Etiket: Kırmancki

  • Mikaîl Aslan ve Cemîl Qoçgîrî’nin “Rû bi Rû” albümü dinleyici ile buluşuyor

    Mikaîl Aslan ve Cemîl Qoçgîrî’nin “Rû bi Rû” albümü dinleyici ile buluşuyor

    PİRHA-Mikaîl Aslan ve Cemîl Qoçgîrî´nin “Rû bi Rû” (Yüzyüze) albümünün lansman konseri 26 Mart Pazar günü, Almanya’nın Rüsselsheim şehrinde gerçekleşecek.

    Mikaîl Aslan ve Cemîl Qoçgîrî´nin yirmi yıllık müzik yolculuklarına adadıkları “Rû bi Rû” (Yüzyüze) albümü dinleyici ile buluşuyor. Kalan Müzik etiketini taşıyan albüm Zazaca, Kurmancca, Ermenice ve Türkçe şarkılar ile iki enstrümantal eserden oluşuyor.

    Kendi müzik serüvenlerinin yanı sıra yirmi yıldır ortak çalışmalara da imza atan ve aynı sahneyi paylaşan Mikaîl Aslan ve Cemil Qoçgîrî, üç yılda tamamladıkları “Rû bi Rû” adlı albümleri ile dinleyici karşısına çıktılar. Sanatçılar, gelenek ile yenilik arasında bir arayışa odaklanan albüme yazdıkları metinde şu ifadelere yer verdiler: “Dostun bahçesinde, gülün gül ile tartıldığı terazide ‘Rû bi Rû’ (Cemâl Cemâle) durduk. Üç yılda tamamladığımız bu albümü, yirmi yıllık dostluğumuza adıyoruz.”

    Albümde Doğan Munzuroğlu, Cemal Taş, Cengiz Aslan, Selîm Temo, Ayşe Şavaqî, Ibrahîmê Xaşxaşe ve Orhan Güldağ gibi şairlerin şiirlerinden bestelenen parçalara yer verilmiş. “Sasun” adlı Ermeni halk şarkısının yanısıra iki enstrümantal eserin de bulunduğu albümde Neşet Ertaş’ın Mahzunî Şerif’e yazdığı “Neşet’ten Mahzunî’ye“ adlı şiirden yapılan beste de dikkati çekiyor. Müziği Mikaîl Aslan’a ait olan beste, 2021 yılında kaybettiğimiz Hasan Saltık’a ithaf edilmiş. “Rû bi Rû”nun lansman konseri ise, 26 Mart Pazar günü, Almanya’nın Rüsselsheim şehrinde gerçekleşecek.

    PİRHA / İSTANBUL

  • DAD İzmir Şube ve Gençlik Meclisi’nin Kirmancki eğitim atölyesi başladı-VİDEO

    DAD İzmir Şube ve Gençlik Meclisi’nin Kirmancki eğitim atölyesi başladı-VİDEO

    PİRHA- DAD İzmir Şubesi ve Gençlik Meclisi’nin Kirmancki (Zazaca) dil atölyesi çok sayıda kişinin katılımıyla başladı. Dil atölyesi her pazar günü saat 15.00’te yapılacak. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi ve derneğin Gençlik Meclisi, Kirmancki (Zazaca) eğitim atölyesini yeniden başlattı. Çokça gencin katıldığı atölye, periyodik olarak her pazar günü saat 15.00’te gerçekleştirilecek.

    İlk atölye gününde bir araya gelenler, ‘Zonê Maya Ma Rêyberê, Raya Ma Wo Bumusîme, Wayîrê Raya Xo Vejîme (Anadilimiz Yolumuzun Rehberidir. Dilimizi Öğrenelim, Yolumuza Sahip Çıkalım’ diyerek çağrıda bulundu.

    Atölye çalışmasına dair daha önceki açıklamada dilin inançla kurduğu bağın önemli bir iletişim aracı olduğuna vurgu yapılarak, “Raa Heq/Rêya Heq yoluna revan olan biz talipler için bu açıdan hakikat manasının özüne varmak ve kültürel değerlerimizi sahiplenip yaşatmak adına dilimizi bilmek, öğrenmek ve unutmamak oldukça önemli ve inancımızla birbirine sıkı sıkıya bağlı bir yerde durmaktadır” diye belirtilmişti.

    “DİL ATÖLYEMİZİ KÜLTÜR VE SANAT İLE ZENGİNLEŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

    Kirmancki lehçesiyle gerçekleşecek olan dil atölyesinin bu dönem kültür, sanat ve inanç ritüelleri ile zenginleştirilmesinin hedeflendiği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:

    “Dil, inancın itikat haznesi ve hakikatle kurduğu bağın en önemli iletişim aracıdır. Hardê Dewreş’in, Jiyar û Diyar’ların dili ve inancı bu açıdan ikrarlı ve birbirine rızalıdırlar. ‘Zonê ma Zonê Xiziro/Dilimiz Xızır’ın dilidir’ tanımlaması bu gerçeği en iyi açıklayan vurgulardan olmaktadır. Raa Heq/Rêya Heq yoluna revan olan biz talipler için bu açıdan hakikat manasının özüne varmak ve kültürel değerlerimizi sahiplenip yaşatmak adına dilimizi bilmek, öğrenmek ve unutmamak oldukça önemli ve inancımızla birbirine sıkı sıkıya bağlı bir yerde durmaktadır. Bu bilinçle, geçen dönem başlattığımız ve bu dönem de devam ettirmeyi amaçladığımız dil atölyesi çalışmamız var. Kürtçe’nin Kirmanckî lehçesiyle gerçekleşecek olan dil atölyemizi bu dönem kültür, sanat ve inanç ritüelleri ile zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Atölyemiz başlamıştır. Tüm canları dil atölyemize bekliyor ve hep birlikte öğreneceğimiz bu çalışmada yer almalarını diliyoruz.”

    PİRHA/İZMİR

  • Roza Kay Ma Sımayme tiyatro grubunun Kırmançki ‘Gağan’ oyunu yarın sahnelecek

    Roza Kay Ma Sımayme tiyatro grubunun Kırmançki ‘Gağan’ oyunu yarın sahnelecek

    PİRHA-Roza Kay Ma Sımayme tiyatro grubunun ‘Gağan’ isimli Kırmançki/Zazaca oyunu yarın PSAKD Alibeyköy Cemevi’nde oynanacak. 

    Fintoz Dikme tarafından dört yıl önce kurulan “Roza Kay Ma Sımayme” (Oyun Günü Biz Siziz) tiyatro grubu ‘Gağan’ isimli oyununu 21 Ocak Cumartesi günü saat 19.30’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alibeyköy Cemevi Konferans Salonu’nda oynayacak.

    Kırmançki/Zazaca dilinde oynanacak ‘Gağan’ oyunu Fintoz Dikme tarafından yazıldı ve yönetiliyor. Dikme’nin yanı sıra Düzali Külahcı ve Cemal Akbayın da oyuncular arasında yer alıyor. Ayrıca Serbülent Güzeldere de konuk oyuncu olarak sahneye çıkacak. Oyunun müziğini ise Aydın Yağan yapıyor.

    “ESKİ GELENEKLERİ ANLATAN BİR OYUN”

    Oyuna ilişkin PİRHA‘ya bilgi veren Dikme, “Dört kişi bir araya gelerek grubu kurduk. ‘Gağan’ eski gelenekleri anlatan bir oyun. İlk defa oynayacağız. Başka yerlerde de oynayacağız. Dersim’in kaybolmak üzere olan Zazaca/Kırmançki dilinde sahneleyeceğiz. Dört yıl önce grup kurulduğunda ‘Adırê Çeyi’ isimli bir oyun yazdım. Kadınlarla beraber sahneye çıkacaktık ama koronavirüs başlayınca çıkamadık. Şimdi yeni bir oyun yazdım. Daha önce hiç tiyatro yapmamış kişiler ile oynayacağız. Provalarımızı yaptık. Oyunun müziğinde Aydın Yağan var.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Munzur Çem, Berlin Cemevindeki erkandan sonra Bingöl’de toprağa sırlanacak

    Munzur Çem, Berlin Cemevindeki erkandan sonra Bingöl’de toprağa sırlanacak

    PİRHA- Almanya’da Hakk’a yürüyen Kürt Araştırmacı ve Yazar Munzur Çem, Çarşamba günü Berlin Cemevi’nde gerçekleşecek Hakk’a uğurlama erkanı sonrasında Bingöl Kığı’ya bağlı Seter köyünde toprağa sırlanacak.

    Kürt yazar, araştırmacı ve derleyici, Zazakî-Kirmancki’nin standardize edilmesine büyük katkı sunan dilbilimci Munzur Çem, bir süredir kanser tedavisi  gördüğü Berlin’de bu Hakk’a yürüdü.

    Munzur Çem için 14 Aralık Çarşamba günü Berlin Alevi Toplumu Cemevinde Hakk’a uğurlama erkanı düzenlenecek. Hakk’a uğurlama erkanından sonra Munzur Çem’in naaşı doğduğu Bingöl Kığı’ya bağlı Seter köyünde toprağa sırlanmak üzere yola çıkacak.

    MUNZUR ÇEM KİMDİR?

    Munzur Çem, 1945’te Bingöl’ün Kiğı ilçesinde doğdu. Gerçek adı Hüseyin Beysülen olan Çem, ortaokulu Dersim Nazimiye’de okudu. 1966’da Diyarbakır Sağlık Kolejini bitirdi. Sağlık memuru olarak çalışırken Özel Ankara İktisadî ve Ticarî İlimler Yüksekokulu’nun gece bölümüne devam etti ve 1971’de buradan mezun oldu. 1980’e kadar Sayıştay’da denetçi olarak çalıştı. 1984 yılında İsveç’e yerleşti. Özgürlük Yolu adlı dergideki yazılarında Hüseyin Toprak ve Ahmet Taş imzalarını da kullandı.

    1970’lerin başlarından itibaren yazı yazma denemelerinde bulunan Munzur Çem, 1975 yılında yayına başlayan aylık Özgürlük Yolu dergisi ile 1987’de çıkan 15 günlük Kürtçe-Türkçe Roja Welat gazetesinde yazmayı sürdürdü. 1980 askeri darbesinden kısa bir süre önce, politik faaliyetleri ve yazılarından dolayı polis tarafından aranınca yurt dışına çıktı. 1980 sonlarından 1983 sonuna kadar bir yandan Almanya’da yayınlanmakta olan aylık Dengê KOMKAR gazetesi redaksiyon sorumlusu olarak çalışırken bir yandan da politik faaliyetlerine devam etti. 1984 yılının ilk aylarında ise İsveç’e yerleşti.

    Döneme göre değişik takma adlar kullanarak şu ana kadar yayınlanmış bir çok kitabı, broşürleri ile çeşitli dergi ve gazetelerde çıkmış çok sayıda makalesi var. Son yıllarda Zazaki ile ilgili çalışmalara daha çok zaman ayıran Çem, bu alanda çalışma yapan Stockholm Grubu içerisinde yer alarak İsveç`te yayınlanmakta olan Kirmancki kültür dergisi Vate`nin çalışmalarına aktif olarak katıldı. Zazaki gramer kitabı da yazan Çem, Kurd-PEN’in kurucu üyelerindendi.

    ESERLERİ

    Çem’in yazdığı kitaplar şöyle: Gülümse Ey Dersim (3 cilt), İsyana Çağrı, Ekmeği de Yaktılar, Ormanın Dili, Türkiye Kürdistanı – Ekonomik ve Sosyal Yapı (Ahmet Taş adıyla), Dünü ve Bugünüyle Gerikalmışlık Sorunu (Mirzali Çimen adıyla), Alevilik Sorunu ve Dersim Ayaklanması Üzerine, Kürtçe (Zazaki)-Türkçe Sözlük ve Hüseyin Akar Dersim’den Portreler.

    (HABER MERKEZİ) 

    İLGİLİ HABERLER:

    Yazar Munzur Çem Hakk’a yürüdü

  • Dersim Araştırmaları Merkezi, ‘Her güne bir Kırmancki kelime’ kampanyası başlattı-VİDEO

    Dersim Araştırmaları Merkezi, ‘Her güne bir Kırmancki kelime’ kampanyası başlattı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM), UNESCO’nun tehlike altındaki diller listesinde yer alan Kırmancki diline dikkat çekmek için ‘Her gün bir kelime ve deyim-atasözü’ paylaşma kampanyasına başlattı. DAM Başkanı Selman Yeşilgöz, “Hedefimiz Kırmancki’ye dikkat çekmek ve insanların ana dillerine sahip çıkmalarını sağlamaktır” dedi. 

    UNESCO’nun 2018’de yayınladığı raporda dünyada konuşulan 6 bin dilden 2 bin 500’ü tehdit altında. Türkiye’de ise konuşulan 15 dil tehlike altındayken 3 dil ise çoktan yok oldu.

    Ülkemizde 4 ile 6 milyon arasındaki kişinin anadili olan Kırmançki (Zazaca) yok olma tehlikesi altında olan diller arasında ve UNESCO bu dil için 30 yıl ömür biçiyor.

    Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM), UNESCO’nun tehlike altındaki diller listesinde yer alan Kırmancki diline dikkat çekmek için ‘Her güne bir Kırmançki kelime’  kampanyası başlattı.

    “HEDEFİMİZ İNSANLARIN ANA DİLLERİNE SAHİP ÇIKMALARINI SAĞLAMAKTIR”

    Dersim Araştırmaları Merkezi’nin ana amaçlarından birinin de dil olduğunu belirten Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) Başkanı Selman Yeşilgöz, “Kırmancki UNESCO’nun araştırmasına göre yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan diller arasındadır. Yaptığımız kampanyayla hedefimiz Kırmancki’ye dikkat çekmek ve okullar açıldığında dille ilgili sınıflar açılıyor, buralara velilerin ve öğrencilerin kayıtlarını yaptırmasıdır. Dersim’de asimilasyon politikası uygulanıyor, bunun en belirgin özelliği de dil üzerindendir. Hedefimiz Kırmancki’ye dikkat çekmek ve insanların ana dillerine sahip çıkmalarını sağlamaktır” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Gımgım Tiyatro Zonema’dan çağrı: Kırmançki’nin kaybolmaması için çabalamalıyız-VİDEO

    Gımgım Tiyatro Zonema’dan çağrı: Kırmançki’nin kaybolmaması için çabalamalıyız-VİDEO

    PİRHA-Kırmançki yok olma tehlikesi altında olan diller arasında gösteriliyor. Ana dille tiyatro oyunu sergileyen ‘Gımgım Tiyatro Zonema’ tiyatro grubu oyuncuları ana dillerine sahip çıkma çağrısı yaparak, “Ana dilimizin kaybolmaması elimizden geleni yapıyoruz ancak tiyatro oyunu sergilediğimiz için kısıtlamalarla karşılaşıyoruz” dedi. 

    UNESCO’nun 2018’de yayınladığı raporda dünyada konuşulan 6 bin dilden 2 bin 500’ü tehdit altında. Türkiye’de ise konuşulan 15 dil tehlike altındayken 3 dil ise çoktan yok oldu.

    Ülkemizde 4 ile 6 milyon arasındaki kişinin anadili olan Kırmançki (Zazaca) yok olma tehlikesi altında olan diller arasında ve UNESCO bu dil için 30 yıl ömür biçiyor.

    2016 yılında İzmir’de kurulan ‘Gımgım Tiyatro Zonema’ tiyatro grubu skeçlerinin tamamını Kırmançki’ce oynayarak dillerini yaşatmaya çalışıyorlar.

    ‘Gımgım Tiyatro Zonema’ tiyatro grubu oyuncuları Dünya Şanıkan ve Mehmet Yoran, ana dille tiyatro yapmalarının nedenini ve ana dille tiyatro oyunu sergiledikleri için yaşadıkları zorlukları PİRHA‘ya anlattı.

    “ELİMİZDEN GELEN HER ŞEYİ YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Ana dille tiyatro yaptıkları için kısıtlamalarla karşılaştıklarını söyleyen Dünya Şanıkan, “Zazaca kaybolacak diller arasında ama biz dilimiz kaybolmasın diye elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Dilimizin kaybolmaya yüz tutmasında devletin uyguladığı baskıların önemli bir etken olduğunu söyleyebiliriz ancak kimse evimize gelip çocuklarımızla ana dilimizle konuşmamızı engellemiyor. Çocuklarımıza Aleviliği anlatalım, dilimizi konuşalım ve kültürümüzü paylaşalım” dedi.

    “DİLİMİZİN KAYBOLMAMASI İÇİN ÇABA GÖSTERMELİYİZ”

    2016 yılından itibaren ana dille tiyatro oyunu sergilediklerini ifade eden Mehmet Yoran ise, “Zazaca kaybolmaya yüz tutmuş bir dil olduğu için amacımız insanlara ana dilimizi duyurmak. Dilimizin kaybolmaması için çaba göstermeliyiz, aileler çocuklarına kendi ana dillerini öğretmemeliler ki dilimiz yaşasın” diye konuştu.

    PİRHA/MUŞ

  • Kırmancki yayın yapan Piltan Dergisi’nin 11. sayısı çıktı

    Kırmancki yayın yapan Piltan Dergisi’nin 11. sayısı çıktı

    PİRHA- Kırmancki/Zazaca yayın yapan Piltan Dil ve Kültür Dergisi’nin 11. sayısı okuyucu ile buluştu. 

    Üç aylık periyodlarla okurla buluşmak üzere 2019’un ilkbaharında yayın hayatına başlayan Kırmancki/Zazaca Piltan Dil ve Kültür Dergisi’nin 11. sayısı okuyucu ile buluştu.

    Kırmancki/Zazaki dilinde yayın yapan dergi, halk masalları, halk hikayeleri, modern hikayeler, güncel meselelere dair yazılarıyla okuyucusuyla yeni bir yolculuğa çıkıyor.

    Bu sayıda hikayeler, masallar ve Zazaca-Türkçe fiiller ile etimoloji çalışmasına yer veren dergi, okurlarını bekliyor.

    Fatma Rozine Zülal tarafından Besera Çêna Xıdê Qemeri (Beser Gündoğu) hikayesinin ele alındığı bu sayıda, Hawar Tornêcengi tarafından ise Dersim ağzıyla Kırmacki/Zazaca fiiller detaylı olarak işlenmiş. Yine derginin bu sayısında akademisyen Hüseyin Çağlayan tarafından Sılê Phıt’ın hikayesi anlatılıyor. Nusret Karul, Heyder Deşti, Cansu Takak, Daimi Doğan, Veli Kişioğlu, Ali Gümüş, Mesut Asmên Keskin, Kemal Yılmaz ve daha birçok yazarın ürettiği içeriği dergiye ulaşarak okuyabilirsiniz.

    Piltan Dil ve Kültür Dergisi halk hikayeleri, halk masalları ve efsanelerin yanısıra modern hikayeler, çeviriler, güncel kültürel konularla ilgili yazıları da kapsayan bir içeriğe sahip.

    (HABER MERKEZİ)

  • Fransa Cluses AKM’de Kırmancki oyun Zeyiye’nin gösterimi yapıldı-VİDEO

    Fransa Cluses AKM’de Kırmancki oyun Zeyiye’nin gösterimi yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Fransa Annecy kentinde bulunan Cluses Alevi Kültür Merkezi’nin daveti üzerine Arêye Kây (Oyun Değirmeni) Tiyatrosu tarafından Zeyiye(Görümce) oyununun gösterimi yapıldı.

    Fransa Annecy kentinde bulunan Cluses Alevi Kültür Merkezinin daveti üzerine Arêye Kây (Oyun Değirmeni) Tiyatrosu yönetmeni Yılmazcan Şare’nin yazdığı Zeyiye(Görümce) oyununun gösterimi yapıldı.

    “KAYBOLMAYA YÜZ TUTMUŞ DİLİMİZ VAR”

    Tiyatro gösterimi öncesinde konuşan, Cluses Alevi Kültür Merkezi Eşit Başkanı Haydar Tüzün, anadilde tiyatro gösterimleri yapan Arêye Kây grubuna teşekkür ederek, “Pandemi nedeniyle uzun süre bir araya gelemedik. Bazı canlar Hakk’a yürüdü, onları toprağa sırladık. Gösteriyle bir araya gelerek biraz sevinmek istedik. Güzel emeklerinden dolayı tiyatro grubumuza teşekkür ediyoruz. Bizim kaybolmaya yüz tutmuş bir anadilimiz var. Onu yaşatmak istiyoruz. Bu anlamda Arêye Kay’a yanımızda oldukları için teşekkür ediyoruz. Dersim ozanlarından Serdar’ın çok güzel bir sözü var. O der ki, “Ben, bir gün kendi dilimde klamlarımı, türkülerimi, ağıtlarımı söylemediğim zaman o gün benim ölüm günümdür.” Biz de istiyoruz ki bu dili yaşatalım” dedi.

    “KIRMANCKİYİ KONUŞMAKTAN UTANMAYIN, SAHİP ÇIKIN”

    Oyunun yönetmeni Yılmazcan Şare ise Kırmancki’ye sahip çıkma çağrısında bulunarak, “Kırmancki için, yolumuz için itikatimiz için yollara düşüyoruz. Anadilimize sahip çıkıyoruz. Jiyar-u diyarlarımıza, kültürümüze, inancımıza sahip çıkıyoruz. Sizden ricam evde çocuklarınızla kendi anadilinizde konuşun. Evde, işte, telefonda anadilinizle konuşun. Bu dili konuşmaktan utanmayın. Çünkü insanın anadili insanın tuzudur, ekmeğidir. Dil kaybolursa Kırmancki de ortadan kalkar. Dersimli bir kadının çok güzel bir sözü var. O diyor ki, “Yol yolak dağlarımıza, okullar köylerimize, radyo teyp evimize girince sahibi de şairi de unuttuk.” Bizler ne sahibi ne şairi ne de jar-u diyarlarımızla Kırmancki’yi unutalım” diye konuştu.

    PİRHA/FRANSA

  • ‘Anadili Türkçe olmayan çocukların karşılaştıkları zorluklara ilişkin yaptığınız çalışma var mı?’

    ‘Anadili Türkçe olmayan çocukların karşılaştıkları zorluklara ilişkin yaptığınız çalışma var mı?’

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Milletvekili Alican Önlü 21 Şubat Dünya Anadil Günü vesilesiyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle Kırmançki ve Türkçe soru önergesi hazırladı. Önlü, “Türkiye’de konuşulan tüm anadillerde eğitimin anayasal ve yasal güvenceye alınmasına yönelik çalışmanız var mıdır?” diye sordu.

    21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla hazırladığı soru önergesinde Önlü, “Anadil bireyin doğumuyla beraber kazandığı bir haktır ve hiçbir eğitime tabii tutulmaksızın ailesi, çevresi ve toplumu aracılığıyla öğrendiği dil olarak tanımlanır.

    Dil bireyin kimlik kazanmasında, kültürel değerleri içselleştirmesinde, toplumsallaşmasında önemli bir işleve sahiptir. Bu nedenle bireyin anadilinde eğitim alması evrensel bir haktır. Türkiye’de bireyin kendi anadilini eğitim dili olarak kullanmasının önünde ki yasal engeller hala devam etmektedir.

    UNESCO’nun yaptığı “Tehlike Altındaki Diller Dünya Atlası” çalışmasına göre Türkiye’de 18 dil tehlike altında bulunmaktadır. Bu diller arasında Kirmanckî, Ermenice, Hemşince, Süryanice ve Lazca da yer almaktadır” ifadelerine yer verdi.

    “ANADİLDE EĞİTİMİN YASAL GÜVENCEYE ALINMASINA YÖNELİK ÇALIŞMANIZ VAR MI?”

    Önlü‘nün Oktay’a yönelttiği sorular ise şöyle:

    “1- Dünyanın birçok ülkesinde dillerin korunmasına, yaşatılmasına yönelik programlar hayata geçirilmekte olup, Türkiye’de bu alanda yapılan bir program var mıdır?

    2- Kaybolma tehlikesi altında olan dillerin korunmasına yönelik çalışmanız var mıdır?

    3- Yaklaşık 4 -6 Milyon insanın anadili olarak kabul edilen Kirmanckî UNESCO´nun yayınladığı rapora göre kaybolma tehlikesi altında olan dillerden biridir. Türkiye’deki nüfus oranına göre Türkçe ve Kürtçe’nin Kurmanci lehçesinden sonra en çok konuşulan lehçe konumunda olan Kirmanckînin korunmasına ilişkin çalışmanız var mıdır? Varsa nelerdir?

    4- Türkiye’de konuşulan tüm anadillerde eğitimin anayasal ve yasal güvenceye alınmasına yönelik çalışmanız var mıdır?

    5- Anadilde eğitime geçilmesine yönelik eğitim sisteminde bir alt yapı çalışmanız var mıdır?

    6- Anadili Türkçe olmayan çocukların sosyal ve eğitsel hayatta karşılaştıkları zorluklara ilişkin yapmış olduğunuz çalışma var mı? Varsa sonuçları nelerdir?

    7- Anadilde eğitim görmemekten kaynaklı eşitsizliğin ortadan kaldırılmasına yönelik alınan önlemler var mıdır Bunlar nelerdir?”

    PİRHA / DERSİM

  • Kırmancki oyun ‘Halê Ma’ sahne aldı

    Kırmancki oyun ‘Halê Ma’ sahne aldı

    Gımgım Tiyatro Zonema’nın Kürtçe’nin Kırmançki lehçesinde yazdığı tek perdelik ‘Halê Ma’ adlı oyun seyirci ile buluştu.

    İzmir Varto Derneği bünyesinde yer alan ‘Gımgım Tiyatro Zonema’nın’ tek perdelik ‘Halê Ma’ adlı Kürtçe’nin Kırmançki lehçesinde yazılmış oyunu Çiğli belediyesi Fakir Baykurt Salonunda sahnelendi. Kadim Tan tarafından yazılan ve tamamına yakını amatör oyunculardan oluşan oyuna yoğun ilgi gösterildi.

    OYUNUN KONUSU

    Oyun, üç ayrı hali yansıtıyor. İki aynı köyde yaşamış ancak geçen zaman içinde Almanya’ya taşınan bir aile ile köyde kalan bir aile arasında geçen bir kız isteme töreni ele alınıyor. İkinci oyun ise bir hastanede geçiyor. Burada en temel insan hakkı olan yaşam hakkının bürokrasi nedeniyle sağlanamayışı anlatılırken, üçüncü oyun ise köy hayatının bir parçası olan çobanlığı, çoban kültürü içindeki insan ilişkilerini anlatıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersimdeki kurumlardan çağrı: Anadilimize sahip çıkalım seçmeli derslerde yer verelim-VİDEO

    Dersimdeki kurumlardan çağrı: Anadilimize sahip çıkalım seçmeli derslerde yer verelim-VİDEO

    PİRHA-Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun, İHD Dersim Şube Eşbaşkanı Gönül Sonbahar ve HDP Dersim İl Eşbaşkanı İbrahim Kasun, anadilin önemine dikkat çekerek, 21 Ocak’ta sona erecek ortaöğretimdeki ders seçimlerinde anadil derslerini seçme çağrısında bulundu.

    Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokullarda 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında okutulacak seçmeli dersleri tercih süreci 4 Ocak 2022’de başladı. Öğrencilerin tercih ettikleri dersleri 21 Ocak 2022’ye kadar okul müdürlüklerine bildirmesi gerekiyor. Yaşayan Diller ve Lehçeler (5, 6, 7 ve 8. sınıflar) dersi kapsamında, Kurmanci ve Kırmancki dersleri seçmeli dersler arasında yer alıyor.

    Ortaöğretimde 21 Ocak’a kadar seçmeli derslerde son gün. Seçmeli derslerde öğrenciler anadil dersini seçebilecekler. HDP Dersim İl Eşbaşkanı İbrahim Kasun, Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun ve İHD Dersim Şube Eşbaşkanı Gönül Sonbahar ortaokullardaki seçmeli dersler için ‘Anadilimizde eğitim görelim’ çağrısı yaptı.

    “DİLİN ADI VAR AMA KENDİSİ YOK”

    Dil insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araç olduğunu dile getiren Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun, “Ana dil onu konuşan toplumlar için sadece bir araç değil aynı zamanda tarih, kültür, duygu ve düşüncenin aktarım aracıdır, yani bir toplumun kültür ve tarih aktarıcısıdır. Son 30-40 yıllık süreçte coğrafyamıza baktığımızda kullanılan diller Kurmanci ve Kırmanckidir. Anadil büyükler tarafında konuşulurken çocuklar bilmemektedir, yani kuşaklar arasındaki bağ kopmuş demektir. Bu aynı zamanda asimilasyon anlamına da gelmektedir. Tarih, kültür, duygular dille yaşanır ve gelecek nesillere aktarılır. 2012 yılında yönetmelikle yabancı dil kapsamında yaşayan dil ve lehçeler öğrenim müfredatına girdi ancak bununla ilgili altyapı çalışmaları tamamlanmadı. Yeteri kadar öğretmen atanmadı sadece göstermelik olarak kaldı. Dilin adı var ama kendisi yok. Bu anlamda velilerimiz ve öğrencilerimiz önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde kendi kültürlerinin taşıyıcısı olan dili seçsinler” diye belirtti.

    “DİLİMİZ KİMLİĞİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”

    Hiçbir dilin birbirinden üstün olmadığını ve her dilin kendine özgü bir değeri olduğunu ifade eden İHD Dersim Şube Eşbaşkanı Gönül Sonbahar da, “Anadil bir süzgeçtir ve her çocuk anadilini seçme hakkına sahiptir. Eğitimin anadille yapılması gerekiyor ama bizim gibi tekçi zihniyeti oturtmaya çalışan ülkelerde ne yazık ki asimilasyon politikaları öncelikli olmakta ve farklılıklara asla yer verilmemektedir. Anadilde eğitimi savunuyoruz ama tamamen anadilde eğitimin mümkün olmayacağını da ne yazık ki kabul etmek gerekiyor. Çünkü mevcut siyasi iktidarla bunun olmayacağı açıkça ortadadır. Anadilin varlığını sürdürmesi önündeki en büyük tehlike anadilde eğitimin olmamasıdır. Dilimiz kimliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Acaba ders verilir mi diye endişe duymadan anadilde eğitimi seçmeliyiz. Kazanılan bir hak varsa bizler o hakka sahip çıkmalıyız” diye konuştu.

    “ANA DİLİMİZİ ÇOCUKLARIMIZA ÖĞRETELİM”

    Dilin kaybolmaması için çocuklara öğretilmesi gerektiğini vurgulayan HDP Dersim İl Eşbaşkanı İbrahim Kasun ise, “Çocuklarımızla anadilimizi konuşursak öğrenirler ama çocuklarımızla konuşmazsak dilimiz kaybolacak. Büyüklerimiz verdikleri mücadele ile dilimizi yaşatarak bugünlere getirdiler. Dilimizi çocuklarımıza öğretelim, çocuklarımızla dilimizi ne kadar çok konuşursak dilimiz o kadar çok yaşar. Her yerde dilimizi konuşalım. İnsanlar evde, sokakta, iş yerinde kendi anadiliyle konuşsun. Dilimizi konuşursak yaşatırız” dedi.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    > Dersimlilerden çağrı: Ders seçimlerinde ana dilimizi seçelim

  • Dersimlilerden çağrı: Ders seçimlerinde ana dilimizi seçelim-VİDEO

    Dersimlilerden çağrı: Ders seçimlerinde ana dilimizi seçelim-VİDEO

    PİRHA-Dersimliler ana dilin önemine dikkat çekerek, 21 Ocak’ta sona erecek ortaöğretimde ki ders seçimlerinde ana dil derslerini seçme çağrısında bulundular ve eklediler: Çocuklarımızla anadilimizi konuşalım çünkü kültürümüz kaybolduğu zaman her şeyimiz kaybolur.

    Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokullarda 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında okutulacak seçmeli dersleri tercih süreci 3 Ocak 2022’de başladı. Öğrencilerin tercih ettikleri dersleri 21 Ocak 2022’ye kadar okul müdürlüklerine bildirmesi gerekiyor. Yaşayan Diller ve Lehçeler (5, 6, 7 ve 8. sınıflar) dersi kapsamında, Kurmanci ve Kırmancki dersler okutuluyor.

    Ortaöğretimde 21 Ocak’a kadar seçmeli derslerde son gün. Seçmeli derslerde öğrenciler anadil dersini seçebilecekler. Dersimliler ortaokullardaki seçmeli dersler için ‘Anadilimizde eğitim görelim’ çağrısı yapıyor.

    “ANA DİLİMİZLE KONUŞALIM”

    “Anadilimizle konuşalım” çağrısı yapan Aysel Mencik, “Dilimiz artık kayboluyor, kimse dilimizi konuşamayacak duruma gelmiş o yüzden okullarda seçmeli derslerde çocuklarımız anadil dersini seçsinler kendi dilinde eğitim görsünler ve bu sayede dilimiz kaybolmamış olur” diye belirtti.

    “SEÇMELİ DERSLERDE HERKES ANA DİL DERSİNİ SEÇSİN”

    Bir insanın dilini kaybettiği zaman her şeyini kaybedeceğini vurgulayan Senem Tacay da, “Çocuklarımızla anadilimizi konuşalım çünkü kültürümüz kaybolduğu zaman her şeyimiz kaybolur. Şu an kimse farkında değil ama dilin yaşaması çok önemli, çocuklarımıza anadilimizi öğretelim. Şimdiki çocuklar anadilini bilmiyor, herkes Türkçe konuşuyor çok üzülüyorum. Anne, baba çocuklarıyla nasıl anadiliyle konuşmaz. Ben çocuklarımla anadilimizle konuşuyorum, insanların kendi anadilini bilmemesi çok kötü bir şey. Benim isteğim herkes çocuklarına anadilimizi öğretsin. Ortaöğretimde ki seçmeli derslerde herkes anadil dersini seçsin” dedi.

    “DİLİMİZİ YAŞATMAK İÇİN MÜCADELE EDELİM”

    Eskiden köylerde herkesin ana diliyle konuştuğunu ama 1994 yılındaki köy boşaltmalarından sonra şehirlerde çocukların asimile olduğunu ve dillerini unuttuklarını ifade eden Hasan Ekici ise, şunları kaydetti:

    “Şimdi bütün çocuklar Türkçe konuşuyor. Benim torunlarım üniversite okuyorlar ama kendi ana dilini bilmiyorlar. Dersim halkına çağrım dilimiz kaybolmak üzere o yüzden lütfen çocuklarımıza dilimizi öğretelim. Dilimiz kaybolursa inancımız, kültürümüz de kaybolur o yüzden dilimizi yaşatalım. Ortaokulda yapılacak ders seçiminde lütfen ana dil dersini seçelim ve dilimizi yaşatalım. Dünyanın hiçbir halkı kendi kültürünü yok etmiyor onu yaşatmak için mücadele ediyor lütfen bizde ana dilimizi yaşatmak için mücadele edelim.”

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • İlk Kürtçe çocuk çizgi romanı GOG’un 2. sayısı çıktı

    İlk Kürtçe çocuk çizgi romanı GOG’un 2. sayısı çıktı

    PİRHA- Kırmancki (Zazaca) ve Kurmanci olarak yayınlanan çizgi roman ağırlıklı dijital çocuk dergisi GOG’un 2. sayısı yayımlandı.

    Çocuklar için Kürtçe olarak hazırlanan çizgi roman ağırlıklı GOG’un Mart sayısı yayımlandı.

    GOG’un Kırmancki (Zazaca) ve Kurmanci yayımlanan yeni sayısında Red Kit, Yakari, Thorgal ve Milo’nun maceraları devam ediyor, Şahmaran’ın hikayesi ise sona eriyor. Ender Özkahraman “Feqiyê Teyran” ile, Doğan Güzel “Kûto” ile GOG’un 48 sayfalık Mart sayısında.

    “Bildiğin Gibi Değil” isimli çizgi karakterlerin analiz edildiği köşenin bu ayki konuğu Alpler’deki Kız Heidi. Dergide ayrıca Picasso’nun hayatının çizgiyle anlatıldığı “Kim Bu?” sayfaları ve bu sefer mucit olan Porsor’un hikayesi bilim ve sanat haberleriyle birlikte yer alıyor.

    GOG, hem anadillerinde eğitim göremeyen çocuklar için dillerini geliştirebilmelerine yardımcı olacak alternatif ve özgün bir mecra, hem de Kürt yazar ve çizerlerin kendi dillerinde üretim yapabilecekleri ve Kürtçe çizgi roman kültürü oluşmasına katkıda bulunacak bağımsız bir platform olmayı amaçlıyor.

    7-14 yaş grubuna yönelik olarak hazırlanan ve internet üzerinden okunabilen aylık e-dergi GOG’a https://www.gog-weneroman.com/?lang=aa adresinden ulaşılabiliyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • #ZoneMuwaXoQeseyke hastagi ile Kırmanckî kampanyasının startı verildi-VİDEO

    #ZoneMuwaXoQeseyke hastagi ile Kırmanckî kampanyasının startı verildi-VİDEO

    PİRHA- Sivil toplum örgütleri, Alevi kurumları ve yöre derneklerinin içinde yer aldığı 14 kurum, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Kırmanckî’nin yaşaması için “Kırmanckî bilen son insan ölmeden ana dilini konuş” başlığıyla kampanya başlattı. Kampanyanın startı #ZoneMuwaXoQeseyke hastagı ile sosyal medya üzerinden verildi.

    Tehlike altındaki diller arasında yer alan Kırmancki’nin yaşatılması için başlatılan kampanya, 21 Şubat Pazar Dünya Anadil Günü’nde #ZoneMuwaXoQeseyke hastagı ile sosyal medya üzerinden düzenlendi.

    Birçok sanatçı, yazar, siyasetçi ve kurum temsilcilerinin dahil olduğu kampanya ve hastag çalışması yoğun ilgi gördü.

    Kampanyayı düzenleyen kurumlar, Kırmanckî’nin yaşatılması için yakın zamanda çalıştay yapacaklar.

    Kampanyayı başlatan kurum şunlar:
    Dersim İnşa Kongresi, Dersim Araştırmalar Merkezi, Demokratik Alevi Dernekleri, Demokratik Alevi Federasyonu, Platforma Komeleyên Demokratên Herem, Demokratik Yerel Dernekler Platformu, Dersim Soykırım Karşıtı Derneği, Malatya Kürecik İnsiyatifi, Kormeç Derneği, Koçgirililer Derneği, Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF), Orta Anadolu Kürtleri Platformu (PKAN), Karakoçan İnsiyatifi, Hınıs Derneği.

    (HABER MERKEZİ)

  • DEDEF VE ADEF: Anadilimiz yaşama açılan kapımızdır

    DEDEF VE ADEF: Anadilimiz yaşama açılan kapımızdır

    PİRHA- 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla ortak açıklama yapan Dersim Dernekleri Federasyonu ve Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu, Kırmancki’nin korunması ve geliştirilmesi için gerekli tedbirlerin acilen alınması çağrısında bulundu.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) ve Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan Kırmancki’nin gelişiminin bütün çalışmaların üstünde tutularak geleceğe taşıma görevi ile karşı karşıya olunduğuna vurgu yaptı.

    “Anadilimiz yaşama açılan kapımızdır” başlığıyla yayınlanan açıklamada,  anadile sahip çıkılmasının gerekliliğinin altı çizilerek, “Ana Dilimizin Ruhi şekillenmemizde en önemli etkenlerden birisi olduğunu unutmayalım. Dersimlilerin, Dersim dostlarının ve tüm Dersim Kurumlarının ana görevlerinden biriside buna uygun bir planlama ve çalışma içerisinde bulunmalarıdır” denildi.

    Açıklamanın devamında şunlar belirtildi:

    “DERSİM KURUMLARI VE HALKIMIZA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) Kırmancki (Zazaca) okullarda seçmeli ders olarak tercih edilmesi konusunda daha önceden çağrıda bulunmuştuk.

    Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) tarafından “Tehlike Altındaki Diller” arasında görülen Kırmancki(Zazaca) ile ilgili DEDEF ve ADEF, okullarda ders olarak tercih edilmesi için seferberlik başlatılmasını istemiştik.

    21 Şubat Dünya Anadiller Günü vesilesiyle Ana Dilimiz olan Kırmancki’nin(Zazaca) geliştirilip, toplumumuzda kök salması için Dersim Kurumlarımız başta olmak kaydıyla halkımıza büyük görevler düşüyor.

    Ana dili bir kimsenin anasından doğduğu evin insanlarından, soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği, duygu düşünce ve isteklerini en iyi anlatabildiği dil demektir”. Yani kişinin kimliğinin oluştuğu en iyi konuştuğu temel iletişim dilinin öğretilmesini kast ederiz ana dilinden.

    “ANADİLDE EĞİTİM BİR HAKTIR VE SAĞLANMALIDIR”

    Dil kurucu işlevi olan bir unsur ve bireyler dış dünyayı dil aracılığıyla algılıyorlar, kendilerini keşfediyorlar, yeteneklerini açığa çıkarıyorlar. Doğal olarak anadilinde eğitim tartışmasının kendisi basit bir şekilde eğitimin hangi dilde verileceğinin ötesinde, bir bireyin kendisini nasıl gerçekleştireceği ve hangi araçlarla gerçekleştireceği ile birlikte kritik bir tartışma konusu. Öğrencilerin örgün eğitim içerisinde kendi anadilinde eğitim almalarına karşın kendi ana dili olmayan ikinci bir dil ya da yabancı dil olarak kabul edilecek dillerde eğitim almaları çok ciddi sıkıntılar yaratıyor. Bu nedenle dünya genelinde eğitim emekçileri, anadilinde eğitimi evrensel bir ilke olarak savunuyor. 21 Şubat Birleşmiş Milletler tarafından Unesco’nun tavsiyesi ile dünya anadili günü olarak kabul edilen bir gün ve bugün özellikle açığa çıkarılmak istenen şeyde anadilinde eğitim alma şansı olmayan çocukların burada yaşamış oldukları sıkıntılara dikkat çekmek ve burada bir farkındalık yaratmaktır

    UNESCO ya göre yeryüzünde 7097 farklı dil var çocuklar çoklu dil ile büyüyorlar. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 18 Aralık 1992 tarih ve 47 /135 sayılı kararı ile yayınlanan Türkiye’nin de Onayladığı Birleşmiş Milletler Ulusal veya Etnik Dinsel ve Dilsel Azınlıklara Mensup Kişilerin Haklarına Dair Bildiride, anadili konusunda taraf devletlere sorumluluk yüklerken, anadilinde eğitimin bir hak olduğu, anadilinde eğitimin sağlanması sorumluluğunu da vermektedir.

    “KIRMANCKİ’Yİ SEÇMELİ DERS OLARAK SEÇMELİYİZ”

    Çocukların kimliklerinin ve kişiliklerinin bir parçası olarak ana dillerinin değersizleştirilmesi yok sayılması özgüvenlerini ve öz saygılarını olumsuz etkilemekle kalmıyor, var olan eşitsizliklerin derinleşmesine neden oluyor. Anadili birleştirir ve paylaşılanı artırır. Bu özellikleri ile de sosyal içerme, yenilikçi düşünme ve hayal gücünün gelişimini sağlar. Bu bağlamda bireyin kendi anadili dışındaki dillerde eğitim alması hem eğitim sürecinde sorunlara hem de eşitsizliklere neden olmaktadır.

    Bu nedenle, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan Ana dilimizin gelişimini bütün çalışmalarımızın üstünde tutarak geleceğe taşıma görevi ile karşı karşıyayız. 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılı için daha Önce yapmış olduğumuz çağrıya bağlı olarak, Çocuklarımızın seçmeli ders olarak anadilini doğrudan veya elektronik ortamda bulunduğu yerin eğitim kurumu müdürlüklerine başvurarak, Kırmancki (Zazaca)dersini seçmeli ders olarak seçerek, dilimize karşı sorumluluğumuzu göstermek zorundayız.

    Ders açılmaz, öğretmen tahin edilmez diye düşünmeyelim. Çocuklarımız (Biz) tercih edince eğitim kurumu o dersi verebilmek için gerekli koşulları sağlamak durumundadır. Ve bunu sağlamak bizim en demokratik hakkımızdır. Ana Dilimizin Ruhi şekillenmemizde en önemli etkenlerden birisi olduğunu unutmayalım. Dersimlilerin, Dersim dostlarının ve tüm Dersim Kurumlarının ana görevlerinden biriside buna uygun bir planlama ve çalışma içerisinde bulunmalarıdır.

    Buna uygun pratik mücadele seferberliği ile Anadilimize sahip çıkalım. Anadilimiz yaşama açılan kapımızdır.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Kırmanciki bilen son insan ölmeden ana dilini konuş’ kampanyası başlatılıyor

    ‘Kırmanciki bilen son insan ölmeden ana dilini konuş’ kampanyası başlatılıyor

    PİRHA- 21 Şubat Dünya Anadili Günü nedeniyle, Kırmanciki dilinin yaşatılması için ‘Kırmanciki bilen son insan ölmeden ana dilini konuş’ kampanyası başlatılıyor. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan 10 kurum, kampanyayı 21 Şubat Pazar günü Türkiye saatiyle 20.00’de, Avrupa saatiyle 18.00’de hashtagla başlatacaklarını duyurdu.  

    21 Şubat Dünya Anadili Günü. Dünyada yaklaşık 5 bini yerli dili olmak üzere 7 binden fazla dil konuşuluyor ve bu dillerin yüzde 40’ı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu dillerden biri de Kırmanciki dili.

    “Bir dil kaybolursa, bir halk ölür” diyen aralarında Demokratik Alevi Federasyonu (Federasyona Demokratîka Elewî), Dersim İnşa Kongresi (Kongreya Avakirina Dersîmê), Dersim Soykırım Derneği, (Komeleya Komkujiya Dersîmê), Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu’nun da (Federasyona Komeleyên Demokrat ên Maraşê) olduğu 10 kadar platform ve dernek, Kırmanciki dilinin yaşatılması için ‘Kırmanciki bilen son insan ölmeden ana dilini konuş’ kampanyası başlatıyor.
    Kurumlar, kampanyayı 21 Şubat Pazar günü Türkiye saatiyle 20.00’de, Avrupa saatiyle 18.00’de hashtagla başlatıyor.

    Anadili Kampanya Komitesi ise Kırmanciki ve Türkçe yazımlarıyla şu kurumlardan oluşuyor:

    Platforma Komeleyên Demokratên Herem
    Demokratik Yerel Dernekler Platformu
    FEDA (Federasyona Demokratîka Elewî)
    FEDA (Demokratik Alevi Federasyonu)
    DİK (Kongreya Avakirina Dersîmê)
    DİK (Dersim İnşa Kongresi)
    Komeleya Komkujiya Dersîmê
    Dersim Soykırım Derneği,
    Însîyatîfa Meletî û Kurecikê
    Malatya Kürecik İnsiyatifi,
    Komeleya Kormeçê
    Kormeç Derneği,
    Komeleya Qoçgirîyîyan
    Koçgirililer Derneği,
    MARDEF (Federasyona Komeleyên Demokrat ên Maraşê)
    MARDEF (Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu)
    PKAN (Platforma Kurdên Anatoliya Navîn)
    PKAN (Orta Anadolu Kürtleri Platformu)
    Însîyatîfa Karakoçanê
    Karakoçan İnsiyatifi
    Komeleya Xinisê
    Xınıs Derneği(xınıs Der)
    Komeleya Dijberiya Komkujiya Dersîmê
    Dersim Soykırım Karşıtı Dernek(DSKD)

     

    PİRHA/ İSTANBUL

  • DEDEF’ten Dersimlilere çağrı: Seçmeli ders olarak ‘Zazaki/Kırmançki’yi seçin

    DEDEF’ten Dersimlilere çağrı: Seçmeli ders olarak ‘Zazaki/Kırmançki’yi seçin

    PİRHA- Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersimlilere çağrı yaparak, seçmeli ders tercih dönemi olan 04 Ocak- 22 Ocak günleri arasında bulundukları yerin eğitim kurumu müdürlüklerine başvurarak, çocukları için Zazaki/Kırmançki’nin dersini seçmelerini istedi. 

    2021-2022 Eğitim-Öğretim yılı için seçmeli ders tercihi dönemi 04 Ocak Pazartesi günü başladı, 22 Ocak Cuma gününe kadar devam edecek.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersimlilere çağrı yaparak, seçmeli ders olarak anadilini doğrudan veya elektronik ortamda bulunduğu yerin eğitim kurumu müdürlüklerine başvurarak, çocukları için Zazaki/Kırmançki’nin (ZAZACA) dersini seçmelerini istedi.

    “ANADİLDE EĞİTİM EN DEMOKRATİK HAKKIMIZDIR”

    “Dilimize karşı sorumluluğumuzu göstermek zorundayız” diyen DEDEF, “Ders açılmaz, öğretmen tayin edilmez diye düşünmeyelim. Çocuklarımız (Biz) tercih edince eğitim kurumu o dersi verebilmek için gerekli koşulları sağlamak durumundadır. Ve bunu sağlamak bizim en demokratik hakkımızdır. Ortaokullarda seçmeli ders olarak ana dilimiz Zazaca’yı seçerek anadilimize sahip çıkmak biz Dersimlilerin, Dersim dostlarının ve tüm Dersim kurumlarının görevidir.
    Anadilimize sahip çıkalım, kullanalım, kullandıralım” dedi.

    “ZAZAKİ/KIRMANÇKİ’NİN OKULLARDA SEÇMELİ DERS OLARAK OKUTULMASINI İSTİYORUZ”

    Yazılı bir açıklama yapan DEDEF, şunları kaydetti:

    “Ana dili bir kimsenin anasından doğduğu evin insanlarından, soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği, duygu düşünce ve isteklerini en iyi anlatabildiği dil demektir. Yani kişinin kimliğinin oluştuğu en iyi konuştuğu temel iletişim dilinin öğretilmesini kast ederiz ana dilinden. UNESCO ya göre yeryüzünde 7097 farklı dil var çocuklar çoklu dil ile büyüyorlar dünyada 2500 milyar insan anadilinde eğitim hakkından mahrum bırakılıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 18 Aralık 1992 tarih ve 47 /135 sayılı kararı ile yayınlanan Türkiye’nin de Onayladığı Birleşmiş Milletler Ulusal veya Etnik Dinsel ve Dilsel Azınlıklara Mensup Kişilerin Haklarına Dair Bildiride, anadili konusunda taraf devletlere sorumluluk yüklerken, anadilinde eğitimin bir hak olduğu, anadilinde eğitimin sağlanması sorumluluğunu da vermektedir. Çocukların kimliklerinin ve kişiliklerinin bir parçası olarak ana dillerinin değersizleştirilmesi yok sayılması özgüvenlerini ve öz saygılarını olumsuz etkilemekle kalmıyor, var olan eşitsizliklerin derinleşmesine neden oluyor. Anadili birleştirir ve paylaşılanı artırır. Bu özellikleri ile de sosyal içerme, yenilikçi düşünme ve hayal gücünün gelişimini sağlar. Bu bağlamda bireyin kendi anadili dışındaki dillerde eğitim alması hem eğitim sürecinde sorunlara hem de eşitsizliklere neden olmaktadır. Tüm bu gerekçelerden dolayı Dersim Dernekleri Federasyonu ve Bileşenleri olarak anadilimiz Zazaki/Kırmançki’nin okullarda seçmeli ders olarak okutulmasını istiyoruz.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Sanatçılardan Kirmançkî albüm

    Sanatçılardan Kirmançkî albüm

    Bir araya gelen 10 Kürt sanatçı, “Wenge Royî” albümünde  Kirmançkî şarkılar seslendirdi.

    Kürt sanatçılar, Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun 2008’de yayımladığı “Tehlike Altındaki Dünya Dilleri Atlası”nda yok olmak üzere olan diller arasında gösterdiği  Kirmançkî için bir araya geldi.

    Sanatçılar Urfa Siverekli şair, yazar ve bestekar Kadir Büyükkaya’nın bestelerini “Wenge Royî” (Fırat’ın Sesi) albümünde seslendirdi. Alman-Kürt Kültür Enstitüsü (Deutsch-Kurdisches Kulturinstitut) tarafından hazırlanan albümün aranjör ve müzik prodüktörü ise Hakan Akay.

    Albümdeki sanatçılar ve okudukları besteler ise şöyle:

    “Beser Şahin: Şewê Dergî (Uzun Geceler), Gülseven Medar: Wazena (İstiyor), Hanî Mojtehedî: Yara Mi (Sevgilim), Kerem Sevinç ve Tara Mamedova: Se Vajî (Ne Desem), Mehmet Akbaş: Xalê Mi (Dayım), Mikaîl Aslan: De Vajê (Söyle Haydi), Rojda: Nameyê Keyneke (Genç Kızın Adı), Sasa: Ewro-Meşt (Bugün-Yarın) ile Xumxumê (Dilber) ve Xêro Abbas: Sewl Teng o (Pabuç Dardır)”

    Albüme Youtube’dan ve diğer müzik kanallarından ulaşılabiliyor.

     

  • ‘Her ot kendi kökünde biter, her kuş kendi dilinde öter’ – VİDEO

    ‘Her ot kendi kökünde biter, her kuş kendi dilinde öter’ – VİDEO

    PİRHA – Dersimli sanatçı, yazar ve siyasetçiler, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin PİRHA’ya konuştular. Anadile sahip çıkılması, konuşulması gerektiğini, Sey Qaji’nin ‘Her vaş serê koka xo de reseno, her têyr zonê xo de waneno’ sözüyle ifade ettiler. 

    Haberin videosu

    Dersimliler, verilere göre kaybolmaya yüz tutan diller arasında yer alan Kırmancki’nin yaşaması için ailelerin çocuklarına bu dili öğretmesini istiyor.
    Bugün 21 Şubat Dünya Anadil Günü, Birleşmiş Milletler Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) verilerine göre, dünya üzerindeki 6 bin dilden 2 bin 473’ü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

    Her 2 haftada 1 dil yok oluyor. Türkiye’de de konuşulan ve kaybolmaya yüz tutan 18 dil arasında Kırmancki bulunuyor. Nüfusunun büyük bölümünün Kırmancki konuştuğu Dersim’de 1993-94 yılında köy boşaltmaları ve ardından asimilasyon politikaları nedeniyle dil, günlük yaşam içinde kullanılmamaya başladığı için yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

    Edebiyat alanında çıkan çok sayıda kitap ise dilin konuşulmamasından kaynaklı okuyucular tarafından ilgi görmemeye başladığı için yok olma tehlikesi devam ediyor.

    “DİL, İNSANIN YÜREĞİDİR”

    Dersim’de yurttaşlar, sanatçılar, edebiyatçılar ve siyasetçiler Kırmancki’nin anadilde eğitim alınması ve yurttaşların da evlerinde bu dili çocuklarına öğretmesi ile bu dilin yaşatılacağına inanıyor.

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Sanatçı Zeynep Kılıç, “Bizim dilimiz türkülerde şimdi. Belki türkülerde, ezgilerde unutulmaz. Dil, insanın yüreğidir. Dilin içerisinde itikatımız var, biz varız. Dil kaybolursa biz de kayboluruz” dedi.

    “İNSANIN İKİ RUHU VAR; BİRİ DİLİ, BİRİ DE CANIDIR”

    Şair-Yazar Ferhat Yıldız ise Dersim’in inancına, kültürüne, diline yönelik asimilasyon politikalarını değerlendirdi.

    Yıldız, “Geçmiş, bugün ve yarın. Kimse Türkçe bilmiyordu. Devlet öyle asimilasyon politikaları uyguladı ki, bizim dilimizi hiçbir zaman tanımadılar. Gençlerin dilimize sahip çıkması, unutturmaması gerekiyor. İnsanın iki ruhu var; biri dili biri de canıdır” diye konuştu.

    “DİLİMİZ, XIZIR’IN DİLİDİR”

    Sanatçı Metin Kahraman, “Dilimizi çocuklarımıza öğretelim” diyerek çağrı yaptığı konuşmasında şunları kaydetti:

    “Dilimiz üzerine türküler, klamlar söylüyoruz. Dilimizin kaybolmaması için çalışmalarımız var. İnsanlar hep bizim dilimizi güzel buluyor. Bizim dilimiz gerçekten de çok güzel, sahip çıkmamız gerekiyor.

    Dilimiz, Xızır’ın dilidir, dervişlerin dilidir.”

    “HER KUŞ KENDİ DİLİNDE ÖTER”

    HDP’li Belediye Meclis üyesi Nurgül Yalay da, Sey Qaji’nin ‘ Her vas koké xode reweno, her theyr zone xode waneno’ sözüyle başlıyor. Her ot kendi kökünde biter, her kuş kendi dilinde öter.

    Yalay, “Dilimizi unutmayalım. Sahip çıkalım. Bizim dilimiz üzerine okullar, kurslar açılsın ki çocuklarımız öğrensin, dilimizi konuşsun. İstiyorum ki bundan sonra hep birlikte dilimizi konuşalım” diyerek çağrı yaptı.

    “HERKES ANADİLİNİ KONUŞSUN, DİLİNE SAHİP ÇIKSIN”

    Dersim Belediyesi Kırmancki tiyatro ekibinden Veli Akyol ve Bahar Karademir de Kırmancki oyunlarla dile ilişkin çalışmalar yürütüyorlar.

    Tiyatro ekibi, “Herkes gelsin, diline sahip çıksın. Biz eskiden köydeyken dilimizi konuşuyorduk. Şehirlere geldiğimizde sadece ismimizi Türkçe biliyorduk. Büyük küçük hepimiz dilimizi konuşuyorduk. Şehirlerde doğan çocuklar hiç konuşamadı. Bundan sonra istiyoruz ki; herkes diline sahip çıksın, konuşsun, dilimiz unutulmasın. Tiyatrolara katılsınlar. Kırmancki korolar, tiyatro ekipleri, dil kursları var. Tüm gençlere çağrı yapıyoruz. Dilimizi öğrensinler” diyerek topluma çağrıda bulundu.

    “DİLİMİZ, TARİHİMİZDİR”

    Dersim Dernekler Federasyonu Temsilcisi Ali Mükan ise önceki dönemlerde Kırmancki tiyatro oyunlarında yer aldığını ifade ederek anadile ilişkin şunları aktardı:

    “Köylerimizi boşalttılar, yaktılar. Şehirlerde kimse dilini konuşamadı. Yeni nesil ne anlıyor ne de konuşabiliyor. Dile ilişkin çalışmalara destek oluyoruz. Olmamız gerekiyor.

    Dilimiz türkülerimizdir, klamlarımızdır, tarihimizdir. Dilimiz; acılarımız, sevinçlerimizdir.

    Bugüne kadar sözlü gelmiş bizim dilimiz. Bundan sonra istiyoruz ki artık yazılı hale gelsin. Herkese çağrımızdır. Dilinize sahip çıkın, unutmayın.”

    Hüseyin YAŞAR/DERSİM

  • Dersim Gazetesi, “Zonê ma zonê xızırîyo wayîr vecîme” başlığıyla çıktı

    Dersim Gazetesi, “Zonê ma zonê xızırîyo wayîr vecîme” başlığıyla çıktı

    PİRHA – Dersim Gazetesi’nin Şubat/Mart 2020 tarihli 86. Sayısı “Zonê ma zonê xızırîyo wayîr vecîme” manşetiyle çıktı. 

    Uzun süredir periyodik olarak yayın hayatına devam eden Dersim Gazetesi’nin 86’ıncı sayısı okuyucularıyla buluştu. 21 Şubat Uluslararası Dünya Anadil  Günü vesilesiyle çağrıda yapılan 86. sayıda, “Gelin Kırmancki’yi (Zazaki), UNESCO’nun ‘yok olma tehlikesi altındaki diller’ grubundan çıkaralım. Gelin Dünya Anadil Günü olan 21 Şubatı buna bir milat sayalım ve yüzümüzü dilimize, anadilimize, dillerimize dönelim” denildi.

    Gazetenin 86. sayısında hem Kırmançki hemde Türkçe 21 Şubat Uluslararası Dünya Anadil Günü’ne ilişkin şunlar paylaşıldı:

    “Sarê Desimî Xizir ra, Duzgı ra, Jelê ra, Muzur Babayî ra hez keno. Ma vanîmê o ki hênîyo zonê cerçegu zonê Kimancîyo, zonê xo re wayîr vecîmê Çê dê, cade de veyvu de, cınaza wederdenê de , cem u cemat de bêrê zonê xo de qeseykîmê. Kîlito kı ma xo destîya sano zonê xo, bêrê têpîya ebi xo deştî yakîmê, mobetê ma mobetê Kirmancîye bo. Mevindîmê mektebu ra zonê ma de wendenê biwajîmê

    Zonê ma  roz ebi rozê beno vînd. Roz ebi rozê ma ebi xo deşt kenîmê vînd. Fêlê sarê teberî belîyo. Vanê  no zon qesey mebo. Pekî î hênî vanê ma sekenîmê? Ma ebi nî hal u usuliya  xo deştî ra  haletê danîmê hukumatê Tirkî. Na rozê en  zaf î  halê  mawa sabenê. Çayê ke cêncê ma,  domanê ma êndî  nî zonî qesey nêkenê.  Her ca de, mobet de Tirki qesey beno. Ma ebi nî haliya miradê  tayîna rind anîmê hurendî en zaf  kî dewletê sa bena. A zana kı  hem zon hemî kî îtîqat  ma dest ra guret hemî çî yê ma dest ra vecîna sona. Sêy serî ra raver Herde Dêwrêşî de zonê Tirkî çiqa qeseybîyênê, çend tênî yê Kirmancu, Kurmancu mabênê xo de Tirkî qesey kerdênê? Gumanê ma hênîyo ke zaf senik bî. O waxt kî zonê ma yasax bî hama keşî gos ro nênênê ser oncinay kî zonê xo qesey kerdênê. Sarê Desimî Xizir ra, Duzgı ra, Jelê ra, Muzur Babayî ra hez keno.  Ma vanîmê  o ki hênîyo zonê cerçegu  zonê  Kimancîyo,  zonê xo re wayîr vecîmê Çê dê, cade de veyvu de, cınaza wederdenê de , cem u cemat de bêrê zonê xo de qeseykîmê.  Kîlito kı ma xo destîya sano zonê xo, bêrê têpîya ebi xo deştî  yakîmê, mobetê ma mobetê Kirmancîye bo. Mevindîmê mektebu ra zonê ma de  wendenê  biwajîmê

    HER AĞAÇ KENDİ KÖKLERİ ÜZERİNDE BÜYÜR

    Mezopotamya diller ve halklar bahçesidir. Bu kültürel zenginlik tüm insanlığın ortak değerleri olarak kabul görür. Ama ne yazık ki bu topraklarda yüz yıllardır konuşulan diller, devletler eliyle ya yasaklandı ya da asimilasyoncu politikalarla yok edilme noktasına getirildi. Türkiye ise bu inkâr ve asimilasyoncu politikaların yoğun uygulandığı bir ülke oldu. ‘’Tek dil, tek din, tek millet’’ şiarı, halklar bahçesi Anadolu’yu çoraklaştırdı; kültürel erozyon devam etmektedir. Cumhuriyetin kuruluşundan başlamak üzere, uzun yıllar, başta Kürdi diller olmak üzere bölgede konuşulan bütün dilleri yasakladılar. Oysa dil bir toplumun hafızası, tarihi, sanatı ve halk olma gerçeğidir. Dahası dil bir halkın sosyal harcı ve onu bir arada tutan kültürel tutkalıdır. Ulus devletler bu çoklu bileşkeleri asimilasyona tabi tutup, kendi tekçi ulus anlayışı kalıplarına oturtmaya çalıştı. Yaratılan tekçi ulus paradigması, resmi dilin dışında bir başka dile tahammül göstermedi. Coğrafyamızda konuşulan dillere ve inançlara karşı gösterilen tahammülsüzlüğün somut örneklerinden biri hiç kuşkusuz Dersim’dir. 1938 Soykırımında jenosid (soykırım) uygulanan yöreye, akabinde de yoğun bir etnosid (kültürel kırım) programı uygulandı. Dersime sel seferleriyle gelenler, insanına ömür biçtikleri gibi diline de ömür biçmişlerdi. Dersimlilerin dilini (Kırmancki ve Kurmanci) konuşamaz hale getiren sistem, onun yerine kendi dilini tahkim etme uğraşını verdi, veriyor.

    Dil bir insanın doğuştan sahip olduğu temel bir insan hakkıdır. Dil için icazet alınmaz. İnsan kendi doğallığında yaşadığı sürece de var olur. Bu varoluş o dilin sanatını, edebiyatını, mitolojisini zinde tutar ve kültürel olarak zenginleştirir. Ama bugün Dersim de anadil konuşulamaz hale gelmiştir. Sokağın dili tamamen Türkçeye evirilmek üzere. Öyle ise kaybolmaya yüz tutmuş olan dilimizi yaşatmak adına evde, sokakta, alışverişte, kısacası yaşamın her alanında dilimizi konuşalım.

    Gelin Kırmancki’yi (Zazaki), UNESCO’nun ‘yok olma tehlikesi altındaki diller’ grubundan çıkaralım. Gelin Dünya Anadil Günü olan 21 Şubatı buna bir milat sayalım ve yüzümüzü dilimize, anadilimize, dillerimize dönelim.”

    Dersim Gazetesi’nin Şubat/Mart sayısında;

    Muzaffer ORUÇOĞLU  “Papağan (Öykü)”

    Ferhat TUNÇ “Umudu Yeni Yıla Taşıyoruz”

    Esra ÇİFTÇI  “Sevmekten Korkmamak…”

    Hüseyin OZAN  “ZALiMÊ ZULUMATÎ…”

    Hamza AKSÜT “Dıréjan Aşireti Tarihi”

    Daimi DOĞAN  “ROŞANÊ GAĞANΔ

    Bırahım QIJIKAREŞ “Dereden deryaya, Derguştan Dervişe Kırmanccanın Uzamı ve Aurası…”

    Hüsnü GÜRBEY & Mahsuni GÜL “Doğu Dersim Aşiretlerinin Sevr Antlaşmasına Karşı Aldıkları Tavır”

    Nesimi ADAY “Dersim’de Neler Oluyor?”

    Umur Hozatlı “Dersim’in Güney Kardeşleri – 3 Diana’da Bir Dersim”

    Yılmaz BAYEZİT “Madencilik ve Dersim”

    Ergin DOĞRU  “Resmi İdeolojinin Dersim İnancına Bakışı”

    Özgün E. BULUT “Umumi HES Müfettişleri”

    Hıdır İŞIK “Gülümsemeyi Hatırlayanlar”

    Kadir ŞİMŞEK “Dersim’de Tarım” yazıları yer aldı.

    Ayrıca, İsmet Yüce’nin Araştırmacı Yazar Erdoğan Yalgın ile Alevilik üzerine yaptığı, “Bu Yolun Vicdanlı Bir Talibi; “Muhammed’i, Ali’yi, Ehlibeyt’i Sevmekle Müslüman Olunmayacağını” Çok İyi Bilir!” söyleşisi ve arka kapağında “Sılo Qız Doğduğu Yerde Veda Etti” yazısı yer alıyor.

    (HABER MERKEZİ)