Etiket: mustafa aslan

  • İzmir’de Maraş anması: Sorumluları ve zihniyetlerini teşhir etmeye devam edeceğiz-VİDEO

    İzmir’de Maraş anması: Sorumluları ve zihniyetlerini teşhir etmeye devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir Bileşenleri,  İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak katliamı lanetledi. Açıklamada, “Maraş’ta ve diğer katliamlarda yitirdiklerimizi anmaya devam edeceğimizi, sorumluları ve sahip oldukları zihniyeti teşhir etmeye devam edeceğiz” ifadeleri yer aldı. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir Bileşenleri,  İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak katliamı lanetledi. Alsancak Türkan Saylan kültür merkezi önünde gerçekleşen anmaya sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Anmada konuşma yapan Narlıdere Cemevi Başkanı Mustafa Aslan, “Bu ülke nice katliamları gördü. Sadece Maraş’ta 40 yıl önce katliam olmadı. Sivas’ta, Dersim’de Suruç’ta, Ankara’da Roboski’de Gazi’de. Katliamlar şeklini değiştirerek bugün gündelik yaşamımızda farklı şekillerde devam ediyor. Çocuklarımız bu ülkede eğitim sistemiyle katlediliyorlar” dedi.

    Maraş anmasının Valilik tarafından yasaklanmasına tepki gösteren Aslan, “Söz konusu katliamların yapıldığı günlerde Alevilere, demokratlara, solculara, sosyalistlere, devrimcilere ve Kürtlere gelince akıllarına geliyor. Bu topraklarda birlik ve beraberliği sağlayacak olan bu ülkenin aydın yüzleridir. Maraş’ta saatlerce bekleyen Maraş’a sokulmamak için bekletilen dostlarımıza selam gönderiyoruz. Onlar yalnız değil” ifadelerini kullandı.

    “MARAŞ’TA YENİ BİR KERBELA KATLİAMINI UYGULAMAYA KOYDULAR”

    Açıklamayı okuyan AKD genel başkan yardımcısı Hüseyin Görer, “40 yıl önce 19 ve  24 aralık 1978  soğuk bir kış mevsimi  yer   Maraş  ve   insanlığa karşı işlenen katliamlardan biri  daha tarihe kanlı harflerle yazılıyordu evet 20. yüz yıllın   kerbalasıdır Maraş Katliamı. Sadece   farklı  bir   tarih diliminde ve farklı bir alanda yine aynı zihniyete sahip  devlet  ve siyasi  erkin  desteğiyle  birey ve bireylerin eliyle, farklılıkların asırlardır birlikte yaşadığı  Maraş’ta yeni bir Kerbela katliamını  uygulamaya  koydular. Ve tabii ki katliama maruz kalanlar  insanlığın şahsında yok edilmek  istenilenler solcular, aydınlar ve özelikle Alevilerdi” ifadelerini kullandı.

    “Ülkemizin ve coğrafyamızın yakın tarihin de insanlığa karşı işlenen bu katliamlar hiçbir şekilde bütün  yönleriyle  neden  ve   sonuçlarıyla araştırılmadı  tartışılmadı ve aydınlatılmadı. Solculara ve Alevilere karşı sindirme, asimile etme, farklılıklara tahammül etmeme  olarak uygulanmak istenilen Maraş   katliamı  40 yıl geçmesine rağmen, katliamın  planlayıcı  ve uygulayıcı egemen  güçleri özü itibariyle  hukukî zeminde kamuoyu nezdinde mahkûm ve   teşhir  edilmediği   gibi  sembollük geçiştirici  yargılama yöntemlerle  siyasi erk davayı   kapatmaya çalışılırken aynı  zamanda bizzat  katliamın  planlayıcı  ve para- mililitre     tetikçilerini  ödüllendirip  ve  meclise taşıyarak   insanlığın vicdanını derinde yaralamıştır.  Maraş  katliamını planlayan ve organize eden güçler   Maraş’ın  tarihsel – siyasal  kültürel , inançsal ve sos yo -ekonomik   gerçekliğini   göz önünde bulundurularak  kendi egemenliklerini  korumak için yakın tarihimizin insanlığa karşı en acımasız katliamını  Maraş ta  gerçekleştirdiler” diye konuşan Görer, şöyle devam etti:

    “Maraş’ta yapılan  katliamın  yaraları ve acısı  hala sıcaklığını korumaktadır. Maraş’ta  yapılan katliamı   anlamak Maraş’tan önce  yapılan  dersim soykırımını koç kiri  katliamını   neden ve sonuçlarını bilince çıkarılmadan  Maraş’ta yapılmak istenileni anlamak mümkün olmayacaktır.  Bütün katliamlarda olduğu gibi Maraş  katliamıyla   halklar arası  inançsal mezhepsel ve ırksal  temeldeki  farklılıkları ayrışmanın nedeni gibi gösterip  toplumu kutuplara bölerken  bu katliamın uygulayıcı ve uygulayanlar kendi çıkar ve menfaatlarini   sağlama almak adına bu   katliamı   uygulamışlardır.”

    “SURİYE’DE, IRAK’TA YAŞANANLAR MARAŞ KATLİAMININ TA KENDİSİDİR”

    Maraş Katliamı’nın sadece 12 Eylül faşist darbenin zeminini hazırlamak için yapılmış  lokal bir katliam olmadığını dile getiren Görer, “Maraş  katliam  bütün yönleri  ile  incelendiğinde  tekçi  ırkçı  baskıcı ve   asimilasyoncu   politikalar   benimseyen  devlet erkinin  bu politikasında başarılı olmak adına  Maraş  ve benzeri  katliamları sistemli olarak gerçekleştirip  halkları ayrıştırmak  ve bir birine kırdırma amacını  tasarladıkları    bir gerçekliktir.    Diğer  önemli bir  nedeni    ise    devlet göz yumarak   gerçekleştirilen  Maraş katliamıyla   sadece o dönem  gelişen toplumsal   mücadeleyi   bastırmak   için  yapılmadığını,   aynı  zaman da devletin temel   ve  stratejik politikalarını başarıya ulaşmasını sağlamak için yapıldığını  bu gün bütün  sonuçlarıyla     görülmektedir” dedi.

    Görer, “Bu nedenle   Maraş  katliamı   hem uluslar  arası  egem güçleri  hem de yerli işbirlikçileri ile birlikte planlalayıp    uyguladılar  ve aynı emperyalist  ve yerli işbirlikçi   sermaye güçleri   ABD VE RUSYA  öncülüğünde  bugün  özelikle Suriye  de  Irakta a ve özelikle Ortadoğu  coğrafyasının  birçok noktasında, MARAŞ katliamını uygulayan aynı zihniyet sahipleri, yeni kerbelalar     dersimler,    Maraşlar Sivaslar benzeri    katliamları  ve  soykırımları bütün Ortadoğu halklarına yani bizlere   dayatmanın peşinde olduklarını biliyoruz.  Bu gün Suriye de, Irak‘ta yaşananlar Maraş katliamının tam da kendisidir” diye konuştu.

    “SORUMLULARI VE ZİHNİYETLERİNİ TEŞHİR ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    “Hala sayamayacağımız bir çok hak ihlalleri   devam ettiği gibi, insani talepler olan alevi toplumun talepleri anayasal hak noktasında karşılık bulmaması,   devlet ve devleti yöneten siyasi erk bu ülkenin gerçeği  ile yüzleşmek istemiyor olması, gelecekte    Maraş  ve benzeri katliamların kaygısı ile karşı karşıya kaldığımızı belirtmek isteriz. Daha gecen hafta, MARAŞ valiliğince Maraş’taki cem evi başkanına, 31 aralığa kadar Maraş’ta her türlü yürüyüş, gösteri ve anmanın yasaklandığını tebliği edilmesiyle, bu katliamda yitirdiklerimizin anılmasına bile  izin verilmemesi yeni Maraş’ların olma olasılığı kaygılarımızdan ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya koyuyor.  Şunu net bir şekilde belirtmek isteriz ki, bu ülkede toplumsal barışın ön koşulu, farklılıklarımızla bir mozaik olduğumuzu, tekçi yaklaşım  ve zihniyetin bir sonucu olan MARAŞ  ve benzeri katliamlarla yüzleşmedikçe kalıcı bir toplumsal barıştan bas etmek mümkün olmayacağını bir kez daha belirtmek isteriz” diyen Görer, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Maraş’ta ve benzeri katliamlar da, en  büyük acıyı yaşıyan  biz Aleviler olsak da, her koşulda MARAŞ ve benzeri katliamları asla unutmayacağımızı, bu yüzleşme gerçekleşene kadar, Maraş’ta ve diğer katliamlarda yitirdiklerimizi anmaya devam edeceğimizi, sorumluları ve sahip oldukları zihniyeti teşhir etmeye devam edeceğimizi  belirtiyor, ” eşit yurttaşlık” talebimizle toplumsal barış  mücadelesini yürüterek, demokratik ve özgür bir ülke inşa ederek,  ancak yeni Maraşların önüne geçilebilineceğini bir kez daha ifade ediyor, MARAŞ ‘ta yitirdiğimiz canlarımızı bir kez daha saygı ile  anıyor anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Narlıdere Cemevi’nde kadınlar biraraya geldi: Kadınlar barış dili kullanır-VİDEO

    Narlıdere Cemevi’nde kadınlar biraraya geldi: Kadınlar barış dili kullanır-VİDEO

    PİRHA – İzmir’de bulunan Narlıdere Cemevi Kadın Kolları düzenledikleri kahvaltıda bir araya geldiler. Maraş  Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin anıldığı etkinlikte, yerel seçimlere vurgu yapıldı. Öte yandan katliamların çevre, inanç ve doğa üzerinden yapıldığına da dikkat çekildi. 

    İzmir’de bulunan Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Narlıdere Cemevi Kadın Kolları kahvaltı organizasyonu gerçekleştirdi. Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan kahvaltıya o bölgede bulunun demokratik kitle örgütlerinde ve siyasi partilerde aktif çalışan ve derneğin kadın üyeleri katıldı. Öte yandan etkinliğe Narlıdere Belediye başkan aday adayları da katıldı. Kısa bir sinevizyon gösteriminden sonra ilk olarak Kadın Kolları Başkanı Sabiha Kılıç konuştu. Bu kahvaltının geleneksel hale getirildiğini kaydeden Kılıç, kahvaltının amacının kadınlarla birlik ve dayanışmayı sağlamak olduğunu kaydetti.

    Yeni yıl mesajı veren Kılıç, “2019 yılının dünyamız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Artık savaşlar bitsin, çocuklar ölmesin, kadınlar şiddete maruz kalmasın. Yeni yıl bizlere yeni umutlar, yeni başlangıçlar olsun” diye konuştu.

    “KADIN BU TOPLUMUN ANA ÖGESİDİR”

    Daha sonra Alevi Bektaşi Kültürünü Yaşatma Derneği Başkanı Mustafa Aslan kısa bir konuşma yaptı. Aslan, kadınlar bir tolumun kültürel, siyasal, inançsal ana ögesi olduğunu belirtti.

    Bu toplumun yarına hem kültürünü hem inancını hem de siyasi geleceğini taşıyabilmek için kadınlara çok iş düştüğünü kaydeden Aslan, “Kendinizi sadece evde oturan iş yapan ya da bir anne olarak görmeyin. Siz bu toplumun yarının aynasısınız” dedi.

    “YAKLAŞAN YEREL SEÇİMDE SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI YAPILIYOR”

    Türkiye’nin siyasi sürecini de değerlendiren Aslan, “Bu ülkeyi yöneten kişinin her gün meydanlarda ağıza alınmayacak lafları etmesinin Cumhurbaşkanı’na yakışmadığını hepimiz biliyoruz. Ve bunu maalesef çocuklarımız televizyonlarda izliyor. Bu inkarcı, kinci, ötekileştirici dili maalesef dinliyorlar” dedi.

    Yaklaşan yerel seçimlerde savaş çığırtkanlığının ve ötekileştirici bir dilin kullanıldığını kaydeden Mustafa Aslan, 31 Mart’ın önemine dikkat çekti.

    Aslan, herkesin seçimde sokak sokak gezip özgürlüğü, demokrasiyi herkese anlatması gerektiğini belirtti. Kadınların bu seçimde önemli rol oynadığını belirten Aslan, kadınların barışçıl bir dil kullandığını kaydetti.

    40 yıl önce yaşanan Maraş Katliamı’nı hatırlatan Aslan, katliamda bir kadının kocasına, ‘Beni sen öldür, onlara bırakma’ sözlerini hatırlatarak, katliamda hamile kadınların ve bebeklerin süngülerle öldürüldüğünü kaydetti.

    “ZORLA ÇOCUKLARA DAYATILAN DERSLER KATLİAMDI”

    Katliamların hala devam ettiğini belirten Aslan, şöyle devam etti:

    Çocuklarımız katlediliyor. İşyerlerinde ve politikada yok ediliyoruz. Çünkü dil, inkarcı, kinci ve nefretci bir dil. Çocuklarımız okullarda zorla kendi inancı kendi kültürü olmayan bir eğitim sistemiyle karşı karşıya. Sadece katliam canlıyı katletmek değildir, eğitimde, kültürde gündelik yaşamda da maalesef katliam şeklini ve yöntemini değiştirerek devam ediyor.

    Maraş Katliamı’nda  yaşamını yitirenleri anan Mehmet Aslan, Maraş Kaliamı’nı yapanların yargılanmadığını tam tersine ödüllendirilerek bakan ve milletvekili yapıldıklarını söyledi.

    MARAŞ ANMASI

    Son olarak İzmir’de gerçekleştirecekleri anma için çağrı yapan Aslan, “22 Aralık Cumartesi günü saat 15.00’te Ahmet Priştina Demokrasi Meydanı’nda ardından da ABF’nin İzmir Bileşenleri olarak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde saat 17.00’de açıklama yapılacak” dedi.

    Kahvaltı halaylarla son buldu.  PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

  • İzmir Balçova ve Narlıdere’de aşure lokmaları pay edildi-VİDEO

    İzmir Balçova ve Narlıdere’de aşure lokmaları pay edildi-VİDEO

    PİRHA – İzmir Narlıdere Cemevi ve Balçova Alevi Bektaşi Derneği’nde aşure lokmaları pay edildi. 

    Muharrem ayı dolayısıyla 12 gün tutulan yas orucunun ardından cemevlerinde aşure lokması veriliyor.

    İzmir Narlıdere Cemevi’nde Matem orucu sonrası aşure lokmaları verildi.

    Cemevi Başkanı Mustafa Aslan, Muharrem ayında emeği geçen herkese, hizmet yapan herkese teşekkürlerini belirten Aslan, kenetlenmenin siyasi kirlilikten kurtulmanın tek yolu olduğunu söyleyerek birlik çağrısında bulundu.

    ‘Bugün hepimizin Hüseyni duruşa ihtiyacı var” diyen Aslan, Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da Dersim’de acıları tekrardan yaşamamak için herkesin kendi rengiyle bir arada yaşayacak bir ülke umuduyla canları selamladı.

    Sonrası Ali Dede’nin verdiği gülbeng ile aşure lokmaları pay edildi.

    Öte yandan Balçova Alevi Bektaşi Derneği’nde de gülbeng okunarak aşure lokmaları pay edildi.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Madımak Katliamı ortaçağ artığı gerici katillerin tetikçiliği ile hayata geçirildi’

    ‘Madımak Katliamı ortaçağ artığı gerici katillerin tetikçiliği ile hayata geçirildi’

    PİRHA- İzmir Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği ve Cemevi, Madımak Katliamı’nın 25. yılında kitlesel bir açıklamayla katliamda yaşamını yitirenleri andı.

    İzmir’de Narlıdere eski belediye önünde yapılan anma etkinliğinde katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile ‘Madımak yanıyor, unutmadık, unutturmayacağız’ pankartı açılarak yürüyüş gerçekleştirildi. CHP, HDP, EMEP, Haziran Hareketi, Eğitim-Sen 6 Nolu Şube ve hemşehri derneklerinin destek verdiği etkinlikte basın açıklamasını Narlıdere Cemevi Başkanı Mustafa Aslan okudu.

    “MADIMAK, ORTAÇAĞ ARTIĞI KATİLLERİN TETİKÇİLİĞİYLE HAYATA GEÇİRİLDİ”

    Katliamı gerçekleştiren sanıkların kollanarak hiçbirinin cezalandırılmadığını belirten Aslan şunları belirtti:

    “Bundan tam 25 yıl önce 33 canımız Sivas’ın ortasında tekbir sesleri eşliğinde devlet güçlerinin gözleri önünde yakılarak katledildi. Sivas Madımak Katliamı egemenlerin askeriyle, polisiyle, yargısıyla, medyasıyla, belediyesiyle, hükümetiyle organize ettiği ve ortaçağ artığı gerici katillerin tetikçiliğiyle hayata geçirdiği planlı bir katliamdı. Katliamdan sonra gerici katil güruh içinden sadece birkaçına dava açıldı. Ya hiç ceza almadılar, ya kurtuldular. Bugün ise AKP iktidarı ülkeyi baskıya dayalı OHAL ile yönetmektedir. Bu bahaneler ile KHK’lerle yüzbinlerce insan haksız yere işten atıldı, muhalif basın organları kapatıldı, insanlar hukuksuzca kararlarla tutuklandı. Milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler hukuksuzca cezaevine atıldı. Eğitimde akıl, bilim, eleştiri ve sorgulamanın yerine akıl dışı doğmalara dayalı gerici ve ırkçı bir anlayış getiriliyor. Çocuklarımız tacizci vakıflara teslim ediliyor.”

    “MADIMAK ÖZÜNDE TÜM ÖTEKİLEŞTİRİLENLERE KARŞI BİR KATLİAMDI”

    AKP hükümetinin 24 Haziran seçimlerinden sonra kendilerinden olmayana karşı saldırgan tavırlarının ve tehditlerinin devam ettiğini belirten Aslan şunları vurguladı:

    “AKP iktidarı bilmelidir ki; Kerbela’da Şah Hüseyin Yezid’e karşı nasıl boyun eğmediyse, Pir Sultan Hınzır Paşa’ya nasıl direndiyse biz de bugün ezilenler olarak Şah Hüseyin, Pir Sultan gibi tüm baskı, sömürü ve zulme karşı boyun eğmeyeceğiz. Birlikte mücadeleyi büyüterek direnmeye devam edeceğiz. 2 Temmuz Madımak katliamı aslında özünde sadece Alevilere karşı değil ötekileştirilen, dışlanan, yok sayılan toplumsal kesimlere karşı yapılan bir katliamdır.”

    Anma etkinliği katliamda yaşamını yitirenler anısına çerağ yakılması ile son buldu.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

  • Aslan: AKP’nin Narlıdere’de Alevilere cemevi yapma projesi siyasi malzemedir-VİDEO

    Aslan: AKP’nin Narlıdere’de Alevilere cemevi yapma projesi siyasi malzemedir-VİDEO

    PİRHA- AKP Narlıdere ilçe kongresinde İlçe Başkanı Aslan Bilgi’nin ‘Alevi vatandaşlarımız için de bir cemevi yapıyoruz, yer arayışına başladık’ sözlerine Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği ve Cemevi Başkanı Mustafa Aslan tepki gösterdi. Aslan, AKP Narlıdere ilçe başkanının cemevi yapma projesinin siyasi malzeme olduğunu söyledi. 

    İzmir’de AKP Narlıdere ilçe kongresinde İlçe Başkanı Aslan Bilgi’nin ‘Alevi vatandaşlarımız için de bir cemevi yapıyoruz, yer arayışına başladık’ sözlerine Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği ve Cemevi Başkanı Mustafa Aslan’dan tepki geldi.

    AKP Narlıdere ilçe başkanının cemevi yapma projesinin siyasi malzeme olduğunu belirten Mustafa Aslan, “16 yıldır Alevi kurumlarının, Alevi toplumunun dile getirdiği eşit yurttaşlık talebine kulaklarını tıkayan, sürekli buna dair Alevileri ötekileştiren, ayrımcı, ırkçı bir dil kullanan iktidar partisine mensup bir ilçe başkanının söylemlerini ciddi bulmuyoruz” dedi.

    “NARLIDERE’DE ALEVİ TOPLUMUN MUHATABI ALEVİ BEKTAŞİ DERNEĞİDİR”

    “Gerçekten de iktidar partisini temsil eden AKP İlçe Başkanı Narlıdere’de Alevi toplumunun sorunları, talepleri konusunda samimi ise muhatabı bellidir” diye vurgulayan Aslan şöyle konuştu:

    “Narlıdere’de nüfusunun büyük bir çoğunluğu Alevi inancına mensup vatandaşlardan oluşuyor. AKP ilçe başkanının kendi kongresinde bir siyasi malzeme olarak projelerinden bahsederken ‘Narlıdere’de Alevilere de bir cemevi yapacağız’ söylemini samimi bulmuyoruz. Gerçekten de iktidar partisini temsil eden AKP İlçe Başkanı Narlıdere’de Alevi toplumunun sorunları, talepleri konusunda samimi ise muhatabı bellidir. Muhatabı da 1991 yılından bu yana faaliyet gösteren Alevi-Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği ve Cemevi’dir. Bu ilçede Alevi inancına mensup insanların karşılaştığı sorunlar ile bu toplumun taleplerini dile getiren, savunan ve bununla ilgili çözüm üreten kurum da bu kurumdur.”

    “SAMİMİ İSELER ALEVİLERİN TALEPLERİNE KALICI ÇÖZÜM ÜRETSİNLER”  

    Aslan,  16 yıldır iktidarda olan AKP hükümetinin Alevi toplumunun eşit yurttaşlık talebine kulak tıkadığını ve bu topluma halen ayrımcı bir dil kullandığını belirterek şunları kaydetti:

    “Gönül isterdi ki AKP İlçe Başkanı’nın bunu kendi kongresinde bir siyasi malzeme olarak kullanması yerine Alevi-Bektaşi Derneği’ni ziyarette bulunup Alevilerin Narlıdere’ki sorunlarını birebir kurumumuzdan dinlemesini isterdik. Samimi olmadığı kesin. Çünkü temsil ettiği parti 16 yıldır Türkiye’de iktidar. 16 yıldır Alevi kurumlarının, Alevi toplumunun dile getirdiği eşit yurttaşlık talebine kulaklarını tıkayan, sürekli buna dair Alevileri ötekileştiren, ayrımcı, ırkçı bir dil kullanan iktidar partisine mensup bir ilçe başkanının söylemlerini ciddi bulmuyoruz. Alevilerin talepleri ve AİHM’nin kararları ortada. Gerçekten samimi iseler AİHM kararlarını hayata geçirsinler ve Alevilerin taleplerine kalıcı çözüm üretsinler. Yerellerde veya lokal anlamda bir AKP yetkilisinin Alevilere dair söylediği sevecen sözlerin hiçbir anlamı ve karşılığı bizde yoktur.”

    “HER MAHALLEYE BİR CEMEVİ İSTEMİYORUZ; OKULA İHTİYAÇ VAR”

    “Alevi nüfusunun yoğun olduğu bir ilçe olan Narlıdere’de, bizim 11 camiye karşı 11 cemevi istiyoruz gibi bir talebimiz yok” diyen Aslan Narlıdere’nin öncelikle sorununun eğitim alanları olduğunu ve AKP ilçe başkanının bu eksiklikleri gidermesi gerektiğine değinerek şunları vurguladı:

    “Narlıdere’de cemevimiz ile ilgili sorunumuz da yok. Cemevi binamız başta Narlıdere olmak üzere Balçova, Güzelbahçe, Urla ve Seferihisar bölgelerindeki Alevilere zaten hizmet ediyor. Burası Alevi toplumunun hem inançsal ritüellerinin hem de sosyal ve kültürel etkinliklerinin yürütüldüğü bir mekan. Bu kutsal mekan da bu toplumun ihtiyaçlarını karşılıyor. Alevi nüfusunun yoğun olduğu bir ilçe olan Narlıdere’de, bizim 11 camiye karşı 11 cemevi istiyoruz gibi bir talebimiz yok. Narlıdere’nin öncelikleri var. Şu an bir Anadolu lisesi yok. Çocuklarımız geleceği olan eğitim alanları sıkıntımız var. Mevcut okulların dahil İmam Hatip’e çevrildiği bir ilçede her mahalleye bir cemevi talebimiz yok. Bizler AKP İlçe Başkanı’ndan çocuklarımızın laik, demokratik ve bilimsel eğitim görebileceği bir Narlıdere’de eksikleri gidermesini isteriz. Kentsel dönüşümle ilgili bu toplumun mağduriyetini giderecek adım atmasını isteriz. Bu topluma dair iletişim sağlamak istiyorsa iletişim sağlayacağı kurum Alevi-Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği’dir. Bu yüzden ilçe kongresinde söylediği sözün siyasi malzeme olduğunu düşünüyoruz, ciddiye almıyoruz.”

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

  • Narlıdere Cemevi başkanlığına yeniden Mustafa Aslan seçildi- VİDEO

    Narlıdere Cemevi başkanlığına yeniden Mustafa Aslan seçildi- VİDEO

    PİRHA- İzmir Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği ve Cemevi  14. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Mustafa Aslan yeniden başkan seçildi. 

    Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği ve Cemevi 14. Genel Kurulu bugün cemevi binasında gerçekleşti.

    Saygı duruşu ve açılış konuşması ile başlayan kongreye, Balçova Cemevi, AKD, Vartolular Derneği, Tokatlılar Derneği, Veli-Der, Eğitim Sen, Diyarbakırlılar Derneği, Malatyalılar Derneği ve siyasi parti temsilcilerinin dışında birçok yurttaş katıldı.

    “AKP KENDİ ALEVİSİNİ YARATMAYA ÇALIŞTI AMA BAŞARAMADI ”

    Kongrenin açılış konuşmasını yapan Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği ve Cemevi Başkanı Mustafa Aslan, Alevi toplumunun taleplerinin AKP hükümetince karşılanmayarak muhatap alınmadığı ve muhalif kesimin sesinin kısılarak tutsak alındığını vurgulayarak şöyle konuştu:

    “Bu kurumlarda hizmet etmek, görev yapmak gerçekten de zor. Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği yıllardır başta Alevi toplumunun taleplerini getirerek, laik ve demokratik bir ülkenin inşa edilmesinde mücadele eden siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri ile omuz omuza mücadele ediyor. Alevi kurumlarının, cemevlerinin yasal statüye kavuşması, zorunlu din dersleri, Madımak’ın müzeye dönüşmesi, Diyanet’in kaldırılması ve dergahların gerçek sahiplerine iade edilmesi için verdiği mücadele maalesef AKP hükümeti döneminde karşılanmadı, muhatap alınmadı ve bizlere elbise biçilmeye başlandı. Hepimizi Sünni bir şemsiye altında toplamaya çalıştı. AKP kendi Kürt’ünü, polisini, askerini, memurunu ve kendi Alevisini de oluşturmaya çalıştı. Ama hepimizin de bildiği gibi tek başaramadığı nokta kendi Alevisini  oluşturmak oldu. İstediği düzeyde Aleviler buna izin vermedi ve zaman zaman her toplumda olduğu gibi Aleviler içinde de kendi inancına, topluma ihanet eden insanlar çıktı. Alevi tabanı buna izin vermedi. Dile getirdiğimiz taleplerimiz ise halen güncelliğini koruyor.”

    “LAİK VE DEMOKRATİK TÜRKİYE’Yİ İNŞA ALEVİLERİN GÖREVİDİR”

    “Laik ve demokratik bir Türkiye’yi inşa etmek hepimizin görevi ve en çok da Alevilerin görevidir” diye konuşan Aslan şunları vurguladı:

    “Ama maalesef yaşadığımız ülkedeki  siyasi süreç bugün o taleplerin önceliğini bizden aldı. Bugün hepimizin önceliği bu ülkede yaşama talebidir. Çünkü AKP hükümeti kendisinden olmayanı yok etme politikası izliyor. Her gün zulmünü ve faşizan tutumunu uyguluyor. Gün olmuyor ki onlarca insan sosyal medyada düşüncesini ifade ettiği için gözaltına alınmasın. Bu ülkede siyasi partilerin genel başkanları, belediye başkanları, milletvekilleri ve on binlerce memur emekçi içerde ve tutsak. AKP tek adam hayalini hayata geçirebilmek için bu zulmü devam ettiriyor. Bunlara karşı demokratik kitle örgütleriyle omuz omuza mücadele etmek gerekiyor. Aksi takdirde 2019 diye belirtmiş olduğu tarih ile birlikte Alevi toplumuna yaşam hakkı tanımayacaktır. Laik ve demokratik bir Türkiye’yi inşa etmek hepimizin görevi ve en çok da Alevilerin görevidir.”

    “ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU DİYANET’E  KARŞI BİR CEVAPTIR”

    Kongrede söz alan ABF Genel Başkan Yardımcısı Fazlı Aslan da ülkede yaşanan son süreç toplumun sindirilmeye çalışıldığına değindi.

    “Diyanet bugün tek bir mezhebin sözcülüğünü yapar hale gelmiş. Bizler onların karşısına onların Alevisi olmayacağız diye çıktık. ABF bu anlamda önemli bir adım atarak Alevi Bektaşi İnanç Kurulunu oluşturdu. Her ocaktan onlarca pir bir araya gelip bu kurulu güçlendirdi. Şimdi ise çok değerli çalışmalara yön verdiler. Aslında bu da Alevi hareketi içinde bir ilkti. Diyanet’e karşı bir cevaptı. Son süreçte bilindiği gibi milletvekilleri, seçilmişler ve muhaliflere karşı yürütülen yok etme politikalarına karşı ABF taraf olmuştur. Yine farklı kültür ve inançlara karşı geliştirilen her saldırıya ABF ses çıkarmıştır” diye belirtti.

    Dernek saymanı Elvan Özdemir’in mali raporu ve dernek yöneticisi Eylem Ardıç’ın faaliyet raporu okumasının ardından söz alan Babamansur Ocağı pirlerinden Ali Tekin, AKD Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Görer ve Eğitim Sen 6 Nolu Şube Başkanı İsmet Süzer kısa bir konuşma gerçekleştirdi.

    Konuşmalar ardından tek liste ile gidilen seçimde Mustafa Aslan tekrardan başkanlığa seçildi.

    9 kişiden oluşan asil yönetimde yer alan isimler şöyle:

    Mustafa Aslan – Hatice Vizik – Belkise Sevin – Hüsnü Ceylan – Hüseyin Özkaya – Raile Uray – Cihan Serin – Nevzat Alkan – Özkan Köse.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR