Etiket: millet ittifakı

  • Halk ozanlarından sandığa çağrı: Gericiliğin tarafında yerde yer almayız-VİDEO

    Halk ozanlarından sandığa çağrı: Gericiliğin tarafında yerde yer almayız-VİDEO

    PİRHA – Halk ozanları, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı seçimi için halkı sandığa davet etti. “Umudu henüz kesmedik” diyen ozanlar, şaibelere de işaret ederek mücadele etme sözü verdi. Ozanlar, ” Barış, özgürlük diyenler kazanacak” dedi. 

    13. Cumhurbaşkanı’nını seçmek için 28 Mayıs’ta yeniden sandıklar kurulacak. İlk turda yüzde 49.51 oy alan Recep Tayyip Erdoğan ile yüzde 44.88 alan Kemal Kılıçdaroğlu, ikinci turda yeniden yarışacak.

    İkinci tur seçimlerine hazırlıklar sürerken halk ozanları da sandığa gitme konusunda çağrıda bulundu.

    “UMUDUMU KESMİŞ DEĞİLİM”

    Ozan Süleyman Özkan, “21 yıldır gerici, bağnaz düşünceye yeter ezildiğimiz, yok olduğumuz” diyerek, “Aydın, gözünün önünü görebilen insadır. Ülkenin nereye ve hangi uçuruma doğru yuvarlandığını görür. Ancak özgürlüğü anlayamamış birçok insanın küsüp de sandığa gitmeme duyumlarını alıyoruz. Çok yanlış yapıyorlar. Bu ülke bizim. Hiçbir bağnaz yapıya teslim etmek gibi bir düşüncemiz yok, olmamalı da. Bu nedenle insanların, önüne bakıp bu mecburi olan görevlerini yerine getirip, aydınlık yola oylarını kullanmalarını öneriyorum. 21 yıldır gerici, bağnaz düşünceye yeter ezildiğimiz, yok olduğumuz. Bu nedenle umudumu kesmiş değilim ancak birbirimize sahip çıkıp, gözümüzün önünü görmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

    “BARIŞ, ÖZGÜRLÜK DİYEN İNSANLAR KAZANACAKLAR”

    Ozan Adıgüzel Kara da 14 Mayıs seçimlerini işaret ederek “Bir bit yeniği var” dedi. Ozan Kara, her şeye rağmen mücadele edeceklerini belirterek şunları söyledi:

    “Ecevit, Demirel, Erbakan ve Türkeş kimi dönem muhalefette kimi dönem iktidarda kaldılar ama hiçbirisinde böyle hırs, böyle ‘ne olursa olsun ben olayım’ durumunu görmedim. Birincisi, muhalefette olmak her partinin hakkıdır. Muhalefette kalmak da bir erdemliktir. Dinlenirsin, ülkeye değişik açıdan bakarsın vs. ama öyle bir şey göremiyorum. İkincisi, geçtiğimiz seçimlerde gördüğümüz kadarıyla şöyle bir tablo oluştu; bir ring düşünün, 2 boksör maç yapacak. Birisinde kurallar var diğerinde hiçbir kural yok. Maç boyunca hakem, kesinlikle ona uyarı yapmıyor, diğeri ise kurallara uyduğu halde sürekli düdük sürekli düdük… Seçim de böyle oluyor. Bir sürü şaibe duyuyoruz. Diyelim biri yalan, ikisi yalan; bunun hepsi mi yalan? Zira onlarca kamuoyu araştırma şirketleri vardı, hadi birisi yanıldı, hepsi de mi yanıldı? Buna rağmen mücadele edeceğiz.

    Muhalefet partilerin dillerinden yapıcı cümleler çıkıyor; barış, özgürlük, kardeşlik, umut, gelecek diyorlar. Hep sevgiye dönük cümleler sarf ediyorlar. Öbür tarafta iktidarda olanlardan ise gerçekten utanıyorum. Sahte videolar ile kötü işler yapıyorlar. Belki birkaç seçmen buna inanabilir ama bütün dünya gülüyor. Ülkem adına üzülüyorum. Barış, özgürlük diyen insanlar bir gün elbette ki kazanacaklar.”

    “BU SEÇİM YAŞAMSAL ÖNEME SAHİP”

    Ozan Şahini ise, 28 Mayıs’ta yapılacak seçimleri “yaşamsal öneme sahip” sözleriyle tarifledi. Şahini, “Yaşamak istiyorsak Millet İttifakının adayına ‘evet’ diyeceğiz.  Hak, hukuk, adalet. Özellikle Türkiye’de kadın olmak, dünyada kadın olmak çok zor. Haklarımıza sahip çıkacağız, çıkmayanları çıkmaya çalıştıracağız. Yanımızdaki, yöremizdeki umutsuz olanları da umutlu olmaya çağıracağız” diye belirtti.

    “HALK OZANLARI DÜRÜSTLÜĞE TARAFTIR”

    Ozan Emaneti, yapılacak seçimlere dair “Halk ozanları iyiliğe, güzelliğe, doğruluğa dürüstlüğe taraftır. Haksızlığa, zulme, yolsuzluğa karşıdır. Onun için önümüzde seçimde biz de tabii ki bir tarafız. Yobazlığın, gericiliğin taraf olduğu bir yerde yer almayız. Aydınlık bir yüz olduğu yerde, güzelliğin olduğu yerde yer alacağız” yorumunda bulundu.

    Ozan Emaneti ayrıca şu şiiri de dile getirdi:

    Ben bir halk ozanıyım, Sazım var sözüm var.

    Çalarım söylerim ilham geldikçe,

    İçim rahat değil, yanar közüm var,

    İnsanlık peşine, koşup geldikçe.

    Halkıma yapılan zulümden bıktım,

    Sırtladım yükünü bendime yıktım,

    Haksızlığa karşı bu yola çıktım,

    Dönmezem yolumdan bu can sağ kaldıkça.

    Pir Sultanlar gibi assalar beni,

    Nesimiler gibi kesseler beni,

    Yedi kat derine bassalar beni,

    Ölmezem yaşarım, halk var oldukça.

    Emanet ozanım ozan oğluyam,

    Pirimden el aldım, ona bağlıyam

    Bırakın halkımla gülü bağlayam,

    Üç günlük dünyada zaman buldukça.”

    “TÜM SEÇİMLER ŞAİBE ALTINDADIR”

    Kamber Gürbüzdal da, “Ozanlık bir savaş” diyerek daima mücadele içerisinde olduklarının altını çizdi.

    Ozanların, yaşadıkları çağa ait sorunlara hep başkaldırdıklarını anlatan Gürbüzdal, seçimlerdeki usulsüzlüklere işaret ederek “Gerçekten bir savaş veriyoruz şu anda. Yıllardan beri de tarihimizde bu böyle olmuştur. Ozanlar, düzene karşı kendi başına bir savaş veriyor. Pir Sultan’dan beri bu devam ediyor. Elbette yarınlar bizim olacak. Bu ülke seçimi kazanarak gelmedi bugünlere. Bir kavga olacak ama er ama geç. Bu düzen başka türlü yıkılmayacak diye düşünüyorum. Çünkü yasa, sistem, düzen tanımıyorlar. Kurumlar ellerinde. Türkiye’de seçim bana göre geçersiz. Tüm seçimler şaibe altındadır. Benim için seçimler hükümsüzdür” dedi.

    Eren GÜVEN- Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu: Ben karşımda daha mert ve daha yürekli bir aday görmek isterdim-VİDEO

    Kılıçdaroğlu: Ben karşımda daha mert ve daha yürekli bir aday görmek isterdim-VİDEO

    PİRHA-Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulunurken, “Memleketimizde adalet, bereket ve huzuru getirmek için ulaşmamız gereken daha milyonlarca vatansever insanlarımız var. 10 günde tüm gayretimizi sarf edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:

    “14 Mayıs geride kaldı. 28 Mayıs günü iki aday ve iki farklı anlayış sıfırdan milletimizin karşısına çıkacak. İlk turda sandıktan bu iktidara karşı memnuniyetsizlik ve değişim mesajı çıktı. Millerin oyunun yarısını bile alamadılar. İktidar partisini oyları 7 puan eridi. Benim görevlerimden birisi de gerçekleri söylemektir. İlk turda bize inanan 25 milyon seçmen olmak üzere oyunu kullanan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İlk turda sandıktan bu iktidara karşı değişim mesajı çıktı. Erdoğan iktidarının küstahlığına dur dedik.

    “SEÇİM SÜRECİ ERDOĞAN’IN İFTİRA KAMPANYALARI İÇİN GÖLGELENDİ”

    Milletimizin oyunun yarısını bile alamadılar. Oyları önemli ölçüde eridi. Neticede AK Parti yedi puan geriledi. Bunu bütün milletimin bilmesini isterim. Bir demokrasi şöleni ve huzur havası içinde geçmesi gereken bir seçim süreci Erdoğan’ın iftira kampanyaları içinde gölgelendi. Ben karşımda daha mert ve daha yürekli bir aday görmek isterdim. Vatandaşlar da montajlardan ve bundan medet ummayan adayları hak ediyordu. Yürekli, namuslu, doğruları söyleyen…

    Ancak; siyasi kültürümüz bir kez daha lekelendi. Milletimizi çaresizlik içinde iftira ve karalama kampanyası ile aldatmaya çalışanlar amaçlarına ulaşamadı. Milletimiz ilk turda yetkiyi iktidara vermeyerek bu sistemden ve bu zihniyetten memnuniyetsizliğini ortaya koydu. Milletimiz bize de etkili bir mesaj verdi: Kimi vatandaşlarımız sandığa gitmedi, kimi gidip tepkisel oy kullandı, kiminin de eli istemeyerek Erdoğan’a gitti. Çünkü mevcut yönetimin kara propagandasına maruz bırakıldı vatandaşlarımız. Biz de sizlerin mesajlarını aldık. Memleketimizde adalet, bereket ve huzuru getirmek için ulaşmamız gereken daha milyonlarca vatansever insanlarımız var. 10 günde tüm gayretimizi sarf edeceğiz.

    YSK meselesini açıklığa kavuşturmak isterim: Tüm tutanaklar elimizdedir. Tek bir oyun dahi hakkını yedirmeyeceğiz. Biz YSK’ya gerekli tüm itirazları yaptık. Bu seçim bir kez daha gösterdi ki, bunların usulsüzlük ve ahlaksızlıkları sınır tanımıyor. Her sandıkta 5 müşahite ihtiyacımız var. Bütün vatandaşlarıma ilan ediyorum. Ben terör örgütleriyle hiç masaya oturmadım, bundan sonra da oturmayacağım. Nokta. Erdoğan sen ülkenin sınırlarına ve namusuna sahip çıkmadın. Bu ülkeye bile bile 10 milyondan fazla mülteci getirdin. Haraç mezat vatandaşlık sattın. Ben iktidara gelir gelmez tüm mültecileri evlerine göndereceğim. Nokta.”

    *Ayrıntılar geliyor…

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu: Seçim balkonda kazanılmaz; mutlaka kazanacağız!-VİDEO

    Kılıçdaroğlu: Seçim balkonda kazanılmaz; mutlaka kazanacağız!-VİDEO

    PİRHA-Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Seçim balkonda kazanılmaz. Bu seçim ikinci tura kalırsa mutlaka ama mutlaka kazanacağız. Herkes bunu görecek” dedi.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘balkon’ açıklamasının ardından Millet İttifakı liderleriyle birlikte kamera karşısına geçti.

    Kılıçdaroğlu, “Hiç kimse bir oldubittiye heveslenmesin. Seçim balkonda kazanılmaz. Bu seçimi ikinci turda mutlaka ama mutlaka kazanacağız” dedi.

    Kılıçdaroğlu açıklamasında şunları ifade etti:

    Biz önümüzdeki 15 gün boyunca Türkiye için her türlü mücadeleyi yapacağız. Mutlaka ve mutlaka kazanacağız ve bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz.  “

     

    (HABER MERKEZİ) 

  • Kılıçdaroğlu İstanbul mitinginde: Uyuşturucu baronlarının kökünü kazıyacağım-VİDEO

    Kılıçdaroğlu İstanbul mitinginde: Uyuşturucu baronlarının kökünü kazıyacağım-VİDEO

    Millet İttifakı’nın partileri İstanbul Maltepe’de miting düzenledi. Mitingde konuşan cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ayrım yapmadan herkese hizmet edeceğini belirtti.

    Millet İttifakı liderleri, 14 Mayıs seçimlerine 8 gün kala İstanbul Maltepe’de düzenlenen mitingde buluştu.

    Mitinge Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra ittifak ortağı diğer parti liderleri Meral Akşener, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Temel Karamollaoğlu, Gültekin Uysal ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayları Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş da katıldı.

    Saat 17.30’da başlayan miting öncesi Maltepe miting alanı doldu. Mitinge gelenler, polisin güvenlik noktalarındaki kontrollerin ardından alana alındı.

    İMAMOĞLU: BU KARARI ALANLARI YUHALAYIN Kİ BİR DAHA CESARET EDEMESİNLER

    Daha sonra ittifakın bir diğer cumhurbaşkanı yardımcısı adayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu sahneye geldi.

    İmamoğlu, “İstanbul mitingleri Türkiye’nin tarihini değiştirmiştir, değiştirmeye devam edecek. Tarihi bir buluşma yaşıyoruz. Bu muhteşem tablo gösteriyor ki Türkiye değişiyor. Değerli hemşerilerim aramızda kalsın kazanıyoruz” dedi.

    “Bugün Türkiye tarihinin unutulmaz 6 Mayıs’larından birini yaşıyoruz. Bundan 4 yıl önce 6 Mayıs 2019 günü bir yargı darbesiyle karşı karşıya kalmıştık” diyen İmamoğlu, kazandığı yerel seçimin YSK tarafından iptal edilmesini hatırlattı.

    Mitinge katılanları yuhalaması üzerine İmamoğlu, “Genelde yuhalamayın derim ama bu kararı alanı yuhalayın kardeşim. Bu, demokrasi tarihine o kara lekeyi vuranları yuhalayalım ki, bir daha kimse buna cesaret edemesin. İstanbulluların iradesini beğenmeyenler seçimi iptal ettirmişti. Sonra millet onlara öyle bir demokrasi tokadı attı ki yerle bir etti. Bu kararı alanlara bir şey daha öğrettik, tek tek oy saymayı. 14 Mayıs’ta da milyonlarca oy farkını onlara saydırmaya hazır mıyız?” şeklinde konuştu.

    BABACAN: TÜRKİYE BİRDEN BÜYÜKTÜR

    İmamoğlu’nun ardından DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, mitinge katılanlara seslendi.

    Babacan, “Herkes Türkiye’yi izliyor. Türkiye’de demokrasi kazanacak, bütün dünyadaki demokratlar umutlanacak. Sağcı solcu, Sünni Alevi, Türk Kürt demeden hep beraber daha fazla demokrasi diyecek miyiz? Hep beraber Kemal Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı seçecek miyiz?” dedi.

    “Hey gidi İstanbul hey, 2010’da İstanbul, Avrupa Kültür Başkenti olmuş muydu? Tek haneli enflasyonla ve Avrupa Birliği standartlarına ulaşmak için yaptığımız reformlarla başarmıştık bunu. Şimdi ülkeyi getirdikleri hale bakın” diyen Babacan, Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değer kaybına dikkat çekti.

    Babacan, “Bu enflasyon var enflasyon tam bir baş belasıdır. Ülke de neredeyse devlet kurumu kalmadı. Şu anda bu ülkenin bir ekonomi politikası yok. Ne var zır cahillik var. Devlet kadroları tek bir kişinin oyuncağı oldu. 6 ayda bu kriz iklimini sona erdireceğiz. Birleşe birleşe, hep beraber kazanacağız. Türkiye birden büyüktür” şeklinde konuştu.

    UYSAL: SADECE 20 YILLIK BİR İKTİDAR DÖNEMİNİ DEĞİL BİR DEVRİ KAPATIYORUZ

    Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ise konuşmasında “Bir tarihi kavşağa doğru hep beraber ilerliyoruz. 14 Mayıs 2023, milletin yeniden kaderine hakim olacağı bir gün olacak. Türkiye’yi kendilerini vazgeçilmez zannedenlere, kendi varlıklarını kaçınılmaz bir kadere dönüşmek için Türkiye’yi risklere mahkum edenlere, bu ülkenin kaynaklarını 85 milyona değil de bir avuç insana sunanlara karşı yeter diyeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    KILIÇDAROĞLU: TÜRKİYE’Yİ BURADAN ÇEKİP ÇIKARACAĞIZ

    Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu, sahneye çıktı ve mitinge katılanları selamladı.

    “Değişime hazır mısınız” diye soran Kılıçdaroğlu, “Ben de size söz veriyorum, bu ülkede hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, hiçbir yoksul ailenin elektriği, suyu, doğal gazı kesilmeyecek. Bu ülkeyi cennet gibi yapacağız, birlikte huzur içinde yaşayacağız. 85 milyonun cumhurbaşkanı olacağım, hiçbir ayrım yapmadan söz veriyorum” ifadelerini kullandı.

    Toplumun kutuplaştırıldığını belirten Kılıçdaroğlu, “Komşumuzun kimliğini sorgular hale getirdiler. İnsanların inançlarını sorgular hale getirdiler. Türkiye’yi buradan çekip çıkaracağız. Bunun için en büyük güç sizsiz. Yaklaşık 800 bin genç İstanbul’da ilk kez oy kullanacak. Sizler otoriter bir yönetimi demokratik yollarla değiştireceksiniz, dünya siyasi tarihine de önemli bir armağan bırakacaksınız” dedi.

    ‘ADALETE SUSADIK’

    “Herkesi kucaklayacağız” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    “Hiç kimseyi mağdur etmeyeceğiz. KHK’lılara bahar gelecek mi, hiç endişe etmeyin. Bu kardeşiniz meydana adalet yürüyüşünden sonra da gelmişti. Adaleti her yerde savunmak zorundayız. Hepimiz adalete susadık.”

    ‘SARAY MERAKIM YOK, SİZLER GİBİ YAŞIYORUM’

    “Benim saray merakım yok, 6 liderin de saray merakı yok. Sizler gibi yaşıyorum. Sizler gibi yaşamaktan da onur duyuyorum. Allah nasip eder sizlerin oylarıyla Cumhurbaşkanlığı konutuna oturduğumda yerimiz Çankaya olacak.”

    ‘STAJ VE ÇIRAKLIK İÇİN BORÇLANMA İMKANI GETİRECEĞİM’

    “Söz verdim, en geç 2 yıl içerisinde bütün Suriyeli kardeşlerimizi, Afganlı kardeşlerimizi ülkelerine uğurlayacağız. Staj ve çıraklık meraklanmayın, gayet iyi biliyorum, çözeceğim. Çalıştınız, kazandınız, prim yatırmadılar, borçlanma imkanı getireceğim. Her hakkı teslim edeceğim.”

    ‘BEŞLİ ÇETELERİN YURT DIŞINA GÖTÜRDÜKLERİ PARALARI GETİRECEĞİM’

    “Benim Cumhurbaşkanı olmamı istemeyen iki kesim var. Onları bilmenizi isterim. Birincisi beşli çeteler. Yuh çekmeyin, sandığa gidip oy kullanın. Yuh çekmek kolayı, zor olanı sandığa gitmek. Sandığa giderken bir arkadaşını beraber getirmek. Cumhur İttifakı’na geçen seçimlerde oy veren birisini ikna edeceksiniz. Bunu sözünü istiyorum.

    Beşli çetelerin yurt dışında paraları nerelere götürdüklerini biliyorum. Amerika’da gökdelenler yaptığını biliyorum. Muhammed Ali Clay’ın çiftliğini nasıl satın aldıklarını biliyorum. Londra’da paraları nerelere yatırdıklarını biliyorum. Tamamını ama tamamını son centine kadar alıp getireceğim ve bu millete vereceğim.”

    ‘KUL HAKKI YİYENİN BURNUNDAN FİTİL FİTİL GETİRECEĞİM’

    “Az önce Meral Hanım söyledi, sadece bir işlemden 1 milyarın nasıl götürüldüğünü söyledi. Onların tamamını kuruşu kuruşuna getireceğim ve size vereceğim. Kul hakkı yemem ve kul hakkı yedirmem. Onlar diyorlar mı, kul hakkı yemeyeceğiz diye. Kul hakkı yiyenin burnundan fitil fitil getireceğim, hiç kimse endişe etmesin.”

    ‘UYUŞTURUCU BARONLARININ KÖKÜNÜ KAZIYACAĞIM’

    “Beni hiç sevmeyen ikinci grup uyuşturucu baronları. Söz veriyorum uyuşturucu baronlarının kökünü kazıyacağım. Uyuşturucu baronlarına da bir şey diyemiyorlar. Neredeyse kucaklaşacaklar. Bu ülkeyi aydınlığa çıkaracağız.

    Bu ülkeye arkadaşlarımla beraber baharı, huzuru getireceğim. Asla ayrımcılık yapmayacağız. 85 milyonu kucaklayacağız. Size sözüm 85 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım, hizmet edeceğim, hiçbir ayrım yapmayacağım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu, Ağrı ve Van’daydı: Kimse kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecek

    Kılıçdaroğlu, Ağrı ve Van’daydı: Kimse kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecek

    PİRHA-Ağrı ve Van’da yurttaşlar ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin insanlarına sözüm var bu ülkeye barışı getireceğim, bu ülkeye kardeşliği getireceğim. Bu ülkede kimse, inancından ve kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecek. Büyük haksızlıklar yapıldığını biliyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu seçim çalışmaları kapsamında bugün Ağrı ve Van’daydı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile iki ili ziyaret eden Kılıçdaroğlu, seçmenlere seslendi.

    HDP’li belediyelere İçişleri Bakanlığı tarafından kayyım atanmasına değinen Kılıçdaroğlu, “Seçimle gelenlerin görevlerinden alındığını biliyorum. Bütün bunları çözeceğim. Kayyum denen garabet uygulamaları tümüyle bitireceğim. Yeter artık ya, huzur içinde yaşamak istiyoruz” dedi.

    2019 yılında Van’da HDP’li Bedia Özgökçe Ertan belediye seçimlerini kazanmıştı. 19 Ağustos 2019 tarihinde Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, İçişleri Bakanlığı tarafından kayyım olarak Van Büyükşehir Belediyesi’ne atanmıştı.

    “KİMSE İNANCINDAN, KİMLİĞİNDEN ÖTÜRÜ ÖTEKİLEŞTİRİLMEYECEK”

    Kılıçdaroğlu‘nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “Ben ilkokula Erciş’te başladım. Dünya kadar sorun var biliyorum, bütün sorunlarınızı biliyorum. Bu ülkenin insanlarına sözüm var bu ülkeye barışı getireceğim, bu ülkeye kardeşliği getireceğim. Bu ülkede kimse, inancından ve kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecek. Büyük haksızlıklar yapıldığını biliyorum. Seçimle gelenlerin görevlerinden alındığını biliyorum. Bütün bunları çözeceğim. Kayyum denen garabet uygulamaları tümüyle bitireceğim. Yeter artık ya, huzur içinde yaşamak istiyoruz. Ayrılık gayrılık bize hiçbir şey vermedi. Biz beraber olacağız.

    Devletin dini adalettir adaletin olmadığı bir yerde huzur olmaz, bereket olmaz, kardeşlik olmaz, çocuklar yatağa aç girer. Milyonlar yoksul bir avuç varsıl olur. O varsıllara ben beşli çeteler diyorum. Sizden çalınan paraların tamamını bu ülkeye getireceğim. Endişeniz olmasın. Beşli çeteler diyorlar ki ‘acaba nasıl aday yaptırmayız.’ Onlar yandaşlarına, paralarına güveniyorlar, ben ise sadece ve sadece size, halka güveniyorum.

    Öğretmenevinde çalışan emekçiler var, onlar aylıklarını doğru dürüst alamıyorlar. Memur da değil, taşeron işçi de değiller, bunlar Türkiye genelinde 20 bin. Hepsinin hakkını ve hukukunu teslim edeceğim. taşeron işçilerin tamamını kadroya alacağız. 100 bin öğretmen atayacağız. Sözlü sınavı kaldıracağım, kim kazandıysa atamasını yapacağız. Devlette liyakat ve adalet olmazsa olmaz.

    “EMİNE ŞENYAŞAR İLE KUCAKLAŞTIM”

    Bu kardeşiniz, bu ülkeye adalet gelinceye kadar mücadele edecek. Emine Şenyaşar’a, 8 savcı değişti, dava açmıyorlar, korkularından dava açmıyorlar Gittim, Emine Şenyaşar’la kucaklaştım, ondan sonra 8 savcı değişti 9. savcı davayı açtı. Adalet yerine gelinceye kadar izleyeceğim.

    Ciddi bir yoksulluğun olduğunu biliyorum. Yatağa aç giren çocukları biliyorum. Bütün bunları biliyorum. Annelere sesleniyorum, çocuklarınızı okullara gönderirken beslenme çantası düşünmeyeceksiniz. Ayrıca, Van, bölge itibariyle, bu bölgenin kilit taşlarından birisidir. Dünyanın her tarafından insanlar Van’a gelmeli, sadece İranlılar değil. Bu yapılacak göreceksiniz, bütün bu ovalar bereketli ovalara dönüşecek. Bu bölge özel ekonomi bölgesi olarak ilan edilecek. Hepsini yapacağız. Onlar Beşli Çetelere hizmet ettiler ben size hizmet edeceğim.

    Halktan birisi olarak yaşamaya devam edeceğim: Diyorlar ki, “Çalıyorlar ama iş yapıyorlar” Allah Allah, yaptığı iş nasıl çaldığını gösteriyor. Biz asla ve asla çaldırmayacağız. Van’dan sesleniyorum, kul hakkı yemeyeceğiz, kul hakkı yedirmeyeceğiz. Ben söylüyorum, onlar söyleyemiyorlar. Çünkü onların malı nasıl götürdüklerini biliyorum. Bir şeyden emin olmanızı isterim, bu ülkeye adalet ya gelecek ya gelecek. Hiç endişe etmeyin, Her şey çok güzel olacak. Ben saraylarda oturmaya alışkın birisi değilim. Saraya değil, Çankaya’ya oturacağım. Halktan birisiyim, halktan birisi olarak yaşamaya devam edeceğim.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Millet İttifakı’ndan İzmir’de kitlesel miting: İlk turda bitirelim-VİDEO

    Millet İttifakı’ndan İzmir’de kitlesel miting: İlk turda bitirelim-VİDEO

    Millet İttifakının İzmir Gündoğdu Meydanı’nda düzenlediği mitinginde cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ittifak liderleri ve belediye başkanları açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, “Birlikte yapacağız, birlikte mücadele edeceğiz, birlikte sandığa gideceğiz ve Türkiye’yi aydınlığa birlikte çıkacağız” diye konuştu.

    Millet İttifakı, İzmir Gündoğdu Meydanı’nda kitlesel bir seçim mitingi düzenledi.

    İttifakın cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da mitingde yer alıyor. Mitinge İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katıldı.

    Miting alanında “İlk turda bitirelim” çağrısı öne çıktı.

    KARAMOLLAOĞLU’NDAN ADALET VE EKONOMİ VURGUSU

    Daha sonra sahneye çıkan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Adalet bizim en çok ihtiyaç duyduğumuz husus. Adalet olmadan devlet olmaz. Ama yeter mi? Yetmez. İnsanlar geçinebilecekleri kadar bir gelire mutlaka ulaşabilmelidir” diye konuştu.

    YAVAŞ: SANDIKTAN ÇIKACAK SONUCU KABULLENECEKSİNİZ

    Ankara Büyükşehir Başkanı Mansur Yavaş da konuşmasında “21 yıl sonunda artık söyleyebilecekleri bir şey kalmadığı için sürekli bizi bir şeyler ile suçluyorlar. ‘Biz kaybedersek darbe olur’ diyorlar. Siz kaybedin diye seçime girdik kardeşim! Diyorlar ki biz gidersek darbe olur. Seçime girebilirsiniz ama kazanamazsınız diyorlar. Kazanmak yasak. Hayır. Demokrasi yerini bulacak. Bu milletin iradesi sandığa yansıyacak ve sandıktan çıkacak sonucu kabulleneceksiniz” ifadelerine yer verdi.

    İMAMOĞLU: MİLLET KAZANIYOR

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Kazanıyoruz İzmir, hiç şüpheniz olmasın. Millet kazanıyor. Çünkü sizlere güveniyoruz. 86 milyonun iktidarı geliyor. Her şey çok güzel olacak” diye seslendi.

    BABACAN: EUROVISION’DA YİNE GURUR YAŞAYACAĞIZ

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, konuşmasında geçmiş yıllardaki Eurovision ve büyük konserleri hatırlattı. Babacan, “Türkiye maalesef dünyadan koptu. İçine kapandı. Seçimlerden 1 gün önce Avrupalı gençler Eurovision şarkı yarışmasını konuşacak. Türkiye katılmıyor bile. 2003 yılında Sertap Erener ‘Everyway That I Can’ diyerek bize büyük bir gurur yaşatmıştı. Birinci olmuştuk değil mi? Yine başaracağız, bunlar yine olacak. Yine aynı gururu yaşayacağız. Madonna’yı, Metallica’yı, Rammstein’ı, Roger Waters’ı, Rihanna’yı, U2’yu biz kendi ülkemizde ağırladık. Hepsi geldi Türkiye’ye. Yine dinleyeceğiz inşallah” dedi.

    UYSAL: MİLYONLARIN HAKKINI YEDİNİZ

    Daha sonra Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal konuştu. Uysal, “Adları ak olabilir ama alınların ak olmadığını gördük. Halen çıkmışlar millete vaatte bulunuyorlar. Utanının utanının. Seçim beyannamesi değil beceriksizliklerinin itirafnamesi. Çalmayı iyi biliyorlar. Neymiş, mülakatları kaldıracaklarmış. Milyonların hakkını yediniz, sanki bu 21 yılda kayırmacılığı bunlar icra etmedi, vaatte bulunuyorlar” diye konuştu.

    DAVUTOĞLU’DAN CUMHUR İTTİFAKINA: YAMALI BOHÇA

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise “Bir tarafta birbirini doğru dürüst tanımadan bir araya gelen hepsi asık suratlı, hepsi öfkeli yamalı bohça gibi Cumhur İttifakı, diğer tarafta nazik, güler yüzlü, sakin, vakur Millet İttifakı. Aramızdaki fark bu. 14 Mayıs günü sadece bir cumhurbaşkanı değişimine imza atmayacağız, sadece bir iktidar değişimi yaşatmayacağız. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının yol haritasını çıkaracağız. Sinan Ateş’in katillerini bulup mahkemeye çıracağız. Hiç kimse hiçbir cinayetin üstünü örtemeyecek. Hiç kimse işlediği hiçbir suçtan kaçamayacak. FETÖ borsaları gibi borsalar kurulamayacak. Talimatla değil vicdanla karar veren hakimlerin yargısı gelecek” dedi.

    AKŞENER: HER AİLEDEN BİR OY İSTİYORUM

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, de “Tüm İzmirlilerden, özellikle CHP seçmeninden -size saygım sonsuz- her aileden bir oy istiyorum. Çünkü şu ana kadar en fazla eziyet gören benim. Bana söylenenler hiç kimseye söylenmedi. Ağzımda tekrarlayamıyorum çünkü tam kadınlara söylendi. Bize sürtük dendi, bana fosforlu dendi. Gençlere süfli dendi, bana kocasını aldattı dendi. Bu benim için ölümdü. Hangi partiye oy verirseniz verin, her aileden bir oy istiyorum. Moralim için, ailem için istiyorum” diye konuştu.

    KILIÇDAROĞLU: BİRLİKTE TÜRKİYE’Yİ AYDINLIĞA ÇIKARACAĞIZ

    Akşener’in ardından Kemal Kılıçdaroğlu sahneye çıktı. Kılıçdaroğlu konuşmasında şunları kaydetti:

    “Benim umudum sizlersiniz. İçine düştüğü bu durumdan Türkiye’yi çıkarmamız birlikte olacak. Birlikte mücadele edeceğiz, birlikte sandığa gideceğiz ve birlikte Türkiye’yi aydınlığa çıkaracağız. Söz mü? Ben de size söz veriyorum. Bay Kemal’in sözünü veriyorum. Ne olursa olsun bütün engelleri yıkacağım ve Türkiye’yi aydınlığa çıkaracağım. Emin olun.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu’ndan provokasyon açıklaması: Lütfen o insanı ifşa edecek şeyler yapılmasın

    Kılıçdaroğlu’ndan provokasyon açıklaması: Lütfen o insanı ifşa edecek şeyler yapılmasın

    PİRHA – Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman’da maruz kaldığı  sözlü saldırıya ilişkin açıklama yaptı. “Mezarlıkta acılı insan her şeyi söyleyebilir, yapabilir; acısına vermek gerekir” diyen CHP lideri, “Benim hakkım varsa ben helal ettim” dedi.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman’da bir mezarlıkta kendisine yönelik yapılan sözlü saldırıya dair açıklama yaptı.

    Twitter hesabından paylaşımda bulunan Kılıçdaroğlu, “Mezarlıkta acılı insan her şeyi söyleyebilir, yapabilir; acısına vermek gerekir” dedi. Kılıçdaroğlu ayrıca “Bugün bunları konuşmayalım, kayıplarımızı hakkıyla analım. Lütfen o insanımızı da ifşa edecek şeyler yapılmasın, özellikle sosyal medyada sorumlu davranalım. Benim hakkım varsa ben helal ettim” diye ekledi.

    NE YAŞANMIŞTI?

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla Adıyaman’a giderek mezarlık ziyaretinde bulundu. Yaşamını yitirenler için dua okuduğu esnada bir şahıs, Kılıçdaroğlu’na, “Bu Fatiha okumayı bilmiyor ki, sen buna neden Fatiha okutturuyorsun?” sözleriyle saldırıya geçti. İsmi öğrenilemeyen saldırgan, çevredeki yurttaşlar tarafından “Ne kadar terbiyesizsin” denilerek uzaklaştırıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu: Kürt sorununu demokratik yollardan çözmeye kararlıyız

    Kılıçdaroğlu: Kürt sorununu demokratik yollardan çözmeye kararlıyız

    PİRHA-Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun kitabının önsözünde, “Kürt sorununu demokratik yollardan çözmeye kararlıyız” dedi. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri ve Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu‘nun “Bir de Benden Dinleyin. CHP Kürt Sorununun Çözümünde Ne Dedi?” kitabının önsözünü kaleme aldı.

    “SADECE KÜRTLERİN DEĞİL TÜRKİYE’NİN ORTAK SORUNUDUR”

    Kılıçdaroğlu kitabın önsözünde, “Ülkemizin ilerlemesi, büyümesi, genişlemesi, iç barış ve huzurun sağlanması önündeki en büyük engellerden biri olan Kürt sorununun çözülmesi, bizi demokratik Türkiye hayaline yaklaştıracak en büyük adımlardan biri olacaktır” ifadelerini kullanırken, devamında şunları kaydetti:

    “O nedenle yıllardır bu sorunun çözümü konusunda AKP iktidarının tüm engellemelerine, manipülasyonlarına, gizli ajandalarına rağmen cesaretle, şeffaflıkla çözüm önerilerimizi ortaya koyduk. Kürt sorununun çözümü için ‘Bu meseleye biz başımızı koyduk. Biz bu meseleyi çözmek için kefenimizle yola çıktık. Bu yolda baldıran zehri içmek gerekiyorsa, onu da içeriz’ diyen Tayyip Erdoğan, sırf kendi koltuğunu korumak için çözüm sürecini suistimal etti ve zehri kendisi hariç tüm topluma içirdi. AKP’nin ‘çözüm süreci’ dediği sürecin büyük bedellerini yıllarca ödedik, ödüyoruz da.

    Oysa o süreçte biz bu sorunun kapalı kapılar arkasında değil, halk iradesinin tecessüm ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, siyasi ve toplumsal mutabakatla çözülebileceğini ısrarla vurguladık. Çözüm sürecinde TBMM’ye açık ve somut öneriler sunduk ve bu önerilerimizin arkasında durduk. Dün olduğu gibi, bugün de Kürt sorununu demokratik yollardan çözmeye, anaların gözyaşlarını dindirmeye kararlıyız. Çünkü bu sorun sadece Kürt yurttaşlarımızın değil, tüm Türkiye’nin ortak sorunudur ve çözümü de ortak siyasi ve toplumsal mutabakatla olacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Millet İttifakı’ndaki dört parti seçime CHP listesiyle girecek

    Millet İttifakı’ndaki dört parti seçime CHP listesiyle girecek

    Millet İttifakı’nda yer alan SP, Gelecek Partisi, DEVA ve DP seçimlere CHP listesinden girecek.

    Millet İttifakı’nda yer alan dört parti seçime ortak listeyle girme noktasında anlaştı.

    İttifakta yer alan Saadet Partisi (SP), Gelecek Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) ile Demokrat Parti (DP) milletvekilliği seçimine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listesinden girecek.

    İYİ Parti ise seçime kendi listesiyle girecek. Millet İttifakı daha önce Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) verdikleri protokolden çekilmek üzere bugün dilekçelerini sunacak. Aday listesi ise 9 Nisan’da teslim edilecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu: Devleti toparlayacağız, açık yaraları kapatacağız -VİDEO

    Kılıçdaroğlu: Devleti toparlayacağız, açık yaraları kapatacağız -VİDEO

    PİRHA- Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Devleti toparlayacağız. Açık yaraları kapatacağız. İnsanların yaşam sevincini geri vereceğiz. Dezavantajlı grupları, dezavantajlı olmaktan çıkaracağız. Doğru yerlere yatırım yapılmasını sağlayacağız” dedi.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yine evinin mutfağından bir video çekerek yayınladı.

    “KADINLARI EZMEK İSTİYORLAR”

    Videoyu sosyal medya hesabından paylaşan Kılıçdaroğlu, şunları dile getirdi:

    “Bu akşam bir konuyu netleştirmek adına sizleri evime davet ettim. Asıl konuya geçmeden önce, seçim yaklaştıkça giderek artan tuhaf bir duruma dikkatinizi çekmek istiyorum. Saray İktidarı ve onunla yola çıkanlar kadınların en temel haklarını birkaç oy için pazarlık meselesi yapmaya hazır olduklarını gösterdiler. Kadınların en basit kazanımlarını çöpe atmaya kalkışıyorlar. Bakın, açık konuşalım. Oradaki hedef başı kapalı genç muhafazakar kadınlardır. Bu genç kadınları ezmek istiyorlar. Onları kontrol altına almak istiyorlar. Evet, dehşetle izliyoruz onları ve evet bunların hepsi, üzülerek ifade edeyim, gerçek.

    “ERDOĞAN’I GÖNDERECEĞİZ”

    Şimdi gelelim asıl meseleye. Biliyorsunuz, birleştire birleştire ülkeyi, kazanan bir oyuncu haline getirmeye çalıştığımı. Uzun süredir anlatıyorum. Peki biz ne için birleşiyoruz, neyi kazanmanın peşindeyiz? Tayyip Erdoğan’a karşı mı birleşiyoruz? Bu kadar emeği, bu kadar küçük bir hedef için mi harcayacağız? Yok böyle bir şey. Evet bizim demokrasimiz, ekonomimiz, adalet sistemimiz ve özgürlüklerimiz ağır bir Erdoğan tehdidi altında. Bu zaten uzun yıllardır böyle. Ancak herhalde bu yaşımda bu ülkeye bırakacağım miras, bu kadar küçük olmasa gerek. Erdoğan’ı göndereceğiz. Bunu hep söylüyorum zaten. Bu hedeflerimizin en kolayı ama bizim asıl ana hedefimiz çok daha büyük.

    “MUTLU MUSUN SEVGİLİ VATANDAŞLARIM?”

    Biz rekabetçi bir Türkiye inşa edecek şartları oluşturacağız. Bugün sistemik bir teknolojik rekabet çağında yaşıyoruz. Bakmayın siz Türk’ün Türkiye propagandasına İletişim Başkanlığı’nın çöpe attığı milyarlara. Biz dünyayla rekabet etmiyoruz. Sevgili dostlar, rekabette iyi olup olmadığımızı tek bir kriter gösterir. Kazanıyor musun? Kaybediyor musun? Bu da iki şekilde anlaşılır. Yeni bir refah seviyesi yaratabiliyor musun? Bu refaha tam bir barış nesli yaratarak ulaşabiliyor musun? Rekabette kazanıyorsanız. Milletinizin standardı alım gücü, huzuru, mutluluğu artar. Seninki artıyor mu sevgili milletim? Sevgili halkım. Mutlu musun sevgili vatandaşlarım?

    “DAHA İYİ BİR YAŞAM MÜŞTEREĞİNDE BULUŞALIM”

    Sevgili yurttaşlarım. Öyle boş propagandalarla algınızın manipüle edilmesine asla izin vermeyin. Biz maalesef rekabette zayıfız. Evet açık konuşalım. Bu problemler Erdoğan’la başlamadı. Ancak Erdoğan’la ayyuka çıktı. Çünkü Türkiye yıllardır enerjisini iç sorunlarına harcadı. Darbeler gördü. Ekonomik krizler gördü. Kutuplaşmalar gördü. Ayrımcılık gördü. Çeteler gördü. Terör gördü. Birbirimize didişe didişe rekabetçi olmaktan çıktık. Dünyadan hak ettiğimiz payı alamadık. Yani, hepimizi birleştirmesi gereken asıl mesele şudur. Dünya ile rekabet etmek ve kazanmak ve hakkımız olanı almak. Türk’ü, Kürt’ü, Sünni’si, Alevi’si, başı açığı, başı kapalısı, solcusu, sağcısı bu müşterekte birleşmeli. Daha iyi bir yaşam müştereğinde hakkını alma müştereğinde buluşmalı. Ben bunun için Millet İttifakı’nın adayı seçildim.

    “DEVLETİ TOPARLAYACAĞIZ, AÇIK YARALARI KAPATACAĞIZ”

    Ben onarıcı, telafi edici, birleştirici, kucaklayıcı liderlik yapıp, asıl geleceğin yeni nesil liderlerine ortamı hazırlayacak kişiyim. Ben bundan sonra geleceklerin siyasi geleceği için taşları doğru döşeyecek kişiyim. Millet İttifakı olarak önce toplumu güçlendireceğiz. Devleti toparlayacağız. Açık yaraları kapatacağız. İnsanların yaşam sevincini geri vereceğiz. Dezavantajlı grupları, dezavantajlı olmaktan çıkaracağız. Doğru yerlere yatırım yapılmasını sağlayacağız. Finansal ve demokratik istikrarı getireceğiz. Yani özetle ülkemizi rayına sokacağız. Ki bizden sonraki liderler ayaklarını yere sağlam basıp üzerinde güvenle yürüyebilecekleri sağlıklı bir zemine sahip olsunlar. Ve ben sonrasında da torunlarımla ilgilenmek üzere emekli olacağım. Bu kadar basit. Çünkü benim çözmem gereken çok önemli sorunlar var. Bunu da ancak gelecekle ilgili bireysel siyasi emelleri olmayan bir lider yapabilir. Evet. Birleşe birleşe kazanacağız sevgili vatandaşlarım. Ama dünyaya karşı kazanacağız. Asıl elli yıldır rekabet etmemiz gerekenlere karşı kazanacağız. Ve sonunda ülkemizin yönü oraya dönecek. Herkes müsterih olsun. İyi akşamlar sevgili halkım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu Malatya’da: Deprem bölgesinde işçilerin ücretlerinden vergi alınmasın-VİDEO

    Kılıçdaroğlu Malatya’da: Deprem bölgesinde işçilerin ücretlerinden vergi alınmasın-VİDEO

    PİRHA-CHP lideri ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Malatya’daydı. Kılıçdaroğlu, “Kırsal kesimde ciddi sorunlar var. Elde kalan bazı ürünler var. Et ve Süt Kurumu yetkililerine de bir çağrı yapıyoruz. Toprak Mahsülleri Ofisi’ne çağrı yapıyoruz; kayısı var elde, onları satın alsınlar. Et ve Süt Kurum, üreticilerin elindeki sütleri satın alsın. Devlet, sosyal devletliğini şimdi yapmayacaksa ne zaman yapacak” dedi. 

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, depremin etkilendiği Malatya’yı ziyaret etti. Organize Sanayi Bölgesi’nde iş insanları ile birlikte bir araya gelen Kılıçdaroğlu, ziyaret sonrası gazetecilere açıklama yaptı.

    Toplantıya ilişkin bilgi veren Kılıçdaroğlu, “Sorunlarını aktardılar. Birinci temel sorunları fabrikalarda çalışan işçilerin ve kalifiye elemanların Malatya’dan büyük ölçüde ayrılmış olmaları. Bunların bir an önce dönmeleri gerekiyor. Kendi düşüncelerimi aktardım saygıdeğer iş insanlarına. Vergi açısından bir pozitif ayrımcılık yapılması gerekiyor. Deprem bölgesine çıkan işçilerin, kalifiye elemanların dönmeleri için bir vergi avantajının sağlanması lazım. Bu konuda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bir çalışma yapmasında yarar var. Çünkü iş insanlarının fabrikalarını çalıştırmaları gerekiyor. Böyle bir endişeleri var” dedi.

    KONTEYNER, ÇADIR ÜRETİCİLERİNE ÇAĞRI: BİZE HABER VERİN!

    Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde deprem bölgesine yönelik atılacak adımlara da değinen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Buradan dillendiriyorum. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Allah nasip eder kazandığımızda görecekler deprem bölgesinde, işçilerin ücretlerinden vergi alınmaması gerektiğini ifade ettim. İktidara çağrı yapmak da benim görevim. Biz bunu yapmayı taahhüt ediyoruz ama lütfeder kendileri daha erken yaparlarsa bundan memnun oluruz.

    İkinci önemli konu depremde yıkılan evler var. Kırsal kesimde ciddi sorunlar var. Elde kalan bazı ürünler var. Süt üreticileri ‘Sütümüzü yeteri kadar satamıyoruz, alıcı bulamıyoruz’ diye sitemleri oldu. Et ve Süt Kurumu yetkililerine de bir çağrı yapıyoruz. Toprak Mahsülleri Ofisi’ne çağrı yapıyoruz; kayısı var elde, onları satın alsınlar. Et ve Süt Kurum, üreticilerin elindeki sütleri satın alsın. Devlet, sosyal devletliğini şimdi yapmayacaksa ne zaman yapacak. Bunların yapılması lazım, yaraların bir an önce sarılması lazım.

    Konteyner sıkıntıları var, dile getirildi. Kendilerine söyledim, buradan da ifade ediyorum; kim konteyner üretiyorsa ve biz müşteri bulamıyoruz diyorsa, kim biz çadır üretiyoruz ama satmak için müşteri bulamıyoruz diyorsa bize haber versinler. Bana haber versinler, büyükşehir belediye başkanlarıma haber versinler. Derhal konteynerleri alacağız, çadırları alacağız ve deprem bölgesine getireceğiz. Esnaf da son derece sıkıntılı bir pozisyonda. Esnafın sorunlarının çözülmesi lazım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gergerlioğlu: Mutabakat Metni yeni bir inşa değil, bir restorasyon metni-VİDEO

    Gergerlioğlu: Mutabakat Metni yeni bir inşa değil, bir restorasyon metni-VİDEO

    PİRHA-Altılı Masa tarafından paylaşılan Ortak Politikalar Mutabakat Metni’nin yeni bir inşa olmadığını belirten HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, “AKP-MHP zulüm ittifakının yıktıklarının restorasyonu gibi bir amaç hedeflenmiş ve bir takım vaatlerde bulunulmuş. Aslında mutabakat metninde olmayanları tartışmak gerekiyor” dedi.

    Millet İttifakı’nı oluşturan altı siyasi parti, “demokrasi ve özgürlük manifestosu” olarak nitelendirdikleri Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni kamuoyu ile paylaşmıştı.

    HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Altılı Masa tarafından paylaşılan Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni PİRHA’ya değerlendirdi.

    “MUTABAKAT METNİ’İNDE KÜRT KELİMESİ YOK”

    Millet İttifakı’nın Mutabakat Metni’nde yeni bir inşanın olmadığını belirten Ömer Faruk Gergerlioğlu, “AKP-MHP zulüm ittifakının yıktıklarının restorasyonu gibi bir amaç hedeflenmiş ve bir takım vaatlerde bulunulmuş. Aslında mutabakat metninde olmayanları tartışmak gerekiyor. Mutabakat metninde Kürt meselesi yok bırakın Kürt kelimesi bile yok. Çok önemli bir konu ama bunun için hangi teklifi getirdin olacak bir şey değil” diye belirtti.

    “ALEVİLERİN SORUNLARINA İLİŞKİN ÇÖZÜM YOLU YOK”

    Alevilere yönelik ayrımcılık, eşit yurttaşlık hakkının verilmemesi, din ve vicdan özgürlüğünün kısıtlanması hakkında da tek bir kelimenin olmadığını vurgulayan Gergerlioğlu, “Bu ülkede Alevilere yönelik ayrımcılık nedeniyle birçok Alevi yurttaşın yıllarca kendi kimliğini rahatça söyleyememesine ve kendi kültürünü yaşayamamasına yol açtı. Devlet Alevilere bir din belirlemeye çalıştı, Alevilerin köylerine cami yaptırıldı, okullarda din dersini zorunlu kıldı ancak bu doğru değil devlet vatandaşına bir din tayin etme hakkına sahip değildir. Alevilerin sorunlarına ilişkin de mutabakat metninde bir çözüm yolu yok” dedi.

    “HAK İHLALLERİNİ GİDERİCİ BİR ÇALIŞMA OLMAMIŞ”

    Mutabakat Metni’nde azınlıklar ve kadınlarla ilgili de hiçbir şeyin olmadığını ifade eden Gergerlioğlu, “Her gün kadınlar öldürülüyor, altı yaşındaki çocuklara tecavüz ediliyor bunları değiştirecek hak ihlallerini değiştirecek, İstanbul Sözleşmesi’ni hukuka aykırı bir şekilde yürürlükten kaldıran bir iktidara alternatif olduğunu söylüyorsun ancak mutabakat metninde yazılı olarak İstanbul Sözleşmesi ile ilgili tek bir kelime yok. Özetle, Millet İttifakı’nın Mutabakat Metni bir restorasyon metni, yeniden inşa ve temelden hak ihlallerini giderici bir çalışma olmadığını görüyoruz” diye konuştu.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Prof. Dr. Atilla Güney: Pazarlığın adı müzakere oldu-VİDEO

    Prof. Dr. Atilla Güney: Pazarlığın adı müzakere oldu-VİDEO

    PİRHA- Deprem felaketinde yaşanan sorunlar ve ölümlerin iktidarın yetememesi veya basiretsizliği olarak açıklanamayacağının altını çizen Prof. Dr. Atilla Güney, “Bu sistematik bir kaos yaratma haliydi” dedi. Millet İttifakı cephesinde yaşananlara da değinen Güney, müzakere adı altında pazarlık yürütüldüğünü belirtti.

    Deprem felaketinin üzerinden bir ay geçmesine karşın, yurttaşların temel ihtiyaçları giderilebilmiş değil. Su, gıda ve çadır sorununun devam ettiği kentlerde, enkazlar ‘hızlı’ bir şekilde kaldırılıyor. Tarım alanlarına ve Alevi köylerinin bulunduğu alanlara dökülen molozlar tehlike saçarken, iktidar yetkilileri herhangi bir sorunun olmadığını iddia etmeye devam ediyor.

    Depremin seçime nasıl yansıyacağı da Türkiye’de konuşulan konular arasında. Depremde iktidarın ortaya koymuş olduğu pratik yoğun bir tepkiyle karşılaşırken, Millet İttifakı’ndaki ‘Aday’ krizi şimdilik çözüldü. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayı olurken, gözler HDP’nin nasıl bir karar vereceğine çevrilmiş durumda.

    Hem deprem sürecini ve iktidarın depremde vermiş olduğu sınavı hem de seçim sürecini Prof. Dr. Atilla Güney ile konuştuk.

    Memleketin çok ciddi bir felaketten geçtiğini belirten Güney, “Hala bu felaketin acı etkileri hissediliyor. İnsanlar temel ihtiyaçlardan mahrumlar. Su, barınma, yiyecek sorunu ortada dururken ülkenin gündeminin aslında bu olması gerekirken, deprem bölgelerinde yaşayan insanların yaşadığı sıkıntıların ısrarla ve inatla gündeme getirilmesi gerekirken gündemin bir anda böyle bir noktaya evrilmesi bana çok üzücü geliyor” dedi.

    Yaşanan sorunlar ve ölümlerin iktidarın yetememesi, basiretsizliği ya da kifayetsizliği olarak açıklanamayacağının altını çizen Güney, “Bu sistematik bir kaos yaratma haliydi. Deprem bölgeleri neredeyse bir siyasal deney alanına çevrildi. Bu korkunç bir şeydi. Molozların kaldırılması, ihalelerinden tutun da, sonrasında yıkılan kentlerdeki yeni yapılacak toplu konutların ihalelerine kadar, AFAD’ta yaşananlara kadar tutun da, Kızılay’da yaşananlara kadar bütün bunlar aslında bu sistematik kaosun artçı sonuçları” diye belirtti.

    “DEPREMDE GÖSTERİLEN DAYANIŞMA RUHU ORTAK SİYASİ TAVRA DÖNÜŞMELİ”

    Deprem bölgelerinde ortaya çıkan dayanışma ruhunun önemli olduğunu vurgulayan Güney, “Sol, sosyalist sol, demokratik sol için niceliksel oy potansiyeline bakıldığı zaman ‘marjinal, ne kadar oyları var ki’ gibi böyle analizler, söylemler çok sıkça yapılır. Fakat bu niceliksel gücün deprem bölgelerinde nasıl niteliksel dayanışmacı bir güce dönüştüğüne tanıklık ettik. Türkiye sağının ya da liberallerinin sol sosyalist hareketi aşağılayacak biçimde yürüttükleri propagandanın geçersizliğini solcular, demokratlar, ilericiler bu deprem bölgelerinde muazzam bir biçimde gösterdiler. Bu felaket dönemlerinde yaşanan bu dayanışma, ortak hareket, halkla bütünleşme, olağan dönemlerde de bir bütünleşmeye, ortak siyasi tavır almaya vesile olur” şeklinde konuştu.

    Türkiye’deki ittifakların zorunluluktan ortaya çıktığına işaret eden Güney, “İttifakların her zaman kırılmaya ve kırılganlığa açık. Cumhur İttifakı’na ve Millet İttifakı’na da baktığımız zaman burada aslında bir müzakere kültürü yok. Son günlerde duyduğumuz özellikle demokrasi, müzakere, anlaşma, ortak kararlarda birleşme gibi sözlerin tamamı yürüyen bir pazarlık mekanizmasının bir sonucu. Aslında bir pazarlık yürütüyor ama müzakere deniyor” diye konuştu.

    “BUNUN ADI MÜZAKERE DEĞİL PAZARLIKTIR”

    Millet ittifakındaki kırılmaların devam edeceğinin altını çizen Prof. Dr. Güney, şunları dile getirdi:

    “Kendi açılarından sorun, kısmi olarak çözülmüş gibi görünüyor ama ben bunu meselenin çok daha büyük krizlere gebe olduğunu düşünüyorum. İki tane ittifak var karşımızda. Biri iktidarı da olan Cumhur İttifakı içerisindeki MHP var. Evet. Bir yandan iktidara aday olan Millet İttifakı var. İçerisinde İYİ Parti var. Aslında İYİ Parti MHP’nin bir mütemmim cüzü gibi görülebilir. Bu parti bin dokuz yüz yetmişlerden bu yana kurulan hükümetlerle simbiyotik bir ilişki içerisindeler. Yani nemalanmak. Bugün İYİ Parti’nin yaptığı tam da böyle bir şey. MHP bunu Cumhur İttifakı içerisinde yapıyor. Çok da rahat yapıyor. Orada bir çatışma yaşanmaması çok doğal. Çünkü zaten AKP iktidarda ve MHP bu iktidardan olabildiğince nemalanıyor.

    Tüm bunlara baktığımızda Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olup olmaması Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş muhabbetin arkasında yatan aslında bu sahip olmadıkları nicel gücü kendi dönemlerinde bir kullanım değerine çevirmek. Üç gündür izlediğimiz komedi bir tefeci bezirgan tüccar pazarının ötesinden başka bir şey değil.

    “KÜRTLERLE, ALEVİLERLE, KADINLARLA İLGİLİ NE SÖYLEYECEKSİNİZ?”

    Millet ittifakı iki bin küsur sayfalık mutabakat metni yayınladı ve seçim propagandası metnimiz olacak, dedi. Aynı zamanda da iktidara gelindiğinde de ittifakın programı olacak denildi. Metinde Kürt meselesi adına hiçbir şey yok. Alanlara çıktığınızda ne söyleyeceksiniz? Kadın sorunu, toplumsal cinsiyet meselesi. Ne söyleyeceksiniz? LGBT Q bireyler hakkında ne söyleyeceksiniz?”

    “TOPLUMSAL MÜCADELE HATTI BÜYÜTÜLMELİ”

    Türkiye’nin geleceğinin aslında tüm toplumu sıkıştırdıkları seçime, siyasi partiler arası rekabete endeksli bir siyaset anlayışından çıkıp bir toplumsal mücadele hattının oluşmasıyla olacağını söyleyen  Güney, “Toplumsal sorunlarımız, politik meselelerimiz tabanda toplumsal bileşenlerle, toplumsal aktörlerle beraber yürüteceğimiz bir mücadele biçimine evrilirse ancak bu bize dayatılan siyaset biçimi aşılabilir. Bu anlamda da HDP’nin ve onun bileşenlerinin ve Emek ve Özgürlük ittifakının bu önümüzdeki süreçte çok ciddi hatalar yapmazlarsa büyük bir rol oynayacaklarını düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER/MERSİN

  • Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı: Kemal Kılıçdaroğlu-VİDEO

    Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı: Kemal Kılıçdaroğlu-VİDEO

    PİRHA-Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğu kamuoyuna açıklandı. Kararın ardından konuşan Kılıçdaroğlu, “Millet İttifakının kapısı ortak Türkiye hayalimizi paylaşan herkese sonuna kadar açıktır. İnanç, düşünce, ayır etmeksizin herkesi yürekten selamlıyoruz. Hiç kimse merak etmesin ahlakın ve adaletin iktidarını hep birlikte kuracağız” dedi.

    Cumhurbaşkanı adayını belirlemek üzere Saadet Partisi Genel Merkezi’nde bugün bir araya gelen Millet İttifakı’nı oluşturan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti, Gelecek Partisi, İYİ Parti ile Saadet Partisi’nin toplantısı sona erdi.

    Toplantının ardından Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adaylarının CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu kamuoyuna duyururken, “Toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı duyurmayı görev arz ediyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim cumhurbaşkanı adayımızdır. Görevin hayırlı olmasını diliyorum. Başarılar diliyorum” dedi.

    “İNANÇ, KİMLİK AYIRT ETMEKSİZİN HERKESİ SELAMLIYORUZ”

    Kılıçdaroğlu ise şunları söyledi:

    “Yunus Emre “Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz” der. Ülkenin bütün renklerini soframızda birleştirmek için yola çıktık. Halil İbrahim sofrası zulmün sona ermesi, hakkın, hukukun hakim kılınması demektir. Bizim soframız barışın ve kardeşliğin sofrasıdır. Bunu hep birlikte başaracağız. İstişare ile ülkeyi yöneteceğiz.

    Parlamenter sisteme geçiş sürecinde diğer genel başkanlar cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktır. Millet İttifakının kapısı ortak Türkiye hayalimizi paylaşan herkese sonuna kadar açıktır. İnanç, düşünce,kimlik ayır etmeksizin herkesi yürekten selamlıyoruz. Hiç kimse merak etmesin ahlakın ve adaletin iktidarını hep birlikte kuracağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Millet İttifakı’nın toplantısı ilerleyen saatlere ertelendi

    Millet İttifakı’nın toplantısı ilerleyen saatlere ertelendi

    Millet İttifakı genel başkanlarının saat 14.00’de başlaması planlanan toplantı ertelendi.

    Millet İttifakı’nın saat 14.00’te yapılması planlanan toplantısı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret etmesinin ardından saat 16.00’ya ertelendi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Millet İttifakı’nın beş ortağı, ‘Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıklayacak

    Millet İttifakı’nın beş ortağı, ‘Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıklayacak

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 6’lı masadan kalkmasının ardından Millet İttifakı’nın liderleri bugün Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde toplanacak. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını, ittifakın “en yaşlı lideri” olduğu gerekçesiyle Temel Karamollaoğlu açıklayacak. Aday tanıtımı ise 10 Mart’tan sonra.

    6’lı masanın 5 ortağı, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itiraz ederek ayrılmasının ardından önceki gün bir araya gelerek yola devam kararı aldı. Liderler bugün saat 14.00’te yine Akşener’siz toplanarak cumhurbaşkanı adayını ve geçiş süreci yol haritasını açıklayacak.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in altılı masadan ayrılmasının ardından; CHP, Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Demokrat Parti liderleri, Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde önceki gün Akşener olmadan ilk kez toplandı. Yaklaşık 4.5 saat süren toplantıda, liderler yaşanan süreci ve gelinen noktayı değerlendirdi.

    Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada birliktelik vurgusu yapılarak “Düne ve bugüne sıkışmadan, ‘Yarının Türkiyesi’ni inşa ve ihya etmekte kararlıyız! Bizler, 85 milyon insanımızın hiçbir ferdini dışarda bırakmadan, hiç kimsenin kalbini kırmadan, güvenini boşa çıkarmadan yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz; kaybedeni olmayan bir zaferdir” ifadeleri kullanıldı.

    KARAMOLLAOĞLU TARAFINDAN İLAN EDİLECEK

    Liderler, bugün ise Saadet Partisi ev sahipliğinde tekrar bir araya gelecek. Toplantıda, Millet İttifakı’nın 13. cumhurbaşkanı adayı ve geçiş süreci yol haritası açıklanacak. Cumhurbaşkanı adayının Saadet Partisi Genel Merkezi önünde, ittifakın “en yaşlı lideri” olduğu gerekçesiyle Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu tarafından ilan edilmesi bekleniyor.

    CHP lideri Kılıçdaroğlu, adaylığının açıklanmasının ardından CHP Genel Merkezi’ne geçecek. Ayrıca ittifakın yol haritasını cumhurbaşkanı adayının açıklaması bekleniyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Millet İttifakı: Cumhurbaşkanı adayını 6 Mart’ta açıklayacağız

    Millet İttifakı: Cumhurbaşkanı adayını 6 Mart’ta açıklayacağız

    PİRHA-Millet İttifakı’nda yer alan 5 partinin genel başkanları, bir araya geldikleri toplantı sonrası, 6 Mart’ta Cumhurbaşkanı adayını açıklayacaklarını duyurdu.

    Millet İttifakı’nda yer alan 5 partinin genel başkanlarının toplantısı sona erdi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun yer aldığı toplantı yaklaşık 5 saat sürdü. Toplantı sonrası ortak yazılı açıklama yapıldı.

    “HEDEFİMİZ, KAYBEDENİ OLMAYAN BİR ZAFERDİR”

    Yapılan açıklamada, “Ülkemizin tüm toplum kesimlerinin en geniş yelpazede temsil edildiği ve bizatihi milletimizin kurduğu masamız ilk gün hangi ilke ve hedefler doğrultusunda kurulduysa, bugün de yine aynı istikamette çalışmalarına devam etme kararlılığındadır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, bütün bu yönetim zafiyetlerine son vereceğimizi ve ayrıca tüm vatandaşlarımızı güvenli şehirlerde ve güvenli konutlarda yaşatmak için gerekli tedbirleri alacağımızı taahhüt ediyoruz. Millet İttifakının belediye başkanları da şimdiden bu taahhütlerin gereğini yerine getirmek için çalışmalarını sürdürmektedir. Bizler, yola çıktığımız ilk günden beri ortak akıl, istişare ve uzlaşı ile bir süreç yürütüyoruz. Yeni bir dönemin şafağında olduğumuzun bilinciyle; bu topraklarda umudu yeniden yeşertecek ve güzel ülkemizde insan onuruna yaraşır hayat şartlarını hep birlikte tesis edeceğiz. Düne ve bugüne sıkışmadan, ‘Yarının Türkiye’sini inşa ve ihya etmekte kararlıyız! Bizler, 85 milyon insanımızın hiçbir ferdini dışarıda bırakmadan, hiç kimsenin kalbini kırmadan, güvenini boşa çıkarmadan yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz; kaybedeni olmayan bir zaferdir. Bu çerçevede; bir önceki toplantımızda karara vardığımız gibi, 6 Mart Pazartesi günü tekrar Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Ortak bir anlayışa ulaştığımız 28. Dönem TBMM ve 13. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortak Cumhurbaşkanı adayımız ve geçiş süreci yol haritası konusunda nihai açıklamayı kamuoyu ile paylaşacağız” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek

    İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in adaylık çağrısı yaptığı Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş’tan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması geldi.

    Cumhurbaşkanlığı adaylığında uzlaşıya gelmeyen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı adaylık çağrısı yaptığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’tan saatler sonra açıklama geldi. Akşener’in çağrısını reddeden İmamoğlu ve Yavaş, Kılıçdaroğlu’na tam destek verdi.

    İmamoğlu ve Yavaş’ın aynı dakikalarda sanal medyadan yaptığı paylaşımlarda, Millet İttifakı ile yola devam edeceklerini vurguladı.

    Mansur Yavaş, “Bugüne kadar yaptığımız açıklamalarda Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun iradesi dışında hareket etmeyeceğimizi belirtmiştik. Aynı çizgideyiz. Temennimiz, Millet İttifakı’nın tüm paydaşlarıyla yoluna devam etmesidir” açıklamasını yaptı.

    Ekrem İmamoğlu ise yaptığı açıklamada, “Millet İttifakı halkımızın içinden geçtiği zor bir dönemde ağır bir sorumluluk alarak devleti etkin ve demokratik, toplumu huzurlu ve zengin kılma iradesiyle kurulmuş bir siyasi birliktir. Milletimize çaresiz, umutsuz ve yalnız olmadıklarını göstereceklerine inanıyorum. CHP’nin öz evladı ve Millet İttifakı’nın Belediye Başkanı olarak milletimizin arzu ettiği birlik içinde, ittifak masasında irademizi temsil eden Sayın @kilicdarogluk ’un ve Millet İttifakı’nın, eksilmeden çoğalarak büyüyeceğinden şüphem yoktur. @mansuryavas06” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • EHP’den Millet İttifakı Mutabakat Metni’ne eleştiri: Yoksulluk sınırında mutabakat

    EHP’den Millet İttifakı Mutabakat Metni’ne eleştiri: Yoksulluk sınırında mutabakat

    PİRHA- EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk Millet İttifakı’nın kamuoyuna duyurduğu Ortak Mutabakat Metni’ni değerlendirdi. Öztürk, “Memlekette bu kadar önemli meseleler varken uzun uzadıya yazılmış ancak, temel meselelere girmemeye dikkat edilmiş bir metin” dedi. Öztürk, işsizliğin ve yoksulluğun konuşulmamasına da tepki gösterdi. 

    Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk Millet İttifakı’nın kamuoyuna duyurduğu Ortak Mutabakat Metni’ni değerlendirdi. Öztürk, “Bu ülkenin %60’ı açlık sınırının altında yaşıyor. Bunu herkes her yönüyle hissediyor, insanlar pazar yerlerinden yiyecek topluyor. Bunların hepsi sistemsel sorun. Bunların hiçbirine değinmeyip 2300 maddelik teknik, küçük sorunları konuşmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

    “İŞSİZLİK, YOKSULLUK HİÇ KONUŞULMUYOR”

    Öztürk metinde işçi-emekçi ifadeleri kullanılmadan üreten işçi sınıfının yerine sadece yoksullar olarak yer verilmesini eleştirerek, şunları kaydetti:

    “Biz orada hep bir yoksuluz. Yoksullara yardım yapılması kapsamında ancak ele alınıyoruz. Sistemin yarattığı bu işsizlik, yoksulluk hiç konuşulmuyor. İşsiz olduğumuz için yoksul olacağız, yoksul olduğumuz için de bize yardım yapılmasına hep ihtiyaç duyacağız. Buna çözüm olarak ta bu yardımın ailede kadının hesabına yatması getiriliyor. Tüm mesele bu mudur?”

     “İKTİSADİ SORUNLARIN ÜSTÜNÜ AKP KADAR PERDELİYOR”

    20 yıllık AKP yönetimi ile Millet İttifakı’nın açıkladığı metni karşılaştıran Hakan Öztürk, “Erdoğan’ın yarattığı bu rejimle neyi kıyaslarsanız iyi çıkar ama bu mutabakat temel meselelere ilişkin bir çözüm getirmiyor. İktisadi çözümü en az AKP kadar perdeliyor. Dünyadaki bütün ekonomik sorun Merkez Bankası’nın bağımlı olması veya bağımsız olması gibi bir yerden konuşuluyor. Köklü bir çözüm konuşulmuyor. Liyakatli, işin ehli uzmanlar gelirse ülkenin sorunları çözülür gibi bir anlayış var. O nedenle hiç cesaretli bir metin değil” dedi.

    Öztürk, esas çözümün halkın temel ihtiyaçlarının sermayeden bağımsız hale getirilmesi olduğunu belirterek, “Türkiye’de insanlar sağlık sisteminden şikayetçiler. Randevu alamıyorlar. Doktor, ilaç bulamıyorlar, ilaç bulsalar satın alamıyorlar. Yandaşlara peşkeş çekilmiş çok büyük bir sağlık sektörü varken, halkın buna ulaşması mümkün değil. Enerjide, eğitimde de benzer sorunlar yaşanıyor. Temel sorun özelleştirmelere gidilmesidir, kamu yatırımlarının yapılmamasıdır. Halkın birinci dereceden ihtiyaçları olan sektörlerin sermayeden bağımsız hale getirilmesi hiç konuşulmuyor” diye belirtti.

    “BİZ DÜZENİ KÖKTEN DEĞİŞTİRMEYE ADAYIZ”

    “Biz Emek ve Özgürlük İttifakı olarak düzeni kökten değiştirmeye aday olduklarını dile getiren EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, şöyle devam etti:

    “Her işyerinde sendika olacak. Çalışma süresi 8 saat değil 6 saat olacak. Türkiye’de 450 milyar dolar var, bu borçtan halkımızı sorumlu tutmayacağız. Her ay bir zam olduğunda her ay ücretler eriyorsa, daha bir aya kalmadan açlık sınırının altına düşüyorsa ücretler; o zaman her ay mevcut enflasyon oranında bir kere ücretlere zam yapılmalıdır. Ancak bu çözümlerle Türkiye’de emek verenlere ilişkin ufuk açıcı, ferahlatıcı bir çözümü konuşmuş oluruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Ağçal: Ortak Politikalar Mutabakat Metni’nde Alevilerin geçmeyeceğini zaten biliyorduk-VİDEO

    Ağçal: Ortak Politikalar Mutabakat Metni’nde Alevilerin geçmeyeceğini zaten biliyorduk-VİDEO

    PİRHA-Altılı Masa’yı oluşturan partilerin kamuoyuna duyurduğu Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni değerlendiren PSAKD Basın Yayın Sekreteri Hüseyin Ağçal, “Aleviler olarak biz bu metinde Alevilerin geçmeyeceğini zaten biliyorduk. İstanbul Sözleşmesi’nin, kadının birey olarak değil sadece aile içerisinde görüldüğü, LGBTİ+’ların haklarının yok sayıldığı bir metin” dedi.

    Millet İttifakı olarak seçim işbirliğini somutlaştıran Altılı Masa’da yer alan siyasi partiler, ortak cumhurbaşkanı adayının seçim bildirgesi ile hükümet programının ana eksenini oluşturacak Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni kamuoyuna açıkladı.

    İttifak bileşeni parti temsilcilerinin “krizden kurtuluş reçetesi” olarak ifade ettiği metin 9 ana başlık 75 alt başlık ve 2 bin 300’den fazla vaatten oluşuyor. Fakat metin kamuoyuna duyurulduktan sonra eleştirileri de beraberinde getirdi. Özellikle Kürt sorunu, Alevi sorunu, İstanbul Sözleşmesi, eşcinsellerin yaşadığı hak ihlalleri başta olmak üzere birçok konuya değinilmemiş olması tartışma yarattı.

    “ALEVİLER GÖRÜLMEZDEN GELİNİYOR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği GYK Üyesi Basın Yayın Sekreteri Hüseyin Ağçal açıklanan metni PİRHA‘ya değerlendirdi. Mutabakat metninde Alevilerin görülmemesinden dolayı şaşkın olmadıklarını belirten Ağçal, şunları söyledi:

    “Altılı Masa’nın böyle bir mutabakat metni çıkarması kendi iç tutarlılıkları açısından mantıklı. Ama özellikle AKP’ye direnen toplumsal kesimleri tatmin ediyor mu bu mutabakat metni? Etmiyor. Zaten AKP içerisinden çıkmış partilerin olduğu, AKP ile benzer düşünce birliğinin de olduğu siyasi yapılar var. O açıdan bütün hepsinin yansıtması mümkün değil. Aleviler olarak biz bu metinde Alevilerin geçmeyeceğini zaten biliyorduk. İstanbul Sözleşmesi’nin, kadının birey olarak değil sadece aile içerisinde görüldüğü, LGBTİ+’ların haklarının yok sayıldığı bir metin. Aleviler de görmezden geliniyor.”

    “İLK HEDEFİMİZ SARAY İKTİDARININ YIKILMASIDIR”

    Mücadeledenin aslında tam da burada başladığını belirten Ağçal, “Sistemin eşitsizliklerinin ortadan kalkması için bu mücadeleyi veriyoruz. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında birinci hedefimiz saray iktidarının yıkılmasıdır. Bu gerçekleştikten sonra mücadelemizin ikinci evresinde haklarımızın anayasada geçmesi için mücadeleye devam edeceğiz. Bütün her şeyi altılı masadan bekler bir tavrımız yok. AKP’ye karşı mücadele veren toplumsal dinamikleri Altılı Masa zaten temsil etmiyor. Kadınları, Alevileri, işçileri temsil etmiyor. Türkiye’de parlamenter demokrasiye geçilmesi burjuva demokrasisi açısından bir adım ama bizler açısından büyük bir adım değil. Sistemin değişmesi, daha eşitlikçi, özgürlükçü bir sistemin açığa çıkması için Aleviler olarak mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL