Etiket: nurettin erdoğan

  • ‘Cemevi Başkanlığı’nın asimilasyonunu anlatmak için cemevlerine, köylere ulaşmalıyız’- VİDEO

    ‘Cemevi Başkanlığı’nın asimilasyonunu anlatmak için cemevlerine, köylere ulaşmalıyız’- VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, AKP’nin ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevileri bölme hamlesine tepki gösterdi. Erdoğan, “Onların vereceği herhangi bir maddi manevi şeyler bizi tatmin etmez. Öncelikle bizleri tanırlarsa birlikte yol yürüyebiliriz. Ama bunu yapmazlarsa kesinlikle bizim onların sunduğu yardımlara  ihtiyacımız yok” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzletilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na büyük tepki gösteriyor.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir ögeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, hükümetin Alevilere yönelik faaliyetlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    Son dönemlerde iktidarın Alevi kurumlarına yönelik asimilasyon girişimlerin yoğunlaştığını belirten Erdoğan, “Bu girişimler nezdinde bizleri sürekli arayarak irtibat kurmaya çalışıyorlar. Buradaki kurumların eksikleri nelerdir, talepleri nelerdir, aydınlatma giderleri nedir gibi girişimlerle bizlere şirin gözükmeye çalışıyorlar ve bizim gerçek anlamdaki taleplerimizi geri planda tutuyorlar” dedi.

    “ÖNCELİKLE HAKLARIMIZI İADE ETSİNLER”

    Aleviler olarak ülkede bulunan tüm halkların eşit haklara sahip olabilmesi için yıllardır mücadele yürüttüklerini ifade eden Erdoğan, “En başta zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevlerinin inanç statüsünde sayılması, temel eğitimin daha liyakatli bir şekilde verilmesi, gibi talebimiz var. Bunlar oldum olası devam ediyor” diye konuştu.

    İktidarların asimilasyon politikalarına karşı mücadele ettiklerini söyleyen Erdoğan, “Eşit haklara sahip olabilmek eşit, inançsal düşüncelere sahip olabilmek ve herkesin inancını özgür bir şekilde yaşayabilmesi için taleplerimizi net bir şekilde iletmeye çalışıyoruz” dedi.

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın Alevilere yönelik asimilasyon çalışmaları konusunda bilgi sahibi olmayan kurumların sanki kendilerine değer veriliyormuş gibi algıladıklarını dile getiren Erdoğan, “Yöresel olarak kurulan cemevleri ve köylerde kurulan derneklerin hiçbir tanesinin bu oluşumdan haberleri olmadığı için bunlar orada yapılacak olan ufak tefek şeyleri kendilerine değer verilmiş gibi görüyorlar. Aslında o değer değil bizim nazarımızda göz boyamaktır, şirin gözükmektir. Eğer samimi iseler öncelikle Alevilerin varlığını, Alevilerin hakları olduğunu, hakların da eşit şekilde verilmesi gerektiğini bilmeleri gerekir” diye belirtti.

    “KÖY KÖY DOLAŞARAK İNSANLARIMIZA ULAŞMALIYIZ”

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığının oluşumundan haberi  olmayan kurumlara organizeli bir çalışma yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Nurettin Erdoğan, “Yeni kurulan derneklerimize, cemevlerimize, ilçelerimize, kazalarımıza, köylerimize yönelik organize bir çalışma yaparak, ulaşarak bilgileri aktarmamız gerekiyor” şeklinde ifade etti.

    “ASİMİLASYON POLİTİKALARINA GELMEYECEĞİZ

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Biz asırlardan bu yana hep kendi emeklerimizle, toplumun vermiş olduğu rızalık lokmaları ile kendi süreğimizde ve kurumlarımızda hizmetlerimizi yürütüyoruz. Bizler bu asimilasyon politikalarına gelmeyeceğiz. Yakın zamanda da federasyonlarımız genelge yayınlayacaktır. Bu bölgelerde gerekli çalışmalarımızı yapıp örgütsel yapılanma içerisinde halkımızı bilinçlendireceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO
    15-Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO
    16-‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO
    17-‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO
    18-‘Gülsev Kaya: Biz ulufeyle, parayla, maaşla tarif edilecek bir geçmişe sahip değiliz’ – VİDEO
    19-‘Büyükşahin: Alevileri kendi kirli işlerine ortak etmek istiyorlar ‘– VİDEO
    20-‘Karaoğullarından: Maaşı kabul eden ‘Hınzır Paşa’lara geçit vermeyeceğiz’- VİDEO
    21-Güleç: Hedefleri Alevi kurumsallaşmasının ulaşamadığı yerleri ele geçirmek – VİDEO
    22-‘Alevilerin bu kötü gidişata bir an önce dur demesi lazım’
    23-Sazcı: Dedelere maaş, makbul ve makul bir Alevilik yaratma girişimidir-VİDEO
    24-‘Dedelere maaş teklif edilmesi Aleviler üzerinde dayatmayı yaratır’- VİDEO

     

     

  • Erdoğan: Katliamların tekrarlanmaması için davanın takipçisi olacağız-VİDEO

    Erdoğan: Katliamların tekrarlanmaması için davanın takipçisi olacağız-VİDEO

    PİRHA – Sivas Katliamı davasının zaman aşımına uğratılarak düşürülmesine tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Bu karar tüm insanların vicdanında kara bir leke olarak sunulmuştur. Çünkü insanlık suçu affedilecek bir suç değildir” dedi.

    Sivas Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993’te 33 aydının yakılarak öldürülmesine ilişkin davada mahkeme heyeti davanın düşmesine karar verdi.

    Alevi kurumları, siyasi partiler, milletvekilleri ve hak savunucuları başta olmak üzere toplumun büyük bir kesiminden karara ilişkin tepkiler yükseliyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, konuya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “SİVAS MADIMAK KATLİAM DAVASI TEK ADAMIN TALİMATIYLA ZAMAN AŞIMINA UĞRATILDI”

    Son zamanlarda gerçekleşen bir insanlık dramına, bir insanlık suçuna karşı mahkemenin vermiş olduğu kararın insanların vicdanlarında çok büyük yaralar açtığını belirten Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Sivas davasının 30 yılını tamamlamasından dolayı görülen davanın mahkeme heyetinin kendi görüşleri doğrusunda vermiş olduğu bir karar değil, tek adamın ağzından çıkan bir talimatla davanın zaman aşımına uğratılmasına karar verilmiştir” dedi.

    Bu kararın tüm Alevi canların, ilerici, aydın düşünceye sahip tüm insanların vicdanında kara bir leke olarak kalacağını ifade eden Erdoğan, “İnsanlık katliamında, insanlık dramında zaman aşımının olmayacağını bütün nesille bilir ve böyle kabul eder. Çünkü insanlık suçu affedilecek bir suç değildir” diye konuştu.

     “FAİLLER BELLİ OLDUĞU HALDE MAHKEMEYİ SONUÇLANDIRMAK İÇİN TÜRKİYE’YE GETİRİLMEDİ”

    Sivas Katliamı sanıklarının failleri belli olduğu halde aranan sanıkların mahkemede olmayışından dolayı davanın ileri tarihlere ertelenmesi ve yurt dışından talep edilen sanıkların Türkiye’de idam var gerekçesiyle iade edilmemesinin anlaşılır bir durum olmadığını ifade eden Erdoğan, “Türkiye’de idam yasasını kalkmasından sonra tekrar taleplerin yerine getirilmesi gerekiyordu. Sanıkların iade talepleri yurt dışında ve özellikle Almanya’da olan sanıkların hiç birisinin iadelerini söz konusu olmadı” şeklinde ifade etti.

    SANIKLARI İADE ETMEYEN ALMANYA’NIN DA BU İŞİN İÇİNDE ELİ OLABİİLİR”

    Erdoğan, “Burada insan aklına bir düşünce, bir soru işareti geliyor Almanya’nın da acaba bu işin içinde bir parmağı mı var? Hitler döneminde yaşananlardan dolayı, bunlarla yüzleşip hesaplaşmış bir devlet, ama Sivas Madımak Katliamı sanıklarını iade etme konusuna vurdumduymaz bir şekilde iadelerini yapmıyor” diye konuştu.

    “İnsanlık dramını, bir katliamın failler de belli olduğu halde yürütülen davanın 30 yıl sürmemesi gerekirdi” diyen Erdoğan, “Adil ve adaletli bir ülkede adalet kendi mekanizmalarını iyi çalıştırabiliyorsa, orada vicdana sahip insanlar oturuyorsa, bu mahkemelerin bu olayları bir an önce karara bağlayıp, failleri cezalandırması gerekirdi. Cezalandırılmalı ki ileriki dönemlerde bir daha bu tür katliamlara maruz kalmayalım. Bunun örneği geçmişte Maraş’ta ve Çorum’da yaşandı. Maraş ve Çorum katliamlarının sonuçları ve failleri cezalandırılmadı, bunlar da süreç içerisinde zaman aşımına uğradı” dedi.

    “SONUNA KADAR BU DAVANIN TAKİPCİSİ OLACAĞIZ”

    Biz bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız diyerek dayanışma ve mücadeleye vurgu yapan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Alevi örgütleri olarak insanlık suçuna karşı mücadele veren tüm örgütlerle, tüm yapılarla birlikte mücadele vereceğiz. Gelecek nesillerin benzer katliama maruz kalmaması için biz mücadelemizi sürdüreceğiz, bunun takipçisi olacağız. İnsanlık suçu işleyen herkesi de buradan lanetliyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Erdoğan’dan AKP’ye: Alternatif etkinlik değil, Alevilerin taleplerini yerine getirin -VİDEO

    Erdoğan’dan AKP’ye: Alternatif etkinlik değil, Alevilerin taleplerini yerine getirin -VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan Kültür Bakanlığı ile Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı tarafından Hacı Bektaş Veli portresi üzerinde dezenformasyon yapılmasına tepki gösterdi. Erdoğan, “Geçmişten günümüze kadar Aleviliğin yaşam felsefesindeki ritüelleri, görselleri belli, önemli ve kutsaldır. Bunlar üzerinde oynanmasını asla kabul etmeyiz” dedi.

    Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın Kültür ve Turizm Bakanlığı ile organize ettiği Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinlikleri için kullanılan görselde Hacı Bektaş Veli’nin kucağındaki aslan ile ceylanın kaldırılması, Alevi toplumu tarafından tepki ile karşılandı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan yapılan bu değişime tepki gösterdi.

    “ALEVİLER KENDİ DEĞERLERİYLE OYNANMASINI ASLA KABUL ETMEZ”

    Erdoğan, “Geçmişten günümüze kadar Aleviliğin yaşam felsefesindeki önemli değerleri, ritüelleri, görselleri Aleviler nezdinde bellidir, kutsaldır. Bunlar üzerinde oynanmasını hiçbir Alevi toplumu kabullenmez ve kabul de etmez” dedi.

    “Kendi akıllarınca alternatif bir etkinlik yapıp toplumun gözüne şirin görünmek ve hoş tutmak gibi bir girişimleri var” diyen Erdoğan, “Hiç ummadığınız bir biçimde farklı girişimlerde bulunan iktidar yetkilileri, Hacı Bektaş Veli’nin 752 ölüm yıl dönümünde yaşanan bu değişim ve girişimler olumlu şeyler değil” diye belirtti.

    “ALTERNATİF ETKİNLİK DEĞİL, ALEVİLERİN TALEPLERİNİ YERİNE GETİRİN”

    Nurettin Erdoğan, “Alternatif bir etkinlik yapıyorsunuz, bu etkinliğin içerisini yine Alevi canlarımızla doldurmaya çalışıyorsunuz. Alevilerle gerçekten kardeşçe yaşamak istiyorsanız öncelikle Alevilerin taleplerini yerine getirmeniz gerekiyor” dedi.

    “Doğada iki düşman olarak görsel olan aslan ile ceylan Hünkarım kucağında dost oluyor “şeklinde ifade eden Erdoğan, “Aslanla ceylanın Hünkarımızın kucağında kardeşçe bir arada yaşayabildiği gibi dönemimizde de insanlar ayrıştırmadan ötekileştirmeden kardeşçe bir arada yaşayamaya sahip olabilir” ifadelerini kullandı.

    “TEK BİR İNANCI DAYATAMAZSINIZ”

    Nurettin Erdoğan, konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü:

    “İktidarların kendi konumlarını, kendi koltuklarını koruma amacına yönelik yapmış oldukları bu gibi girişimler bizim toplumu rahatsız etmektedir. Buna ilişkin biz de Hacıbektaş’ta gereken mesajı gerekli yerlere basın açıklaması ve deklarasyon yayınlayarak Alevi toplumunun neler istediğini, neler istemediğini tek tek açıkladık. Orada genel başkanlarımız da dile getirdi ve ifade ettiler. Elbette ki Anadolu coğrafyasında toplumsal bir yaşam biçimi her türlü etnik yapılanma ve bir inanç biçimi vardır. Bunların özgürce yaşaması gerekir. Yani tek tip bir din anlayışı ile bu ülkeyi yönetemezsiniz, bu ülkede tek bir dini dayatamazsınız. Herkesin inancı kendinedir. İnanç Allah’la kul arasındaki bireysel bir düşünce yapısıdır, bunu kalıplaştırıp dayatamazsınız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Erdoğan: Karma eğitime karşı çıkanlar cahil bir toplum yaratmaya çalışanlardır-VİDEO

    Erdoğan: Karma eğitime karşı çıkanlar cahil bir toplum yaratmaya çalışanlardır-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitimi hedef alan sözlerine tepki vererek, “Karma eğitimi kaldırarak okumanın önünü kesip, karanlık, cahil bir toplum yaratmaya çalışıyorlar” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, “Çocuklarını okula göndermeyen aileleri ikna etmek adına gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz” sözlerine tepkiler sürüyor. Karma eğitimi ve eşitliği hedef alan bu söyleme başta kadınlar olmak üzere toplumun birçok kesimi sesini yükseltmeye devam ediyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Karma eğitim sistemine karşı olanların öncelikle kendilerine bakmaları gerekiyor. O kişilerin ailelerine bakmak lazım. Kendi çocukları nerelerde okuyorlar acaba” dedi.

    “Karma eğitim, temel eğitimin ana yapısıdır” diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Karma eğitim bireylerin birbirlerini tanımasıdır, bu kimilerini rahatsız eder. Kız, erkek çocukların ayrıştırılarak okutulması ve bunun da velilerin talebi olduğuna dair söylemde bulunması bir milli eğitim bakanına yakışmıyor. Bu söylemler gelecekteki oluşumların bir işaretidir, bir habercisidir. Tabii bunlar toplum nezdinde oluşabilecek tepkiler sonucunda uygulamaya geçirmek için nabız ölçüyorlar. Lise okumayan bir çocuk gelecekte kendi kararını veremez. Olgunlaşma ve ergenleşme derecesine gelmesi gerekir. Kendi geleceğini kendi hedeflemeli ve o hedefini kendi uygulamalı.  Bir dönemler bir bakan “Okuyan insandan zarar gelir” demişti. Biz de kendisine soruyorduk siz neden okudunuz, neden dekan oldunuz? Bu ne yaman çelişki. Okuyan insandan şu ana kadar hangi topluma, hangi ülkeye zarar gelmiş.”

    “GERİCİ BİR TOPLUM YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Okuyanların sorgulama yeteneği olduğunu, okuyan kişinin kendisinin ve mazlumların hakkını ve hukukunu aradığını, zalimlerin karşısında duruşu olduğunu belirten Erdoğan, “Okumanın anlamını, manasını ne kadar değerli olduğunu bilmeniz gerekir. Yeni eğitim sistemiyle okumanın önünü kesip ülkeyi Orta Doğu karanlığına sürükleyerek karanlık, cahil bir toplum yaratmaya çalışıyorsunuz. Ama bizler ve bu ülkede yaşayan toplumlar olarak, sadece Alevilerden bahsetmiyorum, toplumsal bir mücadele verip, eğitim sistemimizi daha da güçlendirmek için büyük mücadeleler vereceğiz. Her toplumdan ve her kesimden bunu bekliyoruz”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Erdoğan: İktidarın Alevilere yaklaşımı saldırganlara cesaret veriyor – VİDEO

    Erdoğan: İktidarın Alevilere yaklaşımı saldırganlara cesaret veriyor – VİDEO

    PİRHA-Ankara’da cemevlerine saldırı düzenleyen sanıkların tahliye ve beraat ettirilmelerine tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Kişi hak ve özgürlüklerine saldırı, bir insanlık suçudur. Buna verilecek cezalar da bellidir. Sanığın akli dengesi yerinde olmasına rağmen tahliye edilmesine yönelik karara karşı mücadelemiz devam edecektir” dedi.

    Ankara’da 30 Temmuz’da Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne eş zamanlı saldırı düzenlendi. Cemevlerine düzenlenen saldırı davasında, tutuklu sanık Ahmet Ozan Karaca tahliye edilirken, iki sanık da berat ettirildi. Saldırıyı düzenleyenlerin serbest bırakılmasına tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Alevi kurumlarına/cemevlerine yapılan eş zamanlı saldırıları ve mahkeme kararına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “İKTİDAR ALEVİLERİN TALEPLERİNİN HİÇBİRİNE OLUMLU CEVAP VERMİYOR”

    Cemevlerine yapılan saldırılara yönelik iktidarın kulak tıkadığını dile getiren Nurettin Erdoğan, “Geçtiğimiz günlerde Ankara’da Alevilerin kutsal ve inanç değerleri olan cemevlerine yapılan saldırının sonuçları ve buna karşı bizim yapmış olduğumuz mücadeleler ve eylemler hiçbir işe yaramamış oldu. Tabii ki mevcut iktidar yıllardan beri bizim taleplerimize kulak tıkıyor, Alevlerin taleplerinin hiçbir tanesine olumlu cevaplar vermiyor. Bu da, ülke içindeki bu tür zihniyete sahip güruhları cesaretlendiriyor” dedi.

    “BU ORGANİZE BİR İŞTİR”

    “Arka arkaya 4 cemevine eşzamanlı saldırı yapılıyor, bunu kim yapabilir?” diye soran Erdoğan, konuşmasının devamında şunları ifade etti.

    “Basit bir vatandaş veya herhangi bir akli dengesi yerinde olmayan bir kişinin yapması mümkün değil, bu organize bir iştir. Çünkü arada bir süreç vardır, o zaman sürecinde 4 ayrı yere saldırının arkasında daha başka faillerin olduğu açık ve alenidir. Burada bizlerin yapmış olduğu başvurular, şikayetler, itirazlar, bu konu hakkında mahkemelerden beklentilerimiz bellidir ve bu tür kişilerin, kutsallara yapılan saldırıları insanlar arasında ikilik yaratmaya, ayrıştırmaya sebep vermekte. Bu, kin nefret ve düşmanca bir oluşum yaratmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “ÜLKEDE NE ADALET, NE DE MÜLK KALDI”

    Gerekli yerlere gerekli biçimde mesajlarını ilettiklerini, dilekçelerini sunduklarını ve davacı olduklarını söyleyen Erdoğan, “Mahkemelerden maalesef gerekli hassasiyeti göremiyoruz. Oturdukları mevkilerin arka tarafında ‘Adalet mülkün temelidir’ yazıyor ama ülkede ne adalet kalmış ne de mülk. Sadece orada iki sandalye iki masa birleri oturup kendi keyiflerine göre keyfi kararlar veriyorlar” dedi.

    “SADECE ALEVİLER DEĞİL TOPLUM OLARAK HEP BİRLİKTE MÜCADELE YÜRÜTMELİYİZ”

    Kişi hak ve özgürlüklerine saldırının bir insanlık suçu olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı:

    “Bunun da anayasada yeri bellidir, verilecek cezalar da bellidir. Nitekim savcılık sanığın 12 yıl 10 ay hapisle cezalandırmasını istedi, maalesef mahkeme talebi yerine getirmedi. Üstelik bu kişinin akli dengesi yerinde olduğuna dair rapor alınmasına rağmen. Bu kararlar açıkça Alevi toplumunu incitmektedir. Sadece burada, Anadolu coğrafyasında yaşayan Alevilerin değil, bütün toplumun bunlara karşı bir seslenişi, bir haykırışı olması gerekir, bütünlük içinde birlikte mücadele vermeliyiz”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘AKP ülkeyi orta çağ karanlığına sürüklüyor, bu gidişata herkes karşı çıkmalı’- VİDEO

    ‘AKP ülkeyi orta çağ karanlığına sürüklüyor, bu gidişata herkes karşı çıkmalı’- VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, okullara imam atanmasına tepki gösterdi. Erdoğan, laiklik karşıtı uygulamaların sadece Alevilerin sorunu olmadığına dikkat çekerek, “Türkiye’de yaşayan tüm etnik yapıların, etnik kültürlerin tamamının sorunudur ve bu da toplumsal sorumluluğu gündeme getirmektedir” dedi.

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.
    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imzalanan, “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)” kapsamında okullara “manevi danışmanlık” hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi atanıyor. İlk olarak Eskişehir ve İzmir’de okullara atamalar yapılırken, proje kapsamında tüm illere buna benzer atamaların yapılması planlanıyor. Projeye eğitimciler, veliler ve demokratik kamuoyu tepki gösterirken, birçok kentte eylemler yapılıyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, okullara imam atanmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ALEVİLERİN MÜCADELESİ CEMAATLERLE KIRILMAK İSTENİYOR”

    Türkiye’deki genel eğitim sistemindeki laiklik karşıtı uygulamaların sadece Alevilerin sorunu olmadığına dikkat çeken Erdoğan, “Türkiye’de yaşayan tüm etnik yapıların, etnik kültürlerin tamamının sorunudur ve bu da toplumsal sorumluluğu gündeme getirmektedir” dedi.

    Özellikle laiklik ve inanç özgürlüğü konusunda Alevilerin verdiği mücadeleye karşı iktidarın bir hareketlenme içerisinde olduğunu belirten Erdoğan, “İçinde bulunduğumuz süreçte Alevi toplumunun vermiş olduğu mücadelenin direncinin kırılması için şu anki siyasal iktidar cemaatlerle birlikte ortak hareket ederek ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Maalesef biz Aleviler burada yalnız kalıyoruz çoğunluğun oluşturulması açısından yani genel anlamda bir destek yok, destek alamıyoruz. STÖ emek ve demokrasi güçlerinden sendikalardan siyasal oluşumlardan yapılardan aydınlardan devrimci sosyalist kurumlardan derneklerden topyekûn bir destek bekliyoruz” diye konuştu.

    “OKULLAR CEMAATLERE TAHSİS EDİLİYOR”

    “İktidarlar kendi liyakatsiz ve cemaat yapılanmaları ile ülkeyi gerici ve bağnaz bir yapıya sürüklüyor” diyen Erdoğan, okulların yapılan protokoller aracılığıyla cemaatlere ve cemaat yapılanması içinde olan derneklere tahsis edildiğinin altını çizdi.

    Erdoğan, “Son dönemde yapmış oldukları protokollerle TÜRGEV’e tatil dönemlerinde okulları tahsis ediyorlar ne amaçla tahsis ediyorsun? Niçin tahsis ediyorsunuz? Okulların yaz dönemlerinde çocukların eğitim kültür ve sosyalleşme etkinlikleri bazında bir şeyler oluşturulması gerekiyor. Madem böyle ki bir şey yapılacaksa ve okullarda böylesi hizmetler verilecekse öğrencilerin boş zamanlarında daha sağlıklı projelerle yürütmeniz gerekiyor. Neden böylesi bir kuruma veriliyor. Cemaatlerle yapmış oldukları protokoller doğrultusunda okullarımıza eğitim düzeyinde bir danışman imam ve müezzin ataması ise akıllara durgunluk verici bir şey” dedi.

    “İKTİDAR ÜLKEYİ ORTA ÇAĞ KARANLIĞINA SÜRÜKLÜYOR”

    ÇEDES ve benzeri uygulamalarla ülkenin gericiliğe itildiğini söyleyen Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

    “Mevcut iktidar ve yanlılarının ise ülkemizi çağ dışı orta doğu karanlığına sürüklemek için ellerinden geleni çabayı göstermeye çalışıyorlar. Bunlar kendi iktidarlarını kendi koltuklarını sağlama almak için bu tür oluşumlar içerisine giriyorlar. Ama ülkemizin geleceği asla buna müsaade etmeyecek biz buna inanıyoruz.
    Ülkemizin huzurlu olabilmesi ülkemizde insanların daha iyi koşullarda yaşayabilmesi için gerekli adımların atılması gerekir. Siyasal iktidar mevcut muhalefetlerle genel anlamda sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler yapılması gerekir. Okullardaki bu liyakatsiz gidişata dur demeleri için veya bu gidişatını durdurması gerekli görüşmelerin yapılması gerekiyor.
    Federasyon ve konfederasyonlarımızda eğitim sistemi üzerine belli ortak deklarasyonlar yayınladı bu çerçevede basın açıklamaları yaptık. Bizler de bunun takipçisi olacağız tabii boş bırakmayacağız. İnanç kurumları ve sivil toplum örgütleri olarak ülkemizin gerçekten de layık olduğu bir seviye getirmesini konusunda hemfikiriz ve herkesle de işbirliğine girmekteyiz, bunun da mücadelesini veriyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

    İLGİLİ HABERLER:
    > -Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > -‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > -‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > -‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > -‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > -‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > -‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’

     

     

  • Madımak Katliamı fotoğraflarla hatırlatıldı; zaman aşımına dikkat çekildi- VİDEO

    Madımak Katliamı fotoğraflarla hatırlatıldı; zaman aşımına dikkat çekildi- VİDEO

    PİRHA- Antalya Alevi Bileşenleri ile emek ve demokrasi güçleri, Madımak Katliamı’nın 30’uncu yılında sinevizyon gösterimi yaparak, katliama dair fotoğraf sergisi açtı. Sergide yapılan konuşmalarda, Madımak Katliamı davasının 30 yıllık zaman aşımı tehlikesine karşı mücadele çağrısı yapıldı.

    Antalya Alevi Bileşenleri, emek ve demokrasi güçleri, Madımak Katliamı’nın 30. yılı dolayısıyla Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kızılarık Cemevi konferans salonunda sinevizyon gösterimi yapıp, fotoğraf sergisi açtı.

    Sergiye Alevi kurum temsilcileri, Antalya KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen Şube Başkanı Nurettin Sönmez ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “MADIMAK TÜRKİYE’NİN KARA BİR LEKESİDİR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKP) Altınova Şubesi Gençlik Komisyon üyeleri, “Bugün burada 30 yıl önce Sivas’ta Madımak Oteli’nde diri diri yakılan 33 canı unutmamak için burada buluştuk. Madımak Katliamı denildiği zaman sadece Türkiye’de değil, dünya gündeminde akıllarda kalan kara bir leke, dünya tarihinde unutulmayan katliamlardan bir tanesidir” dedi.

    Baba Mansur Ocağı evlatlarından PSAKD Antalya Altınova Cemevi dedesi Hüseyin Moğultay ise, “Yaralarımızı ne çok çabuk unutmuşuz. 700-800 bin Alevinin olduğu bir yerde az sayıda canımız bir anmaya geliyorsa hakikaten biz üzülecek durumdayız. Madımak’ta deliller yarım kaldı uyandırılamadı, semahlar yarım kaldı tamamlanamadı, oradaki dualar yarım kaldı. Elbette elimizden geldiğince dilimizin döndüğünce onların yasını iade etmeye çalışacağız” diye konuştu.

    “ZAMAN AŞIMINA KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Etkinlikte gülbenk okundu, çerağlar uyandırıldı ve Kerbela’dan günümüze katledilen bütün canlar için saygı duruşunda bulunuldu. PSAKD Altınova Şube Zakiri Cemil Berk’in nefes okumasından sonra slayt gösterisi gerçekleştirildi.

    PSAKD Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölgesi Sorumlusu Adnan Arslan da, aradan 30 yıl geçmesine rağmen katliamı unutmayacaklarını ve bunun hesabını soracaklarını dile getirdi. Arslan, “30 yıl daha çok anlamlı, daha çok önemli. Çünkü davayı zaman aşımına götürmek için senaryolar üretiyorlar. Özellikle Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi davaya müdahil oldu. 30 senedir mahkemelere gidip geliyoruz. Zaman aşımına uğratalım, götürelim diyebilirler ama biz bunun arkasını bırakmayacağız. Eğer zaman aşımına uğratırlarsa Anayasa Mahkemesi’ne gideceğiz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz, bunun arkasını bırakmayacağız” sözlerini kullandı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan ise, “Bugüne dek olan mevcut ve siyasal İslam zihniyetinde olan iktidarların etnik kültürel oyunlardan dolayı hep ötekileştirildik, hep ayrıştırarak mevcut iktidarlarını sürdürdüler. Sivas/Madımak Katliamı davası 30 yıldır devam ediyor, hala bir karar vermediler. Zaman aşımına uğratmaya çalışacaklardır davayı, ancak biz buna izin vermemeliyiz” şeklinde konuştu.

    “MADIMAK’TA YAŞADIKLARIMI UNUTAMIYORUM”

    Madımak Katliamı’da otelden yara almadan kurtulanlardan Celal Yıldız, katliam gününe dair şunları söyledi:

    “Ateşte semaha duranlardan bir can olarak birçok can yoldaşımı orada bıraktım. Saldırıyı gerçekleştiren kişi önde, arkada polis, ben de onun arkasındayım. 3-5 adım uzaklaştıktan sonra polis saldırıyı gerçekleştiren kişiye ‘Hadi aslanım, hadi şimdi zamanı değil, o zaman şimdi değil’ dedi. Politik biri olmadığımdan söylenen o sözü pek algılayamamıştım anlayamamıştım. Sonrasında gelişmelerin seyrinde 2 Temmuz Katliamı gerçekleştirdi. Yaşanan o katliamda yaralı kurtulanlardan biri de bendim. Yaşadıklarım hiç bir zaman gözlerimin önünden gitmiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Cemevi Başkanı Erdoğan’dan Soylu’nun ‘darbe’ sözlerine tepki: Panik içindeler -VİDEO

    Cemevi Başkanı Erdoğan’dan Soylu’nun ‘darbe’ sözlerine tepki: Panik içindeler -VİDEO

    PİRHA –  Süleyman Soylu’nun seçimleri darbe olarak nitelendirmesine tepki gösteren HBVAKV Kızılarık Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, seçimlerde hiçbir zaman sivil darbe ile karşı karşıya kalınmadığını söyledi. İktidar cenahının panik içinde olduğunu söyleyen Erdoğan, iktidardaki siyasi kadroların dilinin toplumu ayrıştırıcı ve ötekileştirici olduğunu vurguladı. 

    14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi yaklaşırken, iktidar cephesinin seçimi darbe olarak nitelendirmesi infial yaratıyor.

    Seçimleri “darbe” olarak nitelendirenlerden biri de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu. Süleyman Soylu’nun bu sözleri kamuoyunun büyük tepkisini çekti.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Kızılarık Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, Soylu’nun ‘darbe’ söylemini PİRHA‘ya değerlendirdi.

    Türkiye’nin geleceği için en temelde eşit yapıya ihtiyacın olduğunu söyleyen Erdoğan, “Bütün seçmenlere çok büyük görevler düşüyor. Geleceğimizin garantisi olan seçim sürecinin iyi değerlendirilmesi gerekir” dedi.

    “İKTİDARDAKİLER SİYASET DİLİNİ TAMAMEN DEĞİŞTİRDİ”

    Erdoğan, İktidar cenahının seçimler hakkında panik içinde olduğunu söyleyerek iktidardaki siyasi kadroların dilinin toplumu ayrıştırıcı ve ötekileştirici olduğunu da vurguladı. Erdoğan, ülkenin geleceği için en temelde eşit yapıya ihtiyaç olduğunu da söyledi. Bütün seçmenlere çok büyük görevlerin düştüğünü de belirten Erdoğan, şunları dile getirdi:

    “İki hafta bir zaman kaldı. Bu iki hafta süre zarfında bütün siyasi partiler kendi projelerini, ülke için yapılacak çalışmalarını halka yansıtmaya çalışıyorlar. Muhalefet tarafında geniş bir kitle büyük bir heyecanla değişimden yana bir hava estiriyor. Miting alanlarında, sokak röportajlarında, halkla yapılan görüşlerde, kamuoyu araştırmalarında çok güzel ve olumlu yansımalar oluyor. Ama bunun öteki tarafı olan iktidar cenahı da panik içinde. Siyasi çalışmalar ve siyasi söylemler yaparken, topluma mesajlar verirken, toplumu ayrıştırıcı ve ötekileştirici dil kullanmaya başladı. Bu ülke Cumhuriyet tarihinden bu zamana kadar seçimlerde hiçbir zaman sivil darbe ile karşı karşıya kalmadı. Seçimlerin daha demokratik yapılması için mücadele verildi. Şu 22 yıllık süreçte ülkenin gelmiş olduğu nokta iflas etmiş durumda ve bunun acısını da bizler çekmekteyiz. İktidardaki siyasi kadroların en altından en üst kademesine kadar siyaset dilini tamamen değiştirdiler. İnsanları ötekileştirerek insanlar üzerinde etnik, inançsal yorumlar yapmaya ve incitici bir dil kullanmaya başladılar. Yapılan bu söylemi çok çirkin buluyoruz. Herkes diline sahip olmalı, kişileri incitici, onurunu kırıcı söylemlerde bulunmamalılar. Bunlar çok çirkin şeyler ve bir siyaset adamına da yakışmıyor. Birleştirici ve bütünleştirici bir süreç yürütmeleri topluma bu yönlü mesaj vermeleri gerekiyor.”

    “SEÇMENLERE ÇOK BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR”

    Seçmene çok görevler düştüğünü belirten HBVAKV Antalya Şubesi Kızılarık Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Bugün 3 tane ittifak var, bu ittifakların kendi aralarında Cumhurbaşkanı seçiminde birleştiklerini görüyoruz. Bu da ülkenin hangi aşamaya geldiğinin göstergesidir. Evet, adaletli bir Cumhurbaşkanı seçilmesi gerekiyor, güçlü parlamenter sistemin tekrar kurulması ve demokratik bir yapıya dönüşmesi gerekiyor. Ülkemizin geleceği toplumların özgürce yaşaması için en temelde eşit yapıya ihtiyacımız var. Bütün seçmenlere çok büyük görevler düşüyor. Geleceğimizin garantisi olan seçim sürecinin iyi değerlendirilmesi gerekir” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: Alevilerin, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ihtiyacı yok-VİDEO

    Erdoğan: Alevilerin, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ihtiyacı yok-VİDEO

    PİRHA-AKP tarafından Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın 30 günlük bir ömrü kaldığını söyleyen HBVAKV Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Alevilerin, Alevi Bektaşi Başkanlığı’na ihtiyacı yok. Alevilerin yolu, felsefesi, piri, rehberi, mürşidi, talibi vardır. Alevilerin başkanlık makamları cemlerdir” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na 40 uzmanın alınmasına tepki gösterdi. Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Erdoğan, “Alevi Bektaşi Başkanlığı’nı kabul etmiyoruz. Tabi şurada seçime az bir zaman kaldı. Alevi Bektaşi Başkanlığı’nın 31 günlük bir ömrü var” dedi.

    “ALEVİLERİN, CEMEVİ BAŞKANLIĞINA İHTİYACI YOK”

    Erdoğan, Alevilerin Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na ihtiyacının olmadığını belirtirken, şunları söyledi:

    “Alevilerin, Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na ihtiyacı yok. Alevilerin yolu, felsefesi, piri, rehberi, mürşidi, talibi vardır. Alevilerin başkanlık makamları cemlerdir. Cem, pirlerimizin post makamıdır. Yönetim şekilleri orada oluşur. Oradaki yola göre hareket edilir. Herhangi bir başkanlığa tabi olarak bir yol sürdürülemez. Bu zaten yolun kendisini, içeriğini bozar. Bunu da asimilasyonun bir parçası olarak görüyoruz.

    Tüm Alevi kurumları bu oluşuma en başından itibaren itiraz etti. Ama hükümet kendi bildiği doğrultuda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile oluşturdu. Alevilerden oy devşirmeye çalıştılar. Bu kesinlikle işe yarayacak bir durum değil. Çünkü geçmişte yapılan asimilasyonların hiçbir tanesinin bir dönüşümü, faydası olmadı. Aleviler, kurulan başkanlık için açılan kadroları istemiyor.”

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN 30 GÜNLÜK ÖMRÜ KALDI” 

    14 Mayıs seçimlerine sayılı günler kaldığını hatırlatan Erdoğan, cemevi başkanlığının lağvedilmesi gerektiğini kaydetti. Erdoğan şöyle konuştu:

    “Bizler geçmişten beri Alevi yolunu, felsefesini inançsal boyutta toplumsal bir birliktelik olarak gördük. Tüm toplumları kucaklayarak 72 millete bir nazarda bakan bir inanç ve felsefe içerisinde yolumuzu yürüttük. Sır verdik serimizi vermedik. Sırrımızı kendi içimizde sakladık. Bu yolda çok ser verdik. Yolun sırrı hep yolun içinde kalmalıdır. Biz bu yolun talipleriyiz. Pirlerimiz ne derse biz o ikrarla devam ederiz. İkrarımızı hiçbir zaman bozmayız. İkrarını bozanlar da bu yolun düşkünleri sayılmaktadır.

    Yolun felsefesi de budur. Yolun içeriğine göre hareket etmeyen canlar bu yolda düşkün sayılır. Düşkünlük de artık o yolun dönüşü olmayan çizgisidir. Abdal Musa’mızın dediği gibi “Öl ikrar verme, öl ikrardan dönme.” Bu yol o kadar kıldan ince kılıçtan keskindir ki bu yolun içine girdiğin zaman bir daha dönüş olmaz. Bu yol hiç kimsenin menfaatlerine alet edilemez. Bizim yolumuz insan-i kâmil olma yolunda bir mücadeledir. Bu mücadeleyi de herkes veremez. Ancak yola talip olanlar, bu yolun devamını getirebilir.

    Bizler Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nı kabul etmiyoruz. Tabi şurada seçime az bir zaman kaldı. Alevi Bektaşi Başkanlığı’nın 31 günlük bir ömrü var. Ondan sonraki süreçte zaten yeni bir oluşumla Aleviler temel taleplerini meclise götürecek.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Nurettin Erdoğan: Tüm halkların ve inançların mecliste yer alması gerekiyor-VİDEO

    Nurettin Erdoğan: Tüm halkların ve inançların mecliste yer alması gerekiyor-VİDEO

    PİRHA – 21 yıldır AKP iktidarının toplum üzerinde tahribat yarattığına dikkat çeken Nurettin Erdoğan, bu tahribatların 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerle ortadan kalkacağını belirtti. Erdoğan, “Sağlam bir temel eğitimden geçmeyen çocuklarımız geleceğimizi kuramazlar” dedi.

    14 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri’nde adaylar netleşirken, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan seçime ilişkin değerlendirmede bulundu.

    “HER KİM OLURSA OLSUN BU KONUDA ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAK ZORUNDADIR”

    Nurettin Erdoğan, 14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimlerle alakalı 21 yıllık AKP iktidarının tahribatlarının seçimlerle son bulacağını ve bunun da ancak toplumsal bütünlük sağlanarak olabileceğini ifade etti.

    Toplumun eşit haklara sahip olabilmesi için herkesin eşit temsiliyet hakkı olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Mecliste tüm halkların temsilcileri, siyasi partilerin meclise grup oluşturmaları ile olacaktır. Bu da güçlendirilmiş bir parlamenter sistemle oluşur. 21 yıldır AKP iktidarının vermiş olduğu tahribatı ortadan kaldırmak, laik demokratik bir Cumhuriyeti yaratmak için ve önümüzdeki süreçte daha aydın, daha ilerici, daha çağdaş, hak, hukuk, adalet kavramında eşit haklara sahip olabilmek için güçlü bir parlamento sistemi yaratmamız gerekiyor. Bu da ancak toplumun toplumsal birlikleriyle oluşur. Her kim olursa olsun bu konuda elini taşın altına koymak zorundadır” dedi.

    “YENİDEN GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE KURMAMIZ GEREKİYOR”

    Nurettin Erdoğan, 21 yıllık AKP İktidarının ülkeyi büyük bir çöküşün altına sürükleyip, iktidarın güç ve zihin yorgunluğunun ülkeyi yönetememesine de değinerek kurulması gereken güçlü Türkiye’nin seçime ve oylara sahip çıkılmasıyla olacağını şu sözlerle dile getirdi:

    “Bunu her toplum kendi nezdinde iyi değerlendirmelidir. Ekonomik, kültürel, sosyal çöküntü var. Zaten 21 yıllık AKP iktidarı ülkeyi büyük bir çöküşün altına sürüklemiştir. Bu hükümetin iktidar yorgunluğu, zihinsel yorgunluğu, güç yorgunluğu, güç kaybına uğramakta ve ülkeyi yönetememektedir. Bu hepimizin görmüş olduğu son noktadır. Tüm halkların bir araya gelerek ötekileştirmeden, ayrıştırmadan, hakkını hukukunu arayan tüm toplumlarla birlikte bu süreci bir birlik oluşturarak yeniden güçlü bir Türkiye kurmamız gerekiyor. Bu seçimlere çok iyi sahip çıkmalıyız, oylarımıza sahip çıkmalıyız. Her bir oyun değeri çok büyüktür. Bunun farkına varmamız gerekiyor ve toplum nezdinde farkındalık yaratmamız gerekiyor.”

    “SAĞLAM BİR TEMEL EĞİTİMDEN GEÇMEYEN ÇOCUKLARIMIZ GELECEĞİMİZİ KURAMAZLAR”

    21 yıllık AKP iktidarının var olan eğitim sistemini çökerttiğini ve içini boşalttığını dile getiren Erdoğan, mevcut eğitim sisteminin çocuklara etkileri ve bunun aşılmasının seçimlerle olabileceğini şu sözlerle aktardı:
    “İnanıyorum ki 14 Mayıs’tan sonra 15 Mayıs bize çok güzel bir aydınlık ve gelecek vadeden bir Türkiye olacak. Şu anda mevcut eğitim sistemi bunların elinde ve eğitim sistemini tamamen çökerttiler. 21 yıldır AKP iktidarı döneminde doğan çocuklar 20 yaşında ve şimdi üniversitelere gidiyorlar. Üniversiteye herhangi bir bilgi birikimi olmadan boş bir kalıp halinde gidip geliyorlar. Pandemi koşullarında da zaten okumadılar. Online sistem çocukların hiçbir eğitim almadan diplomalarını alarak mezun olmalarını sağladı. Sağlam bir temel eğitimden geçmeyen çocuklarımız geleceğimizi kuramazlar. O yüzden de çocuklarımızın zihinlerinin, bilinçlerinin çok açık ve net olması gerekiyor. Bu da çok iyi güçlendirilmiş bir parlamenter sistemle mümkündür.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Depremlerde Hakk’a yürüyenler için çerağ uyandırılıp deyişler okundu-VİDEO

    Depremlerde Hakk’a yürüyenler için çerağ uyandırılıp deyişler okundu-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAK) Antalya Şubesi’nde depremlerde yaşamını yitirenler için çerağ uyandırıldı. HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan her akşam saat 21.00’de “pencerene bir mum yak’ kampanyası oluşturulduğunu söyledi. 

    HBVAKV Antalya Şubesi, 6 Şubat’ta başlayan depremlerde Hakk’a yürüyenler için çerağ uyandırdı.

    Kızıl Arık Cemevinde yapılan anma töreninde konuşan HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Deprem bölgesinde yitirdiğimiz her can için ‘her akşam saat 21.00’de pencerene bir mum yak’ kampanyası oluşturuldu. Tüm sivil toplum örgütleri, bizim kurumlarımız, depremde Hakk’a yürüyen canları anmak için onlar adına siz de pencerelerinize bir mum yakıp çerağ uyandıralım. Depremde yaşamını yitiren tüm canların devirleri daim, ışıkları bol, yıldızlar yoldaşı olsun. Hızır yoldaşları olsun” dedi.

    “UYANDIRDIĞIMIZ BU NUR HAKK’I TEMSİL EDİYOR”

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül de çerağın anlam ve içeriğine ilişki söz alarak şu konuşmayı yaptı:

    “Aslında biz buna ‘kudrette kandil’ deriz. Kudret, kandil, Hakk’ın, hakikatin nurunu temsil eder. Bize göre kâinat, hakkın nurundan var olmuştur. Cümle canlar, cümle mahlukat, cümle kâinat, Hakk’ın nurundan var olmuştur. Bu nedenle biz yaptığımız muhabbetlerde, cemlerde, erkanlarda; burayı da küçük bir kâinat olarak değerlendirdiğimizde Hakk’ın nuru olsun, kâinat tamamlansın diye Hakk, Muhammed, Ali aşkına, Hakk’ın nurunu, yani çerağı uyandırırız. Çerağıdaki bildiğiniz o fitili yakmaya biz ‘uyandırma’ deriz. Erkan bittiğinde de sır ederiz. Onu bir tür kaybetme anlamında sır etme şeklinde kaldırırız. Yani erkan tamamlanmış olur. Bu daha çok gece yapılır. Çünkü gündüz Hakk’ın nuru zaten kâinatı aydınlatıyor. Biz burayı küçük kainat olarak değerlendiriyoruz. Bu küçük kainata bir nur olsun diye Hakk, Muhammed, Ali aşkına Hakk’ın nurunu canlandırıyor, uyandırıyoruz ve uyandırdığımız bu nur hem Hakk’ı temsil ediyor hem hakikati temsil ediyor hem de ortalığı aydınlatıyor.

    Bize göre her yer kainattır, küçük bir izdüşümüdür. İnsan da öyledir. ‘İnsan küçük bir kâinat, kainat büyük bir insandır’ deriz. İnsanların oluşturduğu her bir muhabbet meclisini, bir varlık meclisi, Hakk’ın tecelli ettiği yer olarak gördüğümüz için özellikle çerağlarımızı uyandırıyor, sonra yapacağımız tüm hizmetleri ona göre yapıyoruz. Bir muhabbet hizmetinde, sadece arkadaşlarımız deyiş söyleyecek olabilir. Nefesleri, dilleri bülbül ola, o da bir hizmettir. Onun için de çerağ uyandırmak lazım.”

    Kemal Bülbül’ün konuşmasının ardından gülbengler okundu ve ardından çerağ uyandırıldı.

    Abdal Musa Tanıtma ve Yaşatma Derneği Eş Başkanı ve aynı zamanda zakirlik hizmeti yapan Süleyman Demir ile Kızıldeli Seyit Sultan Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı’nın söylediği deyiş ve nefeslerle erkan tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: Cemevimize gelen depremzedeler için elimizden geleni yapacağız -VİDEO

    Erdoğan: Cemevimize gelen depremzedeler için elimizden geleni yapacağız -VİDEO

    PİRHA-Depremzedelere ilişkin çalışmalarını PİRHA’ya anlatan HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Depremzedelerin yoğun bir şekilde Antalya’ya akın etmesinden dolayı konaklama zafiyeti yaşandı. Cemevlerimizi depremzedelere açtık. Gelen her kim olursa olsun bizim için bir candır ve çok önemlidir. Burada hem yaralarımızı saracağız hem de eksikliklerini gidermek için çalışmaya çaba göstereceğiz” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan ile depremzedelere ilişkin yürütülen çalışmalara ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Deprem bölgelerinden Antalya’ya bir göçün yaşandığını belirten Erdoğan, cemevlerinin kapılarını depremzedelere açtığını söyledi. Erdoğan, “Depremzedelerin yoğun bir şekilde Antalya’ya akın etmesinden dolayı konaklama zafiyeti yaşandı. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak öncelikle genel merkezimizin çağrısı ve diğer musahip kurumlarımız olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi, Abdal Musa Kültür Derneği, Halkevleri, HBVAKV Döşemealtı Şubesi dahil olmak üzere cemevlerimizi depremzedelere açtık. Çünkü konaklama sıkıntıları çok fazla. Antalya’ya 3 ilin dışında diğer illerden de gelen canlarımız var. Bu insanların temel ihtiyaçları var ve bunları karşılamaya çaba gösteriyoruz. Cemevlerimize bunlarla ilgili birimler ve bölümler açtık. Temel gıda, giyim, hijyen malzemeleri, çocuk ve kadın temel ihtiyaçlarını temin etmeye çalışıyoruz. Şu anda eğitim verdiğimiz belli bölümleri konaklamaya ayırdık” dedi.

    “HEP BERABER YARALARIMIZI SARACAĞIZ”

    Erdoğan, cemevinde oluşturulan koordinasyon merkezinin ihtiyaçlarından da bahsederken, şunları söyledi:

    “Gelen canlarımız şu anda hala burada konaklamakta. Kaldıkları sürece elimizden geldiği kadar onlara gerekli desteği vereceğiz. Psikologlarımızla görüşüp onlardan da yardım ve destek alıyoruz. Yaralılar olursa onları hastaneye götürüp gerekli tedavilerini yaptırıp gerekli resmi bürokratik işlerini çözmeye çalışıyoruz. Konaklama yerimizde depremden gelen çocuklarımızın daha iyi günlerini geçirebilmeleri için çocuk oyun bölümü ve kreş için bir bölüm hazırladık, orada çocuklarımız gününü geçiriyor. Sadece burada bizim yapamadığımız bir tek şey depremden gelen çocuklarımızın eğitim boşluğu, yetersizliği. Gelen her kim olursa olsun bizim için bir candır ve çok önemlidir. Burada hem yaralarımızı saracağız hem de eksikliklerini gidermek için çalışmaya çaba göstereceğiz. Cemevimizde bir kriz koordinasyon yardımlaşma merkezi oluşturduk. Temel gıda, çocuk bezi, çocuk maması, kadın temel ihtiyaçları bunları karşılamak için canlarımızın ellerinden geldiği kadar yardımları cemevlerimize yaparlarsa biz de canlarımıza ulaştıracağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: Deprem bölgesinde devlet yoktu, Aleviler ve sivil toplum kuruluşları çalıştı -VİDEO

    Erdoğan: Deprem bölgesinde devlet yoktu, Aleviler ve sivil toplum kuruluşları çalıştı -VİDEO

    PİRHA- Deprem bölgesine yardıma giden HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Depremin hemen ardından o bölgelere çok yoğun bir şekilde hem bire bir hem de lojistik desteklerle gittik. Hem Alevi kurumları hem sivil toplum örgütleri depremin ilk gününden itibaren canla başla çalıştılar. Ancak orada devlet yoktu” dedi.

    Maraş merkezli depremlerin ardından Alevi kurumlarıyla birlikte bölgeye yardıma giden HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan yaşadıklarını ve tanık olduklarını anlattı.

    Erdoğan depremden sonra bölgeye gittiğini ve tek bir yetkilinin dahi olmadığını söyledi. 3-4 gün sonra yetkililerin geldiğini ifade eden Erdoğan, tüm imkanlarını seferber ederek yardımlar gönderdiklerini ve göndermeye devam edeceklerini aktardı.

    “DEPREMDEN SONRA HEMEN BÖLGEYE GİTTİK, DEVLET YOKTU”

    Yaşanan depremlerin çok büyük olduğunu ve tüm Türkiye’yi sarstığını belirten Erdoğan, şunları dile getirdi:

    “Alevi kurumları olarak depremde zarar gören canlarımızın acılarını bir nebze olsun dindirmek için harekete geçtik. Depremin hemen ardından o bölgelere çok yoğun bir şekilde hem bire bir hem de lojistik desteklerle gittik. Hem Alevi kurumları hem sivil toplum örgütleri depremin ilk gününden itibaren canla başla çalıştılar. Ancak orada devlet yoktu. Askerler anında bölgeye müdahale ederdi. Geçmiş depremlerde bu yaşandı. Böyle olsaydı can kaybı daha az yaşanırdı. Devlet çok duyarsız kaldı. 48 saati aşkın süre bölgeye tek bir yetkili gelmedi. Geldiklerinde de her yönden yetersiz kaldılar.

    “DEVLETİN YARATMIŞ OLDUĞU BOŞLUĞU VATANDAŞ DOLDURMAYA ÇALIŞTI”

    Orada bir boşluk yaratıldı. Devletin vermiş olduğu hizmetin boşluğunu toplum, vatandaş doldurmaya çalıştı. Bizler de gördüğümüz kadarıyla elimizden gelen mücadeleyi vermeye çalıştık. Geçmişte bu ülkede AKUT birimleri vardı ve onlar bu olaylara ani müdahalede bulunurdu. Liyakatli bir şekilde, tecrübeli bir şekilde hareket ederlerdi. Organize olma eksikliği çok fazla görüldü. Alanlara giden yardımlar yerlerine ulaşamadı. Giden yardımlar yolda devlet birimleri tarafından engellendi. Bizler de gönderdik buradan tırlarla yardım. Oradaki belli alanlara boşaltıldı ve gerçek ihtiyaç sahibi olan kırsal alanlara gitmedi.

    “FERYATLARA YETİŞEMEDİK, BİZ DE ÇARESİZ KALDIK”

    O kırsal alandaki canlarımız yardım çığlığıyla feryat ettiler. Biz onların yeterince seslerine yetişemedik. Bizler de çaresiz kaldık. Çünkü ekipmanlarımız, donanımlarımız bizim kendimize göre kendi gücümüze göre var. Olan tüm birikimlerimizi o bölgelere seferber ettik, hala da etmekteyiz. Yarın bir tır daha o bölgelere çadırlar ve seyyar tuvaletler göndereceğiz. Cemevlerimizde yıkıntılar var. Yıkıntı halinde olan cemevlerimizin işlerini daha iyi yapabilmesi için konteyner çalışmalarımız var, onları da göndereceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: Menfaatleri için hükümetin Alevisi olmayı kabul edenlere rızalık vermeyiz-VİDEO

    Erdoğan: Menfaatleri için hükümetin Alevisi olmayı kabul edenlere rızalık vermeyiz-VİDEO

    PİRHA- Torba yasa içerisinde yer alan cemevleriyle ilgili düzenlemeye dair konuşan HBVAKV Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Kendini Alevi yol önderi, piri, rehberi sayan kişiler, çıkan yasaya sıcak bakıp buradan kendi menfaatleri doğrultusunda nemalanmaya çalışırlarsa onlardan ne rızalık alırız ne rızalık veririz. Rızasız lokma yenilmez, rızasız hizmet yürütülmez” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, torba yasa içerisinde yer alan cemevleriyle ilgili düzenlemeye dair konuştu.

    Bu tür politikalarla devletin kendi Alevisini yaratmaya çalıştığını vurgulayan Erdoğan, bu politikalardan kendine pay çıkarmak isteyen Yol önderlerine de rızalık vermeyeceklerini söyledi.

    “HÜKÜMET SAMİMİYETSİZLİĞİNİ, ALEVİLERE MECLİS ÖNÜNDE SERGİLEDİĞİ TAVIRDA GÖSTERDİ”

    Cemevleriyle ilgili yapılan düzenlemelerle, Alevilerin iradesine ipotek konulmak istendiğini ifade eden Erdoğan, “Bizim buna rızalık vermediğimizi göstermek için federasyonlarımız, genel başkanlarımız ortak basın açıklamalarını yaptılar. Bu torba yasasını kabul etmediğimizi ifade ettik. Ankara’da yapılan bir basın açıklamasıyla Meclis önünde dile getirdik. Tabii ona da karşı çıktılar, yasal bir basın açıklamasına bile tahammül edemediler. Basın açıklaması öncesi ve sonrasında bazı arkadaşlarımız darp aldı, belli rahatsızlıklar geçirdiler. Samimi olmadıkları oradan belli. Bir gün önceki söylemlerle, eylem günü sergiledikleri pratik birbirine uymadı. Fikirlerini sürekli değiştirdiler ve toplumun bir araya gelmesinden, bütünleşmesinden korktular” diye konuştu.

    “HÜKÜMET ‘DÜN DÜNDÜR BUGÜN BUGÜNDÜR’ POLİTİKASI İZLİYOR”

    Aleviler olarak torba yasa içerisinde yapılan düzenlemeleri ve Alevi Bektaşi  Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kesinlikle kabul etmediklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Biz bütün halkların inançsal boyutta eşit haklara sahip olmasını temenni ediyoruz. Bu şekilde mücadelemizi vermeye çalışıyoruz, vereceğiz de. Hangi parti olursa olsun iktidara geldiği zaman seçim öncesinde yapmış oldukları taahhütleri yerine getirmeleri gerekir. AKP de iktidara ilk geldiği dönemde 2000 -2002 yıllarında bu taahhütleri verdi ama zaman geçtikçe unuttu. İktidarlar kendi koltuklarını korumak için her türlü manevraları yapmaktalar. ‘Dün dündür bugün bugündür’ politikası uyguluyorlar. Bizler bu torba yasada yer alan Aleviliğe yönelik yasayı ve yaptırımı kabul etmiyoruz.”

    “HÜKÜMETİN ALEVİSİ OLMAYI KABUL EDENLERE RIZALIK VERMEYİZ”

    Hükümetin kendi Alevisini yaratma politikasına izin vermeyeceklerini dile getiren Erdoğan, son olarak şunları aktardı:

    “Kendini Alevi Yol önderi, piri, rehberi sayan kişiler, çıkan yasaya sıcak bakıp buradan kendi menfaatleri doğrultusunda nemalanmaya çalışırlarsa onlardan ne rızalık alırız ne rızalık veririz. Rızasız lokma yenilmez, rızasız hizmet yürütülmez. Burada bu oluşuma talip olanlar, bundan nemalanmaya çalışanlar varsa da -ki olacaktır da, görüyoruz- onlarla da mücadelemiz devam edecektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • HBVAKV Antalya Şube Başkanı: Alevi kurumlarına saldırılar kaos yaratma planı-VİDEO

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı: Alevi kurumlarına saldırılar kaos yaratma planı-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Alevi kurumlarına yapılan saldırıları değerlendirdi. Erdoğan, “Bu sadece Alevilerin değil, diğer etnik ve inançsal yapıdaki kitlelerin de sorunudur” dedi. Erdoğan, Saldırıların seçim öncesi kaos yaratma planı olduğunu da sözlerine ekledi. 

    Geçen aylar cemevlerine ve Alevi kurumlarına yapılan saldırılar tepki çekmeye devam ediyor.

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Alevi kurumlarına yapılan saldırıları kınadı. Erdoğan, iktidarların toplumları yönetebilmek adına senaryolar ürettiğini söyleyerek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Bu senaryonun başında tavşana ‘kaç’ tazıya ‘tut’ derler. Geçmiş dönemde de aynı durumlar tekerrür etti. İktidarlar içerisinde belli güçler vardır. Bu güçler, iktidardan destek alarak bu tür girişimleri yapmaya çalışırlar. Devletin imkanlarından yararlanırlar. Parsel parsel götürüyorlar kendi aralarında. Geçmiş tarihlerde bu tür olaylarda olduğu gibi özellikle Maraş olaylarında yaşananlara şahit olduk. Belli bir kitle, oradaki olayları kışkırtmak için farklı siyasi ve inançsal yapıya sahip kişileri o bölgeye göndererek önce o insanları fişlerler daha sonra yapacakları eylemlere zemin hazırlarlar. Dört cemevine saldırılması ve bunun çok kısa bir zaman dilimi içinde yapılması, Ankara gibi bir yerde ve o bölgeye yabancı olan bir kişi tarafından tek başına bu işi yapması aklın, mantığın kabul edebileceği bir şey değil. Biz bunları çok iyi biliyoruz. Bunların arkasında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz. Bunlar emellerine ulaşamayacaklar.”

    “SALDIRILARI GEÇMİŞTE DE GÖRDÜK, MUHASEBELERİNİ İYİ YAPTIK”

    Nurettin Erdoğan, cemevine yönelik saldırıları “Bu bir operasyon, seçim öncesi bir gözdağı vermektir” sözleriyle yorumladı. Seçim dönemi yaklaşırken yeni bir kaos ortamının yaratılabileceğini belirten Erdoğan, “Kaos ortamı yaratarak önümüzdeki seçimlere yönelik kendilerine belli bir zemin hazırlamak, akabinde saldırıyı yapan kişinin yakalanması, önce işi THKP/C sonra ‘akli dengesinin yerinde olmadığı’ uyarlamaları getirmeleri söz konusu. Bunların hiç birisi akla mantığa uygun değil. Biz bunları zaten asırlar önce yaşadık, yaşıyoruz da. Geçmişte bunların hepsini gördük muhasebelerini de çok iyi yaptık. Türkiye coğrafyası bir mozaiktir ve bu ülkede 72 millet yaşamaktadır. Buna hiç kimse müsaade etmez. Bu sadece Alevilerin değil, diğer etnik ve inançsal yapıdaki kitlelerin de sorunları, sıkıntılardır” dedi.

    Erdoğan şöyle devam etti:

    “Biz, aklıselim, bilinci, ilmi, bilimi yerinde olan toplumlarla yoldaşlık yapıp bu süreci rahatlıkla atlatacağımıza inanıyorum. Yani Türkiye gelinde, gerçekten de geleceğine sahip çıkabilecek  milyonlarca insanımız var. Hep birlikte mücadele vererek sonucunda ülkemizi daha refah, seviyeli bir düzeye elbette çıkaracağız.

    Ülkenin ekonomik krizi insanları darboğaza sürüklemiştir. Şu an bu gelişmeler mevcut iktidarın içinde de belli patlamalar, sıkıntılar yaratmakta. Bizim şu andaki mevcut hükümete söylemek istediğimiz son sözümüz şu olsun; artık yeter! Lütfen insanları daha fazla bunalıma sürüklemeyin. Ülkenin geleceğini karanlığa sürüklemeyin. Türkiye’de yaşamış olduğunuz saltanat 22 yıl oldu. Bu artık size yeterli gelecektir. Önümüzdeki seçimlerde kaybettiğiniz zaman ehli liyakatli insanlara teslim ederek çekilmeniz gerekiyor.

    Aşık Veysel babanın bir dörtlüğüyle muhabbetimizi bitirelim.

    Devri Cumhuriyet asırı yirmi

    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Dünya ayaklanmış aya gidiyor

    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Bırak sar’öküzü varsın yayılsın

    Set çekme gözlere herkes ayılsın.

    Her köşeye bir fabrika koyulsun

    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: İktidarın, Alevi kurumlarının ağzına bir parmak bal çalmasını kabul etmiyoruz-VİDEO

    Erdoğan: İktidarın, Alevi kurumlarının ağzına bir parmak bal çalmasını kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Diyanetin lüks ve saltanat içerisinde yaşarken gariban halka şükretmesini talep eden bir yapıya sahip olduğunu ifade ederek, Aleviler olarak taleplerinin net olduğunu, Diyanetten de bir beklentilerinin olmadığını söyledi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, dedelere maaş ve personel istihdam edilmesine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Aleviler olarak taleplerinin belli olduğunu ve bu talepleri yıllardır iktidarlarla paylaştıklarının altını çizen Erdoğan, “Her seçim yaklaştığında birileri ortaya çıkıp Alevi kurumlarının ağızlarına bir parmak bal çalar gibi girişimlerde bulunuyorlar. Biz bunların hiçbir tanesini kabul etmiyoruz” dedi.

    Diyanet’in 3-4 tane bakanlığın bütçesi kadar pay aldığını belirten Nurettin Erdoğan, Diyanet’in lüks ve saltanat içerisinde yaşarken gariban halka şükretmesini talep eden bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.

    “Cemevlerimiz kırmızı çizgimiz” diyen Erdoğan, şunları dile getirdi:

    “İbadet yerlerimize “cümbüş evi” diyen Diyanetin, önce yapmış oldukları söylemlerinden dolayı geçmişten günümüze bir özür borcu var. Özür dilemiyorsunuz, helalleşmede bulunmuyorsunuz ama seçim arifesinde kapımıza geliyorsunuz ve vaatlerde bulunuyorsunuz. Bizim Diyanetin düşüncelerine ihtiyacımız yok. Biz kendi inancımızı kendi ritüellerimizi kendi hakullah ya da rızalık lokmasıyla götürüyoruz, götürmeye de devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: Hükümetin Alevi politikası samimiyetsiz, kandıramazlar-VİDEO

    Erdoğan: Hükümetin Alevi politikası samimiyetsiz, kandıramazlar-VİDEO

    PİRHA- İktidarın Alevilere yönelik politikalarını değerlendiren HBVAK Antalya Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Samimi olmayan görseller görüntüler ve söylemler içindeler. Söylemleri ve eylemler birbirini tutmayan belli davranışlar içerisindeler ama Alevi toplumunu kandıramazlar” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Cemevi Nurettin Erdoğan, hükümetin Alevi politikalarına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “SAMİMİ OLMAYAN SÖYLEMLER”

    Alevi örgütleri ve toplumunun yıllardan beri, ‘devletin Alevisi olmayacağız’ diyerek eşit yurttaşlık talebini haykırdıklarını söyleyen Erdoğan, “İktidarlar kendi iktidar gücünü kaybetmemek için tahkiye ve hülle peşindeler. Samimi olmayan görseller görüntüler ve söylemler içindeler. Söylemleri ve eylemler birbirini tutmayan belli davranışlar içerisindeler ama bunları yaparken tabii ki Alevi toplumunu kandıramazlar. Belli bir topluluğu ya da zaafı olan bireyleri kandırabilir, kendi saflarına çekebilirler onlara gri pasaporta verebilirler ama bilinçli Alevi toplumu hiçbir zaman kandıramazlar. Aleviler yıllardan beri bedel ödemiştir ama kandırılamamıştır” dedi.

    “ALEVİLİĞİ KULLANMASINLAR”

    Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Hacıbektaş’ta ilçesinde düzenlediği kampa dair kendilerini aradığını ve bu talebi geri çevirdiklerini dile getirerek şöyle konuştu:

    “Peki bu tür şeylere katılım sağlamak isteyenler de çıkabilir mi? Evet çıkabilir. Nitekim zaaflı ve bireysel çıkarlarını düşünen kişiler bireyler olabilir, onları götürebilirler ama bunlar azınlıktadır. Bunlar kendilerini Alevi olarak görsellerde biz onları Alevi olarak görmüyoruz. Asimilasyona uğramış ve de kendi bireysel çıkarlarının peşinde koşan zihniyette olanları da kınıyoruz. Aleviliği kullanmasınlar, Aleviliği kendi çıkarlarına alet etmesinler. Bu konuda da onları buradan maalesef kınamaktan başka elimizden bir şey gelmiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: Hüseyin Gazi Cemevi yönetimi bulundukları konumun hala farkında değiller-VİDEO

    Erdoğan: Hüseyin Gazi Cemevi yönetimi bulundukları konumun hala farkında değiller-VİDEO

    PİRHA – HBVAKV Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevine gidişini ve cemevinin kendisine göre dizayn edilmesini eleştirerek “Cemevinin içeresinde, post makamında oruç açma yapılmaz. Mihman da olsa mihman gibi davranmaları gerekir” dedi. Nurettin Erdoğan, Cemevi başkanı ve dedeyi de eleştirerek, “İnancım odur ki en kısa zamanda arkadaşlarımız kendilerini düzeltir, doğru yolda hareket ederek yürürler” dedi. 

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muharrem ayında Ankara Mamak’taki Hüseyin Gazi Türbesi ve cemevine gidişiyle birlikte eleştiriler de günden güne artıyor. Erdoğan’ın, bir Alevi dedesi gibi posta oturup iftar açması ve cemevi düzeninde değişime sebep olması toplumda sert tepkilere yol açtı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, cemevi ziyareti sonrası Alevi toplumunda rahatsızlıklara sebebiyet verdiğini söyledi. Nurettin Erdoğan, “Devlet yetkilileri veya siyasi partiler cemevlerimize mihman olabilir. Bununla ilgili bir sıkıntımız yok. Kaldı ki bir ülkenin cumhurbaşkanı en üst makamdır, cemevlerini ziyaret edebilir ama yapacağı ziyarette samimiyet gerekir” ifadelerini kullandı.

    “ORAYI BİR MESCİDE VEYA CAMİYE ÇEVİRMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ”

    Nurettin Erdoğan, cumhurbaşkanının türbeye gidişi öncesinde cemevinde yapılan değişiklikleri de eleştirdi. Erdoğan, iktidarın, Hüseyin Gazi Cemevini camiye çevirme fikri taşıdığını belirterek şunları söyledi:

    “Cemevine ziyarete gideceksiniz, içeriğini, atmosferini kendi istediğiniz doğrultuda değiştireceksiniz! Alevi felsefesine uygun olan ritüeli tamamen bozup kendi düşüncelerinizce Arap kültürünü yansıtarak orayı bir mescide veya camiye çevirmeye çalışıyorsunuz. Bu Alevilere yapılan bir hakarettir. Bizim inanç merkezimiz cemevlerimizdir. Cemevlerimizde nasıl ibadet edeceğimizi biz kendimiz belirleriz. Yolumuzun, felsefemizin gereği neyse o şekilde cemevlerimizi dizayn eder, ibadetimizi de o şekilde yapar, geleceğe de o şekilde aktarırız. Ama birileri gelip cemevlerimizin içeriğine farklı bir uygulama yapıp kendi inancına göre uyarlama yaparsa burada sıkıntılar çok büyük olur.”

    “NORMAL BİR VATANDAŞ GİBİ GELMESİ GEREKİR”

    Karşıdaki kim olursa olsun fark etmiyor; cumhurbaşkanı da olsa, şah da olsa, kral da olsa, padişah da olsa… Cemevlerimizin içerisinde peygamberimizin Kırklar Meclisi’ne giremediği, etiketini orada konuşturamadığı gibi tekrar geri dönüp Kırklar Meclisi’ne kendi adem kimliği ile girdiği gibi… Cumhurbaşkanının normal bir vatandaş gibi gelmesi gerekir. Burası bizim inanç merkezimizdir. Burada kimlik konuşulmaz. Burada tüm canlar birdir. O yüzden biz cemevlerimizde hep bir can bir beden oluruz. İbadetimizdeki bütün canlar, can cana ve yan yana cem olurlar. Hiç kimsenin kişiliği, inancı, sorgulanmaz. Herkes orada Hakk için ibadete gelmişse hepsi bir can, bir beden olur.”

    “BULUNMUŞ OLDUKLARI KONUMUN HALA FARKINDA DEĞİLLER”

    Nurettin Erdoğan, cumhurbaşkanı için organize edilen “iftar” yemeğini de yanlış bulduğunu söyledi. “Alevilik felsefesinde toplu iftar sofrası diye bir şey yoktur, oruç açma vardır” diyen Nurettin Erdoğan, eleştirilerini şu cümlelerle aktardı:

    “Cemevlerine gelen canlarımız, bizim ritüellerimize uyarak gelecekler. Biz bir camiye, bir mescide veya bir toplumun cenazesine gittiğimiz zaman onların ritüelleri neyse ona göre davranırız. Ama bizi de kendilerine benzetmesinler. Herkes kendi inancını yaşasın. Kimse kimsenin inancına müdahale etme hakkına sahip değildir. Bu konuda oradaki yönetimi yargılamıyorum ama eksikleri var. Bulunmuş oldukları konumun hala farkında değiller. Cumhurbaşkanı gelebilir, ağırlayabilirsin ama orada bizim inanç önderlerimizin resimlerini kaldırıp başka bir tarafa koyup, Arapça görselleri asmak Alevi felsefesine hiç yakışmaz. Oradaki arkadaşlarımızın eksikliğidir. İnanıyorum ki kısa zamanda belki eksikliklerini düzeltebilirler.

    Hüseyin Gazi Cemevi başkanı da bir açıklama yapmıştı; ‘Tadilat-onarım vardı, duvarın su alma durumu vardı, oradan kaldırdık daha iyi bir yere koyduk’ falan gibi kendini aklayan ifadeler kullanmıştı. Eğer bir yerde bir arıza varsa tadilatı yapılır ve aynı şekilde görseller yerine konur. Onları hadi kaldırdınız, başka bir yere konmasını kabullenebiliriz ama onların yerine Arapça görseller konulması, burada bir art niyetin olduğunu gösterir. Onun için biz de tepkilerimizi gösterdik.

    Alevilik felsefesinde toplu iftar sofrası diye bir şey yoktur, oruç açma vardır. Oruç açma lokması vardır. Yaşadığımız bölgelerde herkes kendi evinde kendi hanesinde karınca kararınca ne olursa onunla orucunu açar. Gösterişin bizim inancımızda yeri yoktur. Bizim Yolumuz var. Yol’un yaşama dair işleyişi, biçimi var, onu uygulamamız lazım.”

    “DERGÂHIN YEMEKHANESİ VARDI!”

    “Orada cemevinin içeresinde post makamında oruç açma yapılmaz. Kaldı ki burası bir dergah. Dergâhın yemekhanesi var. Yemekhanesinde oruç açma yapılır ve posta post sahibi olmayan hiç kimse oturamaz. Mihmanlar gelir, mihman olur, oradaki gerekli ritüelleri yerine getirip giderler. Mihman da olsa mihman gibi davranmaları gerekir. Ama post makamında dedenin yanında oturup o samimi olmayan duygularla gelip oranın içeriğini, icraatını değiştirmesi oradaki arkadaşlarımızın kusurudur. İnancım odur ki en kısa zamanda arkadaşlarımız kendilerini düzeltir, doğru yolda hareket ederek yürürler. Kusurlarını da Hünkarımız af eylesin.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • HBVAKV Antalya Şube Başkanı Erdoğan: Hükümetin etkinliklerine ihtiyacımız yok-VİDEO

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı Erdoğan: Hükümetin etkinliklerine ihtiyacımız yok-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, AKP hükümetinin Aleviler ile ilgili çalışmalarının samimi olmadığını belirterek, Alevilerin temel taleplerinin bir an önce kabul edilmesi gerektiğini kaydetti. 

    İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın finanse edeceği program kapsamında belirlenecek 300 dede Kerbela’ya götürülecek. Ayrıca, üç bakanlığın bütçesiyle 400 Alevi genci için ise 19-23 Ağustos 2022 tarihlerinde ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’ projesi hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bu projeler kapsamında bakanlıklardan Alevi dernekleri aranarak dede ve gençlerin gönderilmesi talep ediliyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, AKP hükümetinin Aleviler ve Alevi kurumları ile ilgili çalışmalarının samimi olmadığını belirterek, “Biz gençliğimizin ve dedelerimizin hükümet nezdindeki kurumlarla yapacağı etkinliklere ve faaliyetlere, herhangi bir desteğe ihtiyacımız yok. Bizler diyoruz ki, diğer toplumlara vermiş olduğumuz haklar neyse bizim topluma da aynı hakları verin. Biz bu haklar doğrultusunda kendi kültürel sosyal etkinliklerimizi yerine getiririz” dedi.

    “DİYANET LAĞVEDİLMELİ”

    Nurettin Erdoğan, Alevilerin taleplerini sıralayarak şöyle devam etti:

    “Öncelikle cemevlerimizin inanç statüsünde sayılmalı. Şu andaki eğitim müfredatında tamamen içeriği dejenere olmuş ve dayatmalı zorunlu din dersleri kaldırılmalı, Diyanet sadece inançsal faaliyetlerini yürütmeli ve siyasi oluşumdan elini, ayağını çekmeli. Diyanet ya lağvedilmeli ya da her inancın kendi inançsal faaliyetleri açısından bir komisyon oluşturulmalı. Biz bunları yıllardan beri talep ediyoruz. Çünkü bu ülkede her inanca sahip halklar var ve bu toplumların kendi inancını yaşamak için de devlet nezdinde temsiliyetleri olması gerekiyor. Bu ülkede insanların inancını özgürce yaşayabilmesi için orada temsilcilerini bulundurması gerekir.
    Bu konuda önümüzdeki süreçte gelecek olan adaya çok büyük görevler düşüyor ve bunları çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. Tüm insanların eşit haklara sahip olabilmesi konusunda taleplerimiz olacaktır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Dersim’de Diyanet Gençlik Vakfı açılması inançlar üzerinde hak gaspıdır’-VİDEO

    ‘Dersim’de Diyanet Gençlik Vakfı açılması inançlar üzerinde hak gaspıdır’-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi’nde Tunceli Müftülüğü tarafından ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ açılmasıyla ilgili olarak tepkisini dile getiren HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Son dönemde ülkemizde Diyanetin yürütmüş olduğu inkâr ve asimilasyon politikası var. Munzur Üniversitesi’nin bu noktada çok büyük payı var” dedi.

    Tunceli Müftülüğü tarafından Munzur Üniversitesi’nde ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ açılması tepkilere neden oldu. Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan yaşananlara tepki gösterdi. “Son dönemde ülkemizde Diyanetin yürütmüş olduğu inkâr ve asimilasyon politikası var” diyen Erdoğan, asimilasyon politikalarının yürütülmesinde en büyük görevi Diyanetin üstlendiğini kaydetti.

    “ASİMİLASYONDA MUNZUR ÜNİVERSİTESİ’NİN PAYI BÜYÜK”

    Erdoğan, laik bir ülkede dinin dayatıldığı bir sürecin yürütüldüğünü belirtirken, şöyle konuştu:

    “Alevi toplumu ve diğer inanç toplumları üzerinde asimilasyon politikalarıyla yok saymaya çalışıyorlar. Bu halklar üzerinde bir züldür. Yıllardan beri bu tür oluşumlara karşı mücadelemizi verdik ama herhâlde gerekli yerlere bizim mesajlarımız pek fazla etki yapmıyor ya da bu mesajları kayda değer almak istemiyorlar. Çünkü işlerine nasıl geliyorsa öyle yürütmeye çalışıyorlar.

    Diyanet son dönemde yapmış olduğu girişimlerde daha önce de yaptıkları gibi Dersim’de Diyanet Gençlik Vakfı oluşturmaya çalışıyorlar. Munzur Üniversitesi’nin bu noktada çok büyük payı var. Çünkü Dersim’de kendi inancına, kendi kültürüne bağlı sağlam temeller üzerinde süreç yürütmekte ve kültürü hiçbir zaman bozmamıştır ve o uğurda yıllarca mücadele vermiş ve birçok bedeller ödediği için bu da devletin işine gelmemektedir. Bizler de o bölgede yaşayan insanlarız. O bölgelerden diğer kozmopolit illere dağılmışız ve geldiğimiz yerler de belli, kurumlarda görevler olarak mücadelemizi vermekteyiz.”

    “EŞİT YURTTAŞLIK HAKKIMIZI ALINCAYA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    “Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kınıyoruz” diyen Erdoğan, inançlar üzerinde baskı kurmanın suç olduğunu söyledi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İnsanların eşit yurttaşlık haklarına karşı hukuksuz bir süreç işlemektedir ve bu da o insanların hak ve hukukunu gasp etmektir. Diyanet bağımsız olmalıdır. Kendi inançsal kültürüne hizmet etmelidir ve devletin dışında hizmet yürütmesi gerekir. Çünkü laik bir ülkede yaşıyoruz. Laik bir ülkede de din ve devlet işleri ayrışmalı ve o şekilde hizmet verilmedir. Biz Aleviler tabii ki geçmişten beri mücadele veriyoruz ve bu mücadeleyi vermeye devam edeceğiz. Her şeyden önce tarihsel sürece baktığımız zaman bu asimilasyon politikaları üzerinde baskılardan, zulümlerden, ibadethanelerimizin ibadethane sayılmamasından dolayı bir sürü sıkıntılara karşı türlü bedeller ödedik ve bu bedeller hala devam etmektedir.

    Biz de diyoruz ki bu ülkede hak ve adalet, özgürlük ve eşit yurttaşlık kavramında sonuna kadar bu mücadele devam edecektir. Burada bulunan bütün Alevi kurumlarımızla aynı düşüncedeyiz. Aynı şeyler için mücadele yürütüyoruz ve bizler de her zaman doğruluktan, haktan yana olacağız. Biz Aleviler her zaman kendi çocuklarımıza kendi çevremize ve kendi kültürümüze bunu yerleştirmişiz. Hem kendi inanç merkezlerimizde hem evde kendi kültürümüzü ve doğru şeyleri çocuklarımıza göstermekteyiz. Bunlar için okullarda eğitime gerek yoktur. Din, insanın kendince ve özgürce tanrıyla kendi arasındaki bir bağdır. Bunun arasına hiçbir zaman aracı giremez. Bu aracıların da ortadan kaldırılması gerekiyor. Herkesin kendi inancını kendisinin özgürce yaşaması gerekir. Bu konuda biz Alevi kurumları ve bireyler olarak bütün halkların eşit yurttaşlık hakkını alıncaya kadar mücadelemiz devam edecek.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA