Etiket: munzur gözeleri

  • DEDEF Başkanı Ben: Munzur Gözeleri’nde cemevine ihtiyaç yok-VİDEO

    DEDEF Başkanı Ben: Munzur Gözeleri’nde cemevine ihtiyaç yok-VİDEO

    PİRHA – Munzur Gözeleri’nde yapımı süren cemevine ilişkin konuşan Dersim Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Haydar Ben, gözelerin Alevi- Kızılbaş inancı için önemine değindi. Munzur Gözeleri’nin yapılaşmaya açılmasıyla birlikte sermayesi olan birilerine peşkeş çekileceğini vurguladı. 

    Dersim Ovacık’ta bulunan Munzur Gözeleri’nde yapımına başlanan cemevine ilişkin Dersim Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Haydar Ben PİRHA’ya konuştu.

    Munzur Gözeleri’nde yapılan cemevine karşı olmadıklarını dile getiren Ben, gözelerde yapılması planlanan peyzaj projesini hatırlatarak, Dersim’deki DEDF ve bütün kurumların bu projeye karşı çıktıklarını söyledi. Ben, o peyzaj projesiyle birlikte Munzur gözelerinde yapılaşmanın yolunun açılacağını ifade etti.

    Cemevine karşı olmadıklarını ancak Munzur Gözeleri’nde yapılacak betonlaşmaya karşı olduklarını söyleyen Ben, Ziyaret Köyü Derneği’nin bir cemevine ihtiyacı varsa yer olarak başka bir mekanda yapılması halinde DEDEF olarak destek vereceklerini kaydetti.

    “BİR ÇİVİ ÇAKILIRSA İNŞAATLAŞMA BAŞLAR”

    Munzur Gözeleri’nde bazı projelerin olduğunun altın çizen Ali Haydar Ben, gözelere bir çivi dahi çakılsa oranın önünün açılacağına dikkat çekti.

    Muzur Gözeleri’nin Alevi-Kızılaş inancı için önemine değinen DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben, “Ziyaret Köyü’nün bir cemevine ihtiyacı olabilir ama Munzur Gözeleri’nde bir cemevine ihtiyaç olmadığını düşünüyoruz. Orası bir inanç merkezi, bir yapılaşmanın olmasını doğru bulmuyoruz. Yıllardan beri Alevi-Kızılbaş savunanlar oraya ziyarette bulunuyor, kurbanlarını kesiyor. Gözelerde cemevine ihtiyaç olduğunu çok düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yüzyıllardır Alevi inancının ikinci planda görüldüğünü belirten Ben, asimile politikalarının hız kesmeden devam ettiğini ve son zamanlarda ülkedeki hakim sınıfların inanç yerlerine de el atmaya başladıklarını söyledi.

    “GÖZELER BİRİLERİNE PEŞKEŞ ÇEKİLECEK”

    “Birçok yerde buna benzer peyzaj projeleri adı altında birçok ziyaretimizi kendilerine göre projelendiriyorlar” diyen Ben, şöyle devam etti:

    “Gözeleri tamamen turizm alanına çevirmek istiyorlar. İnanç merkezinden çok turistlerin gelebileceği rantsal bir yere çevirmek istiyorlar ülkemizin hakim sınıfları. Bu peyzaj projesinde kendini göstermişti. Peyzaj projesiyle amfi tiyatro koymuşlardı. İbadethane, konaklama, kesimhane ve otopark vardı. Dersim’deki birçok kurum olarak o projeye de karşı çıkmıştık. O dönemde bu projeyle ilgili Ankara’dan mimar ve mühendis arkadaşlara Kaymakam şunu söylemişti: Vali bey burada mutlaka bir proje yapacak, burayı özelleştirecek.
    Yani özelleştirme derken önümüzdeki dönemde bu inşaatlaşmayla birlikte buraya kahvaltı salonu veya restoran açıp sermayesi olan birilerine peşkeş çekmek istiyorlar.”

    CEMEVİNİN TÜRBE STATÜSÜYLE YAPILACAĞI İDDİASI

    Devletin son süreçlerde cemevlerine statü vereceğine dair açıklamaları olduğunu söyleyen Ali Haydar Ben, Munzur Gözeleri’nde yapılan cemevinin türbe statüsüyle yapıldığını belirterek, “Devletin cemevi değil de türbe statüsü vermesini doğru bulmuyoruz. Alevi dedelerinin, kurumların daha uyanık davranmaları lazım” dedi.

    DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben son olarak, yapılaşmanın önünü açanlara bu meseleyi bir kez daha düşünüp, parçayı değil bütünü kurtarabilecek çalışmanın hesabını yapmaları gerektiği konusunda çağrıda bulundu. Ben, Munzur Gözeleri’nde yapılacak inşaatlaşmaya karşı olduklarını ve sonuna kadar mücadele edeceklerini sözlerine ekledi.

    Semra ACAR/İSTANBUL

     

     

     

     

  • Pir Hayri Şanlı, Munzur’a neden cemevi yapıldığına açıklık getirdi-VİDEO

    Pir Hayri Şanlı, Munzur’a neden cemevi yapıldığına açıklık getirdi-VİDEO

    PİRHA – Dersim Ovacık’ta bulunan Munzur Gözeleri’nde yapımına başlanan cemevine ilişkin PİRHA’ya konuşan Derviş Cemal Ocağı Piri Hayri Şanlı, “Bizim bugün burada cemevini yapmamızın nedeni; burayı kurtarmak, buraya hizmet etmek. Munzur Baba yalnız bizim değil, bütün insanlığındır. Bunu koruyacağız. Bunu atalarımızdan biz ödünç aldık. Kirletmeden, yıkmadan evlatlarımıza devretmeye hazırız biz. Bunu yapmak zorundayız” dedi.

    Dersim’de Munzur Gözeleri’nde yapımı devam eden cemevine ilişkin PİRHA’ya konuşan Derviş Cemal Ocağı Piri Hayri Şanlı, “Bu köyde doğdum, burada büyüdüm, Munzur için yaşıyorum. Munzur’un korunması için yıllar önce dernek kurduk; bir şeyler yapmaya çalıştık, maalesef başarılı olamadık. Cemevi temeli attık. Temeli attığımız gibi bize karşı çıkanlar oldu. Oysa inşaat SİT alanı dışında. Biz SİT alanından daha geriye aldık ki; suyu koruyalım. Bu satıcıları diğer tarafa aktarmak için yapılıyor” ifadelerini kullandı.

    “YILLARDAN BERİ ÇALIŞMAMIZIN NEDENİ MUNZUR’U KORUMAK”

    “Cemevi ile fabrika aynı izahta oluyor. Fabrikaya kimse bir şey demiyor ama bizim yapacağımız cemevine karşı çıkıyorlar. Neden? Munzur’a zarar veriyor deniyor, oysa Munzur’a çok uzak. Munzur’u etkileyecek bir yer değil. SİT alanının çok ötesinde. Biz kararlıyız, bunu yapacağız” diye konuşan Pir Şanlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Geçenlerde baro gelip baktı, kendileri gördü. Gördükleri halde fabrikaya hiçbir şey demediler fakat bizim cemevimizin yapıldığı yerin yanlış olduğunu söylediler. Oysa bizim yıllardan beridir çalışmamızın nedeni; Munzur Baba’daki güzelliği korumak, tarihi değeri korumak, suyu korumak, balıkları korumak, temizliği korumak. Mesela buraya gelen ziyaretçilerin yaptığı bulaşık yıkama deterjanı ve kiriyle beraber suya akıyor. Satıcılar için de bu aynıdır, her şey suya akıyor. Suya akanlar balıkları yok ediyor. Balıklar köye kadar yok. Neden yok; deterjandan dolayı.”

    “MUNZUR BABA YALNIZ BİZİM DEĞİL, BÜTÜN İNSANLIĞINDIR”

    Munzur’un kutsallığından söz eden Pir Şanlı, şunları kaydetti:

    “Burası kutsal bir yer. Eskiden bizim insanlarımız geldiği vakit ayakkabılarını çıkararak gidiyorlardı. Ortada olan boşluk yer cem yeriydi. Orada nikah kıyılıyordu. Orada sünnet yapılıyordu. Burada raks yapılmıyordu. Bizim bugün burada cemevini yapmamızın nedeni; burayı kurtarmak, buraya hizmet etmek. Oranın bir kısmını ağaçlandırdık. Geriye doğru ağaçlandıracağız orayı. Orada bir müze de kuracağız. Misafirhane de kuracağız. Amaç o. Buraya gelen ziyaretini yapacak. Bu SİT alanı içerisinde piknikçi ve seyyar satıcı olmayacak. Kesinlikle olmayacak. Her şey karşıya gidecek. Karşı düzlük bomboş, ağaçlanacak. Burayı sadece ziyaret edecekler, secde edecekler, dileğini dileyecekler, suyunu içecekler ve gidip orada eğlenecekler. Eğlence yeri karşı taraf. Burada eğlence olmaz. Bu yana gelinmeyecek. Aksu’ya kadar bomboş. Yoldan kesinlikle bu tarafa geçilmeyecek. Hem o tarafı hem bu tarafı ağaçlandıracağız ve peynir ekmek gibi ihtiyaç var burada. Derneğimizi kurduk önce. Zaten kaymakamın bize izin vermesi mümkün değil. Hangi cemevinin izni var ki. Başka yerlerden değil de bizimkiler karşı çıkıyor.”

    Pir Şanlı, “Kurduğumuz dernek yalnız Ziyaret köylüsü için değil. Buradaki bu satıcılar da dahildir. Herkese açıktır buralar. Munzur Baba yalnız bizim değil, bütün insanlığındır. Bunu koruyacağız. Bunu atalarımızdan biz ödünç aldık. Kirletmeden, yıkmadan evlatlarımıza devretmeye hazırız biz. Bunu yapmak zorundayız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın” diyerek sözlerini tamamladı.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Gözeleri’ne cemevi yapılmasında görüş ayrılığı-VİDEO

    Munzur Gözeleri’ne cemevi yapılmasında görüş ayrılığı-VİDEO

    PİRHA – Dersim Ovacık’ta bulunan Munzur Gözeleri’nde cemevi inşaatı başlaması üzerine Tunceli Barosu, inşaatın olduğu alanda inceleme gerçekleştirdi. Köylülerin ve cemevi inşaatını yapan Ziyaret Köyü Derneği yönetim kurulunun bulunduğu alanda karşılıklı görüşler belirtildi. 

    Geçtiğimiz günlerde Tunceli Baro Başkanı Barış Yıldırım’ın duyurduğu Gözeler’deki cemevi inşaatına ilişkin baro avukatları, pirler ve bazı kurum temsilcileri alana giderek incelemelerde bulundu.

    Ziyaret Köyü Derneği Başkanı Ateş Çelik ve Pir Hayri Şanlı cemevinin yapılması gerektiğini aktarırken, Baro Başkanı Barış Yıldırım ise Munzur Gözeleri’ndeki her türlü yapılaşmanın Munzur suyunun kaynağına zararlı olacağını ve SİT alanından uzak bir yere yapılması gerektiğini savundu.

    “MUNZUR’UN KORUNMASI VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASI GEREKİYOR”

    Yıldırım’ın yaptığı açıklama şöyle:

    “1971 yılında milli park olarak ilan edilen Munzur Vadisi Milli Parkı’nın temel kaynak değeri Munzur suyunun doğduğu yer olan Munzur Gözeleri’ndeyiz. Burası 2003 yılında Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından birinci derece doğal SİT alanı olarak ilan edildi. Birinci derece doğal SİT alanları ilginç özellik ve güzelliklere sahiptir ve ender tabiat özelliklerini barındırır.

    Birinci derece SİT alanlarında turizm dahil hiçbir faaliyete müsaade edilmiyor. Yani buralarda bilimsel anlamda çalışmalar dışında hiçbir beşeri faaliyete izin verilmemesi gerekir. Fakat buranın birinci derece SİT alanı olduğunu gösteren bir tabela dahi yok. Mevzuata göre bu tabelanın buraya konulması gerekiyor.”

    Gözeler’de yemek yenilmesi, suya girilmesi dahil her türlü beşeri faaliyetin kolayca icra edilmesine değinen Yıldırım, “Burası bir rekreasyon alanı, bir eğlence, park alanı olarak değerlendiriliyor. Mevzuata göre buranın yasak olmasına rağmen yetkililer buna müdahale etmiyor. Bunun sonucunda kirlilik meydana gelmiş ve peyzajı bozulmuş durumda. Kanunlara göre bu suç teşkil ediyor” diye konuştu.

    Yıldırım, Munzur’daki ekosistem parametrelerinin de değiştiğini ve birçok canlı türünün bölgede yaşayamadığını belirtti.

    Munzur’un Alevilik açısından da önemine değinen Yıldırım, bu ibadet alanının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasınının zorunluluk olduğunu dile getirdi.

    “İNSAN ESERİ YAPIYA MÜSAADE EDİLMEMESİ GEREKİYOR”

    Yıldırım, “Burada insan eseri bir yapıya müsaade edilmemesi gerekiyor. Yine buranın peyzajını bozacak herhangi bir yapıya müsaade edilmemesi gerekiyor” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bizler Tunceli Barosu olarak kültür ve tabiatı korumak için iş ve işlemlerde bulunduk bundan sonra da bulunmaya devam edeceğiz. Buranın dünya kültür mirası listesine önerilmesi için de dava açtık, devam ediyor.”

    MUNZUR’UN KUTSALLIĞI

    Konuya ilişkin açıklama yapan Baba Mansur Ocağı Piri Nesimi Genlik ise Alevilerin ziyaretgahı olan Munzur’un kutsallığına değinerek şunları dile getirdi:

    “Munzur’un 1 km içerisinde akan kırk narın yani gözenin bembeyaz süt gibi akması; bir su değil Ana Fatma’nın sütü gözüyle bakılıyor. Bu kırk gözenin aynı alanda cem olup yani birleşip bir mecrada akıyor olması kutsiyet arz etmektedir. Bu kutsal çeşmeye bundan ötürü serçeşme deniliyor ve o nedenle bu inancın serçeşmesi gözüyle bakılıyor.

    Kırk gözenin aktığı yerde ulu pirlerimiz, talipleriyle, yol eren ve erleriyle cem tutmuşlardır. Son cemlerde yaradılış, Hak ve hakikat, olgunlaşma, özgür insan olma öğretisi öncelikli olup keza bu makamda küsler barıştırılmış, kivralık, musahiplik erkanları olmuş, ikrar verilmiştir. Bu nedenle bu mekan ve makam bölgede yaşayanlar tarafından kutsal sayılmış ve inanılmıştır. Yeni doğan çocuklar bu suda yıkanmışlar. Bu suya bu kutsallıkta bakmışlar. Tıpkı Hintlilerin Ganj Nehri’ne olan inançları gibi.

    Ama günümüzde bu kutsal alan, rant amaçlı kullanılmakta ve kirletilmektedir. Bu insanlık ayıbı görüntü ve kirlilikler inancımıza ters olup zarar vermektedir. Kısa sürede yöre halkı ve yetkililerin buna müdahale etmesi insanlık görevi ve gururudur.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

     

     

  • Munzur Gözeleri’nde cemevi inşa çalışmalarına başlandı

    Munzur Gözeleri’nde cemevi inşa çalışmalarına başlandı

    PİRHA – Dersim Ovacık’ta bulunan Munzur Gözeleri’nde cemevi inşası için çalışmaya başlandığı öğrenildi. Konuya ilişkin sosyal medya hesabından bilgi veren Av. Barış Yıldırım, Gözeler’de insan eseri yapılaşmaya karşı olduklarını belirtti. Ziyaret köylüleri ise bu bizim ortak kararımız ve amacımız da çevre kirlenmesinin önüne geçmektir dedi.

    Dersim Ovacık’ta bulunan Alevilerin önemli inanç merkezlerinden biri olan Munzur Gözeleri’nde cemevi inşaatı çalışmaları başladı. Çalışmaların başladığını Avukat Barış Yıldırım sosyal medya hesabından duyurdu.

    Munzur Gözeleri’nde Ccmevi inşası için çalışma başlatıldığını Avukat Eda Erdoğan’ın haber vermesi ile öğrendiklerini belirten Yıldırım, Munzur Gözeleri’nin Dersim’de kadim bir ibadet alanı olduğunu kaydetti.

    “GÖZELER’DE İNSAN ESERİ YAPILAŞMAYA KARŞIYIZ”

    Munzur Gözeleri’nde insan eseri yapılaşmaya karşı olduklarını belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

    “Munzur Suyu’nun kaynağı Munzur Gözeleri Dersim halkının inancı ile bugüne kadar tertemiz korundu… Ana Fatma’da duvar inşa edildi, tonlarca ağırlıktaki taş duvar hem peyzajı bozdu hem jeolojik baskı sebebiyle suyun çekilmesine sebebiyet verdi… Şimdi orada bina inşa edilince ne olacak? Bu sorunun cevabını Alevilik’in Serçeşmesi Dersim’in Ocaklarına bırakalım…”

    ZİYARET KÖYLÜLERİ: BU BİZİM KARARIMIZ

    Cemevi Munzur gözelerinin bitişiğinde bulunan Ziyaret köylüleri tarafından yapılıyor. Munzur Baba Cemevi Dergahı adı altında bir araya gelen Ziyaret köylüleri yıllardır Munzur suyu ve vadisinin kirletilmesine karşı mücadele yürütüyor.

    Görüşlerine başvurduğumuz Munzur Baba Cemevi Dergahı çatısı altından cemevi çalışmasını yürüten köyüler. “Bu bizim ortak kararımızdır. Zaten yapacağımız Cemevi ile esas amacımız buradaki çevre kirliliğinin önüne geçmektir” dediler.

    “AMACIMIZ EKOLOJİK DENGEYE ZARARI AZALTMAK”

    “Yıllardır buraya gelip sağda solda kurban kesenler kurban artıklarını orta yerde bırakıyorlar. Kurban sonrası kullandıkları malzemeleri zehirli deterjanlarla Munzur suyunda yıkıyorlar. Bu ve benzeri şeyler balık çeşitlerinin yok olmasına, çevrenin kirlenmesine, salgın hastalıklara yol açıyor. Amacımız bunun önüne geçmektir” dediler.

    Bir köylü “Cemevi için aldığımız yer hazine arazisidir ve Munzur suyuna uzaktır. Amacımız da ekolojik dengeye zarar veren, kirlenmeye yol açan şeylerin önüne geçmektir” dedi.

  • Munzur Gözeleri’nde baraj ve HES projelerine karşı mücadele çağrısı

    Munzur Gözeleri’nde baraj ve HES projelerine karşı mücadele çağrısı

    PİRHA- Munzur Özgür Aksın Meclisi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesi ile Ovacık Munzur Gözeleri’nde yaptığı basın açıklamasında, “Dersim’in kültürel ve doğal mirasının en önemli öğelerinden olan Munzur Vadisi Milli Parkı’nda yapımı planlanan Baraj ve HES’ler için alınan Üstün Kamu Yararı kararı olmak üzere Dersim’in kültürel ve doğal mirasına zarar veren proje kararlarına karşı demokratik mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.

    Munzur Özgür Aksın Meclisi, 5 Haziran Çevre Günü vesilesi ile Ovacık Munzur Gözeleri’nde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamaya HDP milletvekili adayları Alican Önlü ve Meral Hanbayat’ın yanında çok sayıda kişi katıldı.

    Açıklamayı bileşenler adına  Zeynel Batar dede okudu.

    DERSİM’DE 27 HES, 145 MADENCİLİK PROJESİ

    ” 5 Haziran’da mücadele gününde kutsal ve kültürel değerimiz olan Ovacık gözlerinden kamuoyuna sesleniyoruz” denilen açıklamada,
    “Munzur çayı, insanlığın ortak kültür ve mirasıdır. Hiç kimsenin inanç ve kültürümüzü yok etmeye hakkı asla yoktur ve olamaz. Yüzbinlerce yıldır özgür akan Munzur çayı üzerinde yapılması planlanan baraj projeleri derhal iptal edilmelidir.
    Kapitalizm, parasına para katmak için sözde enerji bahanesiyle binlerce HES projesini, onlarca termik ve nükleer santrali, zehir saçan madencilik çalışmalarını, taş ocaklarını ülkemiz halkının başına ve doğasına bela etmeye, bir kanser virüsü gibi bütün vadilere ve yaşam alanlarımıza saldırıyor.
    Hali hazırda Dersim 27 HES; 145 adet madencilik projesi ile büyük bir tehdit altındadır” ifadelerine yer verildi.

    PERİ VADİSİNDE 9 HES PROJESİ

    “Dünya Kültür Mirası Listesine girmeye layık olan ve aynı zamanda 1. Derece Doğal Sit Alanı kriterlerini fazlasıyla barından Munzur Milli Parkı’na yönelik Baraj ısrarı hukuksuzluğundan bir an evvel vazgeçilmelidir” çağrısı yapılan açıklamada devamla şunlar belirtildi:

    “2003’ten bu yana enerji üreten Mercan Reg. ve HES’in devlet eliyle tamamen kaçak inşa edildiği 2010 yılında tespit edilmesine rağmen anılan HES hali hazırda enerji üretmektedir.
    Ayrıca, ÇED OLUMLU ve/ya ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR KARARI alınmadan inşasına başlanan, 2009 yılında su tutum işlemine gerçekleştirilen,Onaylı İmar Planları bulunmayan Uzunçayır Barajı ve HES kaçak durumdadır. Diğer ilçelerimizde de 15 in üzerinde baraj, HES ve regülatör projesi ile ilimiz, barajlar ile sular altında bırakılarak insansızlaştırılmaya çalışılmaktadır.
    Peri Vadisi’ndeki ekolojik kırım da devam etmektedir. Peri Vadisi’nde altısı baraj tipi toplam dokuz HES projelendirilmişti. Bu baraj ve HES’lerden dersim ili sınırları içerisinde yer alan Seyrantepe, Tatar , Pembelik Barajı ve HES’in inşası tamamlanmıştır. Bu barajlar, İmar Planları yapılıp onaylanmadan kaçak şekilde yapılmıştır.”

    MUNZUR MİLLİ PARKI’NDA MADENCİLİK PROJESİ

    Dersim’deki madencilik projelerine de değinilen açıklamada,  “Dersim’in ekolojik ve kültürel varlık alanları çevre mevzuatına aykırı olarak Maden Arama – İşletme Ruhsatları ile madencilik şirketlerine kiralanmıştır. Madencilik şirketleri , toplam rezerv sahaları çok daha yüksek miktarda olmasına rağmen ÇED sürecinden kaçınmak için faaliyet yürütecekleri alanı etap etap 25 hektarın altında olacak şekilde beyan etmekte ve bu şekilde madencilik faaliyetlerinin olası çevresel sonuçlarına dair veriler elde edilememektedir.Munzur Milli Parkı’nda dahi Madencilik Projeleri bulunmaktadır” diye belirtildi.

    KÜLTÜREL MİRASA ZARAR VEREN PROJELERE KARŞI DEMOKRATİK MÜCADELE ÇAĞRISI

    Açıklamanın sonunda şu çağrı yapıldı:
    “Munzur Özgür Aksın Meclisi olarak halkımızı ve tüm duyarlı kamuoyunu başta Dersim’in kültürel ve doğal mirasının en önemli öğelerinden olan Munzur Vadisi Milli Parkı’nda yapımı planlanan Baraj ve HES’ler için alınan Üstün Kamu Yararı kararı olmak üzere Dersim’in kültürel ve doğal mirasına zarar veren proje kararlarına karşı demokratik mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.”
    Açıklamanın ardından HDP Dersim Milletvekili Adayları Alican Önlü,  Meral Hanbayat Yeşil, CHP Milletvekili Adayı Mesut Coşkun, Baro Başkanı Barış Yıldırım, DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben, HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş ve Ekolojist Meral Uç kısa bir konuşma yaparak Munzur’un özgür akması için mücadele edeceklerini söylediler.

    (HABER MERKEZİ)

  • Munzur Gözeleri’nde gözleme yapan kadınlar: Baraj değil barış istiyoruz-VİDEO

    Munzur Gözeleri’nde gözleme yapan kadınlar: Baraj değil barış istiyoruz-VİDEO

    PİRHA – Ovacık Munzur Gözeleri’nde gözleme yapan emekçi kadınlar, OHAL’in kaldırılmasını ve Munzur’a baraj yapılmamasını istemediklerini belirterek, “Munzur’u halksız bırakmasınlar, Munzur özgür kalsın, suyu özgür aksın” diye konuştular. 

    OHAL’in etkisinin en net görüldüğü kentlerden biri olan Dersim Ovacık’ta kadınlar yaşadığı sıkıntıları PİRHA’ya anlattı.

    Munzur Festivali’nin düzenlenmemesi ziyaretçilerin gelmemesine neden oluyor. Öte yandan son dönemlerde gündeme gelen kamulaştırma ve baraj projeleri Ovacık halkını endişelendiriyor.

    Munzur Gözeleri’nde gözleme yapan Yurdanur Toprak, Selvi Ana ve Birgül Ağdoğan’a mikrofon uzattık.

    İşlerinin ne iyi ne kötü olduğunu belirten Selvi Ana, “İşlerimiz azaldı. İnsanlar gelmiyor artık eskisi gibi. Festival zamanında çok güzel oluyordu, işlerimiz iyiydi. Şimdi olmuyor. Zaten kışın işimiz yok, sadece yazları çalışıyoruz burada” dedi.

    Munzur’da baraj istemediğini dile getiren Selvi Ana, “Suyumuz kesilir, burada ne yapacağız, ekmek paramızı kazanıyoruz, yaşamımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

    İki çocuğunu gözleme yaparak üniversitede okuttuğunu ifade eden Yurdanur Toprak ise, “İşler bahar olmasına rağmen açılmadı. OHAL koşulları en çok bizi etkiliyor. İnsanlar korkuyor, gelmiyorlar. Burası çok güzel. Haberlerde verildiği gibi değil burası” diyen toprak şöyle devam etti:

    “Bir OHAL bölgesi yaratıyorlar, insanları tedirgin ediyorlar. İnsanların gelmemesi için böyle yapıyorlar. İnanmasınlar medyaya, gelsinler burada hiçbir şey yok. Biz burada çocuk büyütüyoruz. İnsanlar burada korkmasın. Büyükşehirler, metropoller daha tehlikeli. Burası huzur dolu. Buranın mis gibi suyunu, temiz havasını çeksinler. Burada her şey organik; peyniri, çökeleği, her şey güzel.”

    “MUNZUR’U HALKSIZ BIRAKMASINLAR”

    Erken seçimin Türkiye’nin ekonomisi için oldukça yanlış olduğunu belirten Toprak şunları ifade etti:

    “Seçimden umudumuz, beklentilerimiz var. Yenilikler, değişiklikler olsun, OHAL kalksın. Burada festivaller olsun. Ne oluyor; valiye emir geliyor, yasak uygulanıyor, festivaller iptal oluyor. Hiçbir yörenin festivali iptal olmuyor da neden Dersim’in festivali iptal oluyor. İnsanları toprağından, inançlarından koparıyorlar, koparmasınlar. Bizi bizden koparmasınlar. Munzur’u halksız bırakmasınlar. Munzur özgür kalsın, suyu özgür aksın.”

    “Barajlar yapılmasın buraya” diyen Toprak “Barajlar yapılırsa kar yağmaz. Kar yağmazsa kuraklık olur. Baraj yapılırsa buranın doğası biter, burası doğayla, karla güzel. Evlerimiz su altında kalır” dedi.

    “BURADA DOĞDUK, BURADA ÖLMEK İSTİYORUZ”

    Yapılan barajlarla göç etmek zorunda kalacaklarını ancak bu yaştan sonra gidip başka yerlerde çalışamayacağını belirten Yurdanur Toprak son olarak şunları kaydetti:

    “Diyelim biz şehre gittik; ne yapabiliriz şehirde? 53 yaşındayım, nerede gidip kölelik yapabilirim? Yapamam. Burada toprağımla, davarımla uğraşıyorum. Burada gelip gözleme yapıyorum. Orada ne yapabilirim? Nereye gitsek de boğulup kalırız. İnancımızla, ziyaretimizle biz burada doğduk burada ölmek istiyoruz. Baraj yapılmasın. Hangisi gelirse başa gelsin bizim beklentimiz, baraj yapmasınlar. Biz inancımızı yaşıyoruz, inanç umudumuzdur. Herkes umutla yaşar.”

    Birgül Ağdoğan ise, “Burada 4-5 ay çalışıyoruz. Mayıs’ta başlıyoruz Ekim Kasım gibi bırakıyoruz. Yazları çok insan geliyor buraya. İnsanlar doğayı çok beğeniyorlar. Biz de her şeyi doğal yapıyoruz. Peynirimizi, yağımızı, çökeleğimizi köyden getiriyoruz. Her şeyimiz köy ürünüdür” diye konuştu.

    “BÜYÜKŞEHİRLERDE İNSANLAR ÖLÜME TERK EDİLMİŞ”

    “Burayı terk etmek istemiyoruz. Büyükşehirlerde yaşayamam. Doğada büyümüşüm. İnsanların gelip buraya nefes alması lazım. Büyükşehirler tam bir zulüm. Oralarda hava yok, su yok, doğal hiçbir şey yok. İnsanlar orada ölüme terk edilmiş” diyen Ağdoğan şöyle devam etti:

    “Biz burada iş yapıyoruz ama Ovacık esnafı iş yapamıyor. Festival Ovacık esnafının işine çok yarıyordu, şimdi çok mağdurlar. Festivalin olmasını çok istiyoruz. Ovacık merkez, Tunceli esnafı herkes yararlanıyordu. Hem de halkımız bir araya geliyor. Güzel ilişkiler kuruluyordu. Burada günlerce, aylarca yollar kapalıydı. Biz burada devam ediyorduk yine sorun olmuyordu. Festival yapılsa halk gelir. Ne zor şartlarda geldiler buraya her koşulda yine gelirler. Zamanında günlerce Dersim merkezde bekleyip yine gelmişlerdi buraya.”

    “İNANCIMIZ KAYBOLURSA YOK OLURUZ”

    Seçimlere ilişkin; ne olacağını bilmediklerini dile getiren Ağdoğan, “Böyle sessizlikler olunca sonucu kötü oluyor. Halk bedeller ödedi. Hükümet kanla besleniyor. Mazlum halk için iyi şeyler olmasını istiyoruz. Huzur olsun, insanlar acı çekmesin istiyoruz. Barış istiyoruz. Baraj istemiyoruz. Munzur’un özgür akması için savaşacağız, mücadelemizi bırakmayacağız. Tek nefes aldığımız yer burası. Burası giderse yaşayamayız. Dersim merkez baraj yüzünden yaşanmaz halde. İnsanlar doğayı bozuyor zaten baraj her şeyi bitirir. Bitkiler, yaban hayatı yok olur” diye konuştu.

    “Biz doğayla varız” diyen Birgül Ağdoğan, “Biz sabahları dua ederek kalkıyoruz, çıramızı yakıyoruz doğaya. İnancımız kaybolursa yok oluruz. Mazlum halka barış diliyorum. Her yerde mazlum halk ölüyor. Halkın ne günahı var. Onlar rahat yaşasın diye mazlum halkı öldürdüler” ifadelerini kullandı.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN- İsmet SEFER / DERSİM

     

  • Dersimliler, kutsallarını ziyaret ediyor-VİDEO

    Dersimliler, kutsallarını ziyaret ediyor-VİDEO

    PİRHA – Dersimliler, baharın gelişiyle birlikte kutsallarını ziyaret etmeye başladı. Ana Fatma ve Munzur Gözeleri’ne giden Aleviler çıralarını, mumlarını yakarak dualar etti. 

    Baharın gelişiyle birlikte kutsallarını ziyaret etmeye başlayan Dersimliler, Ana Fatma Ziyareti’ne ardından Munzur Gözeleri’ne gidip çıralarını yakıp dualarını ettiler.

    Ana Fatma’da dua veren Pir Nesimi Genlik, “Çıramızı yaktık, aydınlatıyor. Bu topraklar için, barış için, ölenler için, ilim, bilim, irfan için, insanlığa hizmet için yansın. Çıramız sönmesin. Çocuklarımızın geleceği, yaşlıların sağlığı ve bütün toplumumuzun namertlere muhtaç olmaması için yansın” dedi.

    Daha sonra Munzur Gözeleri’ne giden Dersimliler, çıralarını yakarak dualarını edip lokmalarını pay ettiler.

    DERSİM/PİRHA

  • Maçoğlu: Munzur’da özü ve kutsallığı dikkate alınarak çalışma yapılmalı

    Maçoğlu: Munzur’da özü ve kutsallığı dikkate alınarak çalışma yapılmalı

    PİRHA – Munzur Gözeleri’ne yapılması planlanan peyzaj projesi ile ilgili PİRHA’ya konuşan Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, “Oraya dokunulmalıdır. Bu, oranın özü, kutsiyeti, Kızılbaş kültürü, doğa harikası yanı dikkate alınarak yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Dersim Ovacık’ta bulunan Munzur Gözeleri’ne yapılması planlanan peyzaj projesiyle ilgili PİRHA’ya konuştu. Maçoğlu, “Oraya dokunulmalıdır. Bu, oranın özü, kutsiyeti, Kızılbaş kültürü, doğa harikası yanı dikkate alınarak yapılmalıdır” dedi.

    “KÜLTÜREL VE ÇEVRESEL DERNEKLERE SORMAK GEREKİR”

    “Ben de dokunulması gerektiğine inanan biriyim. Çünkü orası insan baskısı altında kalmış, yok olmak üzere olan bir yer” diye konuşan Maçoğlu şunları kaydetti:

    “Orası artık öyle bir bozulmuş ki insanların gelip görüp gezebileceği bir durum bile yok. Ama nasıl değişmeli nasıl dokunulmalı konusunda kültürel, çevresel kısmına bakan, çevre dernekleri ve bilgisi olan insanlara sormak lazım. Bir tarafı inanç merkezi olabilir ama karşı tarafa da insanların gidip rahat edeceği, dinleneceği bir mekan olarak da bakmak lazım.
    Kızılbaş kültürüne göre inanç merkezi ama inançsız veya Kızılbaş olmayanlar var, birçok insan oraya doğa harikası olarak bakıyor. Bizim için her ikisi de kutsaldır. Oraya doğa harikası olarak bakan için de kutsiyet vardır, inanç ritüeli olarak bakan için de bir kutsiyet vardır. Ben de oraya dokunulmasını, bir şekilde düzenlenmesini doğru buluyorum. Oranın taşları da yapılabilir, çevreyle ilgili, nasıl yapılabilirliği üzerine bir bilgim yok. Ama bence oranın kazanılması lazım.”

    “ÖZÜ VE KUTSALLIĞI DİKKATE ALINARAK YAPILMALI”

    Birkaç kurumdan farklı fikirler geldiğini ifade eden Maçoğlu, “Hiç dokunulmasın diyen de var, dokunulması gerektiğini söyleyen de var. Her şeyden önce Ovacıklılar orada duruyor. Oranın genel durumundan kaynaklı, düzenlenmemesinden kaynaklı gidip gelen herkes bizi eleştiriyor, bize hakaret ediyorlar” dedi.

    Munzur’un bütün canlıların yeri olduğunu söyleyen Maçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Akşamdan 5’ten sonra geyikler iniyor su içiyor. Biz en son istila edenleriz. Mesela burada yürüyorsunuz çamur, mutlaka bu çamurdan kurtulmanın yollarını bulmak lazım. Doğayla barışık bir şekilde yapılmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum. Oraya dokunulmalıdır. Oranın özü, kutsiyeti, Kızılbaş kültürü, doğa harikası yanı dikkate alarak yapılmalıdır.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • Dersimli Sanatçı Ekici: Munzur Gözeleri, orada yaşayan halka bırakılmalı – VİDEO

    Dersimli Sanatçı Ekici: Munzur Gözeleri, orada yaşayan halka bırakılmalı – VİDEO

    PİRHA – Dersim Ovacık Munzur Gözeleri’ne yapılmak istenen ‘Munzur Gözeleri Peyzaj Projesi’ne tepki gösteren Sanatçı Mehmet Ekici, devletin şuana kadar Dersim’de yaşam alanlarını ve inanç yerlerini talan ettiğini belirterek, “Orada ne yapılması gerektiği orada yaşayanlara bırakılmalı”dedi. 

    Haberin Videosu

    Dersim Ovacık Munzur Gözeleri’ne yapılmak istenen ‘Munzur Gözeleri Peyzaj Projesi’ne tepkiler devam ediyor. Dersim Ovacık’lı olan Sanatçı Mehmet Ekici tepki gösterdi.

    Yöre halkının devletin gözelere yaptırımından kaygı duyduğunu söyleyen Ekici, “Şimdiye kadar inanç yerlerini ve yaşam alanlarını ne yazık ki hep talan ettiler. Onun için insanların böyle bir korkusu vardır” dedi.

    Munzur gözelerinin piknik alanı olmadığını dile getiren Mehmet Ekici, “İnsanların kötü sözler söylediği ya da bir haksızlık yaptığı zaman gidip arındığı yerdir” dedi.

    Oradaki çalışmaların yöre halkına bırakılması gerektiğinin altını çizen Ekici, yöre halkının orayı daha da güzelleştiren çalışmalar yapacağını söyledi.

    “MUNZUR GÖZELERİ SİT ALANINDAN ÇIKARTILMAK İSTENİYOR”

    Munzur Gözeleri’nin sit alanından da çıkartılmak istendiğine dikkat çeken Mehmet Ekici, “Oralara betondan yollar yapılmak isteniyor.  2500 kişilik bir anfi tiyatro yeri yapılmak isteniyor ve Munzur Gözelerinin tam üstüne yapılıyor. Bunlar da oranın doğa dengesini ve inanç değerlerini yok eder. Onun için buna tabi ki karşıyız” dedi.

    Devletin Munzur Gözeleri’nin orada yaşayan halka bırakması gerektiğini söyleyen Ekici, “Devlet orada iyi bir şey yapmak istiyorsa gidip oradaki sivil toplum örgütleriyle, kanat önderleriyle konuşarak daha iyi bir şeyler yapılabilir” dedi. (HABER MERKEZİ)    

  • ‘Dersim’in tarihini, inancını ve kültürünü yok edecek projeler var’- VİDEO

    ‘Dersim’in tarihini, inancını ve kültürünü yok edecek projeler var’- VİDEO

    PİRHA – Munzur Koruma Kurulu’nun (DEDEF) düzenlediği forumda Dersim’de doğanın talanına geçit verilmeyeceği belirtilerek, foruma katılanlarla karşılıklı görüş alış verişinde bulunuldu. 

    Haberin Videosu

    İstanbul Gazi Cemevi’nde Dersim’deki baraj ve HES’ler, madencilik faaliyetleri, Havaçor dere ıslahı, orman yangınları ve Munzur Gözeleri Peyzaj Projesi hakkında forum düzenlendi.

    ‘Dersim’de doğanın talanına geçit vermeyeceğiz’ pankartının asıldığı forumda Dersim’de HES’lerin yapıldığı yerlerde çekilmiş slayt gösterimi yapıldı. Munzur Koruma Kurulu’nun düzenlediği foruma çok sayıda kişi katıldı.

    “DERSİM’DE CİDDİ SORUNLAR VAR”

    Formda ilk konuşmayı DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben aldı. Türkiye’de ve Dersim’de ciddi sorunların yaşandığını vurgulayan Ben, ülkede yaşanan savaştan nasiplerini aldıklarını ifade etti.

    TSK’nın Afrin’e saldırısını da değerlendiren Ben, “Bu savaşta kadınlar ve çocuklar ölüyor.  DEDEF olarak bu savaşa karşıyız. Bu savaşı da ortak mücadeleyle durabiliriz” dedi.

    Dersim’de bir doğa katliamının yaşandığını söylen Ali Haydar Ben, “Munzur gözeleri sadece piknik alanı değil inanç ve kültürel alan olduğu göz önüne alınmalı” dedi.

    “DERSİM’İN İNANCI ORTADAN KALDIRILMAK İSTENİYOR”

    Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF) Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Şen de, Dersim’in tarihini, kültürünü ve inancını ortadan kaldıran, kaldıracak projelerin olduğunu söyledi.

    Dersim’de uygulanmak istenen kalkınma projeleriyle yapılmak istenen HES’ler ve barajlar, Munzur Gözeleri pasaj projeleri, kamulaştırma ve suyun taşınmasının doğaya zarar verdiğini vurgulayan Şen, bu projelerin tasarımında asıl hedefin mesir alanı olarak hesaplandığını söyledi.

    Toplantıya katılanlar da söz alarak sırasıyla konuşmalar yaptılar. Çeşitli önerilerin de yapıldığı forumda DEDEF’in Dersim’de yapılan projelerin doğayı talan etmesine izin vermeyeceği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Munzur Efsanesi’nin sonu mu?

    Munzur Efsanesi’nin sonu mu?

    PİRHA – Tunceli Baro Başkanı Barış Yıldırım, Munzur Gözeleri’nin korunması çağrısında bulundu. Yıldırım, gözelerin ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ durumunda bulunup bulunmadığına dair ekolojik temelli araştırma raporu hazırlanacağına ve Munzur Gözeleri’nin koruma statüsü yeniden değerlendirileceğine dair araştırma raporu hazırlanacağını belirtti. 

    “Munzur Efsanesi’nin Sonu mu?” başlıklı yazısında Tunceli Baro Başkanı Barış Yıldırım şu ifadeleri kullandı:

    “Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıkları’nı Koruma Bölge Kurulu’nca 2003 yılında 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tespit ve tescil edilen Munzur Gözeleri’nin ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ durumunda bulunup bulunmadığına dair ekolojik temelli araştırma raporu hazırlanacak ve Munzur Gözeleri’nin koruma statüsü yeniden değerlendirilecek.
    Munzur Gözeleri 1. Derece Doğal Sit Alanı olup 2863 sayılı Kanun kapsamında koruma altındadır. Bölge ‘Taşınmaz kültür ve tabiat varlığı’ statüsüne de sahiptir. Bölgeye dönük ticari ve turistik yaklaşımları mevzuat çerçevesinde engellemesi gereken Erzurum Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu Türkiye’nin en hassas ekosistemlerine sahip Munzur Vadisi Milli Parkı’nın temel kaynak değeri Munzur Gözeleri için duyarlı davranmaya davet ediyoruz.”

    “PROJE ARTIŞLARININ SEBEBİ ANLAŞILMIŞ OLDU”

    Yıldırım. “Munzur Gözeleri Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aday olarak önerilmesi gereken bir alan iken koruma statüsünü tartışmaya açmak doğru değildir. Kaldı ki alan inançsal açıdan da ibadet yeridir…” dedi.

    “Son günlerde Munzur Gözeleri’ne dönük Proje artışlarının sebebi de anlaşılmış oldu” diyen Barış Yıldırım, “Tam da şimdi duyarlı her kesimi Munzur Gözeleri’nin doğal yapısını korumaya çağırıyoruz. Tunceli Barosu olarak Munzur Gözeleri’nin korunma statüsüne sahip çıkacağız” açıklamalarında bulundu. 

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM