Etiket: okmeydanı cemevi

  • Polisin cemevi bahçesinde öldürdüğü Uğur Kurt’u anmaya çağrı

    Polisin cemevi bahçesinde öldürdüğü Uğur Kurt’u anmaya çağrı

    PİRHA- Uğur Kurt, polis kurşunuyla öldürülüşünün 3. yılında İstanbul Okmeydanı Cemevinde 22 Mayıs Pazartesi günü saat 11.00’de anılacak. Aleviler anmaya katılım çağrısı yaptı. 

    Üç yıl önce İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde katıldığı bir cenazede polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt, ölümünün 3. yılında 22 Mayıs Pazartesi günü cemevinde anılacak.

    Uğur Kurt’u anmasına Aleviler duyarlılık ve katılım çağrısı yaptı.

    Anmayı facebook hesabından duyuran Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, “Ülkemizde adaletsizce verilen kararların tekrarlanmaması için Okmeydanı Cemevi’nde buluşuyoruz diyerek Uğur Kurt için adalet istedi.


    Zeynel Şahin

    Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat da, polis tarafından cemevinin bahçesinde başından vurularak katledilen Uğur Kurt canımız için Okmeydanı cemevinde buluşuyoruz” duyurusunu yaptı.


    Pir Celal Fırat

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı – Alevi Bektaşi Federasyonu MYK Üyesi Eğitim Sekreteri Aydın Deniz ise “İbadethanede öldürülmenin bedeli 12.100 TL ise biz hem Uğur Kurt’a hem de davamıza sahip çıkıyoruz. Sen de yarın gel davana sahip çık” dedi.


    Aydın Deniz

    NE OLMUŞTU?

    Uğur Kurt, 3 yıl önce Okmeydanı Cemevi’nde katıldığı bir cenazede polis kurşunuyla öldürülmüştü. Mahkeme sürecinde hiçbir duruşmaya katılmayan sanık polise yargı ceza indirimi uygulamıştı. En son sanık polise 1 yıl 8 ay hapis cezası verilmiş ve bu ceza para cezasına çevrilmişti. Verilen cezanın yeterli olmadığını düşünen Alevi kurumları, Uğur Kurt’un avukatları ve ailesi yaptıkları basın açıklamalarıyla tepki göstermişlerdi.

    Dava devam ederken Uğur Kurt’un babası ve annesi kanser hastalığına yakalandı. Annesi “Bu devlet bir kişinin katili değil, üç kişinin katili” sözleriyle bir ailenin adaletsizlik yüzünden nasıl yok olduğunu anlatmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt 3. yılında yarın anılacak

    Polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt 3. yılında yarın anılacak

    PİRHA- Uğur Kurt ölümünün 3. yılında İstanbul Okmeydanı Cemevinde 22 Mayıs Pazartesi saat 11.00’da anılacak. Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla “Uğur Kurt için adalet istiyoruz” dedi.

    Üç yıl önce Okmeydanı Cemevi’nde katıldığı bir cenazede polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt, ölümünün 3. yılında 22 Mayıs Pazartesi günü anılacak. Anmayı facebook hesabından duyuran Okmeydanı Cemevi başkanı Zeynel Şahin yaptığı paylaşımda “Ülkemizde adaletsizce verilen kararların tekrarlanmaması için Okmeydanı Cemevi’nde buluşuyoruz diyerek Uğur Kurt için adalet istedi.

    NE OLMUŞTU

    Uğur Kurt, Okmeydanı Cemevi’nde katıldığı bir cenazede polis kurşunuyla öldürülmüştü. Mahkeme sürecinde hiçbir duruşmaya katılmayan sanık polise yargı ceza indirimi uygulamıştı. En son sanık polise 1 yıl 8 ay hapis cezası verilmiş ve bu ceza para cezasına çevrilmişti. Verilen cezanın yeterli olmadığını düşünen Alevi kurumları, Uğur Kurt’un avukatları ve ailesi yaptıkları basın açıklamalarıyla tepki göstermişlerdi.

    Dava devam ederken Uğur Kurt’un babası ve annesi kanser hastalığına yakalandı. Annesi “Bu devlet bir kişinin katili değil, üç kişinin katili” sözleriyle bir ailenin adaletsizlik yüzünden nasıl yok olduğunu anlatmıştı. (HABER MERKEZİ)

  • Mahkemenin gerekçeli kararında, Uğur Kurt’u öldürmek meşru müdafaa sayıldı

    Mahkemenin gerekçeli kararında, Uğur Kurt’u öldürmek meşru müdafaa sayıldı

    İstanbul Okmeydanı Cemevin’de bir yakınının cenaze törenine katılmak için cemevi bahçesinde beklerken öldürülen Uğur Kurt davasında 3 yıldır tutuksuz yargılanan sanık polis Sezgin Korkmaz’a 12 bin 100 lira para cezası verilmişti. Cezayı veren mahkeme gerekçeli kararında polisin eyleminin meşru müdafaa olduğunu savundu.  

    Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Okmeydanı Cemevi’nde Mayıs 2014’te cenaze töreni için bekleyen Uğur Kurt’u silahıyla öldüren polis Sezgin Korkmaz’a 12 bin 100 TL adli para cezası vermekle yetinen İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, karara ilişkin gerekçeli kararını açıkladı.

    Mahkeme, gerekçeli kararında, soruşturmanın ilk savcısı Hasan Yılmaz’ın valilikten soruşturma izni isterken Korkmaz’ın eyleminin meşru müdafaa kapsamında kaldığı iddiasını sürdürdü. Uğur Kurt’un ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcı Hasan Yılmaz, polis Sezgin Korkmaz hakkında valilikten soruşturma izni isterken polisin meşru müdafaa kapsamında ve saldırıyla orantılı hareket ettiğini iddia etmişti. Savcı Yılmaz’ın hazırladığı ilk iddianamede polis Korkmaz’ın 6 yıla kadar hapsi istenmişti. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararında, Türk Ceza Kanunu’nun 21. maddesinde düzenlenen “olası kast” ve 22. maddesindeki “taksir” kavramına yer verilerek, Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 16. maddesine göre polisin meşru savunma hakkının kullanılması kapsamında silah kullanmaya yetkisi olduğu belirtildi.

    Mahkeme, olay anında polis Korkmaz’ın kendini ve diğer polisleri korumak amacıyla ani gerçekleşen saldırıyla orantılı olacak şekilde karşılık vermek zorunda kaldığını, bu nedenle silah kullanmasının yasal olduğunda tereddüt bulunmadığını savundu. Polis Korkmaz’ın silahından çıkan merminin Uğur Kurt’u öldürmeden önce ateş ettiği ve kaçmakta olduğu belirtilen eylemci Celal Karabayır’ın baş hizasının 26 cm uzağından geçtiği belirtildi.

    “MEŞRU MÜDAFAA SAVUNMASI”
    Mahkeme, sanık polis Korkmaz’ın kendisine veya diğer polis memurlarına yönelik saldırıyı bertaraf etmek için molotofkokteyli atan hareket halindeki şahsı etkisiz hale getirmek için hedef gözeterek ayak hizasını hedef alarak silahla ateş ettiğini kaydetti. Buna rağmen isabet ettiremeyip olaylarla hiçbir ilgisi olmayan Uğur Kurt’u vurarak ölümüne sebebiyet verdiği aktarıldı. Sanık Korkmaz’ın meşru müdafaa koşulları altında ateş ettiği savunuldu.

    POLİS DİKKATSİZ DAVRANDI İDDİASI

    Mahkeme, olay yerinde bulunan komiser yardımcısı tanık E. Ö.’nün ifadesindeki “sıkma” şeklindeki talimatını, sorumluluğunda bulunan polislere verdiği, talimatının zırhlı araçtan inen polislere yönelik olmadığı beyanını anımsattı ve “Sanığın, müteveffanın (Uğur Kurt) ölümü sonucunu doğuran fiilinin, hedef alınan şahsa isabet ettirememesi nedeniyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından ileri geldiği mahkememizce kabul edilmiştir” yorumunda bulundu.

  • Uğur Kurt’u öldüren polise verilen 12 bin 100 TL’lik ceza çok bulundu

    Uğur Kurt’u öldüren polise verilen 12 bin 100 TL’lik ceza çok bulundu

    PİRHA- Okmeydanı Cemevi bahçesinde Uğur Kurt’u öldüren polis Sezgin Korkmaz’ın mahkum olduğu 12 bin 100 liralık cezayı çok bulan avukatı Tolga Yurdakul, itirazda bulundu.

    İstanbul Okmeydanı’nda bir yakınının cenaze törenine katılmak için gittiği Cemevi’nin avlusunda polisin silahından çıkan kurşunla yaşamını yitiren Uğur Kurt’un ölümüne ilişkin yargılanan sanık polise verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası 12 bin 100 TL para cezasına çevrilmişti.

    Karar, aile, Alevi toplumu ve kamuoyunun tepkisini çekmişti.

    Kararın ardından 12 bin 100 TL cezayı az bulan Kurt ailesi ve avukatları itirazda bulunmuştu.

    “AVUKAT, KORKMAZ’A VERİLEN CEZANIN İNDİRİLMESİNİ İSTEDİ”

    Uğur Kurt’u öldüren polis Sezgin Korkmaz’ın avukatı ise verilen 12 bin 100 liralık cezayı çok buldu.

    Cumhuriyetin haberine göre polis kurşunuyla öldürülen Dilek Doğan, Baran Tursun gibi dosyalarda polislerin avukatlığını üstlenen Avukat Tolga Yurdakul, Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurarak polis Korkmaz’a verilen cezanın indirilmesini istedi.

    Yurdakul, müvekkili Sezgin Korkmaz’ın olay anındaki saldırıyı defetmek zorunluluğu ile bu fiili işlediğini ileri sürdü.

    Korkmaz’ın bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunma olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile Kurt’u öldürdüğünü savunan avukat Yurdakul, ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesini istedi.

    Polis avukatı Yurdakul, aksi durumda, polis Korkmaz hakkında doğrudan taksirle öldürme suç maddesinin uygulanması olayın oluş şekline aykırı olduğunu, bu sebeple 12 bin 100 TL’lik cezada 6’da 1’den, 3’te 1’e kadar indirim yapılmasını talep etti.

  • Uğur Kurt için vurulduğu cemevine pankart asıldı

    Uğur Kurt için vurulduğu cemevine pankart asıldı

    PİRHA- 22 Mayıs 2014 tarihinde cemevinde bir cenazeyi hakka uğurlamak için beklerken polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt davasında sanık polise verilen 12 bin 100 liralık ceza, toplumda adalet sorgulaması oluşturdu. Birçok kesimde ödül gibi ceza diye ifade edilen mahkeme kararı protestoları da beraberinde getirdi.

    Alevi Kurumları, Alevi milletvekilleri ve İstanbul Barosu, ardarda yaptıkları açıklamalarla  ‘bu ceza, yeni ölümleri teşvik edecektir’ endişesini dile getirdiler.

    CEMEVİNE DEV PANKART

    Uğur Kurt’un vurulduğu yer olan Okmeydanı Cemevi de bu akşam duvarına dev bir pankart astı.

    “Burası ibadethanedir! Burada bir insanı öldürmenin cezası mahkeme kararıyla 12.100 Lira olarak belirlenmiştir” yazılı büyük bir pankart astı.     (HABER MERKEZİ)

     

  • Anne Gülnaz Kurt: Oğlumu dün hakim öldürdü-VİDEO

    Anne Gülnaz Kurt: Oğlumu dün hakim öldürdü-VİDEO

    PİRHA- Okmeydanı Cemevi bahçesinde 3 yıl önce polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt’un annesi Gülnaz Kurt, önceki gün sonuçlanan mahkeme kararına sert tepki gösterdi. “Ben adalet istiyorum” diyen  anne Kurt, “O vicdansız benim oğlumu dün öldürdü. Benim oğlumu dün hakim öldürdü. Ben elimi vicdanıma koydum üç sene bekledim, hiç sesimi çıkarmadım. Kanser hastalığına yakalandım. O, bir kişinin değil üç kişinin katili. Benim oğlum 12 bin liralık oğlan değildi. Cihanların sevgilisiydi” dedi. 

    Tam üç yıl önce İstanbul Okmeydanı Cemevi bahçesinde bir cenaze töreni için beklerken polis tarafından vurularak öldürülen Uğur Kurt’un annesi Gülnaz Kurt isyan etti.

    Önceki gün görülen karar duruşmasında sanık polis Sezgin Korkmaz’a ‘taksiren ölüme sebebiyet vermek’ suçundan 12 bin 100 lira para cezasına tepki gösteren Alevi kurumları dün Okmeydanı Cemevi bahçesinde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya katılan kanser hastası anne Gülnaz Kurt, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına sert tepki göstererek, “Ben adalet istiyorum” dedi. Kurt, “O vicdansız benim oğlumu dün öldürdü. Ben elimi vicdanıma koydum üç sene bekledim, hiç sesimi çıkarmadım. Kanser hastalığına yakalandım. O bir kişinin değil üç kişinin katili. Benim oğlum 12 bin liralık oğlan değildi. Cihanların sevgilisiydi” dedi.

    Uğur Kurt’un annesi Gülnaz Kurt tepkisini şu ifadelerle dile getirdi:

    “Benim oğlumu dün hakim öldürdü. Gece rahat uyudular mı o vicdansızlar. Ben adalet istiyorum, o teraziyi oraya neden taktılar? Kendilerini savunmak için mi taktılar o teraziyi. Adalet sarayıymış…Ne biçim adalet sarayı? Ben çocuğumun katilinin tutuklanmasını istiyorum. Cumhurbaşkanı söz verdi, o zaman Başbakandı. Arkandayım dedi. Neden sesin çıkmıyor, niye kayboldu şimdi. Uzatsın elini benim oğlumun katilini yakalatsın. Ben bu kadar söylüyorum. Benim oğlumu dün öldürüp gömdüler toprağa. Üç kişinin katili, bir kişinin değil. Benim ocağımı söndürdü. Bak benim kuzum babam nerede, diye soruyor. Ben bu halimle hem çocuğa bakıyorum hem de şimdi kemoterapiden çıktım geldim buraya. Hiç mi vicdanları yoktu o vicdansızlar karar verirken.”

    Haberin video

     

  • ‘Bir insanı öldürmenin bedeli 12 bin 100 lira mıdır?’

    ‘Bir insanı öldürmenin bedeli 12 bin 100 lira mıdır?’

    PİRHA-Okmeydanı Cemevinde bulunduğu sırada katledilen Uğur Kurt’u vuran polise Alevi toplumunda “cezasızlık” olarak kabul edilen 12 bin 100 liralık cezaya Eski PSAKD genel başkanı, HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan da tepki göstererek, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması isteğiyle meclis başkanlığına soru önergesi verdi.

    Okmeydanı Cemevinde bulunduğu sırada katledilen Uğur Kurt’u vuran polis memurunun davası sonuçlandı. Ancak Alevi toplumunda “cezasızlık” olarak kabul edilen 12 bin 100 liralık cezaya her kesimden tepkiler yağmaya başladı. Alevi Kurumları ardı ardına açıklama yaparak durumu protesto ediyor. Eski PSAKD genel başkanlığını da yapmış olan HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması isteğiyle meclis başkanlığına soru önergesi verdi.

    “BİR İNSANI ÖLDÜRMENİN CEZASI 12 BİN 100 LİRA MIDIR?”

    Soru önergesinde, “Uğur Kurt’un ölüm anına ait görüntülerden de anlaşılacağı üzere Uğur Kurt ne polise karşı mukavemette bulunmakta, ne elinde silah ya da silah mahiyetinde bir alet taşımakta ne de kaçmaya çalışmaktadır” denildi. Soru önergesinde, cemevinde cenaze bekleyen bir kişinin hiç bir tehdit unsuru olmadan öldürülmesinin karşılığı olarak 12 bin 100 liralık cezanın adil olup olmadığı soruldu.

    “ALEVİ TOPLUMU KORKUTULMAK VE SİNDİRİLMEK Mİ İSTENİYOR?”

    Doğan’ın verdiği ve Adalet Bakanının yazılı yanıt vermesini istediği önergede sorular şöyle sıralandı:

    – Bir insanın cemevi bahçesinde bulunması polis tarafından öldürülmesi için bir gerekçe olabilir mi?

    – Bir insanın cemevinde cenaze beklerken öldürülmesinin bedeli 12 bin 100 lira mıdır?

    – Sanık polis S.K’ya verilen para cezasından Alevi toplumu nasıl bir anlam çıkarmalıdır?

    – Uğur Kurt ve Dilek Doğan’ın polis tarafından öldürülmesi ile alevi yurttaşlar sindirilmek ve korkutulmak mı istenmektedir?

    – Bu haksızlığın, adaletsizliğin, hukuksuzluğun sorumlusu kimdir?

    – Bu dava sonucu ortaya çıkan kararla ilerde yaşanacak cinayetlere bir zemin oluşturulmak mı istenmektedir?

    – Alevi toplumunun yaşadığı kaygıları ortadan kaldırmak adına bir girişimde bulunacak mısınız?

    – Adalet Bakanı olarak bu dava sonucunda çıkan kararı adil buluyor musunuz?

    – Toplum vicdanını zedeleyen ve rahatsız eden bu kararı Adalet Bakanı olarak kanun yararına bozma yoluna gitmeyi düşünüyor musunuz?    (HABER MERKEZİ )

  • Alevilerden Uğur Kurt tepkisi: Adaletin Alevilere görünen yüzü

    Alevilerden Uğur Kurt tepkisi: Adaletin Alevilere görünen yüzü

    PİRHA-İstanbul Okmeydanı’nda cemevi bahçesinde beklerken polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümünden sorumlu sanık polis Sezgin Korkmaz’a verilen ödül gibi cezaya tepki gösteren Alevi kurumları bugün saat 17.00’de Okmeydanı Cemevi bahçesinde basın açıklaması yaptılar. Basın açıklamasını Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin okudu.

    İstanbul Okmeydanı’nda cemevi bahçesinde beklerken polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümüyle ilgili İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık polis Sezgin Korkmaz’a  ‘taksiren ölüme sebebiyet vermek’ suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Daha sonra hapis cezası, 12 bin 10 TL adli para cezasına çevrildi.

    Mahkemenin bu kararına Aleviler büyük tepki gösterdi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu başta olmak üzere Alevi kurumları bugün saat 17.00’de Okmeydanı Cemevi bahçesinde basın açıklaması yaparak, mahkemenin kararını protesto ettiler. Basın açıklamasına çok sayıda Alevi kurum temsilcileri, Alevi pirleri, Alevi toplumu ve Uğur Kurt’un yakınları katıldı. Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin Şahin, Alevi Kültür Derneği adına, ABF Örgülenme Sekreteri  Zeynal Odabaş, PSAKD adına ABF İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül ve Uğur Kurt’un annesi Gülnaz Kurt birer konuşma yaptı. Basın açıklamasını ise Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin yaptı.

    Basın açıklamasında, “Bu bir cinayetin hikâyesidir. Aslında olmayan adaletin de trajedisidir” denildi.

    Sanık Polisin 3 yıl tutuksuz yargılanmasına tepki gösterilen açıklamada, “Savcı bile kasıtlı olarak adam öldürüldüğünü iddia etti. Buna da en az 16 yıl ceza verilmesini talep etti, fakat hâkim bu suçun cezasını 1 yıl 8 ay olarak belirledi. Bununla da yetinmeyip cezayı 12.100 TL para cezasına çevirdi. Demek ki bir Cem evinde bir Alevi’yi öldürmenin cezası 12.100 TL imiş. Adaletin Alevilere görünen yüzü budur. Bir cana karşılık verilen ceza 1 yıl 8 ay onun da parası 12.100 TL’dir. Caminin içine ayakkabıyla girildi diye kıyameti koparanlar, Cemevimizde öldürülen Uğur Kurt’un katilini serbest bıraktılar.” ifadeleri yer aldı. 

     

    Alevi kurumlarının yaptığı açıklamanın tam metni ise şöyle:

    “Bu bir cinayetin hikâyesidir. Aslında olmayan adaletin de trajedisidir.

    Tarih 22 Mayıs 2014. Yer Okmeydanı Cem evinin avlusu.

    Avluda bir kalabalık toplanmış, Hakk’a yürüyen bir canı uğurluyordu. Kalabalığın içinde Uğur Kurt da vardı.

    Her şey bir anda oldu. O esnada Cem evinin dışında, sokakta toplumsal olaya müdahale eden bir polis aracından inerek, amirlerinin ‘Yapma, yapma sıkma’ diye uyarılarına rağmen Cem evi avlusuna doğru ateş etmeye başladı. Uğur Kurt kanlar içerisinde yere yığıldı. Ve kurtarılamadı. Savcı bile olay yerini incelemeye ertesi gün gelebildi. Emniyetin müdahale prosedürlerinde bile; toplumsal bir olaya müdahale ederken ilk müdahale aracı olarak tabancayla ateş etmek yoktur. Uğur’u katleden polis savunmasını ‘Panik oldum, ateş etim.’ diye açıkladı. Ama bu durum panikle değil, ancak bilinçaltındaki nefret duygusuyla açıklanabilirdi. Bu nefret ve biz Alevilere olan düşmanca tavrı Uğur kanlar içerisinde yerde yatarken üzerine ve cenaze olduğunu görmelerine rağmen cemevinin avlusuna yağdırdıkları biber gazı bombaları ile net bir şekilde gördük. O kadar acımasızca bir müdahale sergilendi ki; yapmayın, etmeyin canımız vuruldu diye haykırmamıza rağmen daha sert bir müdahale ye devam ettiler. Gaz dumanı içerisinde yerde kanlar içerisinde yatan Uğur canımıza yardım ederken çok zorluklar çektik. Öyle ki Uğur canımıza müdahale etmeye gelen ambulansın bile mahalleye girmesini engellediler.

    Söz konusu Aleviler olduğunda böyle şeyler vakayı adiyedendir. Dava, katil zanlısının 3 yıl tutuksuz yargılanması suretiyle devam etti. Savcı bile kasıtlı olarak adam öldürüldüğünü iddia etti. Buna da en az 16 yıl ceza verilmesini talep etti, fakat hâkim bu suçun cezasını 1 yıl 8 ay olarak belirledi. Bununla da yetinmeyip cezayı 12.100 TL para cezasına çevirdi. Demek ki bir Cem evinde bir Alevi’yi öldürmenin cezası 12.100 TL imiş.

    Adaletin Alevilere görünen yüzü budur. Bir cana karşılık verilen ceza 1 yıl 8 ay onun da parası 12.100 TL’dir. Caminin içine ayakkabıyla girildi diye kıyameti koparanlar, Cem evimizde öldürülen Uğur Kurt’un katilini bugün serbest bıraktılar.

    Polis 3 yıl önce Uğur Kurt’u öldürdü.

    Mahkeme de dün vermiş olduğu kararla Alevilerin adalete olan güven duygusunu öldürdü.”

    ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

    HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI

    ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ

    PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ

    ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU

    GARİP DEDE DERGÂHI

    ERİKLİ BABA DERGÂHI

    BAĞCILAR CEMEVİ

    NURTEPE CEMEVİ

    ARNAVUTKÖY CEMEVİ

    Ve daha pek çok Alevi kurumu.

    Haberin Videosu

  • Uğur Kurt için Aleviler ayağa kalktı: Bugün açıklama yapacaklar

    Uğur Kurt için Aleviler ayağa kalktı: Bugün açıklama yapacaklar

    PİRHA- Mahkeme kararı Alevileri ayağa kaldırdı. İstanbul Okmeydanı’nda cemevi bahçesinde beklerken polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümünden sorumlu sanık polis Sezgin Korkmaz’a verilen ödül gibi cezaya tepki gösteren Alevi kurumları bugün saat 17.00’de Okmeydanı Cemevi bahçesinde basın açıklaması yapacaklar.    

    İstanbul Okmeydanı’nda cemevi bahçesinde beklerken polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümüyle ilgili İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık polis Sezgin Korkmaz’a  ‘taksiren ölüme sebebiyet vermek’ suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Daha sonra hapis cezası, 12 bin 10 TL adli para cezasına çevrildi.

    Mahkemenin bu kararı Alevileri ayağa kaldırdı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu başta olmak üzere Alevi kurumları bugün saat 17.00’de Okmeydanı Cemevi bahçesinde basın açıklaması yaparak, kararı protesto edecekler.

    Bu arada, sosyal medyada bir mesaj yayımlayan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, mahkeme kararına ilişkin “Buna adalet deniyorsa bu adaleti tanımıyoruz” dedi.

    Kaplan tepkisini şöyle dile getirdi:

    “İçinde adalet olmadığı saraylardan adalet bekliyoruz. Senaryosu önceden yazılmış mahkemelerden adalet bekliyoruz. Daha önceki davalarda olduğu gibi bu davada bir senaryodan ibaretti. Sadece bir yakınının cenaze töreni için cemevi bahçesinde bulunan Uğur Kurt nişan alınarak bir katil tarafından katledildi. Üç yıl sonra 12 bin 500 TL para cezası. Buna adalet deniyorsa bu adaleti tanımıyoruz.”  

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı, Alevi Bektaşi Federasyonu MYK Üyesi Eğitim Sekreteri Aydın Deniz de şu mesajı yayımladı:

    “Sözkonusu Aleviler olduğu zaman bu ülkede adalet işlemiyor. İbadethanemiz içinde Uğur Can’ımızı vuran katili kollayanlar 12.000 TL ceza vererek biz Aleviler ile alay etmişlerdir. Biz bunları unutmayacağız. Zamanı gelince o gerçek adalet ile sizleri tanıştıracağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yalıncak Sultan Ocağı Sultan Nevruz cemi yaptı

    Yalıncak Sultan Ocağı Sultan Nevruz cemi yaptı

    PİRHA-Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği geçtiğimiz gün Okmeydanı Cemevi’nde hem genel kurul hem de Sultan Nevruz Cemi yaptı. 

    Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği geçtiğimiz gün Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na bağlı Okmeydanı Cemevi’nde hem genel kurul hem de Sultan Nevruz Cemi yaptı. Katılımın yoğun olduğu Yalıncak Sultan Ocağı Sultan Nevruz Cemi’ni Yalıncak Sultan Ocağı’ndan Dede Mahmut Yalıncakoğlu, Ağuçan Oağı Anası Temam Ulusoy, Ağuçan Ocağı Pirleri Hüseyin Elmas ve Ali Elmas yürüttü.

    Semahların dönüldüğü, deyişlerin söylendiği cemde Zeynep Yalıncakoğlu Ana’nın yaptığı lokmalar canlara dağıtıldı.

    Yalıncak Sultan ve Ağuçan taliplerinin bulunduğu cemde Sultan Nevruz’un nedeni, önemi ve İmam Ali’nin faziletleri anlatıldı.

    Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği’nin genel kurulunda yeni seçilen yönetim de ceme katıldı. Ayrıca genel kurul İnanç Kurulunun kurulması için de yönetime tavsiyelerde bulundu. Yapılan genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyeleri ise şöyle:

    Hüseyin Elmas
    Ali Ekber Göktepe
    İsmail Erder
    Sevim Yalıncakoğlu
    Fatoş Elmas
    Handan Erder
    Veyis Ertermur

    (HABER MERKEZİ)

  • Okmeydanı Cemevi’nde Sultan Nevruz cemi

    Okmeydanı Cemevi’nde Sultan Nevruz cemi

    PİRHA-Yalıncak Sultan Ocağı bu akşam Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na bağlı İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde Sultan Nevruz Cemi yapacak. 

    Yalıncak Sultan Ocağı bu akşam İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde Sultan Newruz Cemi yapacak. Cem saat 17:30’da başlayacak.

    ALEVİLER’DE NEVRUZ CEMİ

    Alevi inancında Newroz yeni yılın ve baharın başlangıcı olarak görülüyor. Aleviler Newroz günü birbirlerini ziyaret edip barış dostluk sevgiyi mutluluğu paylaşırlar, akşamda “Nevruz cemi” yaparlar. Yürütülen cemlerde darlığın bitmesi, toprağın bereketinin artması, dargınlıkların ve savaşların bitmesi istenir. Gülbanglar, deyişler okunur, semahlar dönülür, getirilen lokmalar paylaşılır. (Haber Merkezi)

  • Alevi kadınlar ‘Biz varız’ diyor: Meclisini kuruyor

    Alevi kadınlar ‘Biz varız’ diyor: Meclisini kuruyor

    PİRHA-Alevi Bektaşi Kadın Meclisi İstanbul’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na bağlı Okmeydanı Cemevi’nde ilk toplantısını gerçekleştirdi. 

    Alevi kadınlar, ABF, HBVAKV ve çağrıya kulak veren diğer Alevi örgütleriyle beraber Alevi Bektaşi Kadın Meclisi’ni kurmayı amaçlıyorlar. Meclisin ilk toplantısı yoğun bir katılımla Okmeydanı Cemevi’nde gerçekleştirildi.

    Toplantıya ABF bileşeni olan Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Kadın Kolları temsilcileri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kadın Kolları temsilcileri, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri ve İstanbul Temsilcisi Fidan Ataselim ve çok sayıda Alevi kadın katıldı.

    MECLİS KURMA FİKRİ NASIL DOĞDU?

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez Demokratik Kitle Örgütleri Sekreteri Gülizar Taşbilek daha önce PSAKD olarak böyle bir şey düşündüklerini ve ABF Kadın Örgütlenme Sekreteri Sevim Yalıncakoğlu’nun da ABF olarak böyle bir çalışma yapacaklarını söylemesi üzerine birlikte karar verdiklerini ve bu çalışmayı başlattıklarını kaydetti.

    “KERVANIMIZ YOLDA DİZİLECEK”

    Alevi Bektaşi Kadın Meclisi kurucularından Sevim Yalıncakoğlu, çalışmayı şimdilik sadece ABF ve HBVAKV’ndaki  örgütlü kadınlar arasında başlattıklarını,  Türkiye ve dünya genelindeki Alevi kadınlara kadar büyütmeyi hedeflediklerini vurguladı. Alevi kadınların yaşadıkları hak ihlallerine ilişkin söyleyecek cümleleri olduğunu belirten Yalıncakoğlu, Türkiye’nin diğer illerinde ve bölgelerindeki Alevi kadınların da ne dediklerinin çok önemli olduğunu ve onları da dinleyerek kadınların ortak aklıyla bir meclis oluşturacaklarını ifade etti. Yalıncakoğlu, “Bugün sadece ufak bir tohum attık. Ama bu kervan yolda dizilecek” dedi.

    Genel hatlarıyla kadına karşı şiddetin, 8 Mart’ın ve referandumun konuşulduğu toplantıda kadınlar şikayetlerini ve yaşadıkları sorunları dile getirdiler.

    “KADINLAR YAŞAMDA ETKİN ROL ALACAKLAR”

    Alevi Bektaşi Kadın Meclisi, kurumlarla sınırlı kalmadan Alevi kadınların eşit, özgür, daha adaletli, daha kendi yetki ve karar haklarını kullanabilen kadınlar olarak yaşamda etkin rol almalarını sağlamayı hedefliyor.

    Alevi kadınların sorunlarını meclise taşıyıp, ne gibi çözümler üretilebileceğini tartışıp konuşmayı ve bu çalışmayı Türkiye genelinde büyütmeyi hedefleyen Meclis kurucuları, Alevi kadınları her yerde her koşulda görmek istediklerini ifade ettiler.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Yalçın da, kadınlardan gelen öneriler doğrultusunda hareket edeceklerine, beraber omuz omuza çalışmak istediklerine vurgu yaptı.

    HBVAKV Adana Şube Yöneticisi Gökçe Pişkin kadınların sesini ve gücünü yükseltmek için burada olduklarını belirtti. Bunun sadece bir adım olduğunu ve devamının geleceğini söyleyen Pişkin “Türkiye’deki toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve hatta dünyadaki mücadeleye katkı sunmak adına üzerimize düşen her şeyi yapmaya başlayacağız” dedi.

    HBVAKV Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Yalçın ise “Kadına yönelik şiddet, Alevi kadınları da çok kötü etkiliyor. Bununla ilgili neler yapabileceğimize, nasıl hareket edeceğimize hep birlikte karar vereceğiz” dedi.

    ALEVİ KURUMLARINDAKİ KADIN TEMSİLİYETİ

    HBVAKV Ankara Şube Başkanı Birsen Kulu Alevilikte kadın sorununun olmadığını, ancak Alevilerin kadın sorunu olduğunu ifade etti. Alevi örgütlerinde kadın sayısının az olmasının ciddi bir problem olduğunu kaydeden Kulu, “Öncelikle erkek egemen anlayışını yıkmaktan ve kadın temsiliyetini artırmaktan başlayacağız” şeklinde konuştu. Kulu son olarak “Bir örgütte kadın yoksa o örgütün vicdanı yok, gençlik yoksa heyecanı yoktur” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri Sultangazi Pir Sultan Abdal Şubesi temsilcisi Dilek Odabaş, Alevi inancında kadınların ve erkeklerin eşit olduğunu ancak toplumsal cinsiyet eşitliğinin Alevi kurumlarında da sağlanamadığını, buna karşı çözüm aramalarının sonucunda bir araya geldiklerini ifade etti.

    Odabaş, “Kadınlar kendi şarkılarını söylemediği sürece başkalarının şarkılarını dinlemeye mecburdur. Biz kendi şarkılarımızı kendimiz söyleyeceğiz ve dünyayı emeğimizle güzelleştireceğiz“ dedi.

    “8 MART’TA KENDİ PANKARTIYLA ALANLARDA”

    Kuruluş aşamasında olan Alevi Bektaşi Kadın Meclisi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün İstanbul’daki ayağında yani 5 Mart’ta kendi pankartıyla alanlarda olacak.

    Şimdilik sadece İstanbul’da olan bu toplantının ikincisi İzmir’de geçekleşecek. Daha sonra Türkiye genelinde bütün bölgelerde bu örgütlenmenin diğer ayakları da oluşacak.

    Toplantılar sonucunda 40 kişilik bir meclis oluşturulacak ve bunun ardından da Büyük Alevi Kadın Kurultayı yapılması planlanıyor.

    Suay Abak/İSTANBUL

    Haberin Videosu

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/alevi-kadinlar-b…lisini-kuruluyor-43684.html

  • Alevi Bektaşi Kadın Meclisi bugün toplanıyor

    Alevi Bektaşi Kadın Meclisi bugün toplanıyor

    PİRHA-Alevi Bektaşi Kadın Meclisi bugün Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na bağlı Okmeydanı Cemevi’nde toplanıyor.

    Bugünsaat: 14.00’de Okmeydanı Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Okmeydanı Cemevi’nde gerçekleşecek etkinlik afişinde, “Bizde içelim kırklar içtiği demden, gönülde kalmasın kaygıdan gamdan, Hatice Fatıma girdiği cemden, arasalar böyle cem bulunur mu?” sözlerine yer verildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu tarafından hazırlanan afişte, “Fatma ana darında, Zeynep Ana yolunda Alevi Bektaşi Kadın Meclisi toplanıyor. ABF’nin çağrısıyla, HBVAKV’nin destekleriyle darda, zorda, yolda olana yoldaş olmak, zalime karşı durmak için Bacıyan-ı Rum tekrar hayat buluyor. Alevi kadınlar toplanıyor” denildi.

    ABF Kadın Örgütlenme Sekreteri Sevim Yalıncakoğlu, sosyal medyadan yaptığı açıklamada,  “Alevi Bektaşi Federasyonu İstanbul Şubesi Bileşenleri, Alevi Kültür Dernekleri İstanbul Şubeleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı İstanbul Şubelerinde hizmet yürüten kadınlara açık çağrıdır. Gelin Cemal Cemale gelelim. Bir Olalım İri Olalım Diri Olalım” dedi. (S.K)

  • ‘Zalime karşı durmak için toplanıyoruz’

    ‘Zalime karşı durmak için toplanıyoruz’

    PİRHA-Alevi Bektaşi Kadın Meclisi 26 Şubat Pazar günü saat 14.00’te Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na bağlı Okmeydanı Cemevi’nde toplanacak. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu tarafından hazırlanan afişte, “Fatma ana darında, Zeynep Ana yolunda Alevi Bektaşi Kadın Meclisi toplanıyor. ABF’nin çağrısıyla, HBVAKV’nin destekleriyle darda, zorda, yolda olana yoldaş olmak, zalime karşı durmak için Bacıyan-ı Rum tekrar hayat buluyor. Alevi kadınlar toplanıyor” denildi.

    ABF Kadın Örgütlenme Sekreteri Sevim Yalıncakoğlu, sosyal medyadan yaptığı açıklamada,  “Alevi Bektaşi Federasyonu İstanbul Şubesi Bileşenleri, Alevi Kültür Dernekleri İstanbul Şubeleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı İstanbul Şubelerinde hizmet yürüten kadınlara açık çağrıdır. Gelin Cemal Cemale gelelim. Bir Olalım İri Olalım Diri Olalım” dedi.  (N.M)

  • Okmeydanı Cemevi’nde Xızır Cemi yapıldı-VİDEO

    Okmeydanı Cemevi’nde Xızır Cemi yapıldı-VİDEO

    PİRHA – Xızır orucunun son günü olması sebebiyle dün gece (Perşembe) İstanbul’un birçok yerinde Xızır cemleri yapıldı. Okmeydanı Cemevinde gerçekleşen Xızır Cem’i Baba Mansur Ocağından Pir Eren Yıldırım tarafından yürütüldü. 

    İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde gerçekleşen Xızır Cemine yüzlerce Alevi yurttaş katıldı. Lokmalarını getirenler barış çağrısında bulundular. Lokmalar Cem öncesi herkese eşit gelecek şekilde paylara ayrıldı. Cemevinde  PİRHA mikrofonuna konuşanlar ise Xızır’ı şöyle anlattı:

    “KAPI KAPI GEZİLİR LOKMALAR DAĞITILIRDI”

    Turan Çevikçi, “Geçmişte köylerimizde Hıdrellez diye tabir ettiğimiz oruçlarımızı tutar, kurbanlarımızı keserdik. Metropellere yerleştiğimizde de kadim geleneğimizi unutmamak adına sürdürmeye çalıştık” dedi.

    Kibar Sarıkaya ise annesinden duyduklarını anlatıyor PİRHA’ya.

    “Xızır’ın üçüncü günü babıko pişirilir. Kapı kapı gezilir, lokmalar dağıtılırdı. Bulgurlar toplanır,  sevgi, kardeşlik ve birlik içinde lokmalar yapılır ve dağıtılırdı. Eskiden annem iki, üç kişilik sofralar değil, yirmi kişilik sofralar kurardı. Xızır denildiği zaman hemen kömbeler pişirilir ve dağıtılırdı.”

    “XIZIR, HAKKA AÇILAN KAPIDIR” 

    Okmeydanı Cemevinde Xızır Cemi Pir Eren Yıldırım’ın gülbangıyla başladı. Pir Yıldırım Xızır’a ilişkin kısa bir bilgi verdi. Yıldırım,” Xızır, hakkın nişanıdır. Boz atlı Xızır hakka açılan kapıdır. İnsanın tanrısıyla buluşmasıdır. Garibin mazlumun halini bilendir. Zor zamanlarda imdadımıza yetişendir” diye konuştu.

    Posta oturan Pir Eren Yıldırım Ceme başlamadan önce salonda bulunanlardan rızalık alarak başladı. Gülbangın verilmesi ve çerağın uyandırılmasıyla cem yapılmaya başladı. 12 hizmetin görüldüğü cem, zakirlerin deyişleriyle devam etti. Semahların dönüldüğü, lokmaların dağıtıldığı cem, barış ve birliktelik mesajları verilerek son buldu.

    Semra Acar/ İSTANBUL

    HABERİN VİDEOSU

     

     

     

     

  • İstanbul’da Xızır Cemleri bugün yapılıyor

    İstanbul’da Xızır Cemleri bugün yapılıyor

    PİRHA – Şubat ayının ikinci perşembe gününde tutulan oruçlarla birlikte, Türkiye’nin birçok yerinde bugün Xızır Cemleri yapılacak. Aleviler cemevlerinde biraraya gelerek lokmalarını paylaşıp Cem olacaklar.

    İstanbul’da Cemevleri ve Dergahlarda  biraraya gelerek cem yapacak olan Aleviler, lokmalar dağıtıp dua edecekler. Bugün Xızır cemlerinin yapılacağı bazı yerler ise şöyle;

    -Garip Dede Dergahında 18.30 Xızır Lokması, 19.30’da Xızır Cemi yapılacak.

    – PSAKD Ataşehir Şubesi Cemevi’nde Xızır Cemi Dedeler Erzade Yılmaz ve Ali Erdem rehberliğinde yapılacak. Muharrem Temiz, Kutsal Evcimen ve Burak Aykoç da deyişleriyle eşlik edecekler.

    – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi’nde ise saat 19.30’da Xızır Cemevi yapılacak.

    – Sultangazi Cemevi’nde Demokratik Alevi Derneği Xızır Cemi’nde saat:19.30’da yapılacak.

    – Okmeydanı Cemevi’nde saat:19.30’da , Şah Kulu Dergahında ise saat:19.00’da Xızır Cemi yapılacak.

    -Öte yandan, Diyarbakır Cemevi’nde de Musa Karkın Dede’nin yürüteceği Xızır Cemi saat 19.00’da başlayacak.