Etiket: isviçre

  • İsviçre’de Berkin Elvan ve Koray Kaya Parkı açıldı

    İsviçre’de Berkin Elvan ve Koray Kaya Parkı açıldı

    PİRHA- İsviçre’nin Winterthur kentinde Gezi eylemleri sırasında katledilen Berkin Elvan ve Sivas Madımak’ta 12 yaşında yakılarak katledilen Koray Kaya’nın adının verildiği bir park yapıldı. Winterthur Alevi Kültür Merkezi’nin yaptırdığı parkın açılışına Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan da katıldı.

    İsviçre’nin winterthur kentinde Gezi eylemleri sırasında katledilen Berkin Elvan ve Sivas Madımak’ta 12 yaşında yakılarak katledilen Koray Kaya’nın adının verildiği bir park yapıldı.

    WAKM Başkanı Soner Avseren açılışta yaptığı konuşmasına, bu parkın yapılmasında emeği geçen ve katkı sunan herkese teşekkür ederek başladı. Avseren konuşmasında şunları söyledi:

    “Berkin Elvan ve Koray Kaya daha çocuk yaştayken katledildiler. Bu hem katledilenler hem de aileler için çok ağır bir durumdur. Bu ağır bedellerin unutulmaması için bizim de bir katkımız olsun istedik. Zira egemenler bu tür ağır bedellerin unutulmasını ve hafızalardan silinmesini istiyorlar. Ezilenlerin ortak mücadele hafızalarının canlı kalmasını istemiyorlar. Bizler burada bedel ödemiş olanların unutulmamasını hem gelecek açısından hem de mücadelemiz açısından çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bugün açılışını yaptığımız Berkin Elvan ve Koray Kaya parkında burada bulunan her bir çocuğun adına üzerinde kendi isimleri yazılı olan bir fidan diktik. Bu fidanların bakımını çocuklar yapacaklar. Bundan amacımız çocuklar arasındaki iletişimin ve ortaklaşmanın gelişmesi, yoldaşlık ve Aleviliğin önemli bir kurumu olan musahipliğin çocuklar tarafından yaşanılarak öğrenilmesidir. Bu fidanlarla birlikte büyüyecek olan çocuklar yoldaşlığı ve emek vererek hayatı güzelleştirmenin pratiğini yaşayacaklar.”

    “MİLYONLARIN BERKİN’İ SAHİPLENMESİ GURUR VERİCİ”

    Daha sonra bir konuşma yapan Gülsüm Elvan, “BerkinEelvan’ı kaybetmiş olmamız bizim için çok üzücü ve katlanılması zor bir durum, ancak milyonların Berkin Elvan’ı sahiplenmiş olması gurur vericidir” dedi.

    Daha önce Türkiye’de Berkin Elvan adına park yapıldığını ancak daha sonra iktidar tarafından atanan kayyum tarafından tekrar kapatıldığını belirten Gülsüm Elvan “Devlet bütün imkanları ile Berkin Elvan adının ve fotoğraflarının her yerden silinmesi için elinden geleni yapıyor. Bütün bu baskılara rağmen Berkin Elvan’ı insanların kalbinden yüreğinden çıkarıp atamazlar. Benim çocuğum daha çok küçüktü ve çok masumdu Onun bu masumiyeti ve temizliği iktidar sahiplerinin itibarını sıfıra indirmiştir. Bugün Winterthur’da, Berkin Elvan adına böyle bir parkın açılışının yapılıyor olması bizim için gurur vericidir” diye konuştu.

    “BASKILARA RAĞMEN HALKI SUSTURAMIYORLAR”

    Elvan konuşmasına şöyle devam etti:

    “Tayyip Erdoğan, Berkin Elvan ve gezi sürecinde katledilen gençler için ’emri ben verdim’ demişti. Ben de, Allah Berkin’i bana verdi sen benden aldın demiştim. Bu sözüm üzerine meydanlarda beni yuhalatmıştı. Berkin Elvan için söylenen her söz ve yazılan yazılardan dolayı insanlar üzerinde adeta yoğun bir baskı kuruldu ve hapislere atıldılar. Bu konuda yapılan bütün baskılara rağmen halkı susturamıyorlar.”

    Cezaevlerinde açlık grevinde bulunan tutsakların annelerinin yaptıkları eylemlerden dolayı şiddete ve hakarete maruz kalmalarına da değinen Elvan, “Gerek Cumartesi Anneleri gerekse de çocukları cezaevlerinde bulunan annelerin eylemlerinden çok korkuyorlar. Annelerin eylemlerini şiddet uygulayarak ve onları aşağılayarak susturmaya çalışıyorlar. En çok korktukları da çocuklarına sahip çıkan her kesimden annenin bir araya gelmesidir. Ama korksunlar. Anneler evlatları cezaevlerinde ölmesin diye çırpınırken böyle bir muameleye maruz kalmalarından dolayı, annelerin bu ah’ı bir gün bunlardan çıkacaktır. Çok ağır olacaktır annelerin bu ah’ı” dedi.

    “GEZİ SÜRECİ YARGILANMAK İSTENİYOR”

    Konuşmasında Gezi sürecinin bugün yargılanmak istendiğini belirten Elvan, şunları ifade etti:

    “Son dönemlerde Gezi sürecini yargılamak istiyorlar. Gezi ekmektir, sudur, gezi masumdur. Teyzeler, anneler çocuklarıyla beraber Gezi’de yer aldılar. Gezi’yi yargılayamazlar. Bugün 16 kişi üzerinden Gezi’yi yargılamaya çalışıyorlar ve bu iddianamede Cumhurbaşkanı’nı mağdur göstererek farklı bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Aslında bu iddianame ile; Ethemler, Ali İsmailler, Medeniler, Berkinler ve genel olarak Gezi’de katledilen tüm gençlerimiz yargılanmak isteniyor. İstediğini yapsınlar, biz şuna inanıyoruz ki Gezi unutulmayacak. Çünkü biz haklıyız ve bütün bu haksızlıkların hesabının bir gün sorulacağına inanıyoruz. Ben, bu katiller yargılanırsa bundan sonra ellerini kollarını sallayarak gençlerimizi katledemesinler diye mücadele ediyorum ve direnmeye çalışıyorum. Berkin’in katledilmesi bir anne olarak benim hayatımda yeri doldurulamayacak büyük bir boşluk yarattı ancak milyonların katledilen çocuklarımıza sahip çıkması beni hiçbir zaman umutsuzluğa itmedi.
    Yapılan bütün teknik araştırmalar sonucu da göstermiştir ki; kasten bir öldürme söz konusudur. En son 10 Nisan’da yapılan keşif sonucu bu bütün delilleri ile ortaya konmuştur. Katiller şu anda ellerini kollarını sallayarak geziyorlar ve görevlerinin başındalar. Şu ana kadar tutuklanan hiç kimse yok. Her mahkemeye gittiğimde mahkeme heyetine ve savcılığa adeta haykırıyorum; bu katillerin daha kaç kişiyi öldürmesini bekliyorsunuz, diyorum. Türkiye’deki adalete hiçbir şekilde güvenim yoktur. Ancak bu benim mücadelemi devam ettirmenin önünde bir engel de değildir. ‘Emri ben verdim’ diyenler yargılanana kadar benim mücadelem hukuksal olarak devam edecek.”

    Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesilerek Berkin Elvan ve Koray Kaya Parkı hizmete sunuldu.

    Abidin ÇETİN/İSVİÇRE

  • İsviçre Basel’de Seyit Rıza ve arkadaşları anıldı

    İsviçre Basel’de Seyit Rıza ve arkadaşları anıldı

    PİRHA- Seyit Rıza ve arkadaşları idam edilişlerinin 81. yılında İsviçre’nin Basel kentinde anıldılar. 

    Basel Dersim İnisiyatifi tarafından organize edilen 81. yılında Seyit Rıza ve arkadaşlarının anması, İsviçre’nin Basel kentinde yapıldı.

    Etkinlik Dersim inisiyatifi adına Münevver Coşkun’un yaptığı konuşmayla başladı. Daha sonra, moderatörlüğünü Baran Çelik’in yaptığı ve HDK Basel Kadın Meclisi Üyesi Münevver İltimur, Araştırmacı- Yazar Erdoğan Yalgın ve Dersim’i Yeniden İnşa Cemiyeti başkanı Ali Çatakçın katıldığı bir panel yapıldı.

    Panelde ilk sözü alan HDK Basel Kadın Meclisi Üyesi Münevver İltimur konuşmasına, “Zulme boyun eğmeyen Seyit Rıza ve yoldaşlarını saygı ile anıyorum. Ayrıca Dersim’de direnen Zarife anamızın şahsında bütün direnen kadınların anıları önünde saygı ile eğiliyorum” diyerek başladı.

    İltimur, “Dersim 38 bugün de devam ediyor. Fiziksel olarak yapılan soykırımın ardından bugün de ideolojik ve kültürel soykırım uygulanmaktadır. Bugün dilimiz, varlığımız, kültürümüz ve inancımız yok olmakla karşı karşıyadır. Seyit Rıza’nın bize miras bıraktığı “Biz sizin yalanlarınızla baş edemedik bu bize dert oldu, biz de sizin önünüzde diz çökmedik, bu da size dert olsun” şiarıyla bugün Dersimliler bu direniş geleneğini bayrak edinerek, gittikleri farklı bölgelerde devrimci, demokrat ve ilerici örgütlerde yer alarak devam ettiriyorlar. Bundan dolayı da direniş bu şekilde devam ediyor. Bugün Dersim’in doğası yok edilmeye çalışılıyor, yangınlarla börtü böcek, tüm canlılar ve bitkiler Dersim coğrafyasında bitirilmeye çalışılıyor” dedi.

    “BU ETKİNLİKLER UNUTMAMA VE UNUTTURMAMAK İÇİNDİR”

    Dersimi yeniden İnşa Cemiyeti Başkanı Ali Çatakçı ise, 81. yıl dönümünde Seyit Rıza şahsında Dersim Şehitlerini, Pontus, Rum, Ermeni, Süryani ve katliama uğrayan tüm halkları da saygı ile donarak başlıyorum” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

    “Dersim’de 81 yıl önce bir soykırım işlendi ve bu soykırım devletin planlı programlı bir uygulamasıydı. Tabii ki bu dersinde uygulanan ilk soykırım değildi. Dersim’de daha önce de ikinci Abdülhamit zamanında 1775’li yıllarda bir katliam yapılmıştı. İlginçtir, Dersim’in ilk orman yangınları da bu tarihlerde yapılmıştır. O dönem Dersim’in önde gelen önemli şahsiyetleri İstanbul’a götürülerek kellesi vurulmuştur. 1937-38’e kadar bir çok kez Dersim’de soykırım provaları yapılmıştır. Osmanlı’nın soykırım uygulayarak bitiremediği Dersim’de 1937-38 yıllarında Türkiye Cumhuriyeti tarafından bir soykırım uygulanmıştır. Dünyanın birçok coğrafyasında da çeşitli halklara karşı soykırım işlenmiştir. Ancak bütün bunların Dersim soykırımından farkı; buralarda işlenen katliam ve soykırımlar kabul edilmiş ve bu anlamda özür dilenmiştir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu bu soykırımların yapıldığını kabul etmesi bir yana, soykırıma uğrayanları da hala sanık sandalyesine oturtmaktadır. Bu insanlık adına utanç verici bir durumdur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dersim soykırımından dolayı bu suçla yaşıyor. Sessiz kalmasından dolayı toplumda bu suça ortaktır. Bundan dolayı da Dersimlilerin yaptığı bu tür etkinlikler bir anma değil, birer unutmama ve unutturmama mücadelesidir.”

    “TARİHSEL ARKA PLANI İYİ İNCELENMELİ”

    Panelin bir diğer konuğu Araştırmacı Yazar Erdoğan Yalgın ise Dersim soykırımının doğru analiz edilmesi ve bilince çıkarılabilmesi için tarihsel arka planının iyi incelenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

    Bunun için dil, tarih ve coğrafya özelliklerinin çok iyi incelenmesi gerektiğini belirten Yalgın, ” Dersim soykırımı Dersimliler için büyük bir jenosittir. Bunun en önemli ayaklarından biri etnik aidiyettir. Yani Dersim halkının Kürt olması önemli bir etmendir bu soykırımda. Diğer önemli bir ayağı ise inançsal boyutudur. Yani Alevi olmalarından dolayı bir soykırıma maruz kalmışlardır. Dersim aşiret ve ocak bağlamı üzerinden kendi sosyal yaşamını dizayn etmiştir. Osmanlı bir çok kez denemesine rağmen Dersim’den zaferle çıkamamıştır. Kendine özgü bir yapısı olan Dersim, Türkiye Cumhuriyeti’ne istedikleri gibi entegre olmuyor. Bundan dolayı Türkiye Cumhuriyeti de buna bir soykırımla cevap veriyor” diye konuştu.

    Anma panelden sonra Barış Aydın ve Tayfun Arslan’ın seslendirdiği ağıt ve klamlarla son buldu.

    Abidin ÇETİN/ BASEL

  • İsviçre Aargau Kantonu’nda 5 bin Alevi yaşıyor

    İsviçre Aargau Kantonu’nda 5 bin Alevi yaşıyor

    PİRHA- İsviçre’de Aargau Alevi Kültür Merkezi 2020 yılında alacakları cemevi ve dernek binasına maddi katkı sağlamak için bir dayanışma gecesi düzenledi. 

    İsviçre’de Aargau Alevi Kültür Merkezi Cumartesi günü bir gece düzenledi. Yoğun katılımın olduğu gecede bir konuşma yapan Aargau AKM Başkanı Esmender Çöçelli, Aargau Alevi Kültür Merkezi’nin 1997 yılından bu yana faaliyette olduğunu, Aleviliğin yaşatılması ve genç kuşaklara aktarılması yönünde kültürel ve sosyal çalışmalar yaptığını söyledi.

    AARGAU KANTONU’NDA 5 BİN ALEVİ YAŞIYOR

    Çöçelli, geceyi düzenlemelerinin amacının ise 2020 yılında alacakları cemevi ve dernek binasına maddi katkı sağlamak olduğunu belirtti. Çöçelli, Alevi örgütlenmelerinin önemine vurgu yaparak İsviçre’nin Aargau Kantonu’nda yaklaşık olarak 5 bin Alevinin yaşadığını ve bundan dolayı, burada yaşayan tüm Alevilere ulaşmak istediklerini ve onların da desteğini alarak faaliyetlerini daha da ileri boyutlara taşımak istediklerini kaydetti.

    Geceye katılan sanatçılardan Tolga Sağ ise PİRHA‘ya yaptığı açıklamada; çoğunluğu Almanya’da olmak üzere Avrupa’da yaklaşık olarak 280 Alevi Kültür Merkezi’nin olduğunu ve bu merkezlerde faaliyet yürütenlerin özel hayatlarından fedakarlık yaparak sosyal, kültürel ve inançsal faaliyetlerde bulunduklarını belirtti.

    TOLGA SAĞ: AVRUPA’DAKİ ALEVİLER DAHA ÖZGÜR BİR ORTAMDA

    Başta çocuklar ve genç kuşaklar olmak üzere Avrupa’da yaşayan Alevilerin inançsal, kültürel ve sosyal birlikteliklerinin sağlanması açısından bu çalışmaların çok önemli olduğunu belirten Tolga Sağ sözlerine şöyle devam etti:

    “Avrupa’da yani diasporada yaşayan Aleviler, Türkiye’deki Alevilere oranla daha özgür ve rahat bir ortamda yaşama şansına sahipler. Türkiye’de Aleviler üzerindeki baskılardan dolayı özgürce örgütlenebilme olanağından yoksunlar. Hatta zaman zaman çeşitli iş olanaklarının ellerinden alınmaması için Alevi olduklarını inkar etme durumunda bile kalabiliyorlar. Ancak Avrupa’da çok daha özgür bir ortamın olmasından dolayı, buradaki Alevilerin Türkiye’deki siyasi meselelerden ziyade burada yani yaşadıkları Avrupa ülkelerindeki Alevilerin sorunlarına ve örgütlenmelerine yönelik çalışmalarının çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Zira burada geliştirilen doğru bir örgütlenme biçiminin Türkiye’deki Alevi örgütlenmeleri açısından da bir rol model olabileceğini düşünüyorum.”

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Cem Bitnel ve AAKM Derneği Başkanı Esmender Çöçelli’nin birer konuşma yaptığı gecenin kültürel bölümünde ise Tolga Sağ, Eda ve Uğur Alakuş, Colors of Anatolia, Sultan Erdem, Kemal Kahraman, Grup Roda ve AAKM Korosu sahneye çıktılar.

    Abidin ÇETİN / İSVİÇRE

     

  • Fransa, Almanya ve İsviçre’deki gençler eğitim kampında buluştu

    Fransa, Almanya ve İsviçre’deki gençler eğitim kampında buluştu

    PİRHA – Almanya’nın Feldberg Schwarzwald belediyesinde bir araya gelen gençler, inançsal ve kurumsal eğitim aldı.

    Almanya’nın Feldberg Schwarzwald belediyesinde gençler 28-30 Eylül arası bir araya geldi. Tanışma oyunları ve sazlı sözlü muhabbet ile ilk defa görüşen gençler kısa zamanda kaynaştı.

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Eğitim Sorumlusu Yılmaz Kahraman, Aleviliğin temel bilgilerini aktardı. Eğitim kampında Fransızca, Almanca, İngilizce, Türkçe, Zazaca ve Kürtçe karışımı muhabbetler yapıldı. 

    Kurumsal çalışmaların önemini örnekler ile anlatan Fransa, Almanya, İsviçre ve Avrupa Alevi Gençler Birliği katılımcıları, yerel Alevi Gençler Birliklerinde, ülke ve Avrupa komisyonlarda yer alabileceklerini dile getirdi. Verilen eğitim sonrası gruplar inançsal ve kurumsal bir bilgi yarışmasında öğrendiklerini heyecanla ölçtü. Grup Xızır çok az bir puan mesafesi ile birinciliği aldı.

    Cumartesi akşamı Yılmaz Kahraman ile muhabbette buluşup, semah workshop’u ve deyiş değerlendirmesi yapıldı. Pazar günü ise tamamen kamp değerlendirilmesi ve sonraki üç ülke arasındaki Alsac (Fransa) Baden-Württemberg Süd (Almanya) ve Basel (İsviçre) çalışması ele alındı.

    Yapılan değerlendirmelerin sonunda bölgenin ilk gençlik eğitim kampının verimli geçtiği sonucuna varıldı. Özellikle İsveç’ten katılan İsveç Alevi Gençlik sorumlusu bir çok tecrübe edindiğini ve bu tecrübeleri İsveç ve Skandinavya’da yaşayan gençlere taşıyacağına söylemesi canlara örgütlü yapının önemini tekrar gösterdi.

    Eğitim kampında Nisan ayında tekrar ilkbahar kampının düzenlenmesi için çalışmalara başlanıldı. (HABER MERKEZİ)

  • Bern’de anneye ırkçı saldırı

    Bern’de anneye ırkçı saldırı

    PİRHA- İsviçre’nin Bern kentinde yaşayan Arzu Güngör,  6,5 aylık bebeğiyle bir İsviçreli ırkçının fiziksel saldırısına maruz kaldı. Güngör saldırgandan şikayetçi olduğunu söyledi.

    İsviçre’nin Bern kentinde 6,5 aylık Mir Caner isimli bebeğiyle bir randevusuna gitmek için dışarı çıkan Arzu Güngör, evlerinin bulunduğu caddeden geçen ve “Scheiß Ausländer raus- Yabancılar dışarı” sloganları ile bağıran bir İsviçreli ırkçının fiziksel saldırısına maruz kaldı.

    Arzu Güngör bebeğe birşey yapacak diye çok korktuğunu ve olayın şokunu hala üzerinden atamadığını belirtti.  Güngör yaşadığı ırkçı saldırıyı şöyle anlattı:  “Öğleden sonra saat 14:00 sularında bebekle yürüyüş yapmak üzere evimizin önündeki kaldırımda, bebeği arabasına oturtup emniyet kemerini bağladığım sırada ani bir omuz darbesiyle sarsıldım. Dönüp baktığımda öfkeyle bana bakan birisini gördüm karşımda. Kaldırımı işgal ettiğimi düşünerek kendisinden özür diledim ve kendisin de özür dilemesi gerektiğini söyledim. Ancak bir anda, “bok yabancılar dışarı, İsviçre’den defolun-Scheiß Ausländer raus, geht weg von der Schweiz” diye bağırarak Mir bebeğin arabasını tekmeleye başladı. Çok korktum bebeğe birşey olacak diye. Bağırmaya başladım ve ben de onun üzerine yürüdüm. Saldırganı uzaklaştırmak için çabaladığım sırada evde bulunan eşim ve çevrede bulunanlar geldiler ve saldırgan uzaklaştı”.
    Saldırganın kaçmasını engellemek için takip ettiğini ve daha sonra polisin gelip saldırganı yakalayarak polis merkezine götürdüğünü belirten Güngör, saldırgandan şikayetçi olduğunu söyledi.

    Abidin ÇETİN/ ZÜRİH

  • Basel Dersim İnisiyatifi’nden Afrin halkına destek

    Basel Dersim İnisiyatifi’nden Afrin halkına destek

    PİRHA- İsviçre’deki Aleviler, gelirini Afrin halkına göndereceği ‘Efrin İçin Bir Lokma’ kahvaltısı düzenliyor. Açıklamada, “Hz. Abbas’ın Fırat’tan Kerbela’ya taşımak istediği bir tas suyu bizler bugün Efrin halkına taşımak istiyoruz” denildi.

    İsviçre’de bulunan Basel Dersim İnisiyatifi, Afrin’e yönelik başlatılan operasyonda yaşam alanlarının yerle bir edildiğini on binlerce insanın yerinden yurdundan edildiğini belirterek, Afrin’dekilere destek için 1 Nisan günü ‘Efrin için bir lokma’ kahvaltısı düzenleyecek. 8 Nisan’da da Basel ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi ve Rheinfelden Alevi Kültür Merkezi’nde, yardım amaçlı kahvaltı sofraları kurulacak.

    Basel Dersim İnisiyatifi, Hallacı Mansur’un “Cehennem acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir” sözüyle yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Suriye coğrafyasında savaşın başlamasından bugüne kadar binlerce mazlumun sığınağı olan Efrin, Türk ordusunun karadan ve havadan yoğun bombardımanı sonucu adeta halklar mezarlığına çevrildi.  Erdoğan’ın üstüne basa basa ‘Zeytin Dalı Harekatını 72 uçak ile Afrin’de terör hedeflerini vuruyoruz’ demesi çok manidar. Neden 50, 60, 70 değil de 72?!

    Hiç kuşkusuz ki T.C. Cumhurbaşkanı bu rakamı bilinçli kullanmıştı. Söylenmek istenen söz şuydu: Siz 72 kişi ile Yezit’e karşı direnen Hz. Hüseyin’i rehber edinirseniz, biz de sizi 72 uçak ile vururuz. Çünkü Kerbela haklı ile haksızın, mazlum ile zalimin kavgasıydı. Recep Tayyip Erdoğan’ın  72 ile vermek istediği mesaj aslında buydu. Zaten en çok Mabeta ve çevre köyleri bombalandı. Çünkü orada yoğunluk olarak Üryan Xızır ve Ağuçan Ocağı taliplerinden olan Aleviler yaşıyor. Çünkü Efrin Kantonu Eşbaşakanı Hevi Mustafa da bir Alevi. Hatta yakın bir geçmişte Efrin’de ‘Mabeta Alevileri Merkezi’ (Navenda Elewiyan ya Navçeya Mabeta) ismi altında cemevi de açılmıştı. Burada Alevilerin ütopyası olan Rıza Şehri inşa ediliyordu.

    Bugün Efrin halkı Şehba Kantonu ve çevresinde hayata tutunmaya çalışıyor, Şu ana kadar hiçbir devlet yardım eli uzatmadı. Dünya kör, dünya sağır ve dünya kendi vatanlarında sürgün hayatı yaşayan Kürt halkına karşı dilsizdir.

    72 mazlumla birlikte, Yezide karşı duran Hz. Hüseyin’in yolunu süren Aleviler, tıpkı Kerbela’daki gibi zalimin zulmüne boyun eğmeyen Efrin halkına destek olmak istiyor.”

    TÜM GELİR AFRİN HALKINA GÖNDERİLECEK

    Bu amaçla Weil Am Rhein Cemevi, Rheinfelden Alevi Kültür Merkezi, Beksam Kültür Dernegi ve Basel Dersim İnisiyatifi gelirinin Afrin halkına gönderileceği destek amaçlı bir etkinlik düzenliyor.

    Yapılacak etkinlik ise şöyle duyuruldu:

    “Hz. Abbas’ın Fırat’tan Kerbela’ya taşımak istediği bir tas suyu bizler bugün Efrin halkına taşımak istiyoruz. Onun için de Efrin İçin Bir Lokma kahvaltısı yapılacak.

    Kahvaltı programı şöyle:

    1 Nisan 2018 Pazar günü Almanya Weil’de, Weil am Rhein Cemevi ve Basel, Beksam Kültür Derneği’nde,

    8 Nisan Pazar günü Basel ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi ve Rheinfelden Alevi Kültür Merkezi’nde, yardım amaçlı kahvaltı sofraları kurulacaktır.” (HABER MERKEZİ)

  • Katalonyalılar Zürih’te eylem yaptı

    Katalonyalılar Zürih’te eylem yaptı

    İsviçre’de yaşayan Katalonyalılar Zürih ve Cenevre’de eylem yaptılar.

    Sürgünde bulunan Katalon lider Carles Puigdemont’un 23 Mart’ta Almanya üzeri Belçika’ya giderken tutuklanması, bir çok politikacının İspanya tarafından hapsedilmesi ve insan hakları ihlallerini protesto etmek amacıyla ANC National Catalan Assembly tarafında organize edilen eylemlere Katalonyalı bir çok sol örgüt de destek verdi.

    Katalonya’da 1 Ekim 2017 tarihinde bağımsızlık referandumu yapılması sonrası İspanya Devleti, referandumdan çıkan bağımsızlık kararını tanımamış ve boşa çıkartmak için çok sert tedbirler almıştı.
    Katalonya özerk yönetimini feshedilmiş, Katalan politikacılar ve yöneticiler tutuklanmış ya da sürgüne gitmek zorunda kalmışlardı.

    Abidin ÇETİN/Zürih

  • İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu 20. yılına ilişkin etkinlik düzenliyor

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu 20. yılına ilişkin etkinlik düzenliyor

    PİRHA – İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu 20. yılı vesilesiyle bir etkinlik düzenliyor.

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu 20. yılına ilişkin büyük bir etkinlik düzenliyor. Etkinlik 24 Şubat 2018 Cumartesi günü  Bülach Stadhalle Zürich- İsviçre’de gerçekleşecek.

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonun 20. yılına ilişkin düzenlenecek olan etkinlikte Kominist Başkan olarak bilinen Fatih Mehmet Maçoğlu, AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, Britanya Alevi Federasyon Başkanı İsrafil Erbil, Avrupa AAKB Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, AAGB Başkanı Ümit Sarı, AABK Genel Sekreteri Bülent Ant ve İABF Başkanı Cem Bitnel’in katılımı ile bir panel gerçekleşecek.  Etkinlikte bünyesinde gerçekleşecek konserde ise Kardeş Türküler, Sanatçı Hüseyin ve Ali Rıza Albayrak, Sanatçı Seval Eroğlu sahne alacak.

    Avrupa Alevi Gençler Birliği Başkanı Ümit Sarı, İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonun 20. yılına ilişkin düzenlenecek etkinliğe herkesin katılımı için çağrıda bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Ferhat Tunç İsviçre’de 35 yılı seslendirdi

    Ferhat Tunç İsviçre’de 35 yılı seslendirdi

    PİRHA – Sanatçı Ferhat Tunç 35. yıl konseri için İsviçre’deydi. Gerlafingen Oscar Place salonunda gerçekleşen konserini izleyenler unutulmaz bir gün yaşadı. 

    Konserden önce, Can Dündar’ın seslendirdiği ve Tunç’un hayatından önemli kesitler sunan ‘Tarih Bize İyi Davranmadı’ adlı belgeselin gösterimi yapıldı. Tunç, belgeseli seyircilerle birlikte izledikten sonra özel orkestrası eşliğinde sahnedeki yerini aldı.

    “HALKLARIMIZIN NEFESİ OLMAYA ÇALIŞTIM”

    Programına bir Dersim ağıdı olan ‘Bıko’ ile başlayan sanatçı, performansına ‘Memleketim’ adlı eseriyle devam etti. Tunç, seyirciyi selamlayarak, şu konuşmayı yaptı:

    “Uzun bir aradan sonra İsviçre’de 35. yıl konserimizde birlikteyiz, bunun mutluluğunu yaşıyorum. Bu akşam benim misafirimsiniz, ev sahibi olarak sizleri ağırlamaktan büyük bir onur duymuş olacağım.

    ‘Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer’ sözüne atıfla, bu akşam bugüne kadar birlikte ne bulduysak onu paylaşacağız. Aranızda çocuk sayılacak yıllarıma tanıklık etmiş olanlarınız  var. Evlerinde ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim yoldaşlarım var. Onları da özel olarak selamlıyorum.

    Dile kolay, az bir zaman değil. Her ne kadar 35 yıl diyorsam da, bunun evveliyatı var. Bağlamayı ilk elime aldığımda 12 yaşındaydım. O gün bugündür elimden hiç düşmedi.

    35 yıllık sanat yaşamında özgürlük şarkılarını dilden dile dolaştıran bir koşucu oldum aslında. Korkuya, zulme ve her türlü baskıya karşın, halklarımızın sesi, nefesi olmaya çalıştım.

    Tarihimiz korkuların, açımasızlıkların, darbelerin zulüm ve zorbalığın tarihidir. Boyun eğmeyi onursuzluk saydık, güneşli güzel günlerin, özgür bir yaşamın takipçisi olduk, olmayı sürdürüyoruz.

    Bu zorlu tarihe tam 24 albüm sığdırmışım. Bu akşam ezgilerimizle bu zorlu tarihin bir özetini sunmuş olacağım.”

    35 YILIN ÖZETİ DUYULDU

    Tunç, ardından Avrupa’dan ülkeye döndükten sonra 1986 yılında çıkardığı ilk albümüne ismini veren ‘Vurgunum Hasretine’ eserini seyircilerle birlikte söyledi.

    Konserde, ardı ardına seslendirilen eserlerle Türkiye’nin son 35 yıllık tarihi özetlendi adeta.

    “KENTLERİ ÜSTÜMÜZE YIKTILAR”

    Tunç, ‘Kobani’ eserini seslendirmeden önce de şunları söyledi:

    “Son iki yılda yaşanan gelişmelere akıl erdirmek gerçekten zor. Kentleri üstümüze yıktılar ve sönen ocaklarla birlikte kaybolan yaşamlar, yüreğimizi kanatıp durdu.

    Dağlarımız yeniden bombalanıyor, ormanlar yakılıyor ve bir tarih, bir kültür, bir dil yeniden yok edilmek isteniyor. Kürt olmayı yeniden suç sayan bir karanlık dönemin içindeyiz.

    Dersim travmasını hâlâ üzerimizden atamamış bir kuşağın çocukları olarak, yeni bir travmatik sürecin içinde bulduk kendimizi. Efrîn’i işgal girişimi, Kürtlerin varlığını ve kazanımlarını hedefliyor.”(HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • FEDA İsviçre’den ‘Aleviler Hakikati ile Buluşuyor’ konferansı

    FEDA İsviçre’den ‘Aleviler Hakikati ile Buluşuyor’ konferansı

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu İsviçre (FEDA İsviçre) Bern kentinde ‘Aleviler Hakikati ile Buluşuyor!’ başlığı ile bir günlük bir konferans düzenliyor. 

    Konferans 10 Aralık tarihinde saat 11.00′ de start alacak.
    FEDA Eş başkanlarının, Almanya, Fransa ve İsviçre’ de önemli sayıda şahsiyetin ve Alevi Pirlerinin katılacağı konferansta şu üç gündem maddesi irdelenecek:

    • İsviçre’ de yaşayan Aleviler nitelikli bir örgütlülüğe nasıl kavuşmalıdır.
    • İnancımızı, dilimizi, kültürümüzü ve sosyal yaşantımızı nasıl sürdürebiliriz?
    • Kadın ve gençliği örgütlü mücadeleye nasıl kalabiliriz?

    “İNANCIMIZIN DEĞERLERİNİ ORTAKLAŞTIRALIM”

    FEDA İsviçre tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “İsviçre Alevi çalışmalarında yaşanan eksiklikleri aşmak, sistemin tarif ettiği Alevi yerine kendi hak ve hakikatımızla buluşmak istiyoruz. Devletlerin ideolojik aygıtlarına dönüşen semavi dinlerin inançlara benim olacaksın dayatmasına karşı çokluk içinde birliği savunan inancımızın değerlerini ortaklaşmaya, Raya (Raa)-Réya Heqi inanç hakikatında birlikte olmaya çağırıyoruz. Hakkı, adaleti, toprak anayı, ana kadını, cümle canı, canlı cansız tüm varlıklarla bir arada yaşamı savunan inancımızı yaşamaya, İsviçre’ de inancımızın yaşam değerlerini birlikte konuşmaya, geleceğimiz olan çocuklarımıza aktaracağımız değerleri ortaklaşalım istiyoruz. ”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • İsviçre’de burkalı eylem: İslamileşmenin yaygınlaşması artık tehlikeli hal aldı

    İsviçre’de burkalı eylem: İslamileşmenin yaygınlaşması artık tehlikeli hal aldı

    PİRHA- İsviçre’nin Uri Kantonu’na bağlı Altdorf Kasabası’nda burkalı eylem yapıldı.

    Uri Kantonu’nda bulunan ve tüm dünyaca bilinen İsviçreli efsanevi bir figür olan Wilhelm Tell’in heykeline burka örttüler. Eylemi yapan ultra milliyetçi İsviçre Ulusal Partisi PNOS’un sözcüsü Dominic Lüthard; islamileşmenin yaygınlaşmasının artık tehlikeli bir hal aldığını ve buna dikkat çekmek istediklerini belirterek, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)’in birçok dünya kültürel değerini nasıl yok ettiğinin üzerinden çok zaman geçmediğini söyledi.

    Eylemi 35 kişi ile gerçekleştirdiklerini belirten Lüthard çevredekilerin önce korktuklarını, ancak amaçlarının sadece protesto etmek olduğunu öğrendikten sonra ise kendi aralarında tartışmaya başladıklarını belirtti.

    Uri Kanton polisi yetkilileri izinsiz eylem yapıldığı gerekçesiyle soruşturma başlattı.

    Abidin Çetin / İSVİÇRE

     

     

  • IŞİD’ın canlı bombacısının eşi İsviçre’de yakalandı

    IŞİD’ın canlı bombacısının eşi İsviçre’de yakalandı

    PİRHA- İsviçre’nin Thurgau Kantonu’nda yaşayan 49 yaşındaki M. IŞİD terör örgütüne cihatçı yetiştirmek ve örgütlemek suçlamasıyla Federal Savcılık tarafından gözaltına alındı.

    M.’nin ikinci eşi olduğu bildirilen Suriyeli 28 yaşındaki Fatimah A.’nın Lübnan’ın Arsal Kenti’nde canlı bomba eylemi yapma aşamasındayken yakalanması sonucu gözaltına alınan M. uzun yıllardır İsviçre’de sosyal yardım alarak yaşıyor ve hakkında defalarca şikayette bulunulmuş olmasına rağmen polisin hiç bir girişimde bulunmamış olması ise eleştiri konusu oldu. 

    İsviçre Sonntagszeitung’un haberine göre daha önce Wil kentinde bulunan Es Selam Cami’sinde IŞİD yanlısı çalışma yürüten M. gelen şikayetler üzerine, Winterthur’da bulunan An’Nur Camisi’nde IŞİD yanlısı faaliyetlere başladı. Daha önceki eşine şiddet uyguladığı ve ölümle tehdit ettiği için hakkında açılmış bir dava bulunan M.’in, kaçakçılık suçundan da ceza aldığı bildirildi.

    An’Nur Camisi daha önce defalarca IŞİD propagandasının yapıldığı ve buradan IŞİD’e eleman devşirildiği yer olarak biliniyor.

    Ayrıca bu caminin bazı yöneticileri IŞİD’e eleman kazandırmak, vaazlarda çocuk yaşta evliliği teşvik etmek gibi suçlardan tutuklanmışlardı. Caminin Emiri olarak bilinen Sandro V. ise bir çok dolandırıcılık suçundan ceza almış ve hakkında Suriye’ye gidenlere yardımcı olmak suçlamasıyla soruşturma açılmıştı. 

    Abidin ÇETİN / ZÜRİH