Etiket: KAMP

  • Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor

    Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı”nın ardından bu kez de Aralık ayında 300 dedenin Kerbela’ya götürüleceği öğrenildi. AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat sert tepki gösterdi. Mat, “Cemevlerini ibadethane saymayan, Ana/Dedelerini inanç önderi olarak kabul etmeyen devlet aklı, Alevi Ana/Dedelerini Hacca götürüyor. Alevi gençlerini Hace Bektaş Veli Dergahında buluşturmaya çalışıyor. Aleviler bunların hiç birini istemiyor. Aleviler eşit yurttaşlık hakkını talep ediyor ve kimliğinin tanınmasını istiyor” dedi.

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm bakanlıkları tarafından 19-23 Ağustos 2022 tarihlerinde düzenleneceği duyurulan “Hacıbektaş Gençlik Kampı”nın ardından “Kerbela” programının da yapılacağı öğrenildi. İçişleri Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2022 Aralık ayında planlanan “Kerbela programı” kapsamında 300 cemevi dedesinin Kerbela’ya götürüleceği belirtildi. Masraflarının bakanlıklar tarafından karşılanacağı açıklanan programın içeriğinin yakın zamanda bildirileceği ifade edilirken, konuya ilişkin valilikler tarafından kaymakamlıklara yazıların gönderildiği öğrenildi. Cemevleri ile iletişime geçilerek programa katılmak isteyen dedelerin 20 Temmuz 2022 tarihine kadar isimlerini bildirmeleri istendi.

    “ANA/DEDELERİ İNANÇ ÖNDERİ OLARAK KABUL ETMEYEN DEVLET HACCA GÖTÜRÜYOR”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat yaşanan gelişmelere sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

    “Aleviler 1. yüzyıl cumhuriyeti ile yüzleşmeli ve hesaplaşmalıdır” başlığıyla bir yazı paylaşan Mat, “Cemevlerini ibadethane saymayan, Ana/Dedelerini inanç önderi olarak kabul etmeyen devlet aklı, Alevi Ana/Dedelerini Hacca götürüyor. Alevi gençlerini Hace Bektaş Veli Dergahında buluşturmaya çalışıyor. Oysa Aleviler bunların hiç birini istemiyor. Aleviler eşit yurttaşlık hakkını talep ediyor ve kimliğinin tanınmasını istiyor” ifadelerini kullandı.

    “1. YÜZYILDA ALEVİLERİN BAŞINA GELMEYEN KALMADI”

    Mat‘ın paylaşımı şöyle:

    “Türkiye Cumhuriyeti Devleti 2023 yılında kuruluşunun yüzüncü yılını tamamlıyor. 2023 tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti 2. yüz yılına başlıyor. Anayasanın 2. maddesi: “Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” yazmasına rağmen ne hukuk, ne adalet, ne de laiklik ilkesi işletildi.

    1. yüzyıl cumhuriyetinde Alevilerin başına gelmeyen kalmadı.

    > İnkar ve asimilasyon politikaları

    > Hakaretler

    > İftiralar

    > Ötekileştiren ve dışlayan Türk/İslam sentezi

    > Katliamlar

    “ALEVİLERE YÖNELİK KUŞATMALAR HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR” 

    Yani, “pişmiş tavuğun başına gelmeyen” Aleviler ve Aleviler gibi mazlum halkların başına geldi. Aleviler; 1. yüz yıl cumhuriyetinde yaşadıklarını 2. yüz yıl cumhuriyetinde yaşamak istemiyorlarsa, 1. yüzyıl cumhuriyet ile yüzleşmek ve hesaplaşmak zorundadır. Daha 1. yüzyıl cumhuriyeti bitmeden Alevilere yönelik inançsal, siyasal, sosyal, kültürel ve teolojik kuşatmalar hız kesmeden devam ediyor.

    “ALEVİLER EŞİT YURTTAŞLIK HAKKINI TALEP EDİYOR” 

    Cemevlerini ibadethane saymayan, Ana/Dedelerini inanç önderi olarak kabul etmeyen devlet aklı, Alevi Ana/Dedelerini Hacca götürüyor. Alevi gençlerini Hace Bektaş Veli Dergahında buluşturmaya çalışıyor.

    Oysa Aleviler bunların hiç birini istemiyor. Aleviler eşit yurttaşlık hakkını talep ediyor ve kimliğinin tanınmasını istiyor. Hal durum böyleyken Aleviler adına herkes konuşuyor, kitapçık çıkarıyor, toplu buluşma organizasyonları düzenliyor.

    “ARTIK ALEVİLER, ALEVİ KURUMLARI KONUŞMALI” 

    Son sözüm: Artık Aleviler ve Alevi kurumları konuşmalı, sürece öncülük etmeli ve tüm Alevi kurumları ile birlikte Ankara’da en kısa zaman içerisinde 10 binlerin katılımıyla büyük Alevi Buluşmasını sağlamalı ve nasıl bir 2. yüzyıl cumhuriyeti istediğini ortak bir deklarasyon ile kamuoyuna sunmalıdır. Avrupa Alevi hareketi bu kapsamda her koşulda göreve ve sorumluluk üstlenmeye hazırdır. Birliğimiz daim, Bozatlı Hızır yardımcımız olsun. Aşk ile.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Özen, 3 Bakana sordu: Alevi gençlere yönelik kamp programının asıl amacı nedir?

    Özen, 3 Bakana sordu: Alevi gençlere yönelik kamp programının asıl amacı nedir?

    PİRHA – Milletvekili Zeynel Özen, İçişleri Bakanlığı, Kültür-Turizm Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın, Hacıbektaş ilçesindeki Hırka Dağında Alevi gençlere yönelik organize ettiği bir kamp programını gündeme getirdi. Özen, 3 bakanlığa ayrı ayrı yönelttiği soru önergesinde “Alevi gençlere yönelik bu kamp programının asıl amacı nedir?” ifadelerini kullandı.

    HDP Milletvekili Zeynel Özen, İçişleri Bakanlığı, Kültür-Turizm Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 19-23 Ağustos’ta Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki Hırka Dağında Alevi gençlere yönelik “El altından organize” edilen bir kamp programını Meclis gündemine getirdi.

    Üç bakanlık tarafından, programın içeriğine dair şu açıklama yapıldı:

    “İçişleri Bakanlığımız, Kültür Turizm Bakanlığımız ve Gençlik ve Spor Bakanlığımız beraber bir program gerçekleştirilecektir. 19-23 Ağustos tarihleri arasında Hacıbektaş da Hırka Dağında 400 gencimizi kamp yapmaya götürülecektir. 4 gün konaklamalı olacaktır. Tüm masraflar Bakanlıklarımız tarafından karşılanmaktadır.

    Hacı Bektaş Türbe ziyareti, Hırka Dağı yürüyüşü, Semah gösterileri, Kadıncık ana türbesi ziyareti, Göreme’de balon seyri ve konser gibi çeşitli etkinlikler gerçekleşecektir.

    Katılım yaş Aralığı 18-24 tür. Katılmak isteyenlerin kimlik bilgilerini ve iletişim numaralarını 13 Haziran pazartesi gününe kadar bildirmeniz rica olunur.”

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, bakanlıklar tarafından yürütülen programın iyi niyetli olmadığını ifade ederek konuya ilişkin şu yorumu yaptı:

    “Alevilerin henüz en temel eşit yurttaşlık haklarını bile sağlamayan ve asimilasyon çalışmaları dışında hiçbir ajandası bulunmayan AKP iktidarının Alevilere yönelik derin organizasyonları Alevi toplumunda ciddi endişelere neden olmaktadır. Alevi kurumları bilgilendirilmeden el altında gerçekleşen çalışmaların amaçlarına dair büyük soru işaretleri söz konusudur.”

    “BU KAMP PROGRAMININ ASIL AMACI NEDİR?”

    İstanbul Milletvekili Özen, konuya ilişkin hazırladığı önergesinin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu tarafından cevaplandırılmasını talep ederek şu soruları yöneltti:

    “*İçişleri, Kültür-Turizm, ve Gençlik ve Spor Bakanlıkları tarafından ortaklaşa düzenlenen bu kamp programının organizasyonu kimler tarafından yürütülmektedir?

    *Alevi gençlere yönelik bu kamp programının asıl amacı nedir?

    *Alevi gençlere yönelik bu kamp programı ile ilgili Alevi kurumlarıyla herhangi bir bağlantı kurulup, görüşleri ve rızalıkları alınmış mıdır?

    *Kamp programının içeriği Alevi yoluna uygunluğuna dair herhangi bir ön çalışma yapılmış mıdır?

    *Alevilerin Cemevlerindeki “Semah” ibadetleri ilgili mesajda neden gösteri olarak tanımlanmaktadır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Akdeniz Sanat Kolektifi, sanat ve edebiyat kampı düzenledi-VİDEO

    Akdeniz Sanat Kolektifi, sanat ve edebiyat kampı düzenledi-VİDEO

    PİRHA- Akdeniz Sanat Kolektifi, Mersin’de sanat ve edebiyat kampı düzenledi. Kampta, ekolojik sorunlar konuşuldu, paneller yapıldı. 

    Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy Şaymana Parkı’nda Akdeniz Sanat Kolektifi, bir dizi etkinliğin olduğu bir kamp düzenledi.

    Etkinliğe çok sayıda yurttaş katılırken, kampta müzik, dans gösterimi, şiir okumaları, fotoğraf sergisi, drama atölyesinin yanı sıra yazarlar kitaplarını okuyucularla buluşturdu.

    Ayrıca ekoloji sorunlarının, sanatta kadın imgesi, günümüz şiirinde imge ve yazarlığın konuşulduğu söyleşi ve paneller düzenlendi.

    Diren KESER/MERSİN

  • MEB’in kampında dini içerikli sohbetler yapılacak

    MEB’in kampında dini içerikli sohbetler yapılacak

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) okuma kampanyası adı altında 100 öğrenciyi Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın kapmlarına ücretsiz gönderme kararı aldı. Haremlik selamlık olarak planlanan kamplar, dini içerikli sohbetler ile dikkat çekiyor.

    MEB’in başlattığı “Liseliler çok okuyor çok geziyor” okuma kampanyası kapsamında, kitap okuyan ve yorumlarını video ile sosyal medyada paylaşan öğrencilerden 100’ünün ücretsiz olarak gençlik kampına gönderileceğini duyurdu. Bakanlık, lise öğrencilerinden 10 kişilik kitap okuma kulübü kurmalarını, Türk ve dünya edebiyatından iki kitabı birlikte okumalarını talep etti.

    Ozan Çepni’nin Cumhuriyet’te yer alan haberine göre, öğrencilerin okudukları kitapları birlikte yorumladıkları bir dakikalık videoları, “#cokokuyancokgeziyor” etiketiyle sosyal medya üzerinden paylaşmasını isteyen MEB, öğrencilerden 100’ünün kura ile ücretsiz olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca düzenlenen gençlik kampına gönderileceğini açıkladı.
    Öğrencilerin, 10 Ağustos’a kadar paylaşımda bulunmaları istenirken, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da konuya ilişkin yaptığı paylaşımda gençlik kampını ziyaret edeceğini belirtti.

    TARİKATLARA AÇIK KAMPLAR

    Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın gençlik yaz kampları haremlik-selamlık uygulaması ve tarikat etkinlikleri ile biliniyor. Geçen yıl bakanlığın 8 şehirde düzenlediği gençlik kamplarından bazılarına Nurcu grupların temsilcilerini konuşmacı olarak çağırdığı ve propaganda imkanı sağlanması ile hatırlanıyor. Bakanlığın geçen yılki Tokat ve Mersin kamplarında yeni nesil Nurcu yapılanmalar olan “Çay House” ve “Hayalhanem” ekipleri çocuklara “örnek” olarak davet edilmişti. Bakanlığın Tokat Almus Kampı’na Bursa merkezli “Çay House”, Mersin Silifke Kampı’na da “Hayalhanem” grubu temsilcileri konuşmak üzere davet edilerek etkinlik yapmalarının önü açılmıştı. Bakanlık bu yıl da kamplara ilişkin broşürde, “Kampta sizi neler bekliyor” başlığı ile “kişisel gelişim seminerleri” adı altında gençlere “Değerler Eğitimi – Milli/Manevi değerler” konularının işleneceği belirtilirken, seminerleri kimin vereceği ise açıklanmadı.

  • ‘Mülteci yasalarında tecavüze uğrayan kadına şans verilmeli’-VİDEO

    ‘Mülteci yasalarında tecavüze uğrayan kadına şans verilmeli’-VİDEO

    PİRHA- Sol Parti Hamburg Belediyesi Meclis Üyesi Kadriye Bakşi kadınların savaşlarda daha çok zarar gördüğünü belirterek, “Savaş bölgelerinden Avrupa’ya ulaşabilen mültecilerin çoğunluğunun erkek olduğunu görüyoruz. O kadar uzaklara gitmek için para, ilişki gibi imkanlara sadece erkekler sahip. Kadınlar komşu ülkelere kadar ancak gidebiliyor” dedi.  

    Sol Parti Hamburg Belediyesi Meclis Üyesi Kadriye Bakşi Almanya’da mülteci kadınların yaşadıkları zorlukları PİRHA’ya değerlendirdi.

    “Almanya mülteci akımının ortaya çıkmasında bizzat rol oynayan bir ülke” diyen Bakşi, “Örneğin silah satarak oynuyor, silah gelirleri elde ediyor. Bir takım ülkelerin doğal kaynaklarını yağmalayarak, oradaki pazarı ele geçiriyor ve insanların yoksullaşmasına neden oluyor” ifadelerini kullandı.

    “KADINLAR SAVAŞ GANİMETİ OLARAK GÖRÜLÜYOR”

    “Almanya Balkan savaşından bu yana nerede savaş varsa oraya asker göndermiş bir ülke” hatırlatmasını yapan Bakşi, “Dolayısıyla hem ekonomik, hem de savaş politikaları nedeniyle mülteci akımına neden olmuş oluyor. Burada iş gücüne ihtiyaç var. Hem bu şekilde kullanmak istiyor, hem de ülkesindeki yaşam standartını da düşürmek istemiyor. Yabancı düşmanlığını da kullanarak kontrol altında tutmaya çalışıyor” dedi.

    Kadınlar ve çocukların savaştan en çok etkilenen ülke olduğuna da vurgu yapan Bakşi, kadınların aynı zamanda savaş ganimeti olarak görüldüğüne dikkat çekti.

    “MÜLTECİ KADINLAR YAŞAM KOŞULLARINDAN DOLAYI TACİZE UĞRUYORLAR”

    Bakşi mülteci yolculuğunda kadınların çektiği zorlukları ise şöyle anlattı:

    “Savaş bölgelerinden Avrupa’ya ulaşabilen mültecilerin çoğunluğunun erkek olduğunu görüyoruz.
    O kadar uzaklara gitmek için para, ilişki gibi imkanlara sadece erkekler sahip. Kadınlar komşu ülkelere kadar ancak gidebiliyor. Almanya’ya mesela mülteci eşleri olarak gelebiliyorlardı. Yeni bir yasa çıktı. Şimdi artık ailelerini aldırmak da zorlaştı. Mülteci kamplarındaki yaşamlarını biliyorum. Kadınlar erkeklerle birlikte büyük salonlarda erkeklerle birlikte yatmak zorunda kalıyorlar. Soyunmak, giyinmek için aralara bezler asıyorlar. Geceyarısı çocuğunu tuvalete götürmek için erkeklerin içinden geçiyorlar. Taciz tecavüz vakaları da çok oldu.”

    “ÜLKESİNDE TECAVÜZE UĞRAYAN KADINA OTURUM VERİLMİYOR”

    Alman devletinin, yaşadığı ülkede taciz ve tecavüze uğrayan kadınlara mülteci hakkı vermediğini de belirten Bakşi, “Bu aslında çok büyük bir haksızlık. Tacize, tecavüze, takibe uğramış ve yerini bu nedenle terk etmek zorunda kalmış kadınlar var. Mülteci yasalarında buna şans vermeleri gerekiyor” diye konuştu.

    Kamplarda taciz ve tecavüz vakalarının dışarıya ırkı bir şekilde yansıdığını ifade eden Bakşi, “Bir erkek, bir kadına tecavüz etti diye değil. Suriyeli mülteciler kampta kadınlara tecavüz ediyor şeklinde yansıyor. O nedenle kadınlar her şeyi söyleyemiyor. Bunların kendisine geri dönüşümü farklı oluyor çünkü” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Maraş Girişimi’nin 2 günlük kampında önemli kararlar alındı-VİDEO

    Maraş Girişimi’nin 2 günlük kampında önemli kararlar alındı-VİDEO

    PİRHA-Maraş Girişimi, Almanya’nın Marbach kentinde 2 günlük bir kamp yaptı. Kamp programı çerçevesinde, Maraşlı dernek ve vakıfların bir çatı altında federasyonlaşması, Maraş Katliamı sonrasında yaşanan göç ve göçertilme sorunları, topraksızlaştırma, Maraş’ta çevre tahribatları, Avrupa’daki Maraşlıların sorunları tartışıldı.

    Maraş Girişimi, Almanya’nın Marbach kentinde 2 günlük bir kamp yaptı. Kamp programı çerçevesinde, Maraşlı dernek ve vakıfların bir çatı altında federasyonlaşması, Maraş Katliamı sonrasında yaşanan göç ve göçertilme sorunları, topraksızlaştırma, Maraş’ta çevre tahribatları, Avrupa’daki Maraşlıların sorunları tartışıldı.

    Kampın ilk gününde, seçilen divanın ardından programa geçildi. Maraş Girişimi üyesi Mehmet Demir, Maraş Girişimi’nin kurulduğu günden itibaren yaptıkları çalışmaları anlattı. Ovama Dokunma Hareketi ile birlikte başladıklarını kaydeden Demir, daha sonra Maraş Girişimi altında Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın bir çok kentinde örgütlendiklerini söyledi.

    Maraş Girişimi Eş Başkanı Safiye İşcan ise girişim bünyesinde kadınların örgütlenmesi hakkında bilgi verdi.

    Araştırmacı-Yazar Aziz Tunç da son dönemlerdeki asimilasyon politikalarına değinerek, yerel derneklerin önemi ve federasyonlaşmanın neden gerekli olduğu konuları hakkında bilgilendirme yaptı.

    Bilgilendirmenin ardından “Maraş’ta kadın, Avrupa’daki Maraşlı kadınların sorunları” temalı bir oturum yapıldı. Bu oturumda Jinda Pazarcık özellikle Maraş katliamının ardından kadınların Maraş’ta yaşam koşulları hakkında bilgi verdi ve Avrupa’da yaşadıkları kültürel zorluklara değindi.

    Kamp programı çerçevesinde Meyrik türküsünden hareketle çekilen ve ağıtın 40 beytinin yer aldığı Firaz Baran’ın Meyrik belgeseli gösterildi.

    Akşam saatlerinde ise Maraşlı sanatçılar küçük birer dinleti verdi. Maraş hikayelerinin de anlatıldığı etkinliğin ilk günü halaylarla sona erdi.

    Kampın ikinci gününde ise kampa katılan yöre dernekleri ile federasyonlaşma üzerine bir toplantı gerçekleştirildi. Ardından Maraş Girişimi’nin 3 aylık eylem planı yapıldı ve komisyonlar seçildi.

    Buna göre, Maraş Katliamı’nın 40. yıl dönümünde Avrupa’nın bir çok kentinde anma programları ve yürüyüşler gerçekleştirilecek. Maraşlı köy dernekleri ve vakıf temsilcileri ile bir araya gelinerek federasyonlaşma süreci bir takvime bağlanacak. Bu çalışmalar bünyesinde kadın meclisi de kurulacak. Ayrıca Maraş’ta yaşlıların bakımı ile ilgili bir proje gerçekleştirilecek. Kooperatif kurmak için altyapı çalışmaları yapılacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • PSAKD’nin gençlik kampı panellerle devam ediyor – VİDEO

    PSAKD’nin gençlik kampı panellerle devam ediyor – VİDEO

    PİRHA-  PSAKD’nin düzenlediği 4. Gençlik Eğitim Kampı ikinci gününde devam ediyor. Hacı Bektaş Veli’nin Nişabur’dan Hacı Bektaş’a uzanan yaşamı anlatıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) düzenlediği gençlik ve eğitim kampı ikinci gününde devam ediyor. Balıkesir Altınoluk’taki kampa farklı illerden çok sayıda genç ve PSAKD yöneticisi katıldı.

    Kampın ikinci günündeki ilk oturumunda Kemal Derin, ‘Şahdiz’ adlı tarihsel romanının sunumunu yaptı.

    Öncesinde Rıza Aydın, “Anadolu’nun Tarihinde Alevilik” başlıklı sunumunda Pir Sultan Abdal ve Şah Kalender Çelebi anlatmıştı. Derin de önce Şah Kalender Çelebi’yi kısaca anlattı.

    Derin, “Şah Kalender Çelebi feda geleneğinin temsilcisi olmasıdır. Şah Kalender devamcısıdır. O da teslim olabilirdi ama direnmeye devam ediyor. Sarız’dan Toroslara ulaşabilselerdi bu ayaklanma başarıya uğrayacaktı. Kalender Çelebi’yi en güzel deyişi ‘Pirlere niyaz ederiz’ de duyduk. Popüler kültür üzerinden de olsa onu öne çıkarabildik. Onları yeni kuşaklara aktarmayı görev bildim. Herkesin bu işe el atması lazım” ifadelerini kullandı.

    “IŞİD’İN KORKUSU MOĞOL KORKUSUYDU”

    Kemal Derin, Şah Kalender Çelebi’yi anlattıktan sonra tarihsel roman ‘Şahdiz’in sunumunu yaptı.

    Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin anlatıldığı roman için 2009’da İran’a giden Derin, Nişabur’dan başlayarak büyük bir bölümünü kat ederek Hacı Bektaş Veli’nin hakka yürüdüğü yere kadar izlerini sürmüş.

    Hacı Bektaş’ın yolunu sürdüğü Nişabur’dan-Hacıbektaş’a ‘Şahdiz’de ortaya çıkan çarpıcı noktaları anlattı.

    Derin’in konuşmasından satır başları şöyle:

    ‘O zamanlar Moğollar gittikleri her yeri mahvediyor. IŞİD’in o korkusu Cengizhan’ın korkusuydu. Daha onlar gelmeden insanlar göç ettiler. Hünkar’da bu korku sonucu ailesi ile birlikte 11 yaşında Nişabur’u terk ediyor. Moğollar ulaşabildikleri her yeri yok ediyorlar.

    İsmaililerin elinde olan ve ulaşılması zor olan yerler dışındaki her yer ele geçiriliyor. Bu Moğol istilasında kurtulanlar İsmaililerin kalesine sığınmışlar. Şiiler İsmaililere zındık, katli vacip demelerine rağmen onlar sayesinde ölümden kurtulmuşlardır. Hacı Bektaş’ın da bu kalelerden geçtiğini düşünüyoruz.

    “HACI BEKTAŞ VELİ DEVLETÇİ BİR ADAM ASLA DEĞİLDİR”

    O dönemde 12 imamcılık baskın bir ekol değildi. İsmaililer yani 7 imamcılar en güçlüler. Hacı Bektaş’ın orada yetişmiş olmasını da normal buluyoruz. Alamut’a kadar gittim. İsmail’in 360 kalesinden en baş kalelerinden biri. O kalede birçok insan hem güvenlik hem de sempati duymuşlar. Hacı Bektaş da onlardan biridir. Fedai olanlar da vardır. Hacı Bektaş buralardan geçerek Anadolu’ya gelmiştir.”

    “Hacı Bektaş Veli hem komutan hem de inanç önderidir. Devletçi bir adam asla değildir” diyen Derin’in sunumunun ardından da soru cevap ile devam edildi.

    Kampta bugün Aydın Birkan Özkan’ın “Alevi müziği, sanatı, kültürü”, Ali Haydar Arıkuşu’n “Geçmişten günümüze Alevilik inancı ve Alevi hareketi” üzerine söyleşileri olacak.

    BALIKESİR/PİRHA