Etiket: kayseri

  • Sarız’da Aleviler için kutsal olan ziyaret alanına yapılan istinat duvarı yıkılıyor

    Sarız’da Aleviler için kutsal olan ziyaret alanına yapılan istinat duvarı yıkılıyor

    PİRHA- Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Çağşak Köyü’nde bulunan ziyaret alanındaki kaynak suyunun önü Büyükşehir Belediyesi tarafından istinat duvarı yapılarak kapatılmıştı. Belediye yetkilileri ile yapılan görüşmelerin ardından duvarın yıkımına başlandı. Yıkımın ardından Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin geliştireceği ortak proje ile Aleviler için kutsal olan ziyaret alanı yeniden düzenlenecek.

    Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Çağşak Köyü‘nde bulunan ziyaret alanındaki kaynak suyunun önü Büyükşehir Belediyesi tarafından istinat duvarı yapılarak kapatılmış ve duvar nedeniyle suyun önü kesildiği için köyün bir kısmına da su verilememişti.

    Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan, köy muhtarı, köy derneği başkanı ve Cağşaklı Almanya Hamburg Milletvekili Mehmet Yıldız, sorunun çözülmesi için bir süredir Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı KASKİ Genel Müdürlüğü ile görüşmeler yapıyorlardı. Yapılan görüşmelerin ardından bugün itibariyle duvarın yıkımına başlandı. Duvarın yıkımının ardından Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin geliştireceği ortak proje ile Aleviler için kutsal olan ziyaret alanı yeniden düzenlenecek.

    “CEMEVİ OLARAK YAPILACAK PROJEYE MÜDAHİL OLDUK”

    Konuya ilişkin açıklama yapan Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan şunları aktardı:

    “Belediyeye bağlı KASKİ ekipleri bugün itibarıyla daha önce yaptıkları duvarı yıkmaya başladılar. Şu an yıkım gerçekleşiyor. Köyün muhtarı, köydeki dernek başkanı, Almanya’dan gelen o köylü bir milletvekili ve ben belediyeye gittik. Birkaç kere görüşmeler yaptık. Taleplerimizi ilettik. Karar alındı ve şu an oraya yapılan duvar yıkılıyor. Yıkımdan sonra oranın nasıl düzenleneceği konusunda Kayseri Cemevinin, Cağşak Köyü’nün ve belediyenin teknik elemanları ortak bir çalışma yapacak. Bir proje ortaya çıkaracağız. Biz Cemevi olarak müdahil olduk bu işe çünkü orası bir inanç yeri, bir ziyaret yeri. Yıkımdan sonra bir proje hazırlayıp orada hayata geçireceğiz ve orayı güzelleştireceğiz.”

    NE OLMUŞTU?

    Çağşak Köyü muhtarı Davut Duman, köylerinde bulunan ve Alevi yurttaşlar için kutsal sayılan ziyaret alanının temizlenmesi ve koruma altına alınması için kaymakamlığa dilekçe yazarak bu taleplerini iletmişti. Ardından köye gelen Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı KASKİ ekipleri ziyaret bölgesinde bulunan su kaynağının önüne istinat duvarı yapmıştı. Yapılan duvar ziyaret alanına girişleri ve su kaynağını tamamen kapatmış ve duvarın yapılmasının ardından köyün bir kısmının da suyu kesilmişti.

    PİRHA/KAYSERİ

  • Sarız’da Aleviler için kutsal olan ziyaret alanı istinat duvarıyla kapatıldı

    Sarız’da Aleviler için kutsal olan ziyaret alanı istinat duvarıyla kapatıldı

    PİRHA- Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Çağşak Köyünde bulunan ziyaret alanındaki kaynak suyunun önü Büyükşehir Belediyesi tarafından istinat duvarı yapılarak kapatıldı. Duvar nedeniyle suyun önü kesildiği için köyün bir kısmına da su verilemedi. Belediye yetkilileri ile görüştüklerini belirten Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan, “Orayı tekrar ziyaret yerine uygun hale getireceklerini söylediler. Düzeltilmesini bekliyoruz” dedi.

    Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Çağşak Köyünde bulunan ziyaret alanındaki kaynak suyunun önü Büyükşehir Belediyesi tarafından istinat duvarı yapılarak kapatıldı. Duvar nedeniyle suyun önü kesildiği için köyün bir kısmına da su verilemedi.

    Köy muhtarı Davut Duman köylerinde bulunan ve Alevi yurttaşlar için kutsal sayılan ziyaret alanının temizlenmesi ve koruma altına alınması için kaymakamlığa dilekçe yazarak bu taleplerini iletti. Ardından köye gelen Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı KASKİ ekipleri ziyaret bölgesinde bulunan su kaynağının önüne istinat duvarı yaptı. Yapılan duvar ziyaret alanına girişleri ve su kaynağını tamamen kapattı. Duvarın yapılmasının ardından köyün bir kısmının suyu kesildi.

    TEMİZ TUTMAK VE KORUMAK İÇİN İSTİMLAK DUVARI YAPTILAR!

    Yaşanan durum üzerine sorunu çözmek için belediye yetkilileri ile görüştüklerini belirten Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan şunları anlattı:

    “Cağşak Köyü’nde bulunan Alevilerin kutsal olarak gördükleri ziyaret yerine belediye tarafından bir istinat duvarı yapıldı. Ve oraya ziyaretçilerin girişi engellendi. Aslında köy muhtarı ve köyde bulunan dernek kaymakamlığa bir dilekçe yazarak orada bulunan ziyaret yerinin temizlenmesini ve oranın koruma altına alınmasını istemişler. Kaymakamlık da bu talep üzerine oradaki ziyaret yerinin önüne bir istinat duvarı çekerek orayı kendince koruma altına almış. Ama ziyaretçilerin gidip orada ziyaret gerçekleştirmelerini engelleyecek şekilde yapılmış bu. Ayrıca bu inşaattan sonra köyün bir kısmına da su verilmemiş, suları kesilmiş.

    “ALEVİLER İÇİN KUTSAL OLDUĞUNU SÖYLEDİK, SORUNU ÇÖZECEĞİZ”

    Bunun üzerine Alevi kurum başkanı olarak ben, köy muhtarı ve köy derneğinin başkanı belediye yetkilileri ile görüşmeye gittik. Bu ziyaret yerinin Aleviler için kutsal olduğunu ve sık sık ziyaret edildiğini söyledik. Bu yapılanın doğru olmadığını anlattık. Muhtar ve dernek yönetiminin dilekçe yazarak istediği şeyin bu olmadığını söyledik. Onlar da bizi dinlediler ve anlayışla karşıladılar. Durumu düzelteceklerini söylediler. Orayı tekrar ziyaret yerine uygun hale getirecekler. Bizim görüşmemizden sonra muhtar aradı ve su sorununun çözüldüğünü söyledi. Orada yapılan istinat duvarının inşaatının da yıkılmasını, düzeltilmesini bekliyoruz. Önümüzdeki günlerde belediye yetkilileri ile bir görüşme daha yapacağız ve bu sorunu çözmeye çalışacağız.”

    PİRHA/KAYSERİ

     

     

  • 12 yaşındaki yeğenine cinsel istismarda bulunan faile 30 yıl hapis cezası

    12 yaşındaki yeğenine cinsel istismarda bulunan faile 30 yıl hapis cezası

    Kayseri’de 12 yaşındaki yeğeni B.U.’yu cinsel istismara maruz bıraktığı için yargılanan 26 yaşındaki amca M.U., 30 yıl hapis cezasına çarptırılarak tutuklandı.

    İddialara göre, çocuğa yönelik cinsel istismar, geçen yıl ağustos ayında merkez Melikgazi ilçesinde meydana geldi. M.U., katıldığı düğünde yeğeni B.U. adlı kız çocuğunu istismara maruz bıraktı. Çocuğun olayı ailesine anlatmasıyla amca hakkında, şikayet üzerine “cinsel istismar” suçundan dava açıldı.

    Kayseri 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuksuz sanık M.U., Maraş Adliyesinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, çocuk yer almadı. Suçsuz olduğunu iddia eden M.U. beraatini istedi.

    Ancak mahkeme heyeti, faili, “cinsel istismar” suçundan 30 yıl hapis cezasına çarptırarak tutuklanmasına karar verdi. Karar sonrası M.U., tutuklanarak cezaevine götürüldü. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi köyü Acırlı’da zorla cami yapılmış ama cemevi yok!

    Alevi köyü Acırlı’da zorla cami yapılmış ama cemevi yok!

    PİRHA-Kayseri’nin Felahiye ilçesine bağlı Acırlı köyü Alevi yurttaşların oluşturduğu bir yerleşim yeri olmasına rağmen köyde cemevi yok ama cami var. Köy muhtarı Aydın Yüksel, köye 1980’lerde zorla cami yapıldığını belirterek, “Camiye gidenler var. Biz de gidiyoruz. Aleviyiz ama bayram namazlarına gideriz. Onun dışında gitmeyiz. Dedeler geldiği zaman da cemlerimizi yapıyoruz” dedi. 

    Alevi inancı devlet tarafından tanınmayıp, ibadet yerleri olan cemevleri de mahkeme kararlarına rağmen kabul edilmiyor. Alevi çocuklarına zorunlu din dersi dayatması ise devam ederken, Alevilerin yaşadığı köylerde asimilasyon politikası hız kesmeden sürüyor.

    Dersim’in köylerinde karakol ve kalekollardan ezan okutulurken, Kayseri’nin Felahiye ilçesine bağlı Acırlı köyünde de cami inşa edilmiş.

    Konuya dair PİRHA’ya konuşan Acırlı köyü muhtarı Aydın Yüksel, Alevi olmalarına rağmen köylerine 1980’ler de zorla cami yaptırıldığını ve o caminin varlığını hala koruduğunu belirtti. Yüksel, nadir de olsa kendilerinin de camiye gittiğini ve komşu oldukları Sünni köylerle de aralarının iyi olduğunu, Sünnilerin Alevi kültürüne hayranlık duyduğunu anlattı.

    “KAÇIP GELDİKLERİ İÇİN KÖYÜMÜZÜ SARP BİR YERE KURMUŞLAR”

    Yüksel, köylerinin yaklaşık 150 sene önce dağların eteklerine ve sarp bir yere kurulduğundan bahsederek yerleşim yeri olarak sarp bir yeri tercih etmelerinin sebebini ise şöyle anlattı:

    “Köyümüz sarp bir yere kuruludur. Böyle kurulmasının sebebi ise kaçıp gelmişler buraya. Neden dolayı kaçmışlar buraya sığınmışlar bilemiyorum. Buradakiler Türkmen’dir. Malatya ve Yozgat’tan gelenler kurmuşlar bu köyü. Köyümüz Alevi köyüdür. Köyümüzde yaşayan sayısı az. Kışları burada 50-60 kişi kalıyor, yazları da artıyor. Anasının babasının yanına gelenler ya da burada evi olanlar yazın geliyor, burada vakit geçiriyor. Genç nüfus ise yok. Gençler başka şehirlere yerleştiler. Burada yaşayan yok.”

    “ARADA BİZ DE CAMİYE GİDİYORUZ AMA KÜLTÜRÜMÜZÜ DE YAŞATMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Alevi olmalarına rağmen köyde cami bulunduğunu belirten Yüksel, konuşmasına şu şekilde devam etti:

    “Bizler Aleviyiz ama cami var köyümüzde. 1980 yıllarında yapılmış. Babamlar zorla yaptırıldığını söyledi. Hatta o zamanlar imamın parasını da köyde yaşayanlar karşılıyormuş. Babamlar anlatırdı. Mecbur kalıyorlarmış. O zamanlar baskı çok fazlaymış. O zamandan kalan bir cami var işte köyde. Ama minaresi falan yok, eski. Caminin atanan imamı var. Ben muhtar olarak kendisiyle konuştum geldiğinde. Kimse kimseye karışmasın, gelen gelir dedim. Kabul etti. Sorun yaşamıyoruz bu konuda. Kuran kursu olmaz burada. Olsa da giden olmaz. Ya da tarikatlar falan gelemez buraya. Öyle bir baskı yok. Tabi camiye gidenler var. Biz de gidiyoruz. Aleviyiz ama bayram namazlarına gideriz. Onun dışında gitmeyiz. Dedeler geldiği zaman cemlerimizi de yapıyoruz bazen. Cemevi yok köyümüzde, bir evde falan uygun bir yerde yapıyoruz cemleri. Ayrıca festival düzenliyoruz her yıl. Pandemi nedeniyle yapamadık geçen yıl ama bitince yapacağız yine. Bektaşilik festivali yapıyoruz. Orada semahlar döneriz. Kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz.”

    “AKP’YE OY ÇIKMADIĞI İÇİN HİZMET GELMİYOR”

    Çevre köylerinin Sünni köyler olduğunu ama iyi anlaştıklarını da ifade eden Yüksel, “Köyümüzün geneli Alevidir. Ama evliliklerden kaynaklı Sünnilerde var. O Sünnilerde tutucu değiller açık hepsi, iyi anlaşıyoruz. Çevre köylerin hepsi Sünni. Onlarla da iyi ilişkilerimiz var. Onlar bizim Alevi kültürüne hayranlar” diye konuştu.
    Acırlı köyü muhtarı Aydın Yüksel, Alevi oldukları ve AKP’ye oy çıkmadığı için köylerine hizmetin gelmediğini de vurguladı.

    PİRHA/KAYSERİ

  • Alevi köyü Buget muhtarı: Köyümüzde cami olmasından rahatsız değiliz

    Alevi köyü Buget muhtarı: Köyümüzde cami olmasından rahatsız değiliz

    PİRHA-Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesine bağlı Buget Köyü Alevilerin yaşadığı bir yer olmasına rağmen köyde cami bulunuyor. PİRHA’ya konuşan köy muhtarı Haydar Oyardı ise bu durumdan rahatsızlık duymadıklarını belirterek, “Alevi olduğumuz için herhangi bir sorun yaşamıyoruz. Arada biz de Alevi olduğumuz halde cumaya gidiyoruz” dedi.

    Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesine bağlı Buget Köyü Alevilerin yaşadığı bir köy olmasına rağmen köyde cami bulunuyor. PİRHA’ya konuşan köy muhtarı Haydar Oyardı, Alevi oldukları için herhangi bir baskıyla karşılaşmadıklarını Sünni olan civar köylerle de iyi anlaştıklarını aktardı.

    Köylerinin yaklaşık 200-250 sene önce Sivas ve Gümüşhane’den gelen Alevi yurttaşlar tarafından kurulduğunu söyleyen muhtar Oyardı, “Bir grup, Sivas tarafından gelmiş, bir grup da Gümüşhane tarafından gelmiş buraya. Çoğunlukla Alevilerin oluşturduğu bir köy burası. Çok az sayıda Sünni olan aile var. Bizim kökenimiz Alevi ve Kürt. Dedemin babası buraya zamanında cami yaptırmış. Köyümüzde bir tane cami var. Bu cami zamanla harabe haline gelmiş ve yıkılmıştı. Biz de 5-6 yıl önce bu camiyi yeniden yaptırdık. Var olan yıkılmıştı yerine yapıldı. Devletin, jandarmanın bize baskı yaparak bu camiyi yaptırdığı yazıldı bir iki yerde. Ancak öyle bir şey yok” dedi.

    “ARADA BİZ DE CUMAYA GİDİYORUZ”

    “Dedemin babasının döneminde neden Alevi köyüne Cami yaptırıldı bunu bilemiyorum. Bu konuda bilgim yok” diyen Oyardı, “Sünni ailelerden camiye gidip gelen var. Bu camiye imam atanıyor. İmam ilk geldiğinde ben muhtar olarak imamla konuştum. Kimseyi camiye gelmesi konusunda zorlamaması gerektiğini söyledim. Köyümüzün yapısını anlattım. Suya sabuna dokunma dedim, gelmek isteyen olursa gelir namazınızı kılar gidersiniz. O da bu durumu kabul etti. Herhangi bir baskı zorlama yok bu konuda. Arada bizde Alevi olduğumuz halde cumaya gidiyoruz. Bunun Alevilikle ilgisi yok” diye konuştu.

    “SÜNNİLERLE İYİ ANLAŞIYORUZ”

    Alevi oldukları için herhangi bir baskı görmediklerini ifade eden Oyardı, son olarak şunları aktardı:

    “Köyümüzde de birçok olanak imkan var. Engelleme gibi bir şey söz konusu değil. Hizmet geliyor buraya. Civar köylerimiz Sünni köyler, onlarla da iyi anlaşıyoruz. Herhangi bir sorun yaşamıyoruz. Kışın 20-25 hane oluyor burada. Köyümüz de zaten gençlik yok. Gençler gelmiyor, gençler Mersin’e, İzmir’e veya başka büyükşehirlere gittiler. Köyümüzde genelde 60 yaş ve üzeri insanlar var. Yazın köyümüz 55-60 hane oluyor en fazla.”

    PİRHA/KAYSERİ

  • Kayseri Cemevi Başkanı Tan: Kayseri’de Alevi işçiler hala kimliğini saklıyor

    Kayseri Cemevi Başkanı Tan: Kayseri’de Alevi işçiler hala kimliğini saklıyor

    PİRHA-Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan, Kayseri özelinde Alevilerin durumunu PİRHA’ya anlattı. Tan, Türkiye genelinde yaşanan baskıları Kayseri’de de yaşadıklarını söyleyerek, “Kayseri bir işçi şehridir. Kayseri’de yaşayan Alevi işçiler iş yerlerinde hala Alevi kimliğini saklama ihtiyacı duyuyorlar” dedi.

    Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan, Kayseri’de Alevilerin durumunu, Alevi inancı üzerindeki baskıları PİRHA’ya anlattı.

    Tan, genel olarak uygulanan asimilasyon politikalarına maruz kalmalarının yanı sıra Kayseri özelinde yaşadıkları toplum baskısı nedeniyle hala kimliklerini rahatça ifade edemediklerini ve inançlarını rahat yaşayamadıklarını dile getirdi.

    “OKULLARDA ALEVİ ÖĞRENCİLERE KARŞI TAVIR VARDI”

    Tan yaptığı açıklamada Alevi kimliklerinden ötürü Kayseri özelinde Türkiye’de gördükleri baskılardan farklı baskılarla karşılaşmadıklarını ifade ederek şunları aktardı:

    “Bizim asıl sorunumuz devletin Aleviliğe bakışı genel olarak. Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurumun olması. Diğer taraftan Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda hazırladığı müfredat çerçevesinde zorunlu din dersleri ile Alevileri asimile etmek istemesidir. Alevi çocuklarına zorla İslamiyeti öğretme baskısı var. Bunun dışında özelde biz Kayseri’de yıllardır varız, var olmaya da devam edeceğiz. Burada geçmiş dönemlerde okullarda öğretmenlerin Alevi öğrencilere yönelik tavırları ve sözlerine karşı bir mücadele vermiştik. Ancak bu sadece Kayseri özelinde yaşanmıyor. Tüm Türkiye genelinde bir baskı var.”

    KAYSERİ’DE İKİ ALEVİ KÖYÜNDE CAMİ VAR

    Kayseri’nin bir işçi şehri olduğunu belirten Tan açıklamasına şu şekilde devam etti:

    “Kayseri’de yaşayan Alevi işçiler iş yerlerinde hala Alevi kimliğini saklama ihtiyacı duyuyorlar. Son dönemde ayrıca bir baskı yaşamadık, görmedik. Bazı zamanlar Alevi kimliğini gizlemek zorunda kalıyor çoğu Alevi burada. Bundan daha büyük bir baskı da düşünülemez aslında. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kuruluş amaç ve yönetmeliği Aleviliği yok saymaktadır. Siyasiler de buna bağlı olarak Alevilerin hakları ile ilgili ciddi bir mücadele vermiyorlar. Köy yasasına göre bir köy şöyle olmalı; cami, mescit, mektep ve ahırdan- samanlıktan oluşmalı. Böyle bir tanımlama mevcut. Alevi köylerinde cami yok, mescit yok. Bu yüzden de yasal olarak köy statüsünde değiller, kabul görmüyorlar. Ayrıca yasada eğer bir köyde cami, mescit yoksa orada yaşayan köylülerin yapması isteniyor. Yani Alevi köylerine Alevilerin kendi elleriyle cami yapılması dayatılıyor. Bunların hepsi kanun. Yani Alevilere yasal olarak baskı yapılıyor. Kayseri’de Alevi köyü olan Yeşilhisar’da, Tomarza’da ne yazık ki cami var.”

    “BASKIDAN DOLAYI ‘ORUÇ TUTUYORUZ’ DEMEK ZORUNDA KALIYORLAR”

    Alevilerin oruç ayının da farklı olduğunu hatırlatan Tan, “Kimse kimsenin oruç tuttuğunu bilmez. Oruç tutmak insanların kendi bireysel ibadetleridir. Bundan kimsenin haberi olmaz. Ama Ramazan’da zaman zaman duyuyoruz ki oruç tutmadığı halde oruç tutuyor gibi görünüyorlar Aleviler. Daha doğrusu yalan söylemek zorunda bırakılıyorlar. Korkusundan tutmadığını söyleyemiyor. Son dönemde Kayseri özelinde oruç tutmadığı için bir baskı ile karşılaşanı duymadık. Eğer olsaydı yasal olarak üzerine giderdik. Manevi olarak genel anlamda bir baskı var. Ramazan ayında oruç tutmayan sadece Aleviler değil ayrıca. Diğer insanlar da kendilerini baskı altında hissediyorlar. Televizyonlarda her gün oruç açma saati geldiğinde ezanlar okunuyor. Bu da medya eliyle baskıdır topluma. Medya eliyle bir baskı yapılıyor. Özellikle çocuklar bundan çok etkileniyor. Ben bir baba olarak, dede olarak torunlarımın ne kadar etkilendiğini gözlemleyebiliyorum” dedi.

    “ALEVİLİK İNSANLAR ARASINDA AYRIM YAPMAZ”

    “Alevilik bir inançtır, Alevilik vardır ve Alevilik bir haktır” diyen Yazar Abbas Tan son olarak şunları kaydetti:

    “Bu hakkımızı yaşamaya, yaşatmaya çalışıyoruz. Mücadelesini veriyoruz. Alevilik ‘kamil insan olma’ anlayışıdır. Alevilik insanlar arasında ayrım yapmaz. Aleviler ‘dünya benim ülkem, tüm insanlar benim kardeşim’ sloganı ile yola çıkmıştır. Aleviler sınırsız bir toplum mücadelesi veriyor. O yüzden insanlar arasında ayrım yapmıyoruz, yapmayın diyoruz. Barışı, sevgiyi çok önem önemsiyoruz.”

    Melis CİDDİOĞLU/KAYSERİ

  • Kayseri Cemevi Başkanı Tan: İhtiyaç sahibi beş yüz aileye gıda yardımında bulunduk

    Kayseri Cemevi Başkanı Tan: İhtiyaç sahibi beş yüz aileye gıda yardımında bulunduk

    PİRHA- Koronavirüs salgınına ilişkin değerlendirme yapan Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan, alınan ‘tam kapanma’ kararının sıkıntıda olan halkın büyük bir kısmını daha da sıkıntıya sokacağının ortada olduğunu belirterek;  üyelerin, halkın ve yurtdışından derneklerin desteği ile ihtiyaç sahibi beş yüz civarında aileye gıda yardımında bulunduklarını söyledi.

    Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan, pandemi sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.

    “TEDBİRLER SADECE SİYASİLERİN KARARLARI İLE OLMAMALI”

    Dünyayı kapsayan pandemi karşısında gelişmiş ülkelerle, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tedbir açısından farklılıkları ortaya çıktığını belirten Tan, “Ülkemiz bu konuda yeterli tedbirleri alamadığı için büyük kayıplar verildi. 29 Nisan 17 Mayıs arası kısmi kısıtlama, sıkıntıda olan halkın büyük bir kısmını daha da sıkıntıya sokacağı aşikardır. Tedbirler alınırken sadece siyasilerin ve onların emirleri ile hareket edenlerin kararları ile olmamalı idi. İlgi kurumların görüşleri ve destekleri sağlanmadan alınan kararlarla sonuca ulaşmak kolay olmayacaktır” dedi.

    “BEŞ YÜZ CİVARINDA AİLEYE GIDA YARDIMINDA BULUNULDU”

    Kayseri’de sanayi, tarım ve hayvancılık konusunda devletin yeterli desteği olmadığı için halk büyük sıkıntı içerisinde yaşadığına dikkat çeken Tan, şunları ifade etti:

    “Pandemi süresince işsiz ve ekmeğe muhtaç insan sayısı çoğaldı. Cemevi olarak, üyelerin, halkın ve yurtdışından derneklerin desteği ile ihtiyaç sahibi beş yüz civarında aileye gıda yardımında bulunuldu. Bazı ailelerin günü geçmiş elektrik, su ve doğalgaz faturaları ödendi. Yurtdışından ve Yurtiçinden gelen cenazelerin memleketlerine, köylerine nakli sağlandı ve Hakka yürüme erkanlarını yürütmek için ehil insanlar görevlendirilerek sorunların çözümü konusunda çaba sarfedildi. Yaşlı ve yardıma muhtaç aileleri ziyaret etmek mümkün olmadığı için aranarak gönülleri alındı. Yardımlaşma çalışmalarımız devam etmektedir.”

    “1 MAYIS’A YASAK GETİRMEK ÇÖZÜM DEĞİLDİR”

    1 Mayıs’a ilişkin de açıklama yapan Tan, şunları dile getirdi:

    “1 Mayıs İşçi Emekçi bayramıdır. Biz çocukluğumuzdan bu yana 1 Mayıs’ı bir bayram olarak kutluyorken maalesef son dönemlerde sevginin, barışın, hoşgörünün ortadan kalkmasıyla bu bayram havası da ortadan kalktı. Ancak işçiler, emekçiler bu bayramı kutlamaya devam ediyorlar, edecekler de. Kayseri Hacı Bektaş Veli Kültürünü Araştırma Vakfı olarak Kayseri’deki Emek ve Demokrasi Platformlarının bir bileşeniyiz. O yüzden birlikte hareket ediyoruz. Emek ve Demokrasi Platformu’nun yaptığı 1 Mayıs eylemlerine ve anmalarına vakıf olarak katıldık. Biz Aleviler her zaman emeğin yanında olan bir toplumuz. Emek bizim için çok değerlidir. Bugün de aynı düşünce ile 1 Mayıs etkinliklerine katılıyoruz ve destek veriyoruz. İktidar pandemi bahanesiyle bazı hakları ortadan kaldırmaya çalışıyor. Bir taraftan kongreler, kurullar yapılıyor. İktidara her şey serbest iken 1 Mayıs gibi eylemlere yasak getirmek hiçbir çözüm getirmeyecektir. Bu tür yasaklarla toplum hiçbir yere varamaz. İnsanların düşüncelerini açıklamaya engellemeler getirmek, bayram kutlamaya engel olmak, kimsenin sesini kısmaz. Doğru bir uygulama değil iktidarın yaptığı. Biz Aleviler olarak, demokratik kitle örgütleri olarak bu mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu insani bir görevdir. 1 Mayıs gibi hak arama eylemlerine sahip çıkmak bırakın Alevi kimliğini bir insan olarak temel görevdir.” diye konuştu.

    PİRHA/KAYSERİ

  • Boşandığı Sibel Aslan’ı tehdit eden erkek gözaltına alındı

    Boşandığı Sibel Aslan’ı tehdit eden erkek gözaltına alındı

    Kayseri’de yaşayan Sibel Aslan, boşandığı Onur Deniz’in kendisini şiddete maruz bırakarak, ölümle tehdit ettiğini belirtti. Olayı sosyal medyadan duyuran Aslan, “Bir kadın cinayetinin haberi olmak istemiyorum” dedi. Bu sabah Onur Deniz’in polis tarafından gözaltına alındığı bildirildi. 

    Kayseri’de yaşayan Sibel Aslan, 1 sene önce boşandığı Onur Deniz isimli erkek tarafından şiddete maruz bırakıldığını duyurarak yardım istedi.

    Yüzü kanlı fotoğrafını paylaşan Aslan, “Arkamda gözü yaşlı bir evlat bırakmak istemiyorum. Bir kadın cinayetinin haberi olmak istemiyorum. Ben ölmeden sesim olun” dedi.

    Aslan yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:

    “Arkadaşlar lütfen bana yardım edin. Karşımda madde bağımlısı olan bir insan var. 6 sene önce evlendim. 1 sene önce de anlaşmalı boşandım ama halen kurtulamadım. Benden şans istiyor. Defalarca verdim ama sonuç aynı. Hep ben zarar görüyorum ama artık sırf o barışmak istiyor diye barışmak istemiyorum. Bu adamdan korkuyorum”

    “BEN ÖLMEDEN SESİM OLUN”

    “Barışma isteğini reddettiğim için hayatımda birinin olduğunu ve onunla ilişkim olduğunu düşünüp çevremdeki tüm erkek tanıdıklarıma ulaşıp onları tehdit edip, ahlaksız sorular soruyor. Kafasında kurduğu şeylerden ötürü benim onu ihanet ettiğimi ve namussuzluk yaptığımı söylüyor. Bu durum onda artık hastalık haline gelmiş durumda. Beni öldüreceğini, yok edeceğini son olarak da kendisine sıkacağını söylüyor. Defalarca uzaklaştırma almama rağmen Onur’u durdurmaya yetmiyor. Gerekli cezayı alması için benim sesim olun, paylaşın lütfen. Arkamda gözü yaşlı bir evlat bırakmak istemiyorum. Bir kadın cinayetinin haberi olmak istemiyorum. Ben ölmeden sesim olun.”

    Sibel Aslan’nın sesini duyurmasının ardından zanlı Onur Deniz’in gözaltına alındığı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP’li Çelik’ten nefret söylemleri ve tehditler için İstanbul ve Kayseri’de suç duyurusu

    HDP’li Çelik’ten nefret söylemleri ve tehditler için İstanbul ve Kayseri’de suç duyurusu

    PİRHA- HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik son günlerdeki nefret söylemi ve tehditler ile ilgili İstanbul ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurunda bulundu. Çelik, “Bütün bu yaşananlar karşısında yargıyı nefret dalgasına karşı acilen harekete geçmeye çağırıyorum. Hepimizin, herkesin gözü önünde yaşanan bu kin ve nefret suçlarına karşı hiçkimse kayıtsız kalmamalıdır” dedi. 

    HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik, ölüm orucunu sonlandırdıktan sonra hayatını kaybeden Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesi defin için Kayseri’ye götürülürken, sosyal medyada yayın yapan Kayseri Radar adlı bir mecrada bir grup gencin, “Gömseler bile cenazeyi çıkarır yakarız” tehditlerin dolayı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    Çelik, Ülke TV’de 3 Mayıs’ta yayınlanan Esra Elönü’nün sunduğu Arafta Sorular isimli programa katılan Sevda Noyan’ın “15 Temmuz kursağımızda kaldı, istediklerimizi yapamadık. Boş bulunduk. Ayaklarını denk alsınlar. Bizim sitede hala 3-5 var, benim listem hazır” sözlerinden dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, ve Albayrak Medya Grubu’na ait Gerçek Hayat isimli dergide yayınlanan “FETÖ Ayakları” başlıklı bir dosya haber de ise Hahambaşı İsak Haleva, İstanbul Ekümenik Patriği I. Bartholomeos’un da aralarında bulunduğu çok sayıda kişiyi fotoğraflarıyla hedef göstermesinden ve geçmiş dönem Ermeni Patriklerinden Şınork Kalustyan’ın manevi şahsiyetine hakaret edilmesinden dolayı da yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na avukatları aracılığıyla suç duyurusunda bulundu.

    Nefret söyleminin suç olduğunu ve cezalandırılması gerektiğini belirten Çelik, son günlerde Türkiye’deki farklı din ve siyasi görüşlere dönük nefret söyleminin endişe verici şekilde arttığını ve iktidarın bizzat kendisi ve imkanlarıyla her yanı saran bu nefret söyleminin hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesin geleceğini açık şekilde tehdit ettiğini söyledi.

    “ERDOĞAN’IN KONUŞMASI TEDİRGİNLİK YARATTI”

    Çelik, konuyla ilgili yaptığı açıklamaya şöyle devam etti:

    ”Nefret söylemi bu ülkede yürütmenin başı konumunda olması gereken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayılmaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta yaptığı konuşmada, 1915 Soykırımında hayatta kalanlar için kullanılan ‘kılıç artıkları’ ifadesini  “hâlâ varlıklarını sürdüren kılıç artığı teröristler” şekilinde kullanarak Ermeni ve Süryani toplumunda derin tedirginliklere neden olmuştur.

    Bütün bunların ardından 8 Mayıs günü, Bakırköy Dznunt Surp Asdvadzadzni Kilisesi’nin kapısı kimliği belirsiz bir kişi tarafından yakılmak istenmiştir.

    “NEFRET SÖYLEMİ VE SUÇU TEŞVİK EDİLİYOR”

    Nefret söylemi ve suçu, her geçen gün giderek artmakta, cezasızlık korumasıyla adeta teşvik edilmektedir. Nefret söyleminin yarattığı ağır saldırganlıklar, Rahip Santaro ve Hrant Dink cinayetinde, Zirve Yayınevi katliamında en acı şekilde tecrübe edilmiştir. Yükselen bu nefret dalgası yok edilmediği takdirde yeni acılara neden olacak, toplum içinde onarılması güç yaralara yol açacaktır.

    Bu nedenle nefret söylemi ifadelerinin sahipleri hakkında suç duyurusunda bulunuyorum, bütün bu yaşananlar karşısında yargıyı nefret dalgasına karşı acilen harekete geçmeye çağırıyorum. Hepimizin, herkesin gözü önünde yaşanan bu kin ve nefret suçlarına karşı hiçkimse kayıtsız kalmamalıdır.”

    Abidin ÇETİN/İSTANBUL

  • Kenanoğlu: Gökçek’in cenazesini yakmakla tehdit edenler hakkında neden soruşturma açılmadı?

    Kenanoğlu: Gökçek’in cenazesini yakmakla tehdit edenler hakkında neden soruşturma açılmadı?

    PİRHA – HDP’li Ali Kenanoğlu, Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesini yakmakla tehdit edenler hakkında neden soruşturma açılmadığını Meclis gündemine taşıdı. 

    Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu,  Kayseri’de bir grup saldırganın Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesinin defnedilmesini engellemesi ve mezarından çıkarıp yakmakla tehdit etmesi üzerine, suç işleyeceğini açıkça beyan eden ve kimlikleri bilinen bu şahıslar hakkında neden harekete geçilmediğini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

    Kenanoğlu, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in vefatının ardından ailesi ve yakınları tarafından Gazi Cemevinden uğurlanmak istenmiş, ancak, Polis tarafından Cemevine yapılan baskın sonrası cenazesi kaçırılmış ve memleketi Kayseri’ye götürüldüğü bilgisini paylaştı.

    Kayseri’de cenaze şehre ulaşmadan sosyal medyadan aleni tehditler yağmaya başlandığını kaydeden Kenanoğlu, “Kayseri’de toprağa verilmek istenen Gökçek’i taşıyan cenaze aracının önü kendilerine ülkücüler denilen bir grup tarafından kesilmiş ve define engel olunmak istenmiştir” dedi.

    “BU SALDIRILAR CEZAİ YAPTIRIM GEREKTİREN SUÇ OLARAK DÜZENLENMİŞTİR”

    Kenanoğlu, önergesinde şu ifadelere yer verdi:

    “Tepkiler nedeniyle Başakpınar Mahallesi’ndeki mezarlıkta toprağa verilemeyen İbrahim Gökçek cenazesi, Halef Hoca Mezarlığı’na defnedilmiştir. Bu durumdan sonra, MHP yönetimi protestoları örgütleyen Kayseri Ülkü Ocakları Başkanı Serdar Turan’ı görevden almış, ildeki tüm ülkü ocaklarını ise ikinci bir emre kadar kapattığını açıklamıştı. Ancak, sokağa çıkma yasağının bitmesinin hemen ardından gece yarısı mezarlık girişinde toplanan bir grup yine İbrahim Gökçek’in mezarına saldırı girişiminde bulunmuştur.

    Saldırganlar “Teröristin mezarını istemiyoruz, polis giderse çıkartıp yakacağız” tehditlerinde bulunmuştur. “Polis burayı yıllarca bekleyemez. Polis bıraktığında biz onu çıkarıp burada yakacağız. Buraya gömmelerinin sebebi her sene gelip burada ölüm yıl dönümünü kutlayacaklar. Gözümüzün önünde vatanımızı bölecekler” diye konuşmuşlardır.

    İki gündür devam eden saldırı ve tehditler sürmektedir. Bunları yapanların sosyal medyada video görüntüleri vardır ve kimlikleri bilinmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesine göre bu saldırılar ve tehditler cezai yaptırım gerektiren suç olarak düzenlenmiştir.”

    Kenanoğlu, bu bağlamda Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    • İbrahim Gökçek’i cenazesini Kayseri’ye sokmak istemeyen bu şahıslar hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?
    • İbrahim Gökçek’i cenazesini mezarından çıkarıp yakmakla tehdit edenler yakalanmış mıdır?
    • Sosyal medya hesaplarından tehdit yazanlar, bu saldırıyı planlayanlar hakkında bir işlem başlatılmış mıdır?
    • Bu kişiler suç işleyeceğini beyan ediyorlar, suç işleyeceğini açıkça beyan edenler vardır, bu beyanlara rağmen neden harekete geçilmiyor, neden bunlar hakkında soruşturma, inceleme ve gerekli işlem başlatılmıyor?
    • Mezarlığa saldırı olmaması için ne gibi önlemler alınmıştır? Bu önlemler ne kadar süreyle devam edecektir?
    • Önlemlerin kaldırılması halinde bu saldırıların olmaması için ne gibi tedbirler alınacaktır? (HABER MERKEZİ)

    ali-kenanoglu.jpg

  • ‘Başlarını vücutlarında bırakmayız’ diye tehdit savurmuştu ama gözaltına bile alınmadı

    ‘Başlarını vücutlarında bırakmayız’ diye tehdit savurmuştu ama gözaltına bile alınmadı

    Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesini Kayseri’ye getirenlere yönelik “Başlarını vücutlarında bırakmayız” tehdidini savuran Kayseri Ülkü Ocakları İl Başkanı Serdar Turan, Bahçeli tarafından görevden alındı. Kayseri Ülkü Ocağı da kapatıldı.

    Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesini Kayseri’ye getirenlere yönelik “Başlarını vücutlarında bırakmayız” tehdidini savuran Kayseri Ülkü Ocakları İl Başkanı Serdar Turan, Bahçeli tarafından görevden alındı.

    Kayseri Ülkü Ocakları İl Başkanı Serdar Turan, sosyal medyadan yaptığı açıklama ile “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin emri ile” görevine son verildiğini duyurdu.

    Serdar Turan, sosyal medyada yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Kıymetli büyüğümüz genel başkanımız sayın Devlet Bahçeli’nin emirleriyle Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanlığı görevim sona ermiştir. Bundan sonra da bir ülkücü olarak liderimizin emrinde olmaya devam edeceğim. Kamuoyuna duyurulur.”

    Bahçeli’nin MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy’u arayarak kararını bildirdiği, bunun üzerine Ersoy’un MHP İl Başkanı Serkan Tok ile birlikte Ülkü Ocakları binasına giderek Turan’a Bahçeli’nin kararını tebliğ edip Ülkü Ocakları binasının anahtarlarını teslim aldıkları öğrenildi.

    Öte yananda Kayseri Ülkü Ocakları’nın da bir süre kapalı kalacağı öğrenildi.

    TWITTER’DAN TEHDİT ETMİŞTİ

    Serdar Turan, 323 günlük ölüm orucunu sonlandırmasının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye getirilmesine ‘izin vermeyeceklerini’ söylemişti.

    Turan attığı tweetlerde, “Eğer böyle bir eyleme teşebbüs ederlerse, bundan sonra başları vücutlarında olmayacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

    Ülkü ocağının üyeleri ise İbrahim Gökçek’in cenazesini mezardan çıkarıp yakacalarını duyurmuştu.

    Ne Serdar Turan ne de diğer çete grupları şu ana kadar hala gözaltına bile alınmadılar.

  • Kayseri’de İbrahim Gökçek’in cenazesine saldırı girişimi: ‘Gömseler bile çıkarır, yakarız’-VİDEO

    Kayseri’de İbrahim Gökçek’in cenazesine saldırı girişimi: ‘Gömseler bile çıkarır, yakarız’-VİDEO

    PİRHA – Ülkücü bir grup, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye defnedilmesini engelleyeceklerini öne sürerek, “Gömseler bile çıkarır, yakarız” tehdidinde bulundu. Cenazeye saldırma tehdidinde bulunan ülkücülere MHP Milletvekili sahip çıktı, vali “selam” gönderdi.

    Grup Yorum üzerindeki baskıların sona ermesi talebiyle başlattığı ölüm orucuna 323. günde ara veren ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden İbrahim Gökçek’in Kayseri’de defnedilen cenazesine ülkücüler saldırı girişiminde bulunuldu.

    “GÖMSELER BİLE ÇIKARIR, YAKARIZ”

    Cenazenin Kayseri’ye defnedilmesini engellemek için sokağa çıkan bir grup ülkücü cenaze aracının önünü kesti. Cenazeye saldırı tehditleri savuran grup, “Gömseler bile çıkarır, yakarız” dedi.

    “VALİNİN SELAMI VAR”

    Ülkücü grubun arasında bulunan MHP Milletvekili Baki Ersoy kalabalığın arasında yaptığı konuşmada “Valinin herkese selamı var, cenaze buraya gelmeyecek. Tabii ki bir yere defin olacak ama orası Başakpınar olmayacak” diyerek İbrahim Gökçek’in cenazesine yönelik saldırıyı sahiplendi.

    Gece Kayseri Ülkü Ocakları Başkanının çağrısıyla başlayan saldırılar ve cenazeyi yakma tehditleri sonrasında #ÜlkücüTeröristlerKayseride hashtagi twitterda Türkiye gündemine girdi.

    Bu durum akıllara HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkan Yardımcısı olan ve halen Kandıra Cezaevi’nde tutuklu bulunan Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un defnedilmesi sırasında yaşananları getirdi.

    13 Eylül 2017 tarihinde gerçekleşen ve Hatun Tuğluk’un İncek mezarlığına gömülmesine karşı çıkan ırkçılar, “Burada şehitler yatıyor, Aleviler bölücüler giremez, Ermeniler giremez” denilerek saldırı düzenlenmiş, cenaze topraktan çıkarılarak, Dersim’de toprağa verilmek zorunda kalınmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İbrahim Gökçek, tüm engellemelere rağmen defnedildi – VİDEO

    İbrahim Gökçek, tüm engellemelere rağmen defnedildi – VİDEO

    PİRHA – Cenazesi polis tarafından alıkonularak Kayseri’ye götürülen İbrahim Gökçek, tüm engellemelere rağmen defnedilirken mezarlıkta türkü söyleyen Yorum üyesine polis müdahale etti. 

    Haberin videosu;

    Cenazesi polis tarafından kaçırılan İbrahim Gökçek, tüm müdahalelere rağmen ailesi ve arkadaşları tarafından polis ablukası altında Kayseri’de toprağa verildi.

    Cezaevinde bulunan eşi Sultan Gökçek’in de jandarma tarafından getirildiği cenaze töreninde türkü söylenmesine izin vermeyen polisler, Grup Yorum üyesi Bahar Kurt’a müdahale etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • İbrahim Gökçek’in cenazesi Kayseri’ye ulaştı; ancak hala aileye verilmedi

    İbrahim Gökçek’in cenazesi Kayseri’ye ulaştı; ancak hala aileye verilmedi

    PİRHA- 323 günlük ölüm orucu eylemini sonlandırdıktan sonra hayatını kaybeden Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesi Kayseri’ye ulaştı. Ancak polis hala cenazeyi aileye teslim etmedi. 

    Grup Yorum üzerinden hükümetin baskısının kaldırılması için 323 gün ölüm orucu eylemi yapan ve eylemini sonlandırdıktan üç gün sonra hayatını kaybeden bas gitarist İbrahim Gökçek’in cenazesi Kayseri’ye ulaştı. Ancak cenaze aileye hala teslim edilmedi.

    Halkın Hukuk Bürosu’nun Twitter’dan aktardığına göre, İbrahim Gökçek’in cenazesinin ailenin isteği ile eve götürülmesi polisler tarafından engelleniyor.

    HHB, “Teslim etmek üzere verdikleri 4 ayrı noktada bulunmadılar. Cenaze aracına yetişildiği anda GBT bahanesi ile yolları kesildi” dedi.

    Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek için Gazi Cemevinde tören düzenlemek isteyen kitleye bugün öğlen saatlerinde polisler plastik mermi ve gaz bombalarıyla müdahale etti. Çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar para cezası verildikten sonra serbest bırakıldı.

    İbrahim Gökçek’in cenazesi ailesi ile birlikte 10 kadar insan Kayseri’ye doğru yola çıkmıştı.

    NE OLMUŞTU?

    Konser yasakları ve Grup Yorum üstündeki baskının kaldırılması talebiyle 323 gün boyunca ölüm orucunda olan ve eylemini sonlandırdıktan 2 gün sonra hayatını kaybeden İbrahim Gökçek’in cenazesinin uğurlanması öncesinde Gazi Mahallesi polis ablukası altına alındı. Yurttaşların cemevine girmesine izin vermeyen polis, cenazeyi almak için bekleyenlere biber gazıyla saldırdı. Saldırıda çok sayıda kişi gözaltına alınıp, serbest bırakıldı.

    Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye uğurlanması öncesinde Gazi Mahallesi’nde yapılmak istenen yürüyüş engellendi. Gazi Cemevi polis ablukasına alınırken, yüzlerce polis cemevine girişlere izin vermedi. Yine cemevine gazlı saldırıda bulunan polis, Gökçek’in cenazesini kaçırdı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Kayseri Ülkü Ocakları başkanından saldırı tehdidi

    Kayseri Ülkü Ocakları başkanından saldırı tehdidi

    Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesinin memleketi Kayseri’ye getirilmesi öncesi Ülkü Ocakları’ndan saldırı tehdidi geldi.

    Ölüm orucuna 323’üncü günde son veren ve tedavi için hastaneye kaldırılan Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek hastanede kaldığı yoğun bakım ünitesinde yaşamını yitirdi. Gökçek’in cenazesi, Gazi Cemevindeki sert polis müdahalesinin ardından bugün memleketi Kayseri’nin Talas İlçesindeki Cemilbaba mezarlığında toprağa verilmek üzere yola çıktı.

    İbrahim Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye getirilmesi öncesi ise Kayseri Ülkü Ocakları Başkanı sosyal medyadan tehdit mesajı yayımladı. Kayseri Ülkü Ocakları Başkanı Serdar Turan, Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye getirilmesini ve cenaze töreni düzenlenmesini engelleyeceklerini belirtip, “Eğer böyle bir eyleme teşebbüs ederlerse bundan sonra başları da vücutlarında olmayacaktır. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki Türk’ün yumruğu balyoz gibi tepelerine inecektir” ifadelerini kullandı.

  • İbrahim Gökçek, Gazi Cemevinden Kayseri’ye uğurlanacak

    İbrahim Gökçek, Gazi Cemevinden Kayseri’ye uğurlanacak

    Konser yasaklarının kaldırılması talebiyle aylarca ölüm orucu eylemi yapan İbrahim Gökçek dün yaşamını yitirdi. Gökçek’in cenazesi Kayseri’ye götürülecek.

    Açlık grevini 4 Ocak’ta ölüm orucuna çeviren ve eylemini 323’üncü gününde sonlandıran Grup Yorum’un gitaristi İbrahim Gökçek, tedavi gördüğü hastanede dün (7 Mayıs) yaşamını yitirdi. Kaldığı yoğun bakım ünitesinde nefes almakta zorlanması üzerine önceki gece solunum cihazına bağlanan Gökçek’in kalbinin durduğu öğrenildi.

    40 yaşındaki Gökçek’in ölüm haberini duyuran Grup Yorum sosyal medyadan “Az önce İbrahim Gökçek’in kaldırıldığı hastanede şehit düştüğü haberini aldık! Bütün halkımızın, gönlü bizimle atan tüm insanlığın başı sağ olsun!” paylaşımında bulunmuştu.

    Grup Yorum sevenleri, Gökçek’in ölümünün ardından hastanenin önünde bir araya geldi. Hastanenin önündeki bekleyişin ardından Gökçek’in cenazesi Gazi Cemevine getirildi. Cemevindeki törene çok sayıda kişi katılırken “İbrahim Gökçek ölümsüzdür’’ sloganları yükseldi.

    Bugün sabah yeniden Gazi Cemevinde toplanıldı. Yürüyüş yapıldıktan sonra İbrahim Gökçek’in cenazesi toprağa verilmek üzere Kayseri’ye götürülecek.

    Cemevi çevresinde polis ablukasının yoğun olduğu görülüyor.

    Halkın Hukuk Bürosu, Twitter’da, “Gazi Cemevi’ne girişler polis tarafından kapatılmış durumda. Muratcan Oflu, Aydın Gavin ve adını öğrenemediğimiz iki kişinin daha gözaltına alındığının bilgisi verildi” diye yazdı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Mahkemeden istismara ‘sarkıntılık’ kılıfı

    Mahkemeden istismara ‘sarkıntılık’ kılıfı

    Kayseri’de 12 yaşındaki A.Ö’ye cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla tutuksuz yargılanan Şaban S.’ye “sarkıntılık” düzeyinde kaldığı gerekçesiyle 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi. 

    Kayseri’nin Kocasinan ilçesi Osmangazi Mahallesi’nde 5 Ekim’de meydana gelen olayda bina görevlisi Şaban S., aynı binada oturan A.Ö. (12) adlı çocuğa cinsel istismarda bulundu. A.Ö.’nun durumu anlattığı ailesinin şikayeti üzerine gözaltına alınan Şaban S., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, “çocuğun cinsel istismarı” ve “kişiyi hürriyeti yoksun kılma” suçlarından tutuksuz yargılanan sanık Şaban S.’nin karar duruşması görüldü.

    Mağdur A.Ö. mahkemede sanık Şaban S.’den şikayetçi olduğunu söyledi.

    SANIKTAN ‘NAMUSUMUZ İÇİN ÖLÜRÜZ’ SAVUNMASI

    Son olarak söz alan sanık Şaban S. ise suçsuz olduğunu öne sürerek, “Biz namusumuz için ölürüz. Benim de kızım var. Görev yaptığım sürece kimseye kötü gözle bakmadım. Koruyup, kolladım. Haklarımı vermemek için bana böyle bir iftira atıyorlar. Beraatımı istiyorum” diye konuştu.

    Mahkeme heyeti, sanık Şaban S.’ye, eylemi “sarkıntılık” düzeyinde kaldığı gerekçesiyle 3 yıl 9 ay hapis cezası verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Bir kadın daha erkek tarafından katledildi

    Bir kadın daha erkek tarafından katledildi

    Kayseri’de 25 yaşındaki Çiğdem Tokgöz, iddiaya göre birlikte yaşadığı erkek tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

    Kayseri’nin Talas ilçesinde bugün bir kadın cinayeti işlendi.

    25 yaşındaki Çiğdem Tokgöz, iddiaya göre birlikte yaşadığı Aslan A. adlı erkek tarafından vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanarak öldürüldü.

    Olayın ardından kaçan Aslan A. daha sonra polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

    (HABER MERKEZİ) 

  • Kayseri’de Alevilerden laik, bilimsel ve parasız eğitim eylemi

    Kayseri’de Alevilerden laik, bilimsel ve parasız eğitim eylemi

    PİRHA – Kayseri’de de Hacı Bektaşi Veli Derneği ve Vakfı öncülüğünde birçok sivil toplum kuruluşlarının da destekleriyle Cumhuriyet Meydanı’nda sessiz oturma eylemi yaparak, demokratik, laik, bilimsel ve parasız eğitim taleplerini dile getirdi. Hacı Bektaş-i Veli Derneği ve Vakfı Başkanı Sadık Genç, eğitim politikalarına tepki göstererek, “Biz özgürlükleri genişletiyoruz, aldatmacasına asla inanmıyoruz” dedi.

    Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda Hacı Bektaş-i Veli Derneği ve Vakfı öncülüğünde bir araya gelen STK temsilcileri yeni eğitim-öğretim yılına yönelik taleplerini dile getirdi. Yapılan basın açıklamasını okuyan Hacı Bektaşi Veli Derneği ve Vakfı Başkanı Sadık Genç, “Yüzyıllardır Alevi inancı çeşitli yöntemlerle yok edilmeye,dönüştürülmeye, asimile edilmeye çalışılmaktadır” dedi.

    Alevi inancının asimile edilmesi, Alevi çocuklarına zorunlu din dersinin okutulmasında bu yöntemlerden birinin olduğunu kaydeden Genç, şöyle devam etti:

    “Türkiye’de örgün eğitim kurumlarında Alevilik yok sayılmakta, Alevilerin bu konuda yargıda hak arama mücadelesi sonuçsuz kalmaktadır. AİHM’in aldığı kararlar ise uygulanmamakla birlikte ‘yapıyormuş’ gibi göstererek, Alevilik-Bektaşilik sanki bir kültür ve folklorik bir dinsel unsur gibi müfredatta yer bulmaktadır. Bunun yanı sıra çocuklarımıza Sünni inancın ibadetleri uygulamalı olarak öğretilmekte, bunları öğrenmesi zorunlu tutulmakta, çocuklarımız inançları nedeniyle derslerde aşağılanmaktadır. Alevilik hem itikadi olarak hem yorum olarak kendine özgü, Bâtıni görüşleri olan müstakil bir inançtır. Alevilik’te ibadet biçimi diğer inançlardan farklıdır. İbadetimiz cemdir, ibadethanemiz de cemevidir. Bağlama Alevilik’te kutsal sazdır. Deyiş ve nefesler Hak kelamıdır. Hak için semah döneriz. Ve rızalık önemlidir. Alevilik, müfredatta devletin uygun gördüğü şekliyle yer almaktadır. Devlet eliyle üretilmiş bir Alevilik, Alevilik değildir. Bu şekliyle bir asimilasyon belgesidir. Mevcut siyasi iktidarın eğitimde özelleştirmeyi kendine ilke edindiği, yeni bakanla da gün yüzüne çıkmıştır.”

    “TEK DİN VE TEK İNANÇLI EĞİTİM SİSTEMİ İNŞA EDİLMEK İSTENİYOR”

    Genç, öte yandan en son yaşanan karma eğitimin ortadan kaldırılmak istenmesine de tepki gösterdi. “Tek din ve tek inançlı eğitim sisteminin apaçık göstergesidir” diyen Genç, şunları söyledi:

    “‘Biz, ‘özgürlükleri genişletiyoruz’, aldatmacasına asla inanmıyoruz. Şu çok açıktır ki imam hatip okullarının açılmasında olduğu gibi ‘talep var biz de karşılıyoruz’ adı altında birçok veliden zorla imzalar alınarak nasıl ki imam hatip okulları hatta imam hatip derslikleri açılmış ve yeni yapılan okulların birçoğu imam hatip olmuşsa burada da veliler baskılanarak imzalar alınacak ve karma eğitim sistemi ortadan kaldırılmak istenecektir. Okullarda veliler bilimsel dersleri seçmeli ders olarak talep ettiği halde, öğretmen yetersizliği bahane edilerek bu dersler seçilse dahi anlatılmamakta hatta hazır matbu dilekçeler velilere imzalatılarak seçmeli derslerde dahi dini içerikli dersler seçmeli zorunlu olarak okutulmaktadır. Zorunlu din dersleri insan haklarına, çocuk haklarına ve laiklik ilkesine aykırıdır. Ayrımcı, ötekileştirici ve asimilasyoncu amaçlara hizmet etmektedir.”
    Basın açıklamasının ardından katılımcılar yarım saat süren sessiz oturma eylemi yaptıktan sonra eylem son buldu.   (HABER MERKEZİ)  

  • Kayseride izinsiz çalışan madende göçük: 1 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

    Kayseride izinsiz çalışan madende göçük: 1 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

    Kayseri’de bulunan ve geçtiğimiz hafta yapı denetimciler tarafından kapatılan bir krom madeninde göçük yaşandı; 1 işçi öldü, 1 işçi yaralandı.

    Kayseri’nin Tomarza İlçesi’ne bağlı Dağyurdu’da Ergün Madencilik’e ait Kızıldağ Karakız Maden Ocağı’nda göçük meydana geldi. Bir işçi yaralanırken, bir işçi yaşamını kaybetti.

    Evrensel’in haberine göre göçükte Volkan Bozkurt yaralanırken, Bülent Kılıç (33) isimli işçi hayatını kaybetti.

    İŞÇİLER: ÖLÜME GÖNDERİLDİK

    Evrensel’in görüştüğü işçiler, “Yaklaşık bir hafta önce yapı denetimciler gelip madeni kapattı. Sonrasında hiçbir şey değişmemesine rağmen maden izinsiz açıldı ve çalışmaya devam edildi. Önlem alınmadığı için bir işçi kardeşimiz yaşamını kaybetti. Sorumlular yargılanmalıdır. İşçilerin hesabı sorulmalıdır. Yeter artık” dedi.

    Yaralı işçi Volkan Bozkurt’un ise bacağında kırık olduğu ve hayati tehlikesinin olmadığı belirtildi.