Etiket: narlıdere cemevi

  • Narlıdere Cemevi’nden okul eğitimine destek- VİDEO

    Narlıdere Cemevi’nden okul eğitimine destek- VİDEO

    PİRHA- Narlıdere Cemevi, 8 yıldır cemevinde yaz ve kış aylarında hazırladıkları eğitim programıyla çocukların eğitimine destek oluyor. Kış aylarında çocuklara okul eğitimine destek verecek şekilde hazırlanan program yaz aylarında ise daha çok drama, müzik ve semah dersleriyle çocukların güzel zaman geçirmelerine olanak sağlıyor. Cemevinde eğitimden sorumlu Birgül Yılmaz ise cemevlerinin eğitim açısından önemli olduğunu belirterek cemevlerinin eğitim yuvasına dönüştürme çağrısı yaptı. 

    İzmir’de bulunan Narlıdere Cemevi, 8 yıla yakın bir süredir öğrencilerin eğitimine destek vermek için cemevinde yaz ve kış kursları düzenliyor. Özellikle AKP iktidarı ile birlikte imam hatip okullarının artması eğitimin giderek gericileştiği bir dönemde cemevlerinde verilen kursları da önem kazanıyor. Türkiye’de birçok cemevinde sürdürülmeye çalışılan bu uygulamaların bir nedeni de yaz aylarında artarak devam eden küçük yaştaki çocukların kuran kurslarına gönderilmesinin önüne geçmek.

    10 yıldır Narlıdere Cemevi’nde gönüllü olarak çalışan eğitimden sorumlu Birgül Yılmaz, cemevinde yapılan kursların önemini PİRHA’ya anlattı.

    Yılmaz, Narlıdere Cemevi’nde 8 yıl önce eğitim destek kursları vermeye başladıklarını söyledi. İlk olarak sadece İngilizce kursu verilen cemevinde daha sonra kış aylarında da eğitim programı hazırlanarak öğrencilerin eğitimine destek kursları yapılmaya başlandı.

    Gönüllü olarak cemevinde çalışan Birgül Yılmaz, kış aylarında hazırladıkları kurslarla çocukların eğitimine katkı sunmayı hedeflediklerini belirtti. Yılmaz, son üç yıldır yaz kursları düzenlediklerini belirterek, cemevinde eğitim veren öğretmenlerinde gönüllü olarak çalıştıklarını altını çizdi.

    Yaz okulunu Halkevleri ile beraber hazırladıkları programlarla uygulamaya çalıştıklarını söyleyen Yılmaz, “Halkevlerinin kendi programları var, bu program üzerinde bize bir program getiriyorlar. Örnek olarak; Tiyatro,  felsefe spor, müzik vs biz ekstra kendi ritüelimiz olan semah ekliyoruz. Ama kış döneminde daha çok okul eğitimine destek verecek şekilde çalışıyoruz. Zamanımızı mümkün olduğunca çocuklara daha fazla nasıl yararlı oluruz, daha fazla nasıl bu ritüelli öğretebiliriz, normal hayatlarında nasıl daha fazla bilgi edilebilirler diye elimden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz” dedi.

    “CEMEVLERİ EĞİTİM YUVASINA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ”

    Cemevlerininin eğitim yuvasına dönüştürülmesi çağrısında bulunan Yılmaz; “Narlıdere Cemevi’nde sadece cenaze erkanı yada sadece belli zamanlarda yapılan cem ritüellerimizi yapmıyoruz. Onlar zaten günümüz şartlarında var olanlar. Bunu bir tık öteye götürmek için kadın kollarının yaptığı çalışmalar var, bizlerde eğitim açısından çocuklara yapabildiğimiz kadar eğitim yapmaya çalışıyoruz. Daha fazla ileri götürmek için elimizden gelen çabayı harcıyoruz. Sadece semah, cem yada cenaze erkanlarının görüldüğü yer olmaması gerekir, cemevlerinin eğitim yuvasına dönüştürülebilmeli” diye konuştu.,

    “VELİLER ÇOCUKLARINA SAHİP ÇIKMALI, OKULDA NE ÖĞRENDİĞİNİ TAKİP ETMELİ”

    Çocukların küçük yaşta kuran kurslarına gönderilmesine tepki gösteren Birgül Yılmaz, “Kuran kurslarına küçük yaşta gitmeleri doğru değil, belli bir yaşa geldikten sonra zaten o çocuk kendi üzerinde hangi inanca hangi doğruya inanıyorsa zaten kendi öz kararını vererek kendi istediği yöne gidebilir” ifadelerine yer verdi.

    Öte yandan velileri de suçlu bulduğunu çocuklarına sahip çıkma çağrısında bulunarak, “Velilerimizin daha biliçli olmasını istiyoruz. Çocuklarımızı bir yere gönderdik, gitsinde ben rahat edeyim demesinler. Bu çok önemli. Çocuklarının takipçisi olsunlar. Çocuklarıyla mutlaka ilgilensinler. Biz kursa gönderdik ama bu kursta ne veriliyor diye ne yapılıyor diye çocuklarına sorsunlar. Gerekirse o kuruma gidip öğrensinler sadece göndermek için göndermesinler” dedi.

    PİRHA/İZMİR

  • Narlıdere Cemevi’nde kadınlar yaptıkları takılar için pazar alanı bulamıyor-VİDEO

    Narlıdere Cemevi’nde kadınlar yaptıkları takılar için pazar alanı bulamıyor-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de kadınlar katıldıkları takı kursunda hem ekonomik olarak ailelerine katkıda bulunuyor hem de yeni şeyler öğrenmenin tadını çıkarıyor. Türkiye’deki ekonomik krizin onları etkilediğini belirten kadınlar, yerel seçimlerde kadınlara yönelik projelerin olmamasından ve ürettiklerine pazar alanı bulmamaktan şikayetçi. 

    İzmir Narlıdere Cemevi’nde Halk Eğitim Merkezi tarafından görevlendirilen öğretmenin katkılarıyla verilen takı kursuna ilgi yoğun. 30- 60 yaş grubu arasında kadınların katıldığı kursta güzel dostluklar kurulmuş. Kurs dışında da bir araya gelen kadınlar düzenledikleri kahvaltı programları ve gezi turlarıyla da ilişkilerini pekiştiriyorlar.

    Kadınlar üretimin önemine dikkat çekerek yaptıkları takılar için pazar olanı bulamamaktan şikayetçi. Yerel seçimlerde kadınlara yönelik projelerin de azlığından şikayet eden kadınlar, üretime ve sosyalleşmeye dikkat çekiyor.

    “KADINLARIN YAPTIKLARINI SERGİLEYEBİLECEĞİ PAZAR ALANI OLMALI”

    15 yıldır Halk Eğitim Merkezi’nde öğretmenlik yapan Rayile Ural, üç yıldır Narlıdere Cemevi’nde 17 kişilik bir gruba ders veriyor. Kursta imitasyon takıların yanı sıra gümüş, bakır ve altın işleme takıları da yapılıyor.

    Kursiyerlerin takıları yaparken hem kendilerine hem de ailelerine katkı sunmak amacıyla yaptığına dikkat çeken Ural, “Birkaç arkadaşımız gece pazarlarında stant açıp yaptığı ürünleri satıp ailesine katkıda bulunabiliyor” dedi.

    Kadınların takı kursunda kendilerini tanıdıklarını ve meslek edindiklerini söyleyen Rayile Ural, kadınların ürettiklerini satabileceği yerlerin olması gerektiğinin altını çizdi. Ural, “Narlıdere’de bir gece pazarı olabilir, kadınların yaptıklarını sergileyebileceği bir kooperatif olabilir. Ama şu anda öyle bir şey söz konusu değil” dedi.

    Ural, son olarak öğrencilerinden çok memnun olduğunu, onlarla dostane ilişkiler geliştirdiklerini söyledi.

    “HALK EĞİTİM KURSLARI BANA TERAPİ GİBİ GELİYOR”

    50 yaşındaki Sevilay Özden de bir yıldır takı kursuna geliyor. Daha önce Halk Eğitim Merkezi ahşap boyama kursuna giden Özden, uzun süredir kanser hastalığı ile mücadele ediyor.

    46 yaşında kansere yakalanan Özden’in, ahşap kursuna ve ardından takı kursuna gelmesi kendisine terapi gibi gelmiş.

    “Halk eğitim bana bir terapi gibi geldi. Sorunlarımı unuttum kendimi yeniden keşfettim” diyen Sevilay Özden şöyle devam etti:

    “Ben normal çocuklarıyla ilgilenen bir anneydim. Halk Eğitim kursları çok iyi. Bir şeylerle uğraşmayı seviyorum, o esnada kendi ağrılarımı unutuyorum. Bu kurs bana tekrar yaşamımı verdi. Hayatıma çok olumlu katkıları oldu. Burada ürettiklerimin çoğunu hediye ediyorum çünkü pazarlama işini çok beceremiyorum. Satmak da istiyorum ama yer yok. Birine kendi ürettiğim şeyi vermek beni mutlu ediyor.”

    Ürettiklerini satabilecekleri bir pazar alanı isteyen Özden, herkesin bu kurslara katılması gerektiği çağrısında bulundu.

    YILLARCA ÖĞRETEN BİRİ OLARAK ÖĞRENMENİN TADINI ÇIKARIYOR

    Emekli Öğretmen olan Nuran Türközü de yıllarca öğreten biri olarak bir şeyler öğrenmenin tadını çıkarıyor. İki yıldır takı kursuna geldiğini ve güzel dostluklar kurduğunu kaydeden Türközü, “Burada üretici olmak çok güzel. Evde sürekli toz almak, çamaşır yıkamak, pencere silmek yerine burada bir şeyler üretmek, bir şeyler öğrenmek yıllarca öğreten bir kişi olarak öğrenmenin tadını yaşıyorum” dedi.

    Zamanı doğru kullanmak açısından hayatına katkısı olduğunu kaydeden Türközü, ticari olarak beklentilerinin olduğunu belirtti.

    “DOLARIN ARTIŞI ÜRETİMİMİZİ ETKİLİYOR”

    Ekonominin bozulduğuna işaret eden Türközü, Kemeraltı’ndan aldığı ürünlerin pahalılığından şikayetçi. Altın, gümüş işlemeleri yapmak istediğini ancak her şeyin çok pahalı olduğunu kaydeden Nuran Türközü, şöyle devam etti:

    “Pazar alanı bulamıyoruz. Girişimlerde bulunduk stant ücretleri emekli için çok pahalı. Yetkililer özellikle yerel yönetimler bize bir yer ayarlasa en azından haftanın belirli günlerinde yaptıklarımızı orada sergilesek çok daha iyi olsa güzel olur. Ürünleri Kemeraltı’ndan alıyoruz. Maalesef son dolar artışından sonra fiyatlarda da çok artış var. O fiyatlar da bizim üretimimizi etkiliyor, çünkü istediğimiz her şeyi alamıyoruz. Bir şeyler alırken de fiyatlara bakıyoruz. Gümüşten işler yağmak istiyorum ama gümüş çok pahalı. Doğal taşlar pahalı. Onların hepsi dolar ile fırladı. Geçen seneki fiyatların neredeyse bir buçuk katına çıktı.”

    Mahalledeki kadınlara çağrıda bulunan Türközü, kadınlar bu tür kurslara giderek zamanlarını daha iyi değerlendirebileceklerini söyledi.

    “TAKI KURSU TERAPİ GİBİ GELİYOR”

    Songül Bazkara da cemevinde kadın kollarında çalışıyor. Uzun süredir takı işleriyle uğraştığını belirten Bazkara, “Ben uğraşmayı seviyorum, el becerisi gelişiyor. Kendime cep harçlığı çıkarıyorum. Bildiklerime daha fazla şey ekliyorum. Terapi gibi oluyor. Şimdi artık gümüş yapmaya başladım. Burada güzel zaman geçiriyorum. Güzel dostluk da oluşuyor. Cemevini bilmeyenlerde bu kursa gelerek bizim kültürümüzü de öğreniyorlar. Onlara bunu aktarmaya çalışıyoruz.  Merak ettikleri için anlatıyoruz” diye konuştu.

    Takı malzemesini Kemeraltı’ndan aldıklarını ancak fiyatların biraz pahalı olduğunu kaydeden Bozkara, “Bunların toptan yeri İstanbul olunca İzmir’e normal satıştan geliyor. Doların artışından sonra da fiyatlar daha da arttı. Burada güzel işler çıkarıyoruz. Mayıs ayında Narlıdere’nin bir festival programı oluyor orada stant açabiliyoruz. Bize fırsatlar tanınsa daha çok satışlarımız daha iyi olur” dedi.

    Pazar alanı bulamadıklarından şikayet eden Songül Bozkara, yerel yönetimlere çağrıda bulunarak kadınlara yönelik projeler üretmeleri gerektiğinin altını çizdi.

    53 yaşındaki Cemile de bir yıldır kursa geldiğini söyledi. Üç ay içinde takı yapmayı öğrendiğini belirten Cemile, sosyalleşmek anlamında takı kursunun hayatına katkısı olduğuna dikkat çekti.

    Semra ACAR/İZMİR

     

  • Aslan: Leyla Güven’in açlık grevi mücadelede söyleyebileceği son sözdür-VİDEO

    Aslan: Leyla Güven’in açlık grevi mücadelede söyleyebileceği son sözdür-VİDEO

    PİRHA – 79 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven için duyarlılık çağrısında bulunan Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Başkanı Mustafa Aslan,  gerek Türkiye kamuoyunun gerekse Alevi kurumlarının bir ses çıkartmaları gerektiğinin altını çizdi. Aslan, Güven’in açlık grevinin, verdiği mücadelede söyleyebileceği son söz anlamına geldiğini de belirtti.  

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevi bugün 79’uncu gününde. Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nden bugün tahliye olan Güven’le beraber 250’yi aşkın kişi farklı cezaevlerinde bulunan tutuklunun da açlık grevi eylemi devam ediyor.

    Sağlık durumu kötüye giden Güven, yürümekte zorlanıyor, mide bulantısı yaşıyor; ışık, koku ve sese karşı hassasiyeti artan tutuklu vekil, sıvı alımında da zorluk çekiyor. Ayrıca Güven, kötüleşen sağlık durumundan dolayı 10 Ocak’tan bu yana, yani iki haftadır avukatlarıyla görüşe çıkamıyordu.

    “LEYLA GÜVEN’İN ÇIĞLIĞINI BÜYÜTMEK GEREKİR”

    Güven’in açlık grevini PİRHA‘ya değerlendiren Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Başkanı Mustafa Aslan, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi sürecin toplumun birçok kesimini bu konuda dilsiz ve sağır yaptığı gibi Alevileri de bu anlamda dilsiz ve sağır yaptığını söyledi.

    Daha önce bu ülkede bu tür saldırılara bu tür siyasi olaylara Türkiye kamuoyunun az da olsa bir tepki verdiğini ancak Leyla Güven’in 79. gündür bedenini açlık grevine yatırmasına başta Türkiye kamuoyu olmak üzere Alevilerin de yeteri derecede sesini çıkarmadığının altını çizdi.

    “ALEVİ KURUMLARI BİR KAMUOYU OLUŞTURMALI”

    Narlıdere Cemevi Başkanı Aslan, bir insanın bedenini ölüme yatırması vermiş olduğu mücadelede söyleyebileceği son söz anlamına geldiğini belirterek şöyle devam etti;

    “Leyla Güven gibi canlar bu ülkede söyleyebilecekleri tüm sözleri söyleyip bedenini ölüme yatıran canlara buradan selam olsun. Bu selam sözde kalmamalı. Bu anlamda  Türkiye kamuoyu ve Alevi kamuoyu yapılması gereken ne varsa biran önce yapalım. Leyla Güven ve diğer canlarımızı kaybetmeyelim. Bu ülkede tutsak on binlerce insan var. Yine Alevi kamuoyunun tanıdığı canlar var. Aylardır tutsak ve hala mahkemeye bile çıkartılmadılar. O sebeple başta Alevi Bektaşi Federasyonu ve Türkiye’de başka Alevi kurumlarının buna dair bir kamuoyu oluşturmasıdır.”

    “HALKIN SESSİZ KALMASININ NEDENİ UYGULANAN FAŞİZAN BASKI”

    Türkiye kamuoyunun Leyla Güven’in açlık grevine sessiz kalmasının nedeninin Türkiye’de uygulanan faşizan yönetimin baskı, sindirme ve korku politikasının olduğunu kaydeden Aslan, “Sessiz kalmasının nedeni Türkiye’de uygulanan siyasi baskı. Bu toplumu dilsiz hale getirmiş. Yoksa görmüyor değil, vicdanları sızlıyor ama o iktidarın uygulamış olduğu faşizan baskı, saldırı herhalde nedenlerinden biri diye düşünüyorum” dedi.

    “KÜRT HALKINA YAPILAN ZULÜM ORTADA”

    “Leyla Güven nezdinde Türkiye’de hukukun, adaletin ve işleyen bir demokrasinin olmadığını gösteriyor” diyen Mustafa Aslan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Kürt halkına yapılan özel bir baskı yapılan zulüm ortada. Türkiye kamuoyu sessiz kalıyorsa başta iktidarın ve Türkiye’de siyasi yapıların Türkiye’de Kürtler söz konusu olunca sessizliğin bir yansıması bu. Başka bir partinin milletvekili olsaydı bu çığlık bu ses bu kadar sessiz olmazdı. Bu da Türkiye’nin içinde bulunduğu hukuksuzluk, adaletsizliğin bir yansıması.”

    “79 GÜNDÜR BİR BEDEN ÖLÜMLE YÜZ YÜZE”

    Leyla Güven’nin Türkiye’de hukuksuzca, adaletsizce tutuklu bulunan yüzbinlerce kişinin sesi olduğunu kaydeden Mustafa Aslan, herkesin biran önce Leyla Güven’in sesine ses vermesi çağrısında bulunarak şöyle dedi:

    “O sesin biran önce vicdanlara dokunması lazım. Hepimizin yapması gereken bu vicdanlarımızın sesini dinleyip gerekçe ne olursa olsun, baskı ne olursa olsun Leyla Güven’in sesine ses vermemiz lazım. Sözün tükendiği andır. 79 gündür bir beden ölümle yüz yüze…”

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

  • İzmir’de ‘Karneni getir kitabını al’ etkinliğinde kitap dağıtıldı

    İzmir’de ‘Karneni getir kitabını al’ etkinliğinde kitap dağıtıldı

    PİRHA – Okullar bugün itibari ile yarı yıl tatiline girdi. İzmir Narlıdere Cemevi ve İzmir Veli-Der Şubesi öğrenciler için kitap hediye etti. 

    Okullar 15 günlük yarı yıl tatiline girdi. Karne heyecanı yaşayan öğrencilere hediye kitap dağıtıldı. İzmir Narlıdere Cemevi Gençlik Kolları, ‘Karneni al cemevine gel’ sloganıyla öğrencilere masal, hikaye, roman ve Alevi gençlere yönelik ajanda hediye etti.

    Öte yandan Veli-Der Karşıyaka Şubesi de bugün Bayraklı, Nafiz Gürman, Yamanlar ve Karşıyaka Cumhuriyet mahallelerindeki ilkokulların önlerinde “Karneni Göster, Kitabını Al” etkinliği düzenledi. Karnesini getiren 1300’e yakın çocuğa kitap ve dergi dağıtılarak çocukların karne sevincine ortak oldular.

    PİRHA /İZMİR

     

  • Temelli: Kürt düşmanlığı ile birlikte Alevi düşmanlığı yapılıyor

    Temelli: Kürt düşmanlığı ile birlikte Alevi düşmanlığı yapılıyor

    İzmir’deki cemevlerini ziyaret eden HDP Eş Başkanı Sezai Temelli, Kürt düşmanlığı ile birlikte Alevi düşmanlığının da yapıldığını, demokrasi cephesini geliştirme zamanı olduğunu söyledi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütü’nün yerel seçimler öncesi Ege bölgesinde düzenlediği program kapsamında Narlıdere ve Yamanlar cemevleri ziyaret edildi. HDP Eş Başkanı Sezai Temelli ile birlikte, milletvekilleri Alican Önlü, Selçuk Mızraklı, Ebru Güney, Serpil Kemalbay, MYK üyesi Gülsüm Ağaoğlu, PM üyesi Nazmi Gür, il eş başkanları ve bölge PM’leri katıldı.

    Heyet ziyaretleri kapsamında ilk önce Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği ve Cemevi’ni ziyaret etti. Partilileri Cemevi üyeleri, Alevi dedeleri ve dernek Başkanı Mustafa Aslan karşıladı. Toplumun tüm kesimleriyle parti olarak kucaklaştıklarını söyleyen Temelli, Türkiye’deki faşizmle mücadele etmek için daha fazla dayanışmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Türkiye’de sadece Kürt düşmanlığının değil aynı zamanda Alevi düşmanlığının da adım adım sürdürüldüğünü belirten Temelli, “Bu yönetim toplumun tüm farklı kesimlerine düşman, Alevilere yıllardır aynı sözler veriliyor. Bakın her seçimde cemevlerine yasal statü sözü verilip seçim sonrası unutuluyor. Hiç utanmadan, yüzleri kızarmadan Alevi toplumuna ve inancına o tekçilik dayatılıyor. Gittiğimiz her yerde cemevlerini ziyaret ediyoruz, çünkü bu anlayışı birlikte kıracağımıza inanıyoruz.” dedi.

    “YAN YANA GELMELİ, İYİLİĞİN SESİNİ YÜKSELTMELİYİZ”

    Her inancın ibadet hakkının yok sayıldığını kaydeden Temelli, “Cemevlerine yasal statü tanımanın ötesinde bir şey söyleyeceğim. Hiçbir vicdanın kabul etmediği, dünyanın hiçbir yerinde kabul edilemeyecek defin hakkı; yani yitirdiklerimizi kendi inancımız çerçevesinde toprağa verme hakkını gasp eden ve buradan bir nefret söylemi üreten anlayışla karşı karşıyayız. Artık tuzun koktuğu, suyun çürüdüğü yerdeyiz. Rojava’da Arap Alevisiyle, Kürdüyle birlikte seküler bir vaha kurulmuştur ama bu iktidar, iradeyi tanımak yerine yine savaş çığırtkanlığı yapıyor. Karşımızdaki iktidar madem tüm yaşam alanlarımızı yok ediyor o zaman yapmamız gereken kaderimize razı olmak değildir. Yan yana gelmeli, iyiliğin sesini yükseltmeliyiz. Biz biliyoruz ki iyi olanlar kazanacak.” şeklinde konuştu.

    Yerel seçimlerin yakın zamanda yapılmış tüm seçimlerden ayrı bir önem taşıdığına vurgu yapan Temelli, “Kentimizi de kendimizi de biz yöneteceğiz’ diyoruz. Şimdi Kentimizi yönetme iradesini ortaya çıkarma zamanıdır. Bu saldırılara karşı tam da demokrasi cephesini geliştirme dönemidir. Olduğumuz yerde İzmir’de Narlıdere’de güçlü bir dayanışma göstermeliyiz. Sizinle dayanışmaya geldik. Sizinle haklarınızı savunmaya geldik.” dedi.

    “HALKÇI VE YEREL YÖNETİM ANLAYIŞINA İHTİYACIMIZ VAR”

    Temelli’den sonra kısa bir konuşma yapan Mustafa Aslan, HDP’nin daha önceki dönemlerde gösterdiği güçlü dayanışmayı bu seçimde daha da büyütme beklentisi taşıdıklarını ifade etti. Seçimde Alevi derneklerinin alacağı tavır üzerine kendi iç tartışmaları yaptıklarını belirten Aslan, “Özellikle HDP’nin batı illerinde alacağı tavır hepimizi yakından ilgilendiriyor. Özellikle 7 Haziran süreciyle birlikte HDP’nin burada kurduğu sıcak teması bozmadan geliştirecek bir tavrı HDP’den bekliyoruz. Yerel yönetimler demokrasinin olmazsa olmazıdır. AKP’nin yerel demokrasi anlayışı zaten ortadadır, hepimizin daha demokratik daha halkçı ve yerel yönetim anlayışına ihtiyacımız var.” diye konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından, heyet Yamanlar Alevi Kültür Derneği ve Cemevi ziyaret edildi. Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, HDP’nin tüm saldırılara karşı Alevilerle dayanışmayı kesmediğini söyledi. (HABER MERKEZİ)

  • Narlıdere Cemevi’nde kadınlar biraraya geldi: Kadınlar barış dili kullanır-VİDEO

    Narlıdere Cemevi’nde kadınlar biraraya geldi: Kadınlar barış dili kullanır-VİDEO

    PİRHA – İzmir’de bulunan Narlıdere Cemevi Kadın Kolları düzenledikleri kahvaltıda bir araya geldiler. Maraş  Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin anıldığı etkinlikte, yerel seçimlere vurgu yapıldı. Öte yandan katliamların çevre, inanç ve doğa üzerinden yapıldığına da dikkat çekildi. 

    İzmir’de bulunan Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Narlıdere Cemevi Kadın Kolları kahvaltı organizasyonu gerçekleştirdi. Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan kahvaltıya o bölgede bulunun demokratik kitle örgütlerinde ve siyasi partilerde aktif çalışan ve derneğin kadın üyeleri katıldı. Öte yandan etkinliğe Narlıdere Belediye başkan aday adayları da katıldı. Kısa bir sinevizyon gösteriminden sonra ilk olarak Kadın Kolları Başkanı Sabiha Kılıç konuştu. Bu kahvaltının geleneksel hale getirildiğini kaydeden Kılıç, kahvaltının amacının kadınlarla birlik ve dayanışmayı sağlamak olduğunu kaydetti.

    Yeni yıl mesajı veren Kılıç, “2019 yılının dünyamız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Artık savaşlar bitsin, çocuklar ölmesin, kadınlar şiddete maruz kalmasın. Yeni yıl bizlere yeni umutlar, yeni başlangıçlar olsun” diye konuştu.

    “KADIN BU TOPLUMUN ANA ÖGESİDİR”

    Daha sonra Alevi Bektaşi Kültürünü Yaşatma Derneği Başkanı Mustafa Aslan kısa bir konuşma yaptı. Aslan, kadınlar bir tolumun kültürel, siyasal, inançsal ana ögesi olduğunu belirtti.

    Bu toplumun yarına hem kültürünü hem inancını hem de siyasi geleceğini taşıyabilmek için kadınlara çok iş düştüğünü kaydeden Aslan, “Kendinizi sadece evde oturan iş yapan ya da bir anne olarak görmeyin. Siz bu toplumun yarının aynasısınız” dedi.

    “YAKLAŞAN YEREL SEÇİMDE SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI YAPILIYOR”

    Türkiye’nin siyasi sürecini de değerlendiren Aslan, “Bu ülkeyi yöneten kişinin her gün meydanlarda ağıza alınmayacak lafları etmesinin Cumhurbaşkanı’na yakışmadığını hepimiz biliyoruz. Ve bunu maalesef çocuklarımız televizyonlarda izliyor. Bu inkarcı, kinci, ötekileştirici dili maalesef dinliyorlar” dedi.

    Yaklaşan yerel seçimlerde savaş çığırtkanlığının ve ötekileştirici bir dilin kullanıldığını kaydeden Mustafa Aslan, 31 Mart’ın önemine dikkat çekti.

    Aslan, herkesin seçimde sokak sokak gezip özgürlüğü, demokrasiyi herkese anlatması gerektiğini belirtti. Kadınların bu seçimde önemli rol oynadığını belirten Aslan, kadınların barışçıl bir dil kullandığını kaydetti.

    40 yıl önce yaşanan Maraş Katliamı’nı hatırlatan Aslan, katliamda bir kadının kocasına, ‘Beni sen öldür, onlara bırakma’ sözlerini hatırlatarak, katliamda hamile kadınların ve bebeklerin süngülerle öldürüldüğünü kaydetti.

    “ZORLA ÇOCUKLARA DAYATILAN DERSLER KATLİAMDI”

    Katliamların hala devam ettiğini belirten Aslan, şöyle devam etti:

    Çocuklarımız katlediliyor. İşyerlerinde ve politikada yok ediliyoruz. Çünkü dil, inkarcı, kinci ve nefretci bir dil. Çocuklarımız okullarda zorla kendi inancı kendi kültürü olmayan bir eğitim sistemiyle karşı karşıya. Sadece katliam canlıyı katletmek değildir, eğitimde, kültürde gündelik yaşamda da maalesef katliam şeklini ve yöntemini değiştirerek devam ediyor.

    Maraş Katliamı’nda  yaşamını yitirenleri anan Mehmet Aslan, Maraş Kaliamı’nı yapanların yargılanmadığını tam tersine ödüllendirilerek bakan ve milletvekili yapıldıklarını söyledi.

    MARAŞ ANMASI

    Son olarak İzmir’de gerçekleştirecekleri anma için çağrı yapan Aslan, “22 Aralık Cumartesi günü saat 15.00’te Ahmet Priştina Demokrasi Meydanı’nda ardından da ABF’nin İzmir Bileşenleri olarak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde saat 17.00’de açıklama yapılacak” dedi.

    Kahvaltı halaylarla son buldu.  PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

  • Ordulu Aleviler Görgü Cemi gerçekleştirdi- VİDEO

    Ordulu Aleviler Görgü Cemi gerçekleştirdi- VİDEO

    PİRHA- Güvenç Abdal Ocağına bağlı Ordu Gürgentepe’li Alevi yurttaşlar Narlıdere Cemevinde Görgü Cemi gerçekleştirdi.

    Narlıdere Cemevi’nde gerçekleştirilen ve senede bir kez yapılan Görgü Cemi’ni Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Ali Duran Uluşan yürüttü. Hak lokmalarının pay edilmesinden sonra yılda bir kez yapılan Görgü Cemi’ne geçildi.

    Görgü Cemi’nde konuşan Güvenç Abdal Ocağı Dedesi Ali Duran Uluşan, “Hacıbektaş Dergahı’na nasıl eğri odun girmemiş ise senede bir kere yapılan bu ceme eğri insan giremez. Bu meydanda Hakkın divanına geldik. Alacağı olan alacak, vereceği olan verecek ve küskünler barışacak. Kin, nefret ve garez yok olacak. Bir post serdik ve işlenen günahları o postun altına hapsettik. Üstünü de nur eyledik. Birbirimize kırgın, dargın olabiliriz. Burada her şeyi bir kenara bırakıp rıza ve razı olacağız” diye konuştu.

    Tüm taliplerin posta çıktığı ve görgü gördüğü cemde rızalık alındı. Cem, kurban lokmasının pay edilmesi ile son buldu.

    PİRHA / İZMİR

     

     

  • Narlıdere Kadın Kolları, 20 Aralık’da kahvaltıda bir araya geliyor

    Narlıdere Kadın Kolları, 20 Aralık’da kahvaltıda bir araya geliyor

    PİRHA – Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Narlıdere Cemevi Kadın Kolları, 20 Aralık Perşembe günü  kahvaltıda bir araya geliyor. 

    İzmir Narlıdere’de bulunan Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Narlıdere Cemevi Kadın Kolları kahvaltı düzenliyor. Düzenlenen birlik ve dayanışma kahvaltısı 20 Aralık Perşembe günü sabah saat 10.30’da Atatürk Kültür Merkezi’nde olacak.

     

  • İzmir Balçova ve Narlıdere’de aşure lokmaları pay edildi-VİDEO

    İzmir Balçova ve Narlıdere’de aşure lokmaları pay edildi-VİDEO

    PİRHA – İzmir Narlıdere Cemevi ve Balçova Alevi Bektaşi Derneği’nde aşure lokmaları pay edildi. 

    Muharrem ayı dolayısıyla 12 gün tutulan yas orucunun ardından cemevlerinde aşure lokması veriliyor.

    İzmir Narlıdere Cemevi’nde Matem orucu sonrası aşure lokmaları verildi.

    Cemevi Başkanı Mustafa Aslan, Muharrem ayında emeği geçen herkese, hizmet yapan herkese teşekkürlerini belirten Aslan, kenetlenmenin siyasi kirlilikten kurtulmanın tek yolu olduğunu söyleyerek birlik çağrısında bulundu.

    ‘Bugün hepimizin Hüseyni duruşa ihtiyacı var” diyen Aslan, Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da Dersim’de acıları tekrardan yaşamamak için herkesin kendi rengiyle bir arada yaşayacak bir ülke umuduyla canları selamladı.

    Sonrası Ali Dede’nin verdiği gülbeng ile aşure lokmaları pay edildi.

    Öte yandan Balçova Alevi Bektaşi Derneği’nde de gülbeng okunarak aşure lokmaları pay edildi.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Madımak Katliamı ortaçağ artığı gerici katillerin tetikçiliği ile hayata geçirildi’

    ‘Madımak Katliamı ortaçağ artığı gerici katillerin tetikçiliği ile hayata geçirildi’

    PİRHA- İzmir Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği ve Cemevi, Madımak Katliamı’nın 25. yılında kitlesel bir açıklamayla katliamda yaşamını yitirenleri andı.

    İzmir’de Narlıdere eski belediye önünde yapılan anma etkinliğinde katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile ‘Madımak yanıyor, unutmadık, unutturmayacağız’ pankartı açılarak yürüyüş gerçekleştirildi. CHP, HDP, EMEP, Haziran Hareketi, Eğitim-Sen 6 Nolu Şube ve hemşehri derneklerinin destek verdiği etkinlikte basın açıklamasını Narlıdere Cemevi Başkanı Mustafa Aslan okudu.

    “MADIMAK, ORTAÇAĞ ARTIĞI KATİLLERİN TETİKÇİLİĞİYLE HAYATA GEÇİRİLDİ”

    Katliamı gerçekleştiren sanıkların kollanarak hiçbirinin cezalandırılmadığını belirten Aslan şunları belirtti:

    “Bundan tam 25 yıl önce 33 canımız Sivas’ın ortasında tekbir sesleri eşliğinde devlet güçlerinin gözleri önünde yakılarak katledildi. Sivas Madımak Katliamı egemenlerin askeriyle, polisiyle, yargısıyla, medyasıyla, belediyesiyle, hükümetiyle organize ettiği ve ortaçağ artığı gerici katillerin tetikçiliğiyle hayata geçirdiği planlı bir katliamdı. Katliamdan sonra gerici katil güruh içinden sadece birkaçına dava açıldı. Ya hiç ceza almadılar, ya kurtuldular. Bugün ise AKP iktidarı ülkeyi baskıya dayalı OHAL ile yönetmektedir. Bu bahaneler ile KHK’lerle yüzbinlerce insan haksız yere işten atıldı, muhalif basın organları kapatıldı, insanlar hukuksuzca kararlarla tutuklandı. Milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler hukuksuzca cezaevine atıldı. Eğitimde akıl, bilim, eleştiri ve sorgulamanın yerine akıl dışı doğmalara dayalı gerici ve ırkçı bir anlayış getiriliyor. Çocuklarımız tacizci vakıflara teslim ediliyor.”

    “MADIMAK ÖZÜNDE TÜM ÖTEKİLEŞTİRİLENLERE KARŞI BİR KATLİAMDI”

    AKP hükümetinin 24 Haziran seçimlerinden sonra kendilerinden olmayana karşı saldırgan tavırlarının ve tehditlerinin devam ettiğini belirten Aslan şunları vurguladı:

    “AKP iktidarı bilmelidir ki; Kerbela’da Şah Hüseyin Yezid’e karşı nasıl boyun eğmediyse, Pir Sultan Hınzır Paşa’ya nasıl direndiyse biz de bugün ezilenler olarak Şah Hüseyin, Pir Sultan gibi tüm baskı, sömürü ve zulme karşı boyun eğmeyeceğiz. Birlikte mücadeleyi büyüterek direnmeye devam edeceğiz. 2 Temmuz Madımak katliamı aslında özünde sadece Alevilere karşı değil ötekileştirilen, dışlanan, yok sayılan toplumsal kesimlere karşı yapılan bir katliamdır.”

    Anma etkinliği katliamda yaşamını yitirenler anısına çerağ yakılması ile son buldu.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

  • HDP İzmir Milletvekili Adayı Kemalbay’dan İzmir’de cemevlerine ziyaret: Yezit’e oy yok-VİDEO

    HDP İzmir Milletvekili Adayı Kemalbay’dan İzmir’de cemevlerine ziyaret: Yezit’e oy yok-VİDEO

    PİRHA- HDP İzmir Milletvekili Adayı Serpil Kemalbay Narlıdere HBVAKV Cemevi’nde Alevilerle buluştu. Kemalbay daha sonra ise Balçova’da bulunan Alevi Bektaşi İnanç Derneği’ni ve Buca’da bulunan Alevi Bektaşi Derneği’ni de ziyaret etti. Buca’da yaptığı konuşmasında Kemalbay, “Aleviler rahat olsunlar, bizim Yezid’le anlaşmamız söz konusu olamaz. Bunu 7 Haziran seçimlerinde onu başkan yaptırmayarak gösterdik” diye kaydetti.

    HDP İzmir Milletvekili Adayı Serpil Kemalbay Narlıdere HBVAKV Cemevi’nde Alevilerle buluştu.
    Cemevinde yoğun katılımın olduğu buluşmada Kemalbay, Alevilerin kendini HDP’de kendi özgünlüğüyle ifade ettiği bir platform olduğunu kaydetti.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz’in de yer aldığı buluşmada Aleviler kaygılarını ve sorularını HDP temsilcileriyle paylaştı. Alevilerin soruları içinde ikinci turda HDP’nin tavrı da yer aldı.

    Ziyarette HDP İzmir Milletvekili Adayı Tamer Aydın, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sevtap Akdağ, HDP İzmir İl Eş Başkanı Çerkez Aydemir ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz de yer aldı.

    “YEZİT’LE ANLAŞMAMIZ SÖZ KONUSU OLAMAZ”

    Balçova ve Narlıdere Cemevlerinin ardından Buca Alevi Bektaşi İnanç Derneği’ni ziyaret eden Kemalbay, Tamer Aydın ve partilileri Alevi Bektaşi İnanç Derneği yönetim ve üyeleri karşıladı. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz’in de yer aldığı ziyarette kadınların katılımı yoğundu. Dernek üyelerin özellikle Alevilerin Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tura kalınması durumunda HDP’nin tutumunun ne olacağına dair soruları üzerine sohbet gerçekleştirildi. Kemalbay “Aleviler rahat olsunlar, bizim Yezid’le anlaşmamız söz konusu olamaz. Bunu 7 Haziran seçimlerinde onu başkan yaptırmayarak gösterdik.” diye kaydetti. HDP’nin ikinci tur seçiminde CHP’nin adayı Muharrem İnce’yi destek verip vermeyeceği sorularına Kemalbay “HDP pazarlık partisi değildir, demokratik özgürlükçü olan herkesi destekleyebilir. Şu an asıl sorun HDP’nin meclise girip girmemesidir. HDP üzerine düşen tarihsel bir sorumluluk varsa mutlaka yapacaktır.” dedi.

    Ziyarette Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz’de” Biz Aleviler tarihsel rol ve sorumluluğunu yerine getirmesi gerekiyor. Bunlardan kurtulmanın bugünkü koşulu HDP’yi meclise sokmaktır. Kabul edelim AKP’ye karşı en iyi direnen de HDP’dir.” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Cemevinde halk toplantısı: Laiklik ve demokrasi için mücadele etmeliyiz-VİDEO

    Cemevinde halk toplantısı: Laiklik ve demokrasi için mücadele etmeliyiz-VİDEO

    PİRHA – Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Cemevi halk toplantısı gerçekleştirdi. Siyasi süreç ve Alevilerin durumunun tartışıldığı üye toplantısında 4 Mart’ta yapılacak olan Genel Kurul için görüş alışverişi de yapıldı. 

    Haberin Videosu

     

    Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Cemevi halk toplantısı gerçekleştirdi. Siyasi süreç ve Alevilerin diğer toplumsal muhalif kesimlerle dayanışma içerisinde olması gerektiği savunulan toplantıda dernek başkanı Mustafa Aslan bir konuşma yaptı.

    Aslan, “Bu ülkede laiklik yoksa, demokrasi yoksa biz Alevilerin nefes alma şansı yok. Bizim önce bu ülkenin laik, demokratik bir ülke olabilmesi için mücadele vermemiz gerekiyor. Bununla ilgili mücadele veren tüm toplumsal yapılarla, tüm kesimlerle omuz omuza mücadele vermemiz lazım” dedi.

    “Alevi toplumunun inancını rahat yaşayabilmesi için bu derneğin Türkiye’de kurulan diğer Alevi kurumları ile birlikte Alevilerin hak taleplerini daha güçlü bir sesle dile getirmesi gerekiyor” diyen Aslan şunu belirtti:

    “Bir hemşeri derneği, siyasi parti ve meslek odası değiliz. Bir inanç kurumuyuz, aynı zamanda demokratik kitle örgütüyüz. Bu ülkenin demokrasi mücadelesinde omuz omuza, bu mücadeleyi verecek kurumlara, dostlara, yapılara ihtiyacımız var.”

    LAİKLİĞE, DEMOKRASİYE, ÖZGÜRLÜĞE TARAF OLMALIYIZ

    Derneğin 16 Nisan 2016’da yapılan referandumda ‘Hayır’ için çalıştığını hatırlatan Aslan, 2019 yılında Cumhurbaşkanlığı seçiminde derneğin taraf olması gerektiğinin altını çizdi.

    “2019 yılında yapılması düşünülen cumhurbaşkanlığı seçiminde de bu derneğin taraf olması lazım. Laikliğe, demokrasiye, özgürlüğe taraf olması lazım. Bu dernekte mücadele eden, sizler adına, bizler adına yöneticilerin, hepimizin rızalığını alarak, desteğini alarak önümüzdeki dönemdeki mücadeleyi güçlü bir şekilde vermesi lazım. Bu toplantının ana sebeplerinden biri; 4 Mart Pazar günü yapacağımız Genel Kurul öncesi bu derneğin yönetim kadrosu, bu dernekte hizmet edecek olan insanların nasıl bir profile sahip olması gerektiğine birlikte karar vermeliyiz. Bu dernek bizim, inancımız bizim ve bu ülke bizim ülkemiz.”

    “MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK ZORUNDAYIZ”

    Hükümete karşı mücadele veren diğer kurumlarla birlikte mücadeleyi nasıl daha güçlü bir hale getirmeyi düşünmek, tartışmak, konuşmak zorunda olduklarını belirten Aslan, “Aksi halde her geçen gün baskının, zulmün arttığı bir ülkede sessiz kalıyoruz, siniyoruz, korkular bizi sarmaya başlıyor, komşumuza yapılan baskıya sessiz kalıyoruz. Bu ülkenin daha karanlığa gitmesine engel olma görevi biz Alevilere düşüyor. Mücadeleyi büyütmek, mücadele verenin yanında olmak zorundayız” dedi.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • İzmir Narlıdere Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yeni eğitim müfredatı protesto edildi

    İzmir Narlıdere Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yeni eğitim müfredatı protesto edildi

     PİRHA -Yeni eğitim öğretim yılı bugün başlarken birçok il ve ilçede Eğitim – Sen öncülüğünde birçok Alevi kurumu ve sivil toplum örgütü yeni gerici eğitim müfredatını protesto etmek için Milli Eğitim Bakanlıkları önünde basın açıklaması yaptı.

    Yeni eğitim müfredatında yaşanan gericiliğe karşı laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim talebi için yeni eğitim öğretim yılının ilk gününde Eğitim – Sen öncülüğünde birçok Alevi kurum, sivil toplum örgütü ve vatandaşlar tarafından Milli Eğitim Bakanlıkları önünde protesto eylemleri ve basın açıklamaları yapıldı.

    İzmir Eğitim -Sen 6 Nolu şube ve Narlıdere Cemevi öncülüğünde Narlıdere Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yeni eğitim müfredatını protesto etmek için birçok yurttaşın katılımı ile basın açıklaması yapıldı. . Kitle adına basın açıklamasını eğitim sen 6 Nolu şube başkanı İsmet Sözer yaptı.

    İzmir İl Milli Eğitim önünde basın açıklaması yapılmadı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yarın tüm şubeleri ile yeni eğitim müfredatını protesto etmek için basın açıklaması yapmayı düşünüyor. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir Bileşenleri, Gülmen ve Özakça için açlık grevi başlatacak

    Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir Bileşenleri, Gülmen ve Özakça için açlık grevi başlatacak

    PİRHA -Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir bileşenleri yarın “İnsanlık Ölmesin! Nuriye ve Semih yaşasın” şiarıyla bir günlük açlık grevi başlatacaklar. 

    Alevi Bektaşi Federsyonu İzmir bileşenleri, 134. gündür açlık grevinde olan eğitimci Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın durumuna dikkat çekmek için bir günlük açlık grevine gireceklerini duyurdular.

    “İnsanlık ölmesin! Talepleri derhal kabul edilsin. Nuriye ve Semih yaşasın” şiarıyla  yarın (21 Temmuz) saat 12.00’de Alevi Bektaşi Derneği Narlıdere Cemevi’nde biraraya gelerek açlık grevine destek verecekler.