Etiket: mardin

  • AKP’den Mardin itirazı

    AKP’den Mardin itirazı

    PİRHA- AKP Mardin İl Örgütü, Büyükşehir Belediye Eş Başkanı seçilen Ahmet Türk’ün KHK ile görevinden alındığını belirterek mazbatanın ikinci sıradaki parti adayına verilmesini istedi.

    AKP Mardin İl Örgütü, 31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 56,24 oy alarak Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı seçilen Ahmet Türk’ün KHK ile görevinden alındığını belirterek mazbatanın ikinci en fazla oyu alan isime verilmesini talep etti.

    AKP Mardin İl Örgütü, partisinin yüzde 38,53 oy ile ikinci sıradaki adayı Mehmet Vejdi Kahraman için yaptığı başvuru, İl Seçim Kurulu tarafınca reddedildi. Kurul, Ahmet Türk’e mazbata verilip verilmemesi konusundaki kararı da YSK’ye bıraktı.

    AKP Mardin İl Örgütü’nün İl Seçim Kuruluna yaptığı başvuru dilekçesinde “Ahmet Türk’ün hasta ve yaşlı olduğu, belediye başkanlığı görevini yapamayacağı” gerekçeleri yer aldı. (HABER MERKEZİ)

  • Dargeçit HDP: Lehimize olan sonuçlar birden aleyhimize döndü-VİDEO

    Dargeçit HDP: Lehimize olan sonuçlar birden aleyhimize döndü-VİDEO

    PİRHA- HDP Mardin Dargeçit bürosu 31  Mart yerel seçimlerinde bölgelerinde yaşanan hukuksuzluklara ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. 

    31 Mart yerel seçimleri sonrası birçok il, ilçe ve köyde yaşanan usulsüzlüklere ve engellemelere ilişkin itirazlar devam ediyor. HDP Mardin Dargçeçit bürosu yerel seçimlerde bölgelerinde yaşanan engellemelere, usulsüzlüklere ve hukuksuzluklara ilişkin basın açıklaması yaptı.

    Basın açıklamasını HDP Mardin Dargeçit il yöneticisi Xelat İnci okudu.

    31 Mart yerel mahalli ve idari seçimlerde HDP üzerinde seçim öncesi, seçim sonrası ve seçim anındaki iş ve işlemlerde demokratik tahamnüllerle bağdaşmayan tutum ve engellemelerle karşı karşıya kaldıklarını dile getiren İnci, “Seçim süreci boyunca engellemeler ile karşılaştıklarını ve sahada serbest seçim faaliyeti yürütemediklerini ifade etti.

    “SANDIK GÖREVLİLERİ VE MÜŞAHİTLER SÜREKLİ ENGELLENDİ”

    Seçim anındaki işlemde ise sandık görevlilerinin ve müşahitlerin sürekli engellemelerle karşılaştığını ve seçim anındaki işleri serbest bir şekilde takip edemediklerinin altını çizen İnci, parti çalışanları ile seçilmişlerin karşı karşıya kaldığı bu durumda seçmenlerin tamamının da bu süreçle karşı karşıya kaldığını aktardı.

    “LEHİMİZE OLAN SONUÇLAR ELEKTRİK KESİNTİSİ İLE ALEYHİMİZE DÖNDÜ” 

    HDP’nin seçimin ilk saatlerinde gelen verilerde önde olduğunu ancak verilerin gelmesinin engellendiğini belirten İnci, “Sistem partisi tarafından kutlamalar başladı ve bununla elektrik kesintisi oldu. Ve sonuçlar aniden değişti. Lehimize olan sonuçlar birden aleyhimize döndü. Sandıklar açılmaya yakın Dargeçit’te çatışma var, haberleri yayıldı. Bununla beraber sandık görevlileri ve müşahitler korkup sandık çevresinde uzaklaşmıştır. Ve zorla çıkarılan görevlilerimiz de var” diye konuştu.

    “SEÇİM SONUÇ TUTANAKLARI ZORLA ELİMİZDEN ALINDI”

    Seçim sonuç tutanaklarının verilmediğini ve olanları da zorla geri aldıklarını ifade eden İnci, “Bütün bunları düşündüğümüzde itiraz hakkımızı kullandık ve gerekli itirazları yaparak bu itirazın takipçisi olacağımızı halkımıza ve kamuoyuna duyuruyoruz” şeklinde konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de güvenlik gerekçesi ile tüm sandıklar taşınacak

    Dersim’de güvenlik gerekçesi ile tüm sandıklar taşınacak

    YSK, yine “güvenlik” bahanesiyle sandık taşıma kararı aldı. 14 ilde sandıklar taşınıyor, Dersim’de ise 1 mahalle hariç tüm sandıkların yeri değişecek.

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tutukluların oy kullanmasını engelleyen, basılacak oy pusulası sayısını artıran tartışmalı kararlarının ardından 14 ildeki sandıkların birleştirilmesi ya da taşınmasını da kararlaştırdı. 24 Haziran milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçiminde olduğu gibi 31 Mart yerel seçimleri için de Doğu ve Güneydoğu illerindeki çok sayıda sandığın “güvenlik” gerekçesiyle taşınması kararlaştırıldı.

    BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre; YSK önceki gün yaptığı toplantıda, valiler ile İl Seçim Kurulları’ndan gelen sandık birleştirme ve taşınma istemlerini karara bağladı. “Terör gerekçesiyle seçim güvenliğinin sağlanamayacağı” gerekçesine dayanan başvurular üzerine YSK, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Şırnak, Van ve Dersim’deki çok sayıdaki sandığın taşınmasına karar verdi. Kuruldan, yine Doğu ve Güneydoğu’daki bazı iller için de sandık birleştirme kararı çıktı.

    DERSİM’DE BİR MAHALLE HARİÇ, SANDIKLAR TAŞINACAK

    Karar çerçevesinde özellikle Dersim’de bir mahalle dışında kalan tüm köy ve mahallelerdeki sandıklar için taşıma kararı verildi. YSK’nin bu kararı kesin olduğu için itiraz olanağı da bulunmuyor.

    YENİ KARARLAR YOLDA

    Güvenlik ve terör gerekçeli bu taşıma ve birleştirmelerin yanı sıra Mahalli İdareler Kanunu’nun “Dağınık mahalle ve sair yerleşim yerleri bulunan köylerde veya köylerin birbirlerine yakın olduğu durumlarda seçim sandıklarının bir tek mahalle veya bir tek köyde toplanması, seçim gününden en az bir hafta önce ilan edilmek koşuluyla İlçe Seçim Kurulunca kararlaştırılabilir” hükmünden hareketle yeni sandık taşıma ve birleştirmelerin de gündeme gelmesi bekleniyor. Ancak bu kararlara karşı seçim kurullarına ve YSK’ye itiraz başvurusunda bulunulabiliyor.

    MUHALEFET TEPKİLİ

    Muhalefet partileri, 24 Haziran seçimlerinde olduğu gibi sandık taşıma ve birleştirme kararının iddia edilenin tersine oy kullanma hakkını engelleyeceğini ayrıca coğrafi yapı ve iklim koşullarının da seçmen açısından caydırıcı etkisi bulunduğunu ifade ediyor.

    CHP’nin YSK Temsilcisi Hadimi Yakupoğlu, devletin seçmenlerin kayıtlı oldukları sandıklarda oy kullanmasını sağlamak zorunda olduğunu belirtti. 24 Haziran seçimleri öncesi alınan karara da itiraz ettiklerini anımsatan Yakupoğlu, “Esas olan sandığın hareket ettirilmemesidir, 24 Haziran’a kadar da bu böyleydi. O zamana seçmenin bulunduğu yerde oy kullanması sağlanıyor, şimdi yapılamıyorsa bir aczin yaşandığını mı düşünmeliyiz. Bölgenin yapısı her açıdan özel, ‘5 kilometre öteye taşıyoruz’un bölge için karşılığı çoğu zaman bir dağı geçmek oluyor. Bu da oy kullanmayı engelliyor. Ayrıca güvenlik gerekçesiyle sandık taşırken seçmeni nasıl taşıyacağınız sorusunun da yanıtı yok” dedi.

    “HEDEF OYLARIMIZ”

    HDP’nin YSK Temsilcisi Pınar Akdemir, seçim güvenliği ile ilgili tereddütleri ortadan kaldıracak mekanizmaların bulunması gerektiğini bunu önlemenin yolunun sandık taşıma olmadığını ifade etti. İçişleri Bakanı Soylu’nun bu yöndeki isteklerinin olduğunu bildiklerini kaydeden Akdemir, “24 Haziran’da olduğu gibi bu seçimlerde de seçmenin sandığa ulaşmasını engelleyici bu zorlayıcı yaptırımları reddediyoruz” dedi.

    HDP Diyarbakır Milletvekili ve eski YSK Temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki de kurulun tartışmalı kararlarla seçim güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü, sandık taşıma kararının hedefinin HDP’nin oyları olduğunu söyledi. Bu yöntemle 24 Haziran’da olduğu gibi sandık başlarına daha fazla güvenlik görevlisi yığarak seçmen iradesinin sandığı yansımasını engellemenin, seçmenlerin sandığı ulaşamamasının amaçlandığını kaydeden Tiryaki, HDP’li seçmenin tüm zorlukları aşarak oyunu kullanacağına inandığını ifade etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sağlık çalışanların yargılandığı dava 26 Aralık tarihine ertelendi

    Sağlık çalışanların yargılandığı dava 26 Aralık tarihine ertelendi

    PİRHA- Cizre’deki yasak sırasında bodrumlarda mahsur kalan sivil yaralılara sağlık koridoru açmak isterken engellenen sağlıkçılar hakkında açılan davanın ilk duruşması gerçekleşti. Dava 26 Aralık 2018 tarihine ertelendi. 

    Cizre’de 30 Ocak 2016’da sokağa çıkma yasağı ve çatışma nedeniyle sığındıkları bodrumlarda yaralı olanlara müdahale etmek için ambulansla yola çıkan ancak Cizre’ye girişlerine izin verilmeyen Türk Tabipler Birliği (TTB) ve Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) üyesi 9 hekim, 4 hemşire ve 1 ambulans şoförünün bulunduğu gönüllü 14 sağlık emekçisinin duruşması bugün Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

    Cizre’deki yasak sırasında bodrumlarda mahsur kalan sivil yaralılara sağlık koridoru açmak isterken engellenen sağlıkçılar hakkında açılan davanın ilk duruşması öncesinde sağlıkçılar bir araya gelerek Karayolları Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Mardin’de bulunan sendikacılar, milletvekilleri ve demokratik kitle örgütü temsilcileri de açıklamaya destek verdi.

    Gönüllü sağlıkçıların davasına çok sayıda sağlık emekçisinin yanı sıra SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Türk Tabipler Birliği (TTB) Genel Başkanı Sinan Adıyaman,  TTB Konsey Üyeleri, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, KESK’e bağlı sendikaların genel merkez yöneticileri, PSI Temsilcisi, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, Halkevleri Eş Genel Başkanı Dilşad Aktaş, İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’ndan (TİHV) Metin Bakkalcı, HDP milletvekilleri, HDP ve DBP Mardin il ve ilçe örgütleri ile Tabip Odaları yöneticileri de destek verdi.

    “IRK, DİL, DİN GİBİ HİÇBİR ÖZELLİK HASTALARIMIZLA ARAMIZA GİREMEZ”

    Açıklamayı SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden yaptı. Erden, insan yaşamına en üst düzeyde saygı göstermenin mesleklerini uygularken gözettikleri temel ilke olduğunun altını çizerek, “Bu nedenle yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, milliyet, cinsiyet, ırk, politik düşünce, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin hastalarımızla aramıza girmesine izin veremeyiz” dedi.

    Erden,şöyle devam etti:

    “Toplum yeminimizin farkındadır ve bizlerin bu yeminlerin içeriklerine uygun davranacağımıza olan güvenle bizden yardım ister, kendini, bedenini bize teslim eder ve en gizli sırlarını bizimle paylaşır. Gezi eylemleri sırasında yaralananlara ilk yardım desteği sağladık, bu nedenle de yargılandık. Yardım bekleyen bir hastaya hangi sağlık çalışanı duyarsız kalabilir ki? Aynı sorumluluğu Kocaeli ve Van depremlerinde,  Soma ve Ermenek katliamlarında da yerine getiren yine bizdik” diye konuştu.

    “YÜZLERCE KİŞİNİN ÖLMESİNE TANIK OLDUĞUMUZ GÜNLER YAŞANDI”

    14 sağlıkçının Cizre bodrumlarında mahsur kalan yaralıların yardım çığlıklarına duyarsız kalmadığı için yola çıktığını ama engellendiklerini hatırlatan Erden, “Yüzlerce kişinin ölmesine tanık olduğumuz günler yaşandı. İnsan yaşamını büyük bir adanmışlıkla her şeyin önünde tutan, insanın sağlığına özen gösteren sağlık çalışanları ne yazık ki yargılanacak. Mesleklerinin gereğini yerine getiren sağlık çalışanlarının yargılanmalarını mesleki ilkelerimize aykırı buluyoruz. Sağlık çalışanının ihtiyacı olana yardım etme çabası yargılanmamalı” ifadelerini kullandı.

    Basın açıklamasının ardından duruşmaya geçen sağlıkçıların bir kısmının ifadesinin alınmasının ardından mahkeme davayı 26 Aralık 2018 tarihine erteledi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • KHK mağduru Altıntaş: Zorlu süreci dayanışarak aştım-VİDEO

    KHK mağduru Altıntaş: Zorlu süreci dayanışarak aştım-VİDEO

    PİRHA – Tüm Bel-Sen Mardin Şube Yönetim Kurulu üyesi Makbule Altıntaş, KHK’leri ve ihraç edilmelerini PİRHA’ya değerlendirdi. Altıntaş, “KHK’nin çıkış sebebini örgütsel sendikal çalışmalarımızın darbelenmesi olarak ifade edebiliriz. Aslında sindirilmeye çalışılıyoruz” dedi. 

    Tüm Bel-Sen Mardin Şube Yönetim Kurulu üyesi Makbule Altıntaş, KHK’lere ve ihraç edilmesine ilişkin PİRHA’ya konuştu. Altıntaş, “Mardin Büyükşehir belediyesinde çalışıyordum. 2016 yılında 677 Nolu KHK ile bir sabah uyandığımızda herhangi bir idari soruşturma, herhangi bir yargı olmaksızın, resmi gazetede yayınlanan kararname ile hepimizin yaşadığı kaderi yaşamış oldum” dedi.

    “FARKLI BASKI TÜRLERİYLE SİNDİRİLMEYE ÇALIŞILIYORUZ”

    “Aslında bu KHK’lerin çıkış sebebini örgütsel sendikal çalışmalarımızın darbelenmesi olarak ifade edebiliriz. Biliyoruz ki bu ülkede muhalif olan tüm kesimlere yönelik KHK’ler. Farklı farklı baskı türleriyle aslında sindirilmeye çalışılıyoruz” diye konuşan Altıntaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bizlerin bu süreçte mücadelemizi yürütme konusunda herhangi bir geri adımımız söz konusu olmayacak, bunun böyle bilinmesi gerekiyor. Mesele sadece ekonomik olarak yaşamımızı sürdürmekle alakalı değil,  sendikal mücadelemizi dimdik yürüteceğimiz konusunda da kararlılığımız söz konusu.
    İşime son verildikten sonra sendikal çalışmalarda daha aktif oldum. Öncesinde belediyede çok ciddi çalışmalarım söz konusu idi. Bunu sendikal çalışmalarda da göstererek ihraç olduktan sonra Şube Yönetim kuruluna seçildikten sonra da sürdürdüm ve çalışmalarımı yürüttüm. Ekonomik anlamda bireysel olarak arkadaşlarımla da dayanışarak birlikte iş kurma girişimimiz oldu. Bu iş kurma girişimi ile birlikte sendikal çalışmalarımızı da yürüttük.”

    “BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ”

    Altıntaş, “Mardin’den İstanbul’a gittim. Ancak İstanbul’da sendikal çalışmalarımı da diğer çalışmalarımı da sürdürdüm. Zorluklar yaşadım., gerçekten bu süreç çok zorlu, çok sıkıntılı ancak örgütsel olarak sendikamızla ve  üye arkadaşlarımızla dayanışarak bunu aşabildiğimizi düşünüyorum” dedi ve mücadele çağrısı yaptı:

    “Baskılar bizi yıldıramaz. Bizler bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu anti-demokratik yaklaşımlara karşı sürekli direnişimizi yükselteceğiz. Alanlarda olacağız bu konuda ne KHK ne de başka bir şey bizi bu mücadelemizden geri adım atmamızı sağlamayacak, bu konuda kararlıyız.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Proje okullarının tamamı imam hatip lisesi olma yolunda

    Proje okullarının tamamı imam hatip lisesi olma yolunda

    PİRHA- Bazı kentlerde TEOG’un yerine getirilecek sisteme göre sınavla öğrenci alacak proje okulların tamamının imam hatip lisesi olması dikkat çekti. 

    Cumhuriyet’tin haberine göre Ankara’da 23 proje okulun 16’sı anadolu imam hatip lisesi. Adıyaman’daki üç proje okul da imam hatipten seçilirken, Mardin’de bir fen lisesi, bir sosyal bilimler lisesi, dört de anadolu imam hatip lisesi proje okul seçildi.

    Karabük’teki tek proje okul imam hatip lisesi olurken, İstanbul’un Fatih ilçesinde dört anadolu lisesi, üç imam hatip, bir de fen lisesi proje okul. İzmir’in Bergama ve Menemen ilçelerindeki birer proje okul da imam hatip lisesi.

    Ordu il merkezinde iki lise proje okul olarak belirlenmiş. Bunlardan biri fen lisesi, diğeri de imam hatip.

    “MEB ÖĞRENCİLERE SEÇECEK OKUL BIRAKMIYOR”

    Eğitim-Sen Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan, durumun hemen her ilde aynı olduğunu belirterek, “MEB öğrencilere seçecek okul bırakmayarak zorunlu adres olarak imam hatip okullarını göstermektedir dedi.

    Yeni sistemle 1 milyon 200 bin öğrencinin yerleşeceği bilgisini veren Bozdoğan, yüzde 10’luk kesimi imam hatibe yönlendirilip bu okulların akademik başarısının artırılmak istendiğini savundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sokağa çıkma yasağının dünya rekoru SUR’da

    Sokağa çıkma yasağının dünya rekoru SUR’da

    PİRHA – Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) raporuna göre son 2 yılda 11 il ve 45 ilçede 252 kez süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan edildi. TİHV raporuna göre Sur yasağı bir yılı geçti. Bu bir dünya rekoru olarak niteleniyor.

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) raporuna göre son 2 yılda 11 il ve 45 ilçede 252 kez süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Diyarbakır’ın merkezindeki Sur ilçesinde ilk yasak, 6 Eylül 2015’te ilan edildi. Yasak defalarca birer gün süreyle uzatıldı. 11 Aralık 2015’te surların çevresindeki mahallelerde yeniden ilan edildi. TİHV raporuna göre Sur yasağı bir yılı geçti. Bu bir dünya rekoru olarak niteleniyor.

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) raporuna göre; son 2 yıllık süreçte 11 il ve 45 ilçede 252 süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve nüfus sayımına göre; en az 1 milyon 809 bin kişi bu yasaklardan etkilendi. Diyarbakır Sur’da ilk yasak 6 Eylül 2015’te ilan edildi. Surların çevresinde yasak bu tarihten bu yana devam ediyor.

    TEMEL SEBEP ÇÖZÜMSÜZLÜK

    TİHV, Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollardan çözümüne ilişkin bütünlüklü bir program uygulamayan Türkiye’nin yeniden çatışmalı bir ortama girdiği 2015 Ağustos’undan günümüze kadar geçen 2 yıllık süreçte neler olup bittiğini gözler önüne seren bir rapor yayımladı. Rapora göre; süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağının ilk ilan ediliş tarihi olan 16 Ağustos 2015’ten günümüze devam eden 2 yıllık süreçte toplam 11 il ve 45 ilçede 252 süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

    EN AZ 1 MİLYON 809 BİN KİŞİ ETKİLENDİ

    Rapora göre; 2014 nüfus sayımı verilerin esas alındığında en az 1 milyon 809 bin kişi; özgürlük, özgürlük ve güvenlik hakkı, özel ve aile hayatına saygı hakkı, toplanma özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, din özgürlüğü, bilgi alma ve verme özgürlüğü, mülkiyetin korunması hakkı, eğitim hakkı, işkence ve insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağı, yaşam hakkı ve vücut bütünlüğü hakkı olmak üzere en temel hakları ihlal edilerek yasaklardan etkilendi.

    Süresiz veya gün boyu olmak üzere Diyarbakır’da 136, Mardin’de 42, Hakkâri’de 21, Şırnak’ta 13, Bitlis’te 12, Bingöl’de 7, Muş’ta 7, Tunceli’de 6, Batman’da 5, Elazığ’da 2, Siirt’te 1 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

    YASAK BİTMİŞ DEĞİL

    Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde de dün gece itibarıyla 22.00 ile 05.00 arasında 5 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Diyarbakır’ın Kulp ilçesi, Hakkâri’nin Şemdinli ilçesi ve Muş Merkez ile Varto ilçesinde ise operasyonların sona ermesiyle yasak fiilen sonlandırıldı ancak yasağın kalktığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

    RAPORA GÖRE DÜNYA REKORU SUR’DA

    Diyarbakır’un Sur ilçesinin 6 mahallesinde sokağa çıkma yasağı tam 1 yıl 8 ay 23 gündür sürüyor. Sur’da 28 Kasım 2015 tarihinde Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş mahallelerinde ilan edilen “sokağa çıkma yasağı” hâlâ devam ediyor. Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin Dört Ayaklı Minare önünde vurulmasıyla başlayan yasak, dünya tarihinin en uzun süren sokağa çıkma yasağı özelliği taşıyor. Yasak ilanından sonra ilçe, 98 gün süren çatışmalı bir dönem geçirmişti. Resmi Gazete’de yayımlanan “acele kamulaştırma” kararına göre Sur’un 6 bin 300 parseli kamulaştırılmış ve kentte yıkım başlamıştı. Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı rapora göre, yaklaşık 40 bin insanın Sur’dan göç ettiği belirtilmişti.

    HABER MERKEZİ