Etiket: Perihan Koca

  • Mersin’de Halep’te Kürtlere yönelik saldırılara karşı kitlesel yürüyüş- VİDEO

    Mersin’de Halep’te Kürtlere yönelik saldırılara karşı kitlesel yürüyüş- VİDEO

    PİRHA- Mersin Demokratik Kurumlar Platformu, Suriye Geçici Hükümetinin Halep’te Kürtlere dönük saldırılarına karşı kitlesel bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte Halep’e dönük saldırıların boşa çıkarılacağı vurgulanırken, uluslararası kamuoyuna sessizliği bozma çağrısı yapıldı.

    Mersin Demokratik Kurumlar Platformu, Suriye Geçici Hükümetinin Halep’te Kürtlere dönük saldırılarına tepki göstermek amacıyla kitlesel yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) il ve ilçe yöneticileri, DEM Parti Mersin Milletvekilleri Perihan Koca ile Ali Bozan, Barış Anneleri, İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi, Özgürlük için Hukukçular Derneği ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Şevket Sümer Mahallesinde bulanan Barış Parkından DEM Parti Akdeniz ilçe binası önüne kadar yürüyen kitle sık sık “Rojava halkı yalnız değildir” sloganları attı.

    “ROJAVA’DA SALDIRILAR BOŞA ÇIKACAK”

    Yürüyüşün ardından ilçe binası önünde yapılan konuşmada ilk olarak söz alan DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, “Rojava nasıl devrimini gerçekleştirmişse, nasıl bütün Rojava halklarının, Suriye halklarının bir arada ortak bir yaşamı ortaya koyma iradesini ortaya koymuşsa, bir model ortaya koymuşsa bugün de o saldırılar boşa çıkacaktır” dedi.

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise Rojava devrimin bir kadın devrimi olduğunun altını çizerek, “Rojava teslim alınamaz dedik. Ve işte bugün Halep’te kardeşlerimiz bedenlerini feda ederek Kürk devrimine, onurlu Rojava devrimine bir kez daha yol açıyorlar. Alevilerin, Dürzilerin, Hristiyanların ve şimdi Kürtlerin katliamına karşı Kürt halkı bir kez daha devrimin meşalesini yakıyor. Bir kez daha devrime öncülük yapıyor. Biz de buradan Rojava’da direnenlerle kader birliğimizi büyütmeye devam edeceğiz” sözlerini kullandı.

    TÜRK MEDYASINA ELEŞTİRİ

    Bugün Kürtlerin yaşadığı bölgedeki hastanelerin bombalanmasını, İsrail’in Gazze’ye dönük saldırılarına benzeten DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ise, şunları söyledi:

    “Bugün dünyanın gözleri önünde HTŞ, IŞİD artıkları ve ÖSO, sivillerin bulunduğu hastaneleri bombalıyor. Ama uluslararası kamuoyunun unuttuğu bir şey var; Bugün eğer Suriye’de, Ortadoğu’da IŞİD yok ise bunu Kürtlere borçlusunuz. Buradan bir çift sözümüz de Türk medyasına. Tam 5 gündür tüm medya bir olmuş, tek ağızdan konuşuyorlar. Halep’te Kürtlere yönelik katliamı meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Halep’te Kürtlerin katledilmesini izliyorlar ve seyrediyorlar. Ancak Kürt halkı bugün Halep’teki Kürt katliamına sessiz kalanları, izleyenleri asla unutmayacak.”

    Son olarak konuşan Barış Annesi Emine Eren, Suriye’deki katliamları kınadıklarını ve saldırıların derhal sonlandırılması çağrısında bulundu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de Halep’teki saldırılar protesto edildi- VİDEO

    Mersin’de Halep’teki saldırılar protesto edildi- VİDEO

    PİRHA- Mersin Demokratik Kurumlar Platformu’nun Suriye’deki saldırılara ilişkin yaptığı basın açıklamasında “Bugün Halep’te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır” denildi.

    Mersin Demokratik Kurumlar Platformu, Halep’te Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik HTŞ saldırılarına ilişkin Özgür Çocuk Parkında basin açıklaması yaptı. Açıklamaya DEM Parti Mersin Milletvekilleri Perihan Koca ile Ali Bozan, Barış Anneleri, İnsan Hakları Derneği ve çok sayıda kurum temsilcisi katıldı. “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür teslim alınamaz” yazılı pankartın açıldığı eylemde “Rojava halkı yalnız değildir” sloganları atıldı. Basın metnini platform adına DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş okudu.

    PERİHAN KOCA: SOYKIRIM POLİTİKALARINI KABUL ETMİYORUZ

    Burada ilk olarak konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Halep’te Kürt ve Süryani mahallelerinde sivil halkı hedef alan saldırıların sürdüğüne dikkat çekerek, söz konusu saldırıların bugüne özgü ya da münferit olmadığını söyledi. Geçmişten bu yana süregelen bir saldırı hattının devamı olduğunu vurgulayan Perihan Koca, “Geçtiğimiz yıl 8 Aralık 2024 tarihleri itibarıyla Suriye’de oluşan yeni inşa süreciyle beraber, HTŞ’nin, yani IŞİD artığı olan cihatçı çetelerin Alevi halkına yönelik katliamlarla, Dürzi halkına yönelik katliamlarla, Hristiyan halkına yönelik katliamlarla devam ettirdiği kıyım pratiği bugün Kürt halkıyla devam ediyor. Bizler bugün buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Bu saldırıları kabul etmiyoruz. Suriye halklarına kandan, katliamdan, savaştan, soykırım politikalarından başka bir şey vadetmeyen bu kaosu kabul etmiyoruz” dedi.

    “SÜREÇ SABOTE EDİLMEK İSTENDİ”

    Ardından basın açıklamasını okuyan Bedriye Kuş, saldırıların tam da Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuyla siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleşmesinin manidar olduğuna değindi. Bu durumun, çözüm ihtimalinin sabote etmeyi amaçladığını belirten Kuş, “Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu saldırıların aynı zamanda Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecini olumsuz etkileyeceği açıktır. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik bu saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğindedir. Bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür” dedi.

    “KÜRDE ÖLÜM VARKEN BARIŞ OLMAZ”

    Son olarak söz alan DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, hükümeti eleştirerek şunları söyledi: “Ankara’da oturup Suriye için ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’ diyenlere, Suriye için ‘tek millet, tek devlet, tek ordu’ diyenlere sesleniyoruz. Daha üç gün önce sizin şahitliğinizde Paris’te yapılan görüşmelerde Suriye’nin güneyi İsrail’e teslim edildi. İsrail’e söyleyecek sözünüz yok mu? İsrail’e Suriye’nin güneyi teslim edilirken Suriye’nin toprak bütünlüğü bozulmuyor mu? Halep’te Kürt’e ölüm varken Mersin’deki, Van’daki, İstanbul’daki, Amed’deki Kürt’le kardeşlik olur mu? Artık bir karar verin. Kürtler gerçekten sizin kardeşiniz mi? Yoksa Kürtlere saldıranlar, kazanımlarına saldıranlar, Kürtleri katledenler IŞİD artığı çeteler olsa dahi onları mı destekleyeceksiniz? Barış diyen, kardeşlik diyen, çözüm diyen Kürtleri mi istiyorsunuz, yoksa IŞİD artığı çeteleri mi istiyorsunuz? Bizler Kürtler ve dostları olarak Halep’te Kürtlere yönelik saldırılar durduruluncaya kadar sokakta olacağız, alanda olacağız. Halep’te yaşayan Kürtleri yalnız bırakmayacağız, yalnız bırakmayalım.”
    Açıklama, sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Perihan Koca: MESEM güzellemesi yapanların hiçbirinin çocuğu MESEM’de değil!VİDEO

    Perihan Koca: MESEM güzellemesi yapanların hiçbirinin çocuğu MESEM’de değil!VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, TBMM’de Milli Eğitim Bakanlığı bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmasında, “MESEM’ler çocuklar için bir ölüm makinesine dönüşmüşken birileri kalkıp MESEM güzellemeleri yapıyor. Ama bakıyoruz; MESEM övgüleri yağdırmaya doyamayan hiçbir patronun, bakanın, milletvekilinin çocuğu MESEM’lerde değil” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, TBMM’de 2026 yılı Milli Eğitim Bakanlığı bütçe görüşmelerinde konuşma yaptı.

    “MESEM’LER ÇOCUKLAR İÇİN ÖLÜM MAKİNESİNE DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA”

    Perihan Koca, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “MESEM’ler çocuklar için bir ölüm makinesine dönüşmüşken birileri kalkıp MESEM güzellemeleri yapıyor. Ama bakıyoruz; MESEM övgüleri yağdırmaya doyamayan hiçbir patronun, bakanın, milletvekilinin çocuğu MESEM’lerde değil. Yoksulların 10 yaşındaki çocukları MESEM’lerde ölümle burun buruna çalışsın, bakanın çocuğu özel okullarda okusun, yok öyle yağma.”

    PİRHA/ANKARA

  • Perihan Koca: Kadınların güvenli yurt taleplerinin bastırılması hak arayışına baskıdır

    Perihan Koca: Kadınların güvenli yurt taleplerinin bastırılması hak arayışına baskıdır

    PİRHA-Yıldız Teknik Üniversitesi’nde 11 öğrenci kulübünün kapatılmasına ilişkin DEM Parti Milletvekili Perihan Koca, “Kadın öğrencilerin hak taleplerini baskılamak, demokratik hak arayışını engellemektir. Genç kadınların temel hak talepleri niçin bastırılmak istenmektedir?” diye sordu.

    Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Rektörlüğü, aralarında Kadın Çalışmaları Topluluğu, Astronomi Kulübü, Felsefe Kulübü, Hayvan Hakları Kulübü ve Tiyatro Kulübü’nün de bulunduğu 11 öğrenci kulübü ve topluluğunu kapattı. Rektörlük tarafından alınan kapatma kararında, Öğrenci Kulüpleri Yönergesi gerekçe gösterildi. Kararda kulüplerin “tüzüklerinde belirtilen kuruluş amaçlarına ve faaliyet alanlarına uygun etkinliklerde bulunmadığı” ve “Anayasa, Yükseköğretim Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun davranmadığı” ifadeleri yer aldı.

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, kulüp kapatmalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Koca, kadınların güvenli barınma taleplerinin bastırılmaya çalışıldığını belirterek, “Bu kararlar genç kadınların mücadelesini durduramayacak. Üniversiteler özgürlük alanı olmalıdır, baskı ve sansür değil” açıklamasında bulundu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Koca, şu soruları yöneltti:

    “-YTÜ’de kulüplerin kapatılma gerekçeleri nelerdir? Bu kulüplerin faaliyet alanlarına uygun davranıp davranmadıkları hangi ölçütlerle belirlenmiştir?

    -Güvenli yurt talebinde bulunmak bir kulübün kapatılması için gerekçe midir? Öğrencilerin demokratik talepleri üniversite yönetimi tarafından tehdit olarak mı algılanmaktadır?

    -Kadın Çalışmaları Topluluğu gibi, üniversiteli genç kadınların yaşadığı sorunlara çözüm üreten bir topluluğun kapatılmasındaki asıl amaç nedir?

    -Türkiye genelinde birçok üniversitede benzer kapatmalar yaşanırken, bu durum üniversiteler üzerinde merkezi bir baskı politikası yürütüldüğünü mü göstermektedir?”

    PİRHA/ ANKARA

  • Milletvekili Perihan Koca, kimyasal sızıntıyı Meclis gündemine taşıdı

    Milletvekili Perihan Koca, kimyasal sızıntıyı Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- DEM Parti Milletvekili Perihan Koca, Kocaeli Dilovası’nda Polisan Kimya’ya ait fabrikada yaşanan kimyasal sızıntıyı Meclis’e taşıdı. Çevre ve insan sağlığına dair etkileri sorulan olayla ilgili Bakanlığa soru önergesi verildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Polisan Kimya Fabrikası’nda 9 Eylül’de meydana gelen kimyasal sızıntıyı Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Koca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, kamuoyunun bilgilendirilmesini talep etti.

    “HALK SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDA”

    Milletvekili Koca’nın soru önergesinde, park halindeki bir tankerden Toliendi-İzosiyanat isimli, köpük yapımında kullanılan tehlikeli bir kimyasal maddenin sızdığına dikkat çekildi. Sızıntının ardından işçi sağlığı ve çevre güvenliği açısından yaşanabilecek olumsuzluklara dair sorular yöneltildi.

    Perihan Koca, önergesinde Dilovası’nın yıllardır sanayi kirliliğiyle anıldığını ve bölge halkının ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Koca, bu tür kimyasal sızıntıların sadece işçileri değil; çevre halkını da etkilediğini belirterek, etkin bir denetim ve şeffaf kamu bilgilendirmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

    “BAKANLIK SIZINTIYI TAKİP EDİYOR MU”

    Perihan Koca, önergesinde şu sorulara yanıt aradı:

    “-Dilovası’ndaki Polisan Kimya Fabrikası’nda meydana gelen sızıntının takibi bakanlığınız tarafından yapılmakta mıdır? Konu ile ilgili ne gibi önlemler alınmıştır?

    -Sızan Toliendi-İzosiyanat maddesinin insan ve çevre sağlığı üzerinde ne gibi etkileri olmuştur?

    -Bahsi geçen fabrikanın halk sağlığı ve çevre kirliliği üzerindeki olası etkileriyle ilgili bakanlığınızca yapılmış bir denetleme var mıdır? Fabrikanın faaliyetinde mevzuata aykırı bir işleyiş tespit edilmiş midir?

    -Olayla ilgili bakanlığınız tarafından başlatılmış bir soruşturma var mıdır?”

    PİRHA/ ANKARA

  • Milletvekili Perihan Koca, ÖSA tekstil işçilerinin mağduriyetini Meclis gündemine taşıdı

    Milletvekili Perihan Koca, ÖSA tekstil işçilerinin mağduriyetini Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- Mersin’in Akdeniz ilçesinde faaliyet gösteren ÖSA Güney Tekstil atölyesinde çalışan yaklaşık 120 işçinin maaşlarını alamadan patronları tarafından ortada bırakılmasına ilişkin Milletvekili Perihan Koca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na “İşçilerin hakları ne zaman korunacak?” sorusunu yöneltti.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Mersin’in Akdeniz ilçesinde bulunan ÖSA Güney Tekstil atölyesinde çalışan işçilerin üç aydır maaşlarını alamadıklarını ve patronlarının makineleri gece yarısı kaçırarak ortadan kaybolması olayını Meclis gündemine taşıdı.

    Yaklaşık 120 işçinin, maaş, tazminat ve izin haklarını alamadan işsiz bırakıldığını belirten Koca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından yanıtlanması talebiyle 5 maddelik bir soru önergesi sundu. Perihan Koca önergesinde, patronların işçileri “çek verildi, bozduramıyorum” diyerek oyaladıktan sonra, son işleri tamamlatıp gece saatlerinde atölyeyi boşaltarak kayıplara karıştığını vurguladı.

    İşçilerin aktif sigortalarının hala şirket üzerinde göründüğünü ve bu nedenle başka işlere giremediklerini, Bakanlık kanadından herhangi bir geri dönüş alamadıklarını belirten Perihan Koca, Bakanlığa şu soruları yöneltti:

    “-ÖSA Tekstil işçilerinin mağduriyetlerinin giderilmesi için bakanlığınız nezdinde herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?
    -Bakanlığınız, patronların ortadan kaybolarak işçileri mağdur etmelerine dair herhangi bir önlem almış mıdır?
    -Bu tür vakaların artması, bakanlığınızın bu tarz uygulamalara göz yummasıyla mı ilgilidir?
    -ÖSA Güney Tekstil sahiplerinin bulunması ve işçilerin haklarının teslim edilmesine dair bir adım atılmış mıdır?
    -Bakanlığınızın, işçilerin sigorta sözleşmesini feshederek işsizlik maaşına ulaşabilmeleri için bir çalışması var mıdır? Ayrıca, mağdur işçilerin şikayet dilekçelerine neden yanıt verilmemektedir?”

    PİRHA/ ANKARA

  • Perihan Koca’dan ırkçı saldırı için soru önergesi: Bu saldırı organize mi?

    Perihan Koca’dan ırkçı saldırı için soru önergesi: Bu saldırı organize mi?

    PİRHA- DEM Parti Milletvekili Perihan Koca, Mersin’de Kürt bir ailenin piknik dönüşü uğradığı ırkçı saldırıya ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Koca, saldırının organize olup olmadığının araştırılmasını ve mahalle muhtarına dair iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Mersin’in Çamlıyayla ilçesinde piknikten dönerken ırkçı saldırıya uğrayan Kürt aileyle ilgili İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. Koca, yaşanan saldırının ardından kamuoyunda oluşan tepkilere dikkat çekerek, olayın münferit olup olmadığı, soruşturmanın kapsamı ve sorumlulara yönelik adımların atılıp atılmadığı konusunda kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini vurguladı.
    Soru önergesinde İçişleri Bakanı Yerlikaya’ya şu sorular yöneltildi:

    -Mersin’in Çamlıyayla ilçesinde yaşanan ırkçı saldırıya dair bakanlığınız tarafından yürütülen bir soruşturma var mıdır?
    -Saldırıya karıştığı iddia edilen mahalle muhtarı hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır?
    -Olayın organize bir saldırı olup olmadığına ilişkin bir inceleme yürütülmekte midir?
    -Anadillerini konuşan yurttaşlara yönelik artan baskı ortamı, bakanlığınızın müdahalede yetersiz kalmasından mı kaynaklanmaktadır? Bu baskıyı önlemeye dönük herhangi bir önleminiz var mıdır?
    -Irkçı saldırıların faillerinin cezasız kalması, bu tür olayların tekrarını teşvik etmektedir. Bu durumun önüne geçmek için cezai yaptırımlar içeren yeni bir yasal düzenleme yapmayı planlıyor musunuz?

    “CEZASIZLIK KÜLTÜRÜ SON BULMALI”

    Perihan Koca, önergesinin gerekçesinde ırkçı saldırıların sistematik bir hal aldığına ve faillerin çoğu zaman ceza almadan kurtulduğuna dikkat çekerek, “Bu cezasızlık kültürü saldırganlara cesaret vermekte, toplumsal barışı tehdit etmektedir. Devletin görevi yurttaşlarının dilini, kimliğini, kültürünü korumaktır. Kürtçe konuşan insanların hedef haline gelmesini önlemek için etkili yasal ve idari adımlar atılmalıdır” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ ANKARA

    İLGİLİ HABER:

    -Mersin’deki ırkçı saldırıda gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

  • Perihan Koca Dörtyol’dan seslendi: Halkın iklim yasası TBMM’ye getirilmeli- VİDEO

    Perihan Koca Dörtyol’dan seslendi: Halkın iklim yasası TBMM’ye getirilmeli- VİDEO

    PİRHA- Hatay Dörtyol’da çıkan orman yangınını yerinde inceleyen DEM Parti Milletvekili Perihan Koca, müdahalenin geç yapıldığını belirterek, halkın iklim yasasının Meclis’e getirilmesi çağrısında bulundu. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Perihan Koca, beraberindeki heyetle birlikte Hatay’ın Dörtyol ilçesinde çıkan ve yerleşim yerlerini tehdit eden orman yangınlarına ilişkin bölgede incelemelerde bulundu. Yangının dün akşam saatlerinde başladığını hatırlatan Koca, sabah saatleri itibarıyla büyük ölçüde kontrol altına alındığını ancak riskin halen sürdüğünü söyledi.

    “MÜDAHALELER YETERSİZ”

    Perihan Koca, “ Yüzde 90 oranında yangına müdahale edildiğini öğrendik. Ancak ne yazık ki rüzgarın etkisiyle yangının başka bölgelere sıçrama riski hala devam ediyor. Bu nedenle hem ekiplerin müdahalesi hem de kamuoyunun dikkati elzem” dedi.

    Bölgede yürütülen tahliye çalışmalarına da değinen Koca, ciddi bir nüfusun güvenlik nedeniyle yaylalardan uzaklaştırıldığını belirterek şunları söyledi:

    “Aldığımız bilgilere göre 9 yaylada tahliye işlemleri başlatılmış ve toplamda bin 870 insanımız bulundukları yerlerden uzaklaştırılmış durumda. Kimi zehirlenme vakalarının da yaşandığını öğrendik. Tüm bu gelişmeler, bize bir kez daha gösteriyor ki, ne yazık ki bu yangına da geç müdahale edilmiştir. Tıpkı ülkenin dört bir yanında olduğu gibi.”

    “ACİL EYLEM PLANI ŞART”

    Koca, Türkiye genelinde art arda çıkan orman yangınlarının tesadüf olmadığını, bu durumun iklim krizi ve sermaye kaynaklı doğa tahribatıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. Sorunun yalnızca yangın söndürmeyle değil, köklü bir anlayış değişikliğiyle çözülebileceğini belirtti. Koca, “İklim değişikliğiyle birlikte yangınların sıklığı ve şiddeti artmış durumda. Memleketimiz bugün, geldiğimiz noktada bir yangın yerine, bir ateş çemberine dönüşmüş durumda. Bu bir rastlantı değil. Sermaye projeleri nedeniyle topraklarımız ne yazık ki kundaklanıyor. Ormanlar, yaylalar, vadiler göz göre göre yok ediliyor. Bu durum karşısında hâlâ kapsamlı bir iklim politikası oluşturulmamış olması kabul edilemez” diye konuştu.

    Yaşanan yangınlara karşı önleyici ve koruyucu tedbirlerin hem merkezi hem yerel düzeyde gündeme alınması gerektiğini vurgulayan Milletvekili Koca, Meclis’e çağrıda bulundu:

    “Doğayı, yaşamı, insanı merkeze alan bir halkçı ekolojik perspektifle hareket edilmesi gerekiyor. Acil eylem planları oluşturulmalı. Bu yalnızca geçici bir müdahale meselesi değil; bütünsel bir yaklaşım gerektiriyor. Buradan, yangın bölgesinden bir kez daha ifade ediyoruz; halkın iklim kanunu derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilmelidir.”

    PİRHA/ HATAY

  • ‘Üçüncü dünya savaşının arifesindeyiz, enternasyonalist barış hareketine ihtiyacımız var’-VİDEO

    ‘Üçüncü dünya savaşının arifesindeyiz, enternasyonalist barış hareketine ihtiyacımız var’-VİDEO

    PİRHA-Hatay’ın Samandağ ilçesinde düzenlenen kitap fuarında “Zamanların en iyisinde, zamanların en kötüsünde” başlığıyla panel düzenlendi. Üçüncü dünya savaşının arifesinde olduklarını belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Böylesi bir zamanda bizim sınırları tanımayan, sınırları görmeyen enternasyonalist, güçlü bir barış hareketine ihtiyacımız olduğunun altını özellikle çiziyoruz” dedi.

    Hatay’ın Samandağ ilçesinde düzenlenen kitap fuarında “Zamanların en iyisinde, zamanların en kötüsünde” başlığıyla yapılan panele; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Türkiye İşçi Parti (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca konuşmacı olarak katıldı.

    “GÜÇLÜ BİR BARIŞ HAREKETİNE İHTİYACIMIZ VAR”

    Üçüncü dünya savaşının arifesinde olduklarını belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Kocaman bir bölgenin, birçok ülkenin etkileneceğini biliyoruz. Böylesi bir zamanda bizim sınırları tanımayan, sınırları görmeyen enternasyonalist, güçlü bir barış hareketine ihtiyacımız olduğunun altını özellikle çiziyoruz. Bu mücadeleyi kendi ülkemizin sınırlarından başlatmak durumundayız. Türkiye’nin her anlamıyla halklar arasında birlik, beraberlik ve dayanışmayı güçlendirmesi 86 milyon yurttaşımızın eşit yurttaşlık hakkı temelinde Türkiye’de yaşam yaşayabilmesi demek, Türkiye’nin her anlamda Türkiye halklarının önünün açık olması demek” dedi.

    “YARGI BAĞIMSIZ DEĞİL”

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş da Türkiye’de en zengin 108 kişinin servetine işaret ederek, halkın bunlara çalıştığını ve giderek daha da yoksullaştığını vurguladı. AKP’yi “yabancı” olarak tabir eden Baş, ülkede yaşanan hukuksuzluklara değindi ve yargının bağımsız olmadığını sözlerine ekleyerek, “Bu zamanların en kötüsü hep beraber bitireceğiz” diye belirtti.

    “FAŞİZMİ İNŞA ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Türkiye Cumhuriyeti’nde memleketin bir karanlık tarafı var. Bize faşizme boyun eğdirmeye çalışıyorlar. Diğer tarafıyla da memleketin aydınlık bir yüzü de var. İşte çıkış orada. Dünyada ateş çemberinin, ölüm çemberinin tam ortasında bulunuyoruz. Bu kanlı savaştan Türkiye siyasi iktidarı da azade değil. Siyasi iktidar faşizmi tahkim etmeye çalışırken, alt emperyal güç olmaya çalışıyor. Suriye’de aktör olmaya çalışıyorlar. Siyasi iktidar toplumun rızası olmamasına rağmen bütün kurumlarıyla faşizmi inşa etmeye çalışıyor. Şu anda bir yasasızlık hükmü içerisindeyiz. Devletin kaynaklarını kullanarak muhalefeti dizayn etmeye çalışıyorlar.”

    PİRHA/HATAY

  • Deniz Poyraz Mersin’de anıldı: Sözümüz, onurlu bir barışın tesisi- VİDEO

    Deniz Poyraz Mersin’de anıldı: Sözümüz, onurlu bir barışın tesisi- VİDEO

    PİRHA- HDP İzmir İl Örgütü binasına yönelik saldırıda katledilen Deniz Poyraz, ölümünün 4. yılında Mersin’de anıldı. Anmada, “Deniz Poyraz ve Türkiye halklarına sözümüz; bu topraklarda onurlu bir barışın tesis edilmesidir” mesajı verildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına 17 Haziran 2021’de Onur Gencer isimli failin gerçekleştirdiği saldırıda katledilen Deniz Poyraz, ölümünün dördüncü yılında Mersin’de anıldı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Örgütü tarafından parti binası önünde yapılan basın açıklamasına DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Barış Anneleri, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “Deniz Poyraz ölümsüzdür” yazılı pankartın açıldığı açıklamada “Jin, jiyan, azadi”, “Deniz Poyraz ölümsüzdür” sloganları atıldı. Basın metnini DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş okudu.

    “TETİĞİ ÇEKEN EL YALNIZ DEĞİLDİ”

    Deniz Poyraz’ın katledilmesini Kürt kadın mücadelesine ve halkların birlikteliğine yönelik sistematik bir saldırı olarak niteleyen Bedriye Kuş, “Biz biliyoruz ki o tetiği çeken parmak bu düzende yalnız değildi. O el, yıllardır Kürt halkına, kadınlara, muhaliflere ve devrimcilere yöneltilen inkarın, asimilasyonun ve şiddetin uzantısıdır. Deniz’i hedef haline getiren, cezasızlığı teşvik eden, nefret dilini körükleyen, saldırganın sırtını sıvazlayarak büyüten bu rejimdir” dedi.

    Deniz Poyraz’ın katledilmesinin ardından yürütülen yargı sürecinin adaletsiz bir biçimde yürütüldüğünü dile getiren Bedriye Kuş; yalnızca katilin ceza almasının yeterli olmadığını, azmettiricilerin de yargılanması gerektiğinin altını çizdi.

    “POLİTİK BİR CİNAYET”

    Açıklamadan sonra konuşan DEM Parti Milletvekili Perihan Koca, Deniz Poyraz’ın politik bir cinayetle hayattan koparıldığını söyleyerek, “Bu kan ve katliam hukuku ancak halkların güçlü bir barış mücadelesiyle durdurulabilir. Demokratik bir cumhuriyetin inşasıyla yeni bir toplum taçlanabilir. O yüzden bugün Deniz Poyraz yoldaşımıza, Fehime anneye, Barış Anneleri’ne ve Türkiye halklarına sözümüz onurlu bir barışın tesis edilmesi olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Açıklama, slogan ve zılgıtlar eşliğinde son buldu.

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti’li Perihan Koca taciz iddialarını Meclis’e taşıdı

    DEM Parti’li Perihan Koca taciz iddialarını Meclis’e taşıdı

    PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Mersin Üniversitesi’nde görevli bir akademisyenin öğrencileri taciz ettiği iddialarını Meclis’e taşıdı. Koca, “Taciz iddiaları görmezden gelinemez, kamuoyu bu konuda bilgilendirilmeli ve gerekli adımlar atılmalıdır” dedi.

    İddialara göre, Mersin Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. M.G.’nin uzun süredir derslerine girdiği çok sayıda kadın öğrenci tarafından tacizle suçlandığı belirtildi. Aynı zamanda, söz konusu akademisyenin defalarca üniversite yönetimine şikayet edildiği, ancak bu şikayetlerin sonuçsuz kaldığı ifade edildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin‘in cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.

    Önergede şu sorular yer aldı:

    “1. Bakanlığınız Mersin Üniversitesi’ndeki taciz iddialarından haberdar mıdır?

    2. Mersin Üniversitesi’ndeki taciz iddialarıyla ilgili adı geçen akademisyenle ilgili bugüne dek herhangi bir soruşturma yürütülmüş müdür? Bu soruşturmalar sonucunda bahsi geçen akademisyene yönelik herhangi bir yaptırım kararı alınmış mıdır?

    3. Hakkında birçok taciz iddiası bulunan bir kişinin Meslek Yüksekokulu’na müdür olarak atanmasının gerekçesi nedir? İsmi geçen kişi hangi kriterler kapsamında müdür olarak atanmıştır?

    “TACİZ SUÇLARINDA KURUMSAL SESSİZLİK KABUL EDİLEMEZ”

    DEM Parti’li Koca, yaptığı yazılı açıklamada, “Kadın öğrencilerin güvenliği ve eğitim hakları tehdit altındayken üniversite yönetimlerinin ve ilgili kurumların sessiz kalması kabul edilemez. Taciz iddiaları görmezden gelinemez, kamuoyu bu konuda bilgilendirilmeli ve gerekli adımlar atılmalıdır” dedi.

    Koca ayrıca, üniversitelerdeki benzer vakaların üzerinin sıklıkla örtülmeye çalışıldığını ve bu durumun sistematik bir soruna işaret ettiğini vurgulayarak, akademik kurumlarda şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin işletilmesi gerektiğini belirtti.

    PİRHA/ ANKARA

     

  • Alevi kız çocuğu Nina’dan mektup: Dünya yaşamak isteyen küçük bir Alevi kızı hatırlar mı?

    Alevi kız çocuğu Nina’dan mektup: Dünya yaşamak isteyen küçük bir Alevi kızı hatırlar mı?

    PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Suriye’de 10 yaşındaki Alevi kız çocuğu Nina’nın mektubunu paylaştı. Nina mektubunda, “Lütfen dünyanın bizi unutmasına izin vermeyin. Eğer yarın tamamen kaybolursam, dünya yaşamak isteyen küçük bir Alevi kızı hatırlar mı?” dedi. 

    Suriye’nin batısındaki Lazkiye, Dera, Humus ve Tartus kentlerinde HTŞ’ye bağlı gruplar, SMO ve IŞİD’in, Alevileri hedef aldığı saldırılarda binlerce sivil katledildi. Bu saldırılardan en çok etkilenen kesim ise kadınlar ve çocuklar oldu.

    Soykırım saldırıları devam ederken, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Suriye’de yaşayan 10 yaşındaki Alevi kız çocuğu Nina’nın mektubunu sosyal medya hesabından paylaştı. 

    “DÜNYANIN BİZİ UNUTMASINA İZİN VERMEYİN”

    Alevi kız çocuğunun mektubunda şu ifadeler yer aldı:

    “Merhaba, benim adım Nina. 10 yaşındayım ve Batı Suriye’den bir Alevi kızıyım. Her gece uyurken, ‘İnşallah evim yarın da yerinde olacak’ diyorum. Bizim gitmemizi istiyorlar. Ama HAYIR, çünkü babamın bana şarkı söylediği yer burası, ilk yürüyüşümü yaptığım yer de burası ve burası. Lütfen dünyanın bizi unutmasına izin vermeyin. Eğer yarın tamamen kaybolursam, dünya yaşamak isteyen küçük bir Alevi kızı hatırlar mı?”

    (HABER MERKEZİ)

  • İsrail’e silah taşıyan gemi Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    İsrail’e silah taşıyan gemi Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    PİRHA- İsrail’e savaş mühimmatı taşıyan geminin Mersin Limanı’na gelmesini protesto eden Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, “Nexoe Maersk isimli gemi, emperyalist ABD’nin savaş stratejisinin ve Siyonist İsrail’in katliam politikalarının bir parçasıdır. Mersin Limanı savaşın değil, barışın limanı olmalıdır” dedi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Amerika’dan İsrail’e giden, F-35 parçaları ve savaş mühimmatı taşıyan Nexoe Maersk isimli geminin Mersin Liman’ına gelmesini protesto etti. Mersin International Port (MIP) kapısı önünde yapılan basın açıklamasında “Bizim denizler soykırıma izin vermeyecek, Filistin’deki soykırımı durdurun” yazılı pankart açıldı ve sık sık “Katil İsrail Mersin’den defol”, “Denizden nehire özgür Filistin” sloganları atıldı.

    Basın açıklamasını Platform Dönem Sözcüsü BES Şube Başkanı Kemal Göçmen okudu.

    “TÜRKİYE SİLAH TAŞIMACILIĞININ DURAĞI HALİNE GELMİŞ”

    Kemal Göçmen, geminin taşıdığı silahların Filistin halkını katleden silahlar olduğunu belirterek, “Bugün Mersin Limanı’na yanaşması beklenen Nexoe Maersk isimli gemi, emperyalist ABD’nin savaş stratejisinin ve Siyonist İsrail’in katliam politikalarının bir parçası olarak ülkemiz limanlarını kullanacağı haberini öğrendik. Bu geminin taşıdığı F-35 parçaları, Filistin halkına karşı yürütülen saldırıların bir parçası olduğunu biliyoruz. Geminin Haifa Limanı’ndan Mersin’e boş dönmesi, bu silahların teslim edildiğini ve Türkiye’nin bu taşımacılıkta lojistik bir ara durak haline getirildiğini gösteriyor” dedi.

    “Türkiye limanları, halkların katledildiği savaşların sevkiyat noktası olamaz, olmamalı! Mersin Limanı savaşın değil, barışın limanı olmalıdır” diyen Göçmen, tüm kamuoyunu bu sevkiyatın durdurulması için ses çıkarmaya çağırdı.

    “İSRAİL’LE TÜM ANLAŞMALARA SON VERİLSİN”

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “Bu soykırım gemisi sadece 7 Ekim 2023’ten ekim 2024’e kadar 2 bin 500 kez soykırıma mühimmat taşımış durumda. Soykırım gemisinin taşıdığı silah, taşıdığı ölüm ortada. Saray rejimine sesleniyoruz; bize hamasi nutuklar çekmekten vazgeçin. Eğer bu söylemde samimiyseniz İsrail ile bütün anlaşmalara son verin. İş birliğinizi gizli anlaşmalarla bizlere yediremeyeceksiniz” sözlerini kullandı.

    EMEP İl Başkanı Sedat Başkavak, 2024’ün Kasım ayında Mersin Limanı’ndan İsrail’e savaş mühimmatları gönderildiğini hatırlatarak, “Aynı dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İsrail’e terör devleti diyordu. Terör devleti dediği bir ülkeye silah taşıyan gönderen bir siyasi iktidarın Filistin halkının yanında olması mümkün müdür? AKP iktidarı ve onun gibiler emperyalizme secde ediyor” diye konuştu.

    TİP İl Başkanı Ahmet Paket, silah parçaları taşıyan gemiye ambargo uygulanması gerektiğini ifade etti.

    Son olarak Devrimci Parti İl Yöneticisi İsmet Akdağ, “AKP ilk iktidara geldiğinde Irak’a savaş mühimmatlarının limandan gönderilmesine Meclis’te onay çıkmamıştı. Bu liman özelleştirildikten sonra silahların, savaş mühimmatlarının bu limanlardan çok rahat bir şekilde taşındığını görüyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Perihan Koca: Mağaracık’ta ağaçları düşmanca söken anlayışla mücadele edeceğiz- VİDEO

    Perihan Koca: Mağaracık’ta ağaçları düşmanca söken anlayışla mücadele edeceğiz- VİDEO

    PİRHA- Samandağ’da tapulu arazilerinin gasp edilmesine karşı direniş başlatan yurttaşları ziyaret eden Milletvekili Perihan Koca, “Çok sayıda ağaç düşmanca sökülmüş. Bu yağmanın ve zulmün karşısında Samandağ Mağaracık halkıyla omuz omuza olacağız” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Hatay’ın Samandağ ilçesinin Mağaracık ve Hıdırbey mahallelerinde ‘acele kamulaştırma’ gerekçesiyle halkın tarım arazilerinin talan edilmesi üzerine yurttaşları ziyaret etti.

    Samandağ ziyareti esnasında iş makinelerince tahrip edilen bahçeleri gezen Koca, ardından da direniş çadırını ziyaret etti. Başlatılan direnişe destek verdiklerini belirten Koca, “Hatay Samandağ Mağaracık köyünde, afet konutu inşaatları kapsamında kamulaştırma adı altında el koyulan tapulu tarım arazilerine iş makinelerinin girip ağaçları katlettiği yerdeyiz. Üzerinde zeytin ve narenciye ağaçlarının bulunduğu arazilerde çok sayıda ağaç düşmanca sökülmüş. Depremzedeler ‘Önce deprem vurdu şimdi iktidar vuruyor’ diyor. Hatay’da depremzedenin çilesi de mücadelesi de bitmiyor! Bu yağmanın ve zulmün karşısında Samandağ Mağaracık halkıyla omuz omuza olacağız” diye konuştu.

    PİRHA/ HATAY

  • DEM Parti’li Perihan Koca: Soykırım uygulanarak Aleviler Suriye haritasından silinmek isteniyor-VİDEO

    DEM Parti’li Perihan Koca: Soykırım uygulanarak Aleviler Suriye haritasından silinmek isteniyor-VİDEO

    PİRHA- Suriye’de Alevi soykırımının, kadınlara yönelik istismar ve işkencenin devam ettiğini vurgulayan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “Alevi kadınlar işkence görüyor, istismara uğruyor ve öldürülüyor. HTŞ ve SMO çeteleri, soykırım pratiğiyle Alevileri Suriye haritasından silinmek istiyor. Buna karşı sesimizi yükseltelim” çağrısında bulundu.

    Suriye’nin batısındaki Lazkiye, Dera, Humus ve Tartus kentlerinde HTŞ’ye bağlı gruplar, SMO ve IŞİD’in, Alevileri hedef aldığı saldırılarda binlerce sivil katledildi, binlercesi ise alıkonuldu veya yerlerinden edildi. Bu saldırılardan en çok etkilenen kesim ise kadınlar ve çocuklar oldu. Soykırım saldırıları devam ederken son bir ayda çok sayıda kadın, çeteler tarafından kaçırıldı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Suriye’de yaşanan Alevi katliamını ve kadınların kaçırılmasını, istismara uğramasını ve katledilmesine dair konuştu.

    Suriye’de Alevi soykırımının, kadınlara yönelik istismar ve işkence ile devam ettiğini vurgulayan Perihan Koca, “HTŞ ve SMO tarafından Alevilere yönelik katliamlar durmaksızın devam ediyor. Suriye’nin Netanyahu’su olan Colani öncülüğündeki cihatçı çeteler kadınlara, çocuklara saldırmaya devam ediyor. Alevi bölgelerinde korkunç bir şiddet ve kıyım politikası güdülüyor. Aleviler kıyım ve sürgün kıskacına alınıyorlar” dedi.

    “ALEVİ KADINLAR İŞKENCE GÖRÜYORLAR, İSTİSMARA UĞRUYOR VE ÖLDÜRÜLÜYORLAR”

    Alevi kadınların sistematik olarak kaçırıldığını belirten Perihan Koca, “Alevi kadınlar işkence görüyorlar, istismara uğruyor ve öldürülüyorlar. Bazılarının bedeni günler sonra bulunuyor ve çoğu hala kayıp. Her gün kayıp çocuklar ve kadınlar listesinin uzayıp gittiğini görüyoruz. Dünyada bunun verileri ve çalışmaları yapılıyor” diye konuştu.

    “KADIN BAKAN ATAYARAK VAHŞETİN ÜSTÜNÜ KAPATMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, dünya ülkelerinin yaşananlar karşısındaki sessizliğine dikkat çekerek, şunları ifade etti:

    “Alevi kadınlar, kadın kimliği üzerinden zulme ve işkenceye uğruyorlar. En son İnsan Hakları Gözlemevinin (SHOR) yaptığı raporlar bu bir kez daha teyit edildi. Bu rapora göre Lazkiye, Hama ve Humus’ta toplu mezarlar, toplu infazların olduğunu ortaya koyuyor.

    HTŞ çeteleri, soykırım pratiğiyle Alevileri Suriye haritasından silinmek istiyor. Geçtiğimiz hafta 24 bakanlı yeni Suriye kabinesi açıklandı. Belirlenen kabineyle HTŞ, makyajlanmaya çalışıldı. Batılı güçlerle kol kola bir pi-ar çalışması yapıldı. Özetle kabinenin tek kadın bakanı üzerinden kadın katliamı ve kaçırılmalarının üzerinin örtülmeye çalışıldığını görüyoruz. Dünya ve Türkiye kamuoyunda Hind Kabawat, Hristiyan, feminist, kadın hakları ve LGBTİ+ savunucusu kimliğiyle biliniyor ve buna yönelikte bir propaganda yapılıyor. Aslında yapılmak istenen kadınlara yönelik vahşetin üstünü kapatılıp, pazarlanmaya çalışılıyor. Suriye’deki yada El Cezire gibi kanallara baktığımızda bu propagandanın nasıl pohpohlandığını görmek mümkün. NATO yetiştirmesi Hind Kabawat, cihatçı Nusra yetiştirmesi El Kaide kalıntılarıyla bu süreçte yürüyor.”

    “KATLİAMI DURDURALIM”

    Suriye ve Türkiye’deki Aleviler olmak üzere dünyadaki Aleviler ve demokrasi güçlerinin Suriye’deki kadın katliamına karşı ses yükselttiğini dile getiren Perihan Koca, “Alevi soykırımının durmasına yönelik bir çalışma yapıyoruz. Bu anlamıyla Suriye Kadın Meclisi’nin çağrıları da önemli. Anayasaya dair deklarasyonunu açıkladıktan sonra bir toplantısını gerçekleştirdi. Daha önce HTŞ’nin açıkladığı kadın halklar, inançlar düşmanı anayasayı tanımadıklarını, Suriye’nin zenginliğine uygun olmadığını açıklamışlardı. Bugünde katliamlara karşı ses verme çağrısında bulundular. Bizlerde Suriye’de Alevi katliamının, kadınlara yönelik işkencenin, istismarın durması için, yeni bir inşa olacaksa kadınların bu inşanın inisiyatif mercilerinde bulunmasını buradan bir kez daha ifade ediyoruz. Dünyanın gözü önünde yaşanan bu vahşete karşı hep beraber ses verelim, katliamı durduralım” şeklinde ifade etti.

    PİRHA/MERSİN

  • Milletvekili Perihan Koca cezaevlerindeki kötü muameleyi Bakan Yerlikaya’ya sordu

    Milletvekili Perihan Koca cezaevlerindeki kötü muameleyi Bakan Yerlikaya’ya sordu

    PİRHA- DEM Parti Milletvekili Perihan Koca, protestolarda yaşanan işkence ve cezaevlerindeki kötü muameleye dair İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soru önergesi vererek, “Protestolarda şu ana dek tutuklanan yurttaşlarımıza yönelik işkence ve cinsel taciz iddiaları ile ilgili bakanlığınızın bir incelemesi var mıdır?” diyerek yanıtlanmasını istedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, ülke genelinde yapılan protestolarda tutuklanan yurttaşların yaşadığı hak ihallerine ilişkin soru önergesi verdi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya‘nın cevaplaması istemiyle verilen soru önergesinde polis şiddetine, gözaltı sürecinde yaşanan hukuksuzluklara ve cezaevinde yaşanan hak ihlallerine değinildi.

    CEZAEVLERİNDE KÖTÜ MUAMELE

    Yapılan protestolarda 301 kişinin tutuklandığını hatırlatan Perihan Koca, bu yurttaşların gözaltındayken darp edildiğini, işkenceye maruz kaldığını, ters kelepçeyle saatlerce bekletildiğini ve nakledildikleri cezaevlerinde de kötü muameleye maruz kaldıklarını kaydetti.

    Perihan Koca, cezaevlerinde yaşanan kötü muameleye ilişkin şunları ifade etti:

    “Cezaevlerinde yeterli yatak bulunmamasından ötürü tutukluların yerlerde battaniyelerde yattıkları, cinayet zanlıları ile aynı koğuşları paylaştıkları ve koğuşlarda adli tutuklular tarafından baskı gördükleri ifade edilmiştir. Gittikleri eylemlerden gözaltına alınan yurttaşların cezaevine yalnızca üzerlerindeki kıyafetlerle gönderildikleri, yakınlarının göndermek istedikleri para, kıyafet ve kitapların bayram tatili gerekçe gösterilerek reddedildiği aktarılmıştır.

    Tutuklu yurttaşların tatil süresince tek öğünle beslendikleri ifade edilirken, yaklaşan sınavlar öncesi ders çalışmak için talep edilen kitapların da geri çevrildiği belirtilmiştir. Emniyette günlerce süren gözaltı süreçlerinde kadınların regl oldukları ancak ihtiyaç duydukları hijyenik pedin kendilerine verilmediği, günlerce hijyen ürünleri olmadan gözaltında kaldıkları aktarılırken darp sonrası kolundaki platini çıkan, kaburgası kırılan kimi yurttaşların hastaneye sevk edilmek yerine tutuklandıkları baro yetkilileri tarafından ifade edilmiştir. İzmir Menemen T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan yurttaşların da ayakta sayım dayatmasını kabul etmedikleri için infaz koruma memurlarının fiziksel şiddetine maruz kaldıkları avukat görüşmelerinde rapor edilmiştir.”

    Perihan Koca, bu bağlamda şu soruların yanıtlanmasını istedi:

    “-Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla başlayan protestolarda şu ana dek tutuklanan yurttaşlarımıza yönelik işkence ve cinsel taciz iddiaları ile ilgili bakanlığınızın bir incelemesi var mıdır? Bu bağlamda soruşturmaya tabi tutulan emniyet personeli var mıdır? Şu ana dek söz konusu iddialarla ilgili kaç emniyet personeline yönelik soruşturma başlatılmıştır?

    – Sokak ortasında, gözaltı ve cezaevi aşamasında işkence ve kötü muamele suçlarını işleyen kolluk kuvvetlerinin tespiti için herhangi bir tahkikat başlatılmış mıdır? Sokaklarda, gözaltı araçlarında, adliyelerde kask numarası bulunmayan ve tespit edilmemek için yüzünü kapatan kolluk kuvvetlerinin tespiti için herhangi bir tahkikat başlatılmış mıdır?

    19 Mart 2025 tarihinden itibaren yapılan protestolara polisin göz yaşartıcı kimyasal gaz ve tazyikli su kullanarak müdahale edildiği görülmüştür. Bakanlığınız, anayasal haklar olan gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan yurttaşlara karşı bu envanterin kullanılmasıyla ilgili emniyet müdürlüklerine herhangi bir yetki vermiş midir?”

    PİRHA/ ANKARA

  • DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca: Tutuklamalarla batan geminizi kurtaramayacaksınız!-VİDEO

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca: Tutuklamalarla batan geminizi kurtaramayacaksınız!-VİDEO

    PİRHA- İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestolara dair Meclis’te konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “Halkları birbirine kırdırmaya çalışanlara, iç savaştan medet umanlara karşı halkın kader birliğini, bir halk seferberliğini oluşturma vaktidir. Kürtlerle Türklerin, Alevilerle Sünnilerin, işçi sınıfıyla halkların kader birliği demokratik bir yaşam için onurlu bir barış için tek yoldur tek seçenektir” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Meclis’te İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestolara dair konuştu.

    Perihan Koca, “Ateşten Günleri yaşıyoruz ama biliyoruz ki; bu ‘Ateşten Günler’ gökten zembille inmedi” diyerek şunları ifade etti:

    “23 yıllık suç iktidarının gerek siyasal olarak gerekse de ekonomik olarak inşa ettiği Faşist bir darbe süreci içerisindeyiz. Ve Öyle 19 Martla başlayan, İmamoğlu tutuklamasıyla başlamış bir darbe süreci değil bu. 2015 7 Haziran seçimlerinde iktidar ağır yenilgi yaşadı. Ve ardından kayyımlarla kumpas davalarıyla tutuklamalarla baskı şiddet politikalarıyla ilerletilen bir darbeler silsilesinin içerisine girdik. Bu anlamıyla karşımızda bir faşizm yürüyüşü var ve bu yürüyüşün son halkası Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanma süreci oldu. Bu saldırı hamlesiyle halkımızın birikmiş tüm sorunları patlak vererek sokakla bir halk isyanıyla buluştu.

    Bu ülkede demokrasi hukuk bir yana bir anayasasızlık hali bir düşmanlık hukukuyla yönetme hali var. Başımızda hiçbir meşruiyeti olmayan bir suç çetesi var. Açıkça halkla savaş açan bu halk düşmanları sokaklarda demokratik haklarına sahip çıkan, bir yurttaş hakkı olan direnme hakkını kullanan halka karşı şiddet uyguluyor.

    BU HALK BU OYUNU BOZAR

    İktidar bir yandan halk iradesine darbe yaparak halkın sinir uçlarıyla oynuyor. Diğer yandan halkı yoksullaştıran ekonomik programını tam gaz uygulamaya devam ediyor. Ekonomik olarak çok ağır sonuçları olacağını bile bile zaten kırılgan olan ekonominin tamamen çökmesi için bilerek provokasyon örgütleniyor. Rejimi daha fazla otoriterleştirmek, halkın belini daha fazla bükmek, kurumları tamamen çökertmek, halkı açlık ve yoksullukla terbiye etmek gibi amaçlar güderek ekonomi çöktürülüyor. Bunun başka bir izahı yok.

    Bir yılda halkın iliğini kemiğini sömüre sömüre biriktirilen döviz rezervleri Erdoğan’ın diktatörlük hevesleri için 6 günde eritildi. Bunun bedelini TÜSİAD, MÜSİAD, TUSKON ödemeyecek. Bunun bedelini sanayi ve ticaret erbabı ödemeyecek. Bunun bedelini bin odalı sarayda şatafatlı bir yaşam sürenler, ayrıcalıklı yaşamlarından tasarruf yapmayanlar ödemeyecek. Bunun bedelini işçilere, emekçilere, yoksullara ödetmeye çalışacaklar. Çünkü onlar için hava hoş. Onların cebinden bir şey çıkmayacağı gibi akıllarınca ekonomik olarak diz çöktürdükleri halkı kendilerine tabi kılacaklar. Ancak bu halk bu oyunu bozar. Sokaklara dökülen milyonlarca yurttaşımız ne Erdoğan’ın siyasal ihtiraslarının ne de ekonomik çöktürme planlarının kendilerine pay edilmesine rıza göstermiyorlar. İşte sokaklar bu yüzden dolu.

    DEMOKRATİKLEŞME SORUNUDUR

    İktidar ekonomide ve siyasette yürüttüğü şok darbeleriyle tam bir faşizm denemesi yapıyor. Artık yeni bir aşamadayız ve darbe pratiği ile halk direnişini bir arada gideceği özel bir mücadele sürecinin içine girmiş bulunuyoruz. Görüldüğü gibi halk güçleri sokaklarda Ekrem İmamoğlu ve CHP’yi aşan bir içerikle sokaklarda mücadele veriyor. Bu direniş dalgası hızla kendi içeriğini oluşturarak genel bir isyan halini almıştır. Mesele artık yalnızca seçme ve seçilme hakkı değil, bir demokratikleşme sorunudur. Mesele halkı koruyacak, haklarını güvence altına alacak bir anayasasızlık iklimidir. Bugün halkın İsyanı, rejime karşı topyekûn direniş boyutuna varmıştır. Çünkü bu rejimin halka verecek hiçbir şeyi yoktur.

    TUTUKLAMALARLA BATAN GEMİNİZİ KURTARAMAYACAKSINIZ!

    İktidar sokağa çıkan halkın direnişini cezalandırmak istiyor. Nitekim dünkü tutuklama furyasıyla bu adımlarını sert bir şekilde görmüş bulunmaktayız. An itibariyle yüzlerce kişi tutuklandı, yüzlercesi de saraydan gelecek talimatlara göre tutuklanmayı bekliyor. Ancak buradan ifade edelim halkın iradesini cadı avlarıyla bastıramayacaksınız. Tutuklamalarla batan geminizi kurtaramayacaksınız!

    Öte yandan halkımızı halkın isyanına leke sürmek isteyen provakasyonlara karşı uyarmak istiyorum. İktidarın Goebbles çakması İletişim Daire Başkanlığı tarafından üretilen yalan ve manipülasyonlara karşı da halkımızı uyanık olmaya davet ediyorum.

    KÜRT HALKININ DEĞERLERİNE VURARAK HALKLAR ARASINA NİFAK SOKUYORLAR

    Aynı provakasyon zemini bugün AKP’nin ekmeğine yağ süren, AKP’ye baston değneği olan bir şekilde ZAFER Partisi ve türevleri gibi tetikçi aparatlar tarafından da tezgahlanıyor. Bakın aynı provakasyonlar bugün halkları birbirine kırdıtmaktan meden uman bir provakasyon zeminiyle devreye sokuluyor, bölücülük yapıyor. Özellikle Kürt halkının değerlerine vurarak halklar arasına nifak sokuyorlar, halk isyanını kirletiyorlar ve Erdoğan’a ve saraya hizmet ediyorlar. Aynı şekilde Kürt halkının renklerine kimliğine paçavra diyerek, dilinden şer akan dilinden nefret akan, kendi kişisel ikballeri için bu memlekette kumar oynayanlar. Kendi siyasi ikballeri halkın isyanına nifak sokan bu politikaların sökmeyeceğini buradan bir kez daha ifade edelim.

    UMUT HALKIN MEŞRU VE HAKLI İSYANINDADIR

    Bunca zulmün şiddetin yalanın dolanın içinde umut halkın meşru ve haklı isyanındadır. Karşımızdaki darbe mekaniğini parçalayacak tek güç halkın direnişinde, birlikte mücadelesindedir.

    Biliyoruz ki; darbeler de faşizm de seçim aritmetiğine sığmaz. O yüzden kurtuluş sandıkta değil sokaktadır. Bugün o yüzden halkları birbirine kırdırmaya çalışanlara, iç savaştan medet umanlara karşı halkın kader birliğini, bir halk seferberliğini oluşturma vaktidir. Kürtlerle Türklerin, Alevilerle Sünnilerin, işçi sınıfıyla halkların kader birliği demokratik bir yaşam için nurlu bir barış için tek yoldur tek seçenektir.”

    PİRHA/ANKARA

  • DEM Parti Mersin Kadın Meclisi, kadın işçileri ziyaret etti- VİDEO

    DEM Parti Mersin Kadın Meclisi, kadın işçileri ziyaret etti- VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Mersin Kadın Meclisi, 8 Mart etkinlikleri kapsamında Hal Kompleksi’nde çalışan kadın işçileri ziyaret etti. Kadınların sorunlarının dinlendiği ziyarette, 8 Mart’ta sokaklarda ve alanlarda olma çağrısı yapıldı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Akdeniz ilçesinde bulunan Mersin Sebze ve Meyve Hal Kompleksi’nde çalışan kadın işçileri ziyaret etti. DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Toroslar ve Akdeniz Belediyesi Meclis Üyelerinin de bulunduğu ziyarette kadınların yaşadığı sorunlar dinlendi.

    Burada işçilerle konuşan Perihan Koca, kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete ve istismara karşı 8 Mart’ın öneminden bahsetti. Perihan Koca, “Aynı zamanda açlığın, yoksulluğun altında yaşadığımız koşullardayız. Kadınlar gerçekten geçinebilmek için canla başla çalışıyorlar. En derin yoksulluğu ve yoksulluğa karşı mücadeleyi en yakından sizler biliyorsunuz. Kadınlar yaşadığımız koşullara ‘dur’ demek için 8 Mart’ta alanlarda olacak. O yüzden sizleri de 7 Mart’ta gerçekleştireceğimiz şölene ve 8 Mart’taki kadın yürüyüşüne davet ediyoruz” dedi.

    Kadınlara karanfil verilerek, 7 Mart’ta Şevket Sümer Mahallesi’nde gerçekleştirilecek şölene ve 8 Mart’ta Kushimoto Sokağı’nda düzenlenecek yürüyüşe davet edildi.

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti Mersin Kadın Meclisi 8 Mart startını verdi- VİDEO

    DEM Parti Mersin Kadın Meclisi 8 Mart startını verdi- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasının startını verdiğini duyurarak, “Bu 8 Mart’ta da direniş coşkumuzu her yere yayarak özgürlüğe yürüyoruz. Tüm kadınları 8 Mart’ta alanlara, direnişimizi yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Kadın Meclisi, 8 Mart etkinliklerinin startını Yoğurtçu Parkı’nda düzenlediği açıklamasıyla verdi. “Kadın yaşam özgürlük” ve “Jin jiyan azadi” sloganlarının atıldığı açıklamada Kürtçe ve Türkçe “Kadın özgürlük mücadelesiyle barışı örgütlüyoruz” pankartı açıldı.

    İlk olarak konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “8 Mart startımızı başlatıyoruz. Bu süreçte fabrikalarda, tarlalarda, tekstil atölyelerinde, iş yerlerinde, evlerde, sokaklarda karanlığa karşı umut kadınlarda diyeceğiz. Barışı ve özgürlüğü kadınlar getirecek” dedi.

    “JİN JİYAN AZADİ FELSEFESİYLE 8 MART’I KARŞILIYORUZ”

    Ardından basın metnini okuyan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş erkek egemenliğine, kapitalist sömürüye, kadına yönelik şiddete, ayrımcılığa ve özel savaş politikalarına karşı ‘Jin Jîyan Azadî’ felsefesiyle 8 Mart’ı karşıladıklarını söyledi.

    Kadın yoksulluğunun, kadın işsizliğinin ve “emek sömürüsünün” iktidarın politikalarından bağımsız olmadığını belirten Bedriye Kuş, “Eşitlik ilkesi yerine sadaka kültürüyle inşa edilen toplumsal yapıya karşı, doğayla uyumlu bir ekonomi için mücadele ediyoruz. 8 Mart alanlarında erkek devlet şiddetine, özel savaşa, işgale, tecrite ve sömürüye karşı direnişin sesini yükseltiyoruz. Kadına yönelik şiddet ve katliamlara karşı daha fazla örgütlenerek mücadele edeceğiz. Uyuşturucu, fuhuş, tüketim kültürü gibi özel savaş politikalarına izin vermeyeceğiz. Savaş, işgal, asimilasyon ve tecrit politikalarına karşı mutlak özgürlük için mücadelemizi büyütüyoruz. Anadilimizle, kültürümüzle yeni yaşamı inşa edeceğiz. Özgür yaşam iddiamızı büyütüyor, kadın direnişi ve ittifakıyla yaşamı aydınlatacağız. Tüm dünya kadınlarıyla birlik olmanın coşkusunu bu 8 Mart’ta da önümüze koyuyoruz. Ortak saldırılara karşı ortak mücadele hattını örüyoruz. Tüm kadınları 8 Mart’ta alanlara, direnişimizi yükseltmeye çağırıyoruz. Onurlu bir barış inşa edilene, örgütlülüğümüz özgürlüğümüze dönüşene dek alanlarda olacağız. Bu 8 Mart’ta da direniş coşkumuzu her yere yayarak özgürlüğe yürüyoruz” diye konuştu.

    DEM Parti Kadın Meclisi’nin 8 Mart haftası etkinlik takvimi şöyle:

    “-2 Mart’ta Karaduvar Mahallesi’nde tarım işçisi kadınlar ziyaret edilecek. (08:00)
    -2 Mart’ta Tarsus ilçesinde kadın toplantısı gerçekleştirilecek. (14:00)
    *3 Mart’ta İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde kadın tutsaklara kart gönderme etkinliği düzenlenecek. (11:00)
    -4 Mart’ta Forum AVM’de yaşam zinciri oluşturulacak. (17:30)
    -5 Mart’ta Yunus Emre Kültür Merkezi’nde kadın cinayetlerine ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine panel düzenlenecek. (14:00)
    -6 Mart’ta “Türkiye’de kadın olmak” başlığı ile Mimoza Kadın Derneği’nde panel düzenlenecek. (13:00)
    -7 Mart’ta DEM Parti’li kadın vekillerin katılımı ile Barış Parkı’nda şölen düzenlenecek. (14:00)
    -8 Mart’ta Kushimato Sokağı’ndan Özgecan Aslan Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirilecek. (19:30)”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de yaşayan Dersimliler Hızır lokması paylaştı- VİDEO

    Mersin’de yaşayan Dersimliler Hızır lokması paylaştı- VİDEO

    PİRHA- Mersin Dersimliler Derneği’nde Hızır lokması pay edildi. Burada yapılan konuşmalarda “Hızır lokması barışa, dayanışmaya, özgürlüğe vesile olsun” denildi.

    Aleviler için kutsal olan bolluğu, bereketi ve barışı simgeleyen Hızır ayının gelmesi ile birçok yerde Hızır cemi yapılarak Hızır lokması pay ediliyor. Mersin Dersimliler Derneği’nde de Hızır lokması pay edildi.

    Hızır lokması paylaşımına Mersin Milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi partilerin il ve ilçe yöneticileri, demokratik kitle örgütleri temsilcileri, yöre derneklerinin başkanları ve çok sayıda dernek üyesi katıldı.

    DAYANIŞMA MESAJI VERİLDİ

    Burada konuşma yapan Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, Hızır ayının önemine değinerek kardeşlik, dayanışma ve birlik mesajı verdi. Ardından konuşan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Hızır lokmasının yalnızca bir ikram değil; bereketin, paylaşmanın, umudun simgesini olduğunu belirtti.

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise, Suriye’de Alevilerin katledildiğine dikkat çekerek, “Mezhepci politikalar, nefret söylemleri her geçen gün artıyor. Bu yaratılan korku imparatorluğuna karşı Alevi toplumunun paylaşımcı, dayanışmacı birlikteliğini barış ve demokrasi için hep birlikte kuracağız. Hızır lokmalarının barışa, kardeşliğe, özgürlüğe, eşitliğe vesile olmasını diliyorum” diye konuştu.

    Pir Hasan Kılavuz’un gülbeng okumasının ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ MERSİN