Etiket: Tahsin Akpınar

  • ‘Cemevlerine yapılan saldırılara sessiz kalmak yeni katliamların önünü açmaktır’-VİDEO

    ‘Cemevlerine yapılan saldırılara sessiz kalmak yeni katliamların önünü açmaktır’-VİDEO

    PİRHA-Ankara’da geçen yıl cemevlerine saldırı düzenleyen sanıkların tahliye ve beraat ettirilmelerine tepki gösteren Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “1-2 saat içinde o bölgeyi bilmeyen bir kişinin 3-4 tane cemevine saldırı düzenlemesi planlıdır. Bunu destekleyen ve bugün bunu cezalandırmayan devlet ise buna topyekûn karşı durmamız lazım” dedi.

    Ankara’da 30 Temmuz 2022’de Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne eş zamanlı saldırı düzenlenmişti. Cemevlerine düzenlenen saldırı davasında, tutuklu sanık Ahmet Ozan Karaca tahliye edilirken, iki sanık da berat ettirildi. Saldırıyı düzenleyenlerin serbest bırakılmasına tepkiler gelmeye devam ediyor.

     Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar Alevi kurumlarına/cemevlerine yapılan eş zamanlı saldırılara ve mahkeme kararına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ALEVİLER BU COĞRAFYADA BÜTÜN İNANÇLARA SAYGILI BİR TOPLUMDUR”

    “1000 yıldır Alevi toplumu bu coğrafyada herhangi bir farklı inancın ibadethanesine taş bile atmamıştır. Çünkü Aleviler tüm inançlara saygılı bir toplumdur. Ama hepimiz biliyoruz sadece bugün değil daha önceki zamanlarda da cemevlerimize çok saldırılar oldu. Çünkü bu saldırının asıl amacı birinin kafası bozulduğu için, akli dengesi bozuk olduğu için değil, bugünkü devletin içindeki bir anlayış, Alevi toplumunun örgütlü gücünü kırmak için bunu yaptırıyor” dedi.

    “ALEVİLERİN İNANÇ YERLERİNE SALDIRMAK BU ÜLKEYE ZARAR VERİR”

    “Alevilerin inanç yerini basmak, Alevilere şiddet uygulamak bu ülkeye ve hiç kimseye bir çıkar sağlamaz” diyen Tahsin Akpınar, “Onun için bu yapılanların cezasız kalmaması lazım. Haksızlık nereden gelirse gelsin duyarlı olan tüm insanların haksızlığa karşı çıkması gerekir” ifadesini kullandı.

    Devletin içindeki bir çetenin Alevilerin örgütlü gücünü bilinçli olarak kırmak istediğine dikkat çeken Akpınar, “Çünkü bu ülkede Aleviler kendi derdine düştüğü zaman demokrasi adına, emek adına, mücadele yapılmayacağını, onun için Alevilerin sadece kendi derdine düşmesini ve ancak cemevlerine saldırı düzenleyerek ortalığı karıştırmak istiyor” diye belirtti.

    Yapılan saldırılara sessiz kalındığında ise Sivas, Maraş gibi katliamların önünün açıldığını kaydeden Tahsin Akpınar, şöyle devam etti:

    “Sanığın bırakılması çok inandırıcı değil. 1-2 saat içinde o bölgeyi bilmeyen bir kişinin 3-4 tane cemevine gelip olay çıkarması, insanlara zarar vermesi planlı ve projeli bir saldırı biçimidir. Bu tür saldırılara prim vermememiz lazım. Onun için devlet içindeki duyarlı yöneticiler de bunlara hak ettiği cezayı vermeli. Bunu destekleyen ve bugün bunu cezalandırmayan da devlet ise bu devletin içinde bunu destekleyen bir çete vardır. Buna karşı durmamız lazım.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO

    ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO

    PİRHA- Okullara imam atanmasının sadece Alevilere dönük bir uygulama olmadığını ifade eden Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Bu bir din dersi değil, bir İslam dersi de değil, bu toplumu Araplaştırma projesidir. Herkesi bu projeye karşı mücadele etmeye çağırıyorum” dedi.

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imzalanan, “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)” kapsamında okullara “manevi danışmanlık” hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi atanıyor. İlk olarak Eskişehir ve İzmir’de okullara atamalar yapılırken, proje kapsamında tüm illere buna benzer atamaların yapılması planlanıyor. Projeye eğitimciler, veliler ve demokratik kamuoyu tepki gösterirken, birçok kentte eylemler yapılıyor.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, AKP’nin okullara imam atamasına dair görüşlerini PİRHA’ya anlattı.

    “BU PROJE TOPLUMU ARAPLAŞTIRMA PROJESİDİR”

    Akpınar, “Alevi toplumunun, devrimci sendikaların, Eğitim Sen’in zaten çok duyarlı olduğunun bilincindeyim ve mücadele ediyorlar. Ben burada aslında cumhurbaşkanından tutun en saf Sünni yurttaşlara seslenmek istiyorum. İslam dini altında Arap kültürünü bu topluma taşıyorlar, Türkiye Cumhuriyeti değerlerini, kültürlerini bozuyorlar. Bu sadece Alevilere dönük bir din dersi değildir, bu bir İslam dersi de değildir, bu toplumu Araplaştırma projesidir” dedi.

    AKP’nin bu politikalarına izin vermeyeceklerini belirten Akpınar, “Biz buna izin vermeyeceğiz. Duyarlı olan, bu ülkede yaşayan tüm insanlık buna karşı çıkmalıdır. İslam dini elbette Sünni vatandaşlarımızın inandığı değerlerdir. Biz buna çok saygı duyuyoruz. Ama bu ülkede sadece Sünni vatandaşlarımız yaşamıyor. Başka inançtaki birçok insanımız yaşıyor” ifadelerini kullandı.

    Akpınar, “Zaten bu ülkede camiler var, bu ülkede tarikatlar var, inancını öğrenmek isteyen için zaten Diyanet diye bir kurum var. Bu ülkenin 4 bakanlığına denk düşen bir bütçesi olan İslam dinini temsil eden bir Diyanet var. Devletin resmi dini olan İslam inancını öğrenebilirler” dedi.

    “KİNDAR VE DİNDAR NESİL YETİŞTİRMEK İSTİYORLAR”

    Bu yaşananların, eğitim alanında kindar ve dindar nesil yetiştirme projelerinin başlangıcı olduğunu söyleyen Tahsin Akpınar, tüm topluma seslenerek şunları söyledi:

    “Bunlar eğitimde bizim karşı çıktığımız dindar ve kindar gençlik yetiştirme projesinin başlangıcıdır. Bunun için sadece Alevilere değil, tüm topluma seslenmek istiyorum. Buna izin vermeyin, bu müslümanlıkla ilgili olan bir durum değil, bu yapılan Arap kültürünün transferidir.”

    “BU TÜM TOPLUMU DEĞİŞTİRMEKTİR”

    Ülkeyi İran’a, Afganistan’a çevirmek istediklerinin altını çizen Akpınar, “Bu tüm toplumu değiştirmektir. Afganistan’da nasıl başardılarsa, İran’ da nasıl başardılarsa Mısır’da veya başka Ortadoğu ülkelerinde nasıl İslam dini altında Arap kültürünü hâkim kıldılarsa son proje Türkiye’dir” dedi.

    İran ve Afganistan’daki kadınların mücadelesini örnek gösteren Tahsin Akpınar, “Kadınların okula gitmesini yasakladılar, kadın kuaförlerini kapattılar. Onun için sadece Alevilerin değil, bu ülkede yaşayan tüm fertlerin buna karşı mücadele etmelerini diliyorum” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

    İLGİLİ HABERLER:
    > -Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > -‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > -‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > -‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > -‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > -‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > -‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’

    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO

  • Abdal Musa Dergahı’nda bulunan Budala Baba Türbesinde ilk defa semah dönüldü-VİDEO

    Abdal Musa Dergahı’nda bulunan Budala Baba Türbesinde ilk defa semah dönüldü-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği üyeleri, anma etkinlikleri öncesinde Abdal Musa Dergâhı’na ziyarette bulunarak rızalık lokmalarını paylaştı. Abdal Musa Dergâhı içinde bulunan Budala Baba Türbesinde ilk defa semah dönüldü. 

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği üyeleri, 280 üyenin katılımı ile Abdal Musa Dergâhı’na ziyarette bulundu. Dergahta sabah kahvaltısı toplu olarak yapıldıktan sonra Abdal Musa Türbesi ziyaret edildi.

    TÜRKÇE VE KIRNAMÇKİ NEFESLERLE SEMAH DÖNÜLDÜ

    Kızıldeli Ocağı evlatlarından Yol hizmetkârı Mustafa Sazcı‘nın okuduğu gülbeng sonrasında Zakir Hayri Aslanboğa ile birlikte deyişler, nefesler okundu. Ardından dergâh içerisinde bulunan dilek için çerağlar yakıldıktan sonra türbe içerisinde bulunan dilek ağacı ve Budala Baba Türbesi ziyaret edildi. Burada Türkçe ve Kırmançki nefesler eşliğinde semahlar dönüldü. Kızıldeli Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Sazcı’nın okuduğu gülbenk sonrası lokmalar canlara pay edildi.

    “GIDAMIZI MUHABBKETTEN ALIYORUZ”

    Lokma paylaşımı sonrasında Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği idari binası içerisinde bulunan konferans salonunda bir araya gelindi. Kızıl Deli Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Sazcı, “Hacı Bektaş Dergahı’nın girişinde müze yazan kısmında bir kitabe vardı, daha sonra bu kitabe kaldırıldı. O kitabede, bu kapı ışıkların kapısıdır eksik gelen tamam olur. Biz bu dergâhlara eksiklerimizi tamama yazdırmak için geliyoruz. Biraz önce lokma muhabbeti yapıldı. Hüdai babanın da bir nefesi var. Hüdai Baba diyor ki ‘Hüda’ya vasıl olmayan, kursağı kulaktan gıda almayan dünyayı yese doyar mı? İnsan gerçekten dünyayı yemekle doymaz. Ancak hakikatin ilmiyle, hakikatin bilgisi ile kişi kendi nefsini sırlayarak kendini pişirebiliyorsa o insan lokmadan yemeyebilir. Kaldı ki bugün bütün yöneticilerimiz lokma yemeden ayrılacak ama biz gıda lokmamızı burada sevgiden muhabbetten aldık. Onun için bizim için yeterli olan da buydu” diye konuştu.

    İKTİDARA ELEŞTİRİ

    Alevilerin Türkiye’de yaşadığı sorunlar üzerine değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.

    Toplantıda Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği YK üyesi Kemal Çiçek yaptığı konuşmada, “Bugün biz Abdal Musa Dergâhı’na ziyaret gerçekleştirdik. Bu salonda bulunan herkes kendi imkânları ile  rızalık lokmalarını verdi, yolumuz bu. Devletin cemevlerimize vereceği paraya bizim açımızdan baktığımızda, bu dergâhımızı teslim almaktır. Bu işveren işçi ilişkisine döner. ‘Ben senin maaşını vereceğim sen de bana çalışacaksın’ demektir. Bu anlamıyla özellikle genç arkadaşlarımızın bu konuda çok daha çaba sarf etmeleri lazım” dedi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar da, iktidarın Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerine yönelik tutumunu eleştirerek şunları ifade etti:

    “Siyasal iktidar cemevini inanç yeri olarak kabul etmiyor, ‘dedeye maaş vereyim’ diyor ama cemevini ibadethane olarak kabul etmiyor. Peki dede orada ne iş yapacak? Dedenin görevi cemevinde hizmet yürütmek değil mi? Cemevini kabul etmiyorsun, yasallaştırmıyorsun. Şu anki mevcut hükümet sadece Alevilere bir şeyler vermiş gibi görünerek hiçbir şey yapmıyor. Onun için Aleviler olarak bu konuda daha duyarlı olacağız kendi değerlerimize sahip çıkacağız. En önemlisi de bu eğitim sorunu çok önemli. Çünkü çocuklarımızın küçük yaşta anlayışını, yaşam biçimini değiştirmeye çalışıyorlar.”

    Konuşmaların ardından nefes ve deyişlerle birlikte semaha duruldu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Akpınar: Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğini açıklaması toplumda karşılık buldu-VİDEO

    Akpınar: Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğini açıklaması toplumda karşılık buldu-VİDEO

    PİRHA- Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Alevi” başlığı ile yayınladığı videoyla ile ilgili konuşan Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğini açıklaması toplumda karşılık buldu” dedi. Akpınar, toplumun ortak noktalarda buluşması gerektiğinin önemine işaret etti. 

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Alevi” başlığı ile yayınladığı videosunun yankıları sürüyor.

    Kılıçdaroğlu’nun, “Alevi” başlıklı video paylaşımı üzerine konuşan Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Kılıçdaroğlu siyasete girdiğinde Alevi kimliğiyle girmedi. Devlette bürokrat olarak, devleti çok iyi tanıyan bir kişilik olarak CHP’de siyaset yapmaya başladı. Kılıçdaroğlu genel başkan olduktan sonra hiçbir zaman kimlik üzerinden, inanç üzerinden siyaset yapmak istemediği için böyle bir açıklama yapmadı. Ama Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğunu herkes bildiği halde o sözcükleri onun dilinde söylenmesini istediler, beklentiye girdiler. Bugünkü Cumhurbaşkanı, siyasi olarak kimlikleri, inançları bir avantaj olarak düşündüğü, Sünni vatandaşların nüfusu Alevi vatandaşların nüfusundan daha fazla olduğu için kimlik siyaseti yaparak avantaj sağlayacağını düşünüyordu” dedi.

    “ORTAK DEĞERLERDE BULUŞARAK ÜLKEYİ YAŞANILIR HALE GETİREBİLİRİZ”

    “Bu seçimde Kılıçdaroğlu bütün düşüncelerini, bütün projelerini bu ülkede demokrasi adına, çağdaşlık adına, emek adına, özgürlük adına toplumla paylaşmak istedi” diyen Akpınar sözlerine şöyle devam etti:

    “Önce muhafazakâr kesimle helalleşti. Daha sonra çevrecilerle, bu ülkenin doğasına sahip çıkanlarla, bu ülkenin emeğine sahip çıkan insanlarla helalleşti, kucaklaştı. Sonra Kürtlere, onların adına da özgürlüğü çağdaşlığı savunacağını söyledi. Yine aynı seçimde Cumhurbaşkanının alanlara çıkıp kimlik siyaseti yapmasının önünü kesmek için herkesin bildiği ama onu tanımayan yeni oy verecek gençlere ‘evet ben Aleviyim, kendi kimliğimle kendi inancımla ve tüm inançlara eşit bakıyorum saygı duyuyorum. Ben Alevi kimliği ile değil, bu ülkenin bütün insani ortak değerlerini önemseyen bir aday olarak geliyorum’ dedi. Toplumda sadece Alevilerin değil, bu ülkede yaşayan aydın çağdaş bu değerleri önemseyen birçok insan bu beklentideymiş ki videosu milyonlarca beğeni kazandı, görsel yayında yer buldu. Bu da hem Kılıçdaroğlu için hem de biz Alevi toplumu için sevindirici bir şeydi. Biz Alevilerin kimliklerimizi saklayarak değil, farklılıklarımızı paylaşarak, ortak değerlerde buluşarak bu ülkeyi daha yaşanır, daha paylaşılır, daha mutlu bir noktaya getirmemiz lazım. Ülkemiz 80 darbesi döneminden sonra siyaset, ezen ve ezilen sınıf mücadelesi, ideoloji üzerinden değil, din, ırk, mezhep eksenine çekildiği için bugünlere geldik.”

    “KILIÇDAROĞLU’NA OY VEREREK AYNI NOKTADA BULUŞMAMIZ LAZIM”

    Tahsin Akpınar, toplumun ortak değerlerinin emek, demokrasi, özgürlük olduğunu belirterek, “Bu anlamda aynı noktada Kılıçdaroğlu’na oy vererek buluşmamız lazım. Cumhurbaşkanı bu durumu nasıl yeniden avantaja geçiririm dese de ben cumhurbaşkanımıza geçmiş olsun derim. O kozu, Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanının (Erdoğan’ın) elinden almış oldu. 80 darbesinin getirdiği mezhep, din, ırk üzerinden yürüttüğü siyasetle toplumu ayrıştırarak 20 yıl iktidarda kalmasını sağladı. Artık toplum bunun bilincine vardı ve artık buna prim vermeyeceği ortada. Artık ırk mezhep üzerinden siyasetin bu topluma, bu ülkeye hiçbir şey getirmeyeceğini hepimizin anlaması gerekiyor” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Tahsin Akpınar: Mecliste sol güçlü olmalı, Alevilerin muhakkak adayları olmalıdır-VİDEO

    Tahsin Akpınar: Mecliste sol güçlü olmalı, Alevilerin muhakkak adayları olmalıdır-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, seçimlerde Alevi toplumun hak ve talepleri ile mecliste olması gerektiğini söyleyerek, “Mecliste solun güçlü olması gerekiyor, güçlü sol içinde Alevilerin muhakkak adayları olmalıdır. Sadece bireysel sorunlarımızın değil, ülkemizin toplumsal sorunları için de mücadele etmelidir” dedi.

    14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimler ‘Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı’ olarak milat alınırken, Alevi toplumu ise bu ikinci yüzyılda hak, talep ve eşit yurttaş olma mücadelesini görünür kılmak istiyor.

    Ülkede demokrasi, adaletin inşası ile tüm ezilenlerin sorunun çözüme kavuşacağını söyleyen Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, böyle tarihi dönemde Alevilerin sokağa çıkarak örgütlü gücü ile bu sürecin öncüsü olması çağrısında bulundu.

    “SON 20 YILDA ALEVİ TOPLUMU DEVLETTE İŞE ALINMIYOR”

    Son 20 yıllık iktidar sürecinde Alevi toplumuna yönelik ayrımcı politikaların çok daha katmerleştiğini söyleyen Akpınar, “Öncelikle Alevilerin eşit yurttaşlık sorunları vardı. Alevi yurttaşlar devlet kurumlarında belki tam hak ettiğini alamıyordu ama en azından Alevi çocukları devlet kurumlarında işe girebiliyordu. Ama son 20 yılda Alevi çocuklarımız devlet tarafından işe alınmıyor. Çünkü bugünkü hükümet gerçekten bu ülkenin tüm ayarlarını bozdu ve kendine göre bir düzen kurdu. Toplumu köleleştirdi, fakirleştirdi ve öyle bir duruma geldi ki kazanamayacağı noktaya gelince de bu ülkede şeriatı savunan, kadına haksızlığı hak gören bir anlayışla iş birliği yaparak yeniden iktidara gelmeye çalışıyor” dedi.

    “ALEVİLER HAK ETTİĞİ YERİ ALMALI”

    Akpınar, ülkedeki yıkımın önüne geçecek bir iradenin iktidara gelmesi ve bu irade içerisinde Alevi toplumunun hak ettiği yeri alması gerektiğini ifade ederek, “Öncelikle Türkiye’deki yıkımın önüne geçecek yeni bir iradenin iktidara gelmesi gerekir. Şimdi Aleviler ne yapmalı? Bu siyasi süreçte öncelikle Aleviler cesaretli siyaset yapsınlar. Bizim kurumlardan giden insanlarımızın bizim sorunlarımızı mecliste dile getirmesi lazım. Meclisi o kadar takip ediyoruz Kemal Bülbül dışında bizim asıl sorunlarımızı mecliste dile getiren milletvekillerimize şimdiye kadar çok rastlamadık. Belki evrensel hukuk açısından, adalet açısından fikirlerini ifade eden birçok milletvekili var ama birebir Alevi sorunları üzerinde mecliste düşüncelerini paylaşan milletvekillerine rastlamadık” diye konuştu.

    “GÜÇLÜ SOL İÇİNDE MUHAKKAK ALEVİ ADAYLAR OLMALI”

    Ülkedeki güçlü sol içerisinde Alevilerin de muhakkak kendi temsiliyetiyle adayları olması gerektiğini belirten Akpınar şöyle devam etti:

    “Cemevi olarak cemevimizin kapısı elbette herkese açıktır ama bizim yüreğimiz sola açıktır. Onun için Türkiye’de solun yeniden güçlü olması gerekir. Belki bugünkü altılı masanın veya Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu’nun kazanmasını yürekten istiyoruz ama hepimiz de biliyoruz bizim asıl sorunumuzu çözecek olan bugün bu ülkede soldan bakan insanlardır. Onun için mecliste solun güçlü olması gerekiyor. Güçlü sol içinde Alevilerin muhakkak adayları olmalıdır. Alevi toplumu bu adaylarına sahip çıkmalı, destek vermelidir. Bizim sadece bireysel sorunlarımızın değil, ülkemizin toplumsal sorunları üzerinde mücadele etmelidir. Bu da en başta adalet olmalıdır, demokrasi olmalıdır, eşit yurttaşlık olmalıdır, ezilen kadınların hakları olmalıdır. Eğer bu ülkede demokrasi hâkim kılınırsa, adalet yeniden inşa edilirse, bu ülkede ezilenlerin sorunlarını çözüleceğine inanıyorum. Onun için Alevi toplumun oturup seyretmekten ziyade işin içinde olması lazım, güç vermesi lazım, çalışması lazım, sandıklara sahip çıkması lazım. Seçimden sonra da örgütlü gücümüzde hak ettiğimizin karşılığını almamız lazım. Mücadele eden siyasi partilere de hissettirmemiz lazım. Elbette Alevi toplumu emek eksenli olsun, doğa, hayvan hakları olsun, her alanda emek veren bir toplum. Belki en az emeği kendi inancımız açısından vermişizdir.
    Ama şunu da bilmeliyiz ki bizim inancımız çağa, aydınlığa, emeğe, doğaya, kadına hepsini bütünleştiren güzelliği paylaşan bir inanç biçimidir. Toplumu aydınlığa çağdaşlığa taşıyan bir inanç biçimidir. Onun için emek ekseniyle, devrimci niteliklerle bizim güç birliğimiz ülkemiz için çok önemlidir. Bizim en önem verdiğimiz bu ülkede tam olarak karşılığını bulmadığı laiklik. Hak ettiği laikliği yaşamayan bir ülkeyiz, dilerim bu ülke hak ettiği bir laikliği yaşar. Adımız Cumhuriyet ama ne laikliği tam yaşayabildik ne de demokrasimizi geliştirebildik. Onun için sonuna kadar mücadele etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Akpınar: Cemevi Başkanlığı’na alınacak 40 uzmanın Alevi toplumu ile hiçbir bağı yoktur-VİDEO

    Akpınar: Cemevi Başkanlığı’na alınacak 40 uzmanın Alevi toplumu ile hiçbir bağı yoktur-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na 40 uzman personelin alınacağının duyurulmasına tepki gösteren Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “O 40 uzman hangi kriterlere göre seçiliyor? Alevi mücadelesine, Alevi inancına bu kırk uzman ne katkı koymuş? Hangi örgütün rızalıklarını almış? Aleviler o uzmanları ne kabul edecek ne de bizim örgütlü gücümüzün içinde yer aldıracaklardır” dedi.

    Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, 40 sözleşmeli personelin Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na alınacak olmasına tepki gösterdi.

    Aleviliğin yok sayıldığını belirten Akpınar, şunları söyledi:

    “Devletin, Alevi inancını Kültür Bakanlığı’na bağlamasını kabul etmiyoruz. Alevi toplumu hiçbir zaman bunu onaylamadı, doğru da bulmadı. Biz de doğru bulmuyoruz. Başkalığın, Diyanet’in karşıtı ve sanki onun gibi bir oluşum olarak göstermeleri de doğru bir şey değil. Çünkü Diyanet devletin en büyük bütçesini harcayan bir kurumdur. Kültür Bakanlığı’nın bir birimi değildir. Türkiye’nin askeriyeden sonra en büyük bütçesi olan bir kurumdur. Mevcut hükümetin anlayışına göre biz kültürel bir derneğiz. Oysa bu ülkede 25 milyona yakın nüfusu olan bir inanca sahibiz. Bu şekilde yok sayılmayı kesinlikle kabul etmiyoruz, doğru da bulmuyoruz. Bizi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlama projesine Türkiye’deki Alevi örgütlerin yüzde 99’u karşı çıktı. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ve büyük kurumlarımız olan Hacı Bektaş Veli anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) gibi bağımsız kurumların yüzde 99’u buna karşı çıktı.”

    “KIRK UZMAN HANGİ KRİTERLERE GÖRE SEÇİLİYOR?”

    40 personelin Alevi toplumu ile bir bağının olmadığını kaydeden Akpınar, “Sadece bir avuç kâr uğruna bunu sahiplenen ve devletten siyasi anlamda faydalanmak isteyen uzmanlar karşı çıkmadı. O 40 uzman hangi kriterlere göre seçiliyor? Alevi mücadelesine, Alevi inancına bu 40 uzman ne katkı koymuş? Hangi örgütün rızalıklarını almış? Aleviler o uzmanları ne kabul edecek, ne de bizim örgütlü gücümüzün içinde yer aldıracaklardır. Seçimden sonra birçok sorunumuzun çözüleceğini düşünüyorum. Bunların hepsi çok önemli. Ne Alevi örgütleri içerisinde bu uzman dediklerinin bir rolü vardır ne de bir ilişkisi vardır. Sadece bugünkü hükümetle kâr ilişkisinin dışında bu 40 uzmanın Alevi toplumu ile hiçbir bağı yoktur” dedi.

    BAŞKAN YARDIMCILIĞI YARDIMCILIĞINA KAYMAKAM ATANDI

    Bu arada, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 15 Mart 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde açılan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkan Yardımcılığı’na getirildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER

    > Erdoğan, İskilipli Atıf anmasına katılan kaymakamı Cemevi Başkanlığı’na atadı

  • Konyaaltı Kaymakamlığı cemevini aradı, cevabını aldı: Eşit yurttaşlık sağlansın-VİDEO

    Konyaaltı Kaymakamlığı cemevini aradı, cevabını aldı: Eşit yurttaşlık sağlansın-VİDEO

    PİRHA-Konyaaltı Kaymakamlığı özel kalem müdürü tarafından arandığını belirten Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Cemevlerinin dedesi varsa ona maaş vereceklerini, elektrik ve su faturalarını da karşılayacaklarını söylediler. Dedelerimizin bu tür talebi yoktur. Biz sadece cemevlerimizin yasallaşmasını ve eşit yurttaşlık hakkımızın verilmesini talep ediyoruz” dedi.

    Alevi toplumunun yoğun tepkisine sebep olan cemevleriyle ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun yürürlüğe girerken, Aleviler ‘Büyük Alevi Kurultay’ı gerçekleştirerek, “Kültür Bakanlığına da, torba yasaya da sığmayız” dedi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Konyaaltı Kaymakamlığı tarafından telefonla aranarak, cemevindeki dedelerin maaşları ile elektrik ve su faturalarının karşılanmak istendiğini söyledi.

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Akpınar, “Dedelerimizin bu tür talebi yoktur. Biz sadece cemevlerimizin yasallaşmasını ve eşit yurttaşlık hakkımızın verilmesini talep ediyoruz” dedi.

    “‘DEDELERİN MAAŞINI, FATURALARI ÖDEYELİM’ DEDİLER”

    Konyaaltı Kaymakamlığı’ndan iki gün önce telefon geldiğini aktaran Akpınar, şunları söyledi:

    “İki gün önce bir telefon geldi. Arayan, Konyaaltı Kaymakamlığı özel kalem müdürü olduğunu söyledi. Kültür Bakanlığı’nın kendilerini aradığını; cemevlerinin dedesi varsa ona maaş vereceklerini, elektrik ve su faturalarını da karşılayacaklarını söyledi. Ben de cemevimize farklı ocaklardan dedelerin geldiğini, lokmalarımızı verdiğimizi, cenazelerimizi kaldırdığımızı söyledim. Cemevimize gelen dedelerimizin bu tür talepleri yoktur. Devletin vereceği maaşı kabullenmiyorlar. Doğru bulmuyorlar. Cemevimizin elektrik ve su faturaları belediye tarafından karşılanıyor. Çünkü beş yıl evvel belediye meclisinde böyle bir karar aldılar. Onun için de kaymakamlıktan böyle bir beklentimiz yok. Biz sadece devletten cemevlerimizi yasallaştırmasını ve eşit yurttaşlık hakkımızı vermesini talep ediyoruz. Aleviliğin, Kültür Bakanlığı’na bağlanmasını da doğru bulmuyoruz. Yardım ve desteklerini de istemiyoruz.”

    “KURUMLARIMIZIN DİK DURMASINI DİLİYORUM”

    Telefon görüşmesinden sonra kaymakamı ziyaret ettiğini de belirten Akpınar, “Durumu anlattım. O da olduğu gibi not aldı. Kültür Bakanlığı’na bildireceklerini söyledi” dedi. Akpınar, birçok şubenin de arandığını belirtirken, “Bu kurumlarımızın da dik durmasını diliyorum. Bu yanlışa hep beraber karşı çıkmalıyız, Alevi yurttaşlar olarak kırmızı çizgilerimiz olan inanç ve cemevleri hayat bulmadığı müddetçe dedeye maaş bağlayarak, elektrik, su parasını vererek sadece siyasi olarak algı değiştirmeyi doğru bulmuyorum. Asıl sorunlarımızın çözülmesini diliyorum. Aranan kurumlarımızın aynı tepkiyi göstermesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

  • Akpınar: Aleviler olmazsa ülkenin kaderi Afganistan, İran gibi olur-VİDEO

    Akpınar: Aleviler olmazsa ülkenin kaderi Afganistan, İran gibi olur-VİDEO

    PİRHA – Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin konuştu. Akpınar, “Alevilerin sorunlarına sahip çıkması ve gereken mücadeleyi yapması çok önemlidir” diye konuştu.

    7 Alevi çatı örgütünün düzenlediği Büyük Alevi Kurultayı’nın yankıları sürüyor. Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, binlerce kişinin katılımıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde yapılan kurultaya ilişkin konuştu. Akpınar, Kurultayın çok başarılı geçtiğini belirterek, emeği geçenlere teşekkürlerini gönderdi.

    “ÜLKEYİ ŞERİATA TESLİM ETMEYECEĞİMİZİN BİR GÖSTERGESİDİR”

    Tahsin Akpınar, kurultayla birlikte gerici zihniyete karşı da bir mesaj gönderildiğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Bu kurultay Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevilerin dimdik ayakta olduğunu ve bu mücadelenin devam edeceğini ve bu ülkeyi faşist ve şeriata teslim etmeyeceğimizin bir göstergesidir. İnanın Aleviler dimdik ayakta bu mücadeleyi sürdürmeseler bugünkü Ortadoğu’daki ülkeler ortada, Afganistan ortada, İran ortada. Bu ülkenin kaderi onların kaderine benzer. Onun için bunu çok önemsiyoruz. Alevilerin sorunlarına sahip çıkması ve gereken mücadeleyi yapması çok önemlidir. Bu kurultayda emekleri geçenlere teşekkür ediyorum, çok başarılı bir kurultaydı.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Tahsin Akpınar: AKP’nin Cemevi Başkanlığı Alevi toplumunda karşılık bulmayacak-VİDEO

    Tahsin Akpınar: AKP’nin Cemevi Başkanlığı Alevi toplumunda karşılık bulmayacak-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cemevi Başkanlığı kurulmasına tepki gösterdi. Akpınar, “Tek derdimiz eşit yurttaşlık hakkımızı almaktır. Yoksa herhangi bir partinin arka bahçesi olma gibi düşüncemiz yok” dedi. Akpınar, Cemevi Başkanlığı oluşumunun Alevi toplumunda bir karşılık bulmayacağını vurguladı. 

    Cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanması kararına Alevi toplumunun tepkileri devam ediyor. Bakanlık bünyesinde oluşturulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı projesinin bir tür asimilasyon merkezi olacağını belirten Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, AKP iktidarının “Alevilerin sorununu çözeceğim” vadiyle açılımlar yaptığını kaydetti.

    Tahsin Akpınar, iktidarın, Alevi sorununda hiçbir çözüm sağlamadığını vurgulayarak “Alevi açılımları sorunları çözmedi. Aksine Alevileri ayrıştırıp Alevilerinden faydalanmak, oy almak içindi. AKP’nin bu süreçteki torba yasası da sadece seçime yönelik bir girişimdir. Aleviler için anlamsız, gereksizdir. Aleviler olarak bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü Alevi kurumlarının mevcut torba yasayla Kültür Bakanlığı’na bağlanması Alevilerin cemevlerini yasallaştırmıyor, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkını vermiyor, sadece ekonomi anlamda elektrik, su gibi cemevlerinde bulunan dedenin ücretini karşılayan bir bütçe oluşturuyor” dedi.

    “ÜÇ BEŞ ÇIKARCININ HÜKÜMETE YAĞCILIĞI”

    Tahsin Akpınar, cemevlerinde hizmet yürüten dedelerin ihtiyaçlarını, kendi olanaklarıyla karşılayabildiklerinin de altını çizdi. Akpınar, Cemevi Başkanlığı oluşumunun Alevi toplumunda bir karşılık bulmayacağını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Elektrik, su zaten 4-5 yıl evvel CHP’nin ve de cemevi yapan birçok belediyenin belediye meclis kararlarıyla ödeniyor. Devlet, torba yasasına koysa da koymasa da bizim mevcut bulunduğumuz cemevi Konyaaltı Belediyesi’nin yaptığı bir cemevi. Elektrik ve suyunu belediye karşılıyor. Burayı bize tahsis etti ve burada inançsal hizmeti biz yürütüyoruz. Burada mevcut hizmet yürüten, lokmasının duasını yapan, cenazesini kaldıran dedemize, üyelerimiz tarafından zaten Alevi inancında da olduğu gibi gereken ekonomik destek yapılıyor. Zaten dedelerimizin böyle bir şeye ihtiyacı da yok.

    Pir Sultan’da, Şeyh Bedrettin’de olduğu gibi mevcut hükümetle iş birliği yapan Alevi hainlerin çıkarları için bir çalışmanın sonucudur. Alevilerde bir karşılığı yoktur. Onun için Alevi toplumunun %99’u bu torba yasasına karşı. Bu torba yasasının Alevilere bir şey vermediğinin bilincinde. Bu torba bu hükümetle geldiği gibi önümüzdeki seçimde bu hükümetle geri gidecek. Alevilerin mücadelesi devam edecektir. Hakkımız olan eşit yurttaşlık ve cemevlerimizin yasallaşması, inanç yerlerimizin Anayasa’da tanınması ve yıllardır mücadele ettiğimiz ve kırmızı çizgimiz olan zorunlu din dersleri ve bize ait olan dergahlarımızın kurumlarımıza, vakıflarımıza verilmesi, Hacı Bektaş Veli Dergâhı ve birçok inanç yerimizi düşünün, Kültür Müdürlüğü’nün ve Turizm Bakanlığı’nın elinde. Biz kendi inanç yerimizi bilet alarak ziyaret ediyoruz. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Sanki devletin müzesiymiş gibi…

    Bu hükümet bizim temel taleplerimizi çözmezdi. Çünkü bu zihniyetle çözemeyecektir. Dilerim önümüzdeki süreçte yeni gelecek hükümet, bize ait olan inanç yerlerimizi kurumlarımıza devretmesini diliyoruz. Hiçbir Alevi, bu torba yasasıyla bu hükümete oy vermeyecek ve bu torba yasasını da kabul etmeyecektir. Sadece üç beş çıkarcının hükümete yağcılığının dışında bir yere varılmayacaktır.”

    “CHP DİYANETİN NE HALE GELDİĞİNİ GÖRMEK ZORUNDADIR” 

    Tahsin Akpınar, cemevlerini bakanlığa bağlayan yasaya karşı Alevilerin, yasal süreci işletmesi gerektiğini de vurguladı. Akpınar, “Devlette süreklilik vardır. Eğer siz yeni çıkan bir yasa hakkında davacı olmazsanız o çıkan yasayı kabul etmiş oluyorsunuz. Onun için bu torba yasasına karşı gerekirse Anayasaya, gerekirse mevcut devletin kurumlarına bu torba yasasını kabul etmediğimizi, bizim asıl istediğimizin cemevlerimizin yasallaşması olduğunu anlatmak gerek” dedi.

    Akpınar, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması gerektiğini de sözlerine ekleyerek şunları ifade etti:

    “Cemevlerimiz yasallaşmadığı müddetçe bize para vererek, dedelere maaş vererek birilerine çıkar sağlayarak Alevi toplumunun sorununu çözemezler, sadece büyütürler ayrıştırılırlar. Aleviler de bu oyuna gelmeyecektir. Aleviler 40 yıldır mücadele ediyor. Hükümetin 20 yıldır bu sorunları çözmediğini gördük ve çözmediği için de kamuoyunun araştırmalarına ve toplumun algısına göre bu iktidar gidecektir. Yeni gelen iktidar gerçekten bu konularda duyarlı olmaz ve sorunları çözmese onlar da gider. Alevi toplumu zaten dün de bugün de yarın da haklarını alana kadar bu mücadeleyi sürdürecektir.

    Devleti ve bugünkü Diyaneti kuran CHP, Diyanetin ne hale geldiğini görmek zorundadır. Bugün sadece bir partinin, bir iktidar partisinin reklam tabelasına döndüğünü görmelidir. Halen CHP Diyanetten bir umudu varsa kusura kalmasın bizim umudumuz yok. CHP’ye karşı da mücadele ederiz.

    Bizim ‘A parti B parti’ diye bir derdimiz yok. Bizim tek derdiniz kendi haklarımızı, eşit yurttaşlık hakkımızı almaktır. Yoksa bizim herhangi bir partinin arka bahçesi olma gibi düşüncemiz yok. Mücadelemizin yanında duran, haklarımıza yasal zeminde karşılık verecek kim olursa onunla beraber yürürüz ve de ona oyumuzu veririz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Akpınar: Cemevinin bakanlığa bağlanması Alevi örgütlülüğünü parçalamaya dönük hamle-VİDEO

    Akpınar: Cemevinin bakanlığa bağlanması Alevi örgütlülüğünü parçalamaya dönük hamle-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasına tepki gösterdi. Akpınar, “Bizim istediğimiz cemevlerimizin yasallaşması. Cemevlerinin Kültür Bakanlığına da, Diyanete de bağlanmasını istemiyoruz. Diyanetin de fesh edilmesini istiyoruz” dedi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasına tepki gösterdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şahkulu Sultan Dergahı’na gitmesinin nedenin seçimler olduğunu belirterek, “Kılıçdaroğlu’nun türbanla ilgili yasa teklifi kendi kitlesinin elinden gideceğini düşünerek Kılıçdaroğlu’na yakın olan bir kitleye yaktığı bir ışıktır. Bu siyasi bir eylemdir” dedi. 

    “ALEVİLERİ TANIMIŞ GİBİ YAPIYOR”

    Cemevlerinin Kültür Bakanlığı’na bağlanmasının cemevlerini bir kültür evi olarak görüldüğüne işaret eden Akpınar, şöyle devam etti:

    Cumhurbaşkanı aslında inançsal boyutunu bırakıp yeniden cemevlerini tanımadan Alevileri tanımış gibi yapıyor, bu doğru değil. Bizim istediğimiz cemevlerimizin yasallaşması. Cemevlerinin Kültür Bakanlığı’na da, Diyanet’e de bağlanmasını istemiyoruz. Diyanet’in değil fes edilmesini istiyoruz. Diyanet’in feshedilerek yeniden Türkiye’deki tüm inançları temsil eden direkt cumhurbaşkanlığına bağlı bir kurulun hakemlik yapması gerektiğini düşünüyorum. Mevcut Diyanet bir mezhebin elinde ve devletin dini olmuş ve belli bir siyasi partinin de reklam tabelası haline gelmiş bir kurum.”

    “ALEVİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜNÜ BÖLÜP PARÇALAMAK DIŞINDA BİR KARŞILIĞI YOK”

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, cemevinin inanç yeri olduğunu belirterek, “Bizim de kültürümüz var ama cemevlerimiz inanç yeridir. Diyanet’in lağv edilmesiyle ve tüm dinlere eşit bir şekilde yeni bir kurum oluşması ve bunun da cumhurbaşkanına bağlanması. Talebimiz budur. Bunun dışında yapılanları doğru da bulmuyoruz. Cemevinin bakanlığa bağlanması Aleviler için atılan bir adım değil tam tersine Şahkulu ziyaretinin Alevi örgütlülüğünü parçalayıp ayrıştırmak dışında bir karşılığı yoktur.” diye konuştu. 

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Akpınar: Erdoğan’ın, cemevi ve Hacıbektaş ziyareti kaybetmenin ifadesidir-VİDEO

    Akpınar: Erdoğan’ın, cemevi ve Hacıbektaş ziyareti kaybetmenin ifadesidir-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alevi toplumuna yaklaşımını eleştirerek “Sıkıştılar, kaybedeceklerini anlıyorlar. Alevileri kullanmaya çalışıyorlar” dedi.

     

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Alevi sorununa ilişkin politikaları, toplum nezdinde tepkiyle karşılanıyor. Erdoğan’ın Cemevi ziyaretleri ardından Hacı Bektaş Veli Anma Töreni’ne karşılık alternatif program yapmasının yankıları sürüyor.

    Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar da iktidar politikalarını eleştiren bir diğer isim oldu. Tahsin Akpınar, AKP’nin Alevi toplumu içerisinden saf ve inançlı insanları kullandığının altını çizdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerine yönelik politikalarını da eleştiren Akpınar, “Recep Tayyip Erdoğan Hacıbektaş’a cumhurbaşkanı olarak değil, AKP genel başkanı olarak gitti. Çünkü cumhurbaşkanı olarak gitseydi bu etkinliğe katılır ama alternatif bir etkinlik yapmazdı” dedi.

    “ALEVİLER BU ANLAYIŞA PİRİM VERMEZ”

    AKP’nin artık siyaset üretmekte zorluk yaşadığını ifade eden Tahsin Akpınar, iktidarın oy uğruna Alevi toplumuna yöneldiklerini belirterek şunları söyledi:

    “Sıkıştılar, kaybedeceklerini anlıyorlar. Kullanmadıkları tek toplum var o da Alevi toplumudur. Bugün onlara çok ihtiyaçları var. Alevileri kullanmaya çalışıyor ama kullanılacak Alevi yoktur. Aleviler adaletten, eşitlikten, hukuktan, vicdandan, dürüstlükten, laiklikten, cumhuriyetten, demokrasiden yana bir toplum. Aleviler böyle bir yönetim biçimine ve bu biçimde olan hiçbir parti ve anlayışa pirim vermez.”

    “BU NE BÜYÜK BİR ÇELİŞKİ”

    Tahsin Akpınar, AKP iktidarının büyük bir çelişki içerisinde olduğunu da belirtti. Cemevlerine halen yasal statü verilmediğini vurgulayan Akpınar, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Siyasi partilere bağlı belediyeler cemevi yapıyor. Devlet kendi kendisiyle çelişiyor. Bir kere yasal olmayan bir cemevini cumhurbaşkanının ziyaret etmesi bir çelişkidir. Devlet nazarında inanç yeri olarak kabul etmediğiniz bir yeri, inanç yeri olarak ziyaret ediyorsunuz. Bu ne büyük bir çelişki. Onun için Alevilerin hiçbir istemi bugünkü hükümet tarafından hayat bulmamıştır.”

    “İNSAN YAKANLARI CEZALANDIRMAMIŞKEN, ADALET NASIL YERİNİ BULDU?”

    “Alevi toplumu olarak isteklerimiz bellidir” diyen Akpınar, zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevlerine yasal statü verilmesi ve eşit yurttaşlık hakkının öncelikli talepler olduğunu söyledi. Akpınar, kamuda yaratılan fırsat eşitsizliğine de işaret ederek sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Bugün bu ülkenin aydın, eğitimli ve kültürlü toplumu olan Alevilerin, devlet kurumlarında, üst düzeyde bir tane insanı yok. Buna izin vermiyorlar. Bir vali, bir emniyet müdürü, bir bakan yok. Çağdaş, devrimci, laik olan insanlar bu ülkenin devlet kadrolarında yoklar. Ondan sonra da ‘Aleviler 81 talepte bulundu, 51’ini yerine getirdik’ diyorlar. Zorunlu din derslerini kaldırmamışsın, cemevlerini yasallaştırmamışsın, Madımak’ı müze yapmamışsın, Çorum, Sivas, Maraş, Gazi, Malatya ve birçok katliama uğrayan insanlardan özür dilememişsin, Madımağı yakan insanlara avukatlık yapmışsın ve zaman aşımına uğradığında çıkıp şunu söylemişsin ‘adalet yerini buldu’. Yani insan yakanları cezalandırmamışken, adalet nasıl yerini buldu? Bunu söyleyen bugün bu ülkenin cumhurbaşkanıdır.”

    HÜKÜMETE HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ”

    Tahsin Akpınar, siyasal iktidarın, kimi Alevi kesimlerle yol yürüdüğüne işaret ederekKendine yakın 3-5 çıkarcı Alevi var. Onlar, bizden değildir. Kendilerine birtakım sözler verilmiştir. Bizim bu hükümetten hiçbir isteğimiz, talebimiz karşılık bulmamıştır. Hak edenin hakkı verilinceye kadar hükümete hakkımızı helal etmiyoruz. Hiçbir talebimizin yerine gelmediğini haykırıyoruz” sözleriyle eleştirilerini dile getirdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Tahsin Akpınar: Cumhurbaşkanı inanç önderi değil, cemevinde posta oturmamalıydı-VİDEO

    Tahsin Akpınar: Cumhurbaşkanı inanç önderi değil, cemevinde posta oturmamalıydı-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevine yönelik ziyaretinde yaşananları eleştiren Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Cumhurbaşkanı bir inanç önderi değildir, bir siyasidir. Hiçbir zaman bir siyasi insan, bir inanç önderinin postuna oturamaz. Cumhurbaşkanı kendi Alevisini oluşturup üç, beş yağcıyla “Ben Alevilerden oy alırım” düşüncesiyle böyle bir ziyarette bulundu” dedi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara’daki Hüseyin Gazi Cemevine yönelik ziyaretini PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “CUMHURBAŞKANI BİR İNANÇ ÖNDERİ DEĞİLDİR”

    Sözlerine “Cumhurbaşkanlığı çok değerli bir makamdır. Cumhurbaşkanlığı makamında oturan bir kişi sizi ziyaret ediyorsa bunu duyduğunuz zaman sevinçten uçmanız lazım” diyerek başlayan Tahsin Akpınar, AKP’nin Alevi politikasını eleştirdi.

    Akpınar, Erdoğan’ın cemevine ve Alevilere bakışını hatırlatarak şöyle devam etti:

    “Cumhurbaşkanı, belediye başkanıyken cemevine “cümbüş evi” diyor. Başbakanken Alevilere “Alili, Alisiz Alevilik” gibi sıfatları kullandı. Sonra cumhurbaşkanı oldu ve 6 yıldır haklarımızı, cemevimizin yasallaşmasını ve bizim için çok değerli olan cumhuriyetin laiklik ilkelerinin gereğini yapmıyor ve hayata geçirmiyor. Bir gün çıkıp geliyor ve cemevini ziyaret ediyor. Önce o cemevinin yönetimini saf dışı bırakıyor. Sonra o cemevindeki “Alisiz Alevi” diye şikâyet ettiği Hz. Ali’nin yerini değiştiriyor, cumhuriyetin kurucusu sayesinde cumhurbaşkanı olduğu Mustafa Kemal’in yerini değiştiriyor. Sonra inancımızın önderi olan Hacı Bektaş Veli’nin yerini değiştiriyor. Sonra kendine yakın inanç boyutundaki Arapça bir sürü yazılar arkasına astırarak ve Alevilerin en kutsal olan postuna oturuyor. Cumhurbaşkanı bir inanç önderi değildir, bir siyasidir. Hiçbir zaman bir siyasi insan, bir inanç önderinin postuna oturamaz. Bir dedenin, babanın bizim ocaklarımızdan ve Hacıbektaş Postnişininden el almış canlarımızın dışında o posta hiç kimse oturamaz. Cumhurbaşkanının asıl niyeti bir cemevini ziyaret etmek, Alevileri eşit yurttaşlık duygusuyla kucaklamak için değil, tam tersine genel seçim için bazı Alevilere şirin görünmek ve Alevileri ayrıştırarak kendine göre yeni bir Alevilik tarifini oluşturmak.”

    “ALEVİLER BU OYUNA GELMEYECEKTİR”

    Akpınar, yaşanan gelişmelerin Aleviler arasında ikilik çıkarma amaçlı olduğunu belirtirken, “Arap kültürüne yakın, Sünnileştirilen, Şiileştirilen bir Alevi ve Aleviler arasında ikilik çıkarmak gibi bir amacı var. Oysa biz isterdik ki bu ülkenin cumhurbaşkanı, bu ülkenin laik bir devlet olduğunu, 85 milyon insana aynı nazarla bakan, onlara eşit yurttaşlık haklarını veren, Alevilerin cemevlerini inanç merkezi olarak gören ve yasallaştırarak hayata geçiren ve katliama uğrayan, diri diri yakılan Alevi yurttaşlarından özür dileyip onlarla kucaklaşsın. Cumhurbaşkanı bunun yerine kendi Alevisini oluşturup üç, beş yağcıyla “Ben Alevilerden oy alırım” düşüncesiyle böyle bir ziyarette bulundu. Bu ülkenin en çağdaş, en aydın, en okumuş insanları Alevilerdir. Aleviler bu oyuna gelmeyecektir” ifadelerini kullandı.

    “ONLARI DEDE OLARAK GÖRMÜYORUZ”

    Hüseyin Gazi Cemevi dedesini de eleştiren Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, şunları söyledi:

    “Belki dedelik sıfatını kullanıyorlar ama biz dedeliklerini kabul etmiyor ve de hakkımızı helal etmiyoruz. Çünkü dede dediğimiz kişi adaletlidir, haksızlığa karşı çıkandır, yoksulluğa, sömürüye karşı çıkan ve de tüm değerleri koruyan kişidir Onun için biz dede olarak görmüyoruz, sadece kişisel çıkarları için bugün Cumhurbaşkanının arkasında koşan, yarın bir başkasının arkasında koşan çıkarcılardır. Bunların sayıları çok az. Ama bu ülkenin binlerce Alevisinin onları kınadığını ve yaptıklarının doğru olmadığını onlar da anlamıştır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Akpınar: Dedelere maaş değil, devlet eşit yurttaşlık hakkımızı vermek zorunda-VİDEO

    Akpınar: Dedelere maaş değil, devlet eşit yurttaşlık hakkımızı vermek zorunda-VİDEO

    PİRHA – Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Alevi toplumuna yönelik AKP’nin tutumunu eleştirerek, “Dedeyi kabul ediyorsun, dedeye maaş veriyorsun ama cemevlerini inanç yeri olarak kabul etmiyorsun. Bu nasıl büyük bir çelişki!” yorumunda bulundu. Akpınar, “Devlet Alevilere eşit yurttaşlık hakkını vermek zorunda” dedi. 

    AKP hükümetine yakınlığıyla bilinen Abdülkadir Selvi, “Cemevleriyle ilgili düzenlemeler ne getiriyor” başlıklı yazısında AKP’nin Aleviler ile ilgili atacağı olası adımlara değindi. Cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesinin şu an için gündemde olmadığını belirten Selvi, dedelere maaş bağlanacağı iddiasında bulundu.

    BU NASIL BÜYÜK BİR ÇELİŞKİ!”

    Söz konusu iddiaların ardından Alevi toplumundan tepki gecikmedi. Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Dede resim hocası mı? Tiyatrocu mu? Yoksa bağlama çalan bir müzisyen mi? Dede bir inanç önderidir. Dedeye niye maaş veriyorsun?” ifadelerini kullandı. Akpınar, AKP hükümetinin çelişki içerisinde olduğunu söyleyerek “Dedeyi kabul ediyorsun, dedeye maaş veriyorsun ama cemevlerini inanç yeri olarak kabul etmiyorsun. Bu nasıl büyük bir çelişki!” dedi.

    Tahsin Akpınar, PİRHA’ya yaptığı değerlendirmede, laik devlet yönetimlerinin tüm inançlara eşit mesafede olması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

    “Bu ülke eğer laik ise, bir kişi dahi farklı bir inanca inanıyorsa o inanca saygı duyulmalıdır. Hem ‘laik devletim’ diyorsun hem de bu ülkede 20 milyon nüfusu olan bir inancın ibadethanesini inanç yeri olarak değil ‘kültür evi’ olarak tanıyorsun. Kim ne derse desin, Sümerlerden bu yana bu inanç nesilden nesile aktarılmışsa, bu inanç yine aktarılarak sürdürülecektir. Birilerinin cemevini inanç yeri sayıp saymamasının hiçbir karşılığı yoktur. Cemevleri Alevilerin inanç yeridir. Dedelerimize maaş vermeyi değil, laik devlet olmanın gereği Diyanetin lağvedilmesi, tüm dinlere eşit şekilde yaklaşılması gerekir.”

    “DEVLET EŞİT YURTTAŞLIK HAKKIMIZI VERMEK ZORUNDA”

    “Düşünün, benim 4 dönüm bir tarlam var. Devlet buraya imar getiriyor, belediye imar çalışmasını yapıyor, 4 dönümlük yerin en az %35-40’ını devlet alırken de diyor ki ‘Bu aldığım tarlanın %40’ına okul, yol, park, inanç yeri yapacağım. Halka hizmet getireceğim’ diyor. Sen cami yapıyorsun ama cemevi yapmıyorsun. Neden? Cemevi yasal değil. O zaman yasallaştır. Alevi yurttaş olarak benim tarlamı, hakkımı alıyor bir başka inanca hizmet olarak götürüyorsun. Bu ne vicdana ne de adalete sığar. Onun için biz bu ülkede eşit yurttaşlık hakkımızı istiyoruz. Çünkü biz bu devlete vergi veriyoruz. Biz, bu devletin kurucu unsurlarından birisiyiz. Bu devletin en çok okuyan en çok çalışan en dürüst olan toplumlarından da birisiyiz. Onun için devlet eşit yurttaşlık hakkımızı vermek zorundadır.”

    “SORUNLARIMIZI ÇÖZEN CUMHURBAŞKANINI ALKIŞLARIZ”

    Tahsin Akpınar son olarak Alevi sorununu çözecek cumhurbaşkanının, Alevi toplumu tarafından alkışlanacağını belirtti. Akpınar, “Ama tam tersine sorunlarımızı çözmeyen, inanç yerimizi kabullenmeyen cumhurbaşkanını bir cumhurbaşkanı olarak değil bir partinin lideri olarak görüyoruz” diye de ekledi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Akpınar’dan hükümete: Dedeleri Kerbela’ya götürmeden önce taleplerimizi kabul edin-VİDEO

    Akpınar’dan hükümete: Dedeleri Kerbela’ya götürmeden önce taleplerimizi kabul edin-VİDEO

    PİRHA-AKP tarafından organize edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile 300 dedenin Kerbela’ya götürülme programlarına tepki gösteren Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Devlet gerçekten iyi niyetli ise öncelikle bizim temel taleplerimizi kabul etsin” dedi.

    AKP hükümeti Alevilerin taleplerini yerine getirmezken, mahkeme kararlarını uygulamazken Alevilere yönelik asimilasyon çalışmalarına hız verdi.

    İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın finanse edeceği program kapsamında belirlenecek 300 dede Kerbela’ya götürülecek. Ayrıca, 400 Alevi genci için ise 19-23 Ağustos 2022 tarihlerinde Hacıbektaş Gençlik Kampı projesi hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bu projeler kapsamında bakanlıklardan Alevi dernekleri aranarak dede ve gençlerin gönderilmesi talep ediliyor.

    “ALEVİ İNANCINI TANIMADAN DEDELERİN KERBELA’YA GÖTÜRÜLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Şube Başkanı Tahsin Akpınar, Alevilerin Türkiye’deki en büyük sorununun eşit yurttaşlık sorunu olduğunu belirterek, “Devlet gerçekten iyi niyetli ise önce cemevlerimizi tanıması, zorunlu din derslerinin kaldırılması yerine dünya dinler tarihini koyması, Madımak’ın katillerini zaman aşımına uğratmaması, orayı bir müze yapması ve bu toplumdan özür dilemesi gerekiyor” dedi.

    Alevi inancını tanımadan dedelerin Kerbela’ya götürülmesini kabul etmediklerini ifade eden Akpınar, “Elbette Hazreti Ali de, Hazreti Hüseyin de bizim için değerlidir. Eğer bizim dedemiz gidecekse kendi kurumları üzerinden o gücünü oluşturur ve gider. Devlet Alevi toplumunu Sünnileştiremiyor, Şiileştirmeye çalışıyor. Şeyhlik üzerinden şekillendirmeye çalışıyor. Bütün canlarımızın bu konuda uyanık olması lazım” diyerek tepki gösterdi.

    “Alevi çocuklarını niye işe almıyorlar?” sorusunu soran Akpınar, “Çünkü Alevi çocukları bu devletin kurumlarına girince demokrasiyi, çağdaşlığı, emeği, özgürlüğü, aydınlığı, insan haklarını savunacak. O zaman bu toplumu bu kadar rahat yönetip sömüremeyecekler. Bunun için Alevi toplumunda yetişen çocuklarımızı devlet kurumlarına almıyorlar” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Konyaaltı Cemevi Başkanı: Kadınlara ve gençlere yönelik çalışmalar yapacağız-VİDEO

    Konyaaltı Cemevi Başkanı: Kadınlara ve gençlere yönelik çalışmalar yapacağız-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, cemevinin seçilen yeni yönetimi olarak projelerini ve yapacakları faaliyetleri anlattı. Akpınar, “Kadınlarımız ve gençlerimiz çok duyarlı. Konyaaltı Cemevi’mizin bu kadar gelişmesinin, aktif olmasının en büyük nedeni onlardır. Toplumumuza layık olacak bir şekilde hizmet vermeye çalışacağız” dedi.

    Antalya Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, cemevinin yeni yönetimi olarak projelerini ve yapacakları faaliyetleri PİRHA‘ya anlattı.

    Kadınların ve gençlerin çok duyarlı olduğunu belirten Akpınar, özellikle onların emeğini görünür kılan faaliyetler yapacaklarını söyledi. Akpınar, kadınların kendi ürettiklerini sergileyip, satabilecekleri bir alan oluşturacaklarını da dile getirdi.

    “ÖZELLİKLE GENÇLERİMİZE YÖNELİK KÜLTÜREL VE SANATSAL FAALİYETLER YAPACAĞIZ”

    Bir ay önce yönetime geldiklerini anımsatan Akpınar, bir önceki yönetime teşekkür ederek sözlerine başladı.

    Bugün yönetiminde oldukları cemevinde sanatsal bir çok faaliyetin var olduğunu aktaran Akpınar, “Bağlama, gitar, halk oyunları, tiyatro, resim ve ayrıca inançsal olarak birçok kursumuz mevcut. Ancak hala semahçılarımızı oluşturamadık. Gençlerimizin hayata geçireceği semah ekibimizi kurmayı hedefliyoruz. Şu anki en büyük istemlerimizden, çalışmalarımızdan biri budur.  Cemevimizdeki bir başka husus da burslar. Bizden önceki arkadaşlarımız şu an 20’ye yakın çocuğumuza öğrenci bursu veriyordu. Bu sene bunu en az 50 kişiye çıkartmak, önümüzdeki sene de 100 çocuğumuza burs vermeyi hedefliyoruz. Bir başka yapmak istediğimiz şey ise üst katta cafe gibi bir salonumuz var, bir mutfağı var. Toplantı hizmeti veren bu yeri komple gençlere yönelik bir kültür merkezi haline getirmek ve güçlü bir kütüphane kurmak istiyoruz. İnternet hizmetini vermek ve gençlerimizin ders çalışabileceği, sohbet edebileceği bir alana çevirmek istiyoruz. Giriş katın arka bölümünde bir yemekhanemiz var. Yemekhanemiz çok küçük, o yüzden burayı büyüterek açık alanı kapatmak ve yemekhane dışında restaurant hizmeti de verecek bir yer haline getirmek istiyoruz. Dönem dönem cenaze yemeği vereceğimiz, toplantılarda sabah kahvaltısı vermek şeklindeki bir işlevi görecek” diye konuştu.

    “KADINLAR VE GENÇLER ÇOK DUYARLI”

    Konyaaltı Cemevi olarak kadın kooperatifi kurmayı planladıklarını da kaydeden Akpınar, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu kadın kooperatifi kadınların emeğiyle oluşacak. Yemekhaneyi yaptıktan sonra cemevimizin önünde büyük bir boşluk var, oraya gölgelik yapacağız. Gölgelik yapıldıktan sonra kadınlarımız kendi evlerinde ürettikleri yiyecek, el işleri, kıyafet vs. olsun ürettikleri şeyleri burada sergileyip satabilecekler. Aynı zamanda cemevimize buralarda bağış toplayacağız. Bu toplanan paralarla öğrencilere burs vereceğiz.

    Ayrıca kültürel anlamda da her ay en az bir tane panel, konser düzenleme gibi bir amacımız var. Konyaaltı Cemevi bünyesinde bir gençlik meclisi de oluşturmak istiyoruz. Çünkü bizim en güçlü noktamız gençliktir. Kadınlarımız ve gençlerimiz çok duyarlı. Konyaaltı Cemevi’mizin bu kadar gelişmesinin, aktif olmasının en büyük nedeni onlardır. Kadınlarımızla, gençlerimizle beraber toplumumuza layık olacak bir şekilde hizmet vermeye çalışacağız.”

    Akpınar sadece cemeviyle ve Alevi toplumuyla sınırlı kalmayacaklarını; laiklik, demokrasi, özgürlük, insan hakları konusunda da duyarlı bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini vurguladı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA