Etiket: manisa

  • Bilal Kılıç: Dergahlarımız sahipsiz değildir-VİDEO

    Bilal Kılıç: Dergahlarımız sahipsiz değildir-VİDEO

    PİRHA – Finike’de bulunan Kafi Baba Türbesi’ni ziyaret eden Manisa Çepni Dere Alevi Kültür Derneği üyeleri, türbenin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne kafeterya olarak kiraya verileceği yönünde bilgi aldıklarını belirtti. Dernek Denetleme Kurulu Üyesi Bilal Kılıç, “Bu coğrafyada bulunan dergahlar Alevilere aittir. Dergahlarımız sahipsiz değildir” diyerek tepki gösterdi.

    Manisa Çepni Dere Alevi Kültür Derneği üyeleri, Antalya Elmalı Tekke Köyü’nde bulunan Pir Abdal Musa Dergâhı’na yaptıkları ziyaretin ardından, Finike Yuvalı Köyü’nde yer alan Kafi Baba Türbesi’ni ziyaret ettiklerini ifade etti. Ziyaret sırasında yaşadığı ilginç gelişmeleri PİRHA’ya anlatan Denetleme Kurulu Üyesi Bilal Kılıç, önemli açıklamalarda bulundu.

    “DERGAHLARIMIZ KİRAYA VERİLMEK İSTENİYOR”

    Bilal Kılıç, “Manisa Çepni Dere Alevi Kültür Derneği üyeleri olarak Kafi Baba Türbesi ziyaret sonrası orada bulunan canlarla yapmış olduğumuz muhabbette türbenin Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullara kiralık olarak verileceğini ve kafeterya olarak kullanılacağı bilgisini edindik” diye belirtti.

    Bu coğrafyada bulunan dergahların Alevilere verilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, “Alevi kurumları daha önce bunları defalarca dile getirmiştir. Buradan kamuoyuna sesleniyoruz. Dergahlarımız sahipsiz değildir” dedi.

    “ALEVİ DERGAHLARI DÜNYADA YAŞAYAN TÜM ALEVİLERİN ORTAK MALIDIR”

    Alevi dergahlarının, dünyada yaşayan tüm Alevilerin ortak değeri ve ortak malı olduğunun altını çizen Kılıç, “Dergahlarımızdan elinizi çekin. Dergahlarımızın Alevi örgütlerinin üst yapısı olan Alevi Bektaşi Federasyonu’na teslim edilmesini istiyoruz” çağrısında bulundu.

    KAFİ BABA KİMDİR?

    Tekke ve türbesi Antalya’nın Finike ilçesi Yuvalı Köyü’nde bulunan Kâfi Baba, Alevi-Bektaşî inancının önemli temsilcilerinden biridir. Pir Abdal Musa’nın 40 dervişinden biri olan ve Nidai Kasım olarak da bilinen Kâfi Baba, Alevi-Bektaşi geleneğinin önemli erenlerinden olup, 1911 yılına kadar faaliyetlerini Yuvalı Köyü’nde bulunan türbesinde yürütmüştür.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Bir ömür yoldaydı; Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürümesinin 7. yılı-VİDEO

    Bir ömür yoldaydı; Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürümesinin 7. yılı-VİDEO

    PİRHA- Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 7. yılı. Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından olan Piroğlu, her yıl taliplerine ziyaretlerde bulunup, yol erkan yürüten sevilen bir dedeydi. 

    Talibinin eşiğinden ayağını ayırmayan, talibinin yüzünü güneşe, aya, iyiye, doğruya, güzele çeviren Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 7 yılı.

    Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından Bektaş Piroğlu, 7 yıl önce Manisa’nın Turgutlu İlçesi’ne bağlı Çepnidere köyünde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakk’a yürümüştü.

    Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek köyünde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı. Piroğlu, uzun yıllar taliplerine ziyarete giden, Yol, erkan yürüten ve herkes tarafından sevilen bir dedeydi.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Bektaş Piroğlu Dede, Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından. Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip İlçesi’ne bağlı Köseler köyünde doğdu. Babası ise Ali Piroğlu. Bektaş Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da, Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerde yaşayan Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu üyesi Piroğlu 79 yaşındaydı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sanayi kuşatmasındaki Çepnidere tehdit altında: Alevi köyü diye mi böyle yapılıyor?-VİDEO

    Sanayi kuşatmasındaki Çepnidere tehdit altında: Alevi köyü diye mi böyle yapılıyor?-VİDEO

    PİRHA- Manisa Turgutlu’da OSB’nin kuşattığı Çepnidere köyünde evler ve mezarlar toprak yığınlarının altında kalma tehdidi altında. Köylüler, tarım arazilerinin yok edildiğini ve Çepnidere’nin boşaltılmak istendiğini belirterek, ‘Alevi köyü diye mi böyle yapılıyor?’ diye sordu.

    Manisa Turgutlu’ya bağlı Alevi köyü Çepnidere tarım ve hayvancılıkla uğraşırken, 2000’li yıllarda zehir saçan sanayi tesislerinin hedefi haline geldi. ‘Verimsiz arazi’ olduğu gerekçesiyle istimlak edilen ve arazileri ellerinden zorla alınan köylülerin neredeyse ekecekleri bahçeleri bile kalmamış. Verimsiz arazinin aksine topraklarının bölgenin en verimli arazileri olduğunu söyleyen Çepnidere köylüleri şimdi ise ekecek bir avuç bahçe bulmakta zorlanıyor.

    Kimyasal gübre, kemik külü, çimento, plastik ambalaj, seramik, tarım ilaçları, kurşun, saçma gibi sektörlerin köy civarındaki organize sanayi bölgesine gelmesiyle Çepnidere köyü adeta zehir kuşatması altında. Ağır kokunun yayıldığı köyde, filtre takılmadığı için havada uçuşan zehirli partiküller adeta köye yağıyor.

    TOPRAKLARI ALEL ACELE KARARLA VERİMSİZ İLAN EDİLDİ

    Çepnidere köyünün 1. derece sınıf tarım arazisi olan toprakları 2005 yılında kamunun alel acele kararı ile 5. ve 7. derece toprak sınıfına düşürülerek verimsiz toprak ilan edildi. Bu karar sonrasında Çepnidere köyünün toprakları sanayi kuruluşları tarafından ucuza alındı. Ardından köy, hızla genişleyen organize sanayi bölgesiyle çevrildi.

    ZEHİR SAÇAN FABRİKALARA ‘ÇED GEREKLİ! DEĞİL KARARI

    Bölgede kanser ve astım vakalarının artışı kamuoyuna yansımıştı. Geçtiğimiz yılda kurşun ürünleri, alüminyum, saçma ve av malzemeleri üretecek birkaç fabrikanın Çepnidere yakınında açılması için ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verilmişti. ÇED gerekli değildir kararı yargıya taşınmıştı.

    TARİHİ KALINTILARI DA SÖKÜP ATTILAR

    Köydeki mezarlıkların tahrip edildiğini aktaran yurttaşlar, bu durumun yalnızca tarım ve evleri değil, kültürel değerleri de tehdit ettiğini belirtiyor. Bölgede tarihi kalıntılar bulunduğu için Müze Müdürü ve jandarma tarafından inceleme yapılmış, ancak tespit edilen eserlerin korunması konusunda ilerleme kaydedilmediği ifade edildi. Kameramızı yansıyan ve kazı alanından çıkan tarihi kalıntı bir sütun ise tahrip edilelerek toprak yığını arasında bırakılmış. Köylüler, OSB’nin faaliyetlerinin hem kültürel mirası hem de yaşam alanlarını tehdit ettiğini söylüyor.

    EVLER VE MEZARLARLAR TEHLİKE ALTINDA

    Köy halkı, son yıllarda inşaat makinelerinin tarım alanlarına, mezarlarına ve evlerinin dibine kadar gelmesinden şikâyetçi. Her yağmur sonrası yollar çamurla kaplanırken, tarım ve hayvancılık faaliyetleri de ciddi şekilde etkileniyor.

    Ayrıca toprak yığının döküldüğü alan neredeyse mezarlık ile birleşmiş durumda. Organize sanayi bölgesinin toprak döküm alanının mezarlığa 3 metre kadar girdiği ve yığının devam etmesi durumunda kimi mezarlıkların toprak altında kalacağı öngörülüyor.

    “TOPRAK YIĞINI EVİMİ YIKACAK, TOPRAĞA GÖMÜLECEĞİM”

    Evinin hemen yanına başına metrelerce yüksekilikte toprak yığını dökülen köy sakinlerinden Fahri Salman, yağmur sonrası gelişecek heyalanın evini tehdit ettiğini söyledi. Salman, “Organize müdürü bana önlemlerin alınacağını idareten bir kanal açılacağını söyledi. Bu kanal yolu pisletiyor ve bir işe yaramıyor. Yağan yağmur toprağı evime doğru sürüklüyor. Daha büyük bir yağmur yağsa bu kanal dolacak. Dolduğu zaman evim yıkılacak, canlı canlı toprağa gömüleceğim. Önlem alınmasını istedik. Halen önlem alınmıyor. Toprak dökmeye devam etmiyorlar. Ama toprak evimden 20 metre daha yüksek. Yetkililere gidiyoruz ama ilgilenen yok, kimse umursamıyor. Rüzgar olduğu zaman köy toz içinde kalıyor. Köyde neredeyse herkes kanser hastası oldu” diye konuştu.

    “50 METRELİK SAĞLIK BANDI BIRAKILMADI, BÖYLE Mİ SAĞLIK KORUNUYOR?”

    Çepnidere köyünden bir diğer yurttaş İsmail Ercan ise, binlerce dönüm organize sanayi arazisi olduğu halde toprak yığınının evlerin dibine yığılmasının bir art niyet taşıdığını ifa etti.

    İsmail Ercan, Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nda öngörülen esaslar ve kriterlere uygun olarak gerekli tedbirlerin alınmadığına ve 50 metre sağlık koruma bandı bırakılmadığına tepki göstererek, “Organize sanayinin binlerce dönüm boş duran yeri var. Biz burada mağdur oluyoruz. Birçok yer varken neden buraya yaptılar. 50 metre sağlık bandı var ve uygulanması gerekiyor. Ama o da köyün hemen dibi. Böyle mi sağlık korunuyor? Organizenin içindeki bazı fabrikalar, geceleri havaya bir şeyler salıyor. Kokudan duramıyoruz. Filtre takmıyorlar. Bunu kaç kere gündeme getirdik. Ama ilgilenen olmadı. Bizim arazilerimizi kamulaştırarak, aldılar. En az 10 bin dönüm arazimiz alındı. Organize köyün tamamını alacakmış” dedi.

    “ALEVİ KÖYÜ DİYE Mİ BÖYLE YAPILIYOR?”

    Ülker Özcan, toprak yığınlarının alt yapı boruları tıkadığı için kanalizasyon atıklarının toprak yüzeyine çıktığını ve hastalık saçtığını dile getirdi. Özcan, “Arazilerimize tütün ve buğday ekiyorduk. Topraklarımız ekmek teknemizdi. Maalesef devlet olarak karar alıp, dönümünü 150 bin liradan, istimlak ettiler. Mahkemeye verdik, 3-4 sene mahkemede uğraştık. O zaman parasıyla 300-400 bin lira para alanlar oldu. 60 dönüm yerimiz vardı, kardeşlerimden benim hisseme düşenle sadece emekli olabildim. Gelecek nesillere hiçbir şey kalmadı. Yerlerimize fabrikalar yaptılar. Satılan yerlere tonlarca toprak yığını yaptılar. Geçen yağmur yağdığında bu topraklar köyün yollarına aktı. Altyapı çalışmaz hale geldi. 2 yıldır, köyümüzün altyapısı yapılmıyor. Yerel yönetimleri de eleştiriyorum burada. 300 haneli köyün altyapısı olmadığı için yaşanılacak bir yer olmaktan çıktı. Buradan hastalık geliyor. Köyü kuşatma altına aldılar. Köyün 500 dönüm merası da Turgutlu mezarlığı olacak. Batı tarafımızda organize giderek yanaşıyor. Alevi köyü diye böyle yapılıyor?” diye sordu.

    Ersin ÖZGÜL/MANİSA

  • İbrahim Akın: Alevi köyü Çepnidere, ayrımcılık ile karşı karşıya mı kalıyor?-VİDEO

    İbrahim Akın: Alevi köyü Çepnidere, ayrımcılık ile karşı karşıya mı kalıyor?-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Milletvekili İbrahim Akın, Manisa Turgutlu’ya bağı Alevi köyü Çepnidere’deki organize sanayi işgalini yerinde inceleyerek, “Bölgede dolaşan söylentide ise ‘burada sadece cami ve mezarlık kalacak, köy buradan kalkacak’ diyorlar. Bu köy bir ayrımcılık ve kötülük ile karşı karşıya mı kalıyor?” diye sordu.

    Manisa Turgutlu’ya bağı Alevi köyü Çepnidere, tarım ve hayvancılıkla uğraşırken, 2000’li yıllarda zehir saçan sanayi tesislerinin hedefi haline geldi. ‘Verimsiz arazi’ olduğu gerekçesiyle istimlak edilen ve arazileri ellerinden zorla alınan köylülerin neredeyse ekecekleri bahçeleri bile kalmadı.

    DEM Parti Ekoloji, Tarım ve Hayvan Hakları Komisyonu Eş Sözcüsü İbrahim Akın,  organize sanayi bölgesinin kuşatması altında bulunan Çepnidere köyündeki ekolojik yıkımı yerinde inceledi.

    “BU ALEVİ KÖYÜ AYRIMCILIK İLE KARŞI KARŞIYA MI KALIYOR?”

    Çepnidere köyünün organize sanayi işgali altında olduğunu ifade eden İbrahim Akın, köyün üst tarafına yığılan toprak yığının ciddi riskler barındırıdığını vurgulayarak, “Yurttaşların talebi üzerine buraya gelmiş bulunuyoruz. Turgutlu’nun sanayi bölgesi diye ifade edilen ve bir Alevi köyü olan Çepnidere’nin organize sanayinin işgali altında olduğunu gördük. Buraya bir toprak yığını yapmışlar ve hemen yanındaki evler ise risk altında. Köylülerin sel tehlikesine rağmen bir kanal yaparak kendisini korumaya almış. Okul ve yaşam alanı ile iç içe olan bir yerde bunun yapılması tam bir vahşettir. Buradan sesleniyoruz; evlerin dibinde böyle bir toprak yığını olabilir mi? Siz olsanız kabul edebilir misiniz? Çepni köyünün yaşadığı bu vahşete sessiz mi kalacaksınız? Bu köy bir ayrımcılık ve kötülük ile karşı karşıya mı kalıyor?” diye sordu.

    “KÖYÜ BURADAN KALDIRMAK İSTİYORLAR”

    Çepnidere köylülerinin, “Burada sadece cami ve mezarlık kalacak, köy ortadan kalkacak” söylentileri ile karşı karşıya kaldığını ve şirketlerin köyü ortadan kaldırmayı hedeflediğini dile getiren İbrahim Akın, “Buradan Çevre ve Tarım Bakanlığı’na sesleniyoruz; burayı satın alan şirketler bu köyü buradan kaldırmak istiyorlar. Bölgede dolaşan söylentide  ise ‘burada sadece cami ve mezarlık kalacak, köy buradan kalkacak’ diyorlar. Niyetlerinin iyi olmadığına dair herkes aynı şeyi söylüyor. Bu ülkede kardeşçe bir arada yaşayacak isek hiçbir ayrım gözetmeden, insanların yaşamlarını riske sokmadan buranın sağlıklı hale getirilmesi gerekiyor. Sağlıklı yaşam hakkı herkesindir” diye konuştu.

    “BU KÖTÜLÜK KARŞISINDA SES ÇIKARMALARINI BEKLİYORUZ”

    İbrahim Akın, son olrak şunları vurguladı:

    “Çevre, Tarım ve Sağlık Bakanlığı’nı Çepnidere köyüne yapılan bu kötülük karşısında ses çıkarmalarını istiyoruz. Aynı zamanda yerel yönetimlerinde bu konuda duyarsız kalmalarını doğru bulmuyoruz. Bir an önce kendi yurttaşlarının ihtiyacına sahip çıkmaya ve çözüm üretme konusunda inisiyatif almaya bekliyoruz. Bunu kamuoyuna açıklamak, gündem yapmak bizim toplumsal, siyasal yurttaşlık görevimizdir. Bu vahşeti kabul etmemiz mümkün değil. Çepnidere halkıyla mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/MANİSA

  • Soma Katliamı’nın 11. yılında 301 madenci anıldı: Unutturmayacağız!-VİDEO

    Soma Katliamı’nın 11. yılında 301 madenci anıldı: Unutturmayacağız!-VİDEO

    PİRHA- Soma’da, Mayıs 2014’te yaşanan maden katliamında hayatını kaybeden 301 emekçi için düzenlenen anmada katledilen işçiler için adalet arayışının süreceği vurgulandı. Anmada konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Soma davasında verilen kararlara tepki göstererek, “Yemin olsun, Soma davası yeniden görülecek. O tekmeyi atanlardan hesabın sorulacağı, emeğin ve mücadelenin kazanacağı günler yakındır” diye konuştu.

    Manisa’daki siyasi parti ve sivil toplum örgütleri, 11 yıl önce Soma maden katliamında hayatını kaybeden 301 işçi için anma programı yaptı.

    Anmada, “Unutmadık, unutturmayacağız”, “Soma’yı asla unutma, 301 için ayağa” yazılı pankart ve “Soma için adalet”, “Balıkesir için adalet” yazılı dövizler açıldı. Anma programında sık sık “301’i unutma, unutturma”, “Soma’nın hesabı sorulacak” sloganları da atıldı.

    Anmaya Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP milletvekilleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, kentteki siyasi partilerin yanı sıra çevre illerden de çok sayıda kişi katıldı.

    “MÜCADELEYİ SÜRDÜRMEK VİCDAN BORCUDUR”

    Anmayı düzenleyen kurumlar adına ortak basın açıklamasını Avukat Can Çolak yaptı. Çolak, yargının vermiş olduğu kararların kamu vicdanını derinden yaraladığını vurgulayarak “Adaletin terazisi bir kez daha şaşmış, sorumlular hesap vermemiştir. Buna rağmen bizler bir daha böyle acıların yaşanmaması için mücadelemizi azimle sürdürmeye devam edeceğiz. Artık 12 Mayıs sadece bir tarih değil, toplumsal hafızamızda derin bir yara, yüreğimizde sönmeyen bir ateştir. 301 madencimizin hatırasını yaşatmak, geride bıraktıklarına sahip çıkmak bizler için bir vicdan borcudur” diye kaydetti.

    301 MADENCİNİN YAKINLARI: ACIMIZ AYNI!

    Anmada konuşan katledilen işçinin aileleri ise “adaletin yerini bulmadığını” dile getirerek, “Adalet yerini bulamayacak hiçbir zaman, çünkü temelden sarsıldı. 301 canımızı andıkça ilk gün ki gibi içimiz yanıyor. 11 yıl oldu hiç bir zaman unutmadık, acımız yine aynı. Onun için 13 Mayıs’ın gelmesini hiçbir zaman istemiyoruz. 13 Mayıs geldiği zaman aynı o günkü acıyı yaşıyoruz” diye belirtti.

    “UNUTTURMAK İSTEYENLERİN KARŞISINDA OLACAĞIZ”

    Bağımsız Maden İş Sendikası Başkanı Gökhay Çakır ise konuşmasında11 yıldır adalet için mücadele ettiklerini söyledi. Mücadelelerini kararlıkla devam ettireceklerini ifade eden Çakır, “Biz bu anmaları 20, 30 kişi ile yaptığımızı da biliyoruz. 301 kardeşlerimizle evde, kahvede, yer altında nefes aldık, nefes verdik. Bu kardeşlerimizi biz unutmayacağız ama unutturmak isteyenlerin de her zaman karşısında duracağız” şeklinde konuştu.

    “O TEKMEYİ ATANLARI UNUTMADIK”

    İzmir Maden Mühendisleri Odası Başkanı Aykut Aydemir ise dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın eski Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yusuf Yerkel’in attığı tekmeyi hatırlatarak şunları kaydetti:

    “Bu düzen böyle gittiği müddetçe bu katliamlardan kurtulma şansımız yok. 11 yıldır 53 tane Soma yaşadık. Bu 53 Soma’yı yaşadığımızda kimseden ses çıkmadı. Bu iktidarın bir tane mevzuatı değişmedi. Bu yüzden buradan bir kez daha sesleniyoruz; o tekmeyi atanı da unutmadık, attıranı da unutmadık, unutmayacağız, hesabını soracağız.”

     CAN ATALAY VE SELÇUK KOZAĞAÇLI’NIN MESAJLARI OKUNDU

    Soma ailelerinin avukatları Selçuk Kozağaçlı ve Şerafettin Can Atalay’ın cezaevinden gönderdikleri mesajlar da anmada okundu. Avukatlar, gönderdikleri mesajlarda Soma maden katliamında katledilen işçiler için mücadelelerini sürdüreceklerini bildirdiler.

    ÖZGÜR ÖZEL: SOMA’YA ADALET GELMESİ LAZIM

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasında kar için madenlerde işçi sağlığı ve iş güvenliğini riske atıldığına vurgu yaptı. Özel devamında şunları söyledi:

    “Mahkemede ilk başta adaletin peşinde bir hakim vardı. Karara geçmeden o hakimi İzmir’e yollayıp birilerine göre karar kuracak bir hakim getirdiler. O hakim maalesef gerçek apaçık ortadayken, bilinçli taksir suçlamasından hüküm verdi. O gün Yargıtay da ilgili daire de 5 hakim oybirliği ile o kararı bozdu. Dediler ki; ‘Sen olası kastı burada kullanmayacaksan nerede kullanacaksın?’ O gün ant içtik ‘Bu mahkeme bir daha görülecek’ diye. Türkiye işçi sınıfının, kar için canını vermemesi, daha büyük Soma’lar yaşanmaması için Soma’ya adalet gelmelidir” diye konuştu.

    “301 MADENCİNİN HESABI SORULACAK”

    Özel, konuşmasının devamında, “13 Mayısları matemden değil, kazanımların yıldönümüne dönüştürmek üzere büyük bir mücadeleyi hep birlikte veriyoruz. Kimse üzülmesin. Artık o tekmeyi atanlardan hesabın sorulacağı, o madenciyi yakanlardan hesabının sorulacağı, 301’in hesabının sorulacağı, artık emeğin ve mücadelenin kazanacağı günler yakındır. Hep birlikte başaracağız. Nice 13 Mayıs’larda mücadeleyi sürdürmek üzere, bir arada olmak üzere hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hep buradayız, hep sizinle birlikte olacağız. Unutmadık, unutturmayacağız. Mücadeleyi başarana kadar, kazanana kadar sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından, katledilen işçiler için 3 dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. Ardından kitle, 301 işçinin mezarını ziyaret etmek için yürüyüşe geçti.

    PİRHA/MANİSA

     

     

  • Fernas İşçilerinin direnişi zaferle sonuçlandı

    Fernas İşçilerinin direnişi zaferle sonuçlandı

    PİRHA-53 gün boyunca eylem yapan, yalınayak Ankara’ya yürüyen Fernas İşçilerinin mücadelesi sonuç verdi; talepleri kabul edildi.

    Manisa’nın Soma ilçesinde AKP Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’na ait olan Fernas Madencilik’te çalışırken Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’na (Bağımsız Maden İş) üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan madencilerle, şirket yetkilileri arasındaki görüşmelerde anlaşma sağlandı.

    Sosyal medya hesabından anlaşmayı duyuran Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, “Hep birlikte başardık! 53 gündür hak mücadelesi veren Fernas madencileri ve Fernas şirketi arasında yapılan görüşmeler neticesinde bu gece itibariyle uzlaşma sağlandı. Başta Bağımsız Maden İş Sendikası olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Manisa’da 18 suç kaydı bulunan şiddet failine tahliye kararı verildi

    Manisa’da 18 suç kaydı bulunan şiddet failine tahliye kararı verildi

    PİRHA- Manisa’da Sude Naz Atak’a şiddet uygulayan ve 18 suç kaydı bulunan Yılmaz Akman adlı şahıs hakkında tahliye kararı verildi.

    Manisa’nın Akhisar ilçesinde 16 Ağustos’ta sokak ortasında Sude Naz Atak’a şiddet uygulayan Yılmaz Akman’ın yargılandığı davanın 2’nci duruşması Akhisar 4’ncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
    Tutuklu yargılanan Akman, işlediği suçları kabul ederek, tahliyesini talep etti.

    Savunma ve tanık beyanlarının dinlenilmesinin ardından kararını veren mahkeme heyeti, hakkında 18 suç kaydı olan fail Akman’a “hakaret” suçunda 9 ay 15 gün, “Kasten yaralama” suçundan ise 15 ay hapis cezası verdi. Sanık Akman, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    “SUDE’NİN CAN GÜVENLİĞİ YOK, KARARI İSTİNAFA TAŞIYACAĞIZ”

    Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre; duruşmanın ardından açıklama yapan Sude Naz Atak’ın avukatı Meray Mollaibrahimoğlu Eraslan, “Aldığı ceza o kadar az ki tahliye ediliyor. Sude’nin şu an bir can güvenliği yok. Verilen cezaların azlığından kaynaklı üzüntümüzü dile getirmek istiyoruz” dedi.

    Eraslan, kararı istinafa taşıyacaklarını aktardı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Manisa’da 10 Ekim Gar Katliamı anması

    Manisa’da 10 Ekim Gar Katliamı anması

    PİRHA- Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenler, Manisa’da anıldı. Anmada, katliama göz yumanlarla hesaplaşma çağrısı yapıldı.

    10 Ekim Barış Derneği Manisa Temsilciliği, 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı önünde DAİŞ’in gerçekleştirdiği bombalı saldırıda yaşamını yitiren Emin Aydemir, Resul Yanar ve Nizamettin Bağcı’yı kentte bulunan mezarları başında andı. Anmada, katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankart taşındı.

    Kentteki siyasi parti ve kurum temsilcilerinin de katıldığı anmada, konuşan İshak Kocabıyık, “Devletin sırtını sıvazladığı IŞİD’liler Antep’ten polis eskortuyla Ankara’nın göbeğine geldi, içimize girdiler ve 104 arkadaşımızı kaybettik. O günden bugüne ne acımız ne yasımız ne de öfkemiz azaldı. 10 Ekim 2015’teki mitingi savaş olmasın, insanlar ölmesin diye yaptık. Ama bırakalım barışın gelmesini savaş çığırtkanlığı daha da arttı. Siyasi iktidar geleceğini barışta değil savaşta görüyor. Bize düşen görev arkadaşlarımızın bize bıraktığı bayrağı daha da yukarıya taşımak” ifadelerini kullandı.

    Bu katliama göz yumanları hiçbir zaman affetmeyeceklerinin altını çizen Kocabıyık, “Hem dostlarımızın hem de bize düşmanlık besleyenlerin hiç şüphesi olmasın. 104 arkadaşımıza verdiğimiz sözün arkasındayız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • 170 yazar, edebiyatçı ve sanatçıdan Fernas işçilerine destek: Fernas işçilerinin yanındayız

    170 yazar, edebiyatçı ve sanatçıdan Fernas işçilerine destek: Fernas işçilerinin yanındayız

    PİRHA- 170 yazar, sanatçı ve edebiyatçı, sendika üyesi olduktan sonra işten çıkarılan Fernas Madencilik işçilerine destek açıklaması yayımladı. Açıklamada, “Fernas işçilerinin yanındayız” denildi.

    Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan ve AKP Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun sahibi olduğu Fernas Madencilik’te Bağımsız Maden İş Sendikası’na (Bağımsız Maden İş) üye oldukları için işten çıkarılan işçiler ve madenciler Ankara yürüyüşü 4’üncü gününde.

    170 yazar, edebiyatçı ve sanatçı da Fernas Madenciliği müzakere ve çözüm için sorumluk almaya çağıran bir açıklama yayımladı.

    “ÇÖZÜM İÇİN SORUMLULUK ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Sanatçıların işçileri destekleyen açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

    “Fernas Madencilik işçileri, Soma’dan Ankara’ya yürüyor. Hayatları için, kölelik ve ölüm koşullarına, işten atılmalara karşı, yeni Soma faciaları yaşanmasın diye yürüyorlar. Fernas işçileri: İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmasını, düşük maaşların Soma ortalamasına çekilmesini, sendikal haklarının sağlanmasını istiyorlar. Talepler bu kadar basit ve net, bu denli hayati. Anayasal haklarını kullanan, ücret artışı ve sendikalaşma için direnen işçilere reva görülen şiddeti bu ülkenin yurttaşları-yazarları olarak utanç ve endişe içinde izliyoruz. Fernas işçilerinin yanındayız. İktidarı, işçilerin demokratik hakların kullanması engellemekten vazgeçmeye, Fernas Madencilik sahiplerini müzakere ve çözüm için sorumluluk almaya çağırıyoruz.”

    İMZACI İSİMLER

    A.Kadir Paksoy, A.Uğur Olgar, Abdullah Aren Çelik, Abdurrahman Ohtaroğlu, Abdurrahman Türkmen, Abdulkadir Budak, Abidin Parıltı, Adil Okay, Adnan Özyalçıner, Afşin Kum, Ahmet Güneş, Ahmet Telli, Ahmet Ümit, Algan Sezgintüredi, Ali Erkan Güneri, Ali Şeker, Aliye Özlü, Arif Berberoğlu, Arlin Çiçekçi, Arzu Cura Altunbulak, Ayfer Tunç, Ayşe Övür, Ayşe Sarısayın, Ayşegül Devecioğlu, Ayşen Şahin, Bahtiyar Kaymak, Barış İnce, Başak Canda, Başar Yılmaz, Bayram Sarı, Bedia Ceylan Güzelce, Belgin Bıyıkoğlu, Beyda Yıldız, Bilal Kayabay, Birgül Oğuz, Buket Uzuner, Burhan Sönmez, Bülent Akay Bülent Güldal, Bülent Tekin, C. Hakkı Zariç, Cem Erdeveciler, Çiğdem Koç, Çoşkun Özbucak, Cuma Boynukara, Defne Suman, Deniz Durukan, Dilruba Nuray Erenler, Edip Yeşil, Emre Caner, Emre Dursun, Emrullah Alp, Eray Canberk, Erdal Dalgıç, Erdal Yıldırım, Erdoğan Aydın, Esat Şenyuva, Ezgi Tanergenç, Faruk Güçlü, Fatih Gezer, Fatma Gülara Işık Tuğcu, Fatma Şahin Gündoğan, Feyza Hepçilingirler, Figen Şakacı, Gaye Boralıoğlu, Gonca Özmen, Gönül Kıvılcım, Gülayşe Koçak, Gündüz Vassaf, Güney Özkılınç, Gürel Sürücü, Halil İbrahim Özcan, Halil Özçelik, Hatice Eroğlu Akdoğan, Hatice Kaya, Haydar Ergülen, Hayrettin Geçkin, Hıdır Murat Doğan, Hüseyin Duygu, İ. Uğur Toprak, İsmail Güzelsoy, Işık Demirtaş, Kadir Akın, Kamil Tekin Sürek, Zeynep Oral, Kazım Güçlü, Korhan Atay, Lal Laleş, Latife Tekin, Levent Karataş, Leyla Şahin, Mahsun Doğan, Mehmet Ali Güner, Mehmet Ataman, Mehmet Bilal Dede, Mehmet Dağ, Mehmet Dağıstanlı, Mehmet Kılıç, Mehmet Özceylan, Mehmet Öztürk, Mehmet Said Aydın, Mehmet Şirin Bulga, Melike İlgün, Menekşe Toprak, Merih Atak, Metin Fındıkçı, Mihrap Aydın, Murat Gülsoy, Murat Özyaşar, Murat Uyurkulak, Murathan Mungan, Mustafa Güçlü, Mustafa Köz, Müge İplikçi, Müren Beykan, Nahit Kayabaşı, Nail Uyar, Nazmi Bayrı, Necdet Arslan, Nesimi Aday, Neslihan Önderoğlu, Nurhan Suerdem, Orhan Pamuk, Ömer Asaf Tosun, Ömer Faruk, Ömer Türkeş, Özer Akdemir, Özge Doğar, Özgün Enver Bulut, Özkan Mert, Özlem Akıncı, Polat Özlüoğlu, Rabia Çelik Çadırcı, Recai Şeyhoğlu, Rıdvan Hatun, Salih Öztürk, Selcan Peksan, Sema Kaygusuz, Semra Bülgin, Semrin Şahin, Serpil Gündüz, Sezai Sarıoğlu, Sibel Oral, Suavi Suzan Kuyumcu, Süleyman Yağız, Şafak Pala, Şenel Gökçe, Şerif Temurtaş, Tahir Şilkan, Tahsin Şimşek, Tahşin Şimşek, Tarık Günersel, Taylan Özbay, Tomris Özden, Tozan Alkan, Turgay Fişekçi, Turgay Kantürk, Turgut Çeviker, Tülin Dursun, Umay Umay, Utkun Büyükaşık, Vecdi Erbay, Vedat Yazıcı, Veli Bayrak, Yasemin Özek, Yavuz Ekinci, Yekta Kopan, Zeynep Oral, Zülfü Livaneli.

    (HABER MERKEZİ)

  • Soma’da direnen maden işçilerine müdahale-VİDEO

    Soma’da direnen maden işçilerine müdahale-VİDEO

    PİRHA- Manisa’nın Soma ilçesinde Fernas Madencilik önünde 24 gündür direnen 4 işçi ile Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır darp edilerek gözaltına alındı. 

    Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan ve AKP Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’na ait Fernas Madencilik isimli şirkette çalışırken, Bağımsız Maden İş Sendikası’na (Bağımsız Maden İş) üye oldukları için işten çıkarılan 7 işçinin direnişi 24’üncü gününde devam ediyor.

    İşçilerin maden önünde yaptığı oturma eylemine kolluk güçleri tarafından müdahale edildi. İşçiler, müdahaleye ve işçileri tekmeledikten sonra karşısına geçip “oh” diyen polise tepki göstererek, “301’den sonra bizi yine tekmelediniz. Yer altında ölmedik buraya ölmeye geldik. Korkmuyoruz” dedi.

    Müdahale sonrası polis, Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve 4 işçiyi darp ederek gözaltına aldı. Gözaltına alınan 5 kişinin jandarma karakoluna götürüldüğü öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Soma’da madencilerin direnişi sürüyor: Gözaltına alınan madencilere avukat yasağı-VİDEO

    Soma’da madencilerin direnişi sürüyor: Gözaltına alınan madencilere avukat yasağı-VİDEO

    PİRHA- Soma’da işten çıkarılan madencilere destek için yürüdükleri sırada gözaltına alınan sendika yöneticisi ve madencilere avukat yasağı getirildi. Avukat Mert Batur, “Kendileriyle avukat görüşü dahi yapılmasına izin verilmiyor. Bunun savcı talimatıyla yapıldığı söylendi. Asla geri adım atmayacağız” dedi.

    Manisa’nın Soma ilçesinde Fernas Madencilik’te çalışırken Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’na üye olduktan sonra işten çıkarılan işçilerin maden önündeki eylemi 6’ncı gününde devam ediyor. İşçilerin bir kısmı maden önünde nöbetteyken, bir kısmı da Soma Millet Bahçesi’nde bekliyor. Millet Bahçesi’ne “Fernas patronu Ferhat Nasıroğlu mecliste yasa yapıyor, iş yerinde yasa çiğniyor” pankartı asıldı.

    HALA GÖZALTINDALAR

    Dün gözaltına alınan Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, sendikanın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ve 2 maden işçisi ise halen gözaltındayken, madenci yakını Reyhan Topuz ise dün ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

    “SOMA HALKI ARKAMIZDA”

    Konuya ilişkin açıklama yapan sendika avukatı Mert Batur, gözaltındakilerin durumunu sormak için ilçe emniyetine ve adliyeye gittiklerini aktardı. Batur, “Kendileriyle avukat görüşü dahi yapılmasına izin verilmiyor. Bunun savcı talimatıyla yapıldığı söylendi. Adliyeye gittiğimizde savcının kendisi yoktu. Adliye güvenliğine ‘madencileri ve sendika avukatlarını adliyeye dahi sokmayın’ diye talimat verildiğini öğrendik. Herhangi bir karar olmaksızın telefonlarına el konuldu ve gözaltı süresinin uzatılabileceğine dair bilgi yayılmış durumda. Öncelikle savcı beyi uyarıyoruz; bizi sınamasın. Biz bu eylemde yola çıkarken sonuç ne olursa olsun kazanacağız diye yola çıktık. Biz burada 3-5 tane madenci değiliz, bütün Soma halkı arkamızda” dedi.

    “ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

    Batur, “Bu onları da suçlu konumuna getirecek. Bu emirleri nihayetinde verdiğini bildiğimiz Ferhat Nasıroğlu, sen bir vekil olarak mecliste oturuyorsun, Anayasayı, TCK’yı çiğnedin. Şimdi de burada talimat verebildiğin, savcı ve kolluk eliyle ailelerin karşısına dikiliyorsun. Sana bu hakkı vermiyoruz. Sana yenilmeyeceğimizi ve bütün haklarımızı alana kadar mücadelede olduğumuzu söylüyoruz. Buradan barolara ve milletvekilerine de sesleniyoruz. Burada, mecliste oturan bir vekil tarafından hukuk çiğnendi. Arkadaşlarımızın 24 saat içinde, yani 16.00’de serbest bırakılması gerekir. Eğer serbest bırakılmazlarsa olabilecek her şeyin sorumluluğunun bu çağrıya yanıt vermeyen yetkililerde olduğunu bilsinler. Asla geri adım atmayacağız” diye ekledi.

    “HAKKIMIZI İSTİYORUZ”

    Gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Reyhan Topuz ise eşinin Fernas Madencilik’te çalıştığını ve uzun zamandır sorun yaşadığını aktardı. Topuz şunları söyledi:

    “Fernas’ta sosyal hakların geri gelmesini, diğer maden işletmeleri ile aynı olmasını istiyoruz. Biz aslında çok şey istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Fernas Madencilik önünde madenciler haklarını arıyor: Açıklamaya jandarma engeli-VİDEO

    Fernas Madencilik önünde madenciler haklarını arıyor: Açıklamaya jandarma engeli-VİDEO

    PİRHA-Fernas Grup’a ait maden işletmesinde sendikalaşan 7 işçinin işten çıkarılmasının ardından madenciler direnişe geçti. Madenci ailelerinin katılımıyla şirket önünde yapılmak istenilen basın açıklamasına jandarma engel oldu.

    Manisa Soma’da Fernas Madencilik önünde 6 gündür; 7 kişinin sendikal sebeplerle işten atılmasına karşı, işyerinde işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması ve hakların iyileştirilmesi için eylem yapılmakta. Eylemin ilk gününde 70 madenci gözaltına alınmıştı.

    Bugün madenci ailelerinin ve dostlarının katılımıyla şirket önünde açıklama yapmak için duyuru yapıldı. Aileler engellenerek, maden yoluna çıkan bütün yollar kolluk tarafından kesildi. Jandarma, maden yolunda olan köylülerin evlerine gitmelerine de müsaade etmiyor.

    PİRHA/MANİSA

  • İzmir, Manisa, Aydın ve Uşak’taki yangınlar devam ediyor

    İzmir, Manisa, Aydın ve Uşak’taki yangınlar devam ediyor

    PİRHA-İzmir, Manisa, Aydın ve Uşak’taki yangınlar yayılarak devam ediyor. Yangınları söndürmek için yapılan çalışmalar yetersiz. 

    İzmir Karşıyaka ilçesi Yamanlar Karatepe mevkisinde 15 Ağustos’ta başlayan orman yangını 4’üncü gününde sürüyor. İzmir Valisi Süleyman Erban yangının enerjisinin düşürüldüğünü ve yerleşim yerlerini tehdit etmediğini açıkladı. Öte yandan İzmir’in Urla, Çeşme, Bayındır, Tire ve Menderes ilçelerinde de yangınlar sürüyor. İzmir Valisi Süleyman Elban, Urla ilçesinin Balıklıova Mahallesi yakınlarında makilik alanda çıkan yangın nedeniyle bölgedeki bir sitenin tahliye edildiğini söyledi.

    Çeşme’nin Ildır Mahallesi’nde dün başlayan yangın, rüzgârın etkisiyle büyüyerek Gerence Körfezi’ne kadar ulaştı. Yerleşim bölgelerini tehdit eden alevler nedeniyle tahliyelere devam ediliyor. Ekipler, yangını kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürürken, yurttaşlar güvenli alanlara yönlendiriliyor. Menderes’in Şaşal Mahallesi’nde çıkan yangın devam ediyor. Yangın Tahtalı Barajı’nın bulunduğu bölgeye sıçrarken, söndürme çalışmaları sürüyor. Tire’nin Karateke Mahallesi’nde de çıkan yangını söndürme çalışmaları devam ediyor.

    Bayındır ilçesi Elifli Mahallesi’nde 16 Ağustos gecesi kontrol altına alınan yangın, rüzgarın etkisiyle dün akşam yeniden başladı. Aynı zamanda, Bayındır’ın Söğütören Mahallesi’nde de yangın hızla büyürken, köy halkı, kendi imkanlarıyla yangını söndürmeye çalışıyor. Yangının İzmir-Bayındır yoluna sıçraması sonucu, Tire-Bayındır yolu güvenlik amacıyla geçici olarak trafiğe kapatıldı. İlçedeki her iki yangına da müdahale sürüyor.

    MANİSA

    Manisa’nın Gördes ilçesi Boyalı Mahallesi’nde 14 Ağustos’ta çıkan ve Cuma günü Salihli ilçesine sıçrayan yangını söndürme çalışmaları havadan ve karadan devam ediyor. Gördes’in Boyalı, Karayakup, Çağlayan, Yeniköy, Malkoca ve Dalkara, Mahalleleri ile Salihli’nin Kale, Kemer, Kurttutan ve Hacıhıdır, Gölmarmara’nın Yunuslar ve Çamköy Mahallelerini etkileyen yangında, ormanlık alanların yanı sıra tarım alanları da zarar gördü.

    AYDIN 

    Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde çıkan ve rüzgarın etkisiyle Muğla Kavaklıdere’ye ulaşan yangına kontrol altına alınamadı.

    UŞAK

    Öte yandan Uşak’ın Eşme ilçesine bağlı Dereli Mahallesi’nde otluk alanda yangın çıktı. Ormanlık alana sıçrayan yangına havadan ve karadan müdahale devam ediyor. Yayılarak süren yangın Manisa sınırını aşarken, Uşak sınırındaki Sarıgöl ilçesinin Şeyhdavutlar köyü ve köye bağlı Demirciler’in tedbir amaçlı boşaltıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Balıkesir ve Manisa’daki yangınlar yayıldı; Manisa’da 145 ev boşaltıldı

    Balıkesir ve Manisa’daki yangınlar yayıldı; Manisa’da 145 ev boşaltıldı

    PİRHA- Balıkesir ve Manisa’daki yangınlar etkili rüzgar nedeniyle kısa sürede yayıldı. Manisa’nın 2 mahallesindeki 145 ev tedbir amacıyla boşaltıldı.

    Gün boyu Ege’nin 4 ilinde çıkan orman yangınları Aydın ve İzmir’de kontrol altına alınırken, Balıkesir ve Manisa’da müdahale sürüyor. Etkili rüzgar nedeniyle yapılan müdahaleler sonuç vermiyor.

    Balıkesir‘in Kepsut ilçesi Eşeler Mahallesi yakınındaki ziraat alanında henüz bilinmeyen bir nedenden yangın çıktı. Rüzgarın etkisiyle kısa sürede yayılan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

    MANİSA’DA 2 MAHALLE BOŞALTILDI

    Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Yağbasan ve Karasavcı Mahallerinde öğlen saatlerinde başlayan orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürüyor. Aşırı sıcak hava ve etkili rüzgar nedeniyle yangına müdahale zorlaşıyor.

    65 ev 200 kişinin yaşadığı Karasavcı Mahallesi ile 80 hanede 230 kişinin yaşadığı Yağbasan Mahallesi tedbir amacıyla tahliye edildi. Ayrıca yangına müdahale eden orman personeli E.Y. (21) ve O.E. (42) dumandan etkilendi. Yangın bölgesinde ilk müdahalesi yapılan ve hastaneye kaldırılan 2 orman personelinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Aydın‘ın Koçarlı ilçesi Satılar Mahallesi’ndeki bir evde bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Alevler bitişikteki evlere de sıçradı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve orman ekipleri sevk edildi. Ekipler yangına karadan müdahale etti. Yangında bir ev tamamen yanarak kullanılmaz hale gelirken, 3 ev ise kısmen zarar gördü. Yangın bölgesinde soğutma ve söndürme çalışmaları devam ediyor.

    Aynı saatlerde Aydın’ın Bozdoğan ilçesi Pınarlı Mahallesi’nde de yangın çıktı. Bölgeye itfaiye ve orman ekipleri sevk edilirken, 11’i metruk 13 evin kullanılamaz hale geldiği öğrenildi. Müdahale sonucu yangın kontrol altına alındı.

    İzmir’in Torbalı ilçesi Karakızlar Mahallesi’nde ormanlık alanda saat 15.00 civarında çıkan yangın yapılan müdahaleler sonucu kontrol altına alındı.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP, Ege’nin 8 ilinde önde

    CHP, Ege’nin 8 ilinde önde

    PİRHA- CHP, Ege bölgesinde tüm il belediyelerde önde olurken, AKP ve MHP’li ilçe belediyelerini de ellerinden aldı. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Ege bölgesinde tüm illerin belediye başkanlıklarını kazandı. 31 Mart 2019’da bölgede İzmir, Aydın ve Muğla’da büyükşehir belediye başkanlıklarını kazanan CHP, bu seçimde AKP ve MHP’nin kazandığı il merkezi ile büyükşehirleri de aldı.

    Resmi olmayan sonuçlara göre Denizli Büyükşehir’i AKP, Manisa Büyükşehir’i MHP’den alan CHP, Uşak ve Afyon kent merkezlerini AKP, Kütahya il merkezini ise MHP’den aldı. Bu kentlerde oylarını büyük oranda arttıran CHP aynı zamanda Manisa ve Denizli’de AKP ve MHP’li ilçe belediyelerinin de büyük çoğunluğunu kazandı.

    Öte yandan CHP İzmir’de de AKP’de bulunan Bergama, Kınık, Kiraz ve Bayındır ilçeleri ile Muğla’da Dalaman, Yatağan, Ula ve Köyceğiz ilçeleri ile MHP’li Fethiye ve Ortaca belediyelerini kazandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Özgür Özel oyunu Manisa’da kullandı: Silahlardan uzak durun

    Özgür Özel oyunu Manisa’da kullandı: Silahlardan uzak durun

    PİRHA- Manisa’da oyunu kullanan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ‘Silahlardan uzak durun” çağrısı yaptı. 

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik İlkokulu’nda oyunu kullandı. Özel, oy kullandıktan sonra açıklamalarda bulundu.

    Özel, “Değerli basın mensupları, hepinize iyi pazarlar diliyorum. Hangi siyasi partiden olursa olsun seçmenden oy isteyen herkese başarılar diliyoruz. Geçmiş dönemde şikayet ettiğimiz haksızlıklar oldu ancak çok büyük olaylar olmadan bugüne kadar geldik. Zaman zaman seçimlerde tansiyon yükselebilir. Herkese bugün sakinliğini korumaları çağrısını yapıyorum. Kazanma sevincinde, tüm vatandaşlarımıza silahlardan uzak durma çağrısı yapıyoruz. Elbette sevinç gösterileri olacaktır, bu seçimin kaybedeni olmayacaktır. Sandıkta 20 milyon, 30 milyon kişiyiz. Ama yarın 84 milyon kişiyiz. YSK’yi takip ediyoruz. Şu ana kadar bir sorun yok” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ege’de 1 Mayıs kutlamaları

    Ege’de 1 Mayıs kutlamaları

    PİRHA- Ege Bölgesi’ndeki kentlerde alanlara çıkan binlerce emekçi, sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, ekonomik krize, doğa talanına, kadın cinayetlerine karşı tepkilerini haykırarak, insanca yaşam talebinde bulundu. 

    1 Mayıs Uluslararası İşçi Mücadele ve Dayanışma Günü, Ege Bölgesi kentlerinin tamamında coşkuyla kutlandı. Kent meydanlarında yapılan kutlamalara katılan binlerce işçi 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere işaret ederek, işçi haklarını gasp edenlerden hesap soracaklarını vurguladı. Sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, ekonomik krize, doğa talanına, kadın cinayetlerine karşı tepkiler dile getirilerek, insanca yaşam talep edildi.

    MUĞLA

    Muğla 1 Mayıs Tertip Komitesi tarafından düzenlenen miting Menteşe Sosyo Kültürel Alanda gerçekleştirildi. Kitle miting için Mehmet Ali Eren Parkı’nda buluşularak, “Söyleyecek sözümüz değiştirecek gücümüz var” şiarıyla miting alanına yürüyüş gerçekleştirildi. Sendika ve siyasi partilerin yanı sıra Deştin ve Akbelen direnişçileri ile kentte bulunan kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları, ekoloji hareketleri, Alevi dernekleri, insan hakları savunucuları katıldı. Mitingde “Bu devran bitecek, iktidar hesap verecek”, “Gezi’ye, emeğimize ve mesleğimize sahip çıkıyoruz”, “Sana söz geliyoruz”, “1 Mayıs emek ve dayanışma günümüz kutlu olsun” dövizleri ile birlikte “Özgür ve eşit bir yaşam kuracağız”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Yeniden kuracağız bu ülkeyi”, “Çimento fabrikasına hayır” pankartları taşındı.

    Mitingde “Bıjî yek gulan”, “Jın, jiyan, azadi”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” “Zam zulüm işkence işte AKP”, “Üreten biziz yöneten de biz olacağız”, “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “Deştin Çayı özgür akacak”, “Havama, suyumu, toprağıma dokunma”, “Siyasi tutsaklara özgürlük”, “Emek bizim gelecek bizim” sloganları atıldı.

    “BİZİM ZAMANIMIZ OLACAK”

    Tertip komitesi adına DİSK Genel-İş Muğla 2 No’lu Şube Başkanı Yücel Avcı ve 2 No’lu Şube Yöneticisi Yeliz Karadağ konuştu. Kapitalizmin yaşamın her alanını yok ettiği kaydedilen açıklamada, “Halk işe, ekmeğe insanca yaşama olduğu kadar demokrasiye adalete de aç. Hakkını arayan herkes bu düzenin hukuk dışı zorbalıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Bu düzenin mağdur ettiği cinsiyetçilik, mezhepçilik ve halk düşmanı tutumlarla ülkemizi geri dönüşü olmayan bir yere götürdüler. Artık her evde bir işsiz var. Artık emeğimizin hakkını alacağımız günleri göreceğimizin zamanı. Tarihi bir zamandan geçiyoruz. Artık bizim zamanımız olacak” ifadeleri yer aldı.

    MANİSA 

    Manisa Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Mayıs’ı Lale Meydanı’nda kutladı. Sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri, Yeşil Sol Parti milletvekili adayları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Şelale Plaza önünden Lale Meydanına kadar yürüyüş gerçekleştiren kitle, “Yaşasın 1 Mayıs pankartı” pankartı taşırken sık sık, “Diren direne kazanacağız”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Jin jîyan azadi” sloganları atıldı. Lale Meydanına gelen kitle yaptıkları basın açıklaması ile 1 Mayıs’ı kutladı. Açıklamayı Emek ve Demokrasi Platformu adına Eğitim Sen Şube Başkanı İsmail Şenol okudu.

    Eşitlik özgürlük, barış ve demokrasi için artık yeter dediklerini belirten Şenol, bu düzenin değişeceğini söyledi. Şenol, “Bu karanlığı işçi sınıfı, emekçiler, emekliler, kadınlar, gençler, Aleviler, farklılıkları, kimlikleri yok sayılanlar değiştirecek. Bizleri karanlıktan çıkaracak olan işte bu 1 Mayıs meydanlarında açığa çıkan iradedir” dedi.

    AYDIN

    Aydın Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Mayıs’ı Aydın Kent Meydanı’nda kutladı. Taş Köprüde bir araya gelen yurttaşlar Kent Meydanı’na kadar yürüyüş düzenledi. Yurttaşlar sık sık “Jin jiyan azadî”, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” ve “Umut Yeşil Sol” sloganları atıldı.

    Kent Meydanı’nda devrim şehitleri adına yapılan saygı duruşunun Aydın Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan DİSK Genel-İş Aydın Şube Başkanı Sibel Özhan, “Yılın 365 günü ezilen, sömürülen, horlanan, yok sayılan milyonlar 1 Mayıs alanlarında dünyanın dört bir yanında taleplerimiz ve umutlarımız için omuz omuzayız. Bugün dünyanın dört bir yanında hakları için, adalet için, demokrasi için, barış için mücadele eden işçiler, emekçiler, gençler, kadınlar seslerini 1 Mayıs alanlarında buluşturuyor. 1 Mayıs alanlarında yüzümüzü birbirimize ve dünya işçi sınıfına yüzünü dönüyoruz” dedi.

    DİDİM

    Didim’de 1 Mayıs, Kent Meydanında kutlandı. Emek ve Demokrasi Platformuna bağlı, siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı kutlamalara DİSK Genel İş’e bağlı işçiler de katıldı. Müzik ve bando eşliğinde Cumhuriyet Caddesi üzerinden başlayan 1 Mayıs Korteji, Atatürk Bulvarı üzerinden devam ederek meydanda sona erdi. Yürüyüşte siyasi sloganlar da atıldı.

    1 Mayıs kutlamaları kapsamında Eğitim Sen Didim Temsilcisi, komite adına 1 Mayıs basın açıklamasını okundu. Ardından Didim Cemevi üyelerinin yer aldığı ekip şarkılar seslendirirken alandakiler halaylar çekti. Kutlamalar kapsamında Emniyet güçlerinin geniş güvenlik önlemi aldığı görüldü.

    BALIKESİR

    Balıkesir 1 Mayıs Birlik-Mücadele ve Dayanışma Günü Tertip Komitesi de, Balıkesir kent merkezinde Kuvayi Milliye Meydanı’nda 1 Mayıs mitingi gerçekleştirdi. İşçi, memur sendikaları, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, odalar, dernekler ve emek örgütlerinin katılımıyla kutlanan miting için Bahçelievler Mahallesi’nde toplanan kitle buradan meydana yürüyüş gerçekleştirdi. Mitingde TÜRK-İŞ, KESK, EĞİTİM-İŞ, Balıkesir Barosu ve Akademik Odalar Birliği temsilcilerinin konuşmaların ardından türküler eşliğinde halaylar çekildi.

    Balıkesir Bandırma ilçesinde de İstanbul Deniz Otobüsü (İDO) iskelesi önünde toplanan emekçiler, Cumhuriyet Caddesi üzerinden yürüyüş gerçekleştirdi. Sloganlar eşliğinde ve pankartlarla gerçekleşen yürüyüş sonunda kurumlar adına Bandırma Emek Platformu Dönem Sözcüsü ve Petrol İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Tuncay Topuz yaptı.

    Konuşmanın ardından çalınan ezgiler eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

    UŞAK VE AFYON

    Öte yandan Ege’nin diğer kentlerinde de 1 Mayıs mitingleri düzenlendi. Uşak’ta belediyenin eski hizmet binası önünde toplanan sendika ve siyasi parti üyeleri, İsmet Paşa Caddesi’nden mitingin yapıldığı 15 Temmuz Şehitleri Meydanı’na yürüdü. Afyon’da ise Zafer Meydanında bir araya gelen sendika ve siyasi partiler, taleplerini içerin pankartlar ve sloganlarla 1 Mayıs’ı kutladı.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Sanayi kuşatmasındaki Alevi köyü Çepnidere kanserle boğuşuyor-VİDEO

    Sanayi kuşatmasındaki Alevi köyü Çepnidere kanserle boğuşuyor-VİDEO

    PİRHA- Manisa Turgutlu’ya bağlı Çepnidere Köyü çevresini kuşatan sanayi kuruluşlarının sulara döktüğü atıklar ve saldığı zehirli gazlar sonucu birçok kişi kanser. Köydeki ölümlerin yüzde 90’ı kanser hastalığından. Köylüler, “Alevi köyü olduğumuz için kıllarını kıpırdatmıyorlar, zehir soluyoruz” diyerek duruma isyan ediyorlar.

    Manisa Turgutlu’ya bağı Alevi köyü Çepnidere tarım ve hayvancılıkla uğraşırken, 2000’li yıllarda zehir saçan sanayi tesislerinin hedefi haline geldi. ‘Verimsiz arazi’ olduğu gerekçesiyle istimlak edilen ve arazileri ellerinden zorla alınan köylülerin neredeyse ekecekleri bahçeleri bile kalmamış. Verimsiz arazinin aksine topraklarının bölgenin en verimli arazileri olduğunu söyleyen Çepnidere köylüleri şimdi ise ekecek bir avuç bahçe bulmakta zorlanıyor.

    Kimyasal gübre, kemik külü, çimento, plastik ambalaj, seramik, tarım ilaçları gibi sektörlerin köy civarındaki organize sanayi bölgesine gelmesiyle Çepnidere köyü adeta zehir kuşatması altında. Ağır kokunun yayıldığı köyde, filtre takılmadığı için havada uçuşan zehirli partiküller adeta kar örtüsü gibi köyü kaplamış durumda.

    ÇEPNİDERE KÖYLÜLERİ SESLERİNİ DUYURAMIYOR

    Fabrikaların kiminin bacasından, kiminin çatısından sürekli zehirli dumanlar yükseliyor. Köy civarındaki Nif Çayı’na atılan veya boşaltılan kimyasal atıklar yüzünden bitki örtüsü ve hayvanlar zarar görmüş durumda. Zehirli atıkların aktığı Nif Çayı’nın suyu ile bahçelerini sulamak zorunda kalan köylüler havadan yetmezmiş gibi topraktan da zehir yemeye başlamış. Organize sanayi bölgesinin adeta köyü kuşatma altına almasıyla köyde kanser ve astım gibi hastalıklar en üst düzeye çıkmış durumda.

    Köyde bulunan birçok yaşlı, kanser hastalığına yakalanmış durumda ve 70 yaşını göremiyor. Gençler ise hem tarım yapacak arazinin olmayışı hem de kanser vakalarının artması nedeniyle köyü terk ederek büyük şehirlere göç etmiş. Gidecek başka toprakları olmayan ve maneviyatları bu köyde olan yaşlılar ise adeta ölümü bekler durumda. Onca eylem, yol kapatma, dilekçe ve çağrılara rağmen seslerini duyuramayan Çepnidere köylüleri çözüm bekliyor.

    “ARSALAR ZORLA İSTİMLAKLA ELİMİZDEN ALINDI”

    Köy sakinlerinden Rıza Karayel, devlet tarafından ‘işlenmez arazi’ olarak gösterilen verimli arazilerinin istimlak ile ellerinden alındığını söyleyerek, “Kendimizi bildik bileli çiftçilik, hayvancılıkla uğraşan bir bölgeydik. 20 sene önce arazilerimiz kırsal işlenmez arazi olarak gösterilmiş. Aksine toprağımız çok bereketliydi, üzüm bağlarıydı. Manisa Büyükşehir Belediyesi de işlenmez arazi diyerek sanayi bu tarafa yönlendirdi. Satmak istemedik ama zorla istimlak ile araziler elimizden alındı. Kurulan sanayilerle hastalık yayıldı. Köyde 70 yaşını gören yok. Gençler köyü terk etmeye başladı. Ağaçlarımız dahi kurumaya başladı. Fabrikalar filtreler takmıyor. Gübre, kemik tozu, seramik, plastik ambalaj gibi fabrikalar var” dedi.

    “ALEVİ KÖYÜ DİYE KILLARINI KIPIRDATMADILAR”

    Köylerindeki ekolojik tahribata karşı tüm çabalarının Alevi köyü olmalarından kaynaklı görülmediğini ifade eden Karayel, “Köy resmen abluka altında. Temiz hava alamıyoruz. 70 yaşını görebileceğimizi umut etmiyoruz. Eskiden yaşlılar 100 yaşını görürdü. Ölümlerin büyük sebebi ise kanser hastalığından kaynaklı. Valiliğe, kaymakamlığa, sanayi odasına verdiğimiz dilekçeler cevapsız kaldı. Ankara yolunu dahi kapattık ama engel olamadık. Alevi köyü olduğumuzu bildikleri için kıllarını dahi kıpırdatmadılar, destek olmadılar. Verimli arazilerimiz vardı, ekmeğimizi kazanıyorduk. Sonuç olarak köyümüz boşaltıldı” şeklinde konuştu.

    “SUYUMUZ ZEHİRLENDİ, BAHÇELERİMİZDEN ZEHİR YİYORUZ”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Çepnidere Şube Başkanı Hamza Karayel ise köydeki ölümlerin yüzde 90’ının kanser kaynaklı olduğuna işaret etti.

    Köylerindeki Nif Çayı’na zehirli fabrika atıkları bırakıldığını ve bu su ile bahçelerini sulamak zorunda kaldıklarını dile getiren Karayel, ‘Yediğimiz ürünler de zehirli’ diyerek şunları söyledi:

    “İstimlak adı altında köye temiz sanayi olarak girdiler. Temizliği de kalmadı. Sanayinin getirdiği tozdan, kirlilikten, artıktan köy halkının çoğu hastalandı. 70 yaşında çok nadir bulunuyor. Diğer köylerde 100 yaşına kadar yaşayan insanlar var. Arazilerimiz hep tütündü ve kota getirildi. Kotadan kaynaklı köylü kazanamayınca tütün ekmeyi bıraktı. Düşük fiyata arazilerimiz istimlak edildi ve köylü teslim oldu. Sanayinin kirlilik getireceğini kimse tahmin etmiyordu. Ölümlerin yüzde 90’ı kanser hastalığından. Bunun sebebi de hava kirliliği, toz, sanayi atıkları. Artık çaremiz kalmadı. Fabrika bacalarındaki filtreler gece açılıyor. Yakınımızda Gediz nehri, Nif Çayı var, siyah mikrop akıyor. Tarım yapamaz duruma geldik. Bahçelerimiz bu kirli su ile sulanıyor. Yediğimiz ürünler bile zehirli. Bu zehirli duman ve suyun denetim altına alınması lazım.”

    “KÖY HAPİS DURUMDA, GENÇLER KÖYÜ TERKETTİ”

    İki büyük organize sanayi içerisinde köylerinin hapis kaldığını söyleyen Mutlu Karayel, genç nüfusun köyü terk etmek zorunda kaldığına işaret ederek, “Köy adeta kirli hava soluyor. Ağır bir koku var. Arazilerimiz elimizden alınınca genç nüfus fabrikalarda çalışmaya başladı. Sıkıntılarımız büyük. Köyü örgütlenmeyi çalıştık ama fabrikaların önüne geçemedik. Bir şey yapamaz hale geldik. Biraz da duyarsız kaldık. Geri çekilmek zorunda kaldık. Dumanlı fabrikalar ve kirli hava salan fabrikaların kontrol altına alınması lazım. Köy iki organize sanayi arasında hapis kalmış durumda. Biz burada üvey evlat gibiyiz. Siyasiler ancak oy zamanı bu köye gelir, ama sorunu ile asla muhatap olmazlar” ifadelerini kullandı.

    “HASTALIKTAN KÖY BOŞALIYOR”

    Çepnidere köyünden Ali Karayel de köylerinin boşalmak üzere olduğunu kaydederek, “İmzalar topladık, yürüyüşler yaptık. Hatta Ankara yolunu kapattık. Ama müdahale edildi. Yine de bu fabrikaların buraya girmesini engelleyemedik. Araziler devlet tarafından köylülerden alınarak istimlak edildi. Fabrika yapılacağını bilmiyorduk, yoksa asla arsalarımızı vermezdik. Şimdi köyün her tarafı sanayi oldu. Hastalıktan kaynaklı birkaç seneye köy boşalacak. Bir türlü baş edemedik” diye konuştu.

    Ersin ÖZGÜL-Rohat EMEKÇİ/İZMİR

  • HDP’li Bülbül, Manisa’daki Alevi köylerinde ‘Alevilere eşit yurttaşlık hakkı’nı anlattı

    HDP’li Bülbül, Manisa’daki Alevi köylerinde ‘Alevilere eşit yurttaşlık hakkı’nı anlattı

    PİRHA- HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyası kapsamında Manisa’da bulunan Malatyalılar Derneği, Çepnidere ve Çepnibektaş köylerini ziyaret etti.

    Halkların Demokratik Partisi Alevi Masası tarafından hazırlanan “Alevilere eşit yurttaşlık hakkı” kitapçığının içeriği topluma anlatılmaya devam ediliyor. Başlatılan kampanya kapsamında  yurttaşlarla bir araya gelen HDP Milletvekili Kemal Bülbül’ün yeni durağı Manisa merkezde bulunan Malatyalılar Derneği, Turgutlu ilçesinde bulunan Çepnidere ve Çepnibektaş köyleri oldu.

    HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Malatyalılar Derneği, Çepnidere ve Çepnibektaş köylerine ziyarette bulundu. Ziyaretlerde HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu-Alevi Masası öncülüğünde yürütülen eşit yurttaşlık hakkı kampanyası anlatıldı.

    PİRHA/MANİSA

  • Bülbül, Manisa’da ‘Alevilere eşit yurttaşlık hakkı’ kampanyasını anlattı

    Bülbül, Manisa’da ‘Alevilere eşit yurttaşlık hakkı’ kampanyasını anlattı

    PİRHA- HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “Alevilere Eşit Yurttaşlık Kakkı” kampanyası dahilinde Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Akhisar Şube Cemevini ziyaret etti.

    Halkların Demokratik Partisi Alevi Masası tarafından hazırlanan “Alevilere eşit yurttaşlık hakkı” kitapçığının içeriği topluma anlatılmaya devam ediliyor. Başlatılan kampanya dahilinde yurttaşlarla bir araya gelen partililerin yeni durağı Alevi Kültür Dernekleri Manisa Akhisar Şubesi oldu.

    HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Manisa’ya bağlı Akhisar AKD Cemevine ziyarette bulundu. Ziyaretlerde HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu-Alevi Masası öncülüğünde yürütülen eşit yurttaşlık hakkı kampanyasını anlatıldı.

    PİRHA/MANİSA