Etiket: kayyum

  • Ankara’dan kayyım tepkisi: Normalleşme dedikleri yok sayma, asimilasyon ve savaş politikaları-VİDEO

    Ankara’dan kayyım tepkisi: Normalleşme dedikleri yok sayma, asimilasyon ve savaş politikaları-VİDEO

    PİRHA-Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanması Ankara’da protesto edildi. Yapılan basın açıklamasında “Görünen odur ki, ‘normalleşme’ dedikleri şey, yıllardır sürdürülen savaş politikalarının, asimilasyonun, yok saymanın ve inkarın normal hale getirilmesidir” denildi.

    Hakkari Belediyesi Eş Başkanının gözaltına alınıp ardından belediyeye kayyım atanması Ankara’da da protesto edildi.

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, “Hakkari’de darbe var! İrademize sahip çıkıyoruz!’ çağrısıyla Sakarya Caddesi’nde eylem yaptı.
    “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganlarının atıldığı eylemde “Kayyuma geçit yok. Halkın iradesi gasp edilemez. Her yerde seçim hak, Hakkari’ye yasak” dövizleri de taşındı.

    “İRADEMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan basın açıklamasının ilk bölümü Kürtçe yapıldı.

    DEM Parti İl Eş Başkanı Fatin Kanat‘ın okuduğu ortak metinde şu ifadelere yer verildi:

    “Bilindiği üzere, Kürdistan’da yüz binlerce insanın katıldığı ön seçimimiz ile belirlenmiş illerden biri olan Hakkari’nin, seçilmiş belediye eş başkanı Mehmet Sıddık Akış, görev süresinin henüz 2 ayını doldurmuşken, uydurma gerekçelerle, bugün sabah saatlerinde gözaltına alınmış akabinde ise İçişleri Bakanlığınca, seçmenin iradesi yok sayılarak, belediyemize kayyım atandığı ilan edilen bir açıklama yapılmıştır. Daha önce Van’da uygulanmaya çalışılan senaryo bugün de Hakkari’de karşımıza çıkarılmıştır, ama bilinmelidir ki çizgimiz de, irademiz de, kararlılığımız da değişmemiştir. Dün yenilenen Hilvan seçimlerinde bir kez daha kaybeden AKP-MHP iktidarının, 31 Mart seçimlerinde alamadığı sonucu, baskıyla, hukuksuzlukla, halkların hak ve iradesini gasp ederek almaya çalıştığı aşikardır. Seçimlerden 2. parti olarak çıkan iktidarın, kendisini Anayasa’dan üstün görerek yapmaya çalıştığı bu irade gaspı girişimi tarafımızca ve milyonlarca insanın nezdinde yok hükmündedir.

    ‘Normalleşme’ ve ‘yumuşama’ iddialarının ortaya atıldığı günden beri, önce siyasi kararlarla Kobani davasında ceza yağdırılmış ardından 1 Mayıs’a katılan onlarca işçi, emekçi ve genç tutuklanmış ve son olarak da Kürt halkının iradesine ket vurularak seçilmiş belediye eş başkanımızın yerine kayyım atanmıştır. Görünen odur ki, ‘normalleşme’ dedikleri şey, yıllardır sürdürülen savaş politikalarının, asimilasyonun, yok saymanın ve inkarın normal hale getirilmesidir. Ancak şu unutulmamalıdır ki, biz burada var oldukça, savaşa karşı barışın, sermayeye karşı işçinin ve emekçinin, ataerkiye karşı kadının, iradesi gasp edilmeye çalışılan halklarımızın sesi ve sözü olmaya devam edecek, irademize sonuna kadar sahip çıkacağız”

    “USLANMADILAR!”

    Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca da yapılan eylemde söz aldı. Antep Milletvekili Karaca, “Kayyımlara geçit verilmeyeceğini” vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Halkın tokadını yediler, uslanmadılar. Van’da denediler, yenildiler. Hatırlatıyoruz, Kürt halkı iradesini gasp edenlere izin vermedi. Normalleşeceklermiş! Hadi oradan! Kürde zulüm uygulamaları ile yönetmeyle bekasını korumaya çalışanlara sesleniyoruz; ne yapacağımızı iyi biliyoruz. Van’da da yaptık. Hep birlikte bu darbeye karşı duracağız. Birleşik bir mücadele için güçlerimizi seferber edeceğiz. Emeğimizin hakkı, barış için Van’da yanyana durduk, bir kere daha duralım”

    KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

    “Türk tipi başkanlık sistemi ile yönetiliyoruz. Toplumun bütün kesimlerini yoksullaştıracak bir programı kabul etmemizi istiyor. Tarikat ve cemaatlerle protokol yapıp geleceğimizi karartmak istiyorlar. İşte bu fotoğrafı Hakkari’deki kayyım tamamlıyor. Seçmen iradesini tanımıyorlar. Buradan ilan edelim, Hakkari’dekiler seçme ve seçilme hakkını kullanamıyorsa batıda da bunun anlamı yoktur. Kürt illerindeki kardeşlerimiz ile mücadelemizi büyüteceğiz. İtirazlar yükseltilecektir. Demokratik Türkiye’de insanca yaşam mücadelemizi yükselteceğiz”

    DEM Parti Milletvekili Heval Bozdoğan da yapılan eylemde kayyım kararını kınayarak, “Bu kayyım siyasetini tekrardan gözümüze sokmasına fırsat vermeyeceğiz. Bugünden itibaren alanlarda, belediyelerimizin önünde olacağız. AKP iktidarı, 15 Temmuz’da bu ülkeye bir kabus yarattı ve halen devam ettiriyor. DEM Parti olarak bundan sonraki süreçle ilgili planlamaları yaptık. Böyle tepeden inme kararlarla sonuç alınmaz. Bizler de sosyalistler olarak birbirimize söz verdik” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • Dersim’de kayyuma tepki gösterildi; ‘Boyun eğmeyeceğiz’-VİDEO

    Dersim’de kayyuma tepki gösterildi; ‘Boyun eğmeyeceğiz’-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasına tepki göstererek basın açıklaması  yaptı. Yapılan açıklamada, “Mehmet Sıddık Akış şahsında ve Hakkâri belediyesi özelinde gasp edilen milyonlarca Kürdün iradesidir“ denildi.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasına tepki göstermek için basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Gürtaş okudu. Açıklamada, “Kayyım irade gaspıdır bu kararı tanımıyor, faşizme boyun eğmiyoruz” pankartı açıldı.

    “HALK İRADESİ HİÇE SAYIYOR”

    AKP-MHP iktidarının halka karşı suç işlemeye devam ettiğini söyleyen Özcan Gürtaş, “Bu iktidar, yıllardır Kürt halkı şahsında halk iradesini hiçe sayıyor. İktidar yasaları askıya alıyor. Fiili olarak OHAL yasalarını devreye sokuyor. Kürtlerin seçme seçilme hakkını zorbalıkla elinden alıyor. Kürtlerin kendini, kentini yönetmesine tahammül etmiyor. Bu sabah Hakkâri belediyemizin hedef alınması siyasi darbedir. Seçim sonuçlarını yok saymadır. Mehmet Sıddık Akış şahsında ve Hakkâri belediyesi özelinde gasp edilen milyonlarca Kürdün iradesidir. Bu bir kumpastır bu bir gasptır, talandır, halkın iradesini tanımamadır” dedi.

    “BU KEZ SİZE BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Hakkari halkının iradesinin gasp edildiğini belirten Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, “Hakkari Belediye eş başkanımız hukuksuzluk kavramına hukuk kılıfı  uydurularak ve yargı araçsallaştırılarak gözaltına alındı. Hakkari halkının iradesi gasp edildi. Kürt’e uygulanan bu hukuk çokta yabancı olduğumuz bir hukuk değil. Bizlerin demokratik siyaset talebi sarayın duvarlarına çarptı. Bu duvarlar seçilmişlerimize zindan duvarı oldu. Hakkari halkı, yalnız değildir. Bu hukuksuzluğu her şekilde püskürteceğimizi, boyun eğmeyeceğimizi ifade ediyoruz. Belediyeler bizimdir gaspınıza müsaade etmeyeceğiz. Keyfi bir şekilde belediye başkanımız elinden alınmış ve Hakkari halkının iradesi gasp edilmiştir. Bu uygulamaları kabul etmediğimizi ifade ediyoruz. Bu kez belediyelerimizi vermeyeceğiz ve size boyun eğmeyeceğiz” dedi.

    “HAKKARİ BELEDİYESİ GASP EDİLDİ”

    31 Mart’ta Kürt halkının kendi değerine sahip çıktığını ifade eden Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ise, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bu sabah coğrafyayı sadece yerel yönetimler üzerinden değil tarihi, kimliği, siyasi ve toplumsal değerleri yok ederek yıkıma uğratan kayyım siyaseti, cumhuriyetin ikinci yüzyılında da Hakkari belediyesini gasp etti. Belediye eş başkanımız gözaltına alındı. Biz Hakkari belediyemizi gasp eden irademize saldıran tüm güçleri kınıyoruz. Biz Hakkâri’yiz, Hakkâri’de Dersimdir. Bütün gasplara rağmen sorunlara çözüm bulacağız. Hakkari irademize, belediyemize yapılan saldırıları da kınıyoruz.”

    Yapılan eylem konuşmaların ardından oturma eylemiyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Koçyiğit: Kayyıma karşı kesintisiz nöbet eylemi başlatacağız-VİDEO

    Koçyiğit: Kayyıma karşı kesintisiz nöbet eylemi başlatacağız-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı tüm belediyeler önünde kesintisiz nöbet eylemi başlatacaklarını açıkladı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanması üzerine partinin genel merkezinde olağanüstü toplandı. Meclis Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit basın toplantısı yaptı.

    Kayyım atama kararının siyasi bir karar olduğunu vurgulayan Koçyiğit, yargının siyasetin aparatı haline geldiğini vurguladı. Koçyiğit, “Görevden alma, irade gaspı ve hukuki bir kılıf uydurarak demokrasiye darbe yapmak bu iktidarın bu yüzyılda işlediği en korkunç suçlardan biridir” dedi.

    Koçyiğit, algı operasyonlarıyla toplumun manipüle edilmeye çalışıldığına işaret ederek, “Türkiye kendini anayasadan üstün gören bir parti aklıyla yönetiliyor. İstediği zaman seçim yapan, istediğinde belediyeye kayyım atayan bir iktidar Türkiye’yi yönetiyor. Fakat hesaba katmadığı bir şey var. O da halkın demokrasiyi söke söke aldığı gerçeğidir” diye konuştu.

    “KÜRT’ÜN OHAL’İ HİÇ BİTMİYOR”

    “Kürt halkı seçimlerde darbeci anlayışı ve kayyımları süpürüp çöp sepetine attı” diyen Koçyiğit, “Kayyım kararıyla iktidar 31 Mart seçimlerindeki yenilginin intikamını belediyelerimizden almaya başladı. Önce Van’da seçilmiş eş başkanımız Sayın Abdullah Zeydan’ın memnu haklarını almış olmasına rağmen seçildikten sonra adeta bir tuzak kurarak mazbatasını vermediler. Van halkı iradesine sahip çıktı ve zaten kendisine ait olanı geri aldı” diye kaydetti.

    Kayyım atamanın halkın iradesine açık bir saldırı olduğunun altını çizen Koçyiğit, şunları söyledi:

    “Bu OHAL hukukudur. KHK ile getirdikleri irade gaspları siyasi darbelerle bugün hala Kürtleri yıldırma politikası olarak kullanılıyor. Yani Kürt’ün OHAL’i hiç bitmiyor, Kürt’e uygulanan OHAL hiç bitmiyor. Kürt’e uygulanan istisna hukuku hiç bitmiyor bu ülkede. Biz ne kadar demokratik siyasette ısrar ediyorsak iktidar da o kadar bu ısrarımızdan bizi vazgeçirmeye çalışıyor. Normalleşme ve yumuşama safsataları günlerce almış başını gidiyor. Bu mudur normalleşme? Bu mudur demokratik anayasa için attığınız ilk adım? AKP-MHP iktidarının normalleşme iddiası çökmüştür.

    Yeni anayasa iddiaları kayyımın enkazının altında kalmıştır, yeni anayasa iddiasının ve normalleşmenin Kürtleri kapsamadığı açığa bir kez daha çıkmıştır. Kayyımların zevk ve sefa içinde yaşayarak bıraktıkları tahribatı onarmak için arkadaşlarımız kollarını sıvadılar ve dört koldan çalışma yürütüyorlar. Kayyım siyasetinin çoktan iflas ettiğini, kayyımların rüşvet, yolsuzluk, yandaş kayırmacılığı ve Kürt düşmanlığından başka bir miras bırakmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz.

    KAMUOYUNA ÇAĞRI

    Bu darbe tüm demokrasi güçlerine ve yüzyıllar öncesinde insanlığın büyük mücadelelerle kazandığı seçme ve seçilme özgürlüğüne yapılmıştır. Tüm demokratik kamuoyu bu konuyla ilgili tepkisini en yüksek şekilde göstermelidir. Siyasi partilerden sivil topluma, aydın ve sanatçılardan yüreği demokrasiden yana atan herkes bu kayyım hukuksuzluğuna karşı ses çıkarmalıdır. Hakkâri halkının iradesinin yanında olduğunu göstermelidir. 31 Mart seçimlerinde kaybettiklerini kayyım yoluyla geri almalarına bir kez izin verirsek; Hakkari’de başlayan saldırı ve gasp dalgasının nerede sonuçlanacağını tahmin etmek hiç de zor değil.”

    KESİNTİSİZ EYLEM KARARI

    Koçyiğit, MYK toplantısında alınan bazı kararları da paylaştı. Koçyiğit, şunları belirtti:

    “Rejimin bir aparatı haline dönüşen bu kayyım siyasetine karşı bütün belediyelerimizin önünde de kesintisiz demokrasiyi savunmak, halk iradesini savunmak ve belediyelerimizi savunmak için nöbet eylemleri başlatacağımızı duyuruyorum. Bütün halkımızı, demokratik kitle örgütlerimizi, vicdan sahibi herkesi bu nöbetlerde yer almaya ve yanımızda olmaya davete ediyoruz.

    Yine eş genel başkanımız Tülay Hatimoğulları’nın bugün İstanbul’da bir dizi programı var. Yarın Hakkari’ye geçecek. Yine DBP Eş Genel Başkanları Keskin Bayındır ve Çiğdem Kılıçgün Uçar bir heyetle Hakkari’ye hareket etti. Onların da bugün Hakkari’ye ulaşmalarını bekliyoruz. Onun dışında bugün Türkiye’nin her tarafından bölgede her yerde demokratik tepkilerimizi ortaya koyacak eylem ve etkinlikler ile ilçe örgütleri tarafından organize ediliyor.

    Bugün saat 18.00’da İstanbul Şişhane’de bir buluşma gerçekleşecek. Eş Genel Başkanımız Sayın Tülay Hatimoğlulları da açıklamaya katılacak. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bileşenleri ve tüm demokratik muhalefetin de bu açıklamaya katılması için çağrı yapmak istiyorum. Bütün uluslararası arenada bu yaşanan hukuksuzlukları duyuracak bir çalışmayı da dış ilişkiler komisyonu başlatmış durumda.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hakkari’deki irade gaspı İstanbul’da protesto edilecek

    Hakkari’deki irade gaspı İstanbul’da protesto edilecek

    PİRHA – İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasını protesto edecek. 

    İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanması kararını protesto edecek. Açıklamanın saat 18.00’de Beyoğlu’nda bulunan Şişhane Meydanı’nda yapılacağı duyuruldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hakkari Belediyesi’ne kayyım atandı!

    Hakkari Belediyesi’ne kayyım atandı!

    PİRHA – İçişleri Bakanlığı, Hakkari Valisi Ali Çelik’in Hakkari Belediyesi’ne kayyım olarak atandığı duyurdu.

    AKP hükümeti Hakkari Belediyesi’ne kayyım atadı.

    31 Mart yerel seçimlerinde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) kazandığı Hakkari Belediyesi’ne dün gece polisler tarafından baskın yapıldı.

    Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış, Van’da gözaltına alındı.

    İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, seçilen Belediye Başkanı Akış’ın “PKK/KCK yapılanmasında üst düzey görev aldığı” iddia edilerek Hakkari Belediyesi’ne kayyım atandığı belirtildi. Açıklamada, Akış’ın “geçici tedbir olarak” görevden alındığı ifade edildi.

    İL GENELİNDE EYLEM YASAĞI KARARI

    Belediye Başkanı Sıddık Akış’ın gözaltına alınmasının ardından Hakkari Valiliği yaptığı duyuruda 03.06.2024 saat 08:00’den itibaren geçerli 12.06.2024 tarihi de dahil saat 23:59’a kadar 10 gün süre ile toplantı ve gösterilerin yasaklandığı açıkladı.

    Hakkari’de yaşanan irade gaspına karşı DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu da olağanüstü toplandı.

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    Hakkari Belediye Eş Başkanı Akış’ın Avukatı: Gizli bir soruşturma var
    Hakkari Belediyesi’ne polis baskını, eş başkan Akış gözaltında

  • DEM Parti ile CHP görüşmesi sona erdi: Sorunların çözülmesi için sorumluluk alacağız -VİDEO

    DEM Parti ile CHP görüşmesi sona erdi: Sorunların çözülmesi için sorumluluk alacağız -VİDEO

    PİRHA – DEM Parti Eş Genel Başkanları Hatimoğulları ve Bakırhan ile CHP Genel Başkanı Özel arasındaki görüşme sonlandı. Basına yapılan açıklamada samimiyete ihtiyaç olunduğu belirtilerek, “Önümüzdeki günlerde daha çok bir araya geleceğiz” denildi. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yaklaşık 2 saatlik görüşme yaptı.

    CHP Genel Merkezinde yapılan görüşmede Özgür Özel’e, yardımcısı Gamze Taşcıer de eşlik etti. 12:30’da başlayan görüşme 14:30’da son buldu.

    DEM Parti Eş Genel Başkanları ile CHP Genel Başkanı, görüşmenin ardından basına açıklama yaptı.

    “DEĞERLENDİRMELERDE BULUNMA FIRSATINI YAKALADIK”

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Türkiye demokrasisinde yaşadığımız krizler üzerine fikir alışverişi yapıldı” diyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Bugün DEM Parti’nin çok değerli Eş Genel Başkanları, seçim sonrası yaptığımız telefon görüşmesinde konuştuğumuz üzere, seçim sonuçlarını değerlendirmek ve tebrik etmek üzere bize bir ziyarette bulundular. Ziyaretlerinde etraflıca seçim sonuçlarını değerlendirdik. Şüphesiz tüm siyasetçilerin ve siyasi partilerin, seçim sonuçlarından yapacakları değerlendirmeler ve buna yönelik olarak ortaya koyacakları yeni siyaset için seçmenin deyim yerindeyse yazdığı mektuptaki mesajları doğru okuması önemlidir. Bu anlamda; yerel seçim sonuçları ve genel seçime etkileri, Türkiye demokrasisinde yaşadığımız krizler ve içinde bulunduğumuz hafta bolca konuşulan gündemler, Meclis Başkanımızın her iki partiye ve diğer partilere gerçekleştirdiği ziyaretler, dün Sayın Cumhurbaşkanı ile benim gerçekleştirdiğim görüşme, bunların üzerinde fikir alışverişi yapma ve değerlendirmelerde bulunma fırsatını yakaladık. Sayın Eş Genel Başkanlara yapmış oldukları ziyaret için çok teşekkür ediyorum ve sözü kendilerine bırakıyorum.”

    “SİYASET KURUMU ROL ALSIN”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise Türkiye’deki krizlerin mevcut iktidar yaklaşımı ile çözülmediğinin altını çizerek şunları söyledi:

    “Bugün hem seçim sonuçları hem de Türkiye ve bölgedeki gelişmeler üzerine konuştuk. Verimli bir görüşme oldu, görüş alışverişinde bulunduk. Aynı zamanda yerel seçimlerde almış oldukları sonuçlardan dolayı kendilerini tebrik ettik. Başarılı bir sonuçtu, başarılarının devamını diliyoruz. Bugüne kadar siyaset kurumu arasına duvarlar örülmüştü, kutuplaşma vardı. Bu kutuplaşmalar neticesinde de siyaset kurumu özgürce bir arada hem Türkiye hem bölge meselelerini tartışamıyordu ya da yeterince tartışamıyordu. 31 Mart’ta halk aslında siyaset kurumuna da önemli bir mesaj vermiştir. Türkiye’de krizler mevcut iktidar yaklaşımı ile çözülmüyor daha da derinleşiyor.

    Önümüzdeki günlerde biz muhalefet olarak daha çok bir araya geleceğiz. Meselelerin diyalogla ve müzakereyle çözülmesi için bir çaba içerisinde olacağız. Türkiye halkları da seçimde bu mesajı bizlere vermiştir. Siyaset kurumu rol alsın, sorumluluk alsın, mevcut sorunların çözümünde yapıcı bir rol üstlensin. Tabii bu konuda Cumhuriyet Halk Partisine de büyük görevler düşüyor. Önümüzdeki günlerde halkın, emekçilerin, yoksulların yaşamış oldukları sorunların çözümü için muhalefetin bir arada aynı zeminde buluşmasının, görüş alışverişinde bulunarak ortak hareket etmesinin değerli olduğunu biliyoruz. Bu konuda Sayın Başkan yapıcı bir rol oynayacağını içeride belirtti. Bugüne kadar Türkiye’de uygulanan politikalar derin bir krize neden olmuştur. Gezi Davası, Kobanî Davası, siyaset üzerindeki baskı politikaları ile yargı ve ekonomik alanda yaşanan gelişmelerin tamamı iyi bir durumda olmadığımızı gösteriyor. Önümüzdeki dönem başta CHP olmak üzere diğer siyasi partilerle bir araya gelerek bu sorunların çözümü konusunda görüş alışverişinde bulunacağız. Muhalefet daha cesur olmalı, daha cesur olacağız. Muhalefet mesajı doğru okumalı, doğru okumaya çalışacağız. Yaşadığımız meselelerin demokratik yol ve yöntemlerle, müzakereyle, diyalogla çözülmesi için daha büyük bir sorumluluk alacağız.

    Öncelikle bir samimiyete ihtiyaç var. Mevcut iklime bakıldığı zaman bir samimiyet sorunu görülüyor. Bu konuda bir normalleşmeye, bir yol temizliğine ihtiyaç var. Böylesi bir durumda, tabii biz DEM Parti olarak üzerimize düşen bütün görev ve sorumlulukları yerine getirebiliriz. Tekrar Sayın Başkan ve heyetine misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ediyorum.”

    “DEMOKRATİK BİR CUMHURİYET İÇİN…”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da konuşmasında, “Evet, biz bugün Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik krizi, açlığı ve yoksulluğu, başta kadınlar olmak üzere farklı halklar ve inançlardan tüm kesimlerin yaşamlarına müdahale eden rejimi ve yerel seçimlerin açığa çıkardığı tablo çerçevesinde muhalefete önümüzdeki süreçte düşen görev ve sorumlulukları geniş bir biçimde değerlendirdik. Toplumsal sorunlar çerçevesinde işçilerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların yaşadığı ekonomik sorunların, deprem gibi can yakıcı sorunların siyasetler arasında güçlü bir koordinasyonla konuşulabileceğini, tartışılabileceğini ve bu sorunlar için çözümler üretilebileceğini düşünüyoruz. Ne yazık ki siyaset hep bugüne kadar ayrıştırdı, kutuplaştırdı. Bizler ümit ediyoruz ki 31 Mart seçimleri sonrası ortaya çıkan sonuçların, değerli yurttaşlarımızın başta muhalefet olmak üzere bütün kesimlere yüklemiş olduğu görev ve sorumlulukların bilinciyle bizler demokratik bir Türkiye, demokratik bir cumhuriyet için hep birlikte çalışmalarımızı sürdürebiliriz” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’nin kazandığı Pınarbaşı Belediyesi’ne kayyım atandı

    CHP’nin kazandığı Pınarbaşı Belediyesi’ne kayyım atandı

    PİRHA  – CHP’nin kazandığı ancak seçimlerin iptal edildiği Pınarbaşı Belediyesi’ne 2 Haziran’da tekrarlanacak seçime kadar Kayseri Vali yardımcısı Ömer Tekeş kayyım olarak atandı.

    Kayseri’nin Pınarbaşı Belediyesi’nde CHP yüzde 33,30, MHP ise yüzde 31,18 oy aldı. 3 Nisan tarihinde mühürsüz torba teslimi nedeniyle Pınarbaşı Belediyesi ve İlçe Belediye Meclis Üyeliği seçimleri, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından iptal edildi. Seçimin 2 Haziran tarihinde yenilenmesine karar verilmesinin ardından Pınarbaşı Belediye Başkanlığı’na seçimlere kadar Vali Yardımcısı Ömer Tekeş kayyım olarak atandı.

    Valilik tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Pınarbaşı Belediye Başkanlığı’na, seçimlerin yenileneceği tarih olan 2 Haziran 2024 tarihine kadar valilik makamının oluru ile Kayseri Vali Yardımcısı Ömer Tekeş görevlendirilmiştir” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İHD Dersim Şubesi: Van’daki polis ablukasına son verilsin- VİDEO

    İHD Dersim Şubesi: Van’daki polis ablukasına son verilsin- VİDEO

    PİRHA-İHD Dersim Şubesi, Nisan ayındaki Adalet Nöbeti’nde Van’da irade gaspı sebebiyle yapılan eylemlerde birçok hak ihlalleri yaşandığına dikkat çekti. Van’da devam eden polis ablukasına derhal son verilmesi çağrısı yaptı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, “Toplumsal barış ve halk iradesine saygı” talebiyle Barış Nöbeti eylemi düzenledi. Adalet Nöbeti’nde okunan basın metnini İHD Dersim Şubesi Yöneticisi Özgür Ateş okudu.

    “TOPLUMSAL BARIŞIN SAĞLANMASI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM”

    Van’da yapılan yerel seçimlerde seçilmiş olan Abdullah Zeydan’ın memnu haklarının iadesi kararının hukuka aykırı bir şekilde ortadan kaldırıldığı ve halkın iradesinin yok sayıldığı belirten Özgür Ateş, “Bu durum demokratik hakların ve hukukun üstünlüğünün ihlalidir. Polis şiddetinin demokratik hakların kullanımını engellediğini ve halkın iradesine saygı gösterilmesini zorlaştırdı. İHD olarak hukukun üstünlüğüne, demokratik haklara ve toplumsal barışın sağlanmasına yönelik çağrıda bulunuyoruz. İHD olarak halkın demokratik haklarını savunmaya ve toplumsal barışın sağlanması için mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Van’da direnişin güzel gülüşlü çocuğu tutuklandı

    Van’da direnişin güzel gülüşlü çocuğu tutuklandı

    PİRHA-Van’da halkın AKP’nin seçim darbesine karşı başlattığı direniş sırasında gözaltına alınan ve güler yüzlü fotoğrafıyla gündem olan Muhammed Orhan adlı çocuk tutuklandı.

    Van’da AKP’nin seçim darbesine karşı başlatılan direniş sırasında gözaltına alınan ve güler yüzlü fotoğrafıyla direnişin sembolü olan Muhammed Orhan (18) tutuklandı.

    Orhan, sabah saatlerinde emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık, “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Orhan’ı Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti. Hakimlik, aynı gerekçeyle tutuklama kararı verdi.

    NE OLMUŞTU?

    Van İl Seçim Kurulu’nun, mazbatanın Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan yerine AKP’nin adayı Abdulahat Arvas’a verilmesini kararlaştırması üzerine halk direnişe geçmişti.

    YSK ise AKP’li Arvas’a verilen mazbatayı DEM Partili Abdullah Zeydan’a iade edilmesine karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Van’da kayyuma tepki gösteren esnaf kepenk kapattı

    Van’da kayyuma tepki gösteren esnaf kepenk kapattı

    PİRHA-Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan’a ait mazbatanın AKP’li adaya verilmesi üzerine kentte dün başlayan protesto eylemleri gece geç saatlere kadar devam etti. Kepenklerin bugün de açılmadığı kentte, halk sokaklarda toplanmaya başladı.

    Binlerce insan sabah saatlerine kadar sokaktan ayrılmazken, gençler tarafından birçok mahallede barikat kuruldu. Polisin her türlü şiddet aracıyla saldırısı üzerine tepkiler çığ gibi büyüdü.

    Kent merkezindeki Cumhuriyet, Ordu, Maraş, Milli Egemenli, Akköprü, İkinisan, Kışla, Orhan Doğan gibi en işlek caddelerde yükselen protestolarda bir TOMA ateşe verildi. Yollardaki reklam tabelaları, çöp kutuları, çiçek saksıları yol ortasına alınarak barikatlar kuruldu. Sahur sonrası halk evlerine çekilirken polis mahallelere girerek evlere, binaların içlerine rastgele gaz sıktı. Halilağa Mahallesi’nde bir sokağa sivil araçla giren polisler, sabah saatlerine kadar cadde ve binalara gaz sıktı.

    ESNAFLAR KEPENK AÇMADI

    Esnafların kepenk açmadığı kentte bugün saat 11.00’de 7 ayrı noktasından kent merkezine yürüyüş düzenlenerek, hükümetin kayyım kararı protesto edilecek. Kent merkezinde DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır’ın yanı sıra sivil toplum örgütleri temsilcileri düzenlenecek yürüyüşe katılarak, Feqiyê Teyran Parkı’nda basın açıklaması yapacak.

    HALK YENİDEN SOKAKLARDA

    Polis sabah saatlerinde yüzlerce eve baskın yaparak çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Xaçort Mahallesi Sürmeli Sokak’ta bulunan neredeyse tüm evlere baskın yapıldı. Gözaltına alınan birçok insan işkence gördü. Evlere kadar yansıyan polis şiddeti ve baskısına karşı halk yeniden sokaklara çıkarak protestolarını sürdürüyor.

    TAKVİYE POLİS EKİPLERİ GETİRİLDİ

    Halkın tepkisinin yükselmesi üzerine çevre kentlerin tümünden Van’a binlerce polis sevk edildi. Sevk edilen polisler halen kayyım yönetiminde bulunan Van Büyükşehir Belediyesi’nin otobüsleri ile kent merkezine taşındı. Sabah saatlerinde kentin tüm işlek caddelerinde park eden belediye otobüsleri içerisinde polislerin olması dikkati çekti. Kentin tüm ara sokaklarına TOMA’lar yerleştirildi, ana arterlerde de çevik kuvvet polisleri bekletiliyor. Dün gece yaşanan protestolar sonrası sadece Cumhuriyet ve Maraş caddeleri dışında tüm caddeler araçların geçemeyeceği şekilde kapalı durumda.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ailesinden AKP’li Arvas’a tepki: Kürtlerin yüzüne nasıl bakacaksın?-VİDEO

    Ailesinden AKP’li Arvas’a tepki: Kürtlerin yüzüne nasıl bakacaksın?-VİDEO

    PİRHA-Mehmet Sacit Arvas, Çok yüksek bir oy oranıyla belediye başkanı seçilen DEM Partili Abdullah Zeydan’ın yerine mazbata verilmesine karar verilen AKP’li Abdulahat Arvas’a tepki gösterdi. Mehmet Sacit Arvas, “Kürtlerin yüzüne nasıl bakacasın? Utanmıyor musun” diye sordu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nden (DEM Parti) adayı Abdullah Zeydan’ın Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanmasının ardından mazbatanın seçimi 2. sırada tamamlayan AKP adayı Abdulahat Arvas’a verilmesine bir tepki de ailesinden geldi.

    Mehmet Sacit Arvas, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı videoyla Arvas’a tepki gösterdi.

    “SENDEN UTANIYORUM, KÜRTLERİN ARASINDA NASIL DOLAŞACAKSIN?”

    AKP adayı Abdulahat Arvas’ın Arvasiler’in yüz karası olduğunu söyleyen Mehmet Sacit Arvas, konuşmasında şunları ifade etti:

    “Biz 700 yıldan fazladır Kürtlerle birlikte yaşıyoruz. Kürtlerin bize saygı gösterdiği kadar kimse saygı göstermedi. Kimse bu kadar fedakarlık yapmadı. Kürtlerin buna itiraz edeceğini biliyordun. İtiraz ettiği zaman bu adam asker yığacak. Sen Kürtlerin kanının dökülmesi üzerine nasıl sessiz kalırsın?

    Ben kayyım olmak istemiyorum diyordun bizzat senin avukatın başvuruyor. Sen utanmıyor musun? Kürtlerin yüzüne nasıl bakacaksın? Gerçi onuru olan, arı olan utanılacak bir şey yaptığında insanların yüzüne bakmaz. Ama bu AKP münafıklığı sende bunların hepsini kaldırdı. Kürtlerin bir böcek ve sinek muamelesi görmüş olduğu yerde sen bunlara alet oluyorsun. Sen de şunu söyleyecek bir yürek yok muydu? ‘Ben kayyım olmayacağım. Ben, benim önüme konulmuş olan yalı yalamayacağım!’ Bu kadar mı açsınız?

    Kürtlerin buna itiraz edeceğini biliyordun. İtiraz ettiği zaman bu adam asker yığacak. Sen Kürtlerin kanının dökülmesi üzerine nasıl sessiz kalırsın? Kürtler buna sessiz kalsalar, Kürtlerin bütün yerlerine kayyım atayacaklar. Bu kadar aşağılık kumpasın içerisinde nasıl yer aldın? Senden utanıyorum. Millet iradesine sahip çıkmak mecburiyetinde. Bu kanın her damlası senin elindedir. Bu alçaklığa alet olmayacaktınız. Kürtlerin arasında nasıl dolaşacaksın? Ama sen dolaşırsın. Sende onur yok! Sende vicdan yok! Varsa yoksa para ve makam. Yazıklar olsun sana.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Valilik, Van’da eylem ve etkinlikleri 15 gün yasakladı

    Valilik, Van’da eylem ve etkinlikleri 15 gün yasakladı

    PİRHA-Van Valiliği, kentte düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava toplantılarının 15 gün süreyle yasaklandığını duyurdu.

    Van’da YSK’nin mazbatayı DEM Partili Abdullah Zeydan’a değil, AKP’li adaya vermesi üzerine protestolar başladı, halk diremişe geçti. Bunun üzerine Van Valiliği eylem ve etkinlikleri 15 gün yasaklama kararı aldı.

    KENTE VE İLÇELERE GİRİŞ-ÇIKIŞ YASAĞI

    Van Valiliğinden yapılan açıklama şöyle:

    “Van ili coğrafi sınırları içerisinde 3 Nisan 2024 tarihinden geçerli 17 Nisan 2024 tarihi de dahil olmak üzere 15 gün süre ile Valilik ve Kaymakamlık makamlarınca uygun görülenler hariç olmak üzere, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava toplantıları ve kapalı yer toplantılarının 2911 Sayılı Kanunun ilgili hükümlerine istinaden yasaklanması, yine Valilik ve Kaymakamlık makamlarınca uygun görülenler hariç olmak üzere, basın açıklaması, oturma eylemi ve anket yapılması, çadır ve stant kurulması/açılması, imza kampanyası düzenlenmesi, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılması ve her türlü protesto eylemi şeklindeki faaliyetlerin de 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11. Maddesinin (a) ve (c) fıkra hükümleri gereğince belirtilen tarihler arasında yasaklanması, yine yukarıda belirtilen tarihler arasında, ilçelerimizden veya çevre illerden bireysel veya toplu olarak veya ilimiz güzergâhını kullanarak, başta yukarıda belirtilen paylaşımlarda bahsedilen konu ve benzer konulara ilişkin her türlü kanuna aykırı eylem/etkinliklere katılım sağlanmasının önlenmesi amacıyla, kanuna aykırı eylem/etkinliklere katılması muhtemel şahıs/şahıslar/grup/grupların 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11. Maddesinin (c) fıkra hükümleri gereğince, ilimiz ve ilçelerimize girişlerine, buralardan bireysel veya toplu olarak çıkışlarına izin verilmemesi hususunda Valilik makamınca karar alınmıştır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları: Herkes bu hukuksuzluğa karşı ayağa kalksın-VİDEO

    Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları: Herkes bu hukuksuzluğa karşı ayağa kalksın-VİDEO

    PİRHA-Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığına seçilen Abdullah Zeydan’a mazbata verilmemesi birçok kentte protesto ediliyor. Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Abdullah Zeydan, “Herkesin bu hukuksuzluğa karşı ayağa kalkmasını bekliyoruz” derken, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Neslihan Şedal ise, “Van halkı bu gaspın karşısında dimdik duracağını ortaya koymuştur” diye konuştu.

    Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığına seçilen Abdullah Zeydan’a mazbata verilmemesi birçok kentte protesto ediliyor. Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan DEM Parti Van İl Örgütü önünde açıklama yaptı.

    “HERKES BU HUKUKSUZLUĞA KARŞI AYAĞA KALKSIN”

    Van’da halkın iradesi ile 14 belediye aldıklarını söyleyen Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan, “Fakat bu süreçte ben memnu haklarımı geri almama rağmen, halkın iradesine bir pusu ve tuzak kurulmaya çalışılıyor. Biz, bu pusuya karşı sonuna kadar halkımızın iradesini koruyacağız. Demek ki karar alındıktan sonra AKP’ye bilgi verilmiş ve onlar da talepte bulunmuş. İl Seçim Kurulu Başkanı AKP’nin mazbatanın adaylarına verilmesi talebini kabul etmemiş ama iki üye evet oyu kullanmış. Bu karara karşı bizim itiraz hakkımız var. Avukatlarımız zaten çalışmalarını yürütüyorlar. Dolayısıyla yürüyen bir hukuk süreci yok. Mesele burada Zeydan ve Şedal değil, Kürt halkına, Van halkına kurulmuş bir tuzaktır. Herkesin bu hukuksuzlara karşı ayağa kalkmalarını bekliyoruz. Çünkü bugün bize uygulanan yarın İzmir’e uygulanır. Bu halkın iradesini kimse ayaklar altına alamaz” dedi.

    “YAPILANLAR SİYASİ BİR DARBEDİR”

    Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Neslihan Şedal, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bugünkü başarı ve zafer halkla birlikte gelinen bir noktadır. Yapılanlar siyasi darbedir. Buna karşı tutumumuzu ortaya koyacağımızı ve yeniden bizden alınanları, onların gaspından kurtaracağımızı bir kez daha belirtiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin almış olduğu kararı tanımıyoruz. Siyasi bir karar ve gasp olduğunu söylüyoruz. Bu halkın iradesi, onların almaya çalıştığı kararlardan çok daha büyüktür. Bu siyasi darbeye karşı tavrımız nettir. Abdulahat Arvas o koltukta oturamayacaktır, otursa da bu halkın içerisine çıkamayacaktır. Çünkü bu halk onları irade olarak görmedi. Bu halkın iradesi biziz ve öyle de kalacak. Halkımıza sesleniyoruz; bunlara fırsat vermeyin ve iradenizi sahiplenin” diye konuştu.

    PİRHA/VAN

  • Dersim Emek ve Demokrasi Platformu: Van halkının iradesi gasp edilemez-VİDEO

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu: Van halkının iradesi gasp edilemez-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu hakkının iadesi kararının geri alınmasına tepki göstererek Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “Van’da yapılan bu hukuk dışı uygulamayı her yerde yapamaya çalışacaklardır. Kürt Halkı dün olduğu gibi bugün de, yarın da sizin kirli siyasetiniz önünde diz çökmeyecektir” denildi.

    Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu hakkının iadesi kararının geri alınmasına tepki gösteren Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklama öncesinde DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan ile Dersim Emek ve Demokrasi Bileşenleri Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi.

    Açıklamada, ‘Van halkının iradesi gasp edilemez’ pankartı açıldı. Açıklamayı DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Gürtaş okudu.

    “HUKUK DIŞI FAALİYETLERE BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Hukuk dışı faaliyetlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Gürtaş, “Abdullah Zeydan açık ara farkla seçimi kazanmış Van Büyükşehir Belediye Başkanıdır. Bu gerçeği değiştirmelerine izin vermeyeceğiz. Nasıl ki halkımız sandıkta iradesine sahip çıkmış ve kayyumları göndermişse şimdi de bu iradenin arkasında durup, kazanılan hakkında vazgeçmeyecektir. Demokrasiden, barıştan, özgürlükten yana olan herkesi Van halkının iradesinin yanında durmaya çağırıyoruz. Ülkenin genelinde kaybeden AKP’nin seçimle kazanamadığını zorbalıkla almasına izin vermeyelim. Çünkü Van’da yapılan bu hukuk dışı uygulamayı her yerde yapamaya çalışacaklardır. Ama şunu unutmayın Kürt Halkı dün olduğu gibi bugün de, yarın da sizin kirli siyasetiniz önünde diz çökmeyecektir” dedi.

    “HALKIN İRADESİNE SAYGI DUYMAYI ÖĞRENECEKSİNİZ”

    Kürt halkının kayyumlara boyun eğmediğini belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Nerede olursak olalım, gasp eden AKP faşizmine karşı her yerde mücadele etmeye devam edeceğiz.  Abdullah Zeydan Van, Kürt ve Türk halkının onurudur. Bu kayyumcu anlayışa, halkın iradesini yok sayan anlayışa, irademizi gasp etmeye çalışan iktidara sesleniyoruz, ‘Boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Herkesi, halkın iradesini gasp eden bu iktidara karşı mücadele etmeye çağırıyoruz. Bu iktidarın faşizmine karşı sesimizi yükselteceğiz. Her alanda mücadelemizi yükselteceğiz. Halkın iradesine saygı duymayı öğreneceksiniz, irademizin yanında olacağız.”

    “HERKES KAYYUM ANLAYIŞINA TEPKİ GÖSTERMEK ZORUNDA”

    AKP iktidarının kaybettiği her yere kayyum atama tehlikesinin olduğunu ifade eden EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Meclisteki bütün muhalefet partilerinin kayyum anlayışına tepki göstermek zorundadır” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Hatimoğulları: Bu hırsızlara, kayyumcu zihniyete karşı sandıklarımızı koruyalım-VİDEO

    Hatimoğulları: Bu hırsızlara, kayyumcu zihniyete karşı sandıklarımızı koruyalım-VİDEO

    PİRHA -DEM Parti Kadın Meclisi, Gültan Kışanak için yürüttüğü seçim kampanyasının finalini yaptı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları konuşmasında “Oy kullanmakla da yetinmeyelim, bu sandık hırsızlarına, bu kayyumcu zihniyete karşı hep birlikte sandıklarımızı korumaya çağırıyorum” diye belirtti.

    Gültan’la Ankara’ya Kadınlar Dayanışmaya Kampanya Grubu, final programını yaptı.

    Sakarya Caddesi’nde bir araya gelen çok sayıda yurttaş, halaylar çekerek Gültan Kışanak için seçim çalışması yürüttü.

    Kadınların programında sık sık “Kadınlar, barışta ısrar ediyor. Jin, jîyan, azadî.” sloganları atıldı.

    “KADINLAR OLARAK BARIŞ İÇİN HER ZAMAN ÇALIŞACAĞIZ”

    Kadınların final programına DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da katıldı. Hatimoğulları yaptığı konuşmasında yurttaşları 31 Mart’ta oy kullanmaya çağırdı. Sandık güvenliği konusuna da dikkat çeken Hatimoğulları şunları söyledi:

    “Sevgili Gültan Ankara’da aday adayı olduğu zaman aday olma gerekçesini iki başlıkla açıklamıştı. Bu iki başlığı buradan bir kez daha paylaşmak istiyoruz. Birincisi Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesini, yol ve yöntemlerinin, araçlarını üretmektir. Sevgili Gültan, adaylarına şu açıklamayı yapmıştı; ‘çözüm ne tek başına Diyarbakır’dadır ne de tek başına Ankara’dadır. Çatışmaların sonlandırılması, sorunun çözümü Diyarbakır’dan Ankara’ya kurulacak olan bir barış köprüsünden geçer’ demişti. Seçen kampanyası boyunca bizlere düşen, Gültan’ın da ifade ettiği gibi bizler Kürdistan’da da Türkiye’nin dört bir yanında da seçim kampanyamızda barışın sesinin daha fazla yükselmesi için çalıştık. Diyalog yollarının açılması, ortak yaşamı inşa etmek için bizler kampanyamızda her seferinde mesajlarımızı verdik. Buradan Ankara’nın göbeğinden Gültan’ın bu anlamlı mesajını bütün Türkiye halkları olarak hep birlikte duymalı, hep birlikte üzerimize düşen görev ve sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Kürt sorunu elbette ki seçimlerden seçime hatırlanacak bir şey değildir. Kürt sorunu elbette seçimlere malzeme edilecek bir şey değildir. Bu süreç için sevgili Gültan şunu söyledi; başkentin gündemine bu gündemin girmesi için Ankara’dan aday oldum’. Buradan sana sözümüz olsun sevgili Gültan, senin bu konularla mücadeleni bu adaylığınla birlikte verdiğin güçlü mesajı, seçimlerden sonra da çözüm ve diyalog süreci başlayana dek sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz. Kadınlar olarak barış için her zaman çalışmaya devam edeceğiz.

    “SANDIKLARIMIZI KORUMAYA ÇAĞIRIYORUM”

    Kadın dayanışmasıyla bizler bu karanlık zihniyete geri adım attıracak, bu karanlık zihniyeti 31 Mart seçimlerinde hep birlikte sandığa gömeceğiz. Bunun da sözünü buradan veriyoruz. Bütün Türkiye ve Kürdistan halklarına, saatler kala bir kez daha sesleniyoruz, lütfen herkes sandığa gitsin, oyunu kullansın. Oy kullanmakla da yetinmeyelim, bu sandık hırsızlarına, kayyumcu zihniyete karşı hep birlikte sandıklarımızı korumaya çağırıyorum. Gültan Kışanak şahsında bütün siyasi rehine kadınlara sözümüz olsun ki 31 Mart akşamı onlara büyük bir başarıyı ve barışın yolunu hediye edeceğiz, sözümüz olsun.”

    PİRHA/ANKARA

  • İÜ Öğrenci Meclisi: Özgürce yaşayabileceğimiz üniversiteler istiyoruz-VİDEO

    İÜ Öğrenci Meclisi: Özgürce yaşayabileceğimiz üniversiteler istiyoruz-VİDEO

    PİRHA – İstanbul Üniversitesi Öğrenci Meclisi’nde bulunan öğrenciler, Beyazıt Ana Kapı’da bir basın açıklaması yaparak kayyum yönetimi protesto etti. Öğrenciler, özgürce yaşayabilecekleri bir üniversite talep ederek, “Ülkü Ocakları’na ve AKP’ye verilen propoganda imkanlarının karşısında, Öğrenci Meclisi toplantısı için salon vermeyen rektör, üniversitelilerin değil siyasi iktidarın kayyumudur” dedi.

    İstanbul Üniversitesi Öğrenci Meclisi, Beyazıt Ana Kapı’da kayyum yönetimine ilişkin basın açıklaması yaptı.

    Öğrenciler sık sık “Ferman kayyumun üniversiteler bizimdir!”, “Osman gidecek meclis gelecek!, “Üniversiteler bizimdir bizimle özgürleşecek!”, “Yaşasın öğrenci meclisimiz!”, “Söz yetki karar bileşenlere!” sloganlarını attı.

    Basın metnini İstanbul Üniversitesi Öğrenci Meclisi adına Elif Tutku Sarı okudu. Sarı, “Özgürce yaşayabileceğimiz üniversiteler istiyoruz” dedi.

    İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ MECLİSİ’NİN HEDEFLERİ SIRALANDI

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    Direnişimiz sonucunda inşasına başladığımız İÜ Öğrenci Meclisi’ni resmen kurduğumuzu ilan ediyoruz. Bu noktada İÜ Öğrenci Meclisi’nin önüne koyduğu hedefleri açıklıyoruz:

    Kayyum rektörlüğün, üniversite bileşenlerinin iradesini tanımadan aldığı kararlara karşı demokratik bir işleyişle kendi kararlarımızı almak için buradayız. Üniversitelerimizden bağı koparılmaya çalışılan bizler, kampüslerimizi yeniden bir yaşam alanı olarak sahiplenebilmek için harekete geçiyoruz. Üniversitelerimizin saraydan gelen talimatlarla, sermaye çıkarları doğrultusunda yönetilmesini kabul etmiyoruz. Üniversiteliler olarak söz, yetki ve karar hakkımızı almak için İÜ Öğrenci Meclisi’nde buluşuyoruz.
    Şu anda İÜ Öğrenci Meclisi’nde öğrenciler kendilerini temsil edebiliyor, ortakça çalışıp karar alabiliyor ve kendi istek ve ihtiyaçlarına yönelik üretim, etkinlik ve eylem yapabiliyor. Ortaklaştığımız ilkeler doğrultusunda bütün üniversitelilerin katılımına açık olan meclisimiz giderek büyüyor.

    “ÖZGÜRCE YAŞAYABİLECEĞİMİZ ÜNİVERSİTELER İSTİYORUZ”

    Özgürce yaşayabileceğimiz üniversiteler istiyoruz. Ülkü Ocakları’na ve AKP’ye verilen propoganda imkanlarının karşısında, Öğrenci Meclisi toplantısı için salon vermeyen rektör, üniversitelilerin değil siyasi iktidarın kayyumudur. AKP’li Murat Kurum’un iftar etkinliğine katılarak poz verdiği üniversitemiz sarayın arka bahçesi değil, üniversitelilerindir. Fakülteler arası geçiş yasaklarının kalktığı, özgürce 8 mart’ı kutlayabildiğimiz, öğrenci toplulukların aktif olduğu, bölümlerin müfredatlarında öğrencilerin söz sahibi olduğu, üniversite yönetiminin bizzat okuldaki bileşenlerce üstlenildiği, YÖK’ün olmadığı, parasız, bilimsel ve ana dilde bir eğitimin olduğu üniversiteler için mücadele ediyoruz.

    “BÜTÜN SIRA ARKADAŞLARIMIZI ÜNİVERSİTELERİMİZİ SAVUNMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Bugün bu hedefleri gerçekleştirebilmek için önümüze fakülte fakülte, bölüm bölüm meclisler kurabilmeyi koyuyoruz. Okuldaki kulüp ve topluluklarla beraber çalışarak, bütün fakülte ve bölümlerden arkadaşlarımızla beraber okulda forumlar, atölyeler, şenlikler ve eylemler örgütleyerek meclisimizi büyüteceğiz. Buradan bütün sıra arkadaşlarımıza çağrımızı yapmak istiyoruz. İÜ Öğrenci Meclisi, biz öğrencilerin üniversitemizi yeniden inşa edebilmesi için kurulmuş bir meclistir. Dolayısıyla da tüm sıra arkadaşlarımızı İÜ Öğrenci Meclisine katılmaya, buranın bir öznesi olup üniversitelerimizi savunmaya davet ediyoruz.”

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciler, kayyım rektörün üniversite kampüslerini ziyaretçilere açmasına, diğer yanda ise öğrencilere kampüsler arası geçiş yasağı getirmesine karşı Beyazıt’ta 3 gün süren bir eylem gerçekleştirmişti. Üniversite öğrencileri, içeriye alınmadıkları için dışarıda Öğrenci Meclisi’ni kurduklarını söylemişlerdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Peri Belediyesi Eş Başkan adayları: 31 Mart’ta irademizi kayyumdan geri alacağız-VİDEO

    Peri Belediyesi Eş Başkan adayları: 31 Mart’ta irademizi kayyumdan geri alacağız-VİDEO

    PİRHA-Peri Belediyesi Eş Başkan adayları Naciye Aslan ve Orhan Çelebi, projelerini PİRHA’ya anlattı. Naciye Aslan, “Biz 31 Mart’tan irademizi kayyum siyasetinden geri alarak insanların yüzlerine kapatılan o kapıları yeniden açmak istiyoruz” dedi. Orhan Çelebi ise “Kayyumdan irademizi geri aldıktan sonra hem yarım kalan projelerimizi hem de acil sorunlara müdahale etmek için hareket planlarımız var” diye konuştu. 

    31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için adayların çalışmaları sürüyor. 2019 yılındaki yerel seçimlerde Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar (Peri) Belde Belediye Eş Başkanı olarak seçilen Orhan Çelebi ve Songül Doğan’ın yerine kayyum atanmıştı.

    Peri Belediyesi Eş Başkan adayları Naciye Aslan ve Orhan Çelebi, çalışmalarını ve projelerini PİRHA‘ya anlattı.

    “KAYYUM İLE GASP EDİLEN İRADEMİZİ GERİ ALACAĞIZ” 

    Kadınların ön planda olduğu projelerinin olduğunu ifade eden Naciye Aslan, “Kadın mahalle komisyonları, kadın kooperatifleri, kadın sağlık evleri kuracağız. İki dönem peş peşe irademiz kayyum ile elimizden alındı ve birçok projemiz yarım kaldı. Peri üretim merkeziydi ama kayyum döneminde burada üretim bitirilmiş durumda. Kooperatifler kurarak insanlarımızın ürettikleri ürünlerini kolayca satmalarını sağlamak istiyoruz. İnsanlar 8 yıldır hiçbir hizmetin yapılmadığını ve gittikleri bütün kapıların kendilerine kapandığını söylüyor. Biz 31 Mart’tan irademizi kayyum siyasetinden geri alarak insanların yüzlerine kapatılan o kapıları yeniden açmak istiyoruz” dedi.

    “GÖREVE GELDİĞİMİZDE YARIM KALAN PROJELERİMİZİ BİTİRECEĞİZ”

    Göreve geldiklerinde hem yarım kalan projelerini hem de acil sorunlara müdahale etmek için hareket planlarının olduğunu belirten Orhan Çelebi, “En önemli sorunumuz mahalle bağlantı yollarımızın artık araçların geçemeyeceği düzeye gelmiş olması ve bu konuda çokça şikayet alıyoruz. Bu şikayetlere yanıt olabilmek için de sezon başlar başlamaz tüm yollarımızı yeniden asfaltlama ve çalışmalarımızı tamamlamak istiyoruz. Yine mahalle arası yollarımızı çamurdan kurtarmak için daha önce çalışmasını başlatmıştık, üç mahallemizi tamamlamıştık ancak kayyumun gelmesinden dolayı diğer kalan mahallelerimizin çalışmalarına başlayamamıştık. Kalan mahallelerimizin de iç yollarını hızlı bir şekilde tamamlayarak en azından mahalle halkının çamurdan kurtulmasını, daha rahat bir yaya geçişini sağlamak istiyoruz” diye ifade etti.

    “TARIM VE HAYVANCILIĞIN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLATACAĞIZ” 

    Dersim’in deprem bölgesi olduğunu dile getiren Çelebi, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Deprem hattının, fay hattının biri de beldemizin çok yakın sınırından geçiyor. Belde halkımızın da depreme hazırlıklı olabilmesi, mevcut yapı stokumuzun depreme dayanıklı hale getirilebilmesi için bir çalışma başlatacağız. Halkın bilinçlendirilmesi, bu konuda daha fazla sorumluluk sahibi olmasını sağlamak ve mevcut yapı stoğumuzun depreme dayanıklı hale getirilmesi üzerine çalışmalar yapacağız. Bölgemiz tarım ve hayvancılıkla geçinen bir bölge. Devletin tarım ve hayvancılık politikası çiftçilerimizin yaşamlarını olabildiğince zorlaştırmış durumda ama insanlarımız tarımı geliştirmek istiyorlar. Biz de tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi için gerekli çalışmaları başlatacağız. Mazot desteği olarak da bütçemize bağlı olarak senede bir kere de olsa çiftçilerimize destek olmak istiyoruz.”

    Cihan BERK/DERSİM

  • DEM Parti Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Türkdoğan: Seçenek biziz!-VİDEO

    DEM Parti Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Türkdoğan: Seçenek biziz!-VİDEO

    PİRHA – DEM Parti’nin 31 Mart yerel seçimleri için Ankara’da belirlediği belediye başkan adayları basın mensupları ile bir araya geldi. Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Öztürk Türkdoğan, “Katı merkeziyetçi anlayış yerine özerkliği savunmaktayız. Kadınlara Kürtlere, Alevilere, LGBTİ+’lara sesleniyoruz; Seçenek biziz” dedi. 

    Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Eş Başkan adayları Öztürk Türkdoğan ve tutuklu siyasetçi Gültan Kışanak.

    DEM Parti Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Eş Başkan Adayı Av. Öztürk Türkdoğan, DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Ebru Günay ve ilçe eş başkan adayları, basın emekçileri ile bir araya geldi.

    Ankara’da bir otelde yapılan basın toplantısında seçim çalışmaları ve gündemdeki başlıklara dair değerlendirmeler yapıldı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Eş Başkan Adayı Öztürk Türkdoğan, konuşmasında 27 ilçenin 24’ünde aday gösteriklerini, Yenimahalle, Bala ve Polatlı ilçelerinde ise kent uzlaşısı kapsamında aday gösterilmediğini belirtti.

    Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Türkdoğan, yaptığı konuşmada “Diğer partilerden farklı olarak biz Türkiye’deki katı merkeziyetçi anlayış yerine özerkliği savunmaktayız. Bu çok önemli bir yaklaşımdır. Katılımcı belediyecilik böyle olur. Bununla birlikte kadın özgürlükçü ve ekoloji önceliğimiz var. Birileri bizi ne kadar daraltmak istese de bizler adalet ve özgürlüğe inanan insanlarız. Üçüncü yol partisiyiz. Üçüncü büyük siyasal partiyiz. 78 şehirde aday çıkarttık ve halklarımızdan oy istiyoruz. DEM Parti sadece Kürtlerden oluşan bir parti değil. Sol, sosyalistlerin olduğu, katılımcı bir partidir” dedi.

    “KIŞANAK’IN HAYAT ÖYKÜSÜ TÜRKİYE’NİN FOTOĞRAFIDIR”

    DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Ebru Günay ise yaptığı konuşmada, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiklerini ifade etti. Günay, Gültan Kışanak adına kadınların geniş kapsamlı çalışma yürüttüklerini belirterek şunları söyledi:

    “Cumhuriyet tarihinde bir ilktir, bir büyükşehir belediye başkan adayı, ilk defa cezaevinde kampanya yürütüyor. Daha dramatik olanı, başkentte aday olarak Gültan Kışanak bu adaylığı yapıyor. İronik olması, Meclis’in burada olması, dramatik olanı sorun TBMM’de çözülecekken bu sorunla karşı karşıyayız. Gültan Kışanak’ın yaşamına değinecek olursak, Diyarbakır 5. Nolu Cezaevi’nden başlar ve özgür basın alanında yürüttüğü çalışmalara ve oradan da belediye başkanlığı ve atanan kayyumlara kadar gider. Bu, temel hakların gasp edilmesinin fotoğrafıdır. Gültan Kışanak’ın hayat öyküsü Türkiye’nin fotoğrafıdır.

    İsimler, partiler farklı olabilir bürokratik ayrımcı ve erkek profili temsil eden adaylar karşısında Gültan Kışanak var. Toplumun bütün ötekilerini temsil eden ve bunun mücadelesini yürüten Gültan Kışanak var.”

    “KÜRTLERE, ALEVİLERE, LGBTİ+’LARA, KADINLARA SESLENİYORUZ”

    DEM Parti yönetici ve adayları, yapılan konuşmaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Öztürk Türkdoğan, aday çıkarılmasından ötürü sahada nasıl bir tablo olduğu sorusuna şu yanıtı verdi:

    “Aday çıkarmamızdan dolayı parti tabanımız çok memnun. 2019’da farklı bir strateji vardı partimizin. Siyasi iktidara kaybettirme stratejisi gereği aday çıkarmadı partimiz. 2023’te DEM Parti, demokrasi güçleri ile birlikte Türkiye’ye bir seçenek sundu ve siyasi iktidar değişikliğinin önünü açtı. Türkiye muhalefeti dünyanın en zor işini başardı ve alabileceği seçimi alamadı. Parti olarak birçok yerde halkımızla toplantı yaptık ve her yerde aday çıkarma sorumluluğumuz olduğunu gördük. Ankara özelinde durum çok farklı. Ankara’nın sol, sosyalist seçeneği biziz. Yarışan isimler milliyetçi kanattan gelen insanlar. Ankara’daki sosyal demokratlara, kadınlara Kürtlere, Alevilere, LGBTİ+’lara, kadınlara sesleniyoruz; seçenek biziz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Hatimoğulları: Elimizin hamurunu yerel yönetimlerin her alanına bulaştıracağız!-VİDEO

    Hatimoğulları: Elimizin hamurunu yerel yönetimlerin her alanına bulaştıracağız!-VİDEO

    PİRHA – DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, belediye seçimleri için adaylık başvurularının devam ettiğini vurguladı. Hatimoğulları, bütün kadınların adaylık başvurusu yapması için çağrıda bulunarak “Elimizin hamurunu yerel yönetimlerin her alanına bulaştıracağız. Kadınların iradesini gasp ederek belediyelerin etrafını o dev duvarları örenlere diyoruz; bizler o dev duvarları tek tek yıkacağız ve belediyelerin bahçelerine demokrasi ve insanlık ekeceğiz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, Ankara’da toplandı. Dem Parti Kadın Meclisi’nin gündeminde, siyasi gelişmeler, seçim çalışmaları ve planlama oluşturmak gibi başlıkların olduğu bilgisi verildi.

    Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, Genel Merkez binasındaki toplantının açılışında konuşma yaptı. “Elimizin hamurunu yerel yönetimlerin her alanına bulaştıracağız” diyen Hatimoğulları, şunları söyledi:

    “İmralı’da devam eden tecridin kırılması ve aynı zamanda Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi için hapishanelerde şu anda açlık grevleri devam ediyor. Dışarıda ise kadınlar, anneler, barış talep edenler, Kürt kadınlar adalet nöbetinde. Buradan onların başlatmış olduğu nöbeti selamlıyorum. Bir kez daha diyoruz ki; tecrit bir insanlık suçudur ve derhal ortadan kaldırılmalıdır.

    Yine sözlerime başlarken, Alevi Kadınlar Birliğinin Almanya’da gerçekleştirmiş olduğu kongresini buradan bir kez daha selamlıyorum. Elbette kadınlar olarak mesajımızı kendilerine gönderdik. Buradan bir kez daha başarılar diliyoruz. Avrupa’daki kadınların bu örgütlenmesine de Türkiye’ye yansımaları itibariyle çok değer verdiğimizi belirtmek isterim.

    “YA BİR YOL BULACAĞIZ YA DA BİR YOL AÇACAĞIZ”

    Öte yandan başta partimiz olmak üzere Türkiye’deki bütün devrimci, demokrat, sosyalist, yurtsever güçlere boyun eğdirmeyi hedefleyen Kobani Kumpas Davası devam ediyor. Sevgili Sebahat Tuncel savunmasında neler söylemiş bakalım: “Dünya deneyimleri bize göstermiştir ki örgütlü kadın gücü kapitalizmin değişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye’deki zihniyeti de korkutmaktadır. Devlet tarafından Kürt kadınlara dönük saldırılar ve kadın örgütlerinin kriminalize edilmesi bu korkunun yansımasıdır. Kadın siyasetçilere ve aktivistlere dönük baskı politikaları yeni değil ama kız kardeşlerimiz gibi zulme karşı direnmek de bize miras kalmıştır. Ya bir yol açacağız ya bir yol bulacağız”. Evet yaşanan bu haksızlıklara karşı, bu siyasi kumpas davalarına karşı biz kadınlar tıpkı Sevgili Sebahat’in söylediği gibi ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız.

    “2024 BÜTÇESİ ERKEK BÜTÇESİDİR, SAVAŞ BÜTÇESİDİR”

    Parlamentoda görüşülen bütçe erkek bütçesidir, savaş bütçesidir, toplumsal cinsiyet rollerinin bu toplumda derinleşmesini sağlayan bir bütçedir dedik. Bütçe tek başına sadece kuru rakamlardan ibaret değildir, aynı zamanda iktidarın politikasıdır dedik. Politik tercihlere dayanan bir bütçe yapma süreci işliyor. Politik tercihini de kadınlardan değil erkek egemen sistem ve otoritleşmeden yana yaptığını iyi biliyoruz bu iktidarın. 2024 bütçesi aslında Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk bütçesidir. Ve ilk bütçe ne yazık ki yüzyıllık geleneğin yolunda olmaya devam eden bir bütçe olarak karşımıza çıktı.

    “KADIN BAKANLIĞINI KESİNLİKLE KURACAĞIZ”

    Kadınların güvencesiz çalıştırılmasına karşı, işsizliğe karşı bu bütçede bir mücadelenin yürütülmesi gerektiğini savunduk. Yine bu bütçede Kadın Bakanlığını kuracağımızı ifade ettik. Kadın Bakanlığını kesinlikle kuracağız. Kadın Bakanlığı tıpkı diğer bakanlıklar gibi kendi bütçesini görüşen bir bakanlık olacak. Bu sözümüzü bütün kadınların huzurunda bir kez daha veriyoruz. Bizler işimize, ekmeğimize, emeğimize sahip çıkacağız. Bizler Agrobay işçisi kadınlarla dayanışmamızı sürdüreceğiz. Bizler Urfa’da her gün kolluk kuvveti tarafından darp edilen Özak işçileriyle, Özaklı kadınlarla dayanışmamızı sürdüreceğiz.”

    “ELİMİZİN HAMURUNU YEREL YÖNETİMLERİN HER ALANINA BULAŞTIRACAĞIZ”

    Yerelden ve yerinden demokratik bir yönetimin inşa edilmesi konusunda başta kadınlar olarak partilerinin emek vereceğinin vurgulayan Hatimoğulları, “Belediyemizin bütçesini toplumsal cinsiyete duyarlı yapmak konusundaki kararlılığımızı aslında geçmiş dönemde yönettiğimiz belediyelerde göstermiştik. Bir kez daha belediyelerimizi kayyımlardan tek tek alacağımızın ve toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçeyle, bir anlayışla yöneteceğimizin altını çizmek isteriz. Yerel yönetimleri belediyelerden ibaret görenlere, kadınların iradesini gasp ederek belediyelerin etrafını o dev duvarları örenlere diyoruz; bizler o dev duvarları tek tek yıkacağız ve belediyelerin bahçelerine demokrasi ve insanlık ekeceğiz” diye belirtti.

    DEM Parti Kadın Meclisi olarak çağrılarını yinleyen Hatimoğulları, “Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisinden aday olalım. Söz ve karar mekanizmalarının tamamını kadınlarla birlikte oluşturalım. Kadına yönelik şiddetle mücadele merkezlerimizi sizlerle birlikte yeniden hep beraber kuralım. Üretim alanlarımızı yeniden oluşturalım. Kooperatiflerimizi, danışma merkezlerimizi, kültür sanat birimlerimizi kadınlar olarak gelin hep birlikte oluşturalım. Gelin kendimizi ve kentimizi hep birlikte örgütleyelim. Adaylık başvurularımız hali hazırda devam ediyor. Türkiye’nin her yerinden bütün kadınların adaylık başvurusu yapması için çağrımızı yineliyorum” ifalerine yer verdi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Türk Tabipler Birliği’ne kayyum atamak demokrasinin rafa kaldırıldığının ilanıdır’

    ‘Türk Tabipler Birliği’ne kayyum atamak demokrasinin rafa kaldırıldığının ilanıdır’

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu, “amaç dışı faaliyet” gerekçesiyle TTB Merkez Konsey üyesi 11 hekimin görevden alınmasını kınadı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerinin mahkeme yoluyla görevden alınmasını kınadı. ABF açıklamasında, “Türk Tabipler Birliği’ne kayyum atamak demokrasinin rafa kaldırıldığının ilanıdır” denilerek “AKP eliyle demokrasi darbesi” yapıldığı ifade edildi.

    “KARARI TANIMIYORUZ”

    ABF tarafından yazılı yazılı yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

    “Bir tarafından eşitlikten, özgürlüklerden bahseden AKP, her zamanki gibi gerçek hedefini gizleyememiştir. Kendinden olmayanı susturmak, baskı altına almak, hukuksuz bir şekilde cezaevlerine koymak, algı yaratmak AKP’nin fıtratında var. Toplumun tüm kesimlerini tamamıyla dönüştürüp, kendisine biat etmiş tek tip bir halk yaratma hedefini artık gizlemeyen AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşitlik ve özgürlük kavramlarından dahi korkmaktadır. Bir taraftan, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurdukları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile AKP’ye biat etmiş Alevilik yaratmaya çalışırken, bir taraftan da demokratik kitle örgütlerini susturmaya çalışmaktadır. Binlerce siyasetçi cezaevindeyken, yine on binlerce doktor, hemşire ve ebe, ülkeyi terk ederken, ‘milli irade’ lafını dilinden düşürmeyen Tayyip Erdoğan, bu günlerde yeni Anayasa’dan bahsediyor. Tayyip Erdoğan’a soruyoruz, seçilmiş milletvekili Can Atalay’a oy veren yüz binlerce seçmen, yurttaş değil midir?

    Artık mızrak çuvala sığmıyor, AKP demek ikiyüzlü bir siyaset demektir. Milyonlarca insanı açlığa mahkum edenler, onların haklarını savunacak kim varsa susturmaya çalışmaktadır. Ama Aleviler susmayacak. Kerbela’da Hüseyin, Banaz’da Pir Sultan olacağız. Alevi Bektaşi Federasyonu olarak bu ve hiç bir antidemokratik kararı tanımıyoruz.

    72 milletin bir arada, özgürce yaşadığı bir düzen için, eşit yurttaşlık temelli mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğiz. Türk Tabipleri Birliği’ne yapılan bu demokrasi darbesinden derhal vazgeçilsin.”

    PİRHA/ANKARA