Etiket: nurşat yeşil

  • ‘Gülistan Doku’nun akıbetinin belli olması için ses çıkarmamız gerekiyor’-VİDEO

    ‘Gülistan Doku’nun akıbetinin belli olması için ses çıkarmamız gerekiyor’-VİDEO

    PİRHA-Gülistan Doku’nun ailesi, Tunceli Adliyesi önünde başlattığı oturma eylemi 1 Ocak’tan bu yana devam ediyor. Doku ailesi 741 gündür haber alamadıkları kızları Gülistan’ın akıbetini soruyor. HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nurşat Yeşil, Devletin adaleti sağlayamadığı bir ülkede mağdurların kendi adaletlerini kendilerinin aramak zorunda kaldıklarını belirterek, “Ailenin oturma eyleminin destekliyoruz. Bundan sonra da onların yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

    Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku için ailesinin, Tunceli Adliyesi önünde başlattığı oturma eylemi 1 Ocak’tan bu yana devam ediyor.

    “KAPSAMLI BİR SORUŞTURMA YAPILMASI GEREKİYOR”

    Yargının bağımsız olmadığı ve devletin adaleti sağlayamadığı bir ülkede mağdurların kendi adaletlerini kendileri aramak zorunda kaldıklarını söyleyen HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nurşat Yeşil, “Şenyaşar ve Gülistan’ın ailesi bunlardan biri. Her zaman söylediğimiz gibi suçlular iktidara yakınsa maalesef adalet uygulanmıyor, Gülistan Doku olayında da bunu yaşıyoruz. Dersim’in her tarafı mobeseler, kuleler ve kalekollarla çevrili olmasına rağmen bir genç kadından 2 yıldır haber alınamıyor. İstediği zaman her şeyi bulan devlet kendisinin dâhil olduğu bir olayda her zaman mobeseler bozuk oluyor. Bizler başından beri faillerinin belli olduğunu ve kapsamlı bir soruşturma yapılması gerektiğini söyledik ama söylediklerimiz hiç uygulanmadı. Ailenin oturma eylemini destekliyoruz ve bundan sonra da onların yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

    2 yıl geçti ama halen Gülistan Doku’nun bulunamadığını vurgulayan HDP üyesi Özlem Toprak, “Şehir sürekli kameralarla izlenmesine rağmen bir genç kadın Dersim’de kayboldu. Ailenin oturma eyleminin devam etmesi gerekiyor. Suçluların yargılanması ve Gülistan Doku’nun akıbetinin belli olması için ses çıkarmamız gerekiyor” diye konuştu.

    NE OLMUŞTU?

    Dersim’de Munzur Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku 5 Ocak 2020’de, Zaynal Abarakov ile tartıştıktan sonra bir minibüse bindiği anlar mobese kameralarına takıldı. Ancak o günden sonra Gülistan Doku’dan bir daha haber alınamadı. Gülistan için ailesi, 6 Ocak’ta kayıp başvurusunda bulundu ve en son birlikte görüldüğü Rus asıllı Zainal Abarakov’un bu olayda baş şüpheli olduğunu iddia ederek hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Dinar Köprüsü’nden geçen bir başka aracın kamera görüntüsünde, Gülistan’a ait olduğu öne sürülen köprü korkulukları ve bariyerler arasında otururken tespit edilen bir görüntü basına yansıdı ve Gülistan’ın intihar etmiş olabileceği şüpheleri üzerinde duruldu. AFAD ve Jandarma ekipleri tarafından suda arama çalışmaları başlatıldı. Baraj gölünde farklı tarihlerde birçok arama yapıldı. Ancak bir ize rastlanmadı.

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    > Gülistan Doku’nun ailesi 5 Ocak’a kadar adliye önünde oturma eylemi yapacak
    > Anne Doku: Adalet istiyorum!
    > Doku Ailesi: Gülistan’ı bulana kadar mücadelemize devam edeceğiz
    > ‘Gülistan’ın başına gelen bizim de başımıza gelebilir; sokakta rahat gezemiyoruz’
    > Şaroğlu’ndan Gülistan Doku sorusu: Gerçeğin açığa çıkmasından mı endişe ediliyor?
    > Gülistan Doku’nun ailesinin başlattığı oturma eylemi 4. gününde devam ediyor
    > Doku ailesi: Kızımızın katilini arıyoruz ama kimse bize yardım etmiyor
    > Kadınlardan açıklama: 21 yaşındaki üniversite öğrencisi 2 yıldır nasıl bulunmaz?
    > Gülistan Doku’nun ailesinin başlattığı oturma eylemi 6 gündür devam ediyor
    > Anne Bedriye Doku kızı için oturma eyleminde: Gülistan nerede?
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 8’inci gününde
    > HDP milletvekilleri, Doku ailesini ziyaret etti
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 10’uncu gününde
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 11’inci gününde
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 12’inci gününde
    > Doku ailesi milletvekillerine mektup yazdı: Gülistan’ı karanlıkta bırakmayın

  • Gürsel Erol’a tepki: Ana Fatma Ziyaretinin dokusunu bozarken kimden izin alındı?-VİDEO

    Gürsel Erol’a tepki: Ana Fatma Ziyaretinin dokusunu bozarken kimden izin alındı?-VİDEO

    PİRHA-CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından Ana Fatma Ziyaretinin girişine yapılan aslan heykeli büyük tepki topluyor. Ziyaretin doğal dokusunun bozulduğunu belirten HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil ve PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Birileri kendi reklamını yapmak için kutsal yerlerimizi kullanıyor, hepimiz ziyaretlerimize yapılan asimilasyon politikalarına karşı sesimizi yükseltmeliyiz” dedi. 

    Alevi inancında ziyaret yerleri önemli bir yere sahip. Devletin Alevilerin inanç yerlerine müdahalesi devam ediyor. Munzur Gözeleri’ndeki peyzaj projesinde olduğu gibi Ana Fatma Ziyaretinin de yenileme adı altında doğal dokusuna zarar veriliyor.

    CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından Ana Fatma Ziyaretinde yapılan çalışma büyük tepki çekti. HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Ana Fatma Ziyaretinde yapılan düzenlemeyi PİRHA’ya değerlendirdiler.

    “ANA FATMA ZİYARETİ Mİ GÜRSEL EROL ZİYARETİ Mİ BELLİ DEĞİL”

    Son zamanlarda ocaklarda ve ziyaretlerde yenileme adı altında devam eden bir talan projesinin olduğunu söyleyen HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Kutsal yerlerimizdeki yenileme çalışmalarının asimilasyona ve özünü unutturmaya yönelik olduğunu biliyoruz. Gürsel Erol’un Tunceli Cemevi ile başlayıp ziyaretlerde yaptığı yenileme çalışmalarına adını yazarak inancımızı özünden uzaklaştırmaya yönelik çalışması var. Ana Fatma ziyareti tamamen özünden uzaklaştırılıp betona gömülerek oraya ait olmayan yenilikler yapılmış. Gürsel Erol birçok yere ismini yazdırmış, bilmeyen biri o ziyarete gitse oranın Ana Fatma ziyareti mi Gürsel Erol ziyareti mi olduğunu anlayamaz” dedi.

    “ASİMİLASYONA KARŞI SESİMİZİ YÜKSELTMELİYİZ”

    Yeşil şunları kaydetti:

    “Dersim Alevi inancı doğayla bütünleşmiştir o yüzden inanç yerlerimizin olduğu gibi kalması gerekiyor. İçişleri Bakanlığı ve Gürsel Erol’un çalışmaları asimilasyon ve bizi inancımızdan uzaklaştırmaya yönelik çalışmalardır, hepimiz ziyaretlerimize yapılan asimilasyon politikalarına karşı sesimizi yükseltmeliyiz.”

    “KUTSALLARIMIZA DOKUNULMASINI İSTEMİYORUZ”

    Ziyaretlerin doğal haliyle kutsal olduğunu vurgulayan PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Ziyaretlerimize insan eliyle bir şeyler yapılması orayı daha fazla kutsal yapmaz, aksine kutsiyetini bozar. Kutsallarımıza dokunulmasını istemiyoruz, insan eli güzelleştirmez aksine doğal dokusunu bozar” diye konuştu.

    “KİMDEN İZİN ALDILAR; OCAKLARIMIZDAN İZİN ALINDI MI?”

    Kaya, şöyle devam etti:

    “Birileri kendi reklamını yapmak için kutsal yerlerimizi kullanıyor, bizim inancımızda hizmet reklam için yapılmaz. Ana Fatma ziyaretinin bizim inancımızda bir hikâyesi var ve olduğu gibi kutsaldır. O yüzden biz ziyaretlerimize insan elinin değmesini istemiyoruz. Kendi reklamını yapmak için kutsal yerlerimizi değiştirenler kimden izin aldılar, bizim ocaklarımızdan rızalık mı alındı mı? Bunun iznini kim veriyor? Bunların araştırılması lazım.”

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    -Aday: Ana Fatma Ziyaretinde yapılan yeleli aslan heykeli kaldırılmalıdır

    -Kete: Hakk aşkına bu zulümden vazgeçin!

    Ana Fatma Ziyaretinde Gürsel Erol yazılı tabletler kaldırıldı

    Sinan Kırmızıçiçek’ten Gürsel Erol’a tepki: Dersim halkının rızalığını aldınız mı?

  • HDP Dersim Kadın Meclisi, bostan projesi ile ihtiyaç sahiplerine destek oluyor-VİDEO

    HDP Dersim Kadın Meclisi, bostan projesi ile ihtiyaç sahiplerine destek oluyor-VİDEO

    PİRHA-HDP Dersim Kadın Meclisi’nin, Dersim’in merkez köylerinden Türüşmek’te (Aktuluk) ektiği bostanda yetişen ürünler ihtiyacı olanlara dağıtılıyor. Bostan projesine ilişkin PİRHA’ya konuşan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Hem birlikte üretip, hem de bahçesi bostanı olmayan arkadaşlarımızın kendi ihtiyaçlarını karşılaması, geri kalanın da Dersim’de ihtiyacı olanlara dağıtılması için bostan projesini başlattık” diye konuştu.

    HDP Dersim Kadın Meclisi’nin, Dersim’in merkez köylerinden Türüşmek’te (Aktuluk) ektiği bostanda yetiştirilen ürünler dayanışma sağlamak için ihtiyacı olanlara dağıtılıyor.

    Bostan projesine ilişkin PİRHA’ya konuşan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Hem birlikte üretip, hem de bahçesi bostanı olmayan arkadaşlarımızın kendi ihtiyaçlarını karşılaması, geri kalanın da Dersim’de ihtiyacı olanlara dağıtılması için bostan projesini başlattık ve çok da başarılı olduğumuzu düşünüyorum” dedi.

    “BOSTAN PROJELERİMİZ DEVAM EDECEK”

    HDP Kadın Meclisi olarak bu yıl ortak bir çalışma yapmak istedikleri için kadınlarla bostan projesinde karar kıldıklarını belirten Yeşil, şunları kaydetti:

    “Yaptığımız hasadı daha önce de ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız ile paylaşmıştık. Bundan sonraki yıllarda hem kadınları bu işin içine katmak hem de kadın meclisindeki arkadaşlar ile daha fazla bir arada olmak, ortak üretim yapmak için bundan sonraki süreçlerde de bostan projelerimiz devam edecek.”

    Cihan BERK/DERSİM

  • ‘488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?’-VİDEO

    ‘488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?’-VİDEO

    PİRHA-Can TV’de Sakine Esen Yılmaz’ın sunduğu ‘Söz Kadının’ programında konuşan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Gülistan intihar etti denildi ve Munzur arandı ancak orada olmadığını hepimiz gördük. Peki, Gülistan intihar etmediyse neden intihar etti denildi. Gülistan’ın suya atladığını gören kamera, görgü tanığı yok madem intihar denildi 488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?” diye sordu.

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku 489 gündür kayıp.

    Doku’ya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılsa da Doku’nun kaybolmasında şüpheli olan Zainal Abakarov’un şimdiye kadar kapsamlı bir ifadesine başvurulmadı. Cadde ve sokakları mobese kameralarıyla donatılmış kentte, Doku’ya ilişkin bir ize rastlanmazken, ailesi ve kadın örgütleri kapsamlı bir çalışma yapılarak Doku’nun bulunması ve faillerin cezalandırılmasını istiyor.

    Sakine Esen Yılmaz’ın sunduğu Can TV’de ‘Söz Kadının’ programına Aygül Doku, HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil ve DAD Ankara Şube Kadın Sekreteri Aslıhan Han katılırken, programda Gülistan Doku’nun durumuna dikkat çekildi.

    Aygül Doku, ”488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede? Eğer ilk aramalarda su ihtimalinin dışında diğer ihtimaller de düşünülseydi, karada da Gülistan aransaydı ben eminim 488 gündür Gülistan’ı aramıyor olacaktık” dedi.

    “488 GÜNDÜR GÜLİSTAN’DAN EN UFAK BİR İZ YOK”

    488 gündür Gülistan’dan en ufak iz olmadığını söyleyen Aygül Doku, “Dersim avuç içi kadar bir kent. Her köşesinde mobese, her dağında kule var böyle bir kentte ben yaklaşık 8 ay kaldım. Böyle küçük bir kentte Gülistan’ı 488 gündür aramak gerçekten acı verici. Gülistan Doku’ya ne oldu? Zainal Abarakov kim? Gülistan üniversiteli genç bir kadındı. Anneme, yeğenlerine hediyeler almayı planlıyordu. Daha sonra benden YKS kitaplarını isteyip ikinci üniversite okumak isteyen bir kızdı. O yüzden gencecik bir kız durup dururken neden ortadan kaybolsun.  Gülistan intihar etti denildi ve Munzur arandı ancak orada olmadığını hepimiz gördük. Peki Gülistan intihar etmediyse neden intihar etti denildi. Gülistan’ın suya atladığını gören kamera, görgü tanığı yok madem intihar denildi 488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?” diye sordu.

    “SADECE İNTİHAR OLGUSU ÜZERİNDE DURULDU”

    Bu soruşturma normal bir soruşturma gibi yürütülmediğini vurgulayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil de, “Sadece intihar olgusu üzerinde duruldu ve Gülistan sadece suda arandı. Normal bir kayıp vakası olduğunda, bir insan ortadan kaybolduğunda bile birçok şekilde ararsınız ve geniş kapsamlı bir soruşturma başlatırsınız. Zaten intihar ettiğine dair kesin bir kanıt yok ortada, sadece köprünün üzerinde görülmüş. İnsanlarda Gülistan bulunmak istenmiyor algısı vardı. Hiç kimse intihar ettiğine inanmıyordu, kapsamlı bir soruşturma yürütülmedi sadece intihar üzerinde duruldu ve sadece suda arandı göstermelik bir aramaydı” diyerek, etkin soruşturma yürütme çağrısında bulundu.

    “GÜLİSTAN DOKU’NUN BULUNMAMASI BİR DEVLET POLİTİKASI”

    Kadın cinayetlerinin politik olduğunu belirten Aslıhan Han ise, “Biz kadın katliamlarına politik derken Gülistan Doku’nun bağlantısının olduğu yani onu ortadan kaldırma ihtimali olanların iktidarla, hükümetle, siyasi erklerle doğrudan bağlantısı var. Gülistan Doku’nun bulunmamasının bir devlet politikası olduğunu söylüyoruz ve söylemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP Dersim Kadın Meclisi: Erkek adalete karşı 8 Mart’ta alanlara

    HDP Dersim Kadın Meclisi: Erkek adalete karşı 8 Mart’ta alanlara

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için çalışmalara başladı.

    HDP Dersim Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne yönelik parti binasında açıklama yaptı. Kadın Meclisi, “İsyanımız özgürlüğümüz için” pankartı asarken 8 Mart’a dönük çalışmaların başlatıldığını belirtti.

    Açıklamayı yapan HDP Eş Başkanı Nurşat Yeşil, kadınlar olarak haklarından vazgeçmeyeceklerini söyledi.

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde tüm kadınlarla birlikte taleplerini haykıracaklarını dile getiren Yeşil, “Erkek devlet şiddetine, hak ihlallerine, kaçırma ve kaybetmelere, kadın katliamlarına, tacize ve tecavüze, çıplak aramalar, tecrit koşulları basta olmak üzere kadına yönelik her türlü şiddet ve nefret söylemlerine karşı isyanımız özgürlüğümüzdür. Kadınlar için adalet diyoruz. Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Erkek adalete karşı kadınlar için adaleti hep birlikte sağlayacağız. 8 Mart’ta tüm kadınları alanlara bekliyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • HDP Dersim : Leyla Güven onurumuzdur-VİDEO

    HDP Dersim : Leyla Güven onurumuzdur-VİDEO

    PİRHA-HDP Dersim İl Örgütü, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’e verilen 22 yıl 6 ay hapis cezası kararına tepki göstererek, “Bu kararla yargı organları bir kez daha bağımsız olmadıklarını iktidarın çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini göstermiştir” dedi.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’e verilen 22 yıl 6 ay hapis cezası kararının ardından HDP Dersim İl Örgütü, Sanat Sokağında açıklama yaptı.

    “KARAR SADECE LEYLA GÜVEN’E DEĞİL TÜM KÜRTLERE VE MUHALEFETE YÖNELİKTİR”

    Basın metnini okuyan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, DTK Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven hakkında verilen kararla yargı organlarının bir kez daha bağımsız olmadıklarını, iktidarın çıkarları doğrultusunda hareket ettiğinin göstergesi olduğunu belirterek “Bu düşmanca karar sadece Leyla Güven’e, sadece DTK’ye değil tüm Kürtlere ve muhalefete yöneliktir” dedi.

    Leyla Güven’in Eşbaşkanlığını yürüttüğü Demokratik Toplum Kongresi, bu toprakların barışa kavuşması için en kritik dönemlerde rol aldığını söyleyen Yeşil, şunları ifade etti:

    “Sivil, demokratik bir kurumdur. DTK demokratik müzakere, çözüm ve barış girişimlerinin muhatabıdır. İktidar bu kararla çözümsüzlükte ısrar edeceğini bir kez daha göstermiştir. DTK gibi bir kurumu böylesi yöntemlerle kriminalize etmek boşa kürek çekmektir. Bu, yakın tarihte de onlarca kez denenmiş, sonuç hep aynı olmuştur. Kürtlerin hak ve barış mücadelesine her saldırı halk nezdinde cevabını almıştır.”

    “BU ÜLKE BİZİM VE SİYASET YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Nurşat Yeşil, “Kadına düşman, Kürde düşman, emekçiye düşman, doğaya düşman AKP-MHP ittifakı son çırpınışlarının intikamını daha fazla baskı, daha fazla zulüm ederek alıyor. Onlara şunu hatırlatalım; bu ülkede ne iktidarlar gitti ama bizler kaldık. Leyla Güven’in dediği gibi hiçbir yere gitmiyoruz. Bu ülke bizim ve siyaset yapmaya devam edeceğiz ama içeride ama dışarıda. Hiçbir baskı, gözaltı politikası bizi mücadele etmekten alıkoyamayacaktır” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM                                                                

     

  • Seyit Rıza ve arkadaşları Dersim’de anıldı-VİDEO

    Seyit Rıza ve arkadaşları Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA- Seyit Rıza ve arkadaşları idam edilişlerinin 83. yıldönümünde Dersim’de yapılan anmada, “Hatırlıyor, anıyor ve unutmuyoruz” sözü hatırlatılarak, “Dersim Soykırımı’nı yapanlar, silah ve kimyasal gaz temin edenler, yaşananlara sessiz kalanlar en az katliam failleri kadar suçludur. Bu bağlamda bu sivil katliama dahli olanları tez elden bu utançla yüzleşmeye davet ediyoruz” denildi.

    Seyit Rıza ve arkadaşları idam edilişlerinin 83. yıldönümünde Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda anıldı. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’nun düzenlediği anmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Fatma Kurtulan, Kemal Bülbül, Zeynel Özen, Tülay Hatimoğulları ve Alican Önlü’nün katılımlarının yanı sıra siyasi parti temsilcileri, sivil toplum ve demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı. Anmada idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşları için saygı duruşunda bulunuldu. Anma programı basın açıklamasının ardından Pax Köprüsünde DAM (Dersim Araştırmaları Merkezi) yöneticisi Selman Yeşilgöz’ün konuşmasının ardından Harçik Çayına karanfil bırakılmasıyla sona erdi.

    “DERSİM’İN OTONOM YAPISI TEHDİT OLARAK ALGILANMIŞTI”

    Seyit Rıza Meydanı’nda ki anmada basın açıklamasını HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil okudu. Elazığ Örfi İdare Mahkemesi’nin hukuki dayanağının kaldırılması ve hükümsüz kabul edilmesi, yüzleşme açısından önem arz ettiğini belirten Açıklamada, “Bunun takipçisi olacağımızı halkımıza bildirmek isteriz. Davanın savcısının itiraf ettiği gibi görülen şekli dava, ‘Tunceli’nin, Dersim aleyhine açtığı dava’ olarak devletin siyasal tarihinin mottosunu oluşturmaktaydı. Çünkü uzun yıllar boyunca hazırladıkları sosyal, siyasal, askeri amaçlı ve alan çalışmalarına dayanan gizli raporlarda ‘Dersim’in Kızılbaş Kürtleri’ merkezi otorite için tehdit görülmüş ve üzerinde ameliyat yapılması gereken bir beden olarak tarif edilmişti” denildi.

    Tek millet, tek din, tek dil siyasetine direnen Dersim’in imha siyasetine tabi tutulduğunu dile getiren açıklamada  şunlar dile getirildi:

    “Osmanlı İmparatorluğu’nun Sünni İslam soslu inkarcı ve ötekileştirici yaklaşımı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında da ‘muasır medeniyet seviyesi’ olarak ifade bulmuş ve Dersim’in otonom yapısı tehdit olarak algılanmıştı. Modernizm kisvesi altında dayatılan tek millet, tek din, tek dil siyasetine direnen Dersim, sonuç olarak imha siyasetine tabi tutuldu. 15 Kasım 1937’de yapılan idamlar, 1938 yılında başlayan ‘tedip ve tenkil’ harekâtına kanlı bir sayfa açmıştı. 1925 Şark Islahat Planı ile hedef haline getirilen ‘Kızılbaş Kürtler’, 1935 yılında çıkarılan Tunceli Kanunuyla planlı, programlı bir soykırıma tabi tutulmuşlardı.”

    “DERSİM BİR ÇIBANDIR VE BU ÇIBAN TEMİZLENMELİDİR”

    Seyit Rıza ve arkadaşlarının idamlarının 83. Yılında unutmamak ve unutturmamak adına burada olduğunu söyleyen Selman Yeşilgöz, “Osmanlıdan cumhuriyete kalan Dersim meselesi cumhuriyet döneminde de bir çıban başı olarak görülmüştür. 1937’de Mustafa Kemal’in meclis açılış konuşmasında Dersim bir çıbandır ve bu çıban temizlenmelidir sözü, bu işte Mustafa Kemal’in rolü yoktur diyenlere de bir cevaptır aslında. Düşünün ki bir liderin katliamlardan haberi yoktur diyerek aklayacak saflığa da düşüyor insanlarımız. 83 yıl önce hazırlanan raporlarla katliam adım adım tertipleniyor” dedi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim Kadın Meclisi “mücadelemiz kesintisiz devam edecek”

    Dersim Kadın Meclisi “mücadelemiz kesintisiz devam edecek”

    PİRHA-HDP Kadın Meclisi, 8. kuruluş yıl dönümü için HDP Dersim İl binasında etkinlik düzenledi.

    HDP’nin 8. kuruluş yıldönümü için Kadın Meclisi’nin düzenlediği etkinlikte, HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil bir konuşma yaptı.

    “EŞBAŞKANLIK SİSTEMİ HDP’YLE BAŞLADI”

    Nurşat Yeşil,  konuşmasında, “HDP bir kadın partisi çünkü Türkiye’deki siyaset tarihinde ilk defa Eş başkanlık sistem HDP’yle başladı. Önce kadın kotasıyla başlayan daha sonra yine kadınların mücadelesiyle eşit temsiliyeti ile devam eden kazanımlar var. Bizler bu gelenekten gelen kadınlar olarak bu mücadeleyi bugün bizler omuzladık bundan sonra da bizden sonra gelecek arkadaşlara devredeceğiz” dedi. Yeşil, HDP öncülüğünde gelişen kadın hareketinin Türkiye ve bölge toplumları açısından örnek teşkil ettiğini ve bu sorumluluğu taşıma onurunu taşıdığını belirtti.

    Etkinlik konuşmanın ardından yapılan sinevizyon gösterimiyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • HDP’li Nurşat Yeşil’den kadın buluşmasına çağrı -VİDEO

    HDP’li Nurşat Yeşil’den kadın buluşmasına çağrı -VİDEO

    PİRHA – HDP Kadın Meclisi, Dersim ve İstanbul başta olmak üzere ‘Kadınlar her yerde”’ diyerek 5 kentte yürüyüş düzenleyecek. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Çocuk istismarına, kadın cinayetlerine, emek sömürüsüne, her türlü şiddete karşı, eş başkanlık mor çizgimiz demek için, savaşa hayır demek için tüm kadınları buluşmamıza bekliyoruz” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi Kadın Meclisi, ‘Kadın sesini yükseltmek’ için Dersim, İstanbul, Mersin, Aydın ve Ağrı’da yürüyüşler düzenleyecek.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “5 kentte kadın buluşmaları gerçekleştireceğiz. Dersim’de de 12 Temmuz tarihinde buluşma yapacağız. Biz kadınlar olarak Gülistan Doku’nun akıbetini soracağız. 180 günü aşkın bir süredir Gülistan’dan haber alınamıyor. Kadınlara yönelik her türlü istismarın, şiddetin unutulmaması, gündemde kalması için sesimizi çıkarmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Yeşil, “Kadınların kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi’nin imzasının geri çekilme düşüncesi mevcut. Buna toplumun sessiz kalmaması gerekiyor” dedi.

    12 Temmuz Pazar günü Sanat Sokağı’nda kadın buluşması olacağını belirten Yeşil, “Çocuk istismarına, kadın cinayetlerine, emek sömürüsüne, her türlü şiddete karşı, eş başkanlık mor çizgimiz demek için, savaşa hayır demek için ‘Kadınlar birlikte güçlü’ demek için tüm kadınları buluşmamıza bekliyoruz” çağrısında bulundu.

    PİRHA/DERSİM

  • Tutuklamalar Dersim’de protesto edildi: Darbecilere teslim olmayacağız-VİDEO

    Tutuklamalar Dersim’de protesto edildi: Darbecilere teslim olmayacağız-VİDEO

    PİRHA – Dersim Emek ve Demokrasi Platformu HDP’li ve CHP’li 3 vekilin tutuklanmasını protesto etti. Yapılan açıklamada, “Halkımıza karşı yönelmiş bu saldırganlığı bugün durdurmak, halk olarak hepimizin ortak görevidir ve herkesi bu görevine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Diz çökmedik, çökmeyeceğiz! Darbeciler gidecek, bizler kalacağız” denildi. 

    Meclis’te dün HDP milletvekilleri Leyla GüvenMusa Farisoğulları ve CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun haklarında kesinleşmiş yargı kararları okunduktan sonra gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından bugün Dersim merkez Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yapıldı.

    ‘Darbelere teslim olmayacağız, irademe dokunma’ pankartının açıldığı eyleme siyasi parti ve kurum temsilcileri, HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, Dersim Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu, Peri Belediye Eş Başkanı Orhan Çelebi ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamayı okuyan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Türkiye halklarının demokratik iradesinin merkezi olması gereken TBMM dün yeni bir darbeye daha tanıklık etti. AKP ve MHP ittifakı, DTK Eş başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, Diyarbakır  Milletvekili Musa Farisoğulları ve CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun milletvekilliklerini düşürdü. İktidar, parlamenter rejimin ortadan kaldırılmasına yönelik en ciddi girişimini anayasa değişikliği ile yeni rejime geçişte yaparken o günden bugüne Saray dışındaki tüm kurum ve kuruluşları sembolik düzeye indirme, etkisizleştirme, “demokratik sistem işliyor” algısı yaratmaya yönelik vitrinlik malzemeye dönüştürme çalışmasına olanca hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    “İKTİDAR, SİSTEMATİK DARBE PRATİĞİ SERGİLEMEKTEDİR”

    Yeşil, şöyle devam etti:

    “27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü her fırsatta “Darbe” olarak tanımlayan ve bunun üzerinden içi boş bir “darbe karşıtı söylem” tutturan iktidar, Türkiye’de yapılan askeri darbelere rahmet okutacak tarzda halk iradesine saldırmaktadır. 20 Temmuz 2015’dan beri sistematik bir darbe pratiği sergilemektedir. Saray rejimi bu saldırı ile esas olarak darbe rejimi olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

    Milyonlarca vatandaşımızın iradelerini temsil eden üç milletvekilinin vekilliklerini düşürmek onlara oy vermiş vatandaşlarımızın seçme haklarının ayaklar altına alınması, oylarının çöpe atılmasıdır.”

    “BU SALDIRGANLIK BİZİ YILDIRAMAYACAK”

    Emek ve Demokrasi güçleri olarak Halk iradesine karşı geliştirilmiş bu rantçı, ahlaksız ve faşist darbeciliği asla ve asla tanımayacaklarının altını çizen Yeşil, “Kötülük düzeninin ortakları Kayyım Darbesi pratiğinde de görüldüğü gibi yurttaşlara “ya benim istediğim gibi karar verirsin ya da senin verdiğin kararı tanımam” dayatmasında bulunuyor. Bunun adı amasız, fakatsız darbedir. Bunun adı halk iradesine karşı düşmanlıktır. Saray rejiminin bu saldırı ile vermek istediği mesajı aldık. Cevabımız da bir o kadar nettir: Bütün bu saldırılara karşı Türkiye’nin demokratik geleceğini yaratma çabamıza devam edeceğiz. Bu saldırılar ancak ve ancak bizim mücadele azmimizi ve kararlılığımızı bileyecektir. Bu saldırganlık bizi yıldıramayacak ve kazandığımız demokratik mevzileri terk ettirmeyecektir” diye konuştu.

    “DİZ ÇÖKMEDİK, ÇÖKMEYECEĞİZ”

    Yeşil, “Bu vesileyle bir kez daha yapılan bu darbeyi kınıyor, bütün toplumsal kesimlere yönelen bu saldırganlığa ve nobranlığa karşı demokratik güç birliği çağrısında bulunuyoruz. Demokratik gelecek ve Özgür Türkiye tüm farklılıklarımızla hepimizin ellerindedir. Halkımıza karşı yönelmiş bu saldırganlığı bugün durdurmak, halk olarak hepimizin ortak görevidir ve herkesi bu görevine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Diz çökmedik, çökmeyeceğiz! Darbeciler gidecek, bizler kalacağız!” diyerek sözlerini tamamladı.

    “4 KASIM’DAN BERİ DARBEYİ TUTUKLAMA VE SALDIRILARLA YAŞIYORUZ”

    Konuşma yapan HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, “Seçilmiş 3 milletvekilinin hukuksuzca vekillikleri düşürüldü. Çok hızlıca milletvekillerinin evine onlarca polis yığınak yaptı. Bu bir darbedir. 4 Kasım’dan beri yaşadığımız darbeyi sokakta saldırılarla, tutuklamalarla, gözaltılarla, kinle, nefretle yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BULUNDUĞUMUZ HER YERDE ORTAK MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Canbaz, “Biz demokrasi, adalet yok mesajını aldık, yaptığınız her şeye müdahale ediyoruz diyorlar. Biz de mesajımızı çok net bir şekilde söylüyoruz. Sokakta, ilde, ilçede, cezaevlerinde, parlamentoda, bulunduğumuz her yerde cevabımız çok net; birlikte mücadele edeceğiz. Tüm demokrasi güçlerinin omuz omuza verip bu zulme karşılık ortak ses çıkarabilmesi çok önemli” diyerek sözlerini tamamladı.

    Açıklamanın ardından oturma eylemi gerçekleşti. Eylem, “Leyla Güven onurumuzdur, HDP umuttur, umut dimdik ayakta, biji berxwedan jiyane” sloganları ve alkışlarla son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Rant için doğanın yok edilmesine izin vermeyeceğiz, Halvori Gözeleri hafızamızdır’-VİDEO

    ‘Rant için doğanın yok edilmesine izin vermeyeceğiz, Halvori Gözeleri hafızamızdır’-VİDEO

    PİRHA – Dersim Munzur Vadisi Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan Halvori Gözeleri’nin yapılaşma durumuna ilişkin PİRHA’ya konuşan kurum temsilcileri, bölgenin tarihsel ve inançsal bir yer olduğunu belirterek yapılaşmaya karşı mücadele edeceklerini söyledi.

    Munzur Vadisi Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan, Dersim’in kutsallarından olan Halvori Gözeleri’nde Bungalow Ev Tip Otel işletmeciliği için resmi süreç başlatılmış olduğu öğrenilmiş, buna karşın bölgenin Munzur Vadisi Millî Parkı’nın Mutlak Koruma Zonu’nda olduğu, insan kaynaklı hiçbir faaliyete izin verilmeyeceği Av. Barış Yıldırım tarafından dile getirilmişti.

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü ise konuyu Meclis gündemine taşıyarak “Dersim halkı için tarihsel, inançsal ve kültürel öneme sahip bir alanı turizme açmakla ne amaçlanmaktadır?” sorusunu yöneltmişti.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan kurum temsilcileri, Halvori Gözeleri’nin tarihsel ve inançsal bir mekan olması ile milli park sınırları içerisinde insan etkileşiminin yasak olduğunu kaydederek bu yapılaşmaya karşı mücadele edeceklerini belirtti.

    HALVORİ KOMİSYONU OLUŞTURULDU

    Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, Munzur Özgür Aksın Meclisi’nin konuya dair bir komisyon oluşturduğunu belirtti.

    Yapılaşmaya karşı çalışmaların hızlandırılacağını kaydeden Yeşil, komisyonun resmi ve hukuki boyutta girişimleri ile çevre temizliği düzenleyeceğini bildirdi.

    “DERSİM HAFIZASINI KORUMAMIZ GEREKİYOR”

    Halvori Gözeleri tarihsel ve inançsal açıdan önemli bir mekan olduğunu söyleyen Yeşil, “Yüzlerce yıllık ağaçların, ziyaretgahların bulunduğu bir alan. Seyit Rıza ve aşiret temsilcilerinin bir araya geldiği, 38’de Dersim kadınlarının tecavüze uğramamak için kayalıklardan atladığı bir yer. Dersim hafızasını korumak için doğamıza, inancımıza sahip çıkmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “ÖNLEM ALINMALI, ALT YAPI OLUŞTURULMALI”

    Önlem alınmadan, alt yapı oluşturulmadan yapılan turizm çağrılarının yanlış olduğunun altını çizen Yeşil, “Bir yere insan akını başlarsa oranın bir özelliği kalma. Yıllarca dokunulmayan alanlardı buralar. İnsan etkileşiminin olmadığı çok saf bir doğamız vardı ama maalesef turizm çağrılarının yapılması gerekse bazı kurumlar tarafından turizm vs şehirler diyerek lanse edilmesiyle insanların ilgisi artıyor tabi ki. Sınırlarımızı kapatacak değiliz ama bunun belirli biz düzen içerisinde yapmak zorundayız. Önlemler alınmadı” dedi.

    “RANT İÇİN DOĞANIN YOK EDİLMESİNE İZİN VERMEMELİYİZ”

    Birkaç kurum dışında turizmden gelir sağlayan hiç kimse olmadığını belirten Yeşil, “Esnafa da bir katkısı olmuyor. Bunu herkesin iyi düşünmesi gerekiyor. bu doğa bize lazım. Rant için doğanın yok edilmesine izin vermemeliyiz” diyerek tepki gösterdi.

    Yeşil, şunları kaydetti:

    “Vadi içerisinde su kıyısına hiçbir işletmeyi kabul edemeyiz. Doğal yapısıyla kalması gerekiyor. Milli park olması ve bizim tarihsel, inançsal mekanlarımıza yapılaşmayı kabul etmiyoruz.

    İl ve ilçe sınırları içerisinde nehir kıyısına yapılan işletmelerin de tüm önlemleri almaları gerekiyor. Doğa turizminin olduğu yerde doğa dostu işletmeler yapılması gerekiyor. Ormanın içerisine binalar dikmek yerine uyumlu yerler yapılması gerekir.”

    “KADINLARIN ÇIĞLIKLARINI HALA DUYABİLDİĞİMİZ KAYALIKLAR”

    Munzur Çevre Derneği Dersim Temsilcisi Özkan Arslan, Halvori Gözeleri’nin önemine şöyle değindi:

    “Halvori Gözeleri Dersim halkı ve tüm Aleviler için önemli bir yer. Karşılıklı iki ziyaretgah bulunuyor. Hem inançsal anlamda bir özelliği var hem de 38’de Halvori kayalıkları, kadınlarımız için onur kayalıkları dediğimiz yer. Askerlerin eline geçmemek için genç kadınların suya atladığı, kadınları çığlıklarını hala duyabildiğimiz kayalıklar. Bir başka durum ise; katliama karşı örülen direnişte ilk aşiret toplantılarının yapıldığı yerdir. Bizim için çok önemi var.”

    “SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ, YAPILAŞMAYA İZİN VERİLMEYECEK”

    Dersim’in bütün su havzalarına bu tür işletmeler açılmasına karşı olduklarını vurgulayan Arslan, “Bu sürecin takipçisi olacağız. Bölgede otel yapılmasına izin verilmeyecektir. Munzur Özgür Aksın Meclisi’nin oluşturduğu Halvori Komisyonu araştırmalarını, çalışmalarını yapacak. Bu yapılaşmayı engellemek için halkımızla birlikte sokak ayağını da örgütleyeceğiz” dedi.

    “GÜLİSTAN AYLARDIR ARANIYOR, SU BOŞALTILMIYOR”

    Dersim’in HES’lerle kuşatılmış durumda olduğunu belirten Arslan, Peri Vadisi, Mercan Vadisi, Uzunçayır Barajı ve daha birçok yer böyle. Uzunçayır Barajı, insanların öldürülüp atıldığı, intiharların yaşandığı yere dönüştü. Aylarca bir genç kadın aranıyor ama su hala boşaltılmıyor. Sermayenin etkisini görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ÇEVREYE ZARAR VERİLMEDEN DOĞAL YÖNTEMLER UYGULANARAK YAPILMALI”

    Arslan, “Yapılan her şeye engel olmak değil söylediğimiz ama doğaya, kaynak sularına, köylere, meralara zarar vermeden yapılması gerekir. Belli şirketlerin denetiminde yapılması gerekmiyor. Eski yöntemlerle de yapılabilir, doğal yöntemler tercih edilebilir. Taş ve kum ocakları da aynı şekilde vadilere zarar veriyor. Tarım alanlarına zarar vermiş durumda. Bölge insanlarının da duyarlı olduğunu düşünüyoruz. Alanların eski hallerine döndürülmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    “ÇEVRE SALDIRILARI SİYASİDİR”

    Dersim’deki çevre saldırılarının siyasal olduğunu düşündüklerini kaydeden Arslan, “Barajlarla birlikte kalekollar, kuleler inşa edildi. Baraj inşaatlarında kum, çakıl ocakları açıldı. Şimdi de termal yerler açılmaya çalışılıyor. Valilik, tabi ki devletin gözüne görmek için Dersim’in birçok yerini pazarlamaya kalkabilir ama Dersim halkı, üstü açık arabayla, 2-3 tabelayla açılan tesislerle bu sorunların çözüldüğünü düşünmez” dedi.

    “ÇEVRE SALDIRILARI ÜÇÜNCÜ SÜRGÜNDÜR”

    Ekolojik yıkımın üçüncü sürgün olduğunu dile getiren Arslan, “Birincisi 38’dir, ikincisi 94’teki köy boşaltmalarıdır. Üçüncüsü ise toprağın kuşatılmasıdır. Köylerde yol yok mesela Peri Vadisi’nde Arduç ailesinin ilçeye gidecek yolu yok ama birileri açık arabayla insan gezdiriyor. Bunun samimiyeti tartışılır” diye konuştu.

    Arslan, “Dersim’i ışıklandırarak kentin iyi olduğunu söylüyorlar. Yaşam alanlarımız sulara gömüldü. Bu ışıklar yanmasın, yaşam alanlarımız yok olmasın” diyerek sözlerini tamamladı.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

     

  • Dersim’de kayyım atamalarına tepki: Kayyım bir darbe rejimidir-VİDEO

    Dersim’de kayyım atamalarına tepki: Kayyım bir darbe rejimidir-VİDEO

    PİRHA – HDP Dersim İl Örgütü, HDP’li belediyelere kayyım atanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Saray vesayetinin halkın belediyelerine atadığı memurlar, yanlarına aldıkları çıkar grupları ve çeteler aracılığıyla Kürt kentlerini sömürmenin bedelini er ya da geç adil bir yargı karşısında vereceklerdir” ifadelerine yer verdi. 

    İçişleri Bakanlığı’nca, Siirt Belediye Başkanı HDP’li Berivan Helen Işık ile aynı partili Baykan Belediye Başkanı Ramazan Sarsılmaz ve Kurtalan Belediye Başkanı Baran Akgül yerlerine sabah saatlerinde kayyım atandı.

    Siirt’e Vali Ali Fuat Atik, Baykan’a Kaymakam Mehmet Tunç, Kurtalan’a ise İhsan Emre Aydın, belediye başkan vekili olarak görevlendirildi. Kayyum darbesinin ardından polis, belediye binalarının çevresini abluka altına aldı.

    Görevlerinden alınan Siirt Belediye Başkanı HDP’li Berivan Helen Işık ile aynı partili Baykan Belediye Başkanı Ramazan Sarsılmaz ve Kurtalan Belediye Başkanı Baran Akgül, haklarındaki soruşturmalar nedeniyle gözaltına alındı.

    Öte yandan, HDP’li Iğdır Belediye Başkanı Yaşar Akkuş da, hakkında yürütülen bir terör soruşturması kapsamında gözaltına alınarak emniyete götürüldü.

    Duruma tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Örgütü, merkez sanat sokağında basın açıklaması yaptı. Açıklamaya il eş başkanları, HDP PM üyeleri, siyasi parti ve kurum temsilcileri ile Dersim Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu katıldı.

    “KÜRT HALKINI TESLİM ALACAĞINI DÜŞÜNEN SARAYA TARİHE BAKMAYI TAVSİYE EDİYORUZ”

    Basın metnini okuyan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Darbe karşıtı nutukların havada uçuştuğu bugünlerde Saray Rejimi, bütün ırkçı, vesayetçi, darbeci ortaklarıyla beraber 5 yıldan beridir sürdürdükleri kayyım gasp rejimini Siirt, Iğdır, Altınova, Baykan ve Kurtalan belediyelerine el koyarak sürdürmüştür. Halk iradesinin gasp edilmesini salgın hastalık, hukuk, kural, kaide dinlemeden devam ettiren bu rejim, başta Kürt halkı olmak üzere Türkiye halklarının seçme ve seçilme iradesine saldırmaya devam etmektedir. Dünyayı kasıp kavuran Korona salgınında bile belediyeler eliyle yardımları engelleyen, halkın dayanışma duygusunu çökertip çaresiz kılmak isteyen tekçi rejim, bütün engellemelere rağmen halkın yanında yer alan belediyelerimize darbe dönemlerini aşan bir biçimde el koymuştur.
    Bu şekilde özellikle Kürt halkının iradesini kıracağını, Kürt halkını yıldırıp teslim alacağını düşünen Saray vesayetine tarihe bakmayı tavsiye ediyoruz. 12 Eylül Cuntasına boyun eğmeyen, sayısız faili meçhule, hukuksuzluğa, zorbalığa rağmen 1990’ların karanlık gladyosunu tarihe gömen Kürt halkı, 24 Haziran ve 31 Mart seçimlerinde işaretini verdiği üzere bu tekçi iktidarın mezar kazıcısıdır” ifadelerini kullandı.

    Son 5 yıl içerisinde 30 milyonu aşkın vatandaşın seçim iradesini ortadan kaldırarak bir Kayyım rejimi inşa eden ve bunu kalıcı hale getirmek isteyenlerin HDP belediyelerinden korkmakta olduğunu ifade eden Yeşil, “HDP belediyelerinin alternatif yaşam ve yönetim biçimlerine karşı uygulayabilecekleri hiçbir politika ve pratiği olmayan iktidarın kayyım rejimi ranta, israfa, zorbalığa, hukuksuzluğa, çalmaya ve çırpmaya dayalıdır. Saray vesayetinin halkın belediyelerine atadığı memurlar, yanlarına aldıkları çıkar grupları ve çeteler aracılığıyla Kürt kentlerini sömürmenin bedelini er ya da geç adil bir yargı karşısında vereceklerdir” dedi.

    “KİRLİ ZİHNİYETLE MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Yeşil, “Kürtlerin iradesinin gasp edilerek kara günler yaşatmak isteyenlerin sonları yakındır. Zerre boyun eğmeden, geri adım atmadan bu kirli ve kara zihniyetle mücadele etmeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

    ‘Kayyım bir darbe rejimidir’ pankartının açıldığı açıklama, alkışlarla son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • HDP’den Doku ailesine ziyaret: Gülistan nerede diye sormaya devam edeceğiz

    HDP’den Doku ailesine ziyaret: Gülistan nerede diye sormaya devam edeceğiz

    PİRHA – HDP Dersim İl Örgütü ile Milletvekili Alican Önlü, Gülistan Doku’nun  arama çalışmalarının yapıldığı yerde abla Aygül Doku’yu ziyaret etti. 

    5 Ocak’ta kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbeti hala bilinmiyor.

    Abla Aygül Doku, Dinar Köprüsü mevkinde Gülistan’ın arama çalışmalarını yerinde takip ediyor.

    Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Örgütü ile Milletvekili Alican Önlü, abla Aygül Doku’yu ziyaret ederek yanında olduklarını belirtti. Önlü, “Hala yetkililer açıklama yapmıyorlar. Gülistan’ın kaybolmadan önceki videosu neden çözümlenmiyor. Neden baraj suyunu azaltıp detaylı bir arama yapılmıyor.
    Gülistan’ı bulana kadar sormaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, Gülistan Doku bulununcaya kadar ‘Gülistan Doku Nerede?’ diye sormaya devam edeceklerini, buna ilişkin çağrılarını yineleyeceklerini belirtti.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Hasta tutsak Deniz Yıldırım için adalet istiyoruz’-VİDEO

    ‘Hasta tutsak Deniz Yıldırım için adalet istiyoruz’-VİDEO

    PİRHA – Hasta tutsakların durumuna dikkat çeken HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Adalet Bakanlığı’na çağrı yapıyoruz; hasta tutsakların kayıtsız, şartsız serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi. 

    Haberin Videosu

    HDP Hozat ilçe örgütü yöneticiliği yapmış olan Deniz Yıldırım, 4 yıla yakındır Elazığ Cezaevi’nde tutuluyor.

    Geçtiğimiz aylarda kolon kanserine yakalanan Yıldırım, ameliyat geçirip iyileşme süreci kapsamında bağırsakları dışarıda bir vaziyette cezaevi koşullarında yaşam mücadelesi veriyor.

    Bu süreçte Sitotoksik (Kemoterapi) tedavi gören Deniz Yıldırım tek başına hayatını idame ettirememesine rağmen şu an bir odada yalnız başına kalıyor.

    Deniz Yıldırım hayati risk taşımasına rağmen Ceza Mahkemesi’nin 16’ncı maddesine istinaden yapılan tahliye başvurularına olumlu yanıt alamıyor.Bu maddeye göre hapis cezası hastalık nedeniyle ertelenebilir. Fakat bu ana kadar başvurular kabul edilmeyince hasta Yıldırım’ın durumu belirsizliğini korumaya devam ediyor.

    Deniz Yıldırım’ın durumuna dikkat çekmek amacıyla ailesi tarafından imza kampanyası başlatıldı.

    “HASTA TUTSAKLAR İÇİN YAŞAM, SALGIN SÜRECİNDE DAHA ZOR”

    Konuya ilişkin açıklama yapan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Salgın günlerinde hasta tutsaklar için yaşam çok zor halde. Cezaevi koşulları çok kötü, aldığımız haberlere göre ekstra temizlik malzemesi verilmiyor. Açık cezaevleri boşaltıldı. Kapalı cezaevlerinin yemekleri açık cezaevlerinden gidiyordu, belirli bir süre yemek verilmedi ve verilen yemekler de iyi değil. Hasta tutsaklar hem temizlik açısından hem de beslenme açısından zor durumda. Vücut dirençleri düşüyor” dedi.

    “HALKIMIZI, İMZA KAMPANYASINA DESTEK VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    İnfaz yasasının ayrımsız bir şekilde uygulanmadığına dikkat çeken Yeşil, “Daha önce çağrılar yaptık; ayrımsız infaz uygulamasını istedik. Maalesef AKP-MHP iktidarı kendi yandaşlarını çıkaracak infaz düzenlemesi yaptılar. Siyasi tutsaklar, düşüncelerinden dolayı hala cezaevinde” ifadelerini kullandı.

    Yeşil, “Daha önce ilçe yöneticiliği yapmış olan Deniz Yıldırım arkadaşımız kolon kanseri. Şuan bildiğimiz kadarıyla tek kişilik hücrede, karantina hücresinde tutuluyor. Buradan Adalet Bakanlığı’na çağrı yapıyoruz; hasta tutsakların kayıtsız, şartsız serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.

    Yeşil, Deniz Yıldırım için change.org’da başlatılan imza kampanyasına halkın destek olmasını istedi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Kardeş Aile Kampanyası, dışarıda yaşayan Dersimliler ile bir köprü’-VİDEO

    ‘Kardeş Aile Kampanyası, dışarıda yaşayan Dersimliler ile bir köprü’-VİDEO

    PİRHA – Kardeş Aile Kampanyası’na ilişkin PİRHA’ya konuşan HDP Dersim İl Eş Başkanları Nurşat Yeşil ve İbrahim Kasun, kampanyanın amacının maddiyatın dışında manevi bir amaç taşıdığını belirttiler. Kampanyanın Dersim dışındaki insanlarla bir köprü oluşturduğunu belirten eş başkanlar, “İnancımızda kardeşlik hakkı var” mesajını hatırlattılar. 

    Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Örgütü, koronavirüs salgını sürecinde dayanışma amacıyla başlatılan Kardeş Aile Kampanyası’nı yoğun bir çalışmayla sürdürüyor.

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan İl Eş Başkanları İbrahim Kasun ve Nurşat Yeşil, kampanyanın sadece maddiyat üzerine olmadığını, maneviyat açısından da büyük bir köprü olduğunu belirttiler.

    “EVDE KAL ÇAĞRILARININ ALTI DOLDURULMADI”

    “Evde kal” çağrılarının altının doldurulmadığını dile getiren HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, kentte insanların gündelik ve hizmet sektörlerinde çalıştığını hatırlatarak, salgınla birlikte birçok iş yerinin kapandığını kaydetti. Yeşil, insanların maddi durumlarının kötüleştiğini dile getirerek, maddi durumu iyi olmayan aileleri belirleme çalışmaları yaptıklarını, merkez, köy ve ilçelerden başvurular aldıklarını söyledi.

    Tüm halka çağrıda bulunana Yeşil, “Bugünler geçtiğinde vicdanımızın rahatsız olmasını istemiyorsak kampanyaya destek verelim” dedi.

    “DAYANIŞMA KAMPANYASI, DERSİM DIŞINDAKİ İNSANLARIMIZLA BİR KÖPRÜ”

    Kampanyanın amacının maddiyatın dışında manevi bir dayanışma olduğunu söyleyen Yeşil, amaçlarının metropollerde ve Avrupa’da yaşayan Dersimlilerin topraklarını unutmaması için kurulan bir köprü olduğunu belirtti. Dünyanın her yerinden mesajlar aldıklarını dile getiren Yeşil, “Avusturalya, Belçika, Avrupa’nın bir çok yerinden ve Amerika kıtasından bile mesajlar geliyor. Buraya gelemeseler bile, el uzatmak istediklerini söylüyorlar. Bununla birlikte Dersim İnşa Kongresi bu çağrımıza olumlu yanıt vererek bizimle birlikte çalışmayı sürdürdü” dedi.

    “İNANCIMIZDA KARDEŞLİK HAKKI VAR”

    Kampanya kapsamında il ve ilçe eş başkanlarıyla çalışma seferberliği başlattıklarını söyleyen HDP Dersim İl Eş Başkanı İbrahim Kasun, kentte korkunç bir yoksulluğun olduğunu vurguladı. İlçe ve köylerden gelen yaklaşık 700 aileden başvuru aldıklarının bilgisini paylaşan Kasun, “Gerçekten yoksul olan aileleri tespit ederek, 250 aileyi eşleştirdik. Bilindiği gibi halkımız tarihten bu yana hep baskı altında yaşadılar. Bizim tarihimiz, geleneğimiz ve inancımızda kardeşlik hakkı var. Komşumuz aç kaldığında onu aç bırakmayız. Mutlaka ona yardım eli uzatmış oluruz. Komünal anlayışla birlikte paylaşırız. Bundan dolayı herkese çağrımız kampanya ya destek verin” şeklinde konuştu.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • HDP’li Yeşil: Bu süreçte kadına şiddeti dayanışarak atlatabiliriz-VİDEO

    HDP’li Yeşil: Bu süreçte kadına şiddeti dayanışarak atlatabiliriz-VİDEO

    PİRHA -Karantina günlerinde kadına yönelik şiddetin arttığını belirten HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Özellikle AKP iktidarıyla birlikte kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri tavan yapmış bir durumdaydı. Normal süreçte iletişim kurmakta zorlanan şiddet gören kadınlar, bu süreçte daha büyük zorluk yaşıyor” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, koronavirüs günlerinde kadınların yaşamına dair PİRHA‘ya konuştu.

    Yeşil, kadına yönelik şiddetin karantina sürecinde ciddi bir artış gösterdiğini belirterek, “Kadına yönelik şiddet tavan yapmış vaziyette. Erkeklerin kadınları öldürmeleri için herhangi bir sebep gerekmiyor artık, buldukları her tür sebepte şiddetlerini kadınlara yönlendiriyorlar. Karantina günlerinde daha zor geçiyor. Verilere baktığımızda karantina sürecinin ilk yirmi gününde öldürülen kadın sayısı 21. Şiddet gören her kadını bilmiyoruz. Evde kaç kadın şiddet görüyor, ne türlü şiddete maruz kalıyor. Normal süreçlerde dahi yardım isteyemeyen kadınlar, bu süreçte hiç kimseye ulaşamıyor maalesef” dedi.

    “DAYANIŞARAK BU ZOR SÜRECİ ATLATABİLİRİZ”

    Bu duruma karşılık yereldeki tüm kadın örgütleriyle bir araya gelerek tartışıp bir çözüm yolu bulunması gerektiğini belirten Yeşil, şunları kaydetti:

    “Bulunduğumuz yerde, yanı başımızdaki kadınlarla dayanışarak birbirimizle dayanışarak bu süreci atlatabiliriz. Kadınlar arasındaki bir dayanışma, bu zor günlerin atlatılmasında en büyük yardımcı olacaktır.

    “DANIŞMA HATLARI AKTİFLEŞTİRİLMELİ, DUYURUSU YAPILMALI”

    Kadın platformumuz var ama kurumsal bir özelliği olmadığı için telefon danışma hatları yapamıyoruz. Belediyenin bir kadın birimi var. Bu konuda öneride de bulunduk. Belediye kendi hatlarını daha da aktifleştirmek durumunda. Gerek anonslarla bunun duyurusu yapılabilir, gerekse sosyal medyada kadın danışma hatlarının güncellenmesi yapılabilir. En önemli olgu dayanışmadır.”

    “İNSANLAR SALGINDAN DOLAYI CİDDİ TEDİRGİNLİK ALTINDA”

    Karantina sürecinde ekonominin kadınlara yönelik şiddet üzerindeki etkisine değinen Yeşil, şöyle devam etti:

    “Düşük gelirli insanların çok olduğu bir ülke. Her geçen gün gelir seviyesi gittikçe düşüyor. İnsanlar günlük işlerde çalışarak yaşamlarını idame ettirmeye çalışıyorlardı. Zaten ekonomi gittikçe kötü oluyordu. Bu karantinayla birlikte ekonomi batmış vaziyette. İnsanlar salgından dolayı ciddi tedirginlik altındalar. Her yer kapalı. Dersim’de de günübirlik işlerde çalışan insanlar ağırlıkta. Böyle olunca insanlar evine ekmek götüremiyor. Faturalar birikiyor. Bu durum, bir şekilde insanlarda psikolojik bir gerginliğe neden oluyor. Tartışmalar üst seviyeye ulaşıyor. Bunlar, şiddeti arttıran nedenlerden.”

    Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, yetkili kurumların kadına yönelik şiddet konusunda hiçbir zaman yeterli olmadığını, aksine uzlaşmacı yaklaşımın olduğunu ifade ederek, “Sadece karantina ile ilgili bir süreç değil, Türkiye’de hiçbir zaman kadına şiddet vakalarında devletin bir önlemi, desteği olmadı. Kadınlar ihbar hatlarına başvuruyorlar ama geri dönüşleri sadece uzlaştırma anlamında oluyor. Sığınma evlerine giden kadınların bilgileri gizli tutulmuyor. Gün geliyor sığınma evinde kadın cinayeti işleniyor. Bundan önce de bu hizmetler yeterli değildi, bu dönemde hiç yeterli değil. Devletin bu konuda yükümlükleri var. Devletin bu konuda pozitif bir karnesi yok, bundan sonra da olacağını düşünmüyorum.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • Gülistan’sız 100 gün: Kaybedilen kadınlar isyanımızdır, Gülistan Doku nerede?

    Gülistan’sız 100 gün: Kaybedilen kadınlar isyanımızdır, Gülistan Doku nerede?

    PİRHA – Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 100 gündür haber alınamıyor. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan kadınlar, 100 yıl geçse de Gülistan’ın akıbetini sormaya devam edeceklerini belirttiler. 

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan (21), 5 Ocak’tan bu yana haber alınamıyor.

    Doku’nun en son görüldüğü Sarı Saltuk Köprüsü ile üniversite kampüsü, Uzunçayır Baraj gölü ve çevresinde aylardır yapıldığı belirtilen arama çalışmalarında herhangi bir bulguya rastlanılmadı.

    Olayla ilgili yürütülen soruşturmanın etkin olmadığı tartışmaları yürütülürken sivil toplum örgütleri ve öğrenciler “Gülistan Doku nerede?” diye sormaya devam ediyor.

    Olayda tüm şüpheler, Doku’nun arkadaşı Zainal Abarakov’a işaret ederken, kentte, Doku’nun aslında bir cinayete kurban gittiği ancak Abarakov’un babasının polis olmasından dolayı “intihar” vakasının öne çıkarıldığı algısı hakim.

    Tüm bu gelişmelerle birlikte Doku ailesi de sık sık İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tunceli Valisi, Emniyet Müdürü ve soruşturmayı yürüten savcı ile görüşmeler gerçekleştirdi. Yetkililer, aileye “Arıyoruz, bulacağız. Zainal Abarakov’un bu olayla ilgisi yok” diyerek intihar algısının aile tarafından da kabul edilmesine yönelik girişimlerini sürdürdü ancak 100 gündür Gülistan Doku’ya ait hiçbir bulgu yok.

    “ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARININ UYGULANMASININ SONUCU”

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan kadınlar, Gülistan Doku bulununcaya kadar ses çıkarmaya devam edeceklerini belirtiler.

    Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Gülistan Doku olayı, Dersim’de birçok şeyi fark etmemize yol açtı. Gülistan Doku, basit bir olay değil. Genç bir kadının intihar etme olayı değil. Dışarıdan gelen kolluklar dahil oldu, üniversitede bazı hocalar dahil oldu. Dersim’in içine alındığı sarmalı gösteriyor bu süreç. Özel savaş politikalarının aslında Dersim’de uygulanmasının bir sonucu. Kadına yönelik şiddet de artıyor, cinayetler de artıyor. Bizler dayanışarak bunların üstesinden geliriz. İntihar, cinayet ve birçok olayda çok fazla bilgi kirliliği oluyor. Kesinleşmiş hiçbir olgu yok ortada. Bir intihar bile olsa bazı olaylar, sebebinin araştırılması gerekir. Bu bir cinayettir. Biz kadınlar olarak birlik olursak bunları aşarız. Birlikte mücadele edersek toplum olarak bunlara karşı durabiliriz” diye konuştu.

    “KAYBEDİLEN KADINLAR İSYANIMIZDIR”

    Yeni Demokrat Kadın Temsilcisi Sevcan Topal,  Gülistan vakasında intihar ihtimali üzerinde durulması, sadece suda arama çalışmalarının yapılması, babası Tunceli Asayiş Şube’de polis memuru olan baş şüpheli Zainal Abarakov’un ifadesinin sağlıksız bir biçimde hiç karakola götürülmeden evde alınarak apar topar başka bir ile gönderilerek saklanılmaya çalışması bunların birer kanıtıdır. Sıra arkadaşımız olan Gülistan’ın akıbetini sormak isteyen biz genç kadınlara polis biber gazı ile müdahale etmiş akabinde gözaltılar yapılmıştır. Ama bizler Gülistan bulunana, failleri cezalandırılana kadar sormaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Topal, geçtiğimiz günlerde cansız bedenine ulaşılan Esma Kılıçaslan’a değinerek “Gülistan’ı arama çalışmaları devam ederken yeni bir kaybolma olayı ortaya çıkmıştı. Esma Kılıçaslan. Hozat’tan düğüne gidiyorum diyerek evden çıkmış ve günler sonra yine Gülistan’ın arama çalışmalarının yapıldığı yerde cansız bedeni bulunmuştu. Esma’ya ne olduğunu ise hala bilmiyoruz” dedi.

    Topal, “Kaybedilen kadınlar isyanımızdır, isyanımızı kuşanıp her alanda soracağız! Gülistan Doku Nerede? Esma Kılıçaslan’a Ne Oldu?” diyerek sözlerini tamamladı.

    “SON GÖRÜŞTÜĞÜ ZAİNAL SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLMEDİ”

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Yöneticisi Serpil Berk, 100 gündür Doku’nun yapılan arama çalışmalarına rağmen hiçbir ize rastlanmadığını söyledi.

    Son görülen barajda arama çalışmalarının sınırlı kaldığını belirten Berk, “Fakat Zainal’ın sorgulanması gerekirken sorgulanmadığı gibi, şehri terk etmiş olmasını sıradan bir olay olarak görmüyoruz. Bu anlamdaki etkili bir soruşturma yapılmadı. Gülistan’ın intihar etmiş olma ihtimali dışında bir şey düşünmemiz istenmiyor. Atılan her adımın kameralar tarafından takip edildiği bir şehirden bahsediyoruz. Gülistan’ın son görüldüğü yerdeki üç kameranın ikisi nasıl olduysa bozuk dendi. Fakat son görüldüğü gün Zainal ile görüşmesine rağmen soruşturmaya dahil edilmedi” dedi.

    “SORUMLULAR YARGILANANA DEK TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Kadınlar olarak soruşturmaya dair ciddi kaygılar yaşadıklarını vurgulayan Berk, “Gülistan’ın öldürüldüğü ya da intihara zorlandığı ihtimalleri üzerinde durulmuyor. Zainal en yakın şüpheliyken nasıl şehri aniden terk edip gidebildi. Tüm bu sorular ülkedeki kadına yönelik şiddetten, her gün artan kadın cinayetlerinden bağımsız düşünülmemeli. Bugüne kadar kadınları, çocukları değil failleri koruyan yaklaşım, bugün küçük bir kent olan Dersim’de Gülistan Doku’ya ne olduğuna dair etkili bir soruşturma yapılmaması yaklaşımıyla aynıdır. Soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülmesini ve halka bilgi verilmesini istiyoruz. Gülistan’a ne olduğunu öğrenene kadar, yaşananların sorumluları yargılanana kadar durumun takipçisi olacağız” şeklinde konuştu.

    “FAİLLER AKLANIYOR”

    Gülistan Doku’nun 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele günü Dersim’de elinde döviz taşıdığını söyleyen Gülistan İçin Adalet Komisyonu üyesi Dilar Aras, kaybolduğu günden beri sürekli olay yerine gittiklerini ve her alanda akıbetini sorduklarını belirtti. Doku’nun akıbetini sorarken sürekli baskıya maruz kaldıklarını dile getiren Aras, yapılanın bir devlet politikası olduğunu belirtti.

    Devletin, Doku’nun bulunmaması için elinden geleni yaptığını vurgulayan Aras, “Esma Kılıçarslan örneği var. Herhangi bir arama çalışması yapılmadan tesadüfen bulunuyor. Bu devlet politikalarının net göstergesidir. Kadın cinayetleri artış göstermekle birlikte son zamanlarda kadınlar üzerinden bir baskı oldu. Faillere gerekli cezalar verilmemesiyle birlikte aklanıyor” diye konuştu.

    “100 YIL GEÇSE DE GÜLİSTAN’IN AKIBETİNİ SORACAĞIZ”

    “100 günde geçse, 100 yılda geçse Doku’nun akıbetini sormaya devam edeceğiz” diyen Aras, 100 gündür kapsamlı bir soruşturmanın yapılmadığına dikkat çekti.

    Yapılan çalışmaların sadece barajla sınırlı kaldığını hatırlatan Aras, “Gülistan’ın bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmanın sadece intihar ihtimali üzerinden yürütülmesi yargısından vazgeçilip, öldürülme, zorla kaybedilme, hürriyetinden yoksun bırakılmış olma ihtimallerinin de ön planda tutularak buna göre tahkikata devam edilmesi gerekmektedir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • ‘8 Mart’ı Gülistan nezdinde kaybedilen kadınlara adıyoruz’-VİDEO

    ‘8 Mart’ı Gülistan nezdinde kaybedilen kadınlara adıyoruz’-VİDEO

    PİRHA – Dersim Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada, bu yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Gülistan Doku nezdinde kaybolan ve kaybedilen tüm kadınlara adadıklarını duyurdu. Açıklamada, “ Tüm kadınları sesimize ses katmaya, bu dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz” denildi. 

    Haberin videosu

    Dersim Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında yapılacak etkinliklere çağrı yaptı.

    KESK binasında yapılan açıklamaya Dersim Kadın Platformu bileşenleri, siyasi parti ve kurum temsilcileri katıldı.

    “8 MART’I GÜLİSTAN NEZDİNDE KAYBEDİLEN KADINLARA ADIYORUZ”

    Açıklamada konuşan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Bir 8 Mart’ı daha kadın cinayetleriyle, cinsel saldırı vakalarıyla karşılıyoruz. Bu 8 Mart’ı 51 gündür kayıp olan Gülistan Doku ile karşılıyoruz. Bizler Dersim Kadın Platformu olarak bu 8 Mart’ı Gülistan Doku nezdinde kaybolan ve kaybettirilen kadınlara adıyoruz” dedi.

    Dersim Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Dilek Kurban, “Kadınlara karşı topyekûn saldırıyı düstur edinmiş kapitalizm, kendi doğasını yansıtan yöntemlerle bugün Dersim’de kadınlara ve çocuklara karşı her türlü suçun işlenmesi için cesaret veriyor. Kadınlar katlediliyor, yokluğun yoksulluğun büyük cenderesine sıkıştırılıyor, bizlerin ve çocuklarımızın cinsel dokunulmazlığı saldırıya uğruyor, günlük hayatımız güvenlik politikalarının esareti altına alınırken, evler, sokaklar, işyerleri, okullar, yurtlar kadınlar için giderek daha güvensiz yerler haline getiriliyor” ifadelerini kullandı.

    “8 MART’IN STARTI 27 ŞUBAT’TA DERSİM’DE VERİLECEK”

    Dilek Kurban şöyle devam etti:

    “Bu katmerli şiddet kentimizde genç kadınların maruz kaldığı olaylar, ayyuka çıkan çocuk istismarları ve Gülistan’ın kaybolmasıyla simgeleşiyor. Biliyoruz ki bu karanlık tabloyu ancak birliğimizi güçlendirerek ve dayanışmayla aşabiliriz.
    Tam da bu nedenlerle tüm dünyada emekçi kadınlarının mücadele günü olan 8 Mart’ın startını Dersim’de 27 Şubat günü Gülistan için sesimizi yükselterek veriyoruz!
    Krizin, şiddetin, yoksulluğun ve eşitsizliğin cenderesinden kurtulmak için;
    Ucuz, esnek ve güvencesiz çalışma koşullarını yok etmek, emeğimizin hakkını savunmak için;
    Hayatı yaşanılmaz hale getiren savaş politikalarına karşı barış sesimizi yükseltmek, kadınların güvenliğini ve esenliğini güvenlik politikalarına feda etmemek için;
    Ulusal, sınıfsal ve cinsel sömürüye karşı durmak için;
    Bir arada olacağız, sesimizi yükselteceğiz, birlikte mücadele edeceğiz.

    “KADINLARI MÜCADELEMİZİ YÜKSELTMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Bizler Dersim Kadın Platformu olarak, bu yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü Gülistan Doku nezdinde kaybolan ve kaybedilen tüm kadınlara adıyoruz; Trabzon’dan Antakya’ya Edirne’den Kars’a tüm kadınları ve kadın örgütlerini sesimize ses katmaya, bu dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Hep birlikte kadın dayanışmasının gücünü gösterelim!
    Dersim Kadın Platformu olarak 27 Şubat günü, Gülistan için arama çalışmalarının sürdüğü Dinar Köprüsü’nde yapacağımız açıklama ile başlayacak olan eylem ve etkinlik programımızı sizlerle paylaşıyoruz. Tüm Dersimli kadınları sesimizi ve mücadelemizi yükseltmeye çağırıyoruz.”

    8 MART PROGRAMI ŞÖYLE: 

    27 Şubat Perşembe Gülistan Doku eylemi

    Saat 12.30 Üniversite önünden Dinar köprüsüne yürüyüp arama çalışmalarının sürdüğü yerde basın açıklaması yapılacak.

    28 Şubat Cuma tutsak kadınlara kart gönderimi

    Yer: PTT Önü / Saat:11.00

    5 Mart Perşembe köy kadınlarını ziyaret (saat 10:00 yer sanat sokağı)

    6 Mart Cuma Tekstil işçilerini ziyaret (saat 12:00 yer sanat sokağı)

    14:30 Gazik kadın buluşması

    7 Mart Cumartesi/Söyleşi

    Yer:Dad / Saat:14.00

    8 Mart Pazar – Kadın Buluşması

    YER: Sanat Sokağı / Saat:12.00

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de HDP’den Anadil Günü nedeniyle 3 dilde açıklama-VİDEO

    Dersim’de HDP’den Anadil Günü nedeniyle 3 dilde açıklama-VİDEO

    PİRHA – HDP Dersim İl Örgütü, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Diller üzerinde kurulan baskılar devletin tekçi anlayışını yansıtmaktadır. Bu tekçi anlayışa son verilmeli ve Türkiye’de yaşayan tüm diller anayasal güvence altına alınmalıdır” çağrısı yapıldı. 

    Haberin videosu

    Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Örgütü, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin basın açıklaması yaptı.

    HDP il binasında yapılan açıklamaya HDP İl Eş Başkanları, PM üyeleri ve il, ilçe örgütü temsilcileri katıldı.

    Açıklama, Kırmancki, Kurmancî, Türkçe okundu. Türkçe açıklamayı HDP İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil yaptı.

    “FARKLILIKLAR YOK EDİLDİ”

    Çok dilli, kültürlü ve  dinli bir yapıya sahip bir coğrafyada yaşadıklarını söyleyen Yeşil, Cumhuriyet tarihinden bu yana izlenen tekçi politikalar yüzünden farklılıkların her geçen gün yok edildiğini belirtti.

    Türkiye’de konuşulan bazı dillerin yok olduğunu ve bazı dillerin de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yeşil, şöyle devam etti:

    “2020 Uluslararası Anadil Günü çalışmaları, barışçıl diyalog ve sosyal içermenin desteklenmesine katkıda bulunacaktır. Dilsel ve kültürel çeşitliliğin tanınması ve saygı gösterilmesi, toplumların birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesine katkıda bulunur. Bunlar hem toplum içinde hem de toplumlar arasında daha kalıcı barışın temelidir ve UNESCO’nun Uluslararası Anadil Günü’nü kutlama kararına yol açtı.”

    “ÇOK DİLLİ HİZMET HAYATA GEÇİRİLMELİ”

    HDP İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre, Türkiye’de 18 dil yok olmuş veya yok olma tehlikesi altında” dedi.

    Bölge illerinde Kürtçe dersini seçmek isteyen velilerin, okul yönetimleri tarafından çoğu zaman materyal ve öğretmen eksikliği bahaneleri ile geri çevrildiğini belirten Yeşil, şunları kaydetti:

    “Bu bölümden mezun, ataması yapılmayan yüzlerce eğitmen olmasına rağmen farklı branşlardaki eğitmenlerin bu dersi vermesi kabul edilemez bir durumdur. Kürtçe ve diğer diller üzerinde kurulan baskılar devletin tekçi anlayışını yansıtmaktadır. Bu tekçi anlayışa son verilmeli ve Türkiye’de yaşayan tüm diller anayasal güvence altına alınmalıdır. Kamuda çok dilli hizmet hayata geçirilmeli ve anadilde eğitim hakkının gasbına son verilmelidir.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de açıklama: Tecavüz, kadın katliamları yaşanırken neredeydiniz?-VİDEO

    Dersim’de açıklama: Tecavüz, kadın katliamları yaşanırken neredeydiniz?-VİDEO

    PİRHA – Dersim Emek ve Demokrasi Güçlerinin yaptığı açıklamada konuşan HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, polis kameralarını işaret ederek, “O kadar onursuzluk, tecavüz, kadın katliamları yaşanırken neredeydiniz? AKP’ye hizmet edenler çocukların tecavüzünde pay sahibidir” dedi.

    Haberin videosu

    Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, “Yozlaştırmaya geçit vermeyeceğiz. Kentimize, çocuklarımıza, geleceğimize, sahip çıkıyoruz” sloganıyla  günlerdir kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ve Pertek’te 15 çocuğun cinsel istismara uğramasına ilişkin basın açıklaması yaptı.

    Seyit Rıza Meydanında yapılan açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Alican Önlü ve Mehmet Rüştü Tiryaki katıldı. “Jin jiyan azadî”, “Dersim uyuma Gülistan’a sahip çık” sloganlarının atıldığı açıklamada ilk olarak HDP İl Eşbaşkanı Nurşat Yeşil konuştu.

    “CAYDIRICI CEZAİ İŞLEMLER UYGULANMALI”

    Ovacık, Pertek ve Hozat ilçelerinde birbiri ardına çocuk istismarı vakalarının açığa çıktığını söyleyen Nurşat Yeşil, Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan ise günlerdir haber alınamadığını belirtti. Kadın, kız ve erkek çocuklarına yönelik özellikle cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların bu derecede artmış olmasının tesadüf olmadığını dile getiren Yeşil, şunları söyledi:

    “Tacize tecavüze istismara ve tehditlere karşı yetkili kurumlar üzerine düşeni yapmalıdır. Özellikle kamu görevleri ile ilgili taciz, istismar ve benzeri iddialarda şikayette bakılmaksızın gerekli soruşturmalar yapılmalıdır. Taciz, tecavüz ve istismar olaylarında caydırıcı cezai işlemler uygulanmalı, cezai indirimlere gidilmemelidir. Çocuk istismarcıların affı anlamına gelen yasa tasarısından vazgeçilmelidir. İlimizde çokça taciz, istismar kayıp haberlerinin ard arda geldiği bu günlerde, halkımızın istismarcılara, tacizcilere, tecavüzcülere karşı yükselttiği bu sesin yasaklarla bastırılmasını kabul etmiyoruz.”

    “ÇOCUKLARA TECAVÜZ EDİLİRKEN NEREDEYDİNİZ?”

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü ise, gençlerin, kadınların ve halkın yürüttüğü mücadelenin bir onur mücadelesi olduğunu vurguladı. Bunun karşısında bir onursuzluk tavrı da olduğunu dile getiren Önlü, bu onur mücadelesine birinci derecede sorumluluk sahibi olan mülkü amirleri ve emniyet güçlerinin olduğunu ifade etti. Polis kameralarını işaret eden Önlü, “Burada o kadar onursuzluk, tecavüz, kadın katliamları yaşanırken bu kadar kamera neredeydi. İnsan biraz utanır. Bu kente çocuklara tecavüz edilirken güvenlik güçlerinin kamerası, bunları fişlerken, tecavüzcülerin haklarında istihbarat toplayamadı mı? Engelleyemedi mi? Valilikte değil artık. AKP- MHP iktidarının bu ildeki il başkanıdır. Artık mülki amirlik sıfatını kaybetmiştir. Bir vali değildir. Bu devletin valisi de değildir. Faşist iktidarın buradaki siyaset yürütenidir. Bu kentin huzurunu bozma, diyor. Kendi sorumluluğu altında kadınlar katledilirken, çocuklara tecavüz edilirken huzurluydu. Ne zaman ki öğrenciler, kadınlar ve halk bu onursuzluğa karşı bir onur mücadelesi verdiğinde bu kentin huzuru bozuluyormuş. Senin sorumluluğun altında bu kentin dokusu bozuluyor. Bu halk kin duymayacak mı?” dedi.

    “KENT GARNİZON KENTİNE ÇEVRİLDİ”

    Bir algı yaratılmaya çalışıldığını dile getiren Önlü, “Bu etkinliği yasaklayacağına bir an önce istifa etmeli ve bu kenti de terk etmelidir. Çok kullandığı bir söz var. Türkiye’de en huzurlu kent Dersimmiş. Çocuklara tecavüz ediliyor. Kent garnizon kentine çevrilmiş. Geçmişte Elâzığ, Dersim kara yoluna Elazığ, Tunceli yolu deniyordu. Dikkat edin isim değiştirildi. Türkiye’nin en güvenlikli yolu diye geçiyor. Üniversite ve kent arasında askeri bölge olan, her adımın izlendiği ve güvenlik yolu dediğiniz yer günlerdir barajlı araştırma yapılıyor. Ya söylediğini bu kent güvenlikli kenttir. Ya bu yalan, ya da orada göstermelik aramanız yalandır. Türkiye’nin en güvenli kenti Tunceli ama bir şeyi daha bize aşılamaya çalışıyorlar. Ama bu ülkede en mutsuz kent Dersimmiş. Neden? Eğer kimliğini, onurunu, dilini, inancını ret edip faşist iktidara biat edersen bu Tunceli kimliğidir işte. Ama nasıl ki günlerdir kadınların, öğrencilerin, halkımızın onur mücadelesi de Dersim kimliğidir” şeklinde konuştu.

    AKP yöneticilerinin Siirt’te polis ve uzmanların yüzlerce tecavüz ettiği kızlara yönelik sarf ettiği sözleri hatırlatan Önlü, şöyle devam etti:

    “Dağa çıkacağına, siyaset yapacağına fuhuş yapmaları en hayırlı iştir. İşte bu zihniyet tecavüzcü, kadın düşmanı zihniyettir. Bütün kenti kamera altında tutmanın, sorumluluğunuz altında çocuklara tecavüz edilmiştir. Kameralarınızı bizlere değil kendinize tutmalısınız. Bu saatten sonra kentte AKP’ye hizmet edenler çocukların tecavüzünde pay sahibidir. Bütün devrimci, demokrat, yurtsever, kadın, gençlik, emek güçleriyle ortak bir mücadeleyle ancak bu onursuz yaşamı bize dayatan iktidardan kurtulabiliriz. Bu onur mücadelesi Kürdistan’ın her yerine yayılmalıdır” şeklinde konuştu.

    Açıklama, ‘Jin jiyan azadi’ sloganları ve alkışlarla son buldu.

    PİRHA/DERSİM