Etiket: Köln

  • Can TV ile dayanışma gecesi Köln’de gerçekleştirildi

    Can TV ile dayanışma gecesi Köln’de gerçekleştirildi

    PİRHA-Can TV ile dayanışma gecesi Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleştirildi. Gecede konuşan Can TV Genel Yayın Yönetmeni Zeynel Gül, “Yola çıkarken üzerimize aldığımız sorumluluğun bilincindeydik. Ötekileştirilmiş toplumlar var. Bu insanların sesi çıkmıyordu, bilinmiyordu. Seslerini duyurabilir miyiz diye düşündük ve onların sesi olmaya çalıştık” dedi.

    Demokratik Alevi Federasyonu’nun (FEDA) organizasyonu ile Almanya’nın Köln kentinde Can TV ile dayanışma gecesi düzenlendi. Etkinlikte ilk olarak konuşan FEDA Eş Başkanı Huri Kabayel dayanışmanın önemine değindi.

    Gecede söz alan Can TV Genel Yayın Yönetmeni Zeynel Gül ise 6 Şubat günü Maraş merkezli yaşanan depremlere değinirken, şunları söyledi:

    “ALEVİLER ÖRGÜTLÜ OLDUKLARINI GÖSTERDİLER”

    “Aleviler tüm engellemelere rağmen ilk defa örgütlü olduklarını gösterdiler. İnsanları korumaya çalıştılar. Yürekten teşekkür etmek istiyorum. Bir yanımızın hala kanadığı bir süreçte, FEDA’nın böyle bir etkinlik düzenlediği için teşekkür ediyoruz.

    Yola çıkarken üzerimize aldığımız sorumluluğun bilincindeydik. Ötekileştirilmiş toplumlar var. Bu insanların sesi çıkmıyordu, bilinmiyordu. Seslerini duyurabilir miyiz diye düşündük ve onların sesi olmaya çalıştık. Anadolu’da hangi köye gitsek, kapılarını bizlere açtılar. Anadolu çok zengin bir kültür yapısına sahip. Aleviler birbirini çok fazla tanımıyordu. İkinci görevimiz Alevileri tanıtmak oldu. Bugün Alevilerin arşivi denince Can TV’nin arşivi akla geliyor. Aleviler ile işçileri, çevrecileri bir araya getirdik.

    Deprem bölgesinde sorunlar hala devam ediyor. Can TV ile dayanıştığınız gibi oradaki insanlar ile dayanışmayı sürdürelim.”

    “KILIÇDAROĞLU İLE EMEK VE ÖZGÜRLÜK İTTİFAKINI DESTEKLİYORUZ”

    Etkinlik sanatçı Ali Doğan Gönültaş kılamlarını seslendirirken, Gönültaş’ın ardından sahneye çıkan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, 14 Mayıs günü gerçekleştirilecek seçimlere değinerek, şöyle konuştu:

    “TV10’u kapatarak sonuç alabildiler mi? Hayır. Can TV ile yola devam ediliyor. Biz bu diktatörlerin korkusu olmaya devam edeceğiz. Dayanışma ile bu televizyonları yaşatabiliyoruz. Deprem yaşadık ama asıl felaket kontrolsüzlüktü. AKP iktidarının enkazın altında kaldığını söyleyebiliriz. AKP/MHP son 20 yıldır ülkemizin üzerine çullanmış resmen. Depreme baktığımızda bir hırsızlık silsilesini görüyorsunuz. Aslında bir katliam yaşandı. Sorumlusu da bu hırsızlık silsilesidir. Bunun hesabını sormamız lazım. Başımızı dik tutup, yolumuza devam edeceğiz. Önümüzde bir fırsat var. 14 Mayıs son derece önemli bir seçim. Biz barıştan, demokrasiden, eşitlikten, özgürlükten yana tarafız. Tüm gerici unsurlardan kurtulmak için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Kemal Kılıçdaroğlu’nu seçimlerde destekleyeceğiz. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın parlamentoya güçlü şekilde girmesi için elimizden geleni yapacağız. Önce Erdoğan ve Cumhur İttifakı’ndan kurtulacağız. Asıl mücadele ondan sonra başlayacak.”

    “ÖLDÜREN DEPREM DEĞİL AKP’NİN ÇÜRÜMÜŞ ZİHNİYETİ”

    Program sanatçı Ayfer Düzdaş’ın kılamları ile sürdü. Düzdaş’tan sonra söz alan HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul da şu ifadeleri kullandı:

    “Can TV ve geleneği sadece bir iletişim aracı değil aynı zamanda bir inancı ve kadim kültürü yayma, yaşatma görevi de görüyor.

    Afeti felakete dönüştüren iktidarın ahlaksızlaşmış, hırsızlaşmış zihniyetiydi. Beklenmeyen bir deprem değildi. Uyardılar ama maalesef iktidar hiçbir hazırlık yapmamış. Deprem için yıllardır toplanan vergilere rağmen hiçbir önlem almadılar. Birçok kez imar affı çıkardılar. Deprem öldürmüyor. Öldüren AKP’nin çürümüş zihniyeti. Depremin ilk üç gününde hiçbir arama kurtarma ekibi gelmedi. Öfkeliyiz, kızgınız ve bu iktidardan bunların hesabını mutlaka sormalıyız.”

    Programın tamamını buradan izleyebilirsiniz.

    PİRHA / ALMANYA

  • Üç kurum başkanından Köln’deki mitinge çağrı-VİDEO

    Üç kurum başkanından Köln’deki mitinge çağrı-VİDEO

    PİRHA-ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, ADFE Genel Başkanı Celal Fırat ile HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, AABK tarafından 12 Kasım günü Almanya’nın Köln kentinde düzenlenecek mitinge çağrı yaptı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gece yarısı çıkardığı kararname ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı 12 Kasım Cumartesi günü Almanya’nın Köln kentinde miting düzenleyecek. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat ile Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez yayımladıkları video ile mitinge katılım çağrısında bulundu.

    “AKP’NİN TORBA YASASINA ‘HAYIR’ DİYORUZ”

    ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan yaptığı çağrıda “İnancımızı, ibadetimizi, ibadethanemizi yok sayan, demokratik taleplerimizi görmezlikten gelen AKP’nin torba yasasına ve cumhurbaşkanı kararnamesine ‘hayır’ diyoruz. 12 Kasım Cumartesi günü Köln’de yapılacak mitinge Avrupa’da yaşayan dostlarımızın katılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE’DEKİ ZULME SES ÇIKARMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat mesajında şunları kaydetti:

    “Bu cumartesi Almanya’nın Köln şehrinde Türkiye’deki haksızlık ve hukuksuzlukları protesto etmek için bütün canlarımız bir araya geliyorlar. Avrupa’daki tüm dostlarımızı Türkiye’deki zulme karşı ortak ses çıkarmaya çağırıyoruz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Yaşasın direnen can yoldaşlarımız.”

    “KARARNAME İLE HAK TALEBİMİZİ YOK ETMEYE ÇALIŞTILAR”

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ise şöyle konuştu:

    “Türkiye’deki Alevi-Bektaşi örgütleri olarak yıllardır Alevilerin temel hak ve özgürlükleriyle ilgili mücadele veriyoruz. Mücadelemizi, eşit yurttaşlık talebimizi görmeyenler bir gecede cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle hak talebimizi yok etmeye çalıştılar. Avrupa’daki örgütlerimiz Türkiye’deki örgütlerimizi desteklemek amacıyla 12 Kasım günü Köln’de bir miting düzenleyecekler. Canların mitinge destek vermesini gönülden bekliyorum.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Yazar Metin Kaçmaz, ‘Almanya Alevi Örgütlenmesini Yaratan Değerlerimiz 1’ kitabını anlattı-VİDEO

    Yazar Metin Kaçmaz, ‘Almanya Alevi Örgütlenmesini Yaratan Değerlerimiz 1’ kitabını anlattı-VİDEO

    PİRHA- ‘Almanya Alevi Örgütlenmesini Yaratan Değerlerimiz 1’ kitabının yazarı Metin Kaçmaz, kitabın hazırlanış sürecine dair konuştu. Kaçmaz, kitabında 27 emektarın anlatımlarına yer verdiğini dile getirerek, Türkiye’de Sınırsız yayınlarından çıkan kitabın yakın zamanda Avrupa’da okuyucularıyla buluşmaya hazırlandığını aktardı.

    Araştırmacı-Yazar Metin Kaçmaz Avrupa Alevi örgütlenmesinde emek vermiş şahışlar ile gerçekleştirdiği röportajları  ‘Almanya Alevi Örgütlenmesini Yaratan Değerlerimiz 1’ adıyla kitaplaştırdı.

    “Emektarlarımızın emeklerine katkı için böyle bir kitap yazma gereği duydum” diyen Kaçmaz görüşme yaptığı herkesin bizzat yaşadığı mekanlara gittiğini belirtti. Bir çoğunun kendisini sokağın başında karşıladıklarını ifade eden Kaçmaz, görüştüğü herkesin kitap fikrine yönelik büyük bir heyecan duyduğunu söyledi.

    Kaçmaz kitabını  neden ‘Almanya Alevi Örgütlenmesini Yaratan Değerlerimiz‘ adı ile çıkardığını ise şöyle anlattı:

    “İnsanların Aleviyim demeye korktuğu bir dönemde bu insanlar büyük emekler verdi. Avrupa’daki Alevi örgütlenmesini 1989’tan başlatıyoruz ama Yurtsuverler Birliği örgütlenmesi var. Bir Alevi örgütlenmesi olmasa da kurucuları Alevi. Bu nedenle 1972’lere kadar taşıyabilir bu örgütlenmeyi.

    Sabit Yıldız var mesela. 1972’de Hamm’da dernek kuruyor ve o tarihlerde cemler yapılmaya başlanıyor. Bu benim açımdan çok önemli birşey.  İnsanların bir araya gelmekten korktuğu, örgütlenmeyi bilmediği bir dönemde ilk tohumları atan insanlar. Kitapta yer alan kişiler bu Alevi örgütlenmesine katkı sunmuş insanlar. Bu açıdan anlatan canlarımızın anlattıkları önemli ve değerliydi.”

    “KİTAPTA 27 EMEKTARIN ANLATIMLARI VAR”

    Kaçmaz, kitabında 27 emektarın anlatımlarına yer verdiğini dile getirerek bu isimleri şöyle sıraladı:

    “Ali Demir, Ali Özcan, Ali Rıza Gülçiçek, Ali Kocakahya, Aşır Çetinkaya, Ababas Akbaba, Bektaş Alagöz, Zeliha Alagöz, Berlin Emektarları, Celal Köse, Dursun Karadağ, Haydar Küpeli, Hüseyin Çelik, Hüseyin Gökçek, Hüseyin Mat, Hüseyin Özkuzucu, İlyas Akyıldız, İsmail Demirtaş, İsmail Elçioğlu, İsmail Gülfırat, Mahmut Gülçiçek, Mehmet Caba, Necla Saygılı, Nuri Saygılı, Recai Aksu, Rıza Şirin, Sabit Yıldız ve Selahattin Göktürk.”

    Röportaj yaptığı 4 canın Hakk’a yürüdüğünü belirten Kaçmaz,  “Ali Özcan, Haydar Küpeli, Mahmut Gülçiçek  Hakk’a yürüdü ve bu eser onları anlatan kalıcı bir esere dönüştü. Bu sorumluluğu da almış oldum” diye belirtti.

    Kaçmaz, görüştüğü bazı insanlarla duygusal anlar yaşadığını da kaydetti. Kitapta yer verdiği Ali Özcan ve ailesinin kendisini büyük bir mutluluklar karşıladığını ifade ederek, “Onlar evlerinin bir dernek gibi kullanıldığını söyledi, bu insanlar evlerinde 50 kişiyi ağırladılar zamanında. Örneğin Berlin’de bir teyzemiz 700 bin Mark’ın altına imza atarken  ona, “Neyin altına imza attığınızı biliyor musunuz?” diye soruyorlar. Teyze de “Ödenir diyor, ödenmezse bu Alevi toplumuna hakkullahım olsun” diyor. Bu davayı sahiplenmiş, fedakarlık yapan insanlar belli bir düzeye getirdiler. Şimdi daha çok gençlerin sahiplendiği bir modele ulaştı” diyerek, o dönemdeki sahiplenme sıcaklığını bulamadığını da sözlerine ekledi.

    Türkiye’de Sınırsız yayınlarından çıkan kitap Avrupa’da okuyucularıyla buluşmaya hazırlanıyor. Kitabı tanıtmak için Avrupa’da bulunan Alevi derneklerinde okuma günleri de düzenlenecek.

    METİN KAÇMAZ KİMDİR?

    Almanya Alevi Örgütlenmesi Tarihi kitabının da yazarı Metin Kaçmaz 90’lı yıllardan bu yana Avrupa’da Alevi örgütlenmesinin içinde.

    Erzincan Tercanlı olan Kaçmaz 80 darbesi sonrası 11 ay cezaevinde kaldı, ardından  19 yaşında Almanya’ya yerleşmek zorunda kaldı. Köln’de Hacı Bektaş Veli Derneği’nde çalışmalar yürüten Kaçmaz ,1996’da Hacı Bektaş Veli Derneği’nden ayrılıp, Köln’de bulunan diğer Alevi derneklerinde çalışma yürüttü.

    Burada 3 dönem dernek başkanlığı yapan Kaçmaz AABF bünyesinde de yöneticilik yaptı. 2007 yılından itibaren Alevilerin Sesi dergisinin genel yayın koordinatörlüğü gerçekleştiren Kaçmaz, Yol TV’de de programlar yaptı.

    PİRHA/KÖLN

     

  • İstanbul’da bulunan Erikli Baba Dergâhı’na 13 bin 943 TL elektrik faturası geldi

    İstanbul’da bulunan Erikli Baba Dergâhı’na 13 bin 943 TL elektrik faturası geldi

    PİRHA-Zeytinburnu’nda bulunan Erikli Baba Dergâhı’nın güncel elektrik faturası 13 bin 943 TL oldu. Faturanın ödenip ödenmemesi kararı ise yönetim kurulu toplantısında tartışılacak. 

    Kış günü gelen yüksek elektrik faturaları ülke genelinde insanların tepkisini çekmeye devam ediyor. Alevilerin devlet tarafından tanınmayan ibadethanelerine de “ticarethane” statüsünde gelen yüklü elektrik faturaları dikkat çekiyor. Bazı cemevlerinin, “eşit yurttaşlık hakkı” nedeniyle faturaları ödememe kararından dolayı açtıkları davalar ise sürüyor. Son olarak Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) da cemevlerine gelen faturaları ödememe kararı aldığını açıklarken; durumu bugün yargıya taşıdı.

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergâhı’na 30 bin TL, Kadıköy’de yer alan Şahkulu Sultan Dergâhı’na ise 54 bin 316 TL elektrik faturası gelmişti. İstanbul Zeytinburnu’ndaki Erikli Baba Dergâhı’na da gelen elektrik faturası belli oldu.

    ERİKLİ BABA DERGÂHI’NIN GÜNCEL ELEKTRİK FATURASI: 13 BİN 943 TL 

    2021 yılının son ayında (Aralık) Erikli Baba Dergâhı’na 6 bin 275 TL elektrik faturası gelirken; yeni yılın ilk faturası ise 13 bin 943 TL oldu. 2022 öncesinde 4 bin 586 TL kadar da Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne kira ödeyen dergâhın ödediği son doğalgaz faturası da 1309 TL idi. Dergâh yönetiminde yer alan bir yetkili doğalgaz faturasının ise henüz gelmediğini kaydetti.

    “Faturaları ödeyip ödememe konusunda bir karar alındı mı?” sorumuza ise dergah yetkilisi, “Biz de konuyu ele alıp değerlendiriyoruz. Yönetim kurulu toplantımız var. Bu konuyu da tartışacağız” şeklinde yanıt verdi.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    > Garip Dede Cemevi’ne 30.000 TL elektrik faturası gelmesi tepki çekti
    > Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na 11 bin 615 TL elektrik faturası geldi
    > 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi
    > Didim Cemevine 7 bin 186 TL’lik elektrik faturası geldi; 9 Şubat’ta alanlara çıkılıyor

  • Köln’de Maraş, cezaevleri ve Roboski katliamları lanetlendi-VİDEO

    Köln’de Maraş, cezaevleri ve Roboski katliamları lanetlendi-VİDEO

    PİRHA- Almanya’nın Köln kentinde Merkezi Tren Garı önünde bir araya gelen Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu, Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu ve Avrupa Demokratik Güç Birliği üyeleri, Maraş, cezaevleri ve Roboski katliamlarını protesto etti. 

    Maraş Katliamı’nın 43. yıl dönümü dolayısıyla Almanya’nın Köln kentinde Merkezi Tren Garı önünde bir anma gerçekleşildi.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu, Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu ve Avrupa Demokratik Güç Birliği tarafından düzenlenen anma, yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

    Anmada 19 Aralık Cezaevi ve Roboski katliamlarına da dikkat çekildi. Ardından kurum temsilcileri sırasıyla Türkçe ve Almanca konuşmalar yaptı. Anmada, katliamları unutmama ve hesap sorma çağrısı yapıldı.

    PİRHA/KÖLN

  • ‘İnfaz listesi’nde ismi geçen Celal Başlangıç’a Alman polisinden uyarı!

    ‘İnfaz listesi’nde ismi geçen Celal Başlangıç’a Alman polisinden uyarı!

    Alman polis teşkilatı, 55 kişilik infaz listesinde ismi geçen gazeteci Celal Başlangıç’ı uyararak can güvenliğinin tehlikede olduğunu belirtti.

    Kriminal Alman polisleri, Artı Gerçek ve Artı TV Genel Yayın Yönetmeni Celal Başlangıç’ın Köln’de yaşadığı eve giderek can güvenliğinin tehlikede olduğu konusunda uyarıda bulundu. Polisler, yakın zamanda gündem olan “infaz listesi”nin varlığını da doğruladı.

    AKP hükümetine muhalif 55 kişilik bir liste bulunduğunu ve bu listede adı geçen kişilere suikast yapılacağı uyarısı yapan Alman polisi, söz konusu kişilerin can güvenliklerinin tehlikede olduğunu söyledi.

    “ALMAN POLİSİNİN CİDDİYE ALDIĞI BİR DOSYA”

    Listede adı geçen isimlerden Celal Başlangıç, yaptığı açıklamada “21 kişilik yayınlanan listedeki isimleri biliyorduk. Sonra 43 kişilik bir liste daha olduğu konusunda bir bilgi yayılmıştı ama bu listede yer alan isimler kimler bilinmiyordu. Evime gelen Alman polisleri bir üçüncü listeden bahsederek, yurt dışında yaşayan Erdoğan karşıtlarından oluşan 55 kişilik bir liste olduğunu ve adımın bu listede yer aldığını söyledi. Polislerin söylediklerinden ortada konuya ilişkin yürütülen bir soruşturma olduğunu anladık. Davayla ilgilenen bir polis ve bir dava dosyası var. Avukatımız bu konu ile ilgileniyor ve bilgi almaya çalışıyor. Alman polisinin ciddiye aldığı bir dosya gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

    Artı Tv programcısı gazeteci Erk Acarer de, 7 Temmuz’da Almanya’nın Berlin kentindeki evinin bahçesinde üç kişinin yumruklu ve bıçaklı saldırısına uğramıştı. Ardından “jitemkurt” adlı hesap, Avrupa’da yaşayan 21 muhalif gazeteci, sanatçı, aydın ve yazar hakkında infaz listesinin olduğunu ve öldürülecekleri yönünde paylaşımlar yapmıştı. O paylaşımlarda ellerinde ölüm kararı alınmış bir listenin olduğu, ‘arkanıza dikkat edin’ gibi tehditlerde bulunulmuştu.

    HDP Milletvekili Alican Önlü ise, söz konusu listeyi Meclis gündemine taşıyarak, soru önergesi sunmuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 can Köln’de anılacak

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 can Köln’de anılacak

    PİRHA- Sivas’ta 27 yıl önce Madımak  otelinde yakılarak katedilen 33 can, Almanya’nın Köln kentinde anılacak.

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Kuzey Ren Vestfalya Bölge Temsilciliği, 2 Temmuz 1993 yılında Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne katılmak için Sivas’a giden 33 aydın ve sanatçının Madımak Oteli’nde yakılarak katledilmelerinin 27’nci yılında Köln’de kitlesel bir anma yapacak.

    AABF NRW Bölge Temsilciliği‘ne bağlı olan Alevi Kültür Merkezi- Cemevleri, 2 Temmuz Perşembe akşamı saat 18.00’de, Köln Hauptbahnhof’un önünde düzenlenecek anma için çağrı videoları hazırladı.

    Sivas Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin isimleri şöyle:

    Muhlis Akarsu – 45 yaşında, sanatçı
    Muhibe Akarsu – 45 yaşında, Muhlis Akarsu’nun eşi
    Gülender Akça – 25 yaşında
    Metin Altıok – 53 yaşında, şair, yazar, felsefeci
    Mehmet Atay – 25 yaşında, gazeteci, fotoğraf sanatçısı
    Sehergül Ateş – 30 yaşında
    Behçet Sefa Aysan – 44 yaşında, şair
    Erdal Ayrancı – 35 yaşında
    Asım Bezirci – 66 yaşında araştırmacı, yazar
    Belkıs Çakır – 18 yaşında
    Serpil Canik – 19 yaşında
    Muammer Çiçek – 26 yaşında, aktör
    Nesimi Çimen – 62 yaşında, şair, sanatçı
    Carina Cuanna Thuijs – 23 yaşında, Hollandalı gazeteci
    Serkan Doğan – 19 yaşında
    Hasret Gültekin – 22 yaşında şair, sanatçı
    Murat Gündüz – 22 yaşında
    Gülsüm Karababa -22 yaşında
    Uğur Kaynar – 37 yaşında, şair
    Emin Buğdaycı -18 yaşında şair.
    Asaf Koçak – 35 yaşında, karikatürist
    Koray Kaya – 12 yaşında
    Menekşe Kaya – 15 yaşında
    Handan Metin – 20 yaşında
    Sait Metin – 23 yaşında
    Huriye Özkan – 22 yaşında
    Yeşim Özkan – 20 yaşında
    Ahmet Özyurt – 21 yaşında
    Nurcan Şahin – 18 yaşında
    Özlem Şahin – 17 yaşında
    Asuman Sivri – 16 yaşında
    Yasemin Sivri – 19 yaşında
    Edibe Sulari – 40 yaşında, sanatçı
    İnci Türk – 22 yaşında

    PİRHA/ KÖLN

  • Köln’de “Demirtaş’a özgürlük” paneli

    Köln’de “Demirtaş’a özgürlük” paneli

    Almanya’nın Köln kentinde, ‘Demirtaş’a Özgürlük Platformu’ tarafından panel düzenlendi. Demirtaş’ın mesaj gönderdiği panelde konuşan avukatı Hadi Cin, davanın ‘yargı mühendisliği‘ kontrolünde olduğunu belirtti.

    Almanya’nın Köln kentinde, ‘Demirtaş’a Özgürlük Platformu’ tarafından panel düzenlendi.

    Almanya-Türkiye İnsan Hakları Derneği (TUDAY) tarafından düzenlenen ve gazeteci Attila Azrak moderatörlüğündeki panele, Demirtaş’ın avukatlarından Hadi Cin, HDP Milletvekili Hişyar Özsoy, Alman Yeşiller Partisi Milletvekili Berivan Aymaz, Uluslararası Af Örgütü Almanya temsilcisi Gabriele Stein ve Alman gazeteci ve yazar Günter Wallraff katıldı.

    DEMİRTAŞ MESAJ GÖNDERDİ

    Sürgünde bulunan çok sayıda HDP milletvekilinin ve siyasetçinin de izlediği panele yoğun ilgi vardı. Yaklaşık 400 kişinin katıldığı panelin açılışında, ekrana yansıtılan Demirtaş’ın mesajı alkışlarla karşılandı.

    Demirtaş, avukatı aracılığıyla gönderdiği el yazılı mesajında, “Şahsımda yürüttüğünüz özgürlük ve demokrasi mücadelesi vesilesiyle tüm siyasi tutsaklar adına teşekkürlerimi iletiyor, kampanyada emeği geçen ve dayanışmasını esirgemeyen tüm dostlara da içten selam, sevgilerimi gönderiyorum” dedi.

    TÜM SİYASİ DAVALAR ‘YARGI MÜHENDİSLİĞİ’ KONTROLÜNDE

    Mesajın ardından ilk konuşmacı Avukat Hadi Cin, Demirtaş davasında, soruşturmanın başlangıcından tahliyesi sonrası serbest bırakılmamasına kadar ki tüm yargılamanın hukuksuz olduğu ve tüm bu siyasi davaların ‘yargı mühendisliği’ tarafından yönlendirildiğini dile getirerek yargı sürecine dair bilgilendirmede bulundu.

    İFLAS ETMİŞ SİYASAL REJİM, YÖNETEMEME KRİZİNİ BASKI İLE AŞMAYA ÇALIŞIYOR

    HDP Milletvekili Hişyar Özsoy da, ekonomik-siyasi kriz içerisinde olan ve iflas etmiş siyasal rejimin yönetemez durumuna çare olarak getirilen başkanlık rejiminin de çare olmadığını, sadece baskı ile siyasal rejimi ayakta tutmaya çalıştıklarına dikkat çekti. Şu anda 6 bin HDP üye ve yöneticisinin cezaevinde olduğuna dikkat çeken Özsoy, tüm bu baskı politikasına ve saldırılara karşı direnişin de sürdüğüne dikkat çekerek esas olanın bu olduğu ve bundan dolayı da umutlu olunması gerektiğini dile getirdi.

    EKONOMİK VE SİYASİ İLİŞKİLER, ALMANYA’NIN TÜRKİYE SİYASETİNİ BELİRLİYOR

    Alman Yeşiller Partisi Milletvekili Berivan Aymaz ise konuşmasında, Almanya ve Türkiye arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilere değinerek, bu çıkarlardan kaynaklı Alman devletinin AKP rejimine sessiz kaldığına dikkat çekti.

    “AF ÖRGÜTÜ TEMSİLCİLERİNİN SORUŞTURMAYA UĞRADIĞI TEK ÜLKE TÜRKİYE”

    Uluslararası Af Örgütü Almanya temsilcisi Gabriele Stein de konuşmasında, Türkiye’deki insan hakları ihlallerine dikkat çekti. Af Örgütü temsilcilerinin uzun süre tutuklu yargılanmaları, adli kontrol ve yurtdışı yasaklarını hatırlatarak, “tüm dünyada, af örgütü temsilcilerinin soruşturmaya uğradığı tek ülkenin Türkiye olduğu” bilgisini paylaştı.

    “İDDİAYA GİRDİM; TÜRKİYE’DEKİ DİKTATÖRLÜĞÜN ÖMRÜ EN FAZLA 3 YIL”

    Alman gazeteci ve yazar Günter Wallraff  ise konuşmasında demokrasinin en önemli kriterinin ‘özgür basın’ ve ‘bağımsız yargı’ olduğuna vurgu yaparak, sadece bu kriterlerden bile Türkiye’nin ‘sınıfta kaldığını’ belirtti.

    Wallraff, davaları izlemek için birçok kez Türkiye’ye gittiğini ve bağımsız-tarafsız bir yargıdan bahsedilemeyeceğini, tutuklu 170 gazetecinin bile başlı başına bir veri olabileceğini dile getirerek en son Hozan Cane’nin kızının oyuna getirilerek tutuklandığına dikkat çekti. Bu diktatörlüğün en fazla 2-3 yıl ömrünün kaldığını belirten Wallraff, siyasi platformlarda ‘iddiaya girdiğini’ dile getirdi.

    Panel, izleyicilerin sorularının yanıtlanması ve Avrupa demokrat kamuoyunun enforme edilmesi temennileriyle son buldu.   (HABER MERKEZİ)  

     

  • Almanya’nın bir çok kentinde Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı

    Almanya’nın bir çok kentinde Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı

    PİRHA-Maraş Katliamı’nın 40. yılı dolayısıyla Almanya’nın bir çok kentinde anma gerçekleştirildi. 

    Berlin Alevi Toplumu-Cemevi iki günlük bir programla Maraş’ta katledilen canları andı. Anma da ilk gün BAT-Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Burhan Akdemir Dede’nin verdiği gülbang ile başladı. Katledilen canlar adına delil uyandırıldı.

    Ardından Gazeteci Rıdvan Akar’ın hazırladığı ‘’Maraş Katliamı, Hayatın Tanığı’’ belgesel filmi gösterildi. Filmin gösteriminden sonra yönetmen Rıdvan Akar, gazeteci Banu Acun ve Önder İnce Maraş Katliamı’ndan hareketle tarihte yaşanan katliamlara yönelik sunum yaptı.

    Anma’nın ikinci günü Araştırmacı- Yazar Turabi Saltık’ın sunumu ile başladı. Ardından Pedagog Yazar Mehmet Şeker, “Katliama Nasıl Gelindi“ başlığı ile bir sunum gerçekleştirdi.

    Şeker’in sunumunun ardından sanatçılar Fevzi Ataş ve Hasan Burak Bulut deyişler seslendirdi.

    Katliam tanıkları Ayşe Traş, Yeter Kavak ve Halil Çimen de katliam sırasında yaşadıklarını aktardı.

    Hamburg Hak-Evi’nde ise “Maraş’tan Roboski’ye katliamlar“ konulu panel gerçekleştirildi. Panele Araştırmacı-Yazar Mukaddes Erdoğdu Çelik, Gazeteci Elif Sonzamancı, HDK-A Eşsözcüsü Demir Çelik katıldı.

    Gazeteci Elif Sonzamancı Maraş Katliamı ve katliama gelinen süreç hakkında bilgi verdi. Araştırmacı-Yazar Mukaddes Erdoğdu Çelik ise 19 Aralık Cezaevi Katliamı’nı aktardı.

    HDK-A Eşsözcüsü Demir Çelik ise Roboski’den günümüze devletin katliam geleneğini anlattı.
    Anmada dengbej Atilla ağıtlar seslendirirken katliamları konu alan bir sinevizyon gösterildi.

    Wipperfürth Alevi Merkezi’nde yapılan anmaya Yazar Firaz Baran katıldı. Sanatçı Firat İmirza ise deyişler seslendirdi.

    Köln kentinde de Merkezi Tren Garı önünde bir anma yapıldı. Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının taşındığı anmada Maraş Katliamı’nı aktaran Almanca bildiri okundu.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Köln’de rehine krizinde zanlı ağır yaralı olarak yakalandı

    Köln’de rehine krizinde zanlı ağır yaralı olarak yakalandı

    Almanya’nın Köln kentinde Köln tren istasyonunda yaşanan rehine krizinde zanlı ağır yaralı olarak yakalanırken rehine kadın hafif yaralı olarak kurtuldu.

    Köln Ana Tren Garındaki rehine krizinde zanlının bir kadını rehin almadan önce bir restorana molotof kokteyli attığı, olay yerinde bir Suriyeliye ait kimlik belgesi bulunduğu bildirildi.

    Köln Emniyet Teşkilatı yetkilileri, Pazartesi günü kentin Ana Tren Garında yaşanan rehine alma olayının terör ile bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Emniyet Müdür Yardımcısı Miriam Brauns, rehine krizi hakkında bilgi vermek için düzenlenen basın toplantısında olayın tüm yönleriyle soruşturulduğunu vurgulayarak, “terör saldırısı ihtimalini de göz önünde bulundurduklarını” belirtti.

    Köln Ana Tren Garındaki bir eczanede bir erkek tarafından rehin alınan kadın, polisin müdahalesi ile hafif yaralı olarak kurtulmuş, saldırgan ise operasyonda ağır yaralanmıştı. Ancak polisin Pazartesi akşamı Köln’de düzenlediği basın toplantısında verdiği bilgiler, olayın sadece rehine krizinden ibaret olmadığını ortaya koydu. Olayda fail ile birlikte toplam dört kişi yaralandı.

    Köln Emniyet Müdürü Klaus Rüschenschmidt, olayın failinin eczaneye girmeden önce istasyonda bulunan bir ayaküstü restorana molotof kokteyli attığını ve bunun sonucunda 14 yaşında bir kızın yaralandığını açıkladı. Vücudunda yanıklar oluşan kızın tedavisinin sürdüğü belirtildi. Burada bir kişinin de duman zehirlenmesi nedeniyle tedavi edildiği kaydedildi.

    Operasyonu yöneten Emniyet Müdürü Rüschenschmidt, restorandaki yangın söndürme sisteminin devreye girmesinin ardından failin restoranın karşısındaki eczaneye kaçarak orada bulunan bir kadını rehin aldığını dile getirdi. Rüschenschmidt, yaklaşık iki saat sonra özel polis komando ekiplerinin eczaneye girmesi üzerine failin rehinenin üzerine yanıcı madde dökerek tutuşturmaya çalıştığını aktardı. Rüschenschmidt, polisin rehineyi hafif yaralı bir şekilde kurtardığını, failin de polisin açtığı ateş sonucu ağır yaralandığını ve hastanede tedavisinin sürdüğünü ifade etti. Rüschenschmidt, ekipler eczaneye girdiği sırada failin elinde bir tabanca bulunduğunu, ancak tabancanın gerçek olup olmadığının henüz belirlenemediğini sözlerine ekledi.

    Rüschenschmidt, şimdiye kadar elde ettikleri bulgulara göre, failin üzerinde yanıcı madde ve gaz kartuşları bulunduğunu, eczanenin arka tarafındaki bölümde de kampinglerde kullanılan bazıları birbirine bantla yapıştırılmış gaz kartuşları ele geçirildiğini aktardı. Rüschenschmidt, görgü tanıklarının aktardığına göre, failin “DAEŞ” üyesi olduğunu söylediğini belirtti. IŞİD terör örgütü, Arap ülkelerinde “DAEŞ” olarak adlandırılıyor.

    Kriminal polis, failin kimliği hakkında henüz bilgi verilemeyeceğini, ancak eczanede 55 yaşında bir Suriye vatandaşına ait kimlik belgelerinin bulunduğunu belirtti. Söz konusu Suriyelinin 2021’e kadar Almanya’da geçici olarak kalma izninin bulunduğu, bu belgenin “büyük olasılıkla” faile ait olduğunun tahmin edildiği açıklandı.(DW TÜRKÇE)

  • Binler Köln’de Erdoğan’ı protesto etti

    Binler Köln’de Erdoğan’ı protesto etti

    PİRHA-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya ziyareti protestoları devam ediyor. Üç günlük Almanya ziyaretinin son günü kapsamında Köln’de cami açılışına katılan Erdoğan’ı şehirde binlerce kişi protesto etti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın DİTİB camisinin açılışına katılmak için geldiği Köln’de protesto edildi.

    Demokratik Güç Birliği’ne bağlı bir çok kurum, kuruluş, Alman kurumları ve şahsiyetlerin destek verdiği protesto Deutzer Werft alanında yapıldı. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) da aynı saatlerde Köln’ün Eberplatz Meydanı’nda miting yaptı.

    Köln’de Rein Nehri kenarında Deutzer Werft bölgesindeki gösteriye binlerce kişi katıldı. Protesto mitingine Köln’de yaşayan Almanlar da katıldı.

    Miting komitesinde bulunan kurum temsilcileri yaptıkları konuşmada Almanya ve Türkiye ilişkilerinin geldiği noktada Erdoğan’ın Almanya’ya davet edilmesini kınadı.

    Mitinge tanınmış Alman hukukçu ve siyasetçi Prof.Dr.Norman Paech te katıldı. Paech Erdoğan’ın Almanya’da karşılanmasının utanç verici olduğunu belirterek, “O bir diktatör rejiminin başıdır. Bugün Türkiye’de gazeteciler, siyasiler ve akademisyenler cezaevinde. Bunu yapan da Erdoğan’dır. Ancak bütün bunlara rağmen Almanya’da karşılanıyor. Erdoğan Kürtlere karşı savaş ve terör yürütüyor” diye konuştu.

    HDP eski Milletvekili Tuğba Hezer ise AKP ve Erdoğan’ın, Türkiye ve Ortadoğu’da halkların düşmanı olduğunu belirtti.

    Miting alanına Türkiye’deki antidemokratik uygulamalara yönelik pankartlar asılırken, gözaltında kaybedilen yüzlerce kişinin anısına, kaybedilenlerden bazılarının fotoğrafları da yerleştirildi.

    AABF EBERPLATZ MEYDANI’NDAYDI

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) da Köln’ün Eberplatz Meydanı’nda miting yaptı. Mitinge AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat, BAF Genel Başkanı İsrafil Erbil, AABK’ye bağlı Federasyon başkanları,  Die Linke Milletvekili Sevim Dağdelen’in yanında yüzlerce kişi katıldı.

    Mitingte konuşan AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat,  Bochum’da yapılan Erdoğan protestosunu hatırlatarak, “O gün karşısındaydık, bugünde karşısındayız. Korkmuyoruz” diye konuştu.

    Mat, “Devletlerin kendileri arasında menfaatleri vardır. Erdoğan’ın Avrupa ve Almanya hakkında söyledikleri bugün aklımızda. Ne değişti de Erdoğan gibi diktatör dedikleri birini buraya davet ederler. Bunlar çıkarlar nedeniyle. Daha dün Avrupa’ya söylemediğini bırakmayan Erdoğan, bugün Avrupa’ya para dilenmeye geliyor. Bu onun en büyük ayıbı” ifadelerini kullandı.

    Almanya’yı da uyardıklarını kaydeden Mat, Almanya’nın demokrasi mücadelesi veren herkese sahip çıkması gerektiğini söyledi.

    BAF Genel Başkanı İsrafil Erbil İngilizce yaptığı konuşmasında Alevilerin tüm despotlara karşı mücadele verdiklerini belirterek, Köln’de diktatör sistemin sona ermesi talebiyle toplandıklarını kaydetti.

    AABK İnanç Kurulu’ndan Cafer Kaplan ve AABF İnanç Kurulu’ndan Müslüm Kaya da birer konuşma yaptı.

    Miting Erdoğan aleyhinde sloganlarla sona erdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

     

  • Erdoğan’ın ziyareti protestoların gölgesinde sürüyor

    Erdoğan’ın ziyareti protestoların gölgesinde sürüyor

    Erdoğan’ın Almanya ziyaretine dönük Berlin ve Köln’de geniş katılımlı protesto gösterileri planlanıyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Berlin’de Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir araya geldi.

    Erdoğan, yaklaşık 180 kişilik bir heyetle Berlin’e geldi. Heyette, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve MİT Başkanı Hakan Fidan da bulunuyor.

    MERKEL-ERDOĞAN GÖRÜŞMESİNE PROTESTO

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’ya resmi ziyaretinin başlamasından hemen önce protestolar başlamıştı. Almanya’nın günlük gazetelerinden Neues Deutschland da protestoya katıldı.

    Kürtçe başlık atan gazete “Ne bi xêr tê Erdoğan” (Erdoğan hoş gelmedi) manşeti ile çıktı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’da istenmediğini ileri süren gazete, Erdoğan’ın devlet töreni ile karşılanmasını da eleştirdi.

    İLK PROTESTOYU RSF YAPMIŞTI

    New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kapsamlı temaslarda bulunmak üzere açıklanan saatten önce Almanya’ya geçti. Almanya’da Erdoğan’a yönelik ilk protesto Berlin Tegel Havalimanı’nda da Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından düzenlendi. RSF üyeleri Erdoğan’ı “Erdoğan Berlin’e iniyor, gazeteciler de cezaevinde” pankartıyla karşıladı.

    Erdoğan’ın bugün başlayacağı resmi temasları sırasında da protesto eylemlerinin sürmesi bekleniyor. Basına duyurulan en geniş katılımlı protestonun 138 kurumun katılımı ile kurulan “Erdogan Not Welcome” (Hoş gelmedin Erdoğan) platformu öncülüğünde gerçekleştirileceği ifade edildi. “Erdogan Not Welcome” platformu Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda ağırlanacağı saatlerde Berlin kent merkezindeki Potsdamer Platz meydanında kitlesel protesto eylemi gerçekleştirecek.

    PROTESTOLAR CUMARTESİ GÜNÜ KÖLN’DE DEVAM EDECEK

    Almanya kamuoyunun en çok tartıştığı kurumların başında gelen DİTİB bünyesinde bulunan ve bir yıldır faaliyette olan Köln DİTİB Merkez Camisi’nin 29 Eylül cumartesi sabahı Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılacak. Caminin açılışına Alman makamlarından katılım olmayacak. Köln Büyükşehir Belediye Başkanı Henriette Reker, Köln Merkez Camii’nin Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılacak resmi açılışına katılmayacağını duyurdu. Kuzey Ren Vestfalya eyaleti Başbakanı (CDU) Armin Laschet’te Erdoğan’la görüşecek. Ancak görüşme cami açılışından sonra gerçekleşecek. Laschet Erdoğan’ı Köln’de Wahn Sarayı’nda karşılayacak. Laschet’in Erdoğan ile görüşmesinde Türkiye’de tutuklu bulunan Alman vatandaşlarının durumunu dile getireceği söyleniyor.

    Yoğun güvenlik önlemlerinin alınacağı belirtilen Köln’de “Erdogan Not Welcome” platformunun çağrısıyla Köln Deutzer Werft meydanında saat 11.00’de protesto gösterisi düzenlenecek. 138 kurumun çağrısıyla Köln’de düzenlenecek protesto mitingine Kuzey Ren Vestfalya eyaleti çapında katılım bekleniyor.

    DİTİB ZİYARETİ İPTAL EDİLEBİLİR

    Berliner Morgen Post gazetesi, Erdoğan’ın cumartesi günü yapacağı cami açılışının güvenlik bilgilerinin hala eksik olduğunu yazdı. Köln polis şefi Uwe Jacob Türk-İslam Birliği DİTİB’in henüz Erdoğan’ın caminin planlanan açılışı için bir teklif göndermediğini açıkladı. Jakob “Benim izlenimim, DİTİB yetkililerinin, planladıkları büyük etkinliğin önemini tam olarak kavramadıkları yönündedir” dedi.

    Köln’ü olağanüstü hal bekliyor, belirlemesinde bulunan eyalet polis yetkilileri güvenlik nedeniyle açılışı yapılacak DİTİB camisine en fazla 5000 ziyaretçiye izin verebileceğini duyurdu. Ancak polise göre izin verilen sayının beş katı bir katılım bekleniyor. Ziyaretçi sayısının fazlalığı nedeniyle DİTİB’in sağlık görevlileri ve olağanüstü bir durum karşısındaki kaçış yollarına ilişkin bir güvenlik konseptini Köln polisine sunması gerekiyor.

    Gazete, DİTİB’in konuya ilişkin planlarını henüz Köln Belediyesi birimlerine sunmadığını yazdı. Bu planların sunulmaması durumunda etkinliğin iptal edilebileceğini yazan gazete polisin planlanandan yüksek katılım nedeniyle güvenlik sorunları yaşanabileceği endişesi duyduğunu da belirtti.

  • Aleviler, yarın Köln’de Erdoğan’ı protesto mitingi yapacak

    Aleviler, yarın Köln’de Erdoğan’ı protesto mitingi yapacak

    PİRHA – Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, 29 Eylül’de, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Türkiye’de uygulanan hukuksuzluklara tepki olarak kitlesel protesto edecekler. 

    Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, 28-29 Eylül’de Almanya’da olacak. AABK, Türkiye’de uygulanan insan ve hak ihlallerine, hukuksuzluklara, baskılara, tutuklamalara ve yok sayma politikalarına dur demek için eyleme hazırlanıyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu üyesi Aleviler, “Adaletsizliğe, baskılara dur diyoruz. Demokrasi, özgürlük, barış, adalet” istiyoruz diyerek 29 Eylül’de saat 12.00’de Köln-Eberplatz’da bir araya geliyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Köln’de 701. haftada Cumartesi Anneleri eyleminde adalet talebi-VİDEO

    Köln’de 701. haftada Cumartesi Anneleri eyleminde adalet talebi-VİDEO

    PİRHA- Almanya’nın Köln kentinde Cumartesi Anneleri’ne destek amacıyla oturma eylemi gerçekleştirildi.

    Cumartesi Anneleri’nin 701. hafta oturumu nedeniyle Almanya’nın Köln kentinde Merkezi Tren Garı’nda bir oturma eylemi düzenlendi. Eylemde adalet talep edildi. Eyleme kayıp yakınlarının yanında, çok sayıda kişi katıldı.

    Hasan Ocak’ın kardeşi Birsel Ocak Cumartesi Anneleri’ne yapılan saldırıyı ve engellemeleri kınadı. Ocak, hiçbir baskının kendilerini yıldıramayacağını, bundan sonra da kayıpların akıbetini sormaya devam edeceklerini söyledi.

    Hüseyin Toraman’ın kardeşi Sakine Toraman ise, devletten sadece kayıplarının kemiklerini istediklerini söyleyerek, “O günden bu yana ne sevincimiz sevinç, ne de üzüntümüz üzüntü. Devlet sadece kardeşimin hayatını çalmadı, aynı zamanda bizim hayatımızı da çaldı” dedi.

    Daha sonra ortak basın açıklaması okundu. Zahide Genç tarafından okunan açıklamada, “Cumartesi Anneleri’nin sessiz çığlığı olmaya devam edeceğiz” denildi.

    Açıklamada, “Son sözümüzü baştan söyleyelim: Ne 700 haftadır inatla Galatasaray’da oturan anneler, ne de onlara destek olan biz insan hakları savunucuları yasaklama kararını tanıyoruz” vurgusu yapıldı.

    “Cumartesi Anneleri’nin 700 hafta boyunca kaybedecek hiçbir şeyleri yoktu, 701. haftada da yok, sonrasında da olmayacak” tepkisi gösterilen açıklamada, “Kayıp yakınları ve onların destekçileri Galatasaray’da ve Türkiye’nin ve yurtdışının çeşitli yerlerinde gözaltında kaybedilenlerin sessiz çığlığı olmaya, onların akıbetlerini sormaya inatla, kararlılıkla, bıkmadan usanmadan sormaya devam edecek” ifadelerine yer verildi.

    TALEPLER

    Açıklamada Cumartesi Anneleri’nin talepleri ise şöyle belirtildi:

    • Gözaltında kaybedilenlerin akıbeti açıklansın.
    • Gözaltında kaybetme suçunun faillerini koruyan cezasızlığa son verilsin; ceza adaleti sağlansın.
    • Bir daha hiç kimse gözaltında kaybedilmesin.
    • Türkiye, imzalamaktan kaçındığı Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi imzalasın, onaylasın ve uygulasın!

    (HABER MERKEZİ)

  • Köln’de “soykırım anıtı” tartışması

    Köln’de “soykırım anıtı” tartışması

    1915 olaylarında hayatını kaybeden Ermenileri anmak için dikilen anıt Köln’de tartışma yarattı. Köln Belediyesi’nin izinsiz dikildiği gerekçesiyle anıtı kaldırmak istemesine Ermeniler Merkez Konseyi tepki gösterdi.

    Almanya’nın Köln kentinde “Soykırımı Hatırlatma İnisiyatifi” tarafından Ren Nehri kıyısındaki Hohenzoller Köprüsü’nün bulunduğu alana dikilen “soykırım anıtı” tartışmaya yol açtı. Köln Belediyesi’nin, gerekli iznin alınmadığı gerekçesiyle geçen Pazar günü dikilen anıtın “yakın bir tarihte” kaldırılacağını açıklaması Almanya Ermeniler Merkez Konseyi’nin tepkisini çekti.

    “TRAVMATİK SÜREÇLERİN AYDINLANMASI KAPALI KAPILAR ARKASINDA OLMAMALI”

    Anıtın kaldırılmaması için belediyeye çağrı yapan Almanya Ermeniler Merkez Konseyi, anıtın “Ermenilere yönelik soykırımın hatırlanması ve tanınması için barışçıl bir girişim” olduğunu söyledi.

    Açıklamayı yapan Konsey Başkanı Şavarş Ovasspiyan, Soykırımı Hatırlatma İnisiyatifi’nin girişiminin, “federal hükümetin Ermeni soykırımını tanıdığı kararla örtüştüğüne” de dikkat çekti.

    Ovasspiyan, “travmatik olayların” aydınlatılmasına yönelik süreçlerin kapalı kapılar arkasında olmaması gerektiğini belirterek, Köln Belediyesi’ne anıtı kaldırma fikrini bir kez daha düşünmesi yönünde çağrı yaptı.

    Ayrıca Köln’deki Evangelist Kilisesi ve Köln Melanchthon Akademisi de  Köln Büyükşehir Belediye Başkanı Henriette Reker’e açık bir mektup yazdı. Mektupta, bürokratik engeller öne sürülmeden kentin bilinen bir yerinde anıt için yer tahsis edilmesi istendi.

    Üzerinde Ermenice, Türkçe, Almanca ve İngilizce “Bu acı hepimizin” yazılı 1,5 metre yüksekliğindeki anıt, geçen Pazar günü Ren Nehri kıyısındaki Hohenzoller Köprüsü’nün bulunduğu alana dikilmişti. İnisiyatif anıtın belediyeye bir hediye olduğunu açıklamıştı.

    Sanatçılar Stefan Kaiser ile Max Scholz’un imzasını taşıyan piramit şeklindeki anıtın ucunda kesik bir nar bulunuyor.

    LEMBACHER MEZARLIĞINA ANIT DİKİLMİŞTİ

    Köln Belediyesi kamuya açık sokakların özel amaçlı kullanımı için Kuzey Ren Vestfalya eyaletinden izin alınması gerektiğini belirtmiş ve anıtın kaldırılacağını açıklamıştı. Yetkililer, anıtın belediyeye bağlı bir birimde muhafaza edileceğini ve oradan teslim alınabileceğini ifade etmişti.

    Belediye ayrıca belediye komisyonunun 2017 yılında çoğunluk oylarıyla Köln Ermeni toplumunun 1915 olaylarını hatırlatmak amacıyla bir anıt dikilmesi yününde karar aldığını ve bu anıtın da 18 Kasım 2017 tarihinde Köln’ün Brück semtindeki Lehmbacher mezarlığına dikildiğini hatırlatmıştı.

    Almanya Federal Meclisi 2 Haziran 2016’da kabul edilen tasarı ile 1915 olaylarını “Ermeni soykırımı” olarak tanıdı.(DW TÜRKÇE)

  • Afrin’e saldırı Almanya’nın Köln kentinde kitlesel olarak protesto ediliyor

    Afrin’e saldırı Almanya’nın Köln kentinde kitlesel olarak protesto ediliyor

    PİRHA – Türkiye’nin ‘Zeytin Dalı’ adı ile 20 Ocak’ta Afrin’e başlattığı harekat 8’inci gününde sürerken Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok yerindeki Kürtler saldırıyı protesto için sokaklara döküldü.

    Türkiye’nin ‘Zeytin Dalı’ adı ile 20 Ocak’ta Afrin’e başlattığı harekat 8’inci gününde devam ediyor. Saldırıya karşı sessiz kalmayan Kürt halkı günlerdir sürdürdüğü protestolara hafta sonu olması itibarıyla Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde sokaklara dökülerek yoğunlaştırdı.

    Türk devletinin Afrin’e saldırısı başta Almanya olmak üzere dünyanın birçok merkezinde aralıksız olarak protesto ediliyor. Bugün de Kanada’dan, Japonya’ya kadar dünyanın 14 merkezinde yapılacak gösterilerle protesto ediliyor.

    Gösterilerin en büyüğü de Almanya’nın Köln kentinde başladı. Kürtler başta Berlin, Münih, Stuttgart, Hamburg, Hannover, olmak üzere ülkenin bütün kentlerinden otobüs ve özel araçlarla büyük yürüyüşe katılmak üzere sabahın erken saatlerinde Köln’e akın etti.

    Ülkede yaşayan Kürtler, Türkiyeli sol hareketler, Alman demokratik çevreler, Ermeni, Çerkes, Asuri-Süryaniler ve Alevilerin katıldığı kitlesel yürüyüş, “Sömürgeci ve işgalci girişimlere karşı her yer Efrîn, her yer direniş” sloganları eşliğinde devam ediyor.

    NAV-DEM’in organize ettiği yürüyüş, kent merkezindeki yaklaşık 2 saatlik bir yürüyüşün artından Ebertplatz’da mitingle devam edecek. Afrin’e saldırıyı protesto mitingine Avrupa’da yaşayan Alevilerin katılımı dikkat çekti.

    Yürüyüşte kadın ve gençlerin yoğunluğu görülürken, YPG/YPJ flamalarıyla Kürt, Alman, Türkiyeli olmak üzere birçok hareketin sembolleri de taşınıyor.

  • Dawiya Dawi ve Qırıx Köln’de tiyatroseverler ile buluştu-VİDEO

    Dawiya Dawi ve Qırıx Köln’de tiyatroseverler ile buluştu-VİDEO

    PİRHA-Avrupa Turnesi kapsamında sanatsal faaliyetlerini yürüten Amed Şehir Tiyatrosu oyuncuları,”Dawiya Dawi” adlı stand-up  gösterisi ve “Qırıx” oyunuyla tiyatroseverlerle buluştu.

    Mezopotamya Demokratik Kültür-Sanat Hareketi (TEV-ÇAND) ve yerel Demokratik Kürt Toplum Merkezleri (DKTM) tarafından organize edilen oyun Köln’de Alter Feuerwache’de sergilendi.

    “Dawiya Dawi” ve “Qırıx” adlı oyunlarla Köln’de tiyatroseverlere keyifli anlar yaşatan Amed Şehir Tiyatrosu oyuncuları Elvan Koçer, Yavuz Akkuzu, Sena Özbey ve Özcan Ateş’in sahne performansları büyük beğeni topladı.

    İki gösterim halinde yapılan tiyatro oyununun ilk bölümünde oyuncu Özcan Ateş “Dawiya Dawi” adlı stand-up  gösterisi ile seyirci karşısına çıktı. Ardından Karikatürist Doğan Güzel’in “Qırıx” tiplemesinden yola çıkılarak hazırlanan oyunda, Keko, Xalê Şükri,  Quto, Eyşo, Qehweci Remezan Abê, Xalê Süleyman, Feyzo, Çeto ve Siyasi Abê tiplemeleri büyük beğeni aldı.

    Berlin, Dortmund, Essen’in ardından Köln’de sergilenen oyun , Paris, Marsilya, Amsterdam ve Liege´de tiyatroseverlerle bir araya gelecek.

    GÖSTERİM DEVAM EDİYOR

    Paris: 10 Eylül Saat:20:00:, 174. Avenue Henri Barbusse 93700 Drancy

    Marsilya: 12 Eylül Saat:19:30, Marsilya Demokratik Kürt Toplum Merkezi- 31 33 Boulevard Burel 13014

    Amsterdam: 16 Eylül Saat: 21:00, Podium Mozalek. Bos en Lommerweg 191, 1055 DT

    Liege: 18 Eylül Saat 17:00, Liege Derneği. Rue de Potro 193, 4020

    (HABER MERKEZİ)

    482

  • Köln’de Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek: HDP Türkiye halkları için umuttur-VİDEO

    Köln’de Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek: HDP Türkiye halkları için umuttur-VİDEO

    PİRHA- Köln’de gerçekleştirilen Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek eyleminde konuşan HDP Milletvekili Tuğba Hezer, HDP’nin Türkiye halkları için bir umut olduğunu ifade ederek, bu yolda herkesin birleşerek faşizmi karanlığa gömmesi gerektiğini vurguladı.

    HDP’nin başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek amacıyla HDK-A çağrısıyla Almanya’nın Köln kentinde nöbet eylemleri gerçekleştirildi.Perşembe günü başlayan Vicdan ve Adalet Nöbeti eyleminin birinci gününde Köln Merkezi Tren Garı önünde bilgilendirme çadırı açıldı. Çadırda çevredekilere Almanca bilgilendirme yapıldı.

    Nöbet eyleminin ikinci günü basın açıklaması ile sonlandırıldı. Açıklamaya HDK-Almanya Eşsözcüleri Elif Sonzamancı, Ali Mitil, HDP milletvekilleri Tuğba Hezer ve Faysal Sarıyıldız katıldı.

    “NÖBET ÇADIRI İLE BİRLİKTE TÜRKİYE DE İZOLE EDİLİYOR”

    Açıklamada ilk sözü HDK-Almanya Eşsözcüsü Elif Sonzamancı aldı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yapılan binlerce tutuklama ve gözaltılara dikkat çeken Sonzamancı, Erdoğan’ın tekçilik üzerine kurmak istediği sistem dolayısıyla baskılarını her geçen gün arttırdığını söyledi. Sonzamancı nöbet çadırındakilerle birlikte Erdoğan’ın, Türkiye’yi giderek  izole etmeye çalıştığını belirtti. “Yeni bir devlet kuruyoruz, kurucusu da Erdoğan” diyen AKP’li Ayhan Oğan’ın sözlerini de eleştiren Sonzamancı, ne olursa olsun muhaliflerin asla susturulamayacağını kaydetti.

    Sonzamancının ardından söz alan HDK-Almanya Eşsözcüsü Ali Mitil ise yoğun insan hakları ihlallerine rağmen adalet aranacak mercilerin kalmadığını dile gerirerek, “ Mahkemeler tüm yasama, yürütme, yargı mercileri AKP’nin direktifleri doğrultusunda çalışıyor. Bu da adaletin yok olması anlamına geliyor“ dedi. Haksızlık kime yapılırsa yapılsın, karşı çıkacaklarını ifade eden Mitil, „“Biz bu dökülen kana, baskılara rağmen, adalet ve vicdanın kazanacağına inanıyoruz“ dedi.

    “HDP TÜRKİYE HALKLARI İÇİN UMUTTUR”

    Milletvekilliği düşürülen HDP Milletvekili Tuğba Hezer, konuşmasına Şengal’de gerçekleştirilen Ezidi katliamını kınayarak başladı. IŞİD’ten ilham alan zihniyetin iki yıldır işgal şavaşı başlattığını kaydeden Hezer, bu süreçte sayısız hak ihlalleri gerçekleştirildiğini söyledi. Kürtsüz bir Ortadoğu hayaliyle saldırıların devam ettirildiğine vurgu yapan Hezer, belediye eşbaşkanları, milletvekilleri ve 5 bin’in üzerinde HDP’linin tutuklandığını dile getirdi.

    HDP’nin Türkiye halkları için bir umut olduğunu ifade eden Hezer, bu yolda herkesin birleşerek faşizmi karanlığa gömmesi gerektiğini vurguladı.

    “SİYASETÇİLERİN HAPSE ATILDIĞI BİR ZEMİNDE ADALET TALEBİNDE BULUNULAMAZ”

    Milletvekilliği Tuğba Hezer ile birlikte düşürülen HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız da İstanbul’da Yoğurtçu Parkı’nda gerçekleştirilen Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni selamlayarak, “ Biz burada adalet talebinde bulunmak için toplandık. İnsanların diri diri yakıldığı, kentlerin yıkıldığı, yüzbinlerce insanın evinden edildiği, siyasetçilerin hapislere atıldığı bir zeminde şu an böyle bir talepte bulunulamaz. Şimdi Türkiye’de olağanüstü durumlar yaşanıyor. Faşizmin tüm imkanları devreye sokulmuş durumda. Faşizme karşı direnen herkesi cezaevine koyuyorlar. Bu faşizmin karakterinde vardır. İktidarların iktidarlarını kaybetmemek için bütün zorba araçları kullanmaktır faşizm“ dedi.

    Basın açıklaması Vicdan ve Adalet eylemini destekleyen sloganlarla sona erdi.

    Köln’de yapılan Vicdan ve Adalet Nöbeti cumartesi günü TSİ  21.00’da İstanbul Yoğurtçu Parkı’ndaki eylemle eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek gürültü eylemi ile sona erecek.

     

  • IŞİD’in Ezidi Katliamı Almanya’da protesto edildi – VİDEO

    IŞİD’in Ezidi Katliamı Almanya’da protesto edildi – VİDEO

    PİRHA- IŞİD’in 3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal’e yönelik saldırısının 3’üncü yıldönümü vesilesiyle, Êzidîlere yönelik gerçekleştirilen katliamlar Almanya’nın bir çok kentinde kınandı.

    HABERİN VİDEOSU

    Köln kentinde Merkezi Tren Garı önünde yapılan açıklamada “Bu barbarca saldırı büyük bir yıkım ve nüfus hareketi ile neticelendi. Bu dönem, Êzidîlerin katliamlar ve fermanlarla yazılmış tarihinde yeni bir kara sayfa, 73. Ferman olarak yer aldı“ denildi.

    Êzidîlerin, tarih boyunca bölgeyi işgal eden güçler tarafından baskılara maruz kaldıkları belirtilen açıklamada,“İnsanlık düşmanı çeteler Êzidî halkını kırımdan geçirirken, binlerce Êzidî kadını köleleştirerek, pazarlarda satarak, sistematik cinsel işkenceye maruz bıraktı. Çetelerin elinden kurtulan ve Türkiye’de AFAD kamplarına yerleştirilen Êzidîlerin durumu, şu anda çetelerin elinde bulunan diğer Êzidîlerden farklı değildir. AFAD kamplarını zulüm ve işkence kamplarına çeviren diktatörlüğe karşı ortak mücadele etmek ve Êzidîleri bu uygulamalarla yüz yüze bırakmamak gerekir“ ifadelerine yer verildi.

    Elif SONZAMANCI/KÖLN

     

  • PİRHA’ya konuştular: Size bir haksızlık yapılıyor, hakkınızı arayacağınız bir organ yok-VİDEO

    PİRHA’ya konuştular: Size bir haksızlık yapılıyor, hakkınızı arayacağınız bir organ yok-VİDEO

    PİRHA- Bir Grup Barış Akademisyeni, OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lar ile görevlerinden uzaklaştırılan ve açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutuklanmasını Almanya’nın Köln kentinde protesto etti. KHK ile işinden edilerek Almanya’ya giden Barış Akademisyenleri Çetin Gürer, Mustafa Şener, Ulrike Flada, Esra Güzeloğlu Kilim PİRHA’ya akademisyenlere yönelik uygulamaları değerlendirdi.

     

    Semih Özakça ve Nuriye Gülmen’in eylemliklerinin AKP hükümetinin sert tepkisiyle karşılaştığını belirten Çetin Gürer, “Nuriye ve Özakça bu eylemlerine başlamadan önce OHAL’e karşı, işten atılmalara karşı bir takım girişimlerde bulunduğunu biliyoruz. Görüşmelerde bulundular ama maalesef görüşmelere demokratik kitle örgütleri de dahil bir karşılık vermedi. Bu sessizliğin bir sonucu olarak Ankara’da tek başına eylem yapmaya başladılar. Bu eyleme devletin çok sert bir şekilde cevap vermesine karşılık her iki arkadaşımız da kendi bedenlerini açlık grevine yatırdılar” dedi.

    Gülmen ve Özakça’nın tutuklamalarının iki nedeni olduğunu ifade eden Gürer, nedenlerini ise şöyle sıraladı:

    “Devlet tutukladı, zorla besleme gibi bir yönteme başvurabilirler. Bu iki arkadaşımızın devlet eliyle katledilmeleri anlamına geliyor. İkincisi ise Türkiye’de çok ciddi bir sessizlik vardı AKP faşizmine karşı. Nuriye ve Semih’in açlık grevleri ile birlikte sokakta bir takım hareketlenmeler olmaya başladı. İnsanlar bu taleplere sahip çıkmaya başladılar. Türkiye ve Avrupa’da destek grevleri başladı. Hükümet hiçbirşeyi şansa bırakmak istemediğinden dolayı, her iki arkadaşın tutuklanmasına karar verdiler. Ellerinde herhangi bir somut belge olmamasına rağmen şu an da arkadaşlarımız cezaevinde. Sokaktaki hareketliğin, sokaktaki dayanışmanın bastırılmasına dönük bir girişimindi bu. Hakim ve savcıların gözaltı gerekçeleri gezi eylemleri gibi bir durumun ortaya çıkma ihtimali. Ve arkadaşlarımız tutuklandılar.”

    “AVRUPA SİYASİYETÇİLERİ ERDOĞAN’IN SIRTINI SIVAZLAMAYA DEVAM EDİYOR” 

    Avrupa’da hala ciddi bir kamuoyunun oluşmadığına dikkat çeken Gürer, bunun en önemli nedenlerinden bir tanesinin Avrupalı siyasetçilerinin Türkiye’deki siyasetin gidişatına karşı ciddi bir söylem geliştirmiş olmamalarına bağladı.

    Gürer sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yani Avrupa siyasetçileri hala Erdoğan’ın sırtını sıvazlamaya devam ediyorlar. Onu cesaretlendirici açıklamalarda bulunuyorlar. Geçtiğimiz iki yıl içerisinde Kürdistan’daki katliamlar sürecinde de Avrupa devletlerinin ses çıkarmadığını, pek çok insanın ölümüne göz yumduklarını hatta devletin kendisini savunması gerektiği biçiminde hukuk kurallarına aykırı bir biçimde anlatmaya çalıştılar. Erdoğan’ın yüzünü bir biçimde gördüler. Fakat devletler öyle kurumlarki kendi çıkarları zedeleninceye kadar, ortak çalışmalarını bir biçimde hemen ortadan kaldırmıyorlar.” 

    “MAHKEMELER ARACILIĞI İLE HAK ARAMAK İMKANSIZ HALE GELDİ”

    Barış Akademisyenlerinden Mustafa Şener de imza attığı için görevinden uzaklaştırılan akademisyenler arasında. Mersin Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Şener’in önce sözleşmesi uzatılmamış, bir yıl sonra da KHK ile işinden edilmiş. Almanya’da bir üniversitede burslu olarak araştırma yapan Şener, Gülmen ve Özakça’ya destek için Köln’de eyleme katıldı.

    Gülmen ve Özakça’nın acımasızca tutuklandığına işaret eden Şener, “Bu arkadaşlarımızın sağlıklarının bozulmasından, daha kötü sonuçların ortaya çıkmasından endişeliyiz. Son derece haklı bir talepleri var. Bu taleplerin yerine getirilmesini istiyoruz. Son derece hukuksuzca işlerinden edildiler. Yalnızca onlar değil yüzbinlerce insan işinden edildi. Bu arkadaşlarımızın mücadelelerini destekliyoruz. Ama bir taraftan da sağlıklarını kaybetmelerini istemiyoruz” dedi.

    Siyasi bir belirsizlik döneminde olduğumuzu kaydeden Şener, “Zaten son referandum da bunu gösterdi. AKP iktidarı referandum sonuçlarını gaspetti. Dolayısıyla demokratik yollarla mücadele etmek gerekiyor diyoruz ama, hükümet de o yolların hepsini kapatıyor. Sokağa çıkmak imkansız hale geldi. Mahkemeler yoluyla hak aramak imkansız hale geldi. Böyle bir sıkışmışlık içerisindeyiz. Bu durumdan, Kürt- Türk, Alevi -Sünni, her türlü etnik, dini gruptan insanın ortak mücadelesi ile çıkabiliriz. Yeniden demokratik bir rejim inşa ederek çıkabiliriz burada. Oturarak güzel günlerin gelmesini bekleyemeyiz” şeklinde konuştu.

    “ÇEMBER DARALDIKÇA HERKESİN SOLUĞU KESİLİYOR”

    Yine Mersin Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Esra Güzeloğlu Kilim de 3 ay önce gerekçesiz olarak işinden edilmiş. Barış Bildirisine imza attığı için görevinden edindiğini düşünen Güzeloğlu Kilim, şunları söyledi:

    “İçinde bulunduğumuz durum öyle bir açmazki. Bir haksızlık yapılıyor. Bu haksızlığa karşı her türlü hukuk yolları tıkalı. Üstüne üstlük her türlü hak hukuk düzeni ortadan kalkmış durumda şu an. Yargı sistemi felç geçiriyor. Size bir haksızlık yapılıyor. Hakkınızı dile getireceğiniz bir organ yok. Bu çok acı birşey. Bunu anlatabilmek buralarda çok zor. Çünkü inanılacak bir durum değil. Türkiye’de bir korku ortamı var. Bu korku ortamı derinleşiyor. Bunu başını kuma sokmaya benzetiyorum. Ya kendi benliklerini kaybedip yok olmaya razı olacak insanlar, ya da bu adaletsizliğe ses olma ihtiyacını hissedecekler. Çember daraldıkça herkesin soluğu kesiliyor.”

    9 yıldır Türkiye’de bulunan Ulrike Flada da Üniversitede işe başlayacakken işini kaybedenlerden. Flada kim eleştiriyorsa ona karşı baskıların artığını belirterek, “Nuriye ve Semih’in açlık grevi ağır bir karar olmuştur. Biz de ilk atılanlardandık Nişantaşı’nda. Sokağa dökülmemiz lazım, itiraz etmemiz lazım diye hep söylüyorduk. Semih ve Nuriye tek başlarına yürüttüler uzun bir süre. Bu arkadaşlara destek vermek lazım. Biz de Almanya’da bunu desteklemeye çalışıyoruz. Bu seslerin çoğalması gerektiğine inanıyorum. Buraya geldikten sonra bir takım görüşmeler yaptık” dedi.

    Elif SONZAMANCI