Etiket: pandemi

  • Romanlar, pandemi sürecinde de dışlandı, kamusal hizmet alamadı!

    Romanlar, pandemi sürecinde de dışlandı, kamusal hizmet alamadı!

    PİRHA – Romani Godi Derneği, “Covid-19 Pandemisinden Çıkış Süresinde Türkiye’de Romanlar” raporunda yapılan ayrımcılığı gözler önüne serdi. Romanların sosyal hizmet ve yardım alamadığına değinilen raporda çocukların da eğitimden uzaklaştırıldığına dikkat çekildi.

    Romani Godi Derneği, pandeminin Romanlar üzerinde yarattığı olumsuzlukları “Covid-19 Pandemisinden Çıkış Süresinde Türkiye’de Romanlar” raporunda topladı.

    Türkiye’de sayıları 6 milyonu bulan Roman toplumunun, pandemi sürecinde de dışlandığı ve daha da yoksullaştığı ifade edildi.

    Dernek raporunda, karantina koşullarında işsiz kalan Romanların daha da yoksullaştığı, temel ihtiyaçlarını bile gideremez olduğu bilgisi verildi. Pandemi süresince ayrımcılığa uğrayan Romanların, sosyal yardımlardan ve sağlık hizmetlerinden daha az yararlandıkları da ifade edildi.

    ROMANLARA YÖNELİK AYRIMCILIK RAPORU!

    Romani Godi Derneği’nin hazırladığı “Covid-19 Pandemisinden Çıkış Süresinde Türkiye’de Romanlar” raporunda yedi başlıkta şu tespitler paylaşıldı:

    • Ayrımcılık: Türkiye’nin en dezavantajlı gruplarından biri olan Romanlar, pandemi gibi sağlık krizinde bile dışlandılar: ayrımcı ve önyargılı tutumlara maruz kaldılar. Romanlara yönelik ayrımcılık politikaları ve önyargılar pandemi de sürdü.
    • İstihdam: Müzisyenlik, seyyar satıcılık, kağıt toplayıcılığı, hurdacılık gibi günübirlik kazanç getiren işlerde çalışan Romanlar, salgında çalışamaz oldular; gelir kaybına uğradılar, daha da yoksullaştılar. Bir araştırmaya göre, pandemide Romanların yüzde 70’i elektrik faturalarını, yüzde 53’ü kira ödemelerini, yüzde 50’si banka kredilerini ve yüzde 50’si özel borçlarını ödemekte zorluk yaşadı.
    • Sağlık: Çünkü Romanlar, pandemide de toplumun genelinden ayrı tutuldu; temizlik hizmetlerinden bile yeterince yararlanamadı, temiz içme suyuna erişmekte zorluk çekti. Tüm bu şartlarda, salgından daha fazla etkilendiler ancak yoksulluk ve güvencesizlikten sağlık hizmetlerine yeterince erişemediler.
    • Sosyal Hizmet ve Yardım: Daha çok desteğe ihtiyaç duymalarına rağmen sosyal yardımlardan da çok az yararlanabildiler. Yardımlar eşitsiz dağıtıldı. Pandemide Romanların sadece % 37.8’i kamu veya özel kurumlardan yardım aldı; bu yardımların da % 83.7’si ayni yardımdı.
    • Eğitim: Roman çocukları yoksulluktan eğitim alamaz oldular: çünkü velilerin ortalama geliri açlık sınırının altındaydı, aileler çocuklarının okul ihtiyaçlarını gideremedi. Roman çocukların en az yarısı, uzaktan eğitime katılabilecek teknolojik cihaza sahip değildi ya da internete erişimi yoktu. Roman çocuklarda okul terki arttı.
    • Barınma: Hukuki düzenlemeler olsa da Türkiye’de birçok Roman, gettolarda ve ayrılmış mahallelerde, yetersiz ve aşırı kalabalık meskenlerde, altyapı ve temiz suya erişimin olmadığı sağlıksız koşullarda yaşıyor. Romanların yoğunlukla yaşadığı semtlerde “kentsel dönüşüm” kararları ve yerinden edinme politikaları, zorla tahliyeler barınma hakkını ihlal etti, mülkiyet hakkını güvencesiz kıldı.”
    • Hak İhlalleri: Romanlar, pandemide istihdam, sosyal yardımlara ulaşma, eğitim, barınma, sağlık ve toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinde mevcut sorunlarına eklenen yeni sorunlar yaşamaya başladı. Roman topluluklar içinde kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, yaşlılar ve çocuklar pandeminin yarattığı ekonomik ve toplumsal sorunlardan daha ağır etkilendi.”

    TÜRKİYE’DE HALEN ROMAN NÜFUSUNA DAİR RESMİ VERİ YOK!

    Raporda Romanların haklarına vurgu yapılarak “Sorunların derinleşmesinin bir diğer nedeni Türkiye’de Roman nüfusuna dair resmi veri bulunmaması. Romanlar Türkiye’de hala eşit ve özgür bir vatandaş statüsüne ulaşamadı; haklara erişimleri de hala sınırlı. Uğradıkları eşitsizlikler, sosyal güvence eksikliği, düzenli gelir getiren işlerde çalışma oranının düşüklüğü, adaletsizlikler, Romanlara yönelik sosyal politika olmaması, pandemide hak ihlallerini artırdı” denildi.

    KAMUSAL DESTEK VURGUSU!

    “Peki ne yapmalı?” sorusunun da yanıtlandığı raporda şu ifadelere yer verildi:

    “Roman topluluklar, pandemide katmerlenen ve derinleşen mevcut sorunlarına ve maruz kaldıkları eşitsizliklere karşı sosyal politikalarla korunmalı! Pandemide ciddi boyutlara ulaşan çocuk yoksulluğu ve derin yoksulluğun gelecek nesilleri ipotek altına almaması için kamusal önlemler alınmalı! Covid-19 salgınında derinleşen sorunların kronikleşmemesi ve yaygın eşitsizliklerin kalıcı hale gelmemesi için Roman topluluklar kamusal önlemlerle desteklenmeli! Zira Romanlar, pandemin etkisiyle daha da ağırlaşan bu koşulları ve hasarı destek almadan onaramaz.”

    ROMANİ GODİ HAKKINDA

    Romani Godi, Romanes’te “Roman Aklı” anlamına geliyor. Romani Godi, Romanların eşitsizlik, ayrımcılık, hak ihlalleri, Roman dilinin ve kültürünün yaşadığı yok olma tehlikesini dert eden bir grup genç aktivistin ‘Opre Roma’ sloganı ile 2022 yılı başında çıktıkları bir yolculuktur.

    Romani Godi; Romanların dillerini, tarihlerini, kültürlerini, Romanların yaşadığı eşitsizlikleri ve maruz kaldıkları her türlü tarihsel eylemleri; bir bütün olarak toplumsal hafıza olarak kabul eder.

    Romani Godi, Romanların toplumsal hafızasının güçlendirilmesi ve eşitsizliğin ortadan kaldırılması için hak temelli çözümler üretilmesi amacıyla izleme, araştırma ve raporlama çalışmaları yürütmektedir. Bir inisiyatif olarak yola çıkan Romani Godi, sonraki süreçte Roman Hafıza Çalışmaları Derneği (Romani Godi) adıyla tüzel kişiliğe dönüşmüştür.

    PİRHA/ANKARA

  • Türk Tabipleri Birliği, 14 Mayıs’a ilişkin seçim tutum beyannamesini açıkladı-VİDEO

    Türk Tabipleri Birliği, 14 Mayıs’a ilişkin seçim tutum beyannamesini açıkladı-VİDEO

    PİRHA – Türk Tabipleri Birliği (TTB) 14 Mayıs’a ilişkin seçim tutum beyannamesini açıkladı. Yapılan basın toplantısında “14 Mayıs seçimleri 20 yıldır emeğimizi tanımayanlara, sözümüzü duymazdan gelenlere, bizi susturmaya çalışanlara karşı ‘Emek Bizim, Söz Bizim’ deme zamanı” denildi.

    Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, 14 Mayıs seçimlerine yönelik tutum beyannamesini basın açıklaması ile duyurdu.

    TTB Genel Merkezinde yapılan açıklamada “Toplumsal Sağlık İçin 14 Mayıs’ta Değişim” mesajı verildi.

    TTB Merkez Konseyi Üyesi Ahmet Karer Yurtdaş, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bir “yol ayrımında” olduğunu belirterek “Ya gittikçe kararan çıkmaz bir sokakta kalacak ya da demokrasiye dair umutları diri tutacak bir tercih yapacağız” dedi.

    “TOPLUM, DEVLETİN GÖZÜNDE BİR ‘TEHLİKE’ OLARAK GÖRÜLÜYOR”

    AKP iktidarının 21 yılda hayatın her alanında krizler yarattığını belirten Yurtdaş, şu açıklamayı yaptı:

    “Bugün şehirlerin dışına inşa ettikleri “şehir/şirket” hastaneleri depremlerle enkaz olurken, kalanların sıvası dökülmüş, boş koridorlarında ne doktor randevusu bulunabiliyor, ne eczanelerde ilaç ne de aşı. Yirmi yılın sonunda bize kalan büyük bir yıkım.

    AKP’nin mimarı olduğu Sağlıkta Dönüşüm Programı sonrası küçülen sağlık ekibiyle sahadan poliklinik odalarına çekilen, nüfus ve bölge yerine liste tabanlı örgütlenen birinci basamak sağlık hizmetleri önce pandeminin sonra depremin yükü altında tamamen çöktü.

    Depremin ardından çok sayıda kamu hastanesi kullanılamaz hale geldi. Depremzedelere aylardır su ve barınma imkânı sağlanamadı.

    Bugünün Türkiye’sinde toplum, devletin gözünde bir “tehlike” olarak görülüyor. Toplumsal kesimlerin hiçbirinin en ufak bir sözüne alan tanınmıyor. Kolluk teşkilatına bu sesleri susturması için sınırsız imkanlar sağlanıyor. Meslek örgütleri, sendikalar, sivil toplum siyasi karar mekanizmalarından tamamen dışlanıyor, tasfiyeleri için fırsat kollanıyor.

    Tüm bu gidişatı değiştirmek ise bizlerin elinde. Hekimlerin örgütlü gücü olan bizler mesleğimizin ve meslek örgütümüzün tarihsel birikimine güveniyoruz. Nasıl “Emek Bizim, Söz Bizim” sloganıyla meydanlarda, sokaklarda, grevlerde her gün şiddete uğrayan, umudunu yitirmekte olan meslektaşlarımızın sesi olduysak bugün toplumsal sağlığımız için de göreve hazırız.

    14 Mayıs seçimleri 20 yıldır emeğimizi tanımayanlara, sözümüzü duymazdan gelenlere, bizi susturmaya çalışanlara karşı “Emek Bizim, Söz Bizim” deme zamanı.

    Oyumuzu demokrasiden, barış ve özgürlükten yana kullanma zamanı, oyumuza sahip çıkma zamanı!

    “BİLİMSEL VE ETİK İLKELER İÇİNDE HEKİMLİK YAPMAK İSTİYORUZ!”

    TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut ise “Değişim için… Karanlığa karşı; önlüğümüzün beyazına, özlük haklarımıza, halkın sağlık hakkına sahip çıkıyoruz” diyerek 21 maddelik talepler listesini okudu. Prof. Dr. Vedat Bulut, “Halk sağlığını önceleyen sağlık sisteminde, emeğimiz sömürülmeden ve gelecek kaygısı olmadan, bilimsel ve etik ilkeler içinde hekimlik yapmak istiyoruz!” diyerek şöyle devam etti:

    “Toplum sağlığına yönelik politikaların başarısı sağlık emekçilerinin sağlığı, özlük ve ekonomik haklarının sağlanmasıyla gerçekleşebilir.

    Güvenli ve sağlıklı çalışma ortamları sağlanmalıdır.

    Hekimler/sağlık emekçileri güvencesiz çalışmaya mahkûm edilmemeli, güvenceli çalışma esas alınmalıdır.

    İş güvencesi ile birlikte gelir güvencesi olmalı, her ay ne olacağı belirsiz performans/teşvik ödemelerinin gelirin önemli bir kısmını oluşturması değil, emekliliğe yansıyan tek ücret esas alınmalıdır.

    Mesleki bağımsızlığı koruyacak, liyakate dayalı görevlendirmeler olmalıdır.

    Mesleki bağımsızlığı koruyacak, nicelik baskısı yaşanmayan ve niteliği esas alan kamusal sağlık sistemi bir zorunluluktur.

    Kamusal bir sağlık hizmeti için sağlığa ayrılan bütün kaynakların kamu sağlık hizmetlerinin finansmanında kullanılması gerekmektedir.

    Özel hastane patronlarına her ne ad altında olursa olsun kaynak aktarılmasına son verilmesi ve kamusal sağlık sisteminin bütün toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeye yükseltilmesi hedeflenmelidir.

    Birinci basamağı parçalayan düzenlemelerden vazgeçilmeli, topluma dayalı ve bölge/nüfus tabanlı, kamuya ait binalarda kamu çalışanlarından oluşan eksiksiz bir ekiple koruyucu sağlık hizmetlerinin yürütülmesini sağlayacak birinci basamak sağlık örgütlenmesi oluşturulmalıdır.

    Hekimler için 7.200 ek gösterge, tüm sağlık çalışanları için en az 3.600 ek gösterge ve pandemi süresince çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı, fiili hizmet süresi zammı verilmelidir.

    Haftalık çalışma süreleri yeniden düzenlenmeli ve azaltılmalıdır.

    Kışkırtılmış sağlık talebini yaratan, hastayı tüketici/müşteri sayan politikalara son verilmelidir.

    Hastalara yeterli süre ayıracak düzenlemelerle, niteliği önceleyen çalışma koşulları sağlanmalıdır.

    5 dakikada bir muayene dayatmalarından vazgeçilmeli, mesleki özerkliğe müdahalelere son verilmelidir.

    Sağlıkta şiddetin önlenmesi için etkili adımlar atılmalı, Türk Tabipleri Birliği tarafından hazırlanan yasa tasarısı değiştirilmeden kabul edilmelidir.

    COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası kabul edilmelidir

    Özel sektörde ciro baskısına, şirket kurdurma zorlamasına son verilmeli güvenceli, sendikalı çalışma koşulları oluşturulmalıdır.

    İşyeri hekimlerinin eğitimleri, çalışma saatleri, atama ve ücretlendirmeleri konusunda tabip odaları yetkili olmalıdır.

    Asistan hekimler nitelikli eğitim almalı, sağlık hizmetinin verilmesinde asli unsurlar olarak görülüp, eğitim dışı angarya işlerde çalıştırılmamalıdır.

    OHAL KHK’leri ile hukuksuzca ihraç edilen tüm hekimlerin/kamu emekçileri derhal göreve başlatılmalıdır.

    Tüm emekli hekimlerin mesleki saygınlığına uygun, yaşamlarını ekonomik ve sosyal açıdan rahatlıkla sürdürebileceği şartlar oluşturulmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Tutuklu yargılanan SES yöneticilerinin duruşmasına çağrı: Sendikal haklar yargılanıyor!

    Tutuklu yargılanan SES yöneticilerinin duruşmasına çağrı: Sendikal haklar yargılanıyor!

    PİRHA – Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) tutuklu yargılanan SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey ve önceki dönem Eş Genel Başkan olan Gönül Erden’in duruşmaları öncesi açıklama yaptı. Verilen mesajda “Bu davayla sağlık hakkı, sendikal haklar ve kadın mücadelesi de yargılanmak istenmektedir” vurgusu yapıldı.

    Tutuklu yargılanan SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey ve önceki dönem Eş Genel Başkan olan Gönül Erden’in 3 Ekim’de görülecek duruşması için Ankara’da basın açıklaması yapıldı.

    Merkez Temsilciler Kurulu üyelerinin de katıldığı toplantıda 8 SES üye ve yöneticisinin Ankara Adliyesi’nde görülecek üçüncü duruşması için dayanışma çağrısı yapıldı.

    SAĞLIK HAKKI, SENDİKAL HAKLAR VE KADIN MÜCADELESİ YARGILANIYOR”

    “Sendikal mücadelemiz yargılanamaz!” denilen açıklamayı okuyan SES Eş Genel Başkanı Hüsnü Öndül, atıfta bulunulan suçlar arasında sendikalarının yaptığı eylem ve etkinliklerin suç unsuru olarak yer aldığını belirtti. Öndül şu açıklamayı yaptı:

    “Biz biliyoruz ve anlıyoruz ki yıllardır halkın sağlık hakkına ve sağlık emekçilerin yaşadığı sorunlarına sahip çıkmak özellikle pandeminin başlangıcında herkesin korktuğu ve sustuğu dönemde taleplerimiz için yaptığımız eylem ve etkinlikler birilerini iyice rahatsız etmiş olmalı. Ayrıca ana akım medyada, haberlerde şubelerimiz ve işyerlerimizden pandeminin yönetilemediğini, yaşamak ve yaşatmak istiyoruz şiarıyla isyanımızı duyurmamız, kimilerini had bildirme, intikam alma arayışına itmiş olmalı. Bilinmeli ki; KESK ve bağlı sendikalar kurulduğu günden beri emekçilerin haklarını ısrarlı bir şekilde savunmuş ve halkın nitelikli kamu hizmeti alması mücadelesi vermiştir. Sağlık ve Sosyal Hizmet iş kolunda örgütlü olan sendikamız SES, kurulduğu günden beri nitelikli, ücretsiz, erişilebilir ve anadilinde sağlık ve sosyal hizmet mücadelesi yürütmeye amaç edinmiş ve bugünde aynı amaçla mücadelesine devam etmektedir.

    2007’de, 2009’da ve 2012’de KESK ve KESK’e bağlı sendika yöneticilerine yönelik gözaltı ve tutuklamalar yapılmış, fakat hem anayasa mahkemesi hem de AHİM’in bu konuda yapılan haksız gözaltı ve tutuklamaların hukuka aykırı olduğunun tespitini yapmıştır. Bu şekilde toplu açılan davaların birçoğunda arkadaşlarımızın tamamı beraat etmiştir. Yukarıda anlattığımız yargısal süreç esasında siyasi iktidarın emek, barış ve demokrasi mücadelesi yürüten sendikamıza, sendikal örgütlülüğümüze yönelik yargı baskısının kesintisiz olduğunu göstermektedir.

    Siyasi iktidar bu dava ile sendikamızın emek mücadelesini suç konusu yaparak mücadelemize zarar vermek istemektedir. Üstelik ortada suç teşkil eden hiçbir delil olmadığından bu oluşturdukları suç unsurlarını yine yaratıkları iftiracı tanıklar üzerinden yapmaya çalışmaktadır. İddianamede yer alan suçlamaların tarihsel seyri bile ortada bir iftira olduğunu kanıtlar niteliktedir.

    Bu davayla sağlık hakkı, sendikal haklar ve kadın mücadelesi de yargılanmak istenmektedir. Salgın döneminde hakları verilmeyen sağlık emekçileri için aktif mücadele eden sendikamızın faaliyetlerinin dava konusu yapılmasını kabul etmiyoruz. İktidarın yapması gereken halka ücretsiz ulaşılabilir nitelikli ve anadilinde sağlık hizmeti sunmak, sağlık emekçilerinin haklarını vermektir. Hak mücadelesi veren emek örgütlerini yıpratma çabası sonuç vermeyecektir. Bu hukuksuz davada yargılanan tüm arkadaşlarımız serbest kalıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. Bu mücadelede; işkolumuzdaki emek ve meslek örgütleri başta olmak üzere, tüm demokrasi güçlerini 3 Ekim 2022 günü Pazartesi (yarın) 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmaya hep birlikte katılım sağlamak üzere 09:30 da Ankara Adliyesi ana giriş kapısı önünde buluşmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Sağlık, emek ve meslek örgütleri: Vakalar hızla yükseliyor, Bakanlık seyrediyor-VİDEO

    Sağlık, emek ve meslek örgütleri: Vakalar hızla yükseliyor, Bakanlık seyrediyor-VİDEO

    PİRHA- Ankara’daki sağlık emek ve meslek örgütleri yaptıkları açıklamada, pandeminin hala devam ettiğini ve vakaların hızla yükseldiğini vurgulayarak, “Halk sağlığına önem verilmeli. Artan vakalar nedeniyle kamu hastanelerinden randevu alınamıyor. Bakanlık bir an önce gerekli tedbirleri almalı” dedi.

    Ankara’da bulunan emek ve sağlık meslek örgütleri pandeminin sürdüğüne ve Sağlık Bakanlığı’nın gerekli önlemleri almadığına dikkat çekmek için basın toplantısı yaptı.
    Ankara Aile Hekimleri Derneği, Ankara Diş Hekimleri Odası, Ankara Tabip Odası, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Devrimci Sağlık-İş Sendikası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi ile Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği tarafından yapılan açıklamada salona ‘Pandemi sürüyor, Bakanlık seyrediyor’ pankartı asıldı.
    Emek ve sağlık meslek örgütleri adına açıklamayı ATO Genel Sekreteri Mine Coşkun okudu.

    “COVİD-19 VAKALARI ARTIŞA GEÇMİŞTİR”

    Türkiye’de Covid-19 vakalarının hızla arttığını belirten Çoşkun, “Bahar aylarıyla birlikte pandemi tedbirlerinin gevşetilmesi, yaz aylarındaki turizm hareketliliği ve 9 günlük bayram tatilinin de etkisiyle özellikle son bir aydır Türkiye’de COVID-19 vakaları hızla artışa geçmiştir. Sağlık Bakanlığı, kendi verilerine göre günlük vaka sayısının 1000’in altına düştüğünü söyleyerek, sağlık kuruluşları hariç tüm ortamlarda maske zorunluluğundan vazgeçildiğini duyurdu. Maske ve mesafe uyarılarının yeterince yapılmaması, aşılama çalışmalarında gerileme, HES kodu uygulamasının sonlandırılması ve salgının bittiği anlamına gelebilecek mesajlar verilmesi toplumda salgın ile ilgili rehavet oluşturmuştur” ifadelerine yer verdi.

    “SALGIN KONUSUNDA YURTTAŞLAR GERÇEĞİ ÖĞRENMELİ”

    Son birkaç haftadır yapılan testlerde COVID-19 pozitifliği yüzde 50’ye kadar çıktığına değinen Çoşkun, resmi verilere göre vakalar 10 kat artmış durumdadır dedi. Çoşkun, “Günlük vaka sayısı 1000’in altına düşünce maske zorunluluğunu kaldıran Bakanlık, vaka sayısı 60.000’e dayanmışken herhangi bir ek önlem almamış, adeta salgınla mücadele etmeyi bırakmıştır. Toplumun tümünü ilgilendiren salgın konusunda yurttaşlarımızın gerçekleri öğrenme hakkı vardır. Vaka ve ölümlerin yaş, cinsiyet, meslek, il vb. düzeyinde şeffaf ve doğru bir şekilde açıklaması yapılmalıdır. Salgının ilk döneminde kronik hastalara ilaçlarını eczanelerden reçetesiz almaları için verilen raporların da Haziran ayı itibarıyla bitmesiyle pek çok hastanın reçete yazdırmak için Aile Sağlığı Merkezlerine gitmesi, vaka sayısının arttığı bu dönemde, özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastalığı bulunan vatandaşların bulaş riskini artırmaktadır” diye konuştu.

    “VAKALAR NEDENİYLE HASTANELERDEN POLİKLİNİK RANDEVUSU ALINAMAMAKTADIR”

    Ankara özelinde konuşan Çoşkun, devamında şu ifadelere yer verdi:

    Ankara’daki 2021 yılı, 06-13 Ağustos arası günlük vaka sayısı 1600 civarındayken bugün Ankara’da günlük vaka sayısı 3750-4250 aralığında seyretmektedir. Sağlığa erişim sorunu ve yoksulluk gün geçtikçe artmaktadır. Yine artan COVID-19 vakaları nedeniyle hastanelerden poliklinik randevusu alınamamaktadır. Ankara’da kamu hastanelerinde 1550-1600 aralığında erişkin yoğun bakım yatağı bulunmakta olup son aylarda yoğun bakım doluluk oranı yüzde 87’nin üstündedir.”

    TALEPLER

    Açıklamada, artan COVİD-19 vakalarına karşı önlemlerin alınması gerektiği vurgulanarak şu talepler sıralandı:

    *Sağlık merkezlerine yönelik yoğunluğu azaltıcı tedbirler alınmalı,
    *Hastanelerde covid servisleri ve poliklinikleri tekrar açılmalı,
    *Birinci basamak sağlık hizmetlerinde yoğunluğu ve riski azaltmak için raporlu ilaçlar doğrudan eczanelerden alınmalı, raporlar pandemi bitimine kadar uzatılmalı,
    *İzolasyona alınan hastaların karantina raporları Müdürlüklerce düzenlenmeli, toplum için Kovid bulaşı riski oluşturan hastaların sağlık kuruluşlarına rapor talebiyle başvuruları engellenmeli,
    *Kapalı ortamlarda ve kalabalık olan açık ortamlarda maske kullanımına devam edilmeli,
    *Toplu taşıma, AVM, hastane gibi kapalı ortamlarda ücretsiz maske dağıtımı sağlanmalı,
    *HES kodu uygulaması tekrar başlatılmalı,
    *Etkin filyasyon ve izolasyon uygulanmalı,
    *Aşı kampanyalarıyla aşılamaya hız verilmeli, hatırlatma dozları etkili aşılarla yapılmalı,
    *Eylül ayında açılacak olan okullara yönelik tedbirler gecikmeden uygulanmalı, 5-11 yaş grubu aşılama programına dahil edilmelidir,
    *COVID-19 meslek hastalığı olarak kabul edilmelidir,
    *Ankara’da açılacak Etlik Şehir Hastanesi için 5 kamu hastanesinin kapatılması planlanmaktadır. Bu durum, sağlığa erişimi daha da zorlaştıracağından, kamu hastanelerinin kapatılmasından vazgeçilmelidir.

    PİRHA/ ANKARA 

  • Kritik uyarı: Sonbaharda eskiye dönebiliriz, maske, mesafe ve hijyene çok dikkat edin-VİDEO

    Kritik uyarı: Sonbaharda eskiye dönebiliriz, maske, mesafe ve hijyene çok dikkat edin-VİDEO

    PİRHA- TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, Covid-19 pandemisine ilişkin son durumu değerlendirdi. Önlem alınmazsa sonbaharda vaka sayılarının 50-60 bin bandına ulaşacağını belirten Bulut, “Pandemi bitmiş gibi tüm önlemler kaldırıldı. Aşılama hızı çok düşük. Sağlık Bakanlığı, meslek örgütleriyle birlikte bilimsel bir çalışma yürütmeli” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 29 Mayıs’ta Covid-19 vaka sayılarının arka arkaya üç gün binin altında olduğunu belirterek hastaneler hariç maske kullanımının mecburi olmaktan çıktığını duyurmuştu. Bununla birlikte yaşamın birçok alanında virüse karşı getirilen kısıtlamalar da tamamen kaldırıldı.

    Koca, Türkiye’deki salgın önlemlerini en alt seviyeye indiren bu duyurudan 51 gün sonra 18 Temmuz’da yaptığı açıklamada ise, ‘Vaka sayısının artışı şu an günlük 40 katına kadar çıkmış durumda’ dedi.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Vedat Bulut, Covid-19 pandemisine ilişkin son durumu değerlendirdi. Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘Pandemi bitti’ açıklaması yapmadığı halde Sağlık Bakanlığı’nın bitmiş gibi davrandığını söyleyen Bulut, önlem alınmazsa sonbaharda vaka sayılarının 50-70 bin bandına ulaşacağını belirtti. Yurttaşlara uyarıda da bulunan Bulut, ‘Maske, mesafe ve hijyene çok dikkat etsinler. Kalabalık, toplu ve klima ünitelerinin olduğu kapalı mekanlardan uzak durmaya çalışsınlar” dedi.

    “VİRÜSE DAİR HİÇBİR BİLGİ TOPLUMLA ŞEFFAF BİR ŞEKİLDE PAYLAŞILMIYOR”

    Uzun süredir pandeminin günlük rakamlarının yayınlanmamakta olduğunu anımsatarak sözlerine başlayan Bulut, resmi rakamların zaten gerçeği yansıtmadığını ve şu anda resmi verilere göre bile vakaların haftalık 200 binin üzerine çıktığını ifade etti.

    Girmiş olduğumuz son yaz mevsiminde geçen iki yılın tekrarını yaşadığımızı kaydeden Bulut, Turizm sezonu kaygısıyla Sağlık Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların pek çok önlemi gevşettiğini aktararak şunları dile getirdi:

    “Özellikle yurt dışından farklı varyantlar Türkiye’ye geliyor. Şu an Türkiye’de BA.4 varyantının baskın olduğunu tahmin ediyoruz. Tahmin edebiliyoruz sadece çünkü Türkiye’de bölgelere göre varyant analizleri yayınlanmıyor. En az 7 bölgede yapılacak çalışmalarla hangi varyant baskın, bunun incelemelerinin yapılarak, dizi analizlerinin paylaşılması gerekiyor. Yine günlük olarak verilerin paylaşılması gerekiyor. Yoğun bakım yatış oranlarının, tespit edilen olgu sayısının, hastaneye yatış oranlarının, günlük olarak uygulanan aşı miktarlarının, hangi nüfusa, hangi tür aşılar yapıldığının toplumla şeffaf bir şekilde paylaşılması gerekiyor. Maalesef Türkiye 2,5 yıldır pandemi süreci boyunca bir veri körlüğü yaşıyor. Ancak meslek örgütlerinin ve bilim insanlarının gayretleri ile ulaşılabilen verilerle toplumu aydınlatmaya çalışıyoruz.”

    “ÖNCEDEN ÜCRETSİZ TEDAVİ SAĞLANIYORKEN, ŞİMDİ CEBİMİZDEN PARA ÇIKIYOR”

    Gerekli önlemler alınmadığı takdirde, sonbaharda vaka sayılarının yeniden günlük 50 bin ile 60 binli rakamlara ulaşabileceğini aktaran Bulut, “Özellikle okullarla ilgili de şunu söylemek istiyorum, pandemide eğitim, okullar en son kapatılacak ama en başta açılacak yerlerdir. Tüm dünya eğitimde büyük bir sorun yaşadı pandemi döneminde. Ama Türkiye’de özellikle uzaktan eğitim çocuklarımızın gelişimini olumsuz etkiledi. Pandemide eğitimle ilgili sorunlar göz ardı edildi, gerekli önlemler alınmadı. Eğitim çevrelerimiz ve öğretmenlerimiz yeterince korunmadı. Türk Tabipleri Birliği’nin 5-12 yaş arasının aşılama takvimine alınmasının gerekli olduğu görüşleri de Sağlık Bakanlığı tarafından değerlendirilmedi. Aşılamalarda hız çok düştü. Dün Türk Tabipleri Birliği ilgili uzmanlık birimleri, aşı çalışma grubumuz ve pandemi çalışma grubumuz ortak bir açıklama yaptılar. Bu açıklamada, özellikle pandeminin yönetimindeki sorunlara değinildi. Filyasyon çalışmaları tamamen sona ermiş durumda. Yani hastaların izlenmesi ve hastaların evlerde takibi ile ilgili sorunlar var. Yine Covid 19’un hastanelerde ücretlendirilmesi ile ilgili sıkıntı var. Daha önce ücretsiz tedavi sağlanıyorken, şimdi insanların cebinden bu anlamda çıkan bir ücret de söz konusu” şeklinde konuştu.

    “AŞILAMA HIZI ÇOK YAVAŞ; BA.5 VARYANTI BASKIN GELEBİLİR, AĞIR GEÇİYOR”

    Türkiye’de özellikle BA.4 varyantının etkili olduğunu tahmin ettiklerini belirten Bulut, sözlerine şöyle devam etti:

    “BA.4’te yoğun bakım yatışı ve ölüm oranları ilk Covid-19 virüsüne göre ya da delta varyantına göre daha düşük. Ama şu anda %20 oranında dünyanın pek çok ülkesinde BA.5 varyantı görülüyor. Ülkemizde varyant analizi yapılmadığı için biz sadece tahmin edebiliyoruz. Bir süre sonra BA.5 varyantı baskın virüs haline gelebilir ve kliniği oldukça da ağır geçiyor bunun. Genç yaşlarda daha çok görülüyor. BA.5 Omicron varyantının bir alt grubu. Omicron delta varyantından sonra geliyor. Bu varyantlarında BA.1, BA.2 alt grupları vardı. Şimdi Türkiye’de BA.4 daha baskın ama BA.5’de dünyada %20 oranında var. Amerika Birleşik Devletleri’nin verileri bunu söylüyor. Türkiye’de de dünyadaki gibi bir seyir izleyecektir. Belki bir ay içerisinde BA.5 daha yaygın hale gelecektir. Bu nedenle aşılanma çok önemli. 5 yaşından itibaren aşılama gruplarını genişletmek önemli. Aşılama hızı da çok yavaş. Bunun da hızlandırılması gerekiyor.”

    “SAĞLIK BAKANLIĞI PANDEMİ BİTMİŞ GİBİ DAVRANMAYA BAŞLADI”

    Toplumun üçte birinin henüz hatırlatma dozu aşılarını olmadığını söyleyen Bulut, bu durumun sonbahara çok kritik bir şekilde gireceğimizi gösterdiğinin altını çizdi.

    Ekonomik kriz ve pandeminin birbirini tetikleyen bir kısır döngü halinde gittiğini de ifade eden Bulut, “Alınan önlemler erken gevşetildi. Dünya Sağlık Örgütü pandeminin bittiğini ilan etmeden, Sağlık Bakanlığı pandemi bitmiş gibi davranmaya başladı. Hatta günlük verileri bu nedenle yayınlamıyor. Halbuki zaten resmi rakamlar gerçeği göstermiyor ama o rakamlara göre bir planlama yapma gereksinimi var. Artık günlük olarak verilerin yayınlanmasını istiyoruz. Hem vaka hem yoğun bakım sayısının hem de aşı sayısı ve test sayısının. Testleri kısıtlı tutarak, alanını kısıtlayarak vakaları düşük göstermenin bir yararı yok. Maalesef 600 bin 700 bin testlerin yapıldığı günlerden 150 bin 200 bin testlerin yapıldığı günlere geri döndük ve bu aynı hataları tekrarlamak gibi oluyor. Dejavu şeklinde ilerliyor sağlık alanı” dedi.

    “MASKE, MESAFE VE HİJYENE ÇOK DİKKAT EDİN”

    ‘Sağlık Bakanlığı Twitter’dan sağlığı yönetemez’ diyen Bulut, bu konuda meslek örgütleri ile birlikte işbirliğine girerek bir çalışma yürütmesi gerektiğini vurguladı.

    Bulut, son olarak şunları aktardı:

    “Hem Türk Tabipleri Birliği hem diğer meslek örgütleri ve sendikalar ile sağlık çalışanlarının görüşlerini de alarak ve onları koruyarak bir planlama yapması gerekiyor. Çünkü sağlık çalışanları en büyük risk grubu içerisinde. Tüm toplum için sonbaharda uyarılarımızı tekrarlıyoruz; maske mesafe ve hijyene çok dikkat etsinler. Kalabalık, toplu ve klima ünitelerinin olduğu kapalı mekanlardan uzak durmaya çalışsınlar. Yoksa tekrar 50 bin 60 binli rakamları göreceğiz ve kısıtlamalar gerekebilir. Son süreçte Bilim Kurulu’nun da herhangi bir açıklamasını işitmez olduk. Bilim Kurulu da kapanmış, lağvedilmiş gibi davranıyor. Uzmanlık dernekleri bu konuda çok yoğun bir emek sarf ediyor. Oradaki bilim insanlarının görüşlerini almaları Sağlık Bakanlığı’nın yararına olacaktır.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • SES Dersim Şube Başkanı Yürük’ten tedbir çağrısı: Günlük vaka sayısı 45-50

    SES Dersim Şube Başkanı Yürük’ten tedbir çağrısı: Günlük vaka sayısı 45-50

    PİRHA-Yaz aylarında yoğun ziyaretçi sayısı ile nüfusu artan Dersim’de, Covid-19 vaka sayılarında ciddi bir artış söz konusu. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şube Başkanı Kahraman Yürük, pandeminin bitmediğini, vaka sayısında ciddi bir artış olduğunu söyleyerek tedbirlere devam edilmesi çağrısında bulundu.

    Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) yayımladığı haftalık rapora göre, geçen hafta dünya genelinde 5,7 milyon Covid-19 vakası tespit edilirken, vaka sayısı önceki haftaya göre yüzde 6 arttı. Mart 2022’den itibaren azalan vaka sayısı, haziranın ikinci yarısından itibaren yeniden artış eğilimine girdi.

    “TEDBİRLERİ ALMAYA DEVAM EDİN”

    SES Dersim Şube Başkanı Kahraman Yürük, Dersim’deki günlük vaka sayısını açıkladı.

    Dersim’de günlük vaka sayısının 45-50 civarında olduğunu belirten Yürük, “Bu sayı şehrin nüfusuna oranla önemsenmesi ve önlem alınması için oldukça yüksek bir sayı. Dünya genelinde aşıya ulaşımdaki eşitsizliğin yarattığı eksik bağışıklığın ve kontrol önlemlerinden erken vazgeçilmesinin sonucu olarak ortaya çıkan yeni varyantlar nedeniyle pandemi tüm dünyada, dalgalar halinde çok sayıda insanı etkilemeye devam ediyor. Covid-19 polikliniklerine başvuran kişi sayısı ve pozitiflik oranları belirgin olarak arttı. DSÖ tarafından ilan edilmediği sürece, gerekli tedbirleri almaya devam edin” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • İzmirli müzisyenler enstrümanları ile yasakları protesto etti-VİDEO

    İzmirli müzisyenler enstrümanları ile yasakları protesto etti-VİDEO

    PİRHA- İzmir Müzisyenler Derneği (İMD) ve Turizm Eğlence Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS) keyfi uygulanan müzik yasağını protesto ederek, emeklerinin değersiz ve görünmez kılınmasına, ayrımcılığa, yasaklara karşı insanca çalışma koşulları için dayanışarak örgütlenmeye çağırdı. 

    İzmir Müzisyenler Derneği (İMD) ve Turizm Eğlence Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS) keyfi uygulanan müzik yasağına karşı Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde ortak basın açıklaması düzenledi.

    Yoğun ilginin olduğu eylemde, “Ayrımsız, yasaksız, özgürce müzik üretmek güvenceli çalışmak ve insanca yaşatmak istiyoruz” pankartı taşınırken, “Biz yine gezi makamında çalmaya devam edeceğiz”, “Hesabı biz ödemeyeceğiz”, “İşçiler birlikte güçlü” dövizleri taşındı. Açıklamada sık sık, “Ayrım sansür yasak değil hak istiyoruz”, “Sanata müziğe ekmeğime dokunma”, “Müzik susmaz susturulamaz” sloganları atıldı.

    Açıklamayı Okuyan  Turizm Eğlence Hizmet İşçileri Sendikası İzmir Sözcüsü Okan Kılınç, pandemi sürecinde sağlık gerekçesiyle getirilen yasaklamaların devam ettiğini, bunun sonucunda birçok mekanın kapandığın ve sanatçıları işsiz kaldığı için farklı işlerde çalışmak zorunda kaldığını belirtti.

    “MÜZİSYENLERE YÖNELİK DÜZENLEME YOK”

    Birçok müzik emekçisinin sigortasız, güvencesiz bir şekilde çalışmak zorunda kaldığına dikkati çeken Kılınç, patronlar ve yönetenler tarafından müzisyenlerin emeğinin ucuz görüldüğünü ifade etti. Kılınç, “Binlerce emekçinin sanat ve müzik üretimi yaptığı bu alanda, turizm patronlarını maddi teşvik ve turizm işkoluna ucuz işgücü sağlamak dışında yapılan emekten yana tek bir düzenleme yoktur. Müzisyenin emeğini böylesine değersiz saymanın yanında son dönemde bir de yasaklar ile katmerleşen bir ayrımcılık politikası sırtımıza bindirilmek isteniyor” diye konuştu.

    “PANDEMİ YASAKLARI DEVAM EDİYOR”

    Kılınç, pandemide toplum sağlığın korunması gerekçe gösterilerek yasaklamaların devam ettiğini vurgulayarak, “Mekan kapatmalar yerini 12’den sonra canlı müzik yasağına bırakmıştı. Bu yasak hala gece 1’den sonra devam ediyor. Maske takmak bile artık mekanlarda zorunlu değilken, müzik yasağını sürdürmenin bir izahı yoktur. Fabrikalarda ve işyerlerinde saatlerce çalışan emekçi halk, hemen yatsın uyusun aman sakın eğlenmesin, aman bir araya gelmesin istiyorlar. Bu müzik emekçilerinin işine, ekmeğine yapılmış kasıtlı bir müdahaledir” dedi.

    SANATA YÖNELİK YASAKLAMALAR

    Ayrımcılığın müzisyenlerin kimliğini, dilini, inancını ve kültürünü hedef aldığının altını çizen ve konser yasaklarını hatırlatan Kılınç, “Son günlerde peş peşe gelen Aynur Doğan, Metin & Kemal Kahraman, Melek Mosso, Niyazi Koyuncu, Apoles Lermi konser yasakları, Amed Şehir Tiyatrosu’nun Kürtçe Don Kişot oyunun engellenmesi çok acıdır ve kabul edilemez! İktidarın kendisi gibi düşünmeyen birçok sanatçıya yönelik yasaklamaları ve engellemeler, ne ilktir ne de son olacak. Bütün baskılar nafiledir! Bu baskılar ile sorunlar çözülmüyor aksine daha da büyüyor. Müzisyenlerin sorunları orta yerde durdukça bu ses daha da gür çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

    MÜCADELE VE ÖRGÜTLENME ÇAĞRISI

    Kılınç son olarak ayrımcılık ve yasaklara karşı örgütlenme çağrısında bulunarak, “Müzisyenler, müzikteki başarılarıyla, şarkılarla ve deyişlerle, bu çok renkli coğrafyada, medeniyetler beşiği olan memleketimizde birbirini kucaklayan ezgileri üretmek istiyor. Müzik emekçileri, emeklerinin değersiz ve görünmez kılınmasına, ayrımcılığa, yasaklara karşı insanca çalışma koşulları ve onurlu bir yaşam için dayanışmaya, seslerini birleştirmeye, örgütlenmeye çağırıyor” dedi.

    Eylem, müzisyenlerin seslendirdiği eserler ile son buldu.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • Salgında son durum: 908 yeni vaka, 4 ölüm

    Salgında son durum: 908 yeni vaka, 4 ölüm

    PİRHA- Koronavirüs tablosu açıklandı. Son 24 saate 908 kişinin koronavirüs testi pozitif çıktı, 4 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanlığı, koronavirüs salgınına ilişkin günlük resmi rakamları açıkladı. Açıklanan verilere göre son 24 saate 908 kişinin testi pozitif çıktı, 4 kişi yaşamını yitirdi, bin 5 kişi ise iyileşt.

    (HABER MERKEZİ)

  • Son 24 saatin koronavirüs tablosu açıklandı

    Son 24 saatin koronavirüs tablosu açıklandı

    PİRHA- Koronavirüsten son 24 saatte 6 yurttaş yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan son 24 saatin güncel koronavirüs tablosuna göre, 6 kişi hayatını kaybetti, bin 304 yeni vaka tespit edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Covid-19 salgını sebebiyle son 24 saate 3 ölüm!

    Covid-19 salgını sebebiyle son 24 saate 3 ölüm!

    PİRHA – Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son 24 saate 922 kişinin Covid-19 testi pozitif çıkarken, 3 kişi ise yaşamını yitirdi.

    Korona virüsü salgınına ilişkin günlük resmi veriler açıklandı. Son 24 saatte 922 kişinin testi pozitif çıktı, 3 kişi yaşamını yitirdi. İyileşenlerin sayısı ise bin 105 oldu. Son 24 saatte yapılan test sayısı ise 123 bin 536 olarak açıklandı. Günlük vaka sayısı dün 905, vefat sayısı ise 5 olmuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • Sağlık Bakanlığı, güncel koronavirüs verilerini paylaştı

    Sağlık Bakanlığı, güncel koronavirüs verilerini paylaştı

    PİRHA – Sağlık Bakanlığı, 22 Mayıs 2022 tarihine ait koronavirüs verilerini açıkladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca “Uzun süredir beklediğimiz gün geldi… Daha düşük sayıların haberini vermek dileğiyle” açıklamasını yaptı.

    Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verileri paylaşıldı. Bakanlığın açıkladığı son koronavirüs tablosuna göre 24 saatte 5 kişi daha hayatını kaybetti. Yeni vaka sayısında ise düne göre düşüş yaşandı, 905 kişi Covid-19’a yakalandı. Tedavi gören 1019 kişinin testi ise negatife döndü.

    Sağlık bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından “Uzun süredir beklediğimiz gün geldi. Vaka sayısı 1.000’in altına düştü. Vefat sayımız ise 5. Vaka sayısı üç gün üst üste binin altında gerçekleştiğinde, maske kullanımı toplu taşımada da zorunlu değil serbest olacak. Daha düşük sayıların haberini vermek dileğiyle!” açıklamasında bulundu.

    PİRHA/ANKARA

  • Sağlık Bakanlığı, güncel koronavirüs verilerini paylaştı!

    Sağlık Bakanlığı, güncel koronavirüs verilerini paylaştı!

    PİRHA – Sağlık Bakanlığı, 14 Mayıs 2022 tarihine ait koronavirüs verilerini paylaştı.

    Covid-19 salgınına ilişkin günlük veriler açıklandı. Türkiye’de koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 5 kişi yaşamını yitirdi, 1407 yeni vaka tespit edildi.

    24 saatte iyileşen hasta sayısı 1645 olarak açıklandı. Son 24 saatte yapılan test sayısı ise 127 bin 538 oldu.

    PİRHA/ANKARA

  • Güncel koronavirüs tablosu açıklandı

    Güncel koronavirüs tablosu açıklandı

    PİRHA- Koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 9 kişi daha hayatını kaybetti, bin 670 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı, günlük koronavirüs verilerini açıkladı. Bakanlığın açıkladığı koronavirüs verilere göre son 24 saatte bin 670 yeni vaka tespit edilirken, 9 kişinin de koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Günlük koronavirüs verileri açıklandı

    Günlük koronavirüs verileri açıklandı

    PİRHA- Koronavirüs salgını nedeniyle son 24 saatte 11 kişi daha hayatını kaybetti, bin 661 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı’nın günlük açıkladığı koronavirüs verilere göre, son 24 saatte bin 661 yeni vaka tespit edilirken, 11 kişinin de koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiği aktarıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Güncel koronavirüs verileri paylaşıldı!

    Güncel koronavirüs verileri paylaşıldı!

    PİRHA – Sağlık Bakanlığı, 5 Mayıs 2022^ye ait son koronavirüs verilerini paylaştı.

    Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verileri paylaşıldı. Açıklanan verilere göre bin 253 vaka tespit edildi. Virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 11 oldu. Bir günde toplam 101 bin 263 test yapılırken, iyileşen hasta sayısı bin 782 olarak kaydedildi.

    Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan tabloda, 2 doz aşılama verilerine de yer verildi. En az 2 doz aşı olmuş 18 yaş üzeri nüfusu kapsayan verilere göre Türkiye’de 2. doz aşılama ortalama yüzde 85,45 oldu. 1. doz ortalaması yüzde 93,15 olurken, 1., 2. ve 3. doz aşısını olan vatandaş sayısı toplamda 147 milyon 520 bin 160’e yükseldi.

    EN DÜŞÜK AŞILAMA URFA’DA
    Açıklanan tabloya göre yüzde 62,7 ile Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Urfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

    PİRHA/ANKARA

  • Covid-19’da son durum: Bin 344 yeni vaka, 8 vefat

    Covid-19’da son durum: Bin 344 yeni vaka, 8 vefat

    PİRHA-Güncel koronavirüs verilerine göre salgın nedeniyle son 24 saatte 8 kişi yaşamını yitirirken, bin 344 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini paylaştı. Buna göre son 24 saatte yapılan 97 bin 783 koronavirüs testinden bin 344 yeni vaka tespit edildi. 8 kişi hayatını kaybederken; bin 402 kişinin sağlığına kavuştuğu açıklandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Güncel koronavirüs verileri paylaşıldı!

    Güncel koronavirüs verileri paylaşıldı!

    PİRHA – Sağlık Bakanlığı, 26 Nisan 2022’ye ait güncel koronavirüs verilerini paylaştı. Son 24 saatte 15 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanlığı, 26 Nisan 2022 tarihine ait koronavirüs verilerini paylaştı. Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verilerine göre 132 bin 633 test yapıldı.
    Güncel verilere göre, 2 bin 511 yeni vaka tespit edilirken 14 kişi ise yaşamını yitirdi. Öte yandan son 24 saatte 14 bin 425 kişi sağlığına kavuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • Salgında son durum: 16 ölüm, 2 bin 654 yeni vaka

    Salgında son durum: 16 ölüm, 2 bin 654 yeni vaka

    PİRHA-Güncel koronavirüs verilerine göre son 24 saatte 16 kişi yaşamını yitirirken, 2 bin 654 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı güncel koronavirüs verilerine göre son 24 saatte 137 bin 853 test yapılırken, 2 bin 654 yeni vaka tespit edildi. 16 kişi ise salgın nedeniyle hayatını kaybetti. 17 bin 524 kişinin de sağlığına kavuştuğu açıklandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Koronadan son 24 saatte 18 kişi daha hayatını kaybetti

    Koronadan son 24 saatte 18 kişi daha hayatını kaybetti

    PİRHA- Koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 18 kişi daha hayatını kaybetti, 3 bin 668 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı’nın günlük açıkladığı koronavirüs verilere göre son 24 saatte 3 bin 668 yeni vaka tespit edilirken, 18 kişinin de koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Güncel koronavirüs tablosu açıklandı!

    Güncel koronavirüs tablosu açıklandı!

    PİRHA – Sağlık Bakanlığı, güncel koronavirüs tablosunu açıkladı.

    Sağlık Bakanlığı, 18 Nisan 2022’ye ait koronavirüs verilerini paylaştı. Açıklanan verilere göre, 164 bin 493 test yapıldı. Aktarımlara göre 4 bin 542 yeni vaka tespit edilirken 19 kişi yaşamını yitirdi. Son 24 saatte 15 bin 624 kişi ise sağlığına kavuştu.

    PİRHA/ANKARA