Etiket: oruç

  • DAD İzmir Şubesi Aşure lokmalarını barış için paylaştı-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi Aşure lokmalarını barış için paylaştı-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Çiğli Şubesi’de kadınların erken saatlerde bir araya gelerek hazırladığı Aşure lokması paylaşıldı. Lokma duasının ardından konuşan eş başkan Fadime Dapaklı, Aşure lokmasının tüm halkları eşit, özgür ve barış içinde yaşamasına vesile olmasını temennisinde bulundu. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Çiğli Şubesi, paylaşımın simgesi olan Aşure lokmasını canlarla paylaştı. Sabahın erken saatlerinde dernekte bir araya gelen kadınlar hazırlıklarını tamamlayıp Aşurelerini ateşe koydu.

    Uzun bir sürede pişirilen ve 12 farklı gıdanın bir arada kaynaması ile oluşan Aşure lokması, halklar için bir arada yaşamanın da simgesi haline geliyor.

    Hak yolunda Hakk’a yürüyenler için saygı duruşu ile başlayan Aşure lokmasının gülbengini Baba Mansur Ocağından Fidan Yıldız verdi.

    “AŞURE LOKMASI BARIŞA VESİLE OLSUN”

    Aşure lokmasının eşitliğin, özgürlüğün, adaletin ve barışın hüküm sürdüğü bir yaşamı dileyerek konuşmasına başlayan Dapaklı, Alevi inancının yüz yıllardır yaşattığı rızalık, paylaşım ve hakikatten yana olan duruşunun, birlikte yaşamayı büyüteceğini söyledi.

    Dapaklı, “Farklılıklarımızla bir arada yaşamanın yolunu bize gösteren bu kadim yolun ışığında eşitsizliğe baskıya nefret diline ve ötekileştirmeye karşı demokratik, çoğulcu ve özgür yaşamı savunuyoruz” diyerek, Aşure lokmasının tüm halkları eşit, özgür ve barış içinde yaşamasına vesile olması istendi.

    “ALEVİLERİN BİRLİK OLMASI GEREKİYOR”

    DAD Yöneticisi Güler Karagöz ise Muharrem ayında Alevilerin sadece bir yasın değil aynı zamanda binlerce yıllık hakikat ve özgür yaşamdan gelen bir halk olduğuna dikkat çekti.  Herkesin yaşanan barış sürecine katkı sunması gerektiğini kaydeden Karagöz, Alevilerin de içinde bulunduğu süreçte birlik olmasını istedi.

    “HAK MÜCADELESİ YÜRÜTTÜK”

    Daha sonra 30 yıllık tutsaklığın ardından özgürlüğüne kavuşan Aygül Kapçak da kısa bir selamlama yaptı. Cezaevinde bulunan bütün tutsakların selamlarını ileterek konuşmasına başlayan Kapçak, hak yolunda bir mücadele yürüttüklerini belirtti. Kapçak, Alevi kimliğiyle Aşure lokmasında bir arada olmanın mutluluğunu yaşadığını belirti.

    Konuşmaların ardından Aşure canlarla paylaşıldı.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

  • Demsır Kültür Aşevi’nde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    Demsır Kültür Aşevi’nde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA- Demsır Kültür Aşevi’nde imece usulü ve kadınların emeğiyle hazırlanan aşure lokması paylaşıldı.

    Yası Kerbela Orucu’nun ardından kaynatılan aşureler paylaşılmaya başlandı. Geçtiğimiz yıl açılışı yapılan Demsır Kültür Aşevi’nde aşure lokması paylaşıldı.

    Yurttaşların yoğun katılım gösterdiği aşure lokmasının gülbangını Sarı Saltuk Ocağı’ndan Munzur Yelsalı okudu. İmeme usulüyle toplanıp, lokmalar kadınların emeğiyle hazırlanan aşure lokması paylaştırıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • DAD İzmir yöneticileri lokmalarıyla Yıldız ailesini ziyaret etti  – VİDEO

    DAD İzmir yöneticileri lokmalarıyla Yıldız ailesini ziyaret etti – VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi yöneticileri Muharrem ayı vesilesiyle Baba Mansur Ocağı’ndan Fidan Yıldız’ı ziyaret etti. Ziyarette Alevilik üzerindeki asimilasyon politikaları, Reya Haq Aleviliği tarihinde ocak sistemi ve cemevleri gibi konularda muhabbet yapıldı. 

    Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi yöneticileri, Çiğli ilçesine bağlı Şirintepe Mahallesi’nde oturan Baba Mansur Ocağı’ndan Ana Fidan Yıldız ve eşi Hüseyin Yıldız’ı ziyaret etti. Lokmalarıyla Yıldız ailesini ziyaret eden DAD üyeleri, lokma duasının ardından muhabbette geçti.

    “KÖYLERDEN KENTE GÖÇ İLE BİRLİKTE BİREYSELLİK ÖN PLANA ÇIKTI”

    Neolitik dönemden günümüze gelen Alevilik inancı üzerine konuşulan muhabbete, Aleviliğin komünal yapısına dikkat çekti. Reya Haq Aleviliğinde ocakların önemine vurgu yapan üyeler, asimilasyon politikalarına dikkat çekti. Aleviliğin hegemonyaya ve işgale izin veren bir itikat olmadığı belirtilen muhabbete, Kerbela’da sonra yaşanan Gazi, Sivas, Çorum ve Maraş katliamlarının olduğu kaydedildi.

    Öte yandan ev muhabbetinde bir araya gelmenin önemine vurgu yapan üyeler, rızalık, ikrarlaşma ve hakikatin ne olması üzerinde geniş değerlendirmeler yaptı.

    Köylerden kentlere göç ve hakikat gerçeğinden uzaklaşmayla birlikte kentlerde bireyselleşmenin ön plana çıktığı belirtilen muhabbete, sistemsel dayatmaların olduğu kaydedildi.  Muhabbete, doğa, insan, yaşam, barış ve paylaşımın olduğu ancak son zamanlarda iktidarlaşmanın da Alevi kurumlarında arttığı kaydedildi.

    “ÖĞRETMENLER, İŞÇİLER VE MADENCİLER DE BUGÜNÜN HÜSEYİNİ DURUŞUNU SERGİLİYOR”

    Muhharem ayında iftarın olmadığı belirtilen muhabbete, herkesin mütevazi bir sofra kurduğu belirtildi. Hüseyini duruşun önemine vurgu yapılarak, “Haksızlığa karşı dik duruş, mazlumun yanında olmak amacıyla bu yası tutuyoruz. Hz. Hüseyin diyor ya; ‘Eğer ben istersem bana su da var Fırat ve Dicle var. Ben kendimi düşünürsem suyu içerim ama bundan sonra herkes gelip Yezide biat edecek. Bizde haksızlığa karşı durmazsak şimdi ki yezide biat etmiş olurum. Bugün işçisi, memuru, öğretmeni ve madenciler akşama kadar haklarını arıyor. Bu da bir hak mücadelesidir. Bunlarda bu dönemin Hüseyini duruşunu sergiliyor” denildi.

    Muhabbete Aleviliğin hakikatle yoğrulduğu ve kendi özünden uzaklaşmadan Yol’u sürdürmenin önemine vurgu yapıldı.

    PİRHA /İZMİR

     

     

     

     

  • Mersin Cemevi’nde Muharrem orucu açıldı, okullardaki asimilasyona dikkat çekildi-VİDEO

    Mersin Cemevi’nde Muharrem orucu açıldı, okullardaki asimilasyona dikkat çekildi-VİDEO

    PİRHA- Yası Kerbela Orucu nedeniyle Mersin Cemevi’nde bir araya gelen yurttaşlar, İnanç Kurulu Üyesi Gökhan Ataç Dede’nin okuduğu gülbenkle oruçlarını açtı. Muhabbet programında konuşan Haydar Karlı, dijital çağda öğrencilerin yaşadığı sorunlara ve okullarda Alevi çocuklarına uygulanan asimilasyon politikalarına değindi.

    Alevi toplumu Yası Kerbela Orucu tutmaya devam ediyor. Mersin Cemevi’nde bir araya gelen yurttaşlarlar, İnanç Kurulu Üyesi Gökhan Ataç Dede’nin okuduğu gülbenkle oruçlarını açtı. Rıza Aydın’ın deyişleri eşliğinde semah dönüldü.

    Daha sonra düzenlenen muhabbet programında Mersin Cemevi İnanç Kurulu Üyesi Haydar Karlı konuşma yaptı. Dijital çağda öğrencilerin yaşadığı sorunları örnekler vererek açıklayan Karlı, ekran bağımlılığının azaltılması için aile içindeki iletişimin arttılması gerektiğinin altını çizdi.

    Alevi öğrencilerin okullara ÇEDES, zorunlu din dersi gibi çeşitli program ve uygulamalarla asimile edilmeye çalışıldığını belirterek, velilerin bu tür projelere karşı duyarlı olmasını ve itirazlarını sürdürmesini istedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü üzerinden Alevilere yönelik 12 modül hazırladığına dikkat çeken Karlı, “Bu modülleri kim hazırladı? Alevi kurumlarının içinde olmadığı bir çalışmanın yapılması doğru değil. Bizler asimilasyon politikalarına karşı duyarlı olmalıyız” dedi.

    Konuşmanın ardından çerağlar sırlandı.

    PİRHA/MERSİN

     

  • Bağcılar Cemevi’nde muharrem sohbeti yapıldı, oruçlar açıldı-VİDEO

    Bağcılar Cemevi’nde muharrem sohbeti yapıldı, oruçlar açıldı-VİDEO

    PİRHA – Bağcılar Cemevi’nde Muharrem ayının 10. gününde Muharrem Sohbeti yapıldı, oruçlar açıldı. 

    Alevi toplumu Yası Kerbela Orucu’nu tutmaya devam ediyor.

    Bağcılar Cemevi’nde bir araya gelen yurttaşlar, muharrem sohbetine katıldı. Kureyşan Ocağına mensup Ali Efe ile Zakir Aydın Gündüz yürüttüğü sohbette İmam Hüseyin’in duruşuna dair konuşma yapıldı, nefesler ve deyişler okundu. 

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bahçelievler Cemevi’nde ‘Muharrem Ayı ve Kerbela’ konuşuldu -VİDEO

    Bahçelievler Cemevi’nde ‘Muharrem Ayı ve Kerbela’ konuşuldu -VİDEO

    PİRHA- Bahçelievler Cemevi’nde Muharrem Ayı sebebiyle “İnanç ve hafıza ekseninde Muharrem Ayı ve Kerbela” konulu sohbet yapıldı.

    Bahçelievler Cemevi’nde Yası Kerbela Orucu’nun birinci gününde “İnanç ve hafıza ekseninde Muharrem Ayı ve Kerbela” başlıklı sohbet yapıldı.

    ADFE Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş’ın konuşmacı olarak katıldığı sohbette Zakir Murat Yaman ve Feraye Güler deyiş ve nefesler okudu.

    Ufuk Emre Bektaş, Kerbela’nın önemine ve Aleviler için ne anlam taşıdığına dair değerlendirmelerde bulundu. Yapılan sohbetin ardından lokmalar pay edilerek oruçlar açıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dört inanç, aynı gün oruç tuttu

    Dört inanç, aynı gün oruç tuttu

    PİRHA- Her 33 yılda bir görülen nadir bir olay gerçekleşti. Bugün Müslümanların Ramazan orucu, Êzidîlerin Xıdır İlyas’ı, Hıristiyanların Büyük Oruç’u ve Alevilerin Xızır ayı oruçları aynı döneme denk geldi.

    Her 33 yılda bir nadir görülen küresel bir çakışma sonucu, bugün aynı anda Müslümanlar, Êzidîler, Hıristiyanlar ve Aleviler oruç tutuyor. Sabah ezanıyla birlikte Müslümanlar Ramazan ayının ilk gün orucuna başladı. Ramazan orucu bir ay sürecek ve üç günlük Ramazan Bayramı ile sona erecek.

    XIDIR İLYAS ORUCU

    Bu yıl Êzidî Kürtlerin orucu da aynı döneme denk geldi. Bugün (Çarşamba), Xıdır İlyas Orucu’nun üçüncü ve son günü. Êzidîler Pazartesi günü oruca başlamıştı. Oruç süresince tan yerinin ağarmasından gün batımına kadar yeme ve içmeden uzak duruyorlar.

    Perşembe günü ise Xıdır İlyas Bayramı kutlanacak.

    HRİSTİYANLAR HAYVANSAL ÜRÜNLER YEMİYOR

    Hristiyanlar da bugün, 16 Şubat’ta başlayan Büyük Oruç döneminde bulunuyor. Hristiyanlar gece saat 00.00’dan öğlen 12.00’ye kadar hiçbir şey yiyip içmiyor. Öğlen 12.00’dan gece 00.00’ya kadar ise et ve hayvansal ürün tüketmemek şartıyla yemek yiyebiliyorlar.

    Bu dönem, Diriliş Bayramı’na hazırlık amacıyla tutuluyor. Oruç süresi uzun olsa da pazar günleri kutsal kabul edildiği için ayrı bir önem taşıyor.

    ALEVİLERİN XIZIR AYI ORUÇLARI

    Alevilerin Xızır ayı oruçları da Şubat ayında tutuluyor. Xızır ayı oruçları bölgesel olarak farklılık gösterse de bir çok bölgede üç gün süren oruç boyunca lokmalar dağıtılıyor.

    Xızır günlerinde pirler talipleriyle buluşuyor ve cem erkanları kuruluyor. Bu ay aynı zamanda zorlu kış günlerinin geride kalmasının simgesi olarak kabul ediliyor.

    HABER MERKEZİ

  • Veli-Der: Okullarda Ramazan etkinlikleri çocukların pedagojik gelişimini zedeler!

    Veli-Der: Okullarda Ramazan etkinlikleri çocukların pedagojik gelişimini zedeler!

    PİRHA – Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayı boyunca okullarda düzenleyeceği etkinliklere itiraz etti. Yapılan açıklamada, söz konusu etkinliklerin çocukların pedagojik gelişimi açısından sakıncalı olacağı ifade edildi.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayı içerisinde okullarda yapacağı etkinliklere tepkiler gelmeye devam ediyor.
    Veli-Der, MEB’in düzenleyeceği uygulamaların eğitim hakkı, laiklik ilkesi ve çocukların pedagojik gelişimi açısından ciddi sakıncalar barındırdığını vurguladı.

    Yazılı yapılan açıklamada, Anayasa’nın 2. maddesinde güvence altına alınan laiklik ilkesi ile 42. maddesinde düzenlenen eğitim hakkı gereğince devletin eğitim hizmetini inançlar karşısında tarafsız biçimde sunmakla yükümlü olduğu belirtildi.
    Veli-Der, Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan eşitlik, bilimsellik ve çağdaşlık ilkeleri, okul ortamlarının herhangi bir dini uygulamanın parçası hâline getirilmesini açıkça dışladığının altını çizerek şu ifadelere yer verdi:

    “Pedagojik açıdan bakıldığında; çocukların yaş, gelişim ve bilişsel düzeyleri dikkate alınmaksızın yapılan dini içerikli etkinlikler, çocukların psikososyal gelişimini olumsuz etkileyebileceği gibi dışlanma, ayrımcılık ve baskı risklerini de beraberinde getirmektedir. Okullar, çocukların kendilerini özgür ve güvende hissettikleri kapsayıcı alanlar olmak zorundadır.
    Okullarda Ramazan temalı etkinliklerin:
    Oruç tutan / tutmayan çocuklar arasında ayrımcılığa yol açması, akran zorbalığına zemin hazırlaması, yemek yiyen çocukların baskılanması, görünmez kılınması ya da suçluluk duygusuna itilmesi, okul ortamında yemek saatlerinin fiilen işlevsizleştirilmesi sonucunu doğurması, beslenme hakkının ihlali anlamına gelir. Ayrıca ders sürelerini ve eğitimi ikinci plana atacak bir uygulamadır, kabul edilemez.
    Öğrenci Veli Derneğı olarak;
    Milli Eğitim Bakanı’nın asli görevini hatırlatarak, çocuklarımıza yeterli beslenmenin sağlandığı, laik, bilimsel, ve kamusal bir eğitim ortamını güvence altına almasını talep ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP Lideri Özel’den Hızır Ayı paylaşımı: Adalete, barışa, kardeşliğe vesile olsun!

    CHP Lideri Özel’den Hızır Ayı paylaşımı: Adalete, barışa, kardeşliğe vesile olsun!

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hızır Ayına ilişkin mesaj paylaşarak, “Hızır Ayı; ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu adalete, barışa, kardeşliğe vesile olsun, bolluk ve bereket getirsin, muhtaç olan herkese umut, şifa ve güç ulaştırsın” dedi.

    Alevi inancında önemli bir yeri olan Hızır ayı başladı. Bu ayda oruçlar tutulur, cemler bağlanır. Ayrıca zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda lokmalar dağıtılır, ziyaretler ve türbelere gidilerek iyi dileklerde bulunulur. Hızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur, cem erkanları kurulur.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Hızır Ayına dair sosyal medya hesabından mesaj paylaştı. Hızır ayının adelete, barışa, kardeşliğe vesile olması temennisinde bulunan Özel, paylaşımında şunları dile getirdi:

    “Alevi inancında Hızır; yolda kalanların yoldaşı, darda kalanların yardımcısıdır. Umudu tükenmiş her can “Yetiş Ya Hızır” diye onu çağırır. Hızır; her yerde hazır ve nazır olandır. Bugün ilk Hızır orucu tutuldu. Tüm canlarımızın tuttuğu oruçları, ibadetleri, paylaştığı lokmaları Hak katında kabul olsun. Hızır Ayı; ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu adalete, barışa, kardeşliğe vesile olsun, bolluk ve bereket getirsin, muhtaç olan herkese umut, şifa ve güç ulaştırsın. Birliğimiz, dirliğimiz daim, Hızır yoldaşımız olsun.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Hınıs’ta aşureler paylaşıldı: Aleviler olmadan demokratik toplum olmaz-VİDEO

    Hınıs’ta aşureler paylaşıldı: Aleviler olmadan demokratik toplum olmaz-VİDEO

    PİRHA- Hınıs’ta aşure lokmasına katılan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Aleviler olmadan, bu ülkede yaşayan zenginlikler, farklılıklar olmadan barış da olmaz demokratik toplumda olmaz. Bu çağrı hepimize” diye konuştu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Erzurum Hınıs İlçe Örgütü, Yassı Matem orucun son bulmasıyla aşure lokmalarını paylaştı.

    Lokma paylaşımına Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, DBP Eş genel Başkan Yardımcısı Narin Gezgör, il- ilçe eş başkanları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    BEŞTAŞ: YALNIZ YAS DEĞİL BİR MÜCADELE GÜNÜ 

    Aşure lokmasında ilk olarak konuşan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, Kerbela’nın tarihsel önemine ve Alevilik inancındaki yerine vurgu yaparak, yalnız bir yas değil bir mücadele günü olduğunu söyledi. Aşurenin, farklılıkların bir zenginlik olarak kabul edilmesi için örnek olacak bir olgu olduğunu ifade eden Meral Danış Beştaş, “DEM Partinin, HDK’nin, DBP’nin bütün olarak hareketimizin, Kürt Özgürlük Hareketi’nin mücadelesinin temel felsefesidir bu mesele. Farklıyız ama eşitiz. Ama bir arada mücadele ediyoruz. Türk’ün Kürt’ün, Alevi’nin Sunni’nin, Hristiyan’ın insan olarak inançları ve kimliklerin bir arada yaşaması tıpkı bu aşure kazanı gibidir” dedi.

    Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Meral Danış Beştaş, “Bu ülke çok acı yaşadı. Hepimiz çok bedel ödedik. Haksızlıklara, zulümlere maruz kaldık ve bu hala bitmiş değil. Ama silahsız, demokratik kanallarla, siyaset yoluyla herkesin sözünü söyleyebildiği bir toplum emin olun özgürlüğü de beraberinde getirecek” diye belirtti.

    UÇAR’DAN ALEVİ BEKTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NA TEPKİ

    Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Alevi inancının Kerbela’dan bu yana değerlerine sahip çıktığını söyledi. Hala yezidin zihniyetini sürdürmek isteyenlerin olduğuna işaret eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bu ülke Kürt’üyle, Türk’üyle, Alevi’siyle, Suni’siyle, Ermeni’siyle, Rum’uyla, Çerkez’iyle o kadar farklı zenginlikleri taşıyor ki. Hiçbir inancın kendisini yaşatması diğer inanca engel değil. Hiçbir inancın üstünde yeni bir inanç inşa edilemez” dedi.

    Cemevlerinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca kurulun Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanmak istenmesine tepki Gösteren Çiğdem Kılıçgün Uçar, Aleviliğin nasıl asimile edileceğinin hesaplandığına dikkat çekti.

    “ALEVİLER OLMADAN BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM OLMAZ”

    “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na işaret eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bu çağrı hepimize. Bu çağrı, bu ülkede yeniden, yeni bir yaşamı, özgür bir yaşamı hep birlikte inşa edebilme fırsatı. Alevi, Hristiyan, Türk, Kürt, Çerkez herkes buna kulak kabartmalı. Çünkü o çağrı bir günde yapılan nbir çağrı değil. Bu ülkede direnen halkların sesi olan bir çağrı. Bu ülkede eşit yaşamın mümkün olduğuna inananların çağrısı. Bizde diyoruz ki: Aleviler olmadan bu ülkede yaşayan zenginlikler, farklılıklar olmadan barış da olmaz demokratik toplumda olmaz. Bu çağrı hepimize” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Kureyşan Ocağı Pirlerinden Hüseyin Güzel de Kerbela olayının tarihselliğine dikkat çekti. Pir Güzelgül’ün verdiği gülbengler sonrasında aşure lokması pay edildi.

    PİRHA/ERZURUM

  • Bahçelievler Cemevi’nde Xızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    Bahçelievler Cemevi’nde Xızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA-Hızır ayı nedeniyle Bahçelievler Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu.

    Alevi inancında önemli bir yeri olan Hızır ayında oruç tutuluyor, cemler bağlanıyor ve zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda lokmalar dağıtılıyor, ziyaretler ve türbeler ziyaret edilerek iyi dileklerde bulunuluyor.

    Aleviler Hızır Ayı dolayısıyla dünyanın birçok merkezinde lokmalarını pay etmeye ve Hızır Cemi tutmaya devam ediyor.

    Bahçelievler Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu. 12 hizmetin yürütüldüğü cem erkânında zakirin deyiş ve nefesleriyle ceme katılan yurttaşlar semah dönerken, cem lokmaların pay edilmesiyle tamamlandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Meydan Cemevi’nde Hızır lokması paylaştırıldı, Hızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    Meydan Cemevi’nde Hızır lokması paylaştırıldı, Hızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Adana Meydan Cemevi’nde Hızır lokması paylaşıldı, Hızır Cemi yürütüldü. Depremde ve Suriye’de katledilenler için çerağlar uyandırılırken, Hızır zorda darda olanın yanında olduğu vurgulandı.

    Alevi inancında önemli bir yeri olan Hızır ayı başladı. Bu ayda oruçlar tutulur, cemler bağlanır. Ayrıca zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda lokmalar dağıtılır, ziyaretler ve türbeler ziyaret edilerek iyi dileklerde bulunulur. Hızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur, cem erkanları kurulur.

    Adana Meydan Cemevi’nde Hızır lokması paylaşıldı. Katılım bir hayli yoğun olduğu Hızır lokmasında çerağlar uyandırıldı. Hızır ayına ilişkin DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete ve avukat Kemal Derin birer konuşma yaptı. Yapılan konuşmalarda 6 Şubat depremlerinde ve Suriye’de katledilenler anılırken, Hızır’ın darda, zorda olanın yanında olduğu dile getirildi.

    Lokma hizmetinin ardından Hızır Cemi yürütüldü. Şıh Çoban Ocağı’ndan Pir İbrahim Kete, Kureyşan Ocağı’ndan Pir Veysel Düzgener’in yürüttüğü cemde Hızır’ın Alevi toplumu için anlamı vurgulandı. Zakir Tahir Karlık’ın nefes ve deyişleriyle semah dönülürken, çerağın sırlanmasıyla cem erkanı tamamlandı.

    PİRHA/ADANA

     

     

     

  • Saraydaki ‘Oruç Açma Lokması Programı’na tepki: Makbul biyolojik Aleviler iftar yarışında!

    Saraydaki ‘Oruç Açma Lokması Programı’na tepki: Makbul biyolojik Aleviler iftar yarışında!

    PİRHA- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Sarayında “Oruç Açma Lokması Programı” adı altında “iftar” verildi. Aleviler, Cumhurbaşkanlığı’ndan paylaşılan fotoğrafı kastederek “Aleviliğin yüz AK’ısınız”, “Bu resimdekilerin ne Dedelikle ne de Yol ile işi olmaz”, “Makul ve makbul biyolojik Aleviler iftar yarışında!” şeklinde sözlerle tepki gösterdiler. 

    Aleviler Yas-ı Kerbela orucunu tutmaya devam ediyor. 12 gün süren orucun bitiminde aşure lokması paylaştırılacak.

    Alevi inancında her birey kendi evinde orucunu gün batımıyla birlikte açarken, bazı yurttaşlar da cemevinde oruç açımına katılarak lokmasını paylaşıyor.

    Alevi toplumunda başka inançlarda olduğu gibi belirlenmiş bir saatte ve kurumların, kişilerin düzenlediği  “iftar” diye adlandırılan bir oruç açımı yok.

    Ancak dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Sarayında “iftar” verildi.

    Cumhurbaşkanlığı’ndan “Oruç Açma Lokması Programı” olarak lanse edilirken, Saraya gidenler arasında Cem Vakfı Onursal Başkanı İzzettin Doğan, Cem Vakfı Genel Başkanı Rasim Tükek, Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Hüseyin Dedekargınoğlu gibi isimler bulunuyor.

    SOSYAL MEDYADA SERT TEPKİLER

    Sosyal medyada saraydaki “iftara” katılanların fotoğrafı paylaşılırken Aleviler tepki gösterdi.

    Aleviler söz konusu fotoğrafı paylaşıp “Aleviliğin yüz AK’ısınız”, “Bu resimdekilerin ne Dedelikle ne de Yol ile işi olmaz”, “Makul ve makbul biyolojik Aleviler iftar yarışında!”, “Utanc verici”, “Bunlar Alevi mi?”, “Onurlu Aleviler, bu resme iyi bakın, bu yüzleri unutmayın”, “Sefaletin resmi çok yazık”, “Sisteme nasıl da ayak uydurmuşlar, kravatlı, takım elbiseli”, “Burası ile işi olanın, Yol ile işi biter” şeklinde ifadeler kullanarak tepki gösterdiler.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Mersin ve Diyarbakır’da Xızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    Mersin ve Diyarbakır’da Xızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Mersin ve Diyarbakır’da Xızır Cemi için Alevi yurttaşlar cemevlerini doldurdu. Yürütülen cemde, semahlar barış için dönüldü.

    MERSİN

    Mersin’de yaşayan Aleviler, tuttukları Xızır Orucunun ardından Xızır Cemi yürütüldü.

    Cem öncesi yurttaşları selamlayan AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, “Birbirimizin Xızır’ı olalım” dedi.

    Xızır Cemini; Seyit Sabun Ocağı’ndan Hasan Kılavuz, Baba Mansur Ocağı’ndan Erdoğan Sevin, Kureyşan Ocağı’ndan Hıdır Beyaz, Seyit Sabun Ocağı’ndan Mehmet Seyitalioğlu yürütürken, Zakir Rıza Aydın nefesler okudu.

    Yoğun katılımın olduğu cemde Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, “Alevi İnancının en büyük bayram günleri Xızır günleridir. Xızır Ayında, talipler pirinin yolunu gözler. Pir gelince cem yapar, görgüden geçer. Pir, inançsal hizmeti yürütür. Her Alevi, imkân ve olanaklar doğrultusunda kurban tığlar. Alevi inanç ve ibadetleri Hızır ayında doruk noktasına ulaşır. Uyandırdığımız deliller barışa, huzura vesile olsun” dedi.

    Zakir Rıza Aydın’ın seslendirdiği deyiş, duaz ve mersiyelerle birlikte on iki hizmet yerine getirildi. Semah dönüldü.

    DİYARBAKIR

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi/Cemevinde Xızır Cemi yürütüldü, lokmalar pay edildi. Xızır Ayına ilişkin konuşan Dede Karkın Ocağı’ndan Musa Karkın, “Nerede darda zorda kalana yardım eden olursa biz onu Hızır biliriz” dedi.

    Zeynel Abidin Ocağı’ndan Zakir İbrahim Erkul’un seslendirdiği deyiş, duaz ve mersiyelerle birlikte on iki hizmet yerine getirildi. Semah dönüldü.

    PİRHA/MERSİN-DİYARBAKIR

  • Mersin’de Xızır Orucunun 2. gününde Aleviler lokmalarını pay etti-VİDEO

    Mersin’de Xızır Orucunun 2. gününde Aleviler lokmalarını pay etti-VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi’nde Xızır Orucunun ikinci gününde lokmalar pay edildi. Pir Hasan Kılavuz, “Yürekten Xızır’ı çağıranlara, yad edenlere, gönlünde yaşatanlara Xızır hep yardımcı olur. Xızır, Anadolu Kızılbaş Alevilerin yaşayan tanrısıdır. Onun için Aleviler nerede olurlarsa olsunlar hep Xızır’ı çağırırlar” dedi.

    Aleviler Xızır Orucunun ikinci gününde oruçlarını açmaya ve lokmalarını pay etmeye devam ediyor.

    Mersin Cemevi’nde Xızır Orucunun ikinci günü dolasıyla lokma paylaşımı yapıldı. Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dedenin okuduğu gulbengin ardından lokma paylaşımı yapıldı.

    İnanç kurulu üyesi Derviş Cemal Ocağı’ndan Müslüm Doğan‘nın okuduğu gülbengin ardından Zakir Rıza Aydın nefes ve deyişler okudu, çocuklar semah döndü.

    Ardından Mersin Cemevi Başkanı Seyit Sabun Ocağı’ndan Pir Hasan Kılavuz, Xızır ayına dair konuştu.

    Pir Kılavuz, “Yürekten Xızır’ı çağıranlara, yad edenlere, gönlünde yaşatanlara Xızır hep yardımcı olur. Xızır, Anadolu Kızılbaş Alevilerin yaşayan tanrısıdır. Onun için Aleviler nerede olurlarsa olsunlar hep Xızır’ı çağırırlar” dedi.

    Xızır’ın, Alevilerin, yıldızı, dolunayı, güneşi olduğunu belirten Kılavuz, “Xızır ayı geldiği zaman, en ücra köşeye kadar, inançta en yoğun duyguların kalbe çaldığı o günlerde, Xızır lokması pişirirler. Xızır’a atfettikleri her mekanda lokmalarını paylaşırlar. Xızır ayı inancın doruğa çıktığı günlerdir. Pirler, mürşidler, reyberler, seyitler, taliplerini bugünlerde ziyarete gider, sorunlarını dinler, müşküllüklerini giderir, küskünleri barıştır, ağlayanı güldürürler” diye konuştu.

    Pir Kılavuz, şunları ifade etti:

    “Aynı coşku ve sevinçle bulundukları yerde Xızır’ı karşılarlar. Bayram havasında hazırlık yapılır, evler temizlenir, Xızır çağrılır. Çünkü Alevi inancında en büyük bayram günleri Xızır günleridir. Xızır ayı kış ayıdır. Xızır ayı, ambarların tükendiği, yiyeceklerin azaldığı günler yaşadığı zamandır. İşte böylesi günlerde Xızır lokması denilen ve ambarın altında kalan buğday tanelerinin kavrulup yapılan Kavut pişirilip, kapı komşu çağrılarak nuş edilir. Aleviler, Xızır adını binlerce yere verdikleri için gittikleri yerde o noktaya geldiklerinde orayı öperler. Xızır cümle canların muradını verendir, darda olanlara yetişendir. Xızır cümlemize yar ve yardımcı olsun.”

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Cemevi’nde, Xızır Orucunun 1. gününde lokmalar pay edildi-VİDEO

    Mersin Cemevi’nde, Xızır Orucunun 1. gününde lokmalar pay edildi-VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi’nde Xızır orucunun 1. gününde lokmalar pay edildi.Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede, ‘Alevi inancında Xızır’ başlıklı sunum yaptı.

    Xzır Orucu Mersin’de yaşayan Alevilerce tutulmaya başlandı. Xızır orucunun ilk gününde Mersin Cemevi’nde Xızır Orucu lokmaları paylaşıldı.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Üyesi Sinemilli Ocağı’ndan Hüseyin Soysüren Dede’nin okuduğu gülbengin ardından oruç açıldı. Oruç açmanın ardından Zakir Rıza Aydın nefes ve deyişler okudu, semahlar dönüldü.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede, Alevi inancında Xızır algısı hakkında bilgi verdi. Erdoğan Sevim Dede, Xızır’ın geniş bir coğrafyada dara düşenlerin, ezilenlerin, darda, zorda olanların yanında olduğunu belirterek, “Kapıdan giren mihman Ali’dir, her anını Hzır günü bil, her geleni Hızır bil” demiştir pirlerimiz. Hızır her yerde hazır ve nazırdır. Hızır cümle canın yardımcısı olsun” dedi.

    Xızır orucunun birinci günü, çerağların sırlanmasıyla tamamlandı.

    PİRHA/MERSİN

  • Hüseyin Bakır Dede: Bizim orucumuz barış ve adalet içindir-VİDEO

    Hüseyin Bakır Dede: Bizim orucumuz barış ve adalet içindir-VİDEO

    PİRHA- Hüseyin Bakır Dede, Alevi olmanın zulme başkaldırı, zalime, hırsızlığa, haksızlığa karşı gelmek olduğunu söyleyerek, “Alevi inancı orucuyla, semahıyla, ikrarıyla, sözüyle, deyişiyle insan-ı kamil olmaya varmanın yoludur” dedi.

    Muharrem ayı Aleviler için yas ayıdır. Muharrem’de, 680’de Kerbela’da Yezid tarafından katledilen İmam Hüseyin ile 71 kişi için matem orucu tutulur. Bölgeden bölgeye farklılıklar gösterse de özünde yas tutmak, yaşananları unutmamak, tekrar yaşanmasına izin vermemek vardır.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu üyesi Sinemilli Ocağı Dedesi Hüseyin Bakır, matem orucuna dair konuştu.

    Ocak evinde büyüdüğünü ifade eden Bakır, sazla, sözle, muhabbetle büyüdüklerini aktardı. Bakır, matem orucunun son günü aşure yapıldığını ve aşureyle oruçlarını açtıklarını belirtti.

    Alevi inancında eşitliğin öne çıktığını vurgulayan Hüseyin Bakır, pirin rızalık almadan erkanları yürütmediğini hatırlattı.

    “BİZ ADİLSEK, HAKSIZLIĞA KARŞI GELİYORSAK ORUCUMUZU TUTARIZ”

    Hüseyin Bakır Dede, Alevi olmanın canı canla, Hakk’ı Hakk’la görmek olduğunu söyleyerek, “Zulme başkaldırıdır. Zalime, hırsızlığa, haksızlığa karşı gelmektir. Bundan dolayı inancımızın mayasında, sevgi, saygı, barış, adalet vardır. Biz adilsek, haksızlığa karşı geliyorsak orucumuzu tutarız. Alevi inancı orucuyla, semahıyla, ikrarıyla, sözüyle, deyişiyle insan-ı kamil olmaya varmanın yoludur” dedi.

    Alevilikte orucun sadece aç kalmakla açıklanamayacağına dikkat çeken Hüseyin Bakır Dede, “Önemli olan bedenen, ruhen ve manen kendini aç bırakmaktır. Dürüst olmak, yalana sarılmamak, insan hakkı yememek, barış, adalet ve huzuru sağlamak için oruç tutarız” diye konuştu.

    “BARIŞIN OLDUĞU BİR ORTAMDA YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Hüseyin Bakır Dede, son olarak, “İnsanların yaşama, adalet hakkı vardır. Kabul edilmeyen insanların nefsini terbiye etmemesidir. Biz bilim, eğitim, hak, hukuk, adalet ve barışın olduğu bir ortamda yaşamak istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER/MERSİN

     

     

  • Pir Kılavuz: Şükür Orucu, Matem Orucu’na dönüştü; binlerce Kerbela yaşadık-VİDEO

    Pir Kılavuz: Şükür Orucu, Matem Orucu’na dönüştü; binlerce Kerbela yaşadık-VİDEO

     PİRHA- Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, Muharrem ayının Aleviler için önemini anlattı. Kılavuz, binlerce yıl şükür orucu tutan Alevilerin Kerbela’dan sonra Şükür Orucu’nu Matem Orucu’na dönüştürdüğüne dikkat çekerek, “Binlerce Kerbela yaşadık, yaşıyoruz. Dersim, Maraş, Sivas, Roboski, bir Kerbela’dır. Bunları ifade etmezsek anmazsak, bu da bir vebaldir” dedi.

    Üç gün tutulan Masum-u Pak Orucu’nun ardından Muharrem Orucu başladı. Bugün ikinci gün.

    Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Muharrem Orucu’nun anlam ve önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Anadolu ve Mezopotamya’da yaşayan Alevilerin bin yıllardır Muharrem Orucu tuttuklarına dikkat çeken Kılavuz, geçmişte Muharrem ayının tarihi, takvim ve teknolojiden yararlanarak değil, müslümanların hacca gidip gelmesinden sonra başladığını ifade etti.

    “ALEVİLER KERBELA’DAN SONRA ŞÜKÜR ORUCUNU MATEM ORUCU’NA DÖNÜŞTÜRMÜŞTÜR”

    Hasan Kılavuz, Muharrem ayının birlik, beraberlik, kardeşlik ve mazlumdan yana olmak olduğunun altını çizerek, “Mitolojik olarak da Nuh Peygamber’den akıp gelen bir gelenektir. Binlerce yıl şükür orucu tutan Aleviler Kerbela’dan sonra şükür orucunu Matem Orucu’na dönüştürmüştür” dedi.

    Matem Orucu boyunca sudan uzak durulduğunu belirten Kılavuz, “O günlerden bugüne şartlar değişti. Tutulan oruç cana zarar veriyorsa tutulması makbul değildir. Orucumuzda sahura kalkılmaz, güneş batımında oruçlar açılır. Niyet edilir ertesi gün güneş batımına kadar” diye belirtti.

    “BİNLERCE KERBELA YAŞADIK, YAŞIYORUZ”

    Kerbela’nın günümüzde devam ettiğini belirten Kılavuz, şöyle devam etti:

    “Dünyada yılda 35 milyon insan susuzluktan ölüyor. Savaş, açlık ve sefaletten milyonlarca insan ölüyor. Ozanımızın “Ehli Beyti seven yol ehli canlar dünün Kerbelası bugün de vardır. Hz. Hüseyin’e gönül verenler dünün Kerbelası bugün de vardır” dediği gibi, kendi ülkemizde olsun, dünyada olsun Kerbelalar yaşanıyor. Biz Anadolu Kızılbaş Alevileri binlerce Kerbela yaşamışızdır. Her gün Kerbela’yı yaşıyoruz. Dersim, Maraş, Sivas, Roboski, bir Kerbela’dır. Bunları ifade etmezsek anmazsak, bu da bir vebaldir.”

    “GÜNÜMÜZ KERBELALARINI ANLATMALIYIZ”

    6 Şubat’ta yaşanan depreme işaret eden Kılavuz, “50 bin insan Hakk’a yürüdü, yüzbinler yaralandı, evsiz, susuz kaldı. Bugün onlar da Kerbelayı yaşadı, yaşıyor. Günümüzdeki Kerbelalara muhabbetlerimizde dikkat çekmeli ve bir daha Kerbelaların yaşanmaması için duyarlı olmalıyız” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

     

     

  • Artvin Çoruh Üniversitesi’nde oruç zorlaması: Öğle yemeği kaldırıldı

    Artvin Çoruh Üniversitesi’nde oruç zorlaması: Öğle yemeği kaldırıldı

    PİRHA-Artvin Çoruh Üniversitesi’nde, ramazan gerekçesiyle öğle yemeği kaldırılıp sadece iftar menüsü çıkarıldı. Yaklaşık 1000 çalışanı bulunan üniversitede oruç tutmayanlar “Rektörlük, memurları açlığa mahkum etti” tepkisini gösterdi.

    Yaklaşık 1000 çalışanın bulunduğu Artvin Çoruh Üniversitesi’nde, öğle yemeği Ramazan gerekçesiyle kaldırıldı. Yalnızca iftar menüsü çıkarıldı. Oruç tutmayanlar uygulamaya “Rektörlük, memurları açlığa mahkum etti” diyerek, tepki gösterdi.

    Cumhuriyet’te yer alan habere göre, büyük kısmı akademik personel olmak üzere yaklaşık 1000 çalışanı olan Artvin Çoruh Üniversitesi, Ramazan ayı gerekçesiyle yemekhanede öğle yemeği vermeyi durdurdu. Yalnızca iftar menüsü çıkarılırken, yaşananlardan dolayı üniversite akademik ve idari personelinin zorluk yaşadığı aktarıldı.

    Uygulamaya tepki gösteren üniversite bileşenleri, “Herkes oruç tutmuyor. Zorunda da değil. Rektörlük, hocaları ve memurları açlığa mahkûm etti” açıklaması yaptı. Kurumun bu konuda bilgilendirme yapmaması da dikkat çekerken, üniversite yetkilileri, “Ramazan nedeniyle öğle yemeği çıkmayacağını, Ramazandan sonra eski düzene dönüleceğini” söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ümit Cihan Tarho unutulmadı; ülkücüler 25 yıl önce oruç tutmadığı için katletmişti

    Ümit Cihan Tarho unutulmadı; ülkücüler 25 yıl önce oruç tutmadığı için katletmişti

    PİRHA- Malatya’da İnönü Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi Ümit Cihan Tarho, ramazan orucu tutmadığı için ülkücülerin bıçaklı saldırısı sonucu katledilmişti. Öldürülmesinin üzerinden tam 25 yıl geçti. Birinci dereceden katil Kadri Kılıç, kasten adam öldürmekten 20 yıl hapis ile ömür boyu kamu hizmetlerinden men cezasına çarptırılmıştı. Ancak katil daha sonra şartlı tahliye ile serbest bırakılmıştı.

    Ümit Cihan Tarho henüz 21 yaşında İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü öğrencisiydi. 7 Ocak 1998 tarihinde üniversitede ramazan ayında oruç tutmadığı için otobüs durağında bir grup faşistin saldırısına uğramıştı. Bıçaklanarak ağır yaralanan Tarho, tedavi gördüğü Turgut Özal Tıp Merkezi’nde 11 Ocak 1998’de sabah saatlerinde yaşamını yitirmişti. Tarho yaklaşık üç bin kişinin katıldığı bir törenle faşistlere lanetler yağdırılarak toprağa verilmişti.

    Ümit Cihan’a saldıranlar arasında bulunan beş ülkücü öğrenci Caner Öztürk, Korkut Özalp, Muhammet Şahin, M. Fatih Gökal, M. Hanifi Azdikoğlu, ilk anda gözaltına alınıp sorgulanmıştı. Daha sonra bıçağı kullandığı tespit edilen ülkücü Kadri Kılıç yakalanarak gözaltına alınıp tutuklanmıştı.

    KATİLİN SAVUNMASI

    Katil Kadri Kılıç, 10 Kasım’da görülen mahkemede verdiği 17 sayfalık ek savunmasında, daha önce bildiklerini açıklamak için dilekçeler verdiğini ancak bu dilekçelerin Malatya E Tipi Cezaevi yönetimince MHP teşkilatına bildirildiğini ve MHP’nin başta Avukat Arif Yıldız olmak üzere avukatlar aracılığıyla kendi üzerinde baskı kurarak, yanlış ifade vermesini sağladığını söyledi. Kılıç, ayrıca Malatya Ülkü Ocağı eski Başkanı Alaaddin Aldemir’in referansı ile gelen ve Malatya Ülkü Ocağı Başkanı Adem Özbay’la birlikte çalışıp öğrenci derneği başkanlığı yapan, Tarho davasının tutuksuz sanıklarından Salih Bayrak’ın, olayın sorumlularından olmasına rağmen ülkü ocaklarının talimatı doğrultusunda olayın dışındaymış gibi gösterildiğini kaydetmişti.

    KATİL KADRİ KILIÇ, AFLA TAHLİYE EDİLDİ, SONRA İNTİHAR ETTİ

    İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Meslek Yüksekokulu 3. sınıf öğrencisi olan Kadri Kılıç, Malatya Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmış ve kasten adam öldürmekten 20 yıl hapis ile ömür boyu kamu hizmetlerinden men cezasına çarptırılmıştı. Diğer 9 ülkücüye de 5 ay ile 20 ay arasında değişen hapis cezaları verilmişti.

    Kadri Kılıç’ın(35), şartlı salıverilme yasasından yararlanarak, 2003 yılında tahliye edilmiş ve üniversiteye bir daha dönmediği, Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Haydarhöyük köyünde yaşamaya başladığı öğrenilmişti. Kadri Kılıç, 2012 yılında Haydarhöyük köyündeki evinde kendini iple tavana asarak intihar etti.

    BABA TARHO: ÖZENLE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ BİR ÇOCUKTU

    Alevi bir ailenin çocuğu olan Ümit Cihan Tarho’nun babası Zülküf Tarho yıllar önce “Oğlum Cihan özenle büyüttüğümüz bir çocuktu. Hiç bir arkadaşı ile kavga ettiğini duymadım. Hiç kimse ondan şikayetçi olmamıştı” demişti.

    “KADRİ KILIÇ ALEVİ DÜŞMANIYDI”

    Bu arada, Maraş Katliamı tanıklarından Derya Narlı da PİRHA’ya verdiği röportajda, Pazarcık’ta komşularının oğlu ülkücü Kadri Kılıç’ın Alevi düşmanı olduğuna dikkat çekmişti. Okula giderken Alevi olduğu için kendisini döven komşularının oğlu Kadri Kılıç ile ilgili şunları belirtiyor:

    “Her okula gitmeye çalıştığımda her gün benim yolumu keser ve beni ya döverdi, ya yiyeceğimi yere atardı. Kadri Kılıç, ‘Sen Alevisin bizimle aynı okula gelemezsin’ diyordu. Ben daha Aleviliğin ne olduğunu bilmiyorum. Onunla benim ne farkım var, onu dahi bilmiyorum. “Ben onun gittiği okula niye gidemiyorum?” diye kendi kendime sorar dururdum. Yıllar sonra gördüm ki, Kadri sadece benim değil, bütün Alevilere düşman olmuş.”

    “ORUÇ BAHANE EDİLDİ, İNTİKAM İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ”

    ekşisözlük’te o dönem Ümit Cihan Tarho’nun bir üst sınıfından bir arkadaşı ise şunları yazmış:

    “Ah! karıncayı incitmeyen kardeşim…
    Ümit Cihan’ın, yine tarih bölümünden, üst sınıftan abisiydim. hiç bir fraksiyona ve olaya bulaşmamış, herkese tuttuğu ders notlarını veren, iyi niyetli, güler yüzlü bir çocuktu. Kendilerine ‘milliyetçi’ diyen tipler tarafından, intikam için, oruç olayları bahane edilerek öldürüldü. Olayların en başında biz mediko yemekhanesindeyken ramazanda yemek yediğimiz için etrafta burnundan soluyarak dolaşan ‘milliyetçiler’ hala gözümün önünde.”

    PİRHA/ İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    ‘Alevi olduğum için beni döven komşumuzun oğlu, üniversite öğrencisini katletti-VİDEO