Etiket: rtük

  • CHP’li RTÜK üyesi Taşçı: RTÜK’ün belli bir tarafı tutmaya dönük tavrı katmerleşiyor

    CHP’li RTÜK üyesi Taşçı: RTÜK’ün belli bir tarafı tutmaya dönük tavrı katmerleşiyor

    PİRHA- RTÜK, yangın haberleri yaptığı gerekçesiyle 6 televizyon kanalına para cezası verdi. Cezalara ilişkin CHP’li RTÜK üyesi İlhan Taşçı “Herhalde dünyada ilk kez yangın haberinde yangın görüntüsü kullandıkları için televizyonların cezalandırıldığı bir uygulama gerçekleşti” diyerek tepki gösterdi. 

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), FOX TV, KRT, Tele 1, HaberTürk, Halk TV ve TR 35 kanallarına toplam 17 dosyadan oy çokluğuyla ceza verdi. Cezaya konu olan sözlerin çoğunu, orman yangınlarıyla ilgili bazı haberler ve programlarda geçen ifadeler oluşturdu.

    CHP’li RTÜK üyesi İlhan Taşçı, ihsas-ı rey (oyunu önceden belli etme) yaptığı gerekçesiyle üst kurul toplantısına alınmadı. Taşçı konuya ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    Taşçı,  “Sosyal medya paylaşımlarımda ihsas-ı rey de bulunduğum gerekçesiyle o bölüme katılmamam yönünde yapılan oylama tamamen hukuktan yoksun bir karardır. Çünkü RTÜK’ün kendi özel yasasında müzakereler sırasında ihsas-ı rey de bulundukları gerekçesiyle üyelerin salondan çıkarılabileceği veya toplantının bir bölümüne katılmasını engelleyeceğine dönük herhangi bir yasal düzenleme bulunmuyor. Dolayısıyla bu sadece RTÜK başkanı Ebubekir Şahin’in kendi hukuki yorumu değil; keyfi tutumu nedeniyle alınmış bir karar. Bunun keyfi olduğunu hukuki dayanaktan yoksun olduğunu da yargı eliyle tescil ettirmek için çalışmalarımı tamamladıktan sonra bu kararın iptali için İdare Mahkemesi’ne başvuracağım” dedi.

    RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, RTÜK üyesi İlhan Taşçı’nın üst kurul toplantısına alınmamasına ilişkin olarak, “İlgili mevzuat çerçevesinde Üst Kurul’da yapılan oylama sonucunda RTÜK Üyesi Sn. Taşçı’nın sadece bahse konu dosyaların müzakerelerine katılmaması kararı alınmıştır” açıklamasını yapmıştı.

    Şahin, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Üst Kurul toplantısı öncesinde yaptığı sosyal medya paylaşımlarıyla ihsas-ı rey yapan Üyemiz Sn. İlhan Taşçı’nın sadece ilgili dosyaların görüşülmesi sırasında toplantıdan çıkarılmasını müzakere ettik. İlgili mevzuat çerçevesinde Üst Kurul’da yapılan oylama sonucunda RTÜK Üyesi Sn. Taşçı’nın sadece bahse konu dosyaların müzakerelerine katılmaması kararı alınmıştır. Gerçek budur. Olayın çarpıtılmamasını rica ediyorum” ifadesini kullandı. 

    BİR YERDE YANGIN VARSA; DOĞAL OLARAK HABER KANALLARI BUNU HABER YAPACAKTIR”

    CHP’li İlhan Taşçı, RTÜK’ün televizyon kanallarına yangın haberleri yayınları yaptığı gerekçesiyle para cezaları vermesini eleştirdi.

    Taşçı, “Müzakerede o bölümlere, toplantılara katılmadım. Önemli olan şudur: Bir yerde yangın varsa; doğal olarak televizyonlar, haber kanalları bunları haber yapacaktır ve bu görüntüleri kullanacaklardır. Bir yer yanıyorken; bu yangınları göstermeyin derseniz kameralar yangına sırtını ters dönerse o yangın sönmeyecek yanmaya devam edecek. RTÜK’ün buradaki tutumu halkın haber alma hakkı açısından da çok sakat bir bakış açısı. Herhalde dünyada ilk kez yangın haberinde yangın görüntüsü kullandıkları için televizyonların cezalandırıldığı bir uygulama gerçekleşti” dedi.

    Taşçı’nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:

    “RTÜK’ÜN ÇOK NET BELLİ BİR TARAFI TUTMAYA DÖNÜK BİR TAVRI VAR”

    Taşçı, “Dünkü görüşülen dosyalara baktığımız zaman 4 televizyon kanalı yangın haberleri nedeniyle cezalandırıldı. RTÜK yaklaşık 1300 civarında televizyonu denetliyor. Akla şu soru geliyor: 1300 televizyon içerisinde yalnızca 4 televizyon kanalı mı yangın haberlerini vermiş ve yangın görüntülerini kullanmış?
    Oysa bazı kanallar sabahtan akşama kadar doğal olarak hiçbir itirazım yok. Haklı olarak mesleklerinin gereği olarak sabahtan akşama kadar canlı yayın yaptılar. Canlı yayın yapan kanallar iktidara yakın oldukları için mi haklarında hiçbir rapor düzenlenmiyor? Ya da düzenlenmedi? RTÜK’ün nasıl bir taraf olduğu bu dosyaların hazırlanma biçiminden bile belli. RTÜK’te bunun için uzman olmanıza gerek yok. İzleyici olmanız yeterli. Kumandayı elinize alıp kanalları gezdiğinizde zaten hangi kanalların haberleri verdiğini çok net görüyorsunuz. Herhalde Türkiye’deki yayın yapan kanallardan sadece dördü yangın haberi vermemiştir. Dolayısıyla RTÜK’ün çok net belli bir tarafı tutmaya dönük bir tavrı var. Bu uzunca süredir de devam ediyor. Her geçen günde katmerleniyor” ifadelerini kullandı.

    BERFİN YILDIZ / İSTANBUL

  • ‘Kobanî Davası için neden 6 yıl beklediniz?’

    ‘Kobanî Davası için neden 6 yıl beklediniz?’

    PİRHA-Kobanî Davasında savunma yapan avukatlar, mahkeme heyetini eleştirerek “Ya bu iddianameyi hiç okumadınız ya da iddianamenin hazırlık aşamasına dahildiniz” dedi. Bir sonraki duruşma 14 Haziran’da görülecek.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanları, MYK üyeleri ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 28’i tutuklu 108 kişinin yer aldığı Kobanî Davası’nın 2’nci duruşmasının 3’üncü oturumu avukatların savunması ile devam etti.

    Duruşmaya Diyarbakır’dan SEGBİS ile katılan RTÜK üyesi Ali Ürküt’ün avukatı Erhan Ürküt, mahkemenin AİHM kararına karşı bir “alerjisinin” olduğunu dile getirdi. Ürküt, “ANF’den iddianameye delil olarak topladığınız haberleri biz Google’dan taradığımızda bulamıyoruz. Çünkü ANF’ye Türkiye’den erişim engeli var. Müvekkilim RTÜK üyesi olduğu için kamu görevi yürütüyor. Mahkemeniz aracılığıyla kamu görevi yürütmesi engelleniyor” diye konuştu. 

    “TALİMAT ALMADIĞINIZI BELİRTEREK AKLIMIZLA ALAY EDEMEZSİNİZ”

    HDP eski MYK üyesi Meryem Adıbelli’nin avukatı Mustafa Kemal Baran ise mahkemenin talimatla yargılamayı sürdürdüğünü ifade ederek şunları söyledi:

    “Talimat verildiğini ispatlayın dediniz. Kimse bir peçeteye bu talimatı yazarak size vermez. Aklımızla alay etmeyin. Biz talimat aldığınızı şuradan anlıyoruz; iddianamede olmayanları tensip zaptıyla delile dönüştürmeleriniz, AİHM kararının gereğini yapmamanız… Reddi hakim sebepleri gereği bu talimatı aldığınızı görüyoruz.”

    “KOBANÎ OLAYLARINDA ÇETELERİN ROLÜ DE ORTAYA ÇIKACAK”

    Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın avukatı Cahit Kırkazak, “Siyasi yargılama tespiti sadece bizim değil, AİHM Büyük Daire kararıyla da kesinleşti” diyerek şöyle devam etti:

    “Siz talimat mı alıyorsunuz yoksa motivasyonunuz mu böyle, bunu çok kestiremiyoruz. Yargı mensuplarının kendilerini kolluk yerine, devletin bekçileri yerine koyma gibi bir motivasyonu var. Kürtlere ya da politik tutsaklara özel bir yaklaşımınız olduğu için mi AİHM kararını uygulamıyorsunuz, bunu yargılamanın sonunda göreceğiz.

    Dünden beri, bu yargılama sürecine açıktan müdahale eden devletin memuru ve İçişleri Bakanının müdahalesini kendi üzerinizden atarak CMK’yı gösteriyorsunuz. Gereken işlemleri sizlerin yapması gerekiyor. Dosyanın içinde olan delilleri kimler topluyor? Sedat Peker son dönemlerde ifşalarda bulunuyor. Umuyoruz Sedat Peker gibileri, devletin diğer kurumlarında Sedat Peker gibi olanlar aslında Kobanî olaylarındaki rollerinin neler olduğunu söyleyecek.”

    “NEDEN 6 YIL BEKLEDİNİZ?”

    İbrahim Binici’nin avukatı Kemal Cihat Binici, müvekkili ile ilgili dosyada herhangi bir delil olmadığını, Binici’nin daha önce verdiği ifadelerin dosyada çarpıtıldığını söyledi. Avukat Mesut Özer ise, Mahkeme Başkanının hem dosyanın “bütün klasörlerini incelemiş olduğunu” söylediğini hem de “bu dosya evimde ve inceliyorum” diyerek çelişkili açıklamalarda bulunduğunu ifade etti. Dosyanın siyasi bir dosya olduğunun altını çizen Özer, ağır ithamlar bulunan dosyanın 6 yıl sonra açıldığının altını çizerek, “Bu kadar ağır iddialar için 6 yıl bir şey yapılmamışsa ortada siyasi bir durum var demek ki” dedi.

    “DOSYALARI NASIL CİDDİYETLE İNCELEDİNİZ?”

    Avukat Maviş Aydın ise duruşmanın yapıldığı binanın tepesinde keskin nişancılar olduğuna işaret ederek, bunun bile tek başına reddi hakim gerekçesi olduğunu söyledi. Aydın, heyetin tutuk incelemesini ciddiyetle yapmadığını dile getirdi. Şevin Kaya ise dosyayı talep ettiklerinde mahkeme kaleminin “dosya eklerine ulaşamadıkları” yönünde kendilerine bilgi verdiğini belirterek, “Kaleminizin bile ulaşmadığı dosya ve eklerini nasıl ciddiyetle incelediğinizi merak ediyoruz” dedi.

    “TEKNİK OLARAK MAHKEME OLABİLİRSİNİZ AMA…”
    Gülten Kışanak’ın avukatı Cihan Aydın, “Nasıl atandığınızı bize açıklamak zorundasınız. Doğal hakim ilkesiyle mi atandınız? Bu iddianame mahkemeye sunulduktan sonra bu davaya özel olarak atandınız. Bu atama usulü adil yargıç ilkesine uygun mudur? Bu dava kabul edildi öyle atandınız. HSK tarafından atandınız. HSK’yi kim belirliyor? 4’ünü Cumhurbaşkanı, 7’sini AKP-MHP iktidarı atıyor. Her gün müvekkillerimizi katil ilan edenler tarafından atandınız. Teknik olarak mahkeme olabilirsiniz ama teorik olarak değilsiniz. Şu ana kadar Anayasayı 3 kere ihlal ettiniz” ifadelerini kullandı.

    “BU İDDİANAMEYİ HİÇ OKUMADINIZ!”

    Avukat Mesut Beştaş, iktidarın bir algı operasyonu oluşturduğunu dile getirerek “Bunlar Meclis’te, Saray’da, Türkiye’de yayınlanan tüm basın yayın araçlarında, TV kanallarında uluslararası alanda, sosyal mecralarda düşmanına uygulamak istedikleri hususları 5 yıl boyunca sürdürmüş. Deliller toplanmış ve kucağınıza itilmiş. Bizim ulaşamadığımız mecralardan toplanan her şeyi delil olarak kabul ettiniz. Talebimizdir, Fırat News (ANF) ajansına erişmemiz sağlansın. Çünkü bu delillerin hepsini oradan almışsınız. Şu ana kadar yapılan uygulamalar düşman hukukunun ötesindedir. Düşmanlık yaptığınız şahsı yargılamanın bir kanunu yoktur” diye konuştu.

    Gültan Kışanak, Emine Ayna ve Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mehmet Emin Aktar ise “3 bin 530 sayfalık iddianamenin hemen kabul edilmesinden iki şey anlıyoruz. Ya bu iddianame hiç okunmadan kabul edildi ya da mahkeme bu iddianamenin hazırlık sürecine dahildi. Bunların ikisi reddi hakim talebinin gerekçesi olarak yeterlidir” dedi.

    SONRAKİ DURUŞMA 14 HAZİRAN’DA

    Savunmalardan sonra mahkeme heyeti kararını açıklayarak, reddi hakim talebine ilişkin daha önce verdiği kararı tekrarlayarak talepleri reddetti. Heyet, iktidar yetkililerinin yaptığı açıklamaların kendilerini bağlamadığını da ileri sürdü. “Heyetin reddi taleplerinin reddine, tutuk hali ve adli kontrol kararlarının devamına” kararı veren mahkeme heyeti, duruşmayı 14 Haziran 2021’e erteledi. Ayrıca duruşmaların iki hafta kesintisiz yapılıp bir hafta ara verilmesi hususunu da karara bağladı.

    PİRHA/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu: Basın İlan Kurumu basın infaz kurumuna dönüştü

    Kılıçdaroğlu: Basın İlan Kurumu basın infaz kurumuna dönüştü

    PİRHA-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Türkiye’nin Basın Özgürlüğü Karnesi” paneline katılarak “Basın İlan Kurumu basın infaz kurumuna dönüştü” dedi, özgür basın için 10 madde açıkladı.

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle düzenlenen “Türkiye’nin Basın Özgürlüğü Karnesi” konulu panele katıldı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, gazeteciler Özlem Akarsu Çelik, Kadri Gürsel ve Mehmet Yılmaz’ın sorularını yanıtladı.

    CHP Genel Başkanı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı basın toplantısında, “Bunların olduğu bir ülkede medya özgürlüğü yoktur. Basın İlan Kurumu, basın infaz kurumuna dönüştü. Basın İlan Kurumu, ne zamandan beri birilerinin babasının çiftliği oldu? RTÜK, talimat üzerine görev yapıyor, yaptıkları işlem yasa dışı” diye eleştirdi. Kılıçdaroğlu, basın özgürlüğünü sağlamak için atılması gereken 10 adımı ise şu cümlelerle açıkladı:

    “KİMİN GAZETECİ OLUP OLMADIĞINA GAZETECİLER KARAR VERMELİ”

    1- Herhangi bir medya organı sahibi, bu faaliyeti dışında başka bir ticari faaliyette bulunmamalı; aktif siyasetle uğraşmamalı. Temel işi sadece medya olmalı.

    2- Gazetelerin dağıtımı bütün medya sahiplerinin ortak olduğu bir şirket tarafından yapılmalı. Çünkü bir gazetenin patronajına gazetelerin dağıtımı teslim edildiğinde, dağıtım konusu rakip gazeteler için tehdit olarak kullanılabilir.

    3- Medyada sendikalaşma şart olmalı. Çünkü gazeteci, patronuna karşı da özgür olmalı.

    4- RTÜK yeniden yapılandırılmalı. RTÜK’ün, üye yapısı meslek örgütleri ile üniversitelerin temsilini sağlayacak doğrultuda değiştirilmeli, siyasi partilere tanınan kontenjan sayısı azaltılmalı. RTÜK, cezalandırmayı değil, evrensel yayıncılık ilkeleri çerçevesinde hareket etmeyi amaçlayan yönlendirici bir kurula dönüşmeli.

    5-Hiçbir gazeteci, gazetecilik faaliyetinden kaynaklı iddialarla tutuklanmamalı. Olası yargılamalarda, tutuksuz yargılanma esas olmalı.

    6- Basın İlan Kurumu, internet medyasını da kapsayacak şekilde yeniden yapılanmalı; meslek örgütlerinin temsil sayısı arttırılmalı. Gazete tirajları ve internet sitelerinin izlenme trafiği bağımsız bir denetim kuruluşu tarafından denetlenmeli.

    7- Evrensel kriterlere uygun, şeffaf ve denetlenebilir bir reyting ölçüm sistemine geçilmeli.

    8- Basın kartı, meslek örgütlerinin ortak katılımıyla oluşturulacak bir kurul tarafından verilmeli. Devlet bu alandan tümüyle çekilmeli. Kimin gazeteci olup olmadığına devlet değil, gazeteciler karar vermeli.

    9- Basın ve ifade özgürlüğüne sınırlama getiren evrensel kriterler hariç, her ne koşulda olursa olsun sansür yasaklanmalı.

    10-Sosyal medya, yeni medya veya alternatif medya olarak nitelendirilen mecralarda yayınlanan haberlerin doğruluğuyla ilgili bağımsız denetim/teyit mekanizmaları oluşturulmalı.

    (HABER MERKEZİ)

  • RTÜK, TELE 1 hakkında inceleme başlattı

    RTÜK, TELE 1 hakkında inceleme başlattı

    RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, TELE 1 kanalı hakkında inceleme başlatıldığını açıkladı.

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, TELE 1 kanalı hakkında inceleme başlatıldığını duyurdu.

    RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Tele 1 ekranlarında kamuoyu vicdanını rahatsız eden açıklamalar dikkatimizden kaçmamıştır. Tele 1 sunucusunun bahse konu yayında muhalefet etme psikolojisiyle kahraman polislerimize iftira atması kabul edilemez. Kendisini esefle kınıyorum. Kamu görevi yürüten yayıncıların gazetecilik ilkelerini unutarak toplumda infial oluşturabilecek açıklamalar yapma özgürlüğü yoktur. RTÜK olarak buna müsaade etmeyeceğiz. Söz konusu yayınla alakalı inceleme başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” ifadelerini kullandı.

    TELE 1 kanalında sabah programını sunan Musa Özuğurlu, “Erdoğan’ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun başında olduğu teşkilatın memurları Türkiye’de cemevlerine girip rahatlıkla işeyebiliyor” demişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mahkeme Halk TV’nin itirazını reddetti: Halk TV ekranı beş gün kararacak

    Mahkeme Halk TV’nin itirazını reddetti: Halk TV ekranı beş gün kararacak

    PİRHA-Halk TV’ye verilen 5 gün yayın durdurma kararına ilişkin yapılan itiraz mahkeme tarafından reddedildi. Halk TV yayını 28 Eylül’de durdurulacak.

    Halk TV’nin yargıya taşıdığı RTÜK tarafından verilen 5 gün yayın durdurma cezasına ilişkin itirazı sonuçlandı. Mahkeme, Halk TV’nin yürütmeyi durdurmaya yönelik yaptığı itirazı kabul etmedi. Halk TV, 27 Eylül Pazar gününü 28 Eylül Pazartesi’ye bağlayan gece saat 00.00’da kararacak.

    Halk TV’nin cezaya ilişkin açıklaması şöyle:

    “O meş’um gün geldi. Halk TV ekranı 5 gün kararıyor.

    Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun Halk TV’ye verdiği 5 gün yayın durdurma cezasına karşı mahkemeler nezdindeki girişimlerimiz ne yazık ki şu aşamada sonuçsuz kaldı. Yargılama sürecini kapsayacak şekilde yürütmeyi durdurma talebimiz kabul edilmedi. Karar tarafımıza tebliğ edildi.

    Bundan dolayı Halk TV ekranı 27 Eylül Pazar gününü 28 Eylül Pazartesi gününe bağlayan gece 00.00’da kararmış olacak. 2 Ekim Cuma gününü 3 Ekim Cumartesi gününe bağlayan gece 00.00’da tekrar yayında olacağız.

    Ekran karartma kararı RTÜK’ün kuruluş yasası ve yerleşik uygulamalardan dolayı hukuki süreçler tamamlanmadan uygulanıyor. Buna rağmen Anayasa ve yasalara saygı gereği ekranı karartmak zorunda kalıyoruz. Şu aşamada esastan bir karar çıkmış değil. Yani dosya esastan karara bağlandığında ilgili mahkemenin RTÜK’ü haksız bulma olasılığı da var. Mahkeme, esastan kararında, RTÜK’ü haksız bulur ve 5 günlük karartma cezasını iptal ederse, telafisi imkansız bir sonuç ortaya çıkacak.

    ‘BİR KEZ DAHA CEZA VERİRSE TAMAMEN KAPATILACAK’

    Dahası, bu dava sürerken, RTÜK’ün aynı maddeden bir kez daha ceza vermesi durumunda Halk TV tamamen kapatılmış olacak. Buradaki hukuk garabetini yasa yapıcıların ve hukukçuların dikkatine sunuyoruz.

    Meselenin hukuki olmadığını bilmemize rağmen izleyicilerimizi bilgilendirmeyi bir görev saydığımız için tüm bunları anlattık.

    Gelelim meselenin özüne: RTÜK 5 günlük karartma cezasını Ayşenur Arslan’ın 16 Haziran 2020 tarihli Medya Mahallesi programındaki bazı ifadelerine dayandırdı. Ayşenur Arslan o programda iktidarın dış politika tercihlerini eleştirmiş, bağlamından kopartılmış seçilmiş bazı cümleler suç unsuru olarak değerlendirilmiş, “Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını rencide etmek ve onları hafife almakla” itham edilmiştir. Ceza da, daha önce de kullandığımız ifadeyle Halk TV açısından ancak mizahın konusu olabilecek bir maddeden verilmişti.

    Ceza kesilen o madde şöyle diyor: “Yayınlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı olamaz”… Yani izleyicilerinin yayın çizgisini çok iyi bildiği Halk TV, “ülkenin bölünmez bütünlüğü ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yaptığı” gerekçesiyle cezalandırılıyor.

    Söz bitti. Hukuk da…

    Siyasetçiler ve haber alma hakkı gasp edilen milyonlar belki de bir adım sonra sesi tamamen kesilmiş, ekranı tamamen karartılmış bir Halk TV’ye hazırlanıyor…”

    (HABER MERKEZİ)

  • RTÜK Evrensel’in reklamını yayınlayan TELE 1’e en üst sınırdan ceza verdi

    RTÜK Evrensel’in reklamını yayınlayan TELE 1’e en üst sınırdan ceza verdi

    RTÜK, TELE 1 kanalına Evrensel gazetesinin reklamını yayınlamasını gerekçe göstererek ceza kesti.

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), TELE 1 kanalına, yayınlanan Evrensel gazetesi reklamında terör örgütü propagandası yapıldığı iddiasıyla en üst sınırdan para cezası kesti.

    RTÜK’ten yayınlanan yazılı açıklamada, İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın hazırladığı ilgili raporun Üst Kurul’da görüşüldüğü belirtildi ve rapordan bahsedildi. Raporda Evrensel’in terör unsurları içerdiği iddia edilen reklam filminin TELE 1’de yayınlandığı, bunun için kanala ceza verilmesi gerektiği ifade edildi.

    ‘Bir kız çocuğunun kırmızı, sarı ve yeşil renklerindeki bir bez parçasını tuttuğu’nun belirtildiği raporda, ‘bölücü terör örgütüne ait bez parçaları ile terör örgütünün propagandasının yapılmasına aracılık edildiği, bu yapılırken de kardeşlik mesajları kullanılarak masum bir kız çocuğuyla şirin gösterilmeye çalışıldığı’ savunuldu.

    EN ÜST SINIRDAN PARA CEZASI VERİLDİ

    Açıklamada, RTÜK’ün 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinde yer alan ‘terörü övemez ve teşvik edemez, terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremez’ yayın ilkesinin ihlal edildiği öne sürülerek TELE 1’e en üst sınırdan idari para cezası cezası verildiğinin kararlaştırıldığı aktarıldı.

  • Halk TV’ye verilen ekran karartma cezası durduruldu

    Halk TV’ye verilen ekran karartma cezası durduruldu

    RTÜK’ün CHP’li üyesi İlhan Taşcı, HALK TV’ye verilen cezanın yürütmesinin Ankara 3. İdare Mahkemesi tarafından durdurulduğunu açıkladı.

    RTÜK’ün CHP’li üyesi İlhan Taşcı, HALK TV’ye verilen cezanın yürütmesinin Ankara 3. İdare Mahkemesi tarafından durdurulduğunu açıkladı.

    Sosyal medya hesabından açıklamada bulunan İlhan Taşcı, RTÜK’ün HALK TV’ye verdiği 5 günlük ekran karatma cezasına ilişkin açtıkları davada, cezanın doğrudan basın özgürlüğü ve yurttaşların haber alma hakkına müdahale olduğuna karar verildiğini ifade etti.

    İlhan Taşcı’nın açıklaması şöyle:

    “RTÜK’ün Halk TV’ye verdiği 5 günlük ekran karartma cezasına ilişkin açtığımız davada Ankara 3. İdare Mahkemesi, cezanın yürütmesinin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi…”

    Daha önce de Ankara 4. İdare Mahkemesi TELE1 hakkında verilen 5 günlük ekran karartma cezasına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verilmişti.

  • Mahkeme, RTÜK’ün Tele 1’e verdiği 5 günlük cezanın yürütmesini durdurdu

    Mahkeme, RTÜK’ün Tele 1’e verdiği 5 günlük cezanın yürütmesini durdurdu

    PİRHA- RTÜK’ün Tele 1’e verdiği 5 günlük ekran karartma cezasının yürütmesi durduruldu.

    Ankara 4. İdare Mahkemesi, RTÜK’ün TELE 1’e verdiği 5 günlük ekran karatma cezanın doğrudan basın özgürlüğü ve yurttaşların haber alma hakkına müdahale niteliğinde olduğuna hükmederek cezanın yürütmesinin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi.

    RTÜK’ün CHP’li üyeleri İlhan Taşçı ve Okan Konuralp’in açtığı davada Ankara 4. İdare Mahkemesi, RTÜK’ün Tele 1’e verdiği 5 günlük ‘ekran karartma’ cezasının yürütmesini oy birliği ile durdurdu. Mahkeme kararından yayın durdurma işleminin “telafisi güç zararlar doğabileceğini” değerlendirdi.

    Karara ilişkin Taşçı, “Ankara 4. İdare Mahkemesi, cezanın doğrudan basın özgürlüğü ve yurttaşların haber alma hakkına müdahale niteliğinde olduğuna hükmederek cezanın yürütmesinin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi” dedi.
    Ekran karartma cezası itirazlarının kabul edilmemesi durumunda 22 Temmuz çarşamba gecesi uygulanmaya başlayacaktı. (HABER MERKEZİ)

  • RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin Halkbank yönetiminde görevlendirildi

    RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin Halkbank yönetiminde görevlendirildi

    RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in ise Halkbank yönetimine girdiği öğrenildi.

    Eski milli güreşçi Hamza Yerlikaya’nın Saray’daki ve bakanlıktaki görevlerine rağmen üçüncü görev olarak Vakıfbank yönetimine atanmasını tartışırken, bir başka ilginç atama ise Halk Bankası’nda yaşandı.

    RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin Halk Bank yönetim kuruluna girdi.

    3 YERDEN BİRDEN MAAŞ ALACAK

    Şahin’in daha önce TÜRKSAT yönetim kurulu üyeliği de olduğu ortaya çıkmış ve CHP’li Ali Öztunç, Şahin hakkında “RTÜK başkanı olarak maaş alıyor, Basın İlan Kurulu’nda genel kurul temsilcisi olarak 5 bin 300 lira maaş alıyor, TÜRKSAT yönetim kurulu üyesi olarak da 15-20 bin lira arasında maaş alıyor. RTÜK başkanının aylık maaşı 50-60 bin lirayı buluyor” demişti.

    Şahin, tartışmaların ardından TÜRKSAT yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmişti. Şahin, yeni göreviyle birlikte RTÜK’te, Basın İlan Kurumu’nda ve Halkbank’ta görev almış oldu.

  • RTÜK Başkanı devrede: Kanunun verdiği yetkiyle yayınlar yakından takip edilmekte

    RTÜK Başkanı devrede: Kanunun verdiği yetkiyle yayınlar yakından takip edilmekte

    RTÜK Başkanı, “Suriye’den gelen resmi olmayan ön haberlere dayandırılarak verilen şehit haberleri konusunda durumun ‘milli bir mesele’ olduğunu hatırlatarak meslektaşlarımızın dikkatini çekiyoruz” açıklamasında bulundu.

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, Twitter hesabında yaptığı paylaşımda, İdlib’de  Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarına yönelik hava saldırısıyla ilgili yayınlara dair şunları kaydetti:

    “Başta sosyal medyada olmak üzere bazı yayınlarda Suriye’den gelen resmi olmayan ön haberlere dayandırılarak verilen şehit haberleri konusunda durumun ‘milli bir mesele’ olduğunu hatırlatarak meslektaşlarımızın dikkatini çekiyoruz.

    Medya kuruluşlarının resmi açıklamalar dışındaki bilgileri gerçekmiş gibi sunmaması ve milli meselelerde sorumlu yayıncılık yapması konusunu önemle hatırlatıyoruz. Kanunun verdiği yetkiyle yayınlar yakından takip edilmektedir. Aldatma ve kandırma taktiklerine karşı duyarlı davranılması gerektiğini tekrar ve ısrarla hatırlatıyoruz.”

  • CHP’li Öztunç: RTÜK’ün başında darbeci oturuyor, işini yapsın – VİDEO

    CHP’li Öztunç: RTÜK’ün başında darbeci oturuyor, işini yapsın – VİDEO

    PİRHA – Eski RTÜK üyesi CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç, Star Gazetesi Yazarı Ahmet Kekeç’in CHP’lileri hedef göstermesine tepki göstererek, AKP hükümetinin geldiğinden beri medyayı dejenere ettiğini belirterek konu hakkında RTÜK’ün işlem yapması gerektiğinin altını çizdi. 

    HABERİN VİDEOSU

     

    Star Gazetesi Yazarı Ahmet Kekeç’in katıldığı bir televizyon programında, CHP’deki Alevi kökenli siyasetçileri sayarak, Alevileri, “CHP içerisinde terörü besleyen grup” olarak nitelendirmesi tepkilere neden oldu.

    Kekeç’in “CHP’deki terör damarı, mezhepçi bir gruptan besleniyor” ifadeleri ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve eski CHP milletvekili Hüseyin Aygün’ün isimlerini saydı.

    “AKP HÜKUMETİ MEDYAYI DEJENERE ETTİ”

    Konuyu PİRHA’ya değerlendiren eski RTÜK Üyesi CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç, medyanın medya olmaktan çıktığını belirterek Türkiye’de haberciliğin bittiğinin altını çizerek şöyle devam etti;

    “Medya medya olmaktan çıktı. Gazetecilik nedir; haberceliktir, halkın kulağıdır, sesidir, halkın vicdanıdır ama baktığımız zaman maalesef Türkiye’de medya eskisi gibi değil. Artık habercilik diye bir şey söz konusu değil. Arzuhalcilik var. AKP hükumeti geldiğinden beri medyayı inanılmaz derecede dejenere etti. Medyayı bitirdi. Bir yandaş gazeteciler var. Onlar için ne varsa ne yoksa Recep Tayyip Erdoğan. En kötü yaptığı şeyde bile onu güzel göstermeye çalışıyorlar. Çünkü kişisel menfaatlerini düşünüyorlar.”

    Diğer taraftan iş adamlarının medya sektörüne girdiğini ancak habercilik yapma gibi dertlerinin olmadığını kaydedem Öztunç, tek dertlerinin kendi sektörel işlerinde medyanı silah olarak kullanmak istediğini söyledi.

    “TÜRKİYE’DE TARAFSIZ HABERCİLİK YAPAN ÇOK AZ”

    Türkiye’de tarafsız bağımsız habercilik yapan kanalların sayısının azlığından bahseden Öztunç,  “diğerlerinin tamamı göbekten AKP’ye bağlanmış onlar ne dese onu yapar” dedi.

    Özellikle son zamanlarda Star Gazetesi Yazarı Ahmet Kekeç’in ÜLKE TV’de katıldığı bir programda, CHP’deki Alevi kökenli siyasetçileri sayarak, Alevileri, “CHP içerisinde terörü besleyen grup” sözlerini hatırlatan CHP’li Öztunç, medyada insanlara hakaret edildiğini insanları kin ve düşmanlığa tahrik etmek, mezhep ayrımı yapmak ırk ayrımı yapmak fikir suçlarının işlendiğini kaydetti.

    Star Gazetesi Yazarı Ahmet Kekeç’in bir gazeteci olmadığını onun bir silahşör, kalemşör bir tetikçi olduğunu söyleyen Öztunç, “Onun tek dünyası vardır o da AKP, AKP dışında olan teröristtir, herkes ona göre kötüdür. Oysa baktığınız zaman gazetecilik yapmadığı için bizim gözümüzde arzuhalciden farkı yoktur hatta arzuhalciler bile daha doğrudur çünkü olup biteni yazarlar. Bu olup biteni de yazmıyor” ifadelerini kullandı.

    “RTÜK BU TÜR YAYINLARA DUR DEMELİ”

    Söylemlerin bir nefret dili olduğunu Ahmet Kekeç’in gazetecilik kisvesi altında toplumun beli bir kesiminden nefret ettiğini ortaya çıkardığını belirten Öztunç, RTÜK’e seslenerek işlem yapması çağrısında bulundu. RTÜK başkanının bu tür yayınlara dur demesi gerektiğinin altını çizen eski RTÜK Üyesi Ali Öztunç, “RTÜK anayasal bir kurumdur. 6112 sayılı yasasının maddelerinde bunlar vardır. Nefret suçunu ekranlarda kim işliyorsa o kana ceza verilmek zorundadır. RTÜK başkanı işini yapsın” dedi. Öztunç, RTÜK’ün başında şuanda bir darbecinin oturduğunu belirterek, “RTÜK başkanı bu işlerle uğraşacağına kurumdaki FETÖ’cülere baksın. RTÜK’te FETÖ’cüler cirit atıyorlar. Ben eski RTÜK  üyesiyim. RTÜK’e Atatük’e ailesine küfür edenler, FETÖ’cü olduğu bilinenler danışman sıfatına geldi. Bu başkan onları danışman yaptı” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • CHP’yi ve Alevileri ‘terör destekçisi’ gösteren yayın RTÜK’ün gündeminde

    CHP’yi ve Alevileri ‘terör destekçisi’ gösteren yayın RTÜK’ün gündeminde

    Star Gazetesi Yazarı Ahmet Kekeç’in ÜLKE TV’de katıldığı bir programda “CHP’de terör damarı var” şeklindeki sözleri RTÜK gündemine taşındı. Kekeç’in açıklamalarına tepki gösteren RTÜK üyesi Taşçı, “Bu yayınla ilgili rapor Üst Kurul’a getirilmeli” dedi.

    Ahmet Kekeç’in CHP’deki Alevi kökenli siyasetçileri sayarak, Alevileri, “CHP içerisinde terörü besleyen grup” olarak nitelendirmesi tepkilere neden oldu. Kekeç’in “CHP’deki terör damarı, mezhepçi bir gruptan besleniyor” ifadeleri ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve eski CHP milletvekili Hüseyin Aygün’ün isimlerini saydığını ve bunun Kanunlara aykırı olduğunu dile getiren RTÜK Üst Kurulu üyesi İlhan Taşçı, kanalın ve programın cezalandırılmasını talep etti.

    Konunun bir an önce RTÜK gündemine alınması gerektiğini dile getiren Taşçı, hazırladığı dilekçesinde, “Hiç kuşku yok ki ‘gazeteci’ ülkede yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmeler hatta siyasilere yönelik sert eleştirilerde bulunabilir. Düşünce ve bunu ifade etme özgürlüğü Anayasa ile de güvence altına alınmıştır. Ancak bu özgürlük tarih boyunca bir arada yaşamış milyonlarca yurttaşı birbirlerine karşı tahrik eder, nefret duygularını körükler nitelikte olamaz, olması da düşünülemez” dedi.

    BİR AN ÖNCE ÜST KURUL GÜNDEMİNE GELMELİ

    Mezhepçi yaklaşım nedeniyle Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta ‘can kırımı’ yaşandığı gerçeğinin hala hafızalardaki yerini koruduğunu ifade eden Taşçı, başvurusunda şu ifadeleri kullandı:

    “Programda yapılan değerlendirmeler, Türkiye’nin kurucusu ve onuru, ilk Genel Başkanlığını Atatürk’ün yaptığı CHP’nin 96 yıllık tarihine saygısızlıktır. CHP’nin mevcut Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik kin ve nefret duygularının bir siyasi lidere yönelik eleştiri olarak kabul edilemeyeceği de aşikardır. Bu nedenlerle söz konusu yayının ivedi olarak 6112 Sayılı Yasanın 8’nci maddesinin birinci fıkrasında işaret ettiğimiz bentleri ışığında incelenip, izleme uzmanlarına rapor düzenletilerek, konunun ivedilikle Üst Kurul toplantısının gündemine alınmasını arz ve talep ederim.”

    SONUÇLARI AĞIR OLUR

    Başvuru ile ilgili BirGün’e değerlendirmelerde bulunan RTÜK Üyesi İlhan Taşçı, tartışmalı isimler arasında yer alan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in ciddi bir sınavla karşı karşıya olduğunu söyledi. Ülkenin kurucusu olan CHP ile Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ahlaksızca bir saldırıya uğradığını vurgulayan Taşçı, “RTÜK, bu saldırıya kayıtsız kalamaz, duymazlıktan ve görmezlikten gelemez. Bunun ahlaki ve hukuki sonuçları olur. Bu konuda benim muhatabım Üst Kurul gündemini belirlemekle görevli Ebubekir Şahin’dir. Ben suçlamama konu olan yayını ve sözleri burada alıntılamaktan utanırım. Özel ve siyasi yaşamında nezaketi ve tevazusuyla milyonların gönlünde yer edinmiş Kılıçdaroğlu ile CHP’nin saygın milletvekillerine karşı bu nezaketsiz ve haddini aşan ifadeler nedeniyle birinci gündem maddesi olarak bu dosya ilk üst kurul toplantısına getirilmelidir. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin bu yayınla ilgili raporu hazırlatıp Üst Kurula getirmezse görevini suistimal etmiş olur. Bunun da sonuçları ağır olur” dedi. (BirGün)

  • Faruk Bildirici’nin RTÜK üyeliği düşürüldü

    Faruk Bildirici’nin RTÜK üyeliği düşürüldü

     Radyo Televizyon Üst Kurulu Üyesi Faruk Bildirici’nin sosyal medyadan duyurduğu RTÜK üyeliğinin düşürülmesi teklifi RTÜK’te kabul edildi. Bildirici, 2’ye karşı 6 oyla üyelikten çıkarıldı. düşürülmesi için teklif verildi. Bildirici, “Üyeliğim, RTÜK başkanının hukuksuz olarak üç yerde birden görev almasına karşı çıktığım, yanlışları eleştirdiğim ve kamuoyuna duyurduğum için düşürülmek isteniyor” dedi.

    CHP kontenjanından RTÜK üyesi olan gazeteci Faruk Bildirici’nin üyeliğinin düşürülmesi için teklif verildi. Bildirici, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in üç yerde görev yaptığının ortaya çıkmasının ardından kendisini eleştirmiş ve istifa etmeye çağırmıştı.

    Faruk Bildirici, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “Üst Kurul toplantısında şu anda Başkan Şahin’in üyeliğimin düşürülmesi önerisinin gündeme alınması görüşülüyor. Yasa gereği ben salondan çıkarıldığım için beni CHP kontenjanından seçilen İlhan Taşçı savunuyor. Üyeliğimin düşürülmesi mücadelemi etkilemez ancak anti demokratik bir yol açılmış olur. Beş oyu bulan taraf susturmak istediği muhalif üyeyi kuruldan atabilir. RTÜK’te muhalefete izin vermeyen, siyasi iktidarın uzantısı ve tek sesli bir dönem başlar” diye konuşmuştu.

    Bildirici, üyeliğinin düşürülmesinin ardından Twitter hesabından şu açıklamayı yaptı:

    “Hukuksuzluk galip geldi RTÜK üyeliğimi düşürme kararı verdiler. Muhalefet yapmanın bedeli üyeliğimin düşürülmesi oldu. Bu tahammülsüzlüğü, hukuksuzluğu, anti demokratik kararı yargıya götüreceğim

    NE OLMUŞTU?

    Bildirici, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in TÜRKSAT ve Basın İlan Kurumu yönetim kurullarına üyeliği bulunduğunu açıklamıştı. RTÜK yasasına işaret ederek üyeliklerin ‘etik ve yasa dışı’ olduğunu ifade eden Bildirici, Şahin’in “RTÜK’teki görevlerinden çekilmiş sayılması” için TBMM ve RTÜK Başkanlığı’na dilekçe vererek, gereğinin yapılmasını talep etmişti.

    Bildirici, RTÜK Başkanı ve başkan vekilinin başka bir yerde görev almalarının kanunen yasak olduğunu belirterek, Şahin’in TÜRKSAT ve Basın İlan Kurumu yönetim kurullarında “hükûmeti temsilen” görev aldığını kaydetmişti. Bildirici, Şahin’in RTÜK Kanunu’nun 38. Maddesi ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 16. Maddesini ihlal ettiğini ve görevinin düştüğünü belirtti. Bildirici’nin dilekçesi RTÜK’ün ardından TBMM Başkanlığı’na da sunulmuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir Barosu: Halkı mehter penguen medyasına mahkum ettirmeyeceğiz

    İzmir Barosu: Halkı mehter penguen medyasına mahkum ettirmeyeceğiz

    İzmir Barosu, internetten radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın yapan tüm kuruluşların RTÜK’ten yayın lisansı almak ve lisans için ücret ödemek zorunda bırakılmasına tepki göstererek, halkı “Mehterci Penguen Medyasına” mahkum etmeyeceklerini söyledi. 
    İzmir Barosu Başkanlığı 1 Ağustos tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik uyarınca internetten radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın yapan tüm kuruluşların RTÜK’ten yayın lisansı almak ve lisans için ücret ödemek zorunda bırakılmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
    “SANSÜR İHTİYACINI YENİ BİR ALANA TAŞINMANIN ARACI OLUYOR”
    Baro açıklamasında, halkı “Mehterci Penguen Medyasına” mahkum etmeyeceklerini belirterek, söz konusu düzenlemeyi haklı kılan hiçbir hukuki gerekçenin olmadığını söyledi. İnternet ortamı, radyo ve televizyon yayınları gibi belli sayıda frekansın kullanılmak zorunda olduğunu belirtilen açıklamada, “Yönetmelik bu haliyle, hukuki bir düzenlemeyi hedeflememekte, yalnızca iktidar sahiplerinin sansür ihtiyacını yeni bir alana taşımanın aracı olmaktadır. RTÜK’ün yakın tarihte üstlendiği rol ile tekelleşmiş ve iktidarın sesi haline gelmiş konvansiyonel medyanın durumu bir arada değerlendirildiğinde, bu düzenlemenin amacının her türlü muhalif görüşü ve alternatif hayat şeklini sindirmek, baskı altına almak olduğu görülecektir” denildi.
    “AYMAZ SALDIRIYI ŞİDDETLE REDDEDİYORUZ”
    Bugünden sonra internet üzerinden yayıncılık yapan alternatif haber kanalları ile kültürel içerik üreten tüm yayıncılar sansür, para cezaları, içerik engellemeleri ve lisans iptali gibi yaptırımlara karşı savunmasız kaldığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Boğulmak istenen, bireysel özgürlükler, ifade hürriyeti, alternatif siyasi ve kültürel yaşamdır. Hukuki düzenleme kılıfı ile özgürlüklerimizin son kırıntılarına yapılan bu aymaz saldırıyı şiddetle reddediyoruz. Biliyoruz ki, yurttaşlar, kendilerine reva görülen bu totaliter üçüncü dünyacı dayatmayı en kısa sürede hükümsüz kılacaktır.”
  • RTÜK’ün internet denetimi başladı

    RTÜK’ün internet denetimi başladı

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) internet üzerinden yayınları denetleme yetkisi veren yönetmelik yayınlandı.

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayınlanan yönetmeliğe göre radyo, TV ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini sadece internette sunmak isteyenler artık RTÜK’ten lisans almak zorunda. Bugünden itibaren Netflix ya da Blu TV gibi yayınlar, RTÜK’ten izin alarak yayın yapabilecek.

    Söz konusu yayın lisansını, yalnızca Türk Ticaret Kanunu’na uygun kurulmuş şirketler alabilecek. Yayın lisansı almadan yayın yapan internet platformlarına sulh ceza hakimliği engel kararı çıkarabilecek. Lisans 10 yıllığına geçerli olacak.

    LİSANS 100 BİN LİRA

    Radyo için 10 bin, TV ve isteğe bağlı yayınlar için de 100 bin lira lisans ücreti ödenmesi gerekecek. Netflix gibi ücret karşılığı abonelik yoluyla izlenebilen yayınlar, yıllık net satışlarının binde beşi kadarını RTÜK’e ödeyecek. Ek olarak yayın iletim ücreti olarak da yıllık 100 bin lira ödenecek.

    RTÜK’TEN ‘TAM’ DENETİM

    İnternet üzerinden yapılan yayınlar artık RTÜK Kanunu ile diğer bazı kanun ve anlaşmalara uygun olmak zorunda. Lisans iptalini gerektirecek haller ise şöyle sıralandı: “İnternet ortamından yayın lisansının verilmesi için gerekli şartlara uygunluğunu hile ile elde ettiği tespit edilen kuruluşun internet ortamından yayın lisansı iptal edilir. Mücbir sebep veya Üst Kurulca kabul edilecek diğer sebeplerle internet ortamından yayın hizmetini yerine getiremeyen medya hizmet sağlayıcı kuruluşun talebi halinde internet ortamından yayın lisansı sonlandırılabilir.” Sulh ceza hakiminin kararı doğrultusunda URL engelleme de yapılabilecek.

     (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Kenanoğlu, RTÜK’ün TELE 1 TV’ye verdiği cezayı meclis gündemine taşıdı

    HDP’li Kenanoğlu, RTÜK’ün TELE 1 TV’ye verdiği cezayı meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- HDP’li Ali Kenanoğlu, RTÜK tarafından TELE 1 TV’ye verilen 2 günlük yayın durdurma ve gelirinin yüzde 2’si oranında para cezasına çarptırılmasını Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e sordu. 

    TELE 1 TV, HDP Eş Başkanı Sezai Temelli’nin 12 Şubat 2019 tarihli grup toplantısı konuşmasını ana haber bültenine taşıdığı için RTÜK tarafından 2 günlük yayın durdurma ve gelirinin yüzde 2’si oranında para cezasına çarptırıldı. HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, TELE 1 TV’ye verilen bu cezayı Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e sordu.

    Bahse konu olan konuşma iktidara yakınlığıyla bilinen kanallarca (ATV, AHaber, KANAL7, ÜLKE TV) da yayınlanmış ancak bu kanallara konuyla ilgili RTÜK tarafından iltimaslı bir yaklaşım gösterilmişti. Kenanoğlu, hazırladığı soru önergesinde bu iltimasa da değinerek bunun bakanlık tarafından nasıl açıklanacağını da sordu.

    Yine, aynı konuşma cumhurbaşkanının 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri seçim kampanyası kapsamında yapmış olduğu mitinglerde de megaboardlarda gösterilmişti.

    “İKTİDARA YAKIN KANALLARA İLTİMAS GEÇİLMESİ NASIL AÇIKLANMAKTADIR?”

    Kenanoğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılması üzere şu soruları sordu:

    “Aynı konuşmayı yayınlayan iktidara yakınlığıyla bilinen kanallar RTÜK uzmanlarınca hazırlanan raporda yer almıyorken, tek başına TELE 1 TV kanalı özelinde bir hukuk sürecinin işletiliyor olması nasıl açıklanacaktır?
    RTÜK’ün iktidar yanlısı TV kanallarına iltimas geçmiş olması bakanlığınızca nasıl açıklanmaktadır?” (HABER MERKEZİ)

  • Cem Tv yayınları seçim gecesi Türksat tarafından durduruldu

    Cem Tv yayınları seçim gecesi Türksat tarafından durduruldu

    Cem TV yayın akışı seçim gecesi yayınlanan ‘Seçim Özel’ programı devam ederken saat 02:00’da durdurulmuştu. Cem TV tarafından yapılan açıklamada, “Cem TV ailesi olarak ayrımcı bir muameleye maruz kaldığımızı düşünmekteyiz” denildi. 

    Cem TV yayınları seçim gecesi yayınlanan ‘Seçim Özel’ programı devam ederken saat 02:00’da durdurulmuştu. 31 Mart Pazar gününden itibaren yayınları Türksat tarafından kesilen Cem TV, yayınlarına internet üzerinden devam ediyor. Cem TV, önceki gün yayınlarının durdurulmasına ilişkin ‘Kamuoyuna Duyuru’ başlıklı bir açıklama yayınladı.

    Yerel seçimlerin yapıldığı 31 Mart 2019’u 1 Nisan 2019’a bağlayan gece Seçim Özel programı devam ederken, Cem TV yayını saat 02:00 sularında Türksat tarafından durdurulmuştur. Cem TV ailesi olarak ayrımcı bir muameleye maruz kaldığımızı düşünmekteyiz. Kamuoyu ve değerli izleyicilerimizi konu ile ilgili düzenli olarak bilgilendireceğimizi bildirmek isteriz. (HABER MERKEZİ)

  • FOX Tv ve Halk TV’ye RTÜK’ten ceza

    FOX Tv ve Halk TV’ye RTÜK’ten ceza

    PİRHA – Tayyip Erdoğan’ın emri ile harekete geçen RTÜK, Fox TV ve Halk TV’ye ceza yağdırdı. Fox TV’ye 1 milyon TL’ye yakın para cezasının yanında Fox Ana Haber 3 gün yayınlanmayacak. Halk TV’ye yaklaşık 80 bin TL para cezasının yanında Halk Arenası programının 5 kez yayımlanması yasaklandı.

    RTÜK, Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in sözlerini gerekçe göstererek Halk TV’ye, Fatih Portakal’ın sözleri nedeniyle de FOX TV’ye ceza kesti.

    Erdoğan’ın “Haddini bildirirler” diyerek tehdit ettiği Fatih Portakal’ın sözleri nedeniyle FOX TV’ye 3 yayın durdurma ve para cezası kesildi.

    Yine Erdoğan’ın meydanlardan savcılığa verdiği ‘talimat’ sonucu haklarında soruşturma başlatılan ve gözaltına alındıktan sonra adli kontrol talebiyle serbest bırakılan sanatçılar Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in sözlerini gerekçe gösteren RTÜK, Halk TV’ye de 5 yayın durdurma ve para cezası verdi.

    “TEKRARI HALİNDE LİSANS İPTALİ”

    RTÜK İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanı Yaşar Uğurlu’nun imzasıyla hazırlanan raporda, her iki kanal için “Halkı kin ve düşmanlığa sürüklüyor” suçlaması yöneltildi.

    Kanallara, yasanın “Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz” ilkesine dayanılarak ceza kesildi.

    Jet hızıyla kesilen ceza, bir yayın kuruluşuna verilen en ağır ceza olan “Tekrarı halinde lisans iptali” maddesinden verildi. Bu maddeye göre, her iki TV kanalı, bir kez daha aynı cezayı alırsa, lisansları iptal edilecek.

    HABER MERKEZİ

     

  • RTÜK’ün saray korkusu 20 kanalı kurtardı

    RTÜK’ün saray korkusu 20 kanalı kurtardı

    PİRHA- RTÜK, 20 televizyon kanalına; uzmanların ‘ceza verilmeli’ raporu olmasına rağmen ceza vermedi. Kanalların istisnalar dışında tamamı yandaşlardan oluşuyor.

    Halk TV’nin de aralarında bulunduğu 20 televizyon kanalında yapılan yayını, “Ceza verilmeli” raporuna karşın cezasız bıraktı. Muhalif üyeler, yayın ihlali yapan kanallar arasında Saray’a yakın olanların bulunması nedeniyle ceza verilmediğini ifade etti. Bursa’da bir kadının eşinin annesini dövdüğüne ilişkin görüntüleri açıkça yayınlayan 20 televizyon kanalına verilmek istenen ceza, CHP’li ve MHP’li üyelerin oylarına rağmen AKP’li üyelerin karşı oylarıyla reddedildi.

    RTÜK 20 KANALDA İHLAL TESPİT ETTİ

    RTÜK uzmanları, şikayet üzerine yaptığı incelemeyle 20 televizyon kanalının haber bültenlerinde yayınlanan haber ve görüntüler nedeniyle ihlal tespit etti. Bursa’da bir kadının 82 yaşındaki kayınvalidesini sokak ortasında dövdüğüne ilişkin görüntüleri yayınlayan Star, ATV, Kanal D, Show TV, Haber Türk, NTV, TV 8, Haber Global, tvDEN, TGRT Haber, Kanal 7, 24, Beyaz TV, A Haber, Ülke Tv, Akit Tv, AS TV, KOZA TV, Olay TV ve Halk TV’nin cezalandırılması istendi.

    SORUMSUZ HABERCİLİK ÖRNEĞİ

    Şiddet görüntülerinin buzlanmadan defalarca yayınlanmasını “sorumsuz habercilik örneği” olarak nitelendiren uzmanlar, RTÜK Kanunu’nun 8’inci maddesinde yer alan “Yayınlar, insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez” hükmünün ihlal edildiğini tespit etti.

    CEZAYA AKP ÜST KURUL YÖNETİCİLERİNDEN İTİRAZ

    20 kanala 2 milyon TL ceza verilmesi istenen rapora AKP’li Üst Kurul üyeleri itiraz etti. Muhalif üyeler ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın yönettiği Turkuvaz Medya Grubu’nun televizyon kanallarının da listede bulunmasının bu itirazlarda rol oynadığını savundu. RTÜK Üst Kurulu’nda çıkan tartışmaların ardından yapılan oylamada, 20 televizyon kanalındaki yayın ihlali, AKP’li üyelerin oylarıyla reddedildi. (HABER MERKEZİ)

  • RTÜK’ten Zarok TV’de yayımlanan iki şarkıya ceza

    RTÜK’ten Zarok TV’de yayımlanan iki şarkıya ceza

    Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Türkiye’nin ilk Kürtçe çocuk kanalı Zarok TV’de yayımlanan iki Kürtçe şarkıda, “terör örgütünün amacına hizmet edildiği” gerekçesiyle ceza verdi.

    Olağanüstü hal (OHAL) döneminde bir süre kapatıldıktan sonra yeniden açılan Diyarbakır’dan yayın yapan Türkiye’nin ilk Kürtçe çocuk kanalı Zarok TV’ye RTÜK’ten ceza. Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ile “ilişkilendirilen” RTÜK, bu karardan hem önce hem de sonra  Zarok TV’ye ceza kesti.

    Cumhuriyet’ten Sinan Tartanoğlu’nun haberine göre, Zarok TV’de 17 Mart’ta yayımlanan programda, bir çocuk tarafından, “Gulamın Cızîra Botane” türküsü seslendirildi. RTÜK uzmanlarınca, kanalın cezalandırılması talebi ile hazırlanan raporda, Kürtçe türkünün sözleri, “Kürdistan; doğunun dirilişi, Nusaybin’in dirilişi” ifadesi ile Türkçeye çevrildi.

    20 Mart’ta yayımlanan bir programda ise yine bir çocuk Kürtçe “Kurdistan pir şêrîne” türküsünü söyledi. Rapora göre, türküde, “Kürdistan çok tatlıdır. Kürtlerin vatanısın; Kandil ve çırasın, dünyada sesimizsin” ifadesini kullanıldı. RTÜK iki programa da ceza kesti.

    Cezanın gerekçesinde, şunlar kaydedildi:

    “Terör örgütleri kendi ideolojik yapılarını güçlendirebilmek amacıyla çeşitli araçlara başvurmaktadır. Bunu yaparken de silahlı ya da silahsız yöntemler benimsemekte, televizyon yayınları bu hususta en etkin propaganda aracına dönüşmektedir. Türkiye Cumhuriyeti tarafından varlığı kabul edilmeyen ve Kürdistan olarak adlandırdıkları coğrafi bölgeye atıf yapılarak, övgüyle bahsedildiği görülmüştür. İçeriği itibarıyla terör örgütünün amacına hizmet edecek şekilde hazırlanan program, savunmasız çocukları da bu amaca alet ederek terörü teşvik etmekte ve propagandasını yapmaktadır.”

    “TERÖRE TEŞVİK CEZASI”
    Kanala, yayınlara ilişkin “terörü övemez ve teşvik edemez, terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremez, terör örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı özelliklerini yansıtıcı nitelikte olamaz” ilkesini ihlal gerekçesiyle, reklam gelirlerinin yüzde 2’si ile yüzde 5’i arasında para cezası ve 5 kez program durdurma cezası kesildi.