Etiket: kayseri

  • Abbas Tan, AKP’li Esma Ersin ile yapılan toplantıyı anlattı: Amaçları Aleviliği devre dışı bırakmak!

    Abbas Tan, AKP’li Esma Ersin ile yapılan toplantıyı anlattı: Amaçları Aleviliği devre dışı bırakmak!

    PİRHA- Kayseri Hacıbektaş Veli Kültür Derneği ve Kayseri Hacıbektaş Veli Kültür Vakfı Başkanı Abbas Tan, İçişleri Bakanlığı Müşaviri Esma Ersin ile gerçekleştirilen toplantının detaylarını PİRHA’ya anlattı. Tan, “AKP zihniyeti Alevileri asimile etmek adına özellikle Alevi kimlikli insanları halkın arasına gönderiyor. Cemevlerini siyasi anlamda kullanmalarına hiçbir şekilde müsaade etmeyiz. Bir kez daha ortaya çıkıyor ki biz örgütlenmezsek, çok hızlı bir şekilde Alevi anlayışını, Alevi öğretisini devre dışı bırakacaklar” dedi.

    İçişleri Bakanlığı Müşaviri AKP’li Esma Ersin, aylardır pek çok Alevi derneğini, cemevini ziyaret edip, fotoğraf veriyor. 23 Eylül 2024 tarihinde İçişleri Bakanlığı Müşaviri Esma Ersin, Kayseri’de cemevi yöneticileri ile toplantı yaptı.
    2 saatten fazla süren toplantıya katılan Kayseri Hacıbektaş Veli Kültür Derneği ve Kayseri Hacıbektaş Veli Kültür Vakfı Başkanı Abbas Tan, toplantıda Kayseri Vali Yardımcısı’nın da olduğunu belirterek toplantının detaylarını PİRHA‘ya anlattı.

    “DEVLETTEN MADDİ HİÇBİR TALEBİMİZ YOK”

    Esma Ersin’in İçişleri Bakanlığı adına görüşme talebinde bulunduğunu belirten Abbas Tan, maddi hiçbir taleplerinin olmadığını söylediklerini kaydetti. Tan, Alevilerin asıl sorunlarını dile getirerek İçişleri Bakanına bu sorunların iletilmesi gerektiğini Esma Ersin’e söylediklerini vurguladı.

    Abbas Tan şunları ekledi:

    “Esma Ersin, ‘talepleriniz varsa onları karşılamak istiyoruz’ dedi. Biz de Kayseri Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı olarak, Kayseri Cemevi olarak ‘bizim devletten maddi hiçbir beklentimiz yok. Sizin de bize verebileceğiniz bir şey yok ama bizim sistemden, devletten istediklerimiz var. Bunları sen bakanına götürebiliyorsan, götür’ dedik. ‘Alevilik bir kendine has, bağımsız bir inançtır. Hiçbir dinle, inançla alakası yoktur. Bunu böyle kabul etmek zorundalar. Bunu kabul ettirebiliyorsa, Meclis’ten bunu geçirtebiliyorsa onu geçirsin İçişleri Bakanı’ dedik.

    “ÇOCUKLARIMIZA ZORUNLU DİN DERSİ ÖĞRETMEK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR, DEDİK”

    ‘Cemevleri, Aleviler için ibadethanedir. İbadethane olarak kabul ettirebiliyorsanız bunu yapın elektrik faturalarında konut diyorlar, daha evvel ticarethane dediler biz onlara karşı tepki gösterdik. Burası ticarethane değil ibadethanedir. Bizi bu şekilde kabul etmek zorundasınız’ dedik. ‘Sizden maddi hiçbir şekilde, hiçbir zaman bir talebimiz olmaz. Devletten Aleviler adına, cemevleri adına maddi hiçbir talebimiz olmayacaktır’ dedik. ‘Zorunlu din dersleri var, ÇEDES var, 4 gün okula 1 gün camiye projeleri var. Bunlar Aleviliği yok etme adına yapılan politikalarınızdır. Şiddetle karşıyız. Kabul etmiyoruz. Biz Aleviyiz, bizim çocuklarımıza zorunlu din dersi öğretmek kimsenin haddi değildir’ dedik.”

    “‘BİZİM HABERİMİZ OLMADAN CEMEVLERİMİZE GİDİYORSUNUZ, BU SAYGISIZLIKTIR’ DEDİK”

    Esma Ersin’e devletin Aleviler üzerinde oynayacağı oyunlara müsaade etmeyeceklerini söylediklerini belirten Tan, “Biz Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kesinlikle kabul etmiyoruz. Bizim için yok hükmündedir dedik bu toplantıda. Biz hiçbir şekilde devletin Aleviler üzerinde oynayacağı oyunlara müsaade etmeyeceğimizi söyledik. Hiçbir kurumun da kendilerinden bir talebi olmayacağını belirttik. ‘Köylere gidiyorsunuz, bizim haberimiz olmadan. Bu yapılan da bir saygısızlıktır’ dedik. Çünkü Kayseri Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı adına köylerimizde mülkiyeti bize ait olan cemevlerimiz var. Geçmişte Kültür Bakanlığı’ndan gelen görevliler, gitmişlerdi ben cemevlerine sokmadım. Bizim bilgimiz olmadan cemevlerimize giremeyeceklerini söylemiştim. Aynı şeyi bir kez daha tekrar ettim. ‘Bağımsız cemevlerinin talepleri olursa, Kayseri Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı olarak bütün maddi taleplerini karşılarız, onlar da devletten bir şey istemez’ dedik” diye konuştu.

    “AKP, ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK İÇİN, ALEVİ KİMLİKLİ İNSANLARI HALKIN ARASINA GÖNDERİYOR”

    Bu ziyaretlerin siyasi bir oyun olduğunu söyleyen Abbas Tan, Esma Ersin’in Alevi kimliğini kullanarak Alevileri asimile etmek için düzenlenen projelerde yer aldığına işaret etti.

    Tan toplantıya dair şu detayları aktardı:

    “Devletin görevlileri cemevimizi ziyarete gelebilirler, Valilik toplantı yapar, biz toplantılara katılır, düşüncelerimizi söyleriz ama bu siyasi bir düşünce, Aleviliği yok etmek adına yapılan bir çalışmadır. Bunu kendilerine de söyledik, söylemeye de devam edeceğiz. Sistem böyle çalışıyor, AKP zihniyeti Alevileri asimile etmek adına özellikle Alevi kimlikli insanları halkın arasına gönderiyor. Esma Ersin de ısrarla Alevi olduğunu dillendiriyordu. Ben de ‘bir keklik zaman zaman ortaya çıkıyor’ dedim. O da anlayacağını anladı. AKP’nin bir politikasıdır. Kendilerine göre buldukları Alevileri çıkartıyorlar.

    “BİZ ÖRGÜTLENMEZSEK ALEVİ ÖĞRETİSİNİ DEVRE DIŞI BIRAKACAKLAR”

    Kayseri’ye gelen İçişleri Bakanlığı Müşaviri Esma Ersin, geçmişte AKP ilçe yöneticiliği yapıp milletvekili adayı olan biri. Bugün gelmiş, devlet adına görüşmeler yapıyor. Biz örgütlü Alevilerin bu konuda tavrının net olması gerekiyor. Cemevlerini siyasi anlamda kullanmalarına hiçbir şekilde müsaade etmeyiz. Bir kez daha ortaya çıkıyor ki biz örgütlenmezsek, çok hızlı bir şekilde Alevi anlayışını, Alevi öğretisini devre dışı bırakacaklar.”

    Buse Nehir DEMİR/PİRHA

  • Abbas Tan: Yeni cemevleriyle birlikte amacımız Aleviliği aktif hale getirmek-VİDEO

    Abbas Tan: Yeni cemevleriyle birlikte amacımız Aleviliği aktif hale getirmek-VİDEO

    PİRHA- Kayseri Hacı Bektaş-i Veli Derneği ve Vakfı Başkanı Abbas Tan, Alevi inancının unutulmaması için köylerde cemevi inşaatlarının sürdüğünü söyledi. Tan, Kayseri Cemevi yönetimi olarak bütün cemevlerinin aktif hale gelmesi için mücadele sürdüreceklerini söyledi.

    Kayseri Hacı Bektaş-i Veli Derneği ve Vakfı Başkanı Abbas Tan, Kayseri’nin Sarız ilçesinde cemevi olmayan köylerde inşaatların başlatıldığını belirtti. Birçok köyde ise cemevi inşaatının bitirildiğini aktaran Tan, Alevi inancını daha aktif hale getirmek için mücadele edeceklerini vurguladı.

    Abbas Tan, özellikle Kayseri, Sivas, Maraş, Yozgat ve Adana’daki Alevi köylerinin büyük bir kısmında cemevlerinin olduğunu, cemevi olmayan köylerde ise inşaat yapımının devam ettiğini belirtti.

    “CEMEVİNİN İNŞAATI BİTTİKTEN SONRA SÖZLEŞMEYLE VAKFA BAĞLANACAK”

    Abbas Tan, Kayseri Hacı Bektaş-i Veli Kültür Vakfı olarak 1992’de örgütlenmeye başladıklarını, 2002’den sonra aktif bir şekilde cemevlerinin hızla arttırılması konusunda çalışma yaptıklarını söyledi. Tan, son olarak Kayseri merkezinin Sarıoğlan ilçesinin İğdeli Köyü’nde bir cemevinin hizmete girdiğini ifade etti.

    İnşaatları bitirildikten sonra cemevlerinin sözleşmeyle Kayseri Cemevi’ne bağlanacağını söyleyen Tan, “Felahiye’nin Acırlı Köyü’nde cemevi inşaatımız bir-iki aya kadar bitmek üzere. Yine Sarız merkezde bir cemevi inşaatımız devam ediyor. Sarız Dallıkavak Köyü’nde cemevi inşaatı sürüyor. İnşaat bittikten sonra cemevlerinin tapusu Kayseri Hacı Bektaş-i Veli Vakfı’na devredilecek şekilde bir sözleşme imzaladık” diye konuştu.

    “KÖY CEMEVLERİNİ SAHİPLENMEYE ÇALIŞIYORUZ”

    Alevi köylerinin bir kısmında cemevi çalışmalarının devam ettiğini, bazıları için de izinlerin sonuçlanmasını beklediklerini dile getiren Tan, “Sarız ilçesinin Darıdere köyünde inşaat izni alındıktan sonra çalışmaya başlayacağız. Bölgede bugüne kadar sahiplenilmeyen köy cemevleri ve yöre derneklerini sahiplenmeye çalışıyoruz. Yıl sonuna doğru 10 tane cemevine kavuşmayı hedefledik. Sarız ilçesine bağlı 9 tane cemevi var. Köy yasasının olduğu süreçte cemevleri köye ait iken Büyükşehir yasası statüsüne göre ilçe belediyelerine geçti. Onların devrini almak için mücadele veriyoruz” dedi.

    “ALEVİ DEĞERLERİ ÖN PLANDA OLACAK”

    Cemevlerinin cenaze hizmetleriyle sınırlı kalınmayacağını, Alevi inancının öğretilmesi için çalışmaların yapılacağına dikkat çeken Tan, “Özellikle amacımız sosyal, kültürel faaliyetleri artırmak, eğitim vermek. Yaz okullarıyla birlikte saz kursu ve Alevi öğretisini, Alevi değerlerini ön plana çıkarmak istiyoruz” diye konuştu.

    “MÜCADELEMİZ, CEMEVLERİNİN AKTİF HALE GELMESİ YÖNÜNDE”

    Abbas Tan, Develi ilçesine bağlı 4 Alevi köyünde cemevi olmasına rağmen, tapu problemi olduğu için şu hususlara dikkat çekti:

    “Adana’nın Tufanbeyli ilçesindeki 6 Alevi köyünde inşaatı devam eden cemevleri var. Yine bölgeye yakın olan Göksun’un 26 Alevi köyünde büyük oranda cemevleri var ve hizmet veriyor. Kayseri Cemevi olarak bölgedeki bütün cemevi ve köy dernekleriyle temas halindeyiz. Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı 9 Alevi köyü, Yozgat’ın Çayıralan’ın 4 köyüyle tamamen ortak hareket ediyoruz. Cemevlerinin daha aktif hale gelmesi için Kayseri Cemevi olarak mücadelemiz devam ediyor.”

    Kamber YILDIZ/KAYSERİ

  • ‘Göçmenlerle dayanışmaya devam edeceğiz’ – VİDEO

    ‘Göçmenlerle dayanışmaya devam edeceğiz’ – VİDEO

    PİRHA – Göçmen düşmanı saldırılara karşı Şişhane Meydanı’nda açıklama yapan 34 emek, meslek ve demokratik kitle örgütü, pogromların, nefret saldırılarının ve ırkçı politikaların karşısında durarak göçmenlerle dayanışmaya devam edeceklerini vurguladı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesinin çağrısıyla Şişhane Meydanına bir araya gelen 34 emek, meslek ve demokratik kitle örgütü, Kayseri’de Suriyeli mültecilere karşı yapılan ırkçı saldırıları protesto etti. Yüzlerce kişinin katıldığı eylemde, “Irkçılığa ve göçmenleri hedef gösteren saldırılara karşı dayanışmayı yükseltiyoruz” pankartı açılırken, sık sık, “Yaşasın hakların kardeşliği”, “İstismarın faili göçmen değil erkektir”, “Irkçılık öldürür dayanışma yaşatır” sloganları atıldı.

    Basın açıklamasını İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, okudu.

    Kayseri’de 3 gün önce bir çocuğun Suriyeli bir erkek tarafından cinsel istismara maruz bırakılması haberi üzerine kışkırtılan grupların Suriyelilerin yaşadığı mahallelere saldırıp, araçları ve evleri yakmaları, işyerlerini talan etmeleri ile başlayan olayların, istismar olayının ötesinde açık bir göçmen düşmanlığı saikiyle ve göçmenlerin can güvenliklerini tehdit eder boyutta yayılarak devam ettiğini ifade eden Yoleri, dün Antalya’da Ahmet Handan El Naif isimli göçmen çocuğun sokakta yürürken önünün kesildiğini ve bıçaklanarak öldürüldüğünü kaydetti. Yoleri, açıklamanın devamında şunlara yer verdi:

    “NEFRET SALDIRILARI GÖÇMEN DÜŞMANI POLİTİKALARDAN BESLENENLERİ GÜÇLENDİRİYOR”

    “Biz, çocuk istismarı ve erkek şiddetini önleme ve cezalandırma yükümlülüğünün kamu kurumlarında olduğunu ve bu olaylar bahane edilerek örgütlenen nefret saldırılarının göçmen düşmanı politikalardan beslenenleri güçlendirdiğini biliyoruz. Biz, bu topraklarda göçmen olarak yaşamak zorunda kalanların emperyalizmin kışkırttığı bölgesel paylaşım savaşlarının sonuçlarını yaşadıklarının, AB ülkelerinin iltica hakkını tanımayarak AKP-MHP iktidarının inşa ettiği baskıcı rejime su taşıdığının, seçim kampanyalarında Suriyelileri “sorun” olarak tanımlayıp ülkelerine göndermekten bahsedenlerin bu göçmen düşmanı düzeneği sürdürdüğünün farkındayız.

    “GÖÇMENLERLE DAYANIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Göçmen işçilerin insanlık dışı koşullarda yaşamalarının ve çalışmalarının nedeninin ise sermayenin kâr hırsı olduğunu, tıpkı erkek şiddetinin ırkı, dini, milliyeti olmadığını bildiğimiz gibi biliyoruz. Biliyoruz ki ne düşük ücretlerin ne yüksek kiraların, ne enflasyonun nedeni göçmenler değil, ülkeyi yönetenlerin politikalarıdır. Göçmenlere karşı saldırganlığa ve ırkçılığa temel sağlayan da yine hükümetin mülteci haklarını tanımayan yaklaşımıdır. Olası bir katliam, bir pogrom olasılığı da gözetilerek acilen göçmen karşıtı saldırıların durdurulması için etkin önlemlerin alınmasını, saldırganların cezalandırılması için adli sürecin aciliyetle işletilmesini istiyoruz. Pogromların, nefret saldırılarının ve ırkçı politikaların karşısında durarak göçmenlerle dayanışmaya devam edeceğiz.”

    İMZACI KURUMLAR

    Antikapitalistler, Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İstanbul Şubesi, DEM Parti Göç ve Mülteciler Komisyonu, DSİP, Eko Anarşistler, Ekoloji Birliği, Emek ve Adalet Platformu, Enternasyonal Dayanışma, Göç Araştırmaları Derneği, Göç İzleme Derneği, Göçmen Sendikası Girişimi, Halkların Köprüsü Derneği, Hepimiz Göçmeniz Irkçılığa Hayır Platformu, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De,  İşçi Demokrasi Partisi, İşçi Emekçi Birliği, İklim Adaleti Koalisyonu, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, İnsan Hakları Gündemi Derneği, İstanbul Geri Dönüşüme Katkı Derneği, İzmir Mülteci Dayanışma Platformu, İzmir Müzisyenler Derneği, İzmir Yeşil Gelecek Derneği, Jineps Gazetesi,  Kadın Dayanışması Marksist.org, Mülteci Medyası, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, Sınırsız Dayanışma, Validebağ Direnişi, Validebağ Savunması, Yaşamak Sosyal Alan ve Dayanışma Derneği, Yeşil Sol Parti Mültecilerle Dayanışma Çalışma Grubu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kayseri’de bir çocuğa cinsel istismarda bulunan kişi tutuklandı

    Kayseri’de bir çocuğa cinsel istismarda bulunan kişi tutuklandı

    Kayseri’de dün 7 yaşındaki çocuğu cinsel istismara maruz bıraktığı gerekçesiyle gözaltına alınan Suriyeli İ.A. tutuklandı.

    Kayseri’de dün 7 yaşındaki çocuğu cinsel istismara maruz bırakan istismarcı tutuklandı.

    Melikgazi ilçesi Danişmentgazi Mahallesi’ndeki pazar yerinde bulunan tuvalette amcasının kızı 7 yaşındaki M.A’yı cinsel istismara maruz bırakan Suriye uyruklu İ.A’nın (26) emniyetteki işlemleri tamamlandı.

    Adliyeye sevk edilen İ.A, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

    67 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

    Bu arada, Kayseri’de dün 7 yaşındaki çocuğun istismara maruz bırakıldığı iddiasının ardından yabancı uyruklu şahıslara ait ev, iş yeri ve araçlara zarar verilmesine ilişkin 67 kişi gözaltına alındı.

    NE OLMUŞTU?

    Danişmentgazi Mahallesi’nde yabancı uyruklu bir erkek, 7 yaşındaki çocuğu istismara maruz bırakırken yakalanmıştı. Özel Harekat polisleri tarafından gözaltına alınan şüpheli bölgeden uzaklaştırılırken, kalabalık grup yabancı uyruklulara ait araçları ters çevirmiş, iş yerlerini de ateşe vermişti. İstismar iddiasının ardından kentte yaşanan olaylarda 14 emniyet mensubu ve 1 itfaiye eri yaralanmıştı.

    Kayseri Valiliği, “Danişmentgazi Mahallesi’nde Suriye uyruklu bir şahsın küçük yaştaki Suriye uyruklu bir çocuğa yönelik taciz davranışı neticesinde emniyet birimlerimizce şahıs gözaltına alınmış olup çocuğumuz ise birimlerimizce koruma altına alınmıştır” açıklamasını yapmıştı.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise, “Mağdur çocuk, kardeşleri ve anne emniyetteki işlemlerin ardından devlet korumasına alınmıştır” ifadelerini kullanmıştı.

    Cinsel istismar iddiası ve sonrasında yaşanan olaylara ilişkin yayın yasağı getirilmişti. Hakimlik, soruşturma dosyası hakkında kısıtlama kararı da vermişti. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da olaylara ilişkin 67 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’nin kazandığı Pınarbaşı Belediyesi’ne kayyım atandı

    CHP’nin kazandığı Pınarbaşı Belediyesi’ne kayyım atandı

    PİRHA  – CHP’nin kazandığı ancak seçimlerin iptal edildiği Pınarbaşı Belediyesi’ne 2 Haziran’da tekrarlanacak seçime kadar Kayseri Vali yardımcısı Ömer Tekeş kayyım olarak atandı.

    Kayseri’nin Pınarbaşı Belediyesi’nde CHP yüzde 33,30, MHP ise yüzde 31,18 oy aldı. 3 Nisan tarihinde mühürsüz torba teslimi nedeniyle Pınarbaşı Belediyesi ve İlçe Belediye Meclis Üyeliği seçimleri, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından iptal edildi. Seçimin 2 Haziran tarihinde yenilenmesine karar verilmesinin ardından Pınarbaşı Belediye Başkanlığı’na seçimlere kadar Vali Yardımcısı Ömer Tekeş kayyım olarak atandı.

    Valilik tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Pınarbaşı Belediye Başkanlığı’na, seçimlerin yenileneceği tarih olan 2 Haziran 2024 tarihine kadar valilik makamının oluru ile Kayseri Vali Yardımcısı Ömer Tekeş görevlendirilmiştir” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Aleviliği yok etme politikası; o memura cemevi ziyareti için izin vermedim’

    ‘Aleviliği yok etme politikası; o memura cemevi ziyareti için izin vermedim’

    PİRHA – Kayseri Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Cemevi Başkanı Abbas Tan, dedelerin devlet kadrosuna alınıp maaşa bağlanmasını tehlikeli bulduğunu söyledi. Tan, “Bu görevlendirdikleri personele bir süre sonra ‘Cemlere kimler geldi? Lokmaları kim getirdi? Köyünüze kimler gelip gidiyor’ diye de soracaklardır. Aleviliği yok etme politikasını yaşatmaya çalışacaklar” diye konuştu.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması gibi talepleri var. Bunun yanı sıra katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi gerektiği yönündeki ısrarlar da süregidiyor. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları dahi tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    CEMEVLERİNİ ZİYARET ETMEK İSTEYEN GÖREVLİYE RED!

    Kayseri HBVAKV Cemevi Başkanı Abbas Tan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı görevlilerinin, Kayseri’ye de gelerek Alevi köylerini gezdiklerini belirtti. Yazar Abbas Tan, Kayseri’de 48 Alevi köyünün olduğunu ve bu köylerin içerisinde sadece 9 köyde cemevinin olduğu bilgisini de verdi. Devletin görevlendirdiği memurların, cemevi olan köylere ziyaret gerçekleştirdiğini belirten Tan, şu bilgileri paylaştı:

    “Kayseri Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak Kayseri merkezde bir cemevimiz var. Bunun yanı sıra Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde tapusu bize ait olan İğdeli Cemevi de mevcut. Ayrıca Felahiye ilçesinde de Acurlu köyünde Cemevi inşaatımız var, ilgili memur oraya gidecekmiş. Oraların bizim olduğunu öğrenince uzman kişi, telefonla beni aradı. ‘Cemevine gideceğim izniniz olursa’ diye sordu. Ben de ‘hayır öyle bir iznim olmaz’ dedim. Eğer kurumu temsilen gidiyorsanız telefonla arayarak değil, yazılı bir başvuru yaparsınız ya da nezaketen gelir ziyaret edersiniz biz de deriz ki ‘devlet adına birileri gelmiş, ne yapmak istiyor, niyeti nedir?’ öğrenir, insanlarımıza da birinci ağızdan aldığımız bilgileri paylaşırız. ‘Saygısızlık etmeyin, bir yerlere de gitmeyin’ dedim. Sonrasında yanıma gelen Hacıbektaşlı bir Alevi memur çocuğun söylediklerini dinlediğimde çok da ciddiye alınacak bir çalışma olmadığını gördüm. Köylere gideceklerini söylediler. Ben de Alevilerin bunu kabul etmeyeceğini belirttim. Kayseri’de öğrenebildiğimiz kadarıyla iki köyde bunlara ‘Tamam’ demişler. Onlar da bir görevli, yani dede değil, hizmetli alınacak diye Develi ilçesinin bir köyünde dernek başkanı yoksul bir ailenin ismini vermişler.”

    “İNSANLARI HUZURSUZ ETMEYİN, DEDİM”

    Abbas Tan, maaşa bağlanacak kişilerin ne türde bir hizmet verecekleri konusunda da soru işaretlerinin olduğunu belirtti. “Söylenenler birbirini tutmuyor” diyen Tan, maaş teklifindeki tehlikeyi şu sözlerle anlattı:

    “Birinci planda ‘köyden bir kanaat önderi, geçmişte cemevlerinde hizmet vermiş biri olacak’ deniliyor ama diğer taraftan ‘binanın bakımını, temizliğini yapacak biri’ deniliyor. Yani çok net ifade yok. O kadroda görevlendirecekleri kişinin hangisi sıfatla ne yapacağını da kendileri de bilmiyor. Gelen memura ‘Alevilerin sadakaya ihtiyaçları yok. Seçim arifesinde yeni bir politika, yeni bir anlayışla Alevi köy ve cemevlerine gidip de insanları huzursuz etmeyin’ dedim. Gelen kişi de ‘Ben Görevimi yapıyorum’ dedi. O da haklı, sonuçta bir memur. Kayseri’de sadece bir köyden; o da maaşa bağlansın diye kabul edilmiş fakat şu ana kadar da herhangi bir bilgi kendilerine gelmemiş. Kayseri ve yöresinden Alevilerin çok büyük bir kısmı özellikle örgütlü Alevilerden bugüne kadar ‘Evet bu kadroyu  biz de alalım. Bizim de hakkımızdır’ diyen bir tek insan çıkmadı.”

    İSTİHBARAT KADROSU MU OLUŞTURULUYOR?

    Toplumda, dedelerin maaş bağlanılması sebebiyle ayrışma yaşanacağını da belirten Abbas Tan, sözlerine şu cümlelerle devam etti:

    “Bu bir siyasi yatırım. Alevileri çok sevdiklerinden, Alevilerin hakkı olduğu için değil ama siyasi bir yatırım ve Alevileri bölüp parçalama politikasıdır. Çünkü mevcut devlet anlayışı da iktidar da Aleviliği hala bir yere oturtamadı. Hala bir inanç bir yaşam biçimi olarak görmüyor. Diğer taraftan cemevlerini ibadethane olarak kabul etmiyor. Ama şimdi kalkıyor ‘cemevine kadro vereceğim’ diyor. Peki cemevinin statüsü nedir? Hala bu noktada net değiller. Ama Aleviler için gelecekte ciddi bir sıkıntı yaratacaktır. Bunu bir tehlike olarak görebiliriz. Çünkü yapılan uygulamanın net ortaya koyduğu bir şey yok. Eğer samimilerse bu projede Türkiye’de Alevi Bektaşi Federasyonu var. Fakat federasyon ve diğer çatı örgütlerle görüşülmeden ‘Ben yaptım oldu’ diye hareket etmiş olmaları tehlikenin boyutunu çok net şekilde gösteriyor. Bu görevlendirdikleri personele bir süre sonra ‘Cemlere kimler geldi? Gelen lokmalar neydi, kim getirdi, ne kadar getirdi?’ diye soracaklardır. Belki bir süre sonra bu köye kimler gelip gidiyor diye de soracaklardır. Bu mevcut durum benim için bir şüphe. Çünkü Develi‘nin Alaylı köyünde kışın 8-10 ev kalıyor. Okullar açıldıktan sonra köyde kimse kalmıyor. Oraya koyulan kadrolu insan başka ne iş yapar? Eğer dede ise tıpkı cami imamlarına cuma günleri bir fetva gönderip de vaize ‘şunları söyleyin’ denildiği gibi dedelere de diyecekler. Böyle bir kadronun, örgütlü Alevilerin görüşü alınmadan kırsaldaki insanlara böyle gitmeleri çok gayri ciddi. Biz özellikle örgütlü Aleviler, böyle bir kadronun, oluşumun hep karşısındayız. Bizi götürüp Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlayan anlayış o zaman cami derneklerini de götürsün bakanlığa bağlasın.

    “BU ÇALIŞMA ALEVİLERİ KARŞI KARŞIYA GETİRME POLİTİKASI”

    Şu an dede mi yoksa ehil kişi mi adını da bilmiyoruz ama cemevlerine görevlendirdikleri personel, hangi kadrodan olacak? Sonuç itibariyle bu çalışma Alevileri karşı karşıya getirme politikası taşıyor. Bir takım insanlara gidip İslam anlayışı diye Alevilikte olmayan yeni bir anlayışı ön plana çıkartmaya çalışacaklar. Alevi İslamcılar ya da Müslüman Aleviler, Alevilere karşı devletten ya da başka yerlerden alacakları güçlerle Aleviliği yok etme politikasını yaşatmaya çalışacaklar diye bir kaygımız var.”

    Eren GÜVEN/KAYSERİ

    İLGİLİ HABERLER:
    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO

    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO
    15-Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO
    16-‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO
    17-‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO
    18-‘Gülsev Kaya: Biz ulufeyle, parayla, maaşla tarif edilecek bir geçmişe sahip değiliz’ – VİDEO
    19-‘Büyükşahin: Alevileri kendi kirli işlerine ortak etmek istiyorlar ‘– VİDEO
    20-‘Karaoğullarından: Maaşı kabul eden ‘Hınzır Paşa’lara geçit vermeyeceğiz’- VİDEO
    21-Güleç: Hedefleri Alevi kurumsallaşmasının ulaşamadığı yerleri ele geçirmek – VİDEO
    22-‘Alevilerin bu kötü gidişata bir an önce dur demesi lazım’
    23-Sazcı: Dedelere maaş, makbul ve makul bir Alevilik yaratma girişimidir-VİDEO
    24-‘Dedelere maaş teklif edilmesi Aleviler üzerinde dayatmayı yaratır’- VİDEO
    25-‘Cemevi Başkanlığı’nın asimilasyonunu anlatmak için cemevlerine, köylere ulaşmalıyız’- VİDEO
    26-‘Nakibüleşraf rolü üstlenip secere dağıtmaya yeltenecekler!’
    27-‘Aleviliği yok etme politikası; o memura cemevi ziyareti için izin vermedim’

  • Alevi örgütlerinden, deprem bölgesinde sosyal ve psikolojik destek hizmeti!

    Alevi örgütlerinden, deprem bölgesinde sosyal ve psikolojik destek hizmeti!

    PİRHA – Utrecht Alevi Kültür Merkezi (AKM) ile Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi ortaklığındaki gönüllüler, deprem bölgesinde sosyal hizmetle birlikte psikolojik destek vermeye başladı.

    Utrecht Alevi Kültür Merkezi’nin projesiyle Maraş merkezli depremler sonrasında yıkıma uğrayan illerde sosyal hizmet ve psikolojik destek konusunda çalışmalar başlatıldı.

    Hizmet ekibinde Sağlıkçı Salime Tarihçi, Klinik psikoloğu Ali İhsan Yaka, Sosyal Antropolog Hasan Harmancı, Araştırmacı Yazar Abbas Tan, Yol Hizmet Yürütücüsü Enver Cemal Şahin ve Sosyal Hizmet Uzmanı Nadir Sayın yer aldı.

    Projede ismi bulunan Ahmet Karabulut dedenin ise Almanya’da süren grevler nedeniyle uçağı iptal oldu ve çalışmalara katılamadı.

    Yedi kişilik ekip, Kayseri’den yola koyulup ilk olarak Maraş’ın Elbistan ve Nurhak ilçelerine bağlı köylere uğradı. Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde de izlenimde bulunan ekibin sonraki durakları Akçadağ ve Ören ilçeleri olacak.

    “BÜYÜK BİR ÇARESİZLİK MEVCUT”

    Çalışmaları hakkında PİRHA’ya konuşan Nadir Sayın, Adıyaman merkez ve ilçelerine de gideceklerini belirtip, sonrasında ise Maraş’ta çalışmalarını sürdürüp Kayseri’ye dönüş yapacaklarını söyledi. Bölgede psikolojik ve sosyal hizmet konularında insanların ihtiyaçlarının neler olduğunu tespit ettiklerini anlatan Sayın, “Şu anda insanların ruhsal depresyonu söz konusu. Moralleri çok bozuk. Büyük bir çaresizlik içerisindeler. Bunları tespit edip raporlaştıracağız” dedi.

    “ÖNCELİKLİ İHTİYAÇ BARINMA VE PSİKOLOJİK DESTEK”

    Nadir Sayın, çalışma yürüttükleri bölgelere tüm Avrupa ve Türkiye’den Alevi örgütlerinin ulaştırdıkları erzakları götürdüklerini de vurguladı. Sayın, şunları söyledi:

    “Tüm Alevi toplumu ve örgütlerinden pek çok alanda çok değerli ve gerekli yardımlar olmasına karşın ‘Psikolojik ve Sosyal Hizmet’ çalışmaları henüz proje olarak yok. Biz bu çalışmamızı projelendirdik, bir hafta kadar çalışıp, gözlemlerimizi yapıp, dokunabileceğimiz insanlara yardımlarımızı yapıp, raporlandıracağız. Ardından raporumuzu özellikle Alevi toplumuna, federasyonlara ve konfederasyonumuza sunacağız.

    Şu anda ise Malatya’da, köylerde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Depremzedelerle bir araya geliyor, onları dinliyor, toplantılar yapıyoruz. İnsanlar halen acı ve çaresizlik içerisinde. Büyük bir moral ihtiyacı söz konusu. Yaptığımız bu sosyal, psikolojik hizmet ufak bir dokunuş merhem mahiyetinde oluyor.

    “ÖNCELİKLİ İHTİYAÇ BARINMA VE PSİKOLOJİK DESTEK”

    Avrupa’dan birçok Alevi kurumu, barınma konusunda girişimlerde bulundu. Barınma gerçekten de büyük bir ihtiyaç. Artık yiyecek ve gıdaya pek ihtiyaç yok. Öncelikli ihtiyacın barınma ve psikolojik destek olduğunu gördük. Mesela çocuklar şu an eğitim yapamıyor. Hiçbir sosyal yaşantıları yok. Bu insanların travmalarının artmaması için sosyal ve psikolojik hizmet verilmesi gerektiğini belirtiyoruz. 7 kişiyle çalışma yürütüyoruz. Benimle birlikte Halil İzci isimli canımız da gönüllü olarak Almanya’dan gelip kendi alanında ihtiyaç sahiplerine erzaklar dağıtırken, aynı zamanda ekibimize katıldı ve bölgeyi tanıdığı için bize rehberlik hizmeti de sunuyor.

    Bulgularımızla, izlenimlerimizle psikolojik ve sosyal alanda gereklilikler nedir, ne olması gerekir boyutunu raporlaştıracağız ve ardından Alevi toplumuna sunacağız.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • ADFE Başkanı Fırat: Depremden etkilenen ailelere destek vermek istiyoruz

    ADFE Başkanı Fırat: Depremden etkilenen ailelere destek vermek istiyoruz

    PİRHA- Depremden sonra 7 Alevi çatı örgütünün koordinasyonlu bir şekilde deprem bölgelerine gittiğini söyleyen Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, “Deprem sonrasındaki süreçte Alevi örgütleri olarak insanlara yardımcı olmak için çalışmalar yürüttük. Bundan sonrası için de etkili bir şekilde çalışma yürütmek gerekiyor” dedi.

    Maraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından on binlerce yurttaş yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı.

    Alevi kurum temsilcileri Kayseri’de toplantı gerçekleştirdi. Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, toplantıya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “OKUYAN ÇOCUKLARA BURS VERMEK İSTİYORUZ”

    Depremden sonra 7 Alevi çatı örgütünün koordinasyonlu bir şekilde deprem bölgelerine gittiğini söyleyen Celal Fırat, “Deprem sonrasındaki süreçte Alevi örgütleri olarak insanlara yardımcı olmak için çalışmalar yürüttük. Bundan sonrası için de etkili bir şekilde çalışma yürütmek gerekiyor. Deprem bölgelerinde ciddi hasarlar var, biz Alevi örgütleri olarak insanlara destek olmak istiyoruz. Bazı köylere depremin 23. günü olmasına rağmen çadır gitmedi. Bundan sonraki süreç için firmalarla görüşüp çadır alıp ihtiyaç sahibi ailelerimize vermek istiyoruz, tek geçim kaynağı hayvancılıksa ve depremde onları kaybetmişse o konuda da ailelere destek vermek istiyoruz ve depremden etkilenen ailelerin okuyan çocuklarına burs vermek istiyoruz” dedi.

    “BU ZALİMLİKLERİ BİZLERE YAPANLARI UNUTMAYACAĞIZ”

    Devletin deprem sürecinde olmadığını belirten Fırat, şöyle devam etti:

    “Devlet, halen insanlarımızın cenazelerini göçük altından çıkartamadı. Devletin üzerinde etkin bir şekilde baskı oluşturmamız gerekiyor. İnsanlar depremin 23. gününde çadır bulamazken, devletin bir kurumu olan Kızılay çadır ve gıda satıyor. Her şeyin paraya dönüştürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz maalesef, insani odakların tamamen görülmediği problemli bir süreç yaşıyoruz. Bu zalimlikleri bizlere yapanları unutmayacağız ve hep beraber bu enkazların altından kalkacağız.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Aşık Fedai Baba, Avustralya’daki mezarı başında anıldı-VİDEO

    Aşık Fedai Baba, Avustralya’daki mezarı başında anıldı-VİDEO

    PİRHA- Yüzlerce şiir ve eser geride bırakarak ölümsüzleşen Aşık Fedai, Hakk’a yürüyüşünün yıldönümünde mezarı başında anıldı. Anmada, Aşık Fedai ve Aşık Fedai gibi değerlerin unutulmaması gerektiğinin altı çizildi.

    “Aşık kimdir? Toplum içinde misyonları nedir? Bugün neden varolanlar sahiplenilmiyor ya da aşıklık geleneği geçmişte mi kaldı?” gibi soruları çoğaltmak mümkün. Alevi inancında önemli bir yere sahip olan aşıklar yeterli değeri görmüyor.

    Bu isimlerden biri de Aşık Fedai (Mehmet Bağdaş). 31 Aralık 2020’de Hakk’a yürüyen Aşık Fedai, 1937 yılında Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Dallıkavak köyünde doğdu. Aşık Fedai’nin dedesi Ali Pise, Dersim’den Adıyaman’a, oradan da Maraş ve Kayseri’nin Sarız ilçesine göçmüş, bu ilçeye bağlı Dallıkavak köyüne yerleşmiştir.

    Sinemilli Ocağı’nın mensubu olan Aşık Fedai, babasının eğitmen ve okumayı seven biri olması ve evlerinde bolca kitap olması nedeniyle kendini geliştirmesini sağlamıştır.

    Aşık Fedai’nin kendi deyimiyle o dönem Dallıkavak Köyü bir kültür yuvasıydı, akşamları köylüler bir araya gelir saz çalar Alevi deyişleri söyler, bir çok konu üzerine sohbetler yaparlardı. Bu gelenek Aşık Fedai’yi de sarar. Daha 14 yaşındayken şiir yazıp besteler yapar, söylerdi. Şiirlere, deyişlere ve saza ilgisi köylerine gelen âşık ve dedeler vasıtasıyla oluşmuş. 1955 yılında babasını ve bir kardeşini trafik kazasında kaybettikten sonra ailesinin yükünü o devralmış, yaşadığı bu trajedi şiirlerine de yansımıştır. Önceleri inanç temelli (Alevi) şiirler yazarken, 1970’lerde ise politik ve sosyal içerikli şiirler yazan Aşık Fedai’nin Kürtçe şiirleri de vardır.

    AŞIK FEDAİ DE GURBET YOLUNDA

    Bir çok aşık gibi Aşık Fedai de gurbetin yolunu tutar. 12 Ekim 1983 yılında Avustralya’ya yerleşen Aşık Fedai’nin gurbetteki hayatı ve ülke özlemi şiirlerine de yansır.

    AŞIK FEDAİ YÜZLERCE ESER BIRAKTI

    Aşık Fedai’nin, 1991 yılında yaklaşık 200 şiirden oluşan “Ömür Denen Yolculuk” şiir kitabını yayımladı. “Binboğanın Şirin Köyü Dallıkavak” DVD olarak, “Efkar”, “Dallıkavak” adlı müzik CD’leri ve seslendirdiği yüzlerce eserden oluşan kasetleri mevcuttur. 500’den fazla şiiri, iki roman ve otobiyografisi yayınlanması için hazırlanıyor. Ayrıca Kürtçe şiir kitabı basım için hazırlık aşamasındadır. Eserleri birçok sanatçı tarafından seslendirildi ve seslendiriliyor.

    SAZIYLA BİRLİKTE FAWKNER MEZARLIĞI’NDA TOPRAĞA SIRLANDI

    82 yıllık yaşam süresinin son iki yılında kanser tedavisi gören Aşık Fedai, 2020’ye girildiği gece Hakk’a yürüdü. Vasiyeti üzerine sazıyla birlikte Fawkner Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    AŞIK FEDAİ DOĞDUĞU TOPRAKLARININ SESİYDİ

    Aşık Fedai, Hakk’a yürüyüşünün yıldönümünde, gazeteci ve CANTV programcısı Elif  Tabak, Hallac-ı Mansur Cemevi Kurucu Başkanı Serdal Çınar ve Avusturalya Alevi Toplum Konseyi Başkanı Huseyin Duman tarafından mezarı başında anıldı.

    Anmada konuşan Elif Tabak, Aşık Fedai’nin topraklarının sesi olduğunu dile getirerek, mezarının gurbette olmasının hüznünü yaşadığını belirtti.

    Diren KESER-Elif TABAK/AVUSTRALYA

  • Kayseri’de cemevi önüne çanta, balta ve tespih bırakan 5 kişi gözaltında

    Kayseri’de cemevi önüne çanta, balta ve tespih bırakan 5 kişi gözaltında

    PİRHA- Kayseri Cemevinin önüne beyaz renkli bir otomobil ile gelen 5 kişi 1 adet kahverengi çanta, 1 adet kırmızı renkli beze sarılı balta ve 1 adet tespih bırakarak uzaklaştı. Valilik olayla ilgili 5 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

    Kayseri‘nin Battalgazi Mahallesi’ndeki cemevi önüne şüpheli paket bırakan beş kişi gözaltına alındı. Valilik konuya ilişkin yaptığı açıklamada, S.A., H.A., B.A., S.Ö. ve C.S. isimli 5 zanlının gözaltına alındığını bildirdi.

    CEMEVİ ÖNÜNE ÇANTA, BALTA VE TESPİH BIRAKTILAR

    Melikgazi ilçesi Battalgazi Mahallesi’nde bulunan cemevi önüne 13 Ekim’de saat 16:00 sıralarında beyaz renkli bir otomobil ile gelen 5 kişi 1 adet kahverengi çanta, 1 adet kırmızı renkli beze sarılı balta ve 1 adet tespih bırakarak uzaklaştı.

    Bırakılan paketleri görenlerin durumu polise bildirmesi sonrası olay yerine gelen polis ekipleri paketi fünye ile patlatarak imha etti. Kamera kayıtlarını inceleyen polis, otomobille gelen S.A., H.A., B.A., S.Ö. ve C.S. isimli şahısları yakalayarak gözaltına aldı.

    KAYSERİ VALİLİĞİ: ŞAHISLARIN CEMEVİNE YÖNELİK PROVOKATİF EYLEM GİRİŞİMİ

    Kayseri Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada olayla ilgili şunlar ifade edildi:

    “13.10.2022 tarihinde kendilerini sanatçı olarak tanıtan şahısların cemevine yönelik provokatif eylem girişimleri İl Emniyet Müdürlüğümüzün titiz çalışmaları neticesinde amacına ulaşamadan tespit edilerek engellenmiştir. Dün akşam saat 17:00 sıralarında Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne ‘Battalgazi Mahallesi’nde bulunan Cemevi önünde şüpheli paket bulunduğu’ ihbarı yapılması üzerine Emniyet ekiplerimiz adrese intikal etmişlerdir. Cemevi merdivenlerinde 1 adet kahverengi çanta, 1 adet kırmızı renkli beze sarılı balta ve 1 adet tespihin bulunduğu görülmüş, çevrede bulunan kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu, saat 16.10 sıralarında beyaz renkli bir otomobil ile 5 şahsın malum adrese gelerek 1 şahsın video çektiği, diğer 2 şahsın ise cemevi merdivenlerinde bulunan malzemeleri bırakarak ayrıldıkları tespit edilmiştir. Şüpheli paket kontrollü bir şekilde patlatılarak imha edilmiştir. İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yapılan tespit çalışmaları sonucunda sanatçı olduklarını ifade eden S.A., H.A., B.A., S.Ö. ve C.S. isimli zanlılar yakalanarak gözaltına alınmışlardır. Konuyla ilgili çalışmalar Emniyet Müdürlüğümüzce titizlikle devam etmektedir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Erdoğan’ın açılışını yaptığı Kayseri’deki cemevini köy halkı yapmış

    Erdoğan’ın açılışını yaptığı Kayseri’deki cemevini köy halkı yapmış

    PİRHA- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7 Ekim’de Şahkulu Dergahında canlı yayınla açılışını yaptığı Kayseri’deki cemevinin köylüler tararından yapıldığı açığa çıktı. Artı Gerçek’in haberine göre, açılışı yapılan Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi Eskiyassıpınar Mahallesi’ndeki cemevini Aleciler kendi imkânları ile yapmışlar. O gün töreni yapılan ise cemevine ek olarak inşa edilmeye başlanan yapı.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 Ekim’de İstanbul’da bulunan Şahkulu Sultan Dergahında canlı yayın bağlantısı ile biri Kayseri’de olmak üzere dört cemevi açılışı ve 11 ilde cemevi temel atma törenlerine katıldı.

    Temeli atılan cemevlerinden biri de Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi Eskiyassıpınar Mahallesi’nde bulunuyor.

    Artı Gerçek’in haberine göre, mahallede Alevilerin kendilerine yetecek potansiyelde bir cemevi zaten vardı. Bu cemevini kendi imkânları ile yapmışlardı. O gün töreni yapılan ise cemevine ek olarak inşa edilmeye başlanan yapıydı. Söz konusu yapıda inşaat faaliyeti sürüyor. Tören öncesi mahallede hummalı bir çalışma yapıldığını anlatan mahalle halkı, daha iyi görünmesi için cemevi duvarlarının yeniden boyatıldığı bilgisini verdi.

    Köyde yaşayan bazı Alevi yurttaşlar, durumu bir seçim propagandası olarak nitelendirdi. Köy sakinlerinden Hüseyin Kurt, devletin kendilerine hizmet etmek durumunda olduğunu vurguladı.
    Kurt, “Biz Aleviyiz, bizim oyumuz belli, yerimiz belli. Bunu AK Parti yapmıyor. Bunu devlet yapıyor. Biz de bu devletin vatandaşlarıyız. Hizmet insanlar içindir biz de bu hizmetten yararlanmak zorundayız. İlla AK Parti’ye oy verecek halimiz yok. Bunu AK Parti yapmıyor, bunu devlet yapıyor. Bugün AK Parti gider yarın başkası gelir. Hükümet bize hizmet yapmak zorundadır. Burası ek bina olarak yapıldı, bunu yaptı diye bizden oy alacak hali de yok.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

  • Kayseri’de annesiyle Çerkesçe konuşan gence ırkçı söylem tepki çekti

    Kayseri’de annesiyle Çerkesçe konuşan gence ırkçı söylem tepki çekti

    PİRHA-Kayseri’de bir otobüsle seyahat ederken annesiyle Çerkesçe konuşan gence yolculardan biri “Bu ülke Türklerin ülkesi, Türk. Her şey Türk’tür, Çerkes değil” sözleriyle ırkçı saldırıda bulundu. Çerkes Dernekleri Federasyonu konuya ilişkin yaptığı paylaşımda “Anadilinde (Çerkesçe) konuştuğu için bir gencimize, kin ve nefret kusarak sözlü tacizde bulunan ırkçı faşisti şiddetle kınıyoruz” dedi. Gazeteci İnci Hekimoğlu da tepki gösterdi. 

    Kayseri’de bir genç, annesiyle bindiği otobüste Çerkesçe konuştuğu için otobüsteki bir kişinin ırkçı söylemlerine maruz kaldı.

    Annesiyle konuşan genci hedef alan kişi ayağa kalkarak, “Bu ülke Türklerin ülkesi, Türk! Her şey Türk’tür, Çerkes değil. Bu ülkede ikinci dil konuşulmaz; Kürt olsun, Çerkes olsun… Kim olursa olsun. Bu ülke Türk’tür” şeklinde bağırdı. Irkçı söylemde bulunan kişinin yanındaki bir başka kişi de “Çift dil konuşulduğunda ülke karışır” diyerek, şahsa destek verdiği görüldü. Irkçı söyleme maruz kalan yolcunun ise “Tamamdır abi, eyvallah” dediği duyuldu.

    “ANADİLLERİMİZİ KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Görüntülerin ortaya çıkmasından sonra tepkiler de gelmeye başladı. Çerkes Dernekleri Federasyonu bir açıklama yaparken, “Kayseri’de toplu taşıma aracında (belediye otobüsü) annesi ile telefonda anadilinde (Çerkesçe) konuştuğu için bir gencimize, kin ve nefret kusarak sözlü tacizde bulunan ırkçı faşisti şiddetle kınıyoruz. Konu hakkındaki gelişmeleri ve süreci yakından takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Gazeteci İnci Hekimoğlu ise “Hiç hırlama! Çerkesce anadilimiz ve anadillerimizi konuşmaya devam edeceğiz!” paylaşımıyla duruma tepki gösterdi.

    (HABER MERKEZİ)
  • Sarız’da Örtülü Köyleri Festivali’nin 2’ncisi düzenlendi

    Sarız’da Örtülü Köyleri Festivali’nin 2’ncisi düzenlendi

    PİRHA- Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Küçük Örtülü ve Büyük Örtülü köylerindeki yurttaşların ortak düzenlediği Örtülü Köyleri Festivali’nin 2’ncisi gerçekleştirildi.

    Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Küçük Örtülü ve Büyük Örtülü köylerindeki yurttaşların ortak düzenlediği Örtülü Köyleri Festivali’nin 2’ncisi yapıldı.

    Kayseri, Sivas ve Maraş illerinin kesiştiği noktada bulunan Küçük Örtülü Köyü’nde düzenlenen festival, Avrupa’da yaşayan ve yazın memleketlerine gelen Alevi yurttaşlar tarafından gerçekleştiriliyor.

    Festivale çevre illerden ve köylerden de çok sayıda yurttaş katılım gösterdi.

    Memleketlileriyle bir araya gelen yurttaşlar, köy meydanında kahvaltı sofrası kurdu. Ardından köy derneği başkanı, birlik ve dayanışma mesajı verdiği konuşmasını yaptı. Konuşmaların ardından ise yurttaşlar kahvaltı eşliğinde sohbetler etti.

    Festival, söylenen türküler eşliğinde halayların çekilmesiyle son buldu.

    PİRHA/KAYSERİ

     

  • Darıdere Cemevi’nin adı ‘Kayseri İl Müftülüğü Cemevi Darıdere’ olarak değiştirildi

    Darıdere Cemevi’nin adı ‘Kayseri İl Müftülüğü Cemevi Darıdere’ olarak değiştirildi

    PİRHA- Kayseri’ye bağlı Darıdere Köyü’ndeki Pulo (Pullu) Dede Türbesi’nin elektrik aboneliğindeki  ‘Darıdere Cemevi’ olan adının ‘Kayseri İl Müftülüğü Cemevi Darıdere’ olarak değiştirilmesine tepki gösteren Kayseri Cemevi Başkanı Abbas Tan, “Diyanet elini cemevlerinden çekmeli” dedi.

    Kayseri ili Sarız ilçesinde Darıdere Köyü’ndeki Pulo (Pullu) Dede Türbesi’nin elektrik aboneliğindeki  ‘Darıdere Cemevi’ olan adı ‘Kayseri İl Müftülüğü Cemevi Darıdere’ olarak değiştirildi.

    Kayseri Cemevi Başkanı Abbas Tan, yaşanan duruma tepki göstererek Alevilerin ciddi bir asimilasyon ile karşı karşıya olduklarını belirtti. Tan, söz konusu durum düzeltilmediği takdirde yargıya başvuracaklarını da sözlerine ekledi.

    “CİDDİ BİR ASİMİLASYON POLİTİKASI İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    “Devlet, yasalarla Aleviliği ve cemevlerini yok sayarken, Diyanet aracılığıyla cemevlerini başka bir amaç için mi kullanmaya çalışıyor?” diye soran Tan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

    “Türkiye’de binlerce cemevi yapıldı ancak resmi bir sıfat verilmedi. Elektrik aboneliği yapılırken ‘Ticarethane’ statüsü ile abonelikler tescil edildi. Alevi kurumları bu duruma ciddi tepki gösterdiler ve mevcut iktidar bu defa da aboneliği değiştirerek ‘Konut’ aboneliğine dönüştürdü. Bu aboneliğe de tepkiler devam ederken yeni bir uygulama ile karşılaşıldı.

    Kayseri ili Sarız ilçesinde Darıdere Köyü’ndeki Pulo (Pullu) Dede Türbesi, yıllar öncesi elektrik aboneliği yapılırken tüketici adı ‘Darıdere Cemevi’, tüketici grubu adı ise ‘İbadethaneler Aydınlatma’ olarak tescil edilmiş. Bir ay önce ve son gelen elektrik faturasında abone ismi bir kez daha değişmiş ve ilginç bir abonelik oluşturulmuştur.

    Yeni abone ismi: Kayseri İl Müftülüğü Cemevi Darıdere.

    İlgili elektrik şirketinden yeterli bilgi alamayınca Kayseri Cemevi Avukatlarımız ile birlikte devreye girerek müdahalede bulunduk. Basit gerekçeler gösterdiler ve yazılı müracaat ediniz de düzeltelim dediler. Yazılı müracaatımız olmayacak ve bu hafta içerisinde düzeltilmez ise yargıya başvuracağımızı belirttikten birkaç saat sonra arayarak düzeltme talebinde bulunduklarını söylediler.”

    PİRHA/KAYSERİ

  • HDP Alevi Masası üyeleri, Sarız’da ‘Alevilere eşit yurttaşlık hakkı’ kampanyasını anlattı

    HDP Alevi Masası üyeleri, Sarız’da ‘Alevilere eşit yurttaşlık hakkı’ kampanyasını anlattı

    PİRHA – HDP Milletvekili Zeynel Özen, MYK Üyesi Turgut Öker ve PM Üyesi Sultan Özcan, “Alevilere eşit yurttaşlık hakkı” kampanyası dahilinde Kayseri’deki Alevi köylerini ziyaret etti.

    Halkların Demokratik Partisi bünyesindeki Alevi Masası tarafından hazırlanan “Alevilere eşit yurttaşlık hakkı” kitapçığının içeriği topluma anlatılmaya devam ediliyor. Başlatılan kampanya dahilinde yurttaşlarla bir araya gelen partililerin bugünkü durağı Kayseri oldu.

    İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, MYK Üyesi Turgut Öker ve PM Üyesi Sultan Özcan, Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Tavla, Ördekli ve Darıdere köylerine ziyarette bulundu. “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyası ile ilgili yurttaşları bilgilendiren HDP Alevi Masası üyeleri, bölgedeki kutsal mekanlara da ziyarette bulundu.

    PİRHA/KAYSERİ

  • Tan: İran’daki Yaresanlarla Türkiye’deki Aleviler bağ kurmalı -VİDEO

    Tan: İran’daki Yaresanlarla Türkiye’deki Aleviler bağ kurmalı -VİDEO

    PİRHA- Kayseri HBVAKV Cemevi Başkanı Abbas Tan, İran’da yaşayan Alevi toplumuna ilişkin gözlemlerini paylaşarak, “İran’daki Yaresanlarla Türkiye’deki Alevilerin mutlaka iç içe olmalı ve ilişki içerisine girip bağ oluşturmalı. Özellikle asimilasyon politikalarına karşı bu mutlaka yapılmalı” dedi.

    Kayseri Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Abbas Tan, İran’a yaptıkları geziyi PİRHA’ya anlattı.

    İran’da yaşayan Alevi toplumuna ilişkin gözlemlerini paylaşan Tan, İran’da da Aleviliğin Türkiye’deki gibi bir inanç olarak tanınmadığını hatta ‘yasak’ olduğunu belirtti. Şii rejimin baskıları ve asimilasyon politikalarına karşı Alevilerin direndiğini de vurgulayan Tan, Türkiye’deki Alevilerin Avrupa’yla olduğu gibi İran’daki Alevilerle de bağ kurması, dayanışma göstermesi gerektiğini söyledi.

    “İRAN’DA ALEVİLER 3 BÖLGEDE YOĞUN OLARAK YAŞIYORLAR”

    İran’da üç farklı bölgede Alevilerin yoğun olarak yaşadığını ifade eden Tan, Alevilerin en büyük topluluğunun bulunduğu bölgenin Kirmanşah olduğunu aktardı.

    Bu bölgede dergahlarında bulunduğunu sözlerine ekleyen Tan, “Aleviler Urmiye ve Tebriz bölgesinde de yoğun olarak yaşıyorlar. İran’daki Alevi nüfusunun 20 milyon civarında olduğunu söylüyorlar. İran’daki Aleviler tıpkı Türkiye’de olduğu gibi inançlarını özgürce yaşayamıyorlar. Çünkü İran’da da Alevilik yasaklı bir inanç. Devlet Aleviliği yasaklıyor ancak Aleviler kendi içerisinde inançlarını yaşamaya çalışıyorlar. Kendi ocakları var. Değişik bölgelerde 7 Alevi Ocağı kendi talipleriyle birlikte Aleviliği yaşatma mücadelesi veriyor. Yaklaşık 12 ya da 13 tane cemhanenin (cemevi) olduğunu söylediler. Ancak hepsini ziyaret edemedik. Yeni cemhaneler de yapıldığını belirttiler. Kendi inançlarını kendi imkanları ölçüsünde gizli gizli yapıyorlar ve biz de olduğu gibi gözcü (bekçi) marifetiyle inançlarını yaşatmaya, yaşamaya çalışıyorlar” diye konuştu.

    “ALEVİ İNANCI YASAK ANCAK ALEVİLER BİRBİRİNİ GÖRÜNÜŞLERİYLE SOKAKTA TANIYABİLİYOR”

    İran’daki Alevilerin büyük bir kısmının Kürt Alevi olduğu bilgisini de veren Tan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Goranice ve Farsça konuşuyorlar genelde. Türkçe konuşanlar da var. İbadetlerini genelde Goranice ve Farsça yapıyorlar. İran’da son dönemde biraz daha yumuşama söz konusu. Resmiyette Alevi inancı diye bir inanç yok. Alevilerin sayısı net olarak belli değil. Tahminler üzerinden bir sayı oluşturuluyor. Ama birbirlerini çok rahat bir şekilde tanıyabiliyorlar. Sokakta gezerken büyük bir kesimin Yaresan yani Alevi olduğunu hissediyoruz, anlıyoruz. Erkeklerin görünüşünden, kadınların giyinişinden anlaşılabiliyor bu. Alevi erkeklerde bıyık kesme diye bir olay yok. Bıyıksız olanları ceme dahi almıyorlar. Bu bir simgeyi temsil ediyor. Birbirlerini daha rahat tanımak için kullanıyorlar. Orada bir ceme katıldık. Cem de kadın erkek ayrımı yoktu. Kadınlar ve erkekler yan yana oturuyorlardı ancak oradaki kadınların kanunen kılık kıyafetleri kapalı olmak zorunda. Başları kapalı olmak zorunda ancak dergahta gördüğümüz kadınların başı açıktı. Türkiye’de gördüğümüz Kürt Alevi kadınlarla aynı tarzda giyiniyorlardı. Kadınlar mutfak bölümünde biraz daha ağırlıklı olarak çalışıyordu ancak lokma dağıtımı sırasında 6 kişi bu işi yapıyordu ve 4’ü erkekti. Koşullara göre kim uygunsa işi o yapıyor.”

    “PİRLERİN SÖYLEMLERİNDEN OLUŞTURDUKLARI BİR KİTAPLARI VAR”

    İran’da ‘dede’ kavramı olmadığını ‘pirlik’ kavramı olduğunu aktaran Tan, son dönemde ‘Seyit’ kavramının da kullanıldığını duyduklarını söyledi.

    Alevilikte, Yaresenlikte ‘Seyit’ anlayışı olmadığını ve o bölgedeki Alevilerin de bunu kabul etmediğini kaydeden Tan, “Pirleri, Ocak içerisinde rızalık anlayışına dayalı olarak seçiyorlar. Dergah içerisinde deneyimlere bakılarak kimin hangi işi yapacağı ortaya çıkıyor. Ona göre rızalık esasına dayalı olarak bir görevlendirme yapıyorlar. Ocağın pirinin söylemlerinden oluşmuş bir anayasa, bir kitap oluşturmuşlar. Yorumlayamadıkları belli konularda bu kitaba başvuruyorlar. Bu kitap halk içerisinde yayılmış, sürekli kullanılabilen, her yerde olan bir kitap değil. Muhafaza ediliyor. Bizdeki ‘Tarık’ gibi saklanıyor. Bu kitap zaman zaman güncelleştiriliyormuş” dedi.

    “İRAN’DAKİ YARESANLARLA TÜRKİYE’DEKİ ALEVİLER BAĞ KURMALI”

    İran’daki Alevilerin Türkiye’deki Alevileri çok iyi bilmediğine ve tanımadığına da şahit olduklarını belirten Tan, son olarak şunları dile getirdi:

    “Sadece Dersim’de çok az Alevi olduğunu düşünüyorlar. Biz Türkiye’de 20 milyonun üzerinde Alevi olduğunu söylediğimizde hayret ettiler. İran’daki rejim bir Şii rejimi ve Şiiler Aleviliği yok etmeye, asimile etmeye çalışıyorlar. Bunun karşısında oradaki Yaresanlar asimile olmamak için mücadele veriyorlar. Direniyorlar ve asimilasyon politikalarına dayanmaya çalışıyorlar. Aralarında çok iyi bir dayanışma ağı var, güçlü bağları var. Binlerce yıldır orada asimilasyon politikalarına maruz kaldıklarını söylüyorlar. Aleviliğin merkezinin Mezopotamya olduğunu söylüyorlar. İran’daki Yaresanlarla Türkiye’deki Alevilerin mutlaka iç içe olması gerekiyor. Nasıl ki Türkiye’deki Aleviler Avrupa’daki Alevilerle iç içelerse, Türkiye’deki Alevilerin de Yaresanlarla bir ilişki içerisine girip bağ oluşturmaları ve güçlerini birleştirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Özellikle asimilasyon politikalarına karşı bu mutlaka yapılmalı.”

    Rohat EMEKÇİ- İsmail SİVASLI/PİRHA

  • Abbas Tan: Alevi inancımızın siyasete alet edilmesini kabul etmeyeceğiz

    Abbas Tan: Alevi inancımızın siyasete alet edilmesini kabul etmeyeceğiz

    PİRHA- İYİ Parti Milletvekili İbrahim Halil Oral’ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ‘Alevi kimliği sünniler için endişedir’ ifadesine tepki gösteren Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Abbas Tan, “Aleviler onurlu duruşlarıyla ve ayrım yapmadan siyasette, ticarette, ekonomide, bürokraside vardır, var olmaya devam edeceklerdir” dedi.

    Katıldığı bir televizyon programında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun cumhurbaşkanı adayı olma ihtimaline ilişkin konuşan İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, Kılıçdaroğlu’nun Alevi olması nedeniyle Türkiye’de seçim kazanamayacağını söyledi. Oral, Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığı için ‘Müslüman kesim tarafından bu bir endişedir’ yorumunda bulundu.

    Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Abbas Tan, sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.

    Tan, Alevi inancının siyasi malzeme olarak kullanılmasına tepkisini dile getirerek Alevilerin inançsal kimliğini kullanmadan diğer inanç mensupları gibi siyasette var olmaya devam edeceğini söyledi.

    “ALEVİLİK ÜZERİNDEN SİYASİ RANT ELDE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Tan yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

    “Gün geçmiyor ki Alevilik üzerinden siyasi rant elde etmek için Alevilere yönelik hakaret ederek insanları germesinler. Aleviliği bilmeyen, Alevileri tanımayan başta siyasetçiler olmak üzere bazı art niyetli insanlar zaman zaman beyinlerinin arkalarında sakladıkları düşünceleri ortaya atmakta ve insanları ayrıştırmaya çalışmaktadırlar.

    İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral ‘Kılıçdaroğlu’nun Alevi olması benim açımdan bir engel değil. Ama Türk toplumu açısından, Sünni kesim açısından bu bir endişedir. Bu oy verilmemesi gereken bir problemdir’ diyerek açıklamada bulunuyor.

    “ALEVİLER ONURLU DURUŞLARIYLA HER ALANDA VAR OLMAYA DEVAM EDECEKLERDİR”

    Her bakımdan problemli böyle bir bakış açısını kınıyor Alevi kimliğinden rahatsızlık duymayan, amasız fakatsız bir siyaseti savunuyor ve kimliğimizin, inancımızın siyasete alet edilmesini kesinlikle kabul etmiyoruz. Hiç kimse boşuna yorulmasın. Aleviler onurlu duruşlarıyla ve ayrım yapmadan siyasette, ticarette, ekonomide, bürokraside vardır var olmaya devam edeceklerdir.

    Bunu bütün halkın kabul etmesi gerekir. Bu olayları tartışan kimi gazetecilerin, siyasetçilerin Aleviliği bir mezhep olarak göstermesi de ayrı bir olaydır. Her birey çok iyi bilmelidir ki Alevilik mezhep değildir. Alevilik doğayı ve tüm canlıları önemseyen Varlığın birliğine inanan bir inançtır. Alevilerde inançsal kimliğini kullanmadan diğer inanç mensupları gibi siyasette var olmaya devam edeceklerdir. Aleviler vardır. Alevilik Hakk’tır.”

    PİRHA/KAYSERİ

  • Kayseri Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarız temsilciliği açıldı-VİDEO

    Kayseri Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarız temsilciliği açıldı-VİDEO

    PİRHA- Kayseri HBVAKV Sarız temsilciliğinin açılışı yapıldı. Açılışta konuşan Kayseri HBVAKV Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan; “Sarız’da ki sevgiyi, dayanışmayı, hoşgörüyü burada birlikte yaşatabilmek için böyle bir mekanı açıyoruz. Önümüzdeki süreçte de Sarız’ın ihtiyacı olan cemevimize sizlerin de desteğiyle kavuşacağımıza inanıyorum” dedi.

    Kayseri Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sarız temsilciliğinin açılışı yapıldı. Alevi yurttaşlar, Kayseri HBVAKV çağrısıyla Sarız’da dernek binası önünde bir araya geldi. Hüseyin Kalkan’ın türkü ve deyişleriyle başlayan açılış etkinliği, Sarız Temsilcisi Arif Şimşek’in kısa konuşmasıyla devam etti.

    “SARIZ’DA Kİ DAYANIŞMAYI, HOŞGÖRÜYÜ BİRLİKTE YAŞATABİLMEK İÇİN BU MEKANI AÇIYORUZ”

    Şimşek’in konuşmasının ardından sözü Kayseri HBVAKV Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan aldı. Tan konuşmasında; “Bir inancın bir kültürün yaşayabilmesi için acıya, tatlıya, soğuğa dayanacağız. Bugün böyle soğuk bir havada Sarız’da açılış yapıyoruz. Sarız’da ki sevgiyi, dayanışmayı, hoşgörüyü burada birlikte yaşatabilmek için böyle bir mekanı açıyoruz. Önümüzdeki süreçte de Sarız’ın ihtiyacı olan cemevimize sizlerin de desteğiyle kavuşacağımıza inanıyorum. Bizim kültürümüzde dayanışma var. Biz Sarız’da yıllardır farklı inançlar, farklı kültürler birlikte yaşadık, yaşıyoruz. Bundan sonrada bu yaşayışımız sevgiyle ve ölçülü bir dostluk çerçevesi içerisinde devam edecektir. Bu açılışımız sembolik bir açılıştır. Sarız’da sadece Alevilere yönelik değil Sarız’da ki tüm canlarımızın, dostlarımızın da bizimle birlikte böyle bir mekanın ayakta durabilmesi için yanımızda olacaklarını biliyoruz. Aşk ile selamlıyorum” dedi.

    Konuşmalardan sonra dedenin okuduğu gülbenglerle temsilciliğin açılışı yapıldı. Açılış etkinliği lokmaların paylaşılmasıyla son buldu.

    PİRHA/KAYSERİ

     

  • Türkiyeli yöre dernekleri Londra’da bir araya geldi

    Türkiyeli yöre dernekleri Londra’da bir araya geldi

    PİRHA-İngiltere’nin Londra kentinde düzenlenen etkinlikte bir araya gelen Maraş, Kayseri, Malatya yöre dernekleri Hızır ayı vesilesiyle lokmalarını pay etti. Hızır ayına ilişkin sohbetler gerçekleştirildi.

    Elbistanlılar Dayanışma Derneği, Kırkısraklılar Dayanışma Merkezi, Kürecikliler Dayanışma ve Kültür Derneği, Göksünlüler Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği, Tilkiler Toplum Merkezi ile Alxaslılar Dayanışma ve Kültür Derneği, İngiltere’nin Londra kentinde bir araya geldi.

    Köy ve yöre derneklerinin organize ettiği etkinlikte yazar Ahmet Güven kurumlar adına bir konuşma yaparken, Hızır’ın Alevi toplumunun yaşamındaki yeri ve anlamına dair bilgiler verdi. Ali Köroğlu ise bölgeyi yaşamını anlatan tiyatro gösterisi gerçekleştirdi. Ozan Figani, Yusuf Yazgılı ile Koma Sersi klamlarını dillendirdi. Etkinlik kapsamında lokmalar da pay edildi.

    PİRHA / LONDRA

  • Kırkısrak Köyü Muhtarı Babür: Sosyalist yapısından dolayı köyümüz sisteme aykırı

    Kırkısrak Köyü Muhtarı Babür: Sosyalist yapısından dolayı köyümüz sisteme aykırı

    PİRHA-Kayseri ilinin Sarız ilçesine bağlı Kırkısrak Köyü’nde yaşayan Alevi yurttaşlar devletin asimilasyon politikalarına rağmen inançlarının gerektirdiği gibi dayanışma ve paylaşma kültürüyle yaşamaya devam ediyor. Köy muhtarı Mehmet Babür; “Sosyalist yapısından dolayı köyümüz sisteme aykırıdır. Aleviliği de farklı bir boyutta, tabulardan uzak yaşayan bir köydür. İnsanı öngören daha hakikatçi, realist düşünen bir yapısı vardır” dedi.

    Alevilerin yaşadığı köylerde asimilasyon politikası hız kesmeden sürerken, bu politikalardan etkilenmeden inançlarını, geleneklerini ve kültürlerini yaşatmaya devam eden köylerden biri de Kayseri ilinin Sarız ilçesine bağlı Kırkısrak Köyü.

    Kırkısrak Köyü’nde yaşayan Alevi yurttaşlar devletin asimilasyon politikalarına rağmen inançlarının gerektirdiği gibi dayanışma ve paylaşma kültürüyle yaşamaya devam ediyor. Köy muhtarı Mehmet Babür Kırkısrak Köyü’ne ilişkin bilgiler vererek; enternasyonal düşünen, dayanışmacı, ilerici, tabulardan uzak yaşayan yapıları olduğunu ve bundan dolayı da yönetimler tarafından üvey evlat muamelesi gördüklerini aktardı.

    “KÖYÜMÜZ DERSİM’İ ANDIRIR, DÖRT DAĞ İÇİNDEDİR”

    Kırkısrak Köyü’nün 1800’lü yılların başında genellikle Malatya’dan göç eden birkaç aile tarafından kurulmuş bir Kürt Alevi köyü olduğunu belirten Babür şunları aktardı:

    “Rivayetlere göre kan davasından dolayı oradan göç etmişler, buraya yerleşmişler. Fakat sadece Malatya Akçadağ Kürecik’ten gelen bir köy halkı yok. Onun dışında Dersim’den gelen o yöreden ve başka illerden, ilçelerden gelenler de var köyümüzde. Aynı bölgeden zorunlu göç eden ailelerin oluşturduğu bir köydür burası.

    Dağlık bir köy ayrıca. 4 dağın arasına kurulmuş bir köydür. 4 dağın arasında çukurda kalan bir köydür. Bin Boğaların etekleri ve Bin Boğaların devamı olan sıra dağların arasına kurulmuştur. Bir boğazla ikiye ayrılır. Aşağı köy ve Yukarı Köy diye adlandırılır. Ama tek köydür, muhtarlığı tektir yani. Görsel olarak şöyle anlatabilirim; Dersim’i andırır. Dört dağ içindedir. Zamanında ilk kurulduğu yıllarda çok ormanlık bir bölgeymiş. Aşırı derece sık bir orman varmış. Sonrasında ise ihtiyaçlardan dolayı, zaruretten dolayı ev yapımı ya da ticaret amaçlı bu orman bir şekilde katledilmiştir. Şu anda yeni yeni bir orman oluşumu var.”

    “ALEVİ KÜRT KÖYLERİNİN ZORUNLU GÖÇÜ BURADA DA BOY GÖSTERMİŞTİR”

    Köyde yaşayan halkın asıl geçim kaynağının hayvancılık olduğunu ancak yurt dışına gidişlerin yoğunlaşmasından dolayı hayvancılığın da artık nadiren yapıldığını ifade eden Babür şunları dile getirdi:

    “Ekonomisi genellikle dışarıya bağlıdır. Yani bütün kırsal alandaki Alevi Kürt köylerinin daimi göçü, zorunlu göçü burada da boy göstermiştir. Malatya’dan buraya buradan daha uzak şehirlere, o uzak şehirlerden de yaşam standartlarını yükseltmek için yurt dışına göçler vermiştir. Çok kalabalık bir köydür aslında. Büyük bir nüfusa sahiptir. Hatta bu köyden kurulan birkaç köy daha vardır. Pınarbaşı’nda, Sarız’da, Maraş’ın Afşin ilçesinde bu köyden çıkan yani bu köyün halkının kurduğu böyle birkaç köy daha var. Ama stabil olarak, sabit olarak şu anda yine en büyük köy Kırkısrak’tır bunların içinde.”

    “SOSYALİST YAPISINDAN DOLAYI SİSTEME AYKIRIDIR KÖYÜMÜZ”

    Köylerinde dayanışmacı ve sosyalist bir yapının olduğunu vurgulayan Babür sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Köylülerin genelinde zaten imecenin yoğunluğu vardır. İmece boy gösterir köyümüzde. Burada bunun yoğun olmasının sebebi biraz köyümüz dışa itilmiştir. Alevi ve Kürt köyü olduğundan, dağlık olduğundan, şehre çok uzak olduğundan dolayı insanların birbirine daha yoğun yaklaşması, daha ilgili olması söz konusudur. Yani birkaç ailenin tek aile gibi hareket etmesi zorunluluğunu oluşturmuştur. Dolayısıyla evet dayanışmacı bir köydür. Misafirperver bir köydür. Yolculara, gelene geçene, kaçağa göçeğe, zorda olana darda olana çok ev sahipliği yapmıştır. Bu anlamda çok misafirperver bir köydür. Coğrafyasından dolayı biraz asi bir köydür. Birazcık sert bir yapısı vardır. Ama o sertliğin altında da gerçekten yüreğinde emek içeren, dayanışma içeren, daha vicdanlı bir halka sahiptir köyümüz.

    Sosyalist yapısından dolayı sisteme aykırı, genele aykırıdır köyümüz. Aydın düşünen, ilerici düşünen bir köydür. Aleviliği de farklı bir boyutta tabulardan uzak yaşayan bir köydür. Çok fazla İlahı değil de insanı öngören daha hakikatçi, realist düşünen bir yapısı vardır. Tapınmalar, ibadetler çok yoğun değildir bu köyde. Genellikle insan ağırlıklı yaşarlar. Dolayısıyla sosyalist yapısından da kaynaklı okuma oranı çok yüksektir. Çok okuyan gencimiz, büyüğümüz var. Yani profesörler çıkarmıştır bu köy, sanatçılar çıkarmıştır, yazarlar çıkarmıştır. Bu köy de kendisini yetiştirebilen, imkanlarını zorlayan bir köydür. İmkansızlıklara rağmen bunu başaran bir köydür. Dolayısıyla azimli bir yapısı da vardır. İnsanlar özgürlükçü düşünürler. Bu yüzden de biraz sistem tarafından, üst yönetimler tarafından üvey evlat muamelesi gören bir köydür.”

    “ÇOĞU HİZMETİ KÖYLÜLERİMİZİN DESTEĞİYLE YAPIYORUZ”

    Sosyalist yapıda bir köy oldukları için ayrımcılığa uğradıklarını söyleyen Babür; “Bundan ötürü de yeni yapılan tüm çoğu hizmette de zaten köy halkının yurt dışında olan köylülerimizin desteği ile ya da hem vakfımız hem derneklerimizle  Kırkısrak Köyü adına kendi imkanlarımızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Biz öncü olmaya çalışıyoruz, önayak olmaya çalışıyoruz. Yapabildiğimiz kadarıyla da üst yerel yönetimlerden destekler almaya çalışıyoruz. Çünkü tek başına bunu karşılamak istemiyorlar, karşılamıyorlar da. Dediğim gibi bizim köylülerimizden birçoğu yurtdışında ve onların da destekleriyle olabilen, yapılabilen şu ana kadar yapılmış olan hizmetlerin bir kısmını köylü kendi imkanları ile karşılıyor” diye konuştu.

    “VERİLMESİ GEREKEN HİZMETLERDEN ÇOK FAYDALANAMIYORUZ”

    Köylerinde cami olmadığını belirten Babür, Alevi köyü olarak zorluklar yaşadıklarına da değinerek şunları kaydetti:

    Köyümüzde cami yok. Dolayısıyla caminin olmasına da çok izin verecek bir yanımız yok. Çünkü bizim inancımıza çok uygun değil. Hatta hiç uygun değil. Bizim dünya görüşümüze de, yani köylünün dünya görüşüne de çok uygun değil. Sadece bizim köy değil buradaki Alevi köylerinin tamamı böyle düşünür. Ama en yoğun olarak tepkisini koyan bizim köydür burada. Yani daha enternasyonal düşünüyoruz, daha genelci, daha ilerici, daha böyle tabulardan uzak yaşayan insanlarız. Ve insanları camii ve benzeri gibi yerlerde fikir yürütmesine ya da bunları kabul etmesine izin veren bir yapımız yok. Dolayısıyla camide yok. Yapılması istenirse de buna izin verecek bir halk yok burada. Halk şu an olmadığı için rahatsız değil ama olduğunda tepki de gösterir.

    Çok yoğun zorluklar değil ama yine hissedilebilir zorluklar yaşıyoruz. En azından yani belediyenin yapılması gereken hizmetlerimiz var onlardan faydalanamıyoruz. Birçok yerde, birçok köye bütün imkanlar sağlanırken ilçe içerisinde bizim köyümüz haricinde bulunan birkaç köy daha var Alevi Kürt köyü olan. Bazı mağduriyetler yaşıyoruz hepimiz. Yani yollarımız, su kaynaklarının doğru dağıtılması, asfaltımız yok, iletişimde yeni yeni standartlara ulaştık, kanalizasyon sistemi sıkıntılı. Olması gereken, belediyeler tarafından verilmesi gereken hizmetlerden çok faydalanamıyoruz. Bu doğrultuda bizim köy derneklerimiz var biraz o konuda baskı yapıp hizmet almaya çalışıyoruz. Muhtarlık olarak her yeri zorlamaya çalışıyoruz, almaya çalışıyoruz.”

    “PANDEMİ SÜRECİNİ DAYANIŞMAYLA ATLATTIK”

    Kırkısrak köylüleri olarak pandemi döneminde yaşadıklarını da anlatan Babür, “Ülke genelinde geçtiği gibi geçti. Ama bizimki ülke genelinden biraz daha zor geçti. Dediğim gibi çok uzak sayılan, üvey evlat muamelesi gören bir köyüz. Dolayısıyla pandemi sürecinde biz rejimin standart patates, makarna gibi o aşağılayıcı mallarını da alamadık. Önce köylümüz, kendi derneklerimiz ve vakfımız aracılığı ile Köy Muhtarlığı olarak köylülerimize, ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmaya çalıştık. Pandemi süreci köyün yaşam tarzını çok değiştirmedi ama zorluklarını da yansıttı. Yine o dayanışmacı halini de ortaya koydular yurtdışı derneklerimiz. Londra’da, Almanya’da, Fransa’da derneklerimiz var. İş adamlarımız var. Herkesin destekleriyle bu süreci atlatmaya çalıştık. Biz hükümetten herhangi bir destek almadık, herhangi bir destek de görmedik. Kendi çabalarımızla atlattık.”

    PİRHA/KAYSERİ