Etiket: mermer ocağı

  • Hafik’te mermer ocağına karşı ‘Kültür ve Doğa Festivali’

    Hafik’te mermer ocağına karşı ‘Kültür ve Doğa Festivali’

    Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Beykoğanı Köyü’ne yapılmak istenen mermer ocağına karşı köylüler ‘Tozanlı Kültür ve Doğa Festivali’ düzenleyecek. 

    Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Tozanlı Deresi Beykonağı Köyü’ne yapılmak istenen mermer ocağına karşı köylülerin tepkisi giderek büyüyor. Mermer ocağına köy halkının vermiş olduğu tepkilerden sonra Muhtar Barış Çağlayan Sivas Valiliğine yürütmenin durdurulması için dava açtı. Bunun yanı sıra köy halkı ve Tozanlı Deresi köyleri mermer ocağının sadece Beykonağı köyünün değil tüm Tozanlı’nın sorunu olduğunu dile getirerek köylerde toplantılar gerçekleştirdi.

    Özgür Gelecek’in haberine göre Sivas Hafik Beykonağı köyünde 13 Temmuz’da yapılan toplantılarda köylüler mermer ocağını yaptırmayacaklarını dile getirerek, “bir an önce derneklerimizle ve halkımızla bunun karşısında duracağız” dediler.

    Toplantıya katılan halk, bu süreçte özellikle fiili-meşru faaliyetler yapmanın olumlu sonuçlar doğuracağını dile getirerek, mermer ocağı yapılması planlanan alanda her sene olduğu gibi bu senede festivallerin yapılmasının önemini vurguladı.

    Aynı zamanda civar köylerde bulunan muhtarlarda bu festivale katılım göstereceklerini hatta kendi köylerinde yapacakları festivalleri iptal ederek destek olacaklarını da belirttiler.

    Festivalin adını ‘Tozanlı Kültür ve Doğa Festivali’ olarak belirleyen yöre halkı ve dernekler, festivalin içeriğini kültür ve doğa bilincini geliştirecek etkinliklerle gerçekleştirmeyi planladılar.

    13 Ağustos’ta Sivas Hafik Beykonağı Köyü Melek Dede mevkiinde düzenlenecek festivale Beykonağı Köyü, Bayramtepe Köyü, Öykürü Köyü, Adamlı Köyü Asarcık Köyü ile birlikte çok sayıda Tozanlı vadisi köyleri ve dernekleri katılım gösterecek.

    Festival’de konser, panel, fidan ekimi, uçurtma festivali ve bölge halkının kültürünü yansıtan çok sayıda etkinlik gerçekleştirilecek.

    NE OLMUŞTU?

    Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Beykonağı köyüne 14 Kasım 2018 de Emmioğlu Mer. Mad. A.Ş tarafından yapılması planlanan 201701200 ruhsat numaralı proje, Sivas Valiliğine sunularak onay istenmiş ve Valilik tarafından ÇED süreci başlatıldı.

    Daha sonra 12 Haziran 2019’da çıkan ÇED’in (Çevresel Etki Değerlendirmesi) ‘gerekli değil’ kararına ilişkin köy halkının ve yakın köylerde yaşayan halkın tepkisi oluştu.

    DOĞAL ALAN TAHRİP EDİLECEK

    Köylü, ÇED ‘gerekli değil’ kararının, alanda yeterli araştırma yapılmadan verildiğini, bölgenin doğal ve inançsal değerlerinin göz önünde bulundurulmadığını belirtiyor.

    Köylünün en büyük kaygısı ise tarımın, su kaynaklarının, hayvancılığın ve arıcılığın olumsuz etkilenmesi. Geçimini köyde yapılan tarım, hayvancılık ve arıcılıktan kazanan köy halkı “Bizim burada bulunma gerekçemiz buranın doğası, suyu ve inanç merkezleridir. Bunların da elimizden alınması ve yahut tahrip edilmesi bizlerin burada bulunma gerekçemizin elimizden alınması anlamına gelir” diyor.

    ALEVİLERİN İNANÇ MERKEZLERİ TEHDİT ALTINDA!

    Alevi inanç değerlerinin ve kutsallarının bulunduğu Melek Dede ve Eşek Meydanı mevkinde açılması planlanan taş ocağı tüm yöre halkını tedirgin ediyor. Anadolu’daki Aleviler için önemli inanç merkezlerinden biri olan Ali Baba Sultan Ocağı evlatlarından Ahı Sultan‘ın kerametiyle çıkartmış olduğu Asa Suyu, Melek Dede Türbesi ve Kırk Ziyaret’in olduğu bu yer her yıl binlerce ziyaretçinin geldiği mekandır.

    Tabiatın doğal güzelliği ve bölge halkının inançsal değerleri zarar görmekte ve tahrip edilmektedir. Osmanlı yazılı kaynaklarında Kırk Ziyaret diye adlandırılan bu yer, geçmiş tarihlerde Kızılbaş Türkmen Kurultayı’nın yapıldığı bölgedir. Tarihi kale ve mağaralar bulunmaktadır.

    Böyle tarihi önem taşıyan bir yerin bugüne kadar tescillenerek koruma altına alınmamış olması ise akıllarda soru işareti yaratıyor.

    Sözlü tarihte de anlatıldığı gibi, Anadolu’dan ve Horasan’dan gelen Pirler ve Dedeler buradaki kalede Kızılbaş Türkmen Kurultayı’nı yaparlar. Hacı Emiroğlu Beyliği’nden bir heyet de bu kurultaya katılır.

    Tozanlı’ya bağlı Hisarcık köyünden Pir Ali’nin oğlu Pir Sultan, Şeyh Mecid Karyesinden (Mecit Köyü), Pir Ahmed’in oğulları Hubyar ile Pir Sultan, Sivas’tan Ali Baba Horasan-i, Çeltek Baba, Peyik Baba, Hopaz Baba, Çöreği Büyük köyünden Pir Vehent, Kurt Baba gibi bir çok Anadolu Ereni bu toplantıya katılmışlardır.

    Merkep (Eşek) Meydanı Ali Baba Bin Ahi Mehmed Beğ Vakfı’ na ait vakıf arazisidir. Muharrem 1048/ Mayıs 1638 tarihli Vakfiyede kayıtlıdır. Bu yere ait ferman, hüccet, arzuhâl ve tarihi belgeler Vakfın arşivlerinde bulunmaktadır. Bölgede Kadastro yapılırken haksız uygulama ile bu taşınmaz vadi, Ali Baba Vakfına ait mevkuf iken yazılmamıştır.

  • Alevilerin ziyaretgahlarına yapılan mermer ocağı Meclis gündeminde

    Alevilerin ziyaretgahlarına yapılan mermer ocağı Meclis gündeminde

    PİRHA- Sivas’ın Hafik ilçesinde bulunan Beykonağı Köyü’nde yapılmak istenen mermer ocağı projesi HDP’li Kenanoğlu tarafından meclis gündemine taşındı. Kenanoğlu, yapılacak mermer ocağı projesinin Alevilerin ziyaretgahlarına zarar vereceğini söyledi. 

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Sivas’ın Hafik ilçesinde bulunan Beykonağı Köyü’nde Emmioğlu Mer. Mad. A.Ş. tarafından kurulması planlanan mermer ocağı projesini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Murat Kurum’a sordu.

    Valilik tarafından alınan karar üzerine, Beykonağı Köyü sakinleri, bu yönde bir karara yeterli araştırmalar yapılmadan varıldığına işaret ederek Sivas İdare Mahkemesi’nde başlattıkları dava süreciyle, SİT Alanı içerisinde kurulması planlanan mermer ocağının bölge ekosistemine ve bölgede bulunan Alevi ziyaretgahlarına vermesi öngörülen zararlara dikkat çekerek, projenin durdurulması yönündeki taleplerini mahkemeye iletmişlerdi.

    Konuyu meclis gündemine taşıyan Kenanoğlu, soru önergesi kapsamında, tepki çeken projenin  Ahi Sultan Asa Suyu ve Melek Dede Türbesi Aleviler tarafından yıl içerisinde sıklıkla ziyaret edilen, adaklar adanan ziyaretgahlarının hemen yanı başında olduğunu ve  projenin hayata geçirilmesi durumunda ziyaretgahların kullanılamaz hale geleceğini belirtti.

    Projenin bölge halkının sağlığı, tarım, arıcılık, hayvancılık konusunda da çok sayıda olumsuz etkilere sebep olacağına işaret eden Kenanoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a şu soruları yöneltti;

    • Bölge halkının itirazlarına rağmen projenin hayata geçirilmesi yönünde atılan adımlar bakanlığınız tarafından nasıl izah edilmektedir?
    • Mermer ocağı projesinin bölge ekosistemine, tarımına ve hayvancılığına vereceği zarar göz önünde bulundurulduğunda, bu zararlara rağmen yeterli çalışma yapılmadan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” yönünde bir karar alınmış olması bakanlığınızca nasıl açıklanacaktır?
    • Alevilerin kutsal mekanlarının da yer aldığı ve SİT alanı olan bir bölge içerisinde mermer ocağı faaliyeti yürütülecek olmasına bakanlığınız hangi gerekçelerle onay vermektedir? (HABER MERKEZİ)

     

  • ÇED’siz mermer ocağı projesine köylüden tepki

    ÇED’siz mermer ocağı projesine köylüden tepki

    Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Beykonağı Köyü’ne yapılması planlanan mermer ocağına karşı köylülerin tepkisi net: ‘Mermer Ocağına Hayır!’

    Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Beykonağı köyüne 14 Kasım 2018 de Emmioğlu Mer. Mad. A.Ş tarafından yapılması planlanan 201701200 ruhsat numaralı proje, Sivas Valiliğine sunularak onay istenmiş ve Valilik tarafından ÇED süreci başlatılmıştır. Daha sonra 12 Haziran 2019’da çıkan ÇED’in(Çevresel Etki Değerlendirmesi) ‘gerekli değil’ kararına ilişkin köy halkının ve yakın köylerde yaşayan halkın tepkisi oluşmuştur.

    DOĞAL ALAN TAHRİP EDİLECEK

    Köylü, ÇED’in ‘gerekli değil’ kararının, alanda yeterli araştırma yapılmadan verildiğini, bölgenin doğal ve inançsal değerlerinin göz önünde bulundurulmadığını belirtiyor. Köylünün en büyük kaygısı ise tarımın, su kaynaklarının, hayvancılığın ve arıcılığın olumsuz etkilenmesi.

    Geçimini köyde yapılan tarım, hayvancılık ve arıcılıktan kazanan köy halkı “Bizim burada bulunma gerekçemiz buranın doğası, suyu ve inanç merkezleridir. Bunların da elimizden alınması ve yahut tahrip edilmesi bizlerin burada bulunma gerekçemizin elimizden alınması anlamına gelir” diyor.

    PLANLANAN MERMER OCAĞI İNANÇ MERKEZLERİNE TEHDİT 

    Proje, aynı zamanda yörede bulunan ve Pir Sultanın Abdal’ın musahibi olan Ali Baba Sultanın evlatlarından Ahı Sultanın ve Melek Dedenin türbesinin 200 metre yakınında bulunuyor. Bu türbe ve inanç mekanları köy halkı ve civar köyler tarafından yıl içerisinde yoğun bir ziyareti karşılamaktadır. Çoğu zaman kurban adakları yapılırken aynı zamanda birlik cemi ve her yıl yapılan kültür festivalleri de burada yapılmaktadır. Köylüler, küresel ısınmadan nasibini alan Orta Anadolu köylerinde son birkaç yıldır var olan içme suyu sorunun Beykonağı köyünde de baş gösterdiğini belirtiyor. Yapılması planlanan mermer ocağının da günlük 25-30 metreküp su kullanacağını ve bu suyun da köylünün sulama, tarım veya içme suyundan aktarılacağını belirtiyorlar.

    Köylüler, köye ve Tozanlı vadisine aynı zamanda temiz havası ve doğasından dolayı birçok kişinin geldiğini ve yapılacak mermer ocağının köyün var olan bütün çehresini değiştireceğinden hem fikir. Mermer ocağının yayacağı toz ve pisliğin köyün yaşam alanlarını ve havasını etkileyeceğini vurgulayan köylüler, ocağın yapılmaması için ellerinden geleni yapacaklarını belirttiler.

    Hafik ilçesinde bulunan tüm orman alanlarının %10’undan fazlasını içerisinde barındıran bu köyü daha fazla tanıtmak, doğal hayatını ve inanç merkezlerini korumak varken köylünün hiçbir yararına olmayan mermer ocağı yapılması yerel halkta tepkiye neden olmaktadır.

    HER BÖLGEDEN PROJEYE TEPKİ VAR

    Mermer ocağı projesine dönük tepkiler sadece yerelde değil, başta İstanbul olmak üzere diğer şehirlerde yaşayan köylülerin de tepkisine yol açmıştır.

    Gerçekleşen bu tepkiler sonrası Beykonağı Köyü Muhtarı Barış Çağlayan, tüzel kişilik olarak yürütmenin durdurulmasına yönelik açtığı dava da şu gerekçeler göze çarpmaktadır; “Sivas Valiliği ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 11.06.2019 ve E. 11075 sayılı Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) ‘Gerekli Değildir’ kararının; ocak işletilirken kullanılacak patlatıcıların ve bunun sonucunda oluşacak toz bulutlarının civarda yaşayan köy halkının sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar oluşturacağı, ocağın 500 metre mesafesinde akan ve çevre köylerin hayvanlarının sulanmasında ve tarımsal alanda kullanılan Tozanlı Deresinin patlamalardan kaynaklı olarak yer altına çekileceği, dere suyunun ise toz bulutları ile kirleneceği, işletme alanı içerisinde ayrıca sit alanı niteliğinde ve turizm potansiyeline sahip oldukça büyük bir mağaranın mevcut olduğu yine alan içerisinde Ahi Sultan Asa Suyu ve Melek Dede Türbesi adında çevre köylerce değer verilen inançsal yapıların bulunduğu bu mekanlarda her yıl düzenli olarak kültürel faaliyetler kapsamında panayır düzenlendiği, ocağın faaliyetine geçmesi ile birlikte bu doğal ve kültürel varlıkların da yok olacağı, kültür turizm varlıklarının korunmaya alınması yönünde Kültür Turizm İl Müdürlüğüne yapılan müracaat çerçevesinde bu alanların çevre iller olan Samsun ve Tokat dahil olmak üzere turizm faaliyetlerine açık bir alan olduğuna dair raporlar hazırlandığı işletmenin orman bitki örtüsüne de zarar vereceği ileri sürülerek iptal ve yürütmenin durdurulması istenmektedir.”

    Bu gerekçeler ve kaygılar üzerine Sivas İdare Mahkemesince dava açılan taraftan yani Sivas Valiliğinden 15 gün içerisinde savunmaya dönük dosyaların mahkemeye sunulmasına 25.06.2019 tarihinde oy birliğince karar vermiştir.

    Köylünün bu mahkeme üzerinde yoğunlaştığı ve sonuçlarını olumlu beklemek istediklerini, aksi halde mermer ocağının yapılmasının doğal, kültürel ve insan sağlığı açısından olumsuz olacağını vurguladılar. Köy halkı tüm çevre örgütlerini ve Tozanlıda bulunan köy derneklerini ve federasyonlarını Mermer ocağına karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı. Bu ocak sadece bizim köyümüze değil Tozanlı Deresinde bulunan tüm köylere zararı olacaktır denildi. Köy halkı birlik içerisinde dayanışma ile hareket edersek doğamızı suyumuzu, insan sağlığı ve inanç mekanlarımızı hiçe sayan bu mermer ocağının yapımına dur diyebileceklerini belirttiler.

  • Alevilerin kutsal mekanına mermer ocağı projesi yargıdan döndü

    Alevilerin kutsal mekanına mermer ocağı projesi yargıdan döndü

    Sivas’ta Alevilerin kutsal saydığı mekana ev sahipliği yapan Büyükyılanlı Dağı’nda yapılmak istenen mermer ocağı projesi yargı kararıyla iptal edildi.

    Sivas’ın Kangal ilçesinde 20 köyün su ihtiyacını karşılayan Büyükyılanlı Dağı’na mermer ocağı açılmak isteniyordu.

    Artı Gerçek’ten Rıfat Doğan’ın haberine göre yöre halkı mermer ocağına “Yer altı sularımız zehirlenecek” diyerek itiraz ediyordu. 2 bin 550 metre rakımlı Büyükyılanlı Dağı, Alevilerin kutsal mekanına, endemik bitki türlerine ve nesli tükenmekte olan hayvanlara ev sahipliği yapıyor.

    MAHKEME DAHA ÖNCE DE DURDURMUŞTU

    Köy dernekleri, açılmak istenen mermer ocağı ile ilgili verilen “ÇED gerekli değil” kararını yargıya taşımış, Sivas İdare Mahkemesi de proje sahibi firmanın, 89,87 hektar olan ruhsat sahasını 24.58 hektar gibi göstererek, yönetmelikte bulunan 25 hektar sınırının altında göstererek projeyi ÇED sürecinden muaf tutmaya çalıştığına dikkat çekerek, yürütmeyi durdurma kararı vermişti.

    Açılan davanın karar duruşmasında Sivas İdare Mahkemesi köylüleri sevindiren bir karar daha alarak projeyle ilgili verilen “ÇED gerekli değildir” kararını iptal etti.

    FİRMADAN ÇED DOSYASINDA ‘RUHSAT ALANI’ OYUNU

    Mahkeme daha önce verdiği kararın altını çizerek “Ruhsat alanı 89.87 olan ve yönetmelikte belirtilen 25 hektarlık sınırdan daha büyük bir alanı kapsadığı yukarıda yer verilen 3213 sayılı maden kanunun 5. maddesinde arama, ruhsat, buluculuk ve işletme ruhsatı haklarının hiçbirisinin bölünemeyeceği ve her birisinin bir bütün halinde muameleye tabi tutulacağı ve buna göre söz konusu projenin ÇED sürecine tabi olduğu ÇED yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirilemeyeceği davalı idarece ruhsat sahasının bölünmesini zorunu kılan nedenlerin de somut bir biçimde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davalı idarede proje tanıtım dosyası üzerinden inceleme yapılarak faaliyet sahasının 24.58 hektarlık alanda söz konusu olacağından bahisle çevresel etki değerlendirme süreci işletilmeyerek seçme eleme kriterine tabi proje olarak nitelendirmeye dayalı değerlendirme ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” dedi.

    Mahkeme açıkladığı nedenlerle dava konusu işlemin iptaline karar verdi. Davalı idare itiraz amacıyla kararı Danıştay’a götürebilecek. (HABER MERKEZİ)

  • Yılanlı Dağı’ndaki mermer ocağı için yürütmeyi durdurma kararı

    Yılanlı Dağı’ndaki mermer ocağı için yürütmeyi durdurma kararı

    PİRHA –Sivas’ın Kangal İlçesi’nde bulunan Büyük Yılanlı Dağı’na yapılmak istenen mermer ocağına karşı yürütülen mücadele sonucunda ilk olumlu sonuç alındı. Mahkeme hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi. 

    Sivas’ın Kangal/Ulaş sınırları içinde bulunan ve etrafında Alevi Köyleri bulunan Büyük Yılanlı Dağı’na mermer madeni açılmak isteniyordu. Mermer ocağını istemeyen halk mahkemeye başvurarak kararın iptal edilmesini istedi.

    Yılanlı Dağı savunması olarak yürütülen mücadelede ilk olumlu sonuç alındı. Yensa Madenciliğe ait mermer ocağı için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali için açılan davada, Sivas İdare Mahkemesi işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi.

    Kangal Dernekler Federasyonu Başkanı Hasan Aslan, mücadelenin sonuç vermesinden memnun olduğunu belirterek, “Mücadeleyi büyütelim, destekleriniz önemli” çağrısında bulundu.

    Sivas Kangal’da bulunan Yılanlı Dğaı’nda Aleviler için kutsal olan Sultan Melek Ziyareti bulunuyor.

    PİRHA /İSTANBUL

     

  • Şakolar köylülerinden mermer ocağı tepkisi: Yaşamımızı yok edecekler-VİDEO

    Şakolar köylülerinden mermer ocağı tepkisi: Yaşamımızı yok edecekler-VİDEO

    PİRHA – Sivas Kangal’da bulunan Yılanlı Dağı’nda yapımı planlanan mermer ocağına ilişkin PİRHA’ya konuşan Şakolar Köyü’nden Cemal Poyraz, çalışmaların yapılması halinde bölgede yaşayan cümle canlının yaşamının son bulacağını ifade etti.

    Sivas’ın Kangal ve Ulaş ilçelerinin arasında kalan Yılanlı Dağı’nda yapılmak istenen mermer ocağı projesi, birçok köyü etkiliyor. Bu köylerden biri olan Şakolar Köyü’nün sakinleri mermer ocağı yapılması halinde doğanın tahribata uğrayacağını ve insan yaşamının, yaban hayatının, bitkilerin yok olacağını belirterek projeye karşı çıkıyor.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Şakolar Köyü’nden Cemal Poyraz, Yılanlı Dağı’nın yapısını şöyle anlatıyor:

    “Dağ keçileri var, ayılar, düz ovalara doğru domuzlar geliyor. Mermer ocağı çalışması olursa bütün bu yaban hayatı yok olur. Özellikle dağ keçileri bizim için kutsaldır. Yarın bunların hepsi ortadan kalkacak. Doğamızdaki bütün bitkiler yarın ortadan kalkacak. Bunlar kalktığı zaman bizim yaşam alanımız kalmayacak.

    Ben bu köyde doğdum, büyüdüm. Biz bu köyde keçi koyun otlatırdık. Dağ keçileriyle iç içeydik. Yavrularını alır severdik. Anneleri bağıra bağıra yanımıza gelirlerdi. O dağ keçileri yavrusunu alır dağa çıkarlardı. Mermerden dolayı artık bunlar ortadan kalkar. Yazık günahtır. Bizim bitkimize, doğal yapımıza dokunmalarını istemiyoruz. Mayıs ayında her yer rengarenk çiçek olur burada. Her türlü bitki vardır.”

    “HERKES DUYARLI OLSUN, DOĞAMIZA SAHİP ÇIKALIM”

    Bölgede birçok bitkinin yetiştiğini ifade eden Poyraz, “Çiriş (gulik) var, kenger var. Bunlar faydalı, sağlıklı şeylerdir. Bunlara benzer birçok bitki ortadan kalkar. Bunların ortadan kalkması kimin işine yarar?” dedi.

    “Dereköy’de çıkan su, oranın ana damarı. Bahçemizin hemen üstünde dağdan gelen sular var. Suyun bir kolu Yılanlı Çermik’tir. Yarın hepsi yok olacak. Şimdi bu dağın altına ocak girdiği vakit o gözeler kapanır, sular ortadan kalkar. Yaşamımızı bitirecekler bunlar. Bu mevsimde hala her yer yemyeşil” diye konuşan Poyraz, şunları kaydetti:

    “Sıcak sularımız vardır; Yılanlı Çermik. O sularda balıklarımız vardır. Şifalı sular vardır. İnsanlar gelir şifa bulmak için. Şimdi bunların hepsi yok olacak. Bizim çağrımız; herkes duyarlı olsun, doğamıza sahip çıkalım. Bunu önlemezsek bütün yaşamımız için felaket olur. Başka memleketlere gittik ama yine geri döndük. Toprağımıza geri geldik. Bir daha gidemeyiz. Bu mermer ocaklarına karşı gelmemiz lazım. 3-4 tane rantçıya buranın kapılarını nasıl açabilirler.”

    Mustafa YÜKSEL/Hüseyin Yaşar SEZGİN

    SİVAS

     

     

  • Sivas Kangal’a bağlı Alevi köyleri tehdit altında-VİDEO

    Sivas Kangal’a bağlı Alevi köyleri tehdit altında-VİDEO

    PİRHA- Sivas Kangal’a bağlı Kürt Alevilerin yaşadığı köylerde başlatılmak istenen mermer ocağı çalışmalarından dolayı köylerde yaşayan yurttaşlar tedirgin. Metropol kentlerde yaşayan ve emekli olduktan sonra köylerine dönerek ev yapan ve burada yaşayan yurttaşlar “Mermer ocağı çalışmaları başlarsa sularımız kurur, doğamızın dengesi bozulur ve buradan göç etmek zorunda kalırız” diyor. 

    Sivas Kangal’a bağlı köylerde on yıllardır Bakır tepede  yürütülen demir madeni çalışmaları devam ederken 2014 yılında başlatılan siyanürle altın madeni arama çalışmaları nedeni ile büyük sıkıntılar yaşanıyor.

    Kangal’a bağlı Yılan Dağı bölgesinde başlatılmak istenen mermer ocağı çalışmalarınından dolayı çevrede bulunan Alevilerin yaşadığı köylerdeki yurttaşlar tehdit altında.

    Mermer ocaklarının açılması ile birlikte büyük sorunlar yaşayacaklarını ifade eden Şakolar Köyü’ndeki yurttaşlar PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “KUTSALIMIZA ZARAR GELSİN İSTEMİYORUZ”

    “En başta doğamız tahrip olacak bunu biliyoruz. Mermer Ocakları açılırsa bu topraklarda yaşam bitecek” diyen Hasan Poyraz, “Bunun örneğini Karadeniz’de ve Ege’de gördük. Ben şiddetle karşıyım ocakların yapılmasına. Yetkililer vazgeçsinler, köyümüzü, doğamızı tahrip etmesinler. Yılanlı Dağı’nda Sultan Melek Ziyareti bulunuyor. Alevilerin kutsalıdır. Çevre köyler bu ziyarete geliyorlar. Kurbanlar kesilir, lokmalar dağıtılır, insanlar gider dayanışma içerisinde olurlar. Kutsalımıza en ufak bir zararın gelmesini istemiyoruz” dedi.

    “KÖYÜMÜZÜ SEVİYORUZ MERMER OCAĞI İSTEMİYORUZ”

    “Mermer Ocakları açılırsa tozdan ve topraktan duramayız” ifadelerini kullanan  Fatma Poyraz ise, “Yaz mevsiminde çocuklarımız ve torunlarımız buralara geliyor. Bu dağlarda mermer ocakları açılırsa köyümüz zarar görür. Çocuklarımız da gelmez öyle olursa. Sularımız içilmez olur, yaşam olmaz. Sultan Melek Ziyaretimize dokunmasınlar, mermer ocağına razı değiliz. Biz köyümüzü seviyoruz, mermer ocağı istemiyoruz” diye konuştu.

    “DAĞIMIZA VE DOĞAMIZA SAHİP ÇIKALIM”

    “Topraklarımızda çıkarcıların gözü var. Yılanlı Dağı, bütün çevre köylerin dağıdır Dağımıza, doğamıza sahip çıkalım” diyen Hüseyin Aslan da, “Mücadele edip bir bütün olarak mermer ocaklarına karşı koymamız lazım. Atalarımızın bize emanet ettiği bu topraklara sahip çıkalım. Bir olalım, iri olalım, diri olalım diyorum. Bu konularda duyarlı olmamız gerekiyor. Bazı konularda kafamızı toprağa sokar gibi olmuşuz, örgütlü değiliz” ifadelerini kullandı.

    Hasan Kaplan adlı yurttaş ise “Bütün köylerin suyu Yılanlı Dağından geliyor. Su giderse biz kalamayız. Suyun hayrına yaşıyoruz” diyor.

    “KERBELA’DAN BUYANA DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ”

    “Kerbela’dan bu yana değerlerimize sahip çıkmışızdır. Doğanın tahrip edilmesine karşıyız. İş makinalarının köylüye vereceği gürültüye karşıyız. Bu köyün demokrat bir köy olması, Alevi köyü olmasından dolayı devletin buraya verdiği hiçbir hizmet yok” ifadelerini kullanan Hasan Aygün şunları kaydetti:

    “Buraya ne yapıyorsak biz kendi imkanlarımızla yapıyoruz. Devletin paraya ihtiyacı varsa, farklı farklı kaynakları var. Oradan bir gelir elde etsinler. Vatandaşa zarar verecek bir gelir elde etmenin bir mantığı yok. Burada bizim yaşam hakkımızı elimizden alıyorlar. Mermer ocağına karşıyız, gücümüz yeterse karşı çıkacağız.”

    “ÖNCE KÖYE TEŞVİK ETTİLER ŞİMDİ KÖYDEN KAÇIRTIYORLAR”

    “Ziyaretimizi, doğamızı kirletmek istiyorlar” ifadelerini kullanan Yeter Aslan, şunları vurguladı:

    “Bırakmıyorlar ziyaretlerimize gidelim. Orada çalışma olduğunda nasıl gideceğiz, gidemeyiz hepsini yıkacaklar yerle bir edecekler. Sularımızı kirletecekler. Mermer ocağı olursa köy diye bir şey kalmaz burada. İstanbul’da kirli havadan kaçıp köyümüze geliyoruz. Burayı da aynı oraya çevirecekler. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Onlar ne kadar uğraşırsa biz de karşı çıkmak için uğraşırız. Bırakmayacağız ki yapsınlar. Bizi ilk köye teşvik ettiler, şimdi de köyden kaçırtmak istiyorlar. Fazla para kazanmak için ellerinden geleni yapıyorlar.”

    Gülizar Moroğlu da, “Biz emekli olduk geldik. Burada dağımıza çekilmişiz. Dağımızı yıkmak, bozmak zorundalar mı?” diye soruyor.

    Mustafa YÜKSEL/Hüseyin Yaşar SEZGİN

    SİVAS

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Alevilerin kutsalı Büyükyılanlı Dağı’na mermer ocağı yapılıyor

    Alevilerin kutsalı Büyükyılanlı Dağı’na mermer ocağı yapılıyor

    PİRHA – Sivas’ın Kangal İlçesi’ne bağlı blununan  Gençali Köyü’nün Büyükyılanlı Dağı mevkinde maden ocağı açılmak isteniyor. Kangal Dernekler Federasyonu Başkanı Aslan, “O bölge insansızlaştırılmak isteniyor. İnsana ve doğaya zarar veren her şeyin karşısında hep birlikte mücadele edeceğiz” dedi.  

    Sivas Kangal’a bağlı bulunan Gençali Köyü’nün Büyükyılanlı Dağı’nda mermer ocağı açılmak isteniyor. Konu hakkında PİRHA’ya konuşan Kangal Dernekler Federasyonu Başkanı Hasan Aslan, bölgede ağırlıklı olarak Alevilerin yaşadığını belirtti. Aslan, “Kangal’daki yaban hayatın merkezi sayılan, dağ keçileri başta olmak üzere bir çok yaban hayvanına yurt olan dağımızın tamamında mermer ocakları açmak istiyorlar” dedi.

    “BÜYÜKYILANLI DAĞI ALEVİLER İÇİN KUTSALDIR”

    Kangal Büyükyılanlı Dağı’na maden ocaklarının açılmak istendiğini ve o dağın Aleviler için kutsal olduğunun altını çizen Kangal Dernekler Federasyonu Başkanı Hasan Aslan, o bölgelerin insansızlaştırılmaya çalışıldığını belirtti.

    “YÜZDE 10 VERİMLİ BİR REZERV İŞLETMEYE AÇILAMAZ, AMAÇ BAŞKA”

    ÇED raporunda rezervin %10’nun verimli olduğunu belirten Aslan, şöyle konuştu:

    “Bölge 2650 m ile Sivas’ın en yüksek rakımlı bölgesi ve araç ulaşımı mümkün olmayan bir yer. Araçla nasıl oraya ulaşacaklar merak ediyorum açıkçası. Yürüyerek 2,5 saat çıkıyoruz. ÇED raporunu biraz inceledim. 2 milyar 919 milyon metreküp ve bu rezervin %10’nu kullanabiliriz. Yani %10’u verimli bir işletme açılamaz” dedi.

     BÜYÜKYILANLI DAĞI, KÖYLERİN İÇME SUYUNUN KAYNAĞI

    Büyükyılanlı Dağı’nın etrafında Alevi Köyleri’nin bulunduğunu söyleyen Aslan, orada bulunan köylerin içme suyunun kaynağı Büyükyılanlı Dağı’ndan geldiğini vurguladı.

    Aslan, “Sivas ve Kangal’ın yaban hayatının en yoğun olduğu noktaya Mermer ocağı açmanın akılla izah  edilir bir tarafı yok. Ama bunların amaçlarının farklı olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “Alevi köylerinin hiçbirinin yolları yapılmıyorken o dağa nasıl çıkacaklar merak ediyorum” diyen Hasan Aslan, “Aleviler korkularından hep dağ başını seçmişler. Bu bölgeler yer altı kaynakları bakımından çok zengin bölgeler olduğu ortaya çıkıyor. Örneğin Bakırtepe’de siyenürle altın arama madeni var. Orası da yine Alevilerin inanç merkezi. Yani Kangal bu konuda çok muzdarip ve tamamı da Alevi bölgesi” dedi.

    “MERMER TOZU TEHLİKELİDİR”

    Çevreye vereceği zararları ise şöyle sıralıyor Aslan:

    “Mermer Ocağı olan nokta, Yılanlı Dağı ve Kangal’ın en yüksek noktası. Buradaki tozun deforme edilmesi mümkün değil. Çünkü bölgede ağaç yok. Yani ağacın olmadığı yerde tozu tutma şansınız yok. Mermer tozu tehlikeli bir toz. İnsan sağlığına zararı olan bir toz. Çok ciddi korumalarla çalışmanız gerekiyor. Siz bu korumaları belki çalışan elemanlarınız için yapacaksınız ama doğa için nasıl yapacaksınız?”

    “KANGAL’DA KANSER %100 ARTTI”

    Aslan, Kangal’daki termik santrali hatırlatarak, “Yıllarca filtresiz çalıştı ve oradaki insanları zehirledi. Kangal’da kanser ve ölüm oranı %100 arttı. Bunu kimse araştırmadı hatta görmezden gelindi” dedi.

    “DOĞA KATLİAMINA KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Kangal Dernekler Federasyonu olarak bir Çevre Platformu oluşturduklarını söyleyen Aslan, “Yöre dernekleriyle ilk toplantımızı gerçekleştirdik. Kangal bölgesinde hangi inançtan olursa olsun, bu doğa ve çevre katliamlarına, insan sağlığına zararlı olan bu maden ocaklarına karşı durabilecek herkesle birlikte mücadele edeceğiz. Bu mermer ocağı hem insanlara hem de çevreye büyük zarar verecektir. Buna karşı hep birlikte mücadele edeceğiz.” 

    PİRHA/SİVAS

     

     

     

  • Alevi İnanç merkezine mermer ocağı ruhsatı verildi

    Alevi İnanç merkezine mermer ocağı ruhsatı verildi

    Isparta’nın Senirkent ilçesine bağlı Uluğbey köyünde, orman ve tarım arazilerinden oluşan toplam 100 hektarlık alana mermer ocağı ruhsatı verildi. Aynı zamanda Aleviler için önemli inanç merkezlerinden biri olan Uluğbey, 16-17. Yüzyıllar arasında burada yaşamış olan Veli Baba Sultan’ın türbesine de ev sahipliği yapıyor. Bölge halkı tepkili.

    Evrensel’de yer alan habere göre, Isparta’nın Senirkent ilçesine bağlı Uluğbey köyünde açılması planlanan mermer ocağı köylüleri ayağa kaldırdı.

    Bölgedeki sondaj çalışmaları sırasında mermer ocağından haberdar olan köylüler, çalışmayı yapan ilgililere köylerinde mermer ocağı açılmasını istemediklerini bildirdiler. Bununla da yetinmeyen köylüler, bir dilekçe ile ilgili kurumlara başvurarak üzüm bağlarıyla Uluğbey’de mermer ocağı açılmasını istemediklerini yetkililere ilettiler.

    Ancak İstanbul merkezli ‘Özdönmezler İnşat Mimarlık San. Tic. Ltd Şti’ adında özel bir firma tarafından işletilmesi planlanan mermer ocağı için yapılan başvuru dosyası, Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce ‘uygun’ bulunarak projeyle ilgili ÇED sürecinin başladığı duyuruldu.

    RUHSAT SAHASI TARIM VE ORMAN ARAZİSİ NİTELİĞİNDE

    AR. 201700013 nolu ruhsat sahası toplam 99,33 hektar (Yaklaşık 1000 dönüm) araziyi kapsıyor. İlk etapta 24 hektarlık kısmında faaliyete başlanması planlanan mermer ocağında yılda yaklaşık 100 bin metreküp mermer çıkarılacağı belirtiliyor. Yılda 1 milyon 850 bin metreküp moloz, 2 milyon metreküp de pasa (atık) çıkacağı hesaplanan mermer ocağı için ruhsat verilen arazinin yaklaşık 100 dekarı tarım, 145 dekarı ise orman alanında kalıyor.

    Aleviler için önemli inanç merkezlerinden biri olan Uluğbey, aynı zamanda 16-17. Yüzyıllar arasında burada yaşamış olan Veli Baba Sultan’ın türbesine de ev sahipliği yapıyor

    “ANADOLU’DAKİ İLK ZİYARETGÂH BURADA”

    Uluğbey’de yaşayan Alevi Dedesi Erkan Durmuş, köyün 837 yılından bu yana Anadolu’daki ilk Alevi ziyaretgâhı olma özelliğine sahip olduğunu belirtiyor. Mermer ocağı açılmak istenen bölgenin yaklaşık 100 metre yakınında köylülerin seyirlik alan oluşturarak alanı ağaçlandırdığını da anlatan Durmuş, tarım arazilerinin yetersizliği yüzünden köyün önemli ölçüde dışarıya göç verdiğine dikkat çekerek, bugün Uluğbey’deki evlerin sayısının insanların sayısından fazla olduğunu dile getiriyor.

    ABDAL MUSA OCAĞINA DA MERMER OCAĞI AÇILMIŞTI

    2010 yılında Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Tekke köyünde bulunan Abdal Musa türbesinin bulunduğu Dur Dağı’nda da mermer ocağı açılmış, Hindistan kökenli bir firmanın işlettiği ocak büyük tepki çekmişti. 14. Yüzyılda Teke Bölgesinde yaşayan ve yöredeki Türkmenlerin inanç önderi olan Abdal Musa’nın efsaneleriyle anılan Dur Dağı’nın bir bölümü, mermer ocağına karşı açılan davaların ve uzun süren uğraşıların sonucunda ‘korunması gereken taşınmaz kültür varlığı’ olarak tescillenerek koruma altına alınmıştı.