Etiket: KAMP

  • ‘Bu dünya düzeni içerisinde Alevi kadınların özgür olması mümkün değil’-VİDEO

    ‘Bu dünya düzeni içerisinde Alevi kadınların özgür olması mümkün değil’-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Kadınlar Birliği’nin İsviçre’de düzenlediği buluşmada konuşan Gazeteci Çilem Küçükkeleş, “Alevi kadınlar olarak eşitiz meselesini dönüp yeniden ölçütümüz olan Alevilikten alırsak, eşitliğin ne kadar yaban, çöl ve matematiksel olarak algıladığımız açığa çıkar” vurgusu yaparken, 26. dönem HDP milletvekili Besime Konca ise, “Bu saldırılar ideolojik-politik saldırılardır. Bilerek seni ocaklarından, mürşidinden, yolundan koparıyor. Senin buna karşı duruşun ancak ideolojik-politik bir bilinçle olabilir” diye belirtti.

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği’nin 2’ncisini düzenlediği ‘Gönül Kalsın Yol Kalmasın’ isimli kadın kampı İsviçre’de devam ediyor.

    Siyasetçi Yurdusev Özsekmenler’in “Kadının Örgütlü Mücadelesi” başlıklı sunumuyla devam eden buluşmada Gazeteci Çilem Küçükkeleş ve 26. dönem HDP milletvekili Besime Konca sunumlarını gerçekleştirdi.

    “ALEVİLERDE KADININ-ERKEĞİN EŞİT OLMASI SÖZ KONUSU DAHİ DEĞİL”

    Küçükkeleş, Alevi kadınların özgürlük meselesine dair tartışmalarının Aleviliğe yönelik eleştiriler olarak algılandığını belirlemesinde bulunarak, “Barışı en çok sağlayabilecek, doğayla, canlıyla birlikte yaşamayı öneren bir inancımız var. Bu birlik sadece insanların bir araya gelmesiyle ilgili değildir. Bu birliği bilmek bir uyum içinde hepimizi yaşamaya davet eder. Birlikte yaşam kültürü büyük oranda bozuldu. Bu birlikte yaşam kültürü insanın kendisini doğanın hakimi saymasıyla başladı. Genelde kadın panellerinde erkekler en ön safta oturuyorlar ve eleştirilerimizi sanki Aleviliğe yönelik eleştiriler olarak algılıyorlar. Buna karşı ise ‘erkek-dişi yoktur muhabbetin dilinde’ cümlesi en net karşılaştığımız itirazlardan biri. Bizim Aleviliğimize ilişkin bir itirazımız yok. Bu dünyada karıncayla ortak bir hakkın olduğunu bilmeye davet ediyoruz. Bizde diğer tüm topluluklarla birlikte yaşıyoruz. Issız bir adada Aleviliğimizi yaşayan bir topluluk değiliz. Birbirimizle etkileşim içerisindeyiz. Bu dünya bu kadar erkekken, biz Alevilerde kadının-erkeğin eşit olması gibi ihtimal söz konusu dahi olamaz” dedi.

    “NE KADAR EŞİTİZ MESELESİNİ ÖLÇÜTÜMÜZ OLAN ALEVİLİKTEN ALIRSAK..”

    Küçükkeleş, Alevi kadınların kendilerini bu ‘özgür hissetmeden’ kaynaklı kadın mücadelesinden uzaklaşma yaklaşımı olduğunu kaydetti. Küçükkeleş şunları ifade etti:

    “Burada ölçü ise karşı inançlar oluyor. Kadını eve kapatan, sınırlayan darlıkları olan karşı inancı ölçü alarak, ‘Ne güzel işte Alevi kadınların böyle sorunları yok, özgürler’ diyorlar. İnsan olmaktan kaynaklı kullandığımız haklarımızı sanki bize özgü bir özgürlük alanı vermişler gibi yorumluyorlar. Bu dünya düzeni içerisinde Alevi kadınların özgür olması mümkün değil. Bizlerde dünya üzerinde yaşanan tüm eşitsizliklere bakarken kısmen kendimizi özgür hissetme ve bu özgür hissetmekten kaynaklı da mücadeleden biraz uzaklaşma yaklaşımlarımız oluyor. Yada kendimizi kadın mücadelesinin öznesi değil de, bizim dışımızda şiddete uğrayan kadınlarla dayanışma gibi bir bakış açısına sahip olabiliyoruz. Özgürlük yada eşitlik nedir? Ne kadarını yaşarsak eşitiz meselesini dönüp yeniden ölçütümüz olan Alevilikten alırsak, eşitliğin ne kadar yaban, ne kadar çöl ve matematiksel olarak algıladığımız açığa çıkar.”

    “ALEVİLİĞİN DOĞAL TOPLUM İNANCI KALMA ISRARI ÖZGÜNLÜKTÜR”

    Buluşmada söz alan bir diğer isim Besime Konca ise, Aleviliğin doğal toplum inancı olarak kalma ısrarına değinerek, “Yolumuz hakikat yoludur. O hakikate eren insan aslında bir olan, tek olan o yola kavuşmuş oluyor. Biz kadınlar kendi süreğimizin hakikatini tartışarak ulaşmaya çalışıyoruz. Çok büyük devletler ve imparatorlukların kurulduğu, uygarlığın gelişip yıkıldığı, kılıç zoruyla büyük savaşların yaşandığı bir ortamda Aleviliğin doğal toplum inancı olarak kalma ısrarı biz özgünlüktür. Ortadoğu’da kendi orjinalitesini koruyanlar Alevi sürekleri ve Ezidi toplumudur” diye belirti.

    “SALDIRILARA, İDEOLOJİK-POLİTİK BİLİNÇLE KARŞI KONULABİLİR”

    Konca, Alevi süreklerine yönelik müdahalelerin ideolojik-politik saldırılar olduğunu ifade ederek, “Tekçi-milliyetçi devlet siyasetine boyun eğen ve kırımdan geçerek etnik kimliğinden vazgeçen birçok halk var. Aleviler Anadolu ve Mezopotamya’da hem inanç kimliğimizi hem de etnik kimliğimizi korumuş bir toplumuz. Kırımdan geçmesine rağmen direnen bir yanı var. Yanındaki bu denli şatafatlı uygarlıklara rağmen senin tenezzül etmeyerek oraya dahil olmaman inancının ne kadar güçlü olduğunu ifade eden bir şey. Güncel durumda ise sürekler yolun birliğinde buluşabildik mi sorusu önemlidir. Son yüzyılda ise sürekler olarak birbirimizden koptuk. Kendi içimizde de katmerleşen kopuşlar yaşadık. Bu saldırılar ideolojik-politik saldırılardır. Bilerek seni ocaklarından, mürşidinden, yolundan koparıyor. Senin buna karşı duruşun ancak ideolojik-politik bir bilinçle olabilir” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İSVİÇRE

  • Karakaya’dan türbanlı, kurt işaretli gençlik kampına tepki: Cemevi Başkanlığı yok hükmündedir- VİDEO

    Karakaya’dan türbanlı, kurt işaretli gençlik kampına tepki: Cemevi Başkanlığı yok hükmündedir- VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği Hacı Bektaş Gençlik Kampı’ndaki gençlerin Bozkurt işareti yaparak fotoğraf çektirmelerine tepki gösterdi. Karakaya, “Bu ırkçı faşist bir yapının işareti. Bunun Alevilikte asla ve asla yeri yok. Bizim açımızdan Ali Rıza Özdemir de Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da yok hükmündedir. Aleviliğe zerre kadar faydası yoktur” dedi.

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü işbirliğinde 30 Temmuz-4 Ağustos günleri arasında 9 ilden toplam 51 gencin yer aldığı “Bir Olalım, İri Olalım ve Diri Olalımtemalı “Hacı Bektaş Gençlik Kampı” Nevşehir’de yapıldı.

    Türbanlı gençlerin de yer aldığı kampa katılan öğrencilerden bazılarının bozkurt işareti yaparak fotoğraf çektirmesi Alevi örgütlerinin ve Alevi toplumunun büyük tepkisini çekti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD)Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, gençlerin Bozkurt işareti yaparak fotoğraf çektirmesini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “DEVLETİN ASIL AMACI ALEVİ ASİMİLASYONU”

    Hacıbektaş Gençlik Kampı’nın geçen sene de yapıldığını ve tepkilerini dile getirdiklerini belirten Karakaya, “Devletin, kurumun (Cemevi Başkanlığı) bizim açımızdan yok hükmünde olan, anlamsız olan, Alevilerin rızalığı ve Alevilerin isteği dışında olan bir kurumun Alevilikle ilgili, özellikle gençler üzerinde bir çalışma yapmasının çok tehlikeli olduğunu söylemiştik. Bu yıl da tepkimizi kamuoyuna duyurduk” dedi.

    Devletin temel amacının Alevi asimilasyonunun farklı bir uygulaması olduğuna işaret eden Karakaya, “Gençleri götürdük, Kapadokya’yı gezdirdik deselerde buradaki asimilasyonu görmek gerekir. Alevi öğretisi, Alevi inancı iki şeye karşıdır. Irkçılık yani milliyetçilik, ikincisi de dinci yani şeriatçı örgütlemeye karşıdır. Şeriatçı örgütleme dediğimiz din adına cihatı resmileştiren, din adına katliamları meşru gören bir anlayışa karşı Alevilik her zaman kendini korumuştur” diye konuştu.

    “IRKÇI FAŞİST BİR YAPININ İŞARETİ”

    Karakaya, devamında şunları söyledi:

    “Burada gördüğümüz şudur: Nasıl ki Sünnilikte bir İŞİD yapısı Taliban örgütlemesi gibi din adına katliam yaratabilecek bir nesil yaratmak istiyorlarsa bunun bir benzeri olarak Alevi gençler üzerinde asimilasyonu uygulamaya çalışıyorlar. Alevilerin özellikle ırkçılık ve milliyetçiliğe karşı olduğunu bilmek gerekir. Bizim hafızamızı diri tutan bir şey daha var. Bozkurt işaretinin özellikle Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta, Gazi’de hangi anlamları taşıdığını biz gayet iyi biliyoruz. Bu ırkçı faşist bir yapının işareti. Dolayısıyla bunun Alevilikte asla ve asla yeri yok. Bütün Alevi anne babalara ve kurumlara büyük sorumluluk düşüyor. Gençlerimizi bu tehlikeli yapıdan uzak tutmak gerekir. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Aleviliğe zerre kadar faydasının olmadığını görmek gerekir.

    “BİZİM AÇIMIZDAN HİÇBİR ŞEY İFADE ETMİYOR”

    Orada türbanlı kızlarımız da vardı. Bu kızlarımız Alevi ise çok kötü. Bu asimilasyonun farklı bir yansıması. Alevi değillerse de o zaman bunu Alevi Gençlik Kampı olarak yansıtmaları doğru değil. Bir kurumun yasal olması onun meşru olduğu anlamına gelmez. Aleviler adına o kurduğunuz kurum Aleviler açısından doğru bulunuyorsa meşrudur. Ama Aleviler bunu yok sayıyorsa, bunu kabul etmiyorsa bu kurumun varlığının bizim açımızdan bir değeri yoktur. Kaldı ki bu kurumun başına getirilen kişi ülkücü-faşist gelenekten geldiği için Aleviliğe kayyum atanması olarak görmek lazım. Dolayısıyla bizim açımızdan Ali Rıza Özdemir de yok hükmündedir, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bizim açımızdan hiçbir şey ifade etmiyor.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Avrupa Alevi Gençler Birliği Köln’de eğitim kampı yaptı

    Avrupa Alevi Gençler Birliği Köln’de eğitim kampı yaptı

    PİRHA- 29 Mart- 1 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen Avrupa Alevi Gençler Birliği kampı ve 6. olağan genel kurulun sonuç bildirisi paylaşıldı.

    Avrupa Alevi Gençler Birliği  6. Olağan Genel Kurulu öncesinde düzenlediği kampta inanç değerleri ve kültürü ağırlıklı ele alarak 4 günlük bir program düzenlemişti.

    İsviçre, Avusturya, Almanya, Belçika, Fransa, İsveç, Britanya, Hollanda, ve İtalya’yı temsil eden ve kendi ülkelerinde aktif çalışma yürüten Alevi gençlerin bir araya geldiği kampta, son yılarda yapılan çalışmalar dile getirilerek, bilgi, fikir, ihtiyaç ve çözüm alışverişinde bulunuldu.

    “İHTİYAÇ, FİKİR VE ÇÖZÜM ALIŞVERİŞİNDE BULUNULDU”

    4 gün süren kamp ve olağan genel kurul sonrasında yayınlanan sonuç bildirgesi şöyle:

    29 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında, Avrupa’nın dört bir yanından Avrupalı Alevi Gençler; Köln’de AAGB kampında bir araya geldi.

    Birinci gün 1. Avrupa Alevi Gençlik Meclisi’nde son yılarda yapılan çalışmalar dile getirilerek, bilgi, fikir, ihtiyaç ve çözüm alışverişinde bulunuldu. Avrupa ülkelerinin farklı devlet yapılanmaları, eğitim sistemleri, demografileri ve Alevilerin ülkelere göç tarihi, Alevi gençliğin üzerinde farklı etkiler bıraksa da temelde kimlik krizi, kültür zenginliği ve nesiller arası diyalog ve çatışması gibi konularda yapılan çalışmalar ele alındı. Ülkelere göre değişiklik gösteren bu çalışmalarla ilgili paylaşımlarda bulunuldu ve deneyim aktarımı sağlandı. Alevi gençlerinin temel bir sorunu olan eğitim konusu üzerinde duruldu. Eğitim sorunu ile ilgili olarak; ortak bir çözüm arayışına girildi. Bir çok Alevi gencinin tarihimizle, inancımızla ve ritüellerimizle ilgili temel konulara basit cevap arayışında olduğu vurgulandı. Meclis’te söz alan gençlik kurum temsilcileri, eğitime olan ihtiyaç için ilk adımın merak ve sorgulama olduğunu ve biz gençlerin sorgulamaktan korkmamaları gerektiği vurgulandı. Çözüme ulaşmanın yolunun sorgulamaktan geçtiği belirtildi.

    ATÖLYELER

    İkinci gün edindiğimiz tecrübeler doğrultusunda, gelecekte Alevi hareketi olarak nelere karşı kriz masaları kurulmalı ve hangi yöntemlerle çalışması gerektiğine dair çeşitli senaryolar yazıldı. Bu zorlu süreçlerin atlatılması konusunda gruplar halinde farklı senaryolar ve çözümler konuşuldu. Bizler, bu çalışmayla sadece var olan yangını söndürme değil; gelecekte çıkabilecek sorunlara da şimdiden önlem almayı ve hazırlıklı olmayı hedefledik.

    Bir diğer atölye çalışması da, Alevi gençliğinin nasıl maddi bağımsızlığa ulaşarak daha uzun vadeli çalışmalar yapılabileceği konusuydu. Gençlik fonlarının yanı sıra, kendi gençlik kurumlarımız ile nasıl Alevice ekonomik faaliyetler yürütüleceği konuşuldu. Bu hizmetlerin hem Yol’a hem de gençlik kurumlarımıza hangi olanakları sağlayabileceği üzerine fikir alışverişi yapıldı.

    6. GENEL KURUL GERÇEKLEŞTİ

    Köln Cemevi’nde AAGB’nin 6. Genel Kurulu gerçekleştirildi. Önceki günlerin yaratmış olduğu samimi ortam, genel kurulun gençliğe ve tabi Yol’umuza yakışır şekilde gerçekleşmesine sebep oldu. 2022’de gerçekleşmesi gereken genel kurul pandemiden dolayı iki yıllık bir gecikmeyle gerçekleşti. Pandemiden dolayı bir çok proje ve hedeflenen çalışma teoride kalmış olsada, bazıları başarıyla tamamlanmıştı. Bu olumsuzluklara rağmen AAGB, yeni yönetimini ve denetleme kurulunu Avrupa’nın birçok ülkesinden gelen delegelerle ve yüksek bir katılımla seçti. Avrupa Alevi Gençler Birliği’nin Genel Kurulu’na katılamayan bazı kurum temsilcilerimiz, yazılı ve telefon aracılığıyla bize ulaşarak genel kurulumuzu selamladılar.

    AAGB YÖNETİM KURULU ÜYELERİ SEÇİLDİ

    Melanie Sınırtaş (Avusturya, Wels AKM)

    Eren Kılıç (Hollanda, Amersfoort AKM)

    Veliyettin (İtalya, Alevi Bektaşi Kültür Birliği)

    Umut Aktaş (Fransa, St. Louis AKM)

    Barış Şanlı (Almanya, Weil am Rhein AKM)

    Haşim Arslan (İsveç, İsveç Alevi Gençler Birliği)

    İsviçre – Delege gönderecek

    Belçika – Delege gönderecek

    Britanya – Delege gönderecek

    6.⁠ ⁠Avrupa Alevi Gençler Birliği Denetim Kurulu üyeleri

    Can Özdemir (Belçika, Brüksel AKM)

    Önder Çömert (Fransa, Mulhouse AKM)

    Ali Göktaş (Avusturya, Jenbach AKM)

    Yedekler:

    Ada Yılmaz(İsveç, İsveç Alevi Gençler Birliği)

    Elvan Çadır(Fransa, Nancy AKM)

    Görev dağılımı yapıldıktan sonra ayır bir açıklamayla kamuoyuna bildirilecektir.

    PİRHA/ALMANYA

     

  • Fransa Alevi Kadınlar Birliği, 4. Kadın Eğitim Kampı yapacak

    Fransa Alevi Kadınlar Birliği, 4. Kadın Eğitim Kampı yapacak

    PİRHA- Fransa Alevi Kadınlar Birliği, 3 günlük eğitim kampı yapacak. 17-18-19 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek kampa Fransa’nın birçok bölgesinden kadınlar katılacak. 

    Fransa Alevi Kadınlar Birliği (FAKB), geleneksel olarak her yıl düzenlediği kadın kampının 4’üncüsünü yapacak. Kampa Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu Eşit Başkanı Rozbi Demir, Alevi aktivist Nuran Kılıçkaya, Psikolog Feryal Arabacı ve FUAF Diplomasi Komisyonu üyesi Selma Orundaş katılacak.

    “BEN DE VARIM DİYEN TÜM KADINLARI BEKLİYORUZ”

    “Söz Kadının, Sıra Bizde” çağrısıyla gerçekleşecek kampa dair Fransa Alevi Kadınlar Birliği’nin paylaşımı şöyle:

    “Taleplerimiz, söyleyeceklerimiz, haykıracaklarımız için birlikte buluşmaya davetlisiniz! Fransa Alevi Kadınlar Birliği’nin (FAKB) düzenli olarak her yıl gerçekleştirdiği kadın eğitim kampını, bu sene de sizlere sunmanın gururunu yaşıyor. Fransa’nın her bir köşesinden gelen kadın canlarımızla beraber üç gün boyunca sürecek eğitim kampımız 17- 18- 19 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleşecektir. Bu mozaiğe katılımıyla renk katmaya tüm kadın yoldaşlar davetlidir. 4. “Söz Kadının, Sıra Bizde” eğitim kampımıza bu YOL’da ben de varım diyen tüm kadınlarımızı bekliyoruz.”

    PİRHA/FRANSA

  • Kadınlar karanlığa karşı Mor Dayanışma’nın kampında buluşacak- VİDEO

    Kadınlar karanlığa karşı Mor Dayanışma’nın kampında buluşacak- VİDEO

    PİRHA- Mor Dayanışma’nın bu yıl 7’ncisini düzenlediği Güney Yaz Kampı “Karanlığa Karşı Umut Kadınlarda” şiarıyla 2-3 Eylül tarihleri arasında Adana Karataş’ta gerçekleşecek.

    Mor Dayanışma’nın bu yıl “Karanlığa Karşı umut Kadınlarda” şiarıyla Marmara, Ege ve Güney bölgelerinde düzenlediği yaz kampının Güney ayağı 2-3 Eylül tarihlerinde Adana Karataş’ta gerçekleşecek.

    Kampta feminist kentlerin inşası, kadın emeği, özgürleşme sürecinde bağımsızlık korkusu, şiddetin biçimleri ve öz savunma konularının konuşulduğu atölyeler; Dikmece ve Akbelen’den direnen kadınların konuk olacağı paneller ve eğlence aktiviteleri olacak.

    “DEPREMİN YARALARINI BİRLİKTE SARMAK İSTİYORUZ”

    Mor Dayanışma’dan Ayşegül Temur, depremden dolayı bu yıl yapılacak olan kampın çok daha önemli olduğuna vurgu yaparak, “6 yıldır kadınlarla bu kampta bir araya geliyoruz fakat bu sene bizim için daha farklı olacak. Deprem bölgelerinden çok sayıda kadınlar gelecek ve bu sayede kadın dayanışmasıyla birbirimizin yaralarına merhem olmaya devam etmek istiyoruz” dedi.

    Özellikle deprem bölgesinden kampa katılmak isteyen ancak ekonomik durumu elverişli olmayan kadınlar için askıda bilet kampanyası başlattıklarını belirten Ayşegül Temur, tüm kadınlara kampta bir araya gelme çağrısında bulundu.

    Fatoş SARIKAYA/MERSİN

     

  • Alevi gençler için harem-selamlık kampa tuhaf gerekçe: Kadınların katılımı artıyor

    Alevi gençler için harem-selamlık kampa tuhaf gerekçe: Kadınların katılımı artıyor

    AKP tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün iş birliğiyle Gençlik Kampı düzenliyor. Başkanlık, 18-25 yaş aralığındaki Alevi gençleri, kadın ve erkek olmak üzere ayrı gruplar halinde kamp organizasyonlarına davet etti. Yetkililer, kampların ayrı yapılmasının gerekçesini ise kadınların katılımının bu şekilde arttığını gösterdi. 

    Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Bursa Şubesi’ne gönderdiği yazıyla Alevi gençleri, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün işbirliğiyle düzenlenen Gençlik Kampları’na davet etti. Başkanlığın gönderdiği yazıda, 18-25 yaş arasındaki gençlerin katılımıyla düzenlenecek kampların kadın ve erkekler için ayrı tarihlerde yapılacağı belirtildi.

    ‘2012 YILINDAN SONRA AYRI YAPILMAYA BAŞLANDI’

    Artı Gerçek’in haberine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yetkilisi, kampın Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte düzenlendiğini ve kamp düzeninin böyle olduğunu söyleyerek, “Onların kamp alanları ile imkanları kullanılacağı için bu şekilde duyuruldu. Alevi toplumunda böyle bir ayrı gayrı yoktur. Ancak organizasyon kısmında diğer bakanlıkla hareket edildiği için onların iç düzenine müdahale şansımız yok. Yerleşik düzenleri bu şekilde” dedi.

    Konuyla ilgili görüşülen Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkilisi ise 2012 yılından itibaren kampların ayrı ayrı yapıldığını belirterek, “Kamplar ayrı ayrı yapıldıktan sonra kadınların katılımı artıyor. İstatistiklerden bunu görüyoruz. Bu sebepten dolayı karma değil ayrı ayrı düzenleniyor” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • AKP’nin kurduğu Cemevi Başkanlığı’ndan, harem selamlık gençlik kampı

    AKP’nin kurduğu Cemevi Başkanlığı’ndan, harem selamlık gençlik kampı

    PİRHA- Asimilasyon politikaları kapsamında AKP tarafından kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı harem selamlık gençlik kampı düzenliyor. Alevi derneklerine gönderilen yazıda, Aydın ve Çanakkale’de iki ayrı tarihlerde yapılacak kampa katılmaları için 10 kız 10 erkek isminin istendiği öğrenildi. 

    Alevi toplumunun tepkisine rağmen AKP hükümeti tarafından kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, asimilasyon çalışmalarına başladı.

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Bursa Şubesi’ne gönderdiği yazıyla Alevi gençleri, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün iş birliğiyle düzenlenen Gençlik Kampları’na davet etti.

    Başkanlık’ın gönderdiği yazıda, 18-25 yaş arasındaki gençlerin katılımıyla düzenlenecek kampların kız ve erkekler için ayrı tarihlerde yapılacağı belirtildi. AKD Bursa Şubesi’ne gönderilen yazıda şu ifadeler yer aldı:

    “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü iş birliği ile gençlerimiz için birkaç etkinlik düzenlenecektir.
    3-8 Temmuz 2023 tarihleri arasında Aydın Efeler Kız Gençlik Kampı, 11-16 Temmuz 2023 tarihleri arasında Aydın Efeler Erkek Gençlik Kampı, 4-7 Temmuz 2023 tarihleri arasında Çanakkale Tarih ve Medeniyet Kampı Kız Grubu, 10-13 Temmuz 2023 tarihleri arasında Çanakkale Tarih ve Medeniyet Kampı Erkek Grubu olmak üzere iki farklı şehirde etkinlikler gerçekleştirilecektir. Gruplara her iki kurumdan görevlendirilmiş uzman personel ve Kültür, Sosyal ve Dış İlişkiler Daire Başkanı Hasan Ali Uzun eşlik edecektir.

    Program kapsamında tüm ulaşım ve konaklama giderleri bakanlıklarımızca karşılanacaktır. Bu programlara 18-25 yaş aralığında olan gençler kabul edilecektir. Bu şarta uygun, programlara katılmak isteyen 10 kız ve 10 erkeğin isminin 12 Haziran 2023 Pazartesi günü saat 10:00’a kadar bize bildirilmesi gerekmektedir. Programlara kesin katılım sağlayacaklar kura ile belirlenecek olup, asil ve yedek listeler oluşturulacaktır. Kurada ismi çıkan asil kişiler ile birimler daha sonra iletişime geçeceklerdir.

    Not: Aydın Efeler Gençlik Kampı için saz çalan, cemlerde zakirlik yapan gençlerin katılımı özellikle beklenmektedir.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Fransa Alevi Kadınlar Birliği’nin eğitim kampı başladı

    Fransa Alevi Kadınlar Birliği’nin eğitim kampı başladı

    PİRHA- Fransa Alevi Kadınlar Birliği, 3 günlük eğitim kampı başladı. Kampa Fransa’nın birçok bölgesinden kadınların yoğun katılımı gözlendi.

    Fransa Alevi Kadınlar Birliği (FAKB), geleneksel olarak her yıl gerçekleştirdiği kadın kampının 3’üncüsünü gerçekleştiriyor.

    ‘Söz Kadının, Sıra Bizde’ çağrısıyla gerçekleşen kampa Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu Eşit Başkanı Rozbi Demir, Feminist Aktivist Beyhan Demir, İnsan Hakları Savunucu Selen Doğan, Fransa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Oya Yerlikaya, FUAF Kuzey Doğu Bölge Sorumlusu Sibel Kavak, Fransa Alevi Kadınlar Birliği Başkan Yardımcısı Hatice Mengi Alkan ve Alevi aktivist Gazeteci Çilem Küçükkeleş panelist olarak katılıyor.

    Üç gün boyunca sürecek kampta dünya kadın mücadelesi yanında Alevi kadınların örgütlüğü üzerine aktarımlar ve tartışmalar gerçekleşecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ateşoğulları: Cumhurbaşkanı cemevine geliyor diye cemevinin dizaynını bozmaya hakları yok-VİDEO

    Ateşoğulları: Cumhurbaşkanı cemevine geliyor diye cemevinin dizaynını bozmaya hakları yok-VİDEO

    PİRHA – Alevi örgütlenmesinde büyük emekleri olan Hukukçu Kamil Ateşoğulları, AKP’nin seçimler sebebiyle Alevi toplumuna yaklaştığını belirterek, “Cumhurbaşkanının kafasındaki düşünceyi bizler biliyoruz. Samimi değiller. Artık bir gece bekçisi bile Alevilerden alınmıyor. Çünkü onlara göre Alevilik yasaklı bir inanç” diye konuştu. Ateşoğulları, kampa götürülen Alevi gençlerine Sünniliğin öğretileceğine de işaret etti.

    Ankara’da Hüseyin Gazi Türbesi’ni ve hemen yanındaki cemevini ziyaret eden AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muharrem ayının 10’uncu günü dolayısıyla partilileri ve küçük bir Alevi grupla cemevinde posta oturarak “iftar” yapmıştı.

    Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Türbesine gitmesinin ardından tepkiler gelmeye devam ediyor. 18. Dönem Ankara Milletvekili, Alevi örgütlenmesinde büyük emekleri olan Hukukçu Kamil Ateşoğulları da Erdoğan’ın cemevine gidip posta oturmasına tepki gösteren isimlerden biri.

    “CUMHURBAŞKANI CEMEVİNE GELİYOR DİYE CEMEVİNİN DİZAYNINI BOZMA HAKLARI YOK”

    “İktidar, özellikle bu son 2-3 yıl içerisinde kendi Alevisini yaratmaya çalışıyor” diyen Ateşoğulları, AKP hükümetinin, kendine yakın bir takım dernek ve vakıflar kurdurma girişimi olduğunu anlattı. Ateşoğulları, yaklaşan seçimler nedeniyle AKP’nin, Alevi toplumuna yakınlaştığını ifade ederek şunları söyledi:

    “Temel çelişki, daha önce ‘cümbüş evi’ dediği cemevlerini neden ziyaret ediyorlar? Eğer kabul ediyorsa, cemevinin o zaman gereklerini yerine getirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanının, belediye başkanlığı döneminde neler yaptığını da biliyoruz. Toplum halen onu unutmadı. Yaklaşımı, anlayışı, geldiği kaynak belli. Cemevlerini ziyaret etmesi samimi bulunan bir şey değil. Bir cumhurbaşkanının cemevine gitmesi kadar doğal bir şey yoktur ama inkar ettiği, kabul etmediği ve başka türlü tanımlar yaptığı bir yere gitmesini tamamen bir seçim yatırımı olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanı bunu isteyebilir ama ona bu olanakları hazırlayan ve kendilerine ‘Alevi’ diyen insanlara asıl benim sözüm; onların bunu yapmamaları gerekirdi. Cumhurbaşkanı cemevine geliyor diye oranın dizaynını bozma hakları yok.”

    “ALEVİLİK, DEVLET DIŞI BİR YAPI OLDUĞU İÇİN KENDİSİNİ KORUDU”

    Kamil Ateşoğulları, iktidar tarafından açılan cemevleri ile dedelere maaş bağlanacağı konusuna da yorum yaptı. Ateşoğulları, “Kültür Bakanlığı’na bağlı cemevi yapacaklar ve o zaman o cemevleri birer bürokratik kimliğe bürünecek” uyarısında bulundu.

    “İktidarın açtığı cemevlerinde görev alan insanlar, iktidarların verdiği doğrultuda hareket edecekler” diyen Ateşoğulları şu eleştiride bulundu:

    “O cemevlerinden hayır geleceğini sanmıyorum. Çünkü devlete ait cemevi olacaktır. Bugün Diyanet İşleri Başkanlığı nasıl ki genel idare yapısı içerisindeyse o zaman da cemevi, genel idare yapısı içerisinde olacaktır. Bizler zaten o ilgili anayasanın 136. maddesinin kaldırılmasını istiyoruz ama bir taraftan da bu cemevi olursa kabul görüyor ve o zaman da bizler çelişkiye düşüyoruz. Yani Alevilik bugüne kadar devlet dışı bir yapı olarak geldiği için kendisini korumuştur. Eğer örneğin cuma günleri Diyanet İşleri Başkanlığından gelen ‘Şu metni okuyun’ derlerse buna da şaşmamak gerekir. Şimdi tam da o yöne doğru gidiyoruz. Tabii sadece devletin değil, belediyelerin de cemevi olmamalı.”

    “ASLINDA GENÇLERE SÜNNİLİĞİ ÖĞRETECEKLER”

    ‘İktidar kuşatmasının’ son olarak gençler üzerinden yapıldığını da söyleyen Ateşoğulları, “Başka bir Alevilik anlatacaklar” vurgusu yaptı. Hukukçu Ateşoğulları, AKP’nin ‘gençlik kampı’ uygulamasını geçmişte MHP’nin başlattığını belirterek “Orada askeri eğitimler verildi. Şimdi de bu gençlere sabah boru ötecek, kalkacaklar sabah namazı, kahvaltı; ondan sonra da kendi bildikleri doğrultuda bir Alevilik anlatarak onlara aslında Sünniliği öğretecekler” ifadelerini kullandı. Ateşoğulları, gençlik kampının yapıldığı Hırka Dağının ise Aleviler tarafından kutsal olduğunu söyleyerek şu bilgileri paylaştı:

    “Hacı Bektaş ve dervişler, oraya gidip zamanın şartlarında ardıç ağaçları yakarlarmış. Yaş ardıç ağacı ortama bir hava kazandırıyormuş ve sonrasında da semaha dönerlermiş. Çünkü semah aynı zamanda sözün bittiği bir yer. Böyle bir yerde bilerek bu kampı yapıyorlar. Hiç kimsenin bu kampa çocuklarını göndermemesi çok iyi olur.”

    “HACI BEKTAŞ VELİ DOSTLUK VE BARIŞ ÖDÜLÜ, NOBEL’DEN DAHA ÜSTÜN”

    Kamil Ateşoğulları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hacıbektaş ilçesine giderek farklı bir anma töreni organize etmesini de kınadı.

    “Cumhurbaşkanının kafasındaki düşünceyi bizler biliyoruz. Hacıbektaş’a gelişi de yine seçim ortamına girilmesi sebebiyledir” diyen Ateşoğulları, layık görüldüğü ‘Dostluk ve Barış Ödülü’nün önemine vurgu yaparak şöyle devam etti:

    “Hacı Bektaş Veli Anma Töreni’ndeki konuşmamda da değindim. Ödülü veren açısından bir emeğin değerlendirmesi ama ödülü alan açısından daha büyük bir sorumluluk ve yükümlülük getiriyor. O ödül sıradan bir ödül değil. Bana göre Nobel’den daha üstün bir olay. Çünkü Nobel, savaşan, insan kırımının ve doğa tahribatının bir nedamet ürünü olarak ortaya çıktı ama bizim Hacıbektaş’ta verilen ödül barış adına başladı. Çünkü Hacı Bektaş, anlatıya göre Anadolu’ya güvercin donuyla gelmiş ki, güvercin barışın sembolüdür. O nedenle bu ödül çok kıymetlidir.”

    “ALEVİLER ÜZERİNDEN GÜÇ GÖSTERİSİ YAPILIYOR”

    “İşin bir de başka bir yanı var. Bir taraftan Cumhurbaşkanı cemevlerini ziyaret ederken bir taraftan da Alevi kurumlarına ve cemevlerine saldırılar oluyor. Aklıma şu geliyor; Tayyip sonrası AKP içindeki çeşitli kanatların, Aleviler üzerinden bir güç gösterisi yapması olarak değerlendiriyorum ben bunu. Biri hoş görünmek için yaparken biri de onu sıfıra çıkaracak bir hareketle Alevilerin sempatisini değil nefretini kazanıyor. Böyle bir çelişki var. Bunun da AKP’nin kendi iç sorunu olarak düşünüyorum”

    “ALEVİLİK SIRF MUHARREM’DE AŞURE YA DA LOKMA GÜNÜ DEĞİL”

    “Saldırılar karşısında ne yapmalı?” sorusuna da yanıt veren Ateşoğulları, “örgütlere destek” vurgusuyla birlikte şu önerileri sıraladı:

    “Örgütler olarak çok olanaksız durumlar var. Şimdi Aleviliğin geleceği ile ilgili düşünülmesi gereken şeyler var. Geçmişte köylerde kurulan bir kural, kentlerde ne kadar geçerli? Oturup bunların düşünülmesi gerekiyor. Yeniden sıkı bir örgütlenmeye nasıl gidilir ve Alevilere nasıl sahip çıkılır, Aleviler kendi örgütlerine nasıl sahip çıkmalı? Aslında buradan başlamak gerekiyor. Ama maalesef Aleviler örgütlerine sahip çıkmıyorlar. Günümüz koşullarında ekonomi çok önemli. Ekonomik yönden ne kadar güçlüysen o kadar da başarılı işler yaparsın. Tüm Alevilere çağırım; bulundukları her yerde örgütleri desteklesinler ama aynı zamanda da eleştirip bazı şeyleri sorsunlar. Alevilik sırf Muharrem’de aşure ya da lokma günü değil; başka zamanlarda da sahip çıkmalılar.”

    “ALEVİ BİREYLER GECE BEKÇİSİ DAHİ YAPILMIYOR!”

    Kamil Ateşoğulları son olarak kamuda Alevi ayrımcılığının hat safhada olduğunu ifade ederek, “Son yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı da bunu ön plana çıkardı. Bırakın devlet dairesinde bir memur olmayı, bir gece bekçisi bile artık Alevilerden alınmıyor. Yazılı sınavda 95 alan insanlar mülakatta hep kaybettiriliyor. Bunlar bilinçli şekilde yapılıyor. Alevileri artık devlet dışı bırakmak için elinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çünkü onlara göre Alevilik yasaklı bir inanç.”

    Eren GÜVEN / ANKARA

  • Karakaya: Hükümet Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırmanın hesabını yapıyor-VİDEO

    Karakaya: Hükümet Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırmanın hesabını yapıyor-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından organize edilen Alevi gençlik kampı ve dedelerin götürüleceği Kerbela gezisine tepki gösteren PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, “Kıyıdan dolanarak Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırabilmenin hesabını yapıyorlar” dedi. Karakaya ekledi: Bu konuda kesinlikle taviz yok. Yolda taviz verilmez. Bizim görevimiz mücadele etmek.

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programa Kerbela’ya götürülmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, AKP iktidarı tarafından finanse edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile Kerbela gezisine dair açıklamalarda bulundu.

    “BU KONUDAKİ TAVRIMIZ ÇOK NET”

    Programlara ilişkin “Bu yeni bir çalışma değil aslında” yorumunda bulunan Karakaya, 1585 cemevinin İçişleri Bakanlığı tarafından ziyaret edilmesini hatırlatarak, “İçişleri Bakanlığı’nın kendi danışmanı üzerinden onların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik cemevlerine ziyaretler de bulunulmuştu. Bu ikinci bir versiyonu da belli kurumlar üzerinden baskı kuraraktan ikna etmeye çalıştılar. Zoraki ikna etmeye çalıştılar. Kurum başkanlarımız gidip direkt İçişleri Bakanlığı’nda görevli olan Ali Fuat Özzeybek’le görüştüler. Böyle bir çalışmaya kesinlikle karşı olduklarını, diretirlerse de bunu engellemek için elimizden gelen bütün çalışmayı sürdüreceğimizi söyledik. Bu konudaki tavrımız çok nettir” dedi.

    “ALEVİLERİ FARKLI BİR ASİMİLASYONUN ÇİZGİSİNE KAYDIRABİLMENİN HESABINI YAPIYORLAR”

    Karakaya, planlanan programların Alevileri asimile etmeye dönük olduğunu savunurken, şöyle devam etti:

    “Bu ülkede Alevilere yönelik büyük bir karalama kampanyası var. Bu kadar ötekileştirme ve nefret suçları işleniyorken eğer yapmak istiyorlarsa eğitimi düzeltsinler. Kendi çocuklarını götürsünler. Sünni çocukları götürsünler. Buraları tanıtsınlar. Yani Alevi Bektaşi öğretisini anlatsınlar ki nefret söylemini biraz da onlardan yok etmeye çalışsınlar. Kerbela’ya da hocaları, imamları götürsünler. Onların da aynı eğitime ihtiyaçları var. Yani Alevi dedesinin böyle bir işe ihtiyacı yok. Aleviler ocak sistemi içerisinde kendi görgüsünü görürler zaten.

    Kıyıdan dolanarak Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırabilmenin hesabını yapıyorlar. Buna karşı ben bir toplantıda İstanbul Valisi’ne söylemiştim. “Yanınıza birkaç cemevini alabilirsiniz. Size karşı verdiğimiz mücadeleyi onlara karşı da veririz” dedim. Bu konuda kesinlikle taviz yok. Yolda taviz verilmez. Bizim görevimiz mücadele etmek.”

    Barış KOP- Berfin YILDIZ

     

    İLGİLİ HABERLER

    > Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    > Dede Akbaba’dan AKP’nin kamp ve Kerbela planına tepki: Asimilasyon projeleri-VİDEO
    >‘Kerbela’ya götürülecek dedeler kimden rızalık aldı?’-VİDEO

    > Dertli Divani: Hiç kimse evladını hükümetin asimilasyon kokan kampına göndermesin-VİDEO

  • AKD Altınoluk Şubesi yöneticileri: AKP’nin kamp ve Kerbela projesi asimile etme provası-VİDEO

    AKD Altınoluk Şubesi yöneticileri: AKP’nin kamp ve Kerbela projesi asimile etme provası-VİDEO

    PİRHA-AKD Altınoluk Şubesi yöneticileri, AKP’nin finanse ettiği gençlik kampı ve Kerbela gezisine tepki göstererek, “Gençlerin, sorgulayan ve düşünen olmasını istiyoruz. Bu bir asimile etme provasıdır. Alevi felsefesi ne diyorsa ona uygun davranmaya gayret edeceğiz” dediler. 

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programa tepkiler sürüyor.

    Alevi Kültür Derneği (AKD) Altınoluk Şubesi Yönetim Kurulu üyelerinden, gençlik kampı ve Kerbela gezisine tepki geldi. AKD Altınoluk Şubesi yöneticilerinden Hasan Kaya ile Hüseyin Önal, konuya dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “GENÇLERİN SORGULAYAN VE DÜŞÜNEN OLMASINI İSTİYORUZ”

    Kendilerine herhangi bir davet gelmediğini belirten Hasan Kaya, şunları söyledi:

    “Bize böyle bir çağrı gelmedi. Gelseydi kabul etmezdik. Bir basın açıklamasıyla bunu sevgili halkımıza duyururduk. Biz, gençlerin ve çocukların sorgulayan, düşünen olmasını istiyoruz. Bu anlamda da böyle bağnaz, muhafazakar, tutucu düşüncelerle gençlerin yetişmemesini, bilimin, aydınlığın ışığından bir şekilde kendilerine yol bulmalarını ve o yolda yürümelerini istiyoruz. Bir sürü bilim ve aydın insanımız var. Bunların gittiği yolda yeni gençlerimizin yetişmesini, bu kültürü, inancı yaşatmalarını istiyoruz. Diyanet ile iş birliği yapan dedelerin veyahut da gençlerin oralara gitmesi hoş bir şey değil. Bunların da bir şekilde durdurulması için çok çaba sarf etmemiz gerekiyor. Gençlerimizi, insanlarımızı, çocuklarımızı aydınlatmamız gerekiyor.”

    “ALEVİ FELSEFESİNE UYGUN DAVRANMAYA GAYRET EDECEĞİZ”

    Bakanlıklar tarafından finanse edilen programların asimilasyon amaçlı olduğunu savunan Hüseyin Önal ise “Bizim hem federasyonumuz, hem de kurum içindeki arkadaşlarımız bunu doğru görmüyor. Bu bir asimile etme provasıdır. Buna karşı duruyoruz. Bizim geleneğimizde hiç böyle bir şey yok ve olmamıştır şimdiye kadar. Dedelerimiz cemlerimizde yetişir. Görgü cemlerimiz, hukuk ve eğitimin olduğu alanlardır. Bu anlamda biz cemlerimizde yetiştiririz dedelerimizi. Biz Hacı Bektaş’ın dediği gibi yönümüzü diriye döneriz, ölüye değil. Bu anlamda Hacı Bektaş’ın söylemlerinin hepsi geçerli bizim nazarımızda. Alevi felsefesi ne diyorsa ona uygun davranmaya gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • Dede Aksoy: AKP’nin Alevi çocuklara ve dedelere yönelik programı siyasi rant amaçlı-VİDEO

    Dede Aksoy: AKP’nin Alevi çocuklara ve dedelere yönelik programı siyasi rant amaçlı-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi Başkanı Nurettin Aksoy dede, AKP’nin gençlik kampı ve Kerbela gezisi programlarına tepki gösterdi. Aksoy, “Bunun sadece siyasi rant amacı ile Alevi çocuklarına ve dedelerine yönelik bir girişim olarak düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    AKP’nin organize ettiği Hacıbektaş Gençlik Kampı ve Kerbela gezisine ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi Başkanı Nurettin Aksoy Dede “Bunu sadece siyasi rant amacı ile Alevi çocuklarına ve dedelerine yönelik bir girişim olarak düşünüyorum” dedi.

    “HÜKÜMETİ SAMİMİ BULMUYORUM”

    Programlar için kendilerine yönelik gelen daveti “Bizden dede talepleri oldu fakat “hayır” dedik. İkinci olarak da bizden 10 genç istediler; buna da “hayır” dedik” ifadeleri ile anlatan Aksoy, hükümeti samimi bulmadığını söyledi.

    Aksoy şöyle konuştu:

    “Gençlik kampında neler konuşulacak? Kim ders verecek? Çocuklarımızı Alevi kampına götüren samimi bir devlet, İçişleri Bakanlığı olsaydı, mesela bu kampa Alevi dedelerini getirip, müfredatı ile ilgili hiç yorum yapmadan onlara bir ders verdirebilirdi. Kendisinin götürmesine gerek yok kamplara izin verebilir, bütçe ayırabilirdi. Nasıl ki Avrupa bu işi çözdüyse o şekilde çözebilir. Avrupa, inancı ve müfredatı ile ilgili herhangi bir yorum getirmiyor. Sadece yasalara uygun olup olmadığına bakıyor. Her inancın kültürün ya da inancının yaşaması için bir bütçe ayırıyor ve diyor ki “Onlar benim vatandaşım.”

    “ALEVİ GENÇLERİ VE DEDELERİNE YÖNELİK SİYASİ RANT AMAÇLI BİR GİRİŞİM”

    “Aleviler bu ülkenin vatandaşı ise cumhuriyetin kuruluşundan bu tarafa vergisini verdiyse, askerliğini yaptıysa çocukları neden işe alınmıyor?” diye soran Aksoy, AKP’nin girişimini samimi bulmadığını kaydetti. Aksoy, “Bunun sadece siyasi rant amacı ile Alevi çocuklarına ve dedelerine yönelik bir girişim olarak düşünüyorum” dedi.

    Aksoy, şube faaliyetlerine de değinirken, şunları söyledi:

    “Pandemiden önce 300’ün üzerinde çocuğumuza burs verdik. Çocuklar, semah, halk oyunları, bilgisayar gibi yetenek konularında üç ay kurs alıyor. Biz onlara Alevilik tarif etmiyoruz. Çocuklar, gördükleriyle, yaşadıklarıyla, deyişlerle, dostluklarıyla, arkadaşlıklarını pekiştirerek kendisini ifade etme şansına sahip oluyor. Hayata daha pozitif bakıyor ve mücadele alanının içine giriyor. Az ile yetinmeyi, dostluğu, paylaşımı daha artırmayı, elde ettiklerini başkasıyla paylaşmak gibi bir sistemin içine giriyor. Vakfımızda İngilizce kurs alıp da yetenek sınavında başarılı olan çok öğrencimiz var. Müzik alanında üniversiteleri kazanıp, öğretmen olan gençlerimiz var. Hala atamayı bekleyen gençlerimiz var. Bir ülke düşünün ki İçişleri Bakanı Alevi çocuklarını çok önemsiyor ve kamp yaptırmayı istiyor ama geri planda da işsiz bırakıyor. Alevi çocuklarının geleceği ile ilgili bir programı bile yok.”

    “ALEVİ KURUMLARININ GELECEKLE İLGİLİ YATIRIMI OLMALI”

    Türkiye’nin bir seçim sürecine girdiğini hatırlatan HBVAKV Çorum Şubesi Başkanı Nurettin Aksoy, “Seçimler yaklaşıyor. Sadece geçici bir rant elde etmek için onun hazırlığı mı; yoksa başka bir düşünce mi var? Şu anda karanlık. Sonuçlarını göreceğiz. Alevi gençleri, dedeleri buraya ne kadar katılım sağlayacaklar? Ne kadar ciddiye alınacağını göreceğiz. Ama Alevi kurumlarının da gelecekle ilgili bir projesi, yatırımı olmalı. Şimdiye kadar tarihimizi yazan bir yazarımız, hekimimiz, hukukçumuz yok. Buna benzer eksikliklerimizi tamamlayacak şekilde çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. Alevi kurumlarının, Alevi çocukları ile ilgili hem ekonomik, hem felsefi, hem de inanç bakımından çalışmalar yapması gerekiyor” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • AKD Altınoluk Şubesi yöneticilerinden AKP’nin kamp ve Kerbela planına tepki: Asimilasyon-VİDEO

    AKD Altınoluk Şubesi yöneticilerinden AKP’nin kamp ve Kerbela planına tepki: Asimilasyon-VİDEO

    PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi yöneticileri, AKP’nin finanse ettiği gençlik kampı ve Kerbela gezisine tepki gösterdi. AKD Altınoluk Şubesi Başkanı Veli Doğan, “Alevi kurumları var. Birilerinin Aleviliği öğretmeye veya asimile etmeye hakkının olmadığını düşünüyorum” dedi. Şube çalışanı Dilek Aygün ise  “Devlet eliyle yapılan bir asimile etme politikası” dedi.

    AKP hükümeti tarafından finanse edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile Kerbela gezisine tepkiler gelmeye devam ediyor. Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi Başkanı Veli Doğan, şube çalışanı Dilek Aygün ve şube denetleme sorumlusu İbrahim Şahin, konuya dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİ KURUM BAŞKANLARIMIZ GEREKLİ CEVABI VERDİ”

    Alevi kurum başkanlarının konuya ilişkin gerekli cevapları verdiğini belirten AKD Altınoluk Şubesi Başkanı Veli Doğan, “Buna dair kurum başkanlarımız gerekli cevapları verdi. Alevi örgütlülüğündeki hiçbir kuruma bu teklifler gelemedi. Bizim bu kurumlara bakış açımız da çok kesindir. O yüzden de bize şahsen öyle bir teklif gelmedi. Bunun kimsenin haddi ve hakkı da olmadığını, Alevi kurumlarının olduğunu ve birilerinin Aleviliği bir şekilde öğretmeye veya asimile etmeye hakkının olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET ELİYLE YAPILAN BİR ASİMİLASYON POLİTİKASI”

    Şube çalışanı Dilek Aygün ise gerçekleşmesi planlanan iki programı doğru bulmadığını söyledi. Aygün, “Bir kere doğru bulmuyorum. Çünkü bunun devlet eliyle yapılması asimilasyonun kapılarını sonuna kadar açıyor. Devletin Alevileri asimile etme politikası olduğunu düşünüyorum. Katılan arkadaşları da acaba yaptıkları şey doğru mu diye, şöyle bir takkelerini önüne koyup, düşünmeye davet ediyorum. Çünkü Aleviliğin anlatılarak ya da bir şeyler paylaştırarak gösterilebilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Devlet eliyle Aleviler, İslamiyet’in farklı boyutuna çekilmeye çalışılıyor. Kesinlikle karşı çıkıyorum. Devlet eliyle yapılan bir asimilasyon politikası olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN, BAKANLIĞIN DENETİMİNE GİRMESİNİ İSTEMİYORUM”

    AKD Altınoluk Şubesi Denetleme Sorumlusu İbrahim Şahin de programlara tepkisini şu sözler ile dile getirdi:

    “Ben programlara katılmıyorum. Bir Alevi vatandaşın da bakanlığın denetimi altına girmesini istemiyorum. Kendileri okusunlar, araştırsınlar, öğrensinler Aleviliğin ne olduğunu. Bizim birçok Alevi kurumumuz var. Belki parasal olarak destek olamayabiliriz. Ancak bilgisel anlamda istediklerini verecek yeterli sayıda profesörlerimiz, doçentlerimiz ya da sanatçılarımız var. Bakanlık nezdinde böyle bir şeyin yapılmasını ve gençlerimizin katılmasını doğru bulmuyorum. Yarın bir gün bir başka şey ortaya süreceklerdir. “Gelin buna da katılın” diyeceklerdir. Böylece gençliğimizi kendilerine doğru çekeceklerdir.”

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • Abdal Musa Postnişini Eriş: Gençlerin önünü açalım, hükümet kampla yanına çekmek istiyor-VİDEO

    Abdal Musa Postnişini Eriş: Gençlerin önünü açalım, hükümet kampla yanına çekmek istiyor-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, AKP hükümetinin Alevi gençlere yönelik kamp düzenlemesine tepki gösterdi. Eriş, “Gençlerimize hitap edemiyoruz. Düzen bunu çok güzel görüyor. Gördüğü içinde gençlere farklı şekilde olanaklar sunuyor ve kendi yanına çekmek istiyor” dedi.

    AKP hükümeti, 400 Alevi genç için 19-23 Ağustos tarihlerinde Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde Gençlik Kampı düzenleyecek.

    Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, gençlere yönelik düzenlenecek olan kampa tepki gösterdi. Cemevlerinde ve kurumlarda, gençlere yönelik faaliyetler yapılması gerektiğini belirten Eriş, kurumların boş bıraktığı alanları siyasi iktidarın doldurmaya çalıştığını ve bu yolla gençleri yanına çekmeyi amaçladığını söyledi.

    “GENÇLERİMİZİ YANLARINA ÇEKMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Hükümetin bu kampı neden düzenlediğinin ve gençlere bu kamplarda ne öğreteceğinin bilinmediğini ifade eden Eriş, “Kendi Alevisini mi yaratmak istiyor iktidar yoksa hakikaten bizim hayatımızı, bizim inançlarımızı, bizim ritüellerimizi daha iyi yaşamamız için mi bunu yapıyor bilmiyoruz. Yok sayılan bir topluluğun, Diyanet tarafından toparlanıp erkanını, ibadetini, cemini yapmasını anlamakta zorlanıyorum. Bunlar çocuk yaşta, daha gençler. Dedeleri gri pasaportla Avrupa’ya da göndermişlerdi. Çocukları da belli ki biraz ekonomik olarak rahatlatıp yanlarına çekmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

    “YÖNETİMLERDE GENÇLERE YER VERELİM, ÖNLERİNİ AÇALIM”

    Cemevlerinin, kurumların yozlaşmaya doğru gittiğini söyleyen Eriş, sözlerine şöyle devam etti:

    “Kurumlarımız bir rant alanına çevrilmiş gibi. Dedeler, başkanlar, yöneticiler… Dergahlarımızın, cemevlerimizin, kurumlarımızın önünü açmak lazım. Esas orada olması gereken kültürel ve inançsal faaliyetler çok yapılamıyor. 10 yıl, 20 yıl bulunduğu kurumun başkanlığını yapıyorlar. Geride durup biraz da fikri yeniliklere açık olan genç arkadaşların orada görev yapmasını istemiyorlar. Bir defa bunu aşmamız lazım. Benim buradan çağrımdır, kurumların başındaki canlar, yöneticiler tabii ki hizmetleri büyüktür onu tartışmıyorum ama yeni insanlara yer açsınlar. Çocuk babasına sormuş, ‘Baba sen mi akıllıydın, baban mı?’ diye. Babası hiç düşünmeden ‘ben akılıydım’ demiş. Çocukta demiş ki, ‘Baba kusura bakma o zaman ben de senden akılıyım.’ Gençlerin önünü açmak lazım. Gençleri oralara çekip cazibe alanları yaratmak lazım.”

    “GENÇLERE YÖNELİK FARKLI ALANLAR YARATMALIYIZ”

    Günümüzde gençlerin her şeyi bildiklerini ve farklı arayışlarda olduklarını söyleyen Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, son olarak, “Her şeyi bildikleri için sosyal, kültürel, sportif alanlar yaratmamız lazım. Bunları yaratarak çocuklarımızı oralara getirmeliyiz. Kendi kültürümüzü, inancımızı gençlere anlatabilirsek çocuklarımızı kazanmış oluruz. Gençlerimize hitap edemiyoruz. Düzen bunu çok güzel görüyor. Gördüğü içinde gençlere farklı şekilde olanaklar sunuyor ve kendi yanına çekmek istiyor” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi, gençleri hükümetin kampına gönderiyor-VİDEO

    Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi, gençleri hükümetin kampına gönderiyor-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümetinin Alevi genleri 19-23 Ağustos’ta ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’na götürme projesi Alevi toplumunda tepki çekerken, Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, üyeleri olan 2-3 genci kapma göndereceklerini söyledi. 

    İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın finanse edeceği program kapsamında 400 Alevi gencinin 19-23 Ağustos’ta ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’na alınmasına ilişkin Bağımsız Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, PİRHA’ya konuştu.

    “Bizim inancımızı kabul etmedikleri ,cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmediği yerde hükümetimizden gelen talepler var” diyen Tunca, “Örneğin ağustos ayında Hacı Bektaşi Veli anma etkinliklerine bir grup gencin götürülmesi yönünde talepler geldi. Bizler de bunun doğrusunu yaptık. Gitmeyi arzu eden, bu işi bilen, bilinçli birkaç gencimizin isimlerini yazdırdık ve Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerine (Kampa) gönderiyoruz” şeklinde konuştu.

    “RİTÜELLERİMİZİ YERİNE GETİRSİNLER”

    Tunca, cemevinde bulunan gençlerin pek çoğunun üniversite sınavına girdiğini kayıt işlemleri olacağı için Hacıbektaş’a kampa üniversite ile işi olmayan belli yaş aralığında birkaç kişinin isimlerini yazdırdıklarını ve onları göndereceklerini kaydetti.

    Bağımsız Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, “Bektaşi Veli türbesini ziyaret etsinler, ritüellerimizi yerine getirsinler, oradaki yaşadıkları şeyleri de bizlere burada ifade etsinler diye onların isimlerini verdik” dedi.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Dertli Divani: Hiç kimse evladını hükümetin asimilasyon kokan kampına göndermesin-VİDEO

    Dertli Divani: Hiç kimse evladını hükümetin asimilasyon kokan kampına göndermesin-VİDEO

    PİRHA – Ozan Dertli Divani, AKP İktidarının, Alevi inancına yönelik politikalarını eleştirerek “Biz kendi imkanlarımızla değerlerimizi yaşatmaya yeteriz. İktidarın asimilasyon politikası kokan çalışmalarının içerisine kimse katılmasın. Kimse evladını kamplarına göndermesin” dedi.

    İktidarın, Alevi dedelerini Kerbela’ya, gençleri ise Hacıbektaş’ta Hırka Dağı’nda kampa götürme projesine tepkiler sürüyor.

    Ozan Dertli Divani, bakanlıklarca yürütülen projelerin “iyi niyetten uzak” girişimler olduğunun altını çizdi. Tarih boyunca Alevi toplumunun “baskı, zulüm ve kıyımlar” yaşadığını ifade eden Dertli Divani, “Emevi geleneğinin devamı olan zihniyet, artık kesmekle, biçmekle yok edemeyeceklerini anladı ki şimdi sinsi bir şekilde Alevi toplumuna şirin görünerek, bir şeyler yapıyormuş gibi özünden koparıp asimile etmeye çalışıyor” yorumunu yaptı.

    “ALEVİLİĞİ BAŞKA İNANÇLARA BENZETME ÇALIŞMASINA GEREK YOK”

    Ozan Dertli Divani, “Hala Alevilik yok sayılıyor” diyerek iktidarın Alevi politikalarını şu sözlerle eleştirdi:

    “Alevi inancının kendine özgü ‘olmazsa olmazları’ dediğimiz, inançsal açıdan baktığınız zaman A’dan Z’ye yaptığı ritüellerin hiçbir dine, ibadet anlayışına benzemeyen, kendine özgü bir derinliği, öze yönelik bir ibadet anlayışı var. Alevi inancına mensup insanlar bütün inançlara son derece saygılıdır. İnancın özünde zaten pirimiz Hünkar Hacı Bektaş ne diyor ‘73 millete bir nazardan bakın.’ Yani ne kadar farklı inanç varsa hepsi kendine özgü bir değerdir. Bizim de kendimize özgü bir değerimiz var. Bizi de herkes böyle kabul etsin. İnsanlığın varoluşundan bugüne kadar gelmiş geçmiş bütün kültürel yapıların, inanç ve ibadet anlayışlarının benzeşen yanları olabilir. Alevi inancında da Hakk, Muhammed, Ali kavramı, 12 imam inancı vardır. Başka inançlarda da buna benzer değerler var. Ama birini diğerine benzetme çalışmasına gerek yok. Hele ki laik ve demokratik bir ülkede devletin hiçbir inancı, dini tanımlama hakkı yoktur. Bütün din ve inançlara eşit mesafede olacak ve her toplumun kendi inanç ve ibadet anlayışını özgür bir şekilde yapabilecek olanağı sağlayacak. Ve hiçbir ibadet anlayışının da bir diğerine baskı kurarak kendine benzetmeye çalışarak politikalar üretmesine müsaade etmeyecek. Yani devlet dinliye de dinsize de eşit oranda olacak. Her toplum kendi inancının gereklerini kendisi finanse etsin. Devletin ne Alevilere ne Sünnilere ne Ezidilere ne Ermenilere ne Süryanilere hiçbir inançlı topluma maddi anlamda katkı aktarmasına gerek de yok. Biz zaten bunu doğru bulmuyoruz. Her toplum kendi inancının gereklerini kendisi finanse etsin. Bizim duruşumuz söylemlerimiz bu çerçeve içerisinde.”

    “İKTİDAR, EMEVİ GELENEĞİNİN UZANTISI GİBİ ASİMİLASYON YAPIYOR”

    Ozan Dertli Divani, Aleviliğin Sünni inancı içerisinde eritilmek istendiğini söyleyerek şu cümlelerle devam etti:

    “Mutlak suretle amaçlanan bu. Yani Emevi geleneği dediğimiz, Muaviye siyaseti dediğimiz işte bu. Kendi potasında eritip, yok etmek ve kendine dönüştürmek… Tarih boyunca bu yapıldı. Bütün dünya alem biliyor ki birçok Ermeni kökenli vatandaşımız başka bir kimliğe dönüşmüş durumda. İnancını, dilini, milliyetini farklı bir şekilde ifade eder bir durumda bugün. Güneş balçıkla sıvanmaz. Bir bahçeye girdiğinizde rengarenk çiçeklerle karşılaşırsanız içiniz açılır. Bırakın insanların ırkı, milliyeti, inancı, ibadeti birbirinden farklı olsun. Farklılık zenginliktir. Hiçbir ibadeti, inancı, bir başka düşünceye benzetmeye çalışmak gibi bir yaklaşım içerisinde olmamak gerekiyor. Ne yazık ki bugün Emevi geleneğinin uzantısı olan iktidar, bunu yapıyor. Ben bir kültür elçisi kimliğimle bu konudan rahatsızım. Sadece Aleviliğe yönelik yapılan bir asimilasyon yok. Bütün farklılıkları kendine benzetmek için yüzyıllar boyu Emevi geleneğinin yaklaşımı tarih boyunca bu oldu ne yazık ki.

    “BUNLARA HİÇBİR ŞEKİLDE EYVALLAH DEMEMEMİZ GEREKİYOR”

    Ozan Dertli Divani, son olarak ailelere de çağrı yaparak çocuklarını AKP’nin Hacıbektaş’taki kampa göndermemeleri konusunda uyardı. “Bu devletin işi değildir” diyen Dertli Divani sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Bir halk ozan ve kültür elçisi kimliğim ile şunu söyleyebilirim; hiçbir inancı, dini, kültürel değeri kendi öngördüğü şekilde biçimlendirerek kendine dönüştürme çabası içinde olanlar, kim olursa olsun; ister devletin içerisinde olan bir birim, ister İçişleri Bakanlığı, ister Diyanet olsun. Bunlara hiçbir şekilde eyvallah demememiz gerekiyor. Bu oyuna gelmememiz gerekiyor. Bu işler devletin işi değil. Bu toplumun örgütlü yapısı, ocakları, dergahları, pirleri, mürşitleri, ozanları var. Eğer gerçekten samimiler ise bu toplumun kanaat önderlerine müracaatta bulunur, yapmak istedikleri niyetlerini açıklarlar. Neticesinde yapılmak istenen değerlendirilir uygun bulursa ‘eyvallah’ der uygun bulmazsa da ‘kusura bakmayın’ der. Biz kendi yağımızda kavrulan, hiç kimseden bir şey istemeyen bir toplumuz. Yüzyıllar boyunca dedelerini pirlerini, rehberlerini, aşıklarını, sadıklarını bu toplum kendi rıza lokmaları ile muhannete muhtaç ettirmediler. Biz yine kendi imkanlarımızla kendi değerlerimizi yaşatmaya yeteriz. Bu asimilasyon politikası kokan çalışmaların içerisine kimse katılmasın, kimse de evladını göndermesin derim.”

    Eren GÜVEN / NEVŞEHİR

  • Onur Şahin: Alevi gençlere kamp düzenleyen devlet, eğer samimi ise Aleviliği tanısın-VİDEO

    Onur Şahin: Alevi gençlere kamp düzenleyen devlet, eğer samimi ise Aleviliği tanısın-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Yenimahalle Şube Başkanı Onur Şahin, hükümetin veya devletin artık daha incelikli asimilasyon politikaları uyguladığını ifade ederek “Hacıbektaş Gençlik Kampı” projesini eleştirdi. Şahin, “Hacı Bektaş Dergahı dahi şu anda Alevilerin elinde değil. Bu bir utançtır ama gençler oraya götürülecek ve Alevileri, diğer ezilen kesimleri yok sayan bir resmi ideoloji gençlere dayatılacak” dedi. 

    AKP hükümetinin, 19-23 Ağustos arasında yapmayı planladığı ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’na ilişkin çabaları sürüyor. Alevi toplumu ise gençlik kampının bir tür asimilasyon projesi olduğunu ifade edip, iktidarın bu baskısını sert dille eleştiriyor.

    “İNCELİKLİ ASİMİLASYON PROJELERİ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Yenimahalle Şube Başkanı Onur Şahin, devletin son yıllarda asimilasyon projesinde baskıdan daha çok rızaya öncelik verdiğinin altını çizdi. Şahin, devletin daha incelikli asimilasyon projeleri uyguladığını ifade ederek gençlere yönelik projeye dair şunları söyledi:

    “Eskiden olduğu gibi şimdi baskı ya da katliamdan ziyade bu tür projeler geliştirmek, kendine yandaş kazanmak, işbirlikçi örgütler, inanç önderleri kazanabilmek gibi çaba gösteriyorlar. Tabii buna karşı bizim örgütlü duruşumuz çok önemli. Gençlerin, Hacıbektaş’a, inanç önderlerimizin ise Kerbela’ya götürülmesi projeleri de devletin bu incelikli asimilasyon projeleri ile bağlantılıdır. Devlet her zaman kendisine benzetmek ister. Her zaman yok edemediğini kendisine benzetmek istemiştir. Alevileri de aynı şekilde yok edemeyip, asimile edemediyse kendi belirlediği çizgide hareket etmelerini, inanmalarını, düşünmelerini sağlamaya çalışıyor. Yani bu projelerle bağlantılı devletin, Alevilere dönük politikalarının geneline baktığınız zaman böyle bir durum ortada.”

    “DEVLET, HER TOPLULUĞA BİR GÖMLEK BİÇMEYE ÇALIŞIYOR”

    Onur Şahin, siyasal iktidarın yürüttüğü projelere karşı “örgütlü bir duruş geliştirmek” durumunda olduklarını vurguladı. Özellikle Alevi kurumlarının bu konuda kamuoyunu aydınlatıcı, güçlü çıkışlar yapması gerektiğini söyleyen Şahin, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Kurumlarda bugüne kadar düzgün çalışmalar yapıldı. Bunların devamı da gerekiyor. Tabii sadece Alevi örgütlerinin değil, bu konudaki kanaat önderlerinin, yazarların, aydınların da duyarlılık göstermeleri gerekiyor. Bunun dışında devlet, her zaman her topluluğa bir gömlek biçmeye çalışıyor. Alevilere, Kürtlere tüm ezilen kesimlere bir gömlek biçmeye çalışıyor. Devlet, Aleviler konusunda çok hassas ise Alevi köylerine cami yapmaktan vazgeçsin. Devlet zorunlu din derslerine, eğitimde dinselleşmeye son versin. Eğer samimiler ise Aleviliği tanısın. Ama bu konularda hiçbir çalışma göstermeyip halen köylere cami yapıp, Alevilerin kutsal mekanlarına el koyuyorsunuz. Halen Alevileri asimile etme çabasındasınız ve sonra da böyle projeler geliştiriyorsunuz. Bunların hiçbiri samimi değil. Bunlar asimilasyon projeleridir. Devlet şu an görevini yapıyor ancak bizim de örgütlülük seviyemizi daha üste çıkarmamız gerekiyor. Şimdi örgütlü gücümüzle bunları püskürtebiliyor, teşhir edebiliyoruz ancak örgütlülüğümüz eğer zayıflarsa biz bu konuda zorluk çekmeye başlayabiliriz. Ona karşılık birliğimizi güçlendirmemiz gerekiyor.”

    “DEVLET, ALEVİLİĞE DÖNÜK TANIM GETİRMEMELİ”

    Yapılması planlanan ‘Gençlik Kampı’nın içeriğine de değinen Onur Şahin “Devletin, Alevilere dönük olumsuz bakışını ya da Alevilere biçtiği rolü onlara dayatacaklardır” dedi.

    Alevi dergahlarındaki “işgal” durumuna dikkat çeken Şahin şunları kaydetti:

    “Hacı Bektaş Dergahı dahi şu anda Alevilerin elinde değil. Oranın Aleviler tarafından idare ediliyor olması lazım. Bu bir utançtır ama gençler oraya götürülecek ve Alevileri, diğer ezilen kesimleri yok sayan bir resmi ideoloji gençlere dayatılacak. Dolayısıyla da bu tarz ideolojiler angaje edilmeye çalışılacak, ileride bu gençler kazanılmaya, belli yerlerde görevlendirilmeye çalışılacaktır. Devlet bugüne kadar bu şekilde çalışmıştır. Hatırlıyoruz, 12 Eylül döneminde birçok Alevi, Kur’an kurslarına gönderildi, dini eğitimlerden geçirildi, sonra memleketlerine gönderildi ve orada asimilasyon politikalarına katkı sunuldu. Şiacılar da aynı şekilde oldu. İran’a gidenler, orada eğitim alıp memleketine dönenler oldu ve ardından bunu aşılayıp dernekleşmeler oluştu. Bunların büyütülmesi şimdi söz konusu. Kısacası iyi niyetli bir proje değil. Asimilasyona hizmet eden bir proje. Devlet artık Alevilerin inancını nasıl yaşayacaklarına karışmamalı. Devlet, Aleviliğe dönük tanım getirmemeli. Tabii ki son dönemdeki şehirleşmeden kaynaklı olarak çoklu tanımlar ortaya çıkabilir. İnsanlar, Aleviliği farklı şekillerde yaşayabilir. Devletin görevi ise ‘Sen inancını bu şekilde yaşayacaksın, Alevilik budur’ demek değildir. Vatandaşın tercih edip inandığı şekilde yaşayabilmesini sağlamaktır. Ama devlet buna saygı duymuyor. ‘Siz benim belirlediğim sınırlar içerisinde inanıp, düşüneceksiniz’ diyor. Bu kabul edilebilir bir anlayış değil. Demokratik bir devlet anlayışına da uymamaktadır.”

    Eren GÜVEN / ANKARA

     

    İLGİLİ HABERLER:

    Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!
    >Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    >Bülbül’den, AKP’nin Alevilere yönelik etkinliklerine tepki: Oyunlardan vazgeçin!
    >Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!
    >ADFE Başkanı Fırat: Devletin 300 dedeyi Kerbela’ya yollaması kotalı asimilasyondur
    >AKD Genel Başkanı Kurt: İçişleri Bakanlığı’nın inancımıza yön vermesi doğru değil
    > 7 Alevi çatı örgütünden devlete/hükümete uyarı: Alevilere yönelik iç asimilasyondan vazgeçin!

     

  • Kılavuz’dan hükümete: Dedeleri Kerbela’ya götüreceğinize cemevlerini resmen tanıyın-VİDEO

    Kılavuz’dan hükümete: Dedeleri Kerbela’ya götüreceğinize cemevlerini resmen tanıyın-VİDEO

    PİRHA-ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, AKP hükümetinin finanse edeceği program kapsamında belirlenecek 300 dede Kerbela’ya götürülmek istenmesine tepki göstererek, “Alevilerin dedelerini Kerbela’ya götüreceğine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde karar aldırıp cemevlerinin yasal statüsünü bir kere resmen tanıyın” dedi.

    AKP hükümet Alevilerin taleplerini yerine getirmezken, mahkeme kararlarını uygulamazken Alevilere yönelik asimilasyon çalışmalarına hız verdi.

    İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın finanse edeceği program kapsamında belirlenecek 300 dede Kerbela’ya götürülecek. Ayrıca, üç bakanlığın bütçesiyle 400 Alevi genci için ise 19-23 Ağustos 2022 tarihlerinde Hacıbektaş Gençlik Kampı projesi hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bu projeler kapsamında bakanlıklardan Alevi dernekleri aranarak dede ve gençlerin gönderilmesi talep ediliyor.

    Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Selçuklulardan bugüne egemenlerin Anadolu’daki Kızılbaş Alevi inancında olanları asimile ederek kendi inanç değerleriyle eğiterek, öğreterek kendine benzetmek için büyük bir çaba içerisinde olduğunu söyledi. Kılavuz, “Ama ne yaptılarsa bunu beceremediler. Şimdi ise bu yöntemi deniyorlar” dedi.

    “Alevi gençlerini nereye götürelim? Alevi gençleri nereye götürürsek çağrışım yapar” denilerek Alevi gençlerin Hacı Bektaş’a götürülmeye çalışıldığına vurgu yapan Kılavuz, “Hacı Bektaş-ı Veli’nin de deyimini kullanarak gençleri çağırmak için öyle bir slogan yaptılar. 18-24 yaş arası gençleri çağırıyorlar. Evet, bize de çağrı geldi. Ben yok dedim. Ama belki buna giden olmaz mı? Gidenler olacaktır. Şimdi gidenler nedir? Örgütlü Aleviler değildir” diye konuştu.

    “ALEVİ GENÇLERİNİN GİTMESİ İÇİN OKULLARDAKİ ASİMİLASYONA SON VERİLMELİ”

    Alevi çocuklarının çeşitli baskı yöntemleriyle de kampa götürülebileceğine işaret eden Kılavuz, “Kurumlarımızın hiçbirinden oraya Alevi gençleri gitmez. O gençlerin gitmesi için önce okulda din ve ahlak bilgisi derslerinde çocuklarımızın asimle edilmemeli. Diğer tarafta biz Alevilerin hak talepleri var. Bu hak talepleri yerine getirilmeden çocuklarımız Hacı Bektaş’a gitmez, gitmemeli” diye belirtti.

    “HİÇBİR ALEVİ DEDESİ DE O YOLLARA DÜŞMEZ”

    İçişleri Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın finanse edeceği program kapsamında belirlenecek 300 dedenin Kerbela’ya götürülmesine de değinen Kılavuz, şunları dile getirdi:

    “Aralık ayında 300 Alevi dedesinin Kerbela’ya götürülmek istenmesi duygu istismarıdır. Gri pasaportlu dedeler, Avrupa’yı dolaşmadılar mı? Biliyoruz, görüyoruz. Şimdi de Kerbela’ya göndermek için dedeler istiyorlar. Götürmekle ne kazandırdın Alevilere? Alevi dedelerini Kerbela’ya götüreceğinize Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde karar aldırıp cemevlerinin yasal statüsünü resmen tanıyın.

    Siz Alevilerin cemevlerini tanımamışsınız, Madımak’ı müze yapmamışsınız, okullardaki çocuklarımızı asimile ediyorsunuz, Alevi köylerine patır patır cami yapıyorsunuz, işe alınırken liyakatine bakmayıp, mezhebine, kimliğine, bulunduğu bölgeye bakarak işe almıyorsun, onlarca, yüzlerce kitaplarda Alevilere kahır sözü yüklemiştir, onları çıkarmıyorsun ama Alevi dedelerini biz Kerbela’ya gönderiyoruz diyorsun. Bunu ciddi, samimi ve doğru bulmuyoruz. Ve hiçbir Alevi dedesi de o yollara düşmez diye düşünüyorum ki de öyle olmalı. Alevi dedeleri Alevice durmalı. Haklı gördüğü yere haklı, haksız gördüğü yere haksız diyebilecek cesaretle bir yürekte olmalı.”

    PİRHA/MERSİN

     

    İLGİLİ HABERLER:
    > Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!
    >Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    >Bülbül’den, AKP’nin Alevilere yönelik etkinliklerine tepki: Oyunlardan vazgeçin!
    >Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!
    >ADFE Başkanı Fırat: Devletin 300 dedeyi Kerbela’ya yollaması kotalı asimilasyondur
    >AKD Genel Başkanı Kurt: İçişleri Bakanlığı’nın inancımıza yön vermesi doğru değil
    > 7 Alevi çatı örgütünden devlete/hükümete uyarı: Alevilere yönelik iç asimilasyondan vazgeçin!

  • 7 Alevi çatı örgütünden devlete/hükümete uyarı: Alevilere yönelik iç asimilasyondan vazgeçin!

    7 Alevi çatı örgütünden devlete/hükümete uyarı: Alevilere yönelik iç asimilasyondan vazgeçin!

    PİRHA- 7 Alevi çatı örgütü, dedelerin Kerbela ve umrede, Alevi gençlerin eğitim kamplarında ehlileştirilmesine sessiz kalmayacaklarını belirterek, devletin iç asimilasyondan vazgeçmesi çağrısında bulundu. 

    İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın finanse edeceği program kapsamında belirlenecek 300 dede Kerbela’ya götürülecek. Ayrıca, üç bakanlığın bütçesiyle 400 Alevi genci için ise 19-23 Ağustos 2022 tarihlerinde Hacıbektaş Gençlik Kampı projesi hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bu projeler kapsamında bakanlıklardan Alevi dernekleri aranarak dede ve gençlerin gönderilmesi talep ediliyor.

    Bu akşam üzeri Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ortak yazılı bir açıklama yaparak, sert tepki göstererek, devletin Alevileri asimile etmek yerine, taleplerini yerine getirme çağrısı yaptı.

    7 Alevi çatı örgütü, “Alevi kurumları, Devletten ya da hükümetlerden AiHM’in cemevlerinin ibadethane olduğu kararının bir an evvel uygulanmasını, laiklik gereği devletin tüm inançlara eşit mesafede yaklaşmasını, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılmasını, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek, “Alevi dedelerinin Kerbala’da ve umrede, Alevi gençlerinin de eğitim kamplarında ehlileştirilmesine sessiz kalmayacağız” dedi.

    İşte 7 Alevi çatı kurumunun ortak açıklaması:

    “Her ne ararsan kendinde ara,
    Mekke’de Kudüs’te, hacda değil…”

    Alevi örgütlerinin, akademik çevrelerin ve tüm aydın kesimin müşterek çaba ve mücadelesiyle devlet ya da hükümetler Alevi-Sünni meselesini eşit vatandaşlık temelinde ele alıp doğru bir analizle çözüme kavuşturmak zorundadır.

    Aleviler ve bu ülke de yaşayan tüm farklı inanç grupları ülkenin vatandaşıdır.

    Sünni ve Alevi çatışmasını bilgi eksikliği ve gerici eğitim programları ile sıcak tutan devlet bu adaletsizlikten artık vazgeçmelidir. On binlerce personeliyle anayasal din hizmeti veren ve bu anlamda holdingleşen Diyanet elini cumhuriyetin laiklik ilkesinden çekmelidir.

    “EHLİLEŞTİRMEYE SESSİZ KALMAYACAĞIZ!”

    Alevilerin Devletten ya da hükümetlerden talepleri nettir:

    – AiHM’in Cemevlerinin ibadethane olduğu kararının bir an evvel uygulanması,

    – Laiklik ilkesi gereği devletin tüm inançlara eşit mesafede yaklaşması Sünni inanca göre oluşturulan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılması,

    – Zorunlu din derslerinin kaldırılması…

    Alevi inanç önderleri ve Alevi toplumu bu istekleri konusunda ısrarlı iken, bu amaçla yıllardır mücadele ederken, Devletin; Alevi dedelerini Kerbala ve umreye, Alevi gençlerini de eğitim kamplarında ehlileştirmesine sessiz kalmayacağız!

    “ALEVİLİK HAKTIR, ALEVİLİK VARDIR!”

    Aleviliğin en temel yaklaşımı, Hak ve adaleti yaşatmak ve hakikati gösterme gücünün insanda olmasıdır.
    Devlet; bu yayılmacı zihniyetle toplumlar arasında Sosyal ve siyasi huzursuzluk yaratamaz. Siyasi partiler yaptığı tartışmalar içerisinde “Aleviliği” bir yaftalama aracı görerek, nefret suçu işleyemez!
    Alevilerin bireysel inanç özgülüğüne müdahale eden devlet, inanç önderlerine kendi zihniyetiyle yaklaşma cesareti bulmuştur.

    “ALEVİ DEDELERİNİN DEVLETTEN İSTEDİĞİ ŞEY KERBELA YA DA UMRE DEĞİLDİR”

    Oysa;

    Alevi dedelerinin devletten istediği şey Kerbela, umre ya da başka dini bir etkinlik değildir. İnanç önderlerimizin amacı başka coğrafyada yaşayan halkları değiştirme ya da dönüştürmek de değildir.

    Bu nedenle irşat amacı güden hiçbir etkinlikte yer alma talepleri de yoktur.

    Bizim kıblemiz insandır; farklıkları özgürleştirme ve özüne döndürmek ve gönül almaktır, insanın yüzünde Hakkı görme cesaretidir.

    Bu nedenle bir kez daha hatırlatmak istiyoruz:

    İnanç, ahlaki ve geleneksel değerlerimizi yaşatan Alevi dedelerinin Kerbela’ya gönderilmek istenmesi Alevi toplumuyla, inanç önderleri arasına sosyal mesafe koymaya yöneliktir.

    “DİYANET, ALEVİLERİ PAZAR ALANINA ÇEKMEYİ PLANLAMAKTADIR”

    Diğer taraftan dini ticari faaliyetlere alet eden Diyanet, Alevileri de bu pazar alanına çekmeyi planlamaktadırlar.

    Aleviliği yok sayan, inanç merkezlerini tanımayan devlet, Alevi dedelerine neden itina ile yaklaşıyor? Bizler bunu sorguluyoruz, sorgulamaya da devam edeceğiz!

    Sevgili canlar;

    Geçmişten bugüne “Sünni İslam coğrafyasını “şekillendirmek adına halkları sürgün eden onların etnik yapısıyla uğraşan devlet, sürgün planını Alevilerin inançlarını değiştirme üzerine yürütmüştür. Alevileri cezalandırmış, arkasından türlü oyun ve entrikalarla onları yok saymıştır.

    Sünnileştirme adına uyguladığı sürgün politikası ile Alevileri kendi coğrafyasından göçe zorlamış, onları yol gitmez –kervan geçmez topraklarda ehlileştirmeyi planlamış ancak; her defasında büyük bir yanılgıya düşmüş, gizli ve açık bir şeklide yaptığı asimilasyonlarda boşa çıkmıştır.

    Çünkü Alevi toplumu her defasında dışa dönük müthiş bir muhalif kimlikle inancına sahip çıkmış, devrimci –ilerici ve özüne sadık bir toplum olmayı başarmıştır.

    İşte; Devletin dizayn ve tasarım çabalarına karşı sosyolojik ve kültürel yaşam tarzını şiirleriyle, deyişleriyle, nefesleriyle yeniden kuran ve muhalif bir dil oluşturarak; nice Pir Sultanlar, Nesimiler, Yunuslar yaratan Aleviler, inancının devrimci anlayışıyla günümüze gelmeyi başarmıştır.

    DEVLET ALEVİLERİN HAKLARINI İNKÂR EDİYOR!

    Çünkü;

    -Kendi fıtratı üzerine doğan Alevi çocuklarını Sünnileştirme –dönüştürme çalışmalarıyla fetihçi eğitim anlayışıyla “terbiye” etmek istiyor.

    -Döneklik ve modern devşirme üzerine yetiştirdiği gerici entelektüel öğretim kadrolarıyla Alevi çocuklarının beynini yıkamak istiyor.

    -Sünni ideoloji uğruna inançlı ve itikatlı bir toplumu sahte vaatler, tehditler, şantajlar ve zoraki çabalarla sindirmek istiyor.

    -İnsan onurundan uzak uygulamalarla Alevileri katleden bir tarihe sahip devlet, gelecek nesillerin tepkisinden korktuğu için sözde insan hakları, demokrasi, özgürlük, eşitlik söylemleriyle kendisini aklamak adına düzmece planlar yapmak istiyor.

    “DEVLET İNANÇSAL PROJELERLE İÇ ASİMİLASYON YAPMAK İSTİYOR”

    Geçmişi Alevilerin özgürlüğü ve hakları açısından ikiyüzlülükle ve şüpheyle dolu olan devlet son dönemlerde Alevi gençleri hedef almış, çeşitli eğitim ve inançsal projelerle “iç asimilasyon” yapmak istiyor. İşte tüm bunların sonucu Gençlik Eğitim kampı adı altında devletin Alevi gençlerini Hacı Bektaş’a götürmek istemesinin altında iyi niyet aramak mümkün değildir.
    Devlet; okullarda, sınıflarda, kamuda hatta sokakta tahammül etmediği Alevi gençlerini kültürel- inançsal etkinliklerle kendine devşirmek istiyor. Bizler hiçbir Alevi gencinin bu yoz, çürümüş ve fetihçi kamplarında beyninin yıkanmasına izin vermeyeceğiz!

    Alevi çocukları kamplarda değil, okullarda, sınıflarda, amfilerde ve cemevlerimizde haksızlığa, adaletsizliğe karşı duracak ve yarının ışığı olacaklardır.

    Alevi toplumu bu planları sorgulamayacak kadar aciz bir toplum değildir.

    Biz Alevi kurumları bugüne kadar Devletin asimilasyon politikalarına her alanda nasıl karşı durduysak, bugün de aynı kararlılıkla bu politikalara karşı duracağız.

    Devlete çağrımızdır; taleplerimizi yerine getiriniz, bu oyunlarınızdan ve politikalarınızdan vazgeçiniz!”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    > Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!

    > Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!

  • AABK İnanç Yol Erkan Kurulu’ndan uyarı: AKP’nin davetine icabeti düşkünlük olarak görürüz

    AABK İnanç Yol Erkan Kurulu’ndan uyarı: AKP’nin davetine icabeti düşkünlük olarak görürüz

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu İnanç Yol Erkan Kurulu’ndan AKP hükümetine sert tepki, dedelere ve Alevi gençlerine ise uyarı geldi. AKP’nin Alevi gençleri için kamp, dedeler için devletin parasıyla Kerbela’ya gezi düzenlemesinin ikiyüzlülük ve istismar olduğunu belirten İnanç Yol Erkan Kurulu, “AKP’nin Aleviliği ve Alevileri kullanması tuzak ve ideolojik bir girişimin parçası. Bu davete icabeti Alevi inanç ve öğretisine aykırı ve düşkünlük olarak görürüz” dedi. 

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programla Kerbela’ya götürülmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu İnanç Yol Erkan Kurulu, yazılı bir açıklamayla dedeleri ve Alevi gençleri uyardı. İnanç Yol Erkan Kurulu, tanımadıkları Alevi kimliği ve inanç merkezimiz cemevi ortada dururken, kamp ve gezi daveti, tam bir iki yüzlülük göstergesidir. Çağrımız nettir; Türkiye’den hiçbir Alevi dedesinin ve gençlerin bu istismar, asimilasyon ve siyasetin oy hesaplarının oyuncağı olmamasıdır. Bu davete icabeti Alevi inanç ve öğretisine aykırı ve düşkünlük olarak görürüz” dedi.

    İşte açıklamanın tam metni:

    “Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu İnanç Yol Erkan Kurulu olarak, AKP hükümetinin “400 Alevi gencine Hacıbektaş’ta kamp” ve “300 Alevi dedesini Kerbela’ya götürme” adı altındaki asimilasyon planlarına karşı kamuoyunu bilgilendirmek istiyoruz.
    Türkiye din, vicdan ve inanç özgürlüğünün olmadığı, laiklik ilkesine göre bir devlet düzenine sahip olmadığı biliniyor. Devletin Sünnilik esasına göre dizayn edildiği, laiklik karşıtı bu rejimde biz Alevilerin hak ve talepleri asırlardır yok sayılmıştır ve gasp edilmiştir.
    Halen bir Alevinin cumhurbaşkanı olmasını bile sorun gören devlet ve siyaset aklı, kamu kurumlarında üst düzey bürokraside yer almasına engel koyarken, İçişleri Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 400 Alevi gencine kamp ve 300 Alevi dedesini Kerbela’ya götürmek için ilan çıkarması manidar değil mi?

    “AKP BAKANLIKLARI 300 ALEVİ DEDESİ ARIYORMUŞ”

    AKP Bakanlıkları kaymakamlıklara gönderdikleri yazıda 300 Alevi dedesi arıyormuş.
    AABK İnanç Yol Erkan Kurulu olarak, Alevilerin gerek ulusal ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) kazandığı davaları yok sayan AKP hükümetine çağrımız vardır; bu davalarda Aleviler lehine verilen kararları öncelikle yerine getiriniz!’
    Cemevlerimizi tanıyın ve hukuka aykırı zorunlu din dersleri uygulamasından vazgeçin. Hukukun gereğini yapmak ve laiklik ilkesine göre çalışması gereken hükümet, Alevi dedeleri ve gençleri için planladığı asimilasyon planı ve seçimler öncesi Alevi istismarını şiddetle kınıyor ve red ediyoruz.

    “LAİKLİĞE AYKIRI BULUYORUZ”

    Avrupa’da hizmet veren Alevi Dedeleri, Anaları ve babaları olarak, bu davetleri ve planları red ediyoruz. Çünkü; devletin tek bir kuruşunun dine aktarılmasını, laiklik ilkesi gereği yanlış bulan biz Alevi dedeleri ve anaları, “Kerbela masrafları bakanlığımızca karşılanacak” denilmesini, laikliğe aykırı buluyoruz.
    Red ediyoruz çünkü; laik ülkelerde kamu bütçesi ile din hizmetleri finanse edilmez. Milyarlarca doları Diyanet İşleri Başkanlığı’na, din eğitimlerini ve din okullarına aktaran AKP, şimdi de çerez parası ile Alevi dedelerini kamu bütçesini laiklik ilkesine aykırı harcama suçuna ortak etmek istiyor. Biz dedeler, analar ve babalar laikliğe aykırı suça ortak olmayacağız!

    “AKP’NİN ALEVİLİĞİ VE ALEVİLERİ KULLANMASI TUZAK VE İDEOLOJİK”

    İtiraz ediyoruz çünkü; Alevilerin yıllardır dile getirdiğini “Eşit yurttaşlık ve eşit haklar” talebine kulak tıkayan, halen cemevlerimizin varlığını hukuksal olarak tanımayan, Diyanet İşleri Başkanlığı ve zorunlu din derslerini kaldırmayan AKP zihniyetinin, Kerbela istismarı üzerinden, bu türden gezi organizasyonu ile Aleviliği ve Alevileri kullanması da tuzak ve ideolojik bir girişimin parçası olarak görüyoruz.

    “BİZ AABK DEDLERİ OLARAK AKP’NİN SİYASİ HESAPLARINI BOZACAĞIZ”

    İtiraz ediyoruz çünkü; AKP erken seçime giderken, anketlerde dibe vuran oy oranlarını “Acaba Alevilerden oy alabilir miyiz” diye yaptığı hesaplarına ortak olacak “OY” olmadığımızı ifade ediyoruz.
    İtiraz ediyoruz çünkü; biz devletin Alevisi olmayacağız. Devletin inşa etmek istediği bir Alevilik anlayışına hizmet etmeyeceğiz ve izin vermeyeceğiz.
    İtiraz ediyoruz çünkü; bir yandan inkar, imha, asimilasyon ve tekçilik, diğer yandan Alevi gençlere “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ve “Dedelere Kerbela ziyareti” art niyetli bir siyaset hesabıdır. Biz AABK dedeleri olarak, AKP’nin bu siyasi hesaplarını bozacağız!

    “ALEVİ İNANÇ HİZMETLERİNİ SADECE DEDELER DEĞİL ANALAR DA YÜRÜTÜR”

    İtiraz ediyoruz çünkü; Alevi gençleri laik, demokratik, parasız eğitim istiyor, iş, aş, gelecek umudu ve özgürlükler istiyor. Alevi dedeleri ve anaları Alevilik inancı resmen tanınsın istiyor. Aleviler ise “Eşit yurttaşlık ve eşit haklar” istiyorlar.
    İtiraz ediyoruz çünkü; mezhepçi bir rejimin kuklası değil, demokratik, laik, sosyal ve hukukun üstünlüğüne ve yargının bağımsızlığına dayalı bir cumhuriyet istiyoruz.
    İtiraz ediyoruz çünkü; AKP iktidarı, erkek egemen ve devletli bir Alevilik algısıyla, erkek egemen din ve İslamcılık algısını Alevilere yüklemek istiyor. Oysa Alevilikte kadın-erkek eşiktir. Alevi inanç hizmetlerini sadece dedeler değil, analar da yürütür. Kerbela’ya “dede” götürmek bu erkek din algısının dışa vurumudur.

    “ALEVİ KİMLİĞİ VE CEMEVİMİZ ORTADA DURURKEN, KAMP VE GEZİ DAVETİ İKİYÜZLÜLÜKTÜR”

    İtiraz ediyoruz çünkü; tanımadıkları Alevi kimliği ve inanç merkezimiz cemevi ortada dururken, kamp ve gezi daveti, tam bir iki yüzlülük göstergesidir.
    Çağrımız nettir; Türkiye’den hiçbir Alevi dedesinin ve gençlerin bu istismar, asimilasyon ve siyasetin oy hesaplarının oyuncağı olmamasıdır.
    Bu davete icabeti Alevi inanç ve öğretisine aykırı ve düşkünlük olarak görürüz.
    Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.”

    PİRHA/ İSTANBUL