Etiket: iyi parti

  • FEDA’dan İYİ Parti Genel Başkanı’na tepki: Bir kez daha soykırımlara izin vermeyeceğiz!

    FEDA’dan İYİ Parti Genel Başkanı’na tepki: Bir kez daha soykırımlara izin vermeyeceğiz!

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) yazılı bir açıklama yaparak İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’un katliam tehditlerine tepki gösterdi. Kürtlerin ve demokrasi güçlerinin iradesinin gasp edilerek kayyım atandığını belirten FEDA, Alevilerin ve Kürtlerin önderlerine ve değerlerine saldırıların kabul edilmeyeceğini, bir kez daha soykırımlara izin vermeyeceklerini kaydetti. 

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ı hedef alarak, “Cumhuriyet devleti, Şeyh Saidlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun yapılması gereken neyse o yapılacaktır” şeklindeki sözlerine tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) yazılı bir açıklama yaparak İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na tepki gösterdi.

    FEDA, “AKP/MHP faşist iktidarı ve ırkçı Türk devleti dört bir yandan saldırıyor. Devlet bir yandan Kürtlerin ve demokrasi güçlerinin iradesini gasp ederek kayyum atıyor, diğer yandan da Alevilerin ve Kürtlerin önderlerine ve değerlerine saldırmaktadır” dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun, Seyit Rıza ve Şeyh Sayid’e saldırdığını hatırlatan FEDA, “Söz konusu şahıs, Kürt ve Alevi halkının bu iki değerli önderine saldırmakla kalmamış, o dönem yaptıkları soykırımları tekrar edebileceklerini söyleyerek halklarımızı tehdit etme cüretini göstermiştir. Onun bu ırkçı ve soykırımcı söylemini kimi ırkçı partiler de destekleyerek, Kürt ve Alevi halklarımıza düşmanlığı körükleyerek kin ve nefretlerini kusmuşlardır. Söz konusu çete yapılanması ve onunla hareket eden ırkçı soykırımcı faşist güruhun bu açıklamaları Alevilerin ve Kürtlerin maruz kaldıkları katliam ve soykırımları çok net olarak ortaya koymuştur” diye belirtti.

    Türkiye’de asimilasyoncu politikalardan vazgeçilmediğine vurgu yapan FEDA açıklamasında şu ifadelere yerdi:

    “Dün nasıl halklarımızı yok etmeye çalışmış, önderlerimizi katletmişelerse, bugün de aynı şekilde soykırım uygulamaya devam etmektedir. Öyle olduğu içindir ki, İyi parti, Zafer partisi, MHP, AKP ve diğer bilumum faşist çete yapılanmaları koro halinde Kürt ve Alevi düşmanlığı yapmaktadırlar. Kürt halkının seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak kayyum atanması, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı vasıtasıyla Alevi kurumlarına ve cemevlerine kayyum atanması ve halkların önderlerine yapılan saldırıların hepsi aynı politikanın, aynı düşmanlığın sonuçlarıdırlar.

    “İYİ PARTİ’NİN BU ÇAĞRISI FİİLİ KATLİAM ÇAĞRISIDIR”

    Değerli canlar, İyi parti denilen çetenin yaptığı bu saldırı, aynı zamanda fiili katliam çağrısıdır. 1980’den önce aynı zihniyetin temsilcisi ve bugünün çömez ırkçılarının ağa babası olan A. Türkeş’in çağrıları, halklara katliam ve soykırım olarak dönüyordu. Ne zaman kan ve şiddet içeren cümleler kurmuşsa arkasından Maral, Malatya, Sivas ve Çorum’da katliamlar ve soykırımlar yapılmıştır.
    O nedenle FEDA (Demokratik Alevi Dernekleri) olarak bizler, hatırlatmalıyız ki, ne Kürt halkı ve ne de Aleviler dün olduğu gibi örgütsüz ve güçsüz değildirler. Bugün haklarımız bütün imkanları ve güçleriyle bu türden saldırılara karşı duracaklar, geliştirilecek olan katliamcı saldırıları püskürteceklerdir.
    Yine FEDA(Demokratik Alevi Dernekleri) olarak belirtmeliyiz ki, halklarımız bu tür saldırılara karşı daha güçlü daha etkili ve sonuç alıcı mücadeleler geliştireceklerdir.
    Değerli canlar, Şeyh Sayid ve Seyit Rıza halkımızın önderleridirler. Bizler ne onların bu haklı ve meşru direnişlerini, ne de onlara karşı yapılan soykırımı unutmadık unutmayacağız.

    “SEYİT RIZA VE ŞEYH SAİD DEĞERLERİMİZDİR”

    Ayrıca bütün soykırımcılar bilsinler ki, tarihin bir kez daha tekerrür etmesine, bir kez daha soykırımlarına da izin vermeyeceğiz.
    Bunun için FEDA (Demokratik Alevi Dernekleri) olarak diyoruz ki, hangi sürekten, hangi kurumdan, hangi ocaktan olursak olalım, Aleviliğe yapılan saldırıları kabul etmeyeceğiz, bütün benliğimizle bu saldırılara karşı onurluca duracağız.
    Seyit Rıza ve Şeyh Sayid değerlerimizdir. Kirletmenize izin vermeyeceğiz! Soykırımcıların tehditlerine boyun eğmeyeceğiz!”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    ‘Dervişoğlu bilmeli ki Alevilik de Kürtlük de devam edecek, söküp atamayacaksınız’-VİDEO

  • ‘Şeyh Sait ve Seyit Rıza’nın evlatları özgür bir yaşam için ikrarlaşmışlardır’- VİDEO

    ‘Şeyh Sait ve Seyit Rıza’nın evlatları özgür bir yaşam için ikrarlaşmışlardır’- VİDEO

    PİRHA-DAD Ankara Şubesi, İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’nun Şeyh Sait ve Seyit Rıza’ya yönelik sözleri ile katliam tehdidinde bulunmasına tepki gösterdi. DAD Ankara Şubesi Eş Başkanı Mustafa Karabudak, “Seyit Rıza ve yoldaşlarının idam edilerek katledilişlerinin yıldönümü olan 15 Kasım arifesinde bu şekilde tehdit etmek beyhudedir” dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ı hedef alarak, “Cumhuriyet devleti, Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun yapılması gereken neyse o yapılacaktır” sözlerini kullanmıştı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi, Dervişoğlu’nun sözlerine tepki göstererek konuya ilişkin açıklama yaptı. Ana Fatma Cemevi’nin önünde yapılan açıklamayı DAD Ankara Şubesi Eş Başkanı Mustafa Karabudak okudu.

    “KATLİAMLAR, TEKÇİ- İNKARCI ANLAYIŞIN SONUCUDUR”

    Koçgiri, Şeyh Sait, Ağrı, Zilan ve Dersim katliamlarının tekçi-inkarcı resmi anlayışın sonucu olduğunun altını çizen Mustafa Karabudak, “Cumhuriyet modernitesinin egemenlikçi ulus devlet anlayışı kendini merkezileştirirken tek bir inanç, din, mezhep ve etnik yapıyı esas alarak, yalnızca tekçi tarifleri ile ifade bulan kimliklere yaşama şansı tanıdı ve bu kimlikleri ülkenin sahibi ilan etti. Türk-İslam(Hanefi) kimliklerinin kendi özlerine de zarar vererek egemen kılınmalarıyla birlikte, özellikle Şafii mezhebini takip eden Kürtler ile Rêya Heq/Hak Yol Alevi süreği mensubu olan Kürtlerin, bu sürece karşı gelmeleri katledilmelerinin gerekçesi haline getirildi” dedi.

    “RESMİ İDEOLOJİNİN AYNI İNKARCI VE KATLİAMCI AKLININ SÜRMEKTE OLDUĞU ORTADADIR”

    İyi Parti’nin Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun “Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun yapılması gereken neyse yapılacaktır” sözlerini hatırlatan Karabudak, şunları kaydetti:

    “Resmi ideolojinin aynı inkarcılık ve katliamcı aklının sürmekte olduğunu ortaya koymaktadır. Kürtlerin ve Alevilerin yüzyıldır tekçi politikalardan neler çektiklerinin ilamıdır.
    Kürtleri ve Alevileri tam da Seyit Rıza ve yoldaşlarının idam edilerek katledilişlerinin yıldönümü olan 15 Kasım arifesinde bu şekilde tehdit etmek beyhudedir. ‘İşte kemend, işte boynum asarsa..Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’ diyenlerin ardılları, korku siyasetine teslim olmadı, olmayacak da!
    AKP-MHP blokunda alternatif olarak kurulan ittifaklarda ülkeye ‘demokrasi getirecek’ siyasi öznelerden biriymişcesine uzun süre topluma sunulan bu siyasi geleneği Aleviler, Kürtler ve halklar çok iyi tanımaktadır. Haftalardır elinden ve dilinden urgan düşürmeyen bu ırkçı aklı ve türevlerini, Seyit Rıza çok önceleri ‘karga bülbül olmaz oğul’ diye açıklamıştır.”

    “RESMİ İDEOLOJİNİN BÖL, PARÇALA, YÖNET ANLAYIŞINA RIZA GÖSTERMEYECEĞİZ”

    “Müsavat Dervişoğlu ve aynı zihniyeti devriye edenler çok iyi bilsin ki, Şeyh Sait ve Seyit Rıza’nın evlatları özgür bir yaşam için ikrarlaşmışlardır” diyen Mustafa Karabudak, “Resmi ideolojinin böl, parçala, yönet anlayışına rıza göstermeyeceklerdir. Her türlü tekçi dayatma ve zulme karşı var olma mücadelesi vermeye ve ortak vatanda eşit ve özgür yurttaşlık temelinde bir arada yaşama ilkesini esas alan demokratik siyaset anlayışını savunmaya devam edeceklerdir.
    Şeyh Sait ve Sey Rıza’nın evlatları sizin hilelerinizle, yalanlarınızla da baş edecektir. Bu topraklarda bütün farklılıklarla ikrarlı bir yaşamı, toplumsal rızalığı ve barışı inşa etme mücadelesinin, dinci, ırkçı, cinsiyetçi zihinleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Toplumsal değerlerimize dil uzatan bu zihniyete karşı halkımızı demokratik tepkilerini göstermeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Dervişoğlu bilmeli ki Alevilik de Kürtlük de devam edecek, söküp atamayacaksınız’-VİDEO

    ‘Dervişoğlu bilmeli ki Alevilik de Kürtlük de devam edecek, söküp atamayacaksınız’-VİDEO

    PİRHA- İzmir Dersim Dernekleri ve Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’nun Seyit Rıza’ya yönelik sözleri ve katliam tehdidinde bulunmasına tepki gösterdi. Ortak açıklama yapan iki kurum, “Faşist Dervişoğlu ve aynı katliamcı düşünceye sahip olanlar şunu iyi bilmeli ki, onca kırıma, katliama ve sürekli asimilasyon politikalarına maruz kalmasına rağmen Alevilik de, Kürtlük de bu coğrafyanın kadim kültürel gerçeklikleri olmaya devam etmektedir. Bu gerçekliği kimsenin söküp atmaya gücü yetmedi, yetmeyecek de!” dedi. 

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ı hedef alarak, “Cumhuriyet devleti, Şeyh Saidlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun yapılması gereken neyse o yapılacaktır” sözlerini kullanmıştı.

    Dervişoğlu’nun ifadelerine ilişkin İzmir Dersim Dernekleri ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi basın toplantısı gerçekleştirdi.

    ‘İkrarımiz Var, Diz Çökmediler, Diz Çökmeyeceğiz’ pankartının açıldığı basın toplantısına İzmir Dersim Dernekleri ve Demokratik Alevi Dernekleri üyelerinin yanı sıra DEM Parti İzmir İl Örgütü ile DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın katıldı.

    Açıklama öncesinde konuşan Demokratik Alevi Dernekleri Genel Sekreteri Asil Benler, meclis çatısı altında Dersim’e yönelik tehdit ve soykırım söylemlerini hatırlatarak, “Tarihi biraz eşelediğimizde 38′ e giden süreçte yine bir meclis konuşmasında Dersim hedef gösterilerek çıban başı olarak nitelendirildi. Ve bu çıbanı kökten kazıma ve ameliye etme gibi bir hedeften bahsedildi. Günün sonunda bizim Tertele dediğimiz dünya literatüründe de  soykırım olarak geçen bir süreç yaşadık. Acılı bir dönemdi. Binlerce insanımız katledildi, yine binlercesi de sürgün edildi.  Biraz daha yakın bir döneme geldiğimizde 10-15 yıl önce dönemin CHP Milletvekili Onur Öymen, ‘Şeyh Sait ve Seyit Rıza isyanlarında analar ağlamadı mı’ diyerek aynı katliamı savunan bir yerden söz kurarak tekrardan bu acılarımızı gündemleştirdi. Dün yine meclis çatısı altında İYİ Parti Genel Başkanı partisinin grup toplantısında bu travmaya dokunarak Kürtleri ve Alevileri tehdit eden, hedefe koyan ve faşist güruhların saldırısına açık hale getiren bir konuşma yaptı. Bunu kınıyoruz ve asla kabul etmiyoruz. Korku ve tehdit söylemlerinin karşısında tıpkı Pir Seyit Rıza gibi diz çökmeyeceğiz. Kültürümüzden, inancımızdan, dilimizden ödün vermeyerek bu coğrafyada demokrasiyi inşa etmek ve bu demokrasi içerisinde kendi kültürel değerlerimizle var olmayı ısrarla savunacağız. Ve bunun mücadelesinden asla taviz vermeyeceğiz” dedi.

    ONUR ÖYMEN’İN SÖZLERİ HATIRLATILDI

    Kurumlar adına açıklamayı İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç, idam edilerek katledilen Dersimlilerin ırkçı-faşist söylemlerle hedef alınmasına tepki göstererek, “Bir kez daha idam edilerek katledilen pirlerimizin, kefensiz yatanlarımızın akıbeti ırkçı-faşist siyasi söylemlerde kullanılarak halklarımıza karşı bir tehdit oluşturulmak istendi. Bir kez daha tıpkı geçmişte Onur Öymen’in yaptığı gibi TBMM çatısı altında bir partinin grup toplantısında değerlerimize dil uzatıldı” dedi.

    “SEYİT RIZA’NIN İDAM EDİLDİĞİ TARİHE DENK GETİRİLMESİ TESADÜF DEĞİL”

    Dervişoğlu’nun açıklamalarının Kürt Alevilere yönelik katliamların yeniden hayata geçirilmesi olarak okunduğunu belirten Kılıç, “İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında “Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun, yapılması gereken şey ne ise o yapılacaktır. Gereği yerine getirecek olanlar da işte tam buradalar, karşımdalar, yanımdalar ve milyonlarcası da arkamızdadır” diyerek açıkça özelde Kürt Alevilere, genel olarak ise tüm Kürt halkına karşı yapılmış katliamların yeniden hayata geçirileceğine dair cümleler sarf etmiştir. Pir Seyit Rıza ve yoldaşlarının katlediliş yıldönümü olan 15 Kasım’a yakın bir süreçte bu söylemlerin dile getirilmesi bir tesadüf değildir elbette!” diye ifade etti.

    “CUMHURİYETİN KURULUŞUNDAKİ KÜRT POLİTİKASI YÜRÜRLÜLÜKTE”

    Halklar ve inançları tekçi ve inkarcı ulus devlet anlayışı ile bir mezarlığa çeviren cumhuriyetin yüzleşilmesi gereken bir olay olduğunu dile getiren Kılıç, “Geçmişte yaşanan toplumsal travmaları köklü demokratik adımlarla aşmak yerine, tekrardan aynı travmaların yaşanmasını parmak sallayarak savunmak ancak faşist şahıs ve partilerin yapabileceği bir iştir. Sadece idam tehdidi değil, şuan hali hazırda Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında ki Kürt politikasının da yürürlükte olduğunu görmekteyiz. Umumi Müfettişliklerden Kayyımlara uzanan irade gaspı ve tahakküm politikaları da devam etmektedir. En son Esenyurt, Batman, Mardin ve Halfeti’ye atanan kayyımlar Dervişoğlu’nun yaptığı katliam tehdidinin, siyasi-kırım ayağı olduğunu iyi bilmekteyiz” dedi.

    “PİRLERİMİZİN, KAMİLLERİMİZİN TORUNLARI DA DİZ ÇÖKMEYECEK”

    Kılıç, devamında Dervişoğlu’nun söylemlerini kınayarak şunları vurguladı:

    “Faşist Dervişoğlu ve aynı katliamcı düşünceye sahip olanlar şunu iyi bilmeli ki, onca kırıma, katliama ve sürekli asimilasyon politikalarına maruz kalmasına rağmen Alevilikte, Kürtlükte bu coğrafyanın kadim kültürel gerçeklikleri olmaya devam etmektedir. Bu gerçekliği kimsenin söküp atmaya gücü yetmedi, yetmeyecekte!

    Müsavat Dervişoğlu’nun bu açıklamalarını ve benzer söylem ve politikaları kınıyor ve asla görmezden gelebileceğiniz bir yerde durmadığını dile getiriyoruz. Yalan ve hilelere karşı Pir Seyit Rıza’nın diz çökmeyen duruşu bizler için onurlu bir mirastır. Pirlerimiz, İnsanı Kamillerimiz diz çökmedi, torunları da diz çökmeyecek!.

    AKIN: DERVİŞOĞLU ASLINA DÖNMÜŞTÜR!

    Basın toplantısında son olarak söz alan DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın ise, Dervişoğlu’nun katliam geleneğindeki rolüne işaret ederek, “Yıllardır birlikte oldukları, sonradan ayrılarak sözde ırkçı-milliyetçi çizgisinden vazgeçerek daha demokrat parti kurduklarını iddia ettikleri bir siyasal partinin çökme halini kurtarmak için yine katliam tarihine sığınmaya çalışıyorlar. Dervişoğlu, Abdullah Çat’ın çok yakın arkadaşı, Fatsa Katliamı’nın aynı zamanda sorumlusu biri olarak aslına dönmüş gözüküyor. Siyasi tükenmişliğin saldırganları içerisinde saldırgan bir siyaset yapmaya çalışıyor. Bu ülkeyi ırkçılıkla, farklı kimlikleri yok sayan bir anlayış geliştirmek istiyorlar. Erdoğan’ın tek dil, tek din, tek ırk meselesindeki tekçi anlayışını tersten güya muhalefet edermiş gibi gösteriyorlar. Ama kendileri fiilen onun temsilciğine soyunuyorlar” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

  • DAD’dan Dervişoğlu’na tepki: Korku siyasetine teslim olmayacağız

    DAD’dan Dervişoğlu’na tepki: Korku siyasetine teslim olmayacağız

    PİRHA- DAD Genel Merkezi, İYİ Parti’nin Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun “Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz” sözlerine tepki göstererek, “Müsavat Dervişoğlu ve aynı zihniyeti devriye edenler çok iyi bilsin ki, Şeyh Sait ve Seyit Rıza’nın evlatları özgür bir yaşam için ikrarlaşmışlardır. Ortak vatanda eşit ve özgür yurttaşlık temelinde bir arada yaşama ilkesini esas alan demokratik siyaset anlayışını savunuyorlar ve savunmaya da devam edecekler” dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef aldı.

    Dervişoğlu, konuşmasında “Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanı ile çıktığı otobüsün üzerinden, senaryosu izleyeni şaşırtmayan ucuz yapımdaki yangına benzinle koşan Eş Genel Başkan, rolü gereği repliğinde şunları söylüyor; ‘Şeyh Saitler, Seyit Rızalar, Sakineler ne yaptıysa onların yaptıklarını yapacağız.’ Ben o çok duymak istediği cevabı vereceğim. Çünkü bu cevabı alacağını bilerek konuşuyor. Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun, yapılması gereken şey ne ise o yapılacaktır. Gereği yerine getirecek olanlar da işte tam buradalar, karşımdalar, yanımdalar ve milyonlarcası da arkamızdadır” dedi.

    “KÜRTLERİN VE ALEVİLERİN YÜZYILDIR TEKÇİ POLİTİKALARDAN NELER ÇEKTİKLERİNİN İLAMIDIR

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yazılı açıklama yaparak Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerine tepki gösterdi. İYİ Parti’nin Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun söyleminin resmi ideolojinin aynı inkarcılık ve katliamcı aklının sürmekte olduğunu ortaya koyduğunun belirtildiği açıklamada şunlara yer verildi:

    “Cumhuriyet modernitesinin egemenlikçi ulus devlet anlayışı kendini merkezileştirirken tek bir inanç, din, mezhep ve etnik yapıyı esas alarak, yanlızca tekçi tarifleri ile ifade bulan kimliklere yaşama şansı tanıdı ve bu kimlikleri ülkenin sahibi ilan etti. Türk-İslam(Hanefi) kimliklerinin kendi özlerine de zarar vererek egemen kılınmalarıyla birlikte, özellikle Şafii mezhebini takip eden Kürtler ile Rêya Heq/Hak Yol Alevi süreği mensubu olan Kürtlerin, bu sürece karşı gelmeleri katledilmelerinin gerekçesi haline getirildi. Koçgiri, Şeyh Sait, Ağrı, Zilan ve Dersim Katliamı bu tekçi-inkarcı resmi anlayışın sonucudur.

    Köklü demokratik yüzleşme ve çözümler geliştirilemeden ikinci yüzyılına henüz girilen cumhuriyet sürecinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan İYİ Parti’nin Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun söylemi, resmi ideolojinin aynı inkarcılık ve katliamcı aklının sürmekte olduğunu ortaya koymaktadır. Kürtlerin ve Alevilerin yüzyıldır tekçi politikalardan neler çektiklerinin ilamıdır.

    Kürtleri ve Alevileri tam da Sey Rıza ve yoldaşlarının idam edilerek katledilişlerinin yıldönümü olan 15 Kasım arifesinde bu şekilde tehdit etmek beyhudedir. “İşte kemend, işte boynum asarsa..Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyenlerin ardılları, korku siyasetine teslim olmadı, olmayacakta!

    AKP-MHP bloğuna alternatif olarak kurulan ittifaklarda ülkeye ‘demokrasi getirecek’ siyasi öznelerden biriymişcesine uzun süre topluma sunulan bu siyasi geleneği Aleviler, Kürtler ve halklar çok iyi tanımaktadır. Haftalardır elinden ve dilinden urgan düşürmeyen bu ırkçı aklı ve türevlerini, Sey Rıza çok önceleri ”karga bülbül olmaz oğul” diye açıklamıştır.

    Müsavat Dervişoğlu ve aynı zihniyeti devriye edenler çok iyi bilsin ki, Şeyh Sait ve Seyit Rıza’nın evlatları özgür bir yaşam için ikrarlaşmışlardır. Resmi ideolojinin böl, parçala, yönet anlayışına rıza göstermeyeceklerdir. Her türlü tekçi dayatma ve zulme karşı var olma mücadelesi veriyorlar. Ortak vatanda eşit ve özgür yurttaşlık temelinde bir arada yaşama ilkesini esas alan demokratik siyaset anlayışını savunuyorlar ve savunmaya da devam edecekler.

    Şeyh Sait ve Sey Rıza’nın evlatları sizin hilelerinizle, yalanlarınızla da baş edecektir. Bu topraklarda bütün farklılıklarla ikrarlı bir yaşamı, toplumsal rızalığı ve barışı inşa etme mücadelesi dinci, ırkçı, cinsiyetçi zihinleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Toplumsal değerlerimize dil uzatan bu zihniyete karşı halkımızı demokratik tepkilerini göstermeye çağırıyoruz.

    Gelin Canlar Bir Olalım! Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz değildir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi örgütlerinden İYİ Partili Dervişoğlu’na yanıt: Seyit Rıza’nın direnişinin bir parçasıyız!

    Alevi örgütlerinden İYİ Partili Dervişoğlu’na yanıt: Seyit Rıza’nın direnişinin bir parçasıyız!

    PİRHA – İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’nun, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’a yönelik sözlerine Alevi örgütleri tepki gösterdi. Konuya ilişkin açıklamada “Seyit Rıza nasıl sizin ecdadınızın önünde diz çökmediyse, size ve ecdadınıza nasıl bir dert olduysa, Seyit Rıza’nın torunları da bugün ve yarın size dert olmaya devam edecektir” denildi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef aldı.

    Dervişoğlu, konuşmasında “Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanı ile çıktığı otobüsün üzerinden, senaryosu izleyeni şaşırtmayan ucuz yapımdaki yangına benzinle koşan Eş Genel Başkan, rolü gereği repliğinde şunları söylüyor; ‘Şeyh Saitler, Seyit Rızalar, Sakineler ne yaptıysa onların yaptıklarını yapacağız.’ Ben o çok duymak istediği cevabı vereceğim. Çünkü bu cevabı alacağını bilerek konuşuyor. Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun, yapılması gereken şey ne ise o yapılacaktır. Gereği yerine getirecek olanlar da işte tam buradalar, karşımdalar, yanımdalar ve milyonlarcası da arkamızdadır” dedi.

    ALEVİ ÖRGÜTLERİNDEN İYİ PARTİYE TEPKİ!

    Çok sayıda Alevi örgütünün imzasıyla yazılı yapılan açıklamada Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerine şu cevap verildi:

    “Faşist Dervişoğlu, şunu iyi bil ki, Seyit Rıza nasıl sizin ecdadınızın önünde diz çökmediyse, size ve ecdadınıza nasıl bir dert olduysa, Seyit Rıza’nın torunları da bugün ve yarın size dert olmaya devam edecektir. O’nun zulme ve adaletsizliğe karşı başını eğmeyen cesareti, bizlere miras kalmıştır. Onun torunları olarak, hak ve adalet arayışında bu mirası taşımaya devam edecek, Seyit Rıza’nın anısını daima onurla yaşatacağız. Bu mücadele, zulme karşı boyun eğmeyenlerin haklı davasıdır ve bizler de o direnişin bir parçasıyız.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Hükümetin Instagram’a erişim engelini görüşmek için ‘olağanüstü toplantı’ çağrısı

    Hükümetin Instagram’a erişim engelini görüşmek için ‘olağanüstü toplantı’ çağrısı

    PİRHA- CHP, İYİ Parti ve DEM Partili üyeler, 2 Ağustos’tan beri Instagram’a getirilen erişim engelini görüşmek için TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’nu olağanüstü toplantıya çağırdı.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dijital Mecralar Komisyonu’nun Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) üyeleri, Instagram’a getirilen erişim engeliyle ilgili olarak komisyonun 8 Ağustos’ta olağanüstü toplanmasını talep etti.

    Milletvekillerinin ortak imzayla Komisyon Başkanlığı’na yaptıkları başvuruda şöyle denildi:

    “İletişim ve bilgi paylaşımında önemli bir rol oynayan dijital mecraların özgürlüğü, demokratik toplumların vazgeçilmez bir parçasıdır. Son dönemde İnstagram sosyal medya platformunun erişime engellenmesi, bireylerin iletişim özgürlüğü ve bilgi edinme hakkını doğrudan etkileyen bir durum ortaya koymuştur. Anayasamızın herkesin düşünce ve kanaatlerini açıklama, yayma özgürlüğünü güvence altına almıştır. Ayrıca, uluslararası standartlar ve insan hakları belgeleri, iletişim özgürlüğünün korunmasını ve bu özgürlüğün engellenmemesini temel bir hak olarak tanımaktadır. İnstagram’ın erişime engellenmesi, ifade özgürlüğü ve bilgi paylaşım hakkını kısıtlamakta, dolayısıyla demokratik değerlere aykırı bir durum teşkil etmektedir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İYİ Parti’den iktidara kayyım tepkisi: Neden memleketi karıştırıyorsunuz?

    İYİ Parti’den iktidara kayyım tepkisi: Neden memleketi karıştırıyorsunuz?

    PİRHA- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına dair, “Dava sonuçlanmadıysa neden kayyum atayıp da memleketi karıştırıyorsunuz?” açıklaması yaptı.

    Partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, iktidardan gelen normalleşme çağrılarına tepki gösterdi. Dervişoğlu, normalleşme için 21 yıllık AKP iktidarında devlet kurumlarına yerleşen cemaat ve tarikatların bu kurumlardan çıkarılması, kamuda liyakatsizliğe son verilmesi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.

    Dervişoğlu, “İktidar ve avenelerine sesleniyorum: Hodri meydan gelin normalleşelim” ifadelerini kullandı.

    KAYYIM ATAMA TEPKİSİ

    AKP tarafından Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına da tepki gösteren Dervişoğlu, “Dava sonuçlanmadıysa neden kayyum atayıp da memleketi karıştırıyorsunuz? Devlet itibarını ortadan siz kaldırıyorsunuz, siz” dedi.

    (HABER MERKEZİ) 

     

  • Gergerlioğlu: Depremde kaybolan çocuklar nerede?

    Gergerlioğlu: Depremde kaybolan çocuklar nerede?

    PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 6 Şubat depreminde kaybolan çocukların akıbetini sordu. Gergerlioğlu, hastane giriş kayıtları olmasına rağmen kimi çocukların kaybolduğunu belirterek “AK Parti’lilere, MHP’lilere soruyorum buradan, niye cevabınız yok?”

    İYİ Parti’nin depremde kaybolan çocuklar araştırılsın” önerisi üzerine konuşan DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, önergeyi desteklediklerini söyleyerek kayıp çocukların nerede olduğunu sordu.

    Depremzede ailelerin, halen çocuklarını aradığını belirten Gergerlioğlu, Meclis’te şu konuşmayı yaptı:

    “Eski Aile Bakanı diyor ki: ‘Kaybolan çocuklar herhâlde sağlık kuruluşlarındadır.’ Yeni Aile Bakanı da diyor ki: ‘Kayıp çocuk yok’ ama yüzlerce çocuk ve insan kayıp. ‘Bu devlet nerede?’ diye aileler soruyor, iktidardan çıt yok. Bakın, işte size bir vaka anlatacağım: Fadime Gökçe, Kahramanmaraş’ta kızını arıyor. Kızı eşiyle birlikteydi deprem gecesi kayboluyor. Sonrasında eşi Barış Gökçe’nin cenazesi, Ebrar Sitesinin enkazında bulundu. Fikriye Aybüke Körük bulunamadı. Fadime Gökçe günlerce kızını enkazın başında bekledi fakat çıkmadı. Annesi Fadime Gökçe her yere ‘Kızım nerede?’ diye sordu. Sonunda nerede çıktı biliyor musunuz? O gece İzmir Tepecik Hastanesine Kahramanmaraş’tan 52 kişi gönderildi, aralarında Aybüke de varmış. Sonra ne oldu? Hastaneye giriş, yoğun bakıma giriş görüntüleri var. Her şey delilli ve hastane kayıtları da burada, hepsini belgeledik. Peki, Fikriye Aybüke Körük nerede? Niye cevap verilmiyor? İktidar yetkililerinden bu konuda cevap bekliyoruz. Anne Fadime Gökçe, ‘Biz yaşamıyoruz, sabah oluyor, gece oluyor, biz aynı karanlık içerisindeyiz. Ben Kahramanmaraş’ta üşümeyi de unuttum, buraya geldim ama ruhum hâlen orada. Evimin penceresinden her baktığımda enkaz gözümün önüne geliyor. Ben o enkazla her yere gidiyorum’ diyor. Ama kızı yok, buharlaştı mı, uçtu mu ne oldu? Tek bir cevap veren yok, aileler çok tedirgin.”

    “KAYBOLAN YAKINLARININ ‘ÖLÜ’ DİYE KAYDEDİLECEĞİNDEN ENDİŞELİ”

    Yüzlerce kayıp insan olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Meryem Özgül ve çocuğu Esila Özgül deprem anından beri kayıp. Eğer ölmüş olsalardı Rönesans Apartmanı’ndan bu cesetlerin çıkması gerekiyordu. İki ceset de çıkmadı. Bir iki hafta sonra bu Meclis’te hepimiz ‘Deprem, deprem.’ deyip bir sürü nutuklar atacağız ama ailelerin sesini hâlen duymuyor iktidar yetkilileri. Aileler depremin birinci yılı dolacağı için kayıp statüsündeki yakınları için öldü kaydı düşülmesinden çok endişeliler. ‘Bizim hâlâ umudumuz var.’ diyorlar. İktidarın umurunda değil ama.”

    “BİR ORGAN MESELESİ Mİ VAR?”

    Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınlarıyla Dayanışma Derneği’nin Meclise geldiğini söyleyen Gergerlioğlu, “Bakanlıklarla ve hükümet yetkilileriyle görüşüyorlar fakat kimseden bir cevap alamıyorlar. Bakın, sordukları soru şu; hiçbir kayıp çocuğumuz yoksa Rönesans Sitesi’ndeki 2 yaşındaki Esila, 1 yaşındaki Mehmet Akif Koşar, Kahramanmaraş Ebrar Sitesi’ndeki 3 yaşındaki Alya Doğa Kılınç, Antakya İlke Apartmanı’ndaki 8 yaşındaki Ebrar ve 4 yaşındaki Cansu Erva Dönmez nerede? Daha sayamadığım yüzlerce cenaze nerede? Niye cevabınız yok, sayın iktidar yetkilileri? AK Parti’lilere, MHP’lilere soruyorum buradan, niye cevabınız yok? Ne oldu bu cenazelere? Bakın, aileler diyorlar ki: ‘Bir organ meselesi mi var?” Çünkü yakınları hastaneden yok olmuş. Bunun cevabı verilebilir mi arkadaşlar? Enkazlarda da yok, hiçbir yerde yok, hiçbir izine rastlanmıyor ve iktidar yetkilileri susuyor. Üç beş gün sonra da ‘Deprem, deprem.’ deyip duracaklar. Cevap bekliyoruz ve önergeyi destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Genel kurulda yapılan oylamada İYİ Parti’nin depremde kaybolan çocuklar araştırılsın” önerisi AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Irak ve Suriye tezkeresi Meclis’ten geçti

    Irak ve Suriye tezkeresi Meclis’ten geçti

    PİRHA- Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon yetkisini düzenleyen tezkere Meclis’te kabul edildi. Tezkereye 357 milletvekili kabul oyu verirken, 164 vekil ise hayır oyu kullandı.

    Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon için Cumhurbaşkanı’na verilen yetkinin iki yıl daha uzatılmasını öngören tezkere Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldü.

    Bugün Meclis’te yapılan oylamada HEDEP ve CHP’li milletvekilleri hayır oyu verirken AK Parti, MHP, İYİ Parti, DEVA Partisi ve diğer partilerin oylarıyla tezkere Meclis Genel Kurulu’ndan geçti.

    (HABER MERKEZİ)

  • İYİ Parti, Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığına itiraz edecek

    İYİ Parti, Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığına itiraz edecek

    İYİ Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçüncü kez aday olmasıyla ilgili YSK’ye itiraz edeceklerini söyledi. Zorlu, “Gereken süreçlerin tamamlanması adına başvurumuzu yapıyoruz. Herkes gibi neticeyi göreceğiz ve seçim sürecini işleteceğiz” dedi.

    İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, parti merkezinde gündeme ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.

    Zorlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez cumhurbaşkanı adayı olmasıyla ilgili Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) itirazda bulunacaklarını açıkladı.

    Zorlu, “Anayasa’ya göre bir kimse en fazla 2 defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. Anayasa yapıcı irade, bu maddeyi değiştirmemiştir ve bunun tartışmaya açık olmadığını ortaya koymuştur. Geçici madde de koymamıştır. Sorumluluğumuzun gereği olarak, önümüzdeki saatlerde partimizin Genel Sekreteri Uğur Poyraz, kapsamlı bir dilekçe ile YSK’ye başvuracak” dedi.

    “PARLAMENTER SİSTEMİ YENİDEN GÜÇLENDİREREK GETİRECEĞİZ”

    konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yarışın galibi biz olacağız. Milletimizin kafasını karıştırabilecek, bu seçimin meşruiyet sorunu yaratmaması adına sonuçlandırılması gereken süreçlerin tamamlanması adına başvurumuzu yapıyoruz. Herkes gibi neticeyi göreceğiz ve seçim sürecini işleteceğiz. Ülkemizdeki adalet kavramını görüyoruz adaletsizlik seçimlerde de gerçekleşmekte. Bir demokraside yegane araç seçimlerdir. Seçimlerin olmazsa olmazı adil olmasıdır. Milletimizin huzurunda şu gerçeğin altını çizelim. Miting yapmayacağını açıklayan Cumhurbaşkanı devletin hizmetlerini kullanarak miting tarzında temel atma törenleri yapıyor. Bu bakanlar bütün devletin imkanını kullanıyor. Evet Cumhurbaşkanı ancak partili bir Cumhurbaşkanı. Getirdikleri ucube sistemin bile kabul edemeyeceği bir şey bu. Parlamenter sistemi yeniden güçlendirerek getireceğiz. Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığı için bugün YSK’ye itirazda bulunacağız.”

    Devrim FINDIK/ İSTANBUL

  • Demirtaş’tan Akşener’e mektup: HDP, hiçbir üstenci, dayatmacı yaklaşımı asla kabul etmeyecektir

    Demirtaş’tan Akşener’e mektup: HDP, hiçbir üstenci, dayatmacı yaklaşımı asla kabul etmeyecektir

    PİRHA – Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e açık mektup gönderdi. Demirtaş, mektubunda “HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?” diye sordu. 

    Edirne Cezaevi’nde tutuklu olan Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘e mektup yazdı.

    “YEREL SEÇİMLERDE ‘İSTEMEM’ DEMEDİĞİNİZİ HATIRLATIRIM”

    Demirtaş’ın “İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’e açık mektubum” diyerek paylaştığı mektupta şu ifadelere yer verdi:

    “Sayın Meral Akşener,

    İYİ Parti Genel Başkanı,

    “Sayın Genel Başkan, bu mektubu HDP seçmeni kimliğimle kaleme alıyorum. Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Millet İttifakı’ndaki partilerin genel başkanları ve iki belediye başkanı olarak tarihi bir dönemde zorlu bir görev üstlendiniz.

    Öncelikle hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.

    İzleyebildiğim kadarıyla, Sayın Kılıçdaroğlu ile sizin dışınızdaki partilerin genel başkanları, HDP seçmeni dahil tüm seçmenleri demokratik dönüşüm umudu etrafında buluşturmak istiyorlar.

    “Hayır, biz de HDP seçmeninin oyuna ve desteğine talibiz ama HDP’yi kurumsal olarak muhatap almaya karşıyız” diyorsanız hemen belirtmeliyim ki, tıpkı diğer partilerin seçmenlerinin yaptığı gibi ben de siyasi haklarımı koruma görevi ve sorumluluğunu HDP’ye vermiş bulunuyorum.

    Dolayısıyla çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak.

    Partimiz HDP, aynen İYİ Parti gibi meşruiyetini halktan almıştır. Üstelik, halk HDP’ye partinizden daha fazla ilgi göstererek HDP’yi Türkiye’nin üçüncü partisi yapmıştır. Zaten Meclis sıralarında HDP ile yan yana olup komisyonlarda da aynı masada oturuyorsunuz. Ayrıca zaman zaman Meclisimizi, HDP Milletvekili Sayın Nimetullah Erdoğmuş yönettiğinden, Meclis’teki varlığımızı da biliyorsunuzdur.

    “BAZI KONULAR NETLEŞMELİ”

    Sayın Genel Başkan,

    Bu tarihi seçim öncesinde toplumun büyük bölümü “birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla umudu büyütmeye çalışırken sizin, partimiz HDP’ye dönük bazı açıklama ve yaklaşımlarınızın bu amaca uygun olmadığını düşünüyorum.

    HDP’li bir seçmen olarak sizi daha iyi anlayabilmek için bazı konuların netleşmesinde büyük yarar görüyorum.

    Siz Millet İttifakının bir parçası olarak kendi ittifakınızdaki partilerle bile kıran kırana bir müzakere yürüttünüz. Size hak olan müzakere siyaseti, HDP için neden bir hak değil?

    HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?

    Kaldı ki HDP’nin defalarca açıkladığı gibi müzakere başlıkları da Eylül 2021’de HDP’nin ilan ettiği 11 maddelik tutum belgesidir, öyle gizli kapaklı şeyler de değil.

    HDP destek kararı alırsa Sayın Kılıçdaroğlu çok yüksek olasılıkla Cumhurbaşkanı olacak ve siz de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaksınız. Ayrıca partiniz birkaç bakanlık görevi üstlenecek.

    Sayın Genel Başkan, bu durumda açık açık sormam gerekiyor:

    1-HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada, yerel seçimlerde Millet İttifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.

    2-HDP’nin bakanlık isteği olmamasına rağmen bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlık vermeyiz” diyerek biz HDP’li seçmenleri incitmiş, ötekileştirmişti. Şimdi bu arkadaşlarınız HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuklarına oturmaya adaylarsa bizi ikna etmeniz gerekmez mi?

    3-HDP demokratik ilkeler dışında herhangi bir talepte bulunmadığını açıklamasına rağmen “HDP ile diyaloğu CHP kurabilir ama taviz verilemez, talepleri de bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşmeye dair talepleri taviz olarak mı görüyorsunuz?

    Eğer iktidar olursanız ve HDP’nin talepleri sizin masanıza gelmeyecekse bize hangi masayı öneriyorsunuz? Elli yıldır yapıldığı gibi bizi yine “terörle mücadele masasına” mı yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?

    4-HDP de HDP seçmeni de eşitler arası, omuz hizasında yapılacak bir müzakere dışında hiçbir üstenci, dayatmacı, egemen bakış açısıyla yaklaşımı asla kabul etmeyecektir.

    Sorunlarımızın demokratik siyaset alanında, barış içinde, çağdaş şekilde konuşarak çözülmesi dışında herhangi bir yöntemi benimsemiyoruz. Sizin önerdiğiniz başka bir yöntem var mı?

    Sayın Genel Başkan,

    Tüm seçmenler gibi İYİ Parti ile HDP seçmenleri de sokakta yan yana yaşıyor, aynı ateşte kavruluyorlar. Seçmenler arasında bir arada durmakla ilgili hiçbir sorun yokken siyasi öncülerin de topluma layık olması gerektiğine inanıyorum.

    Koşullarımız ve kararlarımız ne olursa olsun bir arada eşit, özgür ve refah içinde yaşayan Türkiye’yi var etmek zorundayız. Sizlerin de bu çabaya katkı sunacağınıza inanıyor, tekrardan hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.

    Peyva dawî, birez Akşener bila tu zanibe ku em Kurd in.

    Em gele Kurd xwedî nasname, ziman, çand, hüner û dîrok in. Em di doza xwe de jî mafdarin. Bila qet neye ji bîr kirin!”

    (Ez cümle, Sayın Akşener bilmelisiniz ki biz Kürt’üz. Kürt halkı olarak kimlik, dil, kültür, sanat ve tarihimiz var. Biz davamızda haklıyız. Bu kesinlikle unutulmamalı)

    PİRHA/ANKARA

  • Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı: Kemal Kılıçdaroğlu-VİDEO

    Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı: Kemal Kılıçdaroğlu-VİDEO

    PİRHA-Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğu kamuoyuna açıklandı. Kararın ardından konuşan Kılıçdaroğlu, “Millet İttifakının kapısı ortak Türkiye hayalimizi paylaşan herkese sonuna kadar açıktır. İnanç, düşünce, ayır etmeksizin herkesi yürekten selamlıyoruz. Hiç kimse merak etmesin ahlakın ve adaletin iktidarını hep birlikte kuracağız” dedi.

    Cumhurbaşkanı adayını belirlemek üzere Saadet Partisi Genel Merkezi’nde bugün bir araya gelen Millet İttifakı’nı oluşturan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti, Gelecek Partisi, İYİ Parti ile Saadet Partisi’nin toplantısı sona erdi.

    Toplantının ardından Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adaylarının CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu kamuoyuna duyururken, “Toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı duyurmayı görev arz ediyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim cumhurbaşkanı adayımızdır. Görevin hayırlı olmasını diliyorum. Başarılar diliyorum” dedi.

    “İNANÇ, KİMLİK AYIRT ETMEKSİZİN HERKESİ SELAMLIYORUZ”

    Kılıçdaroğlu ise şunları söyledi:

    “Yunus Emre “Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz” der. Ülkenin bütün renklerini soframızda birleştirmek için yola çıktık. Halil İbrahim sofrası zulmün sona ermesi, hakkın, hukukun hakim kılınması demektir. Bizim soframız barışın ve kardeşliğin sofrasıdır. Bunu hep birlikte başaracağız. İstişare ile ülkeyi yöneteceğiz.

    Parlamenter sisteme geçiş sürecinde diğer genel başkanlar cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktır. Millet İttifakının kapısı ortak Türkiye hayalimizi paylaşan herkese sonuna kadar açıktır. İnanç, düşünce,kimlik ayır etmeksizin herkesi yürekten selamlıyoruz. Hiç kimse merak etmesin ahlakın ve adaletin iktidarını hep birlikte kuracağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu ile Yavaş ziyaret etti: Akşener masaya dönebilir

    İmamoğlu ile Yavaş ziyaret etti: Akşener masaya dönebilir

    PİRHA-İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ABB Başkanı Mansur Yavaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret etti. Parti sözcüsü, İmamoğlu ile Yavaş’ın cumhurbaşkanı yardımcıları olması teklifi karşısında Akşener’in masaya dönebileceğini belirtti.

    Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının bugün açıklanması beklenirken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret etti.

    Akşener’in, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çağrıda bulunduğu fakat gelen çağrıya olumsuz yanıt veren iki belediye başkanı İYİ Parti Genel Merkezi ek binasında Akşener ile görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan İmamoğlu, “Bugün çok önemli süreçte saygıdeğer Meral Akşener hanımefendiyi Mansur Yavaş’la ziyaret ettik. Bu görüşmeyi genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisiyle ziyaret ettik” dedi. Yavaş ise “Milletimizin ayrılığa tahammülü yok. Bunu Akşener’e ilettik. Değerlendirecekler” ifadelerini kullandı.

    PARTİ SÖZCÜSÜ: KATILMASINI UMUT EDİYORUZ

    İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu da ziyaret sonrası yaptığı açıklamada Akşener’in masaya dönebileceğini işaret ederek “Millet İttifakı’nın iş birliği ile başarı yakalamış büyükşehir belediye başkanlarımız genel başkanımızı ziyaret etti. Ziyaretleri sırasında, iki belediye başkanımıza, seçilecek 13. cumhurbaşkanının yetkili, icracı iki cumhurbaşkanı yardımcısı olmaları konusunda kendilerine önerilerini iletmiştir. Bu önerileri önümüzdeki dakikalar içinde sayın Kılıçdaroğlu’na da genel başkanımız aktaracaktır. Katılmasını bekliyor ve umut ediyoruz” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Emrah Mahzuni, İYİ Parti üyeliğini sonlandırdı

    Emrah Mahzuni, İYİ Parti üyeliğini sonlandırdı

    PİRHA – Aşık Mahzuni Şerif’in oğlu Emrah Mahzuni, İYİ Parti üyeliğini sonlandırdığını duyurdu.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 28 Temmuz 2020’de, Meclis Grup Toplantısı’nda Emrah Mahzuni’ye parti rozetini takmıştı.

    Emrah Mahzuni, 4 Mart 2023’te istifasını sunduğunu açıkladı. Sosyal medyadan açıklama yapan Mahzuni “Sevgili dostlar ülkemizin karanlığa doğru gittiği şu dönemlerde, bir umutla Partinin ve çok hatırlı bir dostun ısrarı üzerine iyi partiye davet edilmiştim, ancak olayların gerçek yüzünü ve kendi kimliğime ve dünya görüşüme uygun olmadığı kanaatiyle 3 ay gibi çok kısa bir zamanda istifa ettim, dostlarımın bilgisine…” ifadelerini kullandı.

    Emrah Mahzuni, yaptığı açıklamaya gelen yorumlara ise “Her insanın hayatında yanlışlar olur canlar, hatasız kul mu olurmuş. Mühim olan hatadan dönmektir, saygılarımla” cevabını yazdı.

    PİRHA/ANKARA

  • Sancar: Gün birlik günüdür, sorumluluklarımızın farkındayız -VİDEO

    Sancar: Gün birlik günüdür, sorumluluklarımızın farkındayız -VİDEO

    PİRHA- HDP Genel Merkezinde açıklama yapan Eş Genel Başkan Mithat Sancar, “Çözüm tüm anlayışların buluştuğu tüm halk kesimlerinin ortak çıkarını esas alan en geniş iradeyi ortaya koymalıyız. Umudu büyütmek için adalet, özgürlük ve demokrasi etrafında birleşmeliyiz dedi.

    İYİ Parti’nin 6’lı Masa’dan kalkmasının ardından yaşanan siyasi gelişmeleri değerlendirmek için HDP MYK üyeleri olağanüstü toplantı yaptı.

    Toplantının ardından HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar basın açıklaması yaptı.

    “TÜRKİYE HALKLARININ GÖNLÜ RAHAT OLSUN, UMUDU BÜYÜTECEĞİZ”

    Sancar şunları dile getirdi:

    “Maraş merkezli yaşanan depremlerde oluşan yıkıcılıkta iktidarın payı çok büyük. Bunu asla unutmayacak ve unutturmayacak. Deprem bölgesiyle gösterilen dayanışma devam ettirilmelidir. Halkımıza çağrımız, yardımlarını eksik etmesinler.

    Son süreçte yaşanan siyasal gelişmeleri takip ediyoruz. Türkiye halklarının özgürlük, demokrasi, adalet ve barış isteğini geliştirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Yapılan ayak oyunlarına karşı toplumsal barışı savunacağız. Çözüm tüm anlayışların buluştuğu tüm halk kesimlerinin ortak çıkarını esas alan en geniş iradeyi ortaya koymalıyız. Umudu büyütmek için adalet, özgürlük ve demokrasi etrafında birleşmeliyiz. Yapılan gece yarısı operasyonlarla iktidar kendini kurtarma planları yapıyor. Türkiye halklarının gönlü rahat olsun. Bizler buradayız, hep birlikte değiştireceğiz. Gün mücadeleyi büyütme günüdür. HDP bu sorumluluğun farkındadır. Kimse umutsuzluğa, güvensizliğe kapılmasın. Buradayız hep birlikte yürüyecek ve değiştireceğiz.

    Depremden önce cumhurbaşkanlığı konusunda nasıl bir yol izleyeceğimizi açıklamıştık. Ancak oluşan yıkım ve sonrasında yaşananların ardından ittifak ortaklarıyla birlikte yeniden bir değerlendirme yapıp ona göre yol alacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek

    İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in adaylık çağrısı yaptığı Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş’tan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması geldi.

    Cumhurbaşkanlığı adaylığında uzlaşıya gelmeyen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı adaylık çağrısı yaptığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’tan saatler sonra açıklama geldi. Akşener’in çağrısını reddeden İmamoğlu ve Yavaş, Kılıçdaroğlu’na tam destek verdi.

    İmamoğlu ve Yavaş’ın aynı dakikalarda sanal medyadan yaptığı paylaşımlarda, Millet İttifakı ile yola devam edeceklerini vurguladı.

    Mansur Yavaş, “Bugüne kadar yaptığımız açıklamalarda Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun iradesi dışında hareket etmeyeceğimizi belirtmiştik. Aynı çizgideyiz. Temennimiz, Millet İttifakı’nın tüm paydaşlarıyla yoluna devam etmesidir” açıklamasını yaptı.

    Ekrem İmamoğlu ise yaptığı açıklamada, “Millet İttifakı halkımızın içinden geçtiği zor bir dönemde ağır bir sorumluluk alarak devleti etkin ve demokratik, toplumu huzurlu ve zengin kılma iradesiyle kurulmuş bir siyasi birliktir. Milletimize çaresiz, umutsuz ve yalnız olmadıklarını göstereceklerine inanıyorum. CHP’nin öz evladı ve Millet İttifakı’nın Belediye Başkanı olarak milletimizin arzu ettiği birlik içinde, ittifak masasında irademizi temsil eden Sayın @kilicdarogluk ’un ve Millet İttifakı’nın, eksilmeden çoğalarak büyüyeceğinden şüphem yoktur. @mansuryavas06” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gürsoy’dan Akşener tepkisi: İYİ Parti’den istifa etti, Kılıçdaroğlu’na desteğini açıkladı

    Gürsoy’dan Akşener tepkisi: İYİ Parti’den istifa etti, Kılıçdaroğlu’na desteğini açıkladı

    Meral Akşener’in açıklamalarının ardından Bülent Gürsoy, İYİ Parti Genel İdare Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Gürsoy, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını desteklediğini duyurdu.

    İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bülent Gürsoy, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığını desteklemeyeceğini açıklamasının ardından partideki görevinden istifa etti. Kılıçdaroğlu’nun adaylığını destekleyeceğini açıklayan Gürsoy, “Çayı koy yeniden başlıyoruz..” dedi.

    “OYUN BOZMAK…”

    Gürsoy’un paylaşımı şöyle:

    “Değerli dostlarım,

    AKP iktidarını geriletme mücadelesine destek vermek için kuruluşundan beri içinde olduğum, başlangıçta Yüksek İstişare Kurulu üyeliği, sonrasında da iki dönem GİK üyeliğinde bulunduğum, halen Ortadoğu Politikaları Başkanlığı Danışmanlığı görevini sürdürdüğüm İYİ Partiden, Tarihi bir süreçte, Türkiye’nin aydınlık geleceği açısından kritik önem taşıyan bir seçim öncesinde toplumun umutlarını yok eden bir kararla, fiilen; Millet İttifakı’nın dağıtılması ve 6’lı Masanın bozulması kararı verilmesi, bu kararın hangi arka planla, hangi aktörler ve etkenlerle verildiğinin tarafımca anlaşılamaması, son 2 yılı aşkın süreçte kaynağı ve sebebi çözümlenemeyen kararlar alınması, popülerlik kavramı peşinden koşularak oyun bozmak üzerine iki belediye başkanının siyasi teamüllere aykırı yaklaşımlarla peşinden koşulması ve/veya ayartılmaya çalışılması, sonuçta da yıllardır verilen mücadelenin seçime aylar kalan bir süreçte heba edilmesi nedeniyle, istifa ediyorum.

    AKP’nin geriletilmesi mücadelesinde bugüne kadarki süreçlerin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda önemli başarılar göstermiş olan, önümüzdeki süreçteki toplumsal ihtiyaçların yönetimsel olarak karşılanması konusunda mevcut aktörler içerisinde en yetkin isim olduğunu düşündüğüm sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını destekliyorum.

    Saygılarımla bilgilerinize sunarım.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Millet İttifakı: Ortak bir anlayışa ulaştık, 6 Mart’ta paylaşacağız

    Millet İttifakı: Ortak bir anlayışa ulaştık, 6 Mart’ta paylaşacağız

    PİRHA-Cumhurbaşkanı adayını belirlemek üzere bugün 12’nci kez bir araya gelen Millet İttifakı, toplantının ardından yaptığı açıklamada aday konusunda ortak anlayışa vardıklarını, nihai açıklamanın 6 Mart Pazartesi günü yapılacağını belirtti.

    Millet İttifakı’nı oluşturan altı partinin genel başkanları bugün yaptıkları toplantının ardından kısa bir açıklama yayımladı.

    Liderlerin ortak imzasıyla yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Millet İttifakını oluşturan siyasi partilerin genel başkanları olarak 28. Dönem TBMM ve 13. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortak Cumhurbaşkanı adayımız ve geçiş süreci yol haritası konusunda ortak bir anlayışa ulaşmış bulunuyoruz. Genel başkanların partilerinin yetkili kurullarını bilgilendirmeleri sonrası nihai açıklamayı 6 Mart 2023 tarihinde kamuoyu ile paylaşmak üzere Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde tekrar bir araya geleceğiz.

    Kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Millet İttifakı, ‘Ortak Mutabakat Metni’ni kamuoyuna duyurdu

    Millet İttifakı, ‘Ortak Mutabakat Metni’ni kamuoyuna duyurdu

    PİRHA-Millet İttifakı, ‘Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni kamuoyuna duyurdu. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti (DP), Gelecek Partisi (GP), İYİ Parti ile Saadet Partisi’nin (SP) oluşturduğu Millet İttifakı, bir süredir üzerinde çalıştıkları ‘Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni, Ankara’da kamuoyuna duyurdu. Sağlıktan eğitime, yargıdan dış politikaya 2 binin üzerinde vaat Millet İttifakı’nın mutabakatında yer aldı.

    Millet İttifakı’nın ‘Ortak Politikalar Mutabakat Metni’nin kamuoyuna açıklandığı toplantıya CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu ile Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal birlikte geldi.

    “KONTROLSÜZ GÜÇ FELAKETTİR”

    Kamuda liyakate ve yolsuzluklara dair atılacak adımlara ilişkin ilk olarak CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak konuştu. Sözlerine “Kontrolsüz güç güç değildir, felakettir. Milletimiz bunu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde gördü. Milletimiz için beka sorunu oldu” diyerek başlayan Öztrak, yeni bir Meclis iç tüzüğü hazırlayacaklarını, torba kanun uygulamasına son vereceklerini, milletler arası sözleşmelerden çekilme yetkisinin sadece Meclis’e verileceğini söyledi.

    Meclis’te kesin hesap komisyonu kuracaklarını, cumhurbaşkanının yedi yıl için sadece bir kez seçileceğini, Başbakan’ı yönetimde etkili hale getireceklerini, OHAL işlemlerinin yargı denetine bağlı olacağını, Hakimler ve Savcılar kurulunu kaldırarak iki kurul kuracaklarını ve Adalet Bakanı’nın kurullarda yer almayacağını belirten Öztrak, “Özel yetkili mahkemelere son vereceğiz. Tutuklamanın istisna olması ilkesi için gerekli tedbirleri alacağız. Anayasa Mahkemesi üyeliklerine hülle yoluyla atama yapılmasını önleyeceğiz. Seçim barajını yüzde 3’e düşüreceğiz. Basın özgürlüğünü sağlayacağız. Kamu yönetiminin eşitlik, tarafsızlık, liyakat ilkelerine göre yeniden düzenleyeceğiz. Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki ofisleri ve kurulları lağvedeceğiz” dedi.

    “CUMHURBAŞKANINA TAHSİSLİ SARAYI, KÖŞKÜ HALKIN KULLANIMINA AÇACAĞIZ”

    Ekonomi finans ve istihdam alanına dair atılacak adımları ise DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Çanakçı paylaştı. Hayat pahalılığını sonlandıracaklarını, enflasyonla tavizsiz mücadele edeceklerini, kişi başı milli geliri beş yılda iki katına çıkaracaklarını, 5 milyon yeni istihdam yaratacaklarını ve yoksulluğu bitireceklerimi belirten Çanakçı, “Kur korumalı mevduatta yeni hesap açmayacak mevcut hesapları vadeleri dolduğunda kapatacağız. Cumhurbaşkanlığını Çankaya Köşkü’ne taşıyacağız. Cumhurbaşkanlığına tahsisli yalı sarayları halkın kullanımına açacağız. Cumhurbaşkanlığına kayıtlı uçakları satıp orman yangını için uçak alacağız. Ülkemizin kaynaklarını Kanal İstanbul gibi rant projeleri yerine tarım için sulama projelerine kullanacağız” ifadelerini kullandı.

    “YÖK’Ü KALDIRACAĞIZ”

    Eğitim ve bilim alanına dair vaatleri içeren sunumu Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp yaparken, şunları söyledi:

    “YÖK’ün kaldırılacağını, akademisyenlerin ifade özgürlüğünün sağlanacağını, köy okullarında taşımalı eğitime son verileceğini belirten Şahinalp, “Tüm öğrenci ve gençlere aylık 5 GB ücretsiz internet vereceğiz. Her okula fiber internet bağlantısı sağlayacağız. Sosyal medya üzerindeki ifade özgürlüğünü koruyacağız. Dijital varlıkların ödeme sistemleriyle entegrasyonunu sağlayacağız. Fikri, vicdanı hür nesiller yetiştireceğiz. Eğitimi tüm paydaşların katılımıyla yeniden yapılandıracağız. 4+4+4 eğitim sistemine son vereceğiz. 1+5+4+3 sistemini hayata geçireceğiz. Yeni yurt binaları yapılacak.

    “YEŞİL ALAN SAYISINI İKİ KATINA ÇIKARACAĞIZ”

    Millet İttifakı’nın kültür sanat, tarım, enerji ve çevre alanına dair atılacak adımları Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feridun Bilgin anlattı. Bilgin konuşmasında şunlara değindi:

    “Yeşil enerji dönüşümünü dikkate alarak, yenilenebilir enerjiye sağlanacak teşvikleri düzenleyeceğiz. Rüzgar enerjisinde; yatay, dikey, kara ve deniz üstü olmak üzere tüm alternatifleri değerlendirecek, AR-GE ve yatırım faaliyetlerini destekleyeceğiz. Yüksek fiyatlı mevcut doğal gaz anlaşmalarını yeniden müzakere edeceğiz. Akkuyu Nükleer Santral Projesi’nin mevcut durumunu ve sözleşme detaylarını, anlaşma dışında verilmiş olan hakları ve üstlenilen yükümlülükleri, gözden geçireceğiz. Türkiye’nin sahip olduğu maden kaynaklarının aranmasına hız verecek, sektörün milli gelirdeki payını artıracağız.

    “BİLİYORUZ Kİ, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR”

    Sosyal politikalar başlığında sunum yapan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özlale, şu adımları sıraladı:

    “Devlet okullarına giden öğrencilere ücretsiz kahvaltı ve öğlen yemeği verilecek. 8 Mart’ta kadınlar idari izinli olacak. Gençlerden pasaport ücreti alınmayacak. Sosyal yardımlar için de hak temelli bir sistem kurulacak. Yabancıların konut satın alarak vatandaşlık kazanmasının önüne geçilecek. Yurt dışına giden sağlık personeli için ‘Yurda Dönüş Projesi’ni hayata geçirilecek. İlaç krizi sonlandırılacak. Kadın, Aile ve Çocuk Bakanlığı kurulacak. Tüm uluslararası sözleşmelere geri dönülecek. Biliyoruz ki İstanbul Sözleşmesi yaşatır.

    Kürtleri, Ermenileri, Musevileri, Arapları, Alevileri hatırlatan Özlale, konuşmasını Nazım Hikmet’in “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” dizelerine atıfta bulunarak sonlandırdı.

    “GAYRİMENKUL KARŞILIĞI VATANDAŞLIĞA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Dış politika ve göç alanında atılacak adımlara dair Millet İttifakı’nın vaatlerini Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Tekir anlattı. Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde ilgili ülkelerle tam diyalog içerisinde çalışılacağını, İsrail-Filistin arasındaki sorunlara çözüm bulunması için ilgili taraflarla görüşeceklerini ifade eden Tekir, “Düzensiz göçü engelleyip, ülkemizin tampon bölge olmasına izin vermeyeceğiz. Geri gönderme merkezlerinin sayısını ve kapasitesini artıracağız. Gayrimenkul alımı karşılığı vatandaşlık almalarına izin vermeyeceğiz” dedi.

    Millet İttifakı’nın açıkladığı beyanların tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bütçe görüşmeleri tartışmalarla devam ediyor

    Bütçe görüşmeleri tartışmalarla devam ediyor

    PİRHA- Meclis’teki bütçe görüşmeleri tartışmalarla devam ediyor. Çıkan kavga sonrası İYİ Partili Hüseyin Örs’ün, başına aldığı darbenin ardından hastaneye kaldırıldığı ve elektroşok ile hayata döndürüldüğü açıklandı. MHP milletvekilleri ise sık sık HDP’lilere yönelik sözlü saldırıda bulundu. HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, “Biz insan haklarını savunuyoruz, hukukun üstünlüğünü savunuyoruz” dedi. 

    Meclis’teki bütçe görüşmeleri tartışmalarla devam ediyor.

    Görüşmelerinde İYİ Parti Milletvekili Ümit Yılmaz, kürsüde iktidarın ekonomi politikalarına dair konuşma yaparken AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan ile arasında sözlü tartışma yaşandı. Daha sonra AKP Milletvekili Alpay Özalan kürsüye yürüdü. İYİ Parti Milletvekili Hüseyin Örs, Özalan’ı engellemeye çalışırken AKP Bursa Milletvekili Zafer Işık, Örs’e yumruk attı.

    Çıkan kavga sonrası İYİ Partili Hüseyin Örs’ün, başına aldığı darbenin ardından hastaneye kaldırıldığı ve elektroşok ile hayata döndürüldüğü açıklandı. Örs yoğun bakıma alındı.

    “BİZİM HAK SAVUNUCULUĞUMUZU SORGULAMAK HADDİNİZE DEĞİL”

    Gençlik ve Spor Bakanlığı 2023 yılı bütçesi üzerine Meclis Genel Kurulu’nda söz alan MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz, Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) hedef aldı. Kılavuz, HDP’lilere yönelik ‘Sözde insan haklarını savunan’ ifadelerini kullanarak, HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istedi.

    HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Kılavuz’un söylemlerine karşı söz alarak, “Biz insan haklarını savunuyoruz, hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Biz insan haklarını herkes için amasız, fakatsız savunuyoruz. Burada tek bir ilkemiz var; evrensel hukuk, Türkiye’nin imzacısı olduğu uluslararası sözleşmeler uygulanmasa da Anayasa’dır. Biz ırkçılık yapmıyoruz. Tek bir kimliğin üstünlüğünü savunmuyoruz. Biz işkenceyi bazılarına olur, bazılarına olmaz demiyoruz; bazı katliamlara olur, bazılarına olmaz demiyoruz. Bu nedenle bizim insan hakları savunuculuğumuzu kimse sorgulayamaz, sorgulatmayız, hadlerine değildir. Bu konuda pratiğimiz bunu gösteriyor. Ne mutlu insanım diyene” ifadelerini kullandı.

    Ardından AYM’nin bütçesi konuşulmaya başlandı. Konuşmalarda, HDP’ye açılan kapatma davası üzerinden sert tartışmalar yaşanıyor.

    PİRHA/ANKARA