Etiket: kesk

  • KESK’in Mersin mitingi yasaklandı

    KESK’in Mersin mitingi yasaklandı

    Mersin KESK bileşenlerinin 10 Aralık Cumartesi günü yapmak istedikleri miting güvenlik gerekçesiyle Mersin Valiliği tarafından yasaklandı. Yasaklamaya tepki gösteren KESK bileşenleri Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde sendika şube başkanlarıyla birlikte basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya katılan SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, “15 Temmuz gecesi ‘meydanlar tankların değil milletindir’ diyenler bugün meydanlara tankları koymuyor ama TOMA ve panzerleri koyuyor.  Kendileri meydanlarda sözde demokrasi istediklerinde güvenlik sorunu olmayacak, biz emek, barış, demokrasi istediğimizde meydanlar bize yasaklanacak. Darbeye karşı geldiğinde herhangi bir sorun yok ama diktatörlüğe karşıyım dersen ihraç edilecek, cezaevine gönderileceksin. İşte AKP’nin demokrasi anlayışı bu” dedi.

    Mersin mitinginin yasaklanmasını eleştiren Kara, “Mitinge izin çıkmaması nedeniyle Cumartesi günü saat 13.00’te Özgür Çocuk Parkı’nda kitlesel basın açıklaması yaparak taleplerimizi dile getireceğiz. her hafta Perşembe günü yapılan oturma eylemlerimizi sürdüreceğiz. 20 Aralık’ta da İstanbul’dan Ankara’ya emekçi yürüyüşü düzenleyeceğiz” diye konuştu.

    Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) OHAL’in kaldırılması, KHK ile görevden alınan kamu çalışanlarının görevlerine iade edilmesi talebiyle 5 bölgede miting yapma kararı almıştı. Bu kapsamda Mersin’de de 10 Aralık Cumartesi günü Cumhuriyet Alanı’nda ya da Tevfik Sırrı Gür Stadı önünde miting yapılması için Mersin Valiliği’ne başvurulmuştu.

  • İhraç edilen KESK’lilere Adana Alevi Platformu’ndan destek

    İhraç edilen KESK’lilere Adana Alevi Platformu’ndan destek

     CHP Adana İl Örgütü’nün de katıldığı açıklamada basın metnini okuyan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adana Şube Başkanı Şükrü Şahin, darbe girişimi bahanesiyle halka karşı saldırıların devam ettiğini belirtti.

    Şahin, son olarak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Alevi kültür Derneği (AKD)üyesi Güven Boğa Seyhan’ın Adana Belediyesi Kültür ve Sosyal işler müdürlüğü görevinden ihraç edildiğini hatırlattı.  Şahin şunları konuşmasına ekledi:

    “Nedeni kendisine söylenmedi ama biz nedenini biliyoruz. Neydi Güven Boğa’nın ihraç nedeni; Barış ve kardeşliği tüm Adana’ya yaymak İçin olanca gücü ile çalıştığı için tehlikeli işler yapıyordu. Belediyenin kapısını halka açıp satranç turnuvalarından, konserlere, panellerden sinema gösterilerine kadar halkın aydınlanması için çabalıyordu bu nedenle de tehlikeliydi. Güven Boğa Alevilerin hak alma mücadelesinde onların yanında olmak bir yana bizzat mücadelenin içinde olduğu için tehlikeliydi” dedi.

    Muhalif tüm kesime karşı gerçekleşen bu saldırıların durdurulması ve uzaklaştırılan tüm arkadaşlarının haklarının iade edilmesini isteyen Şahin, mücadelelerini yükseltmeye devam edeceklerini vurguladı.

  • ‘OHAL kaldırılsın KHK’ler geri çekilsin’

    ‘OHAL kaldırılsın KHK’ler geri çekilsin’

    KESK,  OHAL ve KHK’lerle yaşanan hukuksuzluklara karşı bir dizi eylem ve etkinlik yapacak, İzmir KESK Platformu 11 Aralık tarihinde de  İstanbul ve İzmir’de çevre şehirlerden emekçilerin de katılımıyla “Halklar, OHAL ve KHK’lerden önce gelir! İhraçlarınıza, açığa almalarınıza, sürgün ve cezalarınıza teslim olmayacağız!” sloganıyla bölge mitingler gerçekleşecek. 20 Aralık 2016 tarihinde ise  İstanbul’dan Ankara’ya, “Emekçi Yürüyüşü” eylemi yapılacak, yürüyüş Ankara merkezli bir eylemle sonlandırılacak.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrasında 21 Temmuzda OHAL ilan edildi. OHAL ile  birçok kurum ve kuruluşun kapatılması,  siyasetçilerin ve gazetecilerin tutuklanması,  sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. OHAL’in kaldırılması ve KHK’lerin geri çekilmesi için KESK İzmir Platformu’nun  11 Aralık pazar saat:12.30’da  miting yapma kararı aldı ve mitinge katılım çağrısı yaptı.

  • KESK Adıyaman İl Meclisi: KHK’lar AKP’nin elinde silaha dönüştü

    KESK Adıyaman İl Meclisi: KHK’lar AKP’nin elinde silaha dönüştü

    ADIYAMAN PİRHA- KESK Adıyaman İl Meclisi, Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu emekçilerinin ihraç edilmesini kınamak için basın toplantısı düzenledi.

    KESK Adıyaman il Meclisi OHAL kapsamında çıkarılan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Büro Emekçileri Sendikası Adıyaman il temsilcisi Şahin Mehmet Binicier, Büro Emekçileri Sendikası Adıyaman il temsilciliği Mali Sekreter Şah İsmail Harmancı, Adıyaman Vergi Dairesi İşyeri temsilcisi Sabri Tanrıverdi ve Kâhta Vergi Dairesi çalışanı Mehmat şah Tanık’ın ihraç edilmelerini kınamak için basın toplantısı düzenledi. KESK Adıyaman şube binasında basın toplantısında Eğitimsen Adıyaman şube Eşbaşkanı Ayşegül Yücetaş konuştu.

    Konfederasyonları ve bağlı sendikalarının açık bir saldırı ve baskı altında olduğunu belirten Yücetaş, “Sendikal hak ve özgürlükleri KHK’lar yoluyla ortadan kaldırılmıştır. Açık ki, Konfederasyonumuz sendikalarımız ve üyeler bu yolla biat etmeye zorlanmakta, sendikal eylem ve etkinliklerimizden dolayı pişman ettirilmeye çalışılmaktayız” dedi.

    “YAŞAM ALANLARIMIZ KUŞATMA ALTINDA”

    KHK’lerin AKP’nin elinde bir silaha dönüştüğüne dikkat çeken Yücetaş, Ülkede seçim yapılmasına bile gerek kalmayacak şekilde AKP’nin gelecekte de iktidarda kalmasının zemininin hazırlandığını kaydetti. Yücetaş, “İçinden geçtiğimiz AKP faşizminde tüm demokratik ilke ve kurallar, temel hak ve özgürlükler ortadan kaldırılmış, kadınlara savaş açılmış, meclis işlevsizleştirilmiş, polis devleti ile tüm yaşam alanlarımız kuşatma altına alınmıştır. Adeta AKP’den habersiz bir yaprağın bile kıpırdamasına izin verilmemektedir. Nitekim Cumhurbaşkanı yüzde yüz denetim sağlanmadan OHAL’in kaldırılmayacağını ifade etmiştir. Denetimden kast edilen AKP hâkimiyeti olduğu uygulanmalardan kolayca anlaşılmaktadır” diye konuştu.

    “ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYLE CEVAP VERECEĞİZ”

    Tüm bu uygulamalara karşı üyelerini yalnız bırakmayacaklarının altını çizen Yücetaş, “Bu puslu havayı fırsat bilerek ekmeğimize, işimize, aşımıza, geleceğimize yönelik geliştirilen saldırılara karşı fiili, meşru ve örgütlü mücadele ile cevap vereceğiz” diyerek hükümete kutuplaştırıcı siyasetine son vermesi çağrısında bulundu.

     

  • ‘Bizler etkin inançların Aleviliği tanımlamasına karşı çıktık’

    ‘Bizler etkin inançların Aleviliği tanımlamasına karşı çıktık’

    TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Büyükşahin: ‘Bizler etkin inançların Aleviliği tanımlamasına karşı çıktık’

    Mersin’de ‘Tek Ses Döneminde Medyaya Savaş ve Savaşın Medyası’ başlıklı bir panel düzenlendi. Panelde konuşan TV 10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, “Bizler etkin inançların Aleviliği tanımlamasına karşı çıktık. Bunu reddettik. Tek tipleşmeyi aşmak için yayın yapmayı planladık. Hiç birbirlerini tanımayan, tahtacıları, Romanları, abdalları, Kürt ve Türkmen Alevilerini tanıştırmaya çalıştık. Aleviliğin öz inancını yol erkanını tekrardan açığa çıkarmaya çalıştık.” dedi.

    Mersin’de “Tek Ses Döneminde Medyaya Savaş ve Savaşın Medyası” başlıklı bir panel düzenlendi. Etkinliğe, kısa süre önce kanun hükmünde kararname (KHK) ile kapatılan TV’lerin haber yayın koordinatörleri katılırken, panelde barış dilinin önemine vurgu yapıldı.

    Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi’ndeki etkinlik 2 oturum şeklinde gerçekleştirildi. Medyanın durumu ve çözüm önerilerinin tartışıldığı panelin moderatörlüğünü barış imzacısı sözleşmesi feshedilerek üniversitedeki görevine son verilen Akademisyen Galip Deniz Altınay yaparken, Hayatın Sesi TV Yayın Koordinatörü Ercüment Akdeniz, TV 10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, İMC TV Haber Koordinatörü Faruk Eren ve Özgür Gazeteciler Cemiyeti Eş Başkanı Hakkı Boltan konuşmacı olarak panelde yer aldı.

    Panel, KHK ile mesleğinden ihraç edilen Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu’nun konuşması ile başladı.

    “Mücadelemiz devam edecek”

    Muşlu, “15 Temmuz ve sonrası başlatılan OHAL’de, FETÖ’cülere yönelik açığa almalar ve ihraçlara, KESK üyelerini de katarak kafaları bulandırmaya çalışıyorlar. Darbeyi yapan KESK değildir. 15 Temmuz günü darbe girişiminde bulunan ne DİHA, ne Evrensel, ne TV 10, ne de İMC TV idi. İhraç edilmiş olabiliriz ama bizim mücadelemiz daha büyük motivasyon ve tempoyla devam edecek” dedi.

    “Yaşananları hangi medya duyuracak?”

    Çeşitli fakültelerden akademisyen ve iletişim fakültesi öğrencilerinin yoğun katılımının dikkat çektiği panelde Moderatör Galip Deniz Altınay, “İşin medya kısmına baktığımızda bugün yaşananların  sonuçlarını, yaşananları hangi medya ve nasıl duyuracak sorusunu sormamız gerekir.” ifadelerini kullandı.

    Hayatın Sesi TV Program Yapımcısı Ercüment Akdeniz ise, “15 Temmuz sonrası her yerde “Bu ülkeyi darbecilere ve teröristlere yedirmeyiz” afişleri var. İronik olarak söylemek istiyorum. Biz nasıl darbeci ve teröristiz. 15 Temmuz gecesinde Köprüyü askerler tuttuğunda ben canlı yayındaydım. 10 Ekim Katliamı’nın soruşturma takibini konu alan bir programdı. Havuz medyası darbecilerin TRT’den okunan bildirisini yayınlarken biz “Ne darbe ne de tek adam diktatörlüğü” üzerinden bir yayın yürüttük. Biz girmedik. Ve sanırım bu yüzden cezalandırılıp kapatıldık” şeklinde konuştu. Çünkü Hayatın Sesi Televizyonu hem işi ekmeği için mücadeleye geçen işçileri hemde ülkenin ezilen, ötekileştirilen kesimlerin sorunlarını gösteriyordu.” dedi.

    “TV 10 bir ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır”

    TV 10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ise, “Bizim Alevi toplumunun kendisini ifade edebildiği alanlar dar. TV 10 böyle bir ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır. Bizler etkin inançların Aleviliği tanımlamasına karşı çıktık. Bunu reddettik. Tek tipleşmeyi aşmak için yayın yapmayı planladık. Hiç birbirlerini tanımayan, tahtacıları, Romanları, abdalları, Kürt ve Türkmen Alevilerini tanıştırmaya çalıştık. Aleviliğin öz inancını yol erkanını tekrardan açığa çıkarmaya çalıştık. Kapatılan tüm TV’lerin kendine has özgünlükleri var. Hayat TV mesela emekçiler, işçiler bir yerde öksürdüğünde de haberini yaptı. Bizim özgünlüğümüz de aslında böyle. Aleviler bir yerde öksürdüğünde bile ekranlarımıza taşıdık. Bunun yanında biz de Hayat TV ve İMC gibi tabii Cerattepe’de, Soma’da, Suruç Katliamı’nda canlı yayınlar yaptık. Ve aynı şekilde tabii ki biz bu yayınları yaparken sürekli baskıyla karşılaşacağımızın bilincindeydik. En sonunda 1 buçuk ay oldu nerdeyse ekranlarımız karartıldı” diye kaydetti.

    “İMC çok önemli başlıklara imza attı”

    İMC TV Haber Koordinatörü Faruk Eren ise, “İMC TV’nin kuruluşunda ana prensipler üzerinde yoğunlaştık. Yandaş medya devlet dilini kullanıyordu, milliyetçi, cinsiyetçi, ırkçı yayınlar yapıyordu. ‘Biz bunların tersini yaparsak başarırız’ diye düşündük. ‘Basın ilkelerini uygulayacağız’ dedik. Basın ilkelerini uygulayınca zaten bu saydıklarımı haberde kullanamazsınız. Yayın hayatımıza 1 Mayıs’ta başladık. Her gün Mor Bülten diye bir program yayınlandı. Kadınlarla veya farklı cinsel yönelimdeki insanların sorunlarını gündeme getirdik. Yine her gün Yeşil Bülten’de ekolojik sorunları gündeme getirmeye çalıştık. Kameraları, mikrofonları sesini duyuramayan insanlara çavirmeye çalıştık. Çerkesler ilk defa haftada bir program yapıyordu. Yahudi, Ermeni, Rum, Ezidi gibi topluluklara ait programlarımız vardı. İMC çok önemli başarılara imza attı. İşte bu yüzden İMC’den, Hayat TV’den, TV 10’dan korktular” ifadelerini kullandı.