Etiket: mardef

  • Almanya’da 1. Maraş Festivali-Depremle Dayanışma etkinliği yapıldı

    Almanya’da 1. Maraş Festivali-Depremle Dayanışma etkinliği yapıldı

    PİRHA-1. Maraş Festivali-Depremle Dayanışma etkinliği başladı. Etkinliğe Avrupa’nın farklı kentlerinde yaşayan binlerce insan katıldı.

    Festivalde köy dernekleri de stand açarak yöresel yemeklerini sergiledi. Aynı zamanda Maraşlı yazarların kitaplarının bulunduğu stanlarda festival kapsamında yer aldı.

    Almanya’nın Leverkusen kentinde Ostemann-Arena’da gerçekleşen festival depremde yaşamını yitirenler için saygı duruşu ile başladı.

    Zeynep Enhas ve Ali Haydar Berkpınar’ın sunuculuğunu yaptığı Festivalde ilk olarak Serhat Med ve Hozan Sefkan tarafından yapılan deprem ağıdı ile başladı.

    Ardından Mardef Eşbaşkanları Mehmet Üstek ve Hatice Sonzamancı sahneye çıktı. Sahneye aynı zamanda onlarca köy derneğin başkanları da yer aldı.

    Hatice Sonzamancı festivale katılımcılara teşekkür ederken, Mehmet Üstek tüm köy derneklerinin bir arada bulunmasının önemine dikkat çekti.

    Depremin ardından hala insanların kendilerine gelemediğini belirten Üstek, depremle dayanışma çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.

    Ardından yöre dernekleri tek tek söz alarak kısa birer konuşma yaptı.

    Pazarcık Belediye Başkanı Haydar İkizer, deprem sonrası yaşananları aktardı. İkizer, “30 Mart’tan önce Pazarcık’ta depremden dolayı bir yas havası vardı. Fakat 31 Mart’tan sonra bu atmosfer değişti.Vatandaşlarımıza toplanan yardımlar AKP tarafından seçimde , seçim yatırımı olarak dağıtıldı. Pazarcık’ı almak için muazzam paralar dağıttılar. Bizim halkımız ancak bu gidişe son dedi. Biz 31 Mart seçimlerini halkımız sayesinde aldı. Depremin ardından durumumuz çok kötü. Burada bulunan halkımız bizi yalnız bırakmasınlar. Gençlerimize istihdam alanı yaratmak, yatırım yapmak gerekiyor“ dedi.

    Daha sonra sahneye Kılomê Maraşe çıkarak Maraş türkülerini seslendirdi.

    HDP eski milletvekili Fatma Kurtulan yaptığı konuşmada,  ekolojik talan, yörenin demografik yapısını değiştirme, katliamlara karşı halkın mücadelesini bugüne kadar getirdiğini söyledi.

    Kurtulan, “Deprem felaketiyle yeniden bir trajedi yaşadık. Kimi konuşmacılar , “devlet gidemedi“ diyor. Gidemedi başka birşey, gitmedi başka. Orada devlet yoktu, planlı şekilde yardımları organize etmedi. Depremin hemen ardından bölgeye gittik. Orada enkaz altında insan sesleri duyduk. Bangır bangır bağırarak, donarak insanlar can verdi. Hala depremin yaraları sarılmadı. Yaptıkları konutları vatandaşların rızalığı alınmadan yapılıyor. Hala hak arama mücadelesi devam ediyor“ ifadelerini kullandı.

    Kurtulan ayrıca, “ Eğer kayyumlar atanmasaydı, arama çalışmalarında daha iyi organize olabilirdik. Silopi Belediyesi haftalarca orada kaldı“ diye belirtti.

    Ozan Emekçi seslendirdiği eserlerle kitleyi coşturdu.

    Ardından Nurhak Belediye Başkanı İlhami Bozan konuşmak üzere sahneye çıktı.  Bozan, istihdama dayalı çalışmalar yapmak gerektiğini belirtti. “Bütün kurumlarımıza bu temelde sahip çıkacağız. Çevreye doğaya zarar vermeden gerçekleştirilecek her çalışma, oraya hizmet olacaktır. Maraş’ın her noktasını birlikte ayağa kaldıralım diyorum“ ifadelerini kullandı.

    Leverkusen Belediye Başkanı Uwe Richrath da bir konuşma yaptı. Richrath depremin ardından bir yıl geçtiğine dikkat çekti, deprem bölgeleri ile dayanışma amacıyla ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Bir arada barış içinde yaşamak için, demokrasi için dünyada da bir mücadele gerektiğini ifade etti.

    Leverkusen Yabancılar Meclisi Başkanı Sam Kofi Niyantakyi ise, halkı Türkçe ve Kürtçe selamladı. “Burada Leverkusen olarak bir arada olma duygusunu katmak amacıyla geldik. Birarada yaşamanın koşullarını oluşturmak, dayanışmak bizim görevimiz, bunu sorumluluğumuzun bir parçası olarak alıyoruz“ diye kaydetti.

    Konuşmaların ardından Hüseyin Mendeş sahne alarak klamlarını seslendirdi.

    AK-EL Vakfı Başkanı Mustafa Şahin yaptıkları çalışmalara değindi. Yerel örgütlenmelerin siyasal örgütlenmelerin önünde engel olmadığını, yörenin dernekleri , vakıfları ile bir arada çalışmanın mücadelesini yürüttüklerini kaydetti. Örgütlü toplum olmanın gerekliliğini göz önünde bulundurarak, özellikle depremden sonra bunun önemini bir kez daha kavradıklarını söyledi. Hatay’dan Adıyaman’a bütün deprem bölgelerine ulaşmaya çalıştıklarını , özellikle bölge kadınlarına ulaşarak, dayanışmada bulunduklarını kaydetti. Şahin ayrıca, MARDEF gibi kurumlarla dayanışma içerisinde çalışmalarına devam ettiklerini belirtti.

    Narlı Cemevi Başkanı Tahir Ortaç ise depremin ilk gününden itibaren MARDEF’in büyük katkılarının olduğunu kaydederek, “ AFAD’ın, devletin, Kızılay’ın olmadığı yerde onların görevlerini MARDEF üstlendi“ dedi.

    Ortaç’ın ardından FEDA Eşbaşkanı Demir Çelik söz aldı. Reya Haq inancını paylaşan, MARDEF’e teşekkür etti, „“Bizi biz yapan değerlerimizdir. Ne kral, ne şah tanımışız. Bizi depremin afetiyle soykırıma uğratmaya çalışanlara karşın direndiniz. Elinize yüreğinize sağlık. Katliamcı devlet, ekonomisinden sosyal politikalarına kadar sınıfta kaldı. Kentler doğal, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmanın hayat bulduğu kentler inşa edilmeli. Biz Xızır’ın himmeti, canların dayanışması ile orada inşamızı yapacağız “ dedi.

    Ardından sanatçı Meral  koçgiri türkülerini seslendirdi.

    Avukat İbrahim Sinemillioğlu ise bölgeye yatırım yapılması gerektiğini, istihdam alanı yaratmanın önemine dikkat çekti.

    Adile Yargı ve Ulaş Özdemir birlikte sahne alarak klamlar seslendirdi.

    AABF yönetim Kurulu Üyesi Enver Uzungeliş, 6 Şubat depreminde yaşamını yitirenleri andı. Depremin ardından bölgeyi ziyaret ederek yardım çalışmalarına dahil olduklarını söyledi. Cemevlerinin her zaman açık olmasının, yardım çalışmaları sırasında ne kadar önemli olduğuna dikkat çekti.

    Ardından sanatçı Cengiz Aslan sahne aldı.

    Avukat Mehmet Horuş ise deprem bölgelerinde kalker ve çimento hammaddesi çıkarmak amacıyla yapılan çevre katliamlarına işaret etti.

    Festivalde son olarak Ali Sizer ve Cemo Doğan sahne alarak deyişler seslendirdi.

    PİRHA-ALMANYA/LEVERKUSEN

     

  • 1. Maraş festivali bünyesinde Dem-i Muhabbet gerçekleşti-VİDEO

    1. Maraş festivali bünyesinde Dem-i Muhabbet gerçekleşti-VİDEO

    PİRHA- 1.Maraş Festivali’nin ilk gününde Dünden Bugüne Maraş panelinin ardından Dem-i  Muhabbet gerçekleşti.

    Muhabbete Şükrü Yıldız, Ali Sizer, Ulaş Özdemir, Cemo Doğan , Zeynep Enhas katıldı.

    Şükrü yıldız Maraş Kurmancisinin şairin ve şiirin lehçesi olduğunu söyledi, “ Bir çok sanatçı o yörenin eserlerini okudu, ama hiçbir sanatçı bizim ağzımızla okumadı. Maraşın kurmancisi aleviliğin Kurmancisidir. Onu önemsemezsiniz Aleviliğini kabul etmezsiniz” dedi.

    Ali Sizer ise , “Bizim yolumuzun çırası Kızılbaşlık yolunun çırasıdır. Dem muhabbetlerimizde sabit bir mekanımız yoktur, cem tutacağımız her yer bizim için mekandır, kızılbaşlık hakkın dilidir” diye konuştu.

    Ulaş Özdemir ise , “Kültürümüzü aşığın ozanın elden ele dilden dile getirdiği bir coğrafyadan geliyoruz. Bunu da aşıklar sadıklar bugüne taşıdılar. Hepimiz bu hakikat yolunda birer yolcuyuz. Ne mutlu bu aşkı taşıyabilene” ifadelerini kullandı.

    Cemo Doğan da yaptığı konuşmada Maraşlıların böyle bir konseptle bir araya gelmelerinin önemine dikkat çekti. “Hayallerimiz deprem vesilesiyle sekteye uğradı. Bu anlamda kurumlarımıza önemli görevler düşüyor. Maraşlılar kendi bölgelerine duyarlılıkla önemli bir rol oynayabilirler. Depremden dolayı coğrafyamızın büyük bir ilgiye ihtiyacı var” dedi.

    Zeynep Enhas eski dönemlerde yapılan Dem-i Muhabbetlere işaret etti, “Dem i muhabbetleri babamdan aldığım feyzle biliyoruz. Her zaman muhabbetler pir ocağında, köy evlerinde yapılırdı. Pir ile talibin bir araya gelmesiyle gerçekleştirilirdi. Gençlerimiz maalesef bu kültürü bilmiyor” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından deyişler söylendi, semaha duruldu.

    PİRHA/ALMANYA

  • MARDEF, Almanya’da kültür-sanat kampı yaptı-VİDEO

    MARDEF, Almanya’da kültür-sanat kampı yaptı-VİDEO

    PİRHA-MARDEF, Almanya’nın Netphen kentinde kültür-sanat kampı yaptı. Kamptan çok olumlu sonuçlar aldıklarını belirten sanatçılar, “Toplantılar düzenleyip, fikir alışverişinde bulunduk. İlerleyen süreçte daha güzel çalışmalar yapacağız” dedi.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF), Almanya’nın Netphen kentinde kültür-sanat kampı düzenledi.
    Kampta Maraşlı sanatçılar birlikte yapılacak çalışmalar üzerine tartışmalar yürüttü. Kültür ve sanat kampının ardından 19-21 Nisan tarihleri arasında gençlik kampı da yapılacak.

    Kampa katılan sanatçılar, gerçekleştirilen kültür-sanat kampı hakkındaki düşünlerini anlattı.

    “İLERLEYEN SÜREÇTE DAHA GÜZEL ÇALIŞMALAR YAPACAĞIZ”

    Reşo Zelal, “Toplantılar düzenleyip, fikir alışverişinde bulunduk. İlerleyen süreçte daha güzel çalışmalar yapacağız” dedi.

    Tarihsel ve kültürel hafızayı yansıtan bir çalışma yürüttüklerini belirten Ali Haydar Berkpınar, “Dilimizi ve kültürümüzü çok iyi tanıtan arkadaşlarla bir araya geldik. Yaptığımız çalışmadan dolayı çok umutlandım çalışmalarımızın devamı gelecek” diye ifade etti.

    “KAMPTAN ÇOK OLUMLU SONUÇLAR ALDIK”

    Kamptan çok olumlu sonuçlar aldıklarını vurgulayan Salman Kolo ise “Sanatçı arkadaşlarımızla beraber fikir alıverişinde bulunduk. Çok önemli kararlar aldık ve ilerleyen zamanlarda aldığımız kararları paylaşacağız. Gelecekteki kamplara katılması için sanatçı dostlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Bütün gençlerimizi de düzenleyeceğimiz gençlik kampına bekliyoruz” diye belirtti.

    Süleyman Tank da “Çok güzel bir atmosfer vardı. Çok güzel kararlar aldık. Katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Hep birlikte kültürümüze yönelik çalışmalar yapalım” dedi.

    Gökhan Taş ise “Birçok konuda tartışmalar yaptık ve ileride güzel şeyler olacağına inanıyorum” ifadesini kullandı.

    PİRHA/ALMANYA

  • Almanya’nın Köln kentinde depremde Hakk’a yürüyenler anıldı-VİDEO

    Almanya’nın Köln kentinde depremde Hakk’a yürüyenler anıldı-VİDEO

    PİRHA- 6 Şubat depremlerinde Hakk’a yürüyenler Almanya’nın Köln kentinde anıldı. Anmada, toplumun dayanışma ve yardımlaşma ruhunu bir arada tutarak, depremin olumsuz etkilerini en aza indirmek için çalışmaya devam edilmesi çağrısı öne çıktı.

    Almanya’nın Köln kentinde bulunan Şato Düğün Salonunda 6 Şubat depremlerinde Hakk’a yürüyenler için anma yapıldı. Yapılan anmaya depremde yaşamını yitirenlerin yakınları, MARDEF, FEDA,AABF temsilcilerinin yanısıra çok sayıda kişi katıldı.
    Salman Ökmen ve Selda Torunoğlu’nun modaretörlüğünü yaptığı anma çerağların uyandırılması ile başladı. Pir Ahmet Karabulut, Pir Selahattin Göktürk, Pir Mehmet Erdoğan sırasıyla birer konuşma yaparak deprem sonrası yaşanan sorunlara dikkat çekti, dayanışmanın anlamını vurguladı. Okunan gulbangın anında çerağlar uyandırıldı.
    Ardından MARDEF yönetim kurulu üyesi Hasan Alcı konuştu. Alcı, deprem sonrası Maraş’a gittiğini belirterek gözlemlerini aktardı.
    Ardından MARDEF kadın meclisi temsilcisi Fatma Dapar Yakıt söz aldı. Yakıt MARDEF açıklamasını okudu. 6 Şubat’ta devletin enkaz altında kaldığına vurgu yapılan açıklama şu ifadelere yer verildi:
    “Bugün, geçmişte yaşadığımız acıları hatırlayarak, birbirimize olan sorumluluğumuzu bir kez daha kavramalıyız. Depremde zarar gören yerleşim alanlarındaki insanların yeniden ayağa kalkma mücadelesine tanıklık ederken, onların azmi ve kararlılığı bizi umutlandırıyor. Unutmayalım ki, birlikte hareket etmek, zorlukların üstesinden gelmenin anahtarıdır. Depremin etkilediği bölgelerde yaşayan insanlara destek olmak, onların yeniden inşa süreçlerine katkıda bulunmak için elimizden geleni yapmalıyız. Toplumumuzun dayanışma ve yardımlaşma ruhunu bir arada tutarak, depremin olumsuz etkilerini en aza indirmek için çalışmaya devam etmeliyiz. MARDEF olarak, birlikte daha güçlüyüz ve bu birliktelikle gelecekteki zorlukların üstesinden geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyoruz.”

    Yakıt’ın ardından FEDA Eşbaşkanı Huri Kabayel söz aldı. Kabayel yaşanan acının tarifsiz olduğunu ifade ederek, devletin yardımlara el koyduğunu, el koydukları yardımları kendi yardımları gibi dağıttığını söyledi.
    Alevilere yönelik yıllardır katliam politikalarının uygulandığını kaydeden Kabayel bu politikaları başaramayacaklarını dile getirdi.
    Koçgirilerin ağırlıklı bulunduğu Bergisch Gladbach Eğitim ve Kültür Merkezi temsilcisi Kemal Yıldız, deprem bölgesine giderek ayrımcı politikalara bizzat şahitlik yaptığını söyledi. Devletin bu zihniyetini kınadığını ifade eden Yıldız, bölgeyi sahiplenme çağrısı yaptı.
    Kürt Kültür Merkezi’nden Şükrü Töre ise, deprem bölgelerinde örgütlülüğün önemine vurgu yaptı. Bu örgütlülüğün yardım organizesinde ne kadar yararlı olduğunu kaydetti.

    Konuşmaların ardından sinevizyon gösterildi. Anma etkinliğinde son olarak lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ALMANYA

  • MARDEF: 6 Şubat’ta devlet depremin enkazı altında kaldı

    MARDEF: 6 Şubat’ta devlet depremin enkazı altında kaldı

    PİRHA- MARDEF Yönetim Kurulu, 6 Şubat Depreminin birinci yıl dönümünde bir mesaj yayınladı. Açıklamada, “6 Şubat’ta devlet bu depremin enkazı altında kaldı. Özellikle hayat kurtarmak için dakikaların sayıldığı o günlerde mahallelerimizde, köylerimizde devleti görmedik. Bundan dolayıdır ki birçok insanımız soğukta enkazın altında kalarak yaşamını yitirdi” denildi.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) Yönetim Kurulu, 6 Şubat Depreminin yıl dönümüyle ilgili bir mesaj yayınladı. “6 Şubat 2023 tarihinde yüreklerimizi sarsan depremin 1. yıl dönümünde, yaşadığımız acıyı bir kez daha paylaşmanın hüznü içindeyiz” denilen açıklama şöyle:

    “O GÜNLERDE DEVLETİ GÖRMEDİK”

    “Bu yıl dönümünde üzücü bir gerçekliği de hatırlatmak zorundayız: 6 Şubat’ta aslında devlet bu depremin enkazı altında kaldı. Özellikle hayat kurtarmak için dakikaların sayıldığı o günlerde mahallelerimizde, köylerimizde devleti görmedik. Bundan dolayıdır ki birçok insanımız soğukta enkazın altında kalarak yaşamını yitirdi.

    Bu nokta da şu soruyu sormak gerekiyor: Biz, daha doğrusu sizler olmasaydınız; örgütlü gücümüz, derneklerimiz, kurumlarımız olmasaydı ne olurdu? Bu anlamıyla bu zorlu süreçte birbirimize destek olmanın ve güçlenmenin, toplumsal dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

    “BİRLİKTE HAREKET ETMEK ZORLUKLARIN ÜSTESİNDEN GELMENİN ANAHTARIDIR”

    Bugün, geçmişte yaşadığımız acıları hatırlayarak, birbirimize olan sorumluluğumuzu bir kez daha kavramalıyız. Depremde zarar gören yerleşim alanlarındaki insanların yeniden ayağa kalkma mücadelesine tanıklık ederken, onların azmi ve kararlılığı bizi umutlandırıyor. Unutmayalım ki, birlikte hareket etmek, zorlukların üstesinden gelmenin anahtarıdır. Depremin etkilediği bölgelerde yaşayan insanlara destek olmak, onların yeniden inşa süreçlerine katkıda bulunmak için elimizden geleni yapmalıyız.

    “BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ, BİRBİRİMİZE DAHA YAKINIZ”

    Toplumumuzun dayanışma ve yardımlaşma ruhunu bir arada tutarak, depremin olumsuz etkilerini en aza indirmek için çalışmaya devam etmeliyiz. MARDEF olarak, birlikte daha güçlüyüz ve bu birliktelikle gelecekteki zorlukların üstesinden geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyoruz.

    Birlikte daha güçlüyüz, birbirimize daha yakınız.

    Bu anma mesajı, sadece bir hatırlatma değil, aynı zamanda birbirimize olan bağlılığımızın ve güçlü dayanışma duygularımızın bir ifadesidir. MARDEF ailesi olarak, yaşanan zorlu süreçlerde bir araya gelip birbirimize destek olma kararlılığımızı yineleyerek, depremin birinci yıl dönümünde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, hayatta kalanlara ise güç ve umut diliyoruz.”

    6 ŞUBAT DEPREMİ ANMA ETKİNLİKLERİ:

    Depremin 1. yıl dönümünde, Avrupa ve Türkiye genelinde düzenlenecek anma etkinlikleri de şunlardır:

    Anmalar çoğu yerde Merkezi yapılmaktadır. Bunun dışında da çoğu köy veyahut dernek yerelde de benzer etkinlikler düzenlemektedir:

    Avrupa:

    –  04.02.2024 Saat 13:00-16:00, Grand Palast Lengnau, Weststrasse 3, 5426 Lengnau /İsviçre

    –  06.02.2024 Saat: 17:00-18:00, Brandenburg Tor, Berlin / Almanya

    –  11.02.2024 Saat: 10:00 Düğün Salonu Köln Kalk, Wipperfürter Str. 33-35, 51103 Köln / Almanya

    –  11.02.2024 Saat: 13:00, Maxon Derneği ve Villingen Schwenningen Cemevi, Gewerbe Str. 9, 78054 Villingen-Schwenningen / Almanya

    –  18.02.2024 Saat: 13:00, Forsthofstr. 36, 90461 Nürnberg

    Türkiye

    –  06.02.2024 Saat: 12:00, Narlı Cemevi, Pazarcık / Kahramanmaraş

    –  06.02.2024 Saat: 12:00, Elbistan Cemevi, Elbistan / Kahramanmaraş

    –  06.02.2024 Saat: 03:45, Gaziantep İbrahimli Ope- 06.02.2024 Saat: 12:00, Narlı Cemevi, Pazarcık / Kahramanmaraş Petrol. Meşaleli Yürüyüş (Gaziantep Emek ve Demokrasi Güçleri)

    –  06.02.2024 Saat 12:00, Kahramanmaraş Enser Sitesi Önü Anma ve Basın Açıklaması

    –  06.02.2024 Saat: 04:17, Gaziantep Ayşe Polat Sitesi önü. Basın Açıklaması ve Anma (Gaziantep Emek ve Demokrasi Güçleri)

    –  06.02.2024 Saat: 17:30, Gaziantep/İslahiye Demokrasi Meydanı. Basın Açıklaması ve Depremde hayatını kaybeden üyelerin Ailelerini ziyaret (Gaziantep Emek ve Demokrasi Güçleri)

    –  11.02.2024 Saat 13:00, Anma, AK-EL Vakfı Salonu

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Avrupa’nın bir çok kentinde Maraş anması: Sistematik bir soykırım-VİDEO

    Avrupa’nın bir çok kentinde Maraş anması: Sistematik bir soykırım-VİDEO

    PİRHA- Avrupa’nın bir çok kentinde Maraş, Roboski ve cezaevi katliamlarında yaşamlarını yitirenler anıldı. Anmalarda, katliamların sistematik bir soykırım olduğu vurgulandı.

    Almanya’nın Başkenti Berlin’de ‘Maraş’tan Roboski’ye katliamları unutmadık, unutturmayacağız’ konulu panel yapıldı.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu( MARDEF) ve Demokratik Alevi Federasyonu ( FEDA) tarafından organize edilen panele konuşmacı olarak Maraş Katliamı davası avukatlarından İbrahim Sinemillioğlu video konferans yoluyla, Gazeteci Elif Sonzamancı, Siyasetçi Sibel Yiğitalp ve Siyasetçi Sadık Almakça katıldı.

    FEDA Eş Başkanı Huri Kabayel kısa bir selamlama konuşması yaptı. Anma Pir Ali Koçak’ın çerağları uyandırması ile başladı.

    Ardından Maraş Katliamı sürecini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.

    Anmada konuşan Avukat İbrahim Sinemillioğlu, “Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemi boyunca Alevilere ve Kürtlere yönelik yapılan katliamların tümü devlet eliyle yapıldı. Şeyh Bedrettin, Koçgiri, Zilan, Roboski katliamlarının tamamı devlet eliyle gerçekleştirildi ve cezasızlık politikaları devam etti” dedi.

    Katliamlar ve cezasızlık politikalarının sonucu zorunlu göçlerin yaşandığını belirten Sinemillioğlu, devletin bu göçler sonrası Alevi köylerini Sünnileştirme politikaları ile devam ettiğini belirtti.

    ‘KÜRT KİMLİĞİ VE ALEVİLİKTEN DOLAYI ETNİK TEMİZLİK YAPILDI’

    Panelislerden Elif Sonzamancı, Maraş Katliamı’nın, Cumhuriyet tarihinde yaşanan katliamlardan sadece biri olduğunu ve bu katliamın diğer birçok katliamlar gibi devlet eliyle gerçekleştiğine dikkat çekti. Kullanılan şiddet yöntemlerine işaret eden Sonzamancı, “Bölgedeki Kürt kimliği ve Alevi  inancından kaynaklı etnik temizlik yapıldı. Bu katliamlar ‘Devlet Sırrı’ olarak kayıtlara geçti” dedi.

    Sonzamancı, “Coğrafyamız her zaman özel savaş politikalarına maruz kalmış topraklar olduğu gibi bizler de kendi topraklarımıza sahip çıkmalıyız’’ ifadelerini kullandı.

    Siyasetçi Sadık Almakça ise, “Türkiye tarihinde Aralık ayı her zaman katliamlar ayı olarak görülmüştür. Türkiye tarihinde temiz bir ay hatta temiz bir gün yoktur” diyerek cezaevlerinde yaşanan katliamlar ve cezaevlerinde uygulanan vahşete dikkat çekti.

    Siyasetçi Sibel Yiğitalp ise, “Maraş, Roboski, 19 Aralık katliamları günü kolektif bir kıyımın günü olarak yaşıyoruz. Acımızı yaşıyor ve çoğalıyoruz. 2011 tarihinde F16 uçaklar ile 34 insanın hayatına mal olan Roboski Katliamı yaşandı” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Soner Soyer, eserler seslendirdi. Anma, Pir Ali Koçak’ın çerağları sırlamasıyla son buldu.

    Almanya’nın Hamburg kentinde Hak Evi’nde yapılan anmaya ise Pir Mustafa Mısır,  siyasetçi Besime Konca, Araştırmacı Yazar Ali Köylüce katıldı.

    İSVİÇRE’NİN BERN KENTİNDE ANMA

    İsviçre’nin Bern kentinde Bern Alevi Dergahı tarafından Bern Europaplatz Dinler Merkezi’nde gerçekleştirilen anmaya ise çok sayıda kişi katıldı.

    Program, Maraş Katliamı’nda hayatını kaybedenler için düzenlenen bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından, katliamın iç yüzünü anlatan bir sinevizyon gösterildi.

    “KATLİAMLAR AYNI ZİHNİYETİN ÜRÜNÜ”

    Anmada konuşan Araştırmacı Yazar Aziz Tunç, her katliamın devlet tercihi olduğunu ve bu katliamların Maraş’tan Paris’e, cezaevlerinden Roboski’ye kadar aynı zihniyetin ürünü olduğunu belirtti.

    Program, Zakir Ali Matur’un deyişleri ve ağıtlarıyla sona erdi.

    ALİ TRAŞ’IN ABLASI: HERHANGİ BİR CANLIYA YAPILMAYACAKLARI YAPTILAR BİZE

    İsviçre’nin Locarno kentinde yapılan anmaya ise FEDA Eş Başkanı Demir Çelik ve katliamda vahşi bir şekilde katledilen Ali Traş’ın ablası Ayşe Traş katıldı.

    Program açılışını yapan Kürt toplum merkezi Eş Sözcüsü Recep Maraşlı, katliamın uygulanma sürecine değinerek, “Bu katliam aylarca planlanmış bir katliam asıl amaç yükselmekte olan başta Kürt özgürlük hareketi olmak üzere devrimci hareketleri yok etmektir. Fakat bu katliam bile onları başarıya götürmedi” dedi.

    “SİSTEMATİK BİR SOYKIRIM”

    Ardından söz alan FEDA Eş Başkanı Demir Çelik, Maraş’ta, Sivas’ta, Koçgiri’de, Dersim’de, Kobanê’de yapılanların sistematik bir soykırım olduğunu ifade etti.

    Maraş Katliamı’nda cenazesi kazanda kaynatılan Ali Traş’ın ablası Ayşe Traş ise “Kardeşimi kazanda kaynatarak bize getirdiler. İnsanın değil bir insana herhangi bir canlıya yapmayacaklarını yaptılar bize” dedi.

    Konuşmaların ardından katliamda katledilenlerin anısına lokma dağıtıldı ve Ozan Çöl ve Koma Azadi ise deyişler ve ağıtlar seslendirdi.

    PİRHA/BERLİN/HAMBURG/BERN/LOCARNO

     

  • Köln’de Maraş, cezaevleri ve Roboski katliamları lanetlendi-VİDEO

    Köln’de Maraş, cezaevleri ve Roboski katliamları lanetlendi-VİDEO

    PİRHA- Almanya’nın Köln kentinde Merkezi Tren Garı önünde bir araya gelen Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu, Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu ve Tutsakların Sesi Platformu, Maraş, cezaevleri ve Roboski katliamlarını protesto etti. 

    Maraş Katliamı’nın 45. yıl dönümü dolayısıyla Almanya’nın Köln kentinde Merkezi Tren Garı önünde bir anma gerçekleşildi.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu, Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu ve Tutsakların Sesi Platformu tarafından düzenlenen anma, Pir İbrahim Karabulut’un çerağları uyandırması ile başladı.

    Ardından kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla Almanca basın metni okundu.

    Anmada, katliamları unutmama ve hesap sorma çağrısı yapıldı.

    PİRHA/KÖLN

     

     

  • MARDEF 3. Olağan Kongresini yaptı-VİDEO

    MARDEF 3. Olağan Kongresini yaptı-VİDEO

    PİRHA- MARDEF 3. Olağan Kongresini yaptı. Kongrede Hatice Sonzamancı ve Mehmet Üstek eşbaşkanlığa seçildi.

    MARDEF Maraş Buluşma Kampı’nın ikinci gününde MARDEF 3. Olağan kongresi gerçekleşti. Kongreye FEDA Eşbakanı Demir Çelik, HDP 26. Dönem milletvekili Besime Konca, Afet Yönetimi ve Dayanışma Derneği’nden Lisa Çalan ve Muzaffer Özdemir, yerel dernek temsilcilerinin yanısıra çok sayıda kişi katıldı.

    Kongre bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından MARDEF eşbaşkanları Fidan Kabayel ve Serhat Med kısa bir açılış konuşması yaptı. Konuşmalarda zorlu bir süreçte dayanışmanın önemine dikkat çekildi ve bu süreçte emek verenlere teşekkür edildi.

    Okunan mesajların ardından divan seçimine gidildi. Divana Mehmet Demir, Fatma Dapar ve Besime Sönmez seçildi.

    ORTAKLAŞMANIN ÖNEMİ

    Divan adına söz alan  Mehmet Demir gelen konukları selamlayarak şunları söyledi:

    “Deprem süreci soykırım kıskacında olan bir coğrafyada başka bir yıkım getirdi. MARDEF diasporada yaşayan 350 binden fazla Maraşlının olduğunu hesap hederek çalışmalar yürüttü. Bizler Maraş eksenli çalışma yürüten tüm derneklerin ortak çatısı olma hedefi yürüttük. Bu derneklerin özgün yapılarına dokunmadan ortaklaşmayı seçtik. İşte bu ortaklıkla deprem bölgesine yardım etmeyi hedefledik. Önemli çalışmalara da imza attık.“

    ÇELİK: TOPLUSALLIĞIMIZI, HAKİKATİMİZİ ÖĞRENMEK ZORUNDAYIZ

    Kongrede söz alan FEDA Eşbaşkanı Demir Çelik ise, “Fiziksel ve kültürel soykırım ile karşılaştığımız süreçte, baskılayan kuşatan, kendisine ve hakikatine yabancılaştıran uygulamaları sınır tanımıyor“ dedi.

    MARDEF özelinde sivil toplum kuruluşlarının önemine dikkat çeken Çelik, baskı gören toplumlarda böylesi çalışmaların mücadeleye etkisine işaret etti.

    Çelik, devamında şunları belirtti:

    “Ulus devlet ocaklarımızı kapatıp taliplerin ocaklarıyla buluşmasını engellemesiyle, inancımız sekteye uğradı. Kaybettiğimiz değerlerin birer birer elimizden alınması ile yüzleşmek zorundayız. Aleviliği din olarak bize dayatanlara karşı, Re Haq inancı bir duruştur. İktidar Cemevi Başkanlığı kurarak Alevileri bölmeyi ve parçalamayı amaç ediniyorlar. Yetinmiyor ÇEDES projesi ile bize dini eğitimi dayatıyorlar. Sadece Alevileri değil 85 milyonun hayatını karartmak istiyorlar. Bizlerin bunlara karşı duruş sergilemek gibi bir sorumluluğumuz var. Depremin ardından yine bir göçertme politikasıyla bizi karşı karşıya bıraktılar. Dilimizi, kültürümüzü korumak zorundayız. İnancımızı, dilimizi, toplumsallığımızı, hakikatimizi öğrenmemiz gerekiyor.“

    Afet Yönetimi ve Dayanışma Derneği’nden Muzaffer Özdemir ise deprem bölgelerinde MARDEF ile ortak çalışmalarını anlattı. AKEL temsilcisi İmam Şahin ise kurumların ortaklaşmasına dikkat çekti. Deprem sonrası süreçte AKEL ve MARDEF’in önemli bir rol olduğunu belirterek herkese teşekkür etti.

    Pazarcık Elbistan Kültür Derneği önceki dönem eşbaşkanı İbrahim Terkivatan da örgütlemenin önemine dikkat çekti.

    Konuşmaların ardından faliyet raporunun okunmasına geçildi. Faaliyet raporunun ardından kadın meclisi raporu okundu. Raporların okunmasının ardından kongreye katılanlar öneri ve eleştirilerini sundu. Kongre kararları tek tek okunarak oylamaya geçildi.

    Kongrede temsili demokrasi yerine doğrudan demokrasi modeliyle meclisleden temsilcilerin yer aldığı 35 kişilik bir yürütme  kurulu oluşturuldu.

    Eşbaşkanlığa ise Hatice Sonzamancı ve Mehmet Üstek seçildi.

    PİRHA/SİEGEN/ALMANYA

     

     

     

     

     

  • MARDEF 5. Maraş Buluşması başladı -VİDEO

    MARDEF 5. Maraş Buluşması başladı -VİDEO

    PİRHA- Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) tarafından Almanya’nın Siegen kentinde 5. Maraş Buluşma Kampı düzenlendi. 

    7-8 Ekim tarihleri arasında iki gün devam edecek buluşma programı, depremde ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. MARDEF Eş Başkanları Fidan Kabayel ve Serhat Med kısa bir açılış konuşması yaparak program hakkında bilgiler verdi. Ardından panellere geçildi.

    “ERKEK EGEMEN SİSTEM KADINA BELLİ BİR ROL BİÇİYOR”

    İlk panelin konusu “Geçmişten günümüze Alevi Kadın mücadelesi” idi. Elif Cangül tarafından modere edilen panelde HDP 26. Dönem milletvekili Besime Konca söz aldı.

    Konca kadınların soykırımlardan geçirildiğini belirterek, “Kürtlerin soykırımından bahsederiz, IŞİD’in yaptığı soykırımlardan bahsederiz. Bunların kaynağı aslında kadın kırımıdır. Kadına bunun yolunu açan rejimler Ortadoğu’da mevcut. Bütün kadın hakları, kadın mücadelesi konusunda Brezilya’daki, İngiltere’deki, Türkiye’deki hükümetler aynı davrandı. Erkek egemen sistem kadına belli bir rol biçiyor. Kadınların yaşam özgürlüğü hükütmetler nezdinde kısıtlanıyor. Bütün dünyadaki kadınlar birleşerek ortak, güçlü bir mücadele yürütüyor” ifadelerini kullandı.

    Kadınlara belli bir rol modeli biçildiğinin altını çizen Konca, “AKP iktidarı kadını eve hapsetti, tek sorumluluğunun eve hizmet, eşe hizmet olduğunun önünü açtı. Kadınlara dayatılan budur” dedi.

    Alevilere yönelik geliştirilen projelere dikkat çeken Konca, “Cemevi başkanlığı, ÇEDES gibi projeler dayatılıyor Alevilere. Maraş’ı, Gezi’yi, Gazi’yi gördük. Bugün neredeyse her eve nüfus etmeye çalışıyorlar. Bize dayatılanları aşabiliriz. Birlikte ve ortak mücadele önemli“ diye konuştu.

    “MARAŞ BÜYÜK ÖLÇÜDE DEMOGRAFİK DEĞİŞİME UĞRADI”

    Konca’nın sunumunun ardından “Dünden bugüne Maraş” konulu panel gerçekleşti. Şükrü Yıldız’ın moderatörlüğünü gerçekleştirdiği panele konuşmacı olarak Avukat İbrahim Sinemillioğlu katıldı.

    Maraş’ın tarihsel sürecini anlatan Sinemillioğlu, tarihte Maraş’ın Gurgum ismi ile tanındığını hatırlattı. Maraş’ın kozmopolit yapısına dikkat çeken Sinemillioğlu, bölgede Alevi, Kürt, Ermeni ve Müslümanların yerleşimini aktardı.

    Birçok Alevi köyün Sünnileştirildiğine işaret eden Sinemillioğlu, “Cumhuriyetten sonra tutulan listelere baktım tapuda. Ali Yorgaki gibi isimler vardı mesela. Tapuya sahip çıkmak için adı Ali olarak almış ama soyadları babalarından aldıkları soyadları olarak kalmış. Maraş’taki Kürt köyleri yüzde 40 civarı, yine Çerkez köyü vardı. Şimdi Kürt nüfusu yüzde 10’lara düştü. Depremden önce 150 bin olan nüfus 60 binlere düştü Maraş’ta. Elbistan’da eski tapu kayıtlarına baktığımda 15 -16 şehir meclisin imzalıdan Kürdü, Türkü, Çerkezi var ama en az bir iki de Ermeni mührü var. Benim çoçukluğumda sadece bir Ermeni aile vardı. Öğrencilik yıllarımda Malatya’da 800 aile vardı şimdi belki bir kaç aile kalmış durumda. Maraş büyük ölçüde demografik değişime uğradı. O nedenle asıl yarını düşünmek gerekli” dedi.

    Köylere dönüşün önemine vurgu yapan Sinemillioğlu, bölgede bir istihdam programına ihtiyaç olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Sinemillioğlu, “Eskiden kişi başına düşen hayvan sayısı daha fazlayken, şimdi 9 kişiye bir hayvan düşüyor. Yine tarım alanı da geliştirilmeli. Tarım ve hayvancılık alanı altın yumurtlayan tavuk olsa da, geç yumurtluyor. Orada çalışacak genç bireylere ihtiyaç var. Üzülerek söylüyorum, ne çocuklarımız, ne torunlarımız oraya gitmeyi düşünmüyor. Yarın Maraş’ı unuturlar. O nedenle topraklara dönüş ve yerleşim çok önemli” diye belirtti.

    “YIKIM SONRASI HIZLI BİR ŞEKİLDE ÖRGÜTLENMEK BİZE MORAL OLDU”

    6 Şubat’ta Maraş merkezli meydana gelen depremin ardından bölgede önemli bir yıkım yaşandı. Maraş depremlerinin sonrasında yaşananların konu edildiği panele ise MARDEF yönetim kurulu üyesi Mehmet Üstek, Yönetmen ve aktivist Lisa Çalan katıldı.

    Hasan Bulut’un moderatörlüğünde yapılan panelde ilk olarak Mehmet Üstek konuştu.

    Depremin ardından Maraşlılar olarak hemen örgütlendiklerini belirten Üstek, “Böylesi korkunç bir depremde, yıkım sonrası çok hızlı bir şekilde örgütlenmek bize moral oldu. Önemli işlere imza attık. Bildiğimiz bilmediğimiz her kapıyı çalmaya çalıştık. Elimizden geldiğince Maraş başta olmak üzere, diğer deprem kentlerine de yardımlar ulaştırdık. Bütün hesaplarımız şeffaf bir şekilde halkımıza sunduk. 36 dernekten oluşan bir deprem kriz koordinasyonu kurduk. Yardım yaparken etnik, inanç, sınıf ayrımı yapmadan ulaşabildiğimiz bütün alanlara ulaşmaya çalıştık” dedi. Üstek, MARDEF olarak deprem yardımlarının detaylarını da aktardı.

    “AFETLERDE KADINLARIN ARKA PLANDA TUTULDUĞUNU GÖRDÜK”

    Afet yönetimi ve Dayanışma Derneği’nden Lisa Çalan, Diyarbakır’ın da bir deprem bölgesi olduğunu söyledi. Depremde örgütlenmenin ne kadar önemli olduğunu birkez daha anladıklarını ifade eden Çalan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Daha önce belediyelerimiz vardı. Belediyelerimiz akut süreci yönetecek araçlara sahipti, fakat kayyumdan sonra böyle bir imkana sahip olamadık. HDP üzerinden bir platform kuruldu. Bu tarz afetlerde kadınların ne kadar arka planda tutulduğunu da gördük. Kadınların özellikle hijyen ihtiyacı öteleniyordu. Kadınlar olarak öncelikle buna da dikkat çekerek bir organize gerçekleştirdik. Ardından bu platform dernekleşmeye gitti. İnsani yardım, barınma gibi ihtiyaçlar için ortaklaştığımız yapılardan biri de MARDEF oldu. Deprem bölgelerinde aşevleri kurduk. Çocuklar için de aktivite geliştirdiğimiz projeler hazırladık. Yine sağlık alanında Mediko ile de sağlık ile de ilgili proje hazırlığımız bulunuyor. Depremin ardından birçok yaralı var ve bu insanlarımıza ulaşabilmek için de yeni bir ağ oluşturmak gerekiyor.”

    PİRHA/ALMANYA

     

     

  • Adıyaman’da halkın kurduğu ilk çadır kent şimdi konteyner kente dönüşüyor-VİDEO

    Adıyaman’da halkın kurduğu ilk çadır kent şimdi konteyner kente dönüşüyor-VİDEO

    PİRHA – Adıyaman İl Deprem Koordinasyonu üyesi Zehra Yanardağ, 6 Şubat depremi ardından imece usulü kurulan ilk çadır kentin, konteyner kente dönüşüm sürecini anlattı.

    6 Şubat’ta meydana gelen Maraş merkezli depremlerden en çok etkilenen illerden biri de Adıyaman oldu. Yıkımın enkazı halen kaldırılamazken, depremzedelerin yaşamları da henüz normale dönemedi.

    Adıyaman İl Deprem Koordinasyonu üyesi Zehra Yanardağ, deprem bölgesinde halen su sıkıntısının devam ettiğini aktardı. Yanardağ, barınma ve beslenme ihtiyaçlarının da halen büyük bir sorun olduğunun altını çizdi.

    “ADIYAMAN’DA KURULAN İLK ÇADIRKENT”

    Zehra Yanardağ, deprem bölgesinde yaşadıkları sorunlardan bahsederken Adıyaman’da kurulan ilk çadır kente dair şunları söyledi:

    “Bu çadır kent, son dönemlerde az da olsa hayata tutunmak için bir çabanın var olduğunun göstergesinin en büyük örneği. Çok ciddi bir burukluk vardı ama bugün bir sevinç de var. O sevinci de sizinle paylaşmak istiyorum. Ciddi bir dayanışmanın örneği; dünyanın her yerinden akın akın buraya yardımlar geldi. Özellikle de seçimden önce…

    Seçimden önce başta devlet olmak üzere sonraki süreçlerle birlikte bir eksilmenin olacağını düşünüyorduk ama bugün bu kadar daralmanın yaşanabileceğini tahmin etmiyorduk. İlk günkü dayanışmanın eksikliğini belirterek ve olur da bundan sonra sesimizin ulaşabileceği herhangi bir alan varsa bize tekrar dönüş yapmalarını rica ediyorum.

    Burası Adıyaman’da kurulan ilk çadır kent. Bütün her şey zaten derme çatma. Derme çatma olmasının temel sebebi, köylerden insanların kendi çadırlarını getirmesi… Ağaçları bile köylülerin getirip dikmesi, gönüllerin oluşturduğu bir çadır kent yani. Bütün dayanışma bu kurum, bu yer üzerinden şekillendi. Biz ‘kurum’ diyoruz artık. Çünkü o kadar çok dayanışmaya ortaklık ettik, o kadar çok insan ağırladık ki burada, hem bunun heyecanını hem de bunun sevincini, gururunu yaşıyoruz.”

    “ŞEHRİN KİMLİĞİ GİTTİ AMA HALA YAŞAMAYA DEVAM EDİYORUZ”

    Zehra Yanardağ, MARDEF öncülüğünde 13 adet konteynerin kendilerine ulaştığını da aktardı. Çadır kentte yaşayan ailelerle birlikte çadırları kaldırmaya başladıklarını söyleyen Yanardağ, şu bilgileri paylaştı:

    “Bu hafta gelen konteynerlerin kurulum aşamasına geçiyoruz. Bugün de bunun öncülüğünü yapıyoruz, o yüzden biraz heyecanlıyım. Bir tuvaletin varlığının bu kadar önemli olduğunu son 6 ay içerisinde çok bariz bir şekilde hepimiz hissettik. Bir bardak suyun hayatımızda bu kadar önemli olabileceğini son 6 ay içerisinde deneyimleyerek öğrendik. Ya da bir kefenin hayatımızda bu kadar önemli olduğunu, istediğimiz zaman ulaşamadığımızı, kefensiz gömülenleri gördüğümüz zaman fark ettik. Rize’den gelen çayın, hayatınızı bu kadar çok sıcak edeceğini, Trabzon’dan gelen ekmeğin bizi bu kadar çok doyuracağını, Diyarbakır’dan gelen bir çorbanın içimizi bu kadar ısıtacağını biz bu süreçte öğrendik. O dayanışma ruhu bizi ayakta tuttu. Seçimden sonra gerek sosyal medya üzerinden gerek birebir şahit olduğumuz bazı söylemler gelişti. Sanki bizim hayatımız seçimden önce çok normalmiş, seçimle birlikte şekillenen bir hava estirilmeye çalışıldı. Seçimden önce de Adıyaman yok niteliğindeydi, ne yazık ki seçimden sonra da bugün aynı problemleri yaşıyoruz. Şehrin %80’i hala ayakta ama yıkılması gereken bir sürü bina ile dolu.

    Hala aynı problemlerle boğuşuyoruz. Tek iyi tarafı artık barınabileceğimiz bir konteynır var. İçebileceğimiz bir su, günde iki öğün yemek pişiren bir aşhanemiz var ve çalışmalar halen devam ediyor. Aşhanede pişen yemek, gönüllülerin bize göndermiş olduklarıyla yapılıyor. Biz burayı ilk kurduğumuzda elimizde hiçbir şey yoktu. Adıyaman’ın yerlilerinden çadırı olan çadır, demiri olan demir, kazması olan kazma, direği olan direği aldı getirdi ve hepsinin dayanışmasıyla bugün bu çadır kent kurulmuş oldu. Bugün de yine ailelerin çalışma ruhuyla çadırların kaldırılmasına şahitlik ediyoruz.

    Çocukluğumuz gitti, tarihimiz gitti, bir şehrin kimliği gitti ama biz hala burada yaşamaya devam ediyoruz. O yıkıntıların altından beraber çıktık. Bugün tekrar yeniden beraber inşa etmenin derdine düştük. Çadırlar o dönem bizlerle birlikte kuruldu, yine bizlerle birlikte kaldırılıyor, konteynerlerimiz da keza öyle olacak.”

    PİRHA/ADIYAMAN

  • MARDEF ile FEDA, ‘Dayanışma yaşatır’ çağrısıyla anma etkinliği düzenledi-VİDEO

    MARDEF ile FEDA, ‘Dayanışma yaşatır’ çağrısıyla anma etkinliği düzenledi-VİDEO

    PİRHA-Maraş merkezli depremlerden etkilenen illerin Almanya’da yaşayan yurttaşları, MARDEF ile FEDA öncülüğünde “Dayanışma yaşatır” çağrısıyla anma etkinliği düzenledi.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) ile  Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), merkez üssü Maraş olan depremlerin ardından “Dayanışma yaşatır” çağrısıyla Almanya’nın Köln ve çevresinde yaşayanlar ile anma etkinliği düzenledi.

    “YARALARIMIZI BİRLİKTE SARACAĞIZ”

    Etkinlikte MARDEF adına yapılan konuşmada “Oradaki durum televizyonda gördüklerimizden daha kötü. Köylerimiz yok olmuş durumda. Yaralarımızı birlikte saracağız. İlk üç gün gerekli yardımlar ulaşsaydı bu kadar kayıp olmayacaktı belki de. Devletin enkaz altında kaldığını bir kez daha görmüş olduk. Maraş katliamından sonra birçok insan Avrupa’ya göç etti. Bu olaydan sonra insanların bir kez daha göç etmesinin önüne geçmeliyiz. Bölgeye gönderilen malzemelere AFAD el koydu” ifadeleri kullanıldı.

    “ÇOCUKLARI TARİKATLARIN İNSAFINA BIRAKTILAR”

    FEDA Eş Başkanı Demir Çelik ise şunları söyledi:

    “Resmi verilerin çok üzerinde canımızı yitirdik. Aradan geçen 21 günde devlet Alevi, Kürt, Ezidi, Arap olduğu için kurtarmaktan imtina ettiği, yardımları engellediği için canlarımız vahşi bir uygulamayla karşı karşıya kaldı. Dayanışmanın zamanı çoktan geldi, geçti. Çocukları tarikatların insafına bıraktılar. Canlarımızı kutsal topraklarımızdan göç ettirmek istiyorlar. Gün ortak yaşamı birlikte kurmanın zamanıdır.”

    “İMAR AFFI İLE ÖLÜMÜMÜZÜ İMZALADILAR”

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Milletvekili Besime Konca da “Bu yas kolay kolay atlatacağımız bir yas değil. Kürtler, Aleviler olarak yıllarca yas tuttuk. Bu depremde yine en çok anneler haykırdı. İnsanlar 20 gündür bu devletin nerede olduğunu soruyor. Biz bu devleti Maraş’ta, Sivas’ta, Gazi’de, Gezi’de gördük. Hiçbir zaman bizim hayatımızı korumadı. Devlet deprem bölgesinde yoklar canlarımız gitti, enkaz altından insanlarımızı çıkardı. Deprem bizi öldürmedi. İmar affı ile bizim ölümümüzü imzaladılar. İnsanların yanında olmadıkları gibi yardımları da engellediler. HDP’nin, Alevi kurumlarının, demokratik, sol, sosyalist kurumların yardımlarını engellediler” dedi.

    Can TV’de canlı yayımlanan etkinliği buradan izleyebilirsiniz.

    PİRHA / ALMANYA

  • MARDEF’ten, Paris saldırılarına ilişkin yapılacak eyleme katılım çağrısı!

    MARDEF’ten, Paris saldırılarına ilişkin yapılacak eyleme katılım çağrısı!

    PİRHA – MARDEF, Ahmet Kaya Kürt Toplum Merkezi’ne dönük saldırı ardından 7 Ocak’ta yapılacak eyleme katılım çağrısı yaptı. Yazılı açıklamada “Paris katliamlarının hesabının sorulması için herkesi bu etkinliğe katılmaya çağırıyoruz” denildi.

    Fransa’nın başkenti Paris’te 23 Aralık’ta yapılan silahlı saldırı sonucu Emine Kara (Evîn Goyî), Mîr Perwer (Mehmet Şirin Aydın) ve Abdurrahman Kızıl katledildi.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) yapılan saldırıya ilişkin yazılı açıklama paylaştı. “Halklarımıza yönelik saldırılara karşı sessiz kalmayalım” çağrısı yapan MARDEF, söz konusu saldırının Kürt halkına, Alevilere ve bütün demokrasi güçlerine dönük olduğunu ifade etti.

    “DESTEK OLMADAN BÖYLE BİR KATLİAM GERÇEKLEŞTİREMEZ”

    MARDEF tarafınca paylaşılan açıklamada, 7 Ocak’ta Paris’te yapılacak eyleme katılım çağrısı da yapıldı. 23 Aralık’ta yapılan saldırıdaki “gerçeklerin üstü örtülmeye çalışıldı” denilen MARDEF açıklamasında “Defalarca katliamlar ve soykırımlar yaşamış olan Maraşlı halklar olarak çok açık ve net bir biçimde biliyor ve iddia ediyoruz ki bu katliam, bir ‘psikopatın’ işi değildir. Siyasal bir güç ve destek olmadan, böyle bir katliam gerçekleştiremez. Birileri teşvik etmediği, yönlendiremediği sürece kimse eline silah ve mermi torbası alarak ve Kürtlerin mekânlarına girerek böyle bir katliamı geçekleştiremez” ifadelerine yer verildi.

    “TARİHİ BİR SORUMLULUK”

    MARDEF açıklamasında, Paris saldırılarına karşı 7 Ocak’ta düzenlenecek eyleme katılım çağrısı yapılarak şu ifadelere yer verildi:

    “Katliamlara ve soykırımlara karşı mücadeleyi her alanda ve biçimde yükseltmek ve geliştirmek zorundayız. Bunun için de bu eyleme katılmak, biz Maraşlılar için tarihi bir sorumluluktur. Hiç birimizin hiçbir mazereti, katliamlara karşı mücadeleyi zayıflatmanın gerekçesi olmamalıdır. Ne tek başına kurtulabiliriz ne sessiz kalarak kendi güvenliğimizi sağlayabiliriz. Katliamların ve soykırımların yaşanmayacağı gelecek için hepimizin elimizden geleni yapması gerekiyor.

    Katledilen insanlarımızı saygıyla anıyor, katliamcı güçleri lanetliyoruz. Paris katliamlarının hesabının sorulması için herkesi bu etkinliğe katılmaya çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Maraş ve Roboski katliamında yaşamını yitirenler Almanya’da anıldı-VİDEO

    Maraş ve Roboski katliamında yaşamını yitirenler Almanya’da anıldı-VİDEO

    PİRHA – Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ile Avrupa Demokratik Güç Birliği (ADGB) Maraş ve Roboski katliamında yaşamını yitirenleri andı.

    MARDEF, FEDA ve ADGB, ortak düzenlediği anmada “Maraş’tan Roboskiye katliamları unutmadık unutturmayacağız!” mesajını verdi.

    Yapılan anmada, yaşamını yitirenlerin fotoğrafları da taşındı.

    “ETNİK TEMİZLİĞİ AMAÇLAYAN BİR KATLİAM”

    Anma programı, yaşamını yitirenler için çerağ uyandırılarak başladı. Ortak açıklamayı okuyan Selda Kavak Torunoğlu Maraş Katliamının aydınlatılması en temel görev olmalı” dedi. Kavak şu açıklamayı yaptı:

    “Bir kez daha, Kendisini baskı ve zulüm politikaları üzerinden var eden Türk Devletini, içinde bulunduğumuz aralık ayında kitle katliamları ile hatırlıyoruz. 19 Aralık ile 26 Aralık 1978’de Maraşta yaşanan katliamda Alevilere, Kürtlere ve devrimcilere ait 200’ün üzerinde ev yakıldı, 100’e yakın işyeri tahrip edildi. Resmi rakamlara göre olaylarda I II kişi öldü. Cezaevlerin de di kolu bağlı tutsaklar hunharca katledildi. Roboski’de tek sorunları evdeki Çocuklarına ekrnek götürmek Olan 34 Kürt Uçaklarla txxnbalanarak hunharca katledildi. Ve son Olarak Maraştaki katliamı gerçekleştirenlerin ardılları vahşice katletmeye devam etti.

    Bu etnik temizliğe uğrayan Alevilerin hemen hepsi aynı zamanda Kürt Alevi’sidir. Bölgedeki katliam sıkıyönetim şartlarında kitlesel göçü zorlayarak ve teşvik ederek sürmüş ve bir anlamda başarılı olmuştur. Sıkıyönetim mahkemesi, Maraş Katliamını bir katliam olarak tanımlamamış, öyle görmemiştir. Sıkıyönetim mahkemesi Maraş Katliamını iki topluluğun; Alevi ve Sünnilerin birbirleri arasında bir çatışma olarak tanımlanarak, devlet aklanmış ve olası uluslararası bir yargılamanın, insanlık suçu olarak yargılanmasının önü alınmıştır. Mahkemeler sanıkları beraat ettirmiş, kaynağını, bilgilerini, belgelerini gizlenmiş ve adeta bir katliam yaşanmamış gibi hukuksal kararlar alınmıştır. Bu bağlamda Maraş katliamı en temel önceliğimizdir. Hem katledilen halkımıza sahip çıkacak hem de bu insanlık suçunu uluslararası platformlara taşıyarak, devletin Kürt ve Alevi halkına yönelik sistemli baskı ve katliam örneklerinin en belirgini olan Maraş’ı aydınlatmak en temel görevimiz olmalıdır. Bu katliamcı devleti deşifre etmekle kalmayıp, bölge halkımız ve kuşaklarımızın değerlerine sahip çıkması bilincini de geliştirecek ve gelecek nesillere devrettirecektir.

    Maraş etnik temizliği amaçlayan bir katliamdır. Ve planlayıcısı devlettir. Şovenizm ve faşist eğilimlerin bölgede sürekli canlı tutulması da Maraş’ın çok kimlikli, mezhepsel yapısına yönelik stratejik bir hesaptır. Katliamda bu güçlerin kullanılması ve katliamın çok kolay gerçekleşmesi bu nedenle anlaşılırdır.

    Bu katliamla yüzleşmek ve hesaplaşmak için tüm demokratik kurum ve bireylerin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini düşünüyor, bekliyor ve protesto etmeye, katliamların hesabını sormaya çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • MARDEF’in ‘4. Buluşma Kampı’ ikinci gününde devam etti-VİDEO

    MARDEF’in ‘4. Buluşma Kampı’ ikinci gününde devam etti-VİDEO

    PİRHA- Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) tarafından Almanya’nın Siegen kentinde düzenlenen 4. Buluşma Kampı ikinci gününde devam etti.

    Kampın ikinci gün programı HDP Mersin milletvekili Fatma Kurtulan’ın konuşması ile başladı. Kurtulan, Maraş topraklarında Kürt-Alevi nüfusunun giderek azaldığını belirtti. Kurtulan, bölgeye geri dönüşün önemine işaret etti.

    Ardından konuşan Fatoş Göksungur, Avrupa’dan Türkiye’ye giriş-çıkışlarda Kürtlere zorluk çıkarıldığına dikkat çekti. Göksungur, seçim sürecinin yaklaştığına vurgu yaparak, özellikle Avrupa’da seçim hazırlıklarına başladıklarını söyledi.

    HDP eski milletvekili Nursel Aydoğan ise, bütün baskılara rağmen mücadeleden vazgeçmeyeceklerini kaydetti.

    BES PROJESİNE KARŞI HUKUKSAL MÜCADELE SÜRÜYOR

    Konuşmaların ardından komisyonlar planlamalarına yönelik önerilerini sundu. Program kapsamında ekolojik yıkımlara yönelik de bir oturum yapıldı. Avukat Mehmet Horuş, Skype üzerinden bağlanarak Maraş’ta ekolojik yıkımlara değindi.

    Çöçelli’de devam eden biyokütle enerji santrali (BES) ile ilgili hukuksal süreci aktaran Horuş, Maraş Valiliği’nin ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı vererek projenin önünü açtığına dikkat çekti. Mehmet Horuş konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Kararın iptali için dava açtık. Mahkeme tarafından bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak rapor hazırlandı. Bilirkişi raporunda zeytinlik alanın yakınına BES yapılamayacağı, zaten alana yakın çimento fabrikaları olduğu, bunun için ÇED raporu hazırlanarak çevresel etkilerin görüleceği dile getirilmesine rağmen davanın reddine karar verildi. Hukuksal açıdan kabul edilmeyecek bu karara karşı Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunduk. Çöçelli köyü eylemlerine katılan kişilere yönelik baskılar da var. Köyden 15 kişiye dava açılmış durumda”

    Elbistan-Afşin Termik Santrali konusuna da değinen Horuş, “Türkiye’deki ekolojik hareketler açısından çok önemsenen bir konu. Bir eko kırım suçuyla da karşı karşıyayız. Uluslararası mahkemelere başvuralar da var. İnsanlığa karşı suçlar açısından ele alınması isteniyor” diye konuştu.

    PİRHA/ALMANYA

     

  • MARDEF’in ‘4. Buluşma Kampı’ başladı-VİDEO

    MARDEF’in ‘4. Buluşma Kampı’ başladı-VİDEO

    PİRHA-Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) Almanya’nın Siegen kentinde gerçekleştirecekleri 2 gün sürecek ‘4. Buluşma Kampı’ başladı.

    Almanya’nın Siegen kentinde Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu’nun (MARDEF) düzenlediği ‘4. Buluşma Kampı’ başladı.

    Almanya ve İsviçre’nin bir çok kentinden gelen Maraşlılar kampta hazır bulunurken, HDP Milletvekili Fatma Kurtulan ve HDP eski milletvekili Besime Konca da katılımcılar arasındaydı.

    Kamp demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından MARDEF Eşsözcüleri Fidan Kabayel ve Serhat Med gelenleri selamlarken, divan seçiminin ardından kampın ilk günü için program başladı.

    MARDEF Eşbaşkanı Fidan Kabayel bir yıllık çalışmaları içeren raporu okudu. Yönetim raporunun ardından komisyonlar sırasıyla raporlarını okundu.

    Raporların okunmasının ardından söz alan Mehmet Demir yaptığı konuşmada MARDEF’in kuruluş amacını aktardı. Katılımcılar ise okunan raporlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Raporların okunmasının ardından katılımcılar düşüncelerini dile getirdi.

    MARDEF 4. Buluşma Kampı’nda temsili olarak Alevi nikahı da kılındı.

    Kamp programı panellerle devam etti.

    HDP Milletvekili Fatma Kurtulan son süreçte özellikle Maraş ve çevresindeki çalışmaları aktardı.

    Yoğun çalışmalar yapılmasına rağmen hala eksikliklerin olduğunu belirten Kurtulan, çalışmaları daha da genişletmek gerektiğine dikkat çekti.

    Maraşlı 3 milletvekili ve parti yöneticileri ile bölgeye giderek halk ziyaretleri yaptıklarını söyleyen Kurtulan, esnaflarla buluştuklarını belirtti. Kurtulan köylerde de büyük bir ilgiyle karşılandıklarını ifade etti.

    Kurtulan devamında şunları söyledi:

    “Elinizi çabuk tutun ülkemizin dayanacak gücü yok dediler. Biz kendi özeleştirimizi de yaptık. Halkın bizde beklentileri oldukça yüksekti. Ayrıca yoğun göç var. Biz buralara niye geldik, bunu masaya yatırmamız lazım. Bir belediyede arkadaş bana biz artık burada belediye alamayız dedi. Çünkü hala yoğun göç yaşıyoruz. Devlet eliyle topraklarımız boşaltılıyor. Kendi değerlerimize daha sıkı sarılmamız lazım.“

    Son süreçteki siyasel gelişmelere de değinen Kurtulan, HDP’nin üzerindeki baskılara dikkat çekti. Kapatma davalarına endeksli çalışma yürütmediklerine vurgu yapan Kurtulan , alanları bırakmayacaklarını söyledi.

    “Mevcut olan sistme alternatif geliştirme hedefimiz var. 6’lı masadaki partilerler tek tek görüşmelerimiz sürüyor. Yine Emek ve Özgürlük ittifakı var ve onun çalışmaları var.Özellikle Kürt sorununun çözümü konusunda henüz etkili bir çözüm önerisi yok. Ekonomik krizinin nedenleri ortadan kaldırılmadan sorun çözülmez“ ifadelerini kullandı.

    Kamp müzik programı ile devam etti.

    PİRHA/ALMANYA

  • Alevi köyüne ‘mülteci’ kampından sonra 3 katlı okul yapılması endişe ve tepki yarattı

    Alevi köyüne ‘mülteci’ kampından sonra 3 katlı okul yapılması endişe ve tepki yarattı

    PİRHA-AKP iktidarı tarafından Terolar köyünde 27 bin kişilik AFAD kampının yanına halkın rızalığı alınmadan inşasına başlayan 3 katlı okul yapılıyor. Okulun yapılmasıyla birlikte kampın kalıcılaşacağını ve Terolarda demografik yapının değişeceğini belirten Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu ve Avrupa Çınarlı-Oruçlar Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği, okul yapımının durdurulmasını istedi. Açıklamada, yapılması planlanan bütün projelerde bölgenin demografik yapısının bozulmasının hedeflendiği belirtildi. 

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) ve Avrupa Çınarlı-Oruçlar Sosyal Dayanışma ve Kültür Demeği (ÇOSAKD), Pazarcık’a bağlı Terolar köyünde, IŞİD militanlarının da bulunduğu iddia edilen 27 bin kişilik AFAD kampının ardından aynı yerde okul inşaatına başlanmasına tepki gösterdi.

    Devletin, Pazarcık ovasına dönük organize sanayi, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı mülteci (AFAD) kampı, arazilerin satılması, kimyasal atık depolama tesisi ve maden ocakları gibi projelerinin hatırlatıldığı açıklamada, bölgede yaşayan Kürt ve Alevi halkı ile bir hesaplaşma içinde olduğunu belirtildi.

    Bölgede yapılmış ve yapılması düşünülen projelerde iyi niyet amacı güdülmediğine vurgu yapılan açıklamada, bu projelerden bir diğerinin ise Pazarcık’a bağlı Terolar köyünde yapımına başlanan inşaat projesi olduğuna dikkat çekildi.

    Terolar köyünde inşasına başlanılan okul projesine ihtiyaç olmadığı belirtilen açıklamada geleneklerin, kültürel birikimlerin, güven üstüne kurulu komşuluk ilişkilerinin, dilleri ve inançlarının varlık nedeninin yok olacağının altı çizilerek bu projeden bir an önce vazgeçilmesi çağrısında bulunuldu.

    “DEVLETİN, BÖLGENİN KÜRDÜ VE ALEVİSİYLE HESAPLAŞMA POLİTİKASI VAR”

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    Devletin Pazarcık Ovası köylüsüne dönük saldırıları her yeni günde yeni bir biçimde açığa çıkıyor. Terolar IŞİD Kampı, Terolar(Çınarlı) Organize Sanayi Bölgesi, Çimento fabrikaları, arazilerin ve yaylaların gizliden satılması, Çöçelli de kimyasal atık depolama fabrikası ve taş ocakları, Terolar(Çınarlı) okul yapımı güncel olan bazılarıdır.

    Devletin bölgenin Kürdü ve Alevisiyle bir hesaplaşma politikası vardır. Yapılan ve yapılması düşünülen bütün projelerde hiçbir iyi niyet amacı güdülmemektedir. Esas amaç bölgenin demografik yapısını bozmaktır. Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi ve bugün bölgede Türkleştirme ve Müslümanlaştırma stratejik saldırısı halen sürdürülmektedir.

    Terolar (Çınarlı) Köyü’nün ortasına üç katlı ve 12 derslik bir okul inşa edilmektedir. Böylesi bir yapının yapılması ve onaylanması köyün kendi otantik ve özgün doğal yapısının tamamen yok olmasını getirecektir. Böyle bir yapı köyün hangi ihtiyacını karşılayacak? Köyde kaç öğrenci vardır ki böylesi bir yapı yapılıyor? Bu adım birçok köy ve bölgeden çocukların buraya taşınması demektir. Dolayısıyla görüntü ve gürültü kirliliği ile için köy ve etrafına yerleştirilmesini beraberinde getirecektir. Belki vardır projede. Alevi köyünde okulun yanına bir de cami ve kuran kursu inşa edecekler.

    “BASİT BİR SALDIRI OLARAK GÖRÜLMEMELİ”

    Köyün otantik doğallığı bozulacaktır. Yol yapımı, çevre düzenlemesi ve görüntü bozukluğu gerekçe gösterilerek birçok ev ve bahçe yok edilecektir. Bu duruma Çimento fabrikalarına, Narlı-Filolar (Erçoşman) Haydarhöyük korucu yerleşkesi, kampa sessiz kalarak yol açıldı. Devamında üç-beş kuruşa tamah edip bir iki avukat para kazansın diye toprağımızı satarak suç işledik. Saldırının ciddiyeti ve derinliğini kavrayamadık. Her saldırıya uğrayan köy kendi başına bırakıldı. Kendimize, ailelerimize ve köylerimize kötülük ettik. Şimdide okul yapımı ile gelen saldırı varlık hakkımıza ve kolektif bir yapı olarak bize ait olduğunu bildiğimiz toprağımız ve köyümüz herhangi bir şehrin bir mahallesindeki bir ev sahibi olmak konumuna dönüşmüş olacağız.

    Bu basit bir saldırı olarak görülmemelidir. Beraberinde yıllardır devam ettire geldiğimiz geleneklerimiz, kültürel birikimlerimiz, güven üstüne kurulu komşuluk ilişkilerimiz, Kürt dilimiz ve Alevi inancımızın varlık nedeni yok olacaktır. Biz çocuklarımıza bırakacağımız o ovayı, o köyü ve bize ait olan bir geleceği ve bizi yansıtan ve yaşanacak olan bir geleceği yok edeceğiz. Çocuklarımıza bize ait olan bir şey bırakmayacağız.

    “BU PROJEYİ DURDURMA MÜCADELESİ VERMELİYİZ”

    Okul projesine ilişkin daha önceden köy muhtarlığına yapılan bildirimde muhtarlarımız köyün içindeki eski okul yerinin uygun olmadığını bildirmişlerdir. Köyün bitişiğindeki hazine arazisinin hem geniş ve hem de kimseye bir rahatsızlık vermeyeceğini alternatif olarak bildirmişlerdir. Ayrıca yapmayı düşündükleri Kapıçam bölgesinde de uygun yerlerin varlığı bilinmektedir. Ancak zihniyet, niyet ve amaç başka olunca devlet ısrarla Kürt Alevi köyünün ortasına ısrarla köyün nüfusunu kat be kat aşan bir sayıyla okulu getirip kurmak istemektedir.

    Yer seçimi uygun değildir. Birçok sorunu beraberinde getirecektir. Ayrıca köylünün görüşü alınmamış, ÇED raporu oluşturulmamış ve bir oldu bittiye getirilerek inşaat çalışmasına başlamıştır. Biz Terolar’ın yerli ve Avrupa’da yaşayan insanları olarak bu projenin derhal durdurulmasını istiyoruz. Bütün kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıyoruz. Bu durumda var olan koşullarımızı harekete geçirip bu projeyi durdurma mücadelesi vermeliyiz. İlk iş muhtarımız yürütmeyi durdurmak için dava açıp hukuk mücadelesi vermelidir. Ayrıca orada köyden ve çevreden elde edilecek destekle kamuoyu oluşturmalıyız. Bölgenin duyarlı siyasi partileri, milletvekilleri, aydınları, DKO (Demokratik Kitle Örgütleri) çevre örgütleri, muhtarları, avukatları ve mimarlarını harekete geçmeye çağırıyoruz.”

    Bu arada Terolara yapılan AFAD kapına dair HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, 2018 yılında PİRHA’ya şunları ifade etmişti:

    “Bu bir cihadist kampıdır. Bu kampın yapıldığı yerin etrafı önce duvarla sonra duvarın üzerine çitle yükseltildi. İçeride ne olup bittiğini bilmiyoruz. Biz biliyoruz ki bu cihadistlerin en önemli kaynakları mülteci kampları. İçeride ne olduğunu bilmediğimiz bir mülteci kampına bu insanlar getirilip yerleştirildi. Öteden beri hedefledikleri ve düşman olarak gördükleri kesimin Aleviler, Ezidiler ve Kürtler olduğu başından beri biliniyor. Dolayısıyla orada kalan Alevi nüfusu beş bin kişiyken, 27 bin kişilik bir kamp yapıldı. Sanayinin oraya yapılması ve okulun yapımına başlanması ister istemez on binlerce insanın Narlı, Pazarcık ve Maraş’a gitmesi demektir. Zaten beş bin civarında kalan Aleviler  öteden beri yurt dışına özendirildi, birçok yerde pasaportlar verilmezken o bölgede yaşayan Alevilerin yurt dışına çıkışı kolaylaştırıldı. O toprakları terketmesi amaçlanıyor. Aslında bu bir etnik temizliktir. Bu o bölgedeki demografik yapıyı bozmaya yönelik bir girişimdir.”

    PİRHA/ MARAŞ

    ilgili haberler…

    Avrupa’daki Maraşlılar: Terolar’da yapılan AFAD kampından dolayı tedirginiz-VİDEO

    Terolar’da AFAD kampı kalıcılaşıyor; halk tedirgin

    ‘Terolar’da yapılan kampa biz neden mülteci kampı demiyoruz?’

    Terolar’da halk kaygılı ve tepkili: Bir kez daha Maraş Katliamı yaşanır diye korkuyoruz

     

  • MARDEF 1. kongresini gerçekleştirdi-VİDEO

    MARDEF 1. kongresini gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA- MARDEF, birinci kongresini gerçekleştirdi. Kongrede Maraş coğrafyasının katliamla karşı karşı olduğu belirtilerek, Maraşlıların coğrafyasına sahip çıkması çağrısında bulunuldu.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) 2019 yılında gerçekleştirdiği kuruluş kongresinin ardından bugün birinci kongresini gerçekleştirdi.

    Almanya’nın Hanau kentinde yapılan kongreye başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın değişik kentlerinde delegeler katıldı.

    Her yıl geleneksel olarak gerçekleşen ve birkaç gün süren kamp bu yıl pandemi nedeniyle gerçekleşmedi.

    Kongre bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

    Ardından MARDEF eşbaşkanları Safiye İşcan ve Aziz Tunç’un yaptığı selamlama konuşması ile devam etti.

    “MARAŞLILAR TOPRAKLARINA SAHİP ÇIKMALI”

    İşcan, konuşmasında Maraş üzerindeki göçertilme politikalarına dikkat çekerek, Maraşlıların topraklarına sahip çıkması çağrısında bulundu. Tunç, ise kuruluş kongresinin ardından yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

    Açılış konuşmasının ardından divan seçimine gidildi. Divana Mehmet Demir, Elif Fıstık ve Döndü Evren seçildi.

    “MARAŞ’IN COĞRAFYASINA DA KATLİAM UYGULANIYOR”

    Mehmet Demir yaptığı konuşmada Maraş Girişimi’nin temelini ‘Ovama Dokunma’ hareketinden aldığını belirterek, “Maraş coğrafyasında katliam aynı zamanda çevreye de yapılmıştır“ dedi. Demir, son dönemlerde özellikle Çöçelli köyünde yapılan çevre tahribatlarına da dikkat çekti.

    Demir’in konuşmasının ardından faaliyet raporu okundu. Raporlar hakkında delegeler düşüncelerini ifade etti.

    Tartışmaların ardından seçime gidildi. Yapılan seçimlerde yeni bir yönetim seçildi, eşbaşkanlar ise Fidan Kabayel ve Aziz Dinçkurt olarak belirlendi.

    PİRHA/ALMANYA

     

     

  • MARDEF: ‘Kardeş Aile’ kampanyasına biz de katılıyoruz

    MARDEF: ‘Kardeş Aile’ kampanyasına biz de katılıyoruz

    PİRHA – Koronavirüs pandemisi sürecinde ekonomik desteğe ihtiyacı olan aileler için ‘Kardeş Aile’ kampanyasına MARDEF de katıldığını açıkladı.

    Yazılı bir açıklama yapan Maraş Demokratik Dernekleri Federasyonu (MARDEF) HDP’nin başlatmış olduğu  ‘Kardeş Aile’ kampanyasına katıldığını açıkladı ve bütün kesimleri de destek vermeye çağırdı.

    MARDEF açıklamasında şunları belirtti:

    “İNSANLIK HER FELAKETTEN DAYANIŞMA İLE KURTULABİLMİŞTİR”

    “Bilindiği gibi insanlık düşmanı sistemin yarattığı ve insanlığı tehdit eden büyük bir felaket yaşıyoruz. Hayatını kaybeden insanların sayılarının katlanarak büyüdüğü bugünleri tarih ve insanlık hiç unutmayacaktır.

    Böyle zor günler aynı zamanda dayanışma günleridir. Çünkü insanlık her felaketten ilk olarak dayanışmayla ve birbirine sarılarak kurtulabilmiştir.

    Dayanışmanın önemine ve hayat kurtarıcılığına inanan MARDEF (Maraş Demokratik Dernekleri Federasyonu) bu zor günlerde sorun yaşayan Maraşlı dostlarımızla dayanışmak amacıyla ‘Kardeş Aile’ kampanyasına dahil olmaya karar vermiştir.

    Bu amaçla MARDEF olarak ihtiyacı olan aileye üç ay boyunca her ay 100 Euro katkıda bulunmaya karar vermiştir.

    MARDEF’e bağlı veya dost olan bütün dernek, vakıf ve kurumlar ile MARDEF meclislerinin çalışanlarının bu kampanyaya her biçimde katılacaklarına ve büyük katkı sunacaklarına, bütün kalbimizle inanıyoruz. MARDEF ile ortak hareket eden dernek, vakıf ve kurumlar ile bütün MARDEF meclisi çalışanlarının ve ilgi duyan dostlarımızın bu çalışmada azami duyarlılık göstereceklerine hiçbir kuşkumuz bulunmamaktadır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • MARDEF: Elif Kısa derhal serbest bırakılmalı

    MARDEF: Elif Kısa derhal serbest bırakılmalı

    PİRHA – MARDEF, yaptığı yazılı açıklamada “Kırk gündür Elbistan HDP yöneticisi Elif Kısa ve Bekir Kara haksız ve hukuksuz bir bicimde tutuklanmış bulunmaktadırlar” dedi.

    MARDEF, tutuklanan HDP  Elbistan yöneticisi Elif Kısa ve Bekir Kara’nın durumuna dikkat çekmek için yazılı açıklama yaptı. Elif Kısa’nın engelli çocuklarının olduğunu dikkat çeken MARDEF, ressam oğlu Ahmet Kısa’nın konuşma engelli olmasına rağmen annesinin zalimce tutuklanmasına karşı günlerdir kararlı bir direniş içerisinde olduğunu ifade etti.

    Açıklamada, “Biz MARDEF olarak ilk günden beri Elif Kısa ve Bekir Kara’nın bu haksızca tutuklanmasına karşı sevgili ressam Ahmet Kısa’nın sesine ses katmaya çalıştık. Bugün de Elif Kısa ve Bekir Kara’nın serbest bırakılması için sevgili ressam Ahmet Kısa’nın mücadelesini sonuna kadar desteklediğimizi ve yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz” denildi.

    Ahmet Kısa’nın talebinin kendilerinin de talebi olduğunu belirten MARDEF, bu mücadelenin sonuç alması için daha güçlü sahiplenme çağrısında bulundu.

    NE OLMUŞTU? 

    HDP Elbistan İlçe Örgütü yöneticisi 70 yaşındaki Ali Kısa ve eşi Elif Kısa, kongre öncesi “HDP’den ayrılın” tehditlerine boyun eğmedikleri için gözaltına alınıp tutuklanınca, bakmakla yükümlü oldukları zihinsel, duyma ve konuşma engelli 2 çocukları evde yalnız başına kalmıştı.

    Aile avukatının yetkili mercilere yaptığı itiraz üzerine baba Ali Kısa cezaevinden serbest bırakılırken, anne Elif Kısa’nın itirazı ise reddedildi.

    Kısa’nın duyma ve konuşma engelli oğlu Ahmet Kısa, @Ahmet05098466 adlı tweetter hesabında babasının serbest bırakılmasını şu sözlerle duyurdu: “Yaşasın yaşasın babam bırakıldı. Şimdi yolda eve geliyor. Ama annemin itirazı reddedilmiş. Annem hiçbir şey yapmamış. Annem suçsuz annem hasta. Annemi bırakın. Sahip çıkan herkese teşekkürler.”

    Kısa,  tweetter hesabından attığı ikinci mesajında ise, “Annem sürekli ilaç kullanıyor. Bir sürü hastalığı var. Anneme ilaçlarını vermemişler. Demişler yeniden rapor alması lazım. Bu saçma, annem hasta. Anneme ilaçlarını verin ve annemi bırakın” dedi.

  • Köln’de Maraş Katliamında yaşamını yitirenler anıldı-VİDEO

    Köln’de Maraş Katliamında yaşamını yitirenler anıldı-VİDEO

    PİRHA-Almanya’nın Köln kentinde Maraş Katliamı’nın 41. yılında yaşamını yitirenler anıldı. “Maraş’tan Roboski’ye katliamları unutmayacağız” temasıyla yapılan anma  Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) ve Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) tarafından düzenlendi. 

    Köln Merkezi Tren Garı önünde yapılan anma çerağların uyandırılması ile başladı. Ardından Pir Mehmet Erdoğan gulbang okudu. Gulbangın ardından konuşmalara geçildi.

    MARDEF temsilcisi Salman Ökmen sadece Maraş’ta değil, özellikle Avrupa’da bulunan Maraşlıların kimliklerine sahip çıkmaları gerektiğini belirtti.

    Siyasetçi Ayten Kaplan Türkiye’de şimdiki atmosferin özellikle Kürtler ve Aleviler için tehlikeli bir hal aldığını söyledi.

    FEDA temsilcisi Jinda Deniz ise Maraş Katliamında katliamın sembolü haline gelen ev işaretlemelerin günümüzde de devam ettiğini hatırlattı. Katliamlarla yüzleşme gerçekleşmedikçe benzer görüntülerin yaşanacağına vurgu yaptı.

    HDP Eski Milletvekili Nursel Aydoğan da Maraş Katliamının bir ilk olmadığını belirterek, Maraş Katliamının ardından katliam geleneğinin devam ettirildiğini ifade etti.

    Konuşmaların ardından Ali Çiçek deyişler seslendirdi. Deyişler eşliğinde semaha duruldu.

    PİRHA/Köln