Etiket: metin göktepe

  • Gazeteci Metin Göktepe 24 yıl önce katledildi

    Gazeteci Metin Göktepe 24 yıl önce katledildi

    24 yıl önce bugün, Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe polis tarafından gözaltına alındıktan sonra Eyüp Spor Salonu’nda polisler tarafından işkence ile katledildi.

    8 Ocak günü Ümraniye cezaevinde öldürülen iki devrimcinin cenaze töreni vardı. Haberi takip edecekler listesinde adı olmayan Metin Göktepe, büyük bir inatçılıkla habere yazdırdı kendini ve ekledi “Bu haberi mutlaka izlemeliyim arkadaşlar.”

    Haberi yaparken, iş bölümü yaptığı Evrensel muhabirlerinden ayrılan Göktepe, diğer basın kuruluşlarından arkadaşlarıyla cenazeyi takip etmek için elinden geleni yaptı. Herkes polislerin “sarı basın kartı zorunluluğuna” ikna olup geri dönmeyi kabul ederken, o inatçılığını sürdürdü ve gözaltına alındı.

    Gözaltında olduğu Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda polislerin  saldırısına maruz kaldı. Olayın görgü tanıkları, polislerin “gazeteciye özel muamele” yapılmasını istemelerine defalarca şahit oldu.

    METİN GÖKTEPE KİMDİR?

    Metin Göktepe, 10 Nisan 1968’de Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde Kürt Alevi bir ailede dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Göktepe, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu bir ailenin 7. çocuğuydu. İlkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan Göktepe, abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979’da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul’a geldi. Aynı yıl Esenler’deki Hasip Dinçsoy İlköğretim Okulu’na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu. Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesi’nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesi’nden 1986’da mezun oldu. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Göktepe, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı.

    Yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkaran ve böyle okuyan Göktepe, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’ne girdi. Bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 1986’dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde siyasetle tanıştı. Göktepe, üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. Gazeteciliğe 1992 yılında Gerçek adlı bir dergide başlamış, daha sonra 1995 yılında da Evrensel Gazetesi’nde muhabirlik yapmaya başlamıştır.

    (HABER MERKEZİ)

  • Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu

    Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu

    PİRHA- 22’nci Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri, Göktepe’nin doğum gününde düzenlenen törende sahiplerine verildi.

    Bu yıl 22’ncisi düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri, Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evinde düzenlenen törenle verildi. Celal Başlangıç, Elif Yılmaz, Faruk Bildirici, Fatih Polat, Gökçer Tahincioğlu, Mehveş Evin, Nazım Alpman, Semra Kardeşoğlu’dan oluşan jürinin belirlediği ödüller, 8 Ocak 1996’da polislerce işkencede öldürülen Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe’nin doğum günü dolayısıyla bugün verildi.

    Sunuculuğunu Gazeteci Nazım Alpman’ın üstlendiği törene, Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, Basın Konseyi Genel Sekreteri Mustafa Eşmen, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Ahmet Şık ve Filiz Kerestecioğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Yazar Adnan Özyalçıner ve Cumartesi Annelerinin yanı sıra çok sayıda gazeteci katıldı.

    “GÖKTEPE’NİN YOLUNDA GİTMEYE DEVAM EDECEĞİM”

    İlk olarak, “Cumhurbaşkanına hakaret” davalarında gelinen noktayı “Baba-kızı birbirine düşürdüler” başlıklı haberle anlatarak jüri özel ödüllüne layık görülen Birgün gazetesinden Uğur Şahin, ödülünü Basın Konseyi Genel Sekreteri Mustafa Eşmen’in elinden aldı. Eşmen şunları söyledi:
    “Demokrasilerde basın özgürlüğü olmazsa olmazdır. Halkın haber alma hakkı için mücadele edenlere selam olsun.”

    Ödülünü alan Şahin ise Metin Göktepe’nin yolundan gazeteciliğe devam edeceğini söyledi.

    ÖDÜLÜ MESLEKTAŞLARI ADINA ALDILAR

    Ardından 3. havalimanı inşaatındaki çalışma koşulları nedeniyle isyan ederek iş bırakan işçilerle şantiyede görüşerek yaptıkları haberle jüri özel ödülüne layık görülen Artı TV’den Fatma Yörür ve Özgür Söylemez ödüllerini aldı. Yörür ve Söylemez’e ödüllerini Doç. Dr. Ceren Sözeri verdi.

    “Metin Göktepe gazeteciliğinin çok çok önemli olduğu bugün burada olmaktan çok mutluyuz” diyerek sözlerine başlayan Sözeri, Söylemez ve Yörür’ün 3. Havalimanı eylemlerini takip eden ilk gazeteciler olduğunu belirtti.

    Özgür Söylemez, “İnşaat işçilerinin yanına gittiğimizde alana girmemiz için bize yardım ettiler, öncelikle ben onlara teşekkür ederim. Habercilik bir ekip işi ben Artı TV ailesine teşekkür ediyorum” dedi.

    Fatma Yörür, “Metin Göktepe gazetecilik yaparken öldürüldü. Pek çok gazeteci de aynı şekilde. Ama insanlar gazetecilik yapmaktan vazgeçmedi” diyerek ödülü bütün meslektaşları adına aldığını belirtti. Özgür Söylemez de haberi yaparken kendilerine yardımcı olan herkese teşekkür etti.

    Yerel Gazetecilik Ödülünü “Princess Casinoda öldürülen Özbek kadının 1 Lari değeri yok mu?” başlıklı haberiyle Rize Nabız Gazetesinden Gençağa Karafazlı adına Evrensel Muhabiri Fırat Turgut, DİSK/Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren’in elinde aldı.

    Eren ise şunları söyledi:

    “Mesleğimizin durumu ortada. Öncelikle cezaevinde bulunan meslektaşlarımızı selamlıyorum. Mesleğimizin durumu çok kötü. Metin Göktepe gazeteciliği hepimizin umudunu artırıyor. İyi ki doğdun Metin.”

    ÖDÜLÜ KATLEDİLEN GAZETECİLERE ADADI

    Artı Gerçek Muhabiri Rıfat Doğan, “Cumartesi anneleri ve gazeteciler” isimli fotoğrafıyla değer görüldüğü Fotoğraf Ödülünü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto’nun elinden aldı.

    Olcayto, geçmişte gazeteciler üzerinde olan baskılara dikkat çekerek, “Bugün bakıyorum aynı şeyler. Gençler yine potansiyel tehlike, kadınlar yine aynı. Devlet şiddet gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    Rıfat Doğan, “Keşke bugün Metin Göktepe ile beraber çalışma fırsatım olsaydı. Ama o gerçeğin peşinden koşarken öldürüldü” diyerek ödülü gerçeğin peşinden koşarken katledilen ve cezaevinde olan meslektaşlarına adadı.

    Daha sonra Cumartesi Anneleri’nin 700. haftasında düzenlenen eylem sırasında polis saldırısını konu alan haberleriyle görüntülü haber ödülüne layık görülen Fox TV Muhabiri Sevgi Şahin ve Kameramanı Mustafa Soybaş da ödülünü TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş’un elinden aldı.

    ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLER HATIRLATILDI

    6 Nisan’ın Öldürülen Gazeteciler Günü olduğunu hatırlatan Gökhan Durmuş, onlarca gazetecinin Türkiye’de öldürüldüğünü ifade etti. Durmuş, “Bugün 135 gazeteci cezaevinde” dedi.

    Sevgi Şahin, Metin Göktepe Ödülünü Cumartesi Anneleri haberiyle almanın onur verici olduğunu belirterek, ödülünü Fadime Göktepe ve Cumartesi Anneleri adına aldığını söyledi.

    Yazılı haber ödülünü ‘Zindaşti bombası’ başlıklı haberiyle kazanan Cumhuriyet Gazetesi Muhabiri Zehra Özdilek, ödülünü Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe’nin elinden aldı. Özdilek, “Metin Göktepe Ödüllerine layık görülmek benim için onur verici. Ödüle layık görüldüğümü duyunca Haber Merkezi Müdürümüz Murat Hantaş’a söyledim. Çok duygulandı. Çünkü Göktepe ile yakın arkadaşlarmış. Bu ödülü Türkiye şartlarında gazetecilik yapmaya çalışan meslektaşlarım adına alıyorum. Daha güzel yarınlar, dilerim bizimle olsun” dedi.

    Törenin sonunda Metin Göktepe’nin doğum günü pastası kesildi ve Haluk Çetin mini bir konser verdi.

    (Kaynak: Evrensel)

  • Gazeteci Metin Göktepe 51 yaşında

    Gazeteci Metin Göktepe 51 yaşında

    ‘Mutlaka ben izlemeliyim’ diyerek gittiği haberde polis tarafından dövülerek öldürülen gazeteci Metin Göktepe’nin bugün 51. yaş günü. 

    Metin Göktepe, 10 Nisan 1968’de, Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Metin, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu emekçi bir ailenin 7. çocuğuydu.

    1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümüne girdi. Metin üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. Öğrenci ve işçi hareketinin oldukça coşkulu olduğu bu dönemlerde, birçok kez gözaltına alındı.

    “POLİS TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ”

    1992 yılının Mart ayında işçi ve emekçi hareketinin gelişimine objektif tutacak bir derginin, Haberde ve Yorumda Gerçek dergisinin çıkacağını öğrenince orada çalışmaya başladı. Yayın hayatı boyunca Haberde ve Yorumda Gerçek Dergisi’nde muhabir olarak çalışan Metin, 7 Haziran 1995’te kurulan Evrensel gazetesinde yer aldı.

    Metin, İstanbul, Eyüp’te 8 Ocak 1996 günü takip ettiği haber sırasında polislerce gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü kapalı spor salonu yakınında ölü bulundu. İşkence ile öldürülen Metin Göktepe’nin  cenazesi götürüldüğü kapalı spor salonunun yakınına bırakıldı.

    Öldürülmesinden sorumlu polisler kamuoyunda “Rahşan affı” diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanarak toplam 1 yıl 8 ay cezaevinde yattılar. Metin Göktepe gözaltında öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri yargılanmış ilk gazeteci.

    (HABER MERKEZİ)

  • Katledilen Metin Göktepe 23. yılında Samsun PSAKD şubesinde anıldı-VİDEO

    Katledilen Metin Göktepe 23. yılında Samsun PSAKD şubesinde anıldı-VİDEO

    PİRHA – Katledilişinin 23. yılında Gazeteci Metin Göktepe Samsun’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSADK) Samsun Şubesi ve Cemevi’nde anıldı.

    Haber takibi yaptığı sırada gözaltına alındıktan sonra dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 23’üncü yılında Samsun PSAKD Şubesi ve Cemev inde anıldı.

    Bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan anma Metin Göktepe için hazırlanan sinevizyon gösterimi ve müzik dinletisi ile devam etti.

    PSAKD Samsun Şube Başkan Yardımcısı Veteriner Hekim Tuncer Onur tarafından hazırlanan Metin Göktepe’nin yaşamı ve katledilişi ile ilgili sinevizyon gösterisi anmaya katılanlar tarafından duygu yoğunluğu ile izlendi.

    Sinevizyondan sonra konuşan Tuncer Onur, Metin Göktepe’nin katledilmesinden sonraki toplumsal mücadelenin ve Fadime Ana’nın verdiği mücadele ile faillerin cezalandırıldığı bunun faili meçhul katliamlar açısından ve faillerin bulunması açısında sevindirici bir durum olduğunu belirtti.

    “KATLİAMLAR, TUTUKLAMALAR, İŞKENCELER DEVAM EDİYOR”

    Onur’dan sonra konuşan Evrensel Gazetesi Samsun Temsilcisi Hasan KOCAK, “Tarihi katliamlar, cinayetler ve darbeler ile dolu ülkemizde Metin Göktepe kimler tarafından, neden, nasıl öldürüldüğünü anlatmaya gerek yok. Pir Sultan’dan başlayan bir gelenek ülkemizde ve dünyada ne yazık ki devam ediyor. Zulmedenler ve zulme karşı mücadele edenler var.” şeklinde konuştu.

    “Metin öldükten sonra onun kalemine onun mücadelesine, onun inançlarına sahip çıkan, gönülden destek veren dostlar ve yoldaşlar var” diyen Kocak, “Metin cezaevlerinde katledilen insanların haberini yapmak için gitmişti. Bugünde gazeteciler, siyasetçiler, öğrenciler, çocuklar katlediliyor, hapse atılıyor, tutuklanıyor, işkence görüyorlar ve öldürülüyorlar. Aynı koşullar bugün de devam ediyor.” diye konuştu.

    PSAKD Samsun Şube Başkanı Cem Sultan Ermiş ise, “Metin bir emekçi, emekçi dostu ve gazeteciydi. Ama aynı zamanda Sivaslı Kızılbaş bir Alevi ailenin çocuğuydu. Ve Metin sadece siyasi görüşü nedeni ile değil aynı zamanda inancından dolayı katledildi. Metin Alevi de olmasaydı, Sünni de olmasaydı Metin’in devrimci olması ve kalemini satmaması onun yaşatmamız için bir neden.” dedi

    Metin Göktepe anma programı ağıtlar ve şiirler okunarak sona erdi.

    PİRHA/SAMSUN

  • Gazeteci Metin Göktepe katledilişinin 23. yılında mezarı başında anıldı

    Gazeteci Metin Göktepe katledilişinin 23. yılında mezarı başında anıldı

    Görevi başındayken polislerce gözaltına alınan ve dövülerek öldürülen Evrensel Muhabiri Gazeteci Metin Göktepe, katledilişinin 23. yılında mezarı başında anıldı. 

    Haber takibi yaptığı sırada gözaltına alındıktan sonra dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 23’üncü yılında mezarı başında anıldı. Esenler’de bulunan Kemer Mezarlığı’ndaki kabri başında yapılan anmaya Göktepe’nin çalışma arkadaşları, ailesi, meslektaşları, ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi ile basın meslek örgütleri katıldı.

    “Metinler ölmez evrensel susmaz”, “Özgür basın susturulamaz” sloganlarının atıldığı anmada “Tutuklu Gazeteciler Serbest Bırakılsın”, “Metin’in Katili Çete Devlet” dövizleri taşındı. Göktepe’nin mezarına Evrensel gazetesi ile karanfiller bırakıldı.

    “METİN’İN KALEMİ YERDE KALMAYACAK”

    Anmada ilk olarak konuşan Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, dün öldürülen gazetecilerin bugün de öldürülmek istendiğinin altını çizerek, “Dün Karşı Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eren Erdem hakkında tahliye kararı verildi. Aynı gün yakalama kararı çıktı. Küçük oğlu babasının tahliye sevincini yaşayamadı. Bu da ayrı bir üzüntü kaynağı gazeteciler açısından” dedi. Göktepe şahsında halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğü mücadelesine sahip çıktıklarını sözlerine ekleyen Polat, “Metin’in ve kaybettiğimiz bütün meslektaşlarımızın kaleminin yerde kalmayacağı sözünü bir kere daha veriyoruz” diye ifade etti.

     “O GÜN GAZETECİLER BUGÜN GERÇEKLER ÖLDÜRÜLÜYOR”

    Ardından söz alan Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, “Bizim için 23 yıldır burada olmak Metinle buluşmaktır. Ülkenin ve o günden bugüne gazeteciliğin geldiği nokta demokrasinin nerede olduğuna ışık tutmaktır. Metin gerçeğin peşinde koşan genç bir gazeteciyken, takip ettiği haber sırasında gözaltına alınmış, adını haykırarak belki de kendi haberini yapmış, gerçek bir gazetecidir. O günlerde gazeteciler öldürülüyor bugünlerde de gerçekler öldürülmek isteniyor. Gazetecilerin gazeteciliği öldürülüyor. Ya hapiste atılıyor ya da para cezaları veriliyor. O günden bugüne değişen bir şey yok” dedi.

    “BASKILARA KARŞI DEMOKRASİYİ VE ÖZGÜRLÜĞÜ SAVUNACAĞIZ”

    Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan da, Göktepe’nin katledildiği siyasal koşullarının karanlığının bugün yeniden yaşandığını ifade ederek, “Bugün tek adam ve tek parti yönetimine dayanan siyasal rejim, yeniden şekillendirilmeye çalışılıyor. Bu şekillendirme baskı üzerinde, yasaklar üzerinden, şiddet kutuplaştırma ve savaş üzerinden yapılmaya çalışıyor. Biz Ocak ayında elbette Metin Göktepe’yi anıyoruz ama onun nezdinde iktidarların baskı rejimine otoriterliğine karşı mücadele eden ve bütün kaybettiklerimizi anıyoruz. Baskılara karşı demokrasiyi özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz” dedi.

    “ÖLÜMLERİN KATLİAMLARIN TAKVİME SIĞMADIĞI BİR TARİH YAŞIYORUZ”

    “Ölümlerin, katliamların takvim sayfalarına sığmadığı bir tarihi yaşıyoruz” diyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise “Her gün bir ölümü, katliamı anıyoruz. Bugün gazeteciliğin Türkiye’de hangi bedellerle yapıldığını görüyoruz. Onlarca yüzlerce basın şehidimiz var. Bugünde Metin Göktepe’yi anıyoruz. Katilleri yakalandı ve yargılandı ama faili meçhul onlarca gazeteci var. Gazeteciler bugün yargı eliyle yargısız infaz ediliyorlar. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Bugünler elbette bitecek basının özgür olduğu günleri göreceğiz. Metin’in anısı önünde saygı ile eğiliyorum” ifadesinde bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • 23 yıl önce katledilen Metin Göktepe anılıyor

    23 yıl önce katledilen Metin Göktepe anılıyor

    8 Ocak 1996 tarihinde İstanbul Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenaze haberini takip etmek için gittiği Alibeyköy’de polislerce dövülerek katledilen Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe bugün anılıyor. 

    8 Ocak 1996 tarihinde İstanbul Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenaze haberini takip etmek için gittiği Alibeyköy’de polislerce dövülerek katledilen Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe aramızdan ayrılalı 23 yıl oldu. Göktepe için bugün saat 11:00’de İstanbul Atışalanı, Esenler Kemer Mezarlığı’nda anma düzenlenecek.

    DAVADA NE OLMUŞTU?

    Göktepe’nin öldürülmesiyle ilgili davada, 19 Mart 1998 günü karar açıklandı. Sanık 11 polisten 5’ine “kastı aşan fiil neticesinde ölüme neden olmak” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi kararı bozmasının ardından dava yeniden görüldü.

    6 Mayıs 1999’da yapılan karar duruşmasında, ilk davada ceza alan 5 polisin yanı sıra 1 polis daha 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildi. Mahkemenin bu kararı Yargıtay tarafından onandı.

  • Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe trafik kazası geçirdi

    Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe trafik kazası geçirdi

     Gözaltında işkenceyle öldürülen Evrensel muhabiri Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe’nin trafik kazası geçirdiği ortaya çıktı. Göktepe’nin kalça kemiğinde kırık olduğu öğrenildi

    1996 yılında haber takibi sırasında gözaltında işkenceyle öldürülen Evrensel muhabiri Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe’nin Çarşamba günü trafik kazası geçirdiği ortaya çıktı.

    Evrensel’e konuşan Fadime Göktepe’nin kızı Meryem Göktepe, olayın geçtiğimiz Çarşamba günü Silivri’de yaşandığını aktardı.

    Göktepe, “Annemin bulunduğu araç ile bir başka araç çarpışmış. Annem önde oturuyormuş. Kaza sonrası hastaneden eve gitmişler. Annemin ağrılarının şiddetlenmesi üzerine en yakın hastane olan Silivri Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı” dedi.

    Göktepe, vücudundaki kırıklara burada müdahale edilemeyen annesinin, Silivri Devlet Hastanesi’nden Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne nakledildiğini belirtti. Tedavi amacıyla bir süre daha hastane tutulan Fadime Göktepe, daha sonra taburcu edildi.

    HABER MERKEZİ

  • ÇGD: Sarı basın kartı sansürün genelleşmiş hali

    ÇGD: Sarı basın kartı sansürün genelleşmiş hali

    Çağdaş Gazeteciler Derneği, Basın Enformasyan Genel Müdürlüğü’nün kapatılarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Bakanlığı’na devredilmesi üzerine açıklama yaptı. Açıklamada, “Bilinmelidir ki Metin Göktepe’yi gazeteci yapan basın kartı değil halkın haber alma hakkını savunmasıdır” ifadelerini kullandı. 

    Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), daha önce Başbakanlık’a bağlı olan ve gazetecilerin sarı basın kartı aldığı Basın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün kapatılarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Bakanlığı’na devredilmesi üzerine bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Günümüz Türkiye’sinde ifade özgürlüğü susma özgürlüğüne ve hatta iktidar yanlısı konuşma mecburiyetine dönüştürülmüştür” ifadeleri kullanıldı. “ÇGD olarak, gazetecilere verilecek kartların anti-demokratik yasal düzenlemeler ve oldu bittilerle oluşturulmuş kurullarca değil, basın çalışanlarınca oluşturulmuş kurumlarca belirlenmesi, sansür anlamına gelecek her türlü düzenlemenin iptal edilmesi konusunda uyarıyor, tüm gazetecilik örgütlerini ve meslektaşlarımızı ortak mücadele çatısı altına çağırıyoruz” denildi.

    “GÖKTEPE’Yİ GAZETECİ YAPAN BASIN KARTI DEĞİL”

    Çağdaş Gazeteciler Derneği’nden yapılan açıklamada, “Hatırlanmalıdır ki Metin Göktepe basın kartı olmadığı için gazeteci sayılmamış, izlemek istediği habere giderken abluka altındaki ilçeye basın kartı olmadığı için sokulmamış, ardından gözaltına alınmış ve polis tarafından öldürülmüştür. Göktepe’nin gazeteci olmasını ‘engelleyen’ basın kartı uygulaması basına yönelik saldırıların da meşruiyet zemini haline getirilmiştir. Bununla paralel olarak basın kartı, toplumsal olayları takip eden gazetecilere dönük polis saldırılarının da ‘hukuki’ dayanağı yapılmıştır. Basın kartının varlığı polis saldırısını engellemediği gibi yokluğu bu saldırıları neredeyse garantilemekte ve adeta haklılaştırmaktadır. Bilinmelidir ki Göktepe’yi gazeteci yapan ‘basın kartı’ değil halkın haber alma hakkını savunması ve gerçekleri açığa çıkarmak istemesidir ki gazeteciliğin gerçek tanımı da budur. Alanda görev yapan meslektaşlarımıza habercilik yaptıran da basın kartı değil meslek ilkeleri ve emekleridir” denildi. (HABER MERKEZİ)

  • Milletvekillerinin yemin töreni başladı

    Milletvekillerinin yemin töreni başladı

    PİRHA- HDP Milletvekili Ahmet Şık Meclis rozetini almadı Metin Göktepe ve annesinin fotoğraflarının olduğu bir rozeti taktığı görüldü.

    600 milletvekilinin yemin edeceği tören başladı, yeminler il sıralamasına göre yapılacak. HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, engelli olduğu için yeminini ettikten sonra Adana vekilleri kürsüye çağrıldı.

    Meclis Genel Kurulu, 24 Haziran milletvekili seçimlerinin ardından yemin töreni için toplandı. Saat 14.00’te toplanan 27’nci Yasama Dönemi’nin ilk Meclis toplantısını Geçici Başkan olarak İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz yönetti. Geçici Başkanvekilliği’ni de AKP Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü yaptı.

    Milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkması dolayısıyla tarihin en uzun yemin töreni olması beklenen tören en az 12 saat sürecek.

    TUTUKLU İKİ İSİM YOK

    Milletvekillerinin tamamın katıldığı yemin törenine iki isim tutuklu bulunduğu için katılamadı. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, tutukluluklarına itirazların sonuçlanmamasından dolayı katılamadı. Tahliye olmaları durumunda ilk birleşimde iki isim yemin ederek, Meclis faaliyetlerine katılabilecek.

    AHMET ŞIK, GÖKTEPE’Yİ UNUTMADI

    HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, kayıt işlemleri sırasında Meclis rozetini almayarak, yemin töreni sırasında bir rozet takacağını söylemişti. Yemin töreni öncesi kulislerde görülen Şık’ın yakasında birlikte uzun süre çalıştığı ve gözaltında öldürülen gazeteci Metin Göktepe ve annesi Fadime Göktepe’nin fotoğraflarının yer aldığı bir rozet taktığı görüldü.

    Yılmaz’ın açılış konuşmasının ardından başlayan yemin töreni il sırasına göre gidecek. Ancak, HDP’nin İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu engelli olduğu için  yemini etti. Ardından yemin töreni Adana milletvekillerinin kürsüye çağrılmasıyla devam etti.

  • Metin Göktepe Futbol Turnuvası’nda tutuklu PSAKD üyeleri unutulmadı

    Metin Göktepe Futbol Turnuvası’nda tutuklu PSAKD üyeleri unutulmadı

    Bu seneki organizasyonu genç yaşta hayatını kaybeden Servet Aygün’e ithaf edilen Metin Göktepe Futbol Turnuvası’nın 10’uncusu sona erdi. Turnuvada tutuklu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Erzincan Cemevi yöneticileri unutulmadı, “Tutuklu yoldaşlar serbest bırakılsın” pankartı açıldı. 

    İstanbul Alibeyköy’de Karadolap Spor Kulübü tarafından 10’uncusu düzenlenen Metin Göktepe Futbol Turnuvası sona erdi. İlki 1998’de gerçekleşen turnuva, bu yıl genç yaşta hayatını kaybeden Karadolap Mahallesi sakini ve kulüp yöneticilerinden Servet Aygün’e ithaf edildi.

    Bu sene sadece 35 yaş üstü takımların katıldığı turnuvada final karşılaşmasında Yükselenyıldız’ı 5-2’lik skorla mağlup eden Ethem Sarısülük adlı takım şampiyon oldu. Üçüncülüğü ise Ali İsmail Korkmaz adlı ekibi 5-4 mağlup eden Toprakspor elde etti.

    Mahalle halkının büyük ilgi gösterdiği turnuvaya, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Eyüp Şubesi ve Alibeyköy Cemevi Başkanı Hüseyin Güzelgül, siyasi parti yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda yöre derneği üyesi de katıldı.

    Turnuvada tutuklu PSAKD Erzincan Cemevi yöneticileri unutulmazken “Tutuklu yoldaşlar serbest bırakılsın” pankartı açıldı.

    “ENDÜSTRİYEL FUTBOLUN KARŞISINDA DURUYORUZ”

    Açılış konuşmasını yapan Karadolap Spor Kulübü Başkanı Çayan Dursun, 1998’den beri yapılan turnuvanın kendileri için önemli olduğunu söyleyerek “Bu top sahası, Metin Göktepe Turnuvası başladıktan sonra korunabildi ve bu hale getirildi. Bu turnuvayı diğer turnuvalardan ayıran en önemli özelliği futbolu işlevine uygun bir hale getirmesi. Yani futbol bu mahallede dayanışmayı, paylaşmayı, kardeşliği sağlayan bir hal, bir hüviyet aldı” diye konuştu.

    Dursun, “Esasında futbol ezilenlerin, yoksulların, işçilerin kendi içindeki dayanışmasını geliştirmek için ortaya çıkmıştır ama sonra para ilişkisiyle bunu bozdular, yarış haline getirdiler. Paranın hüküm sürdüğü bir sektör haline getirdiler. Biz bunlara inat endüstriyel futbolun karşısında duruyoruz, insanlığı önceleyen bir tutum ile bu turnuvaya devam ediyoruz. Geçen sene turnuvayı tutuklu gazetecilere ithaf etmiştik, bu yıl çok genç yaşta aramızdan ayrılan içimizden bir değere, kulübün yöneticilerinden Servet Aygün’e adadık. Turnuvada emeği olan, dayanışma gösteren ve birlikte hareket etmemizi sağlayan başta Servet’in ailesi olmak üzere herkese teşekkür ederiz” dedi.

    Turnuvayı düzenleyen kulüp yöneticilerine ve çalışanlarına teşekkür eden Eyüp Pir Sultan Abdal Kültür Şubesi ve Alibeyköy Cemevi Başkanı Hüseyin Güzelgül de, “Futbol özgürce yaşamayı, barışı, kardeşliği sağlamak adına yapılıyor ve özgürce yaşamak adına hayatlarını feda eden şehitlerimizin anıları önünde saygıyla eğiliyorum” diye konuştu.

    CHP Eyüp Meclis Üyesi Ali Haydar İşkar ise kulübün yanında olmaya devam edeceklerini, mahalle ile ilgili olumsuz gelişecek bütün olayları takip edeceklerini söyledi.

    KUPA VE PLAKETLER VERİLDİ

    Turnuvada Kemal Göksu ve Kasım Mertoğlu’ya centilmenlik kupasını ve gol kralı olan Mehmet Işık’a plaketlerini PSAKD Eyüp Şubesi ve Alibeyköy Cemevi Başkanı Hüseyin Güzelgül verdi.

    Turnuvada üçüncülüğe hak kazanan Toprakspor’un Kaptanı Servet Aygün’ün ailesi adına kupayı Vedat Aygün aldı. Aygün, “Bizim için çok önemli bir turnuva. Anılarımız tazelendi, emeği geçen herkese Aygün ailesi adına teşekkür ederim” diye konuştu.

    Turnuva ikincisi Yükselen Yıldız ve şampiyon olan Ethem Sarısülük takımları da kupalarını PSAKD Eyüp Şubesi ve Alibeyköy Cemevi Başkanı Hüseyin Güzelgül’den aldı.

    Turnuvada birinci olan Ethem Sarısülük takımı, kupasını Servet Aygün’ün oğlu Toprak Aygün’e verdi.

  • Gazeteci Metin Göktepe mezarı başında anıldı

    Gazeteci Metin Göktepe mezarı başında anıldı

    Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 22’nci yılında mezarı başında anıldı. Anmaya katılanlar, Göktepe’nin mezarına Evrensel Gazetesi ile karanfiller bırakarak mezarı başında, “İnadına hepimiz birer Metin’iz” diye haykırdı.

    “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” diyerek gittiği haberde, gözaltına alınıp ve polislerce dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 22’nci yılında Esenler Kemer Mezarlığı’nda bulunan kabri başında anıldı. Anmaya Göktepe’nin ailesi, Evrensel Gazetesi çalışanları, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ile Barış Yarkadaş, ÖHP’li avukatlar, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve eski milletvekili Levent Tüzel, Cumartesi Anneleri, DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, TGS temsilcileri, HDP temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

    Göktepe’nin mezarına Evrensel Gazetesi ile karanfiller bırakıldı. Göktepe şahsında yaşamını yitiren gazeteciler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulan anmada, “İnadına hepimiz birer Metin’iz” sloganı atıldı.

    “METİN’İN GAZETECİLİĞİ KARARLI BİR GAZETECİLİĞİN SERÜVENİDİR”

    Anmada ilk olarak Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat konuştu. Göktepe’nin katledilmesinin üzerinden 22 yıl geçtiğini hatırlatan Polat, Göktepe’nin katledilme hikayesini anlattı.

    Göktepe’nin kararlı bir gazeteci olduğunu söyleyen Polat, “Metin mesleğini coşku ve heyecanlı yapan biridir. Metin gözaltına alındığında yanında Ahmet Şık vardı. Ahmet, Metin davasını ilk takip edenlerdendir. Metin Göktepe cinayeti aslında devlet görevlileri tarafından işlenmiş ve ceza almış bir cinayet olarak tarihe geçti. Gazeteciler davayı kararlı bir şekilde takip ettiler ve ilk kez bir sonuç alındı” dedi.

    Ahmet Şık ve diğer bütün tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını isteyen Polat, tutuklu gazeteciler serbest bırakılıncaya kadar mücadele edeceklerini vurguladı. Polat, konuşmasını “Metin’in gazeteciliği, bir kuşağın kararlı gazetecilik sürüvenidir. Bugün pek çok genç gazeteci bunu takip ediyor. Türkiye’de eğer bugün 150’inin üzerinde gazeteci tutuklu ise, bu aslında güçlü bir gazeteciliğin olduğunun kanıtıdır” sözleriyle sonlandırdı.

    “BARIŞ VE ADALET İSTİYORUM”

    Anne Fadime Göktepe ise, oğlunun mezarı başında kendilerini yalnız bırakmayan herkese teşekkür etti.

    “Ben barış ve adalet istiyorum. Cezaevinden çocuklarımız çıksın istiyorum. İyi bir devlet istiyorum. Çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın, cezaevine girmesinler. Grevdekiler ölmesin istiyorum” diyen anne Göktepe, anmaya katılanlara “Hepiniz birer Metin’siniz” diyerek duygularını dile getirdi.

     “BU DÖNEMİ METİN OLARAK AŞACAĞIZ”

    Konuşmasında 22 yıldır acılarının halen taze olduğunu ifade eden DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren de, “Metin katledilen tek gazeteci değildi. Ondan sonra da gazetecileri ve insan hakları savunucularını kaybettik. Bugün yaşadığımız durum, o dönemden çok farklı değil. Yine gazeteciler ölüm ile tehdit ediliyor, öldürülüyor. Hapishanelere atılıyor. Karanlık bir dönemdeyiz. Ama bu dönemi daha çok Metin olarak aşacağız. Daha çok Metin olacağız. Hepimiz birer Metin’iz” dedi.

    ” YÜZLERCE GAZETECİ CEZAEVİNDE”

    Daha lisede okurken Göktepe’nin öldürüldüğünü söyleyen aynı zamanda TGS İstanbul Şube yöneticisi olan Evrensel gazetesi çalışanı Vural Nasuhbeyoğlu da duygularını şu sözlerle dile getirdi: “O zaman bu gazetede olacağımı bilmiyordum, ama bugün onun gazetesindeyim. Gerçekleri yazmak istediği için ve sesi duyurulmayanların sesi olmak istediği için katledildi. Bugün belki bu denklaşörlere basan gazetecilerin çoğu doğmamıştı. Ama hala gerçekleri yazmak için kalemini oynatan, denklaşörüne basan gazeteciler var. Yüzlerce gazeteci cezaevinde olmasına rağmen, demek ki gerçeklerin peşini bırakmayacağımızın bir simgesi Metin Göktepe.”

    “BİLEREK VE İSTEYEREK ÖLDÜRDÜLER”

    Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve eski milletvekili Levent Tüzel de, konuşmasında devletin şiddetinin mazlum haklar ve gazeteciler üzerinde sürdüğünü söyledi.

    Göktepe’nin ölüm haberini şaşkınlık ile karşıladığını dile getiren Tüzel, “Sonra morgda onun dövülerek öldürülen cenazesini gördüm. Çok konuşuyorsun denilerek gözaltına alındı. Sopalarla dövülerek öldürüldü. ‘Gazeteciyim’ demesine rağmen, ‘bu gazeteci’ denilerek öldürdüler. Bilerek ve isteyerek öldürdüler” dedi.

    Göktepe’nin ilk öldürülen gazeteci olmadığını sözlerine ekleyen Tüzel, “O dönem 25 gazetecinin devlet eli ile katledildiği söyleniyordu. Faşizm baskılarını gazeteciler üzerinden eksik etmedi. Faili meçhuller, baskılar hep devam etti. 22 yıl sonra KHK’lerle kendine itiraz eden bütün muhaliflere benzer müdahalelerde bulunuluyor” diye ifade etti.

    ” MÜCADELE BİZİM TEK ÇIKIŞ NOKTAMIZ”

    Anne Göktepe’nin “iyi bir devlet istiyorum” sözlerine de değinen Tüzel, “İyi bir devlet insanların işkence ile öldürülmediği, kadınların ezilmediği, hor görülmediği, hak arayan gazeteci akademisyenlerin tutuklanmadığı, demokratik, bağımsız ve özgür bir ülke demektir” diye belirtti. Tüzel, konuşmasını “OHAL ve KHK rejimine karşı direneceğiz, demokratik bir ülkeyi Fadime ana gibi bütün anneler adına ve gazeteciler adına başaracağız. Mücadele bizim tek çıkış noktamız bunu başaracağız” diyerek tamamladı.

    “METİN GÖKTEPE GİBİ GAZETECİLERE İHTİYACIMIZ VAR”

    CHP Milletvekili Barış Yarkadaş ise, Göktepe’nin katledildiği yıl, profesyonel olarak gazeteciliğe başladığını paylaştı.

    Göktepe’yi tek bir kelime ile anlatmanın mümkün olduğunu dile getiren Yarkadaş, “Metin Göktepe gerçeğin peşinde olmanın adıdır. Habercilikte ısrarın adıdır. Gerçeği aramanın ısrarın hakikatidir. 8 Ocak 1996 tarihinde katledilen iki tutuklunun cenazesini takip eden ve o haberin peşinde koşan, o katliamın unutulmasına izin vermeyen bir gazetecidir. Bugün bizim Metin Göktepe gibi gazetecilere ihtiyacımız var” dedi.

    Yarkadaş son olarak, Göktepe’nin arkadaşlarının uydurma suçlarla cezaevinde olduğunu söyleyerek, “Metin bugün yaşıyor olsaydı, o da Ahmet ile birlikte aynı hücrede olurdu. Gazetecilerin kaderi o günden bugüne değişmedi” ifadelerini kullandı.

    “GAZETECİLERİN KADERİ MEZAR VE CEZAEVİ OLMAMAMLI”

    CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da “Gazetecilerin kaderi mezar ya da cezaevleri olmamalıdır. Mutlaka bu durumdan çıkacağız” diye konuştu.

     

    Konuşmaların ardından anma sona erdi.

  • Metin Göktepe katledilişinin 22. yılında mezarı başında anılıyor

    Metin Göktepe katledilişinin 22. yılında mezarı başında anılıyor

    PİRHA – “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” diyerek gittiği haberde, gözaltına alınıp ve polislerce dövülerek öldürülen Evrensel Muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 22. yılında, mezarı başında anılıyor.

    Metin Göktepe, “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” diyerek gittiği haberde, gözaltına alındı ve polislerce dövülerek öldürüldü. Gün 8 Ocak 1996’ydı. Ümraniye E Tipi Cezaevinde öldürülen tutuklular Orhan Özen ile Rıza Boybaş’ın cenaze törenini izlemek üzere Alibeyköy’e gitmişti. Ancak, “Sarı Basın Kartı” olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte “ısrarcı” davranınca da, gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu’na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop darbeleriyle dövülerek öldürüldü.

    Sorumluların yargılanması için açılan şikâyetin ardından İstanbul’da başlayan dava Aydın’a, oradan da Afyon’a nakledildi. İlk karar Afyon Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 19 Mart 1998’te verildi. Afyon’daki yargılamada 5 sanık hakkında “kastı aşan adam öldürme” suçundan 7 yıl 6’şar ay hapis cezası verilirken, 6 sanık beraat ettirildi.

    Göktepe anması her yıl olduğu gibi İstanbul Atışalanı Esenler Kemer Mezarlığında saat 11.00’da gerçekleşecek.

    Anmaya Evrensel çalışanları, Metin’in ailesi, meslektaşları, basın örgütlerinin temsilcileri, yoldaşları ve dostları katılacak. (HABER MERKEZİ)