Etiket: nurettin erdoğan

  • Erdoğan: Ana sınıfına din dersi dayatması, çocukları köreltmeye yöneliktir-VİDEO

    Erdoğan: Ana sınıfına din dersi dayatması, çocukları köreltmeye yöneliktir-VİDEO

    PİRHA-Okul öncesi çocuklara verilmesi planlanan din eğitimi kararına tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Bir ülkenin eğitimi sağlam temeller üzerine kurulmadığı zaman o ülkenin damarları kurumuş, yaprakları dökülmüş ağaca benzer. Diyanet’in dayatmalarıyla 4-6 yaş grubu çocuklarımıza din eğitimi verilmek istendiğini görüyoruz. Bu yanlış bir uygulamadır. Çocukları köreltmeye çalışıyorlar. Biz bunlara karşı mücadelemizi vereceğiz” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, 20. Milli Eğitim Şûrası’nda 4-6 yaş grubundaki okul öncesi çocuklar için alınan din eğitimi tavsiye kararına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “TÜRKİYE, MOZAİK BİR ÜLKEDİR”

    Türkiye’de çeşitli etnik, din ve inançtan insanların yaşadığını belirten Erdoğan, şurada alınan karara tepki göstererek, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın baskıları sonucu 20. Milli Eğitim Şûrası’nda alınan din dersi kararı, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin gönderdiği genelgeler ile din derslerinin zorunlu tutulması toplumda rahatsızlık yaratmıştır.  İnançsal ve din kavramı insanların özel yaşamıdır. Kul ile Allah arasındaki bir kavramdır. İnanç ve iletişim biçimidir. Bunu hiç kimse dayatamaz. Çünkü Türkiye mozaik bir ülkedir. Her türlü etnik, din ve inançtan insanlar, toplumlar vardır. Diyanet İşleri Başkanlığı kendi bünyesinde sadece bir cemaate, zümreye hükmetmesi ve bu konuda bütçeleri kendilerine hak görmeleri tüm toplumlara haksızlıktır” dedi.

    “DİN DERSLERİ İLE ÇOCUKLARI KÖRELTMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Erdoğan, “Eğitim toplumsal bir gerekçedir. Bir ülkenin eğitimi sağlam temeller üzerine kurulmadığı zaman o ülkenin damarları kurumuş, yaprakları dökülmüş ağaca benzer” diyerek şöyle devam etti:

    “Temel eğitim sistemi kaliteli ve liyakatli insanlarla verilmeli. Din dersleri, imam hatiplerin düzeyinde tercih edilen kişilerce alınması gerekir. İnsanlara tercih etmediği şeylerin dayatılması psikolojik bir baskıdır. İnsan psikolojisine baskılar uygulayarak tek tipliye getirmeleri şu anki mevcut sistemin, rejimin dayatmasıdır. İyi bir eğitim ana sınıfından başlayarak, öğretmenlerin öğrencilerini daha düzeyli yetiştirmesine bağlıdır. Ama ne yazık ki Diyanet’in dayatmalarıyla 4-6 yaş grubu çocuklarımıza din eğitimi verilmek istendiğini görüyoruz. Bu yanlış bir uygulamadır. Çocukları köreltmeye çalışıyorlar. Biz bunlara karşı mücadelemizi vereceğiz. Biz de diyoruz ki, laik Türkiye Cumhuriyeti’nde temel eğitim insanların bireysel ve toplumsal olarak haklarıdır. Hakların verilmesi gerekir. Diyanetin lağvedilmesi, zorunlu din derslerinin okullardan kaldırılması gerekir.”

    “ALEVİ OLDUĞUNUZU BEYAN EDİN, DİYORUZ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, din derslerinde baskı gören Alevi öğrencilerin kendilerine başvurmasını isteyerek, “Okullarda çocuklarımıza “İçimizde Alevi var mı?” diye soruyorlar. Biz de Alevi olduğunuzu beyan edin, diyoruz. Eğer hocalarınız, Alevi olduğunuzdan dolayı size herhangi bir baskı yaparsa, bizi haberdar edin, diyoruz.  Kimse kimseye inancı üzerine bir dayatma yapmamalıdır. Bu konuda da hükümetten talebimiz zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet’in elini eteğini din ve eğitim işlerinden çekmesidir. Cemaatlerin din dersleri üzerinden eğitim sisteminin müfredatını bozmasına da müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

    Cemaatlerin çok fazla eğitim sisteminin içine karıştığını belirten Erdoğan, “Bu konuda tüm toplumu uyarıyoruz. Lütfen herkes duyarlı olsun. Çevrenizde insanların üzerine inançsal boyutta baskılar varsa, kurumlarımıza bilgi vermelerini istiyoruz. Tüm kurumlarla bileşerek  bunlar hakkında soruşturma başlatacağız” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Alevilere yönelik nefret söyleminde bulunanlara halk gereken dersi verir-VİDEO

    ‘Alevilere yönelik nefret söyleminde bulunanlara halk gereken dersi verir-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Antalya Şubesi Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Alevilere ve Kürtlere yönelik nefret söylemine tepki göstererek, “Kendilerini gündemde tutmak için pisliklerini Aleviler üzerine atarak kendilerine bir ortam yaratmaya çalışıyorlar. Ama Aleviler, bu yaklaşımlarına itibar etmez, değer vermez” diye konuştu.

    Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, kimliklerini sakladıkları gerekçesiyle Alevi çocuklara ‘çifte kavrulmuş yalancı’ diyerek nefret söylemlerinde bulunan Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP Milletvekili Hüseyin Besli’nin sözlerine tepki gösterdi.

    Erdoğan, Akşam Gazetesi yazarı Besli’nin açıkça nefret suçu işlediğini ve halkın bir kesimini dini ve ırkı nedeniyle aşağıladığını belirterek, kendilerini gündemde tutmayan kişiliklere Alevilerin pirim vermeyeceğini kaydetti.

    “ALEVİLER BU ÇİRKİNLİKLERİ KABUL ETMEZ”

    Alevi toplumunun Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin çirkinliği kabul etmeyeceğini vurgulayan Erdoğan, “Son dönemlerde Aleviler üzerine ilahiyatçıların kabul edilmeyecek açıklamalarını gördük. Genel merkezlerimiz ve federasyonlarımız bunlar hakkında suç duyurusunda ve basın açıklamalarında bulundu. Aleviler, bu tarz çirkinlikleri kabul etmez. Bu insanlar kendilerini gündemde tutmak için içindeki pisliklerini Aleviler üzerine atarak kendilerine bir ortam yaratmaya çalışıyorlar. Ama Aleviler bu oyunlara hiçbir zaman gelmez, bunların bu yaklaşımlarına da itibar etmez, değer vermez. Çünkü değersiz insanlar kendilerini değerlendirmek ve belli bir değere sokmak için de temiz insanları, değerli insanları, üreten insanları, ilim ve bilim yolunda giden insanları karalama yoluna giderler” diye konuştu.

    “KARANLIK EKENLERİN HEPSİ KENDİ PİSLİKLERİNDE BOĞULACAKLARDIR”

    Erdoğan, Türkiye halklarının bu ırkçı nefret söylemlerine pirim vermeyeceğini sözlerine ekleyerek, şunları kaydetti:

    “Türkiye halkları mozaik bir yapıya sahiptir; hangi inançtan, etnik yapıdan olursa olsun bu tür oluşumlara pirim vermeyecektir ve bunları onlar kendileri kendi içlerinde kınarlar bunlara gereken dersleri verirler. Biz bunları tarihler öncesinde de gördük. Bu karanlık ekenlerin hepsinin de kendi pisliklerinde boğulduklarını gördük ve bunlar da boğulacaktır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Alevileri tanımak istiyorlarsa, cemevine ibadethane statüsü vermeleri gerekir’-VİDEO

    ‘Alevileri tanımak istiyorlarsa, cemevine ibadethane statüsü vermeleri gerekir’-VİDEO

    PİRHA-HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, AKP hükümetinin hazırladığı üç maddelik çalışmaya ilişkin konuşarak, “Gerçek anlamda Alevileri tanımak istiyorlarsa, bizleri kazanmak, bizlerin gönlünü almak istiyorlarsa, kardeşçe yaşamayı istiyorlarsa bizim ibadethanelerimiz olan cemevlerini resmi statüde kabul etmeleri gerekir” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, AKP hükümetinin hazırladığı üç maddelik çalışmada Alevi dedelerine maaş verilmesi ve cemevlerine ‘Kültür Merkezi’ statüsü verileceği iddialarına ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Alevilerin ibadethanelerinin ‘kültür merkezi’ olarak kabul edilmesinin, o kültür merkezinde hizmet yürütecek olan dedelere, zakirlere maaş bağlanması yönünde karar alınmasını, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir yan versiyonunu oluşturma çabası olarak gördüklerini belirten Erdoğan, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı.

    “BİZİM TEMEL TALEBİMİZ CEMEVLERİNİN İNANÇ STATÜSÜNDE SAYILMASI”

    İçişleri Bakanlığı’nın kültür sorumlusu olduğunu söyleyen danışmanın kendilerini de ziyaret ettiğini belirten Erdoğan, “Ziyaretleri sırasında bizlere genel olarak eksikleriniz ve ihtiyaçlarınız nedir, diye sordular. Tabii ki bizim cemevlerimiz, canlarımızın kendi imkanları ile lokmalarıyla ayakta duruyor. Biz kendi ihtiyaçlarımızı, eksiklerimizi tamamlayabiliriz, dedik. Sonrasında temel talebimizin cemevlerinin inanç statüsüne kavuşturulması olduğunu vurguladık. Zorunlu din derslerinin kaldırılması hususunda tekrar istek ve taleplerimizi de kendisine ilettik. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın lağvedilmesini de söyledik. Yani bu ülkede tek bir cemaate, tek bir inanca hizmet eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığı doğru değil. Devletin bütçesinden, 3 bakanlığın bütçesini geçen miktarda para alıyor. Bu ülkede ki herkesten alınıyor vergi. Bu vergiler Diyanete gidiyor. Ödediğimiz vergilerin bizim inancımıza ve haklarımıza harcanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NIN YAN VERSİYONUNU OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Saydıkları talepleri ziyarete gelen danışmana yazılı olarak da verdiklerini aktaran Erdoğan, hükümetin bu talepleri dikkate almadığını ve cemevlerine ibadethane statüsü verilmeyeceğini bu durumun da kabul edilemez olduğunu söyledi.

    Erdoğan sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Alevilerin ibadethanelerinin ‘kültür merkezi’ olarak kabul edilmesi, o kültür merkezinde ki hizmetleri yürütecek olan dedelerimize, zakirlerimize maaş bağlanması yönünde karar alınması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir yan versiyonunu oluşturma çabasıdır. Bizler hiçbir zaman bu tür uygulamaları kabul etmeyiz. Bizim dedelerimiz bizim rızalık lokmalarımızla hizmetlerini yürütür. Hiçbir zaman maaşa bağlı değillerdir. Aynı zamanda elektrik ve su giderlerinin karşılama hususu da kabul edilemez. Yani Alevilik inancını buna indirgeyemezsiniz.

    Bu tür politikalarla bizleri Diyanet’e bağlamaya çalışıyorlar. İkinci bir kolu yapmak için çaba gösteriyorlar. Gerçek anlamda Alevileri tanımak istiyorlarsa, bizleri kazanmak, bizlerin gönlünü almak istiyorlarsa, kardeşçe yaşamayı istiyorlarsa bizim ibadethanelerimiz olan cemevlerini resmi statüde kabul etmeleri gerekir. Ancak böyle kardeşçe bir araya gelip barışabiliriz. Ama bu tek yönlü, tek taraflı asimilasyon politikaları kalıplaşmış bir şekilde insanları ötekileştirir ve ayrıştırır.”

    “ALEVİLERİN İNANÇ MERKEZİ CEMEVLERİDİR”

    Buradan hükümete sesleniyorum diyen Nurettin Erdoğan, “Alevilerin inanç merkezi cemevleridir. Cemevleri Alevilerin kutsalıdır. Bu kutsala kimsenin ne bir leke ne bir üzerine söz söyleme yetkisi vardır. Biz de Türkiye Cumhuriyeti içinde belli bir potansiyele sahip Alevi kitlesi olarak inançsal bir resmiyet statüsünü kazanmak istiyoruz. Kim bu uğurda mücadele ediyorsa hepsine teşekkür ediyoruz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Erdoğan: Zorunlu din dersleri kaldırılsın, imam hatipler de kapatılsın!-VİDEO

    Erdoğan: Zorunlu din dersleri kaldırılsın, imam hatipler de kapatılsın!-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV)Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, zorunlu din dersleri konusunda mücadelelerinin devam ettiğini söyledi. Zorunlu din dersinin olmaması gerektiğini belirten Erdoğan, “AİHM karalarına uyularak imam hatipler mevcut eğitim sisteminden kaldırılmalı” dedi.

    2020-2021 Eğitim ve öğretim yılının 6 Eylül’de açılacak olmasıyla birlikte zorunlu din dersi konusu da tekrar gündeme geldi. Alevi toplumu, din derslerinin bir bütün olarak müfredattan kaldırılması yönündeki taleplerini dile getirmeyi sürdürüyor.

    18 YILDA 16 KEZ EĞİTİM MÜFREDATI DEĞİŞTİRİLDİ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV)Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, zorunlu din dersleri konusunda mücadelelerinin süreceğine dikkat çekti. Nurettin Erdoğan ayrıca “Mevcut hükümetin 20 yıldır dayatmış olduğu çarpık eğitim sistemine karşı Antalya Şubesi olarak mücadele vermekteyiz” dedi. Erdoğan, sık sık değiştirilen müfredata işaret ederek şu açıklamayı yaptı:

    “18 yılda 16 sefer eğitim müfredatının değiştirilerek toplumun temel eğitim sistemini tamamen bozdular. Biz de bu eğitim sistemine karşı vermiş olduğumuz mücadelede ‘Eğitim nasıl olmalı, nasıl uygulamalı bir sisteme geçilmeli?’ bunu dile getirdik ama bir türlü gerekli yerlere sesimizi duyuramadık.

    Bizler ne kadar bunlara karşı bir direnç göstersek de yine bildiklerini okuyorlar. Ama bizler mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. 2021- 2022 eğitim müfredatının daha düzenli, daha tertipli, daha yüz yüze bir eğitim sistemine geçilmesi için gerekli yerlere gerekli mesajları göndereceğiz.”

    “VATANDAŞA İBAN GÖNDEREN HÜKÜMET EĞİTİMİ ÜCRETSİZ YAPMALI”

    Nurettin Erdoğan, eğitim sisteminin tamamen temel eğitime dönüşmesi gerektiğine vurgu yaparak yüz yüze eğitime geçilip, sınıfların ise daha az kapasiteye düşürülmesi gerektiğini söyledi.

    Erdoğan, eğitimin ücretsiz hale gelmesi gerektiğini de belirterek “Hükümetin, afetlerde vatandaşa İBAN göndermesi gibi eğitim sistemindeki giderlerin de vatandaşlara yüklememesi gerekiyor. Bu mevcut hükümetin görevidir. Burada da liyakat çok önemlidir. Başa gelen yöneticilerin tamamı liyakata uymalı ve o şekilde eğitim verilmelidir” ifadelerini kullandı.

    “HERKESİN İNANCI, KÜLTÜRÜ KENDİNE”

    Nurettin Erdoğan, eğitim sistemiyle ilgili en temel taleplerinin zorunlu din derslerinin kaldırılması olduğunu söyleyerek şöyle devam etti:

    “Bu hususta kendi okuduğumuz dönemlerde de bu mücadeleyi vermiştik. Bu ülkede zorunlu din dersleri insanları belli bir ayrışmaya sokmaktadır. Herkesin inancı, herkesin temel kültürü kendine aittir ve onu yaşama hakkına da sahiptir. Bunu hiçbir zaman siyasi iktidarlar belirleyemez ve onlar hakkında karar veremezler. Bunlar bizim kendi inancımız ve kendi kültürümüzdür. Biz istediğimiz gibi bu ülkede hür bir biçimde her etnik grup, her inanç, kendi kültürünü yaşamalı yaşayabilmeli ve halkların hakları eşit bir şekilde dağıtılmalı. Bunun için gereken mücadeleyi vereceğiz, bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. İkinci aşama olarak AİHM karalarının uygulaması, imam hatiplerin mevcut eğitim sisteminden kaldırılması ve bu sınıfların yerine eğitim sisteminin daha doğru bir yapıya sahip olabilmesi için kullanılmalı. Zaten ülkemizde yeterince imam hatip mezunu imam var. Çoğunlukta Diyanet, devletin desteğini de arkasına alarak her türlü etnik yapı üzerinde kendi ağırlığını koymaya çalışmaktadır. Bunun da gerici, bağnaz, yobaz düşünceden farkı yoktur. Bugün Taliban Afganistan’da ülkeyi ne hale getirdi ise buradaki ziynet de bizi o aşamaya götürecektir ama burası laik Türkiye Cumhuriyetidir, mozaik bir ülkedir. Bizler hiçbir zaman asla buna müsaade etmeyiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

  • ‘Aleviliğin temel taşlarının bozulmasındaki tek yegane neden devlet politikasıdır’-VİDEO

    ‘Aleviliğin temel taşlarının bozulmasındaki tek yegane neden devlet politikasıdır’-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Alevi toplumu üzerindeki baskıları eleştirerek “Bir köy hizmet almamışsa Alevi köyüdür. Anadolu’daki Alevi köylerinin de şifrelendiği, işaretlendiği buradan belli” dedi. Erdoğan, saldırılara karşı Alevilerin daha çok güçbirliği oluşturduğunu söyledi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Alevilere yönelik artan asimilasyon politikalarına dikkat çekti. Erdoğan, Alevi köylerine yapılmakta olan camilere işaret ederek “Hacı Bektaş dergâhına bir cami-mescidin yapılması, kayyımlar atanarak oraların asimilasyona uğratılması, sonra oralara Kültür Bakanlığı tarafından el atılarak Alevilerin elinden dergahların alınması, doğal yapısının bozulması, içerideki maneviyatın bitirilmesi, bunlar hepsi birer etken” dedi.

    “SALDIRILARA KARŞI ALEVİLER DAHA FAZLA GÜÇBİRLİĞİ OLUŞTURUYOR” 

    Nurettin Erdoğan, söz konusu saldırılar karşısında toplumsal bir güçbirliği kurulması gerektiğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Alevi yolunun, temel taşlarının bozulmasındaki tek yegâne neden devletin politikalarıdır. Bunları ne için yapıyor? Kendi kitlesine şirin gözükmek için. Başarıya ulaşabiliyor mu? Hayır. Yaptıkça daha çok Alevi potansiyeli birleşerek daha kitlesel bir hale geliyor. Aleviler üzerinde oynanan oyunların ana temelinde bu vardır.

    Eğer Aleviler üzerinde fazla oyun oynarsanız Aleviler daha fazla güçbirliği oluşturur daha çok karşınıza mücadele ile çıkar. Bu temel olgu geçmişten günümüze kadar böyle olmuştur. Tabii ki bunlar içinde bizler mücadele vereceğiz.

    Tayfun Talipoğlu, bir dönem Sivas köylerinde bir araştırma yapıyor, ‘Alevi köyleri nerededir’ diye yolda geçen bir cana soruyor ve diyor ki ‘Alevi köyüne gideceğim? Nasıl bulabilirim?’ Vatandaş, ‘ey can’ diyor ‘bu asfalt yoldan git, ne zaman çatal yola geldin bir tarafı asfalt bir tarafı stabilize ise o stabilize yolun devamı mutlaka Alevidir, sen oraya git’ diyor.

    “BİR KÖY HİZMET ALMAMIŞSA ALEVİ KÖYÜDÜR”

    Anadolu coğrafyasındaki Alevi köylerinin de şifrelendiği, işaretlendiği buradan belli. Yani sadece kapılar çarpı atmakla işaretlenmiyor. Köylere yapılan hizmetlerle de Alevi köyleri hedefleniyor. Bir köy hizmet almamışsa Alevi köyüdür. ‘Hizmet istiyorsanız cami için bir şey oluşturun’ deniliyor. Bu inançsal baskıyı kendilerine nasıl hak olarak görebiliyorlar, sormak gerek. Hak yediğinizin farkında değil misiniz? Hani ‘Müslümanım’ diyorsun, ‘inancım tamdır’ diyorsun. Hak yoluna gideceksin Hak sana diyor ki ‘sen ne ile gelirsen gel kul hakkıyla gelme’ diyor. Yedikleri kul hakkı değil midir?”

    “BU NASIL ADALETTİR, BU NASIL BİR İNANÇTIR?”

    Nurettin Erdoğan, “Bu nasıl bir vicdandır? diye sorarak Alevi toplumu üzerindeki baskıyı şu sözlerle özetledi:

    “Bu nasıl bir adalettir, nasıl bir inanç, nasıl bir ibadettir ki insanlara bu dayatmayı yapabiliyorlar? Bu hakkı kim veriyor? Bunları sormak lazım. İnsanlar kendi inançsal değerlerinde özgürdür. Nasıl, nerede ibadet etmek istiyorsa onu seçme hakkına sahiptir. Bunu hiç kimse kısıtlayamaz. Hiç kimse, başkaları üzerinde baskı politikası oluşturamaz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Antalya HBVAKV Başkanı: Cemevindeki kurslarla gençlere Aleviliği öğretiyoruz-VİDEO

    Antalya HBVAKV Başkanı: Cemevindeki kurslarla gençlere Aleviliği öğretiyoruz-VİDEO

    PİRHA-HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, pandemi sürecinin Alevi inançlarının gereklerini yerine getirmeyi kısıtlamasına rağmen birlik ve dayanışmayı sürdürdüklerini söyledi. Erdoğan, “Yardımlaşma ve dayanışma konusunda, çocuklarımız erkanlarını öğretilerini unutmasın, bilgileri tazelensin diye çevrimiçi görüşmeler yapıyoruz. Çok yararı oluyor” dedi.

    Antalya Muratpaşa’da bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Pandemi sürecinde cemevlerinde yürüttükleri faaliyetler üzerine PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    Erdoğan, pandemi sürecinde belli kısıtlamalar oluştuğunu, özellikle gençlerin bu süreçte cemevlerine kısıtlamalardan dolayı gelemediğini belirtti. Ancak çocukların ve gençlerin Alevi kültüründen uzak kalmaması için hocalarla birlikte çevrimiçi görüşmeler yaptıklarını anlattı.

    “ALEVİ CANLARLA BİRLİKTE CEMEVİMİZİ KURDUK”

    Konuşmasına Antalya’da bulunan cemevinin yapım sürecini ve tarihini anlatarak başlayan Erdoğan şunları aktardı:

    “Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak bizim ana tarihçemiz 1994 yılında arsa tahsisi ile başlamış bulunmakta olup o dönemin belediye başkanın ve Alevi canların dernek üzerinden girişimleriyle Antalya da bir eksikliğin tamamlanması açısından bir arsa talebinde bulunuldu. Araştırmalar sonucunda Alevi canların yoğun olduğu bölge olmasından dolayı bu mahalle (Gebizli) tercih edildi ve 2 dönüm arsa üzerinde bir inşaat çalışması başlatıldı. O dönemde canlarımızın böyle bir yerin özlemi ve heyecanıyla canlarımızın lokmalarıyla,  yemek ve dayanışma faaliyetleri etkinlikler yardım ve bağışlarıyla birlikte inşaat çalışmaları başladı. O süre zarfında o dönemden bu güne kadar hizmet yürüten, yönetimde bulunan, emek üreten ve katkı koyan tüm canların emekleri çok büyük ve takdire şayandır.”

    “CEMEVİMİZİN AÇILMASIYLA RİTÜELLERİMİZİ DAHA RAHAT YERİNE GETİRİYORUZ”

    ‘Cemevimizi belli bir aşamaya getirdik’ diyen Erdoğan canlarla birlikte Alevi inancına uygun hizmetleri yürütmeye başladıklarını ifade ederek şunları kaydetti:

    “Daha önceleri Alevi canların cenazelerinin camilerden kaldırılması sürecini geçmişte çok fazla yaşadık. Bu cemevimizin açılması ile hakka yürüyen canlarımızı Alevi erkânına göre kendi ritüellerimize uygun yapılması açısından çok güzel bir girişim oldu. 1994 yılında başlayıp 2000’li yıllara kadar süren çalışmadan sonra bu hizmetleri vermeye başladık.
    6 kişilik bir morgumuz var. Cenaze yıkama yerimiz, cenaze mekânlarını yapacak alanımız var. Dedelerimiz bu erkanı yürütecek bilgiye sahip. Babalarımız var ve bu alanda hizmetler yürütüyor, canlarımızın bu ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Herkesin kendi ritüellerine göre cenazelerini kaldırmasından canlarımız son derece memnun kalmaktalar. Cenazeye lokma vermek isteyen canlar için burada alt yapımızı oluşturduk. Bir yemekhanemiz, mutfağımız, kafeteryamız var. Bu hizmetleri yerine getirirken canlarımızın hiçbir şeyine ihtiyaç duymadan kendimiz karşılıyoruz. Onlar da karşılığında bedelinde lokmalar ne ise getirip lokmalarıyla katkıda bulunuyorlar.”

    “KURSLAR, KÜTÜPHANE, ATÖLYELER AÇTIK”

    İnşa ettikleri cemevinde kurslar ve kütüphane de açtıklarını anlatan Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

    “Belli kurslar oluşturduk, kütüphanemiz, müzik atölyelerimiz var. Bu müzik atölyelerimizde gençlerimize, çocuklarımıza Alevi felsefesi, öğretisi bazında belirli kurslar veriyoruz. Bağlama kursları, onun akabinde farklı enstrüman çalmak isteyen gençlerimize hocalarımızı temin edip onlara gereksinimi olan kurs ihtiyaçlarını temin ediyoruz. Bu aşamada kütüphanemizde belli kurslar da açtık. Matematik, İngilizce ve Rusça dil kursu. Bir dönem Alevi felsefesi üzerine gençlerimizi bilgilendirmek, Alevi yolunu ve edep erkan öğretme bazında kurslar oluşturduk onları vermeye başladık.”

    “PANDEMİDE KISITLAMA OLSA DA ÇALIŞMALARIMIZA DEVAM ETTİK”

    Pandemi sürecinde ise belli kısıtlamalar oluştuğunu ve gençlerin artık bu süreçte cemevlerine kısıtlamalardan dolayı gelemediğini vurgulayan Erdoğan şu bilgileri verdi:

    “Onları hocalarımızla beraber online (çevrimiçi) olarak aradık, görüştük. Belli yardımlaşma olsun, çocuklarımız erkanlarını öğretilerini unutmasın diye bilgi tazelemek açısından online üzerinden yapmaya çalıştık. Hala bu tür hizmetlerimizi vermeye devam ediyoruz. Yine bu aşamada cenaze hizmetlerimizde hiçbir aksama oluşmadı. Sürekli ve 7/24 telefonlarımız da açık, hiçbir zaman cemevimizi kapatmadık. Hangi saatte olursa olsun canlarımızın acı gününü paylaşmak için sürekli onlara bu hizmeti sunmaya çalıştık. Gerek Antalya merkezi, gerekse de çevresi olsun her türlü hizmeti ulaştırmaya çalıştık ve ulaştırdık, gerekli destek ve yardımlarımızı yaptık.”

    “BİRÇOK ŞEY KADINLAR SAYESİNDE YAPILDI”

    Cemevine kadınların çok büyük katkısı olduğunu da söyleyen Erdoğan şunları aktardı:

    “Bu hizmetlerin doğrultusunda kadınlarımız bize çok büyük katkılar oluşturdular. Kadın kollarımız var. Kadın kollarımız emeklerini belli üretim şekillerinde tasarım, ekmek, yufka yapımı, kendi aralarında yemek etkinliklerinden topladıkları maddi birikimleri ve bilgileriyle cemevimize belli katkıları oluşturmaya çalıştılar. Cemevinin asansörü yoktu. Cemevimizin batı bölümünde bulunan konferans salonu, cem salonumuz ve kütüphanemize engelli ve yaşlı canlarımız çıkmakta sorun yaşadığı için asansör gerekliydi. Bir çalışma yaptık 2018’de kadın canlarımızla birlikte ve asansör eksikliğimizi giderdik. Emeği geçen tüm canlara teşekkür ediyorum. Kadın kollarımızın müzik atölyelerinden sosyal faaliyetlere kadar birçok noktada ciddi emekleri ve katkıları var.”

    “ANTALYA’DA ALEVİ-SÜNNİ DAYANIŞMA İÇERİSİNDEYİZ”

    1970’ten bu yana 50 yıldır Antalya’da yaşadığından ve Antalya’yı çok iyi bildiğinden bahseden Erdoğan anlatımlarına şöyle devam etti:

    “Antalya’yı iyi bilenlerden biriyim. Antalya’nın etnik, siyasal, kültürel, inançsal yapısını ve bölgeyi çok iyi biliyorum. Antalya bölgesinde canlarımızla sürekli istişare halindeydik. Hiçbir zaman Alevi olduğumuzu inkar etmedik. Arkadaşlarımla birlikte inancımızın gereğinin ne olduğunu buradakilere ifade ettik ve bizleri yanlış tanımamaları açısından. Çünkü yıllardan beri Alevilerin asimilasyona uğratılmak istenmesi, Alevilerin üzerinde oynanan oyunlardan dolayı bizler üzerinde büyük baskı var. Aleviliğin ne olduğunu, öğretisini onlara gereken dilde bildiğimiz doğrultuda anlattık. Sünni canlarımızla birlikte içi içe yaşayarak birbirimizi Alevi Sünni ayrımı yapmadan, birbirimizi çok iyi tanıyarak ve inancımıza kültürümüze saygılı yaşam süreci yürüttük.”

    “ÖZ GÜVENLE KENDİNİZİ TANITIRSANIZ İNSANLAR SİZE SAYGI DUYAR”

    Alevilerin her yerde kendilerini rahat ve doğru ifade etmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, “Bizler kendimizi çok iyi tanıtabilirsek çok rahat  kabullenebiliyorlar. Biz o bilgileri, birikimleri de kendimizde görmemiz gerekiyor, kendimizi yetiştirmemiz gerekiyor. Araştırmamız, okumamız gerekiyor. Alevilik üzerinde belli bilgilerimizi aktarmamız gerekiyor. Bu konuda da kesinlikle baskılar üzerine kendimizi sindirilmiş pozisyonuna sokmamamız gerekiyor. Bu konuda çok özverili ve cesur davranmak gerekiyor. Üzerimize düşen görev neyse Alevi can olarak bunları yansıtmak gerekiyor. Bizim Sünni dostlarımız var. Onlarla 40- 50 yıldır bu süreçte bir kardeş gibiyiz, bir aile gibiyiz. Bunları her ortamda dile getirebiliyorlar onlar. Özgüvenle kendinizi iyi tanıtabilirseniz, insanlar görüşünüze ve inancınıza saygı duyacaklardır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • HBVAKV Antalya Şube Başkanı yeniden Nurettin Erdoğan oldu

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı yeniden Nurettin Erdoğan oldu

    PİRHA- HBVAKV Antalya Şubesi genel kurulunu gerçekleştirdi. Nurettin Erdoğan yeniden başkanlığa seçildi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi üyelerinin katılımı ile 13. Olağan Genel Kurulunu yaptı.

    Yapılan konuşmalar, mali rapor ve faaliyet raporlarının okunmasının ardından yapılan seçimde başkanlığa yeniden Nurettin Erdoğan seçildi. Erdoğan, “Pandemiden dolayı dönem kısır geçti. Fakat önümüzdeki dönem çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Sosyal, kültürel alanda projelerimiz olacak” dedi.

    Vakfın 13. Genel Kurulu’nda yönetim kurulu asil üyeliğine Nurettin Erdoğan, Şehriban Çiftçi, Seyfi Arslan, Sabire Akyol, Hüseyin Doğan, Orhan Gündoğdu, Süleyman Demir, Veysel Akyar ve Aytekin Keskin seçildi.

    PİRHA/ANTALYA