Etiket: metin göktepe

  • Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahipleri belli oldu!

    Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahipleri belli oldu!

    PİRHA-  29’uncu Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu. Kazananlara ödülleri Metin Göktepe’nin doğum günü olan 10 Nisan’da düzenlenecek törenle verilecek.

    Evrensel Muhabiri Metin Göktepe ve görevi başında yitirilen gazetecilerin anılarını yaşatmak, genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla verilen 29’uncu Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin kazananları belli oldu.

    Ödülleri, Abdurrahman Gök, Çiğdem Toker, Gökçer Tahincioğlu, Nazım Alpman, Nurcan Bilge Gökdemir, Özlem Akarsu Çelik, Sultan Özer ve Timur Soykan’dan oluşan jüri belirledi.

    YAZILI HABER DALINDA İKİ ÖDÜL

    Hazar Dost, Aposto’da “Yeni ‘Türk Beşleri’yle tanışın: Kurusıkıdan dönüştürülmüş silah piyasasında Türkiye’nin rolü ne?” başlığıyla yayımlanan haberiyle Yazılı Haber Ödülü’nü kazandı. Dost, Türkiye’de üretilen gerçek mermi atar hale dönüştürülebilir kurusıkı silahların, suç örgütlerinin envanterine girdiğini haberinde anlattı.

    Yazılı Haber Ödülü’nü kazanan diğer isim ise T24’te “AYM’den 10 Ekim Katliamı’nda ölen Veysel Atılgan hakkında tek cümlelik karar: Yaşam hakkı ihlal edilmedi” başlığıyla yayımlanan haberiyle Cengiz Anıl Bölükbaş oldu.

    YAZILI HABER DALINDA ÜÇ JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

    Yazılı Haber kategorisinde başvuruların ve nitelikli haberlerin çok yoğun olduğunu değerlendiren Jüri, bu dalda üç Jüri Özel Ödülü verilmesini kararlaştırdı.

    Ayşegül Başar, Bianet’te “Nusaybin sınırında işkence gören D.K’ya ‘bayrak indirme’ iddiaları sorulmadı” başlığıyla yayımlanan haberiyle Jüri Özel Ödülü’nü kazandı. Bu kategorideki ikinci ödül ise Evrensel’de “Cezaevindeki çocuklar: Islah mı işkence mi?” başlığı ile yayımlanan dosya haberiyle, Eylem Nazlıer’e verildi.

    Yazılı haber dalındaki bir diğer Jüri Özel Ödülü ise dört isme verildi. Cemre Demircioğlu, Zeynep Şentek, Craig Shaw ve Vedat Örüç, “Yeşilden Griye” başlık dosya haber ile ödül almaya hak kazandı. Gazetecilerin bu çalışması, Türkiye’nin 2018-2024 arasında 1.860 kilometrekare doğal ve tarımsal alanını inşaata kaybettiğini ortaya çıkardı.

    GÖRÜNTÜLÜ HABER ÖDÜLÜ

    Görüntülü Haber Ödülü’nü, T24’te “Hakan Tosun İstanbul’un orta yerinde nasıl öldürüldü?” başlığı ile yayınlanan haberiyle Emre Şimşek aldı. Şimşek haberinde, sokak ortasında darbedilerek öldürülen Gazeteci Hakan Tosun cinayetini, olay anından soruşturmaya kadar çok yönlü şekilde aktarıyor.

    Görüntülü Haber dalında Halk TV’de “Barakalara sıkıştırılan hayatlar: Silivri Harmanlık Mahallesi” başlığıyla yayımlanan haber Elifcan Yüksel’e Jüri Özel Ödülü kazandırdı.

    FOTOĞRAF ÖDÜLÜ

    Fotoğraf ödülü ise Mezopotamya Ajansı muhabiri Adnan Bilen’in çektiği “Postal altında tanıklık!” adlı fotoğrafıyla Fotoğraf Ödülü’nü aldı. Fotoğraf, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı yapılan protesto gösterilerinde yaşanan hak ihlallerini raporlamak için alanda bulunan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Temsilcisi Emrah Kertiş’in maruz kaldığı muameleyi yansıtıyor.

    YEREL GAZETECİLİK ÖDÜLÜ

    Yerel Gazetecilik Ödülü, “Farklı dilde muayene” başlığıyla İskenderun SES gazetesinde yayınlanan üç günlük dosyaya imza atan Akın Bodur’a verildi. Dosya kapsamında; Hatay’da, milyonları etkileyen göç dalgasının sağlık alanında yarattığı en görünmez ama en kritik sorunlardan biri olan dil sorunu ele alınıyor. Haberde bu sorunun, yanlış teşhisten mahremiyet ihlaline kadar birçok olumsuz sonuca sebep olduğu vurgulanıyor.

    TUTUKLU GAZETECİLER İÇİN JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ 

    Ödül Jürisi, bu kategoriler dışında, son dönemde gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve baskıların arttığına dikkat çekerek, bu kapsamda “Tutuklu gazeteciler ve saldırı altındaki gazetecilik” başlığıyla Jüri Özel Ödülü verilmesine karar verdi. Jüri, bu ödülün, hakikat peşinde koşan tüm gazetecileri “Benim için hepiniz Metin’siniz” diye tarif eden, Metin Göktepe’nin annesi Fadime Ana’ya verilmesini kararlaştırdı.

    Kazananlara ödülleri Metin Göktepe’nin doğum günü olan 10 Nisan’da düzenlenecek törenle verilecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri: Metin Göktepe’yi katleden zihniyet hâlâ iş başında!-VİDEO

    Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri: Metin Göktepe’yi katleden zihniyet hâlâ iş başında!-VİDEO

    PİRHA- Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, gazeteci Metin Göktepe’nin katledilişinin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik saldırıların artarak sürdüğünü vurguladı. Açıklamada, “Sansüre, kurşunlara ve hapis cezalarına karşı hakikatin sesi olmaya devam edeceğiz” denildi.

    Gazeteci Metin Göktepe’nin 8 Ocak 1996’da polisler tarafından dövülerek katledilmesinin yıldönümünde Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı Evrensel Gazetesi adına Salih Aksoy okudu.

    Açıklamada, Türkiye’de muhalif gazeteciliğin ağır bedellerle sürdürüldüğü vurgulanarak, “Halkın haber alma özgürlüğü; Apê Musa’dan Uğur Mumcu’ya, Metin Göktepe’den Hrant Dink’e uzanan nice canlarımızı yitirmek pahasına savunulmuştur” denildi.

    Metin Göktepe’nin Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek üzere Alibeyköy’e gittiği hatırlatılan açıklamada, “Sarı Basın Kartı olmadığı gerekçesiyle bölgeye alınmayan Metin Göktepe, haberi izlemekte ısrar edince gözaltına alındı ve Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda polisler tarafından dövülerek öldürüldü” ifadeleri yer aldı.

    “ADALET GECİKTİRİLDİ, KATİLLER KORUNDU”

    Açıklamada, Göktepe’nin katledilmesinin ardından davanın çeşitli illere taşındığı, yargı sürecinin bilinçli şekilde uzatıldığı belirtilerek, “Beş polis memuru 2000 yılında yedişer yıl altışar ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak kamuoyunda ‘Rahşan affı’ olarak bilinen düzenlemeyle yalnızca 1 yıl 8 ay cezaevinde kaldılar” denildi.

    Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe’nin, “Baklava çalan çocuklar 18 yıl ceza alırken, oğlumun baklava kadar değeri yokmuş” sözleri hatırlatıldı.

    “BASKININ YÖNTEMİ DEĞİŞTİ, ZİHNİYET AYNI KALDI”

    Açıklamada, bugün de basının hedef alındığına dikkat çekilerek, 13 Ağustos 2025’te Evrensel Gazetesi İzmir bürosunun gece yarısı kurşunlanması ve saldırganların serbest bırakılması hatırlatıldı. “Büroya sıkılan yedi kurşun, yalnızca bir binaya değil; işçinin, emekçinin ve ezilenlerin sesine sıkılmıştır” denildi.

    Gazeteci Hakan Tosun’un Esenyurt’ta çeteler tarafından dövülerek katledilmesinin de basın emekçilerinin can güvenliğinin kalmadığını gösterdiği ifade edildi.

    “TÜRKİYE BİR AÇIK CEZAEVİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    Açıklamada, AKP iktidarının gazetecileri yargı eliyle susturmaya çalıştığı belirtilerek, “Bugün onlarca gazeteci yalnızca gerçeği yazdıkları için cezaevindedir. Gazeteciler içeride olduğu sürece Türkiye bir açık cezaevidir” ifadelerine yer verildi.

    RTÜK’ün TELE1 ve Halk TV’ye verdiği ekran karartma cezaları ile çok sayıda medya kuruluşuna kayyım atanmasının basını tek sesli hale getirme politikasının parçası olduğu vurgulandı.

    Açıklama şu sözlerle sona erdi:

    “İktidarın sansür yasalarına, kurşunlarına ve hapislerine karşı; işçi sınıfının, ezilen halkların ve hakikatin sesi olmaya devam edeceğiz. Metin Göktepe’yi katledenler nasıl başaramadıysa, bugün gazetecileri susturmak isteyenler de başaramayacak. Metinler ölmez, Evrensel susmaz. Özgür basın susmadı, susmayacak.”

    PİRHA/ANTALYA

     

  • Gazeteci Metin Göktepe 30 yıl önce katledildi!

    Gazeteci Metin Göktepe 30 yıl önce katledildi!

    PİRHA- 30 yıl önce bugün, Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe polis tarafından gözaltına alındıktan sonra Eyüp Spor Salonu’nda polisler tarafından işkence ile katledildi.

    8 Ocak günü Ümraniye cezaevinde öldürülen iki devrimcinin cenaze töreni vardı. Haberi takip edecekler listesinde adı olmayan Metin Göktepe, büyük bir inatçılıkla habere yazdırdı ve kendini ekledi; “Bu haberi mutlaka izlemeliyim arkadaşlar.”

    Haberi yaparken, iş bölümü yaptığı Evrensel muhabirlerinden ayrılan Göktepe, diğer basın kuruluşlarından arkadaşlarıyla cenazeyi takip etmek için elinden geleni yaptı. Herkes polislerin “sarı basın kartı zorunluluğuna” ikna olup geri dönmeyi kabul ederken, o inatçılığını sürdürdü ve gözaltına alındı.

    Gözaltında olduğu Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda polislerin  saldırısına maruz kaldı. Olayın görgü tanıkları, polislerin “gazeteciye özel muamele” yapılmasını istemelerine defalarca şahit oldu.

    Devlet yetkilileri çelişkili açıklamalar yaparak cinayeti gizlemeye çalıştı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, Metin Göktepe’nin gözaltına alınmadığını; Eyüp Cumhuriyet Savcısı Erol Canözkan gözaltına alındığını ancak sonra çay bahçesinde otururken fenalaşarak sandalyeden düştüğünü; İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan ise spor salonunun duvarından düşerek öldüğünü iddia etti.

    8 Ocak 1996 akşam saat 20.00’de Eyüp C. Savcısı Erol Canözkan, olay ve ölüm tutanağı düzenleyerek Metin’in cesedini Adli Tıp’a gönderdi. Bir süre gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılanlar ise, ısrarla Metin’in gözaltında polis tarafından öldürüldüğünü ve cesedinin gözaltında tutulan diğer kişilerin yanından alınarak götürüldüğünü söylediler.

    Metin’in ağabeyi İbrahim Göktepe, Eyüp Cumhuriyet Savcısı Erol Canözkan’a ifade verdi ve Metin’in gözaltında polisler tarafından öldürüldüğünü belirterek, şikayetçi olduğunu söyledi.

    Öldürülmesinden sorumlu polisler kamuoyunda “Rahşan affı” diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanarak toplam 1 yıl 8 ay yatmışlardır. Metin Göktepe gözaltında öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri yargılanmış ilk gazetecidir.

    DAVA SÜRECİ NASIL İŞLEDİ?

    Evrensel Gazetesi Sahibi Vedat Korkmaz, polisler hakkında idari soruşturma açılması için İstanbul Valiliği’ne şikayet dilekçesi verdi. İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, gözaltına alınanlar arasında Göktepe’nin olmadığının kamera görüntülerinden de tespit edildiğini, listede isminin yer almadığını ileri sürdü. Ancak daha sonra yaptığı açıklamalarda Göktepe’nin gözaltına alındığını kabul etti.

    11 Ocak 1996: Vedat Korkmaz’ın şikayet dilekçesi ve Metin’le ilgili Adli Tıp otopsi tutanağı Valilik tarafından idari soruşturma yapılması için Polis Başmüfettişi Yaşar Gökışık’a gönderildi.

    13 Ocak 1996: TGC Başkanı Nail Güreli’yi ziyaret eden ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Göktepe’nin ölümüne ilişkin resmi makamların yaptıkları açıklamaların tatmin edici olmadığını söyledi ve olayın takipçisi olacaklarını ifade etti.

    15 Ocak 1996: Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı, “görevsizlik kararı” ile Memurun Muhakematı Hakkında Muakkat Kanun hükümleri gereği haklarında soruşturma yapılan polislerin atılı suçu idari görevlerini ifa ederken işledikleri gerekçesi ile soruşturma dosyasını Eyüp Kaymakamlığı’na gönderdi. Eyüp Kaymakamlığı da dosyayı İstanbul Valiliği’ne gönderdi.

    16 Ocak 1996: İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanlığı, raporunu açıkladı. Raporda, “Metin Göktepe gözaltına alınmış, gözaltında polis tarafından öldürülmüştür” denildi.

    Metin’in meslektaşları olan genç gazeteciler, Metin gözaltına alındığı ve öldürüldüğü günden itibaren, duruşmaları izlerken atacakları “İnadına hepimiz birer Metin’iz” sloganının gereğini yapmaya başladı.Göktepe ailesinin, gazetecilerin, avukatların ve Metin’in gazetesi Evrensel’in ısrarlı çabalarıyla İçişleri Bakanlığı soruşturma başlatmak zorunda kaldı.

    19 Ocak 1996: Bir grup gazeteciyi Çankaya Köşkü’nde kabul eden Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Cinayeti polis işlemiştir tabirini beğenmiyorum. Hadiseleri kendi sınırları içinde mütalaa etmeliyiz. Münferit hadiselerden netice çıkarırken, devleti yargılamayalım. Yargılanacak olan suçu kim işlemişse odur. Polis teşkilatını yargılamamız yanlıştır. Ama üstünde polis üniforması olan A veya B şahsı işlemişse, yakasına yapışırız. Cinayet örtbas edilemez” dedi. Aynı gün Evrensel gazetesinin Ankara bürosunu ziyaret eden DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Metin’in öldürülmesinin demokrasi ayıbı olduğunu söyleyerek, DSP olarak olayın aydınlatılması için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti.

    22 Ocak 1996: Başbakan Tansu Çiller, Göktepe’nin duvardan düşmediğini, gözaltına alındığını açıkladı.

    7 Şubat 1996: İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin soruşturması sonuçlandı. Müfettişler tarafından hazırlanan 38 sayfalık fezlekede 49 polisin yargılanması istendi.

    5 Temmuz 1996: Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin, İstanbul’da güvenlik sağlanamayacağı gerekçesi ile davanın Aydın’a nakline karar verdi.

    4 Kasım 1996: Aydın’daki duruşmadan bir süre sonra Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı ile Aydın Valiliği’nin isteği üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesi, davanın Afyon’a naklini kararlaştırdı. Ancak davanın İstanbul’dan uzaklaştırılması, davaya olan ilgiyi azaltmadı. Tam tersine ısrarlı takipçilerin sayısı her duruşmada biraz daha arttı. “Dava nerede biz oradayız” diyen binlerce kişi bir çok ilden otobüslerle duruşmaların görüldüğü Afyon’a geldi. Hatta hemen her duruşma yurtdışından gelen delegasyonlar tarafından da izlendi.

    Afyon’a taşınan Göktepe Davası, 28 Eylül 2000’de beş polis memuruna “kastı aşan insan öldürmek” ve “faili belli olmayacak şekilde insan öldürmek” suçlarından verilen yedişer yıl altışar ay hapis cezasının onanmasıyla bitti. Bir polis memuru ise Yargıtay’ın kararı bozmasından sonra 20 ay hapis ve beş ay kamu hizmetlerden uzaklaştırma cezası aldı. Mahkum polislerin cezalarının tamamlamalarına 19 Aralık 2000’de yürürlüğe giren Şartlı Tahliye ve Ceza Erteleme Yasası engel oldu.

    METİN GÖKTEPE KİMDİR?

    Metin Göktepe, 10 Nisan 1968’de Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde Kürt Alevi bir ailede dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Göktepe, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu bir ailenin 7. çocuğuydu. İlkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan Göktepe, abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979’da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul’a geldi. Aynı yıl Esenler’deki Hasip Dinçsoy İlköğretim Okulu’na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu. Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesi’nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesi’nden 1986’da mezun oldu. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Göktepe, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı.

    Yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkaran ve böyle okuyan Göktepe, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’ne girdi. Bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 1986’dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde siyasetle tanıştı. Göktepe, üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. Gazeteciliğe 1992 yılında Gerçek adlı bir dergide başlamış, daha sonra 1995 yılında da Evrensel Gazetesi’nde muhabirlik yapmaya başlamıştır.

    (HABER MERKEZİ)

  • Katledilişinin 29. yılında Metin Göktepe mezarı başında anılıdı-VİDEO

    Katledilişinin 29. yılında Metin Göktepe mezarı başında anılıdı-VİDEO

    PİRHA – Polisler tarafından öldürülen Gazeteci Metin Göktepe, katledilişinin 29. yılında, mezarı başında anıldı. Anmada konuşan Meryem Göktepe Metin Göktepe’nin direnişin olduğu her yerde olduğunu belirtti. Anmaya katılan siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri de, Metin Göktepe gazeteciliğinin sürdüğünün altını çizdi.

    Polisler tarafından haber takibi esnasında öldürülen Metin Göktepe, katledilişinin 29’uncu yılında, Esenler Atışalanı Kemer Mezarlığı’nda anıldı. Anma törenine Göktepe’nin çalışma arkadaşları, ailesi ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Metin Göktepe, gazetecilik mesleğine 1992 yılında “Haberde ve Yorumda Gerçek” dergisinde başladı. 7 Haziran 1995’te Evrensel gazetesinde mesleğe devam eden Göktepe, Eyüp ilçesinde, 8 Ocak 1996’da haber takibindeyken gözaltına alındı. Sonrasında ise Göktepe, götürüldüğü kapalı spor salonu yakınında ölü bulundu.
    Netin’in katilleri olan polisler, 1 yıl 8 ay yattıktan sonra “Rahşan affı” ile tahliye edilildi. Bu süreçle birlikte Metin Göktepe, gözaltında öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri yargılanmış ilk gazeteci oldu.

    Açıklamaya Metin Göktepe’nin kardeşi Meryem Göktepe, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Gonca Yangöz, İHD İstanbul Şube yönetimi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, TİP İstanbul milletvekili Ahmet Şık, DİSK Basın-İş, TGS yöneticileri ve çok sayıda gazeeteci de katıldı.

    ÖZGÜR BASIN SUSMADI

    Anmada konuşan Evrensel gazetesi muhabiri Murat Ünsal, Metin Göktepe’nin polisler tarafından katledilmeden önce söylediği “bu haberi mutlaka ben izlemeleyim” sözlerine dikkat çekerek, bugünde gazetecilerin, işçilerin, emekçilerin sesini duyurmaya devam ettiklerini ifade etti.

    “METİN DİRENİŞİN OLDUĞU HER YERDEYDİ”

    Metin Göktepe’nin kardeşi Meryem Göktepe de, annesinin Metin için gönderdiği karanfili mezarına bıraktıktan sonra yaptığı konuşmada, “Metin Göktepe işkence görürken bile kaybedileceğini anlayıp ‘Ben Metin Göktepe; gazeteciyim’ diyerek, ölüme giderken bile kendi haberini yapmış bir gazeteciydi. Metin’den bugüne hak ihlallerinde değişen bir şey yok. Metin direnişin olduğu her yerdeydi” dedi.

    Anmaya katılan siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri yaptıkları konuşmalarda, Metin Göktepe gazeteciliğinin sürdüğünün altını çizdiler.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DEM Parti: Metin Göktepe de Nazım ve Cihan da hakikat mücadelemizde yaşayacak

    DEM Parti: Metin Göktepe de Nazım ve Cihan da hakikat mücadelemizde yaşayacak

    PİRHA- Metin Göktepe’nin katledilişinin 29. yılında DEM Parti tarafından yapılan yazılı açıklamada, gazetecilerin gerçekleri halka ulaştırmak adına katledilmeyi, tutuklanmayı göze aldıkları belirtildi. Açıklamada, “Tüm bu saldırılara rağmen özgür basın geleneği ve bu geleneğin mirasçısı olan gazeteciler, bedeli ağır olsa da Metin gibi, Apê Musa gibi gerçekleri halka ulaştırmaktan geri durmuyor, kalemlerini özgürlük ve insanlık için kullanmaya devam ediyor” denildi. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Metin Göktepe’nin katledilmesinin 29. yılında yazılı açıklama yaptı. DEM Parti Basın Yayın ve Propaganda Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel imzasıyla yapılan açıklama, “Metin Göktepe, Gurbetelli Ersöz, Hrant Dink, Apê Musa, Nagehan Akarsel, Nazım ve Cihan başta olmak üzere gerçekleri halka ulaştırmak için yaşamını feda eden özgür basın şehitlerini bir kez daha anıyoruz” denildi.

    Metin ve onlarca gazetecinin bu topraklarda gazetecilik yaptığı, özgür basın ilkelerine bağlı kaldığı ve hakikatleri halka ulaştırdığı için katledildiği vurgulanan açıklamada, Cumhuriyet tarihi boyunca iktidarların toplumu denetim altına almak ve suçlarını örtbas etmek için her zaman gazetecileri hedef aldığına işaret edilerek, SİHA saldırısında katledilen gazetecilerin cenazelerinin getirilmesine izin verildiği hatırlatıldı.

    “ÖZLEMLE VE SAYGIYLA ANIYORUZ”

    DEM Parti tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle:

    “Gözaltında işkenceyle katledilen Gazeteci Metin Göktepe’yi ölümünün 29’uncu yıldönümünde özlemle ve sevgiyle anıyoruz. Bu topraklarda katledilen her gazeteci, yürütülen amansız hakikat mücadelesinin unutulmaz birer neferi olarak mücadelemizde yaşıyor.

    Göktepe, cezaevinde katledilen iki tutuklunun cenazelerini takip ederken 8 Ocak 1996’da yüzlerce kişiyle birlikte gözaltına alındı. İşkenceyle katledilen Göktepe için dönemin İçişleri Bakanı “duvardan düşerek hayatını kaybetti” yalanını uydurdu. 1999’da görülen duruşmada 11 devlet yetkilisi Göktepe’nin katledilmesi nedeniyle suçlu bulundu. Ancak suçları sabit olmasına rağmen sanıklar kısa süreli cezalarla adeta ödüllendirildi.

    “KATLELDİLEN GAZETECİLERİN CENAZESİNİN GETİRİLMESİNE İZİN VERİLMİYOR”

    Göktepe cinayeti ne ilkti ne de son oldu. Cumhuriyet tarihi boyunca iktidarlar toplumu denetim altına almak ve suçlarını örtbas etmek için her zaman gazetecileri hedef aldı. Çiller hükümetinin iş başında olduğu 90’lı yılların karanlığında saldırıların hedefinde ilk önce Kürt gazeteciler yer aldı. 90’lardan bugüne ise Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü alanında durum daha vahim hale geldi. Bugün de gazeteciler katlediliyor, tutuklanıyor, sürgüne gönderiliyor, ev hapsine mahkum ediliyor. Nazım Daştan ve Cihan Bilgin hakikati yazdıkları için kısa süre önce SİHA saldırılarıyla katledildi. Cenazelerinin getirilmesine izin bile verilmiyor.

    “HAKİKATTE ISRAR EDEN BASIN EMEKÇİLERİNİ SELAMLIYORUZ”

    Tüm bu saldırılara rağmen Türkiye’deki özgür basın geleneği ve bu geleneğin mirasçısı olan gazeteciler, bedeli ağır olsa da Metin gibi, Apê Musa gibi gerçekleri halka ulaştırmaktan geri durmuyor, kalemlerini özgürlük ve insanlık için kullanmaya devam ediyor.

    Metin Göktepe, Gurbetelli Ersöz, Hrant Dink, Apê Musa, Nagehan Akarsel, Nazım ve Cihan başta olmak üzere gerçekleri halka ulaştırmak için yaşamını feda eden özgür basın şehitlerini bir kez daha anıyoruz. Onların bıraktığı mirası devralarak gazetecilikte ve hakikatte ısrar eden bütün özgür basın emekçilerini selamlıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

  • 27’nci Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri 15 Nisan’da verilecek

    27’nci Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri 15 Nisan’da verilecek

    PİRHA- Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin bu yıl düzenlenen 27’ncisinde, kazananlara ödülleri 15 Nisan’da Şişli Belediyesi-Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evinde yapılacak törenle verilecek.

    Evrensel Muhabiri Metin Göktepe ve görevi başında yitirilen gazetecilerin anılarını yaşatmak, genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla ilki 1998 yılında verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin bu yıl düzenlenen 27’ncisinde, kazananlara ödülleri 15 Nisan’da yapılacak törenle verilecek.

    Metin Göktepe Ödül Komitesi, her yıl ödüllerin verildiği, Metin Göktepe’nin doğum günü olan 10 Nisan’ın bayrama denk gelmesi nedeniyle ödül töreninin 15 Nisan’da yapılacağını duyurdu.

    Ödül töreni, 15 Nisan günü Şişli Belediyesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evinde yapılacak.

    ÖDÜLLER SAHİPLERİNE TESLİM EDİLECEK

    Bu yılki yarışmada Havva Gümüşkaya, 15 Ocak 2023 tarihinde BirGün’de “İşçiyi bile bile zehirlediler” başlığıyla yayımlanan haberiyle, Hikmet Adal ise 26 Eylül 2023’te Bianet’te “600’den fazla kişinin dosyasında tanık olan bir isim: Ümit Akbıyık” başlığıyla yayımlanan haberiyle Yazılı Haber Ödülü’nü kazandı. Jüri, Yazılı Haber dalında Agos Ermenice sayfalar Editörü Pakrat Estukyan ve Kıdemli Fotoğrafçı Berge Arabian’ı Jüri Özel Ödülü’ne değer gördü.

    Murat Uysal, 6 Mart 2024’te Evrensel’de “Hikayemiz üzerimizdeki önlüklerimiz, Özak Tekstil işçilerinin direniş öyküsü” başlığıyla yayımlanan haberiyle Görüntülü Haber Ödülü’nü aldı. Ferhat Yaşar ve Burak Karaman’ın Gazete Duvar’da yayımlanan Cumartesi Anneleriyle ilgili video haberine de Jüri Özel Ödülü verildi.

    Fotoğraf Ödülünü Kazım Kızıl alırken, Yerel Gazetecilik Ödülü Sinan Aygül’e verildi. Jüri, bu sene Metin Cihan ve Kadın İşçi’ye Jüri Özel Ödülü verilmesini kararlaştırıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri açıklandı

    Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri açıklandı

    PİRHA-  Bu yıl 27’ncisi düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin kazananları belli oldu.

    Evrensel Muhabiri Metin Göktepe ve görevi başında yitirilen gazetecilerin anılarını yaşatmak, genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla ilki 1998 yılında verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin bu yıl düzenlen 27’ncisinde kazananlar belli oldu.

    YAZILI HABER KATEGORİSİNDE İKİ ÖDÜL

    Bu yılki yarışmada jüri, Yazılı Haber dalında iki ödül vermeye karar verdi. Havva Gümüşkaya, 15 Ocak 2023 tarihinde BirGün’de “İşçiyi bile bile zehirlediler” başlığıyla yayımlanan haberiyle Yazılı Haber Ödülü’nü kazandı.

    Hikmet Adal da, 26 Eylül 2023’te Bianet’te “600’den fazla kişinin dosyasında tanık olan bir isim: Ümit Akbıyık” başlığıyla yayımlanan haberiyle Yazılı Haber Ödülü’nü kazandı.

    JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

    Jüri, Yazılı Haber dalında Agos Ermenice sayfalar editörü Pakrat Estukyan ve kıdemli fotoğrafçı Berge Arabian’ın 2023’ün ekim ayında gittikleri Ermenistan’dan yaptıkları diziyi de Jüri Özel Ödülü’ne değer gördü.

    Murat Uysal, 6 Mart 2024’te Evrensel’de “Hikayemiz üzerimizdeki önlüklerimiz, Özak Tekstil işçilerinin direniş öyküsü” başlığıyla yayımlanan haberiyle Görüntülü Haber Ödülü’nü kazandı.

    CUMARTESİ ANNELERİ’NE JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

    Jüri, Görüntülü Haber dalında Ferhat Yaşar ve Burak Karaman’ın, “Cumartesi Anneleri: Siz bu videoyu izlerken biz gözaltında olacağız” başlığıyla 1 Temmuz 2023’te Gazete Duvar’da yayınlanan video haberine de Jüri Özel Ödülü verilmesini kararlaştırdı.

    SAMANDAĞ FOTOĞRAFINA ÖDÜL

    Bu yılki yarışmada Fotoğraf Ödülünü, 16 Şubat 2024 tarihini taşıyan fotoğrafıyla Kazım Kızıl kazandı. 6 Şubat depremlerinden sonra tıp uzmanları şehri kaplayan tozun uzun süreli solunmasının pnömokonyoz, mezotelyoma ve akciğer kanseri gibi çok ciddi hastalıklara yol açacağı uyarısında bulunurken, Samandağ’da çekilen fotoğrafta moloz alanının yanındaki halı sahada futbol oynayan çocuklar görünüyor.

    YEREL GAZETECİLİK ÖDÜLÜ 

    Yerel Gazetecilik Ödülü’nü de Sinan Aygül, Bitlis News’te yayımlanan, Tatvan Belediyesindeki yolsuzlukları ortaya çıkaran haberleriyle kazandı. Gazeteci Aygül, Tatvan Belediyesindeki taşınmazlarla ilgili yolsuzluk iddialarını gündeme taşıması sonrasında, 17 Haziran 2023 tarihinde Tatvan Belediye Başkanı Mehmet Emin Geylani’nin resmi koruması olan polis memuru ve belediye görevlileri tarafından saldırıya uğramıştı.

    METİN CİHAN’A VE ‘KADIN İŞÇİ’YE JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

    Jüri, bu sene ayrıca iki Jüri Özel Ödülü daha verilmesine karar verdi. İsrail Gazze’yi bombalarken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın gemisinin İsrail’den sevkiyat yaptığını ortaya çıkaran Metin Cihan’a Jüri Özel Ödülü verilmesi kararlaştırıldı.

    Jüri, haberlerinin odağına ücretli-ücretsiz kadın emeğini koyan, bu alanda hak haberciliği yapan haber sitesi Kadın İşçi’ye de Jüri Özel Ödülü verilmesini kararlaştırıldı.

    ÖDÜL JÜRİSİ

    Ödülleri, Banu Güven, Filiz Gazi, Hakkı Özdal, Nazım Alpman, Pınar Öğünç, Sorel Dağıstanlı, Tuluhan Tekelioğlu, Yetvart Danzikyan’dan oluşan jüri belirledi. Kazananlara ödülleri Metin Göktepe’nin doğum günü olan 10 Nisan 2024 günü düzenlenecek törenle verilecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Polisin öldürdüğü Gazeteci Metin Göktepe mezarı başında anıldı-VİDEO

    Polisin öldürdüğü Gazeteci Metin Göktepe mezarı başında anıldı-VİDEO

    PİRHA-Haber takibi sırasında polis tarafından gözaltına alındıktan sonra dövülerek katledilen gazeteci Metin Göktepe, İstanbul’daki mezarı başında anıldı. Anmada konuşan kardeşi Meryem Göktepe, “Metin’e verebileceğimiz iyi bir haber yok. İnsanlar düşünceleriden dolayı halen cezaevinde. Yoksulluk en derin bir şekilde devam ediyor. Ve inatla, tüm baskılara rağmen Metin Göktepe gazeteciliği yapmaya çalışan genç gazeteciler var” dedi.

    Tarih 8 Ocak 1996… Metin Göktepe, Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini “Mutlaka ben izlemeliyim” diyerek Alibeyköy’e gitmişti. Ancak, “Sarı Basın Kartı” olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte ısrarcı davrandı ve gözaltına alındı. Gazeteci Göktepe, yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu’na götürüldü. Burada polislerin şiddetli darbeleriyle dövülerek öldürüldü. Metin Göktepe, katledildiğinde 28 yaşındaydı.

    Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, gözaltında polislerce dövülerek katledilişinin 28. yılında, İstanbul Esenler’deki Kemer Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı.

    Anmaya Metin Göktepe’nin ailesi, gazeteciler, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Ufuk Emre Bektaş, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Emek Partisi, EHP, TÖP, DEM Parti il yöneticileri ve üyeleri, Cumartesi İnsanları, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP önceki dönem milletvekili Musa Piroğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Dem Parti İstanbul İl Eş Başkanı Murat Kalmaz, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan ve Divriği Kültür Derneği yöneticilerinin yanı sıra demokratik kitle örgütlerinin, sendika ve siyasi partilerin üyeleri katıldı.

    METİN GÖKTEPE GAZETECİLİĞİ DEVAM EDİYOR

    Anmada konuşan Metin Göktepe’nin kardeşi Meryem Göktepe, Metin’in inadını sürdüren tüm basın emekçilerine annesinin selamlarını getirdiğini belirterek, “Onun dediği gibi hepiniz bir Metin’siniz. Metin kayıpların yakını süren bir gazeteciydi. Metin’e verebileceğimiz iyi bir haber yok halen. İnsanlar düşünceleriden dolayı halen cezaevinde. Yoksulluk en derin bir şekilde devam ediyor. Ve inatla tüm baskılara rağmen Metin Gökktepe gazeteciliği yapmaya çalışan genç gazeteciler var” dedi.

    Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal ise, “Metin Gökktepe’nin kaybı bir özlem ve öfke bıraktı. Bildiğimiz bir şeyi daha acı bir şekilde öğrenmiş olduk. Metin’in cesaretine sahibiz ve bundan sonra da öyle yapacağız. Metin Göktepe Evrensel’in halen en kıdemli muhabiridir. Metin’i unutmayacağız ve unutturmayacağız” şeklinde konuştu.

    TGS İstanbul Şube Başkanı Özgür Deniz Kaya, sendikalar ve arkadaşları olarak mücadele etmeye devam ettiklerini ifade ederken, DİSK Basın-İş Üyesi İzel Sezer de, “Gazetecilere baskılar yaşanmaya devam ediyor. Asıl korktukları şey gerçekler. Gerçekleri savunmaya devam eden birileri de mutlaka olacak. Metin’in izinde gerçeklerin peşinde yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    EMEP Genel Baskanı Seyit Aslan da, “Metin Göktepe 28 yıl önce hakikatin peşinde koşarken katledildi. Metin sadece bir gazeteci değildi bütün ezilenlerin mücadelesini veren birisiydi. Katledilmesi tesadüfü değildir, iktidarın başta işçi sınıfı olmak üzere herkes baskıyı görüyor. Gazeteciler baskı altında ve cezaevinde olan gazeteciler var. Özellikle muhalif basın üzerinde iktidarın baskısı var. Mücadelemizi her alanda sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    Anmada konuşan CHP İstanbul  İl Başkanı Özgür Çelik, Metin Göktepe’nin gerçeğin peşinde giderken işkence ile katledildiğini hatırlatarak, “Günümüzde de iktidarın anlayışı değişmedi. Halkın gerçekleri duyma hakkını savunan gazeteciler gözaltına alınıp tutuklanıyor. Bir ülkede basın ne kadar özgürse o ülke o kadar özgürdür” ifadelerine yer verdi.

    DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Murat Kalmaz ise, Türkiye’nin faşizme götürüldüğü bir süreçte bütün ezilenlerin bir araya gelerek mücadele etmesi gerektiğinin altını çizdi.

    EHP Sözcüsü Özgür Akman da, Metinler ve yoldaşlarının 90’lı yılların karanlığını aydınlatarak bugünlere gelindiğini vurgulayarak, “Bugün başka bir karanlığı yaşıyoruz. Özgür basına en çok ihtiyaç duyduğumuz günleri yaşıyoruz. Metinler o kalemleri yere düşürmediler. Onun yolundan yürüyenler karanlığı aydınlığa çevirecek” dedi.

    TİP İstanbul İl Başkanı Melis Akyürek, gazetecilerin hakikatleri insanlara ulaştırdıkları için tutuklandıklarına işaret ederek, “Yeni Metin Göktepeler yetiştirebilmek için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ise şunları söyledi:

    “Metin, 1990’lı yılların karanlığında gazetecilik yapmaya çalıştı. Halen o karanlığın içerisindeyiz. Metin karanlığı aydınlatan meşalelerdendi. Hakikatin, özgürlük mücadelesi ve insan hakları mücadelesi olmayacağını biliyoruz. Metinin mücadelesi, geleceğimizin mücadelesi. Metin sadece gazeteci değildi yüreğiyle gazetecilik yapıyordu.”

    Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan da, “Metin Göktepe de oğlum Berkin Elvan gibi Alevi olduğu için katledildi. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

     

  • 26. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerine verildi

    26. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerine verildi

    PİRHA-Bu yıl 26’ıncısı düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerine verildi.

    Gözaltına alındıktan sonra katledilen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe ile görevi başında yitirilen gazetecilerin anılarını yaşatmak, genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla ilki 1998 yılında verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödüllerinin 26’ıncısı düzenlendi.

    Ödüller, Göktepe’nin doğum günü vesilesiyle Şişli Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde düzenlenen törenle sahiplerine verildi.

    Dersim Gazetesinde yayımlanan “Herkesin sesini duyan var, onların yok: Abdallar depremde de ayrımcılığa uğruyor” başlıklı haberiyle Yerel Gazetecilik Ödülüne layık görülen Murat Güneş ödülünü Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’in elinden aldı.

    “Ferhat Encü’ye tokat, gazetecilere engelleme” başlıklı haberiyle Görüntülü Haber Ödülüne layık görülen Artı TV’den Mehmet Zeki Kaya ödülünü gazeteci Elif Ilgaz’ın elinden aldı.

    İŞTE ÖDÜL KAZANAN İSİMLER 

    Bu yıl Yazılı Haber Ödülü’nü Timur Soykan, BirGün’de ‘Karanlık dünya bir çocuğu yuttu’ başlığıyla yayımlanan haberiyle kazandı. Görüntülü Haber Ödülü’nü, Artı TV’de yayımlanan “Ferhat Encü’ye tokat, gazetecilere engelleme” başlıklı haberiyle Mehmet Zeki Kaya aldı.

    Görüntülü Haber dalında, Muhabir Tunca Öğreten, Kameramanlar Murat Baykara ve Ömer Çakan, Voys Media Youtube kanalında yayımlanan ‘Med Çıkmazı’ başlıklı haberle Jüri Özel Ödülü’nü almaya hak kazandı.

    Bu yılki yarışmada Fotoğraf Ödülü’nü, 19 Şubat 2023 tarihini taşıyan, BirGün’de yayımlanan “Biz de öldük ama gömülmedik” isimli fotoğrafıyla Uğur Şahin kazandı.

    Yerel Gazetecilik Ödülü’nü de Murat Güreş, Dersim gazetesinde 26 Şubat 2023 tarihinde “Herkesin sesini duyan var, onların yok: Abdallar depremde de ayrımcılığa uğruyor” başlığıyla yayımlanan haberiyle kazandı.

    Jüri, son dönemde toplu tutuklamalara maruz kalan Mezopotamya Ajansı ve Jin News muhabirleri ile depremde yaralanan gazetecilerden İskenderun Ses Muhabiri Akın Bodur’a Jüri Özel Ödülü verilmesini kararlaştırdı.

    Ödülleri Banu Tuna, Celal Başlangıç, Meltem Akyol, Hüseyin Aykol, Mustafa Kemal Erdemol, Nazım Alpman, Pelin Ünker, Semra Kardeşoğlu, Yücel Göktürk’ten oluşan jüri belirledi.

    Devrim FINDIK/ İSTANBUL

  • DFG: Karanlık güçlerin katlettiği gazetecileri unutmadık

    DFG: Karanlık güçlerin katlettiği gazetecileri unutmadık

    PİRHA- DFG, “Öldürülen Gazeteciler Günü”ne dair yayınladığı mesajda, “Bıraktıkları miras ve fikirleri hep yaşayacak. Karanlık güçlerin katlettiği gazetecileri unutmadık” dedi.

    Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından, gazetecilik görevini yerine getirdiği için saldırıya uğrayıp hayatını kaybeden gazetecileri anmak ve bu konuda toplumsal duyarlılık yaratmak amacıyla Gazeteci Hasan Fehmi Bey’in suikasta kurban gittiği 6 Nisan gününü “Basın Şehitleri Günü” ilan etti. 2005’te anma gününün ismi “Öldürülen Gazeteciler Günü” olarak değiştirildi.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) 6 Nisan Katledilen Gazeteciler Günü kapsamında bir mesaj yayınladı. Katledilen gazetecilerin mirasını yaşatma sözü veren DFG, “Apê Musa, Hrant Dink, Metin Göktepe, Abdi İpekçi, Nagehan Akarsel ve ismini burada sayamadığımız her gazetecinin öldürüldüğü gün, kara bir leke olarak kaldı ülkenin hafızasında. Bıraktıkları miras ve fikirleri hep yaşayacak. Karanlık güçlerin katlettiği gazetecileri unutmadık” mesajını paylaştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazeteci Metin Göktepe mezarı başında anıldı-VİDEO

    Gazeteci Metin Göktepe mezarı başında anıldı-VİDEO

    PİRHA-Haber takibi sırasında polisler tarafından gözaltına alındıktan sonra dövülerek katledilen gazeteci Metin Göktepe, İstanbul’daki mezarı başında anıldı. Anmada konuşan Meryem Göktepe, “Gerçekten de hepiniz Metin’siniz. Metin’in düşleri peşinde giden bütün gazetecileri selamlıyorum” dedi.

    Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, gözaltında polislerce dövülerek katledilişinin 27. yılında, İstanbul Esenler’deki Kemer Mezarlığında, mezarı başında anıldı.

    Anma programına Metin Göktepe’nin ailesi, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Emek Partisi, EHP, TÖP, SMF il yöneticileri ve üyeleri, Cumartesi İnsanları, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, DİSK/Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Turan Aydoğan, HDP Milletvekili Ebru Günay, TİP Milletvekili Ahmet Şık, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Berkin Elvan’ın anne ve babası Gülsüm ve Sami Elvan, Esenler Cemevi Başkanı Cemal Özdemir, Divriği Kültür Derneği yöneticileri, Çipil Derneği yöneticileri ile çok sayıda gazeteci katıldı.

    “METİN’İN DÜŞLERİ PEŞİNDE GİDEN GAZETECİLERİ SELAMLIYORUM”

    Anmada ilk olarak konuşan Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, “Türkiye seçimlere ağırlaşan baskı, gözaltı ve yeni sansür yasaları ile giriyor. Tüm bunların yanında Metin her zor durumda gerçek hangi barikatın arkasında olursa olsun takipten vazgeçmemek gerektiğini söylüyordu. Bu bize ağır bir sorumluluk yüklüyor. Büyük bir coşku ile bunu sahipleniyoruz” ifadelerini kullandı.

    Polat’ın ardından söz alan Meryem Göktepe ise “Bugün memleketin en acil sorunu bence adalet. Adaletsizlik ülkenin her tarafında hüküm sürmekte. Berkin bugün toprağın altında Metin abisiyle yan yana. Kadın katilleri serbest bırakılıyor. Adalet, ekmek ve su kadar lazım. Gerçekten de hepiniz Metin’siniz. Metin’in düşleri peşinde giden bütün gazetecileri selamlıyorum” diye konuştu.

    “ONLARIN KORKUSU BİZİM UMUDUMUZ OLSUN”

    TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş da basın özgürlüğü konusundaki olumsuzluklara değinirken “27 yıldır basın özgürlüğü konusunda Türkiye’de ileriye dönük bir adım bile atılmadı. Bugün hala gözaltına alınan, tutuklanan gazetecileri konuşuyoruz. Hala devlet tarafından hakları gasp edilen gazeteleri, gazetecileri konuşuyoruz. İddianameleri hazırlanmadan altı aydır cezaevinde tutulan gazetecileri konuşuyoruz. Evet ilerleme yok ama umut da var. Evrensel 27 yıldır yazmaya devam ediyor. Bu bir umut. Gazeteciler haber yapmaya devam ediyor. Bu bir umut. Umudumuzu büyütmeye çalışıyoruz. Gerçekler peşinde koşan gazeteciler ile yan yana olmaya devam edeceğiz” dedi.

    DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren ise şunları söyledi:

    “Ne yazık ki daha önceki yıllardan daha iyi bir konumda değil gazetecilik, basın özgürlüğü. Yine gazetecilere baskılar, toplu operasyonlar var. Yargılanan meslektaşlarımız, çıkan sansür yasaları var. Bu baskıların daha da artacağını deneyimlerimiz bize gösteriyor. Ama tüm bunlara rağmen umudumuz var. Çünkü gazeteciliğe güveniyoruz. Türkiye’de gazetecilik mücadelesi sürüyor. Onların korkusu bizim umudumuz olsun.”

    “METİN, DEVRİMCİ BİR GAZETECİYDİ”

    EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Göktepe için “Devrimci bir gazeteciydi. Sosyalistti. İşçi sınıfı mücadelesine inanıyordu. Gadre uğrayan Kürtlerin, cezaevindeki devrimcilerin, grevdeki işçilerin haberlerine adadı koca bir ömrünü. Onu katlettiler ve aramızdan aldılar” ifadelerini kullanırken, sözlerine şöyle devam etti:

    “Grev yasakları ne ise HDP’li belediyelere uygulanan kayyum odur. HDP’li belediyelere yapılan kayyum ne ise bugün İBB’ye yapılan kuşatma odur. Gün birleşme günüdür. Türkiye’yi bu karanlıktan çıkartmak. Yağma, baskıcı düzene son vermek için yan yana durmamız gerekiyor. Birleşirsek kazanırız.”

    “METİN GÖKTEPE GİBİ GAZETECİLER HALA VAR”

    HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay da “Hakikatleri topluma ulaştırmaya devam ettik. Bugün hala sansür ile uğraşıyoruz. Özgür basın geleneği susmadı, hakikatleri yazmaya devam ediyor. 27 yıl önce Metin Göktepe’nin katilleri hesap verseydi bugün işkence sokağa taşmayacaktı. Katiller hesap verseydi bugün sansür yasasını konuşmayacaktık. 16 Kürt gazeteci tutuklu olmayacaktı. Buradan bir kez daha söz veriyoruz. Bu ülkede karanlıklar bitecek” ifadelerini kullandı.

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ise şöyle konuştu:

    “Bugünün adına ‘gazeteci’ diyen, gazetecilik kavramını kirleten, iktidarın borazanlığını yapan kişilere sesleniyoruz: Bu ülkede Metin Göktepe gibi gazeteciler hala var. Siz iktidarın söylediği yalanları yaymaya devam ederken, çok yakında bu ülkede gazetecilerin olduğunu ve yine Metin Göktepe gazeteciliğinin yapılacağı iklimi hep birlikte oluşturacağımızı bir kez daha söyleyeyim.”

    “METİN, HABER ALMA HAKKININ SİMGESİDİR”

    TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da şunları kaydetti:

    “27 yılda çok şey değişti ya da hiçbir şey değişmedi. Metini katleden zihniyet hala iktidarda. Hala insanları katletmeye, hapsetmeye, saçma iddialar ile suçlamaya devam ediyor. Metin öldürüldükten sonra Fadime Annemiz bize “Metin olun” demişti. Kendisi böyle bir acıyla birlikte Metin oldu. Öyle bir Metin oldu ki, katillerinin karşısında dimdik durabildi. Bizler de Metin kalmaya ve Metin olmaya çalıştık.”

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise konuşmasında “Metin bu ülkede halkın haber alma hakkının, özgür basının, gerçeğin, özgürlük, emek mücadelesinin simgesidir” derken, İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri de “Metin bizim için sadece bir gazeteci değildi. Metin bizim yoldaşımızdı. Bütün hak savunucularının, adalet arayışçılarının yoldaşıydı. Gazeteciliğin ötesine geçerek yoldaşlıkla bu mücadeleyi destekledi” şeklinde konuştu.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Zeynel Özen: 8 Ocak, Metin Göktepe’yi Anma Günü ilan edilsin!

    Zeynel Özen: 8 Ocak, Metin Göktepe’yi Anma Günü ilan edilsin!

    PİRHA – Milletvekili Zeynel Özen, basın emekçisi Metin Göktepe’nin katledildiği gün olan 8 Ocak’ın anma günü olması için TBMM’ye kanun teklifi sundu.

    Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, Ümraniye Cezaevinde öldürülen Rıza Boybaş ve Orhan Özen’in Alibeyköy Cemevindeki cenaze törenlerini izlerken 8 Ocak I996 tarihinde polis tarafından gözaltına alınmış, ertesi gün Kapalı Spor Salonu bahçesinde ölü olarak bulunmuştu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, 8 Ocak’ın “Metin Göktepe’yi Anma Günü” ilan edilmesi hakkında kanun teklifi hazırladı.

    “BASIN TARİHİ AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR YERE SAHİPTİR”

    HDP’li Özen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu kanun teklifinde, dönemin devlet yetkililerinin çelişkili açıklamalar yaparak cinayeti gizlemeye çalıştıklarını belirterek kanun teklifinin “Genel Gerekçe” bölümünde şu ifadelere yer verdi:

    “Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, Metin Göktepe’nin gözaltına alınmadığını; Eyüp Cumhuriyet Savcısı Erol Canözkan gözaltına alındığını ancak sonra çay bahçesinde otururken fenalaşarak sandalyeden düştüğünü; dönemin İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan ise spor salonunun duvarından düşerek öldüğünü iddia etmişti. Fakat sonrasında kamuoyunun baskıları sonucu o dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) bir araştırma komisyon kuruldu ve dava süreci derinleştirildi. Başlangıçta duvardan düştüğü iddia edilen Metin Göktepe’nin gözaltında işkenceyle dövülerek öldürüldüğü kabul edilmek zorunda kalınmıştı.

    Güvenlik gerekçe gösterilerek Metin Göktepe davası 4 yıl boyuna çeşitli illere taşındı. Bu 4 yıl süren dava 1999 yılının Şubat ayında sonuçlandı. Mahkemenin aldığı karar gereği 11 memurdan altısına 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Yargıtay ceza alan altı memurdan beşinin cezası onanmış sanık emniyet amirine verilen ceza ise esastan bozulmuştu. Kamuoyunda Rahşan affı diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanan polisler toplam 1 yıl 8 ay hapis yatarak cezaevinden çıktılar. Katilleri her ne kadar verilen cezaları yatmasalar da, Metin Göktepe öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri için mahkûmiyet kararı verilmiş ilk gazeteci olması nedeniyle Türkiye’nin basın tarihi açısından önemli bir yere sahiptir.

    İnsanlık dışı nefret ve işkence suçlarına karşı gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve böyle olası cinayetlerin yaşanmaması için hatırlanıp yüzleşilmesi şarttır. Böyle bir anma ilan edilerek; benzeri nefret suçlarının yaratılmasına müsait bir zemin yaratılmasının önüne geçerek, toplumsal farkındalığın sağlanması ve tüm farklılıklarımızla beraber huzur içinde bir barış ortamının yaratılması amaçlanmaktadır. Bu nedenle bu kanun teklifi ile 8 Ocak’ın Metin Göktepe’yi Anma Günü olarak ilan edilmesi öngörülmüştür.”

    PİRHA/ANKARA

  • Gazateci Metin Göktepe, katledilişinin 26’ıncı yılında mezarı başında anıldı-VİDEO

    Gazateci Metin Göktepe, katledilişinin 26’ıncı yılında mezarı başında anıldı-VİDEO

    PİRHA-Gazateci Metin Göktepe, katledilişinin 26’ıncı yılında mezarı başında anıldı. Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe yaptığı konuşmada “26 yıl önce şu saatlerde Metin öldürülmüş tutsakların cenazesini izlemek üzere hala yaşıyordu. Ne yazık ki gözaltına alınıp katledildi. Bugün burada olmanız çok kıymetli. Metin’i unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

    Haber takibi yaptığı sırada gözaltına alınan ve dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 26’ıncı yılında İstanbul Esenler’deki Kemer Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı. Anmaya Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Ahmet Şık, Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ile Berkin Elvan’ı annesi Gülsüm Elvan da katıldı.

    Göktepe’nin öldürülme ve dava sürecini hatırlatan Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, gazeteci öldürülmelerinde failin, ceza aldığı ilk dava olduğunu belirtti.

    Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe ise “Bugün yine Metin ile buluşmaya geldik. 26 yıl önce şu saatlerde Metin öldürülmüş tutsakların cenazesini izlemek üzere hala yaşıyordu. Ne yazık ki gözaltına alınıp katledildi. Ancak sadece gazeteciler değil bütün ülke halkının, sendikaların ve başta annem olmak üzere bu davanın katillerinin yargılanmadan bitmeyeceğinin mesajını verdi. Bugün burada olmanız çok kıymetli. Metin’i unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu.

    EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz de ülkenin bir bütün olarak kriz içinde olduğunu belirterek, birlikte mücadele çağrısı yaptı.

    Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise her türlü baskılara rağmen gazetecilik yapmaya devam edileceğini kaydetti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDP, Göktepe’yi andı: Bu ülke gazetecileri de tetikçileri de asla unutmayacak

    HDP, Göktepe’yi andı: Bu ülke gazetecileri de tetikçileri de asla unutmayacak

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi (HDP), haber takibi sırasında polisler tarafından gözaltına alınıp, ardından katledilen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe’yi katledilişinin 26’ncı yılında andı.

    Halkların Demokratik Partisi, haber takibi sırasında İstanbul Ümraniye’de polisler tarafından gözaltına alınarak katledilen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe’yi katledilişinin 26’ncı yılında andı.

    “HAKİKATTE ISRAR EDEN ÖZGÜR BASIN EMEKÇİLERİNİ SELAMLIYORUZ”

    Basın Yayın ve Propaganda Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, konuya ilişkin yazılı açıklama yaparak şu ifadelere yer verdi:

    “Metin ve bu topraklarda katledilen yüzlerce gazeteci şahsında aslında hakikat, özgür basın ilkeleri ve gazetecilik katledilmek istendi. Hakikate düşmanlık besleyerek ve yalanlara dayalı bir dünya kurarak varlığını sürdürmeye çalışan bütün iktidarlar, her zaman ve ilk olarak gerçek gazetecileri hedef aldı. Maalesef Metin’in katledilmesi ne ilkti ne de son oldu.

    Türkiye’de gazeteciler dün de susturulmaya ve iktidar politikalarının aparatı haline getirilmeye çalışıyordu bugün de. Ancak özgür basına ve gazetecilik ilkelerine bağlı olan gazetecilere yönelik saldırılar konusunda AKP, kendisinden önceki bütün yönetimlere rahmet okutuyor! Türkiye basına yönelik saldırılarda tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor. Bir taraftan mesleğinin hakkını vermeye çalışan gazeteciler katlediliyor, tutuklanıyor, tehditler ve davalarla yıldırılmaya çalışılıyor; diğer taraftan ortalığa gazeteci kılığında tetikçiler salınıyor. Tek gayeleri iktidarın yolsuzluklarını ve suçlarını temize çıkarmak, meşrulaştırmak olan yandaş gazeteciler, adeta bir SADAT birimi gibi muhalefete saldırıyor.

    Bütün bu saldırılara rağmen Türkiye’deki özgür basın geleneği ve bu geleneğin mirasçısı olan gazeteciler, Metin gibi, Apê Musa gibi gerçekleri halka ulaştırmaktan geri durmuyor, bunun için her türlü bedeli göze alarak kalemlerini özgürlük ve insanlık için kullanmaya devam ediyor.

    Metin Göktepe, Gurbetelli Ersöz, Hrant Dink ve Apê Musa başta olmak üzere gerçekleri halka ulaştırmak için yaşamını feda eden özgür basın şehitlerini bir kez daha anıyor, onların bıraktığı mirası devralarak gazetecilikte ve hakikatte ısrar eden bütün özgür basın emekçilerini selamlıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Gazeteci Metin Göktepe, katledilişinin 26. yılında anılıyor

    Gazeteci Metin Göktepe, katledilişinin 26. yılında anılıyor

    PİRHA- Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe 26 yıl önce polis tarafından gözaltına alındıktan sonra Eyüp Spor Salonu’nda polisler tarafından işkence ile katledildi.

    İstanbul’da 8 Ocak 1996 yılında Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen iki devrimcinin cenaze töreni vardı. Haberi takip edecekler listesinde adı olmayan Metin Göktepe, büyük bir inatçılıkla habere yazdırdı kendini ve ekledi “Bu haberi mutlaka izlemeliyim arkadaşlar.”

    Haberi yaparken, iş bölümü yaptığı Evrensel muhabirlerinden ayrılan Göktepe, diğer basın kuruluşlarından arkadaşlarıyla cenazeyi takip etmek için elinden geleni yaptı. Herkes polislerin “Sarı basın kartı zorunluluğuna” ikna olup geri dönmeyi kabul ederken, o inatçılığını sürdürdü ve gözaltına alındı.

    Gözaltında olduğu Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda polislerin  saldırısına maruz kaldı. Olayın görgü tanıkları, polislerin “gazeteciye özel muamele” yapılmasını istemelerine defalarca şahit oldu.

    Göktepe, 8 Ocak 1996 tarihinde, Ümraniye E Tipi Cezaevinde öldürülen tutuklular Orhan Özen ile Rıza Boybaş’ın cenaze törenini izlemek için gittiği Alibeyköy’de polisler tarafından gözaltına alınmış ve götürüldüğü Eyüp Kapalı Spor Salonunda işkence ile öldürülmüştü.

    METİN GÖKTEPE KİMDİR?

    Metin Göktepe, 10 Nisan 1968’de Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Göktepe, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu bir ailenin 7. çocuğuydu. İlkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan Göktepe, abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979’da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul’a geldi. Aynı yıl Esenler’deki Hasip Dinçsoy İlköğretim Okulu’na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu. Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesi’nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesi’nden 1986’da mezun oldu. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Göktepe, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı.

    Yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkaran ve böyle okuyan Göktepe, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’ne girdi. Bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 1986’dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde siyasetle tanıştı. Göktepe, üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. Gazeteciliğe 1992 yılında Gerçek dergisinde başlamış, daha sonra 1995 yılında da Evrensel Gazetesi’nde muhabirlik yapmaya başlamıştı.

    KATLEDİLMESİ VE DAVALAR

    8 Ocak 1996 tarihinde cezaevinde öldürülen iki tutuklunun cenazesini izlemek için görevi başındayken polislerce toplu halde gözaltına alınan bin kişinin arasındaydı. Bin kişiye yakın insanla gözaltına alınıp; “gazeteciye özel muamele” diyen polislerce dövülerek öldürülen Göktepe’nin ölümü büyük yankılar uyandırmıştı. Dönemin İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan 11 Ocak 1996 günü 32. Gün programında, “Konuyla ilgili tam bilgim yok. Ancak son gelen bilgiler Metin Göktepe’nin duvardan düşerek öldüğü şeklindedir!” diye bir açıklama yaptı. Duvardan düştüğü iddia edilen gazetecinin -kamuoyu baskısıyla- gözaltında dövülerek öldürüldüğü kabul edilmek zorunda kalındı. Dönemin içişleri bakanı, savunduğu bu tez çürütülünce Fadime Göktepe’den özür diledi, ancak Göktepe’nin annesi bu özrü kabul etmeyerek sorumluların yargılanmasını talep etti.

    İlden ile 4 yıl süren dava şubat 1999 yılında yapılan mahkemeyle alınan kararla 11 memurdan altısına 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi, usul yönünden bozulan dava kapsamında 5 Mayıs 1999’da Yargıtay tarafından, ceza alan altı memurdan beşinin cezası onanmış sanık emniyet amirine verilen ceza esastan bozuldu. Kamuoyunda Rahşan affı diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanan polisler toplam 1 yıl 8 ay yattılar. Metin Göktepe gözaltında öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri için mahkumiyet kararı verilmiş ilk gazeteci oldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri için başvurular başladı

    Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri için başvurular başladı

    PİRHA-Bu yıl 24’ncüsü düzenlenecek olan Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri için başvurular başladı. 10 Nisan’da dağıtılacak ödüller için son başvuru tarihi ise 14 Mart.

    Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe anısına düzenlenen, genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri için başvurular başladı. İlki 1998 yılında verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin bu yıl 24’ncüsü düzenleniyor.

    ÖDÜL JÜRİSİ

    Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nde kazananları belirleyecek olan jüri bu yıl şu isimlerden oluşuyor: Ceren Sözeri, Celal Başlangıç, Ferhat Çelik, Güray Öz, Kumru Başer, Nazım Alpman, Özlem Akarsu Çelik ve Sevda Karaca.

    KATILIM KOŞULLARI

    Haber (Yazılı Haber-Görüntülü Haber), Fotoğraf ve Yerel Gazetecilik olmak üzere üç dalda düzenlenen yarışmaya katılım koşulları ise şöyle:

    “Yarışmaya, 10 Mart 2020 ile 10 Mart 2021 tarihleri arasında yayımlanmış olan ürünler katılabiliyor.

    Yarışmaya katılacak ürünlerin, yazılı basında yayımlanmış olanların PDF formatında, görüntülü haberlerin ise wetransfer yoluyla gönderilmesi gerekiyor.

    İnternet medyasında yayımlanmış haberler de haber kategorisinde değerlendirilecek. İnternet medyasında yayımlanan haberlerin de linkinin gönderilmesi gerekiyor.

    Fotoğraf dalında yarışmaya katılacak adayların da gönderecekleri fotoğraflarıyla birlikte ürünün adını, çekildiği yeri ve tarihini yazmaları gerekiyor.

    Yarışmaya katılacak adayların ürünlerini kısa öz geçmişleri, iletişim bilgileri ve bir fotoğrafları ile birlikte goktepegazetecilikodulleri@gmail.com adresine mail olarak 14 Mart 2021 tarihine kadar göndermeleri gerekiyor.

    Yarışma sonucunda kazananlara ödülleri, Metin Göktepe’nin doğum günü olan 10 Nisan 2021 tarihinde düzenlenecek törenle verilecek.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazeteci Metin Göktepe gözaltında katledilişinin 25. yılında anıldı-VİDEO

    Gazeteci Metin Göktepe gözaltında katledilişinin 25. yılında anıldı-VİDEO

    PİRHA- Polisler tarafından gözaltında dövülerek öldürülen Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 25. yılında mezarı başında anıldı.

     

    Polis tarafından gözaltına alınan ve dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 25. yılında, İstanbul Esenler’de bulunan Kemer Mezarlığındaki mezarı başında anıldı.

    Covid-19 salgını nedeniyle kısıtlı sayıda kişinin katıldığı anma Metin Göktepe’nin ailesi, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros, Cumartesi İnsanları, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, DİSK Basın-İş Başkanı Faruk Eren, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Berkin Elvan’ın ailesi, CHP ve HDP milletvekilleri, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP İstanbul İl Eş Başkanı Erdal Avcı ve çok sayıda gazeteci katıldı.

    “Metin Göktepe ölümsüzdür”, “Evrensel yazıyor, Metin yaşıyor”, “İnadına hepimiz birer Metin’iz”, “Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın”, “Metinler ölmez Evrensel susmaz” dövizleri ve Emek Partisi flamaları taşındı. Göktepe’nin mezarına Evrensel gazetesi ile birlikte karanfiller bırakıldı. Metin Göktepe’nin kardeşi Meryem Göktepe, pandemi nedeniyle anmaya katılamayan Fadime Göktepe’nin mesajını okudu.

    “HALKIN HABER ALMA HAKKINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Anmada konuşan Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, “Basın özgürlüğü açısından tutunma noktası Metin bizim için. Çok sayıda gazeteci tutuklu. Ağır bir dönemden geçiyor Türkiye. Yeni açılan bir kanal bir ay yayın hayatını sürdüremiyor. Üç renkli bir şal nedeniyle, TELE1’e en ağırından ceza veriliyor. Mesleğimiz üzerinde ağır bir kuşatma var. Metin’in haberi takip etme konusunda kararlı duruşuna sahip çıkan çok güçlü bir damar var şimdi. Metin’in şahsında, halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğimizi söylüyorum.” dedi.

    “METİN YÜZLERCE GAZETECİYE YOL GÖSTERİYOR”

    TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, “Medyaya ve halka düşman bir iktidar var. 70 gazeteci tutuklu. Bugün de hâlâ gazeteciler gerçeğin peşinde olmaya devam ediyor. Metin bugün de yüzlerce, binlerce gazeteciye yol gösteriyor.” diye konuştu.

    DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren de şunları söyledi.

    “Çeyrek asır oldu sevgili Metin’i kaybedeli. Her yıl geliyoruz. Her yıl daha ağır bir tabloyu anlatıyoruz. Çok sayıda gazeteci yargılanıyor. Bütün kurumlarıyla gazetecilere saldırıyorlar. Metin Göktepe katledildiğinde sarı basın kartı yok denilmişti. Bugün onlarca gazetecinin basın kartı yok. Van’da 4 gazeteci tutuklandı. Ayşegül Doğan hakkında, gazetecilik yaptığı için ceza verildi. Gazeteciliği devlet ya da iktidar tanımlayamaz. Her şeye rağmen haber yapan gazeteciler bizim umudumuz. Umutluyuz.”

    RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, ise “Metin Göktepe cinayetini, 25 yıl önce verdiğimiz mücadeleyi yenilemeye, Metin Göktepe cinayetinde gelen adaleti bugünkü toplumlara anımsatmaya ihtiyacımız” derken Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan da “Biz o günden buyana hep adalet dedik, hep adalet diyeceğiz. Bugün Berkin’in haberini yapanlar ceza aldı ama vuranlar ceza almadı.” dedi.

    “METİN BİZE GÜÇ VERMEYE DEVAM EDİYOR”

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da, “Metin gerçeğin peşinde koşarken katledildi. Gazeteciliğe başlamadan önce, üniversite gençliğinin mücadelesinde yanı başımızda, omuz başımızda olan Metin’i anmak istiyorum. Metin yaşıyor. Bugün üniversitesine sahip çıkan gençlerin mücadelesinde yaşıyor. Metin bize güç vermeye devam ediyor.” dedi.

    (HABER MERKEZİ) 

     

  • 23’ncü Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin sahipleri belli oldu

    23’ncü Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin sahipleri belli oldu

    PİRHA – Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe ve görevi başında yitirilen gazetecilerin anılarını yaşatmak ve genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla ilki 1998 yılında verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin 23’üncüsünde kazananlar belli oldu.

    Gazeteci Metin Göktepe ve görevi başında yitirilen gazetecilerin anılarını yaşatmak, genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla ilki 1998 yılında verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin bu yıl düzenlen 23’üncüsünde kazananlar belli oldu.

    YEREL GAZETECİLİK ÖDÜLÜ TUNCELİ EMEK GAZETESİ’NE

    Yerel Gazetecilik Ödülü’nün bu yılki sahibi ise ‘Dersimspor otobüsü’ haber dizisiyle Tunceli Emek gazetesinden Hüsniye Karakoyun oldu.

    Karakoyun haberinde kimi bağışlarla alınan Dersimspor otobüsünün muhataplarıyla görüşerek, satıldığı süreci anlatıyor.

    YAZILI HABER ÖDÜLÜ CUMHURİYET’E

    Bu yılki yarışmada Yazılı Haber Ödülü’nü, Cumhuriyet Gazetesi’nde 13 Şubat 2020 tarihinde yayımlanan ‘Köşk karşılığı temizlik’ haberiyle Seyhan Avşar kazandı.

    Haberde, “Çalık Holding’e bağlı Çalık Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Taçyıldız’ın kendisi ve ailesi hakkındaki FETÖ evrakının eski İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Özgür Taşdemir tarafından boğaz manzaralı köşk karşılığında temizlendiği” anlatılıyor.

    GÖRÜNTÜLÜ HABER ÖDÜLÜ ARTI TV’YE

    Yarışmada Görüntülü Haber Ödülü’nü ise Özgür Söylemez ve Gül Gündüz’ün, Artı TV’de yayımlanan ve sınır kapılarının açıldığı açıklaması üzerine Fatih’ten kaldırılan otobüslerle Pazarkule sınır kapısına gitmeye çalışan mültecileri konu alan haberi kazandı.

    FOTOĞRAF ÖDÜLÜ DENİZ SARIGİL’E 

    Deniz Sarıgil’in, Cumhuriyet’te yayımlanan “Bu gözlere iyi bakın” isimli fotoğrafı bu yılki fotoğraf ödülünü kazandı.

    Sarıgil, 11 Eylül 2019 günü Ankara Güvenpark’ta “İşsizim, açım” diyerek kendisini yakan Recep Peker isimli yurttaşın fotoğrafını çekmişti.

    JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ CEZAEVİNDEKİ GAZETECİLERE 

    Bu yılki yarışmada yaşıma jürisi, hapisteki tüm gazeteciler adına bir Jüri Özel Ödülü verilmesini kararlaştırdı. Jüri Özel Ödülü Basın Müzesi’ne teslim edilecek.

    Jüride yer alan isimler şöyle: Banu Tuna, Burcu Karakaş, Hüseyin Aykol, İpek Özbey, Kamil Tekin Sürek, Mesude Erşan, Murat Sabuncu, Nazım Alpman.

    Her sene Metin Göktepe’nin doğum günü olan 10 Nisan’da yapılan ödül töreni ise bu sene, etkisi her geçen gün artan koronavirüs salgını nedeniyle yapılamayacak. Bu seneki tören 24’üncüsü düzenlenecek yarışmanın ödül töreniyle birleştirilecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Metin Göktepe katledilişinin 24. yılında mezarı başında anıldı

    Metin Göktepe katledilişinin 24. yılında mezarı başında anıldı

    İstanbul’da görevi başındayken polisler tarafından gözaltına alınan ve dövülerek katledilen Evrensel muhabiri Metin Göktepe mezarı başında anıldı.

    Evrensel muhabiri Metin Göktepe polisler tarafından darp edilerek katledilişinin 24. yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

    24 yıl önce bugün “Mutlaka ben izlemeliyim” diyerek gittiği haberde polisler tarafından gözaltına alınan ve sonrasında darbedilerek öldürülen Evrensel muhabiri Metin Göktepe, İstanbul Esenler’de bulunan Kemer Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında anıldı.

    Anma etkinliğine Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, Cumartesi İnsanları, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Türkiye  Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Makina Mühendisleri Odası Başkanı Battal Kılıç, DİSK Cam Keramik İş Genel başkanı Birol Sarıkaş, EMEP üyeleri, Emek Gençliği, Divriği Kültür Derneği üyeleri, çok sayıda gazeteci, Göktepe ailesi ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “Metinler ölmez Evrensel susmaz”, “Evrensel yazıyor, Metin yaşıyor” sloganlarının atıldığı anmada “Özgür basın, Özgür Ülke”, “Tutuklu Gazeteciler Serbest Bırakılsın”, “Metin’in Katili Çete Devleti”, dövizleri ve Emek partisi flamaları taşındı. Göktepe’nin mezarına Evrensel gazetesi ile karanfiller bırakıldı.

    NE OLMUŞTU?

    8 Ocak 1996 tarihinde cezaevinde öldürülen iki tutuklunun cenazesini izlemek için görevi başındayken polislerce toplu halde gözaltına alınan bin kişinin arasındaydı. Bin kişiye yakın insanla gözaltına alınıp; “gazeteciye özel muamele” diyen polislerce dövülerek öldürülen Göktepe’nin ölümü büyük yankılar uyandırmıştı. Dönemin İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan 11 Ocak 1996 günü 32. Gün programında, “Konuyla ilgili tam bilgim yok. Ancak son gelen bilgiler Metin Göktepe’nin duvardan düşerek öldüğü şeklindedir!” diye bir açıklama yaptı. Duvardan düştüğü iddia edilen gazetecinin -kamuoyu baskısıyla- gözaltında dövülerek öldürüldüğü kabul edilmek zorunda kalındı. Dönemin içişleri bakanı, savunduğu bu tez çürütülünce Fadime Göktepe’den özür dilemiş, ancak Göktepe’nin annesi bu özrü kabul etmeyerek sorumluların yargılanmasını talep etmiştir.

    İlden ile 4 yıl süren dava şubat 1999 yılında yapılan mahkemeyle alınan kararla 11 memurdan altısına 7 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş, usul yönünden bozulan dava kapsamında 5 Mayıs 1999’da Yargıtay tarafından, ceza alan altı memurdan beşinin cezası onanmış sanık emniyet amirine verilen ceza esastan bozulmuştur. Kamuoyunda Rahşan affı diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanan polisler toplam 1 yıl 8 ay yattılar. Metin Göktepe gözaltında öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri için mahkumiyet kararı verilmiş ilk gazetecidir.  (EVRENSEL)

  • Metin Göktepe katledilişinin 24. yılında anılıyor

    Metin Göktepe katledilişinin 24. yılında anılıyor

    Polis tarafından gözaltına alınan ve dövülerek öldürülen Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe için katledilişinin 24. yılı dolayısıyla bugün mezarı başında anma yapılacak.

    Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, polislerce darbedilerek katledilişinin 24. yıl dönümü dolayısıyla bugün mezarı başında anılacak.

    İstanbul Atışalanı Esenler Kemer Mezarlığında saat 11.00’de gerçekleşecek olan anmaya Metin Göktepe’nin gazetesi Evrensel’in çalışanları, ailesi, meslektaşları, basın örgütlerinin temsilcileri ve dostları katılacak.

    Göktepe, 8 Ocak 1996 tarihinde, Ümraniye E Tipi Cezaevinde öldürülen tutuklular Orhan Özen ile Rıza Boybaş’ın cenaze törenini izlemek için gittiği Alibeyköy’de polisler tarafından gözaltına alınmış ve götürüldüğü Eyüp Kapalı Spor Salonunda dövülerek öldürülmüştü.

    METİN GÖKTEPE KİMDİR?

    Metin Göktepe, 10 Nisan 1968’de Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Göktepe, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu bir ailenin 7. çocuğuydu. İlkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan Göktepe, abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979’da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul’a geldi. Aynı yıl Esenler’deki Hasip Dinçsoy İlköğretim Okulu’na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu. Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesi’nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesi’nden 1986’da mezun oldu. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Göktepe, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı. Yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkaran ve böyle okuyan Göktepe, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’ne girdi. Bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 1986’dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde siyasetle tanıştı. Göktepe, üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. Gazeteciliğe 1992 yılında Gerçek dergisinde başlamış, daha sonra 1995 yılında da Evrensel Gazetesi’nde muhabirlik yapmaya başlamıştı.

    KATLEDİLMESİ VE DAVALAR

    8 Ocak 1996 tarihinde cezaevinde öldürülen iki tutuklunun cenazesini izlemek için görevi başındayken polislerce toplu halde gözaltına alınan bin kişinin arasındaydı. Bin kişiye yakın insanla gözaltına alınıp; “gazeteciye özel muamele” diyen polislerce dövülerek öldürülen Göktepe’nin ölümü büyük yankılar uyandırmıştı. Dönemin İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan 11 Ocak 1996 günü 32. Gün programında, “Konuyla ilgili tam bilgim yok. Ancak son gelen bilgiler Metin Göktepe’nin duvardan düşerek öldüğü şeklindedir!” diye bir açıklama yaptı. Duvardan düştüğü iddia edilen gazetecinin -kamuoyu baskısıyla- gözaltında dövülerek öldürüldüğü kabul edilmek zorunda kalındı. Dönemin içişleri bakanı, savunduğu bu tez çürütülünce Fadime Göktepe’den özür diledi, ancak Göktepe’nin annesi bu özrü kabul etmeyerek sorumluların yargılanmasını talep etti.

    İlden ile 4 yıl süren dava şubat 1999 yılında yapılan mahkemeyle alınan kararla 11 memurdan altısına 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi, usul yönünden bozulan dava kapsamında 5 Mayıs 1999’da Yargıtay tarafından, ceza alan altı memurdan beşinin cezası onanmış sanık emniyet amirine verilen ceza esastan bozuldu. Kamuoyunda Rahşan affı diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanan polisler toplam 1 yıl 8 ay yattılar. Metin Göktepe gözaltında öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri için mahkumiyet kararı verilmiş ilk gazeteci oldu.

    (HABER MERKEZİ)