Etiket: türk-iş

  • TÜRK-İŞ açıkladı: Açlık sınırı 19 bin 830 lira, yoksulluk sınırı ise 64 bin 595 lira

    TÜRK-İŞ açıkladı: Açlık sınırı 19 bin 830 lira, yoksulluk sınırı ise 64 bin 595 lira

    PİRHA- TÜRK-İŞ’in yaptığı araştırmaya göre, eylül ayında 4 kişilik aile için “açlık sınırı” 19 bin 830 lira, “yoksulluk sınırı” ise 64 bin 595 lira olarak hesaplandı.

    TÜRK-İŞ, Eylül 2024 itibarıyla 4 kişilik bir ailenin açlık ve yoksulluk sınırlarını açıkladı. Buna göre, 4 kişilik ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gerekli gıda harcaması “açlık sınırı” 19 bin 830 lira, yaşam standartlarını belirleyen “yoksulluk sınırı” ise 64 bin 595 lira olarak belirlendi.

    Her ay düzenli olarak gerçekleştirilen “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın sonuçları, çalışanların geçim koşullarını ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliklerinin aile bütçesine etkilerini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, bekar bir çalışanın “yaşama maliyeti” ise aylık 25 bin 706 lira olarak hesaplandı.

    Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış, bir önceki aya göre yüzde 2,90 olarak kaydedildi. Son 12 ayda gıda fiyatlarındaki değişim oranı yüzde 48,72, yıllık ortalama artış ise yüzde 71,23 olarak gerçekleşti.

    KIRMIZI ET FİYATI DÜŞTÜ

    Eylül ayında süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin bulunduğu grupta fiyat değişikliği gözlemlenmedi. Ancak, et fiyatları bu ay tavuk ürünleri haricinde kısmen azaldı. Dana etinin kilogram fiyatı 26 lira, kuzu etinin kilogram fiyatı ise 12 lira düştü.

    Balık çeşitleri arasında palamut, hamsi, levrek ve çupranın kilogram fiyatları 150 ile 450 lira arasında değişiklik gösterdi. Patates ve kuru soğan fiyatlarında ise bir değişiklik tespit edilmedi. Meyve fiyatlarında ortalama 3 liralık artış, sebze fiyatlarında ise ortalama 10 liralık artış görüldü.

    Pirinç, bulgur, makarna ve irmik fiyatları da sabit kalırken, un fiyatlarında bazı marketlerde ürün bazlı artışlar gözlemlendi. Genel olarak un fiyatları ise değişmedi.

    Ayçiçek yağının kilogram fiyatında 5 lira artış görülürken, zeytinyağı, tereyağı ve margarin fiyatları sabit kaldı. Yeşil zeytin kilogram fiyatında 7 lira artış yaşanırken, siyah zeytinin kilogram fiyatı ise 4 lira düştü.

    (HABER MERKEZİ)

  • İskenderun’da işçiler taleplerini haykırdı: Kadro istiyoruz!-VİDEO

    İskenderun’da işçiler taleplerini haykırdı: Kadro istiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun almış olduğu karar doğrultusunda işçiler, hayat pahalılığı, satın alma gücündeki gerileme, adaletsiz vergi sistemi, kamu işyerlerinde ücret dengesizliği, işsizlik, güvencesiz çalıştırma ve kayıtdışı mülteci istihdamı gibi sorunlarla ilgili sokağa çıktı. İşçiler taleplerinin yerine getirilmesini istediler. 

    Türk-İş, bu sabah örgütlü olduğu iş yerlerinde eylemler yaptı. Yol-iş Sendikası İskenderun Otoyol Bakım İşletme Şefliği’nde çalışan işçiler de işyeri önünde oturma eylemi ve basın açıklaması yaptı. Yıllardır çalışmalarına karşın kadro alamadıklarını belirten işçiler, kadro isteklerini bir kez daha dile getirdiler.

    Yol-iş Sendikası İskenderun Otoyol Bakım İşletme Şefliği İşyeri Baş Temsilcisi Kemal Soysüren de, yaptığı açıklamada, vergideki adaletsizliğine, geçim koşullarının zorluğuna dikkat çekti.

    Soysüren, işçilerin acil olarak çözülmesi gereken başlıca sorunlarının, hayat pahalılığı, satın alma gücüdeki gerileme, adaletsiz vergi sistemi, kamu işyerlerinde ücret dengesizliği, işsizlik ve güvencesiz çalıştırma olduğunu vurgulayarak, taleplerini şöyle sıraladı:

    “-2024 yılı içerisinde emekli aylığı talebinde bulunanların emekli aylıkları, 2025 yılında başvuracaklara göre daha fazla olacaktır. Bu durum birçok işçinin emeklilik başvurusu yapmasına sebep olmaktadır. Bu mağduriyetin yaşanmaması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. İşçinin hak kaybına uğramasının önüne geçilmelidir.

    -Kıdem tazminatı da zaman içinde eridi. Kıdem tazminatı tavanı uygulaması işçilerin mağduriyetini her geçen gün arttırdı. Bu mağduriyetin ortadan kaldırılması için kıdem tazminatı tavan miktarının brüt asgari ücretin 7,5 katı olması gerekmektedir.

    -KİT’lerde ve kamuda taşeron işçilik sona erene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz, 696 sayılı KHK ile kadroya giren işçilerin kanundan doğan haklarını aramaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/İSKENDERUN

     

  • TÜRK-İŞ’ten enflasyon tepkisi: Masa başında bu işler çözülmüyorsa meydanlara sıçrar

    TÜRK-İŞ’ten enflasyon tepkisi: Masa başında bu işler çözülmüyorsa meydanlara sıçrar

    PİRHA- TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, enflasyona dair yaptığı açıklamada, “Masa başında bu işler çözülmüyorsa meydanlara sıçrar” dedi.

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bulunan Yol-İş Şubesi’nde enflasyona dair açıklama yaptı. TÜRK-İŞ Sendikası bölge temsilcileri ile TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar açıklamaya katıldı.

    Ekonomiden kaynaklı kimsenin mutlu olmadığını, herkesin geçim sıkıntısı yaşadığını ifade eden Ağar, “Meydanları bizim ısıtmamız lazım. Eğer masa başında müzakerede bu işler çözülmüyorsa meydanlara sıçrar. Temennimiz masa başından müzakere ile çözülen işlerdir. Sendikalı olan kamuda çalışan işçilerinde tamamı mutsuz. Türkiye’de mutlu azınlık her zaman var. Ama çilesini biz çekiyoruz. Ekonomiye katkıyı biz veriyoruz ve bütün kamu işini biz yapıyoruz. Alın terimizle çalışıyoruz ama karşılığını alamıyoruz o nedenle feryadımız talebimizdir” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • DİSK-Türk-İş-Hak-İş’ten ortak bildiri: Vergide adalet olsun, asgari ücrete zam yapılsın

    DİSK-Türk-İş-Hak-İş’ten ortak bildiri: Vergide adalet olsun, asgari ücrete zam yapılsın

    PİRHA- DİSK, Türk-İş ve Hak-İş imzaladıkları ortak bildiride, adil vergi ve gelir paylaşımı çağrısı yaparak, asgari ücrete zam yapılmasını istedi. Bildiri 10 maddeden oluşuyor. 

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk-İş ve Hak-İş emekçilerin ve çalışma hayatının temel sorunlarına çözüm önerileri sunmak üzere Türk-İş’te bir araya geldi. Toplantının ardından ortak bir bildiri yayınlandı. Taleplerin 10 maddede sıralandığı ortak bildiride vergide adalet, adil gelir dağılımı ve insan onuruna yaraşır bir yaşam standardı vurgusu yapıldı. Türk-İş’teki toplantıya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan katıldı.

    ATALAY: 1 HAFTA GEÇİNME ŞANSINIZ YOK

    Ortak bildiri öncesi ilk olarak konuşan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Şu an bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Bu kriz ne 94 krizine, ne 2001 krizine, ne de 2008 krizine benziyor. Yaşanan ekonomik kriz öncekilere benzemiyor, asgari ücretle 1 ay değil 1 hafta geçinme şansınız yok, dayanma gücümüz kalmadı. TÜİK’in açıkladığı rakamları kamuoyu gerçekçi bulmuyor ve rakamlar piyasayla özdeşmiyor. Ülkemizde yüzde 20’lik kesim refah içinde yaşıyor, bedelini yüzde 80 ödüyor. Geçmişte kamuda ücretler yüksekti, normal bir ücret alıyordu. Şimdi kamu en düşük duruma düştü. Ama maalesef özel sektördeki patronlar, kazandıkları para ve kârları ortada. Ona rağmen 10 yıllık 20 yıllık bir işçiye 10-15-20 bin lira parayı çok görüyorlar. Bunlar bizi köle sanıyorlar. İşçiyi maraba zannediyor. Bizim üzerimizden ekonominin düzelmesinin şansı yok. Bizim üzerimizden ellerini çeksinler” dedi.

    ARSLAN: EMEKÇİLERİN MİLLİ GELİRDEN ALDIĞI PAY AZALIYOR

    Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ise iş güvencesine ve sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri vurgulayarak şunları kaydetti:

    “Biz rekabet ediyoruz ama temel sorunlarda bir araya gelme mecburiyetimiz var. Belli konularda birleşmiş olmamız çok kıymetli. Makroekonomi göstergelerine bakarsak olumlu bir seyir var. Üretim çarkları devam ediyor. Özel sektörde pek çok şirket üç vardiya çalışıyor. İşsizlik azalıyor. Peki emek hareketinin tablosu ne? Büyümeye rağmen emekçilerin milli gelirden aldığı pay azalıyor. Maalesef en kolay iş, işten çıkarmalar. Muhalefet partilerindeki belediyelerden işten çıkarmalara son vermelerini istiyoruz. Refahın adil dağılımını gerçekleştirmek için yapılacak ilk iş sendikal örgütlenme önündeki engellerin kaldırılmasıdır.”

    ÇERKEZOĞLU: BU TABLOYU İŞÇİLER YARATMADI

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da tüm emek güçlerini ortak mücadeleye çağırdı.

    Enflasyonda hiçbir sorumlulukları olmadığı halde ekonomik krizin tüm yükünün emekçilerin sırtına yüklendiğini ifade eden Çerkezoğlu, “Hepimizin yarattığı değer bu ülkede yaşayan 85 milyon rahatça yaşamasına yeter. Yeter ki kaynaklar adil dağıtılsın, gelir ve vergi dağılımı adaletli olsun. Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakkı olmaz. İşçi sınıfı başta olmak üzere bütün toplumsal kesimlerin seçimden seçime değil hayatın her alanında söz hakkına sahip olduğu bir ülkede bu sorunu çözebiliriz. Emekten yana bütün siyasi partileri omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz ve insan onuruna yakışan bir zam istiyoruz”dedi.

    Çerkezoğlu, şöyle devam etti:

    “Ortak açıklama metninde, asgari ücretten vergiye çalışmaya hayatına dair 10 başlık altında topladığımız konular yer alıyor. Yaşadığımız bu tablo tesadüfen ortaya çıkmış değil. Ülkeyi yöneten siyasi iktidarın siyasal ve sınıfsal tercihlerinin bir sonucudur. Gerçek bir demokrasiyle bu sorunların üstesinden gelinebilir. Emeğine ekmeğine sahip çıkan herkesin, bütün sendikaları, emeğin yanında olan bütün siyasi partileri memlekete sahip çıkmak için herkesi yan yana omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz.”

    10 MADDELİK BİLDİRİ

    DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, daha sonra 10 maddelik bildiriyi okudu:

    “* Vergide adalet: Ücretliler için gelir vergisi tarifesinin ilk dilimi 110 bin TL olarak belirlenmiştir. 2002 yılında brüt asgari ücret asgari ücretin 17 katıydı. Günümüzde 5 katına kadar gerilemiştir. Yılda 1,5 aylık ücretini vergi olarak ödemektedir. İşçinin eline geçen net tutar azalmaktadır ve refahının düşmesine neden olmaktadır. Vergi sistemi gelir adaleti göz önünde bulundurularak yeniden tasarlanmalıdır.

    * Enflasyonla mücadele: Ücretleri düşük tutarak bunu sağlayamazsınız. İşçi, memur ve emekli maaşları TÜİK’in hesaplamalarına göre artırılıyor. Yaşanan enflasyonla yaşanan enflasyon arasında büyük bir fark var. Henüz zamlar ücretlere yansımadan elektriğe yüzde 38 zam yapıldı.

    * Asgari Ücret: Acilen artırılmalıdır. Çalışanların neredeyse yarısı asgari ücret seviyesinde ücret almaktadır. İstisnai olması gereken asgari ücret artık ortalama ücret haline geldi. Ülkedeki yüksek enflasyon sebebi sermayenin bitmek bilmeyen kâr hırsıdır, dar gelirli işçiler değildir. Enflasyonu düşürmek için işçilerden fedakârlık beklenemez. İşçiler enflasyonun sebebi değil mağdurudur.

    * Kamuda Ücret Farkı: Kamuda ücret dengesizliğine son verilmeli. Kamuda ücret farkı hat safhada. Buradaki ücret dengesizliği sona erdirilmeli.

    * En Düşük Emekli Aylığı Asgari Ücret Seviyesinde Olmalı: En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesinde olmalı. Milyonlarca emekli, asgari ücretin çok altında aylık alıyor. Emekli aylıkları hesaplanırken büyüme tümüyle hesaba katılmalıdır.

    * Sendikal Örgütlenme: Sendikal örgütlenmenin önündeki hakların kaldırılması: Mevzuatımızda yer alan düzenlemelere rağmen sendika üyesi olan işçilerin topluca işten çıkarılmasının önüne geçilmelidir.

    * Taşeron İşçiler: 696 KHK’nin kapsamı dışındaki taşeron işçiler derhal kadroya alınmalıdır. Bu işçilerin sürekli kadroya geçirilmesi ve kamuda taşeron işçi statüsüne son verilmelidir.

    * Kamuda Tasarruf: Tasarruf tedbirleri gerekçesiyle çalışanların hakları aşındırılmasın. Tasarruf adı altında işçinin emeğinin karşılığı olarak hak ettiği ücretten kesintiye gidilmesi ve sosyal haklarının azaltılması kabul edilemez.

    *Meslek hastalıkları: İnsan onuruna yakışan bir çalışma için mesleki hastalıkları azaltan ve çalışma şartlarını iyileştiren bir sistem yaratılmalıdır.

    * Ayrımcılık: Çalışma hayatında ayrımcılık son bulmalıdır.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Yoksulluk sınırı 47 bin lirayı aştı

    Yoksulluk sınırı 47 bin lirayı aştı

    Türk-İş’in Aralık ayına ilişkin araştırmasına göre, açlık sınırı 14 bin 431 lira olurken, yoksulluk sınırı 47 bin lirayı aştı.

    Türk-İş Araştırmasının 2023 Aralık ayı sonucuna göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 14 bin 431 TL’ye yükseldi. Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık vb. ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 47 bin 009 TL’ye yükseldi.

    Verilere göre ayrıca bekâr bir çalışanın “yaşama maliyeti” de aylık 18 bin 796 TL’ye yükseldi. Böylece bekâr bir çalışanın “yaşama maliyeti” 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren geçerli olacak net asgari ücret olan 17 bin 2 lirayı da geçti.

    Rıza Bilgiç

     

  • Asgari ücret 17 bin 2 lira oldu

    Asgari ücret 17 bin 2 lira oldu

    PİRHA- Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yaptığı görüşmeler sonucunda 2024 yılı için geçerli olacak asgari ücret 17 bin 2 lira olarak belirlendi.

    Yaklaşık 7 milyon insan başta olmak üzere toplumun genelini ilgilendiren asgari ücret belirlendi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, asgari ücret zammını görüşmek için işçi, işveren ve hükümet yetkililerinden oluşan Asgari Ücret Belirleme Komisyonu ile bir araya geldi.

    Yapılan görüşmenin ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan açıklama yaparak asgari ücretin 1 Ocak 2024 itibariyle 17 bin 2 lira olarak belirlendiğini duyurdu.

    “ASGARİ ÜCRET GEÇİM ÜCRETİ OLMUŞ DURUMDA”

    Ardından söz alan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Türk-İş’in talebinin 18 bin lira olduğunu belirterek, “Biz 18 bin lira olsun senede 2 kez belirlensin dedik. Maalesef asgari ücreti geçim ücreti olmuştur. Biz taleplerimizi ilettik elden gelen buymuş. Enflasyon durmadığı sürece bir kereyle asgari ücret talebini yerine getiremeyiz” dedi.

    TİSK Başkanı Burak Akkol ise işveren ve işçinin bir aile olduğunu, daha birçok masada yan yana gelineceğini söyleyerek “Ailede çatışma olmaz” sözlerini kullandı.

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞANDAN ASGARİ ÜCRET PAYLAŞIMI

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, asgari ücretle ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yaparak,”2024 yılında asgari ücret, yüzde 49 artışla net 17 bin 2 TL olarak uygulanacaktır. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Açlık sınırı 13 bin 648 TL’yi buldu

    Açlık sınırı 13 bin 648 TL’yi buldu

    PİRHA- Türk-İş, dört kişilik bir ailenin açlık sınırını ekim ayı itibariyle 13 bin 648 TL, yoksulluk sınırını da 44 bin 573 TL olarak açıkladı.

    Türk-İş’in, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek için her ay yaptığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın Ekim ayı sonuçları açıklandı.

    Araştırmaya göre, Ekim ayında 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden “açlık sınırı” 13 bin 648 TL oldu. Böylelikle, açlık sınırı, 11 bin 402 TL olan asgari ücreti 2 bin 246 TL geride bıraktı.

    Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen “yoksulluk sınırı” ise 44 bin 573 TL olarak hesaplandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş: Açlık sınırı asgari ücreti aştı, yoksulluk sınırı 38 bin TL’ye yaklaştı

    Türk-İş: Açlık sınırı asgari ücreti aştı, yoksulluk sınırı 38 bin TL’ye yaklaştı

    PİRHA- Türk-İş’in açıkladığı verilere göre, temmuz 2023 için dört kişilik bir ailenin açlık sınırını 11.658,05 TL, yoksulluk sınırını ise 37.974,11 TL ‘ye yükseldi. Gıda enflasyonu da aylık olarak yüzde 12.38 oldu.

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Temmuz 2023’e ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı.

    Türk-İş’in aylık araştırması gıda enflasyonunda yeniden ivmelenmeye işaret ederken, açlık sınırının de asgari ücreti geçtiği görüldü.

    Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 11.658,10 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 37.974,10 TL’ye, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 15.123,60 TL’ye yükseldi.

    GIDADA İLK KEZ ÇİFT HANELİ ARTIŞ 

    Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 12,38 oranında gerçekleşti. Böylece Mayıs 2022’den bu yana ilk kez çift haneli artış kaydedildi.

    Yedi aylık değişim oranı ise yüzde 43,38 olarak tespit edildi. Son on iki ay itibariyle değişim oranı yüzde 70,44 oldu. On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı ise yüzde 107,54 olarak hesaplandı.

    Türk-İş hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan derlenen fiyatlara göre, gıda ürünlerinde Temmuz 2023 itibariyle gözlemlenen değişim harcama gruplarına göre şu şekilde oldu:

    Süt ve yoğurt fiyatı değişmezken, peynir fiyatı ortalama yüzde 4 zamlandı.

    Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, yağlı tohum ürünlerinin bulunduğu grupta;

    Et ve Süt Kurumu (ESK), Ankara Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği bünyesinde faaliyet gösteren marketlerin bir kısmına, nisan sonu itibariyle ithal edilmiş olan karkas etleri düşük fiyattan vermesi sayesinde dana kıyma 190 TL, kuşbaşı 210 TL’den satılmaya başlanmıştı. Bu ay tekrar zam gelerek 269 TL ve 289 TL’den satıldı.

    BİR AYDA DANA ETİ YÜZDE 6 TAVUK YÜZDE 13 ARTTI

    Bunun yanında ulusal zincir marketler ve Ankara’nın dernek üyesi olmayan ve olup da yerli et satmaya devam eden yerel marketlerinden pek çoğunda dana kıyma ortalama 315, kuşbaşı ortalama 340 TL’den reyonlardaki yerini aldı. Bir ayda dana eti ortalama yüzde 6, tavuk yüzde 13, balık yüzde 12, yumurta yüzde 9, kuru fasulye yüzde 7, yeşil mercimek yüzde 8 oranında zamlandı. Kuzu ve nohut ortalama fiyatları değişmezken yağlı tohumlar (kuruyemiş) yüzde 2 fiyat düşüşü yaşadı. Yumurtanın tanesine bir ayda 25 kuruş zam gelerek 3,25 TL oldu.

    EKMEK YÜZDE 30 ZAMLANDI

    Bir ay içinde pirinç yüzde 8, irmik yüzde 6, makarna ve un hafif seviyede fiyat artışı yaşadı. Ankara’da 200 gramlık beyaz ekmek yüzde 30 zamlanarak 6,5 TL oldu. Bu zamla 4 kişilik ailenin aylık sadece ekmek masrafı 525 TL’den 682,5 TL’ye yükseldi. Yani diğer bir ifadeyle bundan sonra her ay 157,50 lira sadece ekmek fiyatındaki artıştan dolayı aile bütçesine yansıyacak.

    Taze sebze-meyve grubunda;

    Semt pazarlarında hem yeşil soğan, maydanoz gibi salata yeşilliklerinin hem de ıspanak, pazı gibi yeşil yapraklı sebzelerin fiyatları yükseldi. Patates ve kuru soğan 20’şer TL den satılmaya başladı. Kabak ve patlıcan fiyatları sabit kaldı, kıvırcık fiyatları geriledi, bunların dışında tezgâhlardaki tüm sebzelerin fiyatı yükseldi. 15 TL ile tezgâhlarda en uygun fiyatlı meyve olan elma fiyatı değişmezken kalan tüm meyve fiyatları arttı. Bu ayın zam şampiyonu yüzde 135 ile kavun oldu. Ortalama sebze (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 27,29 TL, ortalama meyve kg fiyatı 35,20 TL oldu. Hesaplamada 24’ü sebze ve 10’u meyve olmak üzere toplam 34 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 24,18 TL olarak tespit edildi (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı”na dâhil edilmektedir).

    Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta;

    Son bir ayda zeytinyağı yüzde 30, margarin yüzde 20, ayçiçek yağı sınırlı düzeyde zamlandı. Tereyağı fiyatı sabit kaldı.

    Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden;

    Çay yüzde 10, siyah zeytin yüzde 12, salça yüzde 8, şeker yüzde 4, bal ile pekmez sınırlı seviyede fiyat artışı yaşadı. Yeşil zeytin, ıhlamur, reçel ve baharat fiyatları değişmezken tuz fiyatı yüzde 22 ile fiyatı en çok düşen ürün oldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş Heyet Başkanı: Asgari ücret hayat pahalılığına göre güncellenmeli

    Türk-İş Heyet Başkanı: Asgari ücret hayat pahalılığına göre güncellenmeli

    PİRHA- Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ara zammı belirlemek için yaptığı ilk toplantı sona erdi. Toplantı sonrası konuşan Türk-İş Heyet Başkanı Veli Solak, “Asgari ücretin ev kiralarına, hayat pahalılığına göre güncellenmesini istiyoruz” dedi.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu, asgari ücrete yapılacak ara zam oranını görüşmek üzere ilk toplantısını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda gerçekleştirdi. Yaklaşık 1 saat süren toplantıda işçi, işveren ve hükümetten 5’er temsilci yer aldı. İşçi kesimini TÜRK-İŞ, işverenleri de Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu temsil etti.

    Toplantı sonrası açıklama yapan Türk-İş Heyet Başkanı Veli Solak toplantıda herhangi bir rakamın gündeme gelmediğini belirterek, “Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir rakam istiyoruz. Toplantı yarın olabilir, herhangi bir tarih yok. Bayramdan önce bir an önce bitmesini istiyoruz. Türk-İŞ olarak talebimiz bir an önce bu toplantının bitmesi. Ev kiralarına, hayat pahalılığına göre asgari ücretin güncellenmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Görüşmelerin ardından komisyondan çıkan karar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletilecek. Ardından asgari ücret rakamı kamuoyuyla paylaşılacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 8.864 TL oldu

    TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 8.864 TL oldu

    PİRHA- Türk-İş, Ocak 2023’te açlık sınırının 8 bin 864 TL’ye yükselerek asgari ücretin üzerine çıktığını açıkladı.

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş) Ocak 2023’e ilişkin açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verileri, yılın ilk asgari ücreti emekçinin eline geçmeden açlık sınırının altında kaldığını ortaya koydu.

    Buna göre, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması tutarını ifade eden açlık sınırı, 2023 Ocak’ta 8 bin 864 TL’ye yükselerek asgari ücretin üzerine çıktı.

    Bir ailenin aylık kira, ulaşım, fatura, eğitim, sağlık, giyim gibi tüm harcamalarını kapsayan yoksulluk sınırı ise, ocakta 28 bin 875 TL’ye yükseldi.

    Türk-İş, bekar bir çalışanın toplam yaşama maliyetinin ise 11 bin 557 TL’ye çıktığını açıkladı.

    ASGARİ ÜCRET 358 TL ERİDİ

    Türk-İş’ten yapılan açıklamada, “Cumhuriyetin 100. yılının ilk ayında yıllık gıda enflasyonu yüzde 108’e, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı olan “açlık sınırı” ile “asgari ücret” arasındaki açık şimdiden 360 TL’ye gelmiş oldu” denildi.

    “ALIM GÜCÜ 2022’NİN BAŞINDAN BİLE DAHA AŞAĞIDA”

    Açıklamada, “Net asgari ücret işveren ve hükümet oy çokluğuyla aylık net 8 bin 506 TL olurken yıllık temelde yüzde 100’lük bir artış yapılmış oldu. Ancak açlık sınırı bu süreçte yüzde 108’lik bir artış gösterdi ve aslında bu zam 2022 yılı içinde aylarca sürmüş olan alım gücü kayıplarını ortadan kaldırmış olmadı. İçerisinde olduğumuz yeni yıl yeni alım gücü kayıpları ile başlamış oldu” denildi.

    Sabit gelirlilerin, 2023’te yapılacak ikinci ücret zamlarına kadar alım güçleri bakımından şimdiden 2022’nin başındaki hâlinden bile daha aşağı bir seviyede yaşamlarını sürdürmek durumunda kalacaklarının dikkat çekildiği açıklamada, “Çünkü OECD ve IMF tahminlerine göre; devam eden Rusya-Ukrayna savaşı, yaklaşan seçim, ülkenin yüksek risk primi ve düşük kredi notları gibi sebeplerle Türkiye’de 2023 yılında da enflasyon yüksek seyretme eğilimi içerisinde olacak” denildi.

    Öte yandan, geçen yıl yılın ikinci ayında açlık sınırının altında kalan asgari ücret, bu yıl yılın daha ilk ayında, yani emekçinin eline yeni asgari ücret geçmeden açlık sınırının altında kalmış oldu.

    Türk-İş verilerine göre, 2022 Şubat’ta açlık sınırı asgari ücretin 300 TL üzerine çıkarak 4 bin 552 TL’ye yükselmiş; sene başındaki 4 bin 253,4 TL’lik asgari ücreti sollamıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş açlık sınırını açıkladı: 8 bin 130 lira

    Türk-İş açlık sınırını açıkladı: 8 bin 130 lira

    PİRHA- Türk-İş tarafından hazırlanan Açlık ve Yoksulluk Sınırı Aralık 2022 araştırmasına göre, açlık sınırı 8 bin 130 lira, yoksulluk sınırı da 26 bin 481 lira oldu.

    Türk-İş’in hazırladığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Aralık 2022 araştırmasına göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sadece gıda için yapması gereken asgari harcama tutarında bir önceki aya göre yüzde 4,41 oranında, son 12 ayda yüzde 98,41 oranında artış gerçekleşti.

    Açlık sınırı 8 bin 130 lira olurken, yoksulluk sınırı da 26 bin 481 lira oldu. Açlık sınırı 2022 asgari ücretini 2 bin 630 lira aşarken, 2023 yılı asgari ücreti ise açlık sınırının 370 lira üstünde oldu.

    Araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 8 bin 130 liraya çıkarken, gıda harcaması ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı da 26 bin 483 lirayı aştı.

    Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 10 bin 612 lira olarak kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş’ten tepki: Belirlenen asgari ücret, çalışanın geçim şartlarını karşılamıyor

    Türk-İş’ten tepki: Belirlenen asgari ücret, çalışanın geçim şartlarını karşılamıyor

    PİRHA-Türk-İş, 2023 yılında uygulanacak asgari ücretin net 8 bin 506 lira olarak açıklanmasının ardından açıklama yaparak, “Türk-İş 2023 yılı için belirlenen asgari ücretin, çalışanların aileleriyle birlikte geçim şartlarını karşılamadığı görüşündedir” dedi.  

    Türk İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), 2023 yılında uygulanacak asgari ücretin oy çokluğuyla, işveren ve hükümet temsilcileri tarafından net 8 bin 506 Türk Lirası olarak belirlenmesinin ardından yazılı bir açıklama yaptı.

    Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay imzasıyla yapılan açıklamada, “Türk-İş 2023 yılı için belirlenen asgari ücretin, çalışanların aileleriyle birlikte geçim şartlarını karşılamadığı görüşündedir” denildi.

    “TÜİK ÇALIŞMA YAPMAKTAN KAÇINDI”

    Asgari ücretin yürürlükte kalacağı dönem boyunca meydana gelecek fiyat artışlarının gerisinde kalmasının beklendiği ifade edilen açıklamada, çalışanların satın alma gücünü koruyacak tedbirlerin uygulanması gerektiği kaydedildi.

    Açıklamada, Türk-İş’in asgari ücreti belirleme çalışmalarında ‘çalışanların kendileri ve aileleri için insana yakışır bir gelir’ elde etmek için çaba gösterdiği ancak bu talebin karşılanmadığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca Anayasada yer alan ve ‘asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartlarının göz önünde bulundurulması’ yönündeki hüküm gereğince Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) çalışma yapmasının talep edildiği ancak TÜİK’in konuda bir çalışma yapmaktan kaçındığı vurgulandı.

    Açıklamada, şunlar dile getirildi:

    “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda işçi kesimi adına görev yapan Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) temsilcileri, bugünkü mevcut sosyal ve ekonomik şartlarda, 2023 yılı için belirlenen asgari ücretin, çalışanların aileleriyle birlikte geçim şartlarını karşılamadığı görüşündedir. Kamuoyunun beklentisi de giderilmemiştir. Asgari ücretin yürürlükte kalacağı dönem boyunca meydana gelecek fiyat artışlarının gerisinde kalması söz konusudur. Ücretli çalışanların satın alma gücü bu nedenle azalmaktadır. Çalışanların satın alma gücünü koruyacak tedbirler uygulanmalıdır.

    Asgari ücret çalışmalarında işçi kesimi öncelikle “çalışanların kendileri ve aileleri için insana yakışır bir gelir” elde etmeleri için çaba göstermiştir. Ancak bu talebimiz dikkate alınmamıştır. Yaklaşımımız işveren ve hükümet temsilcileri tarafından dikkate alınmış olsaydı, işçi kesiminin de onayıyla asgari ücretin oybirliğiyle tespit edilmesi ihtimali ortaya çıkabilirdi.

    Asgari ücreti belirleme çalışmaları sadece ücretli kesimi değil toplumun tümünü yakından ve doğrudan ilgilendirmektedir. Kamuoyunun beklentisi maalesef karşılanmamıştır. Özelikle sendikasız işçilerin önemli bir bölümünün temel meselesi olan asgari ücretin işçi kesiminin savunduğu ilkeler çerçevesinde karara bağlanması, ülkemiz çalışma hayatı açısından önemli bir açılım sağlayacaktı.

    Anayasada asgari ücretin tespitinde “çalışanların geçim şartları” göz önünde bulundurulması hükmü yer almaktadır. Ancak TÜİK bu konuda bir çalışma yapmaktan kaçınmıştır.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda görev yapan işçi temsilcileri, bu görüş ve düşüncelerle çalışmalara katkı yapmış ve asgari ücretin bu çerçevede belirlenmesi için çaba göstermiştir. Ancak, bilimsel, objektif yöntemler ve güvenilir verilerle tespit edilen taban ücret olması gereken asgari ücret -bir kez daha- pazarlık konusu edilmiş ve karar oy çokluğuyla, işveren ve hükümet temsilcileri tarafından belirlenmiştir. İşçi kesimi alınan karara katılmamıştır.”

    TÜRK-İŞ 9 BİN LİRA TEKLİF ETMİŞTİ

    İşçi, işveren ve hükümet tarafından ortak karar ile 2023 yılı asgari ücretinin belirlenmesi hedeflenen Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun üçüncü toplantısı 20 Aralık’ta yapılmıştı.

    Toplantının ardından Türk-İş Başkanı Ergün Atalay basın mensuplarına yaptığı açıklamada, resmi tekliflerinin 9 bin lira olduğunu belirtmişti. Atalay bu rakamın kabul edilmesi durumunda imzayı atacaklarını, aksi halde masaya oturmayacaklarını söylemişti.

    ASGARİ ÜCRET NET 8 BİN 506 LİRA OLARAK BELİRLENDİ

    2023 yılında uygulanacak asgari ücret net 8 bin 506 TL, brüt 10 bin 8 TL oldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş Başkanı: Asgari ücret 7 bin 785 TL olmalı, asgari ücret için kırmızı çizgimiz

    Türk-İş Başkanı: Asgari ücret 7 bin 785 TL olmalı, asgari ücret için kırmızı çizgimiz

    Türk-İş Başkanı Atalay, asgari ücret için kabul edecekleri alt sınırın önceki gün ‘açlık sınırı’ olarak açıkladıkları 7 bin 785 TL olduğunu söyledi. Atalay, “Onun altında bir rakamı kabul etme şansımız sıfır” dedi.  

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Başkanı Ergün Atalay, asgari ücretin en düşük 7 bin 785 lira olması gerektiğini söyledi. Atalay, “Bu rakam kırmızı çizgi. Bu rakamın altında bir konuyla ilgili masada olmayız” dedi.

    TRT Haber’de katıldığı programda konuşan Atalay, “Bunun altında bir rakamı kabul etmemiz mümkün değil. Bu rakam kırmızı çizgi. Bu rakamın altında bir konuyla ilgili masada olmayız” diye konuştu.

    Gıda fiyatlarında yaşanan artışın işçiler üzerindeki olumsuz etkisine de değinen Atalay, “Kırmızı çizgi bu, onun üzerine çıkmak gerekiyor” diye ekledi.

    KOMİSYON TOPLANTISI TAKVİMİ BELLİ OLDU

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun çalışma takviminin belirleneceği toplantı dün (1 Aralık) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Başkanı Özgür Burak Akkol ve Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay katıldı.

    Görüşme sonrası takvimi açıklayan Atalay, asgari ücrette ilk toplantının 7 Aralık’ta, ikinci toplantının ise 14 Aralık’ta yapılacağını duyurdu.

    TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol da toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, asgari ücret için ‘istikrarlı ve dengeli’ bir rakam çağrısı yapmıştı. Akkol, “İşverenlerimizin razı olduğu işçi tarafının memnun olduğu aynı zamanda işletmelerimizi koruyan dengeli, istikrarlı bir rakam için biz de elimizi taşın altına koyacağız” ifadesini kullanmıştı.

    YOKSULLUK SINIRI 25 BİN TL’Yİ AŞTI

    Türk-İş’in Kasım 2022 Açlık ve Yoksulluk Sınırını Araştırması’nın sonuçlarına göre, yoksulluk sınırı 25 bin 365 lira, açlık sınırı da 7 bin 785 liraya ulaştı. Bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti ise 10 bin 107 lira olarak açıklandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş açıkladı: Açlık sınırı 7 bin TL’yi aştı

    Türk-İş açıkladı: Açlık sınırı 7 bin TL’yi aştı

    PİRHA- Türk-İş, Eylül ayı açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi aylık yaptığı gıda harcaması tutarı olan açlık sınırı, eylülde 7.245 TL’ye yükseldi. Bu tutar geçen yıl 3.049 TL idi. 

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) eylül ayı açlık ve yoksulluk sınırı raporunu yayımladı. Sabit gelirlilerin yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmekten bile yoksun olduğu belirtilen rapora göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 7 bin 245 TL oldu.

    Gıda harcamasına ek olarak, giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarının hesaplandığı yoksulluk sınırı, 23 bin 600 TL olarak açıklandı.

    Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 9 bin 469 TL’ye ulaştı.

    Türk-İş raporuna göre gıda enflasyonu son bir yılda %130 oranında artış gösterdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş: Açlık sınırı 6 bin TL, yoksulluk sınırı 19 bin TL’ye çıktı

    Türk-İş: Açlık sınırı 6 bin TL, yoksulluk sınırı 19 bin TL’ye çıktı

    PİRHA- Türk-İş’in açıkladığı verilere göre, 4 kişilik ailenin açlık sınırı 6 bin 17 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 19 bin 602 TL’ye çıktı.

     Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Mayıs ayı verilerini açıkladı.

    Mayıs ayı araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 6 bin 17 TL olarak belirlendi. Bu rakam 4 bin 253 TL olan 2022 yılı asgari ücretinin bin 764 TL üzerinde yer aldı.

    Mutfak enflasyonundaki artışın aylık yüzde 13, son 12 ayının ise yüzde 107 olduğunu belirten Türk-İş’e göre, yoksulluk sınırı ise 19 bin 602 TL’ye çıktı.

    Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 7 bin 836 TL ‘ye ulaştı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • DİSK: Asgari ücret insanca yaşamaya yetecek ücret olmalıdır-VİDEO

    DİSK: Asgari ücret insanca yaşamaya yetecek ücret olmalıdır-VİDEO

    PİRHA-DİSK, 2022 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere yapılacak olan ilk toplantı öncesi TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ sendikalarının da destek verdiği basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre işçinin ve ailesinin insanca yaşamasını mümkün kılacak ve insanlık onuruyla bağdaşacak asgari ücret belirlenmelidir” denildi.

    2022 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere yapılacak olan ilk toplantı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın çağrısıyla 1 Aralık 2021 Çarşamba günü (yarın) sosyal tarafların katılımıyla yapılacak.

    Yarın başlayacak olan asgari ücret görüşmeleri öncesinde Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), DİSK İç Anadolu Bölge Temsilciliği önünde TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ sendikalarının da destek verdiği ‘Asgari ücret insanca yaşamaya yetecek ücret olmalıdır’ başlıklı basın açıklaması yaptı.

    Yapılan açıklamada, ‘Geçinmek istiyoruz. Gelirde adalet, vergide adalet’ yazılı pankart açılırken sık sık ‘İnsanca yaşamak istiyoruz’, ‘Direne direne kazanacağız’, ‘işçiyiz haklıyız, kazanacağız’ sloganları atıldı.

    Basın açıklamasını okuyan DİSK Bölge temsilcisi Tayfun Görgün, asgari ücretin tüm toplum kesimlerini ilgilendirdiğini ve döviz kurunda yaşanan dalgalanma nedeniyle çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını vurguladı. Görgün, vergi dilimlerindeki artışlar nedeniyle asgari ücret alan işçilerin yılın son dört ayında eksik ücret aldığını hatırlatan konfederasyonlar, bu nedenle, asgari ücretin vergi dışında bırakılmasını talep etti.

    “ASGARİ ÜCRET VERGİDEN MUAF TUTULMALIDIR”

    Asgari ücretin saptanmasında öncelikle Anayasa’da yer alan ‘geçim şartları’ yaklaşımına uyulması gerektiğini belirten Görgün, “Günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre işçinin ve ailesinin insanca yaşamasını mümkün kılacak ve insanlık onuruyla bağdaşacak asgari ücret belirlenmelidir. Asgari ücretten yapılacak vergi, sosyal güvenlik vb. kesintiler net tutarın üzerine ilave edilmeli ve yıl boyunca asgari ücret açıklanan bu net ücretin altına düşmemelidir. Asgari Geçim İndirimi (AGİ) işçinin medeni durumuna göre ayrıca ilave edilmelidir. Tüm ücretlerin asgari ücrete tekabül eden kısmı vergiden muaf olmalıdır. Gelir vergisi tarifesi en az yeniden değerleme oranında artırılmalıdır. Ayrıca ücretliler için damga vergisi uygulaması kaldırılmalıdır. Asgari ücret sonrası ilk vergi basamağı için uygulanacak oran da yüzde 10 olmalıdır” şeklinde konuştu.

    “İŞVERENLERE SAĞLANAN DESTEK İŞÇİLERE DE VERİLMELİDİR”

    Açıklamasında asgari ücrete dair taleplerini sıralamaya devam eden Görgün sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Asgari ücret, herhangi bir ayırım yapılmadan yine ulusal düzeyde tek olarak ve yıllık belirlenmelidir. İşçilerin arasında nitelik, kıdem, işin mahiyeti gibi ekonomik amaçlı değerlendirmelerin tümünden bağımsız olarak ele alınmalıdır. Asgari ücret, ekonomik ölçülerin ötesinde sosyal bir ücret olarak kabul edilmeli ve bu özelliği temel alınarak belirlenmelidir. Devlet çalışanlar arasında ayrım yapmamalı, kamuda geçerli en düşük aylık tutarını asgari ücret belirlenirken de dikkate almalıdır.

    Asgari ücret ile bağlantılı olarak ve günümüz ekonomik koşullarını da dikkate alarak; İşverenlere sağlanan sosyal güvenlik prim desteğinin benzeri bir destek işçilere de verilmeli ve işçilerin sosyal güvenlik haklarında bir kayıp yaratmayacak şekilde işçi SGK prim payı 5 puan düşürülerek bütçeden karşılanmalıdır. ‘Sosyal Devlet’ ilkesi gereği ‘aile yardımı’ çalışmayan eş için uygulamaya konulmalıdır. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı ve asgari ücret teşviki sadece sendikal örgütlenmenin olduğu işyerleri için uygulanmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

  • Xiaomi Salcomp işçilerinin mücadelesi sonuç verdi: İşçiler işlerine geri dönecek-VİDEO

    Xiaomi Salcomp işçilerinin mücadelesi sonuç verdi: İşçiler işlerine geri dönecek-VİDEO

    PİRHA-Sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan Xiaomi Salcomp işçileri günlerdir sürdürdükleri mücadeleden sonuç aldı. İşveren ile sendika arasındaki görüşmelerde sözlü mutabakat sağlanırken; işçiler işe geri alınacak. Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ise 1 Ekim’den itibaren başlayacak. 

    Çin sermayeli Xiaomi ile iş ortağı Salcomp‘un, İstanbul Avcılar’da kurduğu telefon fabrikasında, Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası’na üye olduğu gerekçesiyle en az 170 işçi işten çıkarılırken; günlerdir süren mücadele sonuç verdi. Fabrika yönetimi ile sendika arasındaki görüşmelerde sözlü mutabakat sağlandı. İşten çıkarılan işçilerin işlerine geri dönecekleri, toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin ise 1 Ekim itibarıyla başlayacağı belirtildi.

    Görüşmelere katılan Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak‘ın göndermiş olduğu mesajı okuyan Türk Metal Sendikası İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Mehmet Ali Akman; “Salcomp Xiaomi işvereni ile 15 Eylül 2021 günü yaptığımız görüşmenin ardından, kendilerine anlaşmak için sunduğumuz koşullar, bugün işveren tarafından kabul edilmiştir. İşveren Türk Metal’e üye olmaları nedeniyle işten çıkarılan tüm arkadaşlarımıza yeniden işbaşı yaptıracaktır” dedi.

    TİS GÖRÜŞMELERİ 1 EKİM GÜNÜ BAŞLAYACAK

    21 Eylül Salı günü yapılacak olan toplantıda işe dönüş koşullarının belirleneceğini kaydeden Akman, “Üyelerimiz, cumartesi ve pazar günlerini evlerinde dinlenerek geçirecek. Pazartesi günü yeniden işyeri önünde toplanılacak. Salı günü anlaşma kesinleşene kadar eyleme devam edilecektir. Salı günü yapılacak görüşmede anlaşma sağlandığı takdirde bütün arkadaşlarımız kesin olarak işyerlerine dönecektir.

    Bir diğer koşulumuz olan sendikal haklara saygı gösterilmesi, sendikal baskı yapılmaması ve yetki itirazının geri çekilmesi de işveren tarafından kabul edilmiştir. İşveren yetki itirazını çekmek üzere salı gününden sonra hemen başvurusunu yapacak ve toplu iş sözleşmesi süreci 1 Ekim gününden itibaren başlayacaktır. Toplu iş sözleşmesinden, bu tarihe kadar üye olanlar yararlanacaktır.

    Ayrıca, salı günü anlaşma sağlandıktan sonra Türk Metal Sendikası üyesi olan arkadaşlarımıza sendikamız tarafından daha önce verileceği söylenen 1000 TL tutarındaki erzak çekinin henüz verilmeyen 750 TL tutarındaki kısmı perşembe gününe kadar Türk Metal’e üye olan herkese bir defada verilecektir. İşten atılan üyelerimize, işsiz kaldıkları her gün için 100 TL olmak üzere ayrıca bir destek ödemesi yapılacaktır” ifadelerini kullandı.

    “YAŞASIN İŞÇİ SINIFININ ÖRGÜTLÜ MÜCADELESİ”

    25 gün boyunca süren mücadelenin ardından duygularını paylaşan kadın işçiler, “Hiçbir zaman pes etmedik. Hiçbir zaman başaramayacağız demedik. Birbirimizle omuz omuza mücadele ettik. Sadece hakkımızı istedik ve kazandık. İşimize geri döndüğümüzde de bir arada olacağız. Yalnızca sendikalı olmak yetmiyor. Mücadeleye devam edeceğiz. Yaşasın işçi sınıfının örgütlü mücadelesi” şeklinde konuştular.

    Berfin YILDIZ – Barış KOP /İSTANBUL

     

     

     

     

     

     

  • Türk-İş araştırması: Açlık sınırı 2 bin 865 TL’ye yükseldi

    Türk-İş araştırması: Açlık sınırı 2 bin 865 TL’ye yükseldi

    Türk-İş’in yaptığı Haziran 2021 açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 865 TL, yoksulluk sınırı ise 9 bin 332 TL oldu.

    Türk-İş Araştırmasının Haziran 2021 ayı sonucuna göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 864,82 TL oldu.

    Araştırmaya göre, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 9 bin 331,67 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3 bin 473,37 TL oldu.

    Gıda fiyatları ise aylık yüzde 1,22, yıllık yüzde 17,84 yükseliş kaydetti.

    Mayıs ayında açlık sınırı 2.830; yoksulluk sınırı ise 9.218 TL olarak açıklanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Asgari ücret sefaletin değil, insanca yaşamın ücreti olmalı’

    ‘Asgari ücret sefaletin değil, insanca yaşamın ücreti olmalı’

    PİRHA-2021 asgari ücret mesaisi bugün başlıyor. Konuya ilişkin açıklama yapan KESK, “Yoksulluk sınırının 8 bin, açlık sınırının 3 bin TL’ye dayandığı günümüz koşullarında adil, insanca yaşamaya yetecek bir asgari ücret iktidarın ‘lütfu’ değil, temel bir insan hakkıdır” dedi.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2021’de geçerli olacak ücreti belirlemek için ilk toplantısını bugün yapacak. Milyonlarca çalışanın gözü asgari ücret görüşmelerine çevrilirken ilk toplantı koronovirüs nedeniyle video konferans yöntemiyle yapılacak. Toplantının ilk ayağında ise işçi ve işveren tarafları taleplerini dile getirecek.

    Komisyonda işçileri temsilen sadece Türk-İş Konfederasyonu yer alıyor.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) da konuya ilişkin yazı kaleme aldı. “Asgari ücret insanca yaşam ücreti olmalıdır” denilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “Yıllardır işçinin ailesinin hesaba katılmadığı, tek bir işçinin asgari geçim haddinin bile altında kalan rakamlar asgari ücret olarak dayatılmış, insanca yaşamaya yetecek bir ücret isteyenler işsizlikle tehdit edilmiştir.

    Tüm bunlar yetmezmiş gibi çay-simit hesapları ile milyonlarca çalışanla adeta dalga geçenler, Avrupa ülkelerinde bir yılda yaşanan enflasyonun Türkiye’de sadece bir ay içinde yaşandığı görmezden gelerek  ‘Türkiye’de asgari ücret Avrupa ülkelerinin büyük bölümünden daha yüksek’ gibi yalanlara sığınmaktan da geri durmamıştır.

    “ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETME POLİTİKASI”

    Geldiğimiz noktada OECD ülkeleri ortalamasına göre her on çalışandan sadece birisi asgari ücretli iken Türkiye’de ücretlilerin neredeyse yarısı asgari ücret karşılığında çalışmaya mecbur bırakılmıştır. Asgari ücretle çalışanların sayısının devasa boyutlarda artması, asgari ücretin Türkiye’de ortalama ücret haline getirilmesi kamu emekçilerinin de içinde bulunduğu milyonlarca emekçiye, işçiye karşı ‘ölümü gösterip sıtmaya razı etme’ politikasının bir aracı haline dönüşmüştür.

    “ASGARİ ÜCRET İKTİDARIN LÜTFU DEĞİL, TEMEL BİR HAKTIR”

    Çok büyük bir bölümü sendikasız, toplu sözleşme hakkı olmadan günlük 10-12 saatlik sürelerle çalıştırılan, her üçünden biri sosyal güvenceden yoksun bırakılan, üstelik büyümeden de pay verilmeyen milyonlarca asgari ücretli bugüne kadar fazlasıyla ‘fedakârlık’ yapmıştır. Yoksulluk sınırının 8 bin, açlık sınırının 3 bin TL’ye dayandığı günümüz koşullarında adil- insanca yaşamaya yetecek bir asgari ücret iktidarın ‘lütfu’ değil, temel bir insan hakkıdır.

    Asgari ücret siyasal iktidar-işveren işbirliğine sahne olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu ile değil, ulusal ölçekli bir toplu pazarlıkla belirlenmeli ve uyuşmazlık durumunda grev hakkını da içermelidir.

    KESK olarak, milyonlarca çalışanın ve yurttaşın hayatını etkileyen asgari ücretin sefaletin değil, insanca yaşamın ücreti olması mücadelesinde işçi sınıfının yanında olmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Kaza yaşanan işyerlerinin yüzde 90’ında sendika yok; her gün 4 işçi ölüyor’

    ‘Kaza yaşanan işyerlerinin yüzde 90’ında sendika yok; her gün 4 işçi ölüyor’

    PİRHA- Türk-İş Başkanı Atalay, iş kazaları nedeniyle her gün 4 işçinin hayatını kaybettiğini belirterek, “Denetimler artırılmalı” dedi.

    Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Sakarya’nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 6 işçinin hayatını kaybetmesine tepki göstererek, her yıl 1500’den fazla işçinin yani her gün 4 işçinin iş kazası nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi.

    Atalay, “Kaza yaşanan iş yerlerinin yüzde 90’ında maalesef sendika yok, birçoğu ise kayıtdışı. Sendikal örgütlülük sağlanır ve kayıtdışı da engellenirse iş kazalarının önüne büyük ölçüde geçilir” dedi.

    Denetimsizlik, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yetersizliği nedeniyle her gün yüzlerce iş kazası yaşandığını aktaran Atalay, “Kaza yaşanan işyerlerinin yüzde 90’ında maalesef sendika yok, birçoğu ise kayıtdışı. Sendikal örgütlülük sağlanır ve kayıtdışı da engellenirse iş kazalarının önüne büyük ölçüde geçilir. Her seferinde, bu son olsun diyoruz ama olmuyor” dedi. Atalay, şöyle devam etti:

    “Ülkemizde yakın dönemde Soma, Ermenek ve Siirt’te maden facialarını yaşadı. Traktör römorklarında tarlalara taşınan tarım işçileri kazalara kurban gitti. Canımızı yakan, yuvaları yıkan, çocukları yetim bırakan bu kazalardan maalesef kimse yeterli dersi çıkartmadı. İş sağlığı ve güvenliği konusunda belki mevzuatta eksiklik yok ama denetleme yok. İşçilerin can güvenliği patronun insafına bırakılmamalı. Kimi işverenler 15-20 liralık baretin, 50-60 liralık koruyucu kemerin hesabını yapıyor.” (HABER MERKEZİ)