Etiket: mermer ocağı

  • Ortaköy halkı seslendi: Doğamızı geleceğimizi vermeyeceğiz!-VİDEO

    Ortaköy halkı seslendi: Doğamızı geleceğimizi vermeyeceğiz!-VİDEO

    PİRHA – Sarıkışla’nın Ortaköy ilçesinde faaliyet gösteren Ata Madencilik ve Kuyumculuk A.Ş.’nin mermer ocağı işletmesini genişletmek istemesi köylülerin tepkisini topladı.Ortaköylüler Sosyal Yardımlaşma Kültür Sanat Eğitim ve Sağlık Vakfı (ORVAK) Yönetim Kurulu Üyesi Ergün Türkyılmaz, köylüler adına yaptığı basın açıklamasında “Köyümüzden mermer ocağına verilecek daha fazla toprak yok” dedi.

    Ergün Türkyılmaz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Ülkenin her yerinde, neredeyse her köy, her kasaba; maden köyüne, maden kasabasına dönüştürülmektedir. Son olarak çıkarılan maden yasasıyla devlet bu dönüşümün şirketler lehine kolaylaştırılmasına zemin oluşturmuştur,
    Ülkemizin yüzde 70’ine yakın bir alanı 386.000 ruhsat verilerek, tüm yaşam kaynaklarımız yağmalanıyor ve bütün coğrafyamız yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekilerek talan edilmektedir.”

    “5000 YILLIK ARKEOLOJİK MİRAS VAHŞİCE YOK EDİLDİ”

    “Köyümüzde 11.04.2014 yılından itibaren, Ata madencilik ve Kuyumculuk A.Ş firması 11 yıldır, 10 hektar üzerinde faaliyet göstermektedir.

    Bu alan üzerinde geçmişi 5000 yıla dayanan, arkeolojik bulgularla tespit edilmiş mağaraların ve kral mezarlarının olduğu bilinmektedir.
    Bu kültürel miraslarımızı mermer ocağı faaliyetiyle vahşice yok etmişlerdir.”

    Türkyılmaz, bölgenin doğal yapısının da ciddi biçimde tahrip edildiğini belirtti:

    “Bölgemize has sadece bu alanda yetişen endemik bitki türlerimiz, hemen yanı başında tarım arazilerimiz bulunmaktadır.

    İç Anadolu’nun su havzası olan Kızılırmak’a sadece 35 metre mesafede olan bu ocak, aynı zamanda köyümüzün göz bebeği kaplıcamız çermiğin suyunun geçtiği bölgede olduğu, dosyamızda da uzman kişiler tarafından belgelenmiştir.”

    “MERMER OCAĞI TARIMI SUYU VE YAŞAMI YOK EDİYOR”

    11 yıl içerisinde 10 hektar üzerinde çalışan mermer ocağı;

    • Tarım arazilerimize yakınlığından dolayı mahsullerimizin zehirlenmesine,

    • Kızılırmak suyunun kirlenmesine,

    • Kültürel miraslarımızın yok edilmesine,

    • Endemik bitki türlerimizin yok olmasına ve

    • Çermik kaplıcamızın su debisinin düşmesi, yeraltı suyunun yön değiştirmesine ve su ısısının düşmesine neden olmuştur.

    “12 HEKTAR DAHA GENİŞLETİLMEK İSTENİYOR”

    “Ortaya çıkan bunca tahribata rağmen yaşama, doğaya düşman mermer ocağının 12 hektar daha genişletilmesi istenmektedir.

    Yani Ortaköy’de yaşam, tarım, doğa yok edilerek Ortaköy; Ata madenciliğe altın tepside sunulmak istenmektedir.”

    Türkyılmaz, bilirkişi heyetine de seslenerek doğadan yana taraf olmaya çağırdı:

    “Bugün bu genişletme için yaptığımız itiraza karşı gelen bilirkişi heyetine buradan köyüne, yaşamına sahip çıkan Ortaköylüler olarak seslenmek istiyoruz. Alanında liyakatlı olan sizlerin; bilimden, yaşamdan, doğadan, Ortaköy’den yana taraf olmanızı bekliyoruz.
    ÇED raporu gerektirmeden verilen kapasite genişletme izninin iptali noktasında rapor sunulmasını umuyoruz.”

    “KÖYÜMÜZÜ YAŞAMI TOPRAĞIMIZI SAVUNACAĞIZ” 

    “Ortaköylüler olarak buradan kamuoyuna da sesleniyoruz.

    İnsan sağlığını, doğayı, havayı, hiçbir canlının hayatını, daha fazla kâr hırsıyla düşünmeyen, mermer ocağına, köyümüzden daha fazla toprak vermeyeceğiz.
    Köyümüzü, yaşamı, toprağımızı savunmak için sonuna kadar mücadele edeceğiz.
    Bu topraklar bize atalarımızdan kaldı,
    bu yüzden çocuklarımıza temiz, yaşanılabilir Ortaköy bırakmak bizim boynumuzun borcu.
    Buradan beyanımızdır. Talana, ekolojik yıkıma karşı, temiz, yaşanabilir bir Ortaköy için mücadeleye devam edeceğiz.”

    Açıklamanın sonunda Türkyılmaz, destek veren kurumlara teşekkür ederek sözlerini tamamladı:

    “Bugün bizleri destekleyen tüm demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilere teşekkür ederiz.”

    PİRHA/SİVAS 

  • Sivas’ın Kangaltekkesi köyündeki mermer ocağı için verilen ‘ÇED olumlu’ kararı iptal edildi

    Sivas’ın Kangaltekkesi köyündeki mermer ocağı için verilen ‘ÇED olumlu’ kararı iptal edildi

    PİRHA- Sivas’ın Kangal İlçesine bağlı Kangaltekkesi Köyündeki mermer ocağına yönelik verilen ‘ÇED olumlu’ kararı, Sivas İdare Mahkemesi’nce iptal edildi. Köylülerin ‘ÇED olumlu’ kararına karşın açtığı davanın duruşması 29 Nisan’da görülmüştü.

    Sivas İdare Mahkemesi, 29 Nisan’da görülen duruşma sonrasında, Kangaltekkesi Köyünde kurulması planlanan mermer ocağına verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararının iptaline hükmetti.

    Sivas İdare Mahkemesi, köy sakinlerinin, bölgede açılması planlanan mermer ocağı için verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali istemiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aleyhine açtığı davayı karara bağladı. Mahkeme, mermer ocağına verilen “ÇED Olumlu” kararının iptaline hükmetti.

    MAHKEME SU KAYNAKLARINA İŞARET ETTİ

    Mahkemenin kararında, faaliyete geçirilmesi planlanan mermer ocağına ilişkin davalı idarece verilen “ÇED Olumlu” kararına dayanak teşkil eden proje tanıtım dosyasının maden, çevre, orman ve ziraat mühendislikleri ile antropolojik ve biyolojik açıdan Çevre Kanunu, ÇED Yönetmeliği ve üstün kamu yararı, yöre halkının bireysel menfaatleri ve sürdürülebilirlik açısından yerinde olduğu belirtildi.

    Bununla birlikte, maden sahasında Kangaltekkesi köyünün su kaynaklarının bulunduğuna işaret edilen kararda, köye ve Bozarmut Göleti’ne doğru akan derelerin, madencilik çalışmasından etkilenebileceği; bunun yüzey ve yer alt sularını, dolayısıyla içme sularını etkileyebileceği kaydedildi.

    ÇED RAPORUNUN HUKUKA UYARLILIĞI BULUNMADIĞI KANAATİNE VARILDI

    ÇED raporunda, Davulbaz Göleti ve proje etki alanı içinde kalan Kangaltekkesi Mahallesinde boşalım sağlayan karstik kaynaklar ve Davulbaz Regülatörü ile ilgili bir bilgiye ver verilmediğine dikkat çekilen kararda, ÇED raporu ve eklerinde yüzey ve yeraltı karst morfolojisine ilişkin değerlendirmelere ver verilmediği; jeoloji, hidrojeoloji, hidroloji ve deprem haritasının sadece harita olarak verildiği ve yeterli olmadığı, jeolojik kesitlerin proje alanındaki jeolojik yapıyı temsil edecek düzeyde sunulmadığı, uyuşmazlığa konu alanın jeololik yapısına ilişkin takip edilebilir ve izlenebilir herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği aktarıldı.

    Kararda, bu sebeple “eksik değerlendirmeye dayalı proje tanıtım dosyasına dayanılarak düzenlenen dava konusu ‘ÇED Olumlu’ kararında, belirtilen yönlerden hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı” bildirildi.

    İdare mahkemesinin kararına Danıştay’da itirazda bulunabilecek.

    PİRHA/SİVAS

    İLGİLİ HABERLER:

    Sivas Tekke köyündeki mermer ocağına verilen ‘ÇED raporu’ duruşması görüldü-VİDEO

  • Sivas Tekke köyündeki mermer ocağına verilen ‘ÇED raporu’ duruşması görüldü-VİDEO

    Sivas Tekke köyündeki mermer ocağına verilen ‘ÇED raporu’ duruşması görüldü-VİDEO

    PİRHA- Sivas Kangal’a bağlı Tekke köyündeki mermer ocağına yönelik verilen ‘ÇED olumlu’ kararının iptali için açılan davanın duruşması bugün görüldü. Avukat Berat Aslı Han, “4 köyün içme ve tarım sulaması sağlayan Davulbaz Göleti’nin ve bölgede bulunan 700 yıllık tescili anıt ağacının ÇED raporunda geçmediğini, yapılacak maden ocağının Alevi inanç merkezi olan Samut Baba Tekkesi’ne vereceği zararı belirttik” dedi. 

    Sivas’ın Kangal ilçesi Tekke köyünde halkın itirazına ve mahkeme kararlarına mermer ocağı açılmıştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın aldığı ‘”ÇED olumlu” kararının iptali davası bugün Sivas İdare Mahkemesi’nde görüldü.

    Sivas İdare Mahkemesi’nde görülen davaya Sivas Çevre Platformu üyeleri, dava avukatlarından Berat Aslı Han, Barış Barışık ve Tekke köylüleri katıldı.

    “MADEN ŞİRKETİ 4,5 AYDA BÖLGEYE VEREBİLECEĞİ ZARARI VERDİ”

    Duruşmadan sonra açıklama yapan Avukat Berat Aslı Han, yürütmeyi durdurma aldıkları süreçte maden şirketinin 4,5 ayda bölgeye çokça zarar verdiğini belirterek, “Bu adalet herkese lazım olacak. Bizler davamızda bölgenin durumunu özetledik. Mermer alanı açılmak istenen alanın birkaç kilometre ilerisinde zaten mermer olacakları açılmış. Ve yeterli verim alınmadığı için bu ocaklar kapatılmış. Kangal Tekkesi köyünün Sivas gibi bozkırda yeşil alanları ve sularıyla bir vaha alanı olduğu belirttik. Yapılacak maden projesi suları, tarımı ve hayvancılığı etkileyecek. 7 Haziran’da bir keşif gerçekleşti. Bilir kişiler ile maden ocağından köye kadar yürüdük. Bilirkişiler rapor tam 5 ay 10 günde hazırladı. Lehimize bir rapor geldi ancak karşı tarafında itirazı doğrultusunda dosya ek rapora gitti. Şubat 2025 yılında durdurma kararı alabildik. 14 ay sonra gelen yürütmeyi durdurma karası sonrasında  maden şirketi 4 buçuk ay boyunca maden ocağını işletti. Çevreye verebileceği zararı zaten verdi. Biz bunun ıslahı içinde gerekli hukuki yollara başvuracağız” dedi.

    “ALEVİ İNANÇ MERKEZİ SAMUT BABA ZARAR GÖRECEK”

    Han, ‘ÇED olumlu’ raporunun iptalini beklediklerini kaydederek, “4 köyün içme ve tarım sağlayan Davulbaz Göleti’nin ve bölgede bulunan 700 yıllık tescili anıt ağacının ÇED raporunda geçmediğini, yapılacak maden ocağının Alevi inanç merkezi olan Samut Baba Tekkesi’ vereceği zararı belirttik. En kısa zamanda bu olumlu ÇED raporunun iptalini bekliyoruz” diye konuştu.

    “SİVAS VAHŞİ MADENCİLİKLE TARUMAR EDİLİYOR”

    Sivas Çevre Platformu adına konuşan Adnan Yılmaz ise, “Sivas’ın bütün yaşam alanları ne yazık ki vahşi madencilik ile tarumar edilmektedir. Tekke köyü bunun son örneklerinden birisidir. Biz yaşam savunucuları olarak hayata dair her şeyi savunmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

    Tekke köyünden Süleyman Ülger de maden ocağının aktifleşmesi durumunda kimsenin köyüne gelemeyeceğini ifade ederek, “Metropollerde yaşayan 500 tane emekli insanımız var. Ortalama emekli maaşları ise 15 bin TL. 500 insanın yarısı yazın köyüne geliyor. Böylesi bir ekonomik krizde insanların gelerek bahçelerinde tarım yapıyor. Kışlık yiyeceğini çıkarıyor. Maden hayata geçerse insanların gelmesinin artık bir gereği yok” şeklinde konuştu.

    PİRHA/SİVAS

  • Alevi köyü Tekke’de mermer ocağına karşı yaşam nöbeti-VİDEO

    Alevi köyü Tekke’de mermer ocağına karşı yaşam nöbeti-VİDEO

    PİRHA- Sivas’ın Kangal ilçesinin Tekke (Samut) köyüne 500 metre mesafede mermer ocağının açılmasına itiraz eden köylüler Samut Baba Türbesi önünde yaşam nöbeti başlattı.

    Sivas’ın Kangal ilçesinin Tekke köyüne 500 metre mesafedeki mermer ocağı açılıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED olumlu raporu verilerek mermer ocağı açılmasına tepki gösteren köylüler, Aleviler açısından önemli bir yere sahip olan Samut Baba Türbesi’nin de mermer ocağından etkileneceğini söylemişti.

    Tekke köylüleri açılan mermer ocağına karşı Samut Baba Türbesi önünde yaşam nöbet başlattı. Tutulan ilk nöbet Artvin Hopa’da ormanlık alanda yapılan doğa kırımına karşı engel olamaya çalışırken katledilen Reşit Kibar’a adandı.

    “DAYANIŞMA DEVAM EDECEK”

    Tekke köylüleri tarafından yapılan açıklamada, “Reşit Kibar’ın öldürülüşünün 1. ayında, Türkiye’nin her köşesinde talana açılan ormanların, dağların, ovaların nöbetini tutan, toprağından, havasından, suyundan vazgeçmeyen ve direnen tüm doğa hakkı savunucularının sesi olmaya ve dayanışmaya devam edeceğiz.
    Yaşam alanlarımızı tehdit eden maden ocağı projelerine, HES’lere, nükleer santrallere, RES’lere, doğamızı sermayeye peşkeş çeken, turizm adı altında ormanlarımızı, yaşam alanlarımızı yok eden tüm saldırılara karşı Karadeniz’de, Ege’de, Marmara’da, Akdeniz’de, Doğu ve Güneydoğu’da, İç Anadolu’da, tek bir ses olup yaşam alanlarımıza sahip çıkalım çağrısında bulunan Cankurtaran Dayanışması’nın başlattığı “Yaşam nöbeti”ne kendi bölgelerimizde eş zamanlı olarak destek veriyoruz” denildi.

    PİRHA/SİVAS

    İLGİLİ HABERLER:

    Samut Baba Türbesi, mermer ocağı tehdidi altında: İliç’te, insanların başına neler geldiğini gördük-VİDEO

  • Samut Baba Türbesi, mermer ocağı tehdidi altında: İliç’te, insanların başına neler geldiğini gördük-VİDEO

    Samut Baba Türbesi, mermer ocağı tehdidi altında: İliç’te, insanların başına neler geldiğini gördük-VİDEO

    PİRHA-Sivas’ın Kangal ilçesinin Tekke köyüne 500 metre mesafedeki mermer ocağının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED olumlu raporu verilerek açılmasına tepki gösteren köylüler, “Aleviler açısından önemli bir yere sahip olan Samut Baba Türbesi de mermer ocağından etkilenecek. Mermer ocağının çalışması durumunda insanlar artık gelmemeye başlayacak” dedi.

    Sivas’ın Kangal ilçesinin Tekke (Samut) köyüne 500 metre mesafedeki mermer ocağının açılmasına köylülerin itirazlarına rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir” ÇED olumlu raporu verildi.

    Köylüler, ÇED kararının ardından maden şirketini mahkemeye vererek kararın bozulmasını talep ediyor.

    “SU KURURSA BURADAKİ BAZI KÖYLER ETKİLENECEK”

    Açılacak madenin köydeki yaşam alanlarına zarar vereceğini ifade eden Perihan Güler, “İnanç merkeziyle birlikte türbenin yakınında bulunan 730 senelik bir ağaç da koruma altına alındı. Mermer sahasının olduğu alana yakın olan su kaynağı Davulbaz Köyü’nde bulunan ve Devlet Su İşleri tarafından açılan göleti besleyen tek su kaynağı mermer sahasının bulunduğu alanda çıkmaktadır. Su kesildiğinde gölet dolmayacak dolayısıyla sulu tarım yapan birkaç köyde bu durumdan zarar görecek” dedi.

    “SAMUT BABA’YA DİĞER ŞEHİRLERDEN İNSANLAR GELİYOR”

    Köyün üçte birine yakın bir alanın mermer ocağı tarafından alındığını belirten Tekke köyü muhtarı Hasan Tekkelioğlu, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Artık köyümüzde hayvancılık bitme noktasına geldi. İnsanlarımız mera alanları alındıktan sonra hayvancılık yapamayacaklar. Kamyona yüklenecek olan mermer blokları köy arazilerinin içinden geçeceği için ekinlerimiz toz aldığı zaman döllenmeyi etkileyerek verimi düşürüyor. Zaten kar etmiyoruz verim de alamazsak insanlar ekinlerini terk etmek zorunda kalacak. Aleviler açısından önemli bir yere sahip olan Samut Baba Türbesi de mermer ocağından etkilenecek. Sadece bizim için değil çevre köylerden ve başka şehirlerden gelecek olan insanlar burada cem yürütüyor. Mermer ocağının burada çalışması durumunda insanlar gelmemeye başlayacak.”

    “HİÇBİR MADENİ KÖYÜMÜZDE İSTEMİYORUZ”

    Senem Tekkelioğlu, “Köyümüz çevrede bir tane. İnsanlar buraya gelerek Samut Baba Türbesini ziyaret eder, hastalar şifasını bulur. Biz onun için hiçbir madeni burada kabul etmiyoruz” diye ifade etti.

    “İLİÇ’TE SOMA’DA İNSANLARIN BAŞINA NELER GELDİĞİNİ GÖRDÜK”

    İktidarın kendilerine güven vermediğini söyleyen Yusuf Budak, “Yavuz Sultan Selim, Alevileri dağlara sürdü dağlarda da maden var. Bir de devlete karşı diye bir fikir var. Biz doğayı ve insanları yok sayan, çıkarları için her şeyi ayaklar altına alan yönetimlere karşıyız. Biz Aleviler sermayeye karşı değiliz, teknolojiye karşı değiliz. Onlar için insanların inancı, değer yargıları çok önemli değil. Daha önceden İliç’te, Soma’da gördük insanların başına neler geldiğini. Biz bunlara nasıl güveneceğiz. Ülkede kaybolan ve öldürülen çocuklara, katledilen kadınlara sahip çıkamayan bir yönetime inanmıyoruz, güvenmiyoruz” diye belirtti.

    “SADECE TEKKELİLER DEĞİL HERKES MADENE KARŞI GELMELİ”

    Tekke Köyünde yaşayan bir yurttaş ise, “Ben bu köyde doğdum bu köyde büyüdüm 70 yaşında bir kadınım bu saatten sonra nereye gideceğim. Sadece Tekke köylüleri değil herkesin bu madene karşı gelmesi gerekiyor. Gurbette giden köylülerimiz bir araya gelip köylerine sahip çıksınlar. Yılanlı dağındaki madene karşı insanlar nasıl ki karşı geldilerse biz de bir araya gelip püskürtebiliriz” diye konuştu.

    Kamber YILDIZ/SİVAS-KANGAL

  • Zara’da maden ocağına tepki: Şirketler para kazanacak diye göçe zorlanıyoruz!-VİDEO

    Zara’da maden ocağına tepki: Şirketler para kazanacak diye göçe zorlanıyoruz!-VİDEO

    PİRHA-Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Karadere diğer adıyla Karabel bölgesinde çıkarılan krom madeninden dolayı içme suları kirlenecek olan Beypınar ve İğdir köylüleri duruma tepki göstererek, içme suyunun ve doğalarının yok edildiğini belirttiler. “Bizim buradan gitmemizi istiyorlar” diyen köylüler, maden çalışmasının durdurulmasını istediler.

    Sivas’a bağlı Zara ilçesinin Beypınar, İğdir (Karabel Yöresi) halkı, köylerine yakın bir mesafede çıkarılan krom madenin içme suyunu tehdit ettiğini belirterek, maden çalışmasının durdurulmasını istedi. Köylüler, Karadere dedikleri alanda yürütülen çalışmalarda kazılardan kaynaklı suyun kesilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

    Aynı bölgede ÇED raporuyla mermerin de çıkarılacağını belirten köylüler, hem doğalarının hem de çıkarılacak olan mermer madeninin içme suyunu kirleteceğini söyledi. Köy halkı doğup büyüdükleri dağlarda atalarının yaşadıklarını ve inançlarını temsil eden türbelerin de olduğunu aktardılar.

    “SU KESİLİRSE KÖYLÜLERİN BURADAN TAŞINIP GİTMESİ LAZIM”

    Karabel bölgesinde bulunan İğdir Köyü Muhtarı Süleyman Sarıtaş, madenlerle ilgili olarak rahatsızlık duyduklarını söyleyerek, “2019’dan beri muhtarım. Suyumuz 20 km’den geliyor, 3 tane köyü besliyor. Bir damla suyumuz, başka içecek suyumuz yok. Eğer bu su kesilirse köylülerin taşınıp gitmesi lazım. Maden sahasında yapılan çalışmalardan dolayı suyumuz kesildi. Arızalardan kaynaklı 15 gün boyunca su eve gelmiyor” şeklinde konuştu.

     “MADENLER DOĞAYA BÜYÜK ZARAR VERİYOR”

    Karabel Federasyonu Başkan Yardımcısı Şükrü Öztürk de, “Bu bölgede madenler büyük tahribatlar oluşturuyor, doğaya büyük zararlar veriyor, doğamızı tahrip ediyor. Bu bölgede yeşilliklerin yok olduğuna tanık oluyoruz, sularımız kirleniyor” dedi.

    “TOPRAKALRIMIZI TERK ETMEK ZORUNDA KALACAĞIZ”

    Madenlerin bulunduğu alanda yer alan Beypınar Köyü Muhtarı Ercan Keklik ise yapılan başvurulara rağmen sonuç alınmadığını dile getirerek şu ifadelerde bulundu:

    “Yakın zamanda dinamitle patlatmalar olacak, buna yönelik başvurularımızı yaptık. Ne yazık ki bir sonuç alamadık. Örgütlü olarak bu işe destek vermemiz lazım. Bir iki köy ile olabilecek bir şey değil bu. Yetkililer bizi ciddiye almıyor. Suyumuz kesildiği zaman topraklarımızı terk etmek zorunda kalacağız. Yöre halkı olarak madenlerden çok rahatsızız. Madenlerden dolayı hayvancılık yapamıyoruz, çünkü doğamızın hepsi tahrip oldu.”

    ÇOCUKLAR HASTA OLMA RİSKİ YAŞIYOR

    Mahmut Akbulut adlı köylü de maden ocağıyla ilgili olarak, “Madenlerden çıkarılan kirli su ırmaklarımızı kirletiyor. Çocuklarımız orada yüzerken hasta oluyorlar. Eskiden biraz su alabiliyorduk, bu madenlerden dolayı su da içemez duruma geldik. Yazın halkımız buraya geldiğinde su problemi yaşıyor. Bütün sivil toplum kuruluşlarından destek bekliyoruz” diye konuştu.

    “ŞİRKETLER PARA KAZANACAK DİYE BİZ GÖÇE ZORLANIYORUZ”

    Maden sahası kurulan yerlerde çocukluğunun geçtiğini, buralarda anılarının olduğunu belirten Süleyman Keklik ise şunları kaydetti:

    “Buralar benim çobanlık yaptığım yer. Buralara baktığımda içim kan ağlıyor. Suyumuz kesilirse her şeyimiz bitiyor. Şirket sahipleri para kazanacaklar diye biz de göçe zorlanıyoruz. Bu anlayışa karşı durup, örgütlenmemiz gerekiyor. Seçim sürecinde buraya gelen siyasi partilerden destek bekliyoruz.”

    Hüseyin KELLECİ-Kamber YILDIZ/SİVAS-ZARA

  • Derviş Cemal Köylüleri: 800 metre mesafede maden ocağı olur mu, ziyaretimiz var-VİDEO

    Derviş Cemal Köylüleri: 800 metre mesafede maden ocağı olur mu, ziyaretimiz var-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesine bağlı olan ve Derviş Cemal Ocağı’nın bulunduğu Derviş Cemal Köyü’nde kurulmak istenen maden ocağına tepki gösteren köylüler, “Köyümüze 800 metre mesafede olan bir yer, bu kadar yakın bir yerde maden ocağı olur mu? Biz köylüler olarak köyümüzde maden ocağı istemiyoruz” dedi.

    Dersim’in doğasına, kültürüne, diline, inancına yönelik saldırılar devam ediyor. Dersim’de her geçen gün yeni maden sahaları açılıyor. 145 maden projesinin bulunduğu Dersim’de, şimdi de 60 kilometre uzunluğundaki Munzur Dağları’nın tamamı maden sahası ilan edildi.

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı olan ve Derviş Cemal Ocağı’nın bulunduğu Derviş Cemal Köyü’ne 800 metre yakın bir alanda kurulmak istenen mermer ocağı projesine köylüler tepkili.

    Nama Grup Metal A.Ş., mermer ocağı yapımı için Erzincan İdare Mahkemesi’ne ÇED başvurusunda bulundu. Bilirkişi raporunda; ocağın yapılmak istendiği alanın Derviş Cemal Kültür Merkezi ve Cemevi’ne yakın olduğu belirtildi.

    Ayrıca ocağın su, enerji ve ulaşım yerine yakın olduğu, arıcılık ve hayvancılığın maden ocağından olumsuz etkileneceği uyarısı yapıldı. Raporda, Derviş Cemal Ocağı’nın Aleviler için önemli bir inanç merkezi olduğuna işaret edilerek, mermer ocağının buranın manevi ortamına zarar vereceği görüşü bildirildi.

    “MADEN OCAĞI İSTEMİYORUZ”

    Köylerinde maden ocağı istemediklerini belirten Mehmet Karataş, “Köylüler olarak geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz maden ocağı çalışmaya başlayınca toz içerisinde kalacağız. Köyümüze 800 metre mesafede olan bir yer, bu kadar yakın bir yerde maden ocağı olur mu? Halkın malını hazineye çevirmişler şimdide maden şirketlerine vermişler. Maden ocağına yakın yerde bizim Derviş Cemal Ocağımız var, bütün toz ziyaretimize gidecek. Eğer köyümüzde maden projesi yapacaklarsa bize başka bir yer bulsunlar biz de köyümüzü terk edelim. Biz köylüler olarak köyümüzde maden ocağı yapılmasını istemiyoruz” dedi.

    “TOZ İÇERİSİNDE KALACAĞIZ”

    Kamber Lavci ise “Köyümüzde maden ocağını istemiyorum. Köyümüz maden çalışması nedeniyle toz içerisinde kalacak.”

    PİRHA/DERSİM

  • Alevi köyü Kamışçık’a planlanan mermer ocağıyla ilgili soru önergesine yanıt geldi

    Alevi köyü Kamışçık’a planlanan mermer ocağıyla ilgili soru önergesine yanıt geldi

    PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu‘nun, Türkmen Alevi köyü Kamışçık’a yapılmak istenen mermer ocağıyla ilgili verdiği soru önergesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘ndan yanıt geldi. Bakanlık yanıtında, “Söz konusu sahanın bir kısmı için ÇED raporu istendi. Ulukavak ve Ulukavak Ziyaretgahı da mücavir alan dışında kalıyor” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Yozgat’ın Çekerek ilçesine bağlı Türkmen Alevi köyü Kamışçık’a yapılmak istenen mermer ocağını Meclis gündemine taşımıştı. Kenanoğlu, Enerji Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı‘na verdiği soru önergesinde köylülerin yoğun itirazlarına rağmen yapılmak istenen mermer ocağının Ulukavak Ziyaretgahı’nı ve Ulukavak su kaynağını tehdit ettiğini belirtmişti.

    Kenanoğlu verdiği önergede, “‘ÇED gerekli değildir’ kararını çıkarabilmek amacıyla 100 hektarlık proje alanının 93,84 hektar olarak gösterilip, bu alanın yalnızca 24,66 hektarlık kısmı için ÇED alanı değerlendirmesi yapıldığı iddiaları doğru mudur? Doğruysa bu usulsüzlüğün altına imza atan kişiler ve/veya kurumlar hakkında bakanlığınızca bir işlem yapılacak mıdır?” diye sormuştu.

    Kenanoğlu‘nun, verdiği soru önergesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘ndan yanıt geldi.

    “ÇED BAŞVURUSU SAHANIN TAMAMI İÇİN YAPILMADI”

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘ndan gelen yanıtta, söz konusu sahanın Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından gerçekleştirilen ihale kapsamında 93,84 hektar olarak düzenlendiği belirtilerek, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusunun sahanın tamamı için yapılmadığı aktarıldı.

    Yaşanan soruna dair Kenanoğlu’nun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na verdiği soru önergesine 27 Haziran 2022 tarihinde gelen yanıtta ise, Yozgat Mermer Granit Nakliye Madencilik İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından işletilecek alanın 25 hektardan az 24,66 hektar olarak belirlendiği için Tokat ve Yozgat valiliklerince ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verildiği söylenmişti.

    “ULUKAVAK VE ULUKAVAK ZİYARETGAHI MÜCAVİR ALAN DIŞINDA KALMAKTADIR”

    Yanıtta söz konusu sahanın MAPEG tarafından gerçekleştirilen ihale kapsamında 93,84 hektar olarak düzenlendiği ve ÇED başvurusunun sahanın tamamı için değil sadece pasa, stok ve şantiye alanı gibi fiili olarak çalışmaların yürütüleceği alanlar için yapıldığı ifade ediliyor.

    Enerji Bakanlığı tarafından Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce anıt ağaç statüsü verilen ‘Ulukavak’ın ve ‘Ulukavak Ziyaretgahı’nın mücavir alan dışında kaldığı ve herhangi bir ruhsat sahası içinde yer almadığı da yanıtta aktarılıyor.

    PİRHA/ANKARA

  • Mahkeme, Yılanlı Dağı’ndaki mermer ocağı projesini iptal etti: Bölge Aleviler için kutsal

    Mahkeme, Yılanlı Dağı’ndaki mermer ocağı projesini iptal etti: Bölge Aleviler için kutsal

    PİRHA-Sivas’ın Kangal ilçesi Yılanlı Dağı bölgesine yapılmak istenen mermer ocağına verilen ‘ÇED olumlu’ raporunu iptal eden mahkeme, kararında bölgenin Aleviler için kutsal olarak kabul edildiğine vurgu yaptı. 

    Sivas’ın Kangal ilçesindeki Yılanlı Dağı bölgesine yapılmak istenen mermer ocağına karşı açılan davada, mahkeme ‘ÇED olumlu’ raporunu iptal etti. Mahkeme, kararında söz konusu bölgenin Aleviler için kutsal olarak kabul edildiğine vurgu yaptı.

    Gazete Duvar’dan Hazal Ocak’ın haberine göre Adel Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited şirketi, Sivas’ın Kangal ilçesi, Dağönü köyü, Küçükdağ Tepe mevkine ‘Blok Mermer Ocağı’ projesi işletme talebiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurdu. Bakanlık 25 Kasım 2020 tarihinde projeye “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu” kararı verdi. Bölgede yaşayanlar ise proje alanının büyük bir kısmının orman arazisi olduğu, ayrıca Aleviler için kutsal olan Yılanlı ve Sultan Melek ziyaretlerinin bulunduğu gerekçesiyle kararın iptal edilmesi talebiyle mahkemeye başvurdu.

    BİLİRKİŞİ RAPORU: BÖLGE, ALEVİLER İÇİN KUTSAL BİR YER

    Açılan davada bilirkişi raporu bölgenin Aleviler için kutsal kabul edildiğini belirtirken; “Yılanlı Dağı ve tepesinde bulunan Sultan Melek ziyareti ve buna bağlı olarak Küçük Dağ Tepe mevkinin tamamı bölgeyle ilintili Alevi vatandaşlar tarafından kutsallık atfedilen bir yer durumundadır. Anadolu kültüründe bir coğrafyaya, bir toprağa duygusal ve inançsal bağlılık; bir bitkinin, bir ağacın toprağa bağımlılığı gibidir…” İşletme proje alanlarında mermer çıkarımının Yılanlı Dağı inançlarıyla ilintili bölgenin önemli bir kısmını kapsayacağı anlaşıldığı vurgulanan raporda “İlk etapta Yılanlı Dağı’na Dağönü ve çevre köylere ve il dışından gelenlerin ziyaret amaçlı çıkışları mermer çıkarımından büyük oranda olumsuz etkilenecektir” ifadelerine yer verildi.

    MAHKEME, ‘ÇED OLUMLU’ RAPORUNU İPTAL ETTİ

    Sivas İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna atıfta bulunduğu kararında proje alanının Alevi vatandaşlar tarafından kutsallık atfedilen Yılanlı Dağı ve bu bölgede bulunun ziyaret yerlerinin önemli bir kısmını kapsadığını anımsatarak söz konusu bölgeye ziyaret amaçlı çıkışların madencilik faaliyetlerinin olumsuz etkileneceğini ve bu duruma ilişkin vatandaşların zarar görmemesi için ÇED raporunda bir önlem alınmadığını vurguladı. Ayrıca kararda proje nedeniyle oluşacak toz miktarının da kontrolsüz çalışma şartları için hesaplanmadığına değinilerek projeye çok yakın konumda 4 su kaynağından ÇED raporunda hiç bahsedilmediğinin altı çizildi.

    Mahkeme son olarak ÇED raporundaki eksiklikler nedeniyle projenin çevresel etkilerini izlemenin ve denetlemenin mümkün olmadığını belirterek ‘ÇED olumlu’ kararının 15 Eylül 2021 tarihinde iptaline karar verdi. Bakanlık ve şirket temyiz yoluna giderek alt mahkemenin iptal kararının bozulması talebiyle Danıştay 6. Dairesi’ne başvurdu. Daire de başvuruyu reddederek alt mahkemenin kararını hukuka uygun buldu ve 14 Aralık 2021 tarihinde oybirliğiyle onadı.

    “ALEVİLER TARAFINDAN KUTSAL KABUL EDİLEN ZİYARETLER DİKKATE ALINMALI” 

    Kararı değerlendiren Kangal Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Hasan Aslan, Yılanlı Dağı ve çevresinde yıllardır maden ocağı açılmak istendiğini belirterek şunları söyledi:

    “Dağın eteklerinde yaşayan halk ile dağdaki yaban hayatı ve ekolojik flora görmezden gelinmekteydi. Bu karar, doğanın korunması ve bölgedeki yaşam için önemli olduğu kadar inançsal anlamda da Aleviler yönünden önemli bir gelişme içeriyor. Zira mahkemenin ‘ÇED Olumlu’ kararını iptal gerekçelerinden biri de projenin, Yılanlı dağında bulunan ve Alevilerce kutsal mekan olarak kabul edilen Sultan Melek ziyaretine ulaşımı güçleştireceği yönündeydi. Artık ülke genelinde Alevilerce kutsal kabul edilen ziyaret gibi ibadet yerlerinin de dikkate alınması bir zorunluluk halini almış oldu. Bu süreçte hukuksal anlamda tüm imkanlarımızı sonuna kadar kullandık ve hakkımızı sonuna kadar aradık. Belki her mücadele eden kazanamaz ama kazananlar her zaman mücadeleden vazgeçmeyenler olmuştur.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Manisa’da ekolojik yıkıma hazırlık

    Manisa’da ekolojik yıkıma hazırlık

    PİRHA- Salihli ve Ödemiş arasında çam ormanları ve tarım arazileri üzerinde Canmar Mermercilik tarafından yapılması planlanan Saha Mermer Ocağı İşletmeciliği Projesi için ÇED süreci başlatıldı.

    Manisa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü internet sayfasında Salihli İlçesinde Canmar Mermer Madencilik LTD Şti tarafından yapılması planlanan Saha Mermer Ocağı İşletmeciliği Projesi için Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu alınması için sürecin başlatıldığını duyurdu.

    “ÇED SÜRECİNİ TAKİP EDİP, BAŞVURULARI YAPACAĞIZ”

    Bahçecik köyünün İzmir’in Ödemiş ilçesi Bozdağ Kasabası’na daha yakın göründüğünü ve buralarda Napolyon kirazı, patates ve brokoli gibi sebze tarımının yaygın olarak yapıldığını belirten Salihli Çevre Derneği’nden avukat Seçil Ege Değerli, “Proje, Salihli’yi Gediz’i besleyen nehirleri yok edecek nitelikte. Burası ayrıca çam ormanlarının olduğu bölge. Hem köylerin su kaynaklarını hem de yeraltı sularını kirletecek. Boz Dağları’nın eriyen karları bu tozdan etkilenecek. ÇED sürecini takip edeceğiz, ÇED olumlu raporu verilmemesi yönünde başvurularımızı yapacağız.  Süreçle ilgili köylerde çalışma yürüterek halkın taleplerini yansıtacağız. Aksi karar çıkarsa Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile dava süreçlerini başlatacağız” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

  • Hozat’ta yangından sonra bir de mermer ocağı felaketi; köylüler tepkili-VİDEO

    Hozat’ta yangından sonra bir de mermer ocağı felaketi; köylüler tepkili-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Altınçevre Köyü’nde mermer ocağı çalışmaya başladı. Mermer ocağına tepki gösteren köylüler, “Başka yerde yapılan maden ocaklarının verdiği zararları biliyoruz. Kanser hastalıkları başlayıp, insan sağlığı bozuluyor. Hem doğaya zarar verecek hem de insan sağlığına zarar verecek. O yüzden biz burada mermer ocağının çalışmasını istemiyoruz” dedi.

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Altınçevre Köyü’nde mermer ocağı çalışmaya başladı. Mermer ocağı ile ilgili girişimlerin 2017 yılında başlatıldığı ve o dönemki köy muhtarının şu an Hozat AKP İlçe Başkanı olduğu belirtiliyor. Mera olarak görünen arazi hazine arazisine çevrilmiş, söz konusu alanda yoğun bir şekilde hayvancılık ve tarım yapıldığı ifade ediliyor.

    Mermer ocağını çalışmaya başladığı yerde Dersimli kurumlar tarafından incelemeler yapıldı. İncelemelere Dersim Baro Başkanı Av. Kenan Çetin, DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, HDP Hozat İlçe Eş Başkanı Medet Menteşe, Dersim Kültür ve Doğa Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Av. Alişer Ölmez, Dersim Hozat Derneği Yöneticisi Adil Aydın, köy muhtarları Erdem Ulaşçelik, Kadir Gençtürk, Hozat Cemevi Başkanı Veysel Kızıl, Sanatçı Vedat Aldemir katıldı.

    “MADEN OCAKLARININ DOĞAYA VE İNSAN SAĞLIĞINA VERDİĞİ ZARARI BİLİYORUZ”

    Köyümüzde insanlar daha çok tarım ve hayvancılıkla uğraştıkları için mermer ocağını geçim kaynaklarına zarar vereceğini söyleyen Kardelen köyünden Ali İhsan Göktaş, şunları kaydetti:

    “Mermer ocağı çalıştığı zaman buranın tozu hem tarıma zarar verecek hem de insan sağlığına zarar verecek sadece köyü değil Hozat genelini de etkileyecek. Başka yerde yapılan maden ocaklarının verdiği zararları biliyoruz kanser hastalıkları başlayıp, insan sağlığı bozuluyor. Dolayısıyla toplumsal bir fayda yok hem doğaya zarar verecek hem de insan sağlığına zarar verecek o yüzden biz burada mermer ocağının çalışmasını istemiyoruz. Ama bugünkü iktidar toplumsal çıkarlardan yana değil ranttan yana, devletin Dersim’e yönelik bu politikalardan vazgeçmesi lazım, köyümüzde maden ocaklarını istemiyoruz.”

    Altınçevre köyünden Kenan Karaağaç ise, “Doğa tahribatı yapacağı için köyümüzde mermer ocağının çalışmasını istemiyoruz.Toz, toprak hep bize gelecek, sularımız bozulacak, ekinlerimizden artık eskisi gibi verim alamayacağız o yüzden biz burada böyle bir çalışmanın olmasını istemiyoruz” diye konuştu.

    Cihan BERK/DERSİM

  • Köylüler, çevre talanına karşı çıkıp mermer ocağı projesini iptal ettirdi!

    Köylüler, çevre talanına karşı çıkıp mermer ocağı projesini iptal ettirdi!

    PİRHA-Tokat’ta ardıç ağaçlarıyla kaplı Fırtıman köyünde yapılması planlanan mermer ocağı projesi, halkın direnişi sonucu iptal oldu.

    Tokat’ın Zile ilçesine 3 km uzaklıktaki koruma altında olan Fırtıman köyüne yapılması planlanan mermer ocağı projesi iptal oldu.

    Yöre halkı, projeye karşı günlerce eylemler yaparak mermer ocağının çevreye vereceği zararlara dikkat çekmişti.

    Henüz ÇED raporunun dahi olmayan projeye dair sevindirici haber geldi. Fırtıman köylüleri, Ruhsat sahibinin projeden çekildiğini duyurarak şu açıklamayı yaptı:

    “Fırtıman’a dokunma!

    Ruhsat iptal süreci için resmi prosedür başladı !

    Tokat ili, Zile ilçesinde bulunan köyümüz Fırtıman’da açılmak istenen mermer ocağına karşı başlatmış olduğumuz haklı direnişte yanımızda olan ve maden ruhsatının iptaline giden süreçte bizlerden desteğini esirgemeyen, Yazar/Ekonomist Sn. Mustafa Sönmez’e, CHP İzmir Milletvekili Sn. Murat Bakan’a, Zile Dernekler Federasyonu Başkanı Sn. Halil Düzgün’e, CHP Zile İlçe Başkanı Sn. Ali Rıza Bozdemir’e, Sn. Namık Kemal Doğanay’a, Anka Haber Ajansı, T24 Haber, Halk TV, Fox TV, KRT TV, Tele 1 ve Birgün Gazetesi ve PİR Haber Ajansı’na, Sesim TV ve Sesim Gazetesi imtiyaz sahibi Sn. Mahbib Dilek’e, Gazeteci Sn. Timur Soykan’a, CHP İstanbul İl Hukuk Örgütü’ne, İYİ Parti Zile İlçe Yönetimi’ne, İzmir’den sesimizi duyan ve duyuran Sn. Ulaş Aydın’a, gerek sosyal medya üzerinden gerekse bizlerle iletişim kurarak destek veren kıymetli dostlara çok teşekkür ederiz.

    Ruhsat sahibi tarafından iptal süreci başlatılmış olup süreç yakından takip edilecektir.

    (HABER MERKEZİ)

  • Jandarma, mermer ocağı protestosuna silahla müdahale etti-VİDEO

    Jandarma, mermer ocağı protestosuna silahla müdahale etti-VİDEO

    Van’ın Gürpınar ilçesinin Yurtbaşı köyünde yapılmak istenen mermer ocağına karşı eylem yapanların üzerine asker ve korucular kurşun yağdırdı. Yürüyüşe katılan 4 köylü gözaltına alındı. Jandarmanın dakikalarca havaya ateş etiği görüntülere sosyal medyadan tepki yükseldi.

    Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Yurtbaşı (Şêxan) mahallesinde yapılmak istenen mermer ocağı için ihale yapıldı. 26 Mayıs’ta akşam saatlerinde müteahhit firma yetkilileri, asker ve korucular iş makineleri ile mahalleye girdi. İş makineleri ardından mermer ocağının açılacağı alanda bulunan yurttaşlara ait 40 ahır yıktırıldı. Bunun üzerine toplanan mahalleliler yıkıma tepki gösterirken, asker ve korucular iş makinelerinin etrafında nöbet tuttu. Mahallelerine mermer ocağı yapılmasına izin vermeyeceklerini belirten yurttaşlar, yürüyüş başlattı. Asker ve korucular köylüleri dağıtmak için kurşun yağdırdı. Yürüyüşe katılan 4 köylü gözaltına alındı.

    Yapılan protestonun ardından asker, korucu ve firma yetkilileri mahalleden ayrıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP’li Bülbül, Tire’de mermer ocağına direnen köylüleri meclise taşıdı

    HDP’li Bülbül, Tire’de mermer ocağına direnen köylüleri meclise taşıdı

    PİRHA- HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, İzmir’in Tire İlçesi’ndeki kızılçam ormanlarıyla kaplı Kartal Dağı’na yıllık 500 bin ton kapasiteli mermer ocağı kurulması projesini meclis gündemine taşıdı.

    İzmir’in Tire İlçesi’ndeki kızılçam ormanlarıyla kaplı Kartal Dağı’na yıllık 500 bin ton kapasiteli mermer ocağı kurulması karşı çıkan köylülerin verdiği mücadeleyi, HDP Milletvekili Kemal Bülbül meclis gündemine taşıdı.

    Bülbül, verdiği önergede, kurulacak mermer ocağının doğaya zarar vereceğine dikkat çekerek yurttaşların maden ocağının açılmaması için mücadele başlattığı belirtti. Bülbül, “Ege’nin önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden Tire’de enerji ve maden şirketlerinin artan faaliyetlerine tepki gösteren köylülerin en son, kızılçam ormanlarıyla kaplı Kartal Dağı’na yıllık 500 bin ton kapasiteli mermer ocağı kurulması temel gelir kaynakları olan tarım ve hayvancılığı tehdit ettiğini ileri sürmektedirler” ifadelerini kullandı.

    İzmir Bayraklı’da bulunan “Emerald Taşımacılık Maden İnşaat” adlı şirket tarafından kurulmak istenen mermer ocağının ruhsat alanının yaklaşık 200 futbol sahası büyüklüğündeki 95,49 hektarı kapsadığını hatırlatan Bülbül, ancak ÇED alanının 24,8 hektar olduğunu, proje nedeniyle bölgede binlerce kızılçam ağacının kesileceğini ifade etti.

    “MERMER OCAĞI, TARIM VE HAYVANCILIĞI TEHDİT EDİYOR”

    “Ege’nin önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden Tire’de enerji ve maden şirketlerinin artan faaliyetlerine tepki gösteren köylülerin en son, kızılçam ormanlarıyla kaplı Kartal Dağı’na yıllık 500 bin ton kapasiteli mermer ocağı kurulması temel gelir kaynakları olan tarım ve hayvancılığı tehdit ettiğini ileri sürmektedirler” diyen Bülbül,  bölgenin oksijen deposu olan Kartal Dağı’nın eteklerindeki Küçükkale Köyü’nde toplanan köylüler, maden ocağının ekolojik tahribata yol açacağı ve halk sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğine dair endişelerini dile getirdiğini vurguladı.

    “200 FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜKTE ALAN ETKİLENECEK”

    Bülbül, köylüler ve Tire Çevre Koruma ve Yeşillendirme Derneği’nin kaygılarına dikkat çekerek, şu soruları sordu:

    “*Ege’nin önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan Tire’de enerji ve maden şirketlerinin artan faaliyetleri dikkat çeken köylülerin uğrayacağı mağduriyetin giderilmesi için Bakanlığınız ne tür önleyici bir girişimde bulunacaktır?

    *Köylülerin maden ocağının ekolojik tahribata yol açacağı ve halk sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğine dair endişelerini gidermek amacıyla Bakanlığınız ne tür önlemler almaktadır?

    *Mermer ocağının Kartal Dağı’nda binlerce çam ağacının kesilmesinin yeraltı sularının kirlenmesinin yanı sıra bölgedeki 15 çeşit endemik bitki türünün yok olmasına da sebep olacağına dair endişelerin giderilmesi maksadıyla Bakanlığınız ne tür önlemler almaktadır?

    *Bakanlığınız bölgede temel ekonomik faaliyet olan tarım ve hayvancılık bağlamında tarımsal ve kırsal kalkınmaya odaklanan ne tür ek yatırımlar öngörmektedir?”

    (HABER MERKEZİ)

  • ÇED toplantısı, mahalle halkının protestosu üzerine iptal edildi

    ÇED toplantısı, mahalle halkının protestosu üzerine iptal edildi

    PİRHA-Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Gözne Yaylası Mahallesi’nde yapılmak istenilen mermer ocağıyla ilgili düzenlenen Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) toplantısı, mahalle sakinlerinin protestoları üzerine iptal edildi.  

    Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Gözne Mahallesi’nde kurulmak istenen mermer ocağına ilişkin yapılmak istenilen Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) toplantısı, halkın tepkisi üzerine iptal edildi. Mahalleliler, Doğakan Madencilik yetkilileri tarafından yapılmak istenilen toplantıyı protesto etti.

    Mahalle halkı, “Cennet yaylamı cehennem yapma”, “Doların yeşiline değil doğanın yeşiline sevdalıyız” ve “Taş ocağı, mermer ocağı istemiyoruz” yazılı dövizlerle tepkilerini dile getirdi. Mahalleliler, şirket yetkililerinin gelmesiyle birlikte sık sık “İşbirlikçi şirket Gözne’yi terk et” sloganı atarak, toplantının yapılmasına izin vermedi.

    Bunun üzerine şirket yetkilileri, “Halkın protestoları nedeniyle toplantı gerçekleştirilemedi” şeklinde tutanak tutarak mahalleden ayrıldı.

    HABER MERKEZİ

  • ‘Köyümüzde mermer ocağını istemiyoruz’

    ‘Köyümüzde mermer ocağını istemiyoruz’

    PİRHA- Dersim’in Koçpınar köyü sakinleri, köyün sınırları içinde faaliyet gösteren mermer ocağına, “Köyümüzde mermer ocağı bitkilere, hayvanlara ve insanlara zarar vermektedir. Burada gürültüde, tozda zor bir yaşam sürdürüyoruz” diyerek tepki gösterdi.

    Dersim’ in Pertek ilçesine bağlı Koçpınar köyünde 2009 yılında açılan mermer ocağı köylülerin yaptığı tüm şikayetlere rağmen çalışmalarına devam ediyor. Köylüler, “mermer ocağının bitkilere, hayvanlara ve insanlara zarar verdiğini tüm bunlardan dolayı köyümüze, suyumuza ve havamıza zarar veren bu taş ocağını istemiyoruz” dedi.

    “YA KÖYÜ KALDIRSINLAR YA DA MERMER OCAĞINI”

    PİRHA’ya konuşan köy halkından Seyfullah Berk, “Ya bu köyü ya da mermer ocağını buradan kaldırsınlar. Köyün 100 metre yakınında mermer ocağı olur mu? Patladığı zaman taşlar yağmur gibi köyün içine yağıyor. Emekli olup rahat bir yaşam sürelim diye köyümüze geldik gürültüden uyuyamıyoruz. Sabaha kadar çalışıyorlar. Dinamit patlattıklarında evler yerinden oynuyor, çocuklar korkuyor. Bize bir rahat yok bu konuda yardım bekliyoruz” dedi.

    Berk, “Defalarca yetkililere dilekçe verdik sorunlarımızı anlattık kimseden bize bir yardım dokunmadı. 2018 yılında keşif gelmesi için dava açtık 12 bin lira para verdik. Keşfe gelmeden Ankara’dan karar verip ÇED raporu hazırlamışlar. Biz mermercilerle bir türlü başa çıkamıyoruz devlet yetkililerinden yardım istiyoruz” diye konuştu.

    “İNSAN DOĞASINDAN KOPARSA GERİYE NE KALIR Kİ!”

    Berk, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Talan edilen her toprak parçası, her ağaç ile çocukluğumuz, anılarımız, kültürümüz, toplumsal belleğimiz de yok ediliyor. İnsan doğasından koparsa geriye ne kalır ki! Biz o dağları, taşları öperek büyüdük. Ama o taşlar paramparça ediliyor şimdi. En zor anlarımızda hep doğaya, dağlara sığındık, inandık, ailemizden bir parça gibi yaklaştık.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Tokat’ta yapılmak istenen mermer ocağı projesine iptal

    Tokat’ta yapılmak istenen mermer ocağı projesine iptal

    PİRHA – Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Kuruçay köyündeki 15 hektarlık alanda yapılması planlanan mermer ocağı projesi iptal edildi. 

    Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Kuruçay köyündeki 15 hektarlık alanda Fatih Toprak isimli kişi tarafından işletilecek mermer ocağı projesi iptal edildi. Projenin iptal kararı sosyal medyadan duyuruldu.

    KÖYLÜLER İMZA KAMPANYASI BAŞLATMIŞTI

    Köy halkı mermer ocağı yapımına karşı kar kış demeden toprağını, suyunu, doğasını korumak ve projenin iptal edilmesi için mücadele etmişti.

    Tokat Valiliğin’nin, “ÇED gerekli değildir” kararı verdiği proje kapsamında, yılda 10 bin ton mermer üretimi gerçekleştirilmesi planlanıyordu. Ancak üretim sahasının yakınlarında köylülerin su kaynağı da bulunuyor. ‘Orman vasıflı arazi’ içerisinde yer alan proje, Silisözü Çayı’na çok yakın konumdaydı.

    Öte yandan, “Kuruçay Köyü’nde yapılacak olan mermer ocağı durdurulsun” başlığıyla change.org üzerinden imza kampanyası da başlatılmıştı.

    PİRHA/TOKAT

     

  • Kenanoğlu meclise taşıdı; ÇED raporunda büyük usülsüzlük

    Kenanoğlu meclise taşıdı; ÇED raporunda büyük usülsüzlük

    PİRHA – HDP’li Ali Kenanoğlu, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Kuruçay Köyü’nde kurulması planlanan mermer ocağını meclis gündemine getirdi. Kenanoğlu, projeye ilişkin ÇED raporunda usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddiaları Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a sordu. 

    Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Kuruçay Köyü’nde kurulması planlanan mermer ocağı projesini HDP İstanbul Milletvekili  Ali Kenanoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a sordu.

    Projeye ilişkin ÇED raporunda usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddialara dikkat çeken Kenanoğlu, “ÇED gerekli değildir” kararını çıkarabilmek amacıyla 100 hektarlık proje alanının 15 hektar olarak kayda geçtiğini belirtti.

    Yapılan usulsüzlüğü mecliste gündeme getiren Kenanoğlu, projenin, hayata geçmesiyle beraber köy yaşamı üzerinde geri dönüşü mümkün olmayacak olumsuz etkiler bırakacağını, köylülerin geçinmek için yaptıkları hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerin son bulmasını sağlayacağını vurguladı.

    Bu kapsamda Kenanoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a şu soruları yöneltti:

    • “ÇED gerekli değildir” kararını çıkarabilmek amacıyla 100 hektarlık proje alanının 15 hektar olarak kayda geçtiği, bir diğer deyişle proje sınırları içerisindeki 85 hektarlık alanın değerlendirme dışı tutulduğu iddiası ileri sürülmektedir. Bu iddia doğru mudur? Doğruysa bu usulsüzlüğün altına imza atan kişiler ve/veya kurumlar hakkında bakanlığınızca bir işlem başlatılmış mıdır? Süreç ne aşamadadır?
    • Köy sakinlerinin tepkilerine, başvurularına ve köydeki geçimlik faaliyetleri sonlandıracak olmasına rağmen projenin hayata geçirilmesi yönünde adımların atılmasının gerekçesi nedir? (HABER MERKEZİ)

     

  • Mahkeme, antik kent sınırına planlanan mermer ocağına izin vermedi

    Mahkeme, antik kent sınırına planlanan mermer ocağına izin vermedi

    Muğla İdare Mahkemesi, Muğla’nın Seydikemer ilçesindeki Asar Kalesi mevkiinde yapılması planlanan mermer ocağı projesi için ‘çevresel zararları’ nedeniyle oy birliğiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi.

    BirGün’den Dilek Yeğin’in haberine göre ’67 Mermer Maden’ şirketinin tarihi Likya Yolu güzergahında Sidyma antik kenti sınırında açmak istediği mermer ocağı için Muğla valiliğinin Mart ayında verdiği ‘ÇED gerekli değildir’ kararına karşı açılan davada, idare mahkemesi oy birliğiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi.

    Yöre halkı, mermer ocağı için ön çalışmaların gizlice ve resmi olmayan şekilde yürütüldüğünü, bölgedeki arıcılık, zeytincilik ve turizm faaliyetlerinin zarar göreceğini belirterek projenin durdurulmasını istedi.

    Kültür Rotaları Derneği ise mermer ocağının açılacağı alanın bir ekoturizm bölgesi olduğunu belirterek alandaki tarihi kalıntıları fotoğrafladı. Muğla Kültür Varlıklarını Koruma bölge müdürlüğüne başvurarak alanda yeniden inceleme yapılmasını ve kalıntıların tescil edilmesini talep etti.

    Mahkeme projenin çevresel zararları nedeniyle oy birliğiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi. Projenin hukuka uygunsuz şekilde düzenlendiğinin belirtildiği gerekçeli kararda şu ifadelere yer verildi: “Çevreye olan etkileri ile ilgili mevzuat usulleri takip edilerek yeterince değerlendirilmemiş bir projenin faaliyete geçmesi hususu göz önüne alındığında, işlemin dava sonuçlanıncaya kadar uygulanmaya devam etmesi halinde telafisi güç ve imkansız zararların doğacağı muhakkaktır.”

  • Kömür halkı mermer ocaklarından dolayı içme sularını kullanamıyor-VİDEO

    Kömür halkı mermer ocaklarından dolayı içme sularını kullanamıyor-VİDEO

    PİRHA-Kürt Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Adıyaman merkeze bağlı Kömür beldesinde 9 yıldır devam eden mermer ocaklarından dolayı içme suyu yıllardır kullanılamıyor. Su sorunu ile ilgili açıklamalarda bulunan bir önceki dönem Kömür Belediye Başkanı Hüseyin Yuka, “Belediye başkanlığım döneminde muhtarlarla birlikte sorunun çözümü için yaptığımız başvurulara yetkili merciler cevap vermedi ve hiçbir çalışmada yürütmedi.” ifadelerini kullandı.

    Kürt Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Adıyaman merkeze bağlı Kömür beldesinde 9 yıldır faaliyeti devam eden mermer ocakları bölgede geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açıyor. Dünya, Yumumer, Alacakaya, Dimer, Tercih ve Diyar mermer ocakları ve bu ocakların bünyesinde kapatılan sahalarda rödovanslı çalıştırılan ocaklarla birlikte toplam 13 mermer ocağının faaliyet yürüttüğü bölgede, ocaklar doldurdukları dere yataklarıyla su kaynaklarına zarar verip bölgedeki canlı yaşamını tehdit ediyor.

    Mermer ocağındaki çalışmalardan dolayı içme suyunda büyük sorunlar yaşanırken yıllardır Kömür halkının içme suyu olarak kullandığı su bugün sağlıksız olduğu için içilmiyor.

    Bir önceki dönem Kömür Belediye Başkanı Hüseyin Yuka, konuya ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “YETKİLİ KURUMLAR HEP İLGİSİZ KALDI”

    Özelikle son 10 yıldır, Kömür içme suyunda mermer ocaklarından kaynaklanan bir kirlenme var olduğunu kaydeden  Yuka, “Bu su Kömür halkının yıllardır içtiği su. Yaklaşık 20 yıl önce burada kurulan tesisler kömür halkının su ihtiyacını karşılıyordu. Burada kurulan mermer ocakları ile birlikte suyumuz çamurlandı sağlıksız bir hale geldi. Böyle olunca halk bu suyu kullanamıyor. Belediye başkanlığım döneminde muhtarlarla birlikte yetkili mercilere defalarca başvurmamıza rağmen yetkili kurum suyun sağlıksız olduğunu bildiği halde bununla ilgili hiçbir çalışma yapmadı. Hep sessiz kaldı ve görmezden geldi.” dedi.

    “İNANCINDAN VE KİMLİĞİNDEN DOLAYI KÖMÜR HALKI HİZMET ALAMIYOR”

    “Yetkili kurumlar Kömüre bakışı orada yaşayan halkın inancından ve kimliğinden dolayı çok farklı. HDP’li belediye olduğu için özel idare gerekli hizmetlerden yoksun tutuyor” ifadelerini kullanan Yuka, “Bu bölgede yaşayan yurttaşlar siyasi iktidara biat etmediği için hizmet alamıyor. Daha önce CHP ve ardından iki dönemdir belediyeyi HDP yönetiyor. Ama Kömür beldesinin geneline baktığımızda bir mozaik gibi her inançtan ve siyasi görüşten insanlar var. Burada hiçbir sorun olmadan kardeşçe, eşit bir şekilde yaşıyoruz. Ama yetkililer bu duyarlılıkta bulunamıyor. Kömür’ün en büyük sorunu olan su sorununu bir türlü çözmüyor. Beldede yaşayan yurttaşlar çoğu zaman hazır su içmek zorunda kalıyor. Çünkü sularımız çamur akıyor hiç sağlıklı değil.” diye konuştu.

    “YETKİLİLER GEREKLİ ÇALIŞMALARI ACİLEN YAPMALI”

    Su kaynağının bulunduğu alanda Kömür halkı için kutsal sayılan bir de ziyaret olduğunu, insanların bu ziyarete gelerek kurbanlarını kestiklerini dile getiren Yuka, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kömür’de ve çevre köylerde yaşayan insanlar hasat dönemi öncesi bereket, bolluk için ürünlerinde daha fazla gelir elde etmek ve çalışmalarının kazasız belasız geçmesi için buralara gelip kurbanlarını kesip lokmalar pay ederlerdi. Yine buradan geçen köylüler için burası bir durak yeriydi. Ama bugün baktığımızda içme suyunun kirlenmesi ve sağlıksız olmasıyla birlikte burası o görevini yitirdi. Bizim için kutsal olan bu mekanımızın yeniden işlevsel hale gelmesi ve Kömür halkının su ihtiyacını gören bu suyun tekrar içilir bir duruma getirilmesi için yetkililerin gerekli çalışmaları acilen yapması gerekiyor. Bu suyun yok olması Kömür halkının yok olması demektir.”

    MUSTAFA YÜKSEL/ADIYAMAN