Etiket: pir sultan

  • Pir Sultan Abdal, Banaz’da anıldı

    Pir Sultan Abdal, Banaz’da anıldı

    Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’nin 29’uncusu Sivas Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz köyünde düzenlendi.

    Halk ozanı Pir Sultan Abdal, doğum yeri olan Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz köyünde etkinliklerle anıldı. Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı öncülüğünde çeşitli derneklerin katılımı ile Banaz Köyü Topuzlu Baba Şenlik Alanı’nda düzenlenen etkinlikler, 2 Temmuz 1993’te Sivas Katliamı’nda  yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunulması ile başladı.

    Banaz köyünden canların semah dönmesinin ardından konuşmalar yapıldı, yerel sanatçılar konser verdi. Anma etkinliklerine kent dışından gelen çok sayıda davetli katıldı.

    “KERBELA YANGININ SÖNMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

    Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, bu yıl anma etkinliklerinin 29’uncusunu düzenlediklerini söyledi.

    Kaplan, “Pir Sultan Abdal anma etkinliklerinin 29’uncusunu düzenliyoruz. Oysa ki biz Pir Sultan’ı Sivas’la barıştırmak için 4’üncüsünde oraya gitmiştik ve maalesef 33 aydınımızı, gencimizi orada katlettiler. Bu 25’inci yılı. Bir şehit ailesi benden bir istekte bulundu. Dedi ki ‘Sivas Madımak acısı Kerbela acısından daha ağırdır’ dedi. Çünkü Şah Hüseyin oraya giderken en azından savaşacağını bilerek gitti. Bizim gençlerimiz oraya sadece barışı götürdüler, kalemlerini götürdüler, kitaplarını götürdüler ama insanlık tarihinde Alevi tarihinde iki yangın vardır ki bunun sönmesi mümkün değil. Kerbela yangınının sönmesi mümkün değildir ve 2 Temmuz yangınının sönmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

    Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı Muharrem Yılmaz ise “Pir Sultan Abdal’ın 500 yıl önce bu topraklarda yapmış olduğu mücadeleyi görünce o deyişlerini, sözlerini, oradaki duruşuna baktığımızda nasıl bir mücadele yapmış hayatında, yaşamın onun için çok önemi olmayan, dik duruşu ile nasıl da mücadele etmiş ve biz bugün 500 yıl sonra da olsa Pir Sultan Abdal’ımızı yaşadığımız, nefes aldığımız her gün mutlaka anacağız” diye konuştu.

    Etkinliklerde sanatçılar Arif Sağ, Tolga Sağ, Cengiz Özkan ve yerel sanatçılar konser verdi. Etkinlikte semah dönüldü. Pir Sultan Abdal’ın heykelinin bulunduğu alanı ziyaret eden vatandaşlar, hatıra fotoğrafı da çektirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD İstanbul Şubeleri: Tutuklu yöneticilerimiz serbest bırakılsın – VİDEO

    PSAKD İstanbul Şubeleri: Tutuklu yöneticilerimiz serbest bırakılsın – VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri tutkulu yöneticileri ve hasta tutuklular için basın açıklaması yaptı. Açıklamada hasta tutuklu Haydar Yıldırım ve PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter’in de içinde olduğu yöneticilerin serbest bırakılması istendi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) İstanbul Şubeleri Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelerek tutuklu bulunan yöneticileri, üyeleri ve hasta tutuklu Haydar Yıldırım’ın serbest bırakılmasını istedi.

    Eylemde sık sık ‘Gözaltılar, tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz,’ ‘Baskılar bizi yıldıramaz’ sloganları atıldı. Basın açıklamasını PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Nejla Gül okudu. Haydar Yıldırım’ın 8 aydır tutuklu olduğunu ve yüzde 80 engelli raporunun olduğunu hatırlatan Gül, Yıldırım’ın normal koşullarda gözaltına alınmaması gerektiğini ancak AKP iktidarı tarafından evi basılarak gözaltına alındığını söyledi.

    “AKP’YE MUHALİF OLDUKLARI İÇİN TUTUKLANDILAR”

    PSAKD Genel Merkez Yöneticisi Erol Yeter ve üyelerinin altı aydır tutuklu olduğunu hatırlatan Gül, PSAKD üyelerinin tutuklanmalarına olanak sağlayacak hiç bir belge ve kanıt olmadığını söyledi.

    AKP’ye muhalif oldukları için yöneticilerinin tutuklandığını söyleyen Gül, “AKP hükumeti kendinden olmayan herkesi baskı ve tehditle sindirmeye çalışıyor. Bizler boyun eğmedik, biat da etmeyeceğiz” dedi.

    Seçim yaklaşınca AKP hükumetinin yeni açılım politikalarıyla Alevilerin karşısına çıktığını belirten Gül, “Bundan önceki açılım paketi nasıl Aleviler için asimilasyona hizmet ettiyse bundan sonra da hizmet edecektir” dedi.

    PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Nejla Gül, son olarak Erol Yeter ve Haydar Yıldırım şahsında tutuklu bulunan PSAKD yöneticilerinin serbest bırakılmasını istedi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Hükümetle görüşüyorsun da Alevilerin hangi sorununu çözüyorsun?’

    ‘Hükümetle görüşüyorsun da Alevilerin hangi sorununu çözüyorsun?’

    PİRHA – Üryan Hızır Ocağı’na bağlı Yazar Veli Büyükşahin Artı Gerçek’teki bu haftaki yazısında, bazı Alevi kurumlarını eleştirdi. Büyükşahin, “Bazı Alevi kurumları ve çevreleri bütün çabalarını devlete, sisteme eklemlenme üzerinden yürütüyorlar. Bütün ilişkilerini ve bakış açılarını devlet, iktidar üzerinden şekillendirme gayreti içindeler” dedi.

    Maraş ve benzeri katliamlarla Alevilere yapmak istedikleri de diğerlerine yapılanın aynısı diye belirten Büyükşahin, “Ezidiler, Süryaniler, Ermeniler, Rumlar gibi kesimlere yapılanın aynısı yapılmak isteniyor. Tam bir kader ortaklığı aslında” ifadelerini kullandı.

    Koçgiriden başlayarak bugüne kadar yapılan saldırılar, katliamlar, sürgünler, göç ettirmeler ve asimilasyon politikaları birbirinden bağımsız değil, tersine birbirini tamamlayan komplike uygulamalardır diyen Büyükşahin şöyle devam etti:

    “Hedef aynıdır. Diğerlerine ne yapıldıysa Alevilere de aynısı yapılıyor. Bu uygulama çoktan beri yürürlüktedir ve geçmişten bugüne devam etmektedir. Her ne kadar ‘bazı Aleviler’ meseleye böyle bakmayıp, kendilerini asli unsur, devletin ve laikliğin esas sahibi gibi görüyor olsa da durum budur.”

    “BAZILARI BÜTÜN ÇABALARINI SİSTEME EKLENME ÜZERİNDE YÜRÜTÜYOR”

    Büyükşahin “Bazı Alevi kurumları ve çevreleri bütün çabalarını devlete, sisteme eklemlenme üzerinden yürütüyorlar. Bütün ilişkilerini ve bakış açılarını devlet, iktidar üzerinden şekillendirme gayreti içindeler. Onun dışında kendilerine bir yol açamayacaklarını düşünüyorlar. Alevilerin yaşadığı sorunları tek tek iktidarlar, partiler ve kişiler üzerinden okuyorlar. Her yaşadığımız saldırı karşısında derhal bir suçlu buluyor ve geri kalanın üzeri kapatılıyor. Böylece esas katiller, işin arka planı, yapılmak istenen kaybolup gidiyor” dedi.

    Koçgiri de Sakallı Nurettin Paşa ve Topal Osman, Dersim de General Alpdoğan, Ortanca da gerici softalar, Kırıkhan da ve Malatya da ırkçı sivil faşistler, Maraş’ta ülkücüler, Çorum da ülkücü ve gericiler, Sivas’ta şeriatçılar, Gazi de faşistlerin suçlu olduğunu söyleyen Büyükşahin şöyle devam etti:

    “Evet, tümü doğru ama sadece görünen maşalardır bunlar. Bu katillere arka çıkanlar, onları silahlandıranlar, onlara kahramanlık madalyaları takanlar, suçüstü olanları mahkemelerden serbest bırakanlar, sırtlarını sıvazlayanlar kim? Devletin burada ki rolünü görmemek, körlük değilse eğer bu senaryoları yapanlarla işbirliği ve ortaklıktan söz etmemiz gerekmez mi?”

    “HÜKÜMETE LAF ETTİRMEYENLER ALEVİLERİN SIRTINDAN GEÇİNENLERDİR”

    Devletin ve iktidarların bu katliamlardaki rolünü sorgulamaya başladığınızda ilk karşınıza dikilen, sizi suçlayan, siyaset yapmakla itham edenler kendisine Aleviyim diyenler  olduğuna dikkat çeken Büyükşahin, “Devlete, hükümete ve bilmem kime laf ettirmeyen bu kesimler Alevi toplumunun sırtından geçinenlerdir” dedi.

    “ALEVİLERİN SORUNLARIYLA UĞRAŞMAYAN, MARAŞ’A, SİVAS’A, DERSİM’E GİTMESİN”

    Veli Büyükşahin, PSAKD Tarsus Şube Başkanı Cuma Erçe’nin sözlerini hatırlatarak şöyle yazdı:

    “Eğer biz, Hızır paşaya boyun eğmeyen, zulme karşı boyun eğmeyen Pir Sultan Abdal olmayacaksak, eğer biz, haktan adaletten bir düzeni savunan Şeyh Bedrettin olmayacaksak, eğer biz, sevgiyi kardeşliği ören birer Yunus, birer Mevlana, birer gönüllerin Sultanı Hacı Bektaşi Veli olmayacaksak, ve bizler, evet bizler, üzerine çıktığı sehpayı kendi ayaklarıyla deviren ve ölürken de “kahrolsun amerikan emperyalizmi, yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği” diyen birer Deniz olmayacaksak, zindanlarda ser verip sır vermeyen İbrahim olmayacaksak, Mahir olmayacaksak, o fidanlardan herhangi biri olmayacaksak, bırakın bu dernekler kapansın.”

    “Erçe’nin de dediği gibi, ben Alevi örgütüyüm iddiasında olanlar eğer toplumun sorunlarıyla uğraşmayacak, mücadele etmeyecekse niye var o zaman? Bırakın Maraş’a gitmesin, Sivas’a, Çorum’a, Dersim’e gitmesin. Hatta bırakın kapansın gitsin. Yapmış, ilgilenmiş, uğraşmış, çözüyormuş gibi görünmesin ve Alevilerin sırtından kendine paye biçmesin.”

    “HÜKÜMETLE GÖRÜŞÜYORSUN AMA NEYİ ÇÖZÜYORSUN”

    Artı Gerçek yazarı ve Üryan Hızır Ocağı Ocağı evlatlarından Veli Büyükşahin, “Bu anlayışın hakim olduğu bir çok kurum bugün maalesef Alevi toplumuna yönelmiş tehditlerin üstünü kapatmakta, toplumun bu tehditleri görmesine engel olmakta” dedi. Büyükşahin, “Hükümetle görüşüyorsun, yetkililerle görüşüyorsun ama neyi çözüyorsun? Alevilerin hangi sorununu çözebiliyorsun? Alevilere koskoca bir çarpı atılmışken siz neyin peşindesiniz?” diye sordu.

  • Sivas’ta Ozanlar Müzesi açıldı

    Sivas’ta Ozanlar Müzesi açıldı

    Sivas’ta kendi atölyesinde bağlama imalatı yapan yıllardan bu yana hayalini kurduğu, aralarında Aşık Veysel, Pir Sultan Abdal, Neşet Ertaş gibi birçok ozanın büstünün bulunduğu “Ozanlar Müzesi” kuruldu.

    Sivas’ta kendi atölyesinde bağlama imalatı yapan Şentürk İyidoğan, yıllardan bu yana hayalini kurduğu “Ozanlar Müzesi”ni ziyarete açtı.

    Cumhuriyet’in haberine göre, Sivas’ın Zara ilçesinde doğan ve ilkokul yıllarından itibaren saz imalatı yapan 48 yaşındaki İyidoğan, uzun yıllardır hayalini kurduğu “Ozanlar Müzesi”ni 4 Eylül Sanayi Sitesi’ndeki atölyesinin önünde bulunduğu alanda tamamlayarak ziyarete açtı.

    Kendisi de halk ozanı olan İyidoğan’ın ziyarete açtığı müzede Pir Sultan Abdal’dan Aşık Veysel’e, Neşet Ertaş’tan Muzaffer Sarısözen’e kadar birçok ünlü ozanın mini heykeli ve kendi kullandığı sazı bulunuyor.

    Ziyarete gelenler aynı zamanda ozanların kendi seslerinden türküleri de dinleme fırsatı bulabilecek. Müzenin yapımına piyanist Fazıl Say, Arif – Tolga Sağ, Cengiz Özkan, Erdal Erzincan gibi birçok isim katkı sağladı.

     

  • Diyarbakır’da Alevi heyetten, HDP’nin ‘Adalet ve vicdan’ nöbetine ziyaret

    Diyarbakır’da Alevi heyetten, HDP’nin ‘Adalet ve vicdan’ nöbetine ziyaret

    PİRHA – HDP’nin Diyarbakır’da gerçekleştirdiği “Vicdan ve Adalet Nöbeti” üçüncü gününde devam ediyor. Üçüncü gününde bugün  PSAKD Diyarbakır Şube Başkanı Av. Cafer Koluman’ın da bulunduğu heyet, ziyaret gerçekleştirdi. Koluman, bu eyleme Alevilerin sahip çıkması gerektiğini vurguladı. 

    Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) 10 milletvekilinin Diyarbakır Ekin Ceren Parkı’nda başlattığı “Vicdan ve Adalet Nöbeti” üçüncü gününde. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte uyanan milletvekilleri, polisin bariyer ve zırhlı araçlarla abluka altına aldığı parkta eylemlerine devam ediyor.

    Eyleme destek ziyaretleri de sürerken, bugün Pir Sultan Abdal Diyarbakır Şubesi ziyaret gerçekleştirdi. PİRHA’ya konuşan PSAKD Diyarbakır Şube Başkanı Cafer Koluman, nöbetin bütün halkları kucaklayan, farklı inançtan ve kesimden insanları Kürtlerin şahsında temsil eden bir nöbet olduğunu ifade etti.

    “DAYANIŞMA RUHUYLA GİTTİK” 

    Alevi hareketi olarak ziyaret gerçekleştirdiklerini söyleyen Koluman, dayanışma, birlikte hareket etme ruhuyla oraya gittiklerini ancak bir engelle karşılaştıklarını belirtti. Nöbet’in gerçekleştiği yere belirli sayıda insan aldıklarını, bunların da HDP Milletvekili ve danışmanları olduğunu kaydeden Koluman, sivil toplum örgütlerinden kimseyi almadıklarını ifade ettiklerini söyledi.

    Koluman, Nöbet eyleminde HDP İzmir Milletvekili olan Müslüm Doğan ile görüştüklerini, dayanışma içinde olduklarını söyledi.

    Gittikleri alanda polis yoğunluğunun olduğunu, alanın barikatlarla kapatıldığını adeta kuşatma altında olduğunu ifade eden Cafer Koluman, nöbet alanının cezaevini andıran bir yapıda olduğunu söyledi.

    “ALEVİ HAREKETİ BU EYLEME SAHİP ÇIKMALI”

    Bu eylemin adalet ve barış için, halkların bir arada yaşaması için desteklenmesi gerektiğini ifade eden Koluman, “OHAL koşullarında yapılan bir eylem de olsa bu eylemin halkların kardeşliği, barış ve demokrasi adına sahiplenilmesi gerektiğini umut ediyorum” dedi.

    Cafer Koluman, Özellikle Alevi hareketinin bu süreçte bu eyleme sahip çıkması gerektiğini de vurguladı.

    (HABER MERKEZİ)