Etiket: kemal demir

  • Ocaxê Bakê’nin Ziyareti önünde muhabbet cemi yürütüldü-VİDEO

    Ocaxê Bakê’nin Ziyareti önünde muhabbet cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Aleviler tarafından ziyaret edilen ve adaklar adanan Elbistan’a bağlı Hoffolar olarak bilinen Bako Baba’nın türbesi önünde cem yürütüldü. 

    Ocaxê Bakê Kültür Merkezi tarafınan düzenlenen muhabbet ceminde bir araya gelindi. Aleviler tarafından ziyaret edilen ve adaklar adanan Elbistan’a bağlı Hoffolar olarak bilinen Bako Baba’nın türbesi önünde cem yürütüldü. Ali Sizer ve Tacim Baba’nın oğlu Ali Yıldız tarafından nefesler okunarak, deyişler söylendi.

    Saat 18.00’da başlayan muhabbet cemi saat 20.00’de son buldu. Bako Baba türbesi önünde yürütülen ceme çevre köylerden insanlar katıldı, lokmalar pay edildi.

    “TOPRAKLARIMIZI YERLE BİR ETTİLER”

    Ocaxê Bakê’nin 5. kuşak torunlarından Ocaxê Bakê Kültür Merkezi Başkanı Kemal Demir, Şükrü Yıldız’ın destek verdiğini ve derneğin onursal başkanı olduğunu belirtti.

    Can Tv program sunucusu/Zakir Ali Sizer, Alevilerin yaşam alanlarının yok edildiğine dikkat çekerek, “Topraklarımızı yerle bir ettiler. Bir tarafa taş ocağı, bir tarafa mermer ocağı açtılar. Suyumuzu borularla taşıyarak bitirdiler. Orman bırakmadılar, hepsini yaktılar. Oysa Alevilik, Kızılbaşlık, Bektaşilik doğayla bütünlük içerisindedir” dedi.

    Bako Baba’nın torunlarından olan Hasan Demir, Bako Baba’nın özgeçmişini anlattı. Demir, insanların Bako Baba’nın yanına gelerek şifa bulduğunu, çocukları olmayan ailelerin çocuk, hasta olanların da iyileşmek amacıyla dileklerini dilemeye geldiklerini belirtti.

    “BU TOPRAKLAR KUTSİYET BARINDIRIYOR”

    Sev-Der Başkanı Salman Gümüş ise Alevilerin örgütlü olması gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Ne kadar kurumsallaşırsak, ne kadar örgütlenirsek o kadar güçlü oluruz, o kadar diri oluruz. Birlikte olursak ancak gelecekten bahsederiz. Hak ve adalet yürüyüşünde dimdik durduğumuz sürece ancak başarılı olabiliriz. Bu topraklar kutsiyeti barındırıyor. Bizler de bir nebze onlara sahip çıkarak layık olmaya çalışıyoruz.”

    PİRHA/ELBİSTAN

  • Hapis cezası alan TV10’un kameramanı Kemal Demir, İstinaf’a başvurdu

    Hapis cezası alan TV10’un kameramanı Kemal Demir, İstinaf’a başvurdu

    PİRHA- KHK ile kapatılan TV10’un kameramanı Kemal Demir, İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kendisine 3 yıl 9 ay hapis cezası verilmesinin ardından avukatı Seyit Demir aracılığıyla İstinaf’a başvurdu. 

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan TV10’un kameramanı Kemal Demir ve TV10 çalışanı Kemal Karagöz’ün “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın 11. duruşması 16 Aralık Perşembe İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Mahkeme, Kemal Karagöz’ün “örgüt üyeliği” suçlamasından beraatine karar verdi. Kemal Demir ise “örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme” suçlamasından 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı ve hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının aldığı cezanın infazının başlamasına kadar devamına hükmedildi.

    Kemal Demir’in Avukatı Seyit Demir, kararı İstinaf’a götürdü.

    PİRHA‘ya bilgi veren Av. Demir, “Biz, dosyanın istinafını yaptık. Gerekçeli karar henüz yazılmadı. Yazılınca gerekçeli karar istinafı yapacağız. İddianamede hayali, gerçekle bağdaşmayan şeyler var. Akıl dışı isnatlar var. ‘Himmet’, ‘kurban’ adı altında yardım şeklinde ifadeler var. FETÖ iddianamesinden kopyala yapıştır yapılmış” dedi.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul’da 25 Kasım 2017 tarihinde evlerine yapılan baskın sonucu TV10 çalışanları Kemal Karagöz ve Kemal Demir gözaltına alınmıştı.

    Kemal Karagöz 1 Aralık 2017 tarihinde çıkarıldığı Sulh Ceza Hâkimliğince adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, kameraman Kemal Demir tutuklanarak Silivri 5 Nolu Cezaevine gönderilmişti.

    Karagöz ve Demir hakkında “örgüt üyeliği” iddiasıyla iddianame hazırlandı. “Örgüt adına televizyon kurulması için malzeme temin” ve bu sebeple ödeme yapıldığına ilişkin iddialar İstanbul Cumhuriyet Savcısı Bahtiyar San imzalı iddianamede yer aldı.

    Altı ay iddianamesi hazırlanmadan cezaevinde tutulan Demir’in ilk duruşması 3 Temmuz 2018 tarihinde İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme Demir’in dosyası Mersin’e gönderdi, Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi ise dosya hakkında yetkisizlik kararı vererek Demir’in dosyasını uyuşmazlık mahkemesine gönderdi. Uyuşmazlığı karara bağlayan Yargıtay 5. Ceza Dairesi, dosyayı İstanbul’a geri gönderdi.

    Kemal Demir, 9 Şubat 2019 tarihinde İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma açmadan dosyayı incelemesi sonucu tahliye edilmişti.

    PİRHA/ İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    -Tv10 Kameramanı Kemal Demir tahliye edildi

     

  • Kemal Demir ve Kemal Karagöz’ün duruşması 9 Eylül’e ertelendi

    Kemal Demir ve Kemal Karagöz’ün duruşması 9 Eylül’e ertelendi

    PİRHA- 2016 yılında KHK ile kapatılan TV10’un çalışanları Kemal Demir ve Kemal Karagöz’ün yargılandığı davanın duruşması 9 Eylül 2021 tarihine ertelendi.

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 2016 yılında kapatılan 23 kanaldan biri olan TV10’un kameramanı Kemal Demir ile kanal çalışanı Kemal Karagöz’ün “örgüt üyesi olmaksızın örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam edildi.

    Duruşmaya Demir ve Karagöz katılmazken, avukatlar hazır bulundu.

    Mahkeme, hakkında yakalama kararı bulunan sanık Şükrü Yıldız’ın beklenmesine ve Demir ve Karagöz’ün yurtdışı çıkış yasağının devamına karar vererek duruşmayı 9 Eylül 2021 tarihine erteledi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • KHK ile kapatılan TV10’un çalışanları Demir ve Karagöz’ün duruşması görüldü

    KHK ile kapatılan TV10’un çalışanları Demir ve Karagöz’ün duruşması görüldü

    PİRHA- KHK ile kapatılan TV 10 çalışanları Kemal Demir ve Kemal Karagöz’ün yargılandığı davanın duruşması ertelendi.

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan 23 kanaldan biri olan TV10 kameramanı Kemal Demir ile kanal çalışanı Kemal Karagöz’ün “örgüt üyesi olmaksızın örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 28’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya Demir ve Karagöz katılmazken, avukatı Bertan Öztunç hazır bulundu.

    Mahkeme, hakkında yakalama kararı bulunan sanık Şükrü Yıldız’ın beklemesine ve Demir ve Karagöz’ün yurtdışı çıkış yasağının devamına karar vererek duruşmayı 20 Mart’a erteledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • TV 10 çalışanları Demir ve Karagöz’ün duruşması 28 Ocak’a ertelendi- VİDEO

    TV 10 çalışanları Demir ve Karagöz’ün duruşması 28 Ocak’a ertelendi- VİDEO

    PİRHA-KHK ile kapatılan TV 10 çalışanları Kemal Demir ve Kemal Karagöz’ün duruşması 28 Ocak 2020’ye ertelendi.

    HABERİN VİDEOSU

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan TV10’un çalışanları Kemal Demir ve Kemal Karagöz’ün yargılandığı davanın 4’üncü duruşması İstanbul 28’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tutuksuz yargılanan Demir ve Karagöz’ün katılmadığı duruşmada Demir’in avukatı Bertan Öztunç hazır bulundu.

    “DEMİR SANIK OLARAK DEĞİL TANIK OLARAK DİNLENMELİ”

    Öztunç, Demir’in TV 10’da ‘çaycı, şoför, getir götür’ işlerine bakan ve kameramanlık yapan bir çalışan olduğunu ifade etti. “Bize göre Kemal Demir bu davada sanık olarak değil tanık olarak dinlenmelidir” diyen Öztunç, Demir’in ev aramasında da suç teşkil edecek bir şey bulunmadığıni belirtti. Öztunç, Demir hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılması ve beraatine kararının verilmesini talep etti.

    ZORLA GETİRİLME KARARI

    Tanık Şükrü Yıldız hakkında zorla getirilmesine karar verilerek duruşma 28 Ocak 2020 saat 10.50’ye ertelendi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevilerin sesi TV10’un kapatılmasının üzerinden 3 yıl geçti

    Alevilerin sesi TV10’un kapatılmasının üzerinden 3 yıl geçti

    PİRHA- Alevilerin sesi TV10’un Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) kapatılıp, 4 Ekim 2016 tarihinde kapısının mühürlenmesinin üzerinden 3 yıl geçti.

    15 Temmuz Darbe girişiminin ardından, Alevilerin sesi TV10, 27 Eylül 2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 668 sayılı KHK ile kapatılmış, 04 Ekim 2016 tarihinde mühürlenmiş ve mal varlıkları TMSF tarafından satışa çıkarılıp satılmıştı.

    17 Ağustos 2011 yılından kapatılana kadar Alevi toplumunun sorunlarını, ihtiyaçlarını, yol erkanını, Türkiye’nin her bölgesinden ekranlarına taşıyan Alevilerin sesi TV10’un yayının KHK ile kesilmesi ve kapısının mühürlenmesinin üzerinden 3 yıl geçti. TV10 çalışanları, kapatılan TV10’un geri açılması için 82 hafta boyunca Galatasaray Meydanı’nda eylem yapıldı.

    TV10 kapatıldıktan sonra bütün hukuki girişimlerde bulunuldu. En son AİHM’e başvurma kararı alınmıştı. Ancak AHİM ve AYM, mağduriyetleri gidermek için oluşturulan OHAL Komisyonunu gösterdi.

    Mal varlıkları TMSF’ye devredilen TV10’un mal varlıklarının ihale yoluyla Eylül 2017’de satışa çıkarılmasının ardından 13 Eylül 2017’de TV10 avukatları ve Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin Ankara’da OHAL Komisyonu’na başvurdu. TV10’nun başvurusunu “KHK listesinde adı yok” gerekçesiyle OHAL Komisyonu reddetti.

    Kapatılan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, “OHAL inceleme komisyon mağduriyetleri gidermek adına kuruldu. Biz başvuru yaptık. KHK listesinde adımızın olmadığını söylediler. Ama elimizdeki tutanaklarda KHK ile kapatıldığımız yazılıyor. Sonra öğrendik ki Başbakanlığa bağlı bir komisyon tarafından kapatılmış” açıklamasını yapmıştı.

    9 AY İDDİANAMESİZ TUTUKLU KALDILAR

    Öte yandan, TV10’un Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve TV10 programcısı Veli Haydar Güleç, 10 Ocak 2018 tarihinde gözaltına alınmış, daha sonra da tutuklanmışlardı.

    Büyükşahin ve Güleç’in tutukluluğunun yedinci ayında hazırlanan iddianame, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yetersiz bulunarak reddedilmişti. Aynı iddianame bir üst mahkemeye de gönderilmiş ve oradan da yetersiz denilerek reddedilmişti. İki kez reddedilen iddianameyi bir üst mahkemeye gönderen savcı, oradan da ret cevabı alınca dosyadaki ses kayıtlarının analizi için kayıtları Adli Tıp Kurumu’na göndermişti. Büyükşahin ve Güleç, 18 Nisan 2019’da tahliye edildiler.

    TV10 kameramanı Kemal Demir ve reklam sorumlusu Kemal Karagöz de 25 Kasım 2017’de evlerinde yapılan baskınla gözaltına alınmıştı. Kemal Karagöz adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken kameraman Kemal Demir, tutuklanarak Silivri Cezaevine gönderilmişti. Demir, 15 ay tutukluluğun ardından yurtdışına çıkmama şartı ile 10 Şubat 2019’da tahliye edilmişti.

    Büyükşahin, Güleç ve Demir cezaevinde inançlarını sürdürebilmek için Alevi dedesiyle görüşme talebinde bulunmuşlar ancak bu talepleri karşılık bulmamıştı.

    PROGRAMCI DİREN KESER HALA TUTUKLU

    Diğer taraftan TV10’da “Hak Yolu” ve “Akdeniz’in Güncesi” adlı programları yapan programcı Diren Keser de Tarsus Cezaevi’nde tutuklu.

    Keser, 2017 yılının Şubat ayında Mersin’de evine yapılan baskın sonucu gözaltına alınmış ve 14 gün sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Ancak 26 Aralık 2017 yılında görülen duruşma sonucunda 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Keser’e sosyal medya paylaşımlarında ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçlaması yöneltilmişti.

    Keser cezaevinde inançlarını sürdürebilmek için Alevi dedesiyle görüşme talebi önce reddedildi ancak daha sonra Alevi dedesi Efe Engin ile görüşmesi kabul edildi. Keser’in iddianamesi henüz hazır değil.

    PİRHA/İSTANBUL

  • TV10 çalışanları Demir ve Karagöz’ün duruşması 14 Kasım’a ertelendi

    TV10 çalışanları Demir ve Karagöz’ün duruşması 14 Kasım’a ertelendi

    PİRHA- KHK ile kapatılan TV10’un çalışanları Kemal Demir ve Kemal Karagöz’ün tutuksuz yargılandığı davanın 3. duruşması bugün Çağlayan Adliyesi’nde görüldü. Duruşmaya aralarında IPI ve CPJ üyelerinin de bulunduğu gazeteciler alınmadı.

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan TV10 çalışanları Kemal Demir ve Kemal Karagöz’ün yargılandığı davanın 3’üncü duruşması İstanbul 28’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tutuksuz yargılanan Demir ve Karagöz’ün katılmadığı duruşmada avukatlar hazır bulundu.

    GAZETECİLER DURUŞMAYA ALINMADI

    Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre duruşmayı takip etmek için aralarında Uluslar Arası Basın Enstitüsü (IPI) ve Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) üyelerinin de bulunduğu gazeteciler mahkeme başkanı tarafından gerekçe gösterilmeden duruşma salonuna alınmadı.

    TANIKLAR DİNLENDİ

    Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada ilk olarak tanık Mustafa Karakaş dinlendi. Kemal Demir’i tanımadığını belirten Karakaş, çalıştığı firma tarafından satılan ürünü kendisinin teslim etmediğini sadece parayı teslim aldığını söyledi. Satın alınan ürünün ücretini Kemal Karagöz’den aldığını aktaran Karakaş, emniyette kendisine gösterilen fotoğraflarda ise sadece Kemal Karagöz’ü teşhis ettiğini söyledi.

    Kemal Demir’i tanıdığını ifade eden tanık Serkan Apaydın ise çalıştığı şirketin televizyon kanallarına malzeme tedarik ettiğini belirtti. Demir’i firmaya geliş ve gidişlerinden tanıdığını aktaran Apaydın, son gelişinde yurtdışında stüdyo açacaklarını ve malzeme fiyatlarını sorduğunu ardından ayrıldığını belirtti.

    YURTDIŞINA ÇIKMA YASAĞI KALDIRILMADI

    Tanıklarının ifadelerinin ardından mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmada tanık Şükrü Yıldız’ın dinlenmesine karar verdi. Tutuksuz sanıkların yurtdışına çıkma yasağının kaldırılması talebini reddeden mahkeme heyeti, duruşmayı 14 Kasım’a erteledi.  (HABER MERKEZİ)   

  • TV10 çalışanları Demir ve Karagöz’ün duruşması 10 Eylül’e ertelendi-VİDEO

    TV10 çalışanları Demir ve Karagöz’ün duruşması 10 Eylül’e ertelendi-VİDEO

    PİRHA- İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün ikinci duruşmaları görülen TV10 çalışanları Kemal Demir ve Kemal Karagöz’ün duruşmaları 10 Eylül’e ertelendi. 

    TV10 çalışanları Kemal Demir ile Kemal Karagöz’ün yargılandığı davanın bugün ikinci duruşması görüldü. İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma için Kemal Demir ve ailesi, Kemal Karagöz, TV10 yöneticisi Hüseyin Kelleci, Uluslararası Basın Enstitüsü’nden (İPİ) Caroline Stockford ile Almanya Yeşiller Partisi Milletvekili Avrupa Parlamentosu Rebecca Harms adliyeye gelen isimler arasında yer aldı.

    HAKİMDEN “DOSYAYI SONA ATARIM” TEHDİDİ

    Bir önceki duruşmada basınla problem yaşanması üzerine hakim basın mensuplarını dışarıya çıkarmak istedi ancak avukatlar buna tepki gösterdi. Hakim “Benimle tartışmayın yoksa dosyanızı sona atarım” dedi.

    Avukat Hüseyin Çalışcı ise “Siz bizi tehdit mi ediyorsunuz. Biz de savunma vermiyoruz o zaman” dedi.

    Bunun üzerine hakim duruşmayı öğleden sonra saat 14.00’e attı.

    Öğleden sonra görülen duruşmada avukatlar Seyit Demir ve Hüseyin Çalışcı hazır bulundu.

    “NE ALINDIĞINI BİLMİYORUM”

    İlk olarak savunma yapan sanık Kemal Karagöz, emniyette ve savcılıkta verdiği savunmayı tekrar etti. İddianamede belirtilen hususlarla ilgili bilgisi olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini kaydeden Karagöz, davaya konu olan teknik malzemelerle ilgili kanalın sorumlusu olarak Şükrü Yıldız’ın kendisini arayıp evi yakın olduğu için Dudullu’da bir şirkete ödenecek olan parayı kendinin ödemesini istediğini, bunun üzerine ilk 4 bin dolarlık ödemeyi kendisinin elden yaparak makbuzunu şirkete teslim ettiğini ancak ne alındığını bilmediğini söyledi.

    “UYDU GİDERLERİ HESABIMDAN KARŞILANDIĞI İÇİN HESABIMIN KULLANILMASI NORMAL”

    Sanık Kemal Demir ise TV10’da getir götür işleri dahil, kameramanlık, çaycılık, şoförlük, malzeme alınan yerlere gitme, para yatırma, temizlik gibi birçok işi yaptığını belirterek Suriye’de kurulacak bir televizyon için malzeme alındığı yönünde bilgisi olmadığını kaydetti. Televizyonun uydu giderleri gibi hususlarda kendi hesabından para yatırdığını ve bu işte de hesabının geçmesinin doğal olduğunu ifade eden Demir, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini ekledi.

    “SANIKLARI DAHA ÖNCE HİÇ GÖRMEDİM”

    SVS Telekom firmasında proje müdürü ve satış temsilcisi olarak çalışan Uğur Kılıç tanık olarak dinlendi. Demir ve Karagöz’ü hiçbir şekilde tanımadığını ve daha önce görmediğini kaydeden Kılıç, ifadesinde şunları söyledi:

    “Ben şirkette çalışırken Deniz Osoy isimli bir şahıs şirketi arayarak TV10’da çalıştığını ve yayıncılıkla ilgili cihazlar almak istediğini söyledi. İlk etapta encoder yani yayın kodlama cihazı alacaklarını söyledi. Firmayı tanımadığım için internetten araştırdım. Gördüm ki Türksat’tan yayın yapan TV10 isimli bir kanal var. Ben de mail üzerinden fiyat teklifi gönderdim. Ama firmayı tanımadığım için ödemenin nakit olarak yapılması gerektiğini söyledim. O da, teklifi kabul ettiklerini belirten bir mail attı. Parayı nasıl getirdiklerini hatırlamıyorum ancak muhasebeye girişi yapılmış. Bu cihazdan sonra yayıncılıkla alakalı başka cihazlar da aldılar. Cihazlar büyük olduğu için nakliyeciye teslim edildi. Parası da nakit alındı. O sırada ben izindeydim.”

    Kemal Karagöz’ün avukatı Hüseyin Çalışcı, Karagöz üzerindeki yurtdışı yasağı ve imza yükümlülüğünün kaldırılmasını istedi. Ancak sadece imza yükümlülüğü kaldırıldı.

    Kemal Demir’in avukatı Seyit Demir de Demir üzerindeki yurtdışı yasağının kaldırılmasını istedi ancak kaldırılmadı.

    DAVA 10 EYLÜL’E ERTELENDİ 

    Tanıklar Serkan Apaydın ve Mustafa Karakaş hakkında zorla getirilme emri düzenlenmesine, sanık beyanında ismi geçen Şükrü Yıldız’ın zorla getirilmesine, dijital inceleme raporunun gönderilmesi için TEM Şube Müdürlüğü’ne yazı yazılmasına, sanıkların duruşmalardan muaf tutularak davanın 10 Eylül 2019 tarihine, saat 09.40’a ertelenmesine karar verildi.

    NE OLMUŞTU?

    25 Kasım 2017’de evlerine yapılan baskın sonucu Tv10 çalışanları Kemal Karagöz ve Kemal Demir gözaltına alınmıştı. 1 Aralık 2017’de Çağlayan Adliyesi’nde çıkarıldıkları mahkemede Kemal Karagöz adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken kameraman Kemal Demir tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürülmüştü. 6 ay iddianamesi hazırlanmadan cezaevinde tutulan Demir’in ilk duruşması 3 Temmuz 2018 tarihinde Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Demir’in arkadaşlarının ve basının duruşma salonuna alınmadığı mahkemede Demir’in dosyası Mersin’e gönderilmişti. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi ise dosya üzerinde yetkisizlik kararı vererek Demir’in dosyasını uyuşmazlık mahkemesine göndermişti. Bir buçuk yıl Silivri Cezaevi’nde tutuklu kalan Demir, 10 Şubat 2019’da tensiple tahliye edilmişti.

    TV10 çalışanları Kemal Demir ve Kemal Karagöz, Suriye’nin Kamışlı kentinde PKK/KCK adına bir televizyon kanalı kurmak için malzeme temini ve yardımla suçlanıyor.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Özgürlüğüne kavuşan Kemal Demir: Oğlumla 15 ayın eksikliğini gidereceğim-VİDEO

    Özgürlüğüne kavuşan Kemal Demir: Oğlumla 15 ayın eksikliğini gidereceğim-VİDEO

    PİRHA-Yaklaşık bir buçuk yıldır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan KHK ile kapatılan TV10 kameramanı Kemal Demir, özgürlüğüne kavuştu. Geçtiğimiz günlerde tahliye olan Demir, cezaevinde yaşadığı hukuksuzlukları ve ailesinden ayrı geçirdiği günlerin zorluğunu anlattı. Demir,”Cezaevi içinde cezaevi yaşatıyorlar” dedi. 

    25 Kasım 2017’de gözaltına alınıp 1 Aralık 2017’de tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen ve yaklaşık 15 aydır tutuklu bulunan Tv10 kameramanı Kemal Demir geçtiğimiz günlerde tahliye edildi. Demir, cezaevinde yaşadığı olumsuz koşulları, ailesinden ayrı geçirdiği günlerin zorluklarını anlattı.

    Demir, gözaltına alındığı gece oğlu Roni, 5 aylıktı, şimdi ise bir buçuk yaşında olan Roni gülüyor, koşuyor. Oğlunun ilk kelimelerine, dişinin çıktığına ve koşuşuna şahit olamamanın hüznü içinde olan Demir, bunları görememenin bir baba için büyük bir eksiklik olduğunu söyledi. 15 ay sonra oğlunu tekrardan özgürce kucağına alabilmenin kendisinde büyük bir mutluluk ve sevinç yarattığını dile getiren Demir, bundan sonra ailesinden ayrı kaldığı 15 aylık eksikliği tamamlamayı, oğluyla ve ailesiyle bol bol zaman geçirmeyi planlıyor.

    Cezaevinde kalmanın hem olumsuz hem de olumlu yanları olduğunu ifade eden Demir, cezaevinde kaldığı bu 15 aylık zaman diliminde dışarıya dair pek çok şeyi düşünme fırsatı bulduğunu ve her dakikayı dolu geçirdiğini belirtti. Demir, “İçeride günlerimiz boş geçmiyordu. Her dakikayı dolu ve bilinçli bir şekilde geçiriyorduk. Araştırma kitapları falan okuyup yoğunlaşıyorduk. Günümüzü planlı bir şekilde bölmüştük. Sabah kahvaltıdan öğle yemeğine kadar her şeyimizi planlamıştık, spor saatimiz vardı, uyuma saatimiz vardı. Çok fazla sıkılmaya zaman olmuyordu aslında” dedi.

    Demir, cezaevinde yaşadığı koşulları, kapalı görüşlerde kullanılan telefonlardan, koğuşlarına, yemeklerden su sorununa kadar birçok hak ihlalini şöyle anlattı:

    “CEZAEVİ İÇİNDE CEZAEVİ YAŞIYORSUNUZ”

    Telefonlar başlı başına bir kaos. Ses gelmiyor, çoğu bozuk. Birinden az geliyor birinden çok geliyor. Yan tarafınızdaki arkadaşınız konuşunca karşı tarafın sesini duymuyorsunuz. Enteresan bir durum var yani. Cezaevi içinde cezaevi yaşıyorsunuz. Görüşe çıkarken aranıyorsunuz, girerken geri aranıyorsunuz. Aileler 4, 5 ayrı arama noktasından tek tek geçirilip ondan sonra içeriye alınıyorlar, orada da zaten camların arkasındasınız. Herhangi bir temas yok. Buradaki amaç insanları psikolojik olarak yıldırmak, cezaevlerinin amacı bu. İçeriye attıkları kişiyle birlikte ailesini de çökertmek. Onların düşüncesinde insanları terbiye edebilmek, terbiye alanı olarak görüyorlar cezaevlerini. Ama farkında değiller insanlar daha fazla kızgın, daha bilgili olarak çıkıyorlar dışarıya.

    “ZİNDAN İÇİNDE İKİNCİ BİR ZİNDAN”

    Kaldığımız koğuşlar toplamda 7 kişilik, 2 katlı. Alt katta mutfak ve 2 oda var. Bu 2 odanın her biri teker kişiliktir. Tuvalet banyo alt katta yine, mutfak yemek yediğimiz televizyon izlediğimiz ortak alan alt katta. Yukarıda da 5 tane oda daha var. Bu 5 odanın da her biri yine teker kişiliktir. Toplamda 7 kişi oluyor. Toplam 300 metrekare bir alan. Ama biz orada 40 kişiyi bulduk. O tek kişilik dediğimiz odalarda 6 kişi yatıldığı oldu. Üst üste ranzalar, daracık bir alan, hareket alanı sıfır. Zindan içinde ikinci bir zindanı daha yaşamış oluyorsunuz orada. Yemekler aynı şekilde çok kötü. Bir akşam yemeği getiriyorlar saat 14.00’te geliyor, akşam yemeğini 19.00’da yiyorsunuz. Yemekler buz gibi oluyor. Isıtma imkanın yok. Sıcak su, soğuk su meselesi var. Arıtma suyunu kullanıyoruz geri dönüşüm. Bizden giden su geri bize geliyor. O da rezalet bir şekilde geliyor. Sıcak su bildiğiniz turuncu akıyor, gözle görebildiğimiz demir parçacıkları var içinde bir de gözle göremediğimiz mikro parçacıklar var. Onlarla banyo ediyorduk, onlarla çay yapıyorduk. Yani imkanlar inanılmaz derecede zorluyor insanı orada. Ama ona rağmen orada insanlar bir şekilde yaşamaya, hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar, dayanıyorlar.

    “TAHLİYEMİ BEKLİYORDUM ZATEN”

    Demir, tahliyesine yaklaşan günlerini ve tahliye olduğu günü şöyle anlattı:

    “Pazartesi günü dosyanın Ankara’dan İstanbul’a gönderildiğini duyduğumda eşimi aradım Sevim’i. Sevim bana dedi ki ‘Dosyan gönderilmiş Ankara’dan İstanbul’a.’ UYAP üzerinden düşmüş fakat fiziki olarak dosyanın gelmesi gerekiyor ki mahkeme inceleyip tensiple tahliye etsin veyahut da mahkeme günü versin. İki seçenek vardı, ikisi birden oldu. Biz Pazartesi’den beri arkadaşlarla esprileşiyorduk ‘Şimdi gelecek beni alacaklar. Hadi yemeği yiyelim, hızlı yiyelim. Hadi şu oyunu hızlı bitirelim. Hadi voleybolu bitirelim’ falan. En son yemeği falan yedik dama oynuyorduk. Oynarken arkadaşa dedim ‘Hadi çabuk bitirelim seni yeneyim de gelip beni alacaklar’ dedim. Aradan iki dakika geçmedi mazgal açıldı, arkadaşlardan birisi baktı ‘Kemal Demir tahliye’ dediler. Bizde de bir beklenti olduğu için bir şok etkisi yaratmadı. Tabi mutlu olduk olmadık değil. Ama dışarıya çıkıp ailemle kucaklaştığımda çok farklı bir duydu oldu. İnsan bir anda şoka giriyor, kilitleniyorsunuz. Güzel bir histi.”

    “HIZIR VE MUHARREM’DE GEREKLİ KOŞULLAR SAĞLANMADI”

    Cezaevinde kaldığı süreçte Aleviler için kutsal sayılan bir Hızır ayı bir de Muharrem ayı geçiren Demir, TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve programcı Veli Haydar Güleç ile birlikte oruç tutan Demir, kendilerine gerekli koşulların sağlanmadığını söyledi. Defalarca dilekçe vermelerine rağmen hiçbir girişimde bulunulmadığını belirten Demir, medyada bir hareketlilik olduktan sonra cezaevi yönetiminin kendilerini muhatap almaya başladığını ve kendilerini çağırıp sohbet etmek istediğini ifade etti. Cezaevi yönetiminin kendilerine “Neden böyle yapıyorsunuz, bizden istediniz de biz size vermedik mi? Bize niye söylemiyorsunuz? Siz yanlış yere dilekçe vermişsiniz” gibi şeyler söylediğini ve dilekçeyi ne zaman verdiklerini sorduğunu dile getiren Demir, dilekçelerinin bile cezaevi yönetimi tarafından kaybedildiğini kaydetti. Muharrem orucunda cezaevi yönetiminin telafi amaçlı kendilerin “Ne istiyorsunuz?” diye sorduğunu kendilerinin de bir Alevi dedesiyle görüşme talep ettiklerini ve bunun için kurum ve kişi ismi belirttiklerini söyleyen Demir, “Fakat o anlık durumu kurtarmaya yönelik bir hareketmiş. Herhangi bir girişimde yine bulunulmadı” dedi.

    “SES ÇIKARTILMADIĞI MÜDDETÇE ALEVİLERE YÖNELİK BASKILAR DEVAM EDECEK”

    Cezaevindeki Aleviler için bir Alevi kamuoyunun oluşması gerektiğinin altını çizen Demir, Alevilerin cezaevinde de yok sayıldığını kaydetti. Kendilerinin Tv10 çalışanları olarak bir girişimde bulunduklarını ancak yetersiz kaldıklarını ifade eden Demir, bunun devam edebilmesi için Alevi kurumlarının, derneklerin, cemevlerinin harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin bu konuda Silivri Cezaevi önünde yaptığı basın açıklamasının önemli bir girişim olduğunu ancak yetersiz kaldığını belirten Demir, “Genel olarak zaten bir etki yapıyor bir anlık ama sonrasında masa başında o masanın üzerinde kalıyor o konu. Bir tık ötesine geçme durumu olmuyor. Bunun ötesine geçilmesi gerekiyor. Bunun ötesine geçilmediği müddetçe biz Aleviler bir hak elde edemeyeceğiz. Televizyonumuz kapandığında bile kimse sesini çıkarmadı. Belli başlı kişi ve kurumlar haricinde kimsenin sesi çıkmadı ve bizim tutuklanmamıza kadar giden bir sürece vardı. Daha sonrasında da dernek yöneticileri alınmaya başlandı Erzincan’da, İstanbul’da. Bunlara ses çıkartılmadığı müddetçe bunlar devam edecek. Alevilere dönük baskılar daha da artmaya başlayacak. Alevilerin bir an önce bu konuda bir hassasiyet gösterip sahiplenmeleri gerekiyor” şeklinde ifade etti.

    Suay ABAK/İSTANBUL

  • Tv10 Kameramanı Kemal Demir tahliye edildi

    Tv10 Kameramanı Kemal Demir tahliye edildi

    PİRHA- İstanbul Silivri Cezaevi’nde bir yıldan fazladır tutuklu bulunan KHK ile kapatılan TV10’un Kameramanı Kemal Demir adli kontrol ve yurt dışı yasağı şartıyla tahliye edildi. 

    Dosyası Yargıtay’ın kararıyla Mersin’den İstanbul Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen Demir’in ikinci duruşması 2 Mayıs’ta görülecek.

    25 Kasım 2017’de evlerine yapılan baskın sonucu KHK ile kapatılan Tv10’un çalışanları Kemal Karagöz ve Kemal Demir gözaltına alınmıştı. 1 Aralık 2017’de Çağlayan Adliyesi’nde çıkarıldıkları mahkemede Kemal Karagöz adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken kameraman Kemal Demir tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürülmüştü. 6 ay iddianamesi hazırlanmadan cezaevinde tutulan Demir’in ilk duruşması 3 Temmuz 2018 tarihinde Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkamesi’nde görülmüştü. Mahkemede Demir’in dosyası Mersin’e gönderilmişti. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi ise dosya üzerinde yetkisizlik kararı vererek Demir’in dosyasını uyuşmazlık mahkemesine göndermişti.

    Silivri Cezaevi’nde bir yıldan fazla bir süredir tutuklu bulunan TV10 Kameranı Kemal Demir’in dosyası ile ilgili Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde oy birliğiyle de karar çıktı. Buna göre Kemal Demir’in dosyası İstanbul Çağlayan Adliyesi gönderildi.

    Demir’in ikinci duruşması 2 Mayıs 2019 tarihinde 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Kemal Demir adli kontrol ve yurt dışı yasağı şartıyla bugün tahliye edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bir yıldır tutuklu TV10 çalışanı Kemal Demir’in duruşması 2 Mayıs’ta

    Bir yıldır tutuklu TV10 çalışanı Kemal Demir’in duruşması 2 Mayıs’ta

    PİRHA- İstanbul Silivri Cezaevi’nde bir yıldan fazladır tutuklu bulunan KHK ile kapatılan TV10’un Kameramanı Kemal Demir’in duruşma tarihi belli oldu. Dosyası Yargıtay’ın kararıyla Mersin’den İstanbul Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen Demir’in ikinci duruşması 2 Mayıs’ta görülecek.

    25 Kasım 2017’de evlerine yapılan baskın sonucu KHK ile kapatılan Tv10’un çalışanları Kemal Karagöz ve Kemal Demir gözaltına alınmıştı. 1 Aralık 2017’de Çağlayan Adliyesi’nde çıkarıldıkları mahkemede Kemal Karagöz adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken kameraman Kemal Demir tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürülmüştü. 6 ay iddianamesi hazırlanmadan cezaevinde tutulan Demir’in ilk duruşması 3 Temmuz 2018 tarihinde Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkamesi’nde görülmüştü. Mahkemede Demir’in dosyası Mersin’e gönderilmişti. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi ise dosya üzerinde yetkisizlik kararı vererek Demir’in dosyasını uyuşmazlık mahkemesine göndermişti.

    Silivri Cezaevi’nde bir yıldan fazla bir süredir tutuklu bulunan TV10 Kameranı Kemal Demir’in dosyası ile ilgili Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde oy birliğiyle de karar çıktı. Buna göre Kemal Demir’in dosyası İstanbul Çağlayan Adliyesi gönderildi.

    Demir’in ikinci duruşması 2 Mayıs 2019 tarihinde 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Armutlu Cemevi Başkanı Yıldırım’dan mektup: Cezaevi soğuk, üşüyoruz

    Armutlu Cemevi Başkanı Yıldırım’dan mektup: Cezaevi soğuk, üşüyoruz

    PİRHA – Yaklaşık bir yıldır Silivri Cezevi’nde tutuklu olan İstanbul Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım Alevi Dernekler Federasyon’u Başkanı Celal Fırat’a bir mektup göndererek, cezevinde yaşadığı hukuksuzluklara dikkat çekti. Yıldırım cezaevinin soğuk olduğunu, giyindikleri kalın elbiselerin bile kendilerinden alındığını kaydetti. 

    İstanbul’da evine yapılan baskınla gözaltına alınan Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım yaklaşık bir yıldır Silivri Cezevinde tutuklu bulunuyor.

    Alevi Dernekler Federasyon’u Başkanı Pir Celal Fırat yaklaşık bir yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu olan Zeynep Yıldırım’ın kendisine gönderdiği mektuba ilişkin Pir Haber Ajansına konuştu.

    “CEZAEVLERİ SOĞUK ÜŞÜYORUZ”

    Yıldırım’ın gönderdiği mektupta cezaevindeki hukuksuzluklara ve yaşadığı sıkıntılara değindiğini kaydeden Fırat, Yıldırım’ın ‘Cezaevinin soğuk olduğunu ve giydikleri kalın elbiselerin dahi kendilerinden alındığını, üşüdüklerini ve kendisini kimse ile görüştürmediklerini’ belirttiğini ifade etti.

    Pir Celal Fırat’ın aktardığına göre, Zeynep Yıldırım, cezaevinde yaşadıkları sıkıntıların son bulmasını, toplumun buna yönelik duyarlı olmasını istedi.

    “HERKES YAN YANA VE BERABER OLMALI”

    Yıldırım’ın cezevinde yaşadıkları tüm hukuksuzluklardan Adalet Bakanının ve cezaevi yönetiminin sorumlu olduğunu ifade ettiğini söylen Fırat, Yıldırım’ın mektubunda, ‘Türkiye’nin bugünkü gidişatına ilişkin üzüldüklerini, herkesin yan yana olmasını, beraber olmasını ve geçmişten ders çıkarılmasını istediğini kaydetti.

    ” TUTUKLU ARKADAŞLARIMIZIN TALEPLERİNİ HAYKIRMALIYIZ”

    Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım ile tutuklu TV10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Kemal Demir arkadaşlarımızın talep ve isteklerini daha gür bir şekilde haykırmamız ve iletmemiz lazım” diyen Fırat, “Veli Büyükşahin, Zeynep Yıldırım ve diğer arkadaşlar için Pazar günü Ankara’da tüm Alevi kurumları ile birlikte cezaevinden gelen mektuplara, hak taleplerine ve eğitime ilişkin bir açıklama yapacağız. Tüm Alevi kurumları ile bundan sonra ne yapabiliriz, nasıl çözüm üretebiliriz şeklinde aramızda tartışma yürüteceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Tutuklu TV10’un çalışanı Kemal Demir ile ilgili Yargıtay kararını verdi

    Tutuklu TV10’un çalışanı Kemal Demir ile ilgili Yargıtay kararını verdi

    PİRHA- Silivri Cezaevi’nde bir yıldan fazla bir süredir tutuklu bulunan kapatılan TV10’un çalışanı Kemal Demir’in dosyası Yargıtay’ın kararıyla Mersin’den İstanbul’a, Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.   

    Silivri Cezaevinde bir yıldan fazla bir süredir tutuklu bulunan TV10 Kameranı Kemal Demir’in dosyası ile ilgili Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde oy birliğiyle karar çıktı. Buna göre Kemal Demir’in dosyası İstanbul Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

    PİRHA‘ya bilgi veren Av. Seyit Demir, Kemal Demir’in Mersin’de bulunan dosyasının yeniden İstanbul’a gönderildiğini belirterek, duruşma gününün henüz belirlenmediğini söyledi.

    NE OLMUŞTU?

    25 Kasım 2017’de evlerine yapılan baskın sonucu Tv10 çalışanları Kemal Karagöz ve Kemal Demir gözaltına alınmıştı. 1 Aralık 2017’de Çağlayan Adliyesi’nde çıkarıldıkları mahkemede Kemal Karagöz adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken kameraman Kemal Demir tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürülmüştü. 6 ay iddianamesi hazırlanmadan cezaevinde tutulan Demir’in ilk duruşması 3 Temmuz 2018 tarihinde Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkamesi’nde görülmüştü. Mahkemede Demir’in dosyası Mersin’e gönderilmişti. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi ise dosya üzerinde yetkisizlik kararı vererek Demir’in dosyasını uyuşmazlık mahkemesine göndermişti. Tutukluluk hali devam eden Demir’in dosyası yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtay’da bekletiliyordu.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • DAD eş başkanlarından tutuklu Tv10 çalışanları için Alevi kurumlarına çağrı-VİDEO

    DAD eş başkanlarından tutuklu Tv10 çalışanları için Alevi kurumlarına çağrı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanları Musa Kulu ve Selda Güneş tutuklu Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ile Kemal Demir’in Alevi dedesiyle görüşme taleplerinin takipçisi olacaklarını ve önümüzdeki haftalarda tüm Alevi kurumları ile buna yönelik bir açıklama yapacaklarını duyurdu.

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Tv10’un  Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcı Veli Haydar Güleç ile kameraman Kemal Demir, 1 yıldan fazladır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

    Kameraman Kemal Demir’in ilk duruşması görülüp yetkisizlik kararı ile dosyası Mersin’e gönderilmiş,  Mersin’deki mahkemenin de yetkisizlik kararı vermesinin ardından dosya uyuşmazlık mahkemesine gönderilmişti. Demir’in dosyası hala Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde bekletilirken Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcı Veli Haydar Güleç’in iddianameleri ise bugünlerde hazırlandı.

    Son 1 yılı cezaevinde geçirmek zorunda kalan Tv10 çalışanları Hızır ve Muharrem oruçlarını da cezaevinde tutmuş ve bu yönde çeşitli taleplerde bulunmuşlardı. Talepleri içerisinde yer alan Alevi dedesi ile görüşme isteklerine resmi bir cevap verilmemişti. Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, konuyla ilgili Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na dilekçe ve Alevi kurum temsilcilerine ise birer mektup göndererek yaşanan hak ihlaline dikkat çekmek istemişti.

    Demokratik Alevi Dernekleri DAD Eş Başkanları Musa Kulu ve Selda Güneş tutuklu Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ile Kemal Demir’in Alevi dedesiyle görüşme talebine ilişkin Pir Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundular.

    “BU HUKUKSUZLUĞA  SON VERİLMELİ”

    Ülkede adalet ve hukukun nasıl ayaklar altına alındığına ve nasıl çifte standart uygulandığına dikkat çeken DAD Eş Başkanı Musa Kulu, “Bizim için şaşırtıcı bir şey yok. Ancak her insan temel insan hakkı olan kendi inancını yaşamalı. Hala hakkında hiçbir hüküm olmayan bu arkadaşlar 1 yılı aşkındır cezaevindeler. Bu arkadaşların durumu elbetteki insan olarak, can olarak bizi derinden etkiledi” dedi. Bunun bir insan hakkı ihlali olduğunu söyleyen Kulu, inancını, ibadetini, orucunu yaşamak isteyenlere bu hakkın verilmemesini adaletsizlik ve hukuksuzluk olarak tanımladı. Kulu, “Bunun başka bir izahı da yok ve bunu kamuoyu ile paylaşmak gibi bir sorumluluğumuz var. Çünkü mektup bize hitaben yazılmış ve  bize bu sorumluluğu da yüklemektedir. Biz bu anlamda şu anda hukuksuz bir şekilde cezaevinde yatan Veli Büyükşahin ve diğer arkadaşlara yönelik uygulanan bu  hukuksuz uygulamalardan bir an önce vazgeçilerek özgür bırakılmalarını talep ediyoruz.” dedi.

    DAD SÜRECİ TAKİP EDECEK

    DAD olarak süreci takip edeceklerini vurgulayan Kulu “Cezaevinde hukuksuz bir şekilde tutulan bu canların temel, hukuki ve yasal haklarının kendilerine tanınması için Adalet Bakanlığı ve cezaevleri nezdinde kurumsal olarak görüşeceklerini söyledi. Kulu, “Arkadaşları talep ettikleri pir ile beraber ziyaret etme girişimimiz olacak” dedi.

    Türkiye halklarının inanç ve farklılıklar açısından oldukça üzücü bir süreç yaşadığına işaret eden Kulu, bu ülkede hak ve hukukun çiğnenmediği, her insanın suçlu da olsa bir hakkının olduğunu dile getirdi. Tv10 yöneticilerinin hiçbir suça karışmadıklarını, hiçbir suç işlemediklerini sadece kendi inançlarını yaşamak ve inançlarını kendi emeği ve çabasıyla toplumla paylaşmak gibi bir çabası olduğunu ifade den Kulu, bu adaletsizliğin sona ermesini temenni etti.

    “HİÇBİR KÖTÜLÜK KENDİNİ SONSUZA KADAR VAR EDEMEZ”

    Kendisine benzemeyeni yok sayan, kendisinden olmayanı tutsak eden bu zihniyetin yeni olmadığını belirten DAD Eş Başkanı Selda Güneş ise, “İsmi hiç önemli değil. AKP olur ya da başka bir isimle anılır. Dünyanın başka yerinde başka bir isimle karşımıza çıkar. Ama biliyoruz ki yaptıkları bu zulüm her halükarda iyiye evrilecek. Çünkü hiçbir kötülük sonsuza kadar kendisini var etmeyecek” diye konuştu.

    Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç, Kemal Demir ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın cezaevinde olduğunu hatırlatan Güneş, “Alevilere, Alevi kurumlarının başkanlarına, Alevi sözünü, itirazlarını, yaşama karşı söyleyenlere dönük operasyonlar ve tutuklamalar var.” dedi.

    ALEVİ KURUMLARINA ÇAĞRI

    Silivri Cezaevi’nde 1 yılı aşkındır tutuklu bulunan tutuklu TV10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç, Kemal Demir  ve PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım ile kısa bir süre önce dayanışmak için basın açıklaması yapılmak istendiğini fakat engellendiğini dile getiren Güneş şu çağrıda bulundu:

    “En temel hak olan kendini ifade etme, zulme itiraz etme hakkı ne yazık ki ‘Bana benzemeyenin sözü doğru değildir’ diyenler tarafından bastırılıyor. Silivri Cezaevi önündeki basın açıklaması engellendi. Ama canlarımız sesimizi duymuşlar. Kendilerine aşk olsun. Dayanışmaya bizler devam edeceğiz. Yeniden tüm Alevi kurumları ile birlikte canlarımızın yalnız olmadığını bir kere daha haykıracağız. Tüm Alevi kurumlarına da buradan çağrımızdır. Tüm kurumlarla birlikte bu süreci yeniden başlatmak istiyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ADFE Genel Başkanı: Alevi tutukluların dede talebiyle ilgili kamuoyu yaratacağız-VİDEO

    ADFE Genel Başkanı: Alevi tutukluların dede talebiyle ilgili kamuoyu yaratacağız-VİDEO

    PİRHA- Tutuklu Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ile Kemal Demir’in Alevi dedesiyle görüşme taleplerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, ADFE olarak önümüzdeki günlerde yapacakları toplantıda bunu dile getireceklerini ve konuyla ilgili kamuoyu yaratmaya çalışacaklarını kaydetti.

    Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Tv10’un Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcısı Veli Haydar Güleç ile kameramanı Kemal Demir, 1 yıldan fazladır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Kameraman Kemal Demir’in ilk duruşması görülüp yetkisizlik kararı ile dosyası Mersin’e gönderilmiş, ardından Mersin’deki mahkemenin de yetkisizlik kararı vermesinin ardından dosya uyuşmazlık mahkemesine gönderilmiştir. Demir’in dosyası hala Ankara 5. Yargıtay dairesinde bekletilirken Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcı Veli Haydar Güleç’in ise hala iddianameleri bile hazır değil.

    Son 1 yıllarını cezaevinde geçirmek zorunda kalan Tv10 çalışanları Hızır ve Muharrem oruçlarını da cezaevinde tutmuş ve bu yönde çeşitli taleplerde bulunmuşlardı. Talepleri içerisinde yer alan Alevi dedesi ile görüşme isteklerine resmi bir cevap verilmemiştir. Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, konuyla ilgili Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na dilekçe ve Alevi kurum temsilcilerine ise mektup göndererek yaşanan hak ihlaline dikkat çekmek istemişti.

    “BU ADALETİ VİCDANIMIZDA MAHKUM KILDIK”

    Alevi tutukluların karşılanmayan Alevi dedesiyle görüşme taleplerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, diğer inançlara mensup insanların inanç önderleriyle görüşme haklarının olduğunu ancak Alevilere bu hakkın verilmediğini söyledi. Bu yapılanın zulüm olduğunu dile getiren Fırat, dışarıdaki yurttaşların inançlarını nasıl yaşıyorlarsa aynı şekilde tutuklu bulunan yurttaşların da inançlarını yaşayabilmeleri gerektiğini belirtti. 1 yıldır cezaevinde olan Tv10 çalışanlarının neyle suçlandıklarını bile bilmediklerini hatırlatan Fırat, “Hukuk adına tam bir garabet. İnsanları 1 yıl boyunca özgürlüklerinden alıkoymak ve bunu da demokrasi adına yapmak gerçekten Türkiye adına utanç verici. Kimsenin artık Türkiye’deki adalet, demokrasi ve hukuka güvenmesini beklemiyoruz. Biz bu adaleti, hukuku, yargıçları, mahkemeleri vicdanımızda mahkum kıldık” dedi.

    KAMUOYU YARATACAKLAR

    Alevi tutukluların dede talebiyle ilgili yetkili kişilerin yetkin bir çalışma yürütmeleri gerektiğini söyleyen Fırat, ayrıca Alevi örgütlerinin konuyu gündemlerine almaları gerektiğini kaydetti. Fırat, ADFE olarak önümüzdeki günlerde yapacakları toplantıda bu konuyu gündeme getirip kamuoyu yaratacaklarını da ekledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dede Öztürk: Alevi tutukluların dede talebi bir an önce karşılanmalı-VİDEO

    Dede Öztürk: Alevi tutukluların dede talebi bir an önce karşılanmalı-VİDEO

    PİRHA – Cezaevlerinde tutuklu bulunan Alevi yurttaşların Alevi dedesi ile görüşme talebinin kabul edilmemesine tepki gösteren Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, “Tutuklu bulunan canların bir din adamı ile buluşması haktır. Diğer inançta olanlar bunu talep ediyorlar ve karşılanıyor. Ancak Aleviler olunca kabul edilmiyor. Ayrımcılığı buradan da görebiliriz” diye konuştu.

    CHP’nin eski milletvekili Eren Erdem ve tutuklu Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ile Kemal Demir cezaevinde inançlarını sürdürebilmek için bir Alevi dedesi ile görüşme talebinde bulunmuşlardı. Ancak Alevi tutukluların bu talepleri reddediliyor.

    Yapılan bu haksızlığa ve ayrımcılığa ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuşan Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, Alevi tutukluların bu taleplerinin dikkate alınarak karşılanması gerektiğini belirtti.

    “BEN SENİN İNANCINA SAÇMA DİYOR MUYUM?”

    Cezaevlerinde Alevi tutukluların Alevi dedesi talebinin karşılanmamasının asimilasyonun bir diğer boyutu olduğuna dikkat çeken Öztürk, “Tutuklu bulunan canların bir din adamı ile buluşması haktır. Diğer inançta olanlar bunu talep ediyorlar ve karşılanıyor. Ancak Aleviler olunca kabul edilmiyor. Pozitif ayrımcılığı buradan da görebiliriz” dedi.

    “Nasıl bir ayrıma tabi tutulduğumuzu, nasıl yok sayıldığımızı anlamak zorundayız ve tam da burada biz içeriye kapanmak yerine dışarıya doğru hızlı bir yükseliş yakalamalıyız” diyen Öztürk, “Benim inancım sana göre çok saçma olabilir. Ben senin inancına saçma diyor muyum? Benim sana gösterdiğim saygıyı ve benim sana sağladığım toleransı ben de senden görmek isterim” şeklinde konuştu.

    “BU ÜLKEDE ASIL KÖTÜLÜK SÜNNİLERE YAPILIYOR”

    Bu ülkede asıl kötülüğün Sünnilere yapıldığını kaydeden Öztürk, bunu şöyle açıkladı:

    “Sürekli karşıt bir Sünnilik yaratılıyor. Allahtan bu coğrafyada insanlar halen dost halen yoldaş. Devletin aklına uysalar birbirini keserler, sokakta kan gövdeyi götürür. Alevi karşıtlığı üzerinde yaratılan bu Sünnilik özgür bir Sünnilik değil ve kendi inancını da yaşayamıyor. Çünkü bir düşman var o düşmana karşı koşullandırılmış ve mevzilendirilmiş. Bu terk edilmeli.”

    “STATÜ LAFLARI ÇOK TEHLİKELİ VE İLKEL”

    Türkiye’de hiçbir zaman camilere yasak gelmediğini ancak böyle bir yasak olduğu taktirde bu yasağa karşı geleceğini ve camiye gidenlerin haklarını savunacağını belirten Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Statü lafları çok ilkel ve tehlikeli laflar. Cemevlerine statü ne demek? Böyle bir şey olabilir mi? Eşit yurttaşlık istiyoruz. Ne bir fazla ne bir eksik. Bu ülkede herkes aynı olmalı, eşit olmalıdır. Süryani’si, Ermeni’si, Rum’u, Çerkes’i, Alevisi, Sünnisi kim nasıl istiyorsa öyle yaşamalı. Devlet inançlardan elini çekmeli. Her inanç kendi özgürlüğünü yaşamalı.”

    ALEVİ TUTUKLULAR NE İSTEDİ?

    CHP’nin eski milletvekili Eren Erdem ve tutuklu Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ile Kemal Demir, cezaevinde inançlarını yerine getirmek için Alevi dedesi taleplerine ilişkin Alevi kurumlarının çalışma yürütmesini ve kendi talepleri içinde yer vermelerini istediklerini aktardılar.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Tutuklu TV10 çalışanları ve PSAKD yöneticisine hukuk skandalı yaşatılıyor’-VİDEO

    ‘Tutuklu TV10 çalışanları ve PSAKD yöneticisine hukuk skandalı yaşatılıyor’-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan PSAKD Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım ile kapatılan TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve kameraman Kemal Demir’in durumunu meclise taşıdı. 

    PSAKD İstanbul Şubelerinin ve TV10’un eski çalışanlarının Silivri Cezaevi önünde yapmak istedikleri basın açıklamasının engellendiğini hatırlatan Kenanoğlu, sözkonusu Alevi tutukluların mahkeme sürecinde bir hukuk skandalının yaşandığını söyledi.

    “HUKUK SKANDALI YÜZÜNDEN HUKUKSUZCA İÇERİDE TUTULUYORLAR” 

    Kenanoğlu, hukuksuzca cezaevinde tutuklu bulunan Zeynep Yıldırım, Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Kemal Demir’in hala iddianamelerin hazırlanmadığını belirtti. Bir hukuk skandalı yaşandığına dikkat çeken Kenanoğlu, tutuklu bulunan Alevilerin bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu. Kenanoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Pir  Sultan Abdal Derneği yöneticilerinin ve Alevilerin sesi olan TV 10 emekçilerinin Silivri Cezaevi’nde tutulduklarını dile getirmiştik. Silivri Cezaevi’nde Pir Sultan Abdal Derneği üyeleri ve kimi Alevi kurumları bir açıklama yapmak istediler. Dün bu açıklamaya müsaade edilmedi. Çünkü haksız, hukuksuz bir şekilde tutulduklarını ifade etmek istediler. TV10’dan Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç, Kemal Demir arkadaşlarımız yargılanıyor ve bir hukuk skandalı. 1 yıldır cezaevindeler ve iddianame 3-4 kez gitmiş gelmiş. Yani iddianame hazırlanıyor, savcı mahkemeye veriyor ve hakim savcıya geri gönderiyor. Bir üst mahkemeye gidiyor, eksik diye savcıya geri gönderiyor. Aradan 1 yıl geçmiş, bir yargılama söz konusu oldu. Bunların kendi arasındaki tutarsızlıklar ve dosyadaki eksiklerden  bir türlü iddianame hazırlanmaması yüzünden de haksız ve hukuksuz şekilde tutuluyorlar. Bir an önce serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Engellemeye rağmen Aleviler Silivri’den seslendi: Canlarımızı serbest bırakın-VİDEO

    Engellemeye rağmen Aleviler Silivri’den seslendi: Canlarımızı serbest bırakın-VİDEO

    PİRHA – PSAKD İstanbul Şubeleri ve TV10’un eski çalışanları, Silivri Cezaevi’nde bir yıldır tutuklu bulunan Alevilerin adil yargılanıp serbest bırakılmalarını istediler. Jandarmanın engeliyle karşılaşan Aleviler, cezaevine 3 km uzaklıkta bulunan yol kavşağında açıklama yapmak zorunda bırakıldılar. Açıklamada jandarma engeline de tepki gösterildi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri öncülüğünde Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan TV10’un eski çalışanlarının da katılımıyla, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, TV10 Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç, Kameraman Kemal Demir ve PSAKD Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın serbest bırakılmaları için cezaevi önünde basın açıklaması yapılmak istendi. Ancak açıklamaya izin vermeyen jandarmanın cezaevine 3 km uzaklıkta bulunan yol üzerinde açıklama yapılabileceğini söylemesi Alevilerin tepkisiyle karşılandı.

    “BU TÜRK TİPİ BİR FAŞİZMDİR”

    ‘Alevi canlar serbest bırakılsın-Aleviyiz haklıyız kazanacağız, Zeynep Yıldırım serbest bırakılsın, Veli, Haydar, Kemal serbest bırakılsın’ sloganları atarak yol üzerinde yürüyüş yapan Aleviler ve TV10 eski çalışanları ancak yol kavşağında açıklama yapabildiler.

    “Alevi canlarımız, Pir Sultan dostlarımız serbest bırakılsın’ pankartı açıldı. Açıklama öncesi PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan kısa bir konuşma yaptı. Kaplan, Türkiye’nin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini belirterek, insanların Kürtçe konuştukları için öldürüldüğünü, televizyonlarda yaptığı açıklamadan dolayı gözaltına alındıklarını söyledi.  Kaplan, bu durumu Türk tipi faşizm olarak nitelendirdi.

    Kaplan, “Veli Haydar Güleç, Veli Büyükşahin, Zeynep Yıldırım ve Ataşehir Şubesi’nden de üç arkadaşımız tutuklu ama iddianameleri hala hazırlanmadı” dedi.

    “Dün Sivas’ta Madımak Oteli’ni saranlar bugün ülkeyi sarmış durumdadır” diye hatırlatan Kaplan, birlikte mücadele vurgusu yaptı. Kaplan, Silivri’de bulunan Alevilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.

    “TV10 ÇALIŞANLARI HAKSIZ, HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE CEZAEVİNDE TUTULUYOR”

    Kaplan’ın konuşmasının ardından PSAKD adına basın açıklamasını derneğin Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir okudu. Tunçdemir, Zeynep Yıldırım, Veli Haydar Güleç, Veli Büyükşahin, Kemal Demir ve daha bir çok kişinin haksız hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutuklu bulunduğunu hatırlattı.

    Tunçdemir, KHK ile kapatılan TV10 Kameramanı Kemal Demir’in, 2 Aralık 2017 tarihinden beri, TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin’in ile TV10 Yayın Kurulu Üyesi ve Programcı Veli Haydar Güleç’in 18 Ocak 2018 tarihinden beri, yaklaşık 1 yıldır Silivri Cezaevi’nde olduklarını söyledi. Aradan bir yıl geçmesine rağmen hala iddianamelerinin hazırlanmadığını kaydeden Tunçdemir,  yüzde 80 engelli raporu olmasına rağmen cezaevinde tutulan PSAKD üyesi Haydar Yıldırım ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın da haksız yere Silivri Cezaevi’nde tutulduklarını belirtti.

    “ALEVİLER MÜCADELEYE DEVAM EDECEKLER”

    Aylardır cezaevinde tutulmalarının büyük bir hukuksuzluk örneği olduğunu belirten Tunçdemir, “Onlar, Pir Sultan’ın direnciyle Alevi hak mücadelesine emek veren canlarımızdır. Bizler yoldaşlarımızın gözaltına alınıp tutuklandıkları ilk günden beri biliyoruz ki asıl amaç Alevileri esir almaktır. Demokrasi mücadelesi vermek suç değildir, mücadelemiz meşrudur… Alevi toplumu olarak, var olduğumuz günden beri demokrasiyi, özgürlükleri, laikliği ve en önemlisi de barışı savunduk” diye konuştu.

    Alevilerin mücadelelerine devam edeceğinin altını çizen Tunçdemir, cezaevinde olan Zeynep Yıldırım, Veli Haydar Güleç, Veli Büyükşahin ve Kemal Demir’in biran önce yargılama süreçlerinin başlatılmasını ve serbest bırakılmalarını istedi.

    “ADETA REHİN TUTULUYORUZ”

    Tunçdemir’in ardından, bir yıla yakın bir süredir Silivri Cezaevi’nde tutulan TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Kameraman Kemal Demir’in mesajını eski TV10 çalışanı Nilgün Mete okudu.

    Silivri Cezaevi’nden gönderilen mektupta şunlar belirtildi:

    “Bir yıldır haksız ve hukuksuz bir şekilde adeta rehin tutuluyoruz ve hala iddianamemiz çıkmış değil. Daha mahkemeye çıkmış değiliz ve tam olarak neyle suçlandığımızı bilmiyoruz. Bu bir hukuki yargılama süreci olmadığı gibi düpedüz bir cezalandırma yöntemidir. Mevcut İktidar eliyle yargı tüm muhalifleri hizaya getirmeye çalışıyor. Her kesimi korku ve açlıkla terbiye etmeye çalışıyor.

    “KÜRT VE ALEVİ KİMLİĞİMİZ SUÇLU GÖSTERİLMEMİZ İÇİN YETERLİ”

    Bu ülkenin kangrene dönmüş temel sorunları karşısında sessiz kalmadık, birer yurttaş sorumluluğu içinde demokratik yollarla sözümüzü söylemeye çalıştık. Sahip olduğumuz Kürt kimliğimiz ve Alevi kimliğimiz zaten bu ülkede suçlu gösterilmemiz için yeterlidir. Ortadoğulu bir yazarın dediği gibi sahip olduğumuz kimlikler “ölümcül kimlikler”dir.

    Çözümsüz bırakılan Kürt sorunu hala anaların ağlamasına, yüreklerimizin dağlanmasına yol açmaktan çıkmadığı gibi her geçen gün daha da derinleşen bir yaraya dönüşmüş durumda. Yine Alevi sorunu inkar ve asimilasyon çarkı içinde içi boşaltılarak yozlaştırılmaya çalışılmaktadır.”

    “DEDE TALEBİMİZ YERİNE GETİRİLMEDİ”

    Mektupta, cezaevinde uğradıkları hak ihlallerine de yer verildi. Cezaevinde bulunan Alevi inancına mensup insanların “Dede” talebinde bulunduklarını ancak bu isteğin bakanlık tarafından uygun görülmediği için yerine getirilmediĞİ belirtildi.

    Dışarıda yaşadıkları ayrımcılığı içeride de yaşadıklarını vurgulayan TV10 çalışanları, mücadeleye devam edeceklerini belirterek, açıklamaya gelen herkese teşekkürlerini iletti.

    Basın açıklamasına katılan Alevilerden bazıları da birer konuşma yaptı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Sekreteri Hüseyin Gülseven, “Dün Maraş’ta bugün Silivri’de faşist diktatörlükle karşı karşıyayız. Hiç bir zaman hakikati savunmaktan vazgeçmedik. Aleviler saldırılara karşı birlikte direnmeyi ve yürümeyi esas aldılar. Tutuklu bulunan Alevi dostlarımız emek ve demokrasi savunucularıdırlar. Onların sesi, kulağı olacağız” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri adına Bülent Felekoğlu kısa bir konuşma yaptı. Felekoğlu, zindanları önünde dirençliyiz. Bir zulüm iktidarı karşısında hak sırrı söylemeye çalışıyoruz” dedi.

    HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş de “4 tutuklu canlarımız alnında terle Alevi toplumuna büyük hizmet etmişlerdir. Onlar bu toplum asimile olmasın diye ter dökenlerdir. Bir an önce özgürlüklerine kavuşmalılar” diye konuştu.

    Alevi aktivist Servet Demir ise “Tutuklu canlarımız için Alevi kurumlarının duyarlılık göstermesini tebrik etmek istiyorum. Arkadaşlarımızın haksız yere tutuklu olduklarını düşünüyorum” diyerek tutukluların bir an önce serbest bırakılmalarını istedi.

    Tutuklu Veli Haydar Güleç’in eşi de yaptığı konuşmada, örgütlü olmanın önemine vurgu yaparak TV10 çalışanlarının kendisini yalnız bırakmadığını söyledi ve teşekkür etti. Veli Haydar Güleç’in 17 yaşından beri bu ülkenin güzelliği, demokrasisi için mücadele ettiğini belirterek, bir an evvel özgürlüğüne kavuşmasını istedi.

    Basın açıklamasına 78’iler Girişimi sözcüsü Celalettin Can da katılarak destek verdi.

    “Direne direne kazanacağız, Alevilik haktır, Aleviler vardır” sloganlarıyla basın açıklaması sonlandırıldı.

    Öte yandan cezaevi önüne arabalarını park eden yurttaşlara da ceza yağdı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Aleviler 26 Aralık’ta Silivri Cezaevi önünde açıklama yapacak

    Aleviler 26 Aralık’ta Silivri Cezaevi önünde açıklama yapacak

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri öncülüğünde cezaevinde bulunan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç, Kameraman Kemal Demir ve PSAKD Sarıyer Cemevi Şube Başkanı Zeynep Yıldırım için 26 Aralık Çarşamba günü saat 13:00’te Silivri Cezaevi önünde basın açıklaması yapılacak. Açıklamaya Tv10’un eski çalışanları da katılacağını duyurdu. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri öncülüğünde, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç, Kameraman Kemal Demir ve PSAKD Sarıyer Cemevi Şube Başkanı Zeynep Yıldırım için 26 Aralık Çarşamba günü saat 13:00’te Silivri Cezaevi önünde basın açıklaması yapılacak.

    TV10 ESKİ ÇALIŞANLARI DA SİLİVRİ’DE OLACAK

    Tv10’un eski çalışanları da, 26 Aralık Çarşamba günü saat 13:00’te Silivri Cezaevi önünde yapılacak basın açıklamasına katılacaklarını duyurdu.

    Açıklamada, “TV10 eski çalışanları olarak bizler de 1 yıldır cezaevinde olan ve iddianameleri bile hala hazırlanmayan arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılması için Silivri Cezaevi önünde olacağız.
    Tüm dostlarımızı, basın kuruluşlarını, duyarlı kişi ve kurumları destek olmaya çağırıyoruz” denildi.

    SONGÜL TUNÇDEMİR: CANALRIMIZIN TEK SUÇU MAZLUMLARIN YANINDA OLMAKTIR 

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan PSAKD Kartal Şubesi ve Cemevi Başkanı Songül Tunçdemir, “Ülkemizde daha önce az da olsa varolan hukuk kırıntıları, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında tamamen yok edilmiştir. Her gün insanlarımız sorgusuz sualsiz, gerekçe gösterilmeden gözaltına alınıp tutuklanmakta, çoğu zaman da düzmece iddianameler ile aylarca cezaevinde tutulmaktadır. KHK ile kapatılan TV10 Kameramanı Kemal Demir 2 Aralık 2017 tarihinden beri, TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ile TV10 Yayın Kurulu üyesi ve Programcı Veli Haydar Güleç ise 18 Ocak 2018 tarihinden beri Silivri Cezaevi’nde haksız hukuksuz bir şekilde yatmaktadır. Aradan 1 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen iddianameleri hala hazır değil. Aylardır ne ile suçlandıklarını bilmeden cezaevinde tutulmaları büyük bir hukuksuzluk örneğidir. Bizler canlarımızın ne ile suçlandığını biliyoruz. Tek suçları vardır, o da mazlumların yanında ve Alevi halkının sesi olmaktır” dedi.

    Tunçdemir, Kartal Cemevi önünden saat 09.00’da otobüs kaldırılacağını söyledi.

    “DOSTLARIMIZI SESİMİZE SES OLMAYA DAVET EDİYORUM”

    Tunçdemir, “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Sarıyer Şubesi Başkanımız Zeynep Yıldırım ise Küçükarmutlu cemevimize yapılan saldırıdan sonra 26 Temmuz 2018 tarihinden beri Silivri Cezaevi’nde tutulmaktadır. Alevi toplumunun hak ve hakikati arama yolunda sesi, sözü, mücadele eden yüzü olmuş canlarımızın uğramış oldukları hukuksuzluğun bir an önce giderilmesi ve serbest bırakılmaları için 26 Aralık 2018 Çarşamba günü saat 13:00 de Silivri Cezaevi’nin önünde basın açıklaması yapılacak. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şubesi olarak haksızlıklara boyun eğmeyen tüm duyarlı dostlarımızı sesimize ses olmaya, gücümüze güç katmaya ve bu haksızlıkları yaratanları hep bir ağızdan kınamaya ve “sen haksızsın” demeye davet ediyoruz” diyerek çağrıda bulundu.

    CELAL FIRAT: HERKES BU DAVAYA SAHİP ÇIKMALI

    Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Celal Fırat da “Yaklaşık 1 senedir Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç, Kemal Demir, Zeynep Yıldırım haksız şekilde tutuklu bulunuyorlar. Haklarında bir iddianame yok. Geç gelen adalet adalet değildir. Herkesin bu davaya sahip çıkması lazım. Bir an önce bunun son bulmasını istiyoruz. O gün güçlü bir şekilde orada olmamız lazım. Bu toplumsal bir meseledir. Her insanın vicdanına seslenmek lazım” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD İstanbul Şubeleri cezaevinde bulunan Aleviler için basın açıklaması yapacak

    PSAKD İstanbul Şubeleri cezaevinde bulunan Aleviler için basın açıklaması yapacak

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri cezaevinde bulunan Aleviler için 26 Aralık Çarşamba günü saat 13:00’de Silivri Cezaevi önünde basın açıklaması yapacak. Yazılı bir açıklama yaparak basın açıklamasına tüm duyarlı kamuoyunu davet eden PSAKD İstanbul Şubeleri, tutuklu bulunan canların serbest bırakılmasını isteyecek. 

    KHK ile kapatılan Tv 10 kameramanı Kemal Demir 2 Aralık 2017 tarihinden beri, Tv 10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ile programcı Veli Haydar Güleç 18 Ocak 2018 tarihinden beri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım ise Küçükarmutlu cemevine yapılan saldırıdan sonra 26 Temmuz 2018 tarihinden beri Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

    PSAKD İstanbul Şubeleri hukuksuz biçimde cezaevinde bulunan canların serbest bırakılması için 26 Aralık Çarşamba günü saat 13:00’de Silivri Cezaevi önünde bir basın açıklaması yapacak. Yapılacak olan basın açıklamasına yazılı bir metinle katılım çağrısı yapan PSAKD İstanbul Şubeleri, çağrı metinlerinde aradan 1 yıl geçmesine rağmen TV 10 yönetim Kurulu başkanı Veli Büyükşahin ile programcı Veli Haydar Güleç’in iddianamelerinin bile hazırlanmadığını belirtti.

    KAMUOYUNA ÇAĞRI

    Alevi toplumunun hak ve hakikati arama yolunda sesi, sözü, mücadele eden yüzü olmuş canların uğradıkları hukuksuzluğun giderilmesinin istendiği metinde “Haksızlıklara boyun eğmeyen tüm duyarlı dostlarımızı sesimize ses olmaya, gücümüze güç katmaya ve bu haksızlıkları yaratanları hep bir ağızdan kınamaya ve ‘sen haksızsın’ demeye davet ediyoruz.” ifadelerine yer verildi. (HABER MERKEZİ)