Etiket: Rusya

  • Türkiye heyetinin Putin’in kapısında bekletilme görüntüleri ortaya çıktı

    Türkiye heyetinin Putin’in kapısında bekletilme görüntüleri ortaya çıktı

    Rus devlet televizyonu Rossiya 1, Erdoğan’ın Rusya ziyareti sırasında Putin’in kapısında bekletildiği anların görüntülerini kronometre ile yayınladı. Kronometre ile yayınlanan görüntülerde heyetin bekleyiş gerginliği dikkat çekiyor. 

    Rus devlet televizyonu ‘Rossiya 1’ kanalı, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bakanların bekletildiği dakikaları ekranda kronometre ile yayınladı.

    İdlib için ateşkes mutabakatının çıktığı görüşme öncesi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yanındaki heyeti koridorda 2 dakikadan fazla bekletmiş.

    Görüntülerde Erdoğan’ın beklemekten yorulduğu ve bir yere oturduğu görülüyor.

    Öte yandan Türkiye heyetine yapılan hareket sosyal medyada büyük tepki çekti.

    Rusya dönüşü gazetecilere açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları demişti:

    “(Rusya ile) aramızda aslında çok da bir farklılaşma olmadı. Zaman zaman uluslararası ilişkilerde buna benzer gelişmeler, iniş çıkışlar olabiliyor. Rusya ile olan belki de bizim en son düşünebileceğimiz bir konu olabilir bu. Niye derseniz; bizim şu anda Rusya ile olan ikili ilişkilerimiz hiçbir şeye benzemez. Bir taraftan savunma sanayiinde attığımız adımlar, bir taraftan nükleer enerjide attığımız adımlar, bir taraftan Türk Akımı konusunda attığımız adımlar, bir diğer taraftan turizmde attığımız adımlar… Tabii bunların çok çok büyük önemi haiz. İkili ilişkilerimizin geldiği bu noktalarda bir de üçüncü ülkelerde beraber atabileceğimiz adımların planlamasını yaptığımız dönemi yaşıyoruz. Yani onun için de herhalde bir yerden şöyle kara kediler girmiş olabilir. (İsrail olabilir mi?) Yok. O kadar zayıf değil.”  (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Erdoğan Putin görüştü, ateşkes ilan edildi

    Erdoğan Putin görüştü, ateşkes ilan edildi

    PİRHA- Türkiye-Rusya arasında Moskova’da gerçekleşen görüşmenin ardından ateşkes ilan edildi.

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da 2 saat 40 dakika süren bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından yapılan heyetler arası görüşmeler de yaklaşık 6 saat sürdü.

    Heyetler arası görüşmenin ardından kameralarının karşısına geçen iki lider bu gece yarısından itibaren ateşkesin yürürlüğe girdiğini açıkladı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Milli Savunma Bakanı Akar: ‘Bahar Kalkanı Harekatı’ başlatıldı

    Milli Savunma Bakanı Akar: ‘Bahar Kalkanı Harekatı’ başlatıldı

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İdlib’deki saldırının ardından Bahar Kalkanı Harekatı başlatıldığını duyurdu. Akar, “Rusya’yla karşı karşıya gelmek gibi ne niyetimiz ne maksadımız var” dedi.

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 27 Şubat’ta İdlib’de TSK’ye yapılan ve 36 askerin öldüğü saldırının ardından ‘Bahar Kalkanı Harekatı’ başlatıldığını söyledi. Bakan Akar, harekatın devam ettiğini söyledi ve “1 İHA, 8 helikopter, 103 tank, 72 top/obüs/ÇNRA, 3 hava savunma sistemi ve 2 bin 212 rejim askeri etkisiz hale getirilmiştir” ifadelerini kullandı.

    “RUSYA’YLA KARŞI KARŞIYA GELME AMACIMIZ YOK”  

    Akar, Türkiye’nin Rusya’dan beklentilerinin Suriye yönetimini Soçi sınırlarına çekmesi olduğunu belirterek:“Rusya’yla karşı karşıya gelmek gibi ne niyetimiz ne maksadımız var. Niyetimiz rejimin katliama son vermesi, radikalleşmenin ve göçün önlenmesidir. Rusya’dan beklentimiz, rejimin saldırılarını durdurarak Soçi mutabakat sınırlarına çekilmesi için etkilerini kullanmasıdır.” dedi

    “AÇIKLAMALAR KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL”

    Akar, “Rejimin yapacağı saldırılardan sorumlu değiliz’ gibi açıklamaları kabul edilebilir bulmuyoruz” derken, “Garantör ülkeler olarak gerilimin azaltılmasında mutabık kalınmakla birlikte Soçi Mutabakatı’nın tüm şartlarının yerine getirilebilmesi için her türlü gayreti göstermeliyiz” şeklinde konuştu.

  • Rusya: Türkiye ile gerilimi azaltmada anlaştık

    Rusya: Türkiye ile gerilimi azaltmada anlaştık

    Rusya Dışişleri Bakanlığı, ‘Türkiye ve Rusya’nın gerilimi azaltma konusunda hem fikir olduğunu ve anlaşmaya varıldığını’ açıkladı. Açıklamada, ‘iki ülkenin karadaki gerginliği azaltmak ve teröristlerle mücadele etmek konusunda anlaştıği’ aktarıldı.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen İdlib açıklamasında ‘Türkiye ve Rusya’nın gerilimi azaltma konusunda hem fikir olduğunu ve anlaşmaya varıldığı’ duyuruldu. Bakanlığın açıklamasında “İdlib’de kalıcı istikrarı sağlamak için somut adımlar göz önünde bulunduruldu. İki taraf da ‘karadaki’ gerginliği azaltmak ve teröristlerle mücadele etmek konusunda anlaştı” ifadeleri yer aldı.

  • Özuğurlu: Rusya’nın yaklaşımı eskisi gibi olmayacak

    Özuğurlu: Rusya’nın yaklaşımı eskisi gibi olmayacak

    PİRHA- Gazeteci Musa Özuğurlu, “Bugün artık söylemlerden fiiliyat aşamasına girildi” diyerek İdlip eksenli savaşın yayılabileceğine dikkat çekerek, “Ankara’nın bugüne kadar kullandığı “Suriye ordusu daha önceki mevzilerine geri çekilmeli aksi halde harekete geçeceğiz” kararından geri adım atma ihtimali, yaşanan bu son gelişme ile tamamen ortadan kalktı” dedi.

    Gazeteci Musa Özuğurlu, Gazete Duvar’daki köşesinde İdlip saldırısını değerlendirdiği yazısında “Günlerdir yaşanan tırmanışın sonuçlarından birinin bu olması sürpriz değil. Rusya son zamanlarda Türkiye’ye yönelik açıklamaların dozajını arttırıyordu. Bu mesajlar sadece sert eleştirileri değil uyarıları da içeriyordu ancak Ankara bu uyarıları dikkate almadı” diyerek şunlara yer verdi:

    “Sahada savaşın böyle bir sonuca yol açması kaçınılmaz bir durum ancak Türkiye tarafı kayıpların bu denli büyük olabileceğine ihtimal vermiyordu (Hayatını kaybeden asker sayısının çok daha fazla olabileceği belirtiliyor). Askeri açıdan içinde bulunulan büyük bir başarısızlık hikayesinden bahsediyor da olabiliriz, bu da işin bir başka boyutu. Şimdi Rusya “ben değil, Suriye ordusu vurdu” diyor. Böylece hem sorumluluk almamış oluyor, ama daha önemlisi TSK mensuplarının terör gruplarının arasında savaştığını ve bu nedenle hayatını kaybettiğini vurgulayarak sorumluluğu Türkiye’ye yüklemiş oluyor. Açıklama Rusya’nın bu konuda kararlılığını da gösteriyor. Bundan sonra Türkiye Batı blokunu ve NATO’yu devreye sokmaya çalışacaktır, ancak NATO’nun bu sürece bu başlık altında dahil olması Rusya-NATO karşılaşması anlamına gelir. NATO’nun 5. maddesi ise burada işletilebilir bir madde değil. Zira bu madde “bir NATO üyesinin topraklarında hedef alınması durumunda” geçerli. Ancak gelişmelerin yaşandığı yer NATO ülkesinin (Türkiye’nin) dışında.”

    “Sonuçta bugün artık söylemlerden fiiliyat aşamasına girildi” diyen Özuğurlu, Ankara’nın bugüne kadar kullandığı, “Suriye ordusu daha önceki mevzilerine geri çekilmeli aksi halde harekete geçeceğiz” kararından geri adım atma ihtimali yaşanan bu son gelişme ile tamamen ortadan kalktı. Rusya’nın Türkiye’ye yaklaşımının Türkiye’nin ısrarı ve yaşanan bu son gelişme nedeniyle eskisi gibi olmayacağı büyük olasılık” diye tamamladı.

    Yazının tamamı için;

    https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/02/28/rusyanin-yaklasimi-eskisi-gibi-olmayacak/

     

  • Rusya’dan açıklama: Türk askerleri o noktada olmamalıydı

    Rusya’dan açıklama: Türk askerleri o noktada olmamalıydı

    Rusya Savunma Bakanlığı, İdlib’de dün gece 33 Türk askerinin ölümüyle sonuçlanan saldırıya ilişkin “Rus Hava Kuvvetleri, Türk askerlerinin vurulduğu alanda operasyon düzenlemedi” açıklamasında bulundu.

    Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklama şöyle:

    “Suriye İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesinde bulunan HTŞ üyesi teröristler, Suriye Ordusu (SAA) mevzilerine yönelik büyük çaplı bir operasyon başlattı ve Suriye Ordusu bu saldırıya yanıt verdi. Söz konusu saldırı, teröristlerle bir arada bulunan Türk askerlerinin de vurulmasıyla sonuçlandı.

    Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi temsilcileri, geçen 24 saat içinde sürekli olarak Türk mevkidaşlarından, teröristlerin çatıştığı bölgelere yakın bulunan TSK’nın tüm birliklerinin bulunduğu yerlerin koordinatlarını istedi ve aldı.

    Rusya Ordusu, yaralanan Türk askerlerine ilişkin bilgi alınır alınmaz Suriye ordusunun ateşe tamamen son vermesi yönünde kapsamlı önlemler aldı, ölen ve yaralanan Türk askerlerinin Türkiye topraklarına güvenli tahliyesi sağlandı. Behun yakınlarında gerçekleşen operasyonda Rusya hava kuvvetleri yer almadı.

    Türkiye’nin İdlib’deki koordinasyon merkezi ile temas halindeyiz.

    Türk makamları tarafından verilen bilgiye göre, Türk askerlerinin söz konusu bölgede olmamaları gerekiyordu.”

  • Rusya’dan açıklama: Türkiye anlaşmaları ihlal ediyor!

    Rusya’dan açıklama: Türkiye anlaşmaları ihlal ediyor!

    Türkiye ve Rusya heyetlerinin Ankara’daki İdlib görüşmeleri sona erdi. Görüşmenin ardından Rusya heyetinin Dışişleri Bakanlığı’ndan ayrıldığı kaydedildi. Müzakerenin ardından Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Türkiye, İdlib ile ilgili olarak anlaşmaları ihlal etmekle suçlandı.

    Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Alexander Lavrentiev ve Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin başkanlığındaki heyetlerin, İdlib krizi ile ilgili olarak yürüttükleri üçüncü tur görüşmelerin ikinci günü sona erdi. Heyetlerin Ankara’daki İdlib müzakereleri 3,5 saat sürdü.

    DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

    Türkiye ve Rusya heyetlerinin Ankara’daki görüşmelerinin sona ermesinin ardından Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama yapıldı. Açıklamada, “Heyetler arası görüşmelerde İdlip’teki durum tüm boyutlarıyla ele alındı. Tarafımızdan bir an evvel ateşkes sağlanması gerektiği belirtildi” ifadelerine yer verildi.

    Bakanlık’tan yapılan açıklamanın şöyle:

    “Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal başkanlığında Dışişleri Bakanlığı, MSB, Genelkurmay Başkanlığı ve Milli İstihbarat Başkanlığı ile RF Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi S. Verşinin, RF Devlet Başkanı’nın Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi A. Lavrentiev, RF askeri ve istihbarat makamları temsilcilerinden oluşan heyetler arasında görüşmeler yapıldı.

    Heyetler arası görüşmelerde İdlip’teki durum tüm boyutlarıyla ele alındı. Tarafımızdan bir an evvel ateşkes sağlanması gerektiği belirtildi. Bu amaçla sahada atılması gereken adımlar üzerinde duruldu. Soçi Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasına atfedilen önem tarafımızca kayda geçirildi. İnsani durumun felaket halini almasının ve olası bir kitlesel göçün engellenmesi lazım geldiği vurgulandı.”

    RUSYA SAVUNMA BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

    Suriye’nin İdlib kentindeki gelişmelerle ilgili Rusya Savunma Bakanlığı’ndan bir açıklama yapıldı.

    Euronews’in aktardığına göre Rusya, Türkiye’yi “isyancılara silah desteğinde bulunarak Suriye anlaşmasını ihlal etmekle” suçladı. Yapılan açıklamada, “Türk tarafı, silahlılara topçu ve İHA desteği vererek Soçi anlaşmasını ihlal etmeye devam ediyor” ifadelerine yer verildi.

    Türkiye’nin çatışmasız bölgeye topçu atışları ile yasadışı silahlı güçlere yardım ettiğini ve bu şekilde Soçi Anlaşması’nı ihlal ettiğini iddia eden Rus makamlar, Rusya’nın Suriye Temsilcisi Oleg Jouravlev’in aktardığı bilgileri referans vererek bölgede bir Türk insansız hava aracının da düşürüldüğünü de belirttiler.

  • İdlib’te çatışmalar şiddetlendi: Çok sayıda asker cenazesi ve onlarca yaralı Hatay’a taşınıyor

    İdlib’te çatışmalar şiddetlendi: Çok sayıda asker cenazesi ve onlarca yaralı Hatay’a taşınıyor

    Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Türk ordusunun İdlib’in güneyindeki Zawiye dağı bölgesinde bulunan gözlem noktasının savaş uçakları tarafından bombalandığını duyurdu. İdlib bölgesinde yaşanan çatışmalardan sonra açıklama yapan Hatay Valisi Hatay Valisi Doğan, “İdlib’de rejim kuvvetleri tarafından TSK unsurları hava saldırısına uğramıştır. Bu saldırı sonucu 9 Mehmetçiğimiz şehit olmuştur”dedi. 

    Türkiye destekli selefi gruplar ile Rusya destekli Suriye rejim güçlerinin İdlib’deki yoğun çatışmaları devam ediyor. Bölgeden gelen haberler de çatışmaların şiddetini arttırdığı belirtiliyor. İdlib’deki yoğun çatışmalarında çok askerin yaşamını yitirdiği, onlarca askerin de yaralandığı iddia edildi. Asker cenazelerinin ve yaralılarının bir kısmının Reyhanlı Devlet Hastanesi’ne bir kısmının da Hatay Yeni Devlet Hastanesi’nde askeri araçlarla ve helikopterlerle taşındığı belirtildi.

    Öte yandan Hatay Valisi Rahmi Doğan, yaptığı açıklamada, “İdlib’de rejim kuvvetleri tarafından TSK unsurları hava saldırısına uğramıştır. Bu saldırı sonucu 9 Mehmetçiğimiz şehit olmuştur”dedi.

    Yaşanan gelişme ile birlikte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Beştepe’de İdlib ile ilgili acil güvenlik toplantısı düzenlediği belirtildi. (Kaynak: Mezopotamya Ajans)

  • Abdullah Gül: Gezi olaylarıyla gurur duyuyorum

    Abdullah Gül: Gezi olaylarıyla gurur duyuyorum

    AKP’nin Kurucu Genel Başkanı ve 11’nci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Karar yazarları Ahmet Taşgetiren, Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’a konuştu. Abdullah Gül çarpıcı açıklamalar yaparken Ali Babacan’ın kuracağı parti ile alakalı da mesajlar verdi.

    Ali Babacan’ın kuracağı partiye verdiği destekle bilinen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, siyasal islamın tüm dünyada çöktüğünü söyledi. Gezi olaylarıyla ilgili gurur duyduğunu söyleyen Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde İbrahim Kalın ve Hulusi Akar’ın kendisini ziyaret etmeye helikopterle gelmesiyle ilgili olarak “Hemen yan taraf Üçüncü Kolordu zaten, oraya inmişler. Zaten bizim ofisimizle kolordu arasına bir bahçe kapısı var” dedi.

    Kürt sorununun çözülememesi halinde uluslararası bir mesele haline geleceğinden korktuğunu belirten Abdulah Gül, Rusya ile ilişkilerde ölçünün kaçtığı eleştirisinde bulundu. Gül, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un “Arkasında siyasi ayak” var dediği askerlerin sivil mahkemelerde yargılanması yasasını Cumhurbaşkanı olarak niye onayladığını ise şöyle açıkladı: “AB kirterleri için imzaladım.”

    “RUSYA İLE İLİŞKİLERDE ÖLÇÜ KAÇTI”
    Türkiye ile Rusya arasında halen devam eden ve bazen sertleşip bazen de yumuşayan ilişkileri eleştiren Abdullah Gül İktidarın Rus Politikasını eleştirerek “Büyük devletler ile komşuysanız, hele bu komşu otoriter bir büyük devletse, ilişkileriniz ne düşmanca olacak ne de kendinizi kaptıracaksınız. Bu husus çok önemli. Düşman da olmayacaksınız gayet samimi, dürüst ilişkiler geliştirmek için çok uğraşacaksınız, onlara karşı başkalarının düşmanlığının aleti de olmayacaksınız Şuan ilişkilerin seviyesinin kaybedildiğini düşünüyorum. Ölçüsü kaçtı” dedi.

    “KUTUPLAŞMA SİYASETİ TÜRKİYE İÇİN TEHDİTTİR”
    İktidar üyesi politikacıların ötekileştirici dilini eleştiren 11inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “Türkiye’de siyaset dilinin ve siyasi argümanların ne yazık ki içi dolu değil. Özü sağlam değil, derinliği yok, daha çok taktiksel. Tüm tartışmalar ‘nasıl kazanırım, nasıl kazanılır, nasıl kazanırıza dayanıyor. Memleket için neyin iyi neyin kötü olacağı yeterince konuşulmuyor. Siyaset çerçevesinde konuşulan her şey böyle gördüğüm kadarıyla. Kimlik ve inanç temelli siyaset uzun ömür olmaz aksine kaybettirir, şuan bunun en somut halini görüyoruz” dedi.

    “BABACAN’I VE PARTİSİNİ DESTEKLİYORUM”
    Ali Babacan’ın yakın bir zamanda ilan edilecek olan partisini desteklediğini belirten Abdullah Gül, AKP’nin kuruluşunu hatırlatarak Babacan’ın partisinin de aynı siyasi daralmadan kurtulmak adına oluşan kamuoyunu değerlendireceğini belirtti. Abdullah Gül “Ali Bey’in karakterine, eğitimine, bilgisine, siyaset üslubuna güvenen ve takdir eden bir insanım” diyerek sözlerine “Siyasi partiler sadece kişilerin arzusuyla ortaya çıkmaz. Toplum mecbur eder yeni siyasi oluşumları. AK Parti’yi kurarken hazırladığımız programlar, beyannameler ciddi bir emek mahsulüydü ve bilinçli olarak yazılan şeylerdi. Aramızdan birinin kalemiyle yazılıp konan şeyler değildi. O zaman onları çok içselleştirenlerimiz vardı” diye devam etti.

    “GEZİ OLAYLARI İLE GURUR DUYUYORUM”
    Cumhurbaşkanı olduğu dönem yaşanan Gezi direnişi ile ilgili dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı sessiz kaldığı eleştirilerine cevap veren Abdullah Gül “Sessiz kalmadım. O süreç içerisinde Bakanlar ve Başbakana Gezi’nin bir temel hak olduğunu belirttim. Çıkıp Gezi ile gurur duyuyor demiştim. İnsanlar doğa ve ağaçlar için sokaklara çıkmışlar, bu en demokratik haktır. Yeşilin, doğanın hakkı için verilen mücadele önemlidir. Demokrasi sadece seçim değildir demiştim. Bana o zaman bizim camiadan bazıları milli irade dersi vermeye kalktı. Milli iradenin ne olduğunu anlattım. Demokrasi sadece seçim değildir, seçimin ötesi vardır dedim. Hâlbuki ben şimdi bunları söylerken bu kadar tatsız politik ortamın içinde bunları tekrar konuşmak istemiyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Gazeteci Levent: Türkiye Suriye’de yalnızlaştı

    Gazeteci Levent: Türkiye Suriye’de yalnızlaştı

    PİRHA- İdlib meselesinden Türkiye’nin yalnız kaldığını belirten Gazeteci Hediye Levent “Türkiye’nin çıkarına olan tavır, en azından güvenlik düzeyinde Şam’la kanalları açması ve İdlip meselesinde Türkiye, Rusya, Şam ve İran arasında çözüme kavuşturulmasıdır” dedi.

    Gazeteci Hediye Levent, İdlib’deki gelişmeleri PİRHA’ya değerlendirdi. Suriye’de yaşanan gelişmelerle birlikte vekalet savaşına dahil olan birçok ülkenin çekildiğine dikkat çeken Levent, “ Bu sebeple kimse İdlib meselesine karışmak ve elini taşın altına koymak istemiyordu. Ama Türkiye bu vekalet savaşında ısrar etmeye devam ediyor” dedi.

    Rusya’nın da bu boşluğu değerlendirerek Astana sürecini başlattığını belirten Levent şunları ifade etti:

    “Astana’ya Türkiye’nin dahil edilmesinin en temel sebebi, NATO üyesi olan Türkiye ile ABD arasında Suriye meselesinde varolan çatlağı büyütmekti. Hatırlayacak olursak o dönemde ABD ile Türkiye arasında kriz vardı. Sonuç olarak Rusya’nın amacı başarıya ulaştı ve Türkiye’de Suriye’deki varlığına “meşru” zemin bulmuş oldu. Ama başından beri Rusya, İran ve Şam’ın İdlib’deki silahlı gruplara bakış açısı hiç değişmedi ve terörist olarak değerlendirilip, Suriye’nin toprak bütünlüğü her zaman için şiddetli bir biçimde savunuldu.”

    “TÜRKİYE SURİYE’DEKİ ASKERİ VARLIĞINI KORUMAK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

    Mevcut kriz halinin şaşırtıcı olmadığını söyleyen Levent, sözlerine şöyle devam etti:

    “Çünkü Rusya’da, Şam’da, İran’da İdlib’den hiçbir zaman vazgeçmedi ve yapılan operasyonların buraya kadar geleceği belliydi. Astana süreciyle beraber Soçi ve Moskova görüşmelerinde de ortaya çıkan deklarasyonda da Türkiye’nin “ılımlı muhalifler var. Suriye ordusu operasyonları hafifletsin” talebini Rusya Türkiye’nin ABD ve NATO’yla arasındaki çatlağı büyütmek için kabul etti. Türkiye’de bu süreçte Suriye’nin toprak bütünlüğünü deklere etti zaten. Ancak İdlib’deki grupların Tahrir-el Şam’ın denetiminde olduğunu herkes biliyor. Günümüze geldiğimizde Türkiye Suriye’deki askeri varlığını korumak için mümkün olduğunca elinden geleni yapmaya çalışıyor. Çünkü artık İdlib İdlip değil. İdlib domino etkisi yaratacak.”

    Levent “Türkiye gözlem noktalarından çekilirse, diğer yerlerden de çekilmeye zorlanacak ve Suriye’deki askeri varlığı sona erecek. Bundan dolayı Türkiye bütün seçenekleri zorluyor” diyerek “Soçi ve Astana süreci sonrası 12 gözlem noktası kuruldu. Kurulu yerlerin bir haritası var ve hiçbirine saldırı yapılmadı. Şuan zaten 4 ya da 5 tanesi de fiilen Suriye ordusunun almış olduğu alan içerisinde kaldı. Krizin oluşmasına ve kayıpların verilmesine neden olan şey, TSK’nin sonradan oluşturmaya çalıştığı noktalar. Bu yapılan Soçi mutabakatına aykırı. TSK’ye gidin istediğiniz yerde gözlem noktası kurun diye bir yeşil ışık yakılmamıştı”  dedi.

    “MUHALEFET “VATAN HAİNİ SÖYLEMİNİ BERTARAF ETMELİDİR”

    Suriye politikası gereğinden fazla iç politikaya eklemlendiğini vurgulayan Levent, şunlara dikkat çekti:

    “Muhalefete çok ciddi bir sorumluluk düşüyor. “vatan haini” söylemini bertaraf etmek için, ciddi tepki verilmesi gerekiyor. Sonuçta İdlib Suriye toprağı ve Suriye’de Türkiye’nin komşusu olan bir ülke.  İdlib Türkiye’ye ne tür bir kazanım getirecek? Türkiye’nin yanı başında cihatçı bir bölge oluşmuş olacak. Türkiye için uzun vadede sıkıntı yaşayacak mı, yaşamayacak mı? gibi soruların düşünülmesi ve ona göre hareket edilmeli. Türkiye’nin çıkarına olan tavır şu olmalıdır; en azından güvenlik düzeyinde Şam’la kanalları açması ve İdlip meselesinde Türkiye, Rusya, Şam ve İran arasında çözüme kavuşturulmasıdır. Ancak bu saatten sonra Türkiye’nin çok hızlı bir dümen kırması çok mümkün değil gibi gözüküyor. Çünkü savaş ilanına varan söylemler dillendiriliyor. Muhtemelen önümüzdeki haftalar ve ya aylar içinde bir tansiyon düşüşü yaşanabilir. Ancak Rusya’nın ve Suriye’nin İdlib’den vazgeçme durumu yok.” (HABER MERKEZİ)

     

     

  • McGurk: Bağdadi’nin öldürüldüğü köy Türkiye’nin koruması altındaydı

    McGurk: Bağdadi’nin öldürüldüğü köy Türkiye’nin koruması altındaydı

    ABD’nin eski IŞİD’le Mücadele Özel Temsilcisi McGurk, Washington Post’ta yayımlanan yazısında Bağdadi’nin Türkiye’nin kontrolü altında olan bir bölgede bulunmasına dikkat çekti.

    ABD, cumartesi gecesi Türkiye’ye beş kilometre mesafede bulunan bir köye düzenlediği operasyonda IŞİD lideri Bağdadi’yi ve beraberindeki IŞİD’lileri öldürdüğünü açıkladı. Bağdadi’nin ayrıca İdlib’de bulunduğu ve ailesini çıkardığı, Türkiye sınırına kaçışı sırasında da öldürüldüğü ifade edildi. İdlib’in Türkiye’nin kontrolü altında olması da bazı soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

    ABD’nin eski IŞİD’le Mücadele Özel Temsilcisi McGurk, Washington Post’ta yayımlanan yazısında Bağdadi’nin Türkiye’nin kontrolü altında olan bir bölgede bulunmasına dikkat çekti.

    McGurk, Türkiye’nin cevaplaması gereken sorular olduğunu söyleyerek Bağdadi’nin Doğu Suriye ya da Irak’ta değil de Türkiye’nin askeri üs olarak kullandığı bir köyde neden saklandığını sordu.

    McGurk’un yazısından satırbaşları şöyle:

    “Bağdadi kolaylıkla yerine yenisi konulabilecek bir lider değil. Bağdadi, bir Müslüman halifesi olarak benzersiz dini sicil ortaya koydu ve kendini halife ilan etmesi ile binlerce yabancı savaşçının Suriye’ye akmasını ve harekete geçmesini sağladı. Halefi Irak ve Suriye’de İslam Devleti’ni canlı tutacak – IŞİD’in bu topraklarda 10 bin kadar savaşçısı bulunmaktadır – fakat IŞİD, beş yıllık sürekli baskıdan sonra zayıflayan ve topraklarını tutamayan bir örgüt haline gelmiştir.

    Bu dönem elde edilen başarıyı sağlamlaştırmak ve Bağdadi bileşenlerinden ne gibi hazine değerinde istihbarat sağlandığını belirleyip ona göre hareket etmek için harika bir zaman olabilirdi.

    Türkiye’nin de yapması gereken açıklamalar var. Bağdadi, her zaman bulunduğu bölgelerden olan Doğru Suriye ya da Batı Irak’ta bulunmadı, bunun yerine kuzeydoğu Suriye’de Türkiye sınırına 5 km mesafede bulunan İdlib bölgesinde bulundu, ki bu bölge 2018’in başından beri bir düzine Türk askeri üssü ile Türkiye tarafından korunmaktadır. Bu hesaba göre ABD bir NATO üyesi ve müttefiki olan ve bölgede hazır bulunan Türkiye’ye rağmen, operasyonu bölgeye yüzlerce kilometre uzaktan başlattı.

    İdlib son yıllarda dünyanın en büyük terörist cenneti haline geldi. 40 bin yabancı savaşçının büyük çoğunluğu Suriye iç savaşı sırasında Suriye’nin Kuzeybatısına Türkiye’den geçerek girdi. Şu anda İdlib’in kontrolü büyük ölçüde El Kaide’nin resmi iştiraki tarafından sağlanıyor ki burada da Türkiye destekli muhalif gruplarla simbiyotik ilişkilere sahip. Artık bölgenin en çok aranan teröristinin geniş ailesiyle birlikte kamp kurmasına yetecek kadar misafirperver olduğunu biliyoruz.

    Bu bilgi ABD ulusal güvenliği için büyük tehdit olmaya devam ediyor. Bizim bu bölgede istihbarat almamız Türkiye’ye değil, bölgede edindiğimiz başka müttefiklere, özellikle de Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı.

    Birleşik Devletler, İslam Devleti halifeliğini yenmek için piyade olarak Araplar, Kürtler ve Hıristiyanlar da dahil olmak üzere 60.000 savaşçıdan oluşan bir güç olan SDG’nin geliştirilmesine yardımcı oldu çünkü hiçbir alternatif mevcut değildi. ABD Türkiye ile de IŞİD’e karşı bir güç oluşturmayı denedi, fakat her iki taraf da Türkiye’nin desteklediği güçlerin çok ekstremist olması nedeniyle ortaklaşmayı doğru bulmadı.

    Bağdadi’nin karanlık bir tünelin sonunda gerçekleşen ölümü, IŞİD’in küresel markasına ilgiyi biraz azaltabilir. ABD bu başarısını, dünya genelinde diğer devletlerle birlikte çalışarak bu ülkelerdeki uyuyan hücrelere baskın düzenleyerek perçinleyebilir. Bununla birlikte, Suriye’de İslam Devleti’nin geleceğini çizdiği yerlerde, bu başarıyı pekiştirmek artık daha zor. ABD kuvvetleri nüfuslu bölgeleri çoktan terk etti ve SDG, yalnızca bir ay önce ABD’nin yerel destek, erişim ve istihbarattan faydalandığı şehirlerde yeni ortağı olarak Rusya’ya yönelmek zorunda kaldı.”

  • Trump: Güvenli bölge kuruldu, Kürtler güvende

    Trump: Güvenli bölge kuruldu, Kürtler güvende

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump  Türkiye ile Rusya arasında imzalanan Soçi Mutabakatı’nın ardından değerlendirme yaparak “güvenli bölge kuruldu” dedi.

    Trump Twitter hesabından yaptığı açıklamada Türkiye – Suriye sınırında yaşanan gelişmelerle ilgili ‘büyük başarı’ elde edildiğini yazarken “Güvenli Bölge kuruldu. Ateşkes devam etti ve çatışma sona erdi. Kürtler daha güvende ve bizimle birlikte çok iyi çalıştılar. Tutuklu IŞİD militanları kontrol altında.” dedi.

    Trump, Suriye’deki gelişmelere dair ilerleyen saatlerde yeni bir açıklama yapacağını da duyurdu.

    PİRHA / ANKARA

     

  • MSB: S-400’ler Nisan 2020’de faal hale gelecek

    MSB: S-400’ler Nisan 2020’de faal hale gelecek

    Milli Savunma Bakanlığı, Rusya’dan Türkiye’ye devam eden S-400 sevkiyatında ikinci batarya malzemelerinin intikalinin de tamamlandığını açıkladı. Bakanlık, S-400’lerin Nisan 2020’de faal hale getirilmesinin planlandığını belirtti.

    Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Rusya’dan Türkiye’ye devam eden S-400 sevkiyatı hakkında yeni bir açıklama yaptı. S-400’lerin ikinci batarya malzemelerinin sevkiyatının tamamlandığı belirtilen açıklamada, S-400 sisteminin Nisan 2020’de aktif hale gelmesinin planlandığı bilgisi verildi.

    Açıklamada, “Sistemin kurulum çalışmaları ve kullanıcı personelin eğitimleri devam etmektedir. Sistemin Nisan 2020’de faal hale getirilmesi planlanmaktadır” denildi.

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, sevkiyatın ilk başladığı Temmuz ayında yaptığı açıklamada, “Rusya’dan aldığımız S-400 sistemleri ülkemize gelmeye devam ediyor. Nisan 2020’de bu sistemleri aktif olarak kullanmaya başlayabileceğiz” demişti.

    MSB’nin internet sitesinden paylaşılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Türkiye’nin hava ve füze savunma ihtiyacının karşılanmasına yönelik S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sisteminin tedarik sözleşmesi 11 Nisan 2017’de Rusya Federasyonu ile imzalanmış, sözleşme kapsamında S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sisteminin birinci batarya malzemelerinin intikali 12-25 Temmuz 2019 tarihleri arasında tamamlanmıştı.

    S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sisteminin ikinci batarya malzemelerinin Mürted Hava Meydanı/Ankara’ya intikaline de 27 Ağustos 2019’da başlanmış ve bugün tamamlanmıştır.

    Sistemin kurulum çalışmaları ve kullanıcı personelin eğitimleri devam etmektedir. Sistemin Nisan 2020’de faal hale getirilmesi planlanmaktadır.”

  • Lavrov: İdlib operasyonu Türkiye ile anlaşmayı ihlal etmiyor

    Lavrov: İdlib operasyonu Türkiye ile anlaşmayı ihlal etmiyor

    Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Suriye ordusunun İdlib’deki operasyonlarına ilişkin Türkiye’yle herhangi bir anlaşmayı ihlal etmediğini açıkladı. Kremlin’den yapılan açıklamada ise ‘Putin’in Erdoğan’ın endişelerini anladığı, ancak artan militan saldırıları nedeniyle endişeli olduğu’ belirtildi.

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Kremlin’den Suriye ordusunun İdlib’deki operasyonlarına ilişkin açıklamalar geldi.

    Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Lavrov, Suriye ordusunun İdlib’e yönelik askeri operasyonlarının Türkiye ile yapılan anlaşmayı ihlal etmediğini söyledi.

    “Han Şeyhun ve çevresindeki alan da dahil olmak üzere İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesinde yaşananlar gelirsek, desteğimizi alan Suriye ordusu herhangi bir anlaşmayı ihlal etmiyor. Hatırlatmak isterim ki herhangi bir ihlalin söz konusu olmadığını Devlet Başkanı Vladimir Putin defalarca söyledi.”

    Lavrov ayrıca, Türkiye’ye İdlib’de ortak devriye çalışması yürütülmesini önerdiklerini, ancak bu hususta şimdilik bir anlaşma sağlanamadığını belirtti.

    “Suriye toprakları ve askeri hava üssümüze (Hmeymim) yönelik tehdidi yönelten hedeflere karşı tabii ki saldırılar düzenlenecekti.
    “Ateş açan taraf olan terörist yapılara verilmiş birer cevap mahiyetinde olan bu eylemlere girişilmeyeceği hususunda hiç kimse hiçbir anlaşmaya varmadı.
    “Dolayısıysa Suriye ordusunun Han Şeyhun’daki söz konusu terörist yuvasını ortadan kaldırması tamamıyla meşruydu, ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye hususunda belirlediği hedefler bakımından gerekliydiler.”   (HABER MERKEZİ)

  • Rusya: Türk tarafının Soçi anlaşmasını uygulamasını bekliyoruz

    Rusya: Türk tarafının Soçi anlaşmasını uygulamasını bekliyoruz

    Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkanı Tümgeneral Aleksey Bakin İdlib sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkanı Tümgeneral Aleksey Bakin, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ateşkes ilanından sonra İdlib süreci hakkında konuştu.

    Bakin, Suriye yönetiminin İdlib gerilimi azaltma bölgesinde tam ateşkes ve her türlü operasyonlara ara verme kararına karşılık Türkiye’den 24 saat içinde Soçi anlaşmasını tam uygulamasını beklediklerini belirtti.

    Tümgeneral Aleksey Bakin, basın brifinginde, “Suriye’deki durumu istikrara kavuşturma ve Nur-Sultan şehrinde yapılan Astana formatındaki uluslararası Suriye görüşmesine destek amacıyla Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, İdlib gerilimi azaltma bölgesinde 2 Ağustos 2019 saat 00.00’dan itibaren tam ateşkes ve her türlü operasyonlara ara verme kararını aldı. Suriye’nin bu girişimine karşılık 24 saat içinde Türk tarafının Soçi anlaşmasının, militanların ve silahların silahsız bölgeden tahliyesi, saldırılara son verilmesi ve Şam-Halep yolunun açılmasını öngören hükümlerini tam uygulaması bekleniyor” dedi.

    Sputnik’in haberine göre, Bakin, Suriye yönetimi ateşkes ilan ettikten sonra militanların saldırılarına devam ettiğini, saldırılardan birinde bir sivilin hayatını kaybettiğini, üç sivilin daha yaralandığını anlattı.

  • İdlib’te son bir haftada 33 çocuk öldürüldü

    İdlib’te son bir haftada 33 çocuk öldürüldü

    PİRHA – Suriye’nin İdlib kentinde çatışmaların tekrar yoğunlaşmasıyla birlikte aralarında 90 çocuğun olduğu en az 400 kişi öldü; 440 bin kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı.

    Uluslararası Çocukları Koruma Örgütü Save the Children (Çocukları Koruyun) ile ortak kuruluşu Hurras Network’ün hazırladığı rapora göre, 24 Haziran’dan günümüze en az 33 çocuk öldü. 2018 yılı boyunca bu sayı 31 olmuştu.

    SURİYELİ ÇOCUKLAR EĞİTİMDEN YOKSUN GELİŞİYOR

    Save the Children, Suriyeli çocukların özellikle eğitim imkanlarından mahrum kaldığına da dikkat çekti. Suriye genelinde 2.1 milyon çocuğun okula gitmediğine vurgu yapılırken 1.3 milyon çocuğun da okulu bırakma riskiyle karşı karşıya olduğu söyleniyor.

    Çatışmalar nedeniyle eğitim kurumları da nasibini alıyor. Okul personeline dönük saldırıların da yoğun olduğu bölgede özellikle ülkenin kuzey batısında son dönemde en az 44 okul hasar gördü.

    İDLİB İÇİN EN KANLI HAFTA

    Suriye’nin kuzey batısındaki 3 milyon nüfuslu İdlib’te 22 Temmuz’daki son saldırıda aralarında 8 çocuğun olduğu en az 37 kişi öldü. Son bir haftada yapılan saldırılarda ise 66 kişi hayatını kaybetti; yüzlerce sivil de yaralandı. Birleşmiş Milletler (BM) ölenlerin çoğunun kadın ve çocuklar olduğunu açıkladı.

    BM ayrıca son iki haftada dört tıbbi tesis, 80 binden fazla kişiye hizmet veren bir su istasyonu, pazar yerleri, fırın ve okulların da saldırılardan etkilendiği duyurusunu yaptı. Ayrıca son iki ayda İdlib’in güneydoğusunda 250 bin kişiye su sağlayan en az 8 su tesisinin de vurulduğu açıklandı.

    MUTABAKATA RAĞMEN ÇATIŞMALAR DİNMİYOR

    Türkiye ve Rusya’nın 17 Eylül 2018’de imzaladığı İdlib mutabakatı kapsamında kentte silahtan arındırılmış bölge oluşturulmuştu. Ancak Suriye ve Rusya, Nisan’dan sonra İdlib’de hava saldırılarını çoğalttı. Bu sebeple 550 binden fazla sivil, yaşam alanlarını terk etti.

  • Güney Kore, hava sahasını ihlal eden Rus uçağına uyarı ateşi açtı

    Güney Kore, hava sahasını ihlal eden Rus uçağına uyarı ateşi açtı

    Güney Kore Savunma Bakanlığı, hava sahasını ihlal eden Rusya uçağına uyarı ateşi açıldığını, Çin’e ait iki askeri uçağın da hava savunma tespit bölgesine girdiğinin belirlendiğini duyurdu.

    Güney Kore, hava sahasını ihlal eden Rusya’ya ait bir askeri uçağa uyarı ateşi açıldığını duyurdu.

    Yonhap’ta yer alan habere göre, Güney Kore Savunma Bakanlığı, 3 Rusya savaş uçağının Kore Hava Savunma Tespit Bölgesi’ne (KADIZ) girdiğini belirtti.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, bu uçaklardan birinin hava sahasını ihlal etmesi üzerine uyarı ateşi açıldığı ve Çin’e ait iki askeri uçağın da hava savunma tespit bölgesine girdiği belirtildi.

    Açıklamada Çin ve Rusya’nın ihlalleriyle ilgili resmi şikayette bulunulacağı vurgulandı.

    Güney Koreli bir yetkili, Rusya ve Çin’e ait uçakların hava savunma tespit bölgesine kasten girip girmediklerinin henüz netleşmediğini ifade etti.

    Olayla ilgili Rusya’dan henüz bir açıklama yapılmadı.

    Güney Kore bölgede ABD’nin müttefiklerinden biri olarak Rusya ve Çin’le zaman zaman sorunlar yaşıyor.

  • Türkiye hak ihlalinde dünya ikincisi

    Türkiye hak ihlalinde dünya ikincisi

    AİHM tarafından verilen hak ihlali kararlarında, geçtiğimiz yıl Türkiye tüm ülkeler arasında ikinci sırada yer aldı. İkinci sıradaki Türkiye’de ilk sırada adil yargılanma, ikinci sırada ise ifade özgürlüğü hakkı ihlali olmak üzere toplam 140 ihlal yer aldı.

    AİHM tarafından verilen hak ihlali kararlarında, geçen yıl Türkiye 140 ihlalle tüm ülkeler arasında ikinci sırada yer aldı. İlk sırada adil yargılanma hakkı, ikinci sırada ise ifade özgürlüğü hakkı ihlali olmak üzere toplam 140 ihlal kayda geçti. Hak ihlalleri bir önceki yıla oranla yüzde 20 arttı.

    Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı tarafından yayımlanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) raporunda, hak ihlali kararlarındaki artış dikkati çekti. Rapora göre, 2016 yılında 77 olan hak ihlali, 2018 yılında 140’a yükseldi. Birgün gazetesinden İsmail Arı’nın haberine göre Türkiye, geçen yıl hak ihlali verilen ülkeler arasında, Rusya’nın ardından ikinci sırada yer aldı.

    Rapora göre, 2018 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 11’inci Maddesi’nde yer alan toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma özgürlüğünün ihlal edildiğine dair 11 karar alındı. Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma özgürlüğü ihlali 2016 yılına oranla yüzde 120 arttı.

    İHLALLER GİDEREK ARTIYOR

    AİHM’de incelenmeyi bekleyen dosya sayısında ilk sırada 11 bin 750 başvuruyla Rusya bulunurken Türkiye ise 7 bin 100 başvuru ile dördüncü sırada yer aldı.

    Özgürlük ve güvenlik hakkı ihlali de 2016 yılına göre yüzde 31 arttı. Özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiği yönünde 2016 yılında 22 karar alınırken 2018 yılında bu sayı 29’a yükseldi.

    Yurttaşların gördüğü kötü muamele rakamlarındaki artış da dikkat çekti. Türkiye tarafından AİHS’nin 5’inci Maddesi’nde yer alan kötü muamele yasağı ihlali hakkında 2017 yılında iki defa, 2018 yılında 11 defa karar alındı.

    Rapora göre, ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine dair 2016 yılında yedi karar alınırken 2018 yılına gelindiğinde bu sayı 40’a yükseldi. İfade özgürlüğü hakkı böylece son üç yılda yüzde 471 oranında arttı. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliği ilkesi ihlali hakkında ise 2018 yılında sekiz karar verildi. Bu ilkenin ihlalindeki artış oranı ise yüzde 50’ye ulaştı. Etkin soruşturmanın yapılmaması nedeniyle de 10 kez hak ihlali kararı verildi. Bir önceki yıla oranla bu ilkenin ihlalindeki artış da yüzde 50 oldu.

    Raporda yer alan bilgilere göre Türkiye, AİHM’in kurulduğu 1959 yılından 2019’a kadar en fazla hak ihlali kararının verildiği ülke oldu. AİHM kurulduğu günden itibaren Türkiye 3 bin 128 hak ihlali ile zirvede. İkinci sırada Rusya, üçüncü sırada ise İtalya yer aldı.

  • Fitch, Türkiye’nin kredi notunu düşürdü

    Fitch, Türkiye’nin kredi notunu düşürdü

    Fitch, Türkiye’nin kredi notunu ‘BB’den “BB-‘ye indirdi, not görünümünü ise “negatif” olarak tutmaya devam etti.

    Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye’nin kredi notunu ‘BB’den ‘BB-‘ye indirdi, not görünümünü ise “negatif” olarak tutmaya devam etti.

    Fitch’ten not kararına dair yapılan açıklamada, notun düşürülmesinin nedenlerinden birinin Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın görevden alınması olduğu belirtilerek “MB Başkanı Murat Çetinkaya’nın görevden alınması, yetkililerin büyüme trendinin düşük tutulmasının sürdürülmesine yönelik toleranslarının düşük olduğuna dair kaygıları artırdı” denildi.

    Açıklamada notun düşürülmesinde büyümenin düşmesi, enflasyonun yüksekliği ve Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin teslimatına karşı ABD yaptırımları gösterildi.

    Fitch’in açıklamasında “6 Temmuz’da Merkez Bankası Başkanı’nın Cumhurbaşkanlığı kararıyla kovulması halihazırda zayıf olan yerel güveni, -ki bunun işaretleri artan dolarizyonda görülebilir- zedeliyor ve ekonomik verilerin kötüye gitmesine sebep oluyor” denildi. (HABER MERKEZİ)

  • S-400 teslimat süreci başladı

    S-400 teslimat süreci başladı

    Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin Rusya’dan aldığı ve ABD ile arasında gerilime neden olan S-400 hava savunma sisteminin Türkiye’ye naklinin başladığını duyurdu.

    Bakanlık, konuya ilişkin resmi internet sitesinden yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin hava ve füze savunma ihtiyacının karşılanmasına yönelik S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sisteminin tedarik sözleşmesi 11 Nisan 2017’de imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sisteminin birinci grup malzemelerinin Mürted Hava Meydanı / Ankara’ya intikali 12 Temmuz 2019 tarihinden itibaren başlamıştır.” dedi.

    DOLAR/TL YÜKSELDİ

    S-400 teslimatının başladığına ilişkin haberlerin ardından 5,68 civarında olan dolar/TL kuru, 5,70 seviyesine yükseldi.

    SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

    Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı da (SSB) S-400 sistemi teslimatının ilk aşamasının bugün Ankara’ya inen ilk uçakla başlatıldığını bildirdi.

    SSB’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Projesi kapsamında Başkanlık ile Rosoboronexport/Rusya Federasyonu arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde S-400 sistemi teslimatının ilk aşaması bugün Ankara’ya inen ilk uçakla gerçekleştirildi.

    Sisteme ait parçaların teslimatlarına gelecek günlerde devam edilecek. Sistem bütünüyle hazır olduktan sonra ilgili makamların belirleyeceği şekilde kullanımına başlanacak.

    BAKAN ÇAVUŞOĞLU’NDAN AÇIKLAMA

    S-400 teslimatıyla ilgili açıklama yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Herhangi bir sıkıntı yok. Süreç bundan sonra da sağlıklı bir şekilde devam edecek.” dedi.

    RUSYA DOĞRULADI

    Rusya’nın, askeri-teknik işbirliğinden sorumlu federal servisi FSVTS, S-400 karadan havaya savunma sisteminin Türkiye’ye teslimatının başladığını doğruladı.

    FSVTS yetkililerinin Sputnik’e yaptığı açıklamada, “FSVTS, S-400 sisteminin Türkiye’ye teslimatının başladığını doğrulamaktadır. Teslimatlar tarafların üstünde mutabık kaldığı tarihlerde gerçekleştirilecektir” denildi.

    İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ UÇAK DA İNİŞ YAPTI

    Rusya’dan S-400 parçalarını taşıyan ikinci ve üçüncü uçak da Mürted Hava Üssü’ne indi.

    S-400 sevkıyatının sürdüğü aktarılıyor.