Etiket: pülümür

  • Üç günlük Pülümür konferansı başladı-VİDEO

    Üç günlük Pülümür konferansı başladı-VİDEO

    PİRHA – Dersim Pülümür Derneği ve Dersim Belediyesi öncülüğünde Pülümür’ün sorunları ile ilgili üç günlük bir konferans bugün başladı. 

    Dersim’in Pülümür ilçesinde, Pülümür Derneği, belediyesi ve Avrupa Pülümür Derneği öncülüğünde köy dernekleri, muhtarlar, Arıcılar Birliği, hayvan üreticileri ve siyasi partilerin ortaklaşa düzenlediği üç günlük konferans bugün başladı.

    Konferansta Pülümür’ün sorunları, çözüm önerileri tartışılıyor. Üç gün sürecek toplantıya ilişkin Pülümür Dernek Başkanı Yılmaz Coşkun PİRHA‘ya konuştu.

    İki yıldır planlanan bir toplantı olduğunu söyleyen Coşkun, “Belediye başkanı ve Avrupa Pülümür Derneği ile birlikte 16-17-18 Temmuz tarihleri arasında planladık” dedi.

    Pülümür’de kalkınma projesi adına bir çalıştay düzenlediklerini söyleyen Coşkun, çalıştayın üç gün süreceğini ve bir sonuç bildirgesi çıkarılıp halk ile paylaşılacağını kaydetti.

    Pülümür Dernek Başkanı Yılmaz Coşkun, “Çalıştayda özellikle kalkınmayla ve üretimle ilgili Pülümür’de neler yapılabiliriz üzerine bu çalışma devam edecek. Başlangıç olacak inşallah bundan sonuç alırız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

       

     

     

  • Güvenlik gerekçesiyle Alevi köyünün yolları yapılmıyor-VİDEO

    Güvenlik gerekçesiyle Alevi köyünün yolları yapılmıyor-VİDEO

    PİRHA – Dersim Pülümür ilçesine bağlı olan Altunhüseyin Köyü’nün yolları Pülümür tarafında köye giden yol olmadığı için köy muhtarı kendi çabalarıyla yolları açmaya çalışıyor.

    Dersim Pülümür ilçesine bağlı Altunhüseyin Köyü Dersim’e 115 km Pülümür’e ise 45 km uzaklıkta. Bingöl Kığı ilçesine sınır olan Altunhüseyin 1994 yılından beri boşaltılan bir köy. Altunhüseyin köyü ve mezrası Beyköm’ün yolları, yapılan başvurulara rağmen hala yok.

    Alevi köyü olan Altunhüseyin Köyü Muhtarı Himet Erez, Beyköm mezrasına arılarını götürmek için özel olarak kiraladığı traktörlerle yol açmaya çalışıyor.

    “HER YIL BU EZİYETİ YAŞIYORUZ”

    Köyüne gitmek için Bingöl Kığı ilçesi tarafından yolları kendi çabalarıyla açmaya çalışan Altunhüseyin Köyü Muhtarı Himet Erez’in yaşadığı sıkıntılar şoför tarafından görüntüleniyor. Erez, “Burası Beyköm mezrası. Biz her yıl bu eziyeti çekmek mecburiyetindeyiz” dedi.

    Devletin, köylerin sorunlarına duyarsız kaldığını belirten Erez, “Sağ olsun devlet bizi çok soruyor! Pülümür kaymakamı, il özel idaremiz” diye ironi yaparak yaşadığı mağduriyeti anlatıyor.

    “GÜVENLİK GEREKÇE GÖSTERİLEREK YOLLARIMIZ AÇILMIYOR”

    Köyün yollarını açmak için Kiğı ilçesinden özel olarak traktör tuttuğunu söyleyen Altunhüseyin Köy Muhtarı Himet Erez, “Traktör şoförü parasını alarak bizim köyün yollarını açıyor ve köyümüze gidiyoruz” şeklinde konuştu.

    Traktör şoförü ise, koca kayayı traktörle çıkarmaya çalıştıklarını belirterek, “Koca kayayı traktör ile atmaya çalışıyoruz. Diyorlar ki güvenlik yok burada karakol var. Siz de buraya geliyorsunuz, can güvenliğinizi kim alıyor. Sizinde can güvenliğiniz yok. Burası köylünün yeri, insanlar yazın geliyor, mezarına geliyor, arısını getiriyor, değerlerini ziyarete geliyor ama yol yok. Kaç yıldır bu şekilde bu eziyeti çekiyoruz.” (HABER MERKEZİ)

     

  • Ayı ve yavruları yiyecek bulmak için gezintiye çıktı-VİDEO

    Ayı ve yavruları yiyecek bulmak için gezintiye çıktı-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de uzun ve zorlu bir kış mevsiminin ardından yiyecek bulmak için yuvasından çıkan anne ayı ve yavruları görüntülendi.

    Pülümür ilçesine bağlı yüksek kesimlerde bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte doğada yiyecek bulmak için gezintiye çıkan ayılar objektiflere takıldı.

    Yerleşim alanlarına kadar inen anne ayı ve iki yavrusu yiyecek, su ihtiyacını karşıladıktan sonra vatandaşların bakışları arasında ormanlık alana kaçarak izlerini kaybettirdi.  (HABER MERKEZİ)

    Video: Haydar Başaran

  • Dersim’de mayın patlaması sonucu mantar toplayıcısı ağır yaralandı

    Dersim’de mayın patlaması sonucu mantar toplayıcısı ağır yaralandı

    PİRHA – Dersim’in Pülümür ilçesi Balpayam mevkiinde mantar toplamaya giden Hasan Hüseyin Kılınç adlı köylü ağır yaralandı. Kılınç’ın, ilk müdahalenin ardından Erzincan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı bildirildi.

    Pülümür Balpayam Köyü yakınlarında mantar toplarken bastığı mayının patlaması sonucu ağır yaralanan Hasan Hüseyin Kılınç, ilk müdahalenin ardından Erzincan Devlet Hastanesi’ne kaldırılıp tedaviye alındı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kara Çarşamba gününde Gola Çetu’yu ziyaret edip, barış ve özgürlük istediler

    Kara Çarşamba gününde Gola Çetu’yu ziyaret edip, barış ve özgürlük istediler

    Alevilerce kutsal kabul edilen ve halk arasında baharın müjdeleyicisi de sayılan “Kara Çarşamba (Çarseme Şiya)” gününde Dersim’deki kutsallardan biri olan Gola Çetu’yu ziyaret eden kadınlar, barış ve özgürlük diledi.

    Dersim’in Pülümür ile Munzur Çayı’nın birleştiren ve Aleviler tarafından kutsal sayılan Gola Çetu ziyareti, “Kara Çarşamba (Çarseme Şiya)” olarak bilinen inanış nedeniyle dolup taştı. Kent halkı önem atfettikleri bu günde ziyaretgahlarında mum yakıp dua etti, sonrasında niyaz dağıttı.

    Dersimli Alevilerin inanışına göre, “Xızır Ayı” olarak da bilinen Şubat ayının arkasından gelen Mart ayının ilk üç çarşambası “Kara Çarşamba” olarak kabul edilir. Yüzyıllardır devam eden bir gelenek Kara Çarşamba aynı zamanda baharın başlangıcı olarak da kabul edilir. Bugünlerde evlerde ve kutsal mekanlarda çıralar yakılır, kurbanlar kesilir, cemler tutulur ve lokmalar dağıtılır. Yılın iyi geçmesi ve kötülüklerin defedilmesi dilenir.

    Kara Çarşamba nedeniyle Gola Çetu ziyaretine gelen kadınlar, bugünün önemine ilişkin Mezopotamya Ajansı’na konuştular. 

    BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK DİLEDİLER

    Medine Sitoci, aynı zamanda Xızır günü olduğunu belirttiği Kara Çarşamba’da darda olanların sıkıntılarından kurtulduğunu ifade etti. Sitoci, “Bizim için büyük bir öneme sahiptir. Özen gösterdiğimiz bir gündür. Bulunduğumuz ziyaretleri giderek, her şeyin hayırlısı olması temennisinde dilekler tutarız. Ben de bu Kara Çarşamba’da barış ve özgürlük dileklerinde bulundum” dedi.

    Bese Çelik de, Kara Çarşamba’nın tüm murat, dilek ve isteklerin kabul görüldüğü bir gün olduğunu dile getirdi. Bugünlerde yılın iyi geçmesi temennisinde bulunduklarını söyleyen Çelik, “Ben de bu yıl lokma dağıtarak, sağlıklı ve huzurlu bir yıl geçmesini diledim” dedi.

    Sultan Korkmaz ise, Kara Çarşamba’nın baharın gelişini müjdelediğini belirterek, “Özelikle sağlık ve huzur dileklerinde bulunulur. Ardından ülkeye huzur getirmesi temennisinde bulunulur. Kara Çarşamba iyilikleri ve güzellikleri temsil eder. 3 Çarşamba gelerek, mum yakıp dua ettim. Niyaz dağıttım” diye belirtti.

  • Özüne uygun restore edilmeyen Hanım Köprüsü’ne keşif kararı

    Özüne uygun restore edilmeyen Hanım Köprüsü’ne keşif kararı

    PİRHA – Dersim’in Pülümür ilçesinde bulunan tarihi Hanım Köprüsü, aslına uygun restore edilmediği için Tunceli Barosu, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Tunceli Baro Başkanı Yıldırım, suç duyurusu kapsamında iki uzman bilirkişi refakati ile keşif yapılması kararı alındığını duyurdu.

    Dersim’in Pülümür ilçesinde bulunan tarihi Hanım Köprüsü aslına uygun restore edilmediği için Tunceli Barosu, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunarak, kamu davasının açılmasını talep etmişti. Köprünün özgünlüğü korunmayarak restore edildiğini belirten Tunceli Baro Başkanı Barış Yıldırım, Pülümür Cumhuriyet Başsavcılığına sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

    Avukat Yıldırım, Cumhuriyet Başsavcılığı’nca keşif kararını şöyle duyurdu:

    “İlimiz Pülümür İlçesi’nde bulunan tarihi ‘Hanım Köprüsü’nün aslına uygun restore edilmediği gerekçesiyle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu’na muhalefet etmek fiilinden, Tunceli Barosu olarak yaptığımız suç duyurusu kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığınca iki uzman bilirkişi refakati ile keşif yapılması kararı alındı.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Almanya’da, Pülümür’deki öğrenciler için konser düzenlenecek

    Almanya’da, Pülümür’deki öğrenciler için konser düzenlenecek

    PİRHA – Almanya Walldorf’ta, Dersim Pülümür ilçesindeki ve çevre köylerindeki öğrencilerin eğitimine destek amaçlı 2 Mart Cuma günü konser düzenlenecek.

    Yapılan duyuruda “Dersim Pülümür’de okuyan geleceğimiz olan öğrencilerimiz için, eğitimlerine destek olmak adına yapabileceğimiz en iyi yardım bu çocuklarımıza sunacağımız bir gönüllü katkıdır.

    Bunun için Mojen Performance Yönetim Kurulu olarak aldığımız karar doğrultusunda Pülümür ilçesinde ve çevre köylerindeki öğrencilerin eğitimine destek amaçlı 02.03.2018 Cuma günü yardım konseri yapılacaktır” denildi.

    Etkinliğe Türkiye’den ve Avrupa’dan katılacak olan gönüllü sanatçı ve müzisyenlerle birlikte sosyal sorumluluk projesinin gerçekleşeceği belirtildi.

  • Pülümür’de arıcılık yapıyor: Doğamızı korursak karşılığını alırız-VİDEO

    Pülümür’de arıcılık yapıyor: Doğamızı korursak karşılığını alırız-VİDEO

    PİRHA – Dersim Pülümür’de arıcılık yapan Gürol Yılmaz, bölgedeki arıcılık faaliyetlerine ilişkin PİRHA’ya konuştu. Yılmaz, arıcıların ve yaylacıların doğayı koruyarak çalışmaları gerektiğini savunarak “Doğayı korursak karşılığını alırız ama katledersek her şeyimizi kaybederiz” dedi.

    Haberin videosu

     

    Pülümür’de yaşayan ve arıcılık yapan Gürol Yılmaz, bölgede yapılan arıcılık faaliyetleri ile ilgili PİRHA’ya konuştu. Bölgede arıcılığın büyük bir geçim kaynağı olduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Havalar ısınmaya başladığında, ağaçlar çiçek açmaya başladığında, doğa yeşerdiğinde arıcılar bu bölgeye gelmeye başlıyor. Burada çoğu arıcı kendi köyüne yerleşiyor. Çünkü diğer alanlar hayvancılık için açılıyor. Arıcılara yer kalmıyor. Bazı bölgeler ise güvenlik gerekçesiyle kapatıldığından dolayı boş olan ve yakın olan köylere arıcılarımız geliyor.”

    “MERA KANUNU UYGULANMADIĞI İÇİN ÜRETİM KAPASİTESİ DÜŞÜYOR”

    Arıcılık faaliyetinde yaşadığı bazı sorunları aktaran Yılmaz, “Bölge olarak çok yoğunlukta bir yığılma oluyor. Bunun da sebebi yaylalardaki küçükbaş hayvan miktarının fazla olması ve arıcılara fazla yer ayrılmaması. Mera Kanunu var ama bu kanun devlet tarafından uygulanmıyor. Uygulanmadığı takdirde hem doğamız tahrip olmuş oluyor, hem de buradaki hayvan üreticilerimizin, arıcılarımızın üretim kapasitesi düşmüş oluyor” diye konuştu.

    Yılmaz, arıcılığın başladığı dönemlerde araziye yollarının açılmamasının sebepleri ile ilgili “İlkbaharda, arıcıların köylerine geldiği dönem arazi yolları açılmıyor. Ne üreticinin gideceği ne de arısını indireceği alan açılmıyor. Bu daha sonra şöyle belirtiliyor; güvenlik gerekçesiyle iş makinesi, kepçe gönderilemiyor. Bu anlamda insanlar mağdur oluyor” dedi.

    “DOĞAMIZI KORURSAK KARŞILIĞINI ALIRIZ”

    Bölgedeki arıcıların sonbahar döneminde Pertek ve Mazgirt bölgelerine gittiğini ifade eden Yılmaz, “Arıcıların yoğun bölgesidir burası. Bal kalitemiz çok iyi, tüketim konusunda yani satış anlamında sıkıntılar oluyor. Çünkü kar amaçlı satılıyor. Bu konuda Ovacık bir kooperatif kurdu; bu alanda çalışmalar var. Bununla beraber balımız değer kazanıyor. Bu diğer ilçelere yansıyıp büyüme konusunda birlik olunursa daha çok verim alınır” dedi. Üreticilerin kooperatifleşmeye gitmesi halinde sadece ticari anlamda değil sağlık açısından önemli olacağını vurgulayan ve gıdaların doğal, organik olmasını söyleyen Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Doğamızı korumamız gerekiyor. Hayvancılarımızla, arıcılarımızla bizler doğamızı korursak karşılığını alırız. Ama biz doğamızı tahrip edersek; yakılma konusunda olsun, atıklar konusunda olsun bu konuda korumayıp rastgele kullanırsak doğamızı kendi elimizle katletmiş olacağız, tamamıyla her şeyimizi kaybedeceğiz.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • ‘Pülümür’deki hafıza mekanı, katledilen 16 kişi için anıt mezar yapılırsa anlam kazanır-VİDEO

    ‘Pülümür’deki hafıza mekanı, katledilen 16 kişi için anıt mezar yapılırsa anlam kazanır-VİDEO

    PİRHA – Dersim Pülümür’de yaşayan Rıza Dalkılıç, yapımı devam eden Pülümür Bellek ve Kültür Evi’nin bulunduğu alan hakkındaki bilgilerini PİRHA ile paylaştı. Dalkılıç, 17 Ağustos 1938’de 16 kişinin katledildiği yerin yanında yapılan hafıza mekanının, burada katledilenler için anıt mezar yapılması halinde anlam kazanacağını söyledi. 

    Haberin videosu

    17 Ağustos 1938’de Pülümür merkezinde 16 kişinin kurşuna dizildiği yerden kemikler çıkarılmıştı. Bulunan toplu mezarın alanında şu an Pülümür Bellek ve Kültür Evi’nin yapımı devam ediyor.

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Rıza Dalkılıç, şunları dile getirdi:

    “Buranın esas anlamı o toplu katliam yerinden 16 kişinin isimlerinin olduğu bir anıt mezar. Ailelerin de böyle bir talebi var. Orası yapılırsa anlam kazanır. Esas buraya anlam kazandıran o insanların mezarına verilecek değer ve saygıyla ölçülür. Umarız önümüzdeki süreçte oraya bir anıt mezar da yapılır. Anıt mezarla, hafıza mekanı bütünleşip, bu alan açık müze gibi kullanılır ve dizayn edilirse iyi bir anlam kazanır.”

    “17 AĞUSTOS 1938’DE PÜLÜMÜR’DE 16 KİŞİ KATLEDİLDİ”

    Dalkılıç, toplu mezarın bulunmasına ilişkin şunları anlattı:

    “Burada şimdi 1937-1938’de Dersim’deki katliamlar, köylerden toplanan insanlar kafileler halinde Pülümür’e getiriliyor. Yüzlerce kişi kışlanın bodrumuna dolduruluyor. Bunların içerisinde Kırmızıköprü’ye bağlı Gökçekonak Köyü’nden pirlerimiz de var. Baba Mansur Ocağı’na bağlı Seyyid Mahmut ile iki oğlu.
    17 Ağustos 1938 günü 17 kişinin ismi sayılıyor. Bunlar birbirine elleri bağlanıp yolun üst tarafında getirilip kurşuna dizilirken Seyyid Mahmut’un büyük oğlu Baba Düzgün elleri gevşek bağlandığı için ellerini kurtarıp kaçıyor. Kaçarken üst tarafta dereyi takip ediyor yukarı doğru çıkıp kurtuluyor. O katliamda tek kurtulan kişi o. Diğer 16 kişi yolun üst tarafında kurşuna diziliyor, getirilip bu duvarın olduğu yerde o zamanlar değirmen harkı geçiyor, o harkın içine hepsini üst üste atıyorlar. Üzerine çalı çırpı atıp bırakıyorlar.
    Katledilenlerin aileleri batı illerine sürgüne gönderiliyor. 9 yıl zorunlu bir sürgün yaşamı var. 1947’de bir yasa çıkıyor isteyen dönebilir diye. O zaman insanlar geliyor ama o korku hala insanların üzerinde olduğu için hiç kimse, aileler de dahil bu mekana gelmiyor. Buraya gelip ziyaret etmeye bile korkuyorlar. Tabi unutulmuş bir şekilde gidiyor bu. Burada böyle bir olay yaşanmamış, katliam olmamış gibi unutulmuş haliyle devam etmiş. Bu durum 1996 yıllarına kadar devam ediyor.”

    “90’LI YILLARDAKİ PARK PROJESİNDE KATLEDİLENLERİN KEMİKLERİ ÇIKTI”

    Dalkılıç, 1996 yıllarında belediyenin park projesinde kemiklerin çıktığını söylüyor ve şöyle devam ediyor:

    “O yıllarda belediye burası için bir park projesi çıkarıyor. İş makineleri çalışıyor, tam bu alana geldiklerinde katliama uğrayan insanların kemikleri çıkıyor. Duyarlılık gösterilmiyor. Karşıda Meydanlar Mahallesi var, orada buradaki katliama uğrayanlardan birisinin torunu yaşıyor. O gelip kemiklerin bir kısmını topluyor, torbaya koyuyor. Kırmızıköprü’de Salördek Köyü’ne götürüp gömüyor. O götüren kişinin akrabasıyla görüştüğümüzde beraber götürdüklerini söyleyerek; 4 kişinin kafatası, birkaç tane de büyük kemik olduğunu söyledi. Yani burada katledilen 16 kişinin hepsinin kemikleri gitmiyor oraya. Diğerleri burada iş makineleri dağıtıyor, düzeltiyor, park yapılıyor.
    Bu parkın mülk sahibi de Komiser Abbas Efendi diye bilinen birisi, tabelası da vardı zaten. Belediye daha sonra burayı işletmeye açıyor, kiraya veriyor. İşletmeyi alan kişi de burada alkol satıyor, insanlar gelip oturup eğleniyor. Daha sonra düğünler yapılmaya başlanıyor. 2014 yılına kadar böyleydi burası.”

    “BİZ ANLATTIKÇA İNSANLAR DUYARLILIK GÖSTERMEYE BAŞLADI”

    2014 yerel seçimlerde Pülümür’e geldiğini söyleyen Dalkılıç, “Bu durumun böyle olduğunu duydum. İnsanlara her yerde, bunun doğru olmadığını, burada hem pirlerimiz var, hem bizim büyüklerimiz var. Yani insan kemikleri üzerinde düğün yapmak, eğlenmek insani değil. İnançsal olarak da insani yönden de doğru değil. Bunları anlattıkça insanlar olumlu karşıladı” dedi.

    Dalkılıç, “Hatta biz gelip burada anma da yaptık 17 Ağustos 2014’te. Mumlar yakıldı, dualar okundu. Aileleri bilgilendirdik, aileler geldi. Duygulu anlar da yaşandı. İlk defa babalarının, dedelerinin kemiklerinin bulunduğu mekana geliyorlardı. Meclis üyeleri vasıtasıyla dilekçeler verdik. Buranın ihalesinin iptal edilmesini talep ettik. Bu kabul görmeyip devam etti. 2015’te tekrar dilekçe verdirdik.Bu sürece kadar toplum bize hak verip burada düğün yapmamaya başladı. Orada düğün olmaz dediler. İnsanlar oturmaya bile gelmez oldular. Kapalı durumdaydı ama işletmeyi alanlar bırakmıyordu yine. İşletilmediği halde belediye ihaleyi iptal etmiyordu. 2015-2016’da da beklemede kaldı” diye konuştu.

    “38’DE SORGUSUZ SUALSİZ KATLEDİLMİŞLER”

    Dalkılıç, toplu mezarların bulunduğu alanda yapılan kaldırım çalışmasıyla ilgili şu bilgileri verdi:

    “2017’de burada kaldırım çalışması yapıldı. Çalışma yapılırken yine bilgilendirdik, toplu mezar olduğunu söyledim. Hassasiyet gösterilmesini istedim. Biz dikkatli yaparız, yaparken sizi çağırırız dediler. Belediye başkanı da geldi, buna benzer şeyler söyledi. Daha sonra ağaçları söküp duvar örmüşler 5-6 metre yüksekliğinde. Niye yaptıklarını sorduğumuzda bir şey çıkmadığını söylediler. Biz burası kesin toplu mezar yeridir dedik. Birkaç ay sonra da yağmur, kar yağdı, burası göçtü. Burası düzeltilmek için tekrar dağıtılacak. 38’de sorgusuz sualsiz katledilmişler. O şanssızlıkları hala, 80 yıldır devam ediyor.”

    “HAFIZA MEKANI, ANIT MEZAR YAPILIRSA ANLAM KAZANIR”

    1938’de kurşuna dizilerek katledilen insanların kemiklerinin bulunduğu alanın hemen yanında Pülümür Bellek ve Kültür Evi’nin yapımı devam ediyor. Anıt mezar yapılırsa, hafıza mekanıyla bütünleşip anlam kazanacağını ifade eden Dalkılıç, şunları kaydetti:

    “Hafıza mekanının yapımı geçen yıl başladı. Binanın kaba inşaatı bitti. Bizim duyduğumuz kadarıyla; bu bölgenin geçmişiyle ilgili şeyler sergilenecek, müze gibi olacak. Örneğin; bölgede kullanılan tarım araçları, insanların evinde kullandığı eşyalar, bu bölgenin giysileri gibi benzeri şeyler hedefleniyor.
    Buranın esas anlamı o toplu katliam yerinden 16 kişinin isimlerinin olduğu bir anıt mezar. Ailelerin de böyle bir talebi var. Orası yapılırsa anlam kazanır. Esas buraya anlam kazandıran o insanların mezarına verilecek değer ve saygıyla ölçülür. Umarız önümüzdeki süreçte oraya bir anıt mezar da yapılır. Anıt mezarla, hafıza mekanı bütünleşip bu alanı açık müze gibi kullanılır ve dizayn edilirse iyi bir anlam kazanır.
    Gelen insanlar katledilen kişilerin mezarlarını görünce, bir de o döneme ait insanların kullandığı araç gereçler, evlerinde bulunan eşyalar sergilenirse bu alanda; insanlar bazı şeyleri mutlaka vicdanında hissedecektir.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

     

  • Dersim, Pülümür’de Hızır cemi yapıldı

    Dersim, Pülümür’de Hızır cemi yapıldı

    PİRHA – Aleviler için kutsal olan, bolluğu, bereketi, sevgiyi, barışı, eşitliği ve baharın gelişini simgeleyen Hızır ayının başlaması ile Dersim Pülümür’de Hızır cemi yapıldı.

    Hızır ayını umutla karşılayan Aleviler Hızır ayında barış, eşitlik ve kardeşlik temenni etti. Dersim, Pülümür cemevin’de gerçekleşen Hızır ceminde lokmalar pay edilerek Hızır cemi dönüldü. Hızır cemini Baba Mansur ocağı pirlerinden Pir Selçuk Sevim yürüttü.

    Pülümür cemevinde Baba Mansur Ocağı Pirlerinden Selçuk Sevim’in yürüttüğü cemde çerağlar uyandırıldı, deyişler söylendi  ve semahlar dönüldü.

    Cemin sonunda lokmalar pay edildi. (HABER MERKEZİ)

     

  • Pülümür Bellek ve Kültürevi Projesi, 10 Şubat’da İstanbul’da tanıtılacak-VİDEO

    Pülümür Bellek ve Kültürevi Projesi, 10 Şubat’da İstanbul’da tanıtılacak-VİDEO

    PİRHA – Pülümür Bellek ve Kültürevi Projesi tanıtım etkinliği 10 Şubat Cumartesi günü İstanbul Türkan Saylan Kültür Merkezi’de yapılacak. 

    Haberin Videosu

    Dersim’in Pülümür İlçesinde Dersim ve Pülümür yöresinde insan yaşamında kullanılan materyallerin sergileneceği Pülümür Bellek ve Kültürevi  Projesi’nin tanıtımı 10 Şubat Cumartesi günü İstanbul Türkan Saylan Kültür Merkezi’de yapılacak.

    Konuyu PİRHA’ya değerlendiren Pülümür Derneği yöneticisi Yılmaz Coşkun ve Nevin Akdeniz, tanıtım etkinliğine katılım çağrısında bulundu.

    “İNSAN YAŞAMINDA KULLANILAN BİRÇOK ALET OLACAK”

    Pülümür Derneği Yöneticisi Yılmaz Coşkun, Pülümür Belediyesi ile birlikte ‘Pülümür Bellek ve Kültürevi Projesi’ ortaklaşa yaptıklarını söyledi.

    Projenin Pülümür’ün tarihini, kültürünü anlatacağını belirten Coşkun, “Bu kültürün tanıtılması için yapılan binanın kaba inşaatı bitti. Bellek ve Kültürevinde Dersim yöresiyle ilgili ne varsa işte tarımda, evde kullanılan bütün materyaller olacak” dedi.

    Belediye ile ortak yaptıkları bu projenini tanıtılması için İstanbul’da bulunan diğer dernekleri de katarak tanıtım etkinliği düzenlediklerini söyleyen Coşkun, “Bu etkinliğin amacı hem projeyi tanıtmak hem de elde edeceğimiz gelirle bellek evinin içine malzeme almak için katkı olacak” dedi.

    Yılmaz Coşkun, son olarak İstanbul’da yaşayanlara etkinliğe katılım çağrısında bulundu.

    GEÇMİŞE YOLCULUK

    Nevin Akyıldız ise bu proje ile geçmişe  yolculuk yapacaklarını söylüyor. “Eskiden dedelerimizin, nenelerimizin kullandığı aletler, oraktan tutalım da o zaman evlerde kullanılan birçok alet sergilenecek. Bununla geçmişe yolculuk yapacağız” diye konuştu.

    Akyıldız, 10 Şubat’da Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde yapılacak projeyi tanıtım etkinliğe Dersimlileri ve Dersim dostlarını beklediklerini söyledi. (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de 30 yasaklı bölge daha

    Dersim’de 30 yasaklı bölge daha

    Dersim’de 30 ayrı bölge 31 Aralık’a kadar yasaklı bölge ilan edildi.

    Dersim merkez, Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazimiye ilçesine bağlı kırsal alanda bulunan 30 ayrı bölge, 17-31 Aralık tarihleri arasında yasaklı bölge ilan edildi.

    Tunceli Valiliği’nce yapılan açıklamada Dersim merkez ve 4 ilçeye bağlı 30 ayrı bölge yasaklı ilan edildi. Açıklamada yasağın 17 Aralık-31 Aralık tarihlerini kapsadığı belirtilerek, “Tunceli İli; Tunceli Merkez, Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazımiye ilçe sınırları içerisindeki (30) ayrı bölgede 17 Aralık 2017 – 31 Aralık 2017 tarihleri arasında Özel Güvenlik Bölgesi ilan edilmiştir. Özel Güvenlik Bölgelerine, Mülki Amir izni olmadan girişler yasaklanmıştır”  ifadelerine yer verildi.
  • Dağ keçilerinin ölümleri keçi vebasından kaynaklanmış

    Dağ keçilerinin ölümleri keçi vebasından kaynaklanmış

    Dersim’de geçtiğimiz haftadan itibaren dağ keçilerinde yaşanmaya başlayan ölümlerle ilgili yapılan incelemede, ölümlerin keçi vebasından kaynaklandığı belirlendi.

    Özgür Dersim’in haberine göre, Dersim’de Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri, Pülümür ilçesinde görme kaybı ve kanlı ishal sonrası bir hafta içerisinde 8 dağ keçisinin öldüğünü belirledi. Telef olan keçilerden alınan numuneler ölüm sebebinin tespit edilmesi için Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Patoloji Anabilim Dalına gönderildi. Patoloji biriminin yaptığı incelemede, ölümlerin keçi vebasından kaynaklandığı belirlendi.
    Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Erkösüz, “Hastalığın ismi Peste des Petits Ruminants’dır (küçük baş vebası). Bu hastalık daha çok küçük baş hayvanlarda görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Keçi vebası, yalancı sığır vebası gibi isimlerle de anılır. Bölgemizde ilk defa görüldü. Daha önce koyun ve keçilerde daha çok rastlanmasına rağmen dağ keçilerinde ilk kez tespit edildi. Belirtileri ağızda erozyon ve ülserler karakterize olurken, solunum sistemi belirtileri gösterir. Solunum güçlüğü, öksürük irinli olarak göz ve burun akıntısı görülür” dedi.
    Tedaviden ziyade koruyucu önlemlerin önemine değinen Erkösüz, hepsinin ölmesi gibi bir durumun olmadığını da kaydetti.

  • Dersim’de 30 bölgeye giriş yasaklandı

    Dersim’de 30 bölgeye giriş yasaklandı

    PİRHA – Dersim kent merkezi ve 4 ilçe kırsalındaki askeri operasyonlar nedeniyle belirlenen 30 bölge, 17 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında “Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edildi. 

    Dersim’de uzun bir süredir devam eden askeri operasyonlar nedeniyle Tunceli Valiliği, 30 bölgeyi 17 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında “Özel Güvenlik Bölgesi” kapsamına alarak girişleri yasakladı. Merkez, Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazımiye ilçe sınırları içerisindeki 30 bölge şöyle:
    İl merkezi: Bali Deresi, Kurutlu Deresi, Kutuderesi Vadisi bölgesi, Tabantepe bölgesi, Karameşetepe bölgesi, Vazgürtepe bölgesi.
    Ovacık: Eroğlu Mahallesi, Mercan Dağları, Kıran Deresi, Kınıkan Tepe , Golan Yaylası, Eğreci Mahallesi, Dülbektaşı bölgesi, Yarpuzlu Mahallesi, Alisırtı Geçidi, Dalav Yaylası, Karagöl Yaylası, Kurugöl Yaylası, Kurt Yaylası, Bastır Yaylası, Çeşme Yaylası, Yel Yaylası, Ganekastik Bölgesi, Çığırlı Yaylası, Karadere bölgesi.
    Nazimiye: Tavuklu-Doğantaş köyleri, Dokuzkaya bölgesi.
    Pülümür: Yoncalık Yaylası ve Sarıgül Yaylası.
    Hozat: Kinzir Ormanları.
    (HABER MERKEZİ)
  • Dersim’de 30 yer özel güvenlik alanı ilan edildi

    Dersim’de 30 yer özel güvenlik alanı ilan edildi

    PİRHA – Tunceli Valiliği Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazımiye ilçe sınırları içinde yer alan 30 ayrı bölgenin 2 Kasım 2017 ile 16 Kasım 2017 tarihleri arasında özel güvenlik alanı ilan edildiğini duyurdu.
    Tunceli Valiliği, yürütülen operasyonlar nedeniyle 30 ayrı bölgede 2 Kasım ile 16 Kasım tarihleri arasında özel güvenlik alanı ilan etti.

    Açıklamada koordinat bilgileri de verilen bölgelere vatandaşların can ve mal güvenliği açısından mülki amir izni olmadan girişlerinin yasaklandığı belirtildi.

    Özel güvenlik bölgesi ilan edilen bölgeler:

    Dersim Merkez’de Bali Deresi, Kurutlu Deresi, Kutu Deresi, Tapan Tepe, Karameşe Tepe, Vezgürtepe.

    Ovacık: Eroğlu Mahallesi, Mercan Dağları, Kıran Deresi, Kınıkan Tepe, Golan Yaylası, Eğerci Mahallesi, Dülbektaşı bölgesi, Yarpuzlu, Ali Sırtı Geçit, Dalav Yaylası, Karagöl Yaylası, Kurugöl Yaylası, Bastır Yaylası, Kurt yaylası, Çeşme Yaylası, Yel Yaylası, Ganekastik, Çığırlı Yaylası,  Karadere.

    Nazımiye: Tavuklu Doğantaş, Dokuz Kaya.

    Pülümür: Sarıgül Yaylası, Yoncalık Yaylası.

    Hozat: Kinzir Ormanları’nda 2 Kasım ile 16 Kasım tarihleri arasında özel güvenlik alanı ilan edildi. (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de tarihsel değerlere sahip arkeolojik kalıntılar bulundu

    Dersim’de tarihsel değerlere sahip arkeolojik kalıntılar bulundu

    Dersim’de, Bitlis Eren Üniversitesi akademisyenleri tarafından “Demir Çağ ve Helenistik Dönem Tunceli Yüzey Araştırması-2017” projesi kapsamında yapılan çalışmada önemli tarihsel değerlere sahip arkeolojik kalıntılar tespit edildiği bildirildi.

    Bitlis Eren Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Serkan Erdoğan, Sanat Tarihi Bölümü Araştırma Görevlisi Korkmaz Şen, Mimar Merve Bahur, Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcisi ile birlikte Pertek ve Çemişgezek ilçelerinde 15 gün süren yüzey çalışması gerçekleştirdi.

    Yüzey araştırmalarında önemli bulgulara ulaştıklarını belirten Fen-Edebiyat Fakültesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü’nden Dr. Serkan Erdoğan, “Pertek İlçesi Akdemir (Avşeker) Köyü yakınlarında Ortaçağ kaynaklarında da anılan ve 13. yüzyılda önemli bir merkez olduğu anlaşılan bir kale tespit ettik. Günümüzdeki adı Kurmizak ya da Kurbizak olarak anılan kalenin sur duvarlarının bir kısmı sağlam olmakla birlikte kalenin içindeki yapılar iyi korunmuş. Bu sağlam yapılar taştan tonozlu olarak yapılmış. Kalenin yamaçlarında biri inşa, ötekisi ise tamirat kitabesi olduğunu düşündüğümüz anıtsal yazıt parçaları bulduk. Yazıtların Osmanlı öncesi Türk İslam Dönemi’ne ait olduğu kesinleşti. Bazı isimler okunabiliyor. Bizans Dönemi’nde de önemli bir yer olduğu anlaşılıyor. Kale, tarihsel kaynaklarda ‘Harbizag’ adıyla geçiyor ancak henüz tescillenmemiş. Oldukça büyük bir kale. Tarihsel geçmişi Urartu Dönemi’ne kadar gidiyor. Sonrasında da Roma – Bizans ve Türk- İslam dönemlerine ait yapılar üzerine binmiş olmalı. Sur duvarları ve seramik kırıkları buna işaret ediyor. Osmanlı öncesi Türk İslam Dönemi yazıtları bölgenin Orta Çağ tarihi için çok önemli. Merkeze bağlı Rabat köyünde bulunan kaleden daha geniş bir alana yayılmış. Eteklerinde mezarlık alanları var. Sadece yerleşimin güney ve Güneydoğu yönünü gezmemize rağmen kısmen toprak altında bulunan çok sayıda kemerli ve tonozlu yapı tespit ettik. Kalede ayrıca Urartu Dönemi’ne ait olduğunu düşündüğümüz basamaklı bir tünel ve bir açık hava tapınağı var. Kalenin güneydoğu eteklerinin madenin ergitildiği bir alan olarak kullanılmış olması da muhtemel. Burası aynı zamanda Murat Nehri’nden Tunceli’ye girişte stratejik öneme sahip bir yer.  Söz konusu kale,  Çemişgezek, Ulukale, Pertek ve Mazgirt kalelerinin oluşturduğu yerleşim ve savunma ağı ile bağlantılı olarak uzanmakta” dedi.

    HÖYÜKTE, ESKİ TUNÇ ÇAĞI’NA AİT MEZARLIK ALAN BULUNDU

    Yüzey araştırmalarında Çemişgezek İlçesi Pulur (Sakyol) köyü yakınlarında Eski Tunç Çağı’na ait mezarlık alanı keşfettiklerini ifade eden Erdoğan, “Çemişgezek İlçesi’ne bağlı Pulur (Sakyol)’da suların çekilmesiyle höyük suyun üzerinde kalmış. Ancak daha önce kazısı yapılmış bu höyüğün yakınlarında baraj suyunun geri çekilip toprağı aşındırmasıyla ortaya çıkan takriben M.Ö. 3 bin yıllarına tarihlenebilen Eski Tunç Çağı’na ait bir mezarlık alanı keşfettik.  Bu mezarlık alanında kabaca yontulmuş dört blok taş ve üzeri sal taşıyla örtülerek yapılmış çok sayıda mezar var. Üzerinde bulunan seramik kırıklarından dolayı Eski Tunç Çağı’na ait olması gerektiğini düşünüyoruz” diye bilgi verdi.

    Çemişgezek İlçesi’ne bağlı cihangir köyünde de araştırma yaptıklarını aktaran Erdoğan, “Bu köy, 19. yüzyılın sonunda adeta donmuş kalmış gibi. Köyde kitabeli iki tarihi Çeşme, Osmanlı Dönemi’ne ait bir mektep mevcut. Bunların yanı sıra köydeki evler de oldukça tarihi ancak kayıt altına alınmayı bekliyor” ifadelerini kullandı.

    YAKIN DOĞUNUN EN BÜYÜK KAYA TAPINAĞI

    Daha önce Çemişgezek ilçe merkezinde bulunan in deliklerinde çalışma yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, “Son çalışmada in deliklerinin ulaşılması zor olan kısımlarına gittik. Buranın esasen dört katlı ve beş bölümden oluşan Helenistik Dönem dediğimiz zaman diliminde kurulmuş büyük bir tapınak olduğuna yönelik kanaatlerimiz pekişti. Bey odası denilen yere girildi. Kaya koridorları metreleri bulan kaya merdivenleri arasında iletişim sağlayan büyük kompleks bir yapı. Burası, büyüklük açısından Anadolu’nun ve belki de yakın doğunun en büyük kaya tapınağı. 20-25 odadan oluşuyor. Çemişgezek, Erken Bizans Dönemi’nde Hierapolis  diye anılan kutsallığı olan bir yerleşim. İn Delikleri, buraya neden kutsal şehir dendiğini de açıklayabilecek bir yer. Yine Çemişgezek Kale Mahallesi’nde Roma-Bizans Dönemi’ne ait sur duvarlarını görmek mümkün. Burası in deliklerinin karşısına düşüyor. Kale Mahallesi denilen bu yerde Ortaçağ öncesi kaya mezarları da mevcut.  Az sayı da bulduğumuz seramik parçaları Geç Antik Çağ dediğimiz döneme ait. İn delikleri daha sonraki dönemlerde farklı amaçlarla kullanılmış olabilir. Bazı odalarda grafiti denilen tarzda sonradan kazınmış Ermenice bir takım isimlere de rastladık. Anahit veya Anahita diye tapınım gören tanrıçanın bu bölgede tapınım gördüğünü tarihsel kaynaklarda doğrulamakta. Tapınak Tağar Çayı ile de ilişkili olduğundan burası su tanrıçası olan Anahit’e adanmış olabilir.  Ama hangi tanrı veya tanrıçaya ait olarak yapıldığını şu anki verilerle söylemek mümkün değil. Buranın bir an önce koruma altına alınarak turizme kazandırılması ve gelecek kuşaklara sağlam bir şekilde aktarılması gerekiyor. Tehlike arz edecek kaya blokları için sağlamlaştırma ve çıkılamayan mekanlar için merdiven ve uygun bir yolun yapılması lazım. 1930’lu yıllarda yapılmış ahşap merdivenin yenilenmesi gerekiyor. Sonuç olarak burası tek tanrılı dinler ile tanışmadan önce kapladığı alan açısından Helenistik ve Roma Dönemi için önemli bir yer olduğu anlaşılmaktadır” diye konuştu.

    Bölgenin her tarihi döneme ait maddi izler taşıdığına vurgu yapan Erdoğan, önümüzdeki yıllarda da bu çalışmaları sürdürmeyi planladıklarını da kaydetti.

    (kaynak: dersim haber)

  • Dersim Pülümür’de ceviz hasadı başladı-VİDEO

    Dersim Pülümür’de ceviz hasadı başladı-VİDEO

    Sonbahar ayının gelmesiyle birlikte Dersim’in Pülümür ilçesinde vatandaşlar ceviz hasadına başladı. Bu sen oldukça iyi bir hasat gerçekleştirdiğini söyleyen vatandaşlar, ceviz toplamanın zahmetini anlattılar.

    HABERİN VİDEOSU

    https://youtu.be/wEElblAx_tU

    Dersim Pülümür’de ceviz hasadının başlamasıyla birlikte vatandaşlar, hummalı bir çalışma içerisine girdi. Vatandaşların büyük bir çoğunluğu tehlikelere aldırmadan ceviz ağaçlarına çıkarak hasadı sırıklarla yapıyor. İlçede yetişen, tane büyüklüğü ve lezzetiyle kaliteli ceviz çeşitleri arasında önemli bir yer tutan Pülümür cevizi bu yıl ki hasadından vatandaşlar memnun görünüyor. İlçeye bağlı Salördek köyünde ceviz hasadını gerçekleştiren Alişan Arslan, “Şu an ceviz hasadına başladık. Önce evlerimizden uzak olan bölgedeki cevizleri topluyoruz. Bölgedeki ayıların fazla olması ve ceviz ağacına zarar vermesi nedeniyle uzak bölgedeki ceviz ağaçların hasadını gerçekleştiriyoruz. İhtiyacımız kadarını topladık, bazı vatandaşlar da ihtiyaç fazlasını satıyor. Bu yıl ceviz hasadı çok iyi. İhtiyacımız fazlasıyla çıktı memnunuz” dedi.

    TOPLADIĞI CEVİZLERİ KOMŞULARINA VERİYOR

    Yıllardır dededen kalma yöntem olan sırıkla ceviz hasadı yaptıklarını söyleyen Hüseyin Arslan,  “Sonbahar mevsimi ile birlikte ceviz hasadına başladık. Geçen yıl ceviz pek tutmamıştı o yüzden fazla toplayamadık. Bu yıl ceviz iyi görünüyor. Topladığımız cevizleri yakınlarımıza ve komşularımıza da veriyoruz” dedi.

    SİLKELEMEK GÜÇ VE CESARET İSTİYOR

    Çocukluğundan beri köyde ceviz silkelediğini belirten Mesut Dikme ise, “Ceviz silkelemek güç ve cesaret gerektiriyor. Bu ağaçlar çok yüksek, dikkatli olmak gerekiyor. Bu tehlikeli bir iş ama ceviz bizim için değerli. Biz de tehlikeye rağmen hasadı gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

    (Kaynak: Dersim haber)

  • Dersim’in ünlü Pülümür Vadisi için Milli Park başvurusu

    Dersim’in ünlü Pülümür Vadisi için Milli Park başvurusu

    PİRHA- Dersim Barosu, Pülümür’den Dersim’e kadar uzanan ve tüm kriterlerini fazlasıyla kendinde barındıran ünlü Pülümür Vadisi’nin “Milli Park’ olarak tescil edilmesi için başvuruda bulundu.

    Dersim Barosu adına Baro Başkanı Avukat Barış Yıldırım imzasıyla Başbakanlığa gönderilen dilekçede milli parklara ilişkin kriterler sıralandı. Bu vadinin fazlasıyla bu kriterleri barındırdığı belirtildi.

    MİLLİ PARKI BELİRLEYEN KRİTERLER

    Milli park için istenen,“Tabii ve kültürel kaynak değerleri, dinlenme ve turizm alanı olması, bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip olması, bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler, türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını, ifade eder” hükmünün hatırlatıldığı dilekçede, Pülümür Vadisi’nin şu özellikleri içerdiği ifade edildi;

    PÜLÜMÜR VADİSİNİN ÖZELLİKLERİ

    -Bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerlerini barındırdığı gibi ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarını da içermektedir. Zira:

    Pülümür Vadisi, başta Pülümür Çayı olmak üzere Haskar Deresi, Hakis Deresi gibi önemli kaynak değerlerine sahiptir.

    Bölge Munzur Dağları silsilesi içerisinde bulunan Bağır Dağı’ndan başlayarak önemli ekosistemleri barındırmaktadır. Bu ekosistemler akarsu ekosistemi, orman ekosistemi, mera ekosistemi, step ekosistemi, kaya ekosistemi olarak belirtilebilir. Bölgede ekosistem çeşitliliği sebebiyle endemizm oranı son derece yüksektir.

    Bölgede, Avrupanın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ne (BERN SÖZLEŞMESİ) göre kesin koruma altında olan flora ve fauna türleri ve habitatları bulunmaktadır.

    Belirtmek gerekir ki ülkemizde neslinin tükendiği sanılan Anadolu Parsı’nın bölgede yaşadığına dair bilimsel işaretler bulunmaktadır.

    Pülümür Vadisi sınırları dahilinde Alacık Köyü Karagöl Mezrası mevkiinde Muhafaza Ormanı olarak tefrik edilen Ağaç kümeleri de bulunmaktadır.

    Yörede Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme hükümlerine göre korunması gereken sahalar bulunmaktadır.

    Birleşmiş Milletler Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme hükümleri uyarınca da korunması gereken kültürel pratiklerin ifa edildiği alanlar da yörede mevcuttur.

    Avrupa Peyzaj Sözleşmesi hükümleri uyarınca da havzanın peyzajının korunması gerekmektedir.

    Pülümür Vadisi Havzası bir bütün olarak ilginç özelliklere ve güzelliklere sahip olup topoğrafya ve silüet açısından eşsizdir

    Baro Başkanı Avukat Barış Yıldırım, yukarıdaki bilgilerin ışığında son olarak  “Bu özelliklere istinaden Pülümür Vadisi’nin Bakanlar Kurulu’nca gerekli işlemlerin yapılmasını ve Milli Park olarak tescil edilmesini talep ediyoruz” dedi.

    Ahmet BAKIR

    DERSİM

  • İHD Dersim şubesi kaçırılan öğretmen için basın açıklaması yaptı-VİDEO

    İHD Dersim şubesi kaçırılan öğretmen için basın açıklaması yaptı-VİDEO

    PİRHA- Siverek’te öğretmenlik yapan ve tatil nedeniyle memleketi Gümüşhane’ye dönerken Dersim Pülümür yolunda arabası yakılarak kaçırıldığı iddia edilen Necmeddin Yılmaz için İHD’de basın açıklaması yapıldı.

    Haberin Videosu

    Siverek’te öğretmenlik yapan ve tatil nedeniyle memleketi Gümüşhane’ye dönerken Dersim/Pülümür yolunda arabası yakılarak kaçırıldığı iddia edilen Necmeddin Yılmaz için İnsan Hakları Derneği Dersim şubesi bir basın açıklaması düzenledi.

    “ÇATIŞMALI SÜREÇTEYİZ, HAK İHLALLERİ YOĞUNLAŞTI”

    Açıklamaya İHD Dersim şube başkanı Gürbüz Solmaz, öğretmenin babası Hamit Yılmaz ve kardeşi Ahmet Yılmaz katıldı. Basın açıklamasında konuşan İHD Dersim Şube başkanı Gürbüz Solmaz, çatışmalı bir süreçte olduklarını, bu nedenle, her gün, birçok insanın mağdur olduğunu, insan hakları ihlallerinin yoğun olarak yaşandığını ifade ederek, “geçtiğimiz günkü bombalamada 2 sivil vatandaşımız yaralandı, Bu vatandaşların nerede ve nasıl yaralandıklarını da araştırıyoruz” dedi.

    “ÖĞRETMENİ ALARAK SAĞ SALİM TESLİM ETMEK İSTİYORUZ”

    Solmaz, bu gece yaşanan olay için de “kimlerin kaçırdıklarını bilmiyoruz, ancak kim kaçırmış olursa olsun, öğretmen arkadaşımızın sağ salim ailesine dönmesini istiyoruz” ifadesini kullandı. Solmaz bu konuda ellerinden gelen ne varsa yapacaklarını, olanak olursa öğretmeni teslim alabileceklerini de sözlerine ekledi.

    BABA YILMAZ: ÇOCUĞUMU SAĞ SALİM BANA ULAŞTIRSINLAR

    Solmaz’ın ardından konuşan baba Hamit Yılmaz “Bu gece 01.00’da haberimiz oldu ve hemen Pülümür’e geldik. Arabanın kimler tarafından yakıldığını bilmiyorum. Yetkililerden ve ilgililerden bilgilerin paylaşmalarını ve çocuğumun sağ salim bize teslim edilmesini istiyorum” dedi.

    Öğretmenin kardeşi Ahmet Yılmaz ise “bize kardeşimin arabasının yakıldığını tekerlerinin patlatıldığını ve kendisinin alıkonulduğunu ifade ettiler. Ben kardeşimin bize sağ salim teslim edilmesini istiyorum” dedi.

    Ahmet BAKIR/DERSİM

    VİDEO