Etiket: protesto

  • Antalya’da Colani protestosu: Ülkemizden defol!-VİDEO

    Antalya’da Colani protestosu: Ülkemizden defol!-VİDEO

    PİRHA- Colani Antalya’da Alevi kurumları tarafından protesto edilerek, Colani’nin Türkiye’ye girer girmez tutuklanıp yargılanması çağrısında bulundular.

    Antalya’da bulunan Alevi kurumları ve Emek, Demokrasi Güçleri ortak basın açıklaması yaparak, HTŞ Lideri Colani’nin Antalya’ya gelmesini protesto etti.

    Protestoda konuşan PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Aleviler olarak Colani’yi Antalya’da istemediklerini belirterek, “Suriye’de aylardır Alevi katliamı oluyor. Katil Colani bu katliamın baş sorumlusudur” dedi.

    PSAKD Altınova Şube Başkan Yardımcısı Abdurrahman Karadağ, Alevi kurumları adına açıklamayı okudu. Karadağ, bir katili saygın kişi gibi ağırlamak, katliamı yapanları aklamak olduğunu vurgulayarak, “HTŞ’yi muhattap almak başta Alevi soykırımına ve tüm katliamlara ortak olmlak demektir. Suriye’de ölümü gösterip burada sıtmalı yaşama razı olmamız isteniyor” dedi.

    Colani’nin Türkiye’ye girer girmez tutuklanıp yargılanması çağrısında bulunan Karadağ, “Colani’nin gelişi sadece Alevilere değil, bu topraklarda barışı, kardeşliği, eşitliği, laikliği savunan herkesin onuruna yapılmış açık bir saldırıdır. Türkiye savaş suçlulularının, mezhepçi çetelerin, halk düşmanlarının barınacağı bir liman değildir” dye belirtti.

    “HEPSİNDEN MUTLAKA HESAP SORACAĞIZ”

    PSAKD Altınova yöneticisi Abdurrahman Karadağ, devamında şunları ifade etti:

    “Bizi Lazkiye’de, Hama’da, Tartus’ta, Humus’ta katledenler kimlerse, Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da, Suruç’ta, Ankara Gar’da katledenlerle aynı zihniyetten beslenenlerdir. Hepsinden mutlaka hesap soracağız. Tarih boyunca katliamcılara boyun eğmedik, eğmeyeceğiz.”

    PİRHA/ANTALYA

  • Çanakkale’de altın madencilerinin sponsorluğunda yapılan ‘Su Zirvesi’ protesto edildi-VİDEO

    Çanakkale’de altın madencilerinin sponsorluğunda yapılan ‘Su Zirvesi’ protesto edildi-VİDEO

    PİRHA-Çanakkale’de altın madencilerinin sponsorluğunda yapılan ‘Su Zirvesi’ Kazdağları Ekoloji Platformu Sözcüsü Süheyla Doğan tarafından protesto edildi. Yaka paça salondan dışarı atılan Doğan, “Suları yok eden, kirleten madenciler Su Zirvesi’ne sponsor olamaz!” diyerek tepki gösterdi.

    Çanakkale’de altın madencilerinin sponsorluğunda yapılan Su Zirvesi’ni protesto eden Kazdağları Ekoloji Platformu Sözcüsü Süheyla Doğan yaka paça salondan dışarı atıldı.

    “SULARI YOK EDEN MADENCİLER, SU ZİRVESİ’NE SPONSOR OLAMAZ”

    Süheyla Doğan, salondan dışarı atılırken şunları dile getirdi:

    “Suları yok eden kirleten madenciler Su Zirvesi’ne sponsor olamaz! Doğruları duymaya tahammülü olmayan Su Zirvesi Çanakkale’nin geleceği için nasıl samimiyetle yol haritası çizecek soruyoruz? Madencileri yanına sponsor alarak mı? Beşli Çete’nin bir ayağı Kolin’in otelinde Zirve düzenleyerek mi? Halkın sesine kulak kapayan vali, üniversite ve devlet kurumları şirketleri mi dinleyecek? Öyleyse bilsinler Çanakkale’nin suyuna göz diken her türlü maden şirketinin karşısında bu halk!”

    PİRHA/ÇANAKKALE

  • Milletvekili Celal Fırat: Tutuklanan öğrenciler bir an önce serbest bırakılsın!-VİDEO

    Milletvekili Celal Fırat: Tutuklanan öğrenciler bir an önce serbest bırakılsın!-VİDEO

    PİRHA-Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolarda gözaltına alınıp tutuklanan öğrencilerin bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulunan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, öğrencilerin eğitimlerine devam etmesi gerektiğini belirtti.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından başlayan protestolarda en az 301 öğrenci tutuklandı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, öğrencilerin yapmış olduğu gösterilerin Anayasa’da yer alan protesto hakkına dayandığını ifade ederek, “Türkiye çeşitli yerlere demokrasi ihraç ettiğini dillendiriyor, oysa Türkiye’de protesto hakkını kullanmak isteyen öğrencilere tutuklanma kararı veriliyor. Bu Türkiye yarınları için, gelecek için hassas bir durum. Türkiye’nin çeşitli yerlerine demokrasi ihraç ettiğini dillendiriyor, söylüyor. Oysa gençlerin demokratik hakkını kullanmasının önünü açmak gerekiyor” dedi.

    “CHP’NİN BAŞLATMIŞ OLDUĞU BOYKOT SÖYLEMLERİ DEĞERLİDİR”

    Kürtlerin bu tür baskı politikalarıyla on yıllardır karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Fırat, şunları kaydetti:

    “Yıllardır gizli tanıklar üzerinden birçok dava görüldü. 2012-2013 tarihlerinden bu yana Kürt hareketi içinde siyaset yapan bütün siyasetçilere bu uygulandı, kimse sesini çıkarmadı. Şu an dillendiriliyor sanki yeni çıkmış gibi. Bunu kabul etmemek lazım, bu doğru bir yaklaşım değil. Bu sorunlar yıllardır söyleniyor.

    Bütün kesimlerin birbirine sahip çıkması gerekiyor. Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atandığında da aynı refleks koyulsaydı, etkin siyasi bir tavır gösterilseydi bugün Ekrem İmamoğlu tutuklanmazdı.

    Biz bu topraklarda birbirimizi çok dövdük. Umut ediyoruz ki bu da bir uyanış olsun. CHP’nin son dönemlerde demokratik güçlerle birlikte boykot söylemleri olsun, farklı kesimlerle ilgili söz söylemeleri değerlidir, demokratik bir söylemdir.

    Boykot ile ilgili söz kuranlarla ilgili davalar açılıyor, bazı oyuncular dizilerden çıkarılıyor. Bu tamamen tekçilik içerisinde, herkesi bir kabın içine konumlandırmaya yönelik bir politikadır.”

    “VAN’A KAYYIM ATILDIĞINDA AYNI REFLEKS GÖSTERİLSEYDİ İMAMOĞLU TUTUKLANMAZDI”

    PKK lideri Abdullah Öcalan’ın demokratik çağrısına rağmen hala iktidarın adım atmadığını ifade eden Fırat, şunları söyledi:

    “Özellikle 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın bir çağrısı vardı. Herkesin kendini ifade edebileceği bir demokratik bir ülkenin varlığından bahsetti. Biz bahar ayında bunlara yönelik bir gelişme beklerken açıkçası İstanbul’da bunun yapılması beklentilerimizi karşılamadı. Bugün sabahın erken saatlerinde herkesin kapısını çalabilecek bir mantığın yürütülmesi doğru bir yaklaşım değil, Türkiye’nin bu mantıktan kendini arındırması lazım.”

    “DAHA ÖNCEDE HÜKÜMET BOYKOT ÇAĞRISI YAPMIŞTI”

    Boykot kararı hakkında da değerlendirmede bulunan Fırat,  Recep Tayyip Erdoğan’ın da daha önce boykot çağrısı yaptığını söyledi. Fırat, devamında şöyle konuştu:

    “2008 yılında dönemin Başbakanı Erdoğan, Doğan Medya Grubuna yönelik, “Onların televizyonlarını, gazetelerini evinize koymayın” diye boykot çağrısı yapmıştı. Bundan öncesinde marketlerdeki ürünlerin pahalılığını eleştirerek boykot edin demişti. Kendilerine hak gördüklerini başkalarına neden hak görmüyorlar, bu doğru bir yaklaşım değil. Anayasal çerçeve içerisinde herkesin özgür bir şekilde kendilerini alabildiğince ifade edebilme özgürlüklerinin koşullarını yerine getirebilmeli. Boykot hakkı demokratik bir hak, ben bunu çok anlamlı, çok değerli görüyorum. Bunu sonuna kadar destekliyorum.”

    Kamber YILDIZ/İSTANBUL

  • İzmir Barosu işkenceye karşı suç duyurusunda bulunacağını duyurdu- VİDEO

    İzmir Barosu işkenceye karşı suç duyurusunda bulunacağını duyurdu- VİDEO

    PİRHA- İzmir Baro Başkanı Avukat Sefa Yılmaz, adalet talebiyle eylemlere katıldıkları için gözaltına alınan ve tutuklanan yurttaşlara karşı hukuka aykırı bir süreç yürütüldüğünü belirterek, işkence iddiaları hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan ve haftalardır süren protestolarda tutuklanan yurttaşların kötü muameleye ve işkenceye uğradığı iddia ediliyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülere işkence ve kötü muamele uygulanmadığını iddia etti.

    İzmir Barosu da tüm iddiaları yerinde incelemek için Menemen Cezaevi’ne gitti. Menemen Cezaevi’ne giden İzmir Barosu Başkanı Avukat Sefa Yılmaz, cezaevinde işkenceye maruz kalan gençlerin acilen hastaneye sevk edilmesi talebiyle verilen dilekçelerin işleme alınmadığını belirtti.

    Menemen Cezaevi önünde konuşan Yılmaz, “İzmir Barosu olarak, gençlerin maruz kaldığı işkence iddialarının derhal soruşturulmasını, sorumlular hakkında gerekli adli ve idari işlemlerin başlatılmasını talep ediyoruz. İlgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Gözaltı işlemlerinden itibaren tüm süreç başından beri hukuka aykırı yürütülüyor. Bu süreci sonuna kadar takip etmeye devam edeceğiz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri: Saldırılara geçit vermeyeceğiz!-VİDEO

    Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri: Saldırılara geçit vermeyeceğiz!-VİDEO

    PİRHA- Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri, yürüyüş yaparak, tutuklamaları protesto ederek, “AKP; baskılarla, gözaltılarla ve yargı sopasıyla bizleri susturabileceğini sanıyorsa da yanılıyor. Halkın iradesine yönelik saldırılara geçit vermeyeceğiz” dedi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolar devam ediyor.

    Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri, yürüyüş yaparak, tutuklamaları protesto etti. Yüzlerce yurttaşın katıldığı eylemde sık sık “Hükümet İstifa” sloganları atıldı.

    Günlerdir içinde bulunduğumuz süreç AKP’nin yeni yargı saldırıları ile karşı karşıya kalmamız ile başladı. İstanbul Üniversitesi yönetim kurulunun diploma iptali ile başlayan bu süreç, gözaltı işlemleri ile devam etti.

    “HALK SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ GASP EDİLMESİNE KARŞI AYAĞA KALKMIŞTIR”

    AKP’nin, “suç örgütü üyeliği” ve “terör” gibi gerekçelerle seçme ve seçilme hakkı dahil olmak üzere siyasal alanın tümüyle tasfiye etmeye çalıştığının belirtildiği açıklamada, şunlara yer verildi:

    “Halk AKP’nin saldırılarına geçit vermemiş, günlerdir meydanlarda sesini yükseltmiştir. Özellikle üniversite gençliği kampüslerinde örgütledikleri boykot ve eylem çağrılarını kent meydanlarına taşımış halkın seçme ve seçilme hakkının gasp edilmesine karşı memleketi için ayağa kalkmıştır.

    Siyaseti büsbütün olarak sandığa indirgeme girişiminde bulunan AKP, bu hamleyle siyasal alanı ve yurttaşlığı tasfiye etmeyi hedeflemekteydi. Düzen siyasetinin ise, AKP’nin bu hamlesine adeta çanak tutuşu, AKP’yi geriletmemiş, aksine halkı daha da edilgenleştirerek siyaset alanının dışına itmiş ve siyasal alanın iktidar eliyle daraltılmasına hizmet etmiştir. Ülke her kritik dönemeçten geçtiğinde yalnızca sandığı gösterenler AKP’yi daha da cüretlendirmiş, hayatın her alanında emekçilere, gençlere, kadınlara yönelik saldırıların daha yoğun bir biçimde gerçekleşmesine sebep olmuştur.

    Birileri ısrarla sandık hesapları yapsa da bizler halkın sorunlarıyla ilgileniyoruz. Sandık diye haykıranları dahi zorla, istemeye istemeye meydanlara çekiyoruz.

    Biz meydanlarda mücadeleyi yükseltiyorken AKP’nin saldırıları ise devam ediyor. AKP, iradesine sahip çıkan halkı bastırmak için elinden geleni ardına koymuyor. Çoğunluğu 18-22 yaş aralığında olan 301 genci, tutuklamalar ve baskılarla yıldırmaya çalışıyor.

    AKP; baskılarla, gözaltılarla ve yargı sopasıyla bizleri susturabileceğini sanıyorsa da yanılıyor. Halkın iradesine yönelik saldırılara geçit vermeyeceğiz. Tablo ne kadar iç karartıcı dursa da bu tabloyu tersine çevirmenin yolunu biliyoruz. Seçme seçilme hakkı dahil siyasal özgürlüklerimizi kazanmanın tek yolunun, AKP’ye ve temsil ettiği düzene karşı mücadele etmekten geçtiğinin farkındayız. Çözüm; ısrarla siyasetin dışına itilmek istenen halkı yeniden siyaset sahnesine taşımaktan geçiyor. Çünkü biz şunu çok iyi biliyoruz: Örgütlü Bir Halkı Hiçbir Kuvvet Yenemez!”

    PİRHA/SAMANDAĞ

  • Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri: Geleceğimize sahip çıkacağız-VİDEO

    Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri: Geleceğimize sahip çıkacağız-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri, demokratik bir Türkiye için alana geldiklerini söyleyerek, “Haklarımız için mücadele edebilmemizin türlü türlü yollarını gerçekleştirmek için buradayız. Durum sadece üniversitelere ait bir durum değil, geleceğimize sahip çıkıyoruz” dediler.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararının ardından İstanbul’da ve birçok şehirde protestolar gerçekleştirildi.

    Saraçhane’de yapılan mitinglerden sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yapacakları miting için halkı Maltepe’ye çağırmıştı. Yüzbinlerin alanıdoldurduğu mitingte, “Hak, hukuk, adalet” sloganları yükseldi.

    Miting alanına farklı üniversitelerden öğrenciler de katıldı. Daha laik, demokratik bir ülke için alanları dolduran üniversite öğrencileri, okullarda yaşanılan baskılara, ekonominin toplumdaki etkisini, belediyelere atanan kayyımlar, öğrencilerin gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla alanda olduklarını söylediler.

    Üniversiteli gençler, sorunun sadece İmamoğlu’nun tutuklanması olmadığını, ülkede yaşanan birçok sorunun artık topluma yansıdığını ve bu yaşanan sorunları dile getirmek amacıyla mitinge geldiklerini ifade ettiler.

    “HAKLARIMIZ İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

    İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyan iki üniversite öğrenci ise mitinge ne için katıldıklarını şu sözlerle belirtti:

    “Bugün öğrencilerin yaptığı eylemlere baktığımızda öğrencilerin her birisi tek adam rejiminin antidemokratik uygulamaların son bulması, polis saldırılarının son bulması ve haklarımız için mücadele edebilmemizin türlü türlü yollarını gerçekleştirmek için buradayız. Durum sadece üniversitelere ait bir durum değil.”

    Türkiye’de hak, hukuk ve adalet istediklerini belirten bir başka üniversitede öğrenci ise, “Bir mikado taşı gibi ilerliyor bizim sorunlarımız. İlk başta bu kayyım sorunun gündeme gelmesi, gereksiz tutuklamalar, sonrasında üniversitemize gelen öğretmenlerimizin sözleşmesinin iptal edilmesi direnişe etki eden önemli olan sorunlardan birkaçıdır” diye konuştu.

    Kamber YILDIZ/İSTANBUL         

                                                                                                                                                     

  • DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca: Tutuklamalarla batan geminizi kurtaramayacaksınız!-VİDEO

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca: Tutuklamalarla batan geminizi kurtaramayacaksınız!-VİDEO

    PİRHA- İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestolara dair Meclis’te konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “Halkları birbirine kırdırmaya çalışanlara, iç savaştan medet umanlara karşı halkın kader birliğini, bir halk seferberliğini oluşturma vaktidir. Kürtlerle Türklerin, Alevilerle Sünnilerin, işçi sınıfıyla halkların kader birliği demokratik bir yaşam için onurlu bir barış için tek yoldur tek seçenektir” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Meclis’te İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestolara dair konuştu.

    Perihan Koca, “Ateşten Günleri yaşıyoruz ama biliyoruz ki; bu ‘Ateşten Günler’ gökten zembille inmedi” diyerek şunları ifade etti:

    “23 yıllık suç iktidarının gerek siyasal olarak gerekse de ekonomik olarak inşa ettiği Faşist bir darbe süreci içerisindeyiz. Ve Öyle 19 Martla başlayan, İmamoğlu tutuklamasıyla başlamış bir darbe süreci değil bu. 2015 7 Haziran seçimlerinde iktidar ağır yenilgi yaşadı. Ve ardından kayyımlarla kumpas davalarıyla tutuklamalarla baskı şiddet politikalarıyla ilerletilen bir darbeler silsilesinin içerisine girdik. Bu anlamıyla karşımızda bir faşizm yürüyüşü var ve bu yürüyüşün son halkası Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanma süreci oldu. Bu saldırı hamlesiyle halkımızın birikmiş tüm sorunları patlak vererek sokakla bir halk isyanıyla buluştu.

    Bu ülkede demokrasi hukuk bir yana bir anayasasızlık hali bir düşmanlık hukukuyla yönetme hali var. Başımızda hiçbir meşruiyeti olmayan bir suç çetesi var. Açıkça halkla savaş açan bu halk düşmanları sokaklarda demokratik haklarına sahip çıkan, bir yurttaş hakkı olan direnme hakkını kullanan halka karşı şiddet uyguluyor.

    BU HALK BU OYUNU BOZAR

    İktidar bir yandan halk iradesine darbe yaparak halkın sinir uçlarıyla oynuyor. Diğer yandan halkı yoksullaştıran ekonomik programını tam gaz uygulamaya devam ediyor. Ekonomik olarak çok ağır sonuçları olacağını bile bile zaten kırılgan olan ekonominin tamamen çökmesi için bilerek provokasyon örgütleniyor. Rejimi daha fazla otoriterleştirmek, halkın belini daha fazla bükmek, kurumları tamamen çökertmek, halkı açlık ve yoksullukla terbiye etmek gibi amaçlar güderek ekonomi çöktürülüyor. Bunun başka bir izahı yok.

    Bir yılda halkın iliğini kemiğini sömüre sömüre biriktirilen döviz rezervleri Erdoğan’ın diktatörlük hevesleri için 6 günde eritildi. Bunun bedelini TÜSİAD, MÜSİAD, TUSKON ödemeyecek. Bunun bedelini sanayi ve ticaret erbabı ödemeyecek. Bunun bedelini bin odalı sarayda şatafatlı bir yaşam sürenler, ayrıcalıklı yaşamlarından tasarruf yapmayanlar ödemeyecek. Bunun bedelini işçilere, emekçilere, yoksullara ödetmeye çalışacaklar. Çünkü onlar için hava hoş. Onların cebinden bir şey çıkmayacağı gibi akıllarınca ekonomik olarak diz çöktürdükleri halkı kendilerine tabi kılacaklar. Ancak bu halk bu oyunu bozar. Sokaklara dökülen milyonlarca yurttaşımız ne Erdoğan’ın siyasal ihtiraslarının ne de ekonomik çöktürme planlarının kendilerine pay edilmesine rıza göstermiyorlar. İşte sokaklar bu yüzden dolu.

    DEMOKRATİKLEŞME SORUNUDUR

    İktidar ekonomide ve siyasette yürüttüğü şok darbeleriyle tam bir faşizm denemesi yapıyor. Artık yeni bir aşamadayız ve darbe pratiği ile halk direnişini bir arada gideceği özel bir mücadele sürecinin içine girmiş bulunuyoruz. Görüldüğü gibi halk güçleri sokaklarda Ekrem İmamoğlu ve CHP’yi aşan bir içerikle sokaklarda mücadele veriyor. Bu direniş dalgası hızla kendi içeriğini oluşturarak genel bir isyan halini almıştır. Mesele artık yalnızca seçme ve seçilme hakkı değil, bir demokratikleşme sorunudur. Mesele halkı koruyacak, haklarını güvence altına alacak bir anayasasızlık iklimidir. Bugün halkın İsyanı, rejime karşı topyekûn direniş boyutuna varmıştır. Çünkü bu rejimin halka verecek hiçbir şeyi yoktur.

    TUTUKLAMALARLA BATAN GEMİNİZİ KURTARAMAYACAKSINIZ!

    İktidar sokağa çıkan halkın direnişini cezalandırmak istiyor. Nitekim dünkü tutuklama furyasıyla bu adımlarını sert bir şekilde görmüş bulunmaktayız. An itibariyle yüzlerce kişi tutuklandı, yüzlercesi de saraydan gelecek talimatlara göre tutuklanmayı bekliyor. Ancak buradan ifade edelim halkın iradesini cadı avlarıyla bastıramayacaksınız. Tutuklamalarla batan geminizi kurtaramayacaksınız!

    Öte yandan halkımızı halkın isyanına leke sürmek isteyen provakasyonlara karşı uyarmak istiyorum. İktidarın Goebbles çakması İletişim Daire Başkanlığı tarafından üretilen yalan ve manipülasyonlara karşı da halkımızı uyanık olmaya davet ediyorum.

    KÜRT HALKININ DEĞERLERİNE VURARAK HALKLAR ARASINA NİFAK SOKUYORLAR

    Aynı provakasyon zemini bugün AKP’nin ekmeğine yağ süren, AKP’ye baston değneği olan bir şekilde ZAFER Partisi ve türevleri gibi tetikçi aparatlar tarafından da tezgahlanıyor. Bakın aynı provakasyonlar bugün halkları birbirine kırdıtmaktan meden uman bir provakasyon zeminiyle devreye sokuluyor, bölücülük yapıyor. Özellikle Kürt halkının değerlerine vurarak halklar arasına nifak sokuyorlar, halk isyanını kirletiyorlar ve Erdoğan’a ve saraya hizmet ediyorlar. Aynı şekilde Kürt halkının renklerine kimliğine paçavra diyerek, dilinden şer akan dilinden nefret akan, kendi kişisel ikballeri için bu memlekette kumar oynayanlar. Kendi siyasi ikballeri halkın isyanına nifak sokan bu politikaların sökmeyeceğini buradan bir kez daha ifade edelim.

    UMUT HALKIN MEŞRU VE HAKLI İSYANINDADIR

    Bunca zulmün şiddetin yalanın dolanın içinde umut halkın meşru ve haklı isyanındadır. Karşımızdaki darbe mekaniğini parçalayacak tek güç halkın direnişinde, birlikte mücadelesindedir.

    Biliyoruz ki; darbeler de faşizm de seçim aritmetiğine sığmaz. O yüzden kurtuluş sandıkta değil sokaktadır. Bugün o yüzden halkları birbirine kırdırmaya çalışanlara, iç savaştan medet umanlara karşı halkın kader birliğini, bir halk seferberliğini oluşturma vaktidir. Kürtlerle Türklerin, Alevilerle Sünnilerin, işçi sınıfıyla halkların kader birliği demokratik bir yaşam için nurlu bir barış için tek yoldur tek seçenektir.”

    PİRHA/ANKARA

  • İzmir’de, protestolara katılan 10 kişi tutuklandı

    İzmir’de, protestolara katılan 10 kişi tutuklandı

    PİRHA- İzmir’de, ‘Ekrem İmamoğlu’ protestolarına katılan 10 kişi tutuklandı. 

    İzmir’de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan protestolara katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan yaklaşık 220 kişiden 67 kişi dün adliyeye getirilmişti.

    Dün tutukluluk istemiyle hakim karşısına çıkan 53 kişiden 10’u tutuklanırken, 1 kişi ev hapsi, geri kalanı ise adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı.

    Ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı tedbiri ile tutuksuz yargılanması istenen 14 kişinin ise tamamı serbest bırakıldı.

    10 kişi ise, “Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etme” iddiasıyla tutuklandı.

    Tutuklananların isimleri şöyle: Emre Sarıkaya, Yusuf Metin Karakaya, Selda Salman, Mert Gökdeniz, Diyar Fındık, Serdar Aktürk, Cemal Kara, Hasip Erkan Gökber, Birkan Polat, Oğuzhan Salman.

    Protestolara katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan birçok kişinin ise emniyetteki sorgusu devam ediyor.

    PİRHA/İZMİR

  • İstanbul ve Bursa’da ev baskınları: Çok sayıda gözaltı

    İstanbul ve Bursa’da ev baskınları: Çok sayıda gözaltı

    PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından gerçekleşen protestolar devam ederken, İstanbul ve Bursa’da düzenlenen ev baskınlarında çok sayıda kişi gözaltına alındı. Ayrıca dün akşam Ankara ve Antalya’daki eylemlere polis müdahalesi sonrasında 25 kişi gözaltına alındı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Şişli ve Beylikdüzü belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından başlayan protestolar ülke genelinde devam ederken, İstanbul ve Bursa’da çok sayıda eve polis baskını düzenlendi.

    Sabah saatlerinde gerçekleşen baskınlarda, üniversite öğrencilerinin başlattığı boykot eylemlerine destek veren Eğitim Sen üyesi akademisyenlerin de gözaltına alındığı öğrenildi. Akademisyen Levent Dölek’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    Eğitim Sen’den yapılan açıklamada, “Sendikamızın aldığı karar doğrultusunda öğrencilerimizle dayanışmak için bir günlük iş bırakma kararı sonrası İstanbul Üniversitesi İşyeri Temsilcimiz Levent Dölek şafak operasyonu ile gözaltına alınmıştır. Sendikal faaliyet suç değildir. Arkadaşımızı derhal serbest bırakın!” denildi.

    ANKARA VE ANTALYA’DAKİ PROTESTOLARDA GÖZALTILAR

    Dün gece Antalya Cumhuriyet Meydanı’nda devam eden protesto gösterilerinde polis müdahalesi sonrasında 15 kişi gözaltına alındı. Yine Ankara’da CHP İl binası önünde toplanan kitle Kızılay Meydanı’na yürümek istemesi sonrasında gelişen polis müdahalesinde 10 kişi gözaltına alındı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu’nun tutuklanması Dersim’de yürüyüşle protesto edildi-VİDEO

    İmamoğlu’nun tutuklanması Dersim’de yürüyüşle protesto edildi-VİDEO

    PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararı Dersim’de yürüyüşle protesto edildi. Yürüyüşte sık sık ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganları atıldı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararına yönelik tepkiler ikinci gününde de devam etti.

    Ekrem İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararı Dersim’de yürüyüşle protesto edildi. Yürüyüşte sık sık ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganları atıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de ‘İmamoğlu’ protestosu-VİDEO

    Dersim’de ‘İmamoğlu’ protestosu-VİDEO

    PİRHA-İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının üçüncü gününde Dersim’de açıklama yapıldı ardından da yürüyüş gerçekleşti.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının 3’üncü gününde CHP Dersim İl Başkanlığı’nın çağrısıyla yüzlerce kişi Yer Altı Çarşısı üzerinde toplandı. Açıklamaya KESK, Emek ve Demokrasi Platformu’da destek verdi.

    Yeraltı Çarşısı üzerine toplanan kalabalık sık sık ‘hükümet istifa, gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’ sloganları attı.

    Daha sonra KESK Dersim Platformu adına Mehmet Aşkın konuşma gerçekleştirdi. Ardından da CHP il başkanı Kemal Özcan açıklama yaptı. Açıklamalarda, halkın iradesinin en büyük güç olduğu, yapılan gözaltıların hukuksuzluk ve demokrasiye darbe olduğu söylendi.

    Açıklamalarının ardından da kalabalık sağanak yağışa aldırmış etmeden Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Londra’da ‘İmamoğlu’ eylemi, büyükelçilik önüne siyah çelenk bırakıldı-VİDEO

    Londra’da ‘İmamoğlu’ eylemi, büyükelçilik önüne siyah çelenk bırakıldı-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması Londra’da protesto edildi. Londra Büyükelçilik binası önüne siyah çelenk bırakıldı. 

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberinde 105 kişinin gözaltına alınmasına ilişkin Türkiye’de ve yurtdışında eylemler sürüyor.

    Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması Londra Büyükelçiliği önüne gelen yüzlerce yurttaş tarafından protesto edildi. Daha sonra da Londra Büyükelçilik binası önüne siyah çelenk bırakıldı.

    Büyükelçilik önünde konuşan Britanya Alevi Federasyonu geçmiş dönem başkanı İsrafil Erbil, “Türkiye’de katledilen mazlum insanlar adına bu çelengi buraya koyuyoruz” dedi.

    Elif TABAK/LONDRA

  • Mersin Üniversitesi’nde İmamoğlu protestosu!-VİDEO

    Mersin Üniversitesi’nde İmamoğlu protestosu!-VİDEO

    PİRHA- Mersin Üniversitesi öğrencileri, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını protesto etti. Protesto esnasında polis öğrencilere müdahalede bulundu.

    İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesinin hemen ardından gözaltına alınmasına dair protestolar dalga dalga yayılıyor. Mersin’de üniversite öğrencileri konuya ilişkin üniversite kapısında yürüyüş düzenledi.

    “HUKUK AYAKLAR ALTINA ALINDI”

    Burada yapılan basın açıklamasını okuyan Ulaş Boran Çavuş, İstanbul Üniversitesi’nin Ekrem İmamoğlu ile birlikte 28 kişinin diplomasını iptal ederek hukuksuzluğa imza attığını kaydetti. Ardından yapılan gözaltılarla demokrasinin ve hukukun ayaklar altına alındığını, halkın iradesinin yok sayıldığını belirten Çavuş, “Mersin Üniversitesi öğrencileri olarak, Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının diplomasının iptal edilme kararını kabul etmiyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde alınan böylesine kritik bir kararın, hukuki temellerden uzak şekilde verilmesi, yalnızca bir akademik işlem değil, aynı zamanda demokratik sürece dışarıdan yapılan bir etki anlamına gelmektedir” diye konuştu.

    “HUKUK BİR SOPA GİBİ KULLANILIYOR”

    AKP-MHP iktidarının güç kaybettikçe saldırıları arttırdığını vurgulayan Çavuş, “Halkın oyuyla seçilen siyasetçilere, muhalif gazetecilere ve kendi gibi düşünmeyen herkese bir gecede soruşturmalar açıyor, tutuklatıyor. Bizlere hukuk fakültesinde öğretilen dersler verilen kararlarla örtüşmüyor. Hukuk, iktidar elinde bir sopa gibi sallanıyor. Sesimiz, isyanımız baskı altına alınıyor. Üniversite öğrencilerine reva görülen ise geleceğimizin olmadığı, yasaklarla dolu bir Türkiye! Bunu kabul etmiyoruz, geleceğimize, demokrasiye, haklarımıza sahip çıkıyoruz” dedi.

    “HESABINI SORACAĞIZ”

    Ulaş Boran Çavuş, siyasi rakiplerini hukuk dışı yollarla saf dışı bırakmaya çalışan AKP-MHP iktidarına karşı olduklarının altını çizerek şunları dile getirdi:

    “Dün İstanbul Üniversitesi’nde direnen sıra arkadaşlarımızın kavgasına omuz veriyoruz. Onlara doğrultulan barikatların, gazların, plastik mermilerin hesabını omuz omuza soracağız.

    İktidarın politikaları etrafında dizayn edilen üniversiteler ve eğitim sisteminin karşısında özgür, demokratik ve özerk üniversiteler için bütün sıra arkadaşlarımızı bir kez daha mücadele etmeye, seçme ve seçilme hakkının gaspına karşı ses çıkarmaya, demokratik hak ve özgürlüklerimize sahip çıkmaya çağırıyoruz”

    Açıklamanın ardından yürümek isteyen öğrencilere polis müdahalede bulundu. Gerginlik devam ediyor.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • AKD genel kurulunda, önceki dönem başkanlık yapan Doğan Demir’e tepki-VİDEO

    AKD genel kurulunda, önceki dönem başkanlık yapan Doğan Demir’e tepki-VİDEO

    PİRHA-Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nde yer alan ve geçmişte AKD genel başkanlığı yapan Doğan Demir, AKD’nin genel kurulunda konuşmak için kürsüye çıktığı sırada salondan kendisine tepki gösterildi.

    Eski AKP’li ve başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni kurduğu Gelecek Partisi’nde kurucu olarak yer alan önceki dönem Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Alevi Kültür Derneği’nin 14. Olağan Kurulu’nda konuşmak için kürsüye çıktığı esnada salondan birçok kişi tepki gösterdi.

    Salonda bulunan kişiler Doğan’ın konuşmasına izin vermeyerek kürsüden inmesini istediler. Konuklar arasında yer alan kişiler Doğan’ın rızalık almadan kürsüye çıkmasına karşı çıkarak divan kuruluna da tepki gösterdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Almanya Kiel’de Suriye’deki Alevi katliamı kınandı!-VİDEO

    Almanya Kiel’de Suriye’deki Alevi katliamı kınandı!-VİDEO

    PİRHA- Suriye’nin batısındaki Lazkiye Tartus ve Hama’da Alevilere yönelik katliama bir tepki de Almanya’nın Kiel kentinden geldi. Sokağa çıkan yurttaşlar, katliamın durdurulmasını ve sorumluların hesap vermesini istedi.

    Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Lazkiye, Dera, Humus ve Tartus’ta HTŞ’ye bağlı gruplar, IŞİD ve Türkiye’nin desteklediği SMO’nun, Alevilere katliamına tepkiler yükseliyor. Almanya’nın Kiel kentinde sokağa çıkan binlerce yurttaş, Alevilere dönük katliamları protesto etti.

    Eylemde HTŞ Lideri Colani’nin Avrupa’ya yapacağı ziyaretin iptal edilmesi çağrısında bulunan protestocular, katliamın durdurulmasını ve sorumluların hesap vermesini istedi.

    PİRHA/ALMANYA

  • Çevrecilerden maden protestosu: Cengiz Kazdağlarından defol!

    Çevrecilerden maden protestosu: Cengiz Kazdağlarından defol!

    PİRHA – Kazdağları Ekoloji Platformu öncülüğünde Çanakkale Bayramiç Hacıbekirler Köyü’nde yer alan Halilağa Bakır Madeni İşletmesi önünde biraraya gelen çevreciler, Cengiz Holding’i mahkeme kararına uymamasını protesto etti. Yapılan açıklamada, “Sana bu madeni açtırtmayacağız, Kazdağlarından Defol Cengiz!” denildi.

    Çanakkale 2. İdare Mahkemesi’nin Cengiz Holding’e bağlı Truva Bakır Madenciliğin Halilağa Bakır Madeni Projesi için verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen, sahadaki çalışmalar devam ediyor.

    Kazdağları Ekoloji Platformu öncülüğünde Çanakkale Bayramiç Hacıbekirler Köyü, Halilağa Bakır Madeni İşletmesi önünde biraraya gelen çevreciler, Cengiz Holding’i mahkeme kararına uyması için protesto etti.

    “MAPEG’İ ACİLEN GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ”

    Kazdağları Ekoloji Platformu, Kazdağı Koruma Derneği ve Kazdağları Kardeşliği’nin maden işletmesi önünde yaptıkları ortak basın açıklamasında şu talepler sıralandı:

    “Bir an önce yürütmeyi durdurma kararının uygulanması ve Halilağa katliam sahasındaki madencilik faaliyetlerinin yürütülmesinin durdurulması için MAPEG’i acilen göreve çağırıyoruz.

    Kararların uygulanmasında, hukuksuz çalışmaların tespitinde kolluğun sahaya yönlendirilmesinde Çanakkale Valimizin kurumları, kuruluşları göreve çağırmasını bekliyoruz.

    Altı aydır Danıştay’da benzer argümanlardan oluşan dosyamızın beklediğini kamuyoyuna yeniden hatırlatarak, Danıştay’ın ivedilikle kararını açıklamasını da umuyoruz.”

    “SANA BU MADENİ AÇTIRTMAYACAĞIZ!”

    Açıklamanın devamında ise şu ifadeler yer aldı:
    “Hukuksuz ve mevzuata aykırılıklarla aldığın izinlerinin her biri iptal edilecek, bir milyon ağacımızı katlettiğinle kalacaksın Cengiz! Ağaçlarımız yeniden çıkar ama bu toprakları kimyasal atıklarınla zehirlemene, ocak alanı ve tesisler için tüm bu coğrafyayı, ekosistemi yok etmene izin vermeyeceğiz! Sana bu madeni açtırtmayacağız, Kazdağlarından Defol Cengiz!”

    PİRHA/ÇANAKKALE

  • Alamut’ta yüzlerce kişi Zorlu Holding’in JES talanına karşı yürüdü-VİDEO

    Alamut’ta yüzlerce kişi Zorlu Holding’in JES talanına karşı yürüdü-VİDEO

    PİRHA- Aydın’ın Bozdoğan ilçesine bağlı Alamut Mahallesi ve çevre köylerde kurulmak istenen JES projesine dair bugün bilirkişi keşfi yapıldı. Köylüler ve çevreciler yaptıkları yürüyüşle ekolojik yıkımı protesto ederek, “JES istemiyoruz” dedi. 

    Aydın’ın Jeotermal Enerji Santrali (JES) çilesi bitmiyor. Zorlu Holding’e ait Zorlu Jeotermal Enerji Elektrik Üretimi tarafından Bozdoğan’ın Alamut Mahallesi’nde JES yapılmak isteniyor.

    Zorlu Holding’in Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde kurmayı planladığı jeotermal elektrik santralinin ruhsat iznine karşı Alamut köylülerinin açmış olduğu davada bugün bilirkişi keşfi yapıldı.

    Dosya için atanan bilirkişilerin bazılarının ise başka bir dosyada JES’leri savunmuş olması da dikkat çekti.

    Sabah saatlerinde başlayan keşfe Alamut köylüleri, çevre dernekleri ve yaşam savunucuları yoğun bir katılım gösterdi. Akçay Havzası ve Madran Dağı Koruma Derneği, Aydın Çevre Koruma ve Kültür Derneği, Latmos Platformu, Akbelen Köyü ve Muğla Yeşil Yaşam Derneği gibi birçok ekoloji örgütleri alanda hazır bulundu.

    Alamut ve çevre köylerden gelen yurttaşlar ve ekolojistler keşfin yapıldığı saatte köy meydanından başlayarak  keşif alanına yürüdü. “Susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganları keşif alanına yürüyen yüzlerce kişi ekolojik yıkımına sebep olacak JES projesinin iptal edilmesi çağrısında bulundu.

    JES PROJESİNİN ÖMRÜ EN AZ 49 YIL

    Zorlu Holding bünyesinde yer alan Zorlu Jeotermal Enerji Elektrik Üretimi Şirketi, geçtiğimiz yıl Aydın’da çeşitli bölgelerde jeotermal kaynak aramak için 49 yıl geçerli işletme ruhsatı almıştı.  Aydın Valiliği YİKOB, Zorlu Jeotermal’in ruhsat talebini onayladı. Kararın ardından harekete geçen Zorlu Jeotermal, JES’ler kurmak için ÇED başvurularında bulundu. ÇED başvurularından bir tanesi de Bozdoğan’ın Alamut Köyü sınırlarında kalıyor.

    Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre; şirket 948 milyonluk yatırımla yılda 160 milyon kWh elektrik üretmeyi hedefliyor. Proje kapsamında Bozdoğan’ın Alamut Köyü sınırlarındaki 148 Ada 14- 15-16 nolu parseller ve 149 Ada 4-5 nolu parsellerde, 10 adeti üretim, 9 adet reenjeksiyon kuyusu ve 1 adet alternatif olmak üzere 20 adet kuyu açılması planlanıyor.

    ZEYTİN VE İNCİR BAHÇELERİ İLE ÇEVRİLİ

    Kuyu lokasyonlarının tamamı Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli onaylı Çevre Düzeni Planı’nda ‘Sulama Alanı ve Tarım Arazisi’ olarak işaretlenmiş alanlar içerisinde kalıyor. Etrafında incir bahçelerinin ve zeytinliklerin de olduğu proje sahasının Alamut Köyü’ne olan uzaklığı ise 700 metre olacak.

    Projenin ÇED süreci devam ederken Alamutlular, Zorlu Jeotermal’e verilen ruhsat izninin iptali için  dava açtı. Dava dilekçesinde bölgeye inşa edilecek JES’lerin tarım alanlarına, yer altı ve yer üstü sularına ve yaşam alanlarına vereceği zarara dikkat çekildi.

     BİLİRKİŞİLERİN JES’İ SAVUNANLARDAN SEÇİLMESİ DİKKAT ÇEKTİ

    Dosya için atanan bilirkişi heyetinde yer alan isimler ise dikkat çekti. Mezeköylülerin JES projesine karşı açmış olduğu davada atanan Jeoloji Mühendisi Doç. Dr. Mehmet Özçelik açılacak sondaj kuyularının yüzey ve yeraltı sularını kirletme tehlikesi olmadığını ileri sürmüştü. Dava dosyasında yer alan Çevre Mühendisi Prof. Dr. İsmail Tosun da JES için dosyada belirtilen önlemlerin alınması durumda çevreye zarar vermeyeceğini iddia etmişti.

    KÖYLÜLERDEN BİLİRKİŞİYE KARŞI İTİRAZ 

    Öte yandan köylülerin bilirkişine karşı mahkemeye itiraz dilekçesi verdiği öğrenildi. Dava dilekçesinde “Tüm bu hususların yanında keşif incelemesi için görevlendirilen heyetin tümünün Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde faaliyet gösteriyor olmaları ve yine Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinden belirlenen içerisinde eldeki davamızda yapılacak keşif için görevlendirilen bazı bilirkişilerin de bulunduğu bir heyetin son olarak Aydın’ın Köşk İlçesi Mezeköy’de yapılması planlanan jeotermal elektrik santrali için verilen ÇED gerekli değildir kararının iptali için açılan davada heyet olarak bütün halde İdarenin ÇED gerekli değildir kararının “uygun” olduğu yönünde rapor verdikleri de göz önüne alındığında, aynı konu çerçevesinde eldeki davamız için görevlendirilen bilirkişi heyetinin yine Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinden seçilmiş olmasını genel yaşam deneyimine aykırı olduğunu görüyor, belirlenecek bilirkişi heyetinin farklı üniversitelerin ilgili uzman kişileri arasından da oluşturulabileceği kanaatiyle bilirkişilerin belirlenme yönteminin tarafsızlık ilkesine kamu vicdanında gölge düşüreceğine de ayrıca dikkat çekmek istiyoruz” denildi.

    PİRHA/AYDIN

    İLGİLİ HABERLER:

    Zorlu, Alevi köyü Aydın Alamut’a JES kurmak istiyor; köylüler tepkili-VİDEO

    Alamutlu kadınlar doğa talanına karşı meşaleli yürüyüş gerçekleştirdi-VİDEO

    Alamut’ta yüzlerce kişi ÇED toplantısını protesto ederek engelledi-VİDEO

     

  • Binlerce yurttaş Beşiktaş Belediyesi önünde kayyımı protesto etti-VİDEO

    Binlerce yurttaş Beşiktaş Belediyesi önünde kayyımı protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Beşiktaş Belediyesi önünde toplanan binlerce yurttaş, AKP hükümetinin kayyım politikalarını protesto etti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Tuz kokmuştur, su çürümüştür. Dönüm noktasındayız artık. Yargı tacizine karşı hep birlikte ses yükseltmeliyiz” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kibirin esiri” olduğunu söyleyerek kayyım atamalarını kınadı. 

    Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın gözaltına alınmasına ve belediyeye kayyım atanmasına tepki gösteren yurttaşlar Beşiktaş Belediyesi önünde toplandı.

    Belediye önünde bir araya gelen binlerce kişi, “Demokrasiye darbe. Seçimle geldik kumpasla gitmeyiz. Siyasi operasyonlara boyun eğmeyiz” dövizlerini taşıdı.
    Eyleme Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği de destek verdi.

    ÖZGÜR ÇELİK: BELEDİYEMİZE SAVAŞ AÇTILAR!

    Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın tutuklanmasını kınayan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Bugün büyük bir demokrasi mücadelesi yürütüyoruz. Buradan Çağlayan Adliyesi’ne, Silivri zindanındaki tüm arkadaşlara selam olsun. Belediyelerimize tam anlamıyla savaş açtılar. Buradan, Ankara’dakilere sesleniyorum, siz bizim CHP belediye başkanlarımızla değil, sosyal yardımlarla ayakta kalan yoksullarla mücadele ediyorsunuz. Hedef aldıkları, cumhuriyetimizin temelleridir. Türkiye’nin birinci partisini durduracaklarını sanıyorlar. Biz kazanacağız, mutlaka kazanacağız” dedi.

    İMAMOĞLU: YARGI TACİZİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SES YÜKSELTMELİYİZ!

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise “31 Mart’taki demokrasi tokatı iktidara yetmedi” diyerek şunları ifade etti:

    “Ben utanıyorum. Bu işi yapanlar utanmaz ama biz utanıyoruz. Çünkü bu memlekete bunlar yakışmaz. Kafasına estiği gibi hareket eden bir avuç yargı mensubu, siyasi müsteşarlık yaparak millet iradesini gasp ediyor. Yapılan bu siyasi operasyonlar, aslında demokrasiyi kabul etmeyen iktidarın isteğidir. Tek dertleri var, kanal istanbul… Millete boyun eğdirmeye çabalıyorlar ama başaramayacaklar. Bu başsavcı tamamen siyasi bir kişiliktir. Aylarca Adalet Bakanı yardımcısı olan bir kişi yargının mensubu olmaktan çıkmıştır. Tuz kokmuştur, su çürümüştür. Dönüm noktasındayız artık. Yargı tacizine karşı hep birlikte ses yükseltmeliyiz. Siyaset mertlikle yapılır. Mertliği olan varsa meydan burada. Sanmasınlar ki rakipsiz seçime gireceğiz. Millet ne derse o olacak.”

    ÖZEL: İRADEMİZE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kibirin esiri” olduğunu söyleyerek kayyım atamalarını kınadı. Özel, iktidarın hazımsızlık yaşayıp, millete sırtını döndüğünü söyleyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Bugün bir iş, mesai günü. Bugün buradaki herkes, daha iyi bir ülke için, işimizi gücümüzü bırakıp buraya geldik. Çünkü milletin iradesine sahip çıkmak için geldik. Rıza Akpolat, burada rekora imza attı. 5 yıl boyunca hizmet etti. Büyük bir memnuniyet sonucu yeniden aday gösterildi. Bu razılık Rıza başkana rekor getirdi. Milletin oylarıyla belediyeye giremeyenler yargı oyunlarıyla girmeye çalışıyor. Bu aslında tükenmişliğin eseridir. Demokrasinin arkasında darbecilerin karşısındayız. 15 Temmuz akşamı bütün millet şahittir ki milletin seçtiğine karşı olanların karşısındaydık. Şimdi CHP belediyelerine haksızlık yapmanın ülkeye faydası olmayacağı gibi Erdoğan’a da fayda getirmeyecektir. Belediye başkanlarımız, yandaşlarını zengin etmenin derdinde değiller. Onlardan biri Rıza kardeşimizdi. Sabahın 4’ünde evinin kapısını kırarcasına dayandılar. Bizim, kimseden kaçmamızı gerektirecek bir olay yoktur. Bizler hiçbir yere kaçmadık ama Erdoğan’ın atayıp ta kaçamadıkları var. Bizim içimizde savcı çağırınca gitmeyen olmadı ama sizin atadıklarınızın yerinde yeller esiyor.
    Şimdi gelelim, ne kulp takacaklar? İhsan Aktaş meselesi üzerinden süreç yürüyor. 4 gün sonrasında ifade alınmaya başlandı. Eminim ki birkaç saat sonra Rıza kardeşimiz burada olacak. Rıza Akpolat, büyük bir hevesle koşturan birisidir. Akpolat hepimizin onurudur, arkasındayız. İrademize sahip çıkmaya, kötülüğün karşısında olmaya devam edeceğiz. Selam olsun, eğilmeyenlere, dürüst olanlara… Siz sahip çıktıkça bu kötülük bir şey yapamaz. İyilik kazanacak.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Mersin’de kayyım protestolarına gözaltı: Limon taşımak ‘tehlikeli madde’ sayıldı

    Mersin’de kayyım protestolarına gözaltı: Limon taşımak ‘tehlikeli madde’ sayıldı

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atanmasının ardından yapılan protestolarda 14 kişi gözaltına alındı. A.D. isimli yurttaşın elinde ikiye bölünmüş limon bulundurduğu için eyleme katıldığı varsayılarak gözaltına alındığı ileri sürüldü.

    Mersin’de 10 Ocak’ta yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanları Hoşyar Sarıyıldız ve Nuriye Aslan ile Belediye Meclis üyeleri Özgür Çağlar, Neslihan Oruç, Hikmet Bakırhan’ın tutuklanmasının ardından Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atandı. Tutuklamalara ve kayyıma karşı eylem ve protestolar 6 gündür sürüyor.

    14 Ocak Salı akşamı Akdeniz ilçesinin Yenipazar caddesinde kayyıma karşı yapılan yürüyüşte polis, eylemcilere biber gazı sıkarak müdahale etti. Yapılan protestolarda 14 kişi “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına eylem ve faaliyette bulunma, mala zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirilmesi” gerekçesiyle gözaltına alındı.

    LİMON VE PUŞİ TEHLİKELİ MADDE SAYILDI

    Protestoların yaşandığı bölgeden geçen A.D., elinde limon olduğu için “Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirilmesi” gerekçesiyle gözaltına alındı. Puşi taşımak da aynı maddeden dolayı gözaltı gerekçesi yapıldı.

    Öte yandan gözaltına alınanların darp edildiği de iddia edildi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Akdeniz’deki kayyım protestosuna müdahale: Çok sayıda gözaltı-VİDEO

    Akdeniz’deki kayyım protestosuna müdahale: Çok sayıda gözaltı-VİDEO

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi eş başkanlarının tutuklanması sonrasında akşam saatlerinde gerçekleştirilen protesto eylemine polis müdahale etti. Müdahalede çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alınırken, polis basın mensuplarını da darp ederek görüntü almak istemelerine engel oldu.

    Mersin’in Akdeniz ilçesi Belediyesi Eş Başkanları Hoşyar Sarıyıldız ve Nuriye Arslan ile Belediye Meclis üyeleri Özgür Çağlar, Neslihan Oruç ve Hikmet Bakırhan’ın tutuklanması ve belediyeye kayyım atanması Yenipazar Mahallesi’nde protesto edildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ilçe örgütü önünde bir araya gelen DEM Parti Mersin milletvekilleri Ali Bozan ve Perihan Koca’nın içinde olduğu kitle, esnaf ziyareti gerçekleştirmek istedi. Kitlenin önün ilçe binası önünde yüzlerce polis tarafından kesildi. Kitle ablukaya alındı. Esnaf ziyaretine izin vermeyeceklerini belirten polisler, yürümek isteyen kitleye müdahale etti.

    Kitle saldırıya “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları ile karşılık verdi.

    Müdahale darp edilen Mersin Milletvekili Perihan Koca, uygulamaya tepki göstererek “Mersin emniyeti bilerek isteyerek suç işliyor. Anayasal suç işliyorsunuz. Karşımıza konulan polislerin hiç birinin bir yetkisi yok. Bir esnaf ziyaretine dahi izin verilmiyor. Talimat ile çalışan polisler FETÖ’nün başına ne geldiğine dönüp bakmalı. En büyük terör saray terörü” diye konuştu.

    Kitleye bir kez daha müdahale eden polisler çok sayıda kişiyi darp etti. Kitlenin alandaki bekleyişi sürüyor.

    PİRHA/MERSİN