Etiket: milli eğitim

  • Danıştay’dan Ensar Vakfı kararı: Protokol durduruldu

    Danıştay’dan Ensar Vakfı kararı: Protokol durduruldu

    Danıştay 8. Dairesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ensar Vakfı ile imzaladığı Protokol hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Karar gerekçesinden: Ulusu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak iyi bireyler yetiştirilmesi devletin devredemeyeceği görevler arasındadır.

    Danıştay 8. Dairesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ensar Vakfı ile imzaladığı Protokol hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Anayasa ve Milli Eğitim Temel Yasası’na aykırılığa dayanan kararın gerekçesinde, ulusu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak iyi bireyler yetiştirilmesi devletin devredemeyeceği görevler arasında olduğu belirtildi.

    Öğrenci velisi Esra Deniz, Ağar Şudaşdemir, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile Ensar Vakfı arasında imzalanan ve çocuk istismarları ile gündeme gelen vakfın okullarda eğitim, seminer, sosyal etkinlik düzenlenmesine ilişkin protokolün anayasaya ve Milli Eğitim Temel Yasası’na aykırı olduğu gerekçesiyle Danıştay’da iptal davası açmıştı.

    “MİLLİ EĞİTİM İLKELERİNE AYKIRI”

    Danıştay 8 Dairesi, protokolün, bir kamu hizmeti olan eğitim öğretim hizmetinin, devlet hizmet alanı içerisinde ancak genel idare esaslarına göre memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesine ilişkin anayasanın amir hükmüne ve Türk milli eğitiminin temel ilke ve kurallarına aykırı olduğu sonucuna vardı. Danıştay’ın kararında; “Anayasa ve yasalar gereği ulusu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak teknik, ekonomik, kültürel ve sosyal gelişme alanlarında iyi bireyler yetiştirilmesi ve bunun için ülke çapında etkin önlemler alınmasının devletin devredemeyeceği görevler arasında olduğu” vurgulandı. Kararda, özetle şöyle denildi:

    “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, kanunda belirtilen amaçlar doğrultusunda salt akademik anlamda eğitim verilmesini aşan bir biçimde kişinin birey olarak gelişiminin sağlanmasına yönelik eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesine ilişkin yetkinin, hukuk devleti ilkesi uyarınca anayasaya, üst hukuk normlarına uygun olarak kullanılması gerekmektedir.”

    Kararı değerlendiren hukukçu Ali Suat Ertosun, 18 ayrı dinci örgütle benzer metinlere imza koyan Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Danıştay’ın kararına uyarak bu protokolleri bozması gerektiğini aktardı.

  • Eğitim-Sen Hatay Şubesi: Üyelerimizin açığa alınmasını kabul etmiyoruz

    Eğitim-Sen Hatay Şubesi: Üyelerimizin açığa alınmasını kabul etmiyoruz

    PİRHA – Demokratik Kitle Örgütlerinin yaptığı basın açıklamasına katıldıkları için gözaltına alınan ve daha sonra görevlerinden ihraç edilen eğitimci Nidal Çay, Gülizar Işık Çay ve Servet Üstün Akbaba’ya yönelik uygulanan bu anti demokratik uygulamaya tepki  göstermek için Eğitim-Sen Hatay Şubesi basın açıklaması yaptı.

    Demokratik Kitle Örgütlerinin yaptıkları basın açıklamasına katıldıkları için gözaltına alınan ve daha sonra görevlerinden ihraç edilen eğitimci Nidal ÇAY,Gülizar Işık ÇAY ve Servet Üstün AKBABA’ya yönelik yapılan anti demokratik uygulamaya tepki göstermek için Eğitim-Sen Hatay Şubesi ‘’Üyelerimizin açığa alınmasını kabul etmiyoruz’’ şiarıyla basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını Eğitim-Sen Hatay Şubesi Yürütme Kurulu adına Deniz Ezer yaptı.

    “ANTİ DEMOKRATİK UYGULAMALARI REDDEDİYORUZ”

    “Demokratik Kitle Örgütlerinin yaptıkları basın açıklamasına katılmaları gerekçe gösterilerek evleri basılarak üyelerimiz Nidal ÇAY,Gülizar Işık ÇAY ve Servet Üstün AKBABA gözaltına alınmış ve 3 günlük gözaltı süresi sonunda serbest bırakılmışlardı” diyen Ezer, “Üyelerimizin demokratik bir hak olan basın açıklamasına katılmalarını bir suçmuş gibi gören İl Milli Eğitim ve valilik idari soruşturma başlar başlamaz üyelerimiz açığa almıştır. Üyelerimizin açığa alınmaları demokrat,aydın,çağdaş kimliğe sahip öğretmenleri sindirme politikasının bir sonucudur. Hatay Eğitim Sen olarak bu anti demokratik uygulamaları reddettiğimizi ve üyelerimizin yanında olduğumuzu belirtiyoruz” dedi.

    “Daha önce de birçok yerde belirttiğimiz gibi yaşadığımız bu zorlu süreçte değişik görüşlere saygı duyulmasının özellikle bu dönemde çok önemli olduğunu ifade ettiklerini” söyleyen Ezer,”Bizler her kesimin kendini ifade edebilme hakkına sahip olması gerektiğine inanıyoruz.Bunun suç sayılmasının anti demokratik bir uygulama olduğu kanaatindeyiz” diye konuştu.

    “NE VİCDANA NE HAK HUKUKA UYGUNDUR”

    Ezer, “Valilik ve Milli Eğitim Sivil Toplum Kuruluşlarının ve emek- demokrasi örgütlerinin iktidar gibi düşünmesini ne kadar normal karşılıyorsa farklı düşünmesi de o kadar normal karşılamalıdır. Gözaltı gerekçesi sayılan basın açıklaması düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir, bu suç değildir.
    Hatay Eğitim Sen olarak yürütülen soruşturmalarda adil davranılmasını talep ediyoruz. Üyelerimizin yargı süreci devam ederken henüz verilmiş bir yargı kararı yokken cezalandırılmaları ne vicdana ne de hak hukuka uygundur.

    “MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Bizleri baskı altına almaya çalışan, her türlü hukuk dışı kararın alınmasında ve uygulanmasında rol alanlar, üyelerimiz Nidal ÇAY,Gülizar Işık ÇAY ve Servet Üstün AKBABA için her türlü hukuksal ve demokratik mücadeleyi sürdüreceğimizi bilmelidir” diyen Ezer, “Bilinmelidir ki hiçbir üyemiz, bu baskı ve hukuksuzluk karşısında yalnız kalmamış ve kalmayacaktır” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • Mersin Eğitim-Sen Başkanı’ndan velilere çağrı: Seçmeli ders belirlemede duyarlı olalım-VİDEO

    Mersin Eğitim-Sen Başkanı’ndan velilere çağrı: Seçmeli ders belirlemede duyarlı olalım-VİDEO

    PİRHA- Ortaöğretimde okuyan öğrenciler için seçmeli ders belirleme süreci 5-9 şubat tarihleri arasında olacak. Konuya ilişkin bir değerlendirme yapan Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu, seçmeli ders seçiminin çoğunlukla okul idareleri tarafından belirlendiğini vurgulayarak, bu derslerin de genelde dini eğitime dönük dersler olduğunu ifade etti.

    Haberin videosu

    Mersin Eğitim-Sen Şube Başkanı Sinan Muşlu, eğitim alanının, AKP iktidarı süresince bilim dışı, dinci eğitim politikalarının hayata geçirildiği alan haline geldiğine dikkat çekti.

    “SEÇMELİ DERS ADI ALTINDA İMAM HATİP OKULLARI MÜFREDATI UYGULANIYOR”

    Muşlu, “Kamuoyunda gelecek tepkilerin çok daha fazla yoğunlaşmaması adına, seçmeli dersler adı altında okulların tamamı İmam Hatip okulları müfredatına yakın eğitim verilir hale geldi. Ve bunun bir tercihmiş gibi de sunulduğunu görüyoruz” diyerek şunları kaydetti:

    “Normalde seçmeli dersler rehber öğretmenin bilgilendirmesiyle birlikte öğrenci ve velinin kararıyla oluşturulur. Gerçekte yaşanan böyle mi? Değil. Çoğunlukla okul idareleri kendileri belirliyorlar. Sanki öğrencilerin ve velilerin onayından geçmiş gibi gösteriliyor. Hukuki mi? Değil. Ancak çeşitli gerekçeler öne sürülerek ve yönetmeliklerdeki açıklar kullanılarak yapılıyor. Seçmeli ders belirleme tarihleri geçtikten sonra yapılacak bir şey kalmıyor. Onun için öğrenci velileri duyarlı olmalı. Aynı zamanda rehber öğretmenler, öğrenci ve velileri bilgilendirmelidir. Bilimsel, laik, demokratik, anadilde eğitimden yana olan Eğitim-Sen üyesi eğitim emekçilerine gerekli çağrıyı yaptık. Hem rehber öğretmenlerimizi hem de velilerin daha duyarlı olmaya çağırıyoruz.”

    Diren KESER/MERSİN