbini kırdınız bu sürecin içerisinde yer alanlar bahçeleriniz bahar görmeyecek.”  (HABER MERKEZİ)
  • İstanbul Barosu ‘çoklu baro’ teklifine karşı nöbet tuttu-VİDEO

    İstanbul Barosu ‘çoklu baro’ teklifine karşı nöbet tuttu-VİDEO

    İstanbul Barosu, “çoklu baro” teklifine karşı Taksim’de nöbet tuttu. Nöbette konuşan Baro Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu, amaçlarına ulaşana kadar mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.

    İstanbul Barosu, AKP ve MHP’nin baroların yapısını değiştirmeyi hedeflediği “çoklu baro” teklifine karşı, Taksim’de bulunan binaları önünde nöbet tuttu.

    Açıklamaya beyaz önlükleri ile katılan Dİş Hekimleri Odası ve Ezcacılar Odası üyeleri alkışlar ile karşılandı.

    “MÜCADELEYİ HEP BİRLİKTE VERİYORUZ”

    Açıklamada söz alan İstanbul Baro Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu, yapılmak istenen değişiklikle baroların farklı bir boyuta taşınmak istendiğini ifade etti. Değişikliğinin yapılışı, hazırlanışı ve Meclis’e getirilişine kadarki sürecin “anayasa aykırı” olduğunu vurguladı.

    Hukuku korumanın birinci görevleri olduğunun altını çizen Moroğlu, “Bunu değiştirilmesi avukatların, yurttaşların özgürlüklerinin yitirilmesi demektir. Bu özgürlüklerin yitirilmemesi için 80 baro birleşerek aynı metnin altına imza attı. Bu demokrasi mücadelesinde hukukun üstünlüğü mücadelesinde hep birlikte yürütüyoruz. Barolarda birbirinden farklı görüşte gruplar olmasına rağmen buna karşı hukukun üstünlüğü ve demokrasi için tek vücut olduk. Mücadeleyi hep birlikte veriyoruz. Hukuka olan inancın zedelenmemesi için hep birlikte amacımıza oluşana kadar devam edeceğiz” diye konuştu.

    YARIN ÇAĞLAYAN’DALAR

    Geri adım atılana kadar “savunma yürüyüşlerini” sürdüreceklerini söyleyen Moroğlu, yarın Çağlayan’da nöbet tutacaklarını söyledi.

     

  • ‘Susamaz barolar, bunu bilmeli Ankara; biz biat etmeyiz, eğilmeyiz’-VİDEO

    ‘Susamaz barolar, bunu bilmeli Ankara; biz biat etmeyiz, eğilmeyiz’-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun, “Savunma Mitingi” çağrısının ardından avukatlar bugün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda toplandı. Adliye önünde açıklama yapan Durakoğlu, “Buradan Ankara’ya söylüyorum. Susamaz barolar. Bunu bilmeli Ankara. Biz biat etmeyiz, eğilmeyiz” dedi.

    AKP, baroların yapısını değiştirmek amacıyla hazırlanan düzenlemeyi bugün TBMM’ye sundu. Baroların bölünmesine neden olacak düzenlemeye karşı İstanbul Barosuna bağlı avukatlar, bugün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda “Savunma Mitingi” düzenledi.

    Miting öncesi adliye binasının önü bariyerlerle çevrildi.

    Miting alanında açıklama yapan Durakoğlu, şunları kaydetti:

    “Kimisi ölüm orucunda avukatların. Yaşamlarını değil avukatlıklarını kaybedecekleri için direniyor avukatlar. Adil yargılanmak istiyorlar. Yaşamlarını değil avukatlıklarını kaybedecekleri için direniyorlar!

    Siz siyaset yapıyorsunuz diyorlar. Siyaset yapmanın suç olduğu bir ülke söyler misiniz bana? Hukukçular siyaset konuşmasın istiyorlar, ölene kadar konuşacağız.

    Biz insan haklarına sahip çıkmak zorundayız. Hukukun üstünlüğünü gözetmek görevimiz.

    Buradan Ankara’ya söylüyorum. Susamaz barolar. Bunu bilmeli Ankara. Biz biat etmeyiz, eğilmeyiz.

    “BU BİR FETÖ PROJESİDİR”

    2010 Referandumu’nda yapmayın dedik, yargıyı FETÖ’ye teslim ediyorsunuz dedik. “FETÖ diyemezsiniz, Hocaefendi” dediler. Bu da bir FETÖ projesidir!

    Yazın bunu bir kenara. Bu bir FETÖ projesidir. 2010 yılında referandum ile planlanan bir projedir.

    Bu ülkenin dirence ihtiyacı var. Avukatlara ihtiyacı var. Şiddet kullanmadan, provokasyonlara pabuç bırakmadan en iyi sergileyen avukatlara ihtiyacı var.

    TBMM’nin iradesine daima saygı göstereceğiz ama yasa yapma gücünü silah olarak kullanmaya kalkışanlara onun bir bumerang gibi geri döneceğini anlatacağız. Bunları hatırlatacağız onlara. Bu bizim demokratik hakkımız. Bu hakkımızı sonuna kadar kullanacağız. Bu teklifin evrensel hukuk formlarına, anayasaya aykırı olduğunu kanıtlayacağız, çünkü bir avukatız.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • İstanbul Barosu’nun Savunma Mitingi için yüzlerce avukat adliye önünde-VİDEO

    İstanbul Barosu’nun Savunma Mitingi için yüzlerce avukat adliye önünde-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Barosu, AKP’nin baroların yapısına dönük müdahale ederek savunmayı etkisiz kılmak üzere hazırlayarak Meclis’e sunduğu ‘çoklu baro yasa teklifi’ne karşı Çağlayan Adliyesi önünde “Savunma Mitingi” yapıyor. 

     

    AKP- MHP iktidarının baroların seçim sistemini değiştirmeye yönelik Meclis’e sunduğu yasa taslağına karşı İstanbul Barosu’nun Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde düzenlediği  “Savunma Mitingi” yüzlerce avukatın katılımıyla başladı.
    Miting alanı saatlerce öncesinden polis bariyerleriyle kapatılırken avukatlar giydikleri cüppelerle alana tek noktadan “Savunma susmadı, susmayacak” sloganıyla giriş yaptılar.
    “Savunma hakkını savunacağız” dövizi taşındığı miting, Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun konuşmasıyla devam ediyor.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Savunma Mitingi öncesi İstanbul Adliyesi abluka altında

    Savunma Mitingi öncesi İstanbul Adliyesi abluka altında

    PİRHA- AKP çoklu baro yasa teklifini Meclis’e sundu. 80 baronun Ankara’ya yürüyerek karşı çıktığı ve kamuoyunda ‘çoklu baro’ sistemi yasasının Meclis’e sunulmasının ardından İstanbul Adliyesi ablukaya alındı.

    AKP tarafından 28 maddeden oluşan Avukatlık Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması’na Dair Kanun Teklifi’ni Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Kamuoyunda tepki yaratan yasanın Meclis’e sunulmasının ardından İstanbul Adliyesi bariyerlerle kapatılarak polis ablukasına alındı.

    Savunma buluşmasının gerçekleşeceği alana avukatlar ve gazeteciler alınmıyor. İstanbul Barosu açıklamayı yapmakta ısrarcı müzakereler sürüyor.

    AKP iktidarının baroların seçim sistemini değiştirmeye yönelik müdahalesine karşı, İstanbul Barosu, İstanbul Adliyesi karşısındaki meydanda ‘Savunma Mitingi’ yapacak.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • İstanbul Barosu Başkanı Durakoğlu’ndan ‘Savunma Mitingi’ne çağrı

    İstanbul Barosu Başkanı Durakoğlu’ndan ‘Savunma Mitingi’ne çağrı

    PİRHA- İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, 30 Haziran Salı günü saat 12.30’da Çağlayan Adliyesi önünde gerçekleştirecekleri ”Savunma Mitingi”ne tüm avukatları davet etti.

    AKP iktidarının baroların seçim sistemini değiştirmeye yönelik müdahalesine karşı, 30 Haziran’da Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi karşısındaki meydanda ‘Savunma Mitingi’ yapılacak.

    Ülke yargısının teslim alınma tehdidinin arifesinde olunduğunu ifade eden İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu avukatlara seslenerek, ”Sizi, çocuklarınıza gururla anlatacağınız bir direniş gününe davet ediyorum… Beni bağışlayın ama, bu kez gelmeye mecbursunuz.” dedi.

    Durakoğlu meslektaşlarına şu ifadelerle çağrıda bulundu:

    “Sevgili Meslektaşım; Ülkemiz yargısının teslim alınmasına yönelik çok ciddi bir tehdidin arifesindeyiz. İktidar, yasa yapma gücünü silaha dönüştürüyor. Hukuksuzluğun yasa gücüyle meşrulaştırılmasına izin veremeyiz. Biz Avukatız. Bunu anlatabilmemiz gerekiyor. Sizi, çocuklarınıza gururla anlatacağınız bir direniş gününe davet ediyorum. 30 Haziran Salı günü saat 12.30’da Çağlayan Adliyesinin karşısındaki meydanda, ‘Savunma Mitingi’ yapıyoruz. Beni bağışlayın ama, bu kez gelmeye mecbursunuz. 50000 avukat olmalıyız. Sevgi ve saygılarımla.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • İstanbul Barosu avukatları Çağlayan Adliyesi önünde: Bu kavga hepimizin-VİDEO

    İstanbul Barosu avukatları Çağlayan Adliyesi önünde: Bu kavga hepimizin-VİDEO

    PİRHA – Baro başkanları tarafından Ankara’ya yapılan “Savunma Yürüyüşü”ne yönelik engelleme girişimlerine karşı Çağlayan Adliyesi önünde bir araya gelen İstanbul Barosu avukatları, “Biz buna direniriz. İstanbul Barosu bunu her defa yaptı, bu sefer de kararlılıkla yapacak. Bu kavga aslında hepimizin” ifadelerini kullandılar. 

    Barolarla ilgili yeni yasa girişimine karşı ‘Savunma Yürüyüşü’ başlatan baro başkanlarının Ankara’da polis müdahalesiyle karşılaşmasına ilişkin Türkiye’nin dört bir yanından verilen destek sürüyor.

    Yapılmak istenen yürüyüş talebi ve Barolar Başkanı Metin Feyzioğlu’nun yürüyüşe katılmaması talebi kazanımla sonuçlansa da Çağlayan Adliyesi’nde bir araya gelen İstanbul Barosu, “Yaşanan gelişme etkinliklerimizi gölgeleyecek değil. Başkanlarımız yürürken biz burada oturamayız” diyerek etkinliklerini devam ettireceklerini açıkladı.

    İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu, “Bu eylemlerimiz sözde değişiklik taslakları söylemleri çekilene kadar devam edecek. En küçük çağrıda bile hepimiz bir aradayız. Çünkü barolar ortadan kaldırılmak isteniyor. Tabii işlevsizleştirecekler, susturacaklar, ondan sonra halkın hak arama özgürlüğü ortadan kalkacak. Bu böyle olmaz! Biz buna direniriz. İstanbul Barosu bunu her defa yaptı, bu sefer de kararlılıkla yapacak. Bu kavga aslında hepimizin ortak. Çünkü hukukun üstünlüğünü savunmayacaksak bizim ne işlevimiz olacak? Bu avukatlık kanununu bize sormadan değiştiremezler, geri çekecekler. Bunun başka yolu yok” dedi.

    Baro önünde Can TV mikrofonuna konuşan avukatlar da, şunları söyledi:

    “Avukatların çok sorunu var ama bu sorunların hiç biri mevcut yasa tasarısı içerisinde çözümünü bulmuyor. Bizler avukatlar olarak niçin burada olduğumuzu biliyoruz. Biz avukatlar savunmayı temsil ediyoruz. Biz halkı savunuruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul Barosu’ndan tüm avukatlara çağrı

    İstanbul Barosu’ndan tüm avukatlara çağrı

    PİRHA- İstanbul Barosu, “Savunma yürüyüşü”nün Ankara girişinde engellenmesine karşı tüm avukatları, 23 Haziran Salı günü saat 12.30’da Çağlayan Adliyesi C Blok’ta, saat 18.30’da ise İstanbul Barosu Binası’nda (Beyoğlu) dayanışmaya çağırdı. 

    İstanbul Barosu, baroların seçim sisteminde yapılmak istenilen değişikliğe karşı başlattıkları “Savunma yürüyüşü”nün Ankara girişinde engellenmesine baro binası önünde yaptıkları açıklamayla tepki gösterdi.

    İstanbul Barosu, engellenmenin sürmesi durumunda yarın saat 12.30’da Çağlayan, Bakırköy ve Kartal Adliyeleri’nde, 18.30’da ise İstanbul Barosu önünde bir araya gelerek, “Savunma Nöbeti” tutacaklarını açıkladı.

    Yapılan duyuruda, “Ankara’ya yürüyen Baro Başkanlarına yapılan hukuksuz müdahale kabul edilemez. Tüm meslektaşlarımızı 23 Haziran Salı günü saat 12.30’da Çağlayan Adliyesi C Blok’ta, saat 18.30’da İstanbul Barosu Binası’nda (Beyoğlu) dayanışmaya çağırıyoruz” denildi.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Baroların ‘Savunma yürüyüşü’ne müdahaleye avukatlardan protesto-VİDEO

    Baroların ‘Savunma yürüyüşü’ne müdahaleye avukatlardan protesto-VİDEO

    PİRHA- 53 baro başkanın Ankara’ya doğru yola çıktıkları “Savunma yürüyüşü”, 4’ncü gününde polis tarafından engellenmesi İstanbul Barosu önünde bir araya gelen avukatlar tarafından protesto edildi. 

    Savunma yürüyüşü yapan baro başkanlarının Ankara girişinde durdurulması üzerine Türkiye’nin dört bir yanında adliye önlerinde protestolar başladı.

    Baroların yapısı ve seçim sisteminde yapılmak istenilen düzenlemeye karşı 53 baronun Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya doğru yola çıktıkları “Savunma yürüyüşü”, 4’üncü gününde.

    Baroların seçim sistemine dönük yapılmak istenilen düzenlemeye karşı Türkiye’nin dört bir yanından “Savunma yürüyüşü” başlatan baro başkanlarının önü, Ankara girişindeki Eskişehir yolunda polisler tarafından kesildi.

    Baro başkanlarına polis müdahalesi tepki çekti.

    İstanbul’da avukatlar cübbeleriyle saat 18.30’da İstanbul Barosu önünde oturma eylemi yaptı. Eylemde Avukatlar “Feyzioğlu istifa” sloganları attılar.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Barolar 19 Haziran’da Ankara’ya “Savunma Yürüyüşü” başlatacak

    Barolar 19 Haziran’da Ankara’ya “Savunma Yürüyüşü” başlatacak

    İstanbul Barosu, hükümetin baroların yapısını değiştirme planına karşı 19 Haziran’da Ankara’ya “Savunma Yürüyüşü” başlatacaklarını açıkladı.

    Hükümetin müdahale girişimlerine karşı baroların eylem ve açıklamaları sürüyor. Bugün pek çok ilde barolar basın açıklamaları yaparak hükümetin baroları etkisizleştirme girişimine izin vermeyeceklerini vurgularken İstanbul Barosu da sitesinde yaptığı yazılı açıklama ile Ankara’ya “Savunma Yürüyüşü” başlatacaklarını duyurdu.

    İstanbul Barosunun yaptığı açıklama şöyle:

    “Ülkemizin içinde bulunduğu pandemi koşulları ile buna bağlı olarak gelişen ekonomik zorluklar, işsizlik ve pahalılık gibi onlarca sorunla mücadele gerekirken, böyle bir atmosferde gündeme getirilen avukatlık kanunu değişikliği ve o arada seçim sistemlerine yapılacak müdahale, iktidar odakları için öncelikli uğraş alanı olarak görülmektedir.

    Gündem değişikliği açısından da ideal buldukları bu değişiklik önerileri, televizyon kanallarında ve gazete köşelerinde tartışma konusu yapılmaktadır. Yeterli bilgiye de sahip bulunmayan, muhataplarının katılmadığı bu programlar ile bir algı oluşturulmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.

    80 Baromuzun eksiksiz iradesinin göstergesi olarak, sürecin başlangıcından bu yana, özü itibariyle parçalamayı, yok etmeyi, susturmayı ve ele geçirmeyi hedefleyen bu FETÖ projesinden vazgeçilmesi talebimizi, tüm muhataplar nezdinde ısrarla yineledik.

    Bugün itibariyle, yapılan tüm görüşmelerin sonuçsuz kaldığını tespit ediyoruz.

    19 Mayıs ve 1 Haziran bildirilerimizde ortaya koyduğumuz kararlılık içerisinde, meslektaşlarımıza ve halkımıza verdiğimiz sözün arkasında durarak eylemlilik sürecini bugünden itibaren başlatıyoruz.

    Bu yeni süreç, 80 Baro olarak attığımız imzaya yönelik bir sadakatın ifadesidir.

    Bu bağlamda;

    • Eylemlilik sürecine başlama yönündeki irademizi, bugün yaptığımız bu açıklama ile ilan etmeye,
    • Bu süreçteki “tarihsel sorumluluğunu” yerine getirmek amacıyla TBB’ni olağanüstü toplantıya davet etmek üzere, Yönetim Kuruluna başvuruda bulunulmasına,
    • 19 Haziran 2020 tarihinde Baro Başkanlarının kendi illerinden Ankara istikametine doğru “Savunma Yürüyüşü” başlatmasına,
    • Olağanüstü toplantı talep sahibi olan Baro Başkanlarının bu taleplerini TBB’ne teslim etmesine,
    • 21 Haziran Pazar günü, gazetelere ilan verilmek suretiyle, teklifin yasalaşması halinde, yurttaşların uğrayacağı hak kayıplarının anlatılmasına,
    • Bu süreçte sosyal medyanın etkileşim gücü de değerlendirilerek kamuoyunu aydınlatmaya yönelik çalışmalar yapılmasına,
    • Teklifin TBMM Komisyonuna geldiği gün, Ankara’da TBMM yolu üzerinde “Duran Başkan” eylemi yapılmasına,
    • Teklifin yasalaşması halinde, Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılması için TBMM’nde çalışma yapılmasına,
    • Açılan davanın AYM’nde görüşülmesi sırasında “Son Nöbet” adı altında nöbet tutulmasına karar verilmiştir.

    İstanbul Barosu olarak, bu sürece dair kararlılığımızın ifadesini vurgulamak üzere, katılımcı tüm barolarımızla ortaklaşarak geliştirilecek bu eylemler dışında, kentimizdeki meslek odaları ile birlikte ayrıca bir çalışma yapılması kararındayız. Diğer taraftan, süreçte meydana gelmesi olası diğer gelişmeler karşısında, yeni çalışmalar da yapılabilecektir.

    Yaşamakta olduğumuz gelişmelerin, Baromuzun onurlu geçmişine paralel olarak yönlenmesi uğrunda mücadele etmeyi mevcudiyetimizin temel nedeni saymaktayız.”

     

  • Dört baro başkanı, ÇHD’li avukatların nasıl tutuklandığını videolarla anlattı-VİDEO

    Dört baro başkanı, ÇHD’li avukatların nasıl tutuklandığını videolarla anlattı-VİDEO

    PİRHA – İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır Baro Başkanları Twitter’da yayınladıkları videolar ile Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatların haksız yere tutuklandıklarını belirterek, kararın bozulmasını ve tutuklu avukatların serbest bırakılmasını istediler. 

    İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Ankara Barosu Başkanı Av. Erinç Sağkan, İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yüksel ve Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Cihan Aydın #TürkiyedeAvukatOlmak etiketi ile paylaştıkları videoda uygulanan hukuksuzlukları ve adaletsizliği gözler önüne serdiler. 

    İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu  ve Ankara Barosu Başkanı Av. Erinç Sağkan’ın yayınladığı videoda, “Sözde bir yargılama ile haklarında 159 yıl hapis cezası verilen ÇHD üyesi 18 avukatın tamamının ilk duruşmada tahliye olduğunu, tahliye kararına rağmen hapishaneden çıkışlarının 8 saat boyunca engellendiğini, sabaha karşı otoyol kenarında ıssız bir tarlaya bırakıldıklarını 10 saat sonra savcılığın itirazı ile haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığını, 5  avukatın İstanbul Barosu önünden gözaltına alındığını “Karara uymak için değil korkularını yüzlerine vurmak için geldim” diyen ÇHD Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı’nın duruşma salonunda gözaltına alınıp başka bir heyet tarafından kaçma şüphesi gerekçesi ile tutuklandığını biliyor musunuz?” denildi.

    İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel’in yayınladığı videoda ise “İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17 avukat hakkında tahliye kararı vermesi sonrasında dağıtıldığını yeni heyetin soruşturmaya dahil olan yargıçlarla oluşturulduğunu biliyor muydunuz?” diye soruldu. 

    Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Cihan Aydın‘ın paylaştığı videoda da, “ÇHD Üyesi 18 avukat hakkında görülen sözde yargılamada mahkeme başkanının gizli tanığı yönlendirmesi ile yaşanmamış bir olayın kurgulandığını, başta hiçbir şey hatırlamadığını söyleyen gizli tanığın mahkeme başkanına, ‘sizin sayenizde hatırladım’ diyerek teşekkür ettiğini biliyor muydunuz?” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • İstanbul Barosu seçim güvenliği için kriz masası oluşturdu

    İstanbul Barosu seçim güvenliği için kriz masası oluşturdu

    Seçimlerinde doğabilecek sorunlara hukuki çözüm bulmak için kriz masası oluşturduklarını belirten İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu, siyasi partilerde de görev yapması için 900 avukatı görevlendirdiklerini söyledi.

    31 Mart yerel seçimlerine 2 gün gibi kısa bir süre kalırken sandık güvenliği için çalışmalar da hız kazandı. İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu, 31 Mart seçimleri için kriz masası oluşturduklarını belirterek seçimlerde doğacak usulsüzlüklere karşı harekete geçeceklerini belirtti.

    “DOĞACAK SORUNLARA HUKUKİ ÇÖZÜM ARAYACAĞIZ”

    Seçimlerde ortaya çıkabilecek sorunların hukuki yardımı sağlamak için kriz masası oluşturduklarını ifade eden Durakoğlu, kriz masasında seçim konusunda yeterli bilgiye sahip olan ve özellikle seçim kurulu başkanlığı yapmış avukatlardan hukuki yardımda bulunacaklarını belirtti. Kendilerinin oluşturduğu kriz masasında 9 avukatın görev yapacağını söyleyen Durakoğlu, “Büromuza kayıtlı olan ancak siyasi partilerde görev almayan neredeyse 900 arkadaşımız var. O meslektaşlarımızın siyasi partilerde görev yapmasını sağlamaya çalıştık. Çünkü bu seçim Cumhurbaşkanı seçiminden de referandum seçiminden de farklı bir nitelik taşıyor. Siyasi partilerde görevli olanlar ancak seçim çevresi içerisinde görev alabilecekleri için bizim fonksiyonumuz sınırlı olacaktır. O nedenle onları siyasi partilere yönlendirdik. Biz de kendi içimizde böyle kriz masası kurarak en azından ortaya çıkacak sorunları hukuki çözüm yoları bulmaya çalışacağız” diye konuştu.

    SEÇMENLERE OY KULLANMA ÇAĞRISI

    Seçmenlere oylarını kullanma çağrısında da bulunan Durakoğlu, “Öncelikle herkesin sandık başına giderek yurttaşlık görevinin yerine getirmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani bu seçimler her açıdan önemlidir. Özellikle siyasi iktidarın seçimlere başka bir yön vermeye çalıştığını görüyorum. Buna karşı olarak da içinde bulunduğumuz konumu iyi değerlendirmek suretiyle insanların tercihlerini yapması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

  • Tutuklu avukatlar açlık grevini sonlandırma kararı aldı

    Tutuklu avukatlar açlık grevini sonlandırma kararı aldı

    Aralarında ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın da bulunduğu tutuklu beş avukat 59 gündür sürdürdükleri açlık grevini sonlandırma kararı aldı.

    İstanbul Barosu, Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi avukatlar Selçuk Kozağaçlı, Aycan Çiçek, Behiç Aşçı, Engin Gökoğlu ve Aytaç Ünsal’ın 59 gündür sürdürdükleri açlık grevini sona erdireceklerini açıkladı.

    ÇHD Genel Merkezi de Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda “Tutsak avukat arkadaşlarımız, İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu ile görüştükten sonra, açlık grevlerini 61. gününde, 25 Mart Pazartesi günü bırakacaklarını açıkladılar” diye belirtti.

    İstanbul Barosu’nun internet sitesinden “Meslektaşlarımız Açlık Grevine Son Veriyorlar” başlığıyla yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.

    “İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu ile Av. Selçuk Kozağaçlı arasında bugün Silivri Cezaevinde yapılan görüşme sonunda tutuklu meslektaşlarımız tarafından yürütülen açlık grevlerine son verilmesi kararı alınmıştır.

    “Meslektaşlarımız İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hafta içinde başlayan yargılamalar sürecinde kendilerine destek veren bütün Barolara ve diğer hukuk kurumlarına teşekkür ettiklerini iletmektedirler. Açlık grevleri ile amaçlanan ‘Hukuksuzluğun deşifre edilmesi’ amacına ulaşılmış olduğu ancak gelinen noktada mahkeme kararıyla ortaya çıkan yeni tablonun da ayrıca değerlendirilmesi gereken yeni bir aşamayı oluşturduğu anlaşılmıştır.

    Bu çerçevede İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile ortaya çıkan yeni hukuksuzluklarla mücadele konusunda Baroların ve hukuk kurumlarının verecekleri mücadeleye inanç beslemenin bir uzantısı olarak açlık grevlerinin sonlandırılması kararı alınmıştır.

    İstanbul Barosu soruna birlikte omuz verdiği Barolar ile birlikte meslektaşları için yaptığı mücadeleye kararlılıkla devam edecektir.”

  • 10 baro başkanından İstanbul’da açıklama: Tehlikedeyiz

    10 baro başkanından İstanbul’da açıklama: Tehlikedeyiz

    10 ilin baro başkanları, ’24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü’ nedeniyle İstanbul’da ortak bir basın açıklaması yaptı. İstiklal Caddesi üzerinde buluşarak İstanbul Barosu’na yürüyen avukatlar halen cezaevinde bulunan ve aralarında ÇHD Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın da bulunduğu meslektaşlarının açlık grevine başladığını duyurdu.

    İstanbul Barosu üyesi avukatlar ’24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü’ nedeniyle Taksim İstiklal Caddesi’nde bir araya geldi. ‘Avukatların sesi kesilirse yurttaşların nefesi kesilir’ sloganıyla düzenlenen yürüyüşe  CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP milletvekilleri Musa Piroğlu ile Filiz Kerestecioğlu da katıldı.

    Avukatlar katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, gazeteci Uğur Mumcu ve KHK ile kapatılan ÇHD’nin Genel Başkanı tutuklu avukat Selçuk Kozağaçlı ile tutuklu diğer avukatların fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşıdı.

    Avukatlar, ‘Avukat susmadı susmayacak’, ‘Tutsak avukatlar yalnız değildir’, ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’, ‘Devrimci avukatlar onurumuzdur’, ‘Susma sustukça sıra sana gelecek’, ‘Tahir Elçi onurumuzdur’, ‘Avukat susmaz susturulamaz’, ‘Faşizme karşı omuz omuza’ sloganları atarak İstanbul Barosu’ na yürüyüş düzenledi.

    Baro önünde, İstanbul, İzmir, Aydın, Diyarbakır, Adana, Antalya, Bursa, Mersin, Edirne ve Antep baro başkanları birer konuşma yaptılar.

    “SENİN İÇİN DİRENDİK EY HALKIM, UNUTMA BİZİ”

    İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, “Tehdit edildik, darp edildik, tutuklandık. Tahir Elçi olup öldürüldük” diyerek şöyle konuştu:

    “Kavili davasında olduğu gibi avukatı savcılığa şikayet eden yargıçlar tanıdık. Bürosuna gelip ellerindeki fotoğraflarla soruşturulan avukatlar gördük. Polisler büro kapılarına dayandı bu ülkede. Bunu da yazdı tarih. Bu sadece İstanbul’da duyulan örnekler. Müvekkiliyle görüştürülmeyen avukatlar, karakolda polis tarafından darp edilen avukatlar gibi birçok örnek yaşadık.”

    Durakoğlu, “Hacizlerde karşılaştığımız tehlikeler cabası. Silahların gölgesinde duruşmalara katıldık. Bizi hiçbir tehdit yıldırmadı. Hep direndik. Senin için direndik biz hep ey halkım. Unutma bizi halkımız. Sadece para kazanmak değil mücadelemiz. Bizimkisi özünde bir demokrasi mücadelesi, hukuk devleti için mücadelemiz. Hukuk güvenliğin olsun diye bu. Unutma bizi. Teslim olursak senin de kalmaz hukuk güvenliğin. Biliyoruz bizim sesimiz kesilirse senin de nefesin kesilir. Buradan tüm dünyaya sesleniyoruz: Hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Avukatların sesi kesilirse yurttaşların da nefesi kesilir. Kesmeyiz. Biz avukatız. Herkese bir gün lazım oluruz” diye konuştu.

    “SAVUNMA SUSMADI, SUSMAYACAK”

    Adana Barosu Başkanı Veli Küçük: Bugün Mersin Barosu başkanımızla havalimanından doğrudan Silivri Cezaevi’ne giderek Selçuk Kozağaçlı meslektaşımızı ziyaret ettik. Tutsak meslektaşlarımızın yaşadıkları haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı ne yazık ki açlık grevine başladıklarını sizlerle paylaşıyorum. Vücut bütünlüklerini hiçe sayarak bugün ülkemizde yaşanan tek adam rejimini, polis devleti uygulamalarını protesto etme ve seslerini duyurma adına yaptıkları açlık grevini saygıyla karşılıyorum. Ben de bugüne kadar iki dosyadan yargılanan ve beraat eden bir meslektaşınız olarak hukuksuzluklara karşı bir kez daha haykırıyorum. Savunma susmadı susmayacak.

    Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt: Bugün barolarda avukat hakları merkezi varsa bunların kurulmasına sebep olan bu sisteme yazıklar olsun. Bugün 24 Ocak 2019 Tehlikedeki Avukatlar Günü’nün Türkiye’ye ithaf edilmesine sebep kim varsa yazıklar olsun. Avukat olarak kendi hakkımızı aramak için azıcık yürüdük diye önümüze çöp koyan kim varsa yazıklar olsun. Mahkeme koridorlarında kutsal savunma hakkı yerine gelsin diye adil yargılanma hakkı kullanılsın diye meslektaşlarıma sataşarak elleri kelepçeli olarak mahkemelere getirildiklerini gördük. Eğer sizi rahatsız ettiysek verdiğimiz rahatsızlık insanların hak arama mücadelesidir. Bizim için onurdur.

    Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan: Bu meydanda bir avukat kalana kadar hedeflerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Yaşasın avukatlar, yaşasın tam bağımsız savunma.

    Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun: Biz avukatlar tarih boyunca bedel ödedik. Asla savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Biz Bursa’da son 30 yılda polis işkencesinde, müvekkil fiilinde yurttaşların karşısında avukatların darp edildiğini gördük. Biz 12 Eylül darbesinin Bursa Barosu’nda Mehmet Cengiz’in fotoğrafı var diye ‘indir’ diyenlere ‘benim gücüm yetmez sıkıysa gel sen indir’ diyen bir baroyuz. Tahir Elçi, Ali Gündağ katledildi. Son avukat cüppesini çıkartana kadar bu mücadele asla son bulmayacak.

    Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın: Üzülerek şunu söylüyorum 3 yılı aşkın süre oldu Tahir Elçi davasında bir arpa boyu yol almadılar. Tüm barolara sesleniyoruz: Sesinizi yanımızda daha güçlü duymak istiyoruz. Selçuk Kozağaçlı ve arkadaşlarının davası asıl konuşulması gereken meselelerden biri. Her gün tehlike altında olan sadece avukatlar değil savaş bir halk sağlığı sorunudur diyen Türk Tabipleri Birliği, hak savunucuları tehlike altında.

    Hatay Barosu Başkanı Ekrem Dönmez: Bugün eğer buradaysak, eğer avukatlar tehlike altındaysa bu Türkiye’nin hak arayan bir Türkiye  olmadığını gösteriyor. Eğer OHAL kalkmasına rağmen OHAL İnceleme Komisyonu hâlâ faaliyetteyse Türkiye’nin bir özgürlük ülkesi olmadığını gösteriyor. Bizler Türkiye’nin tarihi boyunca vardık, bundan sonra da var olmaya devam edeceğiz. Burada, duruşma salonlarında, her yerde vatandaşlarımızın bize ihtiyaç duyduğu her yerde biz nefes oluyoruz. Bunun için ses olmaya devam edeceğiz.

    İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel: Özlem hukuk devletine, demokrasiye, insan haklarına özlem… Tarihimizin hiçbir döneminde bu kadar karanlık bir dönem yaşamadık. İnsanlar düşündüklerini ifade ettikleri için, hak aradıkları için, sosyal medya paylaşımları için gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, sesleri kısılıyor. İstiyorlar ki susalım, istiyorlar ki iyi çocuklar olalım. Öldürülsek de bitirilmemiz mümkün değil.

    Edirne Barosu Başkanı Alper Pınar: Bizler hukukun üstünlüğünü sonuna kadar yürüteceğiz. Biz avukatlar olarak susmayacağız. Tek başına bir hiçiz. Hep birlikte mücadelemize devam edeceğiz.

    Antep Barosu Başkanı Bektaş Şarklı: Avukatlar olarak biz Tahir Elçi olduk canımızı verdik. Biz hak ve özgürlük adına her zaman ses olmaya devam edeceğiz. Biz savunma makamıyız, biz avukatız, hiçbir zaman susmayacağız. Bunu aşana kadar Tahir Elçi olacağız, Selçuk Kozağaçlı olacağız. (Gazeteduvar)

  • İstanbul Barosu ruhsat töreninde Nuriye ve Semih’e destek mesajı

    İstanbul Barosu ruhsat töreninde Nuriye ve Semih’e destek mesajı

    İstanbul Barosu ruhsat töreninde genç bir avukat OHAL ve KHK’lere tepki göstererek açlık grevindeki Nuriye ve Semih’e dayanışma mesajı gönderdi

    İstanbul Barosu ruhsat töreninde genç bir avukat OHAL ve KHK’lere tepki göstererek açlık grevindeki akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’ya dayanışma mesajı gönderdi:

    Ülkemiz OHAL’le yönetiliyor ve KHK denen uygulamalar son dönemde işlevsel halde. Bunlara karşı yargı yolu açık değil. KHK’lar neticesinde hiçbir delile dayanmadan birçok emekçi, öğretmen, akademisyen arkadaşımız işlerinden atıldılar, mağdur edildiler. Bunların yargıya itiraz yolu da yok. Bunlardan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevindeler. Haksızlığa adaletsizliğe karşı direniyorlar. Biz de genç avukatlar olarak, adalet ve hakkın, hukukun yanında olanlar olarak buradan onlara selam gönderelim: Nuriye Gülmen ve Semih Özakça yalnız değildir!
    Salonda bulunanlar alkışlarla destek verdi.